2 Temmuz 2026 Perşembe

İstiklal Harbi Dönemi’nde Gevur İmamların Faaliyetleri


İstiklal Harbi Dönemi’nde Gevur İmamların Faaliyetleri

Pop sanat olabilirFİTNE her yanda pusuda bekliyordu özellikle İstanbul’da.

Bazı Osmanlı nazırları, din adamları ve siyasetçilerinin üç-dört ay önce kuruluş çalışmalarına başlamış oldukları Anadolu Cemiyeti adlı gizli örgüt faaliyete geçmişti.

Cemiyet kurtuluş savaşı veren Ankara’ya karşı Yunanlılarla işbirliği yapmayı amaçlıyordu.

Başkanı eski Şeyhülislamlardan Mustafa Sabri Efendi’ydi. Sarıklarına kadar siyasete batmış olan bu tür din adamları için istiklal, hürriyet gibi kavramların hiçbir önemi yoktu. Onlar için hayati konu, din adamlarının işlevsel olduğu saltanat rejiminin ve din devletinin sürmesiydi.

Cemiyet, hazırladığı yazılı öneriyi bugün Yunan Yüksek Komiserliği’ne verdi. Önerinin başlıca maddeleri şöyleydi:

"Anadolu’yu M. Kemal’in pençesinden ve kuvvetlerinden kurtarmak amacıyla, Yunan işgali altındaki Batı Anadolu’da Padişah adına Batı Anadolu Özerk Hükümeti kurulacak ve Milli Meclis seçimleri yapılacaktı,

Özerk hükümetin başkenti Bursa olacaktı bu yönetimin başında Hıristiyan bir vali bulunacaktı,

Kurulacak olan gönüllü Anadolu ordusunun talim ve silahlandırılması işinden Yunan Başkomutanı sorumlu olacak, Yunan Başkomutanı gerekli hallerde iyi Türkçe bilen bir miktar Yunan subayını Anadolu ordusuna katacaktı,

Özerk hükümet adliye, polis ve öteki idare kollarıyla ilgili kurumlar kuracaktı, Bu hükümet Yunanistan’la barış yapacaktı, Cemiyet Trakya’yı da Yunanistan’a veriyordu.

Anadolu Cemiyeti’nin bütün üyelerinin Bursa’da toplanması için gerekli giderleri karşılamak üzere Yunan hükümeti, Cemiyet İdare Heyetine 100. 000 Türk lirası verecek, bu paranın sarf edilen bölümü, Anadolu Milli Meclisi açılır açılmaz, yeni belediye vergilerinden toplanacak parayla hemen geri verilecekti. " Bu yazılı başvuru, Yunanistan Yüksek Komiseri tarafından bir torpidoyla hemen Atina’ya, Dışişleri Bakanlığına gönderildi.

Kaynak: İngiliz Belgeleri İle Sakarya’dan İzmir’e


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Dersim Olayı (1937-1938)

Dersim Olayı (1937-1938)

Not: Bu olay, resmi kaynaklarda Dersim Harekâtı / Tedip Harekâtı, bazı kesimlerde ise Dersim Katliamı olarak adlandırılır. aşağıda tarafsız, kronolojik bir özet verdim.1. Hazırlık ve Nedenler (1930’lar başı) Dersim bölgesi (bugünkü Tunceli ve çevresi), merkezi otoriteye karşı uzun süredir yarı özerk bir yapıdaydı.

Aşiretler arası çatışmalar, vergi toplanamaması, silahlı direniş ve reformlara karşı tutum.

1935’te Tunceli Kanunu çıkarılarak bölge özel idare altına alındı.

Hükümet, aşiret reislerini ve silahlarını kontrol altına almak istedi.

2. İsyanın Başlaması (1937 Mart-Nisan)

Seyit Rıza ve diğer aşiret reisleri (Yusufan, Demenan, Haydaran vb.) ortak direniş kararı aldı.

Mart 1937’de ilk silahlı çatışmalar başladı.

Köprüler kesildi, karakollara saldırıldı.

3. Ele Geçirilen / Kontrol Edilen Alanlar

Dersim’in dağlık ve zor coğrafyasında belirli vadiler ve köyler kontrol edildi.

Kalıcı bir devlet kuramadılar; daha çok gerilla tarzı direniş yapıldı.

4. Yapılan Eylemler ve Verdikleri Zararlar

Devlet güçlerine pusu ve saldırılar.

Asker, jandarma ve öğretmenlere yönelik saldırılar (bazı öğretmenler şehit edildi).

Karakol basmaları ve silah ele geçirmeler.

Aşiret içi çatışmalarda da sivil ölümler oldu.

5. Karşılıklı Can Kayıpları (Tahmini Rakamlar)

Devlet tarafı kaybı:

Resmi rakamlara göre yaklaşık 150-300 asker ve güvenlik görevlisi.

Dersim tarafı kaybı:

Resmi kaynaklara göre 2.0003.000 civarı (çatışma + hava bombardımanı + idamlar). Bazı bağımsız kaynaklar 7.00013.000 arası sivil ve isyancı ölümü iddia eder.

Toplam can kaybı konusunda tarihçiler arasında büyük görüş ayrılığı vardır.

6. Hükümetin Askeri Harekâtı (1937-1938)

Genelkurmay başkanlığında kapsamlı operasyonlar.

Hava bombardımanı ve topçu ateşi kullanıldı (dönemin en sert harekâtlarından biri).

Seyit Rıza ve diğer liderler yakalandı.

Eylül 1937’de Seyit Rıza ve 6 arkadaşı Elazığ’da idam edildi.

7. SonuçlarBölge tamamen merkezi otorite kontrolüne alındı.

Binlerce kişi batı illerine zorunlu iskâna (sürgün) tabi tutuldu.

Dersim’in demografik yapısı önemli ölçüde değişti.

Olay, Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı sayfalarından biri olarak kaldı.

Özet: Olay, aşiret direnişi ile devlet merkezileşme politikasının çatışması olarak yaşanmıştır. Karşılıklı şiddet ve büyük can kaybı söz konusudur.

Dersim Olayı’nda Seyit Rıza’nın Eylemleri ve Sürgünler

Seyit Rıza’nın Eylemleri (1937-1938)

Seyit Rıza, Dersim’in en etkili aşiret reislerinden biriydi (Yusufan aşireti).

Olaylardaki rolü şöyle özetlenebilir:

Örgütlenme ve Liderlik:

1937 baharında diğer aşiret reisleriyle (Demenan, Haydaran, Kureyşan vb.) ittifak kurarak ortak direniş kararı aldı. Kendisi genel koordinasyon rolündeydi.

İlk Silahlı Eylemler (Mart 1937):

Devlet güçlerine pusu kurdular.

Bazı karakollara saldırdılar.

Köprüleri tahrip ederek askeri sevkiyatı engellediler.

Önemli Çatışmalar:

Sin Buğdayı ve Kırmızı Dağ bölgelerinde devlet birlikleriyle çatıştılar.

Gerilla tarzı vur-kaç taktikleri kullandılar.

Bazı köyleri üs olarak kullandılar.

Asker ve Görevlilere Yönelik Eylemler:

Ele geçirilen bazı asker ve jandarmalara infaz veya işkence yapıldığı rapor edildi.

Öğretmen ve memurlara yönelik saldırılar yaşandı (bazı öğretmenler şehit edildi).

Siyasi Talepler:

Aşiret özerkliğinin korunması, vergi ve askere alınma yükümlülüğünün hafifletilmesi talepleri öne çıktı.

Not:

Seyit Rıza’nın doğrudan komuta ettiği eylemler genellikle savunma ve pusu tarzındaydı. Geniş çaplı bir devlet kurma girişimi olmadı

Sürgünler ve Sonrası

1938 ve devamı Harekât Sonrası Sürgün:

Operasyonlar bittikten sonra hükümet, bölgeden kitlesel zorunlu iskân (sürgün) uyguladı.

Tahmini 20.00030.000 kişi batı illerine (özellikle İzmir, Manisa, Aydın, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Çorum, Sivas vb.) sürüldü.

Sürgün Koşulları:

Aileler trenlerle taşındı.

Mallarına el konuldu veya değerinin çok altında satıldı.

Sürgünde birçok kişi hastalık, yoksulluk ve kötü şartlar nedeniyle hayatını kaybetti.

Dönüş:

1946-1950’lerde bazı aileler kısmen geri dönebildi, ancak tam bir dönüş yaşanmadı.

Bölgenin demografik yapısı kalıcı olarak değişti.

Özet Tablo Seyit Rıza’nın rolü:

Aşiret ittifakını kuran ve direnişe önderlik eden başlıca figür.

Sürgün sayısı:

Resmi kaynaklara göre on binlerce kişi.

İdam:

15 Kasım 1937’de Seyit Rıza ve 6 arkadaşı Elazığ’da idam edildi.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc




Altın Orda’nın Yankıları: Bir Tatar Hanedanı Nasıl İmparatorluk Rusyası’nın En Zengin Prens Ailesi Oldu?

*Altın Orda*’nın Yankıları: Bir *Tatar* *Hanedanı* Nasıl *İmparatorluk Rusyası*’nın En Zengin *Prens* *Ailesi* Oldu? *Altın Orda*, *Grigori Rasputin* suikastı ve *Hollywood*’un en ünlü yasal çekişmelerinden birinin ortak noktası nedir? *Cevap Prens Felix Yusupov’dur.* *Saint Petersburg*’daki muhteşem *Moika Sarayı*’nda doğan *Felix* *Yusupov*, *İmparatorluk Rusyası*’nın en zengin ve en etkili ailelerinden birinin varisiydi. Annesi *Prenses Zinaida Yusupova*, efsanevi *Yusupov* hanedanının sonuncusuydu; soyları *Altın Orda* aristokrasisine kadar uzanan *Tatar* kökenli bir hanedan. Yüzyıllar boyunca *Yusupov*lar *Rus* hizmetine girdiler, *Ortodoks* *Hristiyanlığı* benimsediler ve imparatorluğun en büyük prens ailelerinden biri haline geldiler. *19.* yüzyılın sonlarına doğru, muazzam mülklere, paha biçilmez sanat eserlerine, saraylara ve *Romanov*larınkine rakip bir servete sahiptiler. *Prens Felix*, çarpıcı görünümü, zarafeti ve abartılı yaşam tarzıyla ünlendi. Ancak tarih onu çok daha dramatik bir olayla hatırlayacaktı. Aralık *1916’d*a, *Rus* *İmparatorluğu* Birinci Dünya Savaşı sırasında krize girerken, *Yusupov*, imparatorluk ailesi üzerindeki olağanüstü etkisi *Rus* aristokrasisinin birçok üyesini derinden endişelendiren *Rasputin*’in suikastının arkasındaki başlıca komploculardan biri oldu. Bu sansasyonel cinayet hızla efsaneleşti. Sadece birkaç ay sonra, *Rus* *Devrimi* eski düzeni yıktı ve *Felix* ile eşi *Prenses Irina* Alexandrovna’yı sürgüne zorladı. Her şeyini kaybeden birçok *Rus* soylunun aksine, *Yusupov* hayatını *Paris*’te yeniden kurdu ve *İmparatorluk Rusyası*’nın yaşayan son sembollerinden biri oldu. Ancak olağanüstü hikayesi burada bitmedi. *1930‘larda Metro-Goldwyn-Mayer, Prenses Irina’ya çok benzeyen bir karakteri canlandıran ve hiç yaşanmamış olayları ima eden*/*Rasputin ve İmparatoriçe*/*filmini yayınladı. Felix ve Irina, MGM’*ye dava açtı ve kazandı. Bu dava, eğlence hukukunda bir dönüm noktası oldu ve artık ünlü olan şu uyarıyı popülerleştirdi: /*Gerçek kişilere, yaşayan veya ölü, herhangi bir benzerlik tamamen tesadüfidir.*/ Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca sinema izleyicisinin aşina olduğu bu cümle, kısmen, ataları bir zamanlar *Altın Orda* hükümdarlarıyla birlikte savaşmış bir *Tatar* prensine borçludur. *Prens Felix* *Yusupov*, monarşiyi, devrimi ve çağdaşlarının çoğunu geride bıraktı. *1967’d*e öldüğünde, geride kaybolmuş bir imparatorluğun hatırasından daha fazlasını bıraktı. *Rasputin*’in hayatına son vermeye yardım eden, *İmparatorluk Rusya*’sının çöküşünden kurtulan ve istemeden sinema tarihini değiştiren yakışıklı *Tatar* prensi olarak kaldı. *Tatarlar* kimdi ve *Altın Orda*’nın torunları nasıl *Rusya*’nın en büyük prens hanedanlarından biri haline geldi? /*Tatarlar*/ Teriminin Tarihsel Arka Planı /*Tatar*/ etnonimi tarih boyunca farklı anlamlar taşımıştır. Erken *Türk* dillerinde *Tatar*,/*yabancı*/,/*gurbetçi*/ veya/*dışarıdan gelen*/ anlamında genel bir terim olarak işlev görebiliyordu ve zaman zaman *Pers*ler, *Pers* *Yahudileri* ve *Çin* ve *Türk* kaynaklarında/*Otuz Tatar*/ olarak bilinen kabileler de dahil olmak üzere çeşitli komşu halklara uygulanıyordu; bu grupların mutlaka *Moğol* kökenli olması gerekmiyordu. On üçüncü yüzyıldaki *Moğol* fetihlerinin ardından, *Avrupalı* ​​ve *Rus* tarihçiler/*Tatarlar*/ terimini giderek *Moğol* *İmparatorluğu* halkları ve daha sonra *Altın Orda* ve ardıl devletlerinin birçok *Türkçe* konuşan nüfusu için geniş bir dış adlandırma olarak kullandılar. Sonuç olarak, terim yavaş yavaş çeşitli etnik, dilsel ve tarihi geçmişlere sahip çok çeşitli grupları kapsayacak hale geldi. *Altın Orda*’dan *Rus* devletinin hizmetine giren birçok aristokrat aile *-Yusupov*ların ataları da dahil olmak üzere- *Rus* kaynaklarında *Tatar* olarak biliniyordu. Sonraki yüzyıllarda, bu soylu aileler, bozkır miraslarının unsurlarını korurken *Rus* elitine entegre oldular. Bu nedenle, tarihsel/*Tatarlar*/ terimi her zaman tek bir etnik grubu ifade etmemiştir. Aksine, genellikle *Rus* ve *Avrupalı* ​​yazarlar tarafından *Altın Orda* ve *Avrasya* bozkırıyla ilişkilendirilen çok sayıda halka uygulanan geniş bir siyasi ve kültürel etiket olarak kullanılmıştır. Bugün tarihçiler, tarihsel olarak bu şemsiye terim altında gruplandırılan çeşitli *Türk* ve *Moğol* halkları arasında ayrım yapmakta ve/*Tatar*/ teriminin ortaçağdaki kullanımının modern etnik anlamından çok daha geniş olduğunu kabul etmektedirler. *Rusya*’daki *120’d*en fazla soylu hanedan, kökenlerini *Altın Orda* elitlerine dayandırmakta ve yaklaşık *70.000* kişiden oluşmaktadır. *Altın Orda*’da (*Kıpçak Hanlığı* olarak da bilinir) kökleri olan önemli *Ruslar* şunlardır: - Yönetici Elitler: *Elena Glinskaya* (*Çar İvan Korkunç*'un annesi), *Çar İvan Korkunç*, *Çar Boris Godunov*. - Siyasi Figürler: *Apraksin*, *Milyukov*, *Bibikov* ve *Şirinsky-Şikhmatov* ailelerinin üyeleri. - Yazarlar: *İvan Turgenev* (*Tatar*ca takma adı *Turgen*'den), *Mihail Bulgakov* (*Han Bulgak*'tan), *Fyodor Dostoyevski*, *Aleksandr Kuprin*, *Vladimir Nabokov*. - *Şairler*: *Gavrila* Derzhavin, *Anna Akhmatova*. - Komutanlar: *Mihail Kutuzov*, *Aleksey Ermolov*. - Amiraller: *Fyodor Ushakov*. - Tarihçiler: *Nikolay Karamzin*. - Besteciler: *Mihail Glinka*, *Sergei Rahmaninoff*, *Aleksandr Scriabin*. - Ressam: *Wassily Kandinsky*. *Tatar* kökenli önde gelen *Rus* soylu aileleri şunlardır: - *Yusupov* *Hanedanı* - *Naryshkin Hanedanı* - *Beklemishev Hanedanı* - *Gantimurov Hanedanı* - *Chelishchev ailesi* - *Cantemirești ailesi* - *Siberia Hanedanı* - *Glinski ailesi* - *Sheremetev ailesi* *Rus* devleti bir zamanlar *Tatar* kökenli *Çar Boris Godunov* ve ailesi *Altın* *Orda* soylularından gelen *Çar İvan Korkunç*'un annesi *Elena Glinskaya* tarafından yönetiliyordu. Entegrasyon ve Etki Bu önemli şahsiyetlerin ataları, *Cengiz Han*'ın büyük imparatorluğunun bir kolu olan dağılmakta olan *Altın* *Orda*'dan (*Kıpçak Hanlığı*) *Rus*ya'ya göç etmişlerdir. *Ortodoks*luğa geçtiler ve *Rus* soylularıyla evlendiler, ancak birçoğu İslam inancını korudu. *Tatar* Murzaları ve *Bekleri*, *Rus* prensleri ve kontları oldular ve yükselen *Rus* ulusuna entegre oldular. *Tatar* kökenli *Rus*lar, *Kutuzov*, *Ushakov*, *Apraksin* ve *Ermolov* gibi cesur savaşçılar ve komutanlar olarak ün kazandılar. *Tatar*-Başkır okçuları, *Napolyon*'un işgali sırasında *Fransız* askerlerini korkuttular ve II. Dünya Savaşı sırasında *Kızıl Ordu*'daki *Tatar*lar, vatanlarını savunmada ve *Nazizm*den kurtarmada çok önemli bir rol oynadılar. *Polonya*-*Litvanya* *Tatar*ları (*Lipka Tatar*ları) Hakkında Yaygın olarak *Lipka Tatar*ları olarak bilinen *Polonya*-*Litvanya* *Tatar*ları, 14. yüzyıldan itibaren *Litvanya* *Büyük* *Dükalığı*'na yerleşen ve çoğu *Altın* *Orda* ve ilgili bozkır devletlerinden gelen Kırgız-Kıpçak gruplarının soyundan gelmektedir. Yüzyıllar boyunca, kendilerine özgü miraslarının unsurlarını korurken, *Lehistan-Litvanya Birliği*'nin soylularına, ordusuna, dini kurumlarına ve kültürel yaşamına entegre oldular. *Lipka Tatar* Kökenli Önemli Kişiler Devlet Adamları, Askeri Liderler ve Dinî Şahsiyetler * *Elena Glinskaya* – *Rus*ya *Naibi* ve *IV. İvan*'ın ("*Korkunç İvan*") annesi * *Hasan Konopacki* – askeri ve siyasi lider * *Aleksander Jeljaszewicz* – askeri komutan * *Ibrahim Kanapacki* – dini, siyasi ve kültürel lider * *Tomasz Miśkiewicz* – *Polonya* *Müftüsü* * *Aleksander Sulkiewicz* – siyasetçi ve bağımsızlık aktivisti * *Maciej Sulkiewicz* – askeri komutan ve siyasi lider * *Jakub Szynkiewicz* – *Polonya* *Müftüsü* * *Mustafa Edige Kirimal* – *Kırım* *Tatar* siyasetçisi ve aktivisti * *Sulaiman Abdul Rahman Taib* – *Malezyalı* siyasetçi (anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Hanifah Hajar Taib* – *Malezyalı* siyasetçi (anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) Yazarlar, Bilim Adamları ve Aydınlar * *Ahatanhel Krymsky* – dilbilimci, oryantalist ve tarihçi * *Ferdynand Antoni Ossendowski* – yazar, kaşif ve siyasi aktivist * *Henryk Sienkiewicz* – *Nobel* ödüllü romancı (uzak baba tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Adam Mickiewicz* – şair ve yayıncı (uzak anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Tadeusz Bułharyn* (*Thaddeus Bulgarin*) – yazar, gazeteci ve yayıncı * *Jarosław Marek Rymkiewicz* – şair ve edebiyat tarihçisi * *Mikhail Tugan-Baranovsky* – ekonomist ve politikacı (kısmen baba tarafından *Lipka Tatar* kökenli) Sanat ve Kültür * *Charles Bronson* – *Hollywood* oyuncusu (babası *Lipka Tatar* kökenli) * *Glen Powell* – oyuncu * *Fatma Mukhtarova* – opera şarkıcısı (anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Lili Dehn* – aristokrat ve anı yazarı * *Magdalena Abakanowicz* – heykeltıraş ve elyaf sanatçısı (uzak baba tarafından *Lipka Tatar* ataları) Bilim ve Mimarlık * *Osman Achmatowicz* – kimyager * *Stepan Krichinsky* – mimar * *Bruno Abakanowicz* – matematikçi, mucit ve elektrik mühendisi (uzak baba tarafından *Lipka Tatar* ataları) Spor * *Halina Konopacka* – *Olimpiyat* sporcusu ve *Polonya*'nın ilk *Olimpiyat* altın madalyası sahibi *Lipka Tatar* Aristokrat Soylarının Genetik Çalışmaları Yayınlanmış genetik çalışmalara göre, *Polonya*-*Litvanya* *Tatar*ları (*Lipka Tatar*ları) – *Altın* *Orda* elitlerinin soyundan gelen ve *Litvanya* *Büyük* *Dükalığı*'nın hizmetine giren ve daha sonra *Polonya*-*Litvanya* soylularının bir parçası olan, birçok ailenin daha sonra *Rus* *İmparatorluğu* soylularına dahil olduğu – baskın soy İncelenen aristokrat aileler arasında tespit edilen *Y kromozomu* soyu, *R1a*-Z2125 alt soyunu da içeren Batı *Avrasya* haplogrubu *R1a*'dır. Günümüzde bu soyun en yüksek frekanslarından bazıları *Kırgızlar* arasında da bulunmaktadır. Güney *Altay* ve *Hakasya*'nın akraba popülasyonları arasında olduğu gibi. En büyük alt dalı olan Z2125'i de içeren *Haplogrup R1a-Z93*, *Avrasya* *Bozkırlarının* eski popülasyonlarında yaygın olarak temsil edilmektedir. *Tunç Çağı* *Hint-İran* gruplarıyla ilişkili örneklerde ve bir dizi *Demir Çağı İskit-Saka* popülasyonunda tekrar tekrar tespit edilmiştir. Buna karşılık, birçok *Moğol*ca konuşan halk arasında yaygın olan ve *Kazak* popülasyonlarında da sıkça bulunan *Haplogrup C2*, bugüne kadar incelenen *Lipka Tatar* aristokrat soyları arasında henüz tespit edilmemiştir. Soybilim ve DNA Projeleri *Polonya* ve *Litvanya* *Prens* Hanedanları https://en.wikipedia.org/wiki/Princely_houses_of_Poland_and_Lithuania *Rus* Soyluları DNA Projesi https://www.familytreedna.com/groups/russian-nobility-dna/about/background *Litvanya* *Tatar* Soyluları DNA Projesi https://www.familytreedna.com/groups/lithuanian-tatar-nobility/about Seçilmiş Kaynaklar * *Rozhanskii, Igor*. *Litvanya* *Tatar*ları: *Avrasya* Bozkırlarına Kadar İzlenen DNA Soy Ağacı. DNA Soybilim Akademisi, Tsukuba, Japonya. * *Baitasov, R. R.* *Litvanya* (*Belarus*, *Polonya*) *Tatar*ları (*Lipka Tatar*ları): Popüler Bilim Denemeleri. * *Dumin, Stanisław*; *Volkov, V. G.*; *Sabitov, Zh. M.* *Litvanya* *Tatar*larının Etnogenetik Bağlantıları: *Litvanya*-*Tatar* Soyluluğunun Tarihsel Kökleri (2016). * *Dumin, Stanisław*. *Litvanya* *Büyük* *Dükalığı* *Tatar* *Ailelerinin* Soy Ağacı. * *Rus* ve *Litvanya* *Tatar* soylu soylarına ilişkin Aile Ağacı DNA projeleri. * https://www.facebook.com/photo/?fbid=1320160513609873&set=a.499402185685714 - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group* : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group* : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder* : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page* : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish* : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website* : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.)* : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Teoman Duralı hoca, Türk milletinin hiçbir vakit ve hiçbir surette Kemalizmi benimsemediğini anlatıyor:

Teoman Duralı hoca, Türk milletinin hiçbir vakit ve hiçbir surette Kemalizmi benimsemediğini anlatıyor: / //“Halk, Recep Tayyip Erdoğan beğe yol açtı. Seksen yıllık baskı ve işgâl olayına Türk milletinin tepkisi 3 kasım 2002 seçimlerinde ortaya çıktı. Türk milleti hiçbir vakit ve hiçbir sûrette Kemâlî hareketi benimsememiştir. Bu millete işgâl hareketinin dayatılması, bir avuç İngiliz-Yahudi uşaklarının üstün başarısıdır. Ne vakit Türk milleti zerrece fırsat yakalamışsa onu gole çevirmeye çalışmıştır./ /Demokrat Partinin de böylesi güçlü bir şekilde iktidara gelmesi baskı ve işgâle tepkinin sonucudur; ne Menderes’in dehâsı, ne de başka bir şeyden. Yine AK Partinin yirmi yıldır iktidarda kalışı da bu tepkinin sonucudur.”/ Kaynak: Öyle Geçer ki Zaman, Turkuvaz Yayınları. OKUR YORUMLARI: — — — — Kendisi Cumhuriyetin nimetlerin faydalanarak yurt dışında okumuş, Anası Alman, karısı Fransız, çocuklarını Avrupa’da Hıristiyan kültürü ile büyütmüş ve çocukları halen Avrupa’da yaşıyor, Bu ekmeksiz herif cumhuriyete küfrediyor, Bu tiplere sadece vatansız denir — — — — Haksız da değil ama bu millete Atatürk gibi bir insan çok fazla idi. Bu millete ancak bu kadar /*“fikir adamı”*/ ve ancak dediği gibi liderlerler yeter de artar bile... — — — — Bir kısım azınlığın Kemalizm dayatmaları bir tarafa; işin özünde Türk Milleti cumhuriyeti benimsedi. Hazımsızlığın sebebi de bu bence. — — — — Milletin hala Atatürk’e hürmet göstermesi bu tayfayı öyle böyle yakmıyor. Bunlar Atatürk’e olan düşmanlıklarını korkaklıklarından dolayı kemalizm adı altında gösteriyorlar. — — — — Esasında ak partinin uyguladığı hizmet siyaseti iktidarda tutmuştur... net olarak oluşmuş bi güven var*...* verilen oyların buyuk bi kisminin kemalizm yada seriatla ilgi yoktur — — — — Teoman Duralı hocaya hatırlat 10 kasımda ve milli bayramlarda milyonlar gönüllü olarak anıtkabre nasıl akıyor! Bütün tersine propagandaya rağmen! Önceleri yeteri kadar ilgilenilmese de son 15/20 yıldır milyonlar gerçekler gördü! — — — — Teoman muhtemelen Türk değildi yoksa Türk devletine Türk kurucu liderine bu kadar hıncın düşmanlığın başka bir açıklaması yok — — — — İyi de Erdoğan’da Kemalist — — — — Kemalizm’e karşı olmak ayrı, bizde karşıyız... Ama 80 Yıllık baskı ve işgal demek de ayrı seylerdir... Ayıptır... Günahtır... Dava Adamı Olmak Bu Değildir... — — — — Felsefeyi bile anlamamış konjonktür gülünün tekiydi..... — — — — Saçma bir izlenim... İstanbul ve Ankara seçimleri sonrasında gelişen siyasi iklim gerçekleri ortada..... Siyasal islamcılar Avrupalı ortaklarıyla millet üzerinde bir operasyon yapacağı zaman din ve külterel yapı üzerinden saldırmaya başlar... Artık millet bunları yemiyor... — — — — Ayni kitaptan: Örneğin; Teoman Duralı, babasının dayısı */(suyun suyunun suyundan ravi) /*olan Çerkes Hasan Amca’dan (o vakit Halep başsavcısı) naklettiğine göre Sadrâzam Tal’at Paşa şöyle bir telgraf çekmiştir: *«Askere ayıracak tren kalmadı; Ermenilerin nakledildiği trenler orduya tahsis edilecek.* *Hepsini peyderpey yokedin.»* Image — — — — Dedikleri Türk milleti değil zaten Türk milletinin Atatürk ve Türk Cumhuriyeti düşmanlığı yapanlar ve muhafazakar diye onlara inanan cahil bir kitle, zaten bu güruh Kurtuluş Savaşı’nda da işbirlikçi idi o zaman da ihanet içinde idi, bunlar bir Türk milletine inanmadılar Türk olma — — — — İngiliz Muhibleri Cemiyeti azalarından biri daha… — — — — Kıyamete kadar Kemalizm Türkiye’de olacak… — — — — - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Tartışma Yaratan Açıklama: Tom Barrack’tan “Terörsüz Türkiye” Yorumu

Tartışma Yaratan Açıklama: Tom Barrack’tan /*“Terörsüz Türkiye”*/Yorumu ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, /*“Terörsüz Türkiye”*/sürecine ilişkin yaptığı açıklamalarla yeniden gündemde. Barrack, süreci değerlendirirken: “/*Türkiye’de başlayan süreç, Kürtlerin yaşadığı 4 büyük ülke arasındaki yanlış anlamaların tüm parçalarını kapsıyor. Herkesi bir araya getirme ve Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine imkan tanıma fırsatı.” */ ifadelerini kullandı. Ayrıca Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim hakkında da konuşan Barrack, ABD’nin Kürtlerle uzun yıllara dayanan ilişkisine dikkat çekerek, Washington’un bölgedeki Kürtlerle iş birliğini sürdüreceğini vurguladı. Açıklamalar, Türkiye’de sürece dair tartışmaların sürdüğü bir dönemde yeni bir gündem oluşturdu. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

5. Yüzyıla Ait Kuran-ı Kerimin Hikayesi

*/İletideki 5. yy. Kur'anı ifadesi hatalı, Görselde geçen ifadeye göre, bu koleksiyondaki en eski yazmaların tarihi Hicri 1. / Miladi 7. yüzyıla kadar uzanabilmekte, en geç yazmalar ise Hicri 13. / Miladi 19. yüzyıla tarihlenmektedir./* *Hicri 1'i Miladi 1 ile karıştırmış. Kalanında maddi hata yok.* Saygılar Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA -------------- */5. Yüzyıla /Ait/Kuran-ı Kerimin/ Hikayesi* /*Uğur Mumcu, Tarikat, Siyaset, Ticaret */kitabında özellikle/*Özal*/ dönemi, daha doğrusu vurgunu hakkında yazıyor. Derleyince aktaracağım ama bir kesitte verdiği bilgi/*Osmanın Kuran*/ nüshası hakkında olunca ayrıca vermek istedim. /*Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi */kütüphanesinde bulunan 155 el yazmasının kaybolduğunu aktarıyor. Bu durum ilk defa/*Nuşen İlhan*/ tarafından 12.08.1984 tarihinde bir dilekçe ile yönetime bildirilmiştir. Yapılan soruşturmalarda sorumlular bulunmuştur. 1969dan 1986 yılına kadar sayım yapılmadığı, satın alma ve bağışların kaydedilmediği, 267 adet menşei belirsiz kitap bulunduğu, envanter kayıtları tutulmadığı, yüzlerce yazma ve binlerce basma yapıtın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. /*Prof. Dr. Cevdet Bayburtluoğlu, Doç. Dr. Reşat Genç */ve/*Yrd. Doç. Dr. Yusuf Oğuzoğlunun*/ yazmış olduğu raporda şöyle bir kesit vardır: /*Dekan Prof. Dr. Yaşar Yücel, soruşturma evrakı içindeki belgelerden anlaşıldığına göre, iare (ödünç) olarak aldığı yazmaları teslim etmemiş; hatta bunlardan 5. Yüzyıla ait çok nadir bir Kuran-ı Kerimi kütüphane müdürünün ısrarına rağmen, dekanlık sıfatının verdiği güçle almış, hâlâ da vermemiştir...*/ Durumun vehametini bir kenara bırakalım. Klasik anlatıda ilk/*Kuran-ı Kerim*/, 632 - 634te kağıda geçen/*Osman*/ nüshasıdır./*Hz. Muhammedin*/ doğum tarihi 571 olarak bilinir./*5. Yüzyıla*/ ait bir/*Kuran*/, 400 ila 500 arasına işaret etmektedir. /*Süryaniler */ve/*İncil*/ -/*Kuran*/ yazmalarının/*4. Yüzyıla*/ varan tarihlerini önceden paylaştığım için detayına girmeyeceğim. Dikkat çekmek istediğim, bu tür bilgilere dair bir kanıt oluşturması ve/*19. Yüzyıla*/ kadar/*5. Yüzyıla*/ ait bir/*Kuranın*/ bilinmesidir. Bu da bizi,/*I. Dünya Savaşının*/ bitimiyle ve halifeliğin kaldırılmasından sonra/*Mısırda*/ toplanan şura ile/*Kuranın*/ redakte edilmesine de farklı gözle bakmamız gerektiğini gösterir. Bugün okuduğumuz kitap aslında redakteli bir metindir. Şayet/*18. Yüzyılda*/ yaşıyor olsaydık belki de farklı/*Kuranlar*/ okuyor olacaktık. Son olarak/*5. Yüzyıla*/ ait yazmayı alan/*Yaşar Yücelin*/ eserlerine ve hayatına bakınca anlaşılıyor ki amacı saklamak, belki de yok etmektir. Dipnot: Suikast ile öldürülen gerçek bir/*Atatürkçü*/ ve gazeteci/*Uğur Mumcuyu*/ minnetle anıyorum. Makale Künye Bilgileri * *Makale Adı:* Vatikan Kütüphanesi’ndeki Kur’ân Elyazmaları Üzerine Biçim ve İçerik Açısından Bir Araştırma * *İngilizce Başlığı:* A Study on Qur’ān Manuscripts in the Vatican Library in terms of Physical and Content Features * *Yazar:* Doç. Dr. Esra Gözeler (Çalışmanın yayımlandığı dönemde Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Tefsir Anabilim Dalı'nda Yardımcı Doçent) * *Yayımlandığı Dergi:* Cumhuriyet İlahiyat Dergisi (Cumhuriyet Theology Journal) * *Yayın Tarihi:* Aralık 2017 * *Cilt / Sayı:* Cilt: 21, Sayı: 3 (Kur'an Araştırmaları Özel Sayısı) * *Sayfa Aralığı:* s. 1437 - 1496 * *ISSN:* 2528-9861 | *e-ISSN:* 2528-987X 🔍 Çalışmanın Özeti ve İçeriği Bu çalışma, Vatikan Kütüphanesi bünyesindeki farklı koleksiyonlarda (Vaticani arabi, Borgiani arabi, Barberiniani orientali ve Rossiani) yer alan *110 adet Kur'an-ı Kerim elyazması* üzerine odaklanmaktadır. Makalede, bu el yazmalarının fiziksel (hat, cilt, tezyinat, varak/satır sayıları) ve muhteva (sure başlıkları, Mekki-Medeni bilgileri, ayet sayıları) özellikleri kronolojik olarak incelenmiştir. Görselde geçen ifadeye göre, bu koleksiyondaki en eski yazmaların tarihi *Hicri 1. / Miladi 7. yüzyıla* kadar uzanabilmekte, en geç yazmalar ise *Hicri 13. / Miladi 19. yüzyıla* tarihlenmektedir. 🌐 Doğrudan Erişim Bağlantıları Makalenin tam metnine (PDF formatında) ücretsiz ve yasal olarak aşağıdaki akademik platformlardan ulaşabilirsiniz: * DergiPark Resmi Sayfası <https://dergipark.org.tr/tr/pub/cuid/article/322503> * ResearchGate Sayfası <https://www.researchgate.net/publication/321834071_Vatikan_Kutuphanesi'ndeki_Kur'an_Elyazmalari_Uzerine_Bicim_ve_Icerik_Acisindan_Bir_Arastirma> - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* *ozgur-gundem@googlegroups.com* */Gruba uye olmak icin /* */: /* *ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com* */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* *0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc>* */Grup Sayfamiz /* */: /* *https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/* */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* *http://orajpoyraz.blogspot.com/* *Yeni web sayfam* *:* *https://erkin.cc/ <https://erkin.cc/>* *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) * *: * *Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc *

1 Temmuz 2026 Çarşamba

57 yıl önce bugün (6 Ocak 1969) ODTÜ'ye gelen ABD'nin Ankara büyükelçisi Robert Komer'in aracı devrimci öğrenciler tarafından yakıldı.

57 yıl önce bugün (6 Ocak 1969) ODTÜ'ye gelen ABD'nin Ankara büyükelçisi Robert Komer'in aracı devrimci öğrenciler tarafından yakıldı. Vietnam'da yapılan katliamlarda payı olan Komer'in aracını yakanlar arasında Taylan Özgür ve Sinan Cemgil vardı. Olaydan 3 gün sonra aralarında Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ın bulunduğu 7 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. Tutuklama kararı sonrası 3 binden fazla öğrenci dilekçeyle kendilerinin de eyleme katıldığını bildirdi. Selam olsun bağımsızlık, demokrasi, devrim için canlarını ortaya koyanlara. Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------

Afganistan’dan gelen haber tüm dünyanın gündemine oturdu.

Sizin yaşadığınız islam, sizin hayal ettiğiniz islam doğrusu değil. Siz hayal ediyorsunuz. İslamın bana göresi yoktur. Temel kaynaklar açıktır. Akıl bu kaynaklar hiyerarşisinde en sonda yer alır. Örneğin Hadis bilminde akla yatkın olmak önemli değildir. Önemli olan hadis gerçek midir? Rivayeti sağlam mıdır? Raviler sağlam mıdır? Bütün konu budur. Kimse peygamberin zırvalayıp zırvalamadığını yargılayamaz. Peygamber zırvaladıysa vardır bir sebebi. Bütün dinlerde nifak, ikilik vardır. Ama İslamda dört temel ayrım vardır. Bir şeriat devletinde devlet bu ayrımları denetler, uyumsuz gördüklerine yaptırım uygular. 1) Köle-özgür birey ayrımı. Müslüman köle olamaz. 2) Kafir-müslüman ayrımı. 3) Kadın-erkek ayrımı. 4) Müslümanlar takvasına göre ayrılır. İmanı, ibadeti, itikadı eksik olanlar aşağılanır. İşte İslam şeriatı bu ayrımları ayrıntılı olarak tanımlar. Bu hukuka uymayanları cezalandırır. --- Afganistan’dan gelen haber tüm dünyanın gündemine oturdu. Taliban yönetimi, dini kimlik, mezhep, cinsiyet ve sosyal statüye göre farklı cezalar öngören yeni ceza usullerini yürürlüğe koydu. Taliban yönetimi, uygulayacağı yeni ceza kanunu ile köleliği geri getirirken, kız çocuklarına eğitimi yasaklıyor. “/*Efendi”*/ ve /*“köle”*/kavramlarının kullanıldığı kanun ile ülke sınıflara bölünürken, sınıfa göre cezalar uygulanacak. Muhaliflere ise ölüm cezası var. Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------

Big brother is watching you...

Express VPN artık engelleniyor.
Bu zaten ulusal basında da belirtilmiştir.

Yeni yollara bakmak lazım.
Bu noktadan sonra Tor ağını zorlamak gerekecek.
Elimde Qubes Os var.
onu deneyeceğim.

İki gün geçti, bu iletimden bu yana.
Yeni bir uygulama buldum.
OnionHop V2
Yalnızca Window değil, diğer Linux versiyonları da var.

Ve şu ana kadar çok önemli bir hantallık, yavaşlama yaşamadım.
Test edilmiş ve onaylanmıştır.

Başka önerisi olanların tekliflerine de açığım.

Saygılar
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
--------------

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


ALTINOK AİLESİ KATLİAMI 1980

ALTINOK AİLESİ KATLİAMI 1980

Bu tarihi film 26 haziran 1980 tarihinde çekilmişstanbul Gaziosmanpaşa Mhp ilçe başkanı emekli binbaşı Ali Rıza Altınok, eşi ilçe kadın kolları başkanı Fahriye Altınok ve 16 yaşındaki kızları Nilgün Altınok’un cenaze töreni görüntülenmiş.Diğer kız evlat İnci Altınok o gün evde olmadığı için katliamdan sağ kurtuldu.Evde olsa oda vurulacaktı.

OLAY NASIL OLDU

Olay 25 haziran 1980 tarihinde Rami cuma mahallesi, Şeyh Abdullah sokak‘ta bulunan, 17 numaralı apartmanın, 3. katında gerçekleşti. Saat 12:45 ‘te biri kız 4 öğrenci görünümlü thkp-c terör örgütü evin kapısını çaldılar.Tıp fakültesinde okuduklarını, Kiralık ev aradıklarını söylediler. Ev halkı onları içeri davet etti. Öğlen yemek saatiydi.Buyrun beraber yemek yiyelim dedi ev sahibi.Yemekten sonra 4 azıllı katil ev halkını kurşuna dizdiler. Kaçmadan ailenin kızlarından Nilgün’ ün nişanı için yeni boyanmış duvarlarına faşist yuvalarını dağıttık yazdılar. 4 Katil olay yerinden kaçtı. Polisin yaptığı tahkikat sonrası cenazeler Şişli camiinde kılınan cenaze namazından sonra Bebek’teki Aşiyan mezarlığında binlerce ülkücünün tekbir ve gözyaşları arasında toprağa verildi.

Olayın faillerinden üçü 1981 yılında bir çatışmada “tesadüfen” ele geçirildi. Polis bir grubun İsrail başkonsolosluğuna eylem hazırlığı içinde olduğu istihbaratını almış. Gözaltına aldıkları bir kişi hücre evi ve eylemcilerle ilgili itiraflarda bulunmuş. Bunun üzerine Maltepe İnönü caddesi üzerinde bir evi kuşatan polis ile üç MLSPB’li arasında çatışma çıkmıştı. Altınok ailesinin katillerinden ikisi o çatışmada öldü. Ayşe Hülya Özzümrüt ise yaralı ele geçirildi. Katillerin onlar olduğu, parmak izi tesbiti sırasında ortaya çıktı. Evde yemek yedikleri tabakta, kaşıkta da parmak izleri bulunmuştu. Kaçarken parmak izlerini silmemişlerdi.

4. Katil Kamuran Özcan yıllar sonra bir çatışmada öldürüldü. Katliamın tek kalan katili Ayşe Hülya Zümrüt 1991 yılında Anayasa mahkemesi’nin terörle mücadele yasası’nda şartlı tahliyeye oran sınırlaması getiren maddelerinin iptali sonrasında adli kontrol şartıyla, tahliye oldu. Yani toplamda 11 yıl hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra şiir yazmaya başladı. Bir şiirini Ahmet Kaya besteleyip şarkı olarak seslendirdi. Albüm ismi Dokunma Yanarsın (1992) – Gam müzik firması Söz: A.Hülya Özzümrüt, beste Ahmet Kaya. Şarkı ismi Merhaba. Eli kanlı katil cezası yenileneceği halde sol cenabın bir anda sevgi meleği haline gelmiş maalesef adalet tecelli etmemiştir…

Şarkıda eli kanlı katil özgürlük savaşcısı olarak lanse edildi.

Film kaynağı Reuters. Aynı cenaze töreninin farklı bir kamera ile Associated Press kameramanı tarafından çekilen bir filmide mevcuttur.

https://www.facebook.com/reel/1457548372841061
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc




Osmanlı kaynaklarında anlatılan olay Türk Katliamı

*Osmanlı kaynaklarında anlatılan olay Türk Katliamı* Âşıkpaşazâde’nin Tevârîh-i Âl-i Osmân’ında Rum Mehmed Paşa’nın Karaman Türkmenleri üzerine seferi: /*"Rum Mehmed Lârende’ye vardı. Lârende’nin mescitlerini ve medreselerini yakıp yıktı, babasının evi imişçesine harap eyledi. Şehrin kadınını ve gencini soydurdu, çıplak bıraktı. O çok zalimdi, elinden gelen her şeyi yaptı, Müslüman Türkmenlere bunun benzeri hakaretler yaptı. Lârende’den gidip Ereğli’ye vardı. Ereğli’nin de vilayetini ve köylerini harap ettirdi."*/ TDV İslâm Ansiklopedisi Neşrî, Cihannümâ'da ise olayı daha kısa anlatır ve Karaman ülkesinin yağmalandığını, halkın esir edildiğini ve bölgenin ağır zarara uğratıldığını bildirir. Rum Mehmed Paşa’nın sert uygulamalarına yer verir. *Kaynaklar* * Âşıkpaşazâde, Tevârîh-i Âl-i Osmân (Atsız neşri). * Neşrî, Kitâb-ı Cihannümâ. * Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi,/*"Rum Mehmed Paşa"*/ maddesi. * TDV İslâm Ansiklopedisi KilderNeşrî’nin Kitâb-ı Cihannümâ içinde Rum Mehmed Paşa ve Karaman seferiyle ilgili “/*Vilâyet yağma olundu. Ehl ü iyâli esir ettiler.”*/ “/*Konya’dan ve Lârende’den nice hâneler sürgün olunup gönderildi.”*/ - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group* : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group* : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder* : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page* : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish* : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website* : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.)* : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Akrabalarını üniversiteye dolduran rektör, padişah gibi ferman yayınladı!


Bismillâhirrahmânirrahîm

Hamd ü senâ, gökleri direksiz yükselten, yedi iklimin mülkünü dilediğine ihsan eden, hükümdarlığı kulları arasında takdir buyuran Hazret-i Kibriyâ'yadır. Salât u selâm, âlemlere rahmet olarak gönderilen Fahr-i Kâinat Efendimiz Muhammed Mustafa'ya ve onun pâk âline ve ashâbına olsun.

Bu kutlu ferman ve ulu hüküm, cihanın dört bucağında adaletin sancağını dalgalandıran; doğunun ve batının ufuklarını kılıcının parıltısıyla aydınlatan; mazlumların sığınağı, zalimlerin korkusu; denizlerin hâkimi, karaların emniyeti; şehirlerin imarcısı, yolların muhafızı; saltanatın kutbu, hilâfetin direği, İslâm'ın izzeti ve devletlerin en yücesi olan Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'nin sahibi tarafından kaleme aldırılmıştır.

Ben ki;

Sultanlar Sultanı,

Hakanlar Hakanı,

Hükümdarlar Tacı,

Allah'ın yeryüzündeki gölgesi,

İki Harem-i Şerif'in hizmetkârı,

Üç kıtanın sultanı,

Rum diyarının, Anadolu'nun, Karaman'ın, Dulkadir'in, Diyâr-ı Bekr'in, Azerbaycan'ın, Şam'ın, Mısır'ın, Hicaz'ın, Yemen'in, Bağdat'ın, Basra'nın, Rumeli'nin, Bosna'nın, Sırbistan'ın, Arnavutluk'un, Mora'nın, Budin'in ve nice beldelerin padişahı;

Akdeniz'in, Karadeniz'in ve nice denizlerin gemilerine hükmeden;

Kalelerin anahtarlarını elinde tutan;

Orduları zaferle yürüyen;

Adalet terazisini eğriltmeyen;

Fakirlerin duası, yetimlerin ümidi, düşmanların korkusu;

Kılıcıyla ülkeler fetheden, kalemiyle nizâm kuran;

Kutlu ecdadının şanını artıran;

Tahtına gölgeler düşmeyen;

Emri doğudan batıya erişen;

Adı işitildiğinde dostların gönlüne güven, hasımların kalbine heybet düşüren;

Yüce Osmanoğlu Hanedanı'nın hükümdarı...

Bu yüce fermanım, ... diyarının kralına eriştiğinde bilinsin ki, hükümdarlık yalnız kuvvetle değil; adalet, hikmet ve ahde vefa ile ayakta durur. Nice devletler gördük ki kibirleri sebebiyle yıkılmış; nice kavimler gördük ki zulümleri sebebiyle tarih sahnesinden silinmiştir. Devlet-i Aliyye ise adalet üzere hükmettiği müddetçe Allah Teâlâ'nın yardımıyla izzet ve kudretini muhafaza etmiştir.

Sen ki memleketinin kralı olup kendi ülken halkına hükmedersin. Sana düşen, dostluğun şartlarını muhafaza etmek, akdedilmiş ahidleri bozmamak ve iyi komşuluğun gereğini yerine getirmektir. Bizim katımızda söz, altından daha ağır; ahid, kaleden daha sağlamdır. Dostluğa sadakat gösterene ihsanımız erişir; eman dileyene kapımız açıktır; fakat ahdini bozanın pişmanlığı kendisine fayda vermez.

Bilmiş olasın ki Devlet-i Aliyye'nin hazineleri bolluk, orduları intizam, tersaneleri hareket, kaleleri metanet içindedir. Sınırlarımızda bekleyen gazilerimiz daima uyanık; kadılarımız adaletle hükmeden; vezirlerimiz tedbir sahibi; kullarımız sadakat üzere bulunurlar. Güneş nasıl doğudan doğup batıya ulaşırsa, devletimizin nâmı da iklimden iklime erişmiştir.

Şayet dostluk üzere hareket edersen, aramızdaki ticaret yolları emniyet bulur; tüccarlar huzur içinde gidip gelir; halklarımız refah görür. Lâkin fitneye meyledenlerin sözüne uyup ahid bozacak olursan, bunun neticesinden yalnız sen mesul olursun. Çünkü bizim için sulh de harp de kudretimizin eseridir; biri merhametimizin, diğeri azmimizin nişanesidir.

İşbu hükm-i hümâyunum sana ulaştığında gereğini yerine getirmen, elçilerine ve memurlarına buna göre emir vermen ve cevabını geciktirmemen münasip görülmüştür.

Sözümüz son sözdür.

Mührümüz devletimizin şanıdır.

Hükmümüz adaletimizin nişanesidir.

Ve Allah, doğruların yardımcısıdır.

İnancım gereği yaptım! Emrimdir, gidip tebrik edin!”

👉🏻 Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, üniversiteyi "inancının gereği" akrabaları ile doldurduğunu söyledi:

Bu üniversite her anlamda bitmişti; ben yeniden hayat verdim.

Neredeyse her fakülteyi ben yeniledim, onardım ve ayağa kaldırdım. Kampüsün çevre düzenlemesini ben yaptırdım.

Üniversitemize yeni bir sistem odasını bile ben kurdurdum. Her sene çok sayıda sempozyum düzenledim.

Sadece bununla da kalmadım; üniversitemizin görünür yüzü olan anlamsız, köhnemiş ve saçma amblemini ben değiştirdim, yenisini oluşturdum ve yürürlüğe soktum.

Üniversitenin sloganını bile ben belirledim.

Akademik ve idari kadro sayımız yetersizdi; bunu gördüm, YÖK’teki ve Cumhurbaşkanlığı’ndaki ağırlığımı ve etkimi kullanarak üniversitemize her sene çok sayıda kadro tahsisi yaptırdım.

Bu kadrolara, atanmaya layık gördüğüm yüzlerce kişinin atamasını yaptım.

Bu süreçte benim Rektörlük irademe karşı gelip bana dik başlılık eden başıbozukların hepsini YÖK Başkanımız Erol Özvar ve YÖK Başkanvekilimiz Metin Topçuoğlu ile görüşerek, durumu anlatarak, desteklerini alarak tek tek üniversiteden attım.

Bunları yaparken, ülkemizde hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayan, işe yaramaz, ahmak ve dinsiz-imansız azınlık bir güruhun yayın organı olan ODA TV, Halk TV, Yeniçağ, Sözcü gibi marjinal medya gruplarının ve bunların taşeronluğunu yapan bizim cenahtaki avanak medyanın hakkımda yaptığı haberleri çokta dikkate almadım.

Rektörünüz olarak az zamanda çok büyük işler yaptım. Bunu emrim altında çalışan hiç kimse inkâr edemez.

Bugüne kadar her mücadeleyi kazanmış Rektörünüz olarak üzülerek öğrendim ki; çok sevdiğim kız kardeşim Halime’min kızı, biricik yeğenim Gülizar Artuç’u İlahiyat Fakültesi’nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atamamdan;

Amcaoğlum Emrullah Alkıç’ı Müftülükten üniversitemize naklen geçirerek Fakülte Sekreterliği görevine yükseltmemden ve ardından Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirmemden;

Sır küpüm ve yakın dostum Mesut Bayra ’ı MEB’de öğretmen iken üniversitemize geçirerek İdil Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Hukuk Müşaviri görevlerine atamamdan bazı haddini bilmez ahmaklar rahatsız olmuş.

Tabii bu fitneyi yayanlar inançsız oldukları için, akrabaya sahip çıkmanın, yakın çevresine destek olmanın ve güvendiğin insanları yönetici pozisyona getirip bihakkın görev yapmalarını sağlamanın bizim inancımız gereği olduğunu bilmezler.

Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler.

Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır.

Dirayetli bir Rektör olarak, irademle yapılan bu atamalardan rahatsız olup arkamdan dedikodu yapanları, kurduğum bu kusursuz düzeni tartışmaya açmaya çalışanları da tek tek tespit ettim.

Yakın zamanda onların da hakkından gelip bu üniversitede barındırmayacağım, göreceksiniz.

Bu üniversitede Rektörlük makamının otoritesini, kurduğum düzeni ve irademi yıpratmaya çalışan hiç kimseye acımadım, acımam.

Bu gerçeği bugüne kadar kadro açıp, atamasını yapıp, cübbesini giydirdiğim kişilerden anlamanız gerekiyordu; fakat ben bir kez daha anlamayanlara göstermek istiyorum.

Bu üniversitede, Rektörüne sadakatle şereflenenlerin akademide önünü açıyorum, ödüllendiriyorum ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlıyorum.

Bu hakikati, bugün çıktığımız Öğretim Üyesi ilanıyla bir kez daha görmenizi istiyorum.

Bugün Resmi Gazete’de ilan ettiğimiz kadrolara aşağıda belirttiğim güvenime mazhar olan, Rektörüne sadakatte ve bağlılıkta kusur etmeyen kişileri atamaya karar verdim.

En yakın zamanda bu arkadaşlarımızın da atamasını yapıp cübbelerini bizzat ben giydireceğim.

Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin.

(Fatih Ergin - Yeniçağ)



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc