1. Moskova’da 40 İsrailliye şok gözaltı! ’İran’ın düşmanı Rusya’nın
düşmanı’ <#mozTocId596219>
2. Çocuğa cinsel saldırıdan gözaltına alınan imam serbest bırakıldı
<#mozTocId702524>
3. ABD fonları, Kıbrıs’ın bölgesel güvenli liman rolü için askeri
üslerini modernize etmesine yardımcı oluyor <#mozTocId685694>
4. Güney Kore’den gelen açıklama, Washington’ı kızdırdı: İstihbarat
paylaşımına ‘sınırlama’ getirdi! <#mozTocId48793>
5. “Amerikan ordusunun kayıt yaşını 42’ye çekmesinin arkasında ne var?”
<#mozTocId404023>
6. Kritik kurumun Türk başkanı açıkladı: Tarihteki en büyük krizle
karşı karşıyayız <#mozTocId64174>
7. Özgür Özel, seçim için el yükseltti: 55 milletvekilinin istifasını
getirmeyen namerttir! <#mozTocId442104>
8. ABD, Estonya’ya Mühimmat Tedarikini Askıya Aldı <#mozTocId629240>
9. Morgan Sanley’den 16 milyon dolarlık kripto hamlesi <#mozTocId962234>
10. ABD’den “ölüm öpücüğü”: İsviçreli banka çöktü <#mozTocId11139>
11. Ünlü oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ‘boykot’ davasında hakim karşısına
çıktı: ’Cumhurbaşkanının da boykot çağrıları var, o zaman bu nasıl
suç?' <#mozTocId246471>
12. Avrupa’da ‘WhatsApp’ devri kapanıyor! Kamu çalışanları için dijital
dönüşüm: Birer birer bırakıyorlar… <#mozTocId198953>
13. Eski NATO Başkomutanı: "Hürmüz şu an nükleerden daha etkili"
<#mozTocId239555>
14. İran-ABD Savaşı: Görüşmelerin Tıkanmasıyla Sonraki Dört Senaryo
<#mozTocId647235>
15. Murathan Kale: Studied at Marmara University <#mozTocId507427>
16. 'Ülkeler şimdi hazırlık yapmalı': Önemli Atlantik okyanusu akıntısı,
bilim insanlarının düşündüğünden çok daha yakın çöküşe yakın
<#mozTocId358078>
17. Von der Leyen‘in Türkiye açıklaması AP’de tepki çekti: ’Büyük İsrail
projesini desteklemesinin bir parçası’ <#mozTocId97627>
18. Almanya’da İsrail’in varlığını reddedenler cezalandırılabilir
<#mozTocId832369>
19. ❗️ Tunceli halkı, vali ve çetesini çökerten başsavcı Ebru Cansu’nun
heykelini dikmek için çalışma başlattı. <#mozTocId54418>
20. 41 yıllık eşini ‘Mallara TMSF çökecek’ diye kandırıp boşadı, başka
kadınla evlendi. <#mozTocId601577>
21. Trump’tan Pentagon’a 1,5 trilyon dolarlık bütçe: Savaşa kaynak,
halka kemer sıkma <#mozTocId38466>
22. Güney Kıbrıs’ta yayın yapan Simerini gazetesinde Türkiye aleyhinde
çok sayıda detaylı askeri araştırma yazısı olan Dr. Yiannos
Charalambides: <#mozTocId242289>
23. POLITICO: <#mozTocId525045>
24. What a deceitful nation you are! <#mozTocId611484>
*======================= *
*Moskova’da 40 İsrailliye şok gözaltı! ’İran’ın düşmanı Rusya’nın
düşmanı’*
*21.04.2026*
Orta Doğu’da savaş gerginliği sürerken, Rusya’nın başkenti Moskova’ya
inen yaklaşık 40 İsrailli, İran savaşına karıştıkları suçlamasıyla
gözaltına alındı. İşte detaylar...
Rus muhalif haber kuruluşu Mediazona’nın haberine göre Tel Aviv’den
Moskova’daki Domodedovo Havalimanı’na gelen yaklaşık 40 İsrailli, İran
savaşına karıştıkları gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alındı.
*'İRAN'IN DÜŞMANI, RUSYA'NIN DÜŞMANI'*
Gözaltına alınanlardan bazılarının hem İsrail hem de Rusya vatandaşı
olduğu belirtildi. Habere göre İsrailli yolcuların cep telefonları
incelendi ve kendilerine/*"İran’ın Rusya’nın müttefiki, İran’ın
düşmanının da Rusya’nın düşmanı"*/ olduğu, Moskova ziyaretlerinin/*"hoş
karşılanmadığı"*/ söylendi.
İsraillilere ayrıca yasa ihlallerine karşı/*"uyarı"*/ niteliği taşıyan
belgeler imzalatıldı. İsrailli yolcular saatler süren sorgunun ardından
serbest bırakıldı.
*İSRAİL DOĞRULADI*
İsrailli Jerusalem Post gazetesi olayın İsrail Dışişleri Bakanlığı
sözcüsü tarafından doğrulandığını aktardı. Sözcü, Jerusalem Post’a
yaptığı açıklamada,/*"Olay öğrenilir öğrenilmez Dışişleri Bakanı Gideon
Saar, Rusya Dışişleri Bakanlığı ve İsrail’in Moskova Büyükelçiliği ile
birlikte bakanlık personeline harekete geçme talimatı verdi. Bu
müdahalenin ardından olay çözüldü ve İsraillilerin girişi onaylandı.
Ruslara bu davranışın kabul edilemez olduğu açıkça belirtildi"*/
ifadelerini kullandı.
*https://www.milliyet.com.tr/dunya/son-dakika-moskovada-40-israilliye-sok-gozalti-iranin-dusmani-rusyanin-dusmani-7575109*
<https://www.milliyet.com.tr/dunya/son-dakika-moskovada-40-israilliye-sok-gozalti-iranin-dusmani-rusyanin-dusmani-7575109>
*======================= *
*Çocuğa cinsel saldırıdan gözaltına alınan imam serbest bırakıldı*
21 Nisan 2026
Diyarbakır’da çocuğa sistematik cinsel saldırıda bulunmaktan gözaltına
alınan imam Mehmet Latif Yeprem serbest bırakıldı.
Kulp ilçesine bağlı Totana Mahallesinde 18 yaşındaki M.Y.ye çocuk yaşta
sistematik cinsel saldırıda bulunmaktan dün gözaltına alınan imam Mehmet
Latif Yeprem, polisteki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edildi.
Savcılıkta ifade veren Yeprem, daha sonra serbest bırakıldı.
Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre Yeprem’in akrabaları M.Y. ve
ailesine baskı kurarak ifadesini değiştirmesini istedi. Bunun üzerine
M.Y. ifadesini değiştirmek zorunda kaldı. Öte yandan korucu olan Totana
Mahallesinde imamın serbest bırakılması sonrası kutlama
gerçekleştirildiği öğrenildi.
Mezopotamya Ajansı’nın ulaştığı ses kaydında imam Yaprem’in, çocuğa
sistematik cinsel saldırıya dair /*“Şeytana uyduk”*/ diye kendini
savunduğu ortaya çıktı.
*(HABER MERKEZİ)*
www.yenidemokrasi36.net/cocuga-cinsel-saldiridan-gozaltina-alinan-imam-serbest-birakildi/
*======================= *
*ABD fonları, Kıbrıs’ın bölgesel güvenli liman rolü için askeri
üslerini modernize etmesine yardımcı oluyor*
17 Nisan’da Kıbrıs’ın Mari kentindeki Evangelos Florakis deniz üssünde
planlanan yeni helikopter pisti inşaat alanında, *ABD* ve Kıbrıs
bayraklarını taşıyan bir tabelanın yanında yürüyen bir Kıbrıs askeri
subayı. [Petros Karadjias/*AP*]
*20.04.2026*
*PAFOS* – *ABD* vergi mükelleflerinin yardımıyla Kıbrıs, Ortadoğu’daki
çatışmalardan kaçanlar için Doğu Akdeniz’de güvenli bir liman ve insani
yardım merkezi olarak kendine biçtiği misyonunu güçlendirmek için önemli
askeri tesislerini modernize ediyor.
Kıbrıs’ın ana Evangelos Florakis deniz üssü, Lübnan kıyılarından sadece
229 kilometre uzaklıkta olup, *ABD* Avrupa Komutanlığı tarafından
finanse edilen yeni bir helikopter pistine kavuşacak. Bu pist, çatışma
bölgelerinden tahliye edilenleri havadan taşımak için büyük Chinook tipi
nakliye helikopterlerini barındırabilecek.
Adanın güneybatısında ise Andreas Papandreou hava üssü, bölgesel insani
yardım misyonlarını desteklemek üzere personel ve ekipman getiren
onlarca ağır yük askeri nakliye uçağının daha hızlı yakıt ikmali ve
bakım işlemlerinin yapılabileceği yeni bir apron içerecek şekilde
genişletilecek. Kıbrıs Ulusal Muhafızları sözcüsü Yarbay Paris Samoutis,
kısıtlı tesislere nadir ve özel erişim sağlayan Associated Press’e bu
bilgiyi verdi.
*ABD*, Kıbrıs’ın insani krizlere yanıt olarak büyük ölçekli
operasyonların gereksinimlerini karşılamasına yardımcı olmak için her
iki üs için de daha geniş bir iyileştirme programının parçası olan bu
iki projeyi finanse ediyor. Çalışmaların gelecek yıl başlaması bekleniyor.
Her iki proje için de kesin finansman miktarı henüz açıklanmadı çünkü
maliyet değerlendirmeleri devam ediyor. Samoutis, *ABD*'nin, yeni apronu
da içerecek şekilde hava üssünün genişletilmesinin toplam maliyetini
belirleyecek bir geliştirme planı için 500.000 euro (588.000 dolar)
ayırdığını söyledi.
*ABD* fonları Kıbrıs’ın bölgesel güvenli liman rolü için askeri üslerini
geliştirmesine yardımcı oluyor
Kıbrıs’ın seçkin deniz komandoları, kurbağa adamlar, 17 Nisan’da
Kıbrıs’ın Mari kentindeki Evangelos Florakis deniz üssünde bir tatbikat
sırasında eğitim görüyor. [Petros Karadjias/*AP*]
*Kıbrıs ve ABD daha sıkı bağlar kuruyor*
Böyle bir *ABD* yardımı, Kıbrıs’ın uzun süredir sürdürdüğü tarafsız
diplomatik duruşunu terk edip Batı’ya net bir dönüş yaptığı on yıl
öncesine kadar oldukça düşük bir olasılıktı.
Kıbrıs’ın Amerikan eğitimli Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides
döneminde *ABD* ile diplomatik temaslar yeni zirvelere ulaştı; *ABD*’nin
dayattığı, on yıllardır süren silah ambargosu sona erdi ve yeni iş
fırsatları doğdu.
Christodoulides, 2023’teki seçiminden bu yana, adanın coğrafi konumunu
kullanarak Avrupa Birliği liderlerine ve *ABD* yönetimlerine, ada
ülkesinin çalkantılı Orta Doğu’ya Batı’nın diplomatik, ekonomik ve
insani köprüsü olarak mükemmel bir konumda olduğunu vurguladı.
Christodoulides Aralık ayında,/*"Vicdanlı ve sorumlu bir ortak olarak
Kıbrıs, güvenilir ve güvenli bir liman olmaya devam ediyor"*/ dedi.
Geçmişte, *ABD* ordusu, adanın 1960’ta sömürge yönetiminden
bağımsızlığını kazanmasından sonra İngiltere’nin elinde tuttuğu
Kıbrıs’taki iki İngiliz askeri üssüne güveniyordu. Üslerden biri olan
*RAF* Akrotiri’deki bir uçak hangarı, 2 Mart’ta Kıbrıslı yetkililerin
Lübnan’dan fırlatıldığını söylediği bir Şahed insansız hava aracı
tarafından vuruldu.
Kıbrıs’ın kendi tesislerinin yükseltilmesi, Washington ve Fransa gibi
bölgesel çıkarları olan *AB* ortaklarına başka seçenekler sunuyor.
*ABD* fonlaması, Kıbrıs’ın bölgesel güvenli liman rolü için askeri
üslerini yükseltmesine yardımcı oluyor.
17 Nisan’da Kıbrıs Hava Kuvvetleri’ne ait bir helikopter, Pafos’taki bir
hava üssüne park etmek için bir yerleşkeye giriyor. [Petros Karadjias/*AP*]
*'Çözümün bir parçası, sorunun değil'*
Nisan 2023’te Kıbrıs, krizden etkilenen Sudan’dan üçüncü ülke
vatandaşlarının geri dönüşü için bir geçiş noktası haline geldi. Haziran
2025’te *ABD* ve İsrail, İran’ın nükleer tesislerine saldırdığında,
İsrail’den ayrılanlar ve yurtdışında mahsur kalan İsraillilerin eve
dönmesi için yine bir geçiş noktası görevi gördü.
2024 yılında ada, savaşın harap ettiği Gazze’ye binlerce ton insani
yardım göndermek için Amalthea deniz koridoru olarak adlandırdığı bir
sistemi aktif hale getirdi; başlangıçta doğrudan, daha sonra ise
İsrail’in Aşdod limanı üzerinden.
Birçok *AB* ortağı ve diğer ülkeler, vatandaşlarının olası tahliyelerine
yardımcı olmak için Kıbrıs’a sivil personel, asker, helikopter ve uçak
konuşlandırdı. *ABD*, 2024 yılında Lübnan’dan tahliyelere yardımcı olmak
için Pafos hava üssüne bir dizi V-22 Osprey tiltrotor askeri uçağıyla
birlikte bir deniz birliği konuşlandırdı.
Christodoulides, Kıbrıs’ın askeri tesislerinin kullanımının insani
operasyonlarla sınırlı olacağını ve saldırı amaçlı askeri eylemler için
kullanılmayacağını açıkça belirtti.
Samoutis, yeni helikopter pistinin yanı sıra, deniz üssünün, Kıbrıs’tan
daha büyük fırkateynler gibi savaş gemilerini barındırabilecek şekilde
yenilenmiş liman tesislerine sahip olacağını söyledi.
*https://www.ekathimerini.com/in-depth/analysis/1301359/us-funding-helps-cyprus-upgrade-military-bases-for-its-role-as-a-regional-safe-haven/*
<https://www.ekathimerini.com/in-depth/analysis/1301359/us-funding-helps-cyprus-upgrade-military-bases-for-its-role-as-a-regional-safe-haven/>
*======================= *
*Güney Kore’den gelen açıklama, Washington’ı kızdırdı: İstihbarat
paylaşımına ‘sınırlama’ getirdi!*
*21.04.2026*
Güney Kore Birleşme Bakanı Chung Dong-young’un, Kuzey Kore’ye ait bir
nükleer tesise dair yaptığı açıklama, Seul ve Washington arasında krize
yol açtı.
Yerel basına yansıyan iddialara göre *ABD* tepki olarak, uydu
aracılığıyla elde edilen istihbaratın Güney Kore ile paylaşımına/*‘kısmi
sınırlama’ */getirdi.
*KRİZİN FİTİLİNİ ATEŞLEYEN O AÇIKLAMA*
Krizin fitilini, Güney Koreli Bakan Chung Dong-young’un geçtiğimiz ay
parlamentoda yaptığı açıklamalar ateşledi. Bakan Chung, Kuzey Kore’nin
kuzeybatısındaki Kusong bölgesinde, nükleer silah yapımında kritik bir
aşama olan uranyum zenginleştirme tesisi işlettiğinden şüphelenildiğini
dile getirmişti.
*Washington’dan Yetkisiz Paylaşım Tepkisi*
*ABD* istihbaratından gelen hassas verilerin/*"yetkisiz bir şekilde ifşa
edilmesinin"*/ Washington’u kızdırdığı öne sürüldü.İddialara göre *ABD*,
daha önce rutin bir şekilde Seul’e aktardığı bazı uydu görüntüsü ve
verilerin paylaşımına/*"sınırlama"*/ getirdi. Yonhap’a konuşan bir Güney
Koreli askeri yetkili, kısıtlamaların/*"bu ayın başından beri"*/ devrede
olduğunu söyledi ve "Kuzey Kore’nin askeri faaliyetlerine yönelik
istihbarat toplama ve paylaşımı, Güney Koreli ve Amerikalı yetkililer
arasında eskisi gibi normal seyretmektedir” diyerek bu durumun /*“askeri
hazırlık düzeyini önemli ölçüde etkilemediğini”*/ belirtti. Ne Güney
Kore ne de *ABD* makamları, istihbarat kısıtlamasının uygulandığını
açıkça reddetti.*ABD*’nin ülkedeki askeri varlığı olan *ABD* Kore
Kuvvetleri (*USFK*) *AFP*’ye yaptığı açıklamada, /*“medyada yer alan
haberlerin farkında olduklarını”*/ ancak /*“ekleyecek bir şeyleri
olmadığını”*/ bildirdi.
*https://www.cnnturk.com/dunya/galeri/guney-koreden-gelen-aciklama-washingtoni-kizdirdi-istihbarat-paylasimina-sinirlama-getirdi-2419012?page=4*
<https://www.cnnturk.com/dunya/galeri/guney-koreden-gelen-aciklama-washingtoni-kizdirdi-istihbarat-paylasimina-sinirlama-getirdi-2419012?page=4>
=======================
“*Amerikan ordusunun kayıt yaşını 42’ye çekmesinin arkasında ne var?”*
*21.04.2026*
*ABD* ordusunun kayıt standartlarındaki değişikliğin son yıllarda
giderek düşen asker sayısını artırmak olduğu düşünülürken, yeni
düzenlemeler özellikle sosyal medyada İran savaşı ve diğer konuları
gündeme getirdi.
*ABD* ordusu geçen ay, son yıllardaki asker alımı zorlukları nedeniyle
uygun asker adayı havuzunu genişletmek için, Amerikalıların askere
alınabileceği azami yaşı /*“35’ten 42’ye yükselteceğini ”*/duyurdu.
*ABD* Ordusu Yönetmeliği 601-210’un, 20 Mart tarihli güncellenmiş
versiyonunda/*“, esrar bulundurma veya uyuşturucu madde kullanımına
ilişkin tek bir mahkumiyeti olan kişilerin askere alınabilmek için
muafiyet alma zorunluluğunun kaldırılması da”*/ dahil olmak üzere
değişiklikler bildirildi.
Yeni düzenleme, 20 Nisan’da yürürlüğe girdi.
“/*Değişikliğin İran savaşıyla ilgisi var mı?”*/
Analistler, askere alma zorluklarını gidermenin bir yolu olarak askere
alma yaşını yükseltme olasılığını yıllardır tartışıyorlar. Ordu,
değişikliğin *ABD* Başkanı Donald Trump’ın daha önce/*“ kara birlikleri
konuşlandırabileceğini”*/ söylediği *ABD*-İsrail İran savaşıyla
bağlantılı olduğunu öne sürmese de, bazı sosyal medya kullanıcıları
duyurunun zamanlamasına dikkat çekti.
Çevrimiçi topluluktaki bazı kişiler, savaşın daha yaşlı destekçilerinin
artık askere alınabileceği konusunda şaka yaptı.
Bir X kullanıcısı, Cumhuriyetçi yorumcu /*“Ben Shapiro’nun”*/ Trump’ın
İran’a saldırma kararını övdüğü bir videoya yanıt olarak, /*“Askere alma
yaşını 42’ye çıkardılar. Neden hala buradasınız?”*/ dedi.
“/*Neden bu değişikliğe gidildi?”*/
*ABD* ordusu artışın nedenleri hakkında yorum yapmasa da, *ABD* Ordusu
Alım Komutanlığı’ndan alınan veriler, ordunun/*“ alım konusunda
zorluklar yaşadığını ”*/gösteriyor.
Ordu, 2025 ve 2024 yıllarında alım hedeflerinin yüzde 100’ünü
karşılarken, 2023’te yaklaşık yüzde 23 ve 2022’de yüzde 25 oranında
hedefini tutturamadı.
Bu veriler ayrıca, ordunun son /*“altı yıldır üst üste asker alım
hedeflerinin gerisinde kaldığını da ”*/gösteriyor.
*ABD* Ordusu Asker Alım Komutanlığı, bu tür zorlukları /*“işgücü
piyasasındaki değişiklikler, askerlik hizmeti hakkında sınırlı
farkındalık ve obezite, uyuşturucu kullanımı ve akıl sağlığı sorunları
gibi nedenlerle nitelikli gençlerin yetersizliği gibi”*/ sorunlara bağladı.
2018 yılında yapılan bir ankette, gençlerin askere katılmama nedenleri
arasında olası yaralanma ve ölüm, travma sonrası /*“stres bozukluğu,
aile ve arkadaşlardan ayrılık ve diğer kariyer ilgi alanları ”*/en
önemli gerekçeler olarak gösterildi.
*https://anlatilaninotesi.com.tr/20260421/amerikan-ordusunun-kayit-yasini-42ye-cekmesinin-arkasinda-ne-var-1105180197.html*
<https://anlatilaninotesi.com.tr/20260421/amerikan-ordusunun-kayit-yasini-42ye-cekmesinin-arkasinda-ne-var-1105180197.html>
*======================= *
*Kritik kurumun Türk başkanı açıkladı: Tarihteki en büyük krizle karşı
karşıyayız*
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Orta Doğu’daki
saldırıların ardından enerji arzında dev kayıplar yaşandığını açıkladı.
Günlük 13 milyon varil petrol ve 100 milyar metreküpe yakın doğal gaz
kaybı, küresel ekonomiyi tehdit ediyor.
21 Nisan 2026 14:26
Kritik kurumun Türk başkanı açıkladı: Tarihteki en büyük krizle karşı
karşıyayız
Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı arz
şokuyla sarsılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (*IEA*) Başkanı Fatih
Birol, bölgede çok sayıda enerji tesisinin ağır hasar aldığını
belirterek, mevcut tablonun tarihteki tüm enerji krizlerinden daha büyük
bir risk oluşturduğunu vurguladı.
*Enerji arzında dev kayıp*
Birol’un verdiği bilgilere göre, dünya genelinde günlük yaklaşık 100
milyon varil olan petrol talebine karşılık, 13 milyon varillik arz kaybı
yaşanıyor. Aynı zamanda doğal gaz tarafında da yaklaşık 100 milyar
metreküplük ciddi bir düşüş söz konusu. Bu tablo, yalnızca enerji
fiyatlarını değil; gübre, sülfür, helyum ve petrokimya gibi kritik
sektörleri de doğrudan etkiliyor.
Hasar gören tesisler ve uzun toparlanma süresi
Saldırılar sonucunda Orta Doğu’da toplam 84 enerji tesisinin zarar
gördüğü, bunlardan 34’ünün ise /*“ciddi ve çok ciddi”*/ hasar aldığı
açıklandı. Birol, Hürmüz Boğazı tamamen açılsa bile üretimin eski
seviyelere dönmesinin en az 2 yıl sürebileceğini, bazı tesislerde bu
sürenin daha da uzayabileceğini ifade etti.
*Tankerler beklemede, piyasa gergin*
Bölgede 200’den fazla petrol tankeri ve 10 *LNG* gemisinin dolu şekilde
beklediği belirtilirken, Hürmüz Boğazı’nın açılması kısa vadede
rahatlama sağlayabilir. Ancak güvenlik garantisi olmadan ticaretin tam
anlamıyla normale dönmesi beklenmiyor.
*Petrol fiyatları ve küresel riskler*
Birol’a göre önümüzdeki dönemde petrol piyasalarında ciddi dalgalanmalar
yaşanacak. Yüksek fiyatlar özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük
risk oluşturuyor. Enflasyon baskısı ve dış ticaret açığındaki artış,
birçok ülkeyi borç sarmalına sürükleyebilir.
*Türkiye için stratejik fırsatlar*
Enerji krizinin aynı zamanda yeni fırsatlar da sunduğuna dikkat çeken
Birol, Türkiye için alternatif projelerin gündeme gelebileceğini
söyledi. Basra-Ceyhan hattı ve Bakü-Ceyhan boru hattının genişletilmesi,
Türkiye’yi enerji taşımacılığında kritik bir merkez haline getirebilir.
*Küresel koordinasyon devrede*
*IEA*, *IMF* ve Dünya Bankası iş birliğiyle kurulan kriz koordinasyon
grubu, özellikle gelişmekte olan ülkelere finansal ve teknik destek
sağlamak için çalışmalarını hızlandırdı. Uzmanlara göre önümüzdeki
süreç, sadece enerji değil, küresel ekonomik dengeler açısından da
belirleyici olacak.
www.dunya.com/ekonomi/kritik-kurumun-turk-baskani-acikladi-tarihteki-en-buyuk-krizle-karsi-karsiyayiz-haberi-822384
*======================= *
*Özgür Özel, seçim için el yükseltti: 55 milletvekilinin istifasını
getirmeyen namerttir!*
Partisinin *TBMM* Grup Toplantısı’nda konuşan *CHP* Genel Başkanı Özgür
Özel, seçim talebini bir kez daha yineleyerek iktidara seslendi.
İktidarın sandıktan sonra ortaya çıkacak hukuk devletinden korktuğunu
söyleyen Özel,/*"Korkmuyorsanız getirin seçim sandığını. Sandığı koyun
millet karar versin; biz hırsız mıyız yoksa siz iftiracı mısınız"*/
ifadelerini kullandı. İktidara seslenen Özel,/*"Açıkça söylüyorum; ara
seçimin tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı, tüm istifaları kabul
edeceğinizi, seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin 55 milletvekilinin
istifasını getirmeyen namerttir"*/ dedi.
*21.04.2026*
Özgür Özel, seçim için el yükseltti: 55 milletvekilinin istifasını
getirmeyen namerttir!Fotoğraf: *AA*
Cumhuriyet Halk Partisi (*CHP*) Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim için
iktidara bir çağrı daha yaparak/*"Açıkça söylüyorum; ara seçimin
tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı, tüm istifaları kabul
edeceğinizi, seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin 55 milletvekilinin
istifasını getirmeyen namerttir"*/ dedi.
Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’da meydana gelen okul
saldırılarına değinerek başlayan Özel, hayatını kaybedenler için baş
sağlığı diledi. Özel,/*"Böyle saldırıların bir daha yaşanmamasını
diliyorum"*/ dedi.
Devamla, *ABD* Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara
Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı
konuşmada ‘Ortadoğu’da işe yarayan tek modelin monarşi olduğunu’
savunmasına değinen Özel, Barrack’ın/*"hadsiz"*/ açıklamalarda bulunmaya
devam ettiğini söyledi.
*"ONLAR TRUMP'LA, NETANYAHU İLE AYNI SAFTALAR"*
Trump’ın yeni bir düzen kurma amacında olduğunu söyleyen Özel,/*"’Bu
topraklarda güçlü lider monarşisi lazım’ denince susanlara söylüyorum;
Aslında saflar net. Dünyada da netleşiyor. Dünyanın bütün otokratlarını
bir arada tutan... Nerede onlara yarayacak model varsa birbirlerinden
öğrenip, demokrasileri gerileterek, halk yerine zümreleri koyarak,
halkları yoksullaştıran yeni bir sistem kurmaya çalışıyorlar"*/
ifadeleriin kullandı.
Özel, şöyle devam etti:/*"Onlar Trump ile, Trump’ın desteklediği
Netanyahu ile aynı saftalar, biz Gazze ile, Brezilya’da Lula ile
İspanya’da Sanchez ile dünyanın bütün demokratlarıyla aynı saftayız."*/
Yapılacak ilk seçimlere işaret eden Özel,/*"Türkiye’ye demokrasiyi
yeniden getireceğiz"*/ dedi.
*"OKULLARDAKİ SALDIRILAR MÜNFERİT DEĞİL"*
Konuşmasının devamında yeniden geçen hafta yaşanan okul saldırılarına
değinen Özel, bunların münferit saldırılar olmadığını vurguladı.
Okullardaki eğitimin kalitesi, atanmayan öğretmenler, hijyen sorunları
ve güvenlik açıkları gibi pek çok başlıkta daha önce çözüm önerileri
sunduklarını söyleyen Özel,/*"Eğitimle derdi olmayan, hadsiz bir bakanla
muhatabız"*/ dedi.
Özel,/*"Bizim yönettiğimiz hiçbir okulda velinin aklı çocuğunda
kalmayacak. Bizim yönettiğimiz hiçbir okulda, dışarıdan gelenlerin
okulun güvenliğini tehdit etmesi ya da akran zorbalığıyla baş
edilememesi gibi ya da hijyen sorunları gibi sorunlar olmayacak.
Evladını okula yollayanın aklı okulda kalmayacak. Okula giden hiçbir
çocuk okulda yeni sorunlar edinerek, dertlerle, tasalarla, sorunlarla
evine dönmeyecek. Bu sistem her birimizin evladını eşit, ayrımsız ve
günü gelince de tam olarak ücretsiz okutacaktır"*/ diye konuştu.
Ekonomik sorunlara değinen Özel, vergi adaletsizliğine dikkati çekti.
İktidarın zengini, yandaşı koruduğunu söyleyen Özel, emeklilerin 20 bin
lira emekli aylığıyla yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti.
Konuşması sırasında ucuz et ve ekmek kuyruklarının yer aldığı bir
fotoğrafı paylaşan Özel,/*"Emeklinin düştüğü şu hale bir bakın!"*/ dedi.
*"İKTİDAR MADEN İŞÇİLERİNE VERDİĞİ SÖZÜ TUTMADI"*
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde oturma eylemi ve açlık grevi
başlatmalarının ardından gözaltına alınan Doruk Madencilik işçilerinden
bahseden Özel, iktidarın madencilere verdiği sözleri tutmadığını
söyledi. Maden işçilerinin yıllardır hak mücadelesi sürdürdüklerini
kaydeden Özel,/*"Madenciler ‘açız, açıktayız, sahip çıkın’ dediler.
Elinde sarı baretiyle çocuğunun ekmeğini savunan 110 madenciyi gözaltına
aldılar!"*/ dedi.
Partisinin maden işçilerinin yanında olduğunu vurgulayan
Özel,/*"İktidarımızda hiç kimse baretini hak aramak için yere vurmak
zorunda kalmayacak. Biz CHP olarak sendikalaşmaya engel olan tüm yasal
düzenlemeleri işçi lehine değiştireceğiz"*/ ifadelerini kullandı.
Ekim 2025’te Gebze’de çöken 7 katlı Arslan Apartmanı’na ilişkin
bilirkişi raporuna değinen Özel, çökmenin metro inşaatı kaynaklı
olduğunun belirlendiğini, konuyu haberleştiren gazeteci Alican Uludağ’ın
ise cezaevinde olduğunu kaydetti.
/*"AKP'nin kara düzeni işte bu" */ifadelerini kullanan Özel, tutuklu tüm
gazetecilerin yanında olduklarını vurguladı.
Siyasi rejimin hakkını arayana savaş açmış durumda olduğunu söyleyen
Özel, son olarak Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına
alındığını anımsattı. Özel, iktidarın sandıktan sonra ortaya çıkacak
hukuk devletinden korktuğunu söyledi.
Özel, özetle şu ifadeleri kullandı:
"(Onursal Adıgüzel) Dün sorgulandı, bir iddia yok, bir kanıt yol,
yalandan bir *HTS* kaydı bile yok, hiçbir şeyle ilişkilendirilmemiş..
Dinleme takip yok../*‘Sen suç örgütünün başısın’ */diyorlar. Tek suç
bulamayıp, belediye çalışanlarını suç örgütü yapmışlar, bunun üzerinden
Onursal’ı almaya, *CHP*’nin iktidar yürüyüşüne yeni bir çelme takmaya
çalışıyorlar.
Öyle bir noktadayız ki ya kötülük kazanacak ve geriye hiçbir şey
kalmayacak ya da direnenler kazanacak. Ne zamanki iktidarın seçimle
gideceğini gösterdik, o gün bugündür huzurumuz yok, o gün bugündür
saldırı altındayız. Onlardaki asıl korku Allah korkusu yerine sandık
korkusu. Her suça bulaşmışlar ama Allah’tan korkmamışlar şimdi sandıktan
sonra ortaya çıkacak hukuk devletinden korkuyorlar."
*ARA SEÇİM MESAJI*
Partisinin gücünü sadece milletten aldığını söyleyen Özel, seçim
çağrısını da yineledi. Özel,/*"Korkmuyorsanız getirin seçim sandığını...
Sandığı koyun millet karar versin; biz hırsız mıyız yoksa siz iftiracı
mısınız"*/ diye konuştu.
*MHP* Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ara seçime yönelik açıklamalarına
tepki gösteren Özel,/*"Ara seçime karşı olmak Anayasa’ya karşı
olmaktır"*/ dedi.
İktidara seslenen Özel,/*"Açıkça söylüyorum; ara seçimin tarihini ilan
edin, ara seçim yapacağınızı, tüm istifaları kabul edeceğinizi, seçimi
engellemeyeceğinizi söyleyin 55 milletvekilinin istifasını getirmeyen
namerttir"*/ şeklinde konuştu.
*https://www.birgun.net/haber/ozgur-ozel-secim-icin-el-yukseltti-55-milletvekilinin-istifasini-getirmeyen-namerttir-707273*
<https://www.birgun.net/haber/ozgur-ozel-secim-icin-el-yukseltti-55-milletvekilinin-istifasini-getirmeyen-namerttir-707273>
*======================= *
*ABD, Estonya’ya Mühimmat Tedarikini Askıya Aldı*
21 Nisan 2026
Washington, *ABD*-İsrail’in İran’a karşı savaşı nedeniyle müttefiklerine
silah sevkiyatını sınırlıyor.
Pazartesi günü Estonya Savunma Bakanı Hanno Pevkur, *ABD*'nin İran’a
karşı savaşın sonuna kadar Estonya’ya mühimmat teslimatını durdurduğunu
söyledi.
Pevkur,/*"Savaş uzarsa,"*/ Estonya hükümetinin/*"daha önceki savunma
tedarik kararlarını yeniden gözden geçirmesi gerekebilir"*/ uyarısında
bulundu.
Bu hamle, Washington’un müttefiklerine bazı silah sevkiyatlarını askıya
aldığına dair bir medya haberinin ardından geldi. Estonya medya kuruluşu
*ERR* Salı günü, Estonya’nın *HIMARS* sistemleri için mühimmatın en çok
etkilenen konu olduğunu belirtti.
*ABD* Savaş Bakanı Pete Hegseth ile yaptığı görüşmenin ardından Pevkur,
/*“ABD'nin tüm giden mühimmat sevkiyatlarını durdurduğunun zaten
farkındaydık”*/ dedi.
Estonya bakanı, /*“Hegseth ile olan sorumuz ve görüşmemiz, mühimmat
teslimatlarının yeniden başlaması için gelecekteki olasılıklar ve bu
teslimatların çok uzun süre askıya alınması durumunda, ABD'den üretimle
savunma kapasitesini artırmak için alternatif seçeneklerin neler
olabileceğiyle ilgiliydi”*/ dedi.
Pevkur, ana endişelerin *HIMARS* ve Javelin füze tedarikleriyle ilgili
olduğunu vurguladı. Bu yıl ve gelecek yıl için planlanan gecikmiş
teslimatların değeri on milyonlarca avroya ulaşıyor, ancak kesin
rakamlar ve zaman çizelgeleri açıklanmadı.
Estonya bakanı, duraklamanın /*“haftalardan ziyade aylarca”*/ süreceğini
ve sevkiyatların İran çatışması sona erdikten sonra yeniden
başlayacağını belirtti. Ancak, uzun süreli gecikmeler tedarik
planlarının yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.
Orta Doğu’daki gerilimler, *ABD*-İsrail’in İran’a karşı savaşı
sonrasında 28 Şubat’ta patlak verdi. 8 Nisan’da yürürlüğe giren ve iki
hafta süren kırılgan *ABD*-İran ateşkesi Çarşamba akşamı sona erecek ve
bu durum yeni müzakereler ve Hürmüz Boğazı’nın geleceği konusunda
belirsizlik yaratacak.
*https://www.telesurenglish.net/the-u-s-suspends-ammunition-supplies-to-estonia/*
<https://www.telesurenglish.net/the-u-s-suspends-ammunition-supplies-to-estonia/>
*======================= *
*Morgan Sanley’den 16 milyon dolarlık kripto hamlesi*
21 Nisan 2026
Küresel finansın dev ismi Morgan Stanley, kripto para piyasasındaki
hakimiyetini artırmak için kesenin ağzını açtı. Banka, yaklaşık 16,43
milyon dolarlık yeni bir alım yaparak Bitcoin stoklarını büyüttü.
*ABD* merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, spot Bitcoin Borsa
Yatırım Fonu (*ETF*) üzerinden kripto dünyasındaki varlığını
güçlendirmeye devam ediyor. Banka, son hamlesiyle portföyündeki dijital
varlık miktarını stratejik bir seviyeye taşıdı.
*MSBT FONUNDA 1.820 BİTCOİN BİRİKTİ*
Güncel verilere göre kurum, Coinbase Prime aracılığıyla yaklaşık 16,43
milyon dolar değerinde 215 Bitcoin satın aldı. Bu son işlemle birlikte
Morgan Stanley Bitcoin Trust bünyesindeki toplam varlık 1.820,6
Bitcoin’e ulaştı.
Bankanın elinde tuttuğu bu dijital hazinenin toplam piyasa değeri ise
yaklaşık 138,1 milyon dolar seviyesinde.
*BANKACILIK DEVİNDEN BİR İLK: DÜŞÜK MALİYETLİ ETF*
8 Nisan’da piyasaya sürülen *MSBT* *ETF*, büyük bir *ABD* bankası
tarafından çıkarılan ilk spot Bitcoin *ETF*’i olmasıyla finans tarihinde
bir dönüm noktası olarak kaydedildi.
*NYSE* Arca borsasında işlem gören fon, yatırımcıların dikkatini çeken
iki ana özelliğe sahip:
Düşük Gider Oranı: Yüzde 0,14’lük düşük maliyet yapısıyla rakiplerine
fark atmaya çalışıyor.
Hızlı Giriş: İlk işlem gününde 34 milyon dolar, ilk bir haftasında ise
100 milyon doların üzerinde net yatırım girişi sağladı.
*REKABETTE ÜST SIRALARA TIRMANDI*
Morgan Stanley’in fonu, BlackRock’ın *IBIT* fonu gibi devlerin henüz
gerisinde olsa da; WisdomTree (*WBTC*), Invesco (*BTCO*) ve Franklin
Templeton (*EZBC*) gibi rakiplerini geride bırakma sinyalleri veriyor.
Banka, 16 bin finansal danışmandan oluşan devasa ağı sayesinde,
müşterilerine doğrudan kripto saklama zahmetine
girmeden/*"düzenlenmiş"*/ bir yatırım imkanı sunuyor.
*https://halktv.com.tr/ekonomi/morgan-sanleyden-16-milyon-dolarlik-kripto-hamlesi-1023891h*
<https://halktv.com.tr/ekonomi/morgan-sanleyden-16-milyon-dolarlik-kripto-hamlesi-1023891h>
*======================= *
*ABD’den “ölüm öpücüğü”: İsviçreli banka çöktü*
21 Nisan 2026
*ABD*’nin yaptırım bağlantılı işlemler gerekçesiyle kara listeye aldığı
İsviçreli banka, Washington’un /*“Section 311”*/ hamlesi sonrası sistem
dışına itildi. Uzun incelemelere rağmen ayakta kalan banka tasfiye
sürecine girdi.
*ABD*’nin yaptırım kapsamındaki kişi ve kuruluşlarla işlem yaptığı
gerekçesiyle kara listeye aldığı İsviçre merkezli ticaret bankası
*MB*aer, iflas sürecine sürüklendi.
Financial Times’ta yayımlanan /*“Ölüm öpücüğü: ABD, İsviçreli bir
ticaret bankasının sonunu nasıl getirdi?”*/ başlıklı haberde, bankanın
kuruluşundan tasfiyeye uzanan süreci detaylı şekilde ele alındı.
İsviçre’de uzun süre denetimlere rağmen faaliyetlerini sürdüren
*MB*aer’in kaderi, Washington’un müdahalesiyle değişti.
Bankanın kurucusu Michael Bär, köklü bir bankacılık geçmişinden geliyor.
Julius Baer ailesine mensup olan Bär, İsviçre özel bankacılığının
gizlilik ve güven temelli altın döneminde yetişti. Ancak bu sistem,
yalnızca varlıklı müşterileri değil, denetimden kaçmak isteyen bazı
riskli aktörleri de cezbediyordu.
*2018’de kuruldu, 2026’da tasfiye sürecine girdi*
Bär’ın 2018’de hayata geçirdiği *MB*aer, *ABD*’nin vergi kaçakçılığı ve
yaptırım ihlallerine karşı baskıyı artırdığı dönemde daha sıkı kurallara
yönelen geleneksel bankalara alternatif olarak konumlandı. Ancak kısa
sürede bankanın faaliyetleri tartışma konusu haline geldi.
*ABD* Hazine Bakanlığı’nın şubat ayında /*“Section 311”*/ yetkisini
devreye alması, bankanın sonunu getiren gelişme oldu. Bu uygulama,
/*“birincil kara para aklama endişesi”*/ taşıyan finans kuruluşlarının
Amerikan finans sisteminden dışlanmasını sağlıyor. Uzmanlara göre bu
adım, bankalar açısından fiilen /*“oyun sonu”*/ anlamına geliyor.
*ABD’den ağır suçlamalar*
Washington yönetimi, *MB*aer’in yaptırım altındaki bazı ekonomilerle
bağlantılı fonlar için kanal görevi gördüğünü öne sürdü. *ABD* Hazine
Bakanı Scott Bessent, bankanın İran ve Rusya bağlantılı yasa dışı
aktörler adına yüz milyonlarca doları *ABD* finans sistemi üzerinden
dolaşıma soktuğunu ifade etti.
*ABD* Hazine Bakanlığı’na bağlı Financial Crimes Enforcement Network
(Fin*CEN*) ise bankayı, yasa dışı aktörlerin dolar erişiminde kritik bir
geçit olarak nitelendirdi. Raporda Rusya, Venezuela ve İran bağlantılı
işlemler örnek gösterildi; yaptırımları aşmaya yönelik ağlar, karmaşık
şirket yapıları ve sınır ötesi transferler detaylandırıldı.
*İsviçre makamları tartışma altında*
İsviçre finansal düzenleyicisi *FINMA*, uzun süren incelemelerin
ardından bankanın lisansını iptal ederek tasfiye sürecini başlattı.
Ancak hukuki itirazlar nedeniyle süreç uzarken, bankayı fiilen iş
yapamaz hale getiren gelişme *ABD*’nin hamlesi oldu.
Eleştirmenler, İsviçre makamlarının riskleri zamanında ve yeterince sert
şekilde yönetip yönetmediğini sorguluyor. Bankacılık çevrelerinde
*MB*aer’in müşteri profiline ilişkin şüphelerin uzun süredir bilindiği
ifade ediliyor.
Riskli müşteri stratejisi dikkat çekti
*MB*aer, büyük bankaların yaptırımlı veya karmaşık müşteri gruplarından
uzaklaştığı dönemde daha esnek ancak daha riskli bir model benimsedi.
Banka, sıkı inceleme süreçleri uyguladığını savunsa da, Fin*CEN*’e göre
iç uyum ekiplerinin uyarılarına rağmen yüksek riskli müşteri kabulü sürdü.
Finma’nın raporunda ise yönetişim, kontrol mekanizmaları ve kayıt tutma
süreçlerinde ciddi eksiklikler bulunduğu; kara para aklamayla mücadele
yükümlülüklerinin defalarca ihlal edildiği vurgulandı.
*Son darbeyi Washington vurdu*
İsviçre’de yıllarca süren incelemelere rağmen ayakta kalan banka,
*ABD*’nin Section 311 hamlesi sonrası finansal sistemden dışlandı. Bu
yetkinin ilk kez bir İsviçre bankasına karşı kullanılması dikkat çekti.
Uzmanlara göre bu süreç, küresel finans sisteminde *ABD*’nin belirleyici
gücünü bir kez daha ortaya koyarken, İsviçre’nin finansal denetim
yaklaşımına yönelik tartışmaları da yeniden alevlendirdi.
Tasfiye sürecine giren bankada müşteri ödemeleri de aksadı. İsviçre
bankalar arası ödeme sisteminden çıkarılan *MB*aer’in, mevcut durumda
fon iadesi gerçekleştiremediği bildirildi. Bankanın Zürih’teki
merkezinde ise faaliyetlerin büyük ölçüde durma noktasına geldiği ifade
ediliyor.
*https://www.finansingundemi.com/haber/abdden-olum-opucugu-isvicreli-banka-coktu/1892096*
<https://www.finansingundemi.com/haber/abdden-olum-opucugu-isvicreli-banka-coktu/1892096>
*======================= *
*Ünlü oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ‘boykot’ davasında hakim karşısına
çıktı: ’Cumhurbaşkanının da boykot çağrıları var, o zaman bu nasıl suç?'*
"Boykot çağrısı” soruşturmasında, aralarında oyuncu Cem Yiğit
Üzümoğlu’nun da bulunduğu 21 sanığın yargılandığı davanın ikinci
duruşması bugün İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görüldü.
Duruşmada savunma yapan Üzümoğlu, /*“Paylaşımlarımın suç olduğunu
düşünmüyorum. Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları
bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir?”*/ ifadelerini kullandı.
*21.04.2026*
Ünlü oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu/*‘boykot’ */davasında hakim karşısına
çıktı: ’Cumhurbaşkanının da boykot çağrıları var, o zaman bu nasıl suç?'
Aralarında oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ile sosyal medya fenomenlerinin de
olduğu 21 sanık hakkında/*"kişiler arasında ayrımcılık yaparak bir
kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme"*/
ve/*"basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik
etme"*/ suçlarından 7’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle
açılan davanın ikinci duruşması bugün İstanbul 39. Asliye Ceza
Mahkemesi’nce görüldü.
Duruşma, salondaki kapasite yetersizliği gerekçesiyle İstanbul 10. Ağır
Ceza Mahkemesi’nin salonunda yapıldı.
*https://geo.dailymotion.com/player/x18hb2.html?video=xa67eu8*
<https://geo.dailymotion.com/player/x18hb2.html?video=xa67eu8>
“*CUMHURBAŞKANININ DA AYNI ŞEKİLDE BOYKOT ÇAĞRILARI BULUNUYOR, O
ZAMAN BU NASIL SUÇ OLABİLİR?”*
Duruşmada iddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan oyuncu Cem Yiğit
Üzümoğlu, /*“Yaşanan ihlallerde ben de tanık ve mağdur oldum.
Paylaşımlarımın da suç olduğunu düşünmüyorum. Cumhurbaşkanının da aynı
şekilde boykot çağrıları bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir?
Suçsuzum beraatimi talep ediyorum”*/ dedi.
Çoğu kadın, saçlarının incelmesinin gerçek nedenini görmezden gelirHair
Care Journal
Üzümoğlu, Hakimin, /*“‘Teşkilat dizisinin setini basalım’ şeklinde
ifadeleriniz var.*//*‘Basalım’ *//*derken kastınız neydi?”*/ sorusuna
ise şu yanıtı verdi:
“‘/*Basalım’dan kastımız meslektaşımızın yaşadığı mağduriyeti dile
getirmektedir. Oradaki ifade daha çok argo bir ifade. Sendikal
haklarımız kapsamında dizinin setine gitmeyi düşündük ama bunu
gerçekleştirmedik. Amacımız arkadaşımızın yanında olmaktı. Çekimlerin
engellenmesi düşüncemiz yoktu. Bu bir paylaşım değildi, gönderilen
mesajdı. Fikri ben öne sürdüm ancak kararlar sendika olarak alınır.
Faaliyete geçilmedi.”*/
“*BOYKOT YAPMAK VE BOYKOT ÇAĞRISI YAPMAK SUÇ DEĞİLDİR”*
Dosyada yargılananlar arasında bulunan sosyal medyada /*“Basel”*/ olarak
bilinen Bekir Aslan ise savunmasında, /*“Boykot yapmak ve boykot çağrısı
yapmak suç değildir. İddianamede görüleceği üzere benim alıntıladığım
tweetlerden bazıları direkt Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beyanlarıdır”*/
ifadelerini kullandı.
*DURUŞMA ERTELENDİ, DİNLENMEYEN SANIKLAR DİNLENECEK*
Mahkeme ara kararında; avukatların tefrik taleplerinin ve kötü muamele
iddiaları üzerine polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasının
reddine, duruşmaya katılmayan ve mazeret sunmayan sanıklar hakkında
zorla getirme kararı çıkarılmasına, Cem Yiğit Üzümoğlu’nun telefonunun
iadesine karar verdi.
Duruşma 17 Haziran saat 10.00’a ertelendi.
*https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/unlu-oyuncu-cem-yigit-uzumoglu-boykot-davasinda-hakim-karsisina-cikti-cumhurbaskaninin-da-boykot-cagrilari-var-o-zaman-bu-nasil-suc-2497146*
<https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/unlu-oyuncu-cem-yigit-uzumoglu-boykot-davasinda-hakim-karsisina-cikti-cumhurbaskaninin-da-boykot-cagrilari-var-o-zaman-bu-nasil-suc-2497146>
*======================= *
*Avrupa’da ‘WhatsApp’ devri kapanıyor! Kamu çalışanları için dijital
dönüşüm: Birer birer bırakıyorlar…*
*21.04.2026*
Avrupa ülkeleri/*‘kamuda’ */dijital dönüşüm içerisinde. Fransa, Almanya
ve Hollanda’nın da dahil olduğu ülkeler, WhatsApp ve Signal gibi *ABD*
merkezli popüler uygulamaları kamu görevlilerinin telefonlarında devre
dışı bırakmaya başladı. Bunun yerini ise yerel mesajlaşma uygulamaları
alıyor. İşte detaylar…
Avrupa’da kamu görevlilerinin günlük dijital iletişim alışkanlıkları
köklü bir değişimin eşiğinde.
Avrupa’da/*‘WhatsApp’ */devri kapanıyor Kamu çalışanları için dijital
dönüşüm: Birer birer bırakıyorlar…
Politico’nun haberine göre Meta çatısı altındaki WhatsApp ve *ABD*
merkezli Signal uygulamalarına kamuda sınırlama getirip, birer birer
veda etmeye başlayan Avrupa, verilerinin kontrolünü tamamen kendi eline
almayı amaçlıyor.
Avrupa’da/*‘WhatsApp’ */devri kapanıyor Kamu çalışanları için dijital
dönüşüm: Birer birer bırakıyorlar…
Fransa, Almanya, Polonya, Hollanda, Lüksemburg ve Belçika’daki
hükümetler, bu popüler şifreli uygulamaları bırakarak, kendi
geliştirdiği kurum içi mesajlaşma hizmetlerini devreye almaya başladı.
*NATO*’nun da kendi mesajlaşma altyapısı bulunurken, Avrupa
Komisyonu’nun yıl sonuna kadar benzer bir geçişi tamamlamayı planladığı
belirtiliyor.
Avrupa’da/*‘WhatsApp’ */devri kapanıyor Kamu çalışanları için dijital
dönüşüm: Birer birer bırakıyorlar…
Bu yönelim, Avrupa’nın Amerikan teknolojisine alternatif arayışının bir
parçası olarak görülüyor. Hükümetler, popüler mesajlaşma uygulamalarının
hassas veri paylaşımı açısından taşıdığı risklere giderek daha fazla
dikkat çekiyor.
*https://www.cnnturk.com/dunya/galeri/avrupada-whatsapp-devri-kapaniyor-kamu-calisanlari-icin-dijital-donusum-birer-birer-birakiyorlar-2419095?page=4*
<https://www.cnnturk.com/dunya/galeri/avrupada-whatsapp-devri-kapaniyor-kamu-calisanlari-icin-dijital-donusum-birer-birer-birakiyorlar-2419095?page=4>
=======================
*Eski NATO Başkomutanı: "Hürmüz şu an nükleerden daha etkili"*
*21.04.2026*
Eski *NATO* Başkomutanı Wesley Clark, Hürmüz Boğazı’nın İran için
nükleer silahtan daha etkili bir stratejik araç haline geldiğini
belirtti. *ABD*’nin boğazı askeri güçle açmasının son derece zor
olduğunu ifade eden Clark, bölgedeki askeri seçeneklerin sınırlı ve
riskli olduğunu vurguladı. Ayrıca ateşkesin uzatılma ihtimalini yüksek
görürken, sürecin karmaşık ve kırılgan olduğuna dikkat çekti.
*CNN* International’a konuşan *ABD*’li emekli general ve eski *NATO*
Başkomutanı Wesley Clark, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejisinin
giderek daha kritik hale geldiğini söyledi. Clark, Hürmüz Boğazı’nın
İran için artık nükleer silahlardan bile daha etkili bir stratejik araç
haline dönüştüğünü ifade etti.
*Eski NATO Başkomutanı: Hürmüz şu an nükleerden daha etkili*
Clark, *ABD*’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasının sanıldığı kadar
kolay olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“/*İranlılar artık ellerinde nükleer silahtan daha kullanışlı, gerçek
bir stratejik varlık olduğunu biliyorlar ve bunu kullandılar. Üstelik
bizim buna bir cevabımız olduğuna da inanmıyorlar. Hürmüz Boğazı’nı güç
kullanarak açmak tamamen farklı bir mesele; bu çok, çok daha zor bir
problem. Bunu yapacak gerçek bir askeri seçeneğimiz var mı, bilemiyorum.
Biz hareket ederken filomuzu gerçek zamanlı olarak izleyebiliyorlar.
Eğer oraya girersek bu gerçek bir‘it dalaşı’ olur. Bu iş, sadece birkaç
muhribi silahlarını doğrultmuş halde oradan geçirmekten ya da bir mayın
tarama gemisi göndermekten çok daha fazlası. Bu, 1980’lerin sonu değil.
Bu,‘Tanker Savaşı’ değil.”*/
Ateşkes sürecine de değinen Clark, uzatma ihtimalini yüksek gördüğünü
ancak tehditlerin masada kalmaya devam ettiğini belirtti. *ABD* Başkanı
Donald Trump’ın /*“anlaşma olmazsa her şeyi yıkarız”*/ şeklindeki
söyleminin, sürecin üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
*Eski NATO Başkomutanı: Hürmüz şu an nükleerden daha etkili*
Müzakerelerin zorluğuna dikkat çeken Clark, şu ifadeleri kullandı:
“/*Bu gerçekten çok karmaşık bir müzakere. Sorun şu ki; bunu
İslamabad’da birkaç el sıkışma ve sahada geçirilen dört saatle
çözemezsiniz. Eğer bu şekilde çözemiyorsanız, sanırım süreyi
uzatacaksınız. Biz başından beri bunun uzamasını istemediğimizi
söylemiştik. Sert bir son tarih belirlemek ve İran’ı masaya gelmeye
zorlamak istedik; çünkü bu işi sakız gibi uzatmanın bizim değil, onların
çıkarına olduğuna inanıyoruz. Çünkü bizim zamanımızın onlardan daha
kısıtlı olduğunu düşünüyorlar.”*/
*https://www.cnnturk.com/video/dunya/eski-nato-baskomutani-hurmuz-su-an-nukleerden-daha-etkili-2419164*
<https://www.cnnturk.com/video/dunya/eski-nato-baskomutani-hurmuz-su-an-nukleerden-daha-etkili-2419164>
=======================
*İran-ABD Savaşı: Görüşmelerin Tıkanmasıyla Sonraki Dört Senaryo*
Analistler, sona eren ateşkes ile olası bir anlaşma arasında savaşın
nasıl ilerleyebileceğine dair çeşitli yollar bulunduğunu söylüyor.
Yashraj Sharma 21 Nisan 2026 *ABD*Başkan Yardımcısı *JD*Vance’in, İran
ile savaşı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmeler için Salı günü
İslamabad’da bir *ABD*müzakerecileri ekibine başkanlık etmesi
planlanıyor; ancak Tahran bu son müzakere turuna katılımını henüz teyit
etmedi.
Bu arada, son iki gündeki gerilim artışı nedeniyle, kırılgan iki
haftalık ateşkesin Çarşamba günü sona ermesi bekleniyor ve uzatılıp
uzatılmayacağı konusunda netlik yok.
11 Nisan’da İslamabad’da yapılan *ABD*-İran görüşmelerinin ilk turu bir
atılım olmadan sona erdi.
O zamandan beri *ABD*, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan İran
bağlantılı tüm gemilere deniz ablukası uyguladı.
İran, hayati önem taşıyan bu nakliye yolundan geçmeye çalışan gemilere
ateş açtı.
Pazartesi sabahı erken saatlerde *ABD*, dar su yolundan geçmeye çalışan
bir İran gemisine ateş açtı ve ardından gemiyi ele geçirdi.
Tahran, geminin ele geçirilmesini/*"korsanlık"*/olarak nitelendirdi ve
misilleme tehdidinde bulundu.
Tehditlerin gölgesinde görüşmelere katılmayı reddetti.
Trump, İran’ın *ABD*şartlarında bir anlaşmayı kabul etmemesi durumunda
*ABD*ordusuna İran’daki tüm köprüleri ve enerji santrallerini havaya
uçurma emri vereceği uyarısını yineledi.
Görüşmelerin ve ateşkesin geleceği konusundaki bu belirsizlik ortamında,
her iki taraftan da son gelişmeleri ve önümüzdeki birkaç gün içinde
yaşanabilecek dört olası senaryoyu ele alıyoruz:
*Her iki taraftan da son durum nedir?*
Hem *ABD*hem de İran, ateşkesin önümüzdeki saatlerde sona ermesi
beklenirken karşılıklı tehditlerde bulunuyor.
*ABD*Başkanı Donald Trump tarafından 7 Nisan’da ilan edilen iki haftalık
ateşkesin, Salı günü Washington *DC*saatiyle 20:00’de (*GMT*gece yarısı,
Tahran’da 03:30 ve İslamabad’da Çarşamba 05:00) sona ermesi bekleniyor.
Ancak Trump, son açıklamalarında son tarihi bir gün geriye çektiğini ima
etti.
İslamabad çok günlük görüşmelere ev sahipliği yapmak için hazırlıklarına
devam ederken, İranlı yetkililerden görüşmelere katılıp
katılmayacaklarına dair henüz bir teyit gelmedi.
*ABD*Başkanı, İran’ın müzakere edeceğinden veya/*"daha önce hiç
görmedikleri sorunlarla karşılaşacaklarından"*/emin olduğunu söyledi.
Trump, Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, *ABD*heyetinin Salı günü
İslamabad’ı ziyaret etmeyi planladığını doğruladı.
İran’ı Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere ateş açarak ateşkesi ihlal etmekle
suçlayan Trump, şunları ekledi: "Çok adil ve makul bir
*ANLAŞMA*sunuyoruz ve umarım kabul ederler çünkü kabul etmezlerse,
Amerika Birleşik Devletleri İran’daki her bir enerji santralini ve her
bir köprüyü yıkacak.
*ARTIK İYİ ADAM YOK!"*
Bu arada İran, tehditlerin gölgesinde müzakere olmayacağını belirtti.
İran parlamentosunun Ulusal Güvenlik Komisyonu üyesi Muhammed Rıza
Mohseni Sani, *ABD*ile görüşmelerin geleceğine dair şüphelerini daha da
artırdı.
İran‘ın Mehr haber ajansının aktardığı açıklamalarda,/*"mevcut durumda
müzakerelerin kabul edilemez olduğunu"*/söyleyen Sani, ABD’yi/*"aşırı
talepkar"*/olmakla ve iç çıkarları için gizli amaçlar peşinde koşmakla
suçladı."
Mevcut koşullar, son saldırganlıklar ve *ABD*ile önceki müzakerelerdeki
geçmişimiz göz önüne alındığında, Allah’ın izniyle, bir sonraki görüşme
turu masadan kalkmış durumda," dedi.
Uluslararası Kriz Grubu düşünce kuruluşunun İran proje direktörü Ali
Vaez, Al Jazeera‘ye verdiği demeçte, ikinci tur görüşmelerin önündeki en
önemli engelin/*"ABD’nin diplomasiyi inandırıcı kılmak için baskıyı
yeterince azaltmaya istekli olup olmadığı ve İran’ın görüşmeleri canlı
tutmak için nüfuzunu yeterince azaltmaya istekli olup
olmadığı"*/olduğunu söyledi.
*Senaryo 1: Görüşmeler gerçekleşir ve geçici bir anlaşmaya varılır
Al Jazeera’ye konuşan arabuluculuk çabalarına yakın kaynaklara göre,
Pakistan, ABD ve İran’ı birkaç gün sürecek müzakereler konusunda
anlaşmaya varmaya ikna etmeyi hedefliyor.*
*ABD*adına, Vance’e Trump’ın elçisi ve emlak geliştiricisi Steve Witkoff
ile Trump’ın damadı Jared Kushner’in de katılması bekleniyor; bu ekip,
ilk tur görüşmelere katılan aynı ekip.
İranlılar gelirse, Parlamento Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf’ın yine
heyete başkanlık etmesi bekleniyor; heyette ayrıca Dışişleri Bakanı
Abbas Araghchi de yer alacak.
İslamabad’daki arabulucular, nihai bir anlaşmaya varmak ve ateşkesi
uzatmak için zaman kazanmak amacıyla *ABD*ve İran arasında
bir/*"mutabakat zaptı"*/na ulaşmayı hedefliyor.
Vaez, "Başarı nihai bir anlaşma olmaz.
Görüşmeleri uzatan, ateşkesi istikrara kavuşturan ve nükleer adımlar
karşılığında yaptırımların hafifletilmesi için bir çerçeve oluşturan
geçici bir anlayış olur" dedi.
Ancak, Tahran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, İran’a
uygulanan yaptırımlar ve dondurulmuş varlıkları da dahil olmak üzere,
her iki tarafın talepleri ve beklentileri arasında göze çarpan
farklılıklar bulunmaktadır.
Chatham House düşünce kuruluşunun Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı’nda
yardımcı araştırmacı olan Aniseh Bassiri Tabrizi,/*"İki taraf da
tutumlarını değiştirmezse, İslamabad’da bir anlaşma olamaz"*/dedi.
*Senaryo 2: Görüşmeler bir atılım olmadan sona eriyor*
Ah, ama ateşkesin uzatılmasıyla...
Görüşmelerde anlamlı bir ilerleme kaydedilebilmesi için,/*"şu anda bir
anlaşmaya varmak için çok büyük bir uçurum var, bu yüzden her iki
tarafın da uzlaşması gerekiyor,"*/dedi Tebrizi El Cezire’ye.
/*"Bu durum değişmedikçe, bir anlaşma görmemiz pek olası değil," */diye
ekledi.
Trump, son günlerde İran’ın tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerini
durdurması ve mevcut zenginleştirilmiş uranyum stokunu teslim etmesi
konusundaki ısrarını ikiye katladı.
İran bu talepleri reddetti.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhayi Pazartesi günü,/*"ABD
tecrübelerinden ders almıyor,"*/dedi."
Ve bu asla iyi sonuçlara yol açmayacak."
Yine de Tebrizi, ikinci tur görüşmelerde bir atılım olmasa bile, iki
tarafın/*"bir tür geçici ateşkes uzatması"*/konusunda anlaşabileceğini
ve bunun diplomasiye bir şans daha vereceğini söyledi.
*Senaryo 3: Görüşme yok ama ateşkes uzatılıyor*
*Trump, Pazartesi günü Bloomberg News’e verdiği demeçte,
ateşkesin*/*"Washington saatiyle Çarşamba akşamı"*/*sona erdiğini
düşündüğünü ve bir anlaşmaya varılamaması durumunda ateşkesi
uzatmasının*/*"son derece düşük bir ihtimal"*/*olduğunu söyledi.*
Yine de, analistler, İran İslamabad’daki görüşmelere katılmayı reddetse
bile, Trump’ın Truth Social platformunda ateşkesi uzatan son dakika bir
paylaşımının şaşırtıcı olmayacağını söyledi.
Vaez,/*"Bu, kalıcı bir ateşkes değil, kırılgan bir ara olurdu"*/dedi."
Deniz baskısı ve karşılıklı suçlamalar devam ettiği sürece, yanlış
hesaplama riski çok yüksek kalır."
/*"Diplomatik bir çerçeve olmadan, bu istikrar inşa etmek değil, zaman
kazanmak olurdu" */diye ekledi.
Tabrizi de aynı fikirdeydi.
Ancak savaşın *ABD*-İran denklemini temelden değiştirdiğini söyledi.
Tabrizi,/*"Başkan Trump, ele aldıkları rakamların farklı olması
nedeniyle rejim değişikliğinin gerçekleştiğini savunuyor"*/dedi.
“/*İran muhtemelen ABD'yi, çatışmalar başlamadan önceki gibi varoluşsal
bir tehdit olarak görmüyor.”*/
>>Senaryo 4: Görüşmeler başarısız olur ve ateşkes sona erer
Trump’ın anlaşma sağlanamaması durumunda İran’ı bombalamaya yeniden
başlama tehditleri, dördüncü bir senaryoyu da ortaya çıkarıyor: Eğer
İranlı müzakereciler görüşmeler için İslamabad’a gelmezlerse, bu tehdit
test edilecek.
Trump, Pazartesi günü *PBS*News’e ateşkesin sona ermesi durumunda ne
olacağı sorulduğunda, /*“O zaman bir sürü bomba patlamaya başlar”*/dedi.
Trump, İran’ın görüşmeler için /*“orada olması gerektiğini”*/ de ekledi.
“Orada olup olmadıklarını göreceğiz.
Orada değillerse de sorun değil” dedi.
Ghalibaf Salı günü, Trump’ın /*“kendi hayalinde bu müzakere masasını bir
teslimiyet masasına dönüştürmeye veya yeniden savaş kışkırtıcılığını
haklı çıkarmaya çalıştığını”*/söyledi.
/*"Savaş alanında yeni kozlarımızı ortaya çıkarmaya hazırlandık," */diye
ekledi ve Tahran’ın çatışmaların yeniden başlamasına askeri olarak hazır
olduğunu ima etti.
Ancak ateşkes çökerse,/*"bir sonraki tur çok hızlı bir şekilde çok
çirkin bir hal alabilir,"*/diye uyardı Vaez."
*ABD* muhtemelen İran’daki kritik altyapıyı hedef alacak ve bu da
bölgenin geri kalanını ateşe verecektir."
*https://www.aljazeera.com/news/2026/4/21/iran-us-war-four-scenarios-for-whats-next-as-talks-stumble*
<https://www.aljazeera.com/news/2026/4/21/iran-us-war-four-scenarios-for-whats-next-as-talks-stumble>
=======================
Nancy Grace, 11 bilim insanının ölümü ve kaybolmasında endişe verici
bir/*"örüntü"*/konusunda uyarıda bulunuyor
2022’den bu yana en az 11 ulusal güvenlik izni olan bilim insanı öldü
veya kayboldu
Taylor Penley
21 Nisan 2026
Nancy Grace, bilim insanı ölümleri serisinin ardından alarm veriyor
Nancy Grace, 2022’den bu yana ölen veya kaybolan nükleer ve uzay
bağlantılı 11 Amerikalı bilim insanının endişe verici örüntüsünü ele
alıyor. Grace, otopsi yapılmaması ve bilim insanları arasındaki ortak
bağlantılar (örneğin yerçekimsiz itme araştırmaları) gibi şüpheli
durumları vurguluyor.
Nancy Grace, 11 bilim insanının ölümü ve kaybolmasında endişe verici
bir/*"örüntü"*/olarak adlandırdığı durum konusunda alarm veriyor ve
ortak ulusal güvenlik çalışmaları, eksik otopsiler ve açıklanamayan
benzerliklere işaret ediyor.
Grace, Pazartesi günü/*"Hannity"*/programına katıldığı sırada,/*"Bu
bilim insanlarının -hepsinin mümkün olan en yüksek güvenlik iznine ve
ulusal güvenlik yetkisine sahip olduğu- edindikleri ve uyguladıkları
bilgiye ulaşmak ve bunu hayata geçirmek için küresel bir yarış ve
rekabet vardı"*/dedi.
Grace, vakaların birçoğunun, hassas araştırmalarla bağlantılar ve bazı
durumlarda *ABD*Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı ile bağlantılar
da dahil olmak üzere çarpıcı örtüşmeler paylaştığını savundu.
Bazı bilim insanlarının ısıya dayanıklı malzemelerden itici sistemlere
kadar uzanan gelişmiş teknolojiler üzerinde çalıştığını söyledi.
>>*FOX**NEWS**GERÇEK**SUÇ**HABER**BÜLTENİ*:/**//*‘AŞIKLAR YOLU’
*/*ÇIĞIR**AÇAN**GELİŞME*, *GILGO**PLAJI**ŞÜPHELİSİNİN**İTİRAFI*,
*JIMMY**GRACEY*'*NİN**KARARI*
Ölüm veya kayıp raporlarıyla bağlantılı üç bilim insanının birleşik
görüntüsü
Jason Thomas (solda), Melissa Casias ve Frank Maiwald, ölümleri veya
kayıpları yetkililer tarafından incelenirken mercek altına alınan bilim
insanları arasında yer alıyor. (Fox News: Sierra Casias: Legacy.com)
/*"Bağlantılar var ve biz ceza hukukunda bunu arıyoruz," */dedi.
"Bir seri suçluyla karşılaştığımda - seri katil, tecavüzcü, çocuk
tacizcisi, kundakçı, ne derseniz deyin - bir bağlantı ararım."
Grace ayrıca soruşturmadaki boşluklar konusunda da endişelerini dile
getirerek, bazı ölümlerin hiçbir zaman tam olarak otopsi edilmediğini
veya bulguların kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.
>>*YENİ**İNGİLTERE*'*DEKİ**SERİ**KATİL*, 3
*EYALETTE**BULUNAN**KALINTILARIN**ARDINDAN*>>'*İNCELEME**VE**SORUŞTURMA*'*YI**HAK**ETTİĞİNDEN**KORKUYOR*:
*UZMAN*
Nancy Grace, 13 Mart’ta Austin, Teksas’taki Assembly Hall’da düzenlenen
Variety Gerçek Suç Zirvesi’nde sahnede konuşuyor. (Julia Beverly/Getty
Images)
/*"Bu kişilerin birçoğuna ya hiç otopsi yapılmadı ya da otopsi sonuçları
açıklanmadı. Bu konuda bir sorunum var," */dedi.
"Ve birçoğu en son kendi evlerinden ayrılırken görüldü ve bir daha asla
görülmedi; hepsi telefonlarını, cüzdanlarını, anahtarlarını ve
arabalarını geride bıraktı. Kim telefonu olmadan bir yere gider ki?
Anlamıyorum."
Grace’in endişeleri, son yıllarda birçok yüksek profilli bilim insanının
kaybolması ve ölümüyle ilgili süregelen soruların ardından geliyor ve bu
durum Temsilciler Meclisi üyelerini cevaplar aramaya itiyor.
2022‘den beri en az 11 kişi ya öldü ya da kayboldu. Bunların büyük
çoğunluğu nükleer bilim ve uzay araştırmalarıyla ilgiliydi ve bazıları
Tanımlanamayan Anormal Olaylar (UAP’ler) çalışmasıyla bağlantılıydı.
Michael David Hicks (59), Frank Maiwald (61), Nuno Loureiro (47), Jason
Thomas (45), Amy Eskridge (34) ve Carl Grillmair (47) 2023 ile 2026
yılları arasında öldü. Fox News Digital’in daha önce bildirdiğine göre,
her biri bilimsel araştırmalarda önemli bir rol oynuyordu.
Hicks ve Maiwald’ın ölüm nedenleri bilinmiyor. Diğer iki bilim insanı
vurularak öldürüldü, biri kendi kendine ateş ederek intihar etti ve bir
diğerinin cesedi, gece geç saatlerde evinden yürürken son görüldükten üç
ay sonra Massachusetts’teki bir gölde bulundu.
Fox News’ten Louis Casiano bu habere katkıda bulundu.
*https://www.foxnews.com/media/nancy-grace-warns-troubling-pattern-deaths-disappearances-11-national-security-scientists*
<https://www.foxnews.com/media/nancy-grace-warns-troubling-pattern-deaths-disappearances-11-national-security-scientists>
=======================
*AB Komisyonu, AB ülkelerini nükleer santrallerini kapatmamaya çağırdı —
*Reuters
21 Nisan, 14:51
Revize edilmiş bir taslak, hükümetlerin/*"acil rahatlama"*/sağlaması
için çeşitli önlemler belirledi
Reuters’ın aktardığına göre, *AB*, İran savaşıyla bağlantılı enerji
sorunlarını gidermeye çalışan Avrupa’da, üye ülkelerine nükleer
santralleri erken kapatmamaları konusunda tavsiyede bulunuyor.
Revize edilmiş bir taslak, hükümetlerin/*"acil rahatlama"*/sağlaması
için çeşitli önlemler belirledi.
Taslakta,/*"güvenilir, düşük maliyetli ve düşük emisyonlu elektrik
üretmeye devam edebilecek mevcut nükleer tesisler gibi üretim
varlıklarının erken emekliliğinden kaçınılması"*/gerektiği belirtildi ve
bunun ısıtma ve sanayide fosil yakıtlara olan ihtiyacı azaltmaya
yardımcı olabileceği eklendi.
Taslakta ayrıca,/*"Nükleer santraller, sistem entegrasyonunu geliştirmek
ve diğer temiz teknolojilerin daha fazla yaygınlaştırılmasını
kolaylaştıran esneklik sağlamak için uygun, temiz enerji sağlar"*/denildi.
Avrupa Komisyonu, önerilerini 22 Nisan’da yayınlayacak.
Avrupa Birliği Sürdürülebilir Ulaşım ve Turizm Komiseri daha önce
*AB*'nin kriz güç planını onaylamıştı.
*https://tass.com/economy/2120265* <https://tass.com/economy/2120265>
*======================= *
*Murathan Kale: Studied at Marmara University*
Apr 4
What has been kept delibaretly hidden from Western public or won’t be
told much in Western circles is that when the Ottoman state was fighting
on several fronts during *WW*1, on the East Front, tens of thousands of
Armenian Revolutionary Gang members waged a guerrilla warfare in favour
of the Russians. They attacked Ottoman supply lines, destroyed
communication lines behind the fronts and attacked Muslim villages and
slaughtered hundreds of thousands of unarmed civilians in the most
horrible ways. The Ottoman army that was engaging the Russian Army had
to diverge some of its divisions in order to protect Muslim settlements,
which were attacked by Armenian gangs in the East, and they eventually
lost this war.
A British colonel reported that the Armenians massacred between 300,000
and 400,000 Kurdish Muslims in the Van and Bitlis regions alone.
(Reference: British Colonel Wooley, U.S. Archives, 12.9.1919,
184.021/265; Samuel Weems'/*"Armenia - Secrets of a*//*‘Christian’
*//*Terrorist State"*/, 2002 und McCarthys/*"Death & Exile"*/.)
Atatürk University Turkish-Armenian Relations Research Center has
identified 185 mass graves of civilians massacred by Armenian gangs in
Eastern Anatolia.
Researchers conducted excavations in 15 of these mass graves and
revealed the massacre of Muslim Turks as a historical fact.
Since 1986, the bodies of 5 thousand Muslim Turks have been found in
just only 15 excavations carried out in Erzurum, Van Bitlis, Giresun,
Ardahan, Kars, Iğdır and other provinces.
Interestingly, although all foreign researchers are allowed to conduct
any kinds of historical researches on Turkish soil, no attempts have
ever been made to find any Armenian mass graves and neither could
Turkish authorities find any of those “one million genocided Armenians"!
We know that all Ottoman archives presently under the administration of
the Turkish Republic are open to all national and international studies
and researchers.
For example, Bruce Fein, a constitutional lawyer, who was the associate
deputy attorney general and general counsel of the Federal
Communications Commission under former President Ronald Reagan’s
administration, said that among all the relevant powers in World War I,
only Armenia has kept the archives secret, which he said leads to a
natural inference:
“What are you hiding?"
► *---*
Murathan Kale: Batı halkından müzakere edilmiş olarak gizlenmiş
Marmara Üniversitesi’nde eğitim
4 Nisan
Batı halkından müzakere edilmiş olarak gizlenmiş ya da Batı çevrelerinde
çok fazla şey söylenmeyecek olan şey, Osmanlı devletinin 1. Dünya Savaşı
sırasında, Doğu Cephesi’nde, on binlerce Ermeni Devrimci Çetesi üyesinin
Ruslar lehine bir gerilla savaşı yürüttüğüdür. Osmanlı ikmal hatlarına
saldırdılar, cephelerin arkasındaki iletişim hatlarını yok ettiler ve
Müslüman köylerine saldırdılar ve yüz binlerce silahsız sivili en
korkunç şekilde katlettiler. Rus Ordusu’nu meşgul eden Osmanlı ordusu,
Doğu’daki Ermeni çetelerinin saldırısına uğrayan Müslüman yerleşim
yerlerini korumak için bazı bölünmelerini değiştirmek zorunda kaldı ve
sonunda bu savaşı kaybettiler.
Bir İngiliz albay, Ermenilerin sadece Van ve Bitlis bölgelerinde 300.000
ila 400.000 Kürt Müslüman’ı katlettiğini bildirdi.
(Referans: İngiliz Albay Wooley, *ABD* Arşiv, 12.9.1919, 184.021/265;
Samuel Weems’in/*"Ermeni -*//*‘Hıristiyan’ *//*Terörist Devletin
Sırları"*/, 2002 tarihli McCarthys/*"Ölüm ve Sürgün"*/.)
Atatürk Üniversitesi Türkiye-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi, Doğu
Anadolu’da Ermeni çeteleri tarafından katledilen sivillerin 185 toplu
mezarını tespit etti.
Araştırmacılar bu toplu mezarların 15’inde kazılar yaptılar ve Müslüman
Türklerin katledilmesini tarihi bir gerçek olarak ortaya koydular.
1986’dan bu yana Erzurum, Van Bitlis, Giresun, Ardahan, Kars, Iğdır ve
diğer illerde gerçekleştirilen sadece 15 kazıda 5 bin Müslüman Türk
cesedi bulundu.
İlginçtir ki, tüm yabancı araştırmacıların Türk topraklarında herhangi
bir tür tarihsel araştırma yapmasına izin verilmesine rağmen, herhangi
bir Ermeni toplu mezarı bulmak için hiçbir girişimde bulunulmadı ve Türk
yetkililer de /*“bir milyon soykırımcı Ermeni”*/ bulamadı!
Şu anda Türk Cumhuriyeti yönetimindeki tüm Osmanlı arşivlerinin tüm
ulusal ve uluslararası çalışmalara ve araştırmacılara açık olduğunu
biliyoruz.
Örneğin, eski Başkan Ronald Reagan yönetimindeki Federal İletişim
Komisyonu’nun başsavcı yardımcısı ve genel danışmanı olan anayasa
avukatı Bruce Fein, I. Dünya Savaşı’ndaki tüm ilgili yetkiler arasında
sadece Ermenistan’ın doğal bir çıkarıma yol açtığını söylediği arşivleri
gizli tuttuğunu söyledi:
“/*Ne saklıyorsun?”*/
*======================= *
*'Ülkeler şimdi hazırlık yapmalı': Önemli Atlantik okyanusu akıntısı,
bilim insanlarının düşündüğünden çok daha yakın çöküşe yakın*
Sophie Berdugo
Endişe verici bir çalışma, Atlantik meridyonal devrilme dolaşımının daha
önce düşünüldüğünden daha fazla zayıfladığını iddia ediyor. Ancak
uzmanlar, bulgularının nihai sözün çok uzak olduğunu söylüyor.
Dünya’nın iklimini kontrol altında tutmak için hayati öneme sahip olan
Atlantik Okyanusu akıntıları, 2100 yılına kadar güçlerini yarıya
indirecek ve ilk düşünüldüğünden daha yakın bir çöküş noktası olabilir,
yeni bir çalışmaya göre.
Atlantik Meridional Devrilme Döngüsü (*AMOC*), tropiklerden kuzeye sıcak
suyu ve soğuk suyu güneye dolaştıran okyanus konveyör bantı görevini
görür. Bu, Avrupa, Afrika ve Amerika iklimlerini düzenlerken, sucul
yaşamı da sürdürür.
*https://oceanservice.noaa.gov/facts/amoc.html*
<https://oceanservice.noaa.gov/facts/amoc.html>
Şimdi, bir çalışma *AMOC*'nun 2100 yılına kadar %43 ile %59 arasında
yavaşlayacağını tahmin ediyor — bu önceki modellerin öngördüğünden %60
daha güçlü bir zayıflama. Araştırma, Çarşamba günü (15 Nisan) Science
Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, önceki tahminlerdeki
önyargıları düzelterek Atlantik Okyanusu yüzeyinin sıcaklığı ve
tuzluluğunu da dahil ediyor.
*https://www.science.org/doi/10.1126/sciadv.adx4298*
<https://www.science.org/doi/10.1126/sciadv.adx4298>
*https://www.livescience.com/planet-earth/climate-change/nations-need-to-prepare-now-key-atlantic-ocean-current-is-much-closer-to-collapse-than-scientists-thought*
<https://www.livescience.com/planet-earth/climate-change/nations-need-to-prepare-now-key-atlantic-ocean-current-is-much-closer-to-collapse-than-scientists-thought>
*======================= *
*Von der Leyen‘in Türkiye açıklaması AP’de tepki çekti: ’Büyük İsrail
projesini desteklemesinin bir parçası’*
Avrupa Parlamentosu (*AP*) milletvekilleri, Avrupa Birliği (*AB*)
Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in,/*"Avrupa’nın Rus, Türk veya
Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine"*/ ilişkin ifadelerine tepki gösterdi
*AP*'deki Sol Grup’tan Belçikalı milletvekilleri Rudi Kennes ve Marc
Botenga, *AA* muhabirine konuya ilişkin açıklama yaptı.
Kennes, von der Leyen’in açıklamalarının dünyadaki mevcut gelişmelerin
bir yansıması olduğunu belirterek/*"Esasen bu, ABD ve diğer suç ortağı
ülkelerin kült Büyük İsrail projesini desteklemelerinin bir parçası
olarak değerlendirilmeli."*/ diye konuştu.
Büyük İsrail projesine destek verenlerin ana gündemlerinin hala bu
projeye karşı tepki verebilen ülkeleri zayıflatmak olduğunu ifade eden
Kennes,/*"(Avrupalı liderler) Güç kaybediyorlar ve bunun farkındalar.
Tek umutları okyanusun öteki tarafında büyük abilerinin güçte kalmasını
sağlamak ancak kaybediyorlar."*/ değerlendirmesinde bulundu.
Kennes, dünyanın artık çok kutuplu bir hal almaya başladığını ve
Avrupa’nın/*"dünyanın polisi rolünü"*/ üstlenemediğini, bu nedenle de
Rusya, İran ve Çin gibi ülkeleri/*"düşman ilan ettiğini"*/ belirtti.
/*"Açıklama tuhaf ve doğru değil"*/
*AP* milletvekili Botenga da/*"Bu hem doğru olmayan hem de çok tuhaf bir
açıklama."*/ diye konuştu.
Türkiye’nin sadece *NATO* üyeliği bulunmadığını, aynı zamanda *AB* ile
çok yönlü ilişkilere sahip olduğunu dile getiren Botenga,/*"Türkiye hala
resmi olarak AB’ye aday ülkedir."*/ dedi.
Botenga, esasen temel sorunun daha büyük olduğuna işaret ederek/*"Ursula
von der Leyen’in açıklamaları dünyayı*//*‘biz’ *//*ve*//*‘ötekiler’
*//*diye ayırmaya hizmet ediyor. Sanki bir tür*//*‘saflık testi’
*//*varmış gibi ve sanki kıtanın geri kalanını kontrol altına almak
istiyormuş gibi bir yaklaşım sergiliyor."*/ ifadelerini kullandı.
Von der Leyen’in *AB*’nin birlik olmayı tamamlaması gerektiğine ilişkin
ifadelerine dair ise Botenga,/*"Ancak kıta zaten birlik halinde. AB, tüm
Avrupa kıtasını kapsamıyor."*/ dedi.
Botenga, dünyayı/*"Sizinle hemfikiriz o zaman dostuz, değiliz o zaman
düşmanız."*/ gibi ayırmanın son derece tehlikeli olduğu konusunda uyardı.
Hamburg’da Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der
Leyen, *AB*’nin genişlemesini desteklediğini vurgulayarak/*"Avrupa
kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine
girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz."*/ açıklamasında
bulunmuştu.
*AB* Komisyonu Sözcülüğü, daha sonra yaptığı açıklamada/*"Türkiye’nin
anılması, özellikle Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü
ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı
taşımamaktadır."*/ ifadelerini kullanmıştı.
*https://gazeteoksijen.com/turkiye/von-der-leyenin-turkiye-ile-ilgili-sozleri-avrupada-tepki-cekti-buyuk-israil-projesini-desteklemesinin-bir-parcasi-273098*
<https://gazeteoksijen.com/turkiye/von-der-leyenin-turkiye-ile-ilgili-sozleri-avrupada-tepki-cekti-buyuk-israil-projesini-desteklemesinin-bir-parcasi-273098>
*======================= *
*Almanya’da İsrail’in varlığını reddedenler cezalandırılabilir*
Almanya’da Hessen eyalet yönetimi, İsrail’in var olma hakkının inkar
edilmesini suç sayacak bir yasa tasarısını gündeme getirdi. Teklifin
Mayıs ayında tasarı olarak sunulması bekleniyor
Almanya’da İsrail’in var olma hakkının inkar edilmesi gelecekte yasa ile
cezalandırılabilir. Hessen Eyaleti Başbakanı Boris Rhein ile Eyalet
Adalet Bakanı Christian Heinz söz konusu yasa tasarısını perşembe günü
kamuoyuna sunmayı planlıyor.
Die Zeit’in haberine göre hazırlanan tasarının 8 Mayıs’ta Almanya’nın
eyaletler meclisi olan Bundesrat gündemine taşınması öngörülüyor.
Tasarının ayrıntılarına ilişkin bilgiler ise henüz paylaşılmadı.
*Artan gösteriler ve sosyal medya paylaşımları*
Almanya’da son yıllarda düzenlenen bazı İsrail karşıtı gösterilerde,
ülkenin var olma hakkının açık şekilde inkar edildiği ve İsrail
devletinin yok edilmesi çağrılarının yapıldığına dikkat çekiliyor.
Hessen Adalet Bakanlığı, bu gelişmeler üzerine daha önce 2023 yılında
yeni bir ceza düzenlemesi çağrısında bulunmuştu.
Bakanlık, sadece sokak gösterilerini değil, sosyal medyada yapılan
paylaşımları da bu kapsamda değerlendirmişti.
*https://gazeteoksijen.com/dunya/almanyada-israilin-varligini-reddedenler-cezalandirilabilir-273082*
<https://gazeteoksijen.com/dunya/almanyada-israilin-varligini-reddedenler-cezalandirilabilir-273082>
*======================= *
❗️ *Tunceli halkı, vali ve çetesini çökerten başsavcı Ebru Cansu’nun
heykelini dikmek için çalışma başlattı.*
*https://t.me/buzznews_tr/15946* <https://t.me/buzznews_tr/15946>
*======================= *
*41 yıllık eşini ‘Mallara TMSF çökecek’ diye kandırıp boşadı, başka
kadınla evlendi.*
Gazeteci Seyhan Avşar, Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal’ın karısına
oynadığı/*‘boşanma oyununu’ */yazdı:
“İddiaya göre Ahmet Özal, yıllarca aynı yastığı paylaştığı eşi Elvan
Özal’ı, ‘Mallara *TMSF* çökecek, boşanmamız gerekiyor’ diyerek ikna etti.
Elvan Özal bu sözlere inanarak boşanmayı kabul etti. Ahmet Özal ise
boşandıktan kısa süre sonra yeniden nikâh masasına oturdu.
Elvan Özal bu duruma o kadar üzüldü ki, kanser oldu.
Beyninde tümör çıkan Elvan Özal, şu an tedavi görüyor.”
*======================= *
*Trump’tan Pentagon’a 1,5 trilyon dolarlık bütçe: Savaşa kaynak, halka
kemer sıkma*
Pentagon’un bütçesi silah tekellerini sevindirirken, fatura sağlık,
eğitim ve barınma gibi sosyal alanlardaki kesintilerle halka ödetilmek
isteniyor. Trump’ın 2027 için istediği 1,5 trilyon dolarlık Pentagon
bütçesi, Çin’in savunma bütçesinin yaklaşık 5,4 katına, Rusya’nınkinin
yaklaşık 9,5 katına, Türkiye’nin Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin ise
yaklaşık 58 katına denk geliyor.
*22.04.2026, 11:24*
*ABD* Savunma (Savaş) Bakanlığı, salı günü *ABD* Başkanı Donald Trump’ın
2027 mali yılı için hazırladığı 1,5 trilyon dolarlık/*"savunma"*/
bütçesi talebine ilişkin yeni ayrıntıları paylaştı. Söz konusu talep,
İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde/*"savunma"*/ harcamalarında görülen
en büyük yıllık artış olarak öne çıkıyor.
Bütçe taslağı, 1,15 trilyon dolarlık ana fon talebi ile 350 milyar
dolarlık ek bütçe isteğinden oluşuyor. Böylece geçen yıl ilk kez 1
trilyon dolar eşiğini aşan Pentagon bütçesi çok daha yukarı taşınmak
isteniyor. Geçen yıl Trump yönetimi Kongre’den 892,6 milyar dolarlık
ulusal savunma bütçesi istemiş, ardından 150 milyar dolarlık ek taleple
toplam tutar 1 trilyon doların üzerine çıkarılmıştı.
Pentagon yetkilileri, bu yıl bütçede /*“başkanlık öncelikleri”*/ adı
verilen yeni bir kategori oluşturulduğunu da açıkladı. Bu başlık altında
/*“Altın Kubbe”*/ füze savunma sistemi, insansız hava araçlarında
üstünlük, yapay zekâ ve veri altyapısı ile silah sanayisi tabanının
güçlendirilmesi yer alıyor.
*Savaş makinelerine dev kaynak*
Bütçede gemi inşası için 65 milyar doların üzerinde kaynak ayrılması
planlanıyor. Bu kapsamda General Dynamics ve Huntington Ingalls
Industries tarafından üretilecek 18 savaş gemisi ve 16 destek gemisinin
tedariki hedefleniyor. Pentagon bu programı /*“Altın Filo”*/ girişimi
olarak adlandırırken, bunun 1962’den bu yana en büyük gemi inşa talebi
olduğu belirtiliyor.
Hava gücü tarafında ise Lockheed Martin üretimi F-35 savaş uçaklarının
yıllık alımının 85’e çıkarılması öngörülüyor. Uçak tedariki ile
araştırma-geliştirme için toplam 102 milyar dolar ayrılması
planlanırken, bunun bir önceki yıla göre yüzde 26’lık artış anlamına
geldiği ifade ediliyor. Boeing’in geliştirdiği yeni nesil F-47 savaş
uçağı programı da öncelikler arasında gösterilirken, Northrop Grumman’ın
B-21 bombardıman uçağı için 6,1 milyar dolar isteniyor.
İnsansız sistemler alanında ise Pentagon, bunun /*“ABD tarihindeki en
büyük İHA savaşı ve İHA savar yatırımı”*/ olduğunu savunuyor. Bütçede
otonom *İHA* platformları ve savaş alanı lojistiği için 53,6 milyar
dolar, mühimmat, *İHA* savar teknolojileri ve gelişmiş sistemler için
ise 21 milyar dolar talep ediliyor.
Daha önce yaklaşık 225 milyon dolar alan Savunma Otonom Savaş Grubu’nun
bütçesinin yaklaşık 54 milyar dolara çıkarılması planlanıyor.
Yetkililer, bu paranın büyük bölümünün uzun vadeli temel araştırmalara
değil, halihazırda mevcut teknolojilerin doğrudan askeri kullanıma
sokulmasına ayrılacağını belirtiyor. Grubun, Pentagon’un önceki
/*“Replicator”*/ (Eşleyici/Çoğaltıcı) *İHA* girişimini fiilen yuttuğu da
doğrulandı.
*Askeri yığınak büyürken yeni personel artışı geliyor*
Trump yönetiminin bütçesi yalnızca silah sistemlerini değil, askeri
insan gücünü de büyütmeyi hedefliyor. Buna göre 2027 mali yılında
silahlı kuvvetlere 44 bin yeni personel eklenmesi planlanıyor. 2026’da
da 20 binden fazla personel artışı gerçekleşmişti.
Maaş artışları da alt kademeleri önceleyen biçimde kurgulanmış durumda.
Genç er ve erbaşlara yüzde 7, onların üstlerine yüzde 6, en üst
rütbelilere ise yüzde 5 zam öngörülüyor.
Pentagon ayrıca daha fazla mühimmat programı için çok yıllı tedarik
sözleşmeleri talep ediyor. Gerekçe olarak da büyük silah şirketleriyle
onların küçük ve orta ölçekli tedarikçilerine üretimi genişletmeleri
için /*“istikrar”*/ sağlanması gösteriliyor.
Bütçede dikkat çeken bir başka unsur ise İran’a karşı yürütülen savaş
için doğrudan kaynak ayrılmamış olması. Pentagon’dan üst düzey bir
yetkili, sürecin zamanlaması nedeniyle İran’a dönük saldırıların kısa
vadeli maliyetleri ve stok yenileme ihtiyaçları için ayrıca ek bütçe
isteneceğini söyledi.
*Silaha para, halka kesinti*
Trump’ın dev Pentagon bütçesi *ABD* içinde de sert tartışmalara yol
açtı. Tepkilerin merkezinde, askeri harcamalardaki rekor artışın sağlık,
eğitim, konut ve sosyal yardım programlarında yeni kesintilerle finanse
edilmek istenmesi var.
Trump, askeri bütçeyi yaklaşık 445 milyar dolar artırmak isterken, buna
kaynak yaratmak için sağlık araştırmaları, meslek eğitimi, ev ısıtma
yardımları, çevre koruma ve afet yardımları gibi kalemlerde yüzde 10’a
varan kesintileri gündeme getiriyor. Bu durum, milyonlarca emekçi için
hayat pahalılığı ve sosyal güvencesizlik daha da derinleşirken, devlet
kaynaklarının savaş aygıtına aktarılması anlamına geliyor.
Trump’ın özel bir Paskalya yemeğinde yaptığı ve tepki çeken açıklamalar
da bu tabloyu açık biçimde ortaya koydu. Trump burada /*“Savaş
veriyoruz. Kreş, Medicaid, Medicare ile ilgilenmemiz mümkün değil...
Bizim ilgilenmemiz gereken tek şey askeri koruma”*/ diyerek sosyal
programları hedef aldı.
Bu sözler, özellikle artan fiyatlar ve yüksek akaryakıt maliyetleri
altında ezilen *ABD* halkı açısından yeni bir saldırı sinyali olarak
değerlendiriliyor. Medicare ve Medicaid gibi geniş kitleleri kapsayan
programların hedefe konulması, yaşlılar ve düşük gelirli kesimler
açısından ciddi bir tehdit anlamına geliyor.
*Askeri-sanayi kompleksine bayram*
Trump’ın önerisinin en büyük kazananları ise silah tekelleri olacak.
Lockheed Martin ve Boeing gibi dev savunma şirketlerinin bu bütçeyle
kârlarını daha da artırması bekleniyor. Bütçeye tepki gösterenler,
Pentagon’a ayrılan kaynakların emekçilerin sağlık sigortasına, uygun
fiyatlı konuta, çocuk bakımına ve eğitime yönlendirilmesi durumunda
halkın yaşamında çok daha büyük bir iyileşme sağlanabileceğini vurguluyor.
*ABD*’de 289 grubun oluşturduğu bir koalisyon, bütçe artışını /*“son
derece sorumsuz”*/ diye niteleyerek kınadı. Zaten dünyanın en yüksek
askeri harcamasına sahip olan *ABD*’nin, kendisinden sonra gelen dokuz
ülkenin toplamından daha fazla savunma harcaması yaptığı hatırlatılıyor.
Eleştiriler yalnızca sosyal kesintilerle de sınırlı değil. Trump’ın
önerisinin federal borcu önümüzdeki on yılda 5,8 trilyon dolar daha
artıracağı hesaplanıyor. Halihazırda 39 trilyon dolara ulaşan kamu
borcunun bu yolla daha da büyüyeceği belirtiliyor.
*Denetimden geçemeyen Pentagon’a daha fazla para*
Trump yönetiminin dev bütçe talebi, Pentagon’un yıllardır denetimlerden
geçememesi gerçeğini de yeniden gündeme taşıdı. *ABD* Savunma Bakanlığı,
Kongre’nin 2018’den bu yana zorunlu kıldığı yıllık denetimlerin
hiçbirinden başarıyla çıkamadı. Buna rağmen bütçenin rekor düzeyde
artırılması, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının dahi açık biçimde
bilinmediği bir yapıya daha fazla para aktarılması anlamına geliyor.
Washington Post’a konuşan bazı yönetim yetkililerinin, Pentagon’a
yığılacak bu dev paranın nasıl harcanacağı konusunda kendilerinin bile
net olmadığını kabul ettiği belirtiliyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in
geçmiş yöneticilik sicili de bu tartışmaları büyütüyor.
*Diğer büyük askeri bütçeleri açık ara geride bırakıyor*
Trump’ın 2027 için istediği 1,5 trilyon dolarlık Pentagon bütçesi, diğer
büyük askeri bütçeleri de açık ara geride bırakıyor.
Çin, 2026 savunma bütçesini yüzde 7 artırarak 1,91 trilyon yuana, yani
yaklaşık 277 milyar dolara çıkardı.
Rusya’nın 2026 için planladığı ulusal savunma harcaması 13 trilyon
ruble, yani yaklaşık 157 milyar dolar düzeyinde.
Türkiye’de ise 2026 merkezi yönetim bütçe icmaline göre Milli Savunma
Bakanlığı bütçesi 1 trilyon 73 milyar 604 milyon lira olarak öngörüldü.
Bu tutar, 2026 bütçe sunumundaki kur karşılığı esas alındığında yaklaşık
26 milyar dolar düzeyine denk geliyor.
Başka bir deyişle Trump’ın tek başına Pentagon için istediği kaynak,
Çin’in savunma bütçesinin yaklaşık 5,4 katına, Rusya’nınkinin yaklaşık
9,5 katına, Türkiye’nin Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin ise yaklaşık
58 katına ulaşıyor.
*Emperyalist saldırganlık ve toplumsal yıkım el ele*
Sonuçta Trump’ın 1,5 trilyon dolarlık Pentagon bütçesi, yalnızca askeri
harcamalarda bir sıçrama değil; aynı zamanda *ABD*’de emekçilerin
sağlık, barınma ve eğitim hakkından daha fazla fedakârlık yapmasının
dayatılması anlamına geliyor. Kaynakların halka değil savaşa ayrıldığı
bu tablo, emperyalist saldırganlığın içeride sosyal yıkımla nasıl el ele
yürüdüğünü bir kez daha gösteriyor.
*https://haber.sol.org.tr/haber/trumptan-pentagona-15-trilyon-dolarlik-butce-savasa-kaynak-halka-kemer-sikma-408713*
<https://haber.sol.org.tr/haber/trumptan-pentagona-15-trilyon-dolarlik-butce-savasa-kaynak-halka-kemer-sikma-408713>
*======================= *
*Güney Kıbrıs’ta yayın yapan Simerini gazetesinde Türkiye aleyhinde
çok sayıda detaylı askeri araştırma yazısı olan Dr. Yiannos
Charalambides:*
“Türkiye *KKTC*’deki varlığını sürekli güçlendiriyor. İkinci bir *HİSAR*
bataryası getirdiler. Türk yapımı modern sistemler.
Türkler eski sistemlerini aşamalı olarak değiştiriyor. Kendi ürettikleri
daha yeni sistemler ile hem teknik anlamda hem de mühimmat açısından
bağımsızlık sağlamaya çalışıyorlar.
Bu sistem ekledikleri yeni bir radarla da destekleniyor. Silah
sistemlerine *ALP* 100 radarını dahil ettiler.
Türkler Beşparmak Dağlarında 500km menzilli büyük bir radar
bulunduruyor. 250km menzilli bir diğer radar da Gönyeli’de. Şimdi ise
üçüncü olarak *ALP* 100, 185km menzili ile tam ortada Kantara’da yer
alıyor. Böylece alçak irtifadan uzun menzile kadar tüm boşlukları
kapatarak bölgenin tamamını kontrol altına almış durumdalar. Bu durum
sadece bizi değil komşu ülkeleri de ilgilendiriyor; yani Suriye, İsrail
ve Lübnan’ı.
Ulusal Muhafız Ordusu modernize edilmelidir. En azından temel bir
caydırıcılığa sahip olmalıyız ki birkaç saat dayanabilelim. Böylece
müttefiklerimiz gelip bize destek verebilsin.”
*======================= *
*POLITICO:*
▪️Beyaz Saray, *NATO* üyelerini başta İran savaşı olmak üzere *ABD*'nin
adımlarına verdikleri destek düzeyine göre derecelendiren kademeli bir
liste hazırlıyor.
▪️'Model' olarak görülen müttefiklerin ödüllendirilmesi öngörülürken;
diğer üyelerin, askeri varlığın azaltılması veya iş birliğinin
zayıflatılması gibi yaptırımlarla karşılaşabileceği belirtiliyor.
*======================= *
*What a deceitful nation you are!*
Lies have made a home in your mouths.
There is not a single instance in recent, distant, or even very distant
history where Turks crucified their enemies.
Those in the pictures are most likely Turks, not Armenians.
We don’t know how to crucify.
But Armenians do.
Moreover, Armenians hide it, they don’t say it, but Armenian gangs
committed many massacres in occupied Eastern Anatolia.
Sometimes, they didn’t even serve as gang members, but directly as
volunteer soldiers in the Russian and French armies.
Of course, it was impossible for all this to go unpunished.
► *--*
Yahu ne yalancı bir milletsiniz.
Yalan sizin ağzınıza yuva yapmış.
Yakın, uzak hatta çok uzak tarihte bile Türklerin düşmanlarını çarmıha
gerdikleri tek bir vakıa yoktur.
O resimlerdekiler büyük ihtimal Ermeni değil Türktür.
Biz çarmıha germeyi bilmeyiz.
Ama Ermeniler bilir.
Dahası Ermeniler gizler, söylemez ama, Ermeni çeteleri işgal altındaki
Doğu Anadolu’da çok fazla katliam yaptı.
Bazen de çete olarak değil, doğrudan rus ve Fransız ordusunda gönüllü
askerlik yaptılar.
Bütün bunların karşılıksız kalması elbette mümkün değildi.
==================
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
/*Gruba mesaj göndermek icin */
*: *
ozgur-gundem@googlegroups.com <mailto:ozgur-gundem@googlegroups.com>
/*Gruba uye olmak icin */
*: *
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
/*Grup kurucusuna yazmak icin */
*: *
*0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *
/*Grup Sayfamiz */
*: *
*https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *
/*Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz */
*: *
*http://orajpoyraz.blogspot.com/* <http://orajpoyraz.blogspot.com/>
/*Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : */
*: *
*0raj. p0yraz@neomailbox. net* <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>*
**oraj. poyraz@openmail. cc* <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc>
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
*/Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com
*/Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
*/Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net
<mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc
<mailto:oraj.poyraz@openmail.cc>
*/Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
*/Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /*
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.) :
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>