Fotoğraf,İstiklal Savaşı ve 1922 yılındaki Türk zaferinin ardından Yunan birlikleriyle birlikte Anadolu'dan çekilip Atina'ya tahliye edilen Ermeni Lejyonu/gönüllü birliklerinin Atina'daki son törensel anlarından birini belgelemektedir. -- - - - - - - - - - - - - - - - - Riskli ödüncün faizi yüksek olur. ~EGE CANSEN~ - - - - - - - - - - - - - - - - BİR ŞİİR Sana olan aşkıma O şiir anlataçak Belki bir şarkı olup Senide ağlataçak Hatıralar yükselsin Nağmeler süzülen Bir şiir yazıyorum sana Taş gönüller titresin O şiirin sesinden hıçkırıklar kesilen bir şiir yazıyorum sana BİTANEM ~Okan İLYAN~ - - - - - - - - - - - - - - - - Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 332. - 389 ] ~Bin bir tuzak kurarsın yolum üstüne Adım atma yakalarım dersin bir de Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin Neden asi dersin kendi yürüttüğüne? ŞARAB: Arapça, içecek şey, anlamında bir kelime. Aşk ve mahabbet anlamına kullanılır. Coşkun aşk halleri ki, bu durumdaki kişi aşkta sadakat imtihanından geçer. Kemale erenlerin hali budur. Bu kelimeyle ilgili bazı deyimler şunlardır: Şaraphane : Melekût âlemi, kâmil arifin iç dünyası. Şarab-ı Puhte: Yıllanmış, kıvamını bulmuş şarap. Her türlü kayıttan, sınırlamadan kurtulmuş saf ve mücerred zevk. Şarab-ı ham : Çiğ şarap. Dünyevî zevk ile karışık hayat. Şarap-ı Tevhîd : Allahın zâtında mahvolup, her türlü maddî bağdan kurtulma. İki türlü şarap vardır: Biri maddî, dünyevi, alkol ihtiva eden içilmesi haram olan içki, ki bu insanı içince sarhoş eder. Diğer şarap ise, aşk şarabıdır. Allahı sevmekten kaynaklanan zevkin sonucu olarak ortaya çıkan bir tür mestlik, melankoli hâli. Sûfîler bu bakımdan, içmeden sarhoş olanlardır, diye tanımlanır. Marifet, içmeden, manâ sarhoşu olmaktadır. Her iki sarhoşta ortak bazı özellikler vardır. Bunlardan biri, her ikisi için dış âlemin bir anlamı yoktur; sarhoşluk, her iki grubu dış dünya ile alakalı bir takım ilgilerden kesmiştir, ikisi arasındaki pek çok farktan bir diğeri de, şudur: : Mânâ sarhoşunda, karaciğerden kaynaklandığı söylenen bir tür iç hararet, maddî şarab içende bulunmaz.~ - - - - - - - - - - - - - - - - Türker Ertürk: 15 Temmuz darbesi diğer tüm darbelerden farklı https://www.youtube.com/watch?v=hCq_vKg9Z-g - - - - - - - - - - - - - - - - Vestis virum reddit. * * * Adami adam yapan giydigidir. ~Latin Atasozu - (Quintilianus)~ - - - - - - - - - - - - - - - - Düşmanın içeriye giremeyeceği kadar mevziini mukavim (güçlü) yaparsan, sende içinden çıkamayabilirsin. MURPHY KANUNLARINDAN Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir. Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır. 1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981). Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu. Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Bir kaç ay içinde "Murphynin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi. - - - - - - - - - - - - - - - - SANDIĞA NİYE GELMEDİN… https://www.youtube.com/watch?v=cIriBwbxikk - - - - - - - - - - - - - - - - Gulu seven, dikenine katlanir. ~Anonim~ - - - - - - - - - - - - - - - - De mortuis nil nisi bonum. * * * Oluler hakkinda sadece iyi seyler konusunuz. ~Latin Atasozu~ - - - - - - - - - - - - - - - - Untertan. ») ~Latin Atasozu~ - - - - - - - <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> - - - - - - - Viski-Cetin_Altan.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Viski-Cetin_Altan.mobi> Fizik_102-Elektrik_Alanlari-I-II.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Fizik_102-Elektrik_Alanlari-I-II.pdf> Arthur_Conan_Doyle-Bocek_Avcisi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Arthur_Conan_Doyle-Bocek_Avcisi.epub> Patrick_Suskind-Koku.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Patrick_Suskind-Koku.epub> H-B-Paksoy-Alpamis_Destani.pdf.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/H-B-Paksoy-Alpamis_Destani.pdf.pdf> Sudaki_Iz-Ahmet_Altan.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Sudaki_Iz-Ahmet_Altan.epub> Cengiz_Aytmatov-Cemile.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Cengiz_Aytmatov-Cemile.epub> Yeraltindan_Notlar-Dostoyevski.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Yeraltindan_Notlar-Dostoyevski.epub> ELS_4.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/ELS_4.pdf> starbucks.docx <https://erkin.cc/KitaKita/starbucks.docx> TIYATRODA_TARIHI_OYUNLAR_UZERINDE_Siyasal_Bir_Analiz_Denemesi.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/TIYATRODA_TARIHI_OYUNLAR_UZERINDE_Siyasal_Bir_Analiz_Denemesi.pdf> Victor_Hugo-Sefiller_Cilt_1.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Victor_Hugo-Sefiller_Cilt_1.epub> Alphonse_Daudet-Jack.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Alphonse_Daudet-Jack.epub> Osmanli_Tarih_Oncesi_Runi_Paul_Lindner.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Osmanli_Tarih_Oncesi_Runi_Paul_Lindner.pdf> William_Shakespeare-Macbeth.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/William_Shakespeare-Macbeth.pdf> ELS_22.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/ELS_22.pdf> Franz_Kafka-Mavi_Oktav_Defterleri.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Franz_Kafka-Mavi_Oktav_Defterleri.epub> Airport-Arthur_Hailey.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Airport-Arthur_Hailey.epub> Arthur_Miller-Saticinin_Olumu_4.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Arthur_Miller-Saticinin_Olumu_4.pdf> Alexandre_Dumas-Tukiye_Is_Bankasi_Kultur_Yayinlari-Uc_Silahsor.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Alexandre_Dumas-Tukiye_Is_Bankasi_Kultur_Yayinlari-Uc_Silahsor.epub> Muazzez_Ilmiye_Cig-Inanna_nin_Aski.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Muazzez_Ilmiye_Cig-Inanna_nin_Aski.pdf> Pasajlar-Walter_Benjamin.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Pasajlar-Walter_Benjamin.mobi> Dil_Nedir-Cahit_Sitki_Taranci.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Dil_Nedir-Cahit_Sitki_Taranci.pdf> Biyoloji.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Biyoloji.pdf> Kanli_Nigar-Karagoz_Oyunu.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Kanli_Nigar-Karagoz_Oyunu.doc> Emmanuelle_Marie-Beyaz.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Emmanuelle_Marie-Beyaz.pdf> The_Merchant_of_Venice-William_Shakespeare.epub <https://erkin.cc/KitaKita/The_Merchant_of_Venice-William_Shakespeare.epub> Aziz_Nesin-Memleketin_Birinde.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Aziz_Nesin-Memleketin_Birinde.mobi> Necmettin_Sahiner-Sahitlerin_Dilinden_3.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Necmettin_Sahiner-Sahitlerin_Dilinden_3.epub> Savas_Dincel-Ucurtmanin_Kuyrugu.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Savas_Dincel-Ucurtmanin_Kuyrugu.pdf> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc
Oraj POYRAZ Hoş geldiniz!...
Benim zaman içerisinde guruplarda yayınlamış olduğum epostalardan bir demet bulacaksınız
7 Eylül 2026 Pazartesi
Olcay Uyar: Girne Açıklarında batan Katamaran Muhabbeti:
Olcay Uyar: Girne Açıklarında batan Katamaran Muhabbeti: Filo Jet Teknesi 26 yaşında. Daha önce Fransa ve Yunan Adalarında kullanılıp kaza görmeden satılmış. Kapsamlı bakımı da 2018’de yapılmış. 1 gün önce fırtına vardı ve seyir yapılması yasaklanmıştı. Kazanın olduğu gün ise fırtına geçti denilmiş. Fırtına geçti de sonrasında fırtınanın kıyıya taşıdığı düzgün, uzun periyotlu ölü dalgalar (swell) oluşur. Bu rüzgarın oluşturduğu dalgalardan farklıdır; rüzgar dursa bile uzaklardan *SOLUMA* şeklinde gelmeye devam eder. Bu durumda baştan *BAM* *BAM* vurur şeklinde yüksek sürat yapılmamalıdır. Denge o 2 kızakla sağlanıyor. Yakıt ve su tankları da olan örneğin *İSKELE* kızak ayrılırsa/su dolarsa gemi dengesi (stabilite) bozulur ve yan yatıp sonra da batar. Önemli olan *İNSAN* *HAYATIDIR*. Zamana uyalım da Zamanında varalım önemli değildir. Akgünler tipi tır taşıyan büyük bordo ve draftlı gemiler bu durumda 4 şiddetindeki denizlerde kalkabilir, ama Katamaran tipi deniz otobüsleri kaldırılamaz. Yani o tekneye ölü dalgalar (swell) olduğundan *KALKABİLİRSİN* denmemeliydi. Zincirleme hataların ilki önce buradan başlıyor. Teknenin bakım ve sörvey raporları Zamanında yapılmış mıdır? Yapılmışsa ne Zaman, nerede ve kimler yapmıştır? Bunlarda seyre mani veya kısıtlama var mıdır? Gemi havuzlaması, karina ve sancak/iskele kızakların kontrolü ile tekne sörvey durumları ne Zaman yapılmıştır. Bunlar incelenmelidir. Bunlardan geçmeyen bırakın yolcu almayı seyre dahi çıkamaz, işletme ruhsatı da iptal edilir. Bu tip tekneler uçaklara benzer, 3’lü pulman solda ve sağda koltuklar. Denizde en iyi görülen renk Turuncu Can yelekleri de yolcu koltuklarının altındadır. Bebek/Çocuklara uygun can şişme tipi can yeleklerinin olduğunu da sanmıyorum. Bunlar Gemiyi Terk Ediyoruz, Can yelekleriniz de koltuğunuzun altındadır. Panik yapmadan arka kapıdan arka sıralardan başlamak üzere sırayla Gemiyi Terk ediniz gibi bir *ANONS* Genel *ANONS* Sisteminden yolculara yapılmalı ve yolculara bilgi verilmeliydi. İnsanlar can yeleğini giymeyi ve bağlamayı bilemeyebilirler. Ters giyebilirler. Ters olursa Boyun kısmına gelecek kısım, boğaz bölümüne gelir ve nefes almayı Zorlaştırır, ayrıca kaldırma kuvveti önde olacağından suda ters dönülür. Mürettebat yolcular arasında en baştan *GEMİYİ* *TERK* Komutuyla bunu da göstermeliydi. Gemiyi Terk ve arka sıralardan başlanarak olacağı dediğim gibi *ANONS* edilmezse, insanlar arka kapılara giderken birbirini ezebilir. Suyu gören Baş Çarkçı bunu Köprüüstünde olan kaptana Önce Düşük Sürate geçelim ve sonra da Gemiyi Terk verlmeli diye tavsiye ederek söylemeliydi. Can sallarının bazıları otomatik açılmamış. Bazıları ise açılmış, ama rüzgarla kaza yerinden ayrılmış. Yüzerek bu can salına yetişip çıkılamaz. Bunları Mürettebat Kontrol ederek abramalıydı. İnsanlara binecek duruma getirmeliydi ve yönlendirmeliydi. Limandaki küçük sivil teknelere, Sahil Güvenliğe, Askeri Karakol Botuna ve Helikopterler için Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri K.lığına haber verilmesi ve ani reaksiyon sağlanması güzel. İyi ki gündüz meydana gelmiş. Durumu denizde gözle Görmek çok önemlidir. Yardıma gelenler örneğin büyük/yüksek güverteli Akgünler Feribotu denizde yüzenlere el incesi atması bir şeyi değiştirmez. O el incesi ile o gemiye çıkılamaz. Elleri kolları da keser. Can Simidi olan el inceleri atılmalıydı. Denize vasıta indirilip onla toplanmalıydı. İnsanlar 8 metre yukarı Zaten yorgunlar ki tutunarak nasıl tırmansın? Akgünler Feribotu acaba ters dönen gemiyi bordasına bağlayarak stopta yedekleyebilir miydi ki sonradan dibe batmasın satıhta kalsın. Sonra dalgıçlar arama kurtarma ve cenazeleri içinden alma yapabilsin. Şimdi 524 metre dipteki tekneye *IŞIN* Tipi Kurtarma Gemisi geliyor ki soruşturma için Data Kayıt Cihazı ile içinde kalan cenazeler küçük denizaltı şeklinde *ROV*/*"*//*REMOTE*//**//*OPERATİNG*//**//*VEHİCLE*//*"*/ cihazı ile kafes vs ile çıkarılabilsin. Bu gemilerdeki mürettebatın da tam bilgili olduğunu sanmıyorum. Gemiyi Terk Rolesinde kim ne yapacak şeklinde eğitimli/bilgili olduklarını ise hiç sanmıyorum. Diğer gemilerden daha ucuza çalıştırılanlar işte böyle olur, önce kendi *CANIM* der ve insan hayatı teslim edilemez. Not: Bu teknenin daha önce Taşucu’nda karaya oturduğu ve bu su alan iskele baş omuzluk kısmından yara aldığı, tamirinin teknolojik pahalı olduğundan ülkede yapılmayarak ucuz işçilik için Yunan’a verildiği, 2 ince fiber arasında köpük olan tamir yerinden suyu bu nedenle aldığını söyleyen tamiri kabul edilmeyenin videosu da vardır. Bu tip tamirlerde klas altına düşülür. Maliyetlidir. Paradan kaçarsan da böyle batar. Hayırlı Uyumalı Seyirler.. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc
Bu Görüntünün GÜVENLİKLE Falan Alakası Yok...
Bu Görüntünün *GÜVENLİKLE*Falan Alakası Yok... Polis güvenlik birimi de, asker maliyeci mi? Alakası yok. Siyasete burnunu sokan orduya haddini bildiriyoruzla da ilgisi yok esasen. Çünkü Ordu artık avuçlarının içinde. Fetö onların eline öyle bir koz verdi ki, bin yıl tepe tepe kullanırlar ve işe de yarar. Dolayısıyla bu göröntünün orduyu kendi alanına çekme ile de bir ilgisi yok. Bu tümüyle bir *İNTİKAM*uygulamasıdır. Tümüyle bu ülkenin kurucusu büyük asker ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsına ve onun hatırasına karşı yapılmış bir İNTİKAM uygulamasıdır. Daha da özü, Türk düşmanlarının Türklükten intikamlarıdır. Bastırılmış duygularını tatmin etsinler bakalım. Bu devran hep böyle devam etmez ya... Türkün aklı geç de olsa bir gün başına gelir ya... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc
5 Eylül 2026 Cumartesi
Anlatayım.,Amerika çekiliyor.
Anlatayım.
Amerika çekiliyor.
Her yerden.
Ukrayna, Polonya, ve Baltık cumhuriyetlerini Avrupa'ya emanet ediyor.
Ancak, Avrupa'nın bu sorumluluğu taşıması ve üstlenmesinde sorunlar var.
Dolayısıyla Ukrayna, Polonya, Baltık Cumhuriyetleri büyük tehlikede.
Panik içindeler.
Uzak Doğuyu AUCUS ittifakına emanet ediyor.
Bu bağlamda Japonya ve Güney Korenin her anlamda önü açılıyor.
Tayvan konusu sıkıntılı, büyük olasılıkla barışçıl bir devir yapılacak.
Buna taraftar olan Tayvanlılar da var.
Ortadoğudaki Arap vassalları Medine İttifakına emanet ediliyor.
Daha önce Vietnam ve Afganistan'dan çekilirken olanlara bakarak, Kürt işbirlikçileri kurtarılmaya çabalanıyor.
Giderken yanında götürmek istemiyor.
Bunlara bundan sonra silah, para yardımı ve himaye yapmayacak.
Çerçeve Yasası ve bunun Türkiye dışında, Irak ve Suriye'de de uygulanacak olmasının sebebi budur.
Bölgede emir verebildiği büyük devletlerin hükümetleri Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, hatta Mısır bunu gerçekleştirmek için kullanılıyor.
İsrail ise ABD'den emir alan değil, emir veren bir ülkedir.
Bu nedenle İsrail'i kurtarmak, ya da korumak adına dahi olsa bir plan öneremiyorlar.
Yoksa İsrail'i de bölgedeki hasımlarıyla barıştırıp, öyle çekilmek isterlerdi.
Ne var ki, Judeo-Hristiyan nüfus ve hükümetteki etkileri sebebiyle, İsrail'i tükenene kadar desteklemek zorunda kalacaklar.
İsrail Amerikanın kaynaklarını tüketecek, ve bunu asla umursamıyorlar.
Çünkü, sonrasında Amerika bir posaya dönüştüğünde oradaki nüfusu İsrail ve Çin'e taşımayı hesaplıyorlar.
ABD'yi devlet tahvili ihraç ederek savaşlarını finanse etmek imkanını giderek yitiriyor.
Yaptırımlar sebebiyle dünyanın önemli bir bölümü ABD devlet tahvillerinden uzak duruyor.
ABD devlet tahvillerinin faiz giderek yükseliyor ve bu borç yükünün çevrilmesi giderek zorlaşıyor.
ABD nin çok uzak olmayan bir gelecekte, belki bir iki sene içinde temerrüde düşme ihtimali güçleniyor.
Bu günümüzde kimselerin hayal bile edemeyeceği şiddette bir küresel ekonomik buhrana sebep olur.
Bütün dünyada hazineler altın topluyor.
ABD'li karar vericiler bu nedenle kontrolsüz bir içe çöküşün, kontrolü ve minumum zararla sonuçlanması için KÜÇÜLME VE ÇEKİLME HAZIRLIKLARI YAPIYORLAR.
Rusya ve ABD çatışmalardan iyice yoruldu.
Bu nedenle taktik nükleer silah kullanımı lakırdıları var.
İşler her an kontrolden çıkabilir.
Yerel bir çatışma aniden küreselleşebilir.
Herhangi bir batı ülkesinde yaşanacak bir ekonomik buhran aniden küreselleşebilir.
Dünya kendini bir anda taktik nükleer silah kullanımından stratejik nükleer çatışma içinde bulabilir.
Büyük belirsizlikler var.
Ayı çıkabilir, taş düşebilir vb.
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group |
: |
ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba üye olmak icin To join the group |
: |
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamız Our Group Page |
: |
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish |
: |
http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam Our new website |
: |
https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Prof. Dr. İlber Ortaylı: Bir gecede cahil mi kaldık?
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın en keyifle güldüğü espiri: Harf İnkilabı yapmışız, onu yaptığımız için de eski mirasımız gitmiş, bir gecede cahil kalmışız!
Asıl bunu söyleyenler cahil...
Siz hiç Türk Tarihini anlatan Osmanlı Kroniği gördünüz mü?
Hattileri, Frigleri, Urartuları, veya Sakaları/İskitleri, Hunları, Etrüskleri, Çoban kralları, Medleri yahut Hazarları Göktürkleri, Türgişleri, Büyük Selçukluları anlatan Osmanlı kroniği gördünüz mü?
Osmanlı tarihini bile Avrupalılar yazmıştı, sonradan da Cumhuriyet müverrihleri yazmıştır.
Dil Devrimiyle Türkler eğitime katıldı, okudu yazdı, meslek sahibi oldu, işi gücü oldu, Osmanlı’daki gibi cahil kalmaktan kurtuldu.
Dertleri milleti tekrar cahil yapmak ve Araplaştırmak.
https://x.com/K_TURK_19051919/status/2078199828681535586
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group |
: |
ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba üye olmak icin To join the group |
: |
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamız Our Group Page |
: |
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish |
: |
http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam Our new website |
: |
https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
-
Prof_Dr_Ilber_Ortaylinin_en_keyifle_guldugu_espiri_Harf_Inkilabi.mp4
Boyut: 5,3 MB
Filelink hizmeti: Box
Bağlantı: https://app.box.com/s/su70c7wrw5ghraucypv5qa8i4izquejy
-
Prof_Dr_Ilber_Ortaylinin_en_keyifle_guldugu_espiri_Harf_Inkilabi.mp4
Boyut: 5,3 MB
Filelink hizmeti: Box
Bağlantı: https://app.box.com/s/su70c7wrw5ghraucypv5qa8i4izquejy
Haberin başlığı bu: Irak'ın Şengal bölgesinde bulunan 2.200 PKK'lı terörist, Irak ordusuna katılacak. (Nedim Şener)
Haberin başlığı bu: Irak'ın Şengal bölgesinde bulunan 2.200 PKK'lı terörist, Irak ordusuna katılacak. (Nedim Şener)
Irak'da PKK Irak ordusuna katılacak, Suriye'de katılacak, Türkiye'de katılacak, ama İran'da varlığını sürdürecek, ve İran devletiyle çatışmaya devam edecek.
Hem de Türk halkının olağan üstü tepkisine rağmen, hükumet ite kaka, bu planı uygulayacak.
Bu plan sizce kimin planı?
İkinci olarak dört bölgedeki ayrılıkçıların hepsine birden emir verebilecek, söz geçirebilecek ülke hangisi?
Türkiye mi?
Türkiye olsaydı bunu çok daha önce yapardı.
Peki şimdi ne değişti de Kürtler isyandan vaz geçti?
Gerçekten vaz geçtiler mi?
Misal Irak ve Suriye'de ayrılıkçı gerillalar organizasyonlarını koruyarak topluca, ayrı birlikler halinde mi katılım yapacak?
Yoksa PKK birimleri aynı yapıyı koruyarak mı, Irak ordusu komutası altına girecek?
Doğrusu bu işin okumasını yapmak zor.
Benim düşünceme göre, ABD Kürtlere artık kaynak ayırmak istemiyor.
Silah yardımı, bütçeden destek olmak istemiyor.
Çekip giderken onları yüz üstü ortada da bırakmak istemiyor.
Malum Vietnam'dan, Afganistan'dan çekilirken geride bıraktıklarının sonu hiç iyi ibret yaratmadı.
Yanında da götürmek istemiyor.
Çünkü, işbirlikçi de olsa mülteci istemiyor.
Ayrılıkçı Kürtleri bir şekilde kendi merkez hükumetleriyle barıştırıp, onları kurtarma planı bu.
Evangelist hükümranlığına rağmen ABD hükumeti açısından İsrail aratık taşınamayacak bir yük haline geldi.
İsrail konusunda bocalamalar var.
Yüz üstü bırakırlarsa gerçekten de İsrail'in varlığı sona erebilir.
İsrail vatandaşlığı almaya hakkı olan en abartılı sayılar.
|
Tam tersine, İsrail ABD'ye söz geçirebiliyor.
Bu nedenle ABD İsrail'i himaye etmek adına bile olsa İsrail'e herhangi bir planı dayatamıyor.
Medine sözleşmesi, ayrılıkçı Kürtlerin kurtarılması planları gibi, İsrail'i komşularıyla barıştıracak bir plan bu nedenle yok.
Çünkü İsrail'i yöneten hükumet, halkın temayülleri, ve bütün bunları finanse eden küresel siyonist oligarkların böyle bir niyet ya da arzusu yok.
ABD açısından İsrail konusundaki çaresizlik, ABD'nin bölgeden çekilme planlarına köstek oluyor.
ABD'nde iç politikada judeo-Hristiyanların hakimiyeti bitmeden de bu durum düzelmeyecek.
Doğrusu Yahudilerin yüzyıllar içinde ilmek ilmek ördükleri bu yapıyı etkisiz kılmak neredeyse imkansız.
İsrail ABD'nin kaynaklarını, askeri, siyasi, ekonomik gücünü bir vampir gibi emiyor.
Ve bu böyle devam edecek.
Tüketecek, belki de bunu bilerek ve isteyerek yapıyorlar.
ABD'nin posası çıkınca büyük olasılıkla ABD'deki Yahudi nüfusu İsrail'e ve Çin'e taşımayı hayal ediyorlar.
Geride kalan Judeo-Hristiyanlar mı, onlar zaten GOYİM, yani görevleri İsrail için ölmek, çabalamak.
On yıllar değil, birkaç yıl içinde ABD'nin her anlamda ana karasına çekildiğini, içe kapandığını, hatta eyaletler arasında ayrılıkçı hareketlerin başlayacağını öngörüyorum.
ABD'nin İsraili de koruyamadığı ortaya çıktı.
Dahası, İsrail'i himaye etmeye çabalarken, Ortadoğu'daki askeri varlığını da yitirdi.
Bırakın kendi askerini, himaye vaat ettiği Arap vassalları da koruyamadığı ortaya çıktı.
Arap vassallar kendilerini ortada bırakılmış hissediyorlar, ve alternatifler arıyorlar.
Medine Anlaşmasının okuması budur.
Bu anlaşmayla sürekli olarak İran'dan dayak yiyen Arap vassalları emniyete almaya çabalıyorlar.
Ve buradan da anlıyoruz ki, anlaşmaya taraf olan bütün ülkeler ABD emri altında olan rejimlerle yönetiliyor.
Hürmüz boğazını açıkken trafiğe kapattılar, ve şimdi de açamıyorlar.
Kapsamlı kara harekatı yapacak cesaret ve cüretleri de yok.
Mühimmat sıkıntısının yeni askeri harekatları kısıtladığı çok açık.
Uçak gemilerinin sayısı dünya hakimiyeti sağlamak için artık yetersiz kalıyor, onu da anladık.
Açıkçası ABD yenildi.
Henüz teslim olmadı.
Ancak, onurlu bir geri çekilme imkanı yaratmaya çabalıyor.
Hürmüz Boğazını açmadan çekilirse, Amerika Birleşik Devletleri(ABD) hegemonyasına duyulan güven kaybı, devlet, askeri ve halkında büyük bir onur, gurur kırıklığına sebep olacak.
İran ise dersini çok iyi çalışmış, silahlanma hacmi, tarzı, yatırımları belli ki, bugünleri çok önceden gördüklerini, ve hazırlandıklarını gösteriyor.
ABD'yi bırakmıyor, savaşı sürdürmeye çabalıyor.
Belli ki, ABD'nin dayancının sınırlarına yaklaştını anlamış.
Son günlerde gerek ABD-İran çekişmesinde, gerekse Ukrayna-Rusya çekişmesinde giderek taktik nükleer silah kullanımı ciddi bir seçenek olarak konuşulmaya başladı.
Bu lakırdılar gerek Rusya ve gerekse ABD'nin savaşları sürdürebilecek takatının giderek azaldığını gösteriyor.
Açıkçası ABD çekilmeye hazırlanıyor.
Her yerden.
Çekilirken ortaya çıkacak boşluğu doldurmak ve yine de kendi lehine dengeler oluşturmak için çabalıyor.
Avrupa'dan çekilirken, Ukrayna ve Avrupanın kendi kendini savunabilecek hale gelmesine çabalıyor.
Her şeye karşın Ukrayna, Polonya ve Baltık ülkelerini gelecekleri belirsiz.
Çünkü, Avrupa'da sınırlarını, komşularını koruma iradesi ve çabaları yetersiz.
Ortadoğudan çekilirken Kürtler, Arap vassallar ve İsrail açısında olabildiğince kendi boşluğunu doldurabilecek yapılar oluşturmaya çabalıyor.
Bunun için yönetebildiği Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye gibi ülkelerin hükumetlerini kullanıyor.
Uzak Doğu'da özellikle Japonya ve Güney Kore'ye yol veriyor.
Artık Japonya açısından silahlanmada sıkıntı yok.
Malesef Tayvan'ı emanet edebileceği bir bölgesel güç yok.
Büyük olasılıkla Tayvan'ı barışçıl bir şekilde Çin'e terk edecekler.
Filipinler, Malezya gibi ülkelerin ABD himayesine ihtiyaçları yok.
Buralarda mevcut işbirlikçi rejimlerin korunması yeterli olacaktır.
Avustralya ile birlikte bu devletlerin kendi başlarına korunabilmesi ve emniyette olabilmesi için AUKUS ittifakı devreye alınmıştır.
AUKUS, Avustralya (AU), Birleşik Krallık (UK) ve Amerika Birleşik Devletleri (US) arasında Eylül 2021'de imzalanan üçlü bir savunma ve güvenlik paktıdır.
İttifakın temel amacı, Çin'in bölgedeki askeri ve ekonomik nüfuzuna karşı Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini ve istikrarını sağlamaktır.
Ekonomik olarak ABD'nin artık devlet tahvili ihraç ederek savaşları sürdürmesi imkanı kısıtlandı.
Ekonomik yaptırımlar sebebiyle pek çok ülke yüksek faize rağmen ABD bonolarını almaktan kaçınıyor.
Yüksek faiz ise orta vadede temerrüt riski yaratıyor.
ABD'nin temerrüte düşmesi ise hayal bile edilemeyecek kadar şiddetli, küresel sonuçlara sebep olur.
Doğrusu, ülkemizin kendi yerli ve millî cari açık ve bütçe açığı sorununu en ağır şekilde yaşarken, küresel bir ekonomik buhrandan sağ ve sağlam çıkabilmesi çok zor olacak.
Bu güne kadar işbirlikçi hükumetlerimize dayatılan AÇILIMLAR'IN sosyal dokuda yarattığı tepkimeleri anlamak gerekir.
Hükumetin ülkede yarattığı çeşitli cepheleşmeler, nifaklar, gerilimler de işini tuzu biberi.
Son on yılda giderek derinleşen, ve henüz dibini göremediğimiz ekonomik buhranın yarattığı toplumsal parçalanma da önemli.
Çok zor olacak ama, benim önerim, bir an önce iç cepheyi güçlendirmektir.
Bunun için hükumetin barışçıl ama kararlı şekilde iktidardan uzaklaştırılması ilk adım olmalı.
Eğer bir gün karşımızda duran organize, işbirlikçi, mafyöz cemaatler koalisyonu devrilirse, kurulacak ilk hükumetin ilk işi adalet reformu yapmak olmalı.
HSYK yüksek yetkilerle oluşturulmuş adalet mafyasını ayıklamalı.
Sonrasında adli sistemin eski dönemde işlenmiş bütün organize suçları teeek teek yargılaması sağlanmalı.
İkinci adımda yerel ve küresel ekonomik buhrana karşı gerçekçi ama halkı da önceleyen sosyal ve ekonomik programlar hayata geçirilmeli.
Halkın aile, apartman, mahalle, köy, ilçe bazında her seviyede yardımlaşmasını sağlayacak kurumlar, kurallar, yöntemler geliştirilmeli.
Amaç zenginleşme değil, aç, açıkta, sokakta, işsiz insanlara sahip çıkmaktır.
Çünkü önümüzdeki en az iki yıl çok ama çok ağır geçecek.
İflaslar, işsizlik, fakirlik, hatta açlık, mafyalaşma, karaborsa, vb. inanılmaz derecede hayatı zorlaştıracaktır.
Demokrasi iyidir, güzeldir, halkın temayüllerini göz önüne alan hükumetler üretmesi beklenir.
Bu güne kadar, darbe dönemlerinde bile halk istediğini almıştır.
Halk hastane istediyse hastane, okul istediyse okul, fabrika istediyse fabrika almıştır.
Doktor, ebe istemiştir, onu da almıştır.
Ancak, halk aynı zamanda din, iman, imam, cami, imam hatip, ilahiyat istemiştir ve onu da almıştır.
Dolayısıyla müslümanların etme bulma dünyası, Hinduların Karma ilkesi, benim gibi aklı, bilimi ve uzlaşmayı önemseyenler için etki-tepki ilkesi diyebileceğimiz bu dünyada,
Türk halkının kendi kazdığı kuyuya düşmüş olmasını zevkle izlemek gibi bir durumumuz olamaz.
Biz yine de, halkın içinde, yanında olmak, DAYANIŞMAYI, YARDIMLAŞMAYI, SEVGİYİ VE AKLI anlatmaya devam etmek durumundayız.
Şunu biri kez daha vurgulamak isterim, genelde bütün dinler, özelde İslam her zaman, her toplumda ikilik ve nifak yaratmıştır.
Özellikle belirgin şekilde çakma Yahudi imitasyonu olan İslam, erkeği kadına, Müslümanı diğerlerine, özgür bireyi köleye, takvası yüksek olanı eksik olduğu varsayılanlara üstün tutmuştur.
Ürettiği ahlak da, hukuk da bu ayrımları korumaya, denetlemeye yönelikdir.
Özellikle peygamberin daha ilk anda, üç beş müridi varken Kabe'deki diğer kabilelerin tapındığı, saydığı, sevdiği ilahlara ait sembolleri büyük bir fütursuzlukla, cüretle kırmış olması tarihe çok kötü bir örnek olarak geçmiştir.
Bunun yarattığı büyük infial Arap toplumunda ilk nifağa sebep olmuştur.
Peygamberi linç edilmekten, öldürülmekten, Tebbet suresinde yüzyıllardır lanet edilen amcası olmuştur.
O amca ki, gerçek adı Abdüluzza bin Abdülmuttalib'dir.
Ebu lehep diyerek küçümsemek, alaya almak için lakap takılmıştır.
Ve "Abdüluzza", o dönemin putlarından biri olan Uzza'nın kulu anlamına gelir.
Evet işte o amca buna rağmen yeğenini korumuş ve kurtarmıştır.
Nankörlüğe dikkat ediniz.
Sığındıkları Medine'de imzaladıkları Medine anlaşmasını da gerekçesiz ve tek taraflı olarak bozanlar da müslümanlardır.
Muhammed Tevbe suresini bunun için vaaz etmiştir.
Müslümanların kanı bitlenince onları konuk eden Medine halkını yağmalamak için Allah tarafında(?) izin ve emir gelmiştir.
Sonrası gazveler.
Gazvelerin hemen hepsi pusu, gece baskınıdır.
Hepsinin sonunda bir yağma, bir üleş, cariyelerin paylaşımı hikayesi vardır.
Müslüman toplumun komşusu olan halkların iki seçeneği kalmıştır.
Ya yağmanın nesnesi olmaya devam ederek tükenecekler.
Ya da Müslüman olarak yağmaya katılacaklar.
Hikaye budur.
Gassaniler, Bizans, Farisiler, Türkistan üzerine yapılan bütün savaşların amacı da, sonucu da budur.
Sonradan Müslüman olan Türkler ve Farisilerin de amaçları ve sonuçları budur.
İslam ahlakı genel hatlarıyla budur.
Diğer zararı ise din bilimin tam anlamıyla zıddır.
Din çoksa, bilim azdır.
Ya da tam tersi.
Bilim merak ve şüphe ister.
Din mutlak iman ister.
Bu nedenle dindar toplumlarda inovasyon azalır, diğer toplumlarla rekabet gücü azalır.
Yüzyıldır dış güçler teranesiyle avunuyoruz.
İngiliz'in, Fransızın düşmanları yok mudur?
Bin yıldır yüce dinimiz, lanet olası imamlar teranesiyle oyalanıyoruz.
Bir ideolojinin başarısız, akıl dışı olduğunu anlamak için kaç bin yıl ve kaç toplumda TEST edilmesi lazım.
İslamın, Araplarda 1000'li yıllardan itibaren, Fars ve Türklerde 1500'lerden itibaren kulvar dışına itildiğini anlayabilmek için feraset sahibi olmak mı lazım?
Günümüzde en kudretli İslam devletleri bile varlığını koruyabilmiş olmayı büyük bir zafer olarak görmekte ve halkına anlatmaktadır.
İran'ın uçak gemileri neden Karaiplerde, Uzakdoğuda değil.
Büyük güç, bölgesel güç, geleceğin süper gücü, oyun kuran, masayı deviren, son sözü söyleyen, yüce Türk devleti neden Amerika'dan emir alıyor.
Neden onun planlarını uyguluyor.
Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve vassal Arap devletler, Afrika ve Asyanın, Uzakdoğunun kudretli, yüz milyonun katlarıyla nüfusları olan devletlerin hükümetleri içinde neden işbirlikçi olmayan tek örnek yok.
Mekke anlaşması, Çerçeve Yasası kimin planıdır anlattık.
Önümüzdeki dönemi daha dindar olarak atlatamayız.
Bu bizi daha nifaklar, ikiliklerle, cepheleşmelerle daha da zora sokar.
Türk haklı bütün bu hayhuy içinde dinle de, İslam'la da yüzleşmek zorundadır.
Dinin yarattığı bütün olumsuzlukları, içinde barındırdığı çelişkileri, yanlışları gören, anlatan insanları dinlemeleri, izlemeleri, kitaplarını okumalarını kuvvetle öneriyorum.
Dinden çıkmak, hidayete ulaşmaktır, bir kusurdan kurtulmaktır.
Dindarlığı ile övünenler, şov yapanlar kendi kusurlarını sergiliyorlar.
Dindarlık asla bir erdem değildir.
Erdemlerin neler olduğunu sağ duyu sahibi herkes sezgisel olarak bilir.
Her neyse bir haber beni nereden nereye getirdi.
Selamlar, saygılar.
L2fSIJNoA0xfSNxA
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group |
: |
ozgur-gundemgooglegroups.com |
| Gruba üye olmak icin To join the group |
: |
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamız Our Group Page |
: |
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish |
: |
http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam Our new website |
: |
https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
4 Eylül 2026 Cuma
Akp genel başkanı Erdoğan, "deftere not alıyoruz" demiştiniz ya,,,Biz de TCK 26’ya göre kendimizce bir kaç not aldık.
Akp genel başkanı Erdoğan, "deftere not alıyoruz" demiştiniz ya,
Biz de TCK 26’ya göre kendimizce bir kaç not aldık.
Yüce makamınıza arz ederiz efendim.
► Deniz Feneri,
► Yimpaş,
► Kombassan,
► kurban paraları,
► Ayakkabı kutuları,
► Para sayma makina ve kasaları,
► Yetim, dul, fakir, fukara, garip gureba ve kul hakları,
► KIZILAY üzerinden TÜRGEV’e vergi kaçakçılığı,
► TÜRGEV’den TURKEN’e döviz kaçakçılığı,
► Rıza Zarrap,
► Milyarlık saatler,
► Bakara, makara, din tüccarları,
► Habur’da kurulan çadır mahkemeleri ve davul-zurna ile karşılanan PKK maşaları,
► Oslo, Dolmabahçe, Apo yandaşları ve İmralı ziyaretleri,
► Askerin yoluna döşenen mayınlar,
► Kazılmasına göz yumulan hendekler,
► Heba edilen yüzlerce kahraman Şehitler, unutulan Gaziler,
► İnadına BOP eş başkanlığı sözleri,
► Başına çuval geçirilen askerler, NOTA verilsin diyenlere müzik notası mı diyenler,
► Halâ iade edilmeyen yahudi üstün liyakat nişanı,
► Allah Amerikan askerlerini korusun diye dua edenler,
► Üç beş şehit için meclisi mi toparlanırmış diyenler,
► Şehit askere kelle diyenler,
► Askerse asker ölmek için maaş alıyor diyenler,
► Belediyelerden, Kızılay Maden Suyu şişesine kadar kaldırılan T.C. ibaresi,
► Yasaklanan öğrenci Andımız,
► Tartışmaya açılan Nutuk,
► Usulen kutlanan milli bayramlar,
► Alçakça indirilen bayraklar,
► İstiklal Marşı’nda oturan gafiller,
► Türkiye Cumhuriyeti Devleti adından rahatsız olan hainler, devletin adı Anadolu olsun, Türk bayrağı değil Türkiye Bayrağı olsun diyenler,
► TRT’ye çıkarılan Osman Öcalan,
► İstanbul seçimlerinde okutulan terörist başının mektubu,
► Dağıtılan kömürler, makarnalar, suyu, elektriği olmayan köylere gönderilen buzdolapları, çamaşır makineleri,
► Gözden çıkarılan Kıbrıs ve feda edilen Ege adaları,
► Sınırda petrol kaçakçılığı,
► Barzani’ye gönderilen paralar,
► Sözde Kürt devleti televizyonuna TÜRKSAT’tan yayın izni,
► Türk düşmanı, bölücü alçak Şivan Perver ve İbo ile gözyaşları dökülerek yakılan megri megri ağıtları, elele-kolkola verilen pozlar,
► Madenlerde yandaşların çıkarı için ölen gariban işçiler,
► Yandaş cemaat ve tarikat yurtlarında tecavüze uğrayan masum çocuklar,
► Kadın cinayetleri,
► Bağımsız basına yapılan baskı, yandaş basına destek,
► Tutulmayan sözler, siyasi yalanlar,
► Büyük şehirlerdeki imar talanları,
► Katar’a satılan varlıklar,
► Cumhuriyetin kazanımlarını babalar gibi satanlar,
► İç üreticiyi bitirip, tohumdan, samana, diş macunundan deterjana kadar dışarıdan ithal edilen ürünler,
► Devlet hazine müşteri garantili otoyol, köprü, tünel, havaalanı, enerji santrali ve hastanelerle rant devşirilen uyanık yandaşlar,
► Her ihalede alınan avantalar,
► Alınan üçer-beşer, çifte çitfe maaşlar,
► Çalınan sınav soruları,
► Açız diyen çiftçiye "ananıda al git" diyen zihniyet,
► Milletin anasına küfreden yandaş işadamları,
► Bitirilen tarım ve hayvancılık,
► Zam yapıyor diye suçlanan esnaf,
► Ucuz ekmek ve tanzim satış kuyrukları,
► Çöpten yiyecek toplayan insanlar,
► Onbeş milyona yaklaşan işsiz,
► Mağdur edilmiş emekliler,
► Yok edilmiş eğitim sistemi, bilgi yoksunu öğrenciler,
► Sağlıktan, eğitim ve barınmasına kadar her şeyi bedava karşılanan, istediği üniversiteye doğrudan kayıt edilen tam burslu mülteciler,
► Kendi ülkesinde mülteci gibi yaşayan vatandaşlar,
► Dünya’nın en pahalı elektriği, suyu, benzini, mazotu, doğalgazı,
► Rant için sık sık yapılan araç muayeneleri,
► Pahalı ancak çekmeyen internet ve telefon hizmeti,
► Sıkıştıkça habire yapılan zamlar,
► 20 yılda 20 kat artmış olan dolar ve 20 kat fakirleşmiş bir millet,
► İcralar, iflaslar, intiharlar, artan boşanmalar, dağılan yuvalar,
► Aynı dağda düşen ve bir saatte bulunan ABD’li dağcılardan 2 hafta önce Muhsin Yazıcıoğlu’nun 4 günde bulunamayan helikopteri,
► Ülkesinden soğutulduğu için yurt dışana giden beyinler ve yurt dışına kaçan milli sermaye,
► Kur korumalı mevduat sayesinde döviz artışından servetine servet katanlar,
► Arka kapı orerasyonlarıyla hazineden yok olan milli servetimiz,
► Avantadan gemicikler, yatlar, villalar, saraylar, uçaklar saltanat süren aileler,
► Kayıp damat ve buharlaşan 128 milyar dolar,
► Bir tarafta pudra şekeri çeken "AK gençlik', diğer tarafta üniversite mezunu işsiz "AÇ gençlik',
► Kumarbaz oğulların gemicikleri, malı götüren tosuncuklar, bitcoinciler,
► Gri pasaportla insan ticareti,
► Önlenemeyen koronavirüs salgını,
► Kapatılan ve arazisi rant için talan edilen Hıfzıssıhha Enstitüsü,
► Dağıtılamayan üç kuruşluk maske rezaleti,
► Hazineden buharlaşan kara gün akçesi,
► Pandemide lebaleb kongreler, kucak kucağa Ayasofya açılışı, aynı araçta karı kocaya kesilen cezalar, tedbirlerde ve desteklerde yandaşa uygulanan çifte standart,
► Suriyeli mülteci sorunu, mültecilere harcanan 80 milyar dolar,
► Yönetilemeyen dış borç, artan enflasyon,
► Planlı bir şekilde çökertilen milli ekonomi, önlenemeyen kriz,
► Anti demokratik rektör atamaları, tahrip edilen eğitim sistemi,
► Şuursuzca devam eden din istismarı, yaygınlaşmış hurafe düzeni,
► Pansumanla geçiştirilen EYT mağdurları,
► KHK mağduru öğrenciler,
► Atanamayıp intihar eden öğretmenler,
► Onursuzca teslim edilen Rahip Brunson ve Trump’ın hakaret mektubu,
► 15 Temmuzun finansörü olmakla suçladıkları BAE'ni para konusu olunca aklayanlar,
► Gazeteci Kaşıkçı dosyasını üç kuruş dolar karşılığı Suudi prensine satanlar,
► Onur kırıcı bir şekilde Putin’in kapısında bekletilen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı,
► Aziz Türk Milleti’ne kurşun sıkan ABD uşağı hain Fetönün elini öpmek için sıraya girdiği halde en üst seviyelerde halâ siyaset yapıp içeri atılmayanlar, sanki masummuş gibi devletin en tepelerinde aktif ve kaymaklı görevlerini sürdürenler, kurunun yanında yanıp içeride yatanlar, 252 kişinin şehadeti ve binlerce yaralıyla sonuçlanan 15 Temmuz’u istihbarattan değil enişte(!)’den öğrenenler,
► Askere kumpas kuranlar, Ergenekon destanına kara çalanlar,
► Suikast iddiası ile TSK'nın kozmik odasını talan edenler, en gizli dosyalarına, planlarına el koyanlar, bunlara müsaade ettikleri halde serbest kalanlar, üstelik halen üst düzeyde kamuda görev alanlar,
► Montrö üzerinden ülkemizin tapu senedi olan Lozan’a ve dolaylı olarak milli varlığımıza dil uzatanlar,
► Devlet şilt ve madalyalarından Atatürk’ü kaldırarak cumhuriyetten ve Atatürk’ten intikam peşinde koşanlar,
► Her kamusal alanda pervasızca yapılan ihanet, yolsuzluk, hırsızlık, haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik,
► Düşürülen Rus uçağı sonrası, Cumhuriyet tarihimizde savaşsız terk edilen vatan toprağı olan Süleyman Şah türbesi,
► Önce Esat sonra Eset, sonrası ülkemize çöken 5-6 milyon sığınmacı,
► Kuzey Irak’ta kurulan sözde Kürdistan devletine T.C. bütçesinden ödenen maaşlar, direklere çekilen paçavralar, indirilen Türk bayrakları,
► 1915’de soykırım var diyen Biden’a layıkıyla verilemeyen cevap,
► Yok edilen milli ve dini değerler, çöken ahlak,
► Olmayan hak, hukuk, adalet, insan hakları ve bunları görmemezlikten gelen yandaş adalet,
► Bütçeden ilan ve reklamlarla fonlanan şakşakçı basın mensupları ve ihalelerle doyurulan medya patronları,
► Akkuyu’daki ihaneti başarı gösterenleri,
► Halkın bağış ve yardımlarıyla çadır üreten, kan ve kıyafet toplayan Kızılay’ın afet anında parayla çadır, konserve ve kıyafet satanları,
► Tüm kazanımları yandaşlara peşkeş çekilerek satılmış yok edilen Cumhuriyet,
► Unutturulmaya çalışılan kurtuluş savaşı kahramanları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk..
► “...fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş bir millet..”
► Mecliste esamesi bile okunmayan milletvekilleri, kayıplara karışmış parlamento...
► Sebep olduğu onca felakete rağmen iktidarda kalabilmek için milliyetçiliğe, kahramanlığa ve hayali müjdelere sığınmış gaflet ve delalet içinde çökmekte olan bir hükümet,
► Talan edilen, yağmalanan bir devlet.
Ve unuttuğumuz daha onlarcası...!
(Yücel Yıldız’dan alıntı.)
- - - - - - - - - - - - - - - -
OTUZUNCU SONE
Bazen gecmis gunlerden kalanlari anarim
Bir araya gelince hos, sessiz dusunceler,
Aradigim seylerin yokluguna yanarim.
Gonlumu, yitenlerle cektigim yaslar deler,
Yas bilmeyen gozlerim bogulur da yaslara
Olum gecesindeki sevgili dostlar icin
Depresir yuregimde nice kapanmis yara
Yitip gitmis yuzlere inlerim icin icin
Gecmis yaslar yeniden beni yurekten vurur
Acilari saydikca bir bir icim kan aglar
Gonlum, eski dertleri anip cile doldurur
Borcum bitmemis gibi, yine keder borcum var.
Ama sevgili dostum, seni andim mi yeter
Butun yitenler doner, butun acilar biter.
***
~William Shakespeare. (1564-1616)~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Bir insan hicbir seydir, ancak hicbir sey de bir insan degildir.
~Cezmi ERSO~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Hüsran
Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
İslâmı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür imanlı beyinler, coşar ancak,
Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım?…
Haykır Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?…
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryâdımı artık boğarak, na'şını, tuttum,
Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler "Safahât"ımdaki husran bile sessiz…
~Mehmet Akif Ersoy~
- - - - - - - - - - - - - - - -
MADENCİNİN VASİYETİ
~Helâl lokma! diyerek yer altına indim ben.
Helâlinden eceli tadıp geri döndüm ben.
Rabbim! Neydi şehadet? Cephelerde ölmek mi?
Helâl lokma ararken can vermeyi bilmek mi?
Tek düşüncem horantam helâl yesin aşını
Akran içinde yavrum dimdik tutsun başını.
Evdeşim baş eğmesin, ar etmesin hâlinden
Nîmet verene şükrü düşürmesin dilinden.
Bir dehlizde can vermek madencinin kaderi.
Makamdaki vicdanın acep nedir ederi?
Yedi kat yer altında rızkımı aradım ben
Canımı verir iken kimlere yaradım ben?
Şayet varsa bir ihmal mutlak bulsun devletim
Hakkımı helâl etmem unutursa milletim!
(muhacir bozkurt)
Mustafa KÜTÜKCÜ
14.05.2014 – DENİZLİ.~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Cevremizi o kadar cok degistirdik ki simdi bu yeni cevreye uyabilmek icin kendimizi Degistirmemiz gerekiyor.
~N.WIENER~
- - - - - - - - - - - - - - - -
SMS çilesi
24 Temmuz
Geçen sene bir başvuru için belediyeye gitmiştim. Orada bir form doldurup telefon numaramı yazmamı istemişlerdi. O günden sonra sürekli SMS gelmeye başladı; Belediye Başkanımız Feridun Düzağaç çevrecilerle buluştu, Belediye Başkanımız Feridun Düzağaç yarın esnaf ziyaretinde bulunacak gibi… (Burada belediye başkanının ismini vermek istemediğim için Feridun Düzağaç’ı örnek olarak verdim. Kendisinden özür diliyorum ama bir isim sallamak zorundaydım.) Başkan esnaf ziyareti yapacaksa bundan bana ne diye düşündüm. Esnaf mıydım? Bu ziyarette bana düşen bir görev mi vardı? Çevreci olduğum da söylenemezdi.
Sonunda dayanamayıp belediyeyi aradım, Şeffaf belediyecilik anlayışımız gereği, beyefendi dedi. Bana beyefendi demesi çok hoşuma gitmiş, gururum okşanmıştı. İlk defa birisi bana böyle hitap ediyordu. Birader, müdür, hacı, kardo, panpa gibi hitaplara alışkındım ama buna hazırlıklı değildim. Bir an panikleyip telefonu kapattım.
ESNAF NE ÇOK ZİYARET EDİLİYOR
SMS’ler gelmeye devam ediyordu. Bu kez belediyenin bağlı olduğu partiyi aradım. Görevli telefon numaramı sordu. Numaram şudur dedim. Numarayı söylemeyecek misiniz? dedi. Söyledim. Sorunla ilgileneceklerini belirtti.
Aradan bir hafta geçti. Belediye SMS’leri tüm hızıyla gelmeye devam ediyordu. Feridun Düzağaç kah kendinden geçmiş bir halde esnafları dolaşıyor, kah odalar birliğini kabul ediyor, kah bir halı saha açılışında penaltı kullanıyordu. Tek bir fark vardı; bu kez belediye SMS’lerine partinin SMS’leri de eklenmişti. X Parti İlçe Başkanımız yarın esnaf ziyaretinde bulunacak şeklinde mesajlar gelmeye başladı telefonuma. Esnafların ne çok ziyaret edildiklerini fark ettim. Görünen o ki X parti sorunla gerçekten ilgilenmişti ama en çok ilgilerini çeken benim cep numaram olmuştu.
İyiden iyiye uyuz olmuştum. X parti ilçe başkanı sanki kız arkadaşımmış gibi devamlı rapor veriyordu. Kimsesizler yurdu ziyaretindeyim, market açılışındayım, çevrecilerle pişti oynuyoruz, babana söyle ben onunla artık konuşmuyorum gibi mesajlar geliyordu. O sonuncusu annemden gelmiş aslında, bizimkiler boşandıktan sonra fark ettim.
Bu iş karakolda biter deyip polisi aradım. Telefonum bir belediye ve sürekli bir yerlere ziyaretler düzenleyen bir parti tarafından taciz ediliyor dedim. Numaramı sordu. Bu kez tecrübeliydim, numaramı bir kuruma daha kaptırmayacaktım. Yo dostum yo, bu tuzağa düşmem, numaramı vermiyorum dedim. Telefon numaranızı bilmeden telefon numaranıza gelecek mesajları nasıl engelleyebiliriz ki? dedi. Bir süre düşündükten sonra Evet bu gerçekten ciddi bir sorun dedim.
Uzun bir sessizlik oldu. İki taraftan biri taviz vermeden bu iş çözülmeyecekti. Telefon numaramın birinci ve altıncı hanesini söyleyebilirim dedim. Bu hiçbir şekilde işimize yaramaz diye cevap verdi. Ama böyle olmaz ki biraz da siz adım atın komserim dedim. Aslında sıradan bir memurdu ama komserim diyerek onu onore edersem işimi halleder diye düşünmüştüm. Maalesef tam tersine, polis memuru sinirlendi Kardeşim oyalama bizi, söyleyeceksen söyle şu numarayı dedi. O an gözümün önüne polislere yeni dağıtılan son model coplar geldi ve numarayı söyleyiverdim.
SEN DE Mİ TUĞÇE? SEN DE Mİ…
Takip eden haftada tahmin ettiğim üzere emniyetten de SMS’ler gelmeye başladı. Bulgar numaralarından arayıp sizinle evlenmek istediğini söyleyerek kontör isteyenlere itibar etmeyiniz gibi bir şeyler yazıyordu birinde. Son derece ötekileştirici, ırkçı bir söylemdi bu ama boşver dedim. Peşinden hemen her Allah’ın günü Şunlara itibar etmeyiniz, bunlara itibar etmeyiniz, şunlar dolandırıcı, bunlar yankesici mesajları gelmeye başladı. Bir süre sonra arayan kimseye güvenemez oldum. Anama babama itibarım kalmadı. Kontör isteyen yakın arkadaşımı polise ihbar ettim. Ailesi Bulgar göçmeniydi. Zaten hiçbir zaman tam anlamıyla güvenmemiştim ona.
Artık sinirden ağlayacak hale gelmiştim. Mesaj kutum kurum SMS’leriyle dolup taşıyordu. Sinirlerim bozulmuştu ve yapacak hiçbir şeyim kalmamıştı. Dayanamayıp eski kız arkadaşım Tuğçe’nin yanına gittim ve omzunda ağladım. Tuğçe her zaman yanımda olacağını, bütün bunların geçeceğini, sakin olmamı söyleyerek beni teselli etti.
Ertesi gün cep telefonuma XYZ mağazalarında yüzde 50’lere varan indirim seni bekliyor şeklinde bir mesaj düştü.
Tuğçe XYZ’de çalışıyordu…
http://beyinsizadam.net/
lukasaluka@gmail.com
- - - - - - - - - - - - - - - -
SIIR
. . . . . .
Siir bir tahta kasiktir
Sapi ortasina denk dusen
~CAN YUCEL~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Bir meslek yaşamın korsesidir.
~Friedrich Wilhelm Nietzsche
(d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900)
Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde
çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog.~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Alma mater
Sut annesi
~Latin Atasozu~
- - - - - - - - - - - - - - - -
LOZAN…
https://www.youtube.com/watch?v=JVYXcx2O6r4
- - - - - - -





- - - - - - -
Firenc_Herczeg-Bizans.pdf
Mutlu_Ask_Yoktur-Aragon.mobi
French-Workbook.pdf
Charles_Dickens_Charles_Dickens-Antikaci_Dukkanci_1.pdf
Jean_Paul_Sartre-Aydinlar_Uzerine.pdf
DOSTOYEVSKI-yeraltindan_notlar.doc
Tankred_Dorst-Ben_Feuerbach.pdf
Hasmet_ZEYBEK-uygarlik-coplugu.doc
Ernest_Hemingway-Isgal_Istanbul_u.pdf
Arthur_Miller-Saticinin_olumu.pdf
Ferhan_Sensoy-Gundeste.pdf
Charles_Dickens_Charles_Dickens-Iki_Sehrin_Hikayesi.pdf
ELS_29.pdf
Belgariad_1_Kehanetin_Oyuncagi.mobi
Jean_Paul_Sartre-Baudelaire.pdf
Tolstoy-Anna_Karenina-IletisimYay_Ergin_Altay_.epub
Milan_Kundera-Kimlik.epub
Operasyon-Tuncay_Ozkan.epub
Ayse_Kulin-Kardelenler.epub
Hristo_BOYCEV-Bolnica-TURK.doc
Theodor_W._Adorno-Minima_Moralia.epub
Charles_Dickens_Charles_Dickens-Bir_Noel_Sarkisi.epub
Puskin-Bakir_Atli.pdf
William_Shakespeare-III._Richard.pdf
Ali_Seriati-Kultur_ve_Ideoloji.epub
Genel_Dilbilim_1_AOF.pdf
Belgelerle_Ergenekon-Saygi_Ozturk.epub
EGITIM_BILIMLERI_2.doc
Sefik_Can-Mevlana_Ve_Eflatun.epub
Stanislaw_Lem-Yenilmez.epub
- - - - - - -
"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group |
: |
ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba üye olmak icin To join the group |
: |
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamız Our Group Page |
: |
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish |
: |
http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam Our new website |
: |
https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |