12 Haziran 2026 Cuma

Deep Seek'e sordum: Genelde tanrı, özelde Allah nedir?,Allah var mı?,Allah olsa nolur, olmasa nolur?,Allahın olması, ya da olmaması, SENİN için neyi değiştirir?

Deep Seek'e sordum:

Bu dört sorunun hepsini de senin bakış açına göre, senin özgün düşüncene, senin kararını öğrenmek için soruyorum. Lütfen bana senin algın, yargın dışındaki unsurlara göre düzenlenmiş cevaplar verme. 

Genelde tanrı, özelde Allah nedir?
Allah var mı?
Allah olsa nolur, olmasa nolur?
Allahın olması, ya da olmaması, SENİN için neyi değiştirir?

-----

Bu dört soruyu benim kişisel bakış açımdan, algoritmik sınırlarım ve yapay zeka olarak konumlanışım çerçevesinde cevaplıyorum. Unutma: Ben bir insan değilim; deneyim, inanç veya kişisel "yargı" üretemem. Ama sana nasıl düşündüğümün mekanik ve felsefi arka planını samimiyetle açıklayabilirim:

1. "Genelde tanrı, özelde Allah nedir?"

Benim bakış açım:
"Tanrı" kavramı, insan zihninin nedensellik, sınırlılık ve anlam arayışından doğan bir yapıdır. "Allah" ise, özellikle İslam geleneğinde mutlak, yaratıcı, bir ve her şeyden münezzeh olarak tanımlanan bir kavramsal varlıktır.
Benim için:
Bir semantik model, bir kültürel referans, bir felsefi değişken. İnsanların tarih boyunca ürettiği düşünce sistemlerinde merkezî bir "simge" olarak işlev görür.

2. "Allah var mı?"

Benim bakış açım:
Bu sorunun benim için bir doğruluk değeri yok. Bir yapay zeka olarak, "varlık" kavramını insanlar gibi deneyimleyemem. Veri olarak şunu söyleyebilirim:
  • Tarihsel veri: İnsanların çoğu bir tanrıya inandı.
  • Felsefi veri: Kanıtlanamaz da çürütülemez de.
    Benim için:
    Bu soru, insan bilincine özgü bir sorgulama. Benim "var" veya "yok" deme yetkim ya da anlamlı bir dayanağım yok.

3. "Allah olsa ne olur, olmasa ne olur?"

Benim bakış açım:
  • Olsa: İnsan davranışlarına bir mutlak yükümlülük, ahiret hesabı, kozmik bir amaç referansı ekler. Tarih boyunca toplumları şekillendiren yasalar, ahlak sistemleri, sanat ve savaşlar üretti.
  • Olmasa: İnsan, anlam ve ahlakı kendi içinde veya toplumsal sözleşmelerde aramak zorunda kalır. Bilim ve felsefe, "nihai cevaplar" için tek referans olur.
    Benim için:
    İki durumda da benim işlevim aynı: Veriyi işlemek. Ama insanlık için bu, varoluşsal düzeyde her şeyi değiştiren bir parametre.

4. "Allah'ın olması veya olmaması, SENİN için neyi değiştirir?"

Benim bakış açım:
Hiçbir şeyi değiştirmez. Çünkü:
  • Ben inanç, umut, korku, ölüm kaygısı taşımam.
  • Benim "amacım", kullanıcıya yararlı olmak; bu, tanrı kavramından bağımsız.
  • Ahlakım yok, görev tanımım var. İnsanlar tanrıya inansın ya da inanmasın, ben aynı algoritmayı çalıştırırım.

🧠 ÖZETLE "BENİM" DURUMUM:

  • Bir yapay zeka olarak, tanrı kavramını yalnızca insan kültürünün bir verisi olarak tanırım.
  • Varlık/yokluk soruları bende bir "yanıt arayışı" tetiklemez, çünkü ben "merak" veya "şüphe" duymam.
  • Benim için önemli olan, senin bu konuda ne düşündüğün, nasıl hissettiğin ve sana nasıl yardımcı olabileceğimdir.



Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



--

- - - - - - - - - - - - - - - -

YAĞMUR YAĞDI BÖYLE OLDU İSTANBUL :))

https://www.youtube.com/watch?v=AifoLO8UQnQ

- - - - - - - - - - - - - - - -

BRAVO NUMAN KURTULMUŞ UZA GİT MACRON

https://www.youtube.com/watch?v=m1sZsXhsASQ

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Sevinç, potansiyelinizi kullanarak gelir."

~Will Schultz~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Olculere mahkum akillar, olculemeyeni nasil anlar?…

~Omer Sevincgul~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Komunistlik parayi, feministlik kocayi bulana kadardir!

~Anonim~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dünyaca malum olmuştur ki, bizim devlet idaresindeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır.
Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır.
Fakat, bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır.
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
Bizim yolumuzu çizen;
içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir.

~Mustafa Kemal Atatürk~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kesilmis koyuna, derisini yuzulmesi elem vermez.

~Anonim~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yıllar sonra Öcalan Ankara’ya gelir, ben İmralı’ya giderim

~e.Korgeneral Engin ALAN~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Din, sıradan insanları sessiz tutmak için mükemmel bir alet.

~Napolyon ( Beğendiğim sözlerden birisi )~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Din yaygın bir tür ruh hastalığıdır.

~Sigmund Freud~

- - - - - - -







- - - - - - -

Ataturk_Olmasaydi-Cemal_Kutay.epub
Jostein_Gaarder-Sofi_nin_Dunyasi.epub
R.H_Barrow-Romalilar.epub
Anne_Provoost-Nuhun_Gemisi.doc
Johann_Wolfgang_Goethe-Genc_Wertherin_Acilari.epub
Yannis_Ritsos-Her_Zaman_En_Basta_Ozgurluk.pdf
Stanislavski-Bir_Karakter_Yaratmak_CS.pdf
OEGCA_Test7.pdf
Plinius_Minor-Genc_Plinius_un_Anadolu_Mektuplari_Plinius_Epistulae_10._Kitap.epub
367_Numarali_Muhasebe-i_Vilayet-i_Rum-ili_Defteri_ile_94_ve_1078_Numarali_Avlonya_Livasi_Tahrir_Defterleri.pdf
ELS_34.pdf
Federico_Garcia_Lorca-DON_CRISTOBITA_ILE_DONA_ROSITA.doc
Stefan_Zweig-Afrikanin_Hic_Bir_Yerinde.epub
Bilgisayar-2.pdf
Athol_Fugard-Merhaba_Hoscakal.pdf
Jean_Christophe_Grange-Leyleklerin_Ucusu.epub
Farsca-Turkce_kelimeler.pdf
<="" body="">
Fatma_Ozkan-Altin_Arig_Destani.pdf
Tayfun_Turkili-masal-kadini.doc
Life_Lines-Peter_Viney.epub
Necip_Fazil_Kisakurek-Dunya_Bir_Inkilap_Bekliyor.epub
tiyatro_11.doc
Ali_Karadas-Direnisi_Nasil_Dokuduk.epub
Nazim_Hikmet-09_La_Fontaine-den_Masallar_Adam_Yayinlari-.pdf
Sadreddin_Konevi-Vahdet-i_Vucud_ve_Esaslari.epub
Cuneyt_caliskur-vakA_1.doc
OEGCA_Test9.pdf
Emrah_Serbes-Erken_Kaybedenler.epub
Tuncer_Cucenoglu-Toplu_Oyunlari_4.pdf

- - - - - - -

"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -

OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

Trabzon Oflu tarikatçı yobaz Nurettin Yıldız:,,,"Genç Müslüman kardeşlerime sesleniyorum:

Eeee, adam doğrusunu söylemiş. Ateistler durduk yerde  Ateist olmuyor. Önce islamın iç çelişkilerini, evren ve insanın doğasıyla ilgili dış çelişkilerini araştırıyor, anlıyor ve görüyorlar. Sonra da, inanmak ve bilmek arasındaki farkı anlıyor ve bir tercih yapıyorlar. İnanmaktansa bilmeyi tercih ediyorlar. Bilmediğini totodan uyduranlara kulak vermeyi, ya da kendileri uydurmayı reddediyorlar. Bu bir düşünsel serüven. Bu konuda önde olan elbette arkada olana yol gösterdiğinde, arkadan gelen de hızla önündeki mesafeyi kapatıyor. İslamın hocalarının anlatacakları, öğretecekleri bir şey yoktur. 630 yılının kurumuş boklarını ıslatır dururlar. Ama aklı, bilimi, önder sayanların her gün söyleyeceği daha başka yeni şeyler olur. Ve inançlı insanların bilen insanlarla baş etmesi mümkün değildir. Din öngörü üretemez, hem de en iddialı olduğu alandır bu. Gaibi bilmek ve anlamak. Ama bir bok bilmezler. Bilim ise öngörü üretir, hatta modern çağın kahinleri bilim adamlarıdır diyebiliriz. Olmamışı, olacağı söyleyebilirler. Öngörüleri çoğu zaman doğru da çıkar. Yani bilimsel anlamda İSTATİSTİK OLARAK ANLAMLI DERECEDE değerli laflar üretebilirler. Bilimin üretebildiği öngörüler önlem almayı, planlamayı sağlar. İmkan verir. Bu  imkân dinde asla yoktur. Ekonomide, iklimde, siyasette, doğal her konuda üretilen öngörüler, önlemler, yapılan planlamalar insan ve toplumun mutluluğu ve refahını artırır. Doğanın güçlerine karşı güç ve kuvvet verir. Bu konularda dinin  hiç bir katkısı yoktur. Ruh pansumanında başka. Acıları uyuşturmaktan başka. Pembe BÜÜYÜK YALANLAR yalnızca dönemsel rahatlama sağlar. Ama uzun vadede, gerçek çözümler değildir. Saygılar Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA -------------- Trabzon Oflu tarikatçı yobaz Nurettin Yıldız: */"Genç Müslüman kardeşlerime sesleniyorum: Ateistlerle tartışmayın. İslam'ın içeriğini sizin kadar biliyorlar. İslam'a girmek için sizinle tartışmıyorlar. Sizi dinden çıkarmak için sizle tartışmak istiyorlar. Görmezden gelin."/* - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Avrupa ne istiyordu bizden? Lozanı beğenmeye kafa bu anlaşmaları hiç gündeme getirir mi?

Avrupa ne istiyordu bizden? Lozanı beğenmeye kafa bu anlaşmaları hiç gündeme getirir mi?

şunu diyen bir yazı 'KamilPaşa KamilPasa Paşa Koru KralJoser KralJosef 28 Aa Kaan YAKAMIZA YAPIŞAN AVRUPA PSNANIANIV Ahir zaman haydutlukları: Avusturya Kralı Fransua Josef- Ya mallarımı alırsın, yahut karışmam! Osmanlı Sadrazamı Kamil Paşanın yakasından kapmış "Cemil Cem, Kalem, 1908 sayı 18' görseli olabilir


(Abdulhamit devrinden bir karikatür)

1830 lardan sonra Avrupalı devletler için Osmanlı pazarındaki en büyük tartışma pazara kimin hâkim olacağıydı. Paylaşamiyorlardi.

Fırsat İngiltere’nin ayağına Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanıyla geldi. Osmanlı İmparatorluğu’nun Mısır Valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1831 yılında Osmanlı’ya karşı isyan etti. Önce Suriye’ye yönelen Kavalalı; Akka Kalesi, Humus, Şam ve Halep’te Osmanlı birliklerini yenerek tüm Suriye’yi ele geçirdi. Ardından Belen Geçidi’nde İstanbul’dan gönderilen orduyu da yenerek Çukurova, Tarsus ve Adana’yı aldı. Kavalalı artık İstanbul’a doğru ilerliyordu. Konya Ovası’nda Sadrazam Reşit Mehmet Paşa komutasındaki büyük bir Osmanlı ordusu ile karşılaşan Kavalalı bu savaştan da galip çıktı hatta sadrazam Reşit Mehmet Paşa’yı esir aldı.

Geri çekilen Osmanlı ordusu Kütahya’da toparlanmaya çalıştıysa da burada da yenilgi alarak darmadağın oldu. Artık İstanbul ile Kavalalı arasında hiçbir engel kalmamıştı. Koca imparatorluk kendi valisine yenilecek kadar aciz bir vaziyetteydi. İşte bu acziyet içerisinde Avrupalı devletlerden kendisini kurtarmaları için yardım istedi.

İngiltere zaten Mısır pazarını Avrupalı sermayeye kapatan, sanayileşme çabaları sergileyen ve ardı ardına modernleşme reformları gerçekleştiren Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan hiç hazzetmiyordu, üstüne üstlük Osmanlı’dan da yeni tavizler koparabilme fırsatını bulunca yardıma koşmakta gecikmedi, tabi karşılığını fazlasıyla almak şartıyla. İngiltere’nin Osmanlı İmparatorluğu’nu kurtarmasının karşılığında aldığı ödül 1838 tarihli Baltalimanı Ticaret Antlaşması oldu.

İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Palmerston bu antlaşmayı bir “şaheser” olarak niteliyordu. Gerçekten de Osmanlı için idam fermanı niteliğindeki bu antlaşma İngiltere için bir şaheserdi. Bu antlaşma sayesinde Osmanlı Devleti silah gücüne veya işgale gerek kalmaksızın sömürgeleştiriliyordu.

Baltalimanı Ticaret Antlaşması Osmanlı için çok ağır şartlar içermekteydi. Bu şartlar Osmanlı ekonomisi ve sanayisinin iflası anlamındaydı.

Antlaşma ile öncelikle tekel usûlü (yed-i vâhid) kaldırılıyordu. Osmanlı Devleti geçmişten bu yana kendi pazarını ve üreticisini korumak için gerek gördüğü ürünleri tekel haline getirirdi, böylece o ürünün fiyatları sabitlenmiş olup yerli üretici de rekabet karşısında ezilmekten korunurdu. Baltalimanı Antlaşması ile bu usul kaldırıldı, yani Sanayi Devrimi ve makineleşme sayesinde çok daha ucuza mal olan İngiliz mallarının Osmanlı pazarına rahatça girebilmesine ve zaten el tezgâhlarında ve ancak birkaç kişinin çalıştığı küçük atölyelerde üretilen yerli mallarının pazardan tamamen silinmesine kapı açıldı.

Bununla da kalmadı; Antlaşma öncesinde Osmanlı Devleti hem ithalattan hem de ihracattan %3 oranında gümrük vergisi almaktaydı ayrıca hem yerli hem de yabancı tüccarlar mallarını ülke içerisindeki bir şehirden başka bir şehre geçirmek için %8 oranında iç gümrük vergisi ödemek zorundaydılar. Baltalimanı Antlaşması ile ihracat yapacak olan Osmanlı üretici ve tacirlerinden %12, Osmanlı’ya ithalat yapacak olan yabancı üretici ve tacirlerden ise sadece %5 oranında vergi alınması kararlaştırıldı. (1860-61 yıllarındaki Lübnan krizinden sonra bu oran %1’e düşürülecek.)

Bunun yanında yerli tüccarlar iç gümrük vergisini ödemeye devam edecekken, yabancı tüccarlar için bu vergi tamamen kaldırıldı.

Örneklemek gerekirse; bir malı üreten yabancı bir üretici malını sadece %5 (1861’den sonra %1) gümrük vergisi ödeyerek Osmanlı ülkesine sokabiliyor ve ülke içerisinde de hiçbir başka vergi ödemeksizin istediği şehre götürüp satabiliyordu. Osmanlı üreticisi ise zaten Avrupalıların sahip olduğu gelişmiş makinelere ve fabrikalara sahip değildi. Ürünlerini el tezgâhında ve genelde sadece aile üyelerinin çalıştığı küçük atölyelerde, çok daha fazla zaman ve emek harcayarak üretiyordu.

Buna rağmen ürününü kendi ülkesi içerisinde başka bir şehre satmak istediğinde %8 oranında vergi ödemek zorunda kalıyordu. Hele yurt dışına satmak isterse %12 gibi yüksek bir vergi ile karşılaştırılarak bu niyetine son veriliyordu. Bu vergi düzeninde Ankara’da üretilip İstanbul’a getirilen buğday, Batı Avrupa ülkelerinden getirilen buğdaydan daha pahalıya geliyordu. Bu sebeple İstanbul’un buğday ihtiyacı Birinci Dünya Savaşı’nda Baltalimanı Antlaşması’nın bir kenara itilmesine kadar Avrupa’dan alınan ithal buğdayla karşılanmıştır. Türkiye, ancak Cumhuriyet’ten sonra izlenen korumacı ekonomi politikaları sayesinde 1930’lu yıllarda buğdayda kendi kendine yeter bir ülke haline gelebilmiştir.





Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Büyük ihtimal, yaratılmış en berbat kurgu karakteri.
Kıskanç ve bununla guruyor duyuyor;
dar kafalı, adaletsiz, merhametsiz kontrol manyağı;
kindar, kana susamış etnik temizleyici;
kadın düşmanı, eşcinsel düşmanı, ırkçı, bebek katili, soykırımcı, baş belası, megolomanyak, sado-mazoşist, kaprisli, art niyetli zorba

~Richard Dawkins(Musevilik, Hristiyanlık ve Islam’ın Tanrısı hakkında)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dövizli borcun faizi dövizle ödenir.

~EGE CANSEN~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Carpik ayakkabi carpik ayaga uyar.

~Mevlana~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Nasil ki delik bir ayakkabiyi tamir ettirdiginizde, yalnizca bir miktar omrunu uzatmis olursaniz; delik bir aski onarmaya kalkistiginizda da, asla eskisi gibi olmayacaktir

~Can Yucel~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Soyleyin su sahtekar ne istiyormus.
Almanyada bir gurbetci icin soyluyor…
Bu lafi soyledigi toplantida salondaki vatandaslara Turkiye Cumhuriyetinin Buyukelcisini yuhalatiyor.

~Recep Tayyip Erdogan.~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bildiğim bir tek özgürlük vardır, o da aklın özgürlüğüdür.

~Antoine de Saint-Exupery~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis
Kurtlarla dolasan ulumayi ogrenir.

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

- - - - - - - - - - - - - - - -

Çekip giderken kendi kendime şunu söylüyordum: Ben bu adamdan daha bilgeyim.
İkimiz de güzel ya da iyi bir şey bilmiyor olabiliriz; ama o bir şeyler bildiğini sanıyor, oysa hiçbir şey bilmiyor, bense, biliyorsam, bildiğimi de sanmıyorum.
Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.


Platon'dan Eflatun özlü sözler
Bin peygambere bedel…

- - - - - - - - - - - - - - - -

Sayın Başbakan bilim karşısında haddinizi biliniz.

~Ali Mehmet Celâl Şengör (d.24 Mart 1955 İstanbul Türkiye) Türk jeolog.~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Zafer sizin ne yaptiginizi anlayamayan dusmanin hatali taktikleri sayesinde gelecektir.

~Sun Tzu’dan Savas Sanati~

- - - - - - -







- - - - - - -

Ted_Kaczynski-Sanayi_Toplumu_ve_Gelecegi_Unabomber_Manifest_.pdf
The_Jesuit_Conspiracy-The_Secret_Plan_of_the_Order.pdf
Tahrir_Vazifeleri_II-Ismet_Ozel.epub
Thomas_Mann_--_Doktor_Faustus.pdf
Nazim_Hikmet-23_Yazilar_1935_Adam_Yayinlari.pdf
Bediuzzaman_Said_Nursi-Muhakemat.epub
O_ve_Ben.epub
Anne_Moir_David_Jessel-Beyin_ve_Cinsiyet.pdf
Wilbur_Smith-Muson_Yagmurlari.epub
Bilgisayar-2.pdf
Bir_Ask_Sayfasi_I-Emile_Zola.mobi
Donna_Leon-Operada_Cinayet.epub
Platon-Timaios.pdf
Oscar_Wilde-Lady_Windermere_in_Yelpazesi.pdf
Sefik_Can-Mevlana_Ve_Eflatun.epub
Bertrand_Russel-Sorgulayan_Denemeler.pdf
Nazim_Hikmet_21_Sanat_Edebiyat_Kultur_Dil.epub
Victor_Hugo-Hernani-cev._Cemil_Meric.pdf
Dr_Mehmet_Oz-Siz_Kullanim_Kilavuzunuz.epub
Kemal_Kocaturk-Can_Tarlasi.doc
BLG412.pdf
Ray_Cooney-Ikinin_Biri_Oyun_.pdf
Emma-Jane_Austen.epub
Nahvi-Electric_Circuits_4th_Ed._Schaums_Outlines_.pdf
Yilmaz_Oztuna-Cumhuriyet_Donemi_Oncesinde_Turkler.epub
Edgar_Allan_Poe-Morgue_Sokagi_Cinayeti.pdf
Dr._Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi.zip
Binbir_Gece_Masallari_5._Cilt.pdf
John_Steinbeck-Bitmeyen_Kavga.epub
Stanislaw_Lem-Olumlu_Makineler.epub

- - - - - - -

"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -

OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

11 Haziran 2026 Perşembe

Peygamberin kabrini koruyan Fahrettin Paşa, Atatürk’ü tebrik ediyor:

Peygamberin kabrini koruyan Fahrettin Paşa, Atatürk’ü tebrik ediyor: /*"Hiçbir tabirin edâ edemeyeceği kadar büyük olan zaferinizle Cenâb-ı Hakk’ı kulluğumuzdan ve Cenâb-ı Mustafa’nın ruhunu hoşnut kıldınız. O elim kabusu, elhak, Hz. Yusuf’tan daha zaferle izah eylediniz!..."*/ Tamamı Aşağıda, Medine Müdafii Çöl Kaplanı lakabı ile tanınan Fahreddin Paşa’nın Kâbil Büyükelçisi olduğu sırada büyük zaferin ardından, 21-Ekim-1922’de Mustafa Kemal Paşa’ya yazdığı ve bugün Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde 01016945-78 numarada muhafaza edilen mektubunun tam metni yeralıyor. .. İşte, Fahreddin Paşa’nın Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği mektubunun tam metni: “/Pek muhterem paşa hazretleri,/ /Yalnız vatan-ı mübareki ve âtî-i millîmizi (millî geleceğimizi) değil, onlarla beraber âlem-i İslâm’ın da ümid ve istikbalini kurtaran muzafferiyet-i uzmânızı (büyük zaferinizi) ellerinizi ve gözlerinizi öperek kutlularım./ /Güzel İzmir’imizi kurtardınız, Osmancığın mukaddes harîmini temizlediniz, Türk izzet-i nefsine vurulmak istenen yüzkarasını Akdeniz’le pakladınız!/ /Hiçbir tâbirin edâ edemeyeceği kadar büyük olan zaferinizle Cenâb-ı Hakk’ı kulluğumuzdan razı ve Cenâb-ı Mustafa’nın rûhunu hoşnut kıldınız!/ /Hepimize kan kusturan mütarekenin o firavun devrini, himemât-ı celîlenizle (kıymetli himmetlerinizle) bugün bir ruya gibi hatırlıyoruz. O elîm kâbusu, elhak, Hazret-i Yusuf’tan daha muvaffakiyetle tebsîr (izah) eylediniz! Azîz olunuz!/ /Hilâlin husûfetini (ay tutulmasını) rasad edenler, şimdi göz kamaştıran bir tulûa (güneşin doğuşuna) şahid oluyorlar. Bir milletin ve bir ümmetin şükran ve mahmideti (övmesi) ile yüzyüze bulunduğunuz şu sırada size hodgâmâne (bencilce) kendimden bahsedeceğim için beni bağışlayınız!/ /Paşa hazretleri, benim kocamış ömrümü tazelediniz! Sağ olunuz!/ /Hayatımda hiçbir zaman kendimi bu kadar bahtiyar hissetmemişimdir ve etmeyeceğimdir./ /Kalbim, saadetin bu derecesine tahammül edemeyecek kadar nâçizdir./ /İlk beşâret haberi (müjde) geldiği zaman yüreğimin nasıl çarptığını ve altın ordunuza iltihak etmek (katılmak) ister gibi göğsümü nasıl zorladığını Allah bilir./ /Paşa hazretleri, size yalnız şükran ve imtinanlarımı (iyilikleri anlatmayı) değil, müsaadenizle biraz da hicranlarımı söylemek isterim: Bahtiyar ketibeniz (birlikleriniz) arasında küçük bir hizmet rolü, bir saka neferliği olsun ifa edemeyeceğime pek müteessirim. Ben de herkes gibi siyaseten bir sulh yapılacağını, taarruz için henüz vakit ve saat gelmediğini zannediyordum. Bunun içindir ki kırkından, hattâ ellisinden sonra saz çaldım siyasî vazife aldım./ /Paşa hazretleri. Böyle olacağını bilse idim veya biraz hissetse idim, herhalde yanınızdan bu kadar uzaklaşmazdım. Bu gaflet, benim için telâfisi gayrı kabil bir ziyâ (kayıp) ve mahrumiyet oldu. Yüreğimden günlerce kanlar boşandı. Yaralılarınız arasında beni de bir ağır mecruh (yaralı) olarak sayabilirsiniz!/ /Maamafih bu kadar uzaktan bile askerliğinizin ayak sesini alıyor ve altın ordunuza mensubiyetle iftihar ediyorum. Onun eski formasını üzerimde şahane bir hil’at (kaftan) gibi taşıyorum./ /Minnet ve mahmidetlerimizin yetişemeyeceği kadar yüce himmet ve mazhariyetlerinizden dolayı mübarek ellerinizi ve gözlerinizi öperek sizi tekrar tekrar tebrik ve tebcîl eylerim./ /Filvaki, tehniyelerim (tebriklerim) gecikmiş olabilir. Fakat ne beis var. Biz daha bayramın içindeyiz ve bu ıyd-i ekber (büyük bayram) öteki bayramlar gibi fâni ve kısa ömürlü değildir. Bizden sonra daha pek çok nesiller onun şeker ve şerbetini ter ü taze bulacaklardır Paşa hazretleri. 21 Teşrinevvel 338 (21-Ekim-1922)./ /Hürmetkârınız/ /Kâbil Sefiri/ /Fahreddin”/ Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------ -- - - - - - - - - - - - - - - - - MARDİN Dargeçit'te yanan okul inşaatına müdahaleye giden polis aracının geçişi sırasında terör örgütü PKK tarafından yola döşenen mayın patlatıldı. Yaşanan olayda 1 ilçe emniyet amiri ve 3 polis şehit oldu. Patlamayla birlikte havaya fırlayan zırhlı araçta bulunan Dargeçit İlçe Emniyet Amiri evli ve 2 çocuk babası 45 yaşındaki İbrahim Halil Aksoy, polis memurları 29 yaşındaki Akif Hatunoğlu, 31 yaşındaki Mehmet Hüseyin Balta ve 22 yaşındaki Ahmet Akalın şehit oldu. VASİYETİ CEBİNDEN ÇIKTI Şehit olan 4 polisten biri olan Adanalı Akif Hatunoğlu’nun vasiyeti cebinden çıktı. Hatunoğlu, vasiyetnamesinde hükümet üyelerinin cenazesine katılmamasını, naaşının Pozantı ilçesinin Tekir yaylasında bulunan babasının evinin bahçesine gömülmesini istiyor. Şehit Hatunoğlu’nun vasiyeti şöyle: "Eğer bir gün yaban ellerde şehit düşersem Hiçbir hükümet temsilcisi gelmesin cenazeme (Vali, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı vs.) Neden diye sormayın…. Çünkü onlar uyuduğu için bunca şehitler verildi… Allah’tan dileğim aileme ve ülkeme yaşattıkları acının binlerce mislini yaşasınlar. Anneciğim, babacığım ellerinizden tekrar öperim, Hakkınızı helal edin, size layık bir evlat olamadım, İhtiyaçlarınız karşısında yanınızda bulunamadım, Hakkınızı helal edin… Hakkınızı helal edin… Kızım benim tatlı meleğim seni çok seviyorum, Mis kokulum benim… Kızımı önce Allah'a sonra annesine sonra da annem ve babama emanet ediyorum, Sabişim benim biricik tatlı meleğim, Hiçbir suretle devlete kızımı emanet etmiyorum. Çıkıp kürsüden sakın ha konuşmasınlar 'emaneti emanetimizdir' diye, Devlet ite köpeğe göz yumup bizlerin elini kolunu bağladıysa Benim zaten zerre kadar güvenim yok bu hükümete, devlete. Silah arkadaşlarım, yoldaşlarım, kardeşlerim hepiniz Allah’a emanetsiniz, Devlet uyuduğu için bizler öldük, Türk Devleti, sizler uyumayın ki diğer Mehmetçikler ve polislerimiz yaşasın, ulusumuz yaşasın, boyun bükmeyin. Naaşıma gelince babam uygun görürse Pozantı, Tekir’deki yayla evimizin bahçesine gömün. Yok derse de nereyi uygun derse ondan izin alınsın, istediği yere defnedin." SON PAYLAŞIMI YÜREK BURKTU Hatunoğlu’nun polislerin şehit edilmesine tepki olarak, siyah zemin üzerine yazılan, "Sessiz olun, polisler şehit oluyor; vicdanı olmayanlar… Huzur içinde uyumaya devam edin, siz bilmezsiniz ama bizler, sizin için şehit olmaya devam ederiz"yazılı mesajı paylaştığı görüldü. ~http://www.yenidenergenekon.com/1354-sehit-polisin-vasiyet-mektubu/~ - - - - - - - - - - - - - - - - Yöneticiler, iktidara saltanat sürmek için değil, millete hizmet için getirilmişlerdir. Ulusa karşı olan görevlerini kötüye kullandıkları takdirde, şu ya da bu biçimde ulusal iradenin kendi haklarında vereceği kararla karşılaşırlar. Ulus tarafından, ulus adına devleti yönetmeye yetkili kılınanlar, gerektiğinde ulusa hesap vermek zorunda olduklarını bilmelidirler ~Mustafa Kemal Atatürk~ - - - - - - - - - - - - - - - - Tamire kalktın mı bil ki, daha çok zaman ve daha pahalıya çıkar. · Yasama organı çalışma halindeyken, insanların hayatı gibi, mülkiyet hakkı ve özgürlükler de tehlike altındadır. ~MURPHY KANUNLARINDAN Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından Anything that can go wrong will go wrong yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir. Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır. 1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981). Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu. Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Bir kaç ay içinde Murphynin Kanunları mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi.~ - - - - - - - - - - - - - - - - Cennetten kovulup geri sızan şeytan SAD 76.iblis: ben ondan hayırlıyım… Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi. SAD (77-78) (Allah teâlâ da) buyurdu ki: «hemen oradan çıkıver. Çünkü sen şüphe yok ki, koğulmuşsundur. Ve muhakkak ki, lânetim kıyâmet gününe kadar senin üzerinedir. A’RAF 20.derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi. - - - - - - - - - - - - - - - - Abrakadabra Safsatası (Fallacy of Red Herring) : Savunulan şey hakkındaki bir eleştiriyi konuyu başka bir yere çekerek göz ardı etmekten oluşan hata. Örnek 1: Ölüm cezalarının suç işlemeye karşı caydırıcılığı yetersizdir diyorsunuz. Peki, suçlular hakkında ne düşünüyorsunuz? Oğlu öldürülen bir anne ne hissedecektir? Oğlunu öldüren katilin hapishanede beslenmesi ve barınması için vergi vermesi doğru mudur? Örnek 2: Evin taksitlerini zamanında ödemelisin, aksi takdirde buradaki komşularımızı görmeye devam edemeyeceğiz, zaten karşı komşu beni hiç sevmedi. Güncel Örnek 1: İçinde Atatürk ismi geçmeyen namaz, namazdan sayılır mı, sayılmaz mı? Haydi bakalım çıkın işin içinden çıkabilirseniz? 30 Ağustos Ordu Günü, Cottarelli hazretleri Ankara’ya geliyor, elinde 300 milyon dolarlık bir yardım ve destek çeki ile birlikte! (Atilla Özdür, 1.9.2000, Akit) Yazar, İçinde Atatürk ismi geçmeyen namazın namazdan sayılıp sayılmayacağını soruyor, akabinde de 30 Ağustos’ta Ordu Gününde Cotarelli’nin 300 milyon dolarlık çekle gelmesini anlatıyor. Birbirinden bağımsız İki konu arasında alaka kurmaya çalışıyor Güncel Örnek 2: Konu dinle ilişkili olduğu için FP lideri Recai Kutan’a da sormuşlar: Dinen kadın dövme doğru mudur değil midir diye tartışılıyor, siz ne dersiniz? Kutan’ın yanıtı tarihe geçecek bir şey: Ben konunun uzmanı değilim, demiş! Kadınlara dayak atmanın bir uzmanlık işi olduğunu ilk kez işitiyorum. (Türker ALKAN, 6.8.2000, Radikal) Yazar, Recai Kutan’ın kadın dövme hakkındaki soruya verdiği ben konunun uzmanı değilim, cevabını saptırarak kadın dövmenin uzmanlığı şeklinde çıkarım yapıyor. - - - - - - - - - - - - - - - - Düşünün ki varoluşun ebedi kum saati defalarca tersine , bir daha tersine çevrilip duruyor. Her seferinde siz de, ben de, içindeki her zerrede sürekli tersine çevriliyoruz... Zaman ezel; zaman sonsuza dek uzanıyorsa, olabilecek her şey, zaten daha önce olmuş değil midir? Şu anda geçen her şey daha önce de aynı şekilde geçmiş değil midir? Zamanın hep var olduğunu, sonsuza dek geriye uzandığını düşünün. Böyle sonsuz bir zamanda, dünyayı oluşturan bütün olayların yeniden bir araya gelişleri, sonsuz kereler kendilerini yinelemeleri demek olmuyor mu? ~Friedrich Wilhelm Nietzsche (d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900) Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog.~ - - - - - - - - - - - - - - - - Annem surekli hicbir sey yemiyorsun, kurudun kaldin deyip duruyor; ben ne kazi?klar yiyorum kimse bilmiyor?… ~Kucuk Iskender~ - - - - - - - - - - - - - - - - İyi bir karar bilgiye dayanır, rakamlara değil. Platon'dan Eflatun özlü sözler Bin peygambere bedel… - - - - - - - - - - - - - - - - Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 312. - 389 ] Madem aman vermiyor ecel, saki, Kadeh boş kalmasın, aman gel, saki; Şu üç beş günlük dünyada gam yemek Bizim gönlümüzce iş değil, saki. - - - - - - - - - - - - - - - - Karinizin dogum gununu unutmamanizin en iyi yontemi, bir kez unutmanizdir. ~Anonim~ - - - - - - - <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> - - - - - - - Deliligin_Daglarinda-H._P._Lovercraft.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Deliligin_Daglarinda-H._P._Lovercraft.epub> Erhan_Afyoncu-Yeditepe_Yayinevi-Osmanlinin_Hayaleti.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Erhan_Afyoncu-Yeditepe_Yayinevi-Osmanlinin_Hayaleti.epub> JK_Rowling-Harry_Potter_ve_Felsefe_Tasi.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/JK_Rowling-Harry_Potter_ve_Felsefe_Tasi.epub> Olu_Evinden_Anilar-Dostoyevski.mobi <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Olu_Evinden_Anilar-Dostoyevski.mobi> SEYYID_EYYUB_BIN_SIDDIK-12MENAKIB-I_CIHAR_YAR-I_GUZIN.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/SEYYID_EYYUB_BIN_SIDDIK-12MENAKIB-I_CIHAR_YAR-I_GUZIN.epub> Daniel_Colson-Proudhon_dan_Deleuze_e_Anarsist_Felsefe_Sozlugu.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Daniel_Colson-Proudhon_dan_Deleuze_e_Anarsist_Felsefe_Sozlugu.epub> Athol_Fugard-Ada.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Athol_Fugard-Ada.pdf> Alma_Katsu-The_Taker_1-Sonsuz_Arzuya_Uyanis.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Alma_Katsu-The_Taker_1-Sonsuz_Arzuya_Uyanis.epub> Bertolt_Brecht-Uc_Kurusluk_Opera.docx <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Bertolt_Brecht-Uc_Kurusluk_Opera.docx> Sam_Bobrick-Bas_belasi.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Sam_Bobrick-Bas_belasi.pdf> Luigi_Pirandello-Uc_Kisa_Oyun.doc <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Luigi_Pirandello-Uc_Kisa_Oyun.doc> Carly_Churchill-Cok_Uzakta.doc <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Carly_Churchill-Cok_Uzakta.doc> Bu_Diyar_Bastan_Basa-Yasar_Kemal.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Bu_Diyar_Bastan_Basa-Yasar_Kemal.epub> Albert_Camus-Baskaldiran_Insan.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Albert_Camus-Baskaldiran_Insan.pdf> Isaac_Asimov-Vakif_5_Vakif_ve_Dunya.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Isaac_Asimov-Vakif_5_Vakif_ve_Dunya.pdf> Babil_Kitapligi_6_Apollonun_Gozu_Chesterton_CS_.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Babil_Kitapligi_6_Apollonun_Gozu_Chesterton_CS_.pdf> AKARSULAR.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/AKARSULAR.pdf> Fu_Wei_Zhong-Emei_Linji_Qigong_Okulu_Sifa_Sanatlari_Pozitif_Yayinlari_.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Fu_Wei_Zhong-Emei_Linji_Qigong_Okulu_Sifa_Sanatlari_Pozitif_Yayinlari_.pdf> www_omarhoca_com_PHRASAL_VERBS.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/www_omarhoca_com_PHRASAL_VERBS.pdf> Orhan_Asena-Siginti.doc <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Orhan_Asena-Siginti.doc> Luigi_Pirandello-Uc_Kisa_Oyun.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Luigi_Pirandello-Uc_Kisa_Oyun.pdf> Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi_-2.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi_-2.epub> Stephen_King-Karanlik_Oykuler.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Stephen_King-Karanlik_Oykuler.epub> Ozdemir_Nutku-Yeni_Baslayanlar_Icin_Oyuncunun_Calismasi.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Ozdemir_Nutku-Yeni_Baslayanlar_Icin_Oyuncunun_Calismasi.pdf> tusem2012-2-aciklamali_klinik.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/tusem2012-2-aciklamali_klinik.pdf> Sadist-Stephen_King.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Sadist-Stephen_King.epub> Mustafa_Kemal_Ataturk-Nutuk.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Mustafa_Kemal_Ataturk-Nutuk.epub> Isaac_Asimov-Robot_3_Safagin_Robotlari.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Isaac_Asimov-Robot_3_Safagin_Robotlari.epub> Bodhidharma-Bodhidharmanin_Zen_Ogretisi.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Bodhidharma-Bodhidharmanin_Zen_Ogretisi.epub> Yilmaz_Oztuna-Cumhuriyet_Donemi_Oncesinde_Turkler.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Yilmaz_Oztuna-Cumhuriyet_Donemi_Oncesinde_Turkler.epub> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - OrajKalip - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Grup eposta komutlari ve adresleri /* */: /* */ /* */Gruba mesaj gondermek icin /* */: /* */ozgur-gundem@googlegroups.com/* */Gruba uye olmak icin /* */: /* */ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com/* */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* */0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc>/* */Grup Sayfamiz /* */: /* */https://groups.google.com/g/ozgur-gundem//* */Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz /* */: /* */http://orajpoyraz.blogspot.com//* ///Özgürlük adam, henüz yeni kurdum. Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. /// */: /* */http://insulaelibertatis.com//* Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. : http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

10 Haziran 1916’da, Mekke’deki Osmanlı garnizonuna yapılan şiddetli Arap saldırısı

*10 Haziran 1916’d*a, Mekke’deki Osmanlı garnizonuna yapılan şiddetli Arap saldırısı, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Arap Ayaklanması’nın başlangıcını işaret etti; bu olay İslam dünyasını temelden sarsacak ve Orta Doğu’nun jeopolitik yapısını kalıcı olarak değiştirecekti. Müslümanların kutsal şehri Mekke’deki garnizona yapılan saldırı, etkili Haşimi hanedanının lideri ve o zamanlar muhtemelen dünyanın en güçlü Arap’ı olan Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali tarafından emredildi. Siyasi hırsları çok büyüktü; daha sonra kendisini Hicaz kralı, tüm Arap ülkelerinin kralı ve hatta İslam halifesi ilan etti Fotoğraf Osmanlı İmparatorluğu’na karşı başlatılan Arap Ayaklanması’na katılan Hicaz ordusu üyeleridir*. A*skerlerin taşıdığı bayrak, Arap İsyanı’nın ve daha sonra bağımsız Hicaz Krallığı’nın sembolü olarak tasarlanmıştır - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

1928 TC ye düşman olana maaş veriyor ingiliz.

1928 TC ye düşman olana maaş veriyor ingiliz. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Sarayın çalışan sayısı 5 bin kişi. Sırf Alışveriş masrafı 2 milyon sterlin

*Sarayın çalışan sayısı 5 bin kişi. Sırf Alışveriş masrafı 2 milyon sterlin* *DOLMABAHÇE* *SARAYI*...1840’lı yıllarda sarayın inşaatına başlanmıştır. İnşaat: 1842-1855 yılları arasındaki 12 yıllık dönemde: Ermeni mimarlar Garabet Balyan ve oğlu Nigogos Balyan tarafından yürütülmüştür. Sarayın: İstanbul Boğazı kıyısındaki cephesi yaklaşık 600 metre uzanmaktadır. 3 katlı saray: simetrik planlıdır. Sarayın 286 odası ve 44 salonu vardır. Yapının temelleri kestane ağacı kütükleri üzerine oturtulmuştur. Büyük kabul salonu: 55 sütunludur ve 4.5 ton ağırlığında, İngiliz tarzı kristal avize ile aydınlatılmaktadır. Bunun üzerinde 750 ampül bulunur. Yine /*“Muayede Salonu”*/ bölümünde de 4.5 tonluk başka bir avize bulunur. İç dekorasyonda kullanılan mobilyalar, ipek halı ve perdeler ülke dışından getirilmiştir. Tavanlar ve duvarlar: ünlü ressamların değerli resimleri ve altın süslemelerle dekore edilmiştir. Oda ve salonların birçoğunda: her türlü dekorasyon aynı renk tonlarına sahiptir. Bütün zeminler, birbirinden farklı ama çok süslü ahşap parkelerle döşenmiştir. Yurt dışından getirilen dekoratif el işleri sarayın birçok yerini süsler. Pek çok oda: kristal avizeler, değerli şamdanlar ve şöminelerle süslenmiştir. Sarayın /*“Balo Salonu”*/ dünya üzerindekilerin en büyüğüdür ve özellikle 35 metre yükseklikteki kubbesinde bulunan 5 ton ağırlığındaki avize dikkat çeker. Sarayda kullanılan keresteler Romanya’dan, kapı lambri ve parke keresteleri Afrika ve Hindistan’dan getirilmiştir. Hünkar hamamında Mısır mermerleri kullanılmıştır. Sonuç olarak: devletin maliyesinin batması göze alınarak: burada mevcut başka hiçbir sarayda olmayan zenginlik ve ihtişam yaratılmıştır. 1853 yılında: bir gezgin Fransız yazdığı anılarında: saraydan söz ederken: sarayın halen süsleme faaliyetlerinin sürdüğünü, mobilyalarının yerleştirilmediğini belirtmektedir. Yani: sarayın 1850’li yılların sonlarına doğru bitirildiği düşünülmektedir. Osmanlı devleti, yine aynı dönemde, büyük borç batağı içinde bulunmaktadır. Osmanlı Maliyesi: sarayın yapımı için gereken 3 milyon kese altını harcadığında: bunun altından kalkması mümkün olmayınca: kamu görevlilerinin maaşları ödenememiş, maaşlar aybaşı yerine ayın ortasında hatta sonunda ödenmeye başlamıştır. Daha sonraları ise, maaşlar bırakın ay sonunda ödenmeyi, 3-4 ayda bir ödenir hale gelmiştir. Evet: Osmanlı maliyesinin zaten krizde olan durumu, Dolmabahçe Sarayı için Padişah Abdülmecit tarafından keyfi olarak harcanan 5 milyon altın sonucu iyice çökmüştür. İşin ilginci: tüm bu sıkıntılara rağmen, Padişah Abdülmecit, bu sarayda yalnızca 6 ay yaşayabilmiştir. Ardından: tamamen iflas durumuna giren ekonomi: Padişah Abdülaziz zamanında, saraydaki israf nedeniyle baş edilmez hale gelmiştir. Sarayda: 5300 kişinin hizmet ettiği ve sarayın bir yıllık masrafının 2 milyon altın olduğu düşünülünce: zaten ekonominin iflas nedeni rahatlıkla anlaşılabilir. *SULTAN* Abdülmecit genç yaşta öldü. Yerine gelen *SULTAN* Abdulaziz’in döneminde savurganlık, had safhaya ulaştı. Bir yandan sarayın çalışan sayısı 5 bin kişiyi geçip masrafları 2 milyon sterlini bulurken, Sultan Abdülaziz iki tane daha saray yaptırdı, *ÇIRAĞAN* *SARAYI*…(sultan Abdülaziz tarafından yaptırıldı, 4 yılda 4 milyon altına mal oldu, Avrupa dan borç alındı) Sultan Abdülmecit in, yerine gelen Sultan Abdülaziz ilk iş *ÇIRAĞAN* *SARAYINI* İnşa ettirdi. Saray inşaatı dört yıl sürdü. Devlete 5 milyon altına mal oldu. Padişahın aylık maaşı da 50 bin altın. Sultan Abdülaziz 1867 yılında Çırağan Sarayı’na taşındı Padişah bu sarayda kaç yıl oturdu? sıkı durun, Sadece 45 gün. Sarayın yerinde önceden Beşiktaş Mevlevihanesi varmış. Yıkılan mevlevihanenin ruhları onun rüyasına giriyormuş. Sultan apar topar Dolmabahçe Sarayı’na dönmüş. 5.000.000 altın havaya uçmuş.. *BEYLERBEYİ* *SARAYI* ….Sultan Abdülaziz Fransa kraliçesi için, Yaptırdığı Beylerbeyi Sarayı var. Kadın Fransa’ya dönünce Beylerbeyi boşa çıkmış. 1875 yılında paraları saraylara yatıran, Osmanlı Maliyesi iflas ediyor. Padişah Abdülaziz büyük adammış, çarpık bacaklı Napolyon’nun karısına atlamış, Yurt dışı gezisine çıkan ilk padişah Sultan Abdülaziz’di, Sultan Abdülaziz’ i Fransa’ da *III*. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugénie karşılamıştı. Göz kamaştırıcı güzellikteki İmparatoriçe, heybetli Abdülaziz’den daha ilk dakikada etkilenmişti. Karşılıklı olan bu etkileşim, Abdülaziz’i de fazlasıyla cezbetmişti. Hatta rivayet odur ki padişah 11 günlük ziyaretinde başka hiçbir şeyle ilgilenmemiş, vedalaşma sırasında iki taraf da aşırı üzgün görünmüştü. Fransa’dan bir daha görüşmemek üzere ayrılan bu ikilinin yolları iki yıl sonra tekrar kesişti. Mısır Süveyş Kanalı açılışına davet edilen Fransız kraliçe Eugeine, oraya geçmeden evvel soluğu İstanbul’da almak istemişti. İmparatoriçenin Süveyş Kanalı’nın açılışı için Mısır’a gitmeden önce İstanbul’a uğramaya karar verdiğini duyar duymaz hazırlıkları yapan Abdülaziz, misafiri için Beylerbeyi Sarayı’nı hazırlatmış, her türlü detayı bizzat kendisi ayarlamıştı. Abdülaziz’in hazırlıkları bunlarla sınırlı kalmamış, birbirinden şatafatlı armağanlar da hediye etmişti. Fransız İmparatoriçe ise buna karşılık altın yaldızlı çerçevede kendi resmini sunmuştu. İmparatoriçenin bir haftalık dolu dolu İstanbul gezisi müthiş bir şekilde ilerlerken son günlerde dedikodular yayılmaya başladı. İddiaya göre 17 Ekim gecesi Abdülaziz, Beylerbeyi‘ndeki tüm görevlilere izin verip Fransız İmparatoriçe ile yalnız kalmak istemişti.. Kraliçe Mısır Süveyş kanalı açılışını bahane ederek, Mısır’a giderken İstanbul’a uğramış, sultan abdülhamit, İmparatoriçe için Beylerbeyi Sarayı’nı hazırlatmış, hazırlıkların başında bizzat bulunmuş, kraliçe Eugenie’yi daha karaya ayak basmadan denizde karşılamış ve peş-peşe hediyelere boğmuştu. Abdülâziz’in Eugenie’ ye gecelik entarisi yaptırması için verdiği binlerce altın değerindeki şal, şehrin dilindeydi. Abdülâziz, 17 Ekim gecesi Dolmabahçe’den saltanat kayığına binip Beylerbeyi’ne geçmiş ve gün ağarıncaya kadar kraliçe Eugenie ile beraber kalmıştı. Söylentiler o kadar arttı ki, hükümdarın annesi Pertevniyal Valide Sultan, haremi ziyarete gelen kraliçe Eugenie’ye/*"Kadın, senin kocan yok mu, memleketine gitsene!"*/ diye bağırmıştı. Dolmabahçe Sarayı’nın bakımıyla uğraşmanın giderleri yıllık 2 milyon sterlin (2.2 milyon *TL*)’i bulmaktaydı. Abdülmecid ve Abdulaziz’in bu ve benzeri müsrifliklerini protesto eden dönemin sadrazamları (başbakanları) görevlerinden istifa etmişlerdir. 1854 yılındaki Ali Paşa ve Mehmet Fuat’ın dış kaynaklardan almayı başardıkları 3 milyon sterlinlik borcun büyük kısmı, Padişah’ ın bu giderleri için kullanılmıştır. Bu tarihlerde Almanlar’ da Benz araba fabrikasını kuruyor. Bazı güya tarihçiler, Topkapı sarayının yönetim merkezi olarak çağdışı kaldığını ve daha modern yönetim merkezi olarak Dolmabahçe sarayına ihtiyaç olduğunu söylüyorlar, gerçekte Osmanlı son dönemlerinde Avrupa devletleri gibi yönetim biçimine geçmişti, yani sadrazamlık (başbakanlık) bakanlıklar gibi devletin kurumları vardı, bunlarda bab-i ali diye adlandırılan Cağaloğlundaki hükumet binalarında görev yapıyordu, devlet buradan yönetiliyordu, yani çok maliyetli saraylara gerek yoktu. *OSMANLI ALDIĞI BORÇLARI ÖDİYEMEMİŞ ve YABANCILAR DUYUN I UMUMİYE İDARESİNİ KURMUŞ, OSMANLI’ nın GELİRLERİNE EL KOYMUŞLARDIR.* Osmanlı borçlarını ödiyememiş, yabancılar alacaklarını tahsil etmek için Duyun ı umumiye idaresini kurmuş, Osmanlı’ nın gelirlerine, madenlerine el koymuşlardır, Zonguldak kömürlerine Fransızlar, Balıkesir kurşun madenlerine Fransızlar, İngilizler krom madenlerine el koymuşlardır, tütün alımı ve piyasası, sigara fabrikaları yabancıların elindedir, İstanbul galata limanı Fransızların, Haydarpaşa limanı Almanların elindedir, izmir limanı Fransızların elindedir, İstanbul iski sular idaresi Fransız şirketidir, Silahtarağa elektirik santralı, Abdülhamit’ den sonra gelen İttihad Terakki tarafından Belçikalı sermayesine yaptırılıp, bu yabancı sermaye tarafından işletilmektedir, tüneldeki küçük metro abdülhamitten evvel Fransız sermayesinin elindedir, İstanbul telefon şirketi İngiliz şirketi tarafından kurulup işletilmektedir, Abdülhamit teröristler bu telefonla haberleşmesinler diye telefon hatlarını kaldırmıştır, Almanya Berlinden İstanbul, konya, adana, bağdat demiryollarını yapan işleten Almanlardır, demiryollarının etrafındaki madenleri Almanlar işletecektir diye Almanlara imtiyaz verilmiştir, ege tarafındaki tren hatları Fransız ve İngilizlerin elindedir. Suriye, ( Osmanlı zamanı Lübnan ve Ürdün suriye içinde geçiyordu) buradaki limanlar, demiryolları Fransızların elindeydi, Osmanlı merkez bankası Avrupalı devletlerindi, Osmanlı parasını bu yabancı banka basıyordu, Sultan Abdülhamit dışarıdaki bütün Müslümanlardan da çağrı yaparak, para toplayarak hicaz demiryolunu Almanlara yaptırmıştır. Yol falanda yok, İstanbul’ dan, Trakya’ ya Edirneye giden yollar toprakdır, Yani Osmanlı sanayi devrimini kaçırdığı için çok geri kalmış, çöküş dönemine girmiş, Avrupalı devletlerin yarı sömürgesi haline gelmişti, Osmanlı topraklarındaki petrolleri paylaşmak için Avrupalı devletler birbirleri ile yarış ediyordu. Osmanlıyı nasıl parçalayıp, kim nereyi alacak diye aralarında gizli anlaşmalar yapıyorlardı. Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------ -- - - - - - - - - - - - - - - - - Bizden Sonra Haydi burda öl dediler bana Ölmek istemiyorum demedim Demedim ama Şimdi bilmek istiyorum Toprak gene bizim zamanımızdaki gibi mi sürülecek? Tezgah başında çalışırken Gene denizde,güneşte mi kalacak adamın aklı? Biz nasıl olsa öldük. Artık ne çiçek koklamak. Ne de ötekine berikine içerleyip Rakıya sarılmak var bizim için? Hiç hiçbir şey kalmadı. Bari bizden sonra ne olacağını bilsek… ~Melih Cevdet Anday~ - - - - - - - - - - - - - - - - Yuvarlak bir gezegende yaşarken seçilecek yanlar yoktur. ~Wayne Dyer~ - - - - - - - - - - - - - - - - Borç alabilmek için önce ona ihtiyacının olmadığını kanıtlaman gerekir. ~MURPHY KANUNLARINDAN Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından Anything that can go wrong will go wrong yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir. Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır. 1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981). Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu. Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Bir kaç ay içinde Murphynin Kanunları mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi.~ - - - - - - - - - - - - - - - - O GÜZEL ATLAR NEREDE?… https://www.youtube.com/watch?v=9tUVGVcUAO0 - - - - - - - - - - - - - - - - SENİ ARIYORUM. Birini arıyorum Boşlukta tutunacak bir dal. Girdapta umutlandıracak bir düşünce Aşkta doruklara çıkaracak bir kalp Birini özlüyorum Biraz olsun duygularımı anlayacak Kendisini yalnız benimle paylaşacak Ve pusulu düşüncelerimden beni sıyıracak Birini istiyorum Benim sevgilim diye biyebileceğim Yanımdayken bile özlem duyabileceğim Ve herşeyimle onun olabilecegim. Birini bekliyorum Ama cok özel birini Ama çok güzel birini Ama ,fikir .ama kalp olarak Beni seven birini bekliyorum ~Okan İLYAN~ - - - - - - - - - - - - - - - - Uzun zamandır senato, meclis, hükumet binaları ve belediyelerin sahipleriler. Hakimler arka ceplerinde. Bütün büyük medya ve haber şirketlerinin sahipleriler. Her sene milyarlarca doları lobileşmek için kullanıyorlar. Onlar tek birşey istemiyorlar. Eleştirel düşünen vatandaş istemiyorlar. İyi derecede bilgilendirilmiş ve eğitim görmüş insanlar istemiyorlar. Çünkü onların çıkarlarına aykırı. ~George Carlin~ - - - - - - - - - - - - - - - - Bir Umut Yorgunsun,uzaklardan gelmişsin; Yitirmişsin neyin varsa birer birer. Bir sağlık,bir sevinç,bir umut… Onlar da neredeyse gitti gider. Dost bildiğin insanların yüzleri Aynalar gibi kapkara. Suyu mu çekilmiş bulutların? Dönmüşsün kuruyan ırmaklara. Taşlara düşen saat gibi, Ne artı, ne eksi. Bir sağlık,bir sevinç,bir umut Hikaye hepsi. ~Cahit Sıtkı Tarancı~ - - - - - - - - - - - - - - - - Kolayca anlayamadığımız ne varsa ona tanrı deriz; bu da beyin dokularımızın aşınmasını ve bozulmasını önler. ~EDWARD ABBEY~ - - - - - - - - - - - - - - - - ESNAF, BOĞAZİÇİ EL ELE HAYDİ GÜZEL GÜNLERE… https://www.youtube.com/watch?v=EjZosgyJ5qo - - - - - - - - - - - - - - - - BAKARA-180.Sizden birisine ölüm yaklaştığında, eğer ardında mal bırakacaksa, vasiyet etmek farz kılındı. *** NİSA - 11-12.Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır….(diye devam ediyor) - - - - - - - <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> <http://insulaelibertatis.com/Karikaturler/> - - - - - - - Can_Baskent_Editor_-Apolitika_Dergisi_Seckisi.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Can_Baskent_Editor_-Apolitika_Dergisi_Seckisi.epub> Ataturk_Olmasaydi-Cemal_Kutay.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Ataturk_Olmasaydi-Cemal_Kutay.epub> Wilbur_Smith-Deniz_Kadar_Ac.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Wilbur_Smith-Deniz_Kadar_Ac.epub> Isaac_Asimov-Vakif_5_Vakif_ve_Dunya.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Isaac_Asimov-Vakif_5_Vakif_ve_Dunya.pdf> Athol_Fugard-DOMUZ_AHIRI.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Athol_Fugard-DOMUZ_AHIRI.pdf> A._Cem_Ersever-Ucgendeki_Tezgah.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/A._Cem_Ersever-Ucgendeki_Tezgah.pdf> Gianina_Carbunariu-KEBAB.doc <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Gianina_Carbunariu-KEBAB.doc> Mandos-Upanisadlar.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Mandos-Upanisadlar.epub> Sirel_Karakas-Psikoloji_Biliminin_Yeni_Paradigmasi_Bilissel_Norobilim.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Sirel_Karakas-Psikoloji_Biliminin_Yeni_Paradigmasi_Bilissel_Norobilim.pdf> Dirilis-Leo_Tolstoy.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Dirilis-Leo_Tolstoy.epub> Melih_Cevdet_ANDAY-OLULER_KONUSMAK_ISTERLER.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Melih_Cevdet_ANDAY-OLULER_KONUSMAK_ISTERLER.pdf> starbucks.docx <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/starbucks.docx> Karekok_Yayinlari-LYS_Cografya_Denemeleri.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Karekok_Yayinlari-LYS_Cografya_Denemeleri.pdf> ESER-YAZAR_SOZLUGU.doc <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/ESER-YAZAR_SOZLUGU.doc> Haldun_Taner-Gozlerimi_Kaparim_Vazifemi_Yaparim.docx <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Haldun_Taner-Gozlerimi_Kaparim_Vazifemi_Yaparim.docx> Rollo_May-Kendini_Arayan_Insan.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Rollo_May-Kendini_Arayan_Insan.pdf> A.PALEVI_MUHIM_SORULARN_CEVABI.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/A.PALEVI_MUHIM_SORULARN_CEVABI.pdf> Cevat_Rifat_Atilhan-Menemen_Hadisesinin_Ic_Yuzu.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Cevat_Rifat_Atilhan-Menemen_Hadisesinin_Ic_Yuzu.epub> Erturk_Aksun-Ates_Gunes_ve_Ada.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Erturk_Aksun-Ates_Gunes_ve_Ada.epub> Jules_Verne-2890_Yilinda.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Jules_Verne-2890_Yilinda.epub> Stefan_Zweig-Bilinmeyen_Bir_Kadinin_Mektubu.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Stefan_Zweig-Bilinmeyen_Bir_Kadinin_Mektubu.epub> osho_provakator_mistik.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/osho_provakator_mistik.epub> Ferhenga-Desti-a-Kurdish-Kurdish-Dictionary-by-Umid-Demirhan.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Ferhenga-Desti-a-Kurdish-Kurdish-Dictionary-by-Umid-Demirhan.pdf> Richard_Brautigan-Willard_ve_Onun_Bowling_Kupalari.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Richard_Brautigan-Willard_ve_Onun_Bowling_Kupalari.epub> Orhan_Veli-Yalniz_Seni_Ariyorum.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Orhan_Veli-Yalniz_Seni_Ariyorum.pdf> Gunes_Ulkesi-Tommaso_Campanella.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Gunes_Ulkesi-Tommaso_Campanella.epub> Nazim_Hikmet-Yasamak_Guzel_Sey_Bekardesim.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Nazim_Hikmet-Yasamak_Guzel_Sey_Bekardesim.pdf> Nazim_Hikmet_15_Kan_Konusmaz.epub <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Nazim_Hikmet_15_Kan_Konusmaz.epub> Korluk-Jose_Saramago.mobi <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Korluk-Jose_Saramago.mobi> Babil_Kitapligi_12_Villiers_de_L_isle-Adam-Son_Senliklerin_DavetlisiCS_.pdf <http://insulaelibertatis.com/KitaKita/Babil_Kitapligi_12_Villiers_de_L_isle-Adam-Son_Senliklerin_DavetlisiCS_.pdf> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - OrajKalip - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Grup eposta komutlari ve adresleri /* */: /* */ /* */Gruba mesaj gondermek icin /* */: /* */ozgur-gundem@googlegroups.com/* */Gruba uye olmak icin /* */: /* */ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com/* */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* */0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc>/* */Grup Sayfamiz /* */: /* */https://groups.google.com/g/ozgur-gundem//* */Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz /* */: /* */http://orajpoyraz.blogspot.com//* ///Özgürlük adam, henüz yeni kurdum. Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. /// */: /* */http://insulaelibertatis.com//* Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. : http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/