29 Nisan 2017 Cumartesi

HABİP HAMZA ERDEM : ABDULHAMİT SEVDASI (III)



HABİP HAMZA ERDEM : ABDULHAMİT SEVDASI (III)

Pzt Eyl 26, 2016.


Silk-i sekim-i iştirakiyun

Abdulhamit Sevdası'na devam ediyoruz ya; bugün 'Dil Bayramı'ymış, buradan 'Osmalıca Sevdalıları'na bir selam gönderebiliriz.

Hemen çevrenize bakıp size küfür edildiğini sanmayınız.

Şemsettin Sami bey, Abdulhamit'in 'sansür'ü dolayısıyla, 'sosyalizm'i böyle tanımlamış Fransızca Sözlüğü (Kamus-i fransevi)'nde; sosyalistlerin yanlış yolu.. olarak (1).

Sosyalizm düşmanı mıymış?

Belki değil belki öyle, çok da önemli değil.

Ancak Şemsettin Sami bey, 'Cumhuriyet'i nasıl açıklamış sözlüğünde?

"Cümhuriyet; bir res-i müntehabın taht-ı riyasetinde bulunan bir hey'et".

"Yani seçilmiş bir şefin başkanlığındaki bir heyet".

Sanki bugünkü 'Türkiye' Büyük Millet Meclisi.

Başında da İsmail Kahramanosmanoğulları.

Dr Recep yönetmindeki 'Boynukalınlar heyeti' de denilebilir, ama öyle demeyelim; hem ayıp olur hem de 'tehlikeli'..

'Millet' var mı Şemsettin Sami Bey'efendimizde?

Olmaz olur mu?

Daha doğrusu, Fransızca 'nation' teriminin karşılığı nasıl açıklanmış?

"kavm-ü ümmet".

Hayır öyle değil, 'nation' teriminin karşılığında aynen "millet, kavim" yazıyor diyenler olacaktır kuşkusuz.

Ancak, böyle diyecek olanların, "nationaliser" terimine bakmalarında yarar var.

Ve Şemsettin Sami'de ulusalcılık (haydi milliyetçilik diyelim) "nationalisme" ve ulusalcı (milliyetçi) "nationaliste" yok.

Ama emperyalist (impérialiste) var; "İmparatorluk taraftarı".

Gelelim "Libérté" terimine.. Neymiş? "Serbestlik, ihtiyar".

Ama 'politik anlamı'yla 'özgürlük' var mı? Yok.

Aşağı serbestî yukarı serbesti..

'Başıboşluk' dese belki daha iyi olacak.

Tam da, bugün 'genel olarak' kullanılan anlamı olurdu, değil mi ama?

Çünkü "Libéral"in karşılığı "Cömerd, Kerim, Sehi".

Benzer biçimde, "Tyran" terimi de dar anlamıyla açıklanmış; "gaddar, şedid".

Hükümdar, 'souverain' anlamı gizlenmiş.

Ancak, "Amerika'ya mahsus incir kuşu" anlamına değinilmeden edilmemiş.

"Tyran", yani "Ameika'ya mahsus incir kuşu"!

Küçüğü, yani "tyranneau" ise "Amerika'ya mahsus iskete kuşu".

Kamil Paşa Abdulhamit için ne diyordu?

"Çırağan duvarlarına tünemiş baykuş".

Peki Şemsettin Sami bey bu sözcüklerin 'politik' anlamlarını bilmiyor muydu?

Biliyordu.

Ama "Çırağan duvarlarına tünemiş baykuş" yüzünden, onun koyduğu 'sansür' yüzünden ya-za-mı-yor-du.

Tam da bu nedenle, Türkiye'de bugün bile kimi terimlerin anlamları tam bilinmez.

Hep bir 'kavram kargaşası'ndan sözedilir.

Kaynağı ve kökeni, Osmanlıca olduğu kadar Osmanlıca'nın da 'kasıtlı kullanımı'dır.

Tam da bugün 'Meclis duvarlarına tünemiş karga'lar yüzünden.

Ne kargası olduğuna da okuyucu karar versin.

(Sürecek)

Habip Hamza Erdem

      1. Louis Bazin, "Censure ottomane et lexicorgraphie: Le Kamus-i fransevi de Sami Bey", in CNRS, Economie et Sociétés Dans l'Empire Ottoman, Actes de colloque de Strasbourg (1-5 Juillet 1980), 1983, ss:203-206

http://www.guncelmeydan.com/pano/abdulhamit-sevdasi-iii-t43411.html

 
a45UyF587661-170427144321 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2017/04/29  14:27 2  65  alelma@yahoogroups.com


 

Doctus cum libro
Kitabiyla bilgin.
(Kendileri bir sey bilmeyip, hazir bilgiyi sunmaya calisanlar icin kullanilir)

Latince Atasozleri

Resulullah sav buyurdular ki:
Su resimleri yapanlar var ya,
-bir rivayette:
Su resimlerin sahipleri var ya!
Kiyamet gunu azab olunacaklar.
Onlara: Su yaptiklarmizi diriltin denir.

Kutubu Sitte 2165

Koklesen Yanilmalar

Bir kisinin yanilmasi butun halkin yanilmasina yol acar, butun halkin yanilmasi da sonradan teklerin yanilmasina. Boylece yanlislik elden ele gelistikce gelisir, bicimden bicime girer; o kadar ki isin en uzagindaki tanik, en yakinindakinden daha cok seyler bilir; olayi son ogrenen ilk ogrenenden daha inancli olur. Bunda da sasilacak bir sey yok; cunku insan bir seye inandi mi ona baskasini da inandirmayi bir borc sayar, kolay inandirmak icin de anlattigina diledigi gibi ceki duzen vermekten, bir seyler katmaktan cekinmez: Karsisindakinin karsi koyma gucunu kirmak, onun kafasinin alabilecegini sandigi gibi konusmak ister.

Michel de Montaigne : Denemeler


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/










BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






28 Nisan 2017 Cuma

'TÜRKİYE'NİN YPG'YE HAVA HAREKATI YAPMAMASI İÇİN KOALİSYON UÇAKLARI SINIRDA UÇUŞ YAPIYOR', ABD ORDUSU, TÜRKİYE SINIRINA ZIRHLI ARAÇ KONUŞLANDIRDI

AB/D yani batılı küresel oligarklar tercihlerini yapmıştır.
Şimdi Türkiye'nin tercih yapması gerekmektedir.

Oraj POYRAZ ( 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      


'TÜRKİYE'NİN YPG'YE HAVA HAREKATI YAPMAMASI İÇİN KOALİSYON UÇAKLARI SINIRDA UÇUŞ YAPIYOR'

© Sputnik/ Hikmet Durgun 17:23 28.04.2017

ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının Türkiye'nin YPG'ye hava harekatı yapmaması için Türkiye-Suriye sınırında uçuş yaptığı iddia ediliyor. Sputnik'e konuşan PYD yöneticisi Ewwas Eli, koalisyon uçaklarının dün gece boyunca Kobani-Tel Abyad sınırında uçuş yaptığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

© AA/ Kayhan Özer

Erdoğan: Kuzey Suriye'de devlet kurmak isteyen cahiller var, müsaade etmeyiz

YPG kaynaklarından edinilen bilgilere göre koalisyon uçakları 2 gündür Tel Abyad, Kobani, Kamışlı ve Derik bölgesinden alçak uçuşlar yaparak Türkiye'nin yeniden olası bir hava harekatı yapmasını istemiyor.

Uçuşların aynı zamanda keşif ve gözetleme için de yapıldığı belirtiliyor.

PYD: BİZ BU UÇUŞLARIN RESMİ OLARAK YAPILMASINI İSTİYORUZ

Türk Silahlı Kuvvetleri - TSK

© AA/

TSK: Sınırda çatışma çıktı, 11 terörist öldürüldü

Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan Türkiye'nin terör örgütü olarak gördüğü PYD'nin Yöneticisi Ewwas Eli, koalisyon uçaklarının sınırda uçtuğunu doğrulayarak, şöyle aktardı:

" Koalisyon uçakları dün gece Kobani ve Tel Abyad üzerinde uçuşlar yapıyordu. Sınır üzerinde gelip gidiyorlardı. Uçaklar Kobani'den Fırat suyuna kadar gidip geliyordu. Koalisyon uçakları Suriye'nin kuzeyini korumak için uçuşlar yapıyordu ancak koalisyondan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Biz bunun resmi bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Koalisyon resmi bir şekilde desin ki 'Biz Suriye'nin kuzeyini koruma altına aldık.' Koalisyonun kendi askeri de var Suriye'nin kuzeyinde. Uçuşları hem kendisi hemde bizler için savunma amaçlı. Bize göre Suriye'nin kuzeyine ve YPG'ye yönelik bir saldırı olmaması için koalisyon uçakları uçuş yaptı. Koalisyon uçaklarının uçması ile aslanın olduğu yerde tavşan saldırı yapamaz."

'SINIR BOYUNCA UÇUŞA YASAK BÖLGE İSTİYORUZ'

Tel Abyad

© AA/ Ali İhsan Öztürk

Tel Abyad sınırında YPG ile TSK arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Suriye'nin kuzeyi ve sınır boyunca güvenli bölge istedikleri çağrısında bulunan Eli, "Biz sınır boyunca uçuşa yasak bölge istiyoruz. Hiç kimsenin uçakları uçmasın. Halkımız bunu istiyor. Fakat uçuşa yasak bölge için şimdiye kadar herhangi bir gelişme olmadı. " dedi.

Eli, Kobani-Tel Abyad sınırında bugün herhangi bir çatışmanın yaşanmadığını durumun sakin olduğunu da sözlerine ekledi.

https://tr.sputniknews.com/columnists/201704281028269794-turkiye-ypgye-hava-harekat-yapmamasi-icin-koalisyon-ucaklari-sinirda-ucus-yapiyor/

ABD ORDUSU, TÜRKİYE SINIRINA ZIRHLI ARAÇ KONUŞLANDIRDI

© Sputnik/ Hikmet Durgun Ortadoğu

18:21 28.04.2017

ABD ordusu, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırına zırhlı araçlar konuşlandırdı. Adımın Türk Silahlı Kuvvetleri'yle (TSK) YPG arasında çatışmaları önlemek amacıyla atıldığı kaydedildi.

Sputnik'e konuşan bir YPG yetkilisi, gelişmeyi doğruladı.

'KOBANİ'DEN KAMIŞLI'YA KADAR SINIR HATTI BOYUNCA KONUŞLANDIRILIYOR'

Ankara'nın PKK'nın Suriye'deki uzantısı olarak nitelendirdiği YPG kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ABD askerleri akşam saatlerinden itibaren zırhlı araçlarını Kobani'den Kamışlı'ya kadar sınır hattı boyunca konuşlandırmaya başladı.

'BİR SALDIRI DAHA GELİRSE, RAKKA OPERASYONUNU DURDURURUZ'

Kaynak, şunları kaydetti: "Türkiye'nin bize saldırmasını önlemek için ABD'yle görüştük. ABD'ye, Türkiye'nin bir kez daha saldırması halinde Rakka operasyonunu durduracağımızı ve tüm gücümüzü sınıra kaydıracağımızı söyledik. Onlar da saldırıların kesilmesi için yoğun çaba sarf ettiklerini ifade ettiler."

MOHAMMED HASSAN (@MHJournalist) 28 Nisan 2017

TÜRKİYE-SURİYE SINIR HATTINDA ÇATIŞMA

Son 3 gündür Ceylanpınar mevkiinde TSK ile YPG arasında çatışma yaşanıyor. ABD ordusu, daha önce Menbiç'te de asker konuşlandırarak Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu'yla (ÖSO) Demokratik Suriye Güçleri arasında (DSG) çatışma yaşanmasını önlemeye çalışmıştı.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201704281028270779-abd-turkiye-sinirina-zirhli-arac-konuslandirdi/



a45UyF587661-170428210912 Oraj Poyraz oraj_poyraz@alpinaasia.com
2017/04/28  21:23 2  65  alelma@yahoogroups.com


 

Dinsizler, tarihin her caginda insan haklari icin savasti, ve her zaman ozgurlugun ve adaletin korkusuz avukati oldular.

Robert Ingersoll

Halifenin muttefiki olan Ingilizler Pinarbasi na dogru geliyorlar.
Onlarla birlik olup Kuva-i Milliyecileri yenecegiz.

Delibas Mehmet -1920
Ingiliz Karadeniz Ordu Komutani General Milne nin Londra ya Ingiliz Genelkurmayi na yazdigi rapor dan

Dunyada iki cesit insan var:
Akli olan ve dini olmayanlar, dini olan ve akli olmayanlar.

Abu l-AlaAl-Ma arri


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/










BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






TÜRKER ERTÜRK : O FOTOĞRAFI ÇEKEN HULUSİ AKAR'DI

Demek ki, ülkenin tepesine İngiliz ajanları çöreklenmiş.
Oraj POYRAZ ( 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      


TÜRKER ERTÜRK : O FOTOĞRAFI ÇEKEN HULUSİ AKAR'DI

Bu kareyi, fotoğraf makinesinin deklanşörüne basarak tespit eden ise; o gün Üsteğmen, bugün ise Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Hulusi Akar'dı!

28.04.2017 16:53

Medyada, geçmişten bugüne çokça yer alan bir fotoğraf var. Fotoğraf karesinde yer alanlar, bugün kamuoyunun çok iyi bildiği üç isim. Bunlar; soldan sağa doğru Fehmi Koru, Abdullah Gül ve Şükrü Karatepe'dir. Her üç isim de İngiltere'nin güneybatısında yer alan Exeter kentinde bulunan Exeter Üniversitesi'nde, 1976-1978 yılları arasında eğitim almaya gitmişler.

Birleşik Krallık üniversiteleri arasında "Kürt Araştırmaları Enstitüsü" olan tek eğitim kurumu Exeter Üniversitesi! Ayrıca, bu üniversitede "Arap ve İslami Araştırmalar Enstitüsü" de bulunuyor.

MI-6 AJANLARI BURADA EĞİTİM GÖRÜR

Arap, İslam Dünyası ve Kürtler hakkında uzmanlaşması istenenler ile Ortadoğu'da görev yapacak olan MI-6 ajanları ve İngiliz subayları, icra edecekleri görevin önemine binaen değişen sürelerde, bu üniversitede eğitim ve öğretim görürler. Birleşik Krallıkİstihbaratı'nın bir yan kuruluşu olduğu söylenen Green Peace (Yeşil Barış) örgütü, bu üniversite tarafından kurulmuştur.

İşte Fehmi Koru, Abdullah Gül ve Şükrü Karatepe bu üniversitenin rahle-i tedrisatından geçmek üzere; Milli Kültür Vakfı'nın bursu, Nevzat Yalçıntaş ve Sabahattin Zaim gibi hocaların teşviki ile buralara gelmişlerdir.

TANIŞIKLIK KAYSERİ LİSESİ'NDEN

Bu üçlünün,Türkiye'den Üsteğmen rütbesinde asker bir misafirleri vardır. Esasında ev sahibi konumunda olan,Abdullah Gül'dür. Tanışıklıkları Kayseri Lisesi'ne dayanır. Üsteğmenimiz, 42 gün izin alarak İngiltere'ye gelmiştir. Bu kadar uzun bir süre çok pahalı bir ülke olan İngiltere'de tatil yapmak, hele hele bir Üsteğmen geliri ile neredeyse imkansızdır. Sanırım, Üsteğmenimizi Abdullah Gül misafir etmiştir.

O hafta sonu,Exeter'de yaşayan üçlü aralarına misafir gelen Üsteğmeni de alarak, 3,5 saat mesafedeki Londra'ya geldiler. Amaçları hem Londra'da gezmek,hem de Üsteğmenin izin kağıdını Londra'da bulunan Askeri Ataşeliğe onaylatmaktı!

FOTOĞRAFI ÇEKEN HULUSİ AKAR'DI

Önce, Belgrave Square 43 numarada bulunan Türk Büyükelçiliği'nin ikinci katındaki Askeri Ataşeliğe gittiler. Daha sonra buradan çıkarak, yaklaşık 250 metre mesafede bulunan Hyde Park'a girdiler. Biraz dolaştılar, yorulunca birer pound vererek şezlong kiraladılar ve oturup sohbet ettiler. Hava güzel ve güneşli bir gün olduğu için ceketlerini çıkarıp, şezlongların arkasına astılar ve günün anısına bir de fotoğraf çektirdiler.

İşte yukarıda gördüğünüz üçlünün fotoğrafı bu! Bu kareyi, fotoğraf makinesinin deklanşörüne basarak tespit eden ise; o gün Üsteğmen, bugün ise Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Hulusi Akar'dı!

HALA MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ

Daha sonra kalktılar, ceketlerini ve safarilerini giydiler, kuzeye doğru yürüdüler, Hyde Park'ın Marble Arch kapısından çıktılar ve sağa dönerek Oxford Street'e girdiler. Bu sefer de fotoğraf makinesinin arkasına Fehmi Koru geçti, şimdiye kadar hiç medyada görmediğiniz Hulusi Akar, Abdullah Gül ve Şükrü Karatepe'nin fotoğrafını çekti.

2010'da İstifa ederek mesleğimden ayrıldım. Çünkü iki yıl yaptığım Deniz Harp Okulu Komutanlığım sırasında,Gülen Cemaatinin akla hayale gelmeyecek saldırılarına maruz kaldığım, cansiperane bir şekilde mücadele ettiğim halde; hem komutanlarım tarafından takdir edilmemiş, hem de onların dost ateşine maruz kalmıştım. KomutanlarımınTürk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asimetrik psikolojik savaşı yönetemedikleri iddiasında bulunarak üniformamı çıkardım ama hala mücadeleye devam ediyorum.

HULUSİ AKAR'LA HİÇ KARŞILAŞMAMIŞTIK

Balyoz operasyonu ile muvazzaf askerler içeri atıldığında, görev başındaydım. Daha ilk günden itibaren sahip çıktım. Sanırım üzerinde üniforması ile Hasdal'a,Ankara'dan emir ve amirinden izin almadan gidenilk askerim. Ve hep gitmeye devam ettim.

İstifa ettiğim günün hemen ertesinde de bu sefer sivil elbisem ile Hasdal'a, silah arkadaşlarımı ziyarete gittim. Ziyareti tamamladıktan sonra,Hasdal CezaeviKomutanına teşekkür için odasına yöneldim. Kapıda emir subayı "İçeride Kolordu Komutanı var" dedi. İçeri girmemi istemiyordu! Ama umursamadım ve derhal,biraz da hışımla kapıyı açarak, içeriye yöneldim. O güne kadar Hulusi Akar ile hiç karşılaşmamıştık, beni tanımazdı!

AÇTIM AĞZIMI, YUMDUM GÖZÜMÜ!

İçeri girer girmez,Hulusi Akar hemen ayağa kalktı, "Türker ne haber, hayırlı olsun" diyerek, güleç ve sevecen bir yüzle beni karşıladı ve kucakladı. Açtım ağzımı, yumdum gözümü! Balyoz'un hukuk görünümlü bir operasyon oluğunu, Cumhurbaşkanı Gül'ün ve iktidarın işin içinde olduğunu söyledim. Ayrıca, bu operasyonla mücadelenin yargıya saygı duyarak değil, yok sayılarak yapılabileceğini anlattım.

Ne dersem beni destekledi ve katıldığını beyan etti. Belli ki; gerginliği arttırırım diye alttan almaya, gazımı almaya çalıştı ve kendini sakladı! Daha sonra emir subayını çağırdı;"Amiralimin emrindesin, kolordu alarak ev taşıma ve yeni evini hazırlama dahil ne isterse yapılacaktır" diye önümde direktif verdi.

NE BİLEYİM KANKA OLDUKLARINI!

Böyle davranarak, o an için gazımı aldı ve kendini sakladı. Meğerse ben, kimi kime şikayet ediyormuşum! Ben "Abdullah Gül de TSK'ya karşı yürütülen operasyonun arkasında" diyorum; meğerse Hulusi Akar, Abdullah Gül'ün kankasıymış.

Şimdi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a sormak istiyorum;

1. Size niçin hukuk görünümlü operasyonlar ve itibarsızlaştırma saldırıları yapılmadı? Yoksa sizi oraya getirmek için muhtemel rakiplerinize karşı mıntıka temizliğimi yapıyorlardı?

2. Kontrollü darbe girişiminin neresindesiniz?

İTİRAZINIZ YOK MU?

3. TSK'nın komuta birliği, gayri anayasal bir biçimde tahrip edilmiş durumda, bunu işgal döneminde bile yaşamadık, itirazınız yok mu?

4. TSK'nın moral ve motivasyonu yerlerde, dayanışma ruhu zayıflamış, bunun için hangi tedbirleri aldınız?

5. Askeri Liseleri niye kapattınız, buralarda okumadığınız için bir düşmanlığınız mı var?

HAYIR DİYEMEDİNİZ Mİ?

6. Harp Okullarının, Harp Akademilerinin durumu ve bağlantı yapısı, dünyanın hiçbir yerinde eşi ve benzeri görülmeyecek şekilde, adeta garabet bir yapıya geçirildi. "Hayır, böyle olmaz" diyemiyor musunuz?

7. MSB Üniversitesi denen ucube yapının başına Süleymancı birisini getirdiler, "Hayır" diyemediniz mi?

8. GATA için yaşanan rezilliğe muhalefetiniz yok mu?

GEREĞİNİ YAPIN!

9. Sizi yaver gibi yanında taşıyor, "Olmaz" diyemiyor musunuz?

10. Siyasi mitinglerin enstrümanı olmayı içinize sindirebiliyor musunuz?

11. Ülkemiz koşar adım felakete sürükleniyor, farkında değil misiniz?

Bu sorulara verecek yanıtınız yok mu? Varsa da, yoksa da bunun gereğini yapın!

Türker Ertürk

Odatv.com

http://odatv.com/o-fotografi-ceken-hulusi-akardi-2804171200.html

 
a45UyF587661-170428201413 Oraj Poyraz At 0raj.p0yraz@neomailbox.net 0raj.p0yraz@neomailbox.net
2017/04/28  21:23 2  65  alelma@yahoogroups.com


 

Sizler, yani yeni Turkiye nin genc evlatlari!
Yorulsaniz dahi beni takip edeceksiniz...
Dinlenmemek uzere yurumeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.
Turk Gencligi gayeye, bizim yuksek idealimize durmadan, yorulmadan yuruyecektir.

Mustafa Kemal ATATURK

Kim konusuyor?
ZARIYAT 50.o halde Allah a kosun.
Cunku ben, size o nun katindan (gelmis) acik bir uyariciyim.
ZARIYAT 51.Allah ile beraber baska bir tanri edinmeyin.
Zira ben size o nun tarafindan (gelmis) acik bir uyariciyim.
SURA 10.ayriliga dustugunuz herhangi bir seyde hukum vermek, Allah a mahsustur.
Iste, bu Allah, benim rabbimdir.
O na dayandim ve o na yonelirim.
TEVBE 30.yahudiler, uzeyr Allah in ogludur, dediler.
Hiristiyanlar da, mesih (isa) Allah in ogludur dediler.
Bu onlarin agizlariyla geveledikleri sozlerdir.(sozlerini) daha once kafir olmus kimselerin sozlerine benzetiyorlar.
Allah onlari kahretsin!
Nasil da (haktan batila) donduruluyorlar!
EN AM 114.Allah dan baska bir hakem mi arayacagim?
Halbuki size kitab i acik olarak indiren o dur.
Kendilerine kitap verdigimiz kimseler, Kur an in gercekten rabbin tarafindan indirilmis oldugunu bilirler.
Sakin supheye dusenlerden olma!
MERYEM 64.biz ancak rabbinin emri ile ineriz.
Onumuzde, arkamizda ve bunlar arasinda olan her sey o na aittir.
Senin rabbin unutkan degildir.
MUNAFIKUN 4.onlari gordugun zaman kaliplari hosuna gider, konusurlarsa sozlerini dinlersin.
Onlar sanki duvara dayanmis kutukler gibidir.
Her gurultuyu kendi aleyhlerine sanirlar.
Dusman onlardir.
Onlardan sakin.
Allah onlarin canlarini alsin.
Nasil bu hale geliyorlar?
ZUMER 10.(resulum!) Soyle: ey inanan kullarim!
Rabbinize karsi gelmekten sakinin.
Bu dunyada iyilik yapanlara iyilik vardir.
Allah in (yarattigi) yeryuzu genistir.
Yalniz sabredenlere, mukafatlari hesapsiz odenecektir.
HUD 2.baskasina degil, yalniz Allah a kulluk edin.
Kuskusuz, ben size o ndan gelen bir uyarici ve mujdeciyim.

Dunyada iki cesit insan var:
Akli olan ve dini olmayanlar, dini olan ve akli olmayanlar.

Abu l-AlaAl-Ma arri


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/



BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






MURAT MURATOĞLU : 94 YILLIK CUMHURİYETİZ BÖYLE KAZIK YEMEDİK!

PEŞKEŞ ÇEKMEK NE DEMEKTİR?

Başkasının malını birine bağışlamak; verilmemesi gereken bir şeyi uygunsuz bir erekle ya da yersiz olarak birine vermek.

Bir seyi, bir olanagi,firsati, birisinin kullanimina (normal olmayan yollarla) sunmak, somurulmesine izin vermek

Kendisine ait olmayan bir seyi baskasina sunmak, armagan etmek.

Farsça da "yaranmak amacıyla verilen şey" demektir.bir de hikayesi var tabi,şöyleki; Osmanlı da galebe divanı nda gelen elçilerin ,getirdikleri hediyeler arz odasının penceresi önünden ,padişaha ne kadar önem verildiğini göstermek için ,padişaha gösterilmek üzre ,geçirilir.bu pencerenin adı pişkeş penceresidir ve peşkeş çekmek te buradan gelir.

Oraj POYRAZ ( 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     


MURAT MURATOĞLU : 94 YILLIK CUMHURİYETİZ BÖYLE KAZIK YEMEDİK!

28 Nisan 2017



Diyelim ki bir dükkânı 21 yıllığına kiraladınız. Kira parası için de kiraladığınız dükkânı teminat gösterip kredi aldınız. (Nasıl yani?) Kiralama parasını aldığınız kredi ile dükkân sahibine peşin ödeme yaptınız.

Kiraladığınız dükkân teminat gösterilir mi? Gösteriliyormuş. Böyle bir durumda bankalar kredi verir mi? Veriyormuş. Peki, dükkân sahibi kabul eder mi? Bırakın kabul etmesini bu hikâyede kredi almasına ön ayak oluyor!

Neyse… Sonra kiraladığınız dükkânı işletip aldığınız krediden fazlasını kazandınız. Ne var ki o parayı aldığınız gibi krediyi de ödemediniz. Dükkânı işletmeye de devam ettiniz. Para cebe yakışır misali gelen indiragandi… Yuh! Hikâye gibi anlatırken bile mantıksız geliyor ama buyurun size Türkiye'nin, Türk Telekom'u özelleştirmesi!

Burada dükkân sahibi üzümlü kek Türkiye… Kiralanan dükkân Türk Telecom… Kiracı, uyanık Oger Telekom… Parası deve edilen güzide Türk halkı…

Süreç şöyle işledi;

2005 yılının Kasım ayında yüzde 55 hissesi için en yüksek teklifi veren Oger Telecom 6.550 milyar dolar ile 21 yıllığına Türk Telekom'u kiraladı. İşletmesini devraldı. 2007'de Oger Telecom kalan 4.31 milyar doları ödemek için 4.5 milyar dolar kredi aldı. Üstelik bu kredinin verilmesi için iktidar devreye girdi. Kredi verildi.

Yol yapan yolunu da yapar!

Altı yıl sonra yani 2013'e kadar bu kredinin sadece 900 milyon doları ödendi ve 3.6 milyar dolar daha borcu kaldı. Bu 3.6 milyar doları ödemek için yeni bir 4.75 milyar dolarlık kredi alındı. İşte tam buraya bir parantez açmak gerekiyor. Şöyle ki; Telekom'un çoğunluk hissesini 6.550 milyar dolara alan Oger'in 2006 ile 2014 sonuna kadar Türk Telekom'dan elde ettiği kâr, 11 milyar 822 milyon dolar oldu. Bunun yüzde 55'i Oger'e düşen 6 milyar 614 milyon dolarlık paydı… Ödemesi gereken parayı dağıtılan kâr paylarıyla 9 yılda zaten çıkardı. Sonrası cebe!

Para geldi, lakin alınan kredi ödenmedi, gelen taksitler ödenmiyor.

Gelelim esasa… Kredi nasıl alındı? Banka teminat almadan kredi verir mi?

Eğer Hazine garantör olmuşsa, Türk Telekom'un çoğunluk hisseleri borcu ödedikten sonra yeniden Hazine'nin olur ki, Türk Telekom tekrar parasıyla kamu şirketi haline dönüşür. Para, halkın cebinden çıktığı ile kalır. Eğer Türk Telekom altyapısı teminat gösterilmişse ki böyle bir teminat için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun onay vermesi gerekir. Onay vermişse para, halkın cebinden çıktığı ile kalır. Sonuçta galiba para halkın cebinden çıktığı ile kalacak! Sorumlusu kim olacak? Yok! Hesabı kim verecek? O da yok!

Aslında hepimiz biliyoruz onları ama adamlar yol yaptı. İlla ki yolunu da yapmışlardır.

http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/murat-muratoglu/94-yillik-cumhuriyetiz-boyle-kazik-yemedik-1819729/

 
a45UyF587661-170428141400 Oraj Poyraz At 0raj.p0yraz@neomailbox.net 0raj.p0yraz@neomailbox.net
2017/04/28  15:33 2  65  alelma@yahoogroups.com


 

Barba non facit philosophum
Sakal felsefe yapmaz
(Plutarkhos tan alinti)

Latince Atasozleri

Musibet, kavusulacak bir derece icin gelir

(Ebu Nuaym)
Lutfen bundan sonra Muslumanlardan eza, cefa ceken, basina bir musibet gelenler aglayip, zirlamasin.
Cunku baslarina gelen her turlu olumsuzluk onlarin Allahin sevgili kullarindan oldugunu gosteriyor.
Ben demiyorum, hadisler, ayetler boyle soyluyor.

DOGA YASALARI UZERINE DUSUNCELER -14-

Japonya daki Hida sehrinin yakininda, Ikenoyama daginin yuzlerce metre altinda buyuk bir parcacik algilama laboratuvari ve yeralti gozlem istasyonu bulunur. Burada radyoaktif parcaciklarin ve proton gibi parcaciklarin bozunum sureleri hesaplanmaktadir. Dunyaya uzaydan gelen kozmik isinlarin etkisini en aza indirmek icin yerin derinliklerinde insa edilmistir. Baslangicta, Gunes icindeki cekirdek fuzyonunun urettigi parcaciklari tesbit etmek icin kurulan bu tesiste, Dunya nin cekirdek isi degisimleri, yerkuredeki radyoaktif bozunum gibi pek cok arastirma yapilir. Sadece bu laboratuvarin varligi dahi, umarim parcacik fiziginin ne kadar ciddi bir alan oldugunu gostermeye yeter.

Japonya daki Super-Kamiokande teleskopunun icinden bir goruntu. Bu tesiste proton bozunmasi, Gunes patlamalari, atmosfere giren notronlar ve supernova faaliyetleri gibi kozmik olaylar incelenir.

Atom alti parcaciklara inildikce, adeta su meshur Rus Matruska bebekleri gibi, atom parcaciklarinin farkli alt parcalardan veya birbirleri ile iletisime giren kumelerden olustugu anlasilmaya baslandi. 1967 de, Nobel odulu alan Pakistan li ilk musluman fizikci Abdusselam ve Steven Weinberg zayif nukleer kuvvet uzerinde calisarak elektro zayif kuvvet adi verilen bir etkiyi ortaya cikardilar ve W+, W-, Zo parcaciklari olmasi gerektigini gosterdiler. Z ve W parcaciklari CRN deneylerinde 1983 te dogrudan gozlemlendi. Kuantum kuraminin zayif nukleer kuvvete uyarlanmasina kuantum krodinamigi, KKD denildi. Bu kurama gore, proton, notron ve diger temel madde parcaciklari kuarklardan meydana geliyordu. Kuarklar bir araya gelerek Hadron denilen madde kumelerini olusturmaktaydilar. Bu madde parcaciklarinin en kararlilari ise proton ve notrondu. Kuarklarin ayrica kendi karsit parcaciklari bulunmaktadir ve bunlar elektriksel olarak zit yuke sahiptirler. Fakat kuarklarin bir baska acaip ozelligi bulunmaktadir. Alintiliyorum.

KKD ayrica asimptotik ozgurluk adli bir ozellige sahiptir. Asimptotik ozgurluk su anlama gelir. Kuarklar birbirine cok yakinken aralarindaki guclu kuvvet zayiftir, ama kuarklar birbirinden uzaklasirsa sanki lastik bir bantla bagliymislar gibi bu kuvvet artar. Asimptotik ozgurluk, kuarklari tek basina neden dogada gozlemliyemedigimizi ve neden laboratuvarda uretemedigimizi aciklar. Kuarklari tek basina gozlemleyemesek de, modeli kabul ediyoruz, cunku proton, notron ve diger madde parcaciklarini aciklamakta cok iyi is goruyor.

Elektromanyetik kuvvet ve zayif nukleer kuvvet, kuantum kuramina uyarlanirken, dogal kuvvetlerin, anlasilmasi en basiti gibi gorunen kutle cekim kuvvetinin uyarlanmasinda ortaya buyuk zorluklar cikmaya baslamisti. Alintiliyorum.

Kutle cekimin kuantum kuramini olusturmanin bu kadar zor olmasi, Heisenberg in belirsizlik ilkesiyle iliskilidir. Cok acik olmamakla birlikte bu ilkeyle baglantili olarak bir alanin degeri ve degisim orani, bir parcacigin konumu ve hiziyla ayni rolu oynuyor. Yani biri ne kadar dogru olarak belirlenirse digeri o kadar az dogrulukta belirlenebiliyor. Bunun onemli bir sonucu, bos uzay diye bir seyin olmamasidir. Cunku bos uzay demek, bir alanin hem degerinin hem de degisim oraninin tam olarak sifir olmasi demektir. Belirsizlik ilkesi hem alanin hem de degisim oraninin kesin olmasina izin vermedigi icin uzay asla bos degildir. Uzay, minimum enerji durumunda olabilir ve bu duruma vakum denir. Bu bir kuantum gecikmesi veya vakum dalgalanmasidir - parcaciklar ve alanlar titreserek var olur ve yok olurlar.

Vakum dalgalanmalari bir cift parcacigin bir zamanda birlikte ortaya cikmalari, ayrilmalari ve sonra yeniden biraraya gelerek birbirlerini yok etmeleri olarak dusunulebilir. Bu parcaciklara sanal parcaciklar denir. Gercek parcaciklarin tersine sanal parcaciklar dedektor ile gozlenemez. Ancak dolayli etkileri, ornegin elektron yorungelerindeki kucuk enerji degisimleri olculebilir ve kuramsal ongorulerle dikkat cekecek dogrulukta ortusur. Sorun su ki, sanal parcaciklarin enerjileri vardir ve sonsuz sayida sanal parcacik oldugu icin enerjileri de sonsuz miktarda olacaktir. Genel gorelilik kuramina gore bu, sanal parcaciklarin evreni sonsuz kucuklukte bir olcege kadar bukebilecekleri anlamina gelir, ancak bunun gerceklesmedigi ortadadir!

Soruna cozum super simetri ve super cekim kavramlarindan geldi. Buna gore kuvvet ve madde yalnizca ayni seyin iki gorunumunden ibarettir. Her bir madde parcaciginin kuvvet parcacigi bir esi ve her kuvvet parcaciginin madde parcacigi bir esi vardir. Bugune kadar bu varsayim dogrulanamadi. Ayrica varsayimin dogrulanabilmesi icin gereken matematiksel hesaplamalar o kadar uzun ki, en gelismis bilgisayarlarla bile seneler surecek calismalar yapilmasi gerekmekte; ustelik kimse bu calismalarda bir yanlislik olmayacagini garanti edemiyor. Atom alti parcaciklar konusunu burda kapatiyorum; atomu olusturan temel parcaciklarin ozellikleri, atom alti parcaciklarin ozellikleri, gruplandirilmalari basli basina bir konudur. Bu konulari merak edenlere kuramsal fizikci Steven Weinberg in Atom Alti Parcaciklar kitabini tavsiye edebilirim.

Parcaciklarin kendi aralarindaki bagliliklarin aciklamasinda zorluklar yasanmasi uzerine, sicim kurami gelistirilmeye baslandi. Bu kuramda maddenin temel yapi taslari noktaciklar gibi degil iplikcikler seklinde dusunulur. Alintiliyorum.

Sicim kuramina gore parcaciklar nokta degildir, uzunlugu olan ama yuksekligi veya genisligi olmayan titresim oruntuleridir. Ancak bu kuramin olagan disi bir ozelligi var. Bildigimiz dort boyut yerine (en, boy, derinlik, zaman) uzay-zaman ancak on bir boyutlu oldugunda tutarlilik gosteriyor. Eger bu boyutlar gercekten varsa, biz neden onlari farkedemiyoruz? Sicim kuramina gore bu boyutlar uzay icinde cok cok kucuk bir hacim icersinde bukulmus durumdalar. Bu boyutlar oylesine kucuk bir olcegin icinde bukulmus veya kivrilmislardir ki onlari goremeyiz. Sicim kuramindaki fazladan boyutlarin bukuldukleri yere ic uzay denir ve her gun deneyimledigimiz uc boyutlu uzayin karsitidir.

Baslangicta sicim kurami alayli guluslerle karsilandi. Tipki diger pek cok bilimsel kuramda oldugu gibi. Bu kuram, cagdas fizigin en buyuk ayriligini ortadan kaldirmayi da hedefliyordu. Kuantum mekanigi ile genel gorelilik kuramlarinin ayri yasalarla ele alinmasi sorunuydu bu. Sicim kurami -benim bildigim kadari ile- simdilik sadece matematiksel bir modeldir ve henuz dogrudan gozleme dayali bir ispati yapilmamistir. Fakat kuram, farkli yasalari birlestirecegine inanilan M Kurami (Membrane-Zar) icin atilmis ciddi bir adim olarak kabul edilmektedir. M Kurami ise, doganin bagrinda yatan yasalarin altinda daha farkli bir oyun kurali olup olmadigini arastirmaktadir. Bunu su sekilde ifade edebilirim. Yasa ureten yasa diye bir seyin olup olmayacagini dusunun. Neden olmasin? Belki de evrenin (ve olasi evrenlerin) yasalari aslinda daha derinlerde yatan basit kurallara baglidir ve bunlarin ayri uzay-zamanlarda yansimasi bize evrende cok farkli yasalar oldugunu dusundurmektedir. Elbette bunlar sadece varsayim. Dr Hawking den alintiliyorum.

Insanlar hala M-Kuraminin dogasini cozmeye calisiyor ama bu mumkun olmayabilir. Belki de fizikcilerin tek bir doga kuramina iliskin beklentileri asilsizdir ve tek bir formulasyon mevcut degildir. Belki de evreni tanimlamak icin farkli durumlarda farkli kuramlar kullanmak zorundayiz. Her bir kuram kendi gerceklik yorumuna sahip olabilir, ama modele dayali gercekcilige gore bu, kuramlarin ust uste geldikleri, yani her iki kuramin da uygulanabildigi durumlarda ongoruleri birbirleriyle tutarlilik icindeyse kabul edilebilir.

M-Kurami ister tek bir formulasyon olsun, ister bir kuramlar agi olsun, onun bazi ozelliklerini biliyoruz. Ilk olarak, M-Kuraminda on bir boyut var. Ayrica M-Kurami yalnizca titresen sicimleri degil, nokta parcaciklari, iki boyutlu zarlari, uc boyutlu damlaciklari ve uzayda daha da fazla boyut kaplayan hayal edilmesi guc nesneleri de icerir.

Her biri kendi icinde sayisiz yasa iceren coklu evrenlerden sadece birinde yasiyor olabilir miyiz?

Bu durumda, algiladigimiz evren anlayisi butunu ile degisecek demektir. Bizler dogamiz geregi 3 boyutu rahatlikla algilariz. En, boy, derinlik. Buna sonradan zaman da ayri bir boyut olarak eklenmistir. Onu gozle algilayamayiz ama etkisini hissederiz. Peki, boyutlar neden bundan ibaret olsun? M-Kuraminda evren sanki birbine yapi$ik kopukcukler gibidir ve bu kopukcuklerin de kendi ic sicim yollari bulunur. Distan bakan birisi sonsuz genis bir uzayla karsi karsiya oldugunu zannedebilir, oysa ki aslinda diger boyutlara zar gibi yapismis bir alana bakmaktadir. M-Kurami anlasilmasi zor bazi evrensel olusumlarin modellenmesinde buyuk rol oynadi. Ornegin kara delik modellemesi yapildi ve kara deliklerin icinde bilgi nin ne olduguna, kaybolup kaybolmadigina bir cevap aranmaya baslandi. M kuramina yol veren sicim teorilerinin dogrulugu ile ilgili calismalar halen Fransa-Isvicre sinirindaki CERN Avrupa Nukleer Arastirma Merkezinde surdurulmektedir. M Kurami icindeki kucuk boyutlarin yollari oyle tamamen hayali degildir. Bunlarin kendi matematigi ve uymalari gereken kurallar bulunmaktadir. Alintiliyorum.

Peki, kucucuk boyutlara kivrilmanin sayisiz yolunun olmasi ne olacak? M-Kuraminda bu fazladan uzay boyutlari oyle herhangi bir sekilde kivrilamiyorlar. Kuramin matematigi, ic uzayin boyutlarinin kivrilma bicimlerini sinirlandiriyor. Ic uzayin kesin bicimi hem fiziksel sabitlerin degerlerini (elektronun yuku gibi) hem de temel parcaciklar arasindaki etkilesimin dogasini belirliyor. Bir baska sekilde soyleyecek olursak, bu kuram doganin gorunur yasalarini belirliyor. Dort kuvvet yasasi gibi. Ancak M kuraminin cok daha temel yasalari var.

Bu nedenle, M-Kuraminin yasalari ic uzayin nasil bukuldugune dayanarak farkli yasalari olan farkli evrenlerin varligina izin verir.

Kendi adima ben, bu yazilanlari gayet mantikli bulmaktayim. Bildigimiz -veya su ana kadar kesfettigimiz- doga yasalarina dayali evren, neden olasi tek evren olsun? Bambaska bir evrende, bambaska varliklar, aynen bizler gibi iclerinden bulunduklari gercekligin dogasini anlamaya calisiyor olabilirler. Bizim icin onlar sadece bir hayal veya bir kuram iken, bizler de onlar icin bir hayal veya kuram olabiliriz.

Elbette, daha once belirttigim gibi, bilim sadece hayaller ve varsayimlar ile yurumez. Bunlarin bir sekilde gozlemlenmesi, test edilmesi, modellenmesi ve dogruluklarini aciga vuracak sekilde matematiginin gelistirilmesi gerekir. Diger yandan, bir baska soru, insanligin onunde tum agirligi ile durmaktadir. Evren nasil dogdu ve evrenin gelecegi ne olabilir?

-devam edecek-

Levent ERTURK
LEVENTERTURK1961
https://leventerturk1961.wordpress.com/


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/



BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






HABİP HAMZA ERDEM ABDULHAMİT SEVDASI (II)



HABİP HAMZA ERDEM ABDULHAMİT SEVDASI (II)

Pzr Eyl 25, 2016 3:35.


Abdulhamit sevdalılarına kimi tarihsel gerçekleri sunmaya devam edelim:

93 Savaşı ve sonuçları

Rusya ile savaşın başında, Abdulhamit ataları gibi ordunun başına geçeceğini ve cephede en ön safta yer alacağını söylemekteydi.

Günlük gazeteler hergün Sultan'ın yola çıkacağını yazıyorlardı ama günler geçtiği halde Sultan'ın yeni bir engeli çıkıyor ve sefere çıkış hep erteleniyordu.

Gerçekte, Abdulhamit savaşı kaybedeceği korkusundan çok, İstanbul'dan ayrılması durumunda V. Mahmut'un tahtı ele geçireceğinden korkuyordu. Nitekim, kimi söylentiler Mahmut'un iyileşmekte olduğu yönündeydi.

Savaş sonunda, Osmanlı İmparatorluğu Rusya karşısında ağır bir yenilgi aldı ve Ruslar Doğuda Erzurum'a kadar, Batıda ise İstanbul'a (Ayastefenos-Yeşilköy) kadar geldiler. 3 Mart 1878 tarihinde, Ayastefenos Antlaşması diye anılan bir barış antlaşması imzalandı.

Antlaşmaya göre;

- Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlıklarını kazanacak

- Büyük bir Bulgaristan Prensliği kurulacak

- Bosna-Hersek özerklik kazanacak

- Kars, Ardahan, Artvin, Batum, Doğubeyazıt ve Eleşkirt Rusya'ya verilecek

- Teselya Yunanis'tana bırakılacak

- Girit ve Ermenistan'da da yeni düzenlemeler yapılacak

- Ve Rusya'ya 30 000 Ruble savaş tazminatı ödenecekti.

Ne var ki, Batılı Devletler Rusya'nın bu denli yayılmasını kendileri açısından tehlikeli buldukları için, 13 Temmuz'da Berlin'de uluslararası bir kongre toplayıp 'Berlin Antlaşması' adıyla yeni bir antlaşma imzaladılar..

Buna göre; Ayastefenos'a ek olarak

-Bona-Hersek ile Doğu Rumeli ayrıcalıklı vilayet olacak

-Kıbrıs sancağı İngiltere'ye kiralanacak

- Van'ın doğusundaki Kotur yöresi de İran'a verilecekti.

Üç yıl sonra, Fransa, Berlin Antlaşması'nı gerekçe göstererek Tunus Prensliği'ne ayrıca el koyacaktı.

Kanun-u Esasi Engel

Ayastefenos Antlaşması o denli ağırdır ki, kaybedilen toprakların yanısıra 'Osmanlı Onur'u da zedelenmektedir. Ancak Abdulhamit imzalayacaktır. Çünkü Rusya ile Abdulhamit arasında, ona 'Taht garantisi' veren bir 'Gizli Anlaşma' yapılmıştır (1).

O nedenle, Abdulhamit Ayastefenos antlaşmasını 'başarı' gibi görmekten çekinmeyecektir. Ancak, Meclis ve Kanun-u Esasi'ye göre antlaşma koşulları 'vatana ihanet' kapsamında değerlendirilebilecektir.

Böylece Meclis'in kapatılması ve Kanun-u Esasi'nin 'askıya alınması' için yeni ve daha zorlu bir gerekçe ile karşı karşıya kalmış olmaktadır 'Ulu Hakan'.

Kuşkusuz bu da ancak, Rusya'nın bir gizli anlaşma yoluyla, iç ve dış tehditlere karşı, Abdulhamit'e arka çıkmasıyla mümkün olabilecektir. Ve neden Abdulhamit'in Cuma günleri Selamlık geçitlerinde Rus Kadet Okulu marşları çaldırttığına da bir açıklık getirmiş olacaktır (2).

Bürokraside Kıyım

5 Şubat 1877 tarihinde Mithat Paşa'nın Saray'a çağrılarak tutuklanmasıyla başlayan kıyım; Genelkurmay başkanı (Savaş Bakanı) Hüseyin Avni Paşa'nın katledilmesiyle sürecektir.

Sadrazam Mehmet Rüştü Paşa Aydın'a sürülecek, Şeyhülislam Hayrullah Efendi Arabistan'a gönderilecektir.

Mehmet Ali Paşa Arnavutluk'ta öldürülecek, general Kahraman 'bir üst yerden aldığı emir'le öldürdüğünü söyleyen bir hapishane kaçkını tarafından Zincirli kuyuda vurulacaktır.

Sultan Abdulmecid'in damadı olan Damat Mahmut Paşa, Mithat Paşa ile birlikte Taif'e sürülecektir. 1884 yılında üzerinde Yüce Sultan'a Japon Fildişinden Sanat Eseri (Ivoires Japonais –Objet d'art pour S.M.I. le Sultan) yazan bir paket gelecek, içinden Mithat ve Mahmut Paşa'ların 'kesik baş'ları çıkacaktır.

Birkaç kez Maliye Bakanı ve Sadrazam olan Sadık Paşa Limni'ye sürülecek, İsviçre'de Istikbal (L'Avenir) gazetesini çıkaran Ali Şefkati'nin mallarına el konularak ömür boyu sürgün'e gönderilecektir (3).

Danıştay üyesi Kemal bey Midilli adasına sürülecektir.

Abdulhamit'in hüküm sürdüğü süre içinde 25 Sadrazam değişecek, günümüz diliyle ortalama her 14 ayda bir hükûmet değişikliği yapılmış olacaktır.

(Sürecek)

Habip Hamza Erdem

(1) Albert Fua, A.g.e, s. 44

(2) Cadet Okulları, Rus Çarlığı'nın, 1653 yılından itibaren, Prusya örneğinden hareketle soyluların çocuklarını askerî okullarda eğitmek üzere kurdukları okullar olup, 1918 yılında Kızıl Ordu'nun kurulmasıyla kapatılmışlardır.

(3) Ali Şefkati, V. Murat'ın yakın arkadaşı olup, Cleanthi Scalieri'yle birlikte, lağım kanallarından ilerleyerek onu zindanda görüp konuşan ve akıl sağlığının yerinde olduğunu saptayan kişilerden biridir.

 
a45UyF587661-170427144628 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2017/04/28  14:25 2  65  alelma@yahoogroups.com


 

Savasi kazanan savasci, sogukkanli, kararli savascidir. Ofkeli, kizgin, oc alma pesinde olan savasci kaybetmeye mahkumdur.

Sun Tzu

Resulullah sav kisinin ayakta giyinmesini yasakladi.
Bu hadisi Ebu Davud Hz.Cabir ra den rivayet etti

Tirmizi, Libas 35, 1776, 1777
Ebu Davud, Libas 44, 4135

Din%99 u sekerli kurabiye ve%1 i oldurucu arsenik olan fare zehiri gibidir.
Din in%99 u gercekler ve iyi mesajlardir ama geriye kalan%1 sizi oldurebilir.

Anonim.


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/



BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo