30 Ocak 2026 Cuma

Sedef Kabaş'ı gözaltına sürükleyen farklı tarihlerdeki üç iletisi…

Sedef Kabaş'ı gözaltına sürükleyen farklı tarihlerdeki üç iletisi…

Darbeyi hala sadece askerler yapar sanan var mı?
Motoru olmayan uçak yapmışlar... Sahte diploma ile mezun olmuşlar, meşruiyeti olmadan ülke yönetiyorlar.
Bundan sonra seçimler göstermelik yapılacaktır, sandık olacak ama demokrasi olmayacaktır, bundan böyle tek çözüm sivil itaatsizliktir.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Patron çıldırdı, ÇOK ÜZÜCÜ ÇOKKKK, Mavi Vatan da Gitti, Gidiyor

Patron çıldırdı, ÇOK ÜZÜCÜ ÇOKKKK, Mavi Vatan da Gitti, Gidiyor

► ŞOK, ŞOK, ŞOK. Sahibinden Satılık 2 İstif sınıfı yeni sıfır Fırkateyn, Hibe edilecek ve tüm test ve bakımları da yapılmış 1 Doğan Sınıfı TCG VOLKAN Hücumbotu, yine sıfır Hisar Sınıfı Modern Korvet TCG AKHİSAR, koş ülkeler koş...

► Kendi Kuvvet Yapısının tamamlanması yerine batan ekonominin malları bunlar, yetişin Endonezya bak 'İ' sınıflarını daha biz bile kullanmadık, sıfır, ikili uluslararası ilişkilerimiz çok az uzaktaki Maldivler bakın size beleş TCG VOLKAN, KKTC'ye bile verilmedi koş, Romanya sen de gel, patron çıldırdı satıyor, satıyor...

► TAİS ile BARZAN ortaklığındaki BARZAN %100 Katar Şirketi de 'İ' sınıfı sıfır Fırkayteynlerin satışından o biçim faydalanıyor.

Yetişin. Masada, makette gösterilerek taşınan nükleer olmayan çakma uçak gemisi de ileride satılabilir. Bölgede sorun yokmuş gibi eldekileri de 3 ay süre ile uzaklara, Baltık'a gönderiliyor... Yetişen alır...

Mavi Vatan mı, o da ne yenir mi, satılır mı?

► Bu paylaşımdan amaç zülfiyare dokunarak, elde hazır durumdakilerle ÖNCE KENDİ KUVVET YAPISINI TAMAMLAYACAKSIN, sonra ileride inşa edilerek yapılacakları isteyenlere satabilirsin, hibe edilecek varsa o da KKTC'ye hibe edilmelidir.

Bölgede, Doğu Akdeniz ve EGE'de istikrarsızlık ve sorunlar varken Amfibi Görev Kuvvetini uzaklara uzun süreli göndererek KUVVETİNİ BÖLMEYECEKSİN.

Önce can, ÖNCE VATAN ve sonra inşa edilecekleri bekleyecek diğerleri denilmektedir.

Alıntıdır...


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  




Dünya tarihinde bundan daha büyük bir soygun olabilir mi?'

Rusya'nın Akkuyu Nükleer Santrali'nin ikizini Mısır'a da yaptığını söyleyen gazeteci Deniz Zeyrek:

'Mısırlılar 25 milyar dolara mal ediyorlar, bize maliyeti 210 milyar dolar.

Dünya tarihinde bundan daha büyük bir soygun olabilir mi?'

https://x.com/i/status/2016874779102359663



Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Krizlerde böyle olur, tehdit dili artar, artar…

Krizlerde böyle olur, tehdit dili artar, artar…
Mevziler alınır, silahlar gösterilir.
Ve sonra silahlar kullanılır.

Neden kullanılır diyorum.
ABD'nin bölgeye yaptığı yığınak geri toplama noktasını geçti.
Bu vakitten sonra bu yığınağın kullanılması zaruri.
Bu mühimmatları yeniden üretmek, bunları geri taşımaktan daha karlı.


İran Ordu Sözcüsü: Trump, hızlı bir operasyon yapıp 2 saat sonra da twit atıp operasyon bitti biz artık İran'a karşı yeni bir adım atmayacağız, siz de buna karşı bir şey yapmayın demeyi düşünüyorsa, asla böyle bir şey olmayacak.

Kesinlikle savaşın kapsamı tüm coğrafyaya, yani Siyonist rejimden tutun, ABD'nin bölgede üslerinin bulunduğu tüm ülkelere kadar yayılacak.

https://x.com/i/status/2016953234271723597





Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Yüce Atatürk sen ne kadar büyük bir insanmışsın!

Taliban tarafından üniversiteye gitmeleri yasaklanan kız öğrenciler, kararı protesto ederken böyle kırbaçIandılar...

Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyet'ten rahatsız olan kadınlar iyi izleyin...

Üniversite okuyanlar iki kere izlesinler.

https://x.com/i/status/2016482404765237755


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Yine aynı şey, kirletilmiş değil, özünde kirli bir din.

Bakın adam ne kadar rahat fetvaa veriyor.
Bunlar marjinal kişiler değil.
Diyanet Din İşleri Yüksek Kurul üyesi, boru değil.
Cübbeli ya da diğerleri böyle konusa ki, konuşuyorlar çok sorun etmezdik.
Şimdi devletin görevli fetvaa yetkilisi söylüyor bu lafları.

İslam bu değil, din bu değil diye hoplayıp zıplamayın.
Siz atalarınız dininin hayalini kuruyorken, bunlar kitapları okuyorlar.
Siyer, hadis, Kur'an, icmaa falan.
Teoriden giriyorlar işe.

Misal Cübbeli Ahmet Hoca cin gibi adam.
İşkembeden atmıyor.
Her lafının referansı olan hadisi, ayeti ezberden söylüyor.
Gidin tartışın kendisiyle.
Ya da onun sözlerini, referanslarını yanlışlayın.

Hayır, LANET OLASI İMAMLAR, YÜCE DİNİMİZ değil.
Hatalar özünde var.
Şekilde değil.

Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt: "Kopya veya torpille girilen işten elde edilen kazanç, helaldir!"

https://x.com/i/status/2015388297938280532

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Allah utandırmasın dediler ya, o oldu.

Allah utandırmasın dediler ya, o oldu.
Artık utanmıyorlar.
Şerefsizliklerine Kur'andan ayetleri de dayanak gösteriyorlar.
Neymiş efendim?
Akrabayı kayırma ayeti varmış.

Ve evet var.
Adamlar haklı.
İslamiyet böyle bir din.
İnsan her dine inanabilir ama, içinde yaşadığı toplumu, hizmet aldığı devleti kafir sayan, komşusunu, devletini, belediyesini yağmalamayı hak ve mübah gören, gösteren bir dine de inanmamalı yahu.
Hiç kafanız basmıyorsa PASTAFARYAN olun, o da olmadı inanmayın yahu.
İnanmak zorunda mısınız?
Bilseniz olmaz mı?

Ankara'da yaşayıp Kütahya belediyesinden maaş alan, İşe gitmeden aldığı maaşla Avrupalarda gezen AKP'li vekil ImageHüsnü Ordu'nun kızı Sümeyra Ordu Tuncer TOKİ'ye 'uzman' olarak atandı...

Diğeri mi?

O moleküler biyoloji ve genetik okuyup ayakkabıcılık yapan Türk genci.

https://x.com/i/status/2016912012236787806

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



GUGUK KUŞU YUMURTASI.

İbrahim KALIN:

"Gökleri anlamadan yerdekini yönetemezsiniz. Sema ile bağ kurmadan, adaleti tesis edemezsiniz. Başınızı göğe çevirmeden yeryüzüne nizam veremezsiniz..."

https://x.com/i/status/2016806090172772583

İşte sıkıntı bu.

Göklerdekini anlamak.

Ne var göklerde?

İlahlar, melekler, cinler, periler, elfler, zebaniler vb.

Gerçek üstü varlıklar(!).

Varlık diyoruz, ama varlık değiller.

Gerçek üstü adı üzerinde gerçek de değiller.

Ve bunlarla uğraşan insanlar devlet yönetiyor.


Haaa unutmadan geçmek olmaz.
Bu adam dört dörtlük bir GUGUK KUŞU YUMURTASI.


Özetle yurt dışı CV'si:

Yüksek lisans eğitimini İslâm düşüncesi ve felsefesi alanında Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'nde tamamladı.

Amerika Birleşik Devletleri'nde George Washington Üniversitesi'nde beşerî bilimler ve mukayeseli felsefe alanında Molla Sadra'nın Bilgi Teorisi ve Anti-Subjektivist bir Epistemolojinin İmkânı başlıklı teziyle 2002 yılında doktor oldu.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi'nde akademik araştırmalar yaptı.

College of the Holy Cross, Georgetown Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde İslam düşüncesi ve İslam-Batı ilişkileri üzerine dersler verdi.


Bunlardan College of the Holy Cross, Georgetown Üniversitesi İngiltere ve Amerika'nın en köklü Cizvit Üniversiteleridir.
Sanıldığı gibi seküler ilahiyat eğitimi verilmiyor bu üniversitelerde.
Eğer üniversitelerin web sayfalarına bakarsanız Cizvit değerlerine ne kadar önem verdiklerini anlarsınız.

Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi.
Bu da dış minnaklarla ciddi şekilde bağlantılı bir üniversite.
Özellikle Fetöcülerin geçtiği tedrisat içinde önemli yer tutuyor.


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



İranlı insan kaçakçıları reklama başladı: Türkiye sınırından güvenli geçiş sağlamak bizim işimiz

İranlı insan kaçakçıları reklama başladı: Türkiye sınırından güvenli geçiş sağlamak bizim işimiz

İranlı insan kaçakçılarının Türkiye sınırından geçişler için reklam yaptığı kaydedildi.

Kaçakçıların sosyal medyadan paylaştığı videoya "Karlı havada İran-Türkiye sınırından güvenli geçiş sağlamak bizim işimiz" notunu düştüğü bildirildi.


https://www.instagram.com/reel/DUH_-Jsj29y/



Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Tahran’ın sırrı: ‘Mozaik Savunma’... ABD İran’da rejimi devirebilir mi

Tahran'ın sırrı: 'Mozaik Savunma'... ABD İran'da rejimi devirebilir mi

  1. HEDEFTE TAHRAN VAR
  2. '12 GÜN SAVAŞI'NIN DEVAMI'
  3. 'SAHADA SADECE MUHALİFLER YOKTU'
  4. 'REJİM SUİKASTLA ÇÖKMEZ'
  5. 'DEVRİM MUHAFIZLARI KİLİT ÖNEMDE'
  6. BİRÇOK FARKLI SENARYO VAR… MÜDAHALE FELAKETİ GETİREBİLİR
  7. ÜSTÜN SAVUNMA TEKNOLOJİSİ
  8. 19 ÜSTE 50 BİN ABD ASKERİ

Ocak 30, 2026 07:22

Gürkan Emre MELİKOĞLU

gmelikoglu@hurriyet.com.tr

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları ve askeri tehditleri, Washington'un rejim değişikliğini hedefleyip hedeflemediği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Reuters'a konuşan kaynaklara göre olası bir müdahalenin amacı, saldırılar sonrası oluşacak protesto dalgasıyla Tahran'ı çökertmek. Ancak uzmanlara göre Tahran, 2003 Irak işgalinden sonra geliştirdiği Mozaik Savunma sistemiyle suikastlara ve başkent merkezli çöküş senaryolarına karşı hazırlıklı. Bu yapı, ABD–İsrail eksenli bir müdahaleyi Ortadoğu genelinde öngörülemez sonuçlara sürükleyebilir.

YAKLAŞIK bir aydır ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları ve tehditleri, Washington'un İran'a olası müdahalesini dünya gündemine taşıdı. 28 Aralık'ta İran'da başlayan protestolar sırasında Tahran yönetimine, "sert müdahaleyi durdur" çağrısı yapan Trump'ın açıklamaları, USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunun bölgeye sevk edilmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Amerikan basını, diplomatik çözüm beklentisinin azalmasıyla Beyaz Saray'da askeri senaryoların daha açık konuşulduğunu yazıyor.

HEDEFTE TAHRAN VAR

ABD'de İranlı liderler, üst düzey güvenlik yetkilileri, nükleer tesisler, balistik füze siloları ve hükümet binalarına yönelik hava saldırıları senaryoları tartışılıyor. Reuters'a konuşan yetkililere göre Washington'un nihai hedefi ise rejim değişikliği. Buna göre ABD, saldırıların arkasından ortaya çıkacak yeni bir protesto dalgası ile rejimin düşmesini sağlayacak ortamı hazırlamanın peşinde. Ancak İran Araştırmaları Merkezi'nden Oral Toğa'ya göre bu senaryo, İran'da hızlı bir çözülme yaratmayabilir ve Ortadoğu'da öngörülemez bir şiddet sarmalını tetikleyebilir.

'12 GÜN SAVAŞI'NIN DEVAMI'

Toğa'ya göre son gerilim, Washington-Tahran hattıyla sınırlı değil. Yaşananlar, Haziran 2025'te patlak veren 12 Gün Savaşı'nın devamı niteliğinde. Toğa'ya göre İsrail, 12 Gün Savaşı sırasında İran'ın balistik füze kapasitesine zarar verme, nükleer programını durdurma ve vekil güç ağını zayıflatma hedeflerine kısmen ulaştı. Ancak bu üçlü yapının temeli olan Tahran rejimi çökmeyince stratejik bir kazanım elde edemedi. İsrail'in İran'ın füze kapasitesini olduğundan zayıf değerlendirdiğini belirten Toğa, bu yanlış hesabın 12 Gün Savaşı'nın ilerleyen safhalarında sahaya yansıdığını söylüyor. İran'ın savaşın ilerleyen günlerinde İsrail'i daha isabetli vurmaya başladığını hatırlatan Toğa, Tahran'ın bu süreçten önemli dersler çıkardığını ifade ediyor. Buna göre İran, doğrudan İsrail'i hedef alabilecek füzelere yatırımlarını artırdı ve savaş öncesinde stoklarını hazır hale getirdi.

'SAHADA SADECE MUHALİFLER YOKTU'

Toğa'ya göre 28 Aralık'ta başlayan protestolar başlangıçta organik bir nitelik taşıyordu. Ancak ilerleyen günlerde sıradan İranlı muhaliflerin yanı sıra İsrail güdümündeki silahlı etnik ve ideolojik gruplar da sahaya indi. En şiddetli çatışmaların İran'ın batısındaki şehirlerde yaşandığını aktaran Toğa, bu bölgelerin aynı zamanda İran'ın balistik füze ve dron silolarına ev sahipliği yaptığına dikkat çekiyor. Toğa'ya göre bu tablo, ABD–İsrail ikilisinin İran'ın füze kapasitesini etkisiz hale getirmeyi ve eş zamanlı olarak Tahran rejimini çökertmeyi hedefleyen bir girişimi olarak okunabilir. "İsrail'in gündeminde çevre şehirleri kullanmaya yönelik bir plan var. Tahran'ı çökertip, periferideki güvenlik iklimini bozup, Batı İran'daki siloları ele geçirmek isteyeceklerdir" diyen Toğa, burada devreye İran'ın Mozaik Savunma Konsepti'nin devreye girdiğini söylüyor.

'REJİM SUİKASTLA ÇÖKMEZ'

Toğa, İran'ın özellikle ABD'nin 2003 Irak işgalinin ardından rejimin bekasını tek bir lidere bağlamayan bir savunma mekanizması geliştirdiğini aktarıyor. Buna göre ABD'nin dini lider Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ya da üst düzey komutanları hedef alması halinde, çok parçalı bir siyasi ve askeri yapı otomatik olarak devreye girecek. İran Anayasası'nın 111'inci maddesinin, ruhani liderin yokluğunda yönetimin Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden bir fakihten oluşan üçlü yapıya devrini öngördüğünü hatırlatan Toğa, bu yapının ülkedeki en üst güvenlik kurumu olan ve şu anda Hamaney'e en yakın isimlerden olan Ali Laricani'nin başkanlığını yaptığı Milli Güvenlik Yüksek Konseyi'nin güdümünde hareket edeceğini belirtiyor.

'DEVRİM MUHAFIZLARI KİLİT ÖNEMDE'

Savunmanın askeri ayağında İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (İDMO) pozisyonunu ise Toğa şöyle açıklıyor: "Irak işgalinden sonra kurulan mekanizmada İDMO yapıları İran'daki 31 vilayetin tamamına ve ilçelere dağıtıldı. Çevre örgütlenmeler vilayeti ilgilendiren kararları Tahran'a sormadan alabilecekleri özerk bir yapıya kavuşturuldu. Burada temel prensip Tahran'ın düşmesi ya da ülkenin işgal edilmesi durumunda Devrim Muhafızları'nın bağımsız olarak kontregilla mücadelesi ya da isyanlara müdahale etme bağlamında hareket etmesini sağlamak." İran'ın olası bir saldırıyı "topyekûn savaş" sebebi göreceği açıklamalarını hatırlatan Toğa, böyle bir durumda Irak ve Yemen başta olmak üzere Ortadoğu'daki İran destekli grupların da harekete geçme ihtimalinin olduğuna ve sonuçları kestirilemeyecek bir şiddet sarmallarının tetiklenmesi riskine dikkati çekiyor.

BİRÇOK FARKLI SENARYO VAR… MÜDAHALE FELAKETİ GETİREBİLİR

ABD'nin İran'a yönelik olası askeri saldırısı, önceki krizlerden farklı olarak son derece kırılgan bir iç ve bölgesel zeminde gündeme geliyor. Uluslararası analizlere göre çatışmanın hızla tırmanma riski yüksek. BBC Farsça'nın kıdemli editörü Amir Azimi, geçmişte İran'ın ABD saldırılarına gecikmeli ve önceden haber verilmiş misillemelerle karşılık vererek kapsamlı savaştan kaçındığını hatırlatıyor. Ancak mevcut tablo bu dengeyi zorluyor. İran, 1979'dan bu yana en ağır protesto dalgasını yaşadı; binlerce kişinin öldürüldüğüne dair iddialar, uzun süreli internet kesintileri ve sert güvenlik önlemleri rejimin iç meşruiyetini ciddi biçimde aşındırdı. Bu koşullarda Tahran'ın sembolik ve sınırlı tepkilerle yetinmesi zor görünüyor. Sınırlı bir ABD saldırısı, İran yönetimine içeride yeni bir baskı dalgası için gerekçe sunabilir. Daha geniş kapsamlı bir müdahale ise merkezi otoritenin hızla zayıflamasına ve bölgesel ölçekte kaosa yol açabilir. BBC'nin güvenlik muhabiri Frank Gardner'a göre olası senaryolar geniş bir yelpazeye yayılıyor. En iyimser ihtimal, Devrim Muhafızları ve nükleer altyapıya yönelik nokta atışı saldırıların rejimi zayıflatması. Daha muhtemel senaryolar arasında ise askerî yönetimin güçlenmesi, İran'ın ABD üsleri ve Körfez ülkelerine misillemesi, Hürmüz Boğazı'nın hedef alınması ve en kötü ihtimalle ülkenin iç savaş ve insani kriz sarmalına sürüklenmesi yer alıyor.

ABD'NİN BÖLGEDE ASKERİ YIĞINAĞI ARTTI… NE VAR BU GEMİ FİLOSUNDA

ABD'nin İran'a olası müdahalesinin ateş gücünü bölgeye sevk edilen ve tüm dünyanın seyrini takip ettiği USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz grubu oluşturuyor. 3 adet destroyer, 2 adet kruvazör ve bir saldırı denizaltısının eşlik ettiği USS Lincoln'ün kendisi de yüzen bir askeri üs. Nimitz sınıfı ve 333 metre uzunluğundaki USS Lincoln, ABD'nin nükleer tahrikli uçak gemilerinden biri. 65 uçak ile çok sayıda füze fırlatma sistemini taşıyabilen gemi ortalama 5 bin 600 kişilik mürettebata sahip.

ÜSTÜN SAVUNMA TEKNOLOJİSİ

Gemide, karanın iç kesimlerine kadar güç yansıtma kapasitesine sahip gelişmiş bir hava gücü olan 'Carrier Air Wing (CVW) 9' bulunuyor. Bu hava kanadı, 'VMFA-314' filosuna ait ortalama 8 ila 12 adet 'F-35C Lightning II' savaş uçağı, 36 ila 48 adet 'F/A-18E/F Super Hornet'ten oluşan çok sayıda filo ve düşman hava savunmasını bastırmak için tasarlanmış 4 ila 8 adet 'EA-18G Growler' elektronik taarruz uçaklarını içeriyor. Çok sayıda saldırı helikopterini de barındıran gemide füzelere ve uçaklara karşı kullanılan NATO Sea Sparrow füze sistemi de var.

19 ÜSTE 50 BİN ABD ASKERİ

Öte yandan ABD, Ortadoğu'da uzun süredir askeri üslere sahip. Al Jazeera'nin haberine göre, bölgede en az 19 noktada bulunan kalıcı ve geçici üslerde yaklaşık 40 bin ila 50 bin ABD askeri bulunuyor. Bunlardan sekizi Bahreyn, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan kalıcı üsler.

Tahran'ın sırrı: 'Mozaik Savunma'... ABD İran'da rejimi devirebilir mi

ABD'nin Ortadoğu'ya sevk ettiği USS Abraham Lincoln uçak gemisi, F-35 ve Super Hornet savaş jetleri ile gelişmiş füze sistemlerine sahip.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun iç güvenlik ve seferberlikten sorumlu kolu Besiç milisleri de dahil edildiğinde 245 bin kadar aktif savaşçısı olduğu tahmin ediliyor.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/tahranin-sirri-mozaik-savunma-abd-iranda-rejimi-devirebilir-mi-43095945

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA