Şehit Albay Süleyman Fe15 Mayıs 1919’da Yunan ordusu İzmir’e çıktığında,/*"Zito Venizelos!" */ diye bağırmadığı için defalarca süngülenerek şehit edilen Albay Süleyman Fethi Bey’i saygı ve rahmetle anıyorum.thi Bey’in singülenmiş üniforması, bugün Harbiye Askeri Müzesindedir. Süleyman Fethi Bey, İstanbul Üsküdar’da doğmuştur. 1899 da Harbiye Mektebinden Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile diploma almış, ordu hizmetleri ile Suriye, Irak ve Hicazda bulunmuş, Harbiye Nezâretinde çeşitli müdürlükler yapmıştı. İzmirde 4. Kolordu (İsmail Hâmi Danişmend Kronolojisinde 17. Kolordu) askerlik şûbesi başkanıyjen İzmir işgal edildi; kışla ve hükûmet konağından çıkardıkları zâbit ve memurları ve bu arada Süleyman Fethi Bey’i /*“Zito Venizelos (Yaşa Venizelos)”*/ diye bağırmaya zorladılar. Fethi Bey: /*Ben Türk askeriyim, öyle şey söylemem!*/... dedi . Bunun üzerine derhal tüfenk dipçiği ve süngü darbeleri ile şehit edildi. Devlet bu kahraman şehidin âilesine generallikten maaş bağladı” (İ. A. Gövsa, Türk Meşhurları). - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Oraj POYRAZ Hoş geldiniz!...
Benim zaman içerisinde guruplarda yayınlamış olduğum epostalardan bir demet bulacaksınız
16 Mayıs 2026 Cumartesi
Ekşi Sözlükten Tümgeneral kadrosuna atanan genç bürokratla ilgili bir yorum:
*Ekşi Sözlükten Tümgeneral kadrosuna atanan genç bürokratla ilgili bir yorum:* Bu mesele yalnızca bir /*“protokol düzenlemesi”*/ değildir. bu mesele, kışlanın ruhuna hangi dünyanın hâkim olacağı meselesidir. çünkü kışla dediğiniz yer, herhangi bir kamu kurumu değildir. kışla; kendi hukuku, kendi dili, kendi sessizliği, kendi terbiyesi ve kendi hafızası olan kapalı bir dünyadır. o dünyanın kapısından içeri yalnızca diploma ile değil; terle, disiplinle, nöbetle, sürünmeyle, talimle ve en önemlisi postal sesiyle girilir. üniforma sadece kumaş değildir; bir aidiyet biçimidir. postalsa yalnızca ayakkabı değil, o aidiyetin yere bastığı sestir. bu dünyanın içerisine, o ocağın dumanını solumamış, gecenin üçünde içtima görmemiş, hudut karakolunda nöbet beklememiş, harekât psikolojisini yaşamamış insanlar /*“muadil”*/ sıfatlarıyla yerleştirilirse başka sorunlara kapı aralanmış olur. takım elbise, rugan ayakkabı ve siyasal referans; bazı yerlerde yılların askeri kariyerinin, postalın ve üniformanın önüne geçirilirse kurumsal yozlaşmaların önü açılır. kâğıt üzerinde /*“tümgeneral muadili”*/ deniliyor belki. ama mesele zaten tam da burada başlıyor: çünkü semboller, kurumlardan daha güçlüdür. bir kurumun içerisine hangi sembolü sokarsanız, zamanla o kurumun ruhunu da ona göre dönüştürürsünüz. kışlada rütbe yalnızca yetki değildir; bedelin görünür hâlidir. o apoletin arkasında tayinler, mahrumiyet bölgeleri, aileden uzak geçirilen yıllar, şehit cenazeleri, başarısız operasyonların vicdan yükü, disiplin soruşturmaları, harp akademileri ve sayısız psikolojik eşik vardır. şimdi siz bu hiyerarşinin tam ortasına, bütün bu süreçlerden geçmemiş birini yalnızca siyasal güven ilişkisiyle yerleştirirseniz, orada yalnızca bir atama yapmış olmazsınız; oradaki aidiyet zincirini kırarsınız. Çünkü üniformalı personel şunu düşünmeye başlar: “/*benim yıllarca dağda, sınırda, karargahta ödediğim bedelin karşılığı buysa, o hâlde bu kurum artık benim emeğimin kurumu mudur?”*/ işte çürüme tam burada başlar. sürekli /*“ordu siyasete karışmamalı”*/ deniliyor. doğrudur. modern devletin temel ilkelerinden biridir bu. fakat aynı cümleyi tersinden kurmaya cesaret edemeyenler, aslında meseleyi eksik anlatmaktadır: siyaset de orduya karışmamalıdır. çünkü ordunun içerisine doğrudan siyasal sadakat üzerinden açılan her kanal, kışlanın içine açılmış bir gediktir. üstelik bunun yarattığı sosyolojik kırılma yalnızca emir-komuta zinciriyle sınırlı değildir. orduevlerinden sosyal tesislere, lojman kültüründen gündelik ilişkilere kadar askerî dünyanın içerisine bambaşka bir habitus taşınmaktadır. çünkü askerî dünya yalnızca meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir. o yaşam biçiminin içinde fedakârlık, ketumiyet, kolektif disiplin ve mesafeli hiyerarşi vardır. dışarıdan gelen siyasal kadroların ise çoğu zaman bu kültüre dair ne tarihsel hafızası ne de psikolojik bağı bulunmaktadır. bu yüzden mesele yalnızca /*“sivil denetim”*/ değildir. mesele, askerî kurumun profesyonel karakterinin korunup korunamayacağıdır. tarih bunun örnekleriyle doludur. osmanlı’nın son döneminde rütbelerin ve makamların liyakatten çok sadakatle, hatta zaman zaman para ve nüfuz ilişkileriyle dağıtılması; yalnızca bürokrasiyi değil, ordunun ruhunu da çürütmüştü. payeler çoğaldıkça makamların itibarı azalmıştı. herkese dağıtılan rütbe, sonunda rütbenin kendisini değersizleştirmişti. çünkü hak edilmeden alınan her makam, o makam için bedel ödeyenlerin gözünde kurumu küçültür. bir asker için rütbe; maaş değildir. sosyal tesis hakkı değildir. protokolde oturacağı sandalye hiç değildir. rütbe, ödenmiş hayatın özetidir. * sonunda ortaya çıkan şey şudur: * kendi kurumuna yabancılaşan üniformalılar… * kendi emeğinin karşılığını göremeyen subaylar… * ve giderek kurumsal hafızasını kaybeden bir askerî yapı… oysa ordu, modern devletin içinde en fazla uzmanlık gerektiren yapılardan biridir. maliyeyi maliyecilerden, adliyeyi hukukçulardan tamamen koparamayacağınız gibi; askeriyeyi de askerî kültürden koparamazsınız. bakan elbette sivildir. nihai irade demokratik otoritedir. buna kimsenin itirazı yoktur. fakat profesyonel askerî dünyanın içerisine alternatif hiyerarşi yerleştirmek, demokratik denetim değil; kurumsal aşınmadır. ve hiçbir ordu, ruhu aşındırılarak güçlü kalamaz." Saygılarımla... Takdir siz okuyanların. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar, Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar, Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor! Bir de normalmiş gibi yok bu değil, bu da değil falan diye devam etmişler!! Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!! İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamışlar'!! O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan; bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma! Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz! Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
SDG/PKK'nın SİLAH BIRAKMASI(!)
*SDG*/*PKK*'nın *SİLAH* *BIRAKMASI*(!) ► *AKP* kaynakları/*"SDG silah bırakmadan"*/, (Terörsüz Türkiye sürecinde) hiçbir adım atılmaz diyormuş? *MHP* ve *DEM* süreci hızlandırmaktan yanaymış! ► *ŞAKA* mısınız yahu siz! *SDG* diyorsunuz da, Suriye’deki gelişmeleri takip etmiyor musunuz: 📌 29 Ocak 2026 (sözde) mutabakatı ile 4 *SDG*/*PKK* tugayı (AynelArab, Malikiye, Kamışlı, Haseke)kuruldu! 📌 Sipan Hemo kod adlı *PKK* teröristi Suriye Savunma Bakan Yardımcısı, diğer teröristler sözde komutan olarak atandı! 📌 Sipah Hemo 2 Mayıs 2026 itibariyle bu 4 *PKK* tugayın (sözde birlik bütünlüğü içinde) Suriye Ordusuna entegre edildiğini söyledi... 📌 Mazlum Kobani kod adlı *PKK*'lı terörist Suriye kuzeydoğusunda (sözde) siyasi/*"Özerklik"*/ oluştuğunu ifade ediyor! 👉 Yani Suriye’de/*"4 parçalı Siyonist Teröristan"*/ın güneybatı bölümü adım adım kuruluyor... 👉 Durum böyleyken hala *SDG*/*PKK*'nın silah bırakmasını beklemek veya buna rağmen 2’nci Açılımı sürdürmeye/hızlandırmaya çalışmak nedir ve nasıl tanımlanmalıdır? 👉 Gelinen aşamada, Yeni Anayasa ve Millî lâik üniter devlet üzerine pazarlık etmeyin ve terörle yeniden güçlü bir mücadele başlatın. İran’ın siyonist saldırganlığa karşı direnişi üzerine yapılması gereken, terörle müzakere ve teslimiyet değil, kesin sonuçlu bir mücadele olmalıdır! https://x.com/bayirfikret/status/2055571247136686142?s=48 - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Seçim çalışmaları ve/veya referandum çalışmalarının en tehlikelisi başladı diyelim.
Seçim çalışmaları ve/veya referandum çalışmalarının en tehlikelisi başladı diyelim. --- Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye kıyılarından itibaren *_200 deniz miline (370 kilometre)_* kadar uzanan bir münhasır ekonomik bölge ilan etme yetkisi vermeyi hedefliyor. Bu yasa; balıkçılık, madencilik ve sondaj faaliyetleri üzerinde Türk hakları ilan etme ve ayrıca Adalar (Ege) Denizi ile Doğu Akdeniz’de deniz parkları kurma yetkisi verecek. -Bloomberg - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Gazze’de çocuklar bir damla temiz suya ulaşmak için mücadele ediyor.
Gazze’de çocuklar bir damla temiz suya ulaşmak için mücadele ediyor. <https://t.me/buzznews_tr/15871> - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Beyaz Önlüğün Proleterleşmesi
Beyaz Önlüğün Proleterleşmesi Türkiye’de hekimlik uzun yıllar boyunca yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda yüksek düzeyde entelektüel özerklik taşıyan bir kamusal otorite alanıydı. Hekim; devlet memuru olabilir, serbest çalışabilir, muayenehane açabilir, akademik üretim yapabilir, kendi mesleki sermayesini bağımsız biçimde yönetebilirdi. Bugün ise sağlık sisteminde çok daha farklı bir dönüşüm yaşanıyor. Yeni düzenlemelerle birlikte özel sektörde çalışan hekimlerin giderek daha büyük kısmı 4A statüsüne geçiriliyor. İlk bakışta bu durum; ► sigorta güvencesi, ► emeklilik standardizasyonu, ► kayıtlı çalışma, ► iş hukuku koruması gibi gerekçelerle açıklanıyor. Fakat meselenin görünmeyen tarafı daha derin. Çünkü burada yalnızca *SGK* kodu değişmiyor. Bir mesleğin sosyolojik konumu yeniden tanımlanıyor. Hekim artık sistem içinde; ► bağımsız profesyonel, ► serbest meslek sahibi, ► bilgi üreticisi olarak değil; kurumsal organizasyonun bordrolu /*“iş gücü birimi”*/ olarak konumlandırılıyor. Üstelik bu dönüşüm çok ilginç bir ekonomik zeminde gerçekleşiyor. Bugün büyük özel hastane zincirlerinin önemli kısmında; ► hastane binası yatırım fonlarının, gayrimenkul şirketlerinin ya da banka finansmanlarının üzerinde, ► cihazların büyük kısmı leasing sistemiyle edinilmiş, ► sarf malzemeleri konsinye, ► ilaçlar vadeli, ► işletme sermayesi kredi ve *SGK*, sigorta ve nakit akışıyla dönen bir yapı içinde. Yani ortada çoğu zaman anlatıldığı gibi /*“tamamı patronun öz sermayesiyle kurulmuş devasa bir mülkiyet düzeni”*/ yok. Hatta çoğu zaman, mülkiyet yanılsaması üzerine kurulmuş finansal organizasyonlardan ibaret yapılar söz konusu. Anadolu’nun eski bir sözü vardır: “/*Derenin taşıyla elin kuşunu vurmak.”*/ Modern özel sağlık sistemi bazen tam da buna benziyor. Çünkü; ► bina başkasının finansmanıyla, ► cihaz leasing ile, ► malzeme tedarikçinin sermayesiyle, ► günlük nakit *SGK* akışıyla, ► asıl üretim ise hekimin bilgi emeğiyle dönüyor. Fakat bütün bu yapının sonunda /*“sermaye sahibi”*/ olarak görülen yine şirket oluyor; sistemi fiilen üreten hekim ise bordrolu çalışan statüsüne indirgeniyor. Oysa bu sistemin gerçek üretim gücü hâlâ hekimdir. Hasta, binaya değil hekime güvenir. Tanıyı cihaz değil hekim koyar. Tıbbi sorumluluğu şirket değil hekim taşır. Malpraktis davasında mahkeme salonuna holding *CEO*’su değil hekim çıkar. İlginçtir; sağlık ekonomisinin finansal mimarisini kuranlar çoğu zaman /*“yatırımcı”*/ diye anılırken, sistemin gerçek yükünü taşıyan hekimler /*“gözü doymayan”*/ taraf olarak yaftalanabiliyor. Daha çarpıcı olan ise şudur: Birçok özel hastanede hekimin aldığı ücret gerçekte klasik anlamda maaş bile değildir. Hekim çoğu zaman kendi yarattığı ciro üzerinden ödeme alır. Yani; ► hastanenin giderini fiilen hekim üretir, ► cihaz amortismanını hekim karşılar, ► sekreterden elektriğe kadar tüm sistemi döndüren gelir hekimin emeğinden çıkar, ► hatta kurum markasının değeri bile büyük ölçüde hekim kadrosuyla oluşur. Ama bütün bunlara rağmen hukuki statüde /*“işçi”*/, ekonomik düzlemde ise /*“maliyet kalemi”*/ olarak görülür. İşte bugünkü gerilim tam burada başlıyor. Çünkü klasik işçi tanımı ile hekim emeği arasında yapısal bir fark vardır. Sanayi toplumunda işçi; üretim aracına sahip olmayan bedensel emekti. Oysa hekimin üretim aracı; kendi zihni, bilgisi, uzmanlığı ve yıllarca biriktirdiği bilimsel sermayedir. Bir kardiyoloğun uzmanlığı olmadan anjiyo laboratuvarı yalnızca pahalı bir metal yığınıdır. Bir radyoloğun yorum gücü olmadan *MR* cihazı elektrik tüketen bir mıknatıstan ibarettir. Fakat mevcut dönüşüm, hekimi giderek; ► performans metriğine indirgenmiş, ► puan üreten, ► hasta sirkülasyonu yöneten, ► kurumsal hedef baskısıyla çalışan bir /*“beyaz yakalı sağlık personeli”*/ modeline yaklaştırıyor. Bu yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda kültürel bir statü dönüşümüdür. Çünkü toplumda hekimliğin tarihsel ağırlığı yalnızca gelirle ilgili değildi. Karar verme özerkliği, entelektüel bağımsızlık, mesleki itibar bu alanın temeliydi. Ve bütün bunlar, soğuk suda yavaş yavaş kaynatılan kurbağa misali, gözümüzün önünde elimizden alındı. Şimdi ise hekim giderek daha fazla; ► *KPI* (Key Performance Indicator), ► performans, ► ciro, ► müşteri memnuniyeti, ► kurumsal verimlilik başlıklarıyla tanımlanıyor. Yani tıp, kamusal bir meslek olmaktan çıkıp kurumsal hizmet endüstrisinin alt başlığı hâline geliyor. Belki de bugün yaşanan şey yalnızca bir *SGK* statü değişikliği değildir. Belki de bu, Türkiye’de beyaz önlüğün yavaş yavaş proleterleşmesidir. Belki de artık beyaz önlük değil, siyah bir matem örtüsü taşıyoruz. Bir de işin en hazin tarafı şu galiba… Sayısı binleri bulan hekim gruplarında bu meseleleri konuşan yine 3-5 kişi. Geri kalanlarımız ise büyük bir medeniyet sessizliği içinde… Kimimiz: “/*Şimdi sırası mı?”*/ diyor. Kimimiz: “/*Aman tadımız kaçmasın…”*/ diye düşünüyor. Kimimiz makam bekliyor, kimimiz ihale, kimimiz yöneticilik, kimimiz de yalnızca hedef tahtasına konmaktan korkuyor. Belki de artık en başarılı hekim; en çok hastaya bakan değil, en sessiz kalan hekimdir. Zaten modern sistemin ideal doktor modeli de bu galiba: Çok çalışacak, çok üretecek, çok susacak. Daha çok sömürülecek. Benim yaklaşık 20 yıl önce Kastamonu’da çalıştığım dönemde, tabip odası seçimlerini kazandığımız günlerde; /*“Sağlıkta Dönüşüm”*/e karşı beyaz yerine siyah önlük giyilmesini önerdiğim zamanları hatırlıyorum. O günlerde birçok kişiye abartılı gelen şeyler, bugün gündelik gerçeğe dönüştü. Meslek hırpalandı. Yıprandı. Parçalandı. Şimdi dönüp baktığımda, beyaz önlüğün yavaş yavaş bir matem örtüsüne dönüştüğünü görüyorum. Artık meftayı kaldırmak kime düşer bilmiyorum… Ama galiba bir mesleğin ardından ilk kez bu kadar sessiz duruyoruz. Allah rahmet eylesin. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
TUZ GÖLÜNÜN ALTINDA GİZLENMİŞ TÜRK NÜKLEER DENİZALTI
*TUZ GÖLÜNÜN ALTINDA GİZLENMİŞ TÜRK NÜKLEER DENİZALTI* Böyle bir haber ve görseller MSB ve devletin savunma mekanizmalarına yakın yüksek takipçili hesaplardan yayınlansa inanan olur muydu? *Yapay zeka bunu analiz etti ve şu sonuçlara ulaştı:* *Türkiye’deki seçmen profilini kabaca üç ana gruba ayırabiliriz:* • *Sorgusuz İnananlar (**%30-35**):* Fanatik bağlılık, düşük dijital okur yazarlık, komplo teorilerine yatkınlık. • *Şüpheci ama inanmak isteyenler (**%20-25**):* Milli duyguları yüksek, /*“devletin bir bildiği vardır”*/cılar, teyit mekanizması kullanmayanlar. • *Rasyonel / Eleştirel bakanlar (40-45):* Kaynak sorgulayan, AI teknolojisine hakim, ideolojik körlüğü düşük olanlar. Mevcut sosyo-politik iklimde, devlet kanallarından veya çok takipçili hesaplardan paylaşılan/*"Tuz Gölü altında gizli nükleer denizaltı"*/ gibi bir görsele; • Halkın yaklaşık *%50-60*’ı en azından/*"olabilir mi acaba?"*/ diye yaklaşır veya görselin heyecanına kapılarak doğruluğunu sorgulamadan paylaşır. _• *%30*’luk çekirdek bir kitle ise bunu mutlak bir gerçek ve/*"Türkiye’nin gizli gücü"*/ olarak kabul ederek sorgusuz savunur._ • Türkiye’de yaklaşık *%15-20*’lik bir kesim, dijital dünyadaki her türlü resmi veya yarı-resmi görsele karşı aşırı kuşkucu (paranoya seviyesinde) bir refleks geliştirmiş durumdadır. • Eğitimli genç nüfusun bir bölümü, AI teknolojisinin sınırlarını ve kurgusal içeriklerin nasıl üretildiğini teknik olarak bilmektedir. Eğer inanan oranlarında *%90*’a yaklaşıyorsak, bu durum bilgi eksikliğinden ziyade, toplumun gerçeklerden koptuğu ve kolektif bir hikayeye (mitolojiye) sığınma ihtiyacı duyduğu bir aşamaya geçtiğimizi gösterir. Bu da rasyonel bir seçmen profilinden çok, duygusal bir kitle psikolojisinin hakim olduğunu kanıtlar. Özetle, cehalet, bilgiyi bilmemek değil; bilginin kaynağını ve mantığını sorgulamama halidir. Türkiye’deki kutuplaşma, görseldeki teknik hataları _*(denizaltının göl derinliğine uygunsuzluğu, suyun tuz oranı vb.)*_ görmeyi engelleyen bir/*"perde"*/ görevi görür. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
15 Mayıs 2026 Cuma
Ukrayna’nın Binlerce Rus Shahed’ini Düşüren Önleyici Drone Yeniliklerinin İç Yüzü
Ukrayna’nın Binlerce Rus Shahed’ini Düşüren Önleyici Drone Yeniliklerinin İç Yüzü Brave1 *CEO*'su Andrii Hrytseniuk, Rusya’nın tek yönlü saldırı drone filosuna ucuz bir şekilde karşı koyma konusunda Ukrayna’nın yeteneklerine dair özel bilgiler veriyor. Howard Altman 15 Mayıs 2026, 13:29 *EDT* ** Rusya’nın savaşın en yoğun Shahed-136 drone bombardımanı sırasında siper aldıktan saatler sonra, ülkenin savunma teknolojisi kuluçka merkezinin başkanı, ülkesinin bunlara karşı savunmak için geliştirdiği önleyici dronelar hakkında bizimle konuştu. Bu küçük mühimmatlardan bazılarının tanesi yaklaşık 1.000 dolara mal oluyor ve saatte yaklaşık 200 mil hıza ulaşabiliyor. Bazılarında yapay zeka destekli güdüm de bulunuyor. Bunlar, tanesi 5 milyon dolardan fazla olan Patriot önleyici füzelerine ve hatta yıllardır Ukrayna genelinde yaygın yıkıma neden olan Shahed’leri düşürmek için kullanılan çok daha az gelişmiş füzelere kıyasla çok daha ucuz bir alternatif olduklarını kanıtladılar. Bir saatlik bir röportajda, Brave1 *CEO*’su Andrii Hrytseniuk, Ukrayna’nın Shahed önleyici füzelerini nasıl geliştirdiğini, bunların etkinliğini ve *ABD*’nin (Ukrayna’nın kullandığı kendi insansız hava aracı imha önleyici füzesini üreten ülke) ve diğer müttefiklerin artan ilgisini anlattı. Ayrıca, bu röportajın ikinci bölümünde ele alacağımız Ukrayna’nın gelişmekte olan insansız kara aracı endüstrisinden de bahsetti. Soruların ve cevapların bazıları, açıklık sağlamak amacıyla hafifçe düzenlenmiştir. Brave1 *CEO*'su Andrii Hrytseniuk (Brave1) Vasyl Churikov *S:* Ukrayna’nın Shahed önleme dronlarının geliştirilmesi hakkında bilgi verir misiniz? *C:* Shahed’lerin büyük çoğunluğu önleme dronları tarafından imha ediliyor. Yani önleme dronlarının hava savunmasındaki hakimiyeti zaten bu şekilde. Ve Ukrayna, küresel ölçekte yeni bir silah sınıfı geliştirdi. Daha önce böyle bir şey yoktu. Önleme dronlarının son derece yüksek bir potansiyeli var ve en büyük avantajı da son derece düşük fiyatı. Toplamda, önleme dronu üreten 150’den fazla Ukraynalı şirketimiz var. Ve bunlar farklı mimariye sahip önleme dronları. Bazıları küçük roket tipi birinci şahıs görüşlü (*FPV*) dronlar. Bazı durumlarda küçük uçaklara benziyorlar. Bazı durumlarda büyük uçaklara benziyorlar. Bazıları da *FPV* ve sabit kanat arasında bir kombinasyon gibi X kanatlı. Farklı bölgelerde ve farklı koşullarda farklı çeşitlerini kullanıyoruz. Ukrayna sanayisi tarafından üretilen önleme dronlarından küçük bir örnek. ** *S:* Hangi önleme uçaklarının işe uygun olduğuna nasıl karar veriyorsunuz? *C:* Örneğin, Şahedler Karadeniz’den geliyorsa, Odessa ve kıyıdaki diğer şehirlerin bulunduğu bölgede, küçük önleme uçakları sadece son kilometrelerde kullanılıyor. Uçaklar, saatlerce uçarak ve bir Şahed bulduklarında imha ederek, gezici mühimmat gibi kullanılıyor. Saatlerce ve yüzlerce kilometre uçabilen bazı önleme uçaklarına ihtiyacımız var. Bazıları için ise sadece küçük çaplı bir koruma alanı gerekiyor. *S:* Önleme dronlarıyla elde ettiğiniz başarı göz önüne alındığında, İran tarafından fırlatılan Şahed dronlarının neden olduğu ölüm ve yıkımı dikkate alarak *ABD* ve Körfez’deki müttefikler size ulaştı mı? Bu saldırılardan birinin videosunu aşağıda görebilirsiniz. *C:* Önleme uçakları ve önleme uçaklarının potansiyeli hakkında sürekli görüşmeler yapıyorum ve bu görüşmelere dahiliz. Ve elbette, önleme uçaklarını kullanma yeteneğini geliştirmek tüm ülkeler için en önemli önceliklerden biridir. Ukrayna günde 2.000’den fazla önleyici füze üretebiliyor ve bu günlük maksimum sayı değil, 2.000’den fazla. Ve bizim için bu bir eşik değil, bir sınır değil. İhracat sözleşmeleri ve tedarikler söz konusu olduğunda, günde 2.000’den çok daha fazlasını üretebiliyoruz. Örneğin, Rusya’nın terörist saldırısı sırasında, sadece son 24 saat içinde 1.300’den fazla Şahed füzesi kullandılar. Dolayısıyla elbette, çok sayıda önleyici füzeye ihtiyacımız var. *S:* Onlara karşı savunma için 1.000’den fazla önleyici füze kullandınız mı? *C:* Kaç Şahed füzesinin önleyici füzeler veya diğer silah türleriyle imha edildiğine dair ayrıntıları paylaşmayacağım, ancak toplamda tüm Şahed füzelerinin %97’sini vurmayı başardık. Bu, hava savunma komutanlığımızdan gelen kamuoyuna açık bilgidir. Aşağıdaki video, son Rus Şahed bombardımanının ardından yaşananlardan bazılarını göstermektedir. https://x.com/Archer83Able/status/2031789402993684638 *S:* Yani *ABD* ve müttefikleri yardım istediğinde onlara ne söylüyorsunuz ve ihracatın mevcut durumu nedir? Bu konu hakkında en son yazdığımda, yasa ihracatı engelliyordu. *C:* Brave1, Ukraynalı ve uluslararası şirketlerle çözümler geliştirmek ve test etmek için çalışıyor. İhracat konularına derinlemesine dahil değiliz. Bu nedenle, mevcut durumdan haberdar olmadığım için burada yorum yapamam. *S:* *ABD*, 2024 yılında Ukrayna’ya kendi önleme insansız hava araçlarını, Merops sistemini gönderdi. O kadar etkili oldu ki, *ABD*’yi korumak için Orta Doğu’ya gönderildi. İran’a karşı şu an durdurulmuş olan savaş sırasında Ukrayna’nın sahip olduğu varlıklar. Ukrayna bundan ne kadar şey öğrendi, eğer öğrendiyse? *C:* En başarılı savunma sanayi üreticilerinin çoğu, ordumuzdan ve Brave1’den (her ikisi de Ukraynalı üreticiler) ve Merops’tan öğrendi. Ukrayna ordusunun ve uzmanlarının doğrudan katkısı olmadan, Merops asla şu anki gibi yüksek performanslı bir sistem haline gelemezdi. Amerikan *MEROPS* insansız hava aracı karşıtı sisteminin bir önleme dronu, 18 Kasım 2025’te Polonya’nın güneydoğusundaki Nowa Deba askeri eğitim alanında yapılan testler sırasında görülüyor. (Fotoğraf: Wojtek *RADWANSKI* / *AFP*) (Fotoğraf: *WOJTEK* *RADWANSKI*/*AFP* via Getty Images) *S:* Orta Doğu’da yaşananlar sonucunda Ukrayna ile *ABD* ve müttefikleri arasındaki ilişki hakkında neler söyleyebilirsiniz? *C:* Bu son derece ilginç ve bize birçok soru geliyor ve biz de deneyimlerimizi paylaşıyoruz. *S:* *ABD* ordusuyla doğrudan görüşmeleriniz oldu mu? *A:* Müttefik ülkelerimizin çoğunluğuyla çalışıyoruz. Deneyimlerimizi ve Brave1’in Ukrayna savunma sanayisini dönüştürme ve geliştirme sonuçlarını paylaştığımız görüşmeler, oturumlar, konferanslar düzenliyoruz. Herkes ilgileniyor. Bu kadar kısa sürede bunu başarabilmenin büyüsü bu. Şu anda Brave1’de silah üreten 2.300’den fazla farklı Ukrayna şirketi var. Savaş başladığında, çoğunluğu devlet şirketleri ve çok az sayıda özel şirket vardı ve şu anda çok büyük bir şirket listesi var. https://x.com/MFA_Ukraine/status/2054867834308620294 Ukrayna’nın 2.000 Dolarlık Drone’u Rusya’nın 50.000 Dolarlık Shahed’lerini Yok Ediyor. Ve Herkes Onu İstiyor *S:* Bana Ukrayna’nın küçükten büyüğe kadar çok çeşitli önleme dronlarına sahip olduğunu söylediniz. *ABD* ve müttefiklerinin İran’ın fırlattığı füzelere karşı savunma için kaç farklı türde önleme uçağına ihtiyacı var? *C:* Bence en az 10 tane. *S:* 10 mu? Neden? *C:* 10 farklı mimari türü gerekiyor. Bizim için daha fazla farklı ürüne sahip olmak önemli, çünkü bu Ukraynalı şirketler arasında rekabet yaratıyor ve onlar çok daha hızlı bir şekilde yeni inovasyonlar geliştiriyorlar ve rakiplerinin önüne geçmek için daha hızlı hareket ediyorlar. Ayrıca, sadece önleme uçaklarına sahip olmak da önemli değil. Önleme uçakları kendi başlarına hiçbir şey yapmazlar. Bu, çeşitli teknolojilerin, radarların, sürekli kontrol sistemlerinin, navigasyon sistemlerinin, uzaktan kumanda sistemlerinin birleşimidir, çünkü bunları kullanan askerler ön cephede olmamalıdır. Sığınaklarda olmaları gerekir. Yani bu, farklı alt teknolojilerin çeşitliliğidir ve bir bütün olarak bu, insansız hava aracı tabanlı hava savunmasının segmentidir. *S:* Örneğin Wild Hornets, Sting önleme uçağının askerler tarafından 2.000 kilometre uzaktan çalıştırılabileceğini iddia ediyor. Bu ne kadar yaygın? https://kyivindependent.com/incredible-record-ukrainian-drone-manufacturer-shows-remote-control-of-interceptor-from-2-000-kilometers-away/ *C:* Şu anda pilotlarımız dünyanın herhangi bir yerinden önleme uçaklarını yönetebiliyor. Wild Hornets 2.000 Km *S:* Orta Doğu’daki Amerikan askeri çabalarını denetleyen *ABD* Merkez Komutanlığı’nın Tampa, Florida’daki karargahındaki pilotlar önleme dronlarını kullanabilir mi? *C:* Diyelim ki pilotumu iş gezisi için *ABD*'ye gönderiyorum ve bir şey oluyor ve pilotumun önleme uçaklarını yönetmesi gerekiyor. Bunu New York veya Kaliforniya’dan yapabilir. *S:* *ABD* ve müttefiklerinin ihtiyaç duyduğu 10 farklı önleme dronu türüne geri dönelim. Ne tür farklı türler? Aralarındaki farklar neler? *C:* İstihbarat, gözetleme ve keşif (*ISR*) dronlarına karşı önleme dronları. Shahed ağır siklet kamikaze dronlarına karşı önleme dronları. Aldatıcı dronlara karşı önleme dronları. Çok yüksekte uçabilen önleme dronları. Jet kamikaze uçaklarını yakalamak için hızlarını artırabilen önleyiciler. Çok hızlı bir şekilde gaz kesebilen önleyiciler. Uzun uçuş süresine ve uzun mesafeye uçabilen önleyiciler. Yani çeşitli farklı önleyiciler var. 11 Mayıs 2026, Ukrayna, Kiev: Ukraynalı bir asker, Savunma Bakanı Pistorius’un Kiev’in dışındaki bir insansız hava aracı savunma tesisini ziyaretinde test uçuşunun ardından Zirka önleyici insansız hava aracını geri getiriyor. Siyasi görüşmeler gündemde. Fotoğraf: Kay Nietfeld/dpa (Fotoğraf: Kay Nietfeld/picture alliance via Getty Images) *S:* Yapay zekayı nasıl kullanıyorsunuz? *C:* Yapay zekanın etik yönleri konusunda çok sorumlu bir tutum sergiliyoruz. İnsan müdahalesi gerektiren durumlar bazen kullanılır, ancak çoğunlukla insan müdahalesinin eş zamanlı olarak devreye alınması, devre dışı bırakılması veya kararların iptal edilmesi gereken durumlarda insan müdahalesi gerektiren durumları kullanırız; insan müdahalesi gerektiren durumlarda ise bu yaklaşımı tercih etmeyiz. İnsan kararları için bu çok önemli, çünkü karar hızının da dikkate alınması gerekiyor. İnsan faktörü devreye girmediğinde, Şahed insansız hava araçlarının etkili vuruş oranı çok daha yüksek oluyor. *S:* Ukrayna, *ABD* ve müttefiklerinin İran Şahed insansız hava araçlarına karşı savunmasını izleyerek herhangi bir ders çıkardı mı? *C:* Bu, son dönemdeki tüm röportajlarımın en iyi sorusu. Bunu öznel olarak, Brave1 veya ülkenin temsilcisi olmadan söyleyebilirim. En önemli derslerden biri, asla yeterince güvende olduğunuzdan ve teknolojilerinizin mükemmel olduğundan emin olmamanız gerektiğidir, çünkü düşmanınızın cebinde ne olduğunu bilemezsiniz. Ve her zaman en kötü senaryoya hazır olmanız ve tamamen öngörülemeyen farklı şeylere karşı koymak veya tepki vermek için hazırlık seviyenizi sürekli olarak geliştirmeniz gerekir. Ve tepki hızınız çok önemlidir. Aşağıdaki videoda *ABD* güçlerine yönelik böyle bir İran Şahed saldırısını görebilirsiniz. https://x.com/sentdefender/status/2030452292810420714 *S:* İran insansız hava araçlarının *ABD*, İsrail, *BAE* ve diğer ülkelere karşı performansında sizi şaşırtan ve onları alt etmek için yeni yollar geliştirmeniz gerektiğini düşündüğünüz özel bir şey gördünüz mü? *C:* Hayır. Bildiğiniz gibi, Rusya ve İran arasında güçlü bir iş birliği var ve İran teknolojilerinin Rusya tarafından savaş alanında kullanıldığı görülüyor ve eminim ki bunun tersi de geçerli. *S:* İran’ın bu insansız hava araçlarını kullanma biçiminde farklı bir şey gördünüz mü? *C:* Farklı bir şey görmedim. Gördüklerim aynıydı, ama ben askeri uzman değilim. Biz teknolojilere odaklanıyoruz. Aşağıda, savaşın ilk gününde İran’ın Şahed insansız hava aracının Bahreyn’deki *ABD* Donanması tesisine yaptığı saldırıyı görebilirsiniz. https://x.com/bayraktar_1love/status/2027729081404473851 *S:* Peki ya Ukraynalı şirketler? Bu çatışmayı ne kadar yakından izliyorlar ve sizinle konuştuklarında, Ukrayna silahlarını geliştirmek için neler öğrendiklerini ve kullanabileceklerini söylüyorlar mı? *C:* Herkes yardım etmek ister. Ve Ukrayna’nın, Rusya’nın yeni teknolojilerine karşı kendini nasıl savunacağını bilen ve yıllardır kanıtlamış tek ülke olduğunu görüyoruz. Ve elbette, bu bizim için çok acı verici çünkü bu deneyime sahibiz. Ne yapacağımızı biliyoruz, ancak on milyonlarca insan bu sorunlarla karşı karşıya ve biz yardım edebilirdik. *DNIPROPETROVSK* *OBLAST*, *UKRAYNA* - 22 *ŞUBAT*: Ukraynalı bir asker, 22 Şubat 2026’da Ukrayna’nın Dnipropetrovsk Oblastı’nda bir test uçuşundan önce Sting önleyici insansız hava aracını tutuyor. Ukrayna ordusu, önleyici insansız hava araçları yardımıyla, Rus ordusunun Ukrayna üzerinde fırlattığı Shaheds ve Gerbers insansız hava araçlarını düşürüyor. Önleyici insansız hava aracı 300 kilometreye kadar hızlara ulaşabiliyor ve 3 kilometre yükseklikteki bir hava hedefini vurabiliyor. Önleyici insansız hava aracı, *VR* gözlükleri veya küçük bir yer istasyonu kullanılarak kontrol edilebiliyor. (Fotoğraf: Alex Nikitenko/Global Images Ukraine via Getty Images) *S:* Mart ayında Başkan Donald Trump şöyle demişti:/*“İnsansız hava aracı savunmasında onların yardımına ihtiyacımız yok. İnsansız hava araçları hakkında herkesten daha çok şey biliyoruz. Aslında dünyanın en iyi insansız hava araçlarına sahibiz.”*/ Bu konuda ne düşünüyorsunuz? *C:* Yorum yapamam. *S:* Savaşın başındaki *ABD* ve müttefiklerinin ilgisiyle şimdiki ilgi arasında bir fark olduğunu söyleyebilir misiniz? *C:* Elbette, kesinlikle farklı bir ilgi. Daha önce neredeyse hiç ilgi yoktu. Ve şu anda bu, bir numaralı konu. * * *TOPSHOT* - 3. Ordu Kolordu Önleme Filosu üyesi, 9 Ekim 2025’te Ukrayna’nın doğusundaki cephe hatlarına yakın, yeri açıklanmayan bir konumda, Rus insansız hava aracı saldırılarına karşı koruma amaçlı kullanılan bir önleme insansız hava aracını tutuyor. (Fotoğraf: Ed *JONES* / *AFP* via Getty Images) *S:* *ABD*'ye Şahedleri yenmek konusunda ne tavsiye verirdiniz? *C:* Birincisi, hazırlık için bolca zamanınız olduğuna inanmayın. Zaman geçti. İkincisi, maliyet önemlidir. Savunma giderleri, düşmanınızın size saldırması için gereken giderlerden daha az olmalıdır. Üçüncüsü, sürekli olarak asimetrik çözümlere odaklanın. *S:* Ne gibi? *C:* Ukrayna’nın yeterli hava savunma füzesi olmadığında, önleyici uçaklar (dronlar) icat ettik. 155 mm mühimmatımız yetersiz olduğunda, *FPV* dronları icat ettik. Helikopterlerimiz yetersiz olduğunda, insansız hava araçları icat ettik. Deniz filomuz yetersiz olduğunda, deniz dronları icat ettik. Ve savaş alanındaki bu muazzam yeni teknoloji değişiminin her yerde birçok farklı yeniliğe yol açtığını görüyoruz ve biz, farklı endüstri oyuncularının tüm askeri fikirlerini analiz eden Ukrayna hükümeti kümesiyiz. Her ay fikir sayısının arttığını görüyoruz. Hiçbir şey. Bu sadece yeni teknolojilerin yeni bir çağına yeni kapılar açıyor. 3. Ordu Kolordu Önleme Filosu üyeleri, 9 Ekim 2025’te Doğu Uraine’nin ön cephelerine yakın, açıklanmayan bir yerde, önleme dronlarını kontrol etmek için kullanılan mobil bir iş istasyonunun teslimatını kontrol ediyor. (Fotoğraf: Ed *JONES* / *AFP* via Getty Images) *S:* Önleme dronları, Patriot hava savunma sistemi ve diğerleri gibi üst düzey sistemler tarafından ateşlenenlerin yerini alabildi mi? *C:* Hayır. Yer değiştirme meselesi değil. Önleme dronları asla Patriot’un yerini alamaz. Patriot harika bir teknoloji, balistik füzelere, hipersonik füzelere karşı koruma için dünyanın en iyi füzelerinden biri. Ama elbette, Shahed füzelerine karşı kullanmanın hiçbir anlamı yok. Son derece pahalı, aşırıya kaçıyor. Pentagon, Patriot önleyicilerinin azaldığına dair endişeleri geçiştiriyor. Brave1’in başkanı, Ukrayna yapımı önleyici insansız hava araçlarının Patriot önleyicilerini desteklediğini, ancak asla onların yerini alamayacağını söylüyor. (Lockheed Martin) Bir sonraki yazımızda, Hrytseniuk, Ukrayna’nın Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky’nin bu yıl 50.000 insansız kara aracı üretme direktifini nasıl karşılamayı planladığını anlatıyor. Yazarla iletişime geçin: howard@*TWZ*.com https://www.twz.com/news-features/inside-ukraines-interceptor-drone-innovations-swatting-down-thousands-of-shahed-drones - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Aman dikkat Türk savcıları çok gayretli.
Sosyal medyada arkadaşlarıyla kurduğu çilingir sofrasını paylaştığı için hakkında soruşturma başlatılan 67 yaşındaki emekli Şükrü Mısırlıoğlu: /*"Tam bir komedi, tam bir trajedi, tam bir dram. Yazıktır. Çektiğimiz kadar çektik, bıktırmayın insanları."*/ - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>