Dr. Noyan UMRUK: DİRENME HAKKI … Baskıya karşı direnme, her tür mahlukatın doğasında mevcut tepkisel bir davranış biçimi… Çok köşeye sıkıştırıldığında, kedinin üstünüze sıçraması gibi bir şey… İnsan denilen akıllı mahlukat da yerleşikleşmesiyle birlikte bu tür tepkiler göstermiş… Örneğin; Spartaküs M.Ö.73’de kendisi gibi kölelerden oluşan ordusu ile Roma’yı yenerek, direnişinin eşitlikçi ve özgürlükçü karakteriyle tarihte yerini almıştı… *Orta Çağda Direnme Hakkı...* Platon ve Çiçero ile ilk çağlardan orta çağa uzanan doğal hukuk anlayışı, doğuştan kazanılan haklar varsayımına dayanır. Bu anlayışa göre, devlet ancak bu hakları tanır ve güvenlik içinde kullanılmasını sağlar. Aksi takdirde, tarih direnme hakkının kullanılmasının örnekleri ile doludur. Orta Çağ’da İngiltere’de de Kıta Avrupası’nda da direnme hakkı gündemde idi. Bu dönemde konuyu sistematik şekilde ele alan Aquino’lu Thomas’a göre, halk, iktidarı zorbalıkla ele geçiren ya da meşru olmakla birlikte sonradan zulüm yoluna sapan hükümdara karşı ayaklanmak hakkına sahipti. Direnme hakkının pozitif hukuktaki ilk izleri, Magna Carta Libertatum’da (Büyük Özgürlük Beratı, 1215-md.52) bir biçimde görülmüştü; bağlılığın güvencesini oluşturan hükme göre, Kral John’un berata uymaması halinde 25 Bursa Nutku Türk genci inkılâpların ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Rejimi ve inkılâpları benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı, bir hareket duydu mu: bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir ve kendisi eserini koruyacaktır. Polis gelecektir, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır, mahkeme onu mahkûm edecektir. Yine düşünecek: demek adliyeyi de ıslâh etmek, rejime göre düzenlemek lâzım diyecek. Onu hapse atacaklar; kanun yolundan itirazını yapmakla beraber, meclise telgraflar yağdırıp haklı ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek, diyecek ki: ben iman ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız girmiş isem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amîlleri düzeltmek de benim vazifemdir. İşte benim anladığım Türk genci*...* *MUSTAFA* *KEMAL* *ATATÜRK* barondan oluşan kurul, krala savaş açabilecekti. *Modern ve Yakın Çağ’da Direnme Hakkı…* XVIII. yüzyılda direnme hakkı, Amerikan Bağımsızlık Bildirisi’nde /*“yönetenler, bireylerin yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişmek gibi doğal, devredilmez haklarını sağlamak içindir; halk bu amaçtan sapan yönetimi değiştirmek ve devirmek hakkına sahiptir.”*/ biçiminde yer almış; böylece pozitif hukuk metinlerine açıkça girmeye başlamıştı. Direnme hakkı, en geniş ifadesini Fransız Devrimi metinlerinde buldu: /*“Her siyasal kuruluşun amacı insanın zamanaşımına uğramayan doğal haklarının korunmasıdır. Bu doğal haklar, özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme hakkıdır”*/ (md. 2). 18. yüzyılda çağdaş direnme hakkının baş savunucusu olan Locke, halkın direnme hakkını, toplumsal sözleşmenin(anayasaların) tabii ve mantıki sonucu olarak görür. 19. yüzyılda önemini iyice yitiren doğal hukuk anlayışının yerini alan pozitivist hukuk anlayışının yol açtığı direnme hakkının hukuki mi yoksa siyasi bir hak olduğu tartışmasının vardığı konsensus: Hakkın her iki halde de meşru olduğu… Baskıya karşı direnme hakkı, 1791, 1793 ve 1795 Fransız Anayasalarının başlangıç bölümlerinde yer aldı. Daha sonra da devrimden etkilenen XIX. ve XX. yüzyıl Avrupa anayasalarında klasik bir hak ve özgürlüğe dönüştü. BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin başlangıç kısmında; /*“İnsanın zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan hakları hukuk rejimi ile korunmalıdır”*/ denilerek insan haklarının hukuksal normlarla korunmaması, halkın direnme hakkı kullanmasının haklı nedeni kabul edildi. *İslam hukukuna göre ise…* İslam kamu hukukuna göre, devlete itaatin mutlak olmayıp şartlara bağlı olması temel bir ilkedir. Kamu otoritesinin sınırları /*“Dünyevi”*/ ve /*“Uhrevi”*/ diye ikiye ayrılır. Dünyevi sınırlar; yöneticilerin ehliyetli olması, devletin istişare ile yönetilmesi, devlet başkanı da olsa hakları ihlal eden kişinin tazminat ödemek zorunluluğu, kamu otoritesinin adaletli olması…, Aksi takdirde nasıl direnileceğini Hz. Ebubekir /*“O’nun hukukuna itaat ettiğimde bana itaat edin; isyan ettiğimde bana itaat borcunuz yoktur”*/ şeklinde tanımlamış. Düşünce ve direnme hakkının önderi olan Ebu Hanife ise direnme için üç şart koşmuş: Zalim devlet başkanını ikame edecek adil bir adayın bulunması; başarı şansı ve kamu yararı… *Ya Anayasalarımızda…* Direnme hakkı, siyasal sistemimize,1808’de merkezle ayan temsilcileri arasında imzalanan /*“Sened-i İttifak”*/la girdi. Buna göre, padişah adına sadrazam buyruğunun yasaya aykırılığı halinde ayanın oybirliği ile direnme hakkı doğmakta idi. Direnme hakkı Atatürk’ün Gençliği Hitabesi ve Bursa Nutkunda da çok net biçimde yer aldı. Bu hak, ilk kez açıkça 1961 Anayasası ile hukukumuza girdi; bu anayasanın başlangıç bölümünde; /*“Meşruiyetini kaybetmiş bir iktidara karşı ulusun direnme hakkını kullandığı…”*/ vurgulandı. 1982 Anayasası ise başlangıç bölümü ile kendini /*“… demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi”*/ ederek bu hakka değinmiş oldu. Daha ilginci Anayasa Mahkememiz, Sosyalist Parti programındaki /*“Parti, haksızlık ve baskılara karşı emekçilere birey olarak ve birlikte direnme hakkı tanır, direnenler korunur”*/ biçimindeki tümceyi Anayasa’ya aykırı görmedi ve kapatma nedeni; saymadı… Ancak bu hak, doğal olarak M.Ö 73 Spartaküs’ün köleler ordusuyla Roma İmparatorluğuna isyanı ve yenilgiye uğratışından beri; ► Fransız ve Amerikan devrimleri gibi, ► 1917 Rus devrimi gibi, ► Ulusal Kurtuluş Destanımız gibi, ► Hindistan Gandhi hareketi ve tarihteki diğer sayısız örnekleri gibi ulusu, geniş kitleleri harekete geçirilmesi ile anlam ve başarı kazanabilmektedir!!! - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Oraj POYRAZ Hoş geldiniz!...
Benim zaman içerisinde guruplarda yayınlamış olduğum epostalardan bir demet bulacaksınız
25 Mayıs 2026 Pazartesi
28 ŞUBAT
Doğrusu bu vakitten sonra kimsenin kandırıldığını iddia etmesini kabul etmiyorum.
Türk halkı kendi ordusuna komplo kurulmasını,
bunun için Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gizli servisleriyle, ordusuyla işbirliği yapılmasını gördü.
Gördü ve onayladı.
Kendi ordusunu cihatçı, Müslüman Kardeşler yandaşı bir çeteye karşı sattı ve harcadı.
Bunun mutlaka geri dönüşleri olacaktır.
Daha elim ve vahim olmak üzere son beş yılında bu cemaatler koalisyonu ve çetesi basit, adi bir yağma şebekesine dönüştü ve yine Trakya Türk halkları ile Anadolunun Türkçe konuşabilen sözde halkı bunu oyladı ve onayladı.
Hala daha bu çetenin en az %30 kemik oyu var.
Halkta tabanı olan bir ihanettir bu.
Saygılar
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
--------------
28 ŞUBAT
Necmettin Erbakan’ın başbakan, Tansu Çiller’in başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı...Bildiğiniz REFAHYOL hükümeti!
Sene 1996
• 6 Ekim 1996’da Ankara Kocatepe Camisi’nde "Şeriat isteriz!" diye bağıran sakallı, cübbeli ve asalı Aczmendiler gösteri yaptı.
• 3 Kasım 1996’da Susurluk’ta mafya-siyasetçi-polisin kirli ve boktan ilişkileri ortaya döküldü. Erbakan efendi "FASO FİSO" dedi.
• O zamanlar daha bilinçli ve yürekli olan halk ""Sürekli Aydınlık için Bir Dakika Karanlık" eylemi yaptı, Şevket KAZAN efendi "MUM SÖNDÜ OYNUYORLAR" dedi.
• 10 Kasım 1996 Kayseri’nin Refah Partili Belediye Başkanı Şükrü Karatepe;
"Süslü püslü göründüğüme bakıp da benim laik olduğumu sanmayın. Zaman zaman içinde bulunduğumuz şartlarda, mecburiyet karşısında gittiğimiz yerde inancımıza küfredilirken, milletimize küfredilirken, bütün değerlerimize küfredilirken içimize kan akıyor ama resmî görevimiz icabı orada bulunmak zorunda kalıyoruz. Tek parti rejiminin kalıntısı, çağ dışı olmuş, insanları köle gibi gören ve rey verip de yöneticisini seçen insanlara hiç muamelesi yapan bu düzen mutlaka değişmelidir! Ve Müslümanlar, sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, bu nefreti, bu imanı eksik etmeyin!" diye içindeki lağımı akıttı!
• Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu, İstanbul Sultanbeyli’de ilçe meydanına kimseye danışmadan Atatürk heykeli dikti, caddenin adını değiştirdi. Refah Partili Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak, Silahçıoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu, cumhuriyet tarihinde askere açılan dava olarak bir ilk oldu. ( CADDENİN ADINI DEĞİŞTİRMEK HALA ANLAMAM!-YETKİSİZ İŞ YAPMAYACAKSINIZ-YETKİLİ İŞİNİZİ DE ÖLÜMÜNE KOVALAYACAKSINIZ)
• 1997 Girdik, şeriat düşkünü yobazlar iyice çoştu; Şevki YILMAZ denen canlı lağım boşalttı;
"Sana savaş açan; sağcılık, solculuk, Kemalizm, kapitalizm, laiklik ve bütün şeytani düzenleri boykot ederek nöbete geliyoruz. Refah için, Millî Görüş için!"
"Türk Ceza Kanunu İncil’e göredir, Türk Medeni Kanunu İncil’e göredir!"
"Ben Hizbullah’ım ve Hizbullah olmaktan da şeref duyuyorum!"
" ‘Eşinizle beraber 30 Ağustos‘taki kokteyle katılın.’‘Bana bak.’ dedim, ‘Ben deyyus değilim!’ "
"Geçen Gaziantep Belediye Başkanı, kurban keserek Antep‘te modern bir genelev yapıyor. Kerhane. Ve diyor ki:‘Eşinizle beraber 30 Ağustos‘taki kokteyle katılın.’Madem sen eşitlikten yanasın pezevenk adam, önce hanımını gönder de bu eşitlik sağlansın!"
"Ama muvaffak olamadık, önümüze kanun çıktı. Bu pezevenklerin oluşturduğu Türk parlamentosundan... Türkiye’nin başı ve parlamentosu ihanet içindedir. Bu ülke hainlerin elindedir!"
• Artık ortalık onların idi. O konuşur da ben konuşmam mı süreci başladı. Hasan Hüseyin CEYLAN deden zibidi;
"Kemalizm korkunç bir zulüm çarkı hâline dönüyor. 23‘ten önce, 23’ten sonra. 1923’ten önce, 29 Ekim’den önce Doğu’da; ne Bingöl’de, ne Bitlis’te, ne Hakkâri’de, ne Diyarbakır’da, ne El Aziz’de, ne Adıyaman’da, ne Artvin’de bir tane katliam yok... Asker kalkmış diyor ki: ‘Eşinizle beraber 30 Ağustos‘taki kokteyle katılın.’ diyor. Bu kafayla çözemezsin onu sen. Çözüm mü istiyorsunuz? Şeriatçılıktır." dedi...
• 11 Ocak 1997’de resmî başbakanlık konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere Erbakan iftar yemeği verdi. Davetli listesinde yer alan isimlerden biri de Fethullah Gülen’di ancak Gülen iftar yemeğine gelmedi!
• 30 Ocak 1997 Sincan Belediyesi, "Kudüs Gecesi" düzenledi. Salona Hamas ve liderlerinin fotoğraflarını asarak şov yaptı.
• 3 Şubat 1997 Star muhabiri Işın Gürel’i sokak ortasında irticacılar dövdü!
• 4 Şubat 1997 Zırhlı Birlikler ve Eğitim Komutanlığı Gösteri ve Tatbikat Taburu normal, mutat bir intikal görevi için Sincan’dan geçti. (Konu ile ilgili olarak o dönemin Tabur Komutanı Emekli Tuğg. N. Kemal ÇALIŞKAN defalarca işin doğrusu anlatmak istemesine rağmen dinlemediler.)
• 23 Şubat 1997 Fatih Camisi’ndeki öğle namazının ardından bir grup, ellerindeki yeşil bayraklarla "Şeriat isteriz!", "Yaşasın Hizbullah!" sloganları atarak yürüdü. İslamcı gazeteci Yaşar Kaplan, "gerektiğinde İslam uğruna şehit olacaklarına" dair bir açıklama yaptı.
• 28 Şubat 1997 Cuma günü saat 15.10’da Çankaya Köşkü’nde MGK toplantısı yapıldı.
ALINAN KARARLAR ÖZET İLE;
• "8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeli.
• Kur’an kursları Diyanet İşleri Başkanlığına bağlanmalı, kaçak kurslar önlenmeli.
• Tarikatların faaliyetlerine son verilmeli.
• Kılık kıyafet yasası ödünsüz olarak uygulanmalı.
• Yeşil sermayeye kısıtlama getirilmeli.
• İrtica nedeniyle ordudan atılanları savunan ve orduyu din düşmanıymış gibi gösteren medya kontrol altına alınmalı.
• Tevhid-i Tedrisat uygulanmalı.
• Kurban derileri derneklere verilmemeli.
• Atatürk aleyhindeki eylemler cezalandırılmalı."
* *
Sonra bildiğiniz olaylar...
"28 ŞUBAT DARBESİ" ne kadar anlamsız, ne kadar içi boş bir algı!
Neresi darbe, neresi anayasaya aykırı...?
TSK ve onun görevlileri anayasanın kendilerine verdiği yasal yetki ile konuşmuş ve bunu da zamanın hükumetine iletmişler...!
Yok 28 Şubat kararları, yok 28 Şubat mağdurları...
Bir sürü Andersenden masallar..!
Bu yaptıkları algı operasyonu TAARRUZA BAŞLAMADAN YAPILAN HAZIRLIK ATIŞLARI idi...
Kimse gık demedi.!
Kimse guk demedi..!
Sonra da TÇH hep birlikte yani fetö ve onun bağlı birlikleri ile geçilerek TSK ve onun birbirinden değerli subay ve astsubaylarını eze eze hedefe (ŞİMDİLİK GEÇİÇİ BİR SÜRE) oturttular...
Şimdi hedefte çekirdek çitliyorlar...!
SONUÇ;
• Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı,
• Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir,
• Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan,
• dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ahmet Çörekçi,
• dönemin Genelkurmay MEBS Başkanı ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Hayri Bülent Alpkaya,
• dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal,
• dönemin Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Aydan Erol,
• Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Cevat Temel Özkaynak,
• dönemin Genelkurmay İstihbarat Başkanı Çetin Saner,
• Genelkurmay İstihbarat ve İKK Daire Başkanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri,
• dönemin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri emekli Orgeneral İlhan Kılıç,
• dönemin Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı Çetin Dizdar,
• eski YÖK üyesi emekli Korgeneral Erdoğan Öznal,
• dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak,
• dönemin Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı Hakkı Kılıç,
• dönemin Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Dairesi Plan Şube Müdürü İdris Koralp,
• dönemin Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Dairesi Başkanı ve Başbakan Askeri Başdanışmanı Kenan Deniz,
• dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Muhittin Erdal Şenel,
• dönemin Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Vural Avar,
• dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Yıldırım Türker ve
• dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehlerine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.
Bir kısmı tahliye oldu, bir kısmı içerde öldü, bir kısmı da hala içerde..
Ölenlere rahmet, içerde olanlara da SABIR diliyorum..
#28Şubat
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
"Orduya sadakat şerefimizdir"
Kapının üzerindeki takın üzerinde boydan boya büyük bir yazı vardı.
"Orduya sadakat şerefimizdir" yazıyordu.
O zaman bana ters gelmişti.
Babama sordum ki, o da alay komutanlığı neyim yapmış eski bir subaydı.
Baba dedim, "devlete, millete, anayasaya sadakati anlarım, ama orduya sadakat nasıl olabilir ki?"
Oğlum dedi, "orduya, komutanlarına, astlarına, silah arkadaşlarına sadık olacaksın ki, sonrasında devlete, millete, anayasaya sadakat gösterebilesin."
Askerlik her şeyden önce bir güven meselesidir.
Asker, komutanlarına, astlarına, silah arkadaşlarına güvenmelidir.
Bu gün bile çeşitli formasyonlarda, piyadenin ateş üzerine yürürken, sıçrama deriz biz buna, silah arkadaşına şu şekilde seslendiğini bilirim.
"Ateşinle beni koru."
Bu şekilde mevzide olanlar düşmanı ateşiyle bastırır.
Ve sırayla düşmana karşı ilerleme ve yaklaşma gerçekleştirilir.
Bu gün bile bu hala böyle yapılır.
Asker silah arkadaşına güvenmek zorundadır.
Asker komutanlarının zorlu durumlarda kendisini koruyacağını, satmayacağını bilmelidir.
Asker astlarının verdiği emirlere uyacağına inanmalıdır.
Son yirmi yılda yaşadıklarımız, yaşatılanlara bakılırsa askerin komutanlarına, astlarına, silah arkadaşlarına güvenmesi hayli zordur.
Evet geçen yıllar içinde çok fazla teknolojik gelişme oldu.
Özetle savaş alanının otomasyonu diyebileceğimiz gelişmeler yaşandı.
Ancak, herkes bilmeli ki, son tahlilde zafer hala daha piyadenin süngüsünün ucundadır.
Ben doğrusu gençlere her zaman şunu söylüyorum.
"Devletten daha devletçi olmayın"
"Asla yasalar, talimatların ötesine geçmeyin"
"Yazılı emirler alın, emirlerin yasalara uygunluğunu denetleyin, kişisel güven ilişkilerine dayanarak kritik ve önemli kararlar almayın."
Günümüz şartlarında bir küçük birlik komutanının artık inisiyatif kulanması, liderlik yapması, komutanlarına sormadan, danışmadan, yazılı ve ıslak imzalı emirler almadan yerel kararlar alması için yer kalmamıştır.
Küçük birlik komutanının da, onun bütün sıralı amirlerinin de, Genel Kurmay Başkanının da, dönemin hükumeti ve başbakanın da bir türlü karar veremediği tuhaf ama korkutucu bir örnek olay aşağıdadır.
O gün bugündür arızalı bir durum ortaya çıktığında küçük birlik komutanı üstlerine sormadan kendini savunamaz hale gelmiştir.
L2fSIJNoA0xfSNxA
Kuzey Irak'ta Türk askeri üssüne baskın, Milli Savunma Bakanlığı: PKK provokasyonu
By Reuters AA
26/01/2019
Kuzey Irak'ta bulunan Türk askeri üssünü hedef alan bir grup protestocu, tank ve askeri araçları ateşe verdi
Kuzey Irak'ta bulunan Türk askeri üssünü basan bir grup protestocu araçları ateşe verdi.
Çıkan olaylarda en az 10 kişi yaralandı. Olaylar sırasında 2 Türk tankı ile bazı askeri araçların ateşe verildiği belirtildi.
Reuters haber ajansı ise sağlık yetkililerine dayandırdığı haberinde 1 kişinin öldüğünü duyurdu.
Bu arada Milli Savunma Bakanlığı'ndan açıklama geldi.
Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, "Irak'ın kuzeyinde yer alan bir üs bölgemize PKK terör örgütünün provokasyonu neticesinde bir saldırı gerçekleşmiştir.
Saldırıda kısmi araç ve malzeme hasarı oluşmuştur. Olayla ilgili gerekli tedbirler alınmaktadır." ifadeleri yer aldı.
Sosyal medyadan Duhok bölgesinde bölgesinde bulunan üste yer alan bazı araçların ve çadırların ateşe verildiğini gösteren görüntüler yayınlandı.
Görüntülerde bazı göstericilerin de tankların üzerine çıktığı görüldü.
Yerel basın bölgedeki yerel Kürt güçlerinin kalabalığı dağıtmaya çalıştığını duyurdu.
Olaylar sırasında silah sesleri duyulduğu belirtildi.
Ancak silahların Türk askerlerince mi yoksa Kürt güvenlik görevlileri tarafından mı ateşlendiğine dair bilgi edinilemedi.
Reuters haber ajansı eylemcilerin Türk savaş uçakları tarafından yakın zamanda düzenlenen hava saldırılarını protesto ettiğini aktardı.
Erdoğan: Uçaklar kalkınca hepsi dağıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da olayla ilgili açıklama yaptı.
Erdoğan, "Bugün yine Irak tarafında bir yanlış yapmak istediler.
Uçaklarımız, silahlı insansız hava araçlarımız kalktı, hepsi dağılma durumunda kaldı" dedi.
https://tr.euronews.com/2019/01/26/kuzey-irak-ta-turk-askeri-ussunu-protestocular-basti
- - - - - - - - - - - - - - - -
Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi.
Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten.
Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.
Bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır.
Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.
~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Yolumuzun ortasinda inek oturmus, yolumuzu kapatiyor, menzile ulasmamizi engelliyor.
Inegi yolumuzdan once lafla, usul usul, sonra evvelallah sizlerin yardimiyla, artik nasil olursa, nasil denk gelirse kaldiracagiz.
Inek olarak Laik Cumhuriyeti ve AtaTurk devrimlerini kastediyor.
O donem yaninda oldugu Erbakan hocasinin kanli mi olacak, kansiz mi soylemini bir baska sekilde seslendiriyor...
~Recep Tayyip Erdogan.
Basbakan olduktan sonra~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Bir kitap okudum hayatim degisti sozunu, hanefi avci icin bir kitap yazdim hayatim degisti
~Hanefi AVCI~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Her insanın, hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır.
Ben direniyorum.
~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Güneş Doğunca
O çırılçıplak gecede
Sen sendin ben de ben
Bütün gece güneş açtık öpüşlerden
Gün doğunca ne oldu birden
O sabah kendi soğuğumuzdan
Kar yağdırdık güneşten
hep o korkuydu içimdeki
Ya sen de sen değilsen.
~Aziz Nesin~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Dusa girip islandiginda telefon calar.
~Murphy Kanunlari~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Yürek Hiçbir Zaman Tarafsız Değildir.
~SHAFESBURY~
- - - - - - - - - - - - - - - -
SANDIĞA NİYE GELMEDİN…
https://www.youtube.com/watch?v=cIriBwbxikk
- - - - - - - - - - - - - - - -
Türker Ertürk Türkiye için ne yapılmalı? - Sesli Köşe Yazısı 19 Haziran 2021 #Cumartesi #Makale
https://www.youtube.com/watch?v=1jy1KOHXyds
- - - - - - - - - - - - - - - -
Insanlar yanlis yapabilirler , yalniz buyuk insanlar yanlislarini anlarlar.
~F.von kotzebue~
- - - - - - -
- - - - - - -
Erol_Ozbilgen-Butun_Yonleriyle_Osmanli.epub
Prof.Dr.Ahmet_ARAN_-Malzeme_Bilgisi.pdf
Buick_8-Stephen_King.epub
Grafikler.pdf
Necip_Fazil_Kisakurek-Babiali.pdf
Ebul-Hasen_en-Nedvi-Rahmet_Peygamberi.epub
Cengiz_Aytmatov-Beyaz_Gemi.epub
Kemal_Tahir-Ecel_Saati.epub
Kamuran_Sipal-Gece_Lambalarinin_Isiginda.epub
The_Jesuit_Conspiracy-The_Secret_Plan_of_the_Order.pdf
The_Masque_of_the_Red_Death-Edgar_Allan_Poe.epub
Charles_Dickens_Charles_Dickens-Buyuk_Umutlar_Antik_Kitap_.epub
lesmotsfrancaisavecexemplesparefecevher.pdf
Guvender_Yayinlari-LYS_Cografya_1_Denemeleri.pdf
Clive_Cussler-Cengiz_Han_in_Hazinesi.epub
Edgar_Allan_Poe-Bon_Bon.el.pdf
Emma-Jane_Austen.epub
Kucuk_Prens-Antoine_de_Saint_Exupery.mobi
Moskof.epub
Atinalilarin_Devleti-Aristoteles.epub
May_Munist.pdf
Sarah_Kane-CRAVE.doc
Charles_Dickens_Charles_Dickens-Antikaci_Dukkanci_2.pdf
KAHRAMANIN_SONSUZ_YOLCULUGU-JOSEPH_CAMPBELL.pdf
Nazim_Hikmet-09_La_Fontaine-den_Masallar_Adam_Yayinlari-.pdf
Maymunlar_Gezegeni-Pierre_Boulle.mobi
8.Bolum_INTERNET.pdf
August_Strindberg-Ruya_Oyunu.doc
Teskilat-i_Mahsusa.epub
Cemal_Sureyya-Folklor_Siire_Dusman.pdf
- - - - - - -
"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. |
: |
http://insulaelibertatis.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com |
| Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. |
: |
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/ |
Amerika'da S_lahlı Protesto. Polisler ağır S_lahlı göstericilerle karşılaşıyor.
Amerika'da S_lahlı Protesto. Polisler ağır S_lahlı göstericilerle karşılaşıyor.
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
-
13 Facebook.mp4
Boyut: 180 MB
Filelink hizmeti: Box
Bağlantı: https://app.box.com/s/3wxftvtzemvyq3ctuid9vi8qohq5eelj
-
13 Facebook.mp4
Boyut: 180 MB
Filelink hizmeti: Box
Bağlantı: https://app.box.com/s/3wxftvtzemvyq3ctuid9vi8qohq5eelj
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir işgal devleti mi?
Lütfen şimdi birileri çıkıp da, dünyanın her yerinde polis ceza yazar, polis görevini yapmış demesin. Lütfen. Namuslu insanları bu kadar köşeye sıkıştırmak doğru değil. Devlet bir işgal devleti değil. Devletin gelir temini için bu kadar acımasız olması doğru değil. Saygılar Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA -------------- Nevşehir’de haber alınamayan tır şoförü, aracında asılı halde ölü bulundu. Tego muayenesi bitmişti trafik çevirmede Kendisine *225 bin*ceza yazıyor. Adamda bu parayı ödeyemem deyip isyan ederek canına kıymış https://www.instagram.com/reels/DYgmpyyRD3S/ https://www.saraymedya.com/haber/kapadokya-da-yurek-burkan-olay-tir-soforu-aracinda-olu-bulundu_263568/ - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Dün CHP binası önüne getirilen ‘mafyatik tipleri’ kimlerin topladığı ortaya çıktı
*Dün CHP binası önüne getirilen/‘mafyatik tipleri’ /kimlerin topladığı ortaya çıktı* Özgür Özel dün *CHP* Genel Merkez binası önüne Kılıçdaroğlu’na yakın vekillerlele gelen bazı isimlerin mafyatik tipler olduğunu dile getirmişti. Bu isimlerin başında kimlerin bulunduğu ve geçmiş siyasi bağlantıları belli oldu. *25.05.2026* Dün *CHP* Genel Merkezi’ne Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde gelen bir grup milletvekili, yanlarındaki isimlerle dikkat çekmişti. Özgür Özel, bu isimlerin mafyatik tipler olduğunu ve barlardan toplandığını dile getirmişti. Bu açıklamanın ardından bu isimlerin kim olduğu, parti bağı bulunup bulunmadığı merak konusu oldu. Halktv’den İsmail Saymaz, /*“CHP lideri Özel’in*//*‘Mafyatik tipler’ *//*dediği unsurlar gerçekten sokaktan toplandı”*/ dedi. Kılıçdaroğlu döneminde/*‘eski ülkücü’ */diye danışman yapılarak, genel merkezde oda verilen _*Ramazan Kubat*_’ın bir gün önce yakın çevresini arayarak, CHP önüne yürümek üzere adam topladığını aktaran Saymaz, /*“Telefon açtığı veya görüşmeye çağırdığı kişilere ‘Yarın sabah CHP’ye giriyoruz. Sağlam gitmemiz lazım. Ekip lazım. Adam getirir misin’ diye teklifte bulunmuş. Görüşmeler sırasında Kubat’ın yanında kurultay ve İBB davaları iftiracısı Tolgahan Erdoğan da yer alıyormuş”*/ ifadesini kullandı. Kubat dışında /*“adam toplayan”*/ diğer kişinin,/*‘Kuşçu Veli’ */diye bilinen _*Veli Reşat Kayalı*_ olduğunu belirten Saymaz, /*“Keçiören’de kuşçulukla meşgul olduğu bilinen Kayalı, İyi Parti’ye yakın bir isim. Üçüncüsü ise Zahir Gökalp. Gökalp, sahibi olduğu mekanın bodyguardlarıyla CHP Genel Merkezi önündeydi. Gökalp’in Erdoğan’ı destekleyen, Kılıçdaroğlu’na hakaret eden paylaşımları ortalığa saçılıverdi”*/ dedi. *https://haber.sol.org.tr/haber/dun-chp-binasi-onune-getirilen-mafyatik-tipleri-kimlerin-topladigi-ortaya-cikti-409913* - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
BYLOCK'CU AKP'LİLER LİSTESİ TOPUNUZ GELSİN...
BYLOCK'CU AKP'LİLER LİSTESİ TOPUNUZ GELSİN...
İkizyüzbin kişiden fazla insan paylaşmış, ByLock‘cu AKP’liler listesini...
Paylaşanlardan ceza alan kimse yok...
Karşınızda bu dava nedeniyle, 35 AKP'li bakan, 25 AKP'li milletvekili olursa,
Bunların 4’ü TBMM Başkanı, 4’ü Adalet Bakanı/HSK Başkanı olursa...
Bu durum cumhuriyet tarihinde de, dünyada da bir ilk...
Yargıç ve savcının eli kolu titriyor...
Yargı ne için kullanılıyor...
Hani “topunuz gelsin” cinsinden...
Zavallılar...
Bu kararla mahküm olan asla bizler değil, kendileri...
Ki verilen karar da bana değil, bulaştı hepsine ve verenlere...
Vİdeo linki aşağıda.
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
-
4364798703767398 HD.mp4
Boyut: 7,1 MB
Filelink hizmeti: Box
Bağlantı: https://app.box.com/s/it4a21h7zb4y543x7xy2sxba0r9mq41b
-
4364798703767398 HD.mp4
Boyut: 7,1 MB
Filelink hizmeti: Box
Bağlantı: https://app.box.com/s/it4a21h7zb4y543x7xy2sxba0r9mq41b
24 Mayıs 2026 Pazar
Dikkat sivil çatışma uyarısı!…
Arkadaşlar,
YouTube’da Sibel Edmonds Amerika’dan acil yayın yaparak iktidarın Türkiye’de halkı sokaklara dökeceğini ve araya sokacağı elemanları ile provokasyon yaparak bir katliam yaratacağını ve suçu muhaliflere yükleyerek ülkeyi bambaşka bir noktaya sürükleyeceğini iddia ediyor.
Bu olayla ilgili Trump’un dün programlarını iptal ederek Beyaz Saray’da acil toplantılar yaptığını,ayrıca dün gece İngiltere’de de hükumetin acil koduyla bir araya gelerek Türkiye ile ilgili durum değerlendirmesi yaptığını ifade ediyor.
Alınan mutlak butlan kararının ve aynı zamanda anlamsız bir şekilde Bilgi Üniversitesinin kapatılma nedeninin infial yaratıp halkı ve gençliği sokağa dökerek bu provokasyona zemin yaratmak olduğunu ifade ediyor.
Yaptığı video ile halkı bu oyuna düşmemesi için uyarıyor.
Bu olayların gerçekleşmesi durumunda kameralar kapalı olacağı için vatandaşların herşeyi kayıt almasını öneriyor.
Sibel Edmonds bir süre FBI da görev yapmış,güçlü bağlantıları olan,15 Temmuz olayı ile ilgili aylar öncesinden uyarı yapmış bir kişi.
Dikkatli olmakta yarar var.
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Şimdi anladınız mı; ATATÜRK; Yahudiydi, Masondu, Yunandı, dinsizdi, İngilizlerrin adamıydı vs vs vs demelerinin sebebini?
Şimdi anladınız mı; ATATÜRK; Yahudiydi, Masondu, Yunandı, dinsizdi, İngilizlerrin adamıydı vs vs vs demelerinin sebebini? TÜRK, ara ki aralarında bulabilen:) *— Gökçe Fırat* /Şimdi ben bakıyorum bu partinin kurucularına. Şimdi isimler sayayım ısrarla. Abdullah Gül değil, Bülent Arınç değil, Abdüllatif Şener değil, Abdülkadir Aksu değil, Hüseyin Çelik Türk değil. Dengir Mir Fırat Türk değil. Cüneyt Zapsu değil, Binali Yıldırım değil, Beşir Atalay değil, Hakan Fidan değil, Efkan Ala değil, Yalçın Akdoğan değil. Bunlar Türkiye'yi on yıldır yöneten isimler. Bir tane içlerinde Türk göstermelik olsun bile olmaz mı?/ *— Erol Mütercimler* /Olması şart mı? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve burası da biliyorsunuz bir imparatorluk bakiyesi ve.../ *— Gökçe Fırat* /Burası Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı bakiyesi ve Türklerin Anadolu artık son yerleşim yeri. Türkler buradan atılmak isteniyor. Kusura bakmasın kimse ama bir tane bile Türk yoksa yönetimde./ https://x.com/i/status/2020212511539183990 <https://x.com/i/status/2020212511539183990> - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
900’LÜ HATLARIN MUCİZESİNDEN, İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NİN 30 YILLIK HİKAYESİ
*900’LÜ HATLARIN MUCİZESİNDEN, İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NİN 30 YILLIK HİKAYESİ* Türkiye yükseköğretim tarihi, dün gece yarısı yayımlanan Resmî Gazete ile en dramatik, en ironik ve en şok edici virajlarından birini döndü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla, 30 yıllık köklü bir çınar olan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni resmen kaldırıldı. Peki, bir dönemin efsanevi eğitim yuvası bu noktaya nasıl geldi? Gelin; arkasında 900’lü hatların çılgın paraları, Osmanlı’nın sanayi mirası, siyasi iradenin büyük destekleri ve nihayetinde ticari bir girdabın yer aldığı bu sıra dışı hikayeyi en başından, tüm çıplaklığıyla hatırlayalım... *PARANIN KÖKENİ –/"ALO BİLGİ"/ VE 900'LÜ HATLAR ÇILGINLIĞI* Hikaye, 1990’ların başında Türkiye’nin PTT altyapısıyla tanıştığı/*"900’lü katma değerli telefon hatları"*/ ile başlar. Arayanların dakikalarca telefonda kalıp devasa faturalar ödediği, bu gelirin de PTT ile işletmeci arasında paylaşıldığı bir dönem... *_Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu olan genç girişimci Oğuz Özerden_*, ortağıyla birlikte bu potansiyeli erkenden fark etti. Kurdukları şirketin adı gelecekteki üniversitenin de habercisiydi:/*"Alo Bilgi"*/. Adli yardımdan sağlık tavsiyelerine, borsa haberlerinden telesekreter oyunlarına, yarışmalardan arkadaşlık servislerine kadar uzanan bu/*"hafif enformasyon dünyası"*/, Türkiye’de adeta bir çılgınlığa dönüştü. Şirket, bu hatlar sayesinde kısa sürede inanılmaz büyüklükte bir nakit sermaye elde etti. Pek çok insan bu tarz bir sermayeyi farklı sektörlerde harcayacakken, Oğuz Özerden ezber bozdu ve bu parayı eğitime yatırmaya karar verdi. 1993’te Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı kuruldu, ardından İngiliz üniversiteleriyle işbirliği yapılarak ISIS (İstanbul School of International Studies) hayata geçirildi. Bu birikim, 7 Haziran 1996 yılında TBMM’den geçen kanunla İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne dönüştü. Yani üniversite, adını da finansmanını da doğrudan o meşhur telefon hatlarından almıştı. *ARZUNUN NESNESİ – SİLAHTARAĞA’NIN TARİHİ* Kuştepe ve Dolapdere kampüsleriyle büyüyen üniversitenin kaderi, gözünü Haliç’in kıyısındaki metruk bir araziye dikmesiyle tamamen değişti: Silahtarağa Elektrik Santralı. Bu arazinin geçmişi Osmanlı’nın son dönemine, 1910’lara dayanıyordu. İstanbul’un artan elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla Alibeyköy ve Kağıthane derelerinin birleştiği bu stratejik nokta seçilmiş ve 1914 yılında Avusturya-Macaristan merkezli Ganz şirketi tarafından Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kent ölçekli elektrik santralı olarak faaliyete geçirilmişti. İstanbul’un tramvayları, sarayları ve sokakları ilk elektriğini buradan aldı. Cumhuriyet döneminde millileştirilen ve onlarca yıl şehrin yükünü sırtlayan santral, teknolojisinin eskimesi ve Haliç’te yarattığı yoğun çevre kirliliği nedeniyle 1983 yılında kapatıldı. Yaklaşık 20 yıl boyunca makineleri paslanan, çürümeye yüz tutan bu devasa endüstriyel alan, İstanbul’un göbeğinde bir/*"sanayi enkazı"*/ olarak kaderine terk edildi. *ENDÜSTRİYEL MİRASIN DÖNÜŞÜMÜ VE ERDOĞAN’IN ROLÜ* 2000’lerin başında Bilgi Üniversitesi, bu sanayi enkazını bir kültür-sanat ve eğitim vadisine dönüştürmek için devasa bir proje hazırladı. Nevzat Sayın, Han Tümertekin ve Emre Arolat gibi Türkiye’nin zirvedeki mimarları binaların tarihi dokusunu bozmadan modern eğitim alanları tasarladı. Ancak ortada büyük bir engel vardı: Arazi Enerji Bakanlığı’na aitti ve sit alanı statüsündeydi. Bu çapta kamusal bir arazinin vakıf üniversitesine tahsisi ve bürokratik engellerin aşılması, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan desteği ve siyasi iradesiyle mümkün oldu. Eski bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Haliç’i temizleme vizyonuna sahip olan Erdoğan, projenin önündeki sit kurulu kararlarını ve bürokratik tıkanıklıkları hükümet eliyle hızla aşarak arazinin 20 yıllığına Bilgi Üniversitesi’ne tahsis edilmesini sağladı. Restorasyon bittikten sonra, santralistanbul Kampüsü 2007 yılında bizzat Başbakan Erdoğan’ın katıldığı resmi bir törenle kapılarını açtı. Erdoğan, bu projeyi kamu, özel sektör ve akademinin örnek bir işbirliği olarak ilan etti. *MÜLKİYET DEĞİŞİMİ VE KARANLIK GİRDAP* Yıllar geçtikçe üniversitenin kurucu yapısında büyük depremler yaşandı. Kurucularından sonra önce ABD merkezli uluslararası eğitim ağı Laureate’e satılan Bilgi Üniversitesi, ardından Türkiye’nin büyük sermaye gruplarından Can Holding tarafından satın alındı. İşte sonun başlangıcı da burada saklaydı. Can Holding ve bağlı şirketlerine yönelik yürütülen adli soruşturmalar (kara para aklama, vergi kaçakçılığı gibi iddialar) kapsamında holdingin mal varlıklarına el konuldu. Bu adli süreç dalga dalga büyüyerek üniversitenin kurucu yapısı olan Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’na mahkeme kararıyla kayyım atanmasına kadar uzandı. *SON BÖLÜM: KARAR VE BÜYÜK İRONİ* Tarihler 22 Mayıs 2026’yı gösterdiğinde, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile düğmeye basıldı. Kararın yasal dayanağı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 11. maddesiydi. Bu madde; bir vakıf üniversitesinin kurucu vakfına kayyım atanması veya mali/idari olarak faaliyetlerini sürdüremeyecek duruma gelmesi halinde, YÖK’ün bildirimiyle Cumhurbaşkanına üniversiteyi kapatma yetkisi veriyordu. Bilgi Üniversitesi için de dün bu mekanizma işletildi ve faaliyet izni resmen kaldırıldı. Peki Şimdi Ne Olacak? 20 binden fazla öğrenci ve 1000’den fazla akademisyen büyük bir belirsizliğin ortasında kalmış görünse de yasal prosedür net: • Bilgi Üniversitesi’nin garantör kuruluşu olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) devreye giriyor. • YÖK ve yönetimden yapılan ilk açıklamalara göre, öğrencilerin mağdur olmaması için eğitim faaliyetleri kesintisiz olarak ve mevcut ücret esaslarıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi çatısı altında devam edecek. Mezuniyet aşamasındakilerin diplomaları ve tüm hakları korunacak. *Tarihin En Büyük İronisi...* 900’lü hatlardaki bir telefon çılgınlığının yarattığı vizyon ve sermayeyle doğan, Haliç’in kıyısında muazzam bir endüstriyel dönüşüme imza atan ve bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük siyasi desteği ve tahsis izniyle o muhteşem kampüsüne kavuşan 30 yıllık İstanbul Bilgi Üniversitesi; ne yazık ki yine Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla, içine düştüğü ticari ve hukuki girdabın sonucunda tarih sahnesinden silinmiş oldu. Bir dönemin efsanesi, hafızalarda sarsıcı bir/*"başarı ve çöküş"*/ hikayesi bırakarak aramızdan ayrıldı... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>