11 Mayıs 2026 Pazartesi

Gazze’de “7 Ekim 2023’te başlayan savaş/bombardıman süreci” boyunca İsrail tarafından atılan patlayıcıların toplam tonajı

Gazze’de “7 Ekim 2023’te başlayan savaş/bombardıman süreci” boyunca İsrail tarafından atılan patlayıcıların toplam tonajı

Gazze’de “7 Ekim 2023’te başlayan savaş/bombardıman süreci” boyunca İsrail tarafından atılan patlayıcıların toplam tonajı hakkında farklı tarihlerde yapılmış birkaç tahmin vardır. Kesin bir sayı yoktur; çünkü bombardıman devam ettikçe tahminler güncellenmiştir. Ancak açık kaynaklar yaklaşık bir aralık verir.

Tahmini toplam bombaların tonajı

Kasım 2023:” yaklaşık “25.000 ton” patlayıcı atıldığı tahmin edildi. ([Vikipedi][1])

Nisan 2024 civarı:” yaklaşık “70.000 ton” bomba atıldığı raporlandı. ([Anadolu Ajansı][2])

2024 sonu civarı:” tahmin “85.000 tonun üzerine” çıktı. ([Middle East Monitor][3])

Mayıs 2025 civarı:” bazı resmi açıklamalara göre toplam “100.000 ton civarı” patlayıcı kullanıldığı bildirildi. ([Anadolu Ajansı][4])

Kısa özet

Bugüne kadar yapılan tahminleri birleştirirsek:

“≈ 70.000 – 100.000 ton (en sık verilen aralık)”

Bu, yaklaşık olarak:

70–100 milyon kilogram patlayıcı” demektir.

Tarihsel karşılaştırma

Bazı araştırmalar bu miktarın büyüklüğünü göstermek için şu karşılaştırmaları yapar:

Londra Blitz (1940–41):” ~18.300 ton bomba

Hamburg (1943):” ~8.500 ton

Dresden (1945):” ~3.900 ton

Gazze’ye atılan toplam patlayıcı miktarı bu üç bombardımanın toplamını “aşmıştır”• . ([Anadolu Ajansı][2])

Ölçek hakkında fikir vermek için

• 100.000 ton TNT eşdeğeri enerji yaklaşık “100 kiloton” patlama enerjisine yakındır.

• Bu, “Hiroşima atom bombasının (≈15 kiloton)” yaklaşık “6–7 katı enerjiye” denk gelen toplam patlama enerjisi anlamına gelebilir (tek bir patlama değil, çok sayıda konvansiyonel bombanın toplamı). ([Canary][5])


Yaniii, Gazze'ye atılan bombaların toplamı, Hiroşima'ya atılan atom bombasından en az 6-7 adet demektir.
Dünya tarihinde bu kadar küçük bir alana bu kadar çok bomba atılmamıştır.

---

Sonuç:”

En yaygın akademik ve açık kaynak tahminlerine göre Gazze’ye savaşın başlangıcından bu yana atılan bombaların toplamı “yaklaşık 70.000 – 100.000 ton patlayıcı” seviyesindedir (ve bazı tahminler bunun daha da üzerine çıkabileceğini belirtir).

[1]: https://en.wikipedia.org/wiki/Israeli_bombing_of_the_Gaza_Strip?utm_source=chatgpt.com "Israeli bombing of the Gaza Strip"

[2]: https://www.aa.com.tr/en/middle-east/amount-of-israeli-bombs-dropped-on-gaza-surpasses-that-of-world-war-ii/3239665?utm_source=chatgpt.com "Amount of Israeli bombs dropped on Gaza surpasses that. .."

[3]: https://www.middleeastmonitor.com/20241107-israel-dropped-over-85000-tons-of-bombs-on-gaza/?utm_source=chatgpt.com "Israel dropped over 85000 tons of bombs on Gaza"

[4]: https://www.aa.com.tr/en/middle-east/israel-dropped-100-000-tons-of-explosives-over-gaza-wiped-out-2-200-families-media-office/3561614?utm_source=chatgpt.com "Israel dropped 100000 tons of explosives over Gaza. .."

[5]: https://www.thecanary.co/global/world-analysis/2025/10/08/200000-tonnes-of-explosives-dropped-on-gaza-equivalent-to-6-nuclear-bombs/?utm_source=chatgpt.com "200,000 tonnes of explosives dropped on Gaza, equivalent to. . . "


 
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


ARŞİV | Erdoğan: “İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır (2003)

ARŞİV | Erdoğan: “İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır (2003)

https://x.com/i/status/2028090552630087749




- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Sultan II. Abdülhamid döneminde, subayların maaşları bile ödenemezken Filistin’e kaçak giren Siyonist Musevilere maddi yardım yapıldığını biliyor muydunuz?

Sultan *II*. Abdülhamid döneminde, subayların maaşları bile ödenemezken Filistin’e kaçak giren Siyonist Musevilere maddi yardım yapıldığını biliyor muydunuz? Müslüman tüccarlar Museviler ülkeye sokulmasın diye yalvarıyordu. *II*. Abdülhamid Dönemi (1880-1908) Köylülerin yanında kentliler de Siyonistlerin ekonomik faaliyetlerinden olumsuz yönde etkilenmişlerdi!! Siyonistlerin Filistin’e iskânı yerli tüccar ve esnafın işlerini elinden almış, Avrupa’nın ileri tekniğinden yararlanan Siyonistlerin rekabeti Filistinliler zor durumda bırakmıştı!" Rusya’dan yeni bir göçmen dalgasının geleceği söylentisi yayılınca Kudüs esnafı birleşerek Babıâli’ye bir telgraf 24 Haziran 1891 tarihinde sadrazamın eline geçen bu telde, Müslüman tüccar ve zanaatkarlar Musevilerin ülkeye sokulmamaları için yalvarıyorlardı. Yahudilerin bir kısmının işçi olarak kazançlarını temin edeceği düşünülürse işsizlik artacak, Filistin ekonomisi olumsuz yönde etkilenecekti. Filistinli esnaf, ikinci olarak, göçmenlerin terk ettikleri ülkelerin endüstriyel yapısı ve teknik gelişmesinin Osmanlı İmparatorluğu’na kıyasla daha ileri bir düzeyde olması dolayısıyla Siyonistlerin bundan yararlanarak Filistin piyasasını kolayca tekellerine alacaklarından korkuyordu. Dahası, Sultan Hamid Kudüs hahambaşılığının 1891’de müracaatını dikkate alarak Filistin’e kaçak olarak girmiş; fakat burada zor durumda kalmış, Siyonizm yandaşı Musevilere bile hazineden maddi yardım yapılmasından kaçınmamıştı. Bu nedenlerden olsa gerektir, Musevilerin Engizisyon İspanyasından 1492’de *II*. Bayezid tarafından kurtarılmalarının 400. yılında Musevi cemaati Sultan Hamid’e çeşitli törenlerle şükranlarını arz edecekti. Mim Kemal Öke, Siyonizm ve Filistin Sorunu,, s.90; BBA, Y.A, HUS, no:243/33. a.g.e, s.103; PRO, FO. 195/1727, no. 125, Dickson’dan Fane’e, Kudüs, 16 Temmuz 1891. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

"Tanrıyı cemaatle tanımıştım.,Onların gerçek yüzünü gördükten sonra tanrıya inancım kalmadı.

Ateist olduğunu açıklayan Fethullahçı eski askeri personel:
"Tanrıyı cemaatle tanımıştım.
Onların gerçek yüzünü gördükten sonra tanrıya inancım kalmadı.

Eğer Allah olsaydı yardım ederdi.
Etmedi.
Avrupa'ya kaçtık.

Bize cemaatten abiler: Hocam bizimle alakan yok.
Sen Kemalist, Atatürkçü bir askersin.
Böyle diyeceksin dediler.

Hayatları yalan dolan bunların
Tüm bunları ancak şimdi sorgulayabiliyorum.
Türkiye'de mahrem yapı kurmaları, orduya sızmaları yanlıştı."


https://www.facebook.com/reel/1628257005105902/
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Olcay Uyar: 2 Heykel Muhabbeti.

Olcay Uyar: 2 Heykel Muhabbeti.

İlki bazı akgillere, hilafetçilere ve Ümmetçilere cevap: İşte ATA'mızın heykelleri varmış. Başka ne yapılmış ki falan... Sende Filistin, Tobruk, Derne, Çanakkale‘de, Afyon’da, Sakarya’da, Dumlupınar’da,. .., ömrün ülkemizi korumak için savaşlarda geçsin, İstanbul’u ve yurdumuzu İngilizler işgal edince. Silahlarını teslim etmeyi kabul eden Osmanlı bitirilince. Bin git Karadeniz’de batırılmaya çalışılan Bandırma Vapuruna, Samsun’a İLK ADIM ile çık ve milli mücadeleyi başlat. Senin de SAMSUN’a heykelini diksinler. İşgalcileri yen, İzmir’den o Yunan’ı kovala ve İzmir’e Şanlı Türk Bayrağı ile girilsin. Senin de Konak Meydanı’na, İstanbul kurtulunca Taksim Meydanı’na heykelini diksinler. Sen sıfırdan yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletini kur, son dönemi hasta ve hazinesi boşaltılan Osmanlı’nın borçlarını ödemeye başla, Başkentini Ankara yap ve meclisi Ulus Ankara’da topla. Senin de ULUS Meydanına heykelini diksinler.

Ama sen yurdu kurtaran ATA'mız için İDAM fermanı yazan, İstanbul’u işgal eden İngiliz’e ekselansları beni kurtarın diye mektup yazan ve köşkünü cariyesi Zehra’ya bırakıp İngiliz Zırhlısı ile kaçan Vahdettin gibiler peşinde hala koşuyorsan ve keşke YUNAN galip geleydi diyorsan Ebe’nin Amsterdam’ına kadar yolun var... Niçin burada EBEn deniliyor? Çünkü başka suçu yok ve sadece senin gibi anlamaz ve nankör döl israfının doğumuna yardımcı olduğu için.

İkincisi ise bir amk muhabbeti. Çoğunun ağzında bir amk, amk, amk. Bu "amk" aşkım, meleğim, kelebeğim gibi güzel bir açılım değilse ve sondaki "k" koymak ise, sanki bunların "amk" dediği her yerde, onlara çok yakın olan bir AMK Heykeli var. Bunlar da o heykellerine koşup gidip, gidip koyuyorlar işte, ne koyuyorlarsa, tut şunun ucunu döşeyelim abi gibi AMK Heykellerinin etrafına ne döşüyorlarsa acayip sinirleri de geçip, psikolojik tedavilerini alıp, normal insana dönüyorlar... Bunlar bebekken kendilerine Pembe yerine MAVİ patik giydirildiğinden acayip üstün ırk gibi havalılar...

Umarım bu tip hastalar tedavilerini bulup, bir gün normalleşirler... Bunları dillendirenlere yorum olarak bu yazılanları kopyalayıp yapıştırın da uyansınlar... Hala Uyanmıyorlarsa Ekim’e kadar..




- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Birinci Dünya Savaşı'nda esir edilerek Malta'da Fort St. Elmo kalesine hapsedilen bir grup Türk asker.

Birinci Dünya Savaşı'nda esir edilerek Malta'da Fort St. Elmo kalesine hapsedilen bir grup Türk asker. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

1984’ün Mayıs’ında, Şili Santiago’da, Nazi SS subayı WalterRauff öldü; hareketli gaz odalarının mucidiydi.

*1984’ün Mayıs’ında, Şili Santiago’da, Nazi SS subayı WalterRauff öldü; hareketli gaz odalarının mucidiydi.* *II*. Dünya Savaşı sırasında 250.000’e kadar insanı katletmişti. İsrail’in Mossad’ı için çalıştı. *Rauff*, diğer binlerce Nazi gibi, *II*. Dünya Savaşı’ndan sonra *ABD*ve Birleşik Krallık tarafından korundu; Kızıl Haç ve Caritas gibi örgütler aracılığıyla/*"sıçanlar rotası"*/denen yolla Latin Amerika’ya taşındı ve daha sonra *CIA*/*MI*6/*BND*(Batı Almanya) istihbarat danışmanı ve casusu olarak işe alındı. 1948’de, Nazi suçlusu *Walter Rauff*, İngiliz MI6’sı ve CIA casusu olarak Suriye’de dolaşıyordu; Suriyeli komutan *Husni al-Za’im*’i iktidara getirmek için paralı asker olarak çalışıyordu ve bunu 1949’da ABD’nin paha biçilmez yardımıyla başardı. Suriye’deki görevini tamamladıktan sonra,/*"İsrail"*/in apartheid rejimi onu fark etti ve Mossad ajanı *Shalhevet Freier*’i, onu Siyonist istihbarat casusu olarak işe almak üzere gönderdi; amacı Suriye ordusunu izlemek ve Şam’da olası bir nükleer santral inşasını takip etmekti. 1957’de, *Mengele* ve *Hans-Ulrich* gibi diğer Nazi suçlularıyla birlikte nihayet *Şili*’ye yerleşti... Rauff, *DINA*'nın işkence danışmanı ve Pinochet’nin istihbarat ajanı olarak sona erdi; Şili öğrencilerini takip etmek ve öldürmek için paramiliter gruplar kurdu, Pinochet muhaliflerini Ulusal Stadyum’da ve korkunç Colonia Dignidad’da işkence etti; ayrıca Dawson Adası’nda bir toplama kampı oluşturdu ve onun gözetim şefi oldu. Bu suçlu, 1984’teki ölümüne kadar *ABD*, Avrupa, Birleşik Krallık ve/*"İsrail"*/gibi diğerlerinin koruması sayesinde cezasız kaldı. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

ABD’li emekli Albay Douglas Macgregor:,,▪️İran yok edildikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek.

Evet Amerika'lıların da vileda sopalı albayları, generalleri var. Uzun zamandır bu adamı takip ederim. ABD'nin ulusalcısı sayılır. Yahudi lobisinin gücünü alenen söyler ve katlanmak zorundayız der. Yahudi lobisinin Amerikanın yüce çıkarları İsrail lehine feda ettiğini bağıra bağıra söyler. Şimdi de içeriden bize bildirmiş. Doğrusu açıklamasını akla, mantığa, genel gidişata uyumlu görüyorum Saygılar Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA -------------- 🔴ALT YAZILI | ABD’li emekli Albay Douglas Macgregor: ▪️İran yok edildikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek. ▪️Kaçınılmaz olarak Türkiye ile İsrail karşı karşıya gelecek; bunun muhtemel sahnesi Suriye olur. ▪️Türkler aptal değiller, gerçekte ne olup bittiğini çok iyi biliyorlar. İsrail'in niyetinin ne olduğunu da biliyorlar. ▪️Türkiye, birçok açıdan İran’dan daha güçlü; gerçek bir donanmaya sahip ve NATO’nun en güçlü hatta en iyi ordularından birini barındırıyor. ▪️Bir sonraki adım Türkiye'yi yok etmek. O yüzden kendimizi kandırmayalım, mesele bundan ibaret. <https://t.me/c/1365920891/4488> https://t.me/c/1365920891/4488 - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

10 Mayıs 2026 Pazar

GÜNDEM 260510

  1. İsrail üs kurdu, Irak hükümeti habersiz, çoban uyardı
  2. Orta Doğu‘daki savaşın ‘kör noktası’ bulundu! 'İran ve Rusya, ABD'nin ulaşamadığı bölgede harekete geçti'
  3. “5.000 Asker: Tartışmalı Trump, ABD Güçlerini Almanya’dan Polonya’ya Kaydırmayı Planlıyor”
  4. ABD-İsrail saldırılarında 72. gün: ABD'den ‘abluka’ ısrarı, İran’dan uyarı

=======================

İsrail üs kurdu, Irak hükümeti habersiz, çoban uyardı

10 Mayıs 2026

www.finansingundemi.com

ABD basınında yer alan iddialara göre İsrail, İran’a yönelik hava saldırılarını desteklemek amacıyla Irak’a gizli bir askeri üs kurdu. Iraklı yetkililerin kurulan üsten haberinin olmadığı ortaya çıktı.

İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları sırasında Irak çölüne gizli askeri üs kurduğu öne sürüldü.

Amerikan gazetesi Wall Street Journal‘ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre İsrail savaş başlamadan kısa süre önce Irak’ın batısındaki çöl bölgesinde gizli bir askeri karakol oluşturdu.

Üssün özel kuvvetler tarafından kullanıldığı ve İsrail hava kuvvetleri için lojistik merkez işlevi gördüğü iddia edildi. Gazeteye konuşan kaynaklar, ABD'nin de bu üsten haber olduğunu belirtti.

Kayıp pilotları aramak için kuruldu

İddiaya göre üs, İran üzerinde faaliyet gösteren İsrailli pilotların düşürülmesi ihtimaline karşı arama-kurtarma operasyonları için hazırlandı.

Haberde İran‘ın İsfahan kenti yakınlarında ABD’ye ait bir F-15 uçağının düşürülmesinin ardından İsrail’in kurtarma desteği teklif ettiği öne sürüldü.

Ancak kurtarma operasyonlarının Amerikan güçleri tarafından yürütüldüğü aktarıldı. Operasyon sırasında İsrail’in dikkat dağıtma amaçlı hava saldırıları düzenlediği ifade edildi.

Gizli üssü çoban fark etti

Haberde dikkat çeken en çarpıcı ayrıntılardan biri ise gizli üssün ortaya çıkma riski oldu.

Irak devlet medyasına göre mart ayında bir çoban, bölgede alışılmadık askeri hareketlilik ve helikopter uçuşları fark ederek durumu Irak güvenlik güçlerine bildirdi. Bunun üzerine Irak ordusunun bölgeye asker gönderdiği belirtildi.

Kaynaklara göre İsrail, üsse yaklaşan Irak askerlerini hava saldırılarıyla durdurdu. Iraklı yetkililer olay sırasında bir askerin hayatını kaybettiğini, iki askerin de yaralandığını açıkladı.

Hükümetten ‘haberimiz yok’ açıklaması

Saldırının ardından Irak’ın terörle mücadele birimlerinden iki özel timin daha bölgeye gönderildiği belirtildi. Yetkililer, bölgede askeri güçlerin bulunduğuna dair kanıtlar bulduklarını açıkladı.

Irak Ortak Operasyonlar Komutan Yardımcısı Korgeneral Kays el-Muhammedavi, operasyonun Irak yönetiminin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini söyledi.

Irak yönetimi daha sonra Birleşmiş Milletler‘e yaptığı şikayette saldırının yabancı güçler tarafından gerçekleştirildiğini belirtti ve ilk aşamada saldırıyı ABD’ye bağladı. Ancak kaynaklar, saldırının bizzat İsrail tarafından düzenlendiğini söyledi.

Komandolar hazır kıta

Yaklaşık beş hafta süren saldırılarda İsrail’in Irak’taki geçici üssü savaş alanına yakın bir lojistik merkezi olarak kullandığı aktarıldı. İran İsrail’e yaklaşık 1600 kilometre uzaktayken Irak’taki üs bu mesafeyi kritik ölçüde azaltmış oldu.

İsrail’in özel kuvvet ekiplerinin de üste bulunduğu ve gerektiğinde İran topraklarında özel saldırılar düzenlemek üzere hazır bekletildiği öne sürüldü. (Nefes - Mehmet Efe Altay)

https://www.finansingundemi.com/haber/israil-us-kurdu-irak-hukumeti-habersiz-coban-uyardi/1894213

=======================

Orta Doğu‘daki savaşın ‘kör noktası’ bulundu! 'İran ve Rusya, ABD'nin ulaşamadığı bölgede harekete geçti'

10.05.2026

The New York Times’ın analizine göre uzun süredir göz ardı edilen bir su yolu, Orta Doğu’da gerginlikler sürerken Rusya ve İran için askeri sevkiyat ve temel gıda ticareti açısından stratejik bir can damarı haline geldi. Bölgenin ABD denetiminden uzak yapısı nedeniyle yaptırımları delmek için ideal bir ‘jeopolitik kara delik’ işlevi gördüğü vurgulandı.

Orta Doğudaki savaşın kör noktası bulundu İran ve Rusya, ABDnin ulaşamadığı bölgede harekete geçti

MİLLİYET.COM.TR - ABD merkezli The New York Times, İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarının ardından Hazar Denizi’nin Rusya ile İran arasındaki stratejik öneminin arttığını yazdı. Gazeteye göre, Batı yaptırımları altında bulunan iki ülke, hem ticari hem de askeri sevkiyatlarda Hazar hattını giderek daha yoğun kullanıyor.

Haberde, İsrail savaş uçaklarının mart ayında İran’ın Bandar Enzeli Limanı’ndaki deniz kuvvetleri komuta merkezini hedef aldığı belirtildi. İsrail ordusunun yayımladığı görüntülerde büyük patlamalar ve yoğun siyah dumanların görüldüğü aktarıldı.

İsrail’in saldırıda İran donanmasına ait bazı gemileri de imha ettiğini açıkladığı kaydedilirken, operasyonun Basra Körfezi yerine yüzlerce kilometre kuzeydeki Hazar Denizi kıyısında gerçekleşmesinin dikkat çektiği vurgulandı.

Orta Doğudaki savaşın kör noktası bulundu İran ve Rusya, ABDnin ulaşamadığı bölgede harekete geçti

'RUSYA, İHA PARÇALARINI HAZAR ÜZERİNDEN İRAN‘A GÖNDERİYOR’

Gazeteye konuşan ABD’li yetkililer, Rusya’nın Hazar Denizi üzerinden İran’a insansız hava aracı parçaları gönderdiğini öne sürdü. İsmi açıklanmayan yetkililer, bu sevkiyatların İran’ın son çatışmalarda kaybettiği drone kapasitesini yeniden inşa etmesine yardımcı olduğunu savundu.

Haberde, İran’ın son savaşlarda dron envanterinin yaklaşık yüzde 60’ını kaybettiği değerlendirmesine yer verildi.

Ayrıca Rusya’nın, ABD donanmasının abluka uyguladığı Hürmüz Boğazı üzerinden normalde taşınan bazı ticari malları da alternatif güzergah olarak Hazar Denizi üzerinden İran’a ulaştırdığı belirtildi.

'İRAN GIDA İTHALATINI HAZAR‘A YÖNLENDİRDİ’

İranlı yetkililerin alternatif ticaret yolları oluşturma çalışmalarının hızlandığını açıkladığı belirtilen haberde, Hazar kıyısındaki dört İran limanının buğday, mısır, hayvan yemi, ayçiçek yağı ve diğer temel ürünlerin taşınması için aralıksız çalıştığı ifade edildi.

İran Gıda Sanayicileri Birliği Başkanı Mohammad Reza Mortazavi’nin devlet televizyonu IRIB’e yaptığı açıklamada, temel gıda ithalatının aktif biçimde Hazar rotasına kaydırıldığını söylediği aktarıldı.

Rus liman verileri ve ticaret yetkililerinin açıklamalarına göre Hazar’daki taşımacılık hacminin son aylarda hızlı biçimde arttığı kaydedildi.

Vitaly Chernov, daha önce Karadeniz üzerinden İran’a gönderilen yıllık yaklaşık 2 milyon ton Rus buğdayının artık Hazar Denizi hattına kaydırıldığını belirterek, "Orta Doğu’daki istikrarsızlık ortamında İran’a uzanan Hazar rotaları çok daha cazip hale geldi" dedi.

Haberin Devamı

'TAŞIMACILIK HACMİ İKİ KATINA ÇIKABİLİR'

Rus ihracatçılarına İran pazarında aracılık yapan RusIranExpo Başkanı Alexander Sharov ise Hazar’daki kargo hacminin bu yıl iki katına çıkabileceğini söyledi.

Sharov, Batı yaptırımları nedeniyle bazı büyük şirketlerin Hazar üzerinden taşımacılıktan çekindiğini ancak Hürmüz krizinin bu çekinceleri azaltabileceğini ifade etti.

Orta Doğudaki savaşın kör noktası bulundu İran ve Rusya, ABDnin ulaşamadığı bölgede harekete geçti

'YAPTIRIMLARI DELMEK İÇİN İDEAL BÖLGE'

Dünyanın en büyük gölü olarak kabul edilen Hazar Denizi’nde gerçekleşen ticaretin önemli bölümünün dışarıdan takip edilmesinin zor olduğu belirtilen haberde, Rus ve İran limanları arasında çalışan gemilerin sıklıkla uydu takip sistemlerini kapattığı kaydedildi.

Haberde, Basra Körfezi’nin aksine ABD’nin Hazar Denizi’nde gemileri durdurma veya denetleme yetkisine sahip olmadığına dikkat çekildi. Çünkü bölgeye yalnızca kıyıdaş beş ülkenin erişimi bulunuyor.

Paris merkezli Sciences Po öğretim üyesi Nicole Grajewski, “Yaptırımlardan kaçmak ve askeri sevkiyat yapmak için ideal bir yer düşünülürse, Hazar tam olarak böyle bir bölge” değerlendirmesinde bulundu.

İHA İŞ BİRLİĞİ DİKKAT ÇEKİYOR

Haberde, Rusya ile İran arasındaki savunma iş birliğinin özellikle İHA alanında derinleştiği ifade edildi.

ABD’li yetkililer, Rusya’nın İran’a gönderdiği parçaların savaşın seyrini tek başına değiştirmeyeceğini ancak İran’ın dron kapasitesini güçlendireceğini savundu.

Yetkililer ayrıca geçmiş yıllarda sevkiyatın ters yönde işlediğini, İran’ın Ukrayna savaşında kullanılmak üzere Rusya’ya dron gönderdiğini belirtti.

Ancak Temmuz 2023 sonrası Rusya’nın, İran lisansıyla Tataristan’daki fabrikalarda kendi Şahid dron üretimine başlamasıyla İran’dan gelen doğrudan tedarik ihtiyacının azaldığı ifade edildi.

OLYA LİMANI İDDİASI

Haberde, Ukrayna ordusunun ağustos ayında Rusya’nın Olya Limanı’nda bulunan bir gemiyi vurduğunu açıkladığı hatırlatıldı. Kiev yönetimi, söz konusu geminin İran’dan Şahid dron parçaları taşıdığını öne sürmüştü. Rusya ise geminin yalnızca hasar aldığını açıklamıştı.

ABD Hazine Bakanlığı’nın da Eylül 2024’te gemi ve sahibi MG-Flot hakkında yaptırım kararı aldığı, şirketin İran’dan Rusya’ya kısa menzilli balistik füze taşıdığı iddiasında bulunulduğu aktarıldı.

7 BİN KİLOMETRELİK TİCARET YOLU HEDEFİ

Haberde, Moskova ile Tahran’ın yaklaşık 20 yıldır Baltık Denizi’nden Hint Okyanusu’na uzanan 7 bin 200 kilometrelik bir ticaret koridoru oluşturmayı planladığı belirtildi.

Projeyle Batı kontrolündeki ticaret yollarının bypass edilmesinin hedeflendiği, plan kapsamında yeni limanlar, demir yolları ve modern taşımacılık altyapıları kurulmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Ancak uzmanlar, her iki ülkenin de savaşlar ve yaptırımlar nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında olduğunu, bu nedenle altyapı projelerinin finansmanında sorun yaşanabileceğini belirtiyor.

ABD İÇİN JEOPOLİTİK KÖR NOKTA

Haberde, Hazar Denizi’nin ABD açısından da önemli bir stratejik sorun haline geldiği vurgulandı.

Hudson Institute uzmanı Luke Coffey, "Amerikalı karar vericiler için Hazar Denizi adeta jeopolitik bir kara delik gibi; neredeyse yok sayılıyor" dedi.

Coffey, ABD askeri yapılanmasında bölge ülkelerinin farklı komutanlıkların sorumluluk alanına girdiğini, bunun da koordinasyonu zorlaştırdığını söyledi.

İSRAİL SALDIRISININ NEDENİ

Washington merkezli The Washington Institute uzmanı Anna Borshchevskaya ise Rusya ile İran’ın yaptırımları aşmanın yollarını bulduğunu savundu.

Borshchevskaya, "İsrail’in limanı vurmasının nedeni de buydu. Çünkü bu küçük ama kritik ticaret hattı üzerinden Rusya, İran’a önemli destek sağlayabiliyor" değerlendirmesinde bulundu.

https://www.milliyet.com.tr/dunya/son-dakika-orta-dogudaki-savasin-kor-noktasi-bulundu-iran-ve-rusyadan-hazar-denizi-hamlesi-7585171

=======================

5.000 Asker: Tartışmalı Trump, ABD Güçlerini Almanya’dan Polonya’ya Kaydırmayı Planlıyor”

Washington, Avrupa’daki askeri ayak izini yeniden gözden geçirirken artan ABD birlikleri Polonya’nın etrafında yoğunlaşıyor.

9 Mayıs 2026

Başkan Donald Trump, Berlin ile gerilimin ortasında binlerce ABD askerini Almanya’dan Polonya’ya taşımayı düşünüyor. Hareket, NATO’nun doğu kanadını güçlendirecek, ancak Avrupa güvenliği ve ittifak birliği konusunda endişeleri artıracak.”

Trump, ABD askerlerinin Polonya’sının büyük değişimini düşünüyor”

Washington, 9 Mayıs 2026” - Başkan Donald Trump, “ABD askerlerini Polonya’nın” Almanya’dan taşınmasının aktif olarak düşünüldüğünde gerçek bir olasılık olduğunu belirtti. Duyuru, Pentagon’un önümüzdeki altı ila on iki ay içinde yaklaşık 5.000 askeri Alman üslerinden çekme kararının ardından geldi.

Trump, Polonya Devlet Başkanı Karol Nawrocki ile olan güçlü ikili ilişkiyi vurgulayarak, onu “büyük bir savaşçı” olarak nitelendirdi ve Polonya’nın ek Amerikan güçlerine ev sahipliği yapma hevesine dikkat çekti. Varşova, NATO’nun doğu kanadında güvenliğin artırılması için daha büyük bir ABD askeri varlığına olan ilgisini defalarca dile getirdi.

Polonya’nın ABD birliklerinin potansiyel hamlesi,” Amerika’nın Avrupa askeri duruşunda önemli bir doğuya doğru kaymayı temsil edecektir. Uzun süredir devam eden Polonya’nın Belarus sınırına yakın daha fazla caydırıcılık ve Ukrayna’da devam eden çatışmaya yakınlık talepleriyle uyumlu.

Almanya tarihsel olarak Soğuk Savaş’ın bir mirası olan Avrupa’nın en büyük ABD askeri birliğine ev sahipliği yaptı. Planlanan azalma, Berlin’de ve diğer NATO müttefikleri arasında sürpriz ve endişe yarattı.

Yer değiştirmenin arkasındaki stratejik motivasyonlar”

Trump yönetimi, yeniden konumlandırmayı mevcut tehditlere yanıt olarak ABD’nin güç konuşlandırılmasını optimize etmenin bir yolu olarak görüyor. Polonya zaten yaklaşık 10.000 Amerikan askerine ev sahipliği yapıyor ve daha fazla uyum sağlamaya hazır altyapıya sahip.

Polonya’nın ABD birliklerindeki bu potansiyel artış,” NATO’nun doğu kanadındaki caydırıcı duruşunu güçlendirecektir. Rusya ile ısrarlı gerilimlerin ve 2022’de başlayan uzun süreli Ukrayna çatışmasının ortasında geliyor.

Trump, Almanya’daki asker kesintilerinin ilk 5.000’den “çok daha ileri gidebileceğini” ve Amerika’nın Avrupa’daki askeri taahhütlerinin daha geniş bir şekilde yeniden değerlendirildiğinin sinyalini verdi.

Avrupa kuvvet sonrası ayarlamalarına ilişkin resmi Pentagon açıklaması:

https://www.defense.gov/

ABD Birlikleri Polonya NATO'nun Doğu Stratejisini Yeniden Şekillendirecek”

Polonya’nın” ek “ABD birliklerinin” olası konuşlandırılması, Washington’un mevcut öncelikleriyle daha uyumlu olarak algılanan ülkelere yönelik açık bir stratejik dönüm noktasıdır. Polonyalı yetkililer, ülkelerinin hazırlığını ve stratejik yerini vurgulayarak bu fikri memnuniyetle karşıladılar.

Bu gelişme Atlantik İttifakı içinde mevcut bölünmeleri derinleştirir. Savunmaları potansiyel parlama noktalarına daha yakın hale getirirken, aynı zamanda Avrupalı üyeler arasında transatlantik birlik ve yük paylaşımının geleceği hakkında da soru işaretleri yaratıyor.

NATO kuvvet duruşu üzerine Atlantik Konseyi’nden analiz:

https://www.atlanticcouncil.org/

Jeopolitik Bağlam ve Daha Geniş Bölgesel Etkileri”

Artan “ABD birliklerinin Polonya’sı” hakkındaki tartışma, değişen ittifakların ve Avrupa’daki güvenlik endişelerinin artması zemininde gerçekleşiyor. Washington ve Berlin arasındaki gerilim, kısmen İran çatışması ve savunma harcamaları konusundaki anlaşmazlıklarla beslenen gerginlik, ABD’nin varlığının bu yeniden değerlendirilmesini hızlandırdı.

Doğu Avrupa ülkeleri, özellikle de cephedekiler için, hareket Rus atılganlığı korkuları arasında güvence sağlayabilir. Bununla birlikte, Batı Avrupa savunma işbirliğinin uyumunu zayıflatma ve NATO içinde daha fazla parçalanmayı teşvik etme riski taşıyor.

Küresel olarak, bu yeniden düzenleme, ideolojik olarak uyumlu ortaklarla ikili ilişkilere geleneksel çok taraflı çerçeveler üzerinde öncelik veren bir ABD dış politikasını yansıtıyor. Hint-Pasifik’ten Orta Doğu’ya kadar diğer bölgelerin, Amerikan uzun süredir devam eden ittifaklara olan bağlılığını nasıl algılayacağını ve Avrupa ülkelerini daha büyük stratejik özerkliğe yönelik çabaları hızlandırmaya itebileceğini etkileyebilir.

https://www.telesurenglish.net/us-troops-poland/

=======================

ABD-İsrail saldırılarında 72. gün: ABD'den ‘abluka’ ısrarı, İran’dan uyarı

Müzakerede istediğini elde edemeyen ABD'nin başlattığı "deniz ablukası" gerilimi artırıyor. Washington ablukanın "tam olarak" sürdüğünü belirtirken, Tahran’dan ise üst üste uyarı mesajları geldi.

CENTCOM, ABD'nin İran’a karşı uyguladığı deniz ablukasının tam olarak devam ettiğini belirtti.

İran, ülkeye ait petrol tankerleri veya ticari gemilere yönelik herhangi bir müdahaleye, ABD unsurlarını hedef alan ağır saldırılarla karşılık vereceklerini bildirdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, füze ve insansız hava araçlarının bölgedeki ABD hedefleri ile düşman gemilerine kilitlenerek ateşleme emri beklediğini bildirdi.

İran’ın Bender Abbas kenti kıyılarından bakıldığında, bir grup gemi Hürmüz Boğazı açığında beklerken görülüyor. (Fotoğraf: ISNA)

28 Şubat’ta İran’a saldıran ABD ve İsrail’in haydutluğu sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ilan etmek zorunda kaldığı ateşkes sırasında "deniz ablukası" başlatması, ikinci tur müzakerelerini belirsizliğe sürükledi.

13 Nisan’da başlatılan Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukanın devam ettiğini bildiren ABD, bu zamana kadar İran limanlarına giriş veya çıkışlarını engellemek amacıyla 58 ticari geminin farklı rotalara yönlendirildiğini ve 4 geminin de etkisiz hale getirildiğini iddia etti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri de konuyla alakalı "Uyarı" başlıklı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İran’a ait petrol tankerleri veya ticari gemilere yönelik herhangi bir müdahaleye, ABD’nin bölgedeki üsleri ve savaş gemilerini hedef alan ağır saldırılarla karşılık verileceği bildirildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanlığı ise Deniz Kuvvetlerinin açıklamasının ardından, füze ve insansız hava araçlarının bölgedeki ABD hedefleri ile düşman gemilerine kilitlenerek ateşleme emri beklediğini bildirdi.

Öte yandan 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesi tanımayan İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları ve işgali devam ediyor. Hizbullah ise İsrail ordusuna karşı direnişi sürdürüyor.

soL, ABD ve İsrail’in İran’a ve Lübnan’a yönelik başlattığı haydutça saldırıyı ilk günden bu yana tüm detaylarıyla takip ediyor.

Gün gün ABD-İsrail saldırılarını okumak için haberimize tıklayın.

İsrailli yetkili: Trump’ın bizim tarafımızdan savaşa sürekleniyormuş hissine kapılmasından kaçınıyoruz

ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya İran’ın elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceği taahhüdünde bulunduğu iddia edildi.

İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonuna konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, Tel Aviv yönetiminin ABD ile İran arasındaki müzakerelerin devam etmesinde bir "sakınca görmediğini" savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Değerlendirmelerimize göre (müzakereler) bir noktada çökecek. Trump’ın bizim tarafımızdan (bir savaşa) sürükleniyormuş hissine kapılmaması için panik göstermekten kaçınıyoruz. Süreci kendisinin yönetmesine izin vermek istiyoruz."

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin uzamasıyla birlikte İsrail yönetiminin, saldırıların yeniden başlatılması dahil her türlü senaryoya hazırlık yaptığını öne süren yetkili, İsrail ordusu yetkililerinin güvenlik toplantılarında İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu "mevcut durumda mağlup bir yapı" olarak nitelendirerek süreci "operasyonel fırsat" olarak gördüğünü iddia etti.

Öte yandan yetkilinin aktardığına göre Mossad’ın Netanyahu’ya sunduğu raporlarda, saldırılara geri dönülmesinin Tahran yönetiminin devrilme sürecini hızlandıracağı yönündeki değerlendirmeler yer aldı.

10.05.2026

İran: Gemilerimize müdahaleye ABD'nin bölgedeki merkezlerinden birini vurarak karşılık veririz

Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, ABD'nin İran’a ait petrol tankerlerine ve ticari gemilerine müdahale ve saldırılarına karşı "Uyarı" başlıklı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, "İran’a ait petrol tankerleri ve ticari gemilere yapılacak herhangi bir müdahale, bölgedeki Amerikan merkezlerinden birine ve düşman gemilerine ağır saldırılarla karşılık bulacaktır" ifadelerine yer verildi.

09:21, 10.05.2026

CENTCOM'dan ‘abluka’ açıklaması: 'Bu zamana kadar 62 gemiye müdahale edildi'

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik "deniz ablukasının tam olarak devam ettiğini" belirtti.

Sosyal medya üzerinden yayımlanan açıklamada, "CENTCOM güçleri 13 Nisan’dan bu yana İran limanlarına giriş veya çıkışlarını engellemek amacıyla 58 ticari gemiyi farklı rotalara yönlendirdi ve 4 gemiyi de etkisiz hale getirdi" denildi.

ABD Donanması, İran ile Pakistan’da düzenlenen ilk müzakere sürecinin başarısız olmasının ardından İran limanlarına giriş çıkışları durdurmak iddasıyla 13 Nisan’da Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma kararı almıştı.

https://haber.sol.org.tr/haber/abd-israil-saldirilarinda-72-gun-abdden-abluka-israri-irandan-uyari-409366

==========================





- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


AB'nin askeri ittifakı içinde yer alabilir miyiz?

AB'nin askeri ittifakı içinde yer alabilir miyiz?

Bunu isterdim, ama hiç sanmıyorum.

İkinci dünya savaşı sonrası ABD ve NATO'nun vizyonu farklı.
ABD NATO'yu ağırlıklı olarak askeri güvenlik kavramına göre tasarladı.
NATO'nun mal, hizmetler ve işgücünün serbest dolaşımıyla bir alakası yoktur.
Yalta Konferansında yapılan pazarlıklar ve paylaşım temel alındı.

AB ise farklı bir kulvardan ilerliyor.
Bir ütopyaları var.
Tek parça büyük bir Avrupa krallığı kurmak istiyorlar.
Ve sınırları da aslında çizmiş durumdalar.
Malesef Türkiye Avrupa'nın sınırları dışında.
İsrail bile içinde sayılabilir.
Gürcistan, Ermenistan falan.
Ama Türkiye dışında.

Eskiden Türkiye'yi ekonomik pazar haline sokacak anlaşmalara yatkındılar.
Ancak, son yıllarda Hindistan ve Çin'le bile daha fazla yakınlaşmakta bir mahsur görmüyorlar.
Özellikle Hindistan ile yapılan son anlaşmalar çok rahatsız edici.

Türk vatandaşlarının Avrupa'da serbest dolaşımı ise bir kabus olarak görülüyor.

Türkiye'nin askeri ürünlerini almamak için bin dereden su getiriyorlar.
Özellikle Fransa ve Yunanistan AB'nin silahlanma programları için ayrılan fonların AB ülkeleri içinde kalması gerektiğini söylüyor.
Bu özellikle Türkiye savunma pazarının dışında kalsın anlamı taşıyor.

Örneğin, Ukrayna savaşında en çok yokluğu hissedilen 155'lik obüs mermilerini Türkiye bolca ve ucuza üretebilmesine rağmen, Türkiye'yi bu pazardan dışlamak için çok fazla çaba harcadılar.

Açıkçası PSİKOLOJİK BİR EŞİK var.
AB'nin lider devletleri ve halkları bu eşiği geçemiyor.
Türkiye'yi askeri, ekonomik anlamda DOĞAL bir düşman olarak görüyorlar.
Türkiye'nin askeri her tasarrufunu AB'ye, özelde Yunanistan ve GKRC egemenliğine yönelik tehdit olarak görüyorlar.
Son günlerde köpürtülen İsrail-Türkiye husumetinde ise açıkça İsrail lehinde pozisyon alıyorlar.

Elbette bütün olup bitenlerde yalnızca AB sorunlu değil.
Türkiye de, Davutoğlu'nun STRATEJİK DERİNLİK anlayışı, sonrasında ABD'ye ayarlı BOP, EBOP projelerinde Irak ve Suriye'de yığınak yapması, Yüce Galaktik Liderin "Eyyyyyy" diye başlayan tiradları, babalanmaları özellikle büyüklük iddiası olan Fransızları çok ama çok irrite etmiştir.
Aslında Türkiye batılı askeri güçlerle pek çok kez karşı karşıya geldi.
Libya da, Suriye'de, Ege Denizinde, son zamanlarda Kıbrıs'ta.
Bu karşılaşmalarda gerçek hasım ülkeler gibi tatbikatlar yapıldı.
Silahlar gösteridi.
Açıkçası askeri ve diplomatik alanda tehdit dili kullanıldı.
Çok ama çok örnek var.

AB'nin lider  ülkeleri ve halkları nolursa olsun Türkiye'nin tam üye olmasına karşı olduğunu bilmek gerekir.
Günden güne yükselen sağın etkisine giren AB'de serbest dolaşım, askeri ittifak kesinlikle kimsenin düşündüğü şey değil.
AB Türkiye'yi tamamıyla düşmanlaştırmadan, olabildiğince uzakta, ve pasif vaziyette tutabilecek kadar yakınlık arzuladığını bilmek lazım.
Bizlere göre akılcı, mantıklı olmasına rağmen Türkiye ile bir ittifak içinde olmak AB'nin karar alıcılarında, halklarında mide bulantısından başka etki yaratmıyor.

Türkiye ittifak arayışlarına devam etmekle beraber, NATO içinde kalmaya devam etmeli.
Çok da sorun ediliyorsa, onların bizi NATO'dan atmasını beklemek gerek diye düşünüyorum.
Çok beklemeye gerek kalmadan, Türkiye'nin ABD, AB ile askeri yüzleşmelerinin giderek artacağını bekliyorum.
Hazırda uyuşmazlık konusu olan çok yer var.

Bu nedenle ülkemizin seferberlik çabalarının hızlandırılmasını, gizli ya da açık değişik formüllerle ekonomik, askeri, siyasi ittifak arayışlarına devam etmesi önemlidir.
Türkiye asla bağlantısız, ya da önemli ittifakların dışında yalnız kalamaz.

Saygılar

Oraj POYRAZ

L2fSIJNoA0xfSNxA

--------------

 
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc