Sudanlı, Somalili olabilirdi.
Sıkıntı olmazdı.
Kürt, Arap hepsi kabul.
Ama Türk olmaz.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Benim zaman içerisinde guruplarda yayınlamış olduğum epostalardan bir demet bulacaksınız
Sudanlı, Somalili olabilirdi.
Sıkıntı olmazdı.
Kürt, Arap hepsi kabul.
Ama Türk olmaz.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Matematik, felsefe, mantık fukarası AKP seçmeni de,
"Çalıyorlar ama çalışıyorlar", gibi her biri ayır bir şerefsizlik abidesi olan argumanlara sarılıyor.
Ulan giren de size, çıkan da size.
Büyük düşünür Barboros Şansal'ın dediği gibi, "bokunuzda boğulun"
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / )
Bu parayla 600 yataklı 875 devlet hastanesi yapılabilirdi.
Hastane başına bütçe, devlet hastanelerinin 6 katı.
Bir yatağın yıllık maliyeti 3 milyon lira.
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. | : | http://insulaelibertatis.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com |
| Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. | : | http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/ |
Avrupa Yahudi Birliği Başkanı Haham Menachem Margolin, İsrail hükümetinin antisemitizmle mücadele konferansında, tüm Avrupa ülkelerinin Yahudileri "koruma altındaki azınlık" ilan etmesi için lobi faaliyetlerinde bulunduğunu söyledi.
Bunun, hükümetleri Yahudi kurumlarını ve kültürünü finanse etmeye "mecbur kılacağını" belirtti.
https://x.com/i/status/2016341824147697939
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Allah niye dilememiştir?
"Rab'bim dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı"
(Hûd s. 118)
Türk askeri' nin canı, devlete ve milletine sadakati tartışmalı kişilere emanet edilemez. Terör örgütüne sempati duyan doktorun da hemşirenin de askerle aynı odada işi olamaz. Sağlık, ideoloji değil güven ister.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Vatan, devlet, millet için ölmek bir Müslümanlar has değil.
Yalancı bayrak saldırısı yapmak için ölen Yahudiler var.
Ölenin ardından bağıra bağıra ağlıyorlar.
İlla ki, cesedinin bütün parçalarının bir arada olmasını istiyorlar.
Bu uğurda bir kayıp ceset için yüzlerce Filistinli esir bırakmaya dahi razı oluyorlar.
Nasıl olmasın ki, zaten her gün tabur tabur sokaklardan Filistinli topluyorlar.
İleride takas etmek için.
Yahudile akıllı adamlardır.
Öyle on yıllık, yüzyıllık değil, bin yıllık komploları vardır.
Eski zaman güreşlerindeki ulampara sarması gibi.
Herşey olur, biter, üzerine yüzyıl geçer o haldeken anlayamazsınız.
Doğrusu korkmak gerek.
| Dünya da bugüne kadar bütün insanlığı fişlemeyi düşünmüş, hayal etmiş ve bunu başarmış bir başka millet yok. PALANTİR, Facebook ve Google'ın İsrail devletiyle yaptığı özel sözleşmeler |
Ve artık çok fütursuzlar.
Gizlemiyorlar.
Göstere göstere açıklıyorlar.
Videolarla kayıt edip, bunları gururla sergiliyorlar.
Rabbiler yaptıklarını açıklıyor.
İsrail'li bakanlar yaptıklarını açıklıyor.
Ve bugüne kadar ne yaptılarsa daha büyük ölçeklerde yapacaklarını söylüyorlar.
Amerika'daki bir Yahudi sivil toplum lideri, basına demeç veriyor.
Artık İsrail'e ve Yahudilere düşman olanları dünyanın her yerinde takip edeceklerini, avlayacaklarını, hukuki, ahlaki, her anlamda cezalandırılacaklarıını söylüyor.
Bilişim teknolojisi lideri şirketlerin ve CEO'ların onlar için çalıştığını söylüyor.
Ve o CEO'lar da TV'lerde desteklerini açıklıyor.
Facebook, Google İsrail devletiyle açık sözleşmeler imzalıyor.
Sosyal medyadaki her muhalif, dünyanın her yerinde bildirilecek.
Bunun otomasyonu var.
Palantir adı.
Duymuşsunuzdur.
Netanyahu açık açık bütün cep telefonlarına yazılım yükledik, patlayabilir her akıllı cihaza patlayıcı yerleştirdik diyor.
Ve Filistin'de patlattıkları cep telefonlarını gururla örnek gösteriyor.
Artık açık açık dünyayı tehdit ediyorlar.
Hiç yabana atmayın.
Bin yılın komploların gelince o uzun, netameli bir konu.
Duymak istemeyecek abilerimiz, arkadaşlarımız olabilir.
Haaa sosyal medyadan derlediğim sayısız video var.
Rabbiler, İsrail askerleri, komutanları, ABD, AB hükumetlerinde bakanlar, küresel oligarkların sözcüleri, büyük medya şirketleri, bilişim şirketlerinin CEO'ları.
Açık oturumlarda, röportajlarda, demeçlerinde herşey çok açık.
Şundan eminim, üç vakte kadar dünya Avrupalı ülkelerin de taraf olduğu büyük bir savaşa çekiliyor.
İte kaka.
Göstere göstere.
Ve bu işin arkasında Eski Ahit, Armageddon, Mesih beklentisi var.
Dünyanın hemen her ülkesinde halkta taban bulmuş fikirleri başarıyla çaldılar.
En son olarak bir tür Amerikan milliyetçiliği sayabileceğimiz MAGA hareketini çaldılar.
Bizde milliyetçi tabanı ve halkı çaldılar, dindar insanları ve fikir hareketlerini çaldılar.
Devrimleri çaldılar.
Orta Amerika'da da çaldılar.
Komünizmi çaldılar.
İşleri bitince posasını alıp bir kenara attılar.
Aslında daha elim ve vahim olan hırsızlıkları da var.
Binlerce yılın entrikaları.
Emin olun Güney Kore'deki Moon Mezhebinde de, Fettullahçı harekette de, Şeyh Nazım Kıbrısi, Kara Ses cemaatinde de.
Pakistandaki Ahmedi tarikatında da.
En kötüsü de çaldıkları fikir hareketlerini saptırıyorlar, kirletiyorlar, kullanışsız hale sokuyorlar.
Bakın MAGA hareketi ne halde.
Bakın ülkemizin milliyetçilerinin çatı örgütü ne halde.
Devleti pay etmiş cemaatlerin söylemleri ve eylemleri ne halde?
Aslında eminim duymak istemezsiniz.
Duyarsanız kendinizi kötü hissedebilirsiniz.
Matriks'deki kırmızı ve mavi hap gibi.
Tercih sizin.
Aramızda kalsın.
Yahudiler hem islamı, hem de Hristiyanlığı çaldılar.
Son ikibin yılın en büyük komplosu budur işte.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. | : | http://insulaelibertatis.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com |
| Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. | : | http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/ |
Trump kabinesi ve kendisinin Amerikayı önceleyen tek bir politikası yoktur.
İsrail yanlısı olmak, siyonizmi savunmak, Filistinlerin katliamını İsrail'in var olma hakkı olarak kabul etmek son iki yılda batılı ülkelerde iş hayatında, vatandaşlıkta, medyada ve akademik alemde yer bulabilmekte ne gerekli ve zorunlu bir hal almıştır.
Trump kabinesinin yaptıkları;
Gümrük tarifeleri,
Aslında bir göçmen ülkesi olan ABD'ye yönelik çok sıkı göçmen politikaları,
Ülkeye bunca yıldır güç veren beyin göçünü kesinlikle durduracak politikalar,
Ülkenin ekonomik ve askeri anlamda kendi içine kapanması, dünyanın kalanında çekilmesi anlamını taşıyan politikalar,
ABD'ye turist olarak girmenin dahi imkansızlaştırılması,
Ülkeden sermayenin kaçmasına sebep olacak para politikaları,
ve herşey aslında ÇOK AMA ÇOK BÜYÜK bir ihanetin işaretleridir.
Trump kabinesi tıpkı Boris Yeltsin gibi, ABD'nin yıkım ekibi olarak iş görmektedir.
Bu iş bittiğinde geride kalmış siyonist yahudilerin de İsrail ve Çine kitlesel olarak göç ettiğini göreceksiniz.
Siyonistlarin sermayesi ise zaten KÜRESELCİLİK politikalarıyla 70'lerden bu yana Çin'e taşınmıştır.
Otuz yıldır ABD'de görülen iflaslar, üretimin durmasıyla sonuçlanacak şirket kapanmaları kazayla olmuş değilir.
Planlıdır, Çin Komünist partisiyle yapılan sözleşmeler ve uzlaşmalarla uyum içindedir.
Herşey bittiğinde kanı iliklerine kadar emilmiş, geride yalnızca posası kalmış, fakirlik ve siyasal ikiliklerle sarsılmış bir Amerika vizyonu benim değil, SİYONİST OLİGARŞİNİN, onların derin düşünce kurumlarının çok uzun soluklu planıdır.
Zaman en iyi ölçüdür.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. | : | http://insulaelibertatis.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com |
| Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. | : | http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/ |
Önemli bir konuşmanın deşifresi ve orijinal hali beraberce yer almaktadır.
Konu Fransa ve Afrika'daki kolonilerine uygun gördüğü aşağılayıcı muameledir.
---
Dr. Arikana Chihombori-Quao, Fransa'nın, Afrika'nın egemenliğini kısıtlayan ve Afrika uluslarını kendi kendini yönetme yeteneğinden yoksun olarak gösteren yeni sömürgeci sistemler aracılığıyla Afrika'nın sürekli şeytanlaştırılmasında merkezi bir rol oynadığını savunuyor.
Sömürgeciliğin gerçekten sona ermediğini, ancak Fransa'nın eski sömürgeleri üzerinde siyasi ve ekonomik etki kurmasına olanak tanıyan Françafrique gibi yapılar aracılığıyla yeniden şekillendiğini iddia ediyor.
Doğrudan sorumluluktan kaçınırken kontrolü elinde tutarak, Fransa Afrika kaynaklarından faydalanırken, Afrika az gelişmişlik ve istikrarsızlık nedeniyle küresel suçlamaları üstleniyor.
Dr. Arikana'nın eleştirisinin önemli bir odak noktası, ekonomik tahakküm aracı olarak tanımladığı CFA frank sistemidir.
Para bağımsızlığını sınırlayarak ve finansal gücü kıta dışında merkezileştirerek, sistem endüstriyel büyümeyi ve kendi kendine yönlendirilen kalkınmayı baltalıyor.
Ancak bu ekonomiler zorlanırken, Afrika yapısal olarak kısıtlanmış olmaktan ziyade yozlaşmış veya yetersiz olarak çerçeveleniyor.
Bu çarpıtmanın, Afrika krizlerini dış güçleri göz ardı ederek öne çıkaran Batı medya anlatıları tarafından pekiştirildiğini savunuyor.
Dr. Arikana ayrıca bu şeytanlaştırmanın psikolojik sonuçlarını da vurguluyor.
Afrika'nın sürekli olarak yoksul, şiddet yanlısı ve bağımlı olarak tasvir edilmesi, hem küresel algıları hem de Afrika'nın öz imajını şekillendiriyor.
Gerçek özgürleşmenin siyasi bağımsızlığın ötesinde bir şey gerektirdiğini; zihinsel sömürgecilikten arınmayı ve dayatılan aşağılık anlatılarının reddedilmesini gerektirdiğini savunuyor.
Afrika liderliğinin hesap verebilir olması gerektiğini kabul ederken, temel mesajı, Afrika'nın sorunlarının Fransa'nın devam eden neo-sömürgeci rolü ve onu destekleyen anlatılarla yüzleşmeden anlaşılamayacağı veya çözülemeyeceği yönündedir.
► --
Dr. Arikana Chihombori-Quao argues that France has played a central role in the continued demonization of Africa through neocolonial systems that restrict African sovereignty while portraying African nations as incapable of self-governance.
She maintains that colonialism did not truly end, but was reshaped through structures such as Françafrique, which allow France to exert political and economic influence over its former colonies.
By maintaining control while avoiding direct responsibility, France benefits from African resources while Africa absorbs global blame for underdevelopment and instability.
A major focus of Dr. Arikana's critique is the CFA franc system, which she describes as a tool of economic domination.
By limiting monetary independence and centralizing financial power outside the continent, the system undermines industrial growth and self-directed development.
Yet when these economies struggle, Africa is framed as corrupt or incompetent rather than structurally constrained.
This distortion, she argues, is reinforced by Western media narratives that highlight African crises without acknowledging the external forces that help create them.
Dr. Arikana also emphasizes the psychological consequences of this demonization.
Constant portrayals of Africa as poor, violent, and dependent shape both global perceptions and African self-image.
She contends that true liberation requires more than political independence; it demands mental decolonization and the rejection of imposed narratives of inferiority.
While acknowledging that African leadership must be held accountable, her core message remains that Africa's challenges cannot be understood—or solved—without confronting France's ongoing neocolonial role and the narratives that sustain it.
#ArikanaChihomboriQuao #__african__motivation #ourdailyafrica #Decolonization #PanAfricanism
https://www.instagram.com/reel/DT49B3nCGYi/
---
Fransa, Fransızca konuşan Afrika ülkelerini (bu terimi kullanmak bile istemiyorum, ama sadece konuşma amacıyla kullanıyorum)
eskiden sömürgeleştirilmiş, eskiden ama hala Fransızlar tarafından sömürgeleştirilmiş olan on dört ülkeyi, Sömürgeleştirmenin Devamı Anlaşması adını verdikleri bir belgeyi imzalamaya zorladı.
Doğru duydunuz.
Sömürgeleştirmenin Devamı Anlaşması.
Bağımsızlığınızı istiyorsanız, bunu imzalamalısınız.
Gine, Sekou Toure, "Kesinlikle hayır!" dedi.
Mali, "Kesinlikle hayır.
Fransa, çantalarınızı toplayın ve evinize geri dönün." dedi.
Fransa buna inanamadı.
Bir Afrika ülkesinin, bu maymunların, Fransa'ya bağlı olmak istememesini anlayamadı.
"Size göstereceğiz." dediler.
Tarih bize Fransa'nın bu iki ülkeye girdiğini, bu iki ülkeye getirdiğini sandığı her şeyi, son çay kaşığı ve sandalyeyi de dahil olmak üzere, alıp götürdüğünü ve kanalizasyon borularına beton dökerek iki ekonomiyi tamamen mahvettiğini anlatıyor.
O zamanlar Gana'nın yeni atanan başkanı Kwame Nkrumah, bu iki ekonomiyi kurtarma çabasıyla, Afrika devletleri arasında ilk kez bir birlik kurdu: Gana, Gine ve Mali.
Ancak bu, diğer Afrika ülkelerinin Fransa'ya karşı gelirlerse, onları bekleyen kaderin bu olduğunu anlamalarına neden oldu.
Peki ne yaptılar?
Sayfayı tarttılar ve imzaladılar.
Peki anlaşmada ne yazıyordu?
Birincisi, anlaşma şöyle diyordu: "Siz maymunlar, paranızı nasıl yöneteceğinizi bilmiyorsunuz, bu yüzden banka rezervlerinizin yüzde seksen beşini Fransız Maliye Bakanı'nın kontrolü altında Fransız Merkez Bankası'na yatıracaksınız.
Ve Fransa, bireysel ülkelerden gelen mevduatlarınızı toplayacak, bir araya getirecek ve Fransız borsasında Fransız adı altında yatırım yapacak.
Ve siz maymunlar, getirileri bilip bilmeyeceğinizi bilemeyeceksiniz."
Son rakamlar, bunun 1958'den beri hala devam ettiğini gösteriyor.
Fransa bugün, yatırım yapmadan önce Afrika'dan beş yüz milyar dolardan fazla para topluyor.
Ve bu parayı yatırım yapmayı bitirdiklerinde, Afrika'dan aldıkları her on dört milyar dolar için üç yüz milyar dolardan fazlasını geri alıyorlar.
Şimdi, hesabı yapın.
Yani, işin özüne bakıldığında, Fransa her yıl Afrika'dan trilyonlarca dolar alıyor ve biz, zavallı Afrikalılar, bunu seve seve Fransa'ya veriyoruz.
Ve aynı Fransa, bize bakıp bizi fakir insanlar diye adlandırma cüretini gösteriyor.
[seyircilerin mırıldanmaları] 1958.
Anlaşmayı daha da ileri götürdüler.
"Kendi paranızı da basacağız.
Sizin için paranızı basacağız." dediler.
Afrika ülkeleri için özel bir para birimi olan CFA'yı (Afrika para birimi) kurdular ve bu parayı sadece Fransa'nın basabileceğini söylediler.
"Tüm sözleşmelerde, büyük sözleşmelerde, kamu ve özel sektör sözleşmelerinde, Fransız şirketlerinin öncelikli satın alma hakkı vardır.
Keşfedilen ve henüz keşfedilmemiş tüm madenlerinizde, Fransa'nın öncelikli satın alma hakkı vardır." dediler.
Şimdi, kardeşlerim, eğer bir sabah uyanıp bu ülkelerden birinin başkanı olursanız ve genelkurmay başkanınız ilk gün içeri girip Sömürgeleştirmenin Devamı Anlaşması'nda belirtilen yapılması ve yapılmaması gerekenleri okumaya başlarsa, ne gücünüz olur?
Hiçbir gücünüz olmaz.
Ve Afrika'dan çalan aynı ülkeler, Afrika'ya bakıp "Ah, Afrikalılar, sizin neyiniz var?
Neden hepiniz... neden kendinize bakamıyorsunuz?" deme cüretini gösteriyorlar.
Peki, önce beş yüz milyar dolarımızı kıtada bırakalım.
Ama yaptıkları şey, sizi bir sis perdesiyle alt etmek istediklerini gösteriyor.
Afrika liderleriniz yozlaşmış!"
Peki, bunu kabul ediyorum.
Yani, tüm Afrika liderleri yozlaşmış değil.
Afrika bir aile.
Hiçbir aile, çılgın Sally Teyze ve çılgın Tom Amca olmadan tamamlanmaz.
[seyirciler gülüyor] Kimse mükemmel değil.
Tamam, peki.
Bunu kabul ediyorum.
Kendi rakamlarına göre, yolsuzluk yoluyla Afrika'dan elli milyar dolar çıkıyor.
Tamam, bunu da kabul ediyorum.
Ama sadece yolsuzluk yoluyla Afrika'dan çıkan elli milyar dolarla sınırlı bir konuşmaya girmemi istemiyorsunuz, değil mi?
Öncelikle, bana nereye gittiğini söylemiyorsunuz.
Sadece Afrika'dan çıktığını söylüyorsunuz.
Ama ikincisi, daha büyük bir hırsız var.
İki hırsızınız var, biri elli milyar dolarlık bir çantayla, diğeri beş yüz milyar dolarlık bir çantayla.
Ben akıllı bir kadınım.
Beş yüz milyar dolarlık olanı görmezden gelip tüm enerjimi elli milyar dolarlık bir çantaya mı harcamamı istiyorsunuz?
Ve beş yüz milyar dolarlık olan yatırımını bitirdiğinde, trilyonlardan bahsediyor olacağız!
Şimdi, yolsuzluktan Afrika'dan çıkan fonların masanın altındaki daha büyük pay haline nasıl hızla geldiğini görüyor musunuz?
Ve masanın altında kalmanızı istiyorlar, böylece masanın üzerindekiler hakkında asla konuşmak zorunda kalmazsınız.
Uyanmalıyız, Afrikalılar.
Durumlarımız hakkında düşünmeliyiz.
Buraya nasıl geldik?
Fransa'nın bizi kontrol etmesine izin vermeye hazır mıyız?
---
France made the Francophone African countries, and I don't even want to use that terminology, but I only use it for the purposes of conversation.
The fourteen countries which were former colonized, formerly but still colonized by the French, they were forced to sign a document that they called the Pact for the Continuation of Colonization.
You heard me.
The Pact for this Continuation of Colonization.
If you want your independence, you must sign this.
Guinea, Sekou Toure said, "Absolutely not!"
Mali said, "Absolutely not.
France, pack your bags and go on back home."
France could not believe it.
Could not understand that an African country, these monkeys, do not want to be affiliated to France.
They said, "We will show you."
So history tells us France went into those two countries, took everything that they thought they had brought to those two countries, including the last teaspoon and chair, proceeded to pour concrete into the sewage pipes, completely devastating the two economies.
The then newly appointed president of Ghana, Kwame Nkrumah, in his efforts to rescue these two economies, created the first-ever union of any African states, Ghana, Guinea, and Mali.
But what that did was it made the other African countries realize that if they go against France, this was the fate that was waiting them.
So what did they do?
Weight the page, and they signed.
What did the pact say?
One, the pact said, "You monkeys, you don't know how to manage your money, so you shall deposit eighty-five percent of your bank reserves with the French Central Bank under the control of the French Minister of Finance.
And that France is going to take your deposits from the individual countries, pool them together, invest them in the French stock market under the French name.
And you, monkeys, you may or may not know the returns."
Latest figures are showing this is still going on since nineteen fifty-eight.
France today is collecting out of Africa over five hundred billion dollars before investing.
And when they finish investing this money, for every fourteen billion out of Africa, they're recognizing over three hundred billion.
Now, do the math.
So when it's actually said and done, France is taking out of Africa trillions of dollars every year, and we, the poor Africans, are gladly giving it to France.
And the same France has the audacity to look at us and call us poor people.
[audience murmuring] Nineteen fifty-eight.
They went further with the pact.
They said, "We will also print your own money.
We will print your money for you."
They instituted what they were calling the CFA, special currency for the African countries, and that only France can print that money for you.
They went on to say, "All the contracts, large contracts, public and private, French companies have the first right of refusal.
All your minerals discovered, yet to be discovered, France has the first right of refusal."
Now, my brothers and sisters, if one of you was to wake up one morning and you're president of one of those countries, and your chief of staff walks in first day and starts reading you out the do's and don'ts as stipulated by the Pact for the Continuation of Colonization, what power do you have?
None.
And the same countries that are stealing from Africa, they have the audacity to look at Africa and say, "Ah, Africans, what's wrong with you?
Why are you all-- why can't you all take care of yourselves?"
Well, let's start by leaving our five hundred billion dollars on the continent.
But what they're doing said they want to throw you with a smoke screen."
Your African leaders are corrupt!"
Well, you know, I gave you that.
I mean, not all African leaders are corrupt.
Africa is a family.
No family is complete without crazy Aunt Sally and crazy Uncle Tom.
[audience laughing] Nobody's perfect.
Okay, fine.
So I'll give you that.
Their own figures are saying fifty billion is getting out of Africa from corruption.
Fine, I give you that.
But you do not want me to engage in a conversation that's solely limited to the fifty billion dollars out of Africa through corruption.
First, you don't tell me where it's going.
You simply tell me it's getting out of Africa.
But secondly, there's a bigger thief.
You got two thieves, one with a briefcase with fifty billion and the other thief with a briefcase with five hundred billion.
I am a smart woman.
You want me to ignore the one with five hundred billion and put all my energies on a suitcase with fifty?
And by the time the one with five hundred billion is done investing, we are talking trillions!
Now, do you see how quickly the funds out of Africa from corruption become the larger chunk under the table?
And they want you to stay under the table, so you never have to talk about what is on the table.
We must wake up, Africans.
We must think about our situations.
How did we get here?
Are we willing to let France con-
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA