19 Ağustos 2026 Çarşamba

Fransa’da Epstein’in suç ortağı olarak biliniyordu: Daniel Siad evinde ölü bulundu

*Fransa’da Epstein’in suç ortağı olarak biliniyordu: Daniel Siad evinde ölü bulundu* ABD'de kız çocuklarına yönelik istismar ağı kurduğu suçlamasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan Epstein dosyalarında 2 bin 90 kez adı geçen ve Jeffrey Epstein’ın suç ortağı olduğu düşünülen Daniel Siad, Fransa’da evinde ölü bulundu. ABD'de kız çocuklarına yönelik istismar ağı kurduğu suçlamasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein’in model avcısı olarak bilinen Daniel Siad’ın evinde ölü bulunduğu bildirildi. Fransız basınında yer alan haberlere göre, ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı Epstein dosyalarında 2 binden fazla kez adı geçen ve Epstein’in işlediği suçlara ortak olduğu düşünülen Daniel Siad ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Epstein ile bağlantılı suçların yanı sıra cinsel şiddet suçlamalarıyla da soruşturma altında olan 69 yaşındaki İsveç vatandaşı Siad, Paris yakınlarındaki Hauts-de-Seine vilayetine bağlı Colombes’daki evinde 20 Temmuz’da ölü bulundu. Siad’ın ölüm nedenine ilişkin henüz bir açıklama yapılmazken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. /*Epstein dosyalarında 2 bin 90 kez adı geçiyor*/ Epstein dosyaları, cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlarından hüküm giymiş ABD’li milyarderin yoğun şekilde Daniel Siad ile temasta olduğunu ve genç kadınlara ulaşmak için Siad’ı aracı olarak kullandığını ortaya koymuştu. Yazışmalarda Siad’ın Epstein’e modellik yapmaya hazır olan reşit olmayan kızlardan bahsettiği görülmüştü. Epstein dosyalarında 2 bin 90 kez adı geçen Siad’ın Fransız model ajansı yöneticisi Jean-Luc Brunel ile çalıştığı biliniyordu. Brunel de çocuklara ve modellere yönelik cinsel saldırıda bulunmaktan suçlanmış ve Fransa’da kaldığı hapishanede 2022’de ölü bulunmuştu. /*Jeffrey Epstein olayı*/ En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York’taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10-Ağustos-2019’da ölü bulunmuştu. Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan müşteri listesinin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı. *(AA)* /*https://www.evrensel.net/haber/5993242/fransa-da-epstein-in-suc-ortagi-olarak-biliniyordu-daniel-siad-evinde-olu-bulundu*/ - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

İran’a saldırılar aralıksız sürüyor: Trump’ın hedef olarak açıkladığı Kazma Dağı neden önemli?

*İran’a saldırılar aralıksız sürüyor: Trump’ın hedef olarak açıkladığı Kazma Dağı neden önemli?* https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/355784.jpg Kazma Dağı ABD'nin İran’a yönelik saldırıları sürerken Trump, bir sonraki hedef olarak Kazma Dağı’nı işaret etti. Peki, İran’ın nükleer programı açısından Kazma Dağı neden önemli? ABD, salı gecesi geç saatlerde İran’a karşı üst üste 11’inci gece saldırı düzenlerken, Tahran ise ABD’yi nükleer tesislerini hedef almaması konusunda uyardı. İran devlet medyası, başkent Tahran’da hava savunma sistemlerinin devreye sokulduğunu bildirdi. Kuzeybatıdaki Tebriz kentinde, güneydoğudaki Çabahar ve Konarak limanlarında ve İran’ın tek nükleer santralinin bulunduğu güneydeki Buşehr kentinde de patlamalar yaşandığı duyuruldu. https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/355775.jpg JJJTrump: O bölgeye şiddetli bir şekilde saldıracağız Öte yandan Trump, bir sonraki askeri hedefin, İran’ın /*beyan edilmemiş bir zenginleştirme tesisi inşa ettiğinden şüphelenilen*/ yeraltı nükleer tesisi olan /*Pickaxe Mountain/Kazma Dağı*/ olarak bilinen kompleks olabileceğini söyledi. Trump, Beyaz Saray’da Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aun ile yaptığı görüşme sırasında gazetecilere hitaben, /*O bölgeye çok yakında ve çok şiddetli bir şekilde saldıracağız*/ dedi. Trump, normalde hedefleri açıklamayacağını ancak /*bununla ilgili yapabilecekleri hiçbir şey olmadığını*/ da sözlerine ekledi. Üzerlerinde İran bayrağı ve işaretleri bulunan iki askeri füze, mavi gökyüzü önünde askeri rampalara yerleştirilmiş. Arka planda dikey bir füze daha görünmekte. https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/338835.jpg Bunun üzerine İran, misilleme yapacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonu IRIB’in haberine göre, İran’ın Khatam Al-Anbiya askeri komutanlığı, böyle bir saldırıyı /*bölgedeki savaşın genişlemesi*/ olarak değerlendireceğini belirterek, /*Amerika’nın, müttefiklerinin ve destekçilerinin tüm çıkarlarına*/ yönelik saldırılarla tehdit etti. https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/354486.jpg Buşehr Nükleer Santrali JJJKazma Dağı’nda neler oluyor? ABD'nin 22-Haziran-2025’te düzenlediği saldırılarda Fordo, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesisler hedef alınmış, ABD ve İsrail yönetimleri bu saldırıların İran’ın nükleer programına ciddi darbe vurduğunu ileri sürmüştü. Ancak daha sonra uydu görüntülerinde Natanz Nükleer Santrali’ne bir buçuk kilometre uzaklıkta bulunan Kazma Dağı çevresinde yeni inşaat ve tahkimat faaliyetleri tespit edilmişti. Uluslararası basında yer alan analizlerde, dağın içindeki tünel girişlerinin hava saldırılarına karşı toprak ve kaya ile güçlendirildiği, bölgede ağır iş makineleri ile kazı çalışmalarının sürdüğü iddia edildi. https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/355783.jpg nükleer santrifüj İsrail istihbaratının da İran’ın çok sayıda son teknoloji nükleer santrifüjü Kazma Dağı’na taşıdığı, yerin derinliklerine gömdüğü ve böylece hava saldırılarında hedef alınmalarını zorlaştırdığı yönünde iddiaları bulunuyor. AA’nın haberine göre, dağın en önemli özelliği sert granit yapısına sahip olması. İran’ın dağın altında 80 ila 100 metre derinliğe kadar kazı yaptığı iddia ediliyor. Dağın toplam derinliğinin ise 600 metreye kadar ulaştığı belirtiliyor. https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/353269.jpg karabiga termik santrali Dağın içindeki kazı çalışmalarının ilk olarak 2007 yılında planlandığı ancak kazıların sistematik olarak 2020 yılında başladığı ifade ediliyor. İran’ın, Natanz Nükleer Santrali’nde 2020-ve-2021 yıllarında gerçekleştirilen sabotaj eylemleri nedeniyle önemli santrifüjlerini güvence altına almak için Natanz’a oldukça yakın Kazma Dağı’nın içine taşıdığı iddia ediliyor. https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/354289.jpg JJJİran: ABD ile mesaj alışverişi sürüyor İran İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Ali Zeynivend, ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelere ilişkin, /*Mesaj alışverişi ve arabuluculuk girişimleri devam ediyor*/ dedi. İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Zeynivend, başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında konuştu. Bakan, /*Mesaj alışverişi ve arabuluculuk girişimleri devam ediyor. Diplomasi durmaz*/ ifadelerini kullandı. Savaş alanının diplomasiyi desteklediğini, diplomasinin de elde edilen kazanımları güçlendirdiğini söyleyen Zeynivend, diplomasinin hiçbir koşulda durdurulamayacağını ifade etti. /*https://www.evrensel.net/haber/5993240/irana-saldirilar-araliksiz-suruyor-trumpin-hedef-olarak-acikladigi-kazma-dagi-neden-onemli?s=7*/ <https://www.evrensel.net/haber/5993240/irana-saldirilar-araliksiz-suruyor-trumpin-hedef-olarak-acikladigi-kazma-dagi-neden-onemli?s=7> -- - - - - - - - - - - - - - - - - Organizasyon kurma hakkı vazgeçilmez bir hak ve özgürlüktür ~Alexis de Tocqueville~ - - - - - - - - - - - - - - - - Risale-i Nur’un 129 parcasi Kuran’dan uzanan elektrik telinin ucuna takilan 129 elektrik lambasi gibidir… Bu oyle bir kitaptir ki insanlari karanliktan isiga cikarsin diye sana indirdik (Secde suresi ) …. Said-i Nursi’ye gore bu ayetlerdeki nur , yani ISIK sozuyle anlatilmak istenen yine Risale-i Nur’dur.. Bu oyle bir kitaptir ki sen onunla insanlari Risale-i Nur’un isigina cikarasin diye sana indirdikAllah’a cagiran , guzel isler yapan ve ben muslumanlardanim diyen kimsenin sozunden daha guzel ne olabilir (Fuss. suresi 33.ayet) ~Said-i Nursi~ - - - - - - - - - - - - - - - - YILMAZ ÖZDİL : YÖNÜNÜ ŞAŞIRAN OK… 14 Haziran 2020 Bugün size bir kitap tanıtacağım. İsmi… Yönünü Şaşıran Ok ★ Alt başlığında Fetö Kılıçdaroğlu ve arkadaşları yazıyor. ★ 2018 yılında piyasaya çıktı. Bir ihanetin anatomisi sloganıyla reklamları yapıldı. Fetö ve siyasi ayağının deşifresi sloganıyla reklamları yapıldı. İstanbul’un bütün caddeleri bütün metrobüs bilboardları bu reklamlarla donatıldı. ★ Basın bülteninde şunlar yazıyordu: Siyasal hayatımıza damga vuran en önemli hadise Fetö’nün ülkemizi ele geçirme çabası oldu. Bizler devletimizin işgal girişimine karşı görüş farklarımızı bir yana bırakıp tek millet seslenişini şiar edinmişken Chp’yle Fetö söylem birlikteliğine girdi. Elinizde tuttuğunuz bu kitap belleğinizi tazeleyecek. Fetö’yle birlikte tüm siyasetini hakikati zedelemek üzerine inşa eden Chp’nin perde arkasında hangi gayrimeşru ve antidemokratik operasyonları gerçekleştirdiğini belgeler ışığında hatırlatacak. ★ Yandaş medyada geniş geniş haber yapıldı. Yazarıyla röportajlar yapıldı. ★ Kitabın araştırmacı yazarı Chp’yle Fetö’nün ilişkilerini belgeleriyle tek tek ortaya koydum diyordu. Fetö’nün siyasi partileri ele geçirmek için Akp Mhp ve Chp’ye yönelik operasyonlar yaptığını ancak sadece Chp’de başarılı olduğunu anlatıyordu. Toplumsal ve siyasi olayların Fetö tarafından pişirildiğini Chp tarafından topluma taşındığını anlatıyordu. Chp’nin Fetö’den aldığı talimatlarla uluslararası basına cephane taşıdığını anlatıyordu. Chp’nin Fetö’yle mücadelede asla samimi olmadığını daima Fetö’ye sahip çıktığını sadece söylem birliğinde değil aynı zamanda eylem birliğinde olduğunu Chp’nin operasyon aparatı olduğunu anlatıyordu. ★ Özetle bu kitap… Chp’nin tamamen Fetö’ye çalıştığını beraber hareket ettiklerini anlatıyordu. ★ Chp’nin Fetö adına yalanlar söyleyerek halkı kandırdığını anlatıyordu. ★ Şimdi sıkı durun lütfen… Bu kitabın yazarı kim biliyor musunuz? ★ Emre Cemil Ayvalı… ★ Hani şu yandaş televizyon ekranına çıkıp kumpasları açık açık itiraf eden… Akp’yle Fetö’nün bilerek kolkola girdiğini söyleyen… Bir tarafta Kemalist gelenek vardı bir tarafta Fetö vardı bunları birbirine kırdırmak suretiyle yol almak mecburiyetinde kaldık diyen… Kemalistlere karşı Fetö’cülerle işbirliği yaptıklarını söyleyen Emre Cemil Ayvalı… ★ Evet… Bu korkunç günahları ekranda açık açık itiraf eden Akp Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı sıfatını taşıyan Emre Cemil Ayvalı… ★ Evet… Utanmadan Yönünü Şaşıran Ok diye kitap yazdı. Chp’nin Fetö aparatı olduğunu söyledi. İhanetin anatomisi diye reklam yaptı. Fetö ve siyasi ayağının deşifresi diye reklam yaptı… Şimdi de hiç utanmadan Akp olarak Kemalistlere karşı bilerek Fetö’yle kol kola girdik diyor… ★ Ok yönünü şaşırmadı ama… İhanetin anatomisini yazan bu arkadaşı Allah fena şaşırtmış hakikaten… https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/yilmaz-ozdil/yonunu-sasiran-ok-5873317/ - - - - - - - - - - - - - - - - Hiç Giyinmeyen Bir Güzel, En İyi Biçimde Giyinmiş Demektir. ~PHİNEAS FLETCHER~ - - - - - - - - - - - - - - - - SOL EL İLEN YEMEK YİMEYİN GÜNAF… https://www.youtube.com/watch?v=dXYEozobgKs - - - - - - - - - - - - - - - - Yok, yok. Dedim zincir durur, dedi boynumda, Dedim ölüm vardır, dedi yolumda, Dedim bilezikçe? Dedi kolumda, Dedim korkar mısın? O dedi yok-yok. Dedim niçin korkmazsın? Dedi Tanrım var, Dedim ya nicesi (dahası)? Dedi halkım var, Dedim daha yok mu? Dedi ruhum var, Dedim şükran (memnun) mısın? O didi yok-yok. Dedim istek nedir? Dedi gülümdür, Dedim çelişmek (savaşmak) var? Dedi yolumdur, Dedim Ötkür neyin? Dedi kulumdur, Dedim satar mısın? O didi yok-yok. ~Bildiğimiz bir Türkü, fakat Uygur Türklerinin ağzından.~ - - - - - - - - - - - - - - - - SOM ALİ’NİN BORCU https://www.youtube.com/watch?v=BmRYRZLlkb0 - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Benim ofkem gecelerin beyidir, kalkar bi tek cocuk aglasa! Iste bak bu anasiz yasa, kanuninin degil bizimdir. ~Can YUCEL~ - - - - - - - - - - - - - - - - Mutluluk kendi içinde bir çeşit şükrandır. ~Joseph Wood Krutch~ - - - - - - - - - - - - - - - - Turk Milleti bagimsiz yasamis ve bagimsizligi varolmalarinin yegane kosulu olarak kabul etmis cesur insanlarin torunlaridir. Bu millet hicbir zaman hur olmadan yasamamistir, yasayamaz ve yasamayacaktir. ~K.Ataturk~ - - - - - - - <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> - - - - - - - Babilde_olum_Istanbulda_Ask-Iskender_Pala.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Babilde_olum_Istanbulda_Ask-Iskender_Pala.epub> Tevfik_Cavdar-Osmanlilarin_Yari-Somurge_Olusu.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tevfik_Cavdar-Osmanlilarin_Yari-Somurge_Olusu.pdf> Cimri-Moliere.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Cimri-Moliere.epub> Arthur_Conan_Doyle-Sherlock_Holmes_Toplu_Oykuler.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Arthur_Conan_Doyle-Sherlock_Holmes_Toplu_Oykuler.epub> Sevda_Sener-_Insani_Gecitlerde_Sinayan_Sanat_Dram_Sanati.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Sevda_Sener-_Insani_Gecitlerde_Sinayan_Sanat_Dram_Sanati.pdf> ARAPCA_OGRENIYORUM.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/ARAPCA_OGRENIYORUM.pdf> Ariel_Dorfman-DULLAR.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Ariel_Dorfman-DULLAR.pdf> Harry_Potter_ve_Melez_Prens-J._K._Rowling.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Harry_Potter_ve_Melez_Prens-J._K._Rowling.mobi> Anton_Cehov-VANYA_DAYI.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Anton_Cehov-VANYA_DAYI.pdf> Resat_Nuri_Guntekin-Yaprak_Dokumu.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Resat_Nuri_Guntekin-Yaprak_Dokumu.pdf> Ravenloft_7-P._N._Elrod-Ben_Strahd._Bir_Vampirin_Anilari.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Ravenloft_7-P._N._Elrod-Ben_Strahd._Bir_Vampirin_Anilari.epub> Dean_Koontz-Seytanin_Dansi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Dean_Koontz-Seytanin_Dansi.epub> Haldun_Taner-Kesanli_Ali_Destani.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Haldun_Taner-Kesanli_Ali_Destani.pdf> Samuel_Beckett-Godot_yu_Beklerken-2.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Samuel_Beckett-Godot_yu_Beklerken-2.pdf> Stephen_King-Kara_Kule_3_Corak_Topraklar.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Stephen_King-Kara_Kule_3_Corak_Topraklar.epub> Belgelerle_Mustafa_Kemal_Ataturk_1916-1922_.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Belgelerle_Mustafa_Kemal_Ataturk_1916-1922_.pdf> Hermann_Hesse-Knulp.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Hermann_Hesse-Knulp.epub> Esref_Ali_Tanevi-Hadislerle_Tasavvuf.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Esref_Ali_Tanevi-Hadislerle_Tasavvuf.pdf> Tip_turkce.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tip_turkce.pdf> Mehmet_BAYDUR-Yangin_Yerinde_Orkideler.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Mehmet_BAYDUR-Yangin_Yerinde_Orkideler.doc> DOSYA_UZANTILARI_VE_ANLAMLARI_1_.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/DOSYA_UZANTILARI_VE_ANLAMLARI_1_.pdf> Ben_O_yum-Maharaj.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Ben_O_yum-Maharaj.epub> Herman_Melville-Moby_Dick.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Herman_Melville-Moby_Dick.epub> Persian_Literature.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Persian_Literature.pdf> Ayfer_Tunc-Annemler_Size_Gelecek.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Ayfer_Tunc-Annemler_Size_Gelecek.epub> JK_Rowling-Harry_Potter_ve_Olum_Yadigarlari.epub <https://erkin.cc/KitaKita/JK_Rowling-Harry_Potter_ve_Olum_Yadigarlari.epub> Christopher_Paolini-Miras_Dongusu_4_Miras.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Christopher_Paolini-Miras_Dongusu_4_Miras.epub> Alexandre_Dumas-The_Count_of_Monte_Cristo.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Alexandre_Dumas-The_Count_of_Monte_Cristo.epub> Fyodor_Mihailovic_Dostoyevski-Ecinniler_I.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Fyodor_Mihailovic_Dostoyevski-Ecinniler_I.epub> Tennessee_Williams-Yaz_ve_Duman.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tennessee_Williams-Yaz_ve_Duman.pdf> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Kahraman gazilerine böyle kötü muamele ve saygısızlık eden başka bir iktidar olabilir mi?

Ankara Bilkent Gazi Uyumevi Bölgesi. Kahraman gazilerine böyle kötü muamele ve saygısızlık eden başka bir iktidar olabilir mi? - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

CHP’li Yüksel Taşkın bakın Kemalizm’i nasıl hedef almış: Irkçı, dışlayıcı

CHP’li Yüksel Taşkın bakın Kemalizm’i nasıl hedef almış: Irkçı, dışlayıcı

CHP’nin 2020’de Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Yüksel Taşkın’ın Kemalizm’e yönelik “dışlayıcı” ve “ırkçı” sözleri yeniden gündemde... Politika(Sol)

22-Mart-2022,

CHP’nin 2020’de Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Yüksel Taşkın’ın 2008 yılında verdiği bir röportaj yeniden gündeme geldi.

Taşkın o röportajda Kemalizm’i “ırkçı” ve “dışlayıcı” söyleriyle hedef alıyor.


Kemalizm baştan beri dışlayıcıdır. Kemalizm azınlıklarla ve farklı etnik kimliklerle bir arada yaşama meselesini çözememiştir. Azınlıkların Türkiye’den gitmesiyle vatan ve millet olunabileceği vurgusuna sahiptir. Kemalizm’in dışlayıcı bir etnik milliyetçiliğe ve ırkçılığa kayabilme potansiyeli var. Özellikle uluslararası meseleler devreye girip de korku ve sıkışma yaşandığında ya da Kürt sorununda sıkıştığında Kemalizm’in ırkçı tarafı ortaya çıkıyor.”


Taşkın, Tanıl Bora ile yazdığı “Sağ Kemalizm” başlıklı makalesinde de şu ifadeleri kullanıyor:

Seçkinci, atavist(atacı) ve faşizan öğelerle eklemlenen otoriteryanizmi, etnisist-kültüralist açılımları belirgin milliyetçiliği düşünüldüğünde, Kemalizmin esasen sağcı olduğunu ileri sürmek de pekala mümkündür.”

Yüksel Taşkın 2014 yılında Hayat Tv’de katıldığı programda da, CHP’nin özellikle Baykal döneminde kendini yenilemediğini, CHP’nin HDP gibi yapılarla yan yana gelinebilecek bir ortamın oluşması gerektiğini söylemişti. Siyaset

https://cdn.veryansintv.com/2022/03/WhatsApp-Video-2022-03-22-at-01.10.32.mp4

Yüksel Taşkın’ın, FETÖ’nün Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarının tetikçisi Taraf’ın yazarı olduğu da ortaya çıkmıştı.

https://www.veryansintv.com/chpli-yuksel-taskin-bakin-kemalizmi-nasil-hedef-almis-irkci-dislayici


--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Siddet gostermeksizin kuvvetli, zayiflik belirtmeksizin yumusak ol.

~Hz.Omer~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Martılara attığım simit, önüne süt bıraktığım yavru kediler, Ve sana verdiğim değer, Hayvan severlik bu olsa gerek.!

~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Veto
Engelliyorum…

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bilinçleninceye dek başkaldıramayacaklar, başkaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler.
( Bu kısım kitapta Proleterler için söylenmiştir.)

~George Orwell-1984~

- - - - - - - - - - - - - - - -

SELAMIN ALEYKÜM RAİF ABİ

https://www.youtube.com/watch?v=rAe1qIMWOus

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yeni alet almadan, kaybettiğiniz eski aleti bulmanız mümkün değildir.

MURPHY KANUNLARINDAN
Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir.
Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır.
1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi.
İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981).
Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu.
Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi.
Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı.
Bir kaç ay içinde "Murphynin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Parmak gunesi gosterir de sen parmaga bakarsan, aptalsin demektir.
Gunese bakarsan daha da aptalsin.
Bakman gereken sey, gunesle parmak arasindaki mesafeden ucan kustur.

~Zapatista deyisi~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, muritler, meczuplar memleketi olamaz.
En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

~Mustafa Kemal ATATÜRK~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kotuler, kendilerine tahammul edildikce daha cok azarlar.

~Tolstoy~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir.
Benim fikirlerimi ve duygularımı anlıyorsanız ve duyuyorsanız bu yeterlidir.

~Mustafa Kemal ATATÜRK
(D.19 Mayıs 1881, Selânik – Ö.10 Kasım 1938, İstanbul)~

- - - - - - -







- - - - - - -

Gogol-Bir_Delinin_Hatira_Defteri.pdf
Stephan_Hawking-Zamanin_Daha_Kisa_Tarihi.epub
William_Shakespeare-Yanlisliklar_Komedyasi.epub
Henri_Charriere-Kelebek.epub
Platon_Eflatun_-Sokrates_in_savunmasi.pdf
Kyron_2.Kitap-Bir_Insan_Gibi_Dusunmeyin.pdf
Ask-Elif_Safak.epub
Mehmet_BAL-VEKIL_MUHTAR_SEFER_NEFER.DOC
R._A._Salvatore-Unutulmus_Diyarlar-04-Buzyeli_Vadisi_Serisi-1-Kristal_Parcasi.epub
Aiskhylos-Eumenidler.pdf
Organon_1-Aristoteles.mobi
Forrest_Gump-John_Escott.epub
Ayhan_Koc-Hic_Kimsenin_Krali.epub
Joan_D._Vinge-Amber_Gozler.mobi
SEYYID_EYYUB_BIN_SIDDIK-12MENAKIB-I_CIHAR_YAR-I_GUZIN.epub
Albert_Camus-Sisifos_Soylemi.pdf
Bulent_Usta-rezervuar_Kanisleri_1.doc
ARZACH_MILLS-Bes_Cayi_Yazilari.epub
Can_DOGAN-Barisa_Sans_Verin.doc
Avamil_Curcani-ARAPCAL_Ebu_Abdulmumin_Tekin_Mihci.pdf
Thinking_French_Translation_A_Course_in_Translation_Method.pdf
Mulksuzler-Ursula_K_Leguin.epub
Her_Cikolata_Yenmez-Sevil_Atasoy.epub
Turkiye_Buyulu_Hapishanem-Yalcin_Kucuk.epub
V._S._Ramachandran-Oykucu_Beyin.pdf
Klasik_Turk_Muzikisi_PDF.pdf
Boleyn_Kizi-Philippa_Gregory.epub
Tembellik_Hakki-Bilinmiyor.epub
<="" tbody="">
Burak_Buyukdemir-Kumesteki_Kartal_Neden_Ucamaz.epub

- - - - - - -

"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc



NECDET TOPÇUOĞLU - TÜRK, KÜRT, ARAP FEDERASYONUNU DAYATANLAR

NECDET TOPÇUOĞLU - TÜRK, KÜRT, ARAP FEDERASYONUNU DAYATANLAR

Bu makaleyi ilk defa 2000 yılında yazmıştım. O yıllarda sosyal medya pek yaygın değildi. İlk defa "Gazete Ordu" da yayımlanmıştır. Daha sonra isteyenlere e-mail olarak gönderdim. Nokta Dergisi de izin alarak yayımlamıştır. Bu sabah bir dostum aradı ve makaleyi tekrar okuduğunu söyledi. Özellikle ABD'li generalin "federasyon" ile ilgili söylediklerine dikkat çekti. "Federasyon" emperyalizmin hep aklındaymış. Erdoğan da şimdi Türk, Kürt, Arap Federasyonuna atıf yapmaktadır. Bu yazıyı dikkatlerinize tekrar sunuyorum. Ayrıca makalede Mustafa Koç’un adı geçmektedir. Onun da 22 Ocak ölüm yıldönümüdür. Kendisini rahmetle anıyorum, ruhu şad olsun.

1999 yılında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında Müsteşar Yardımcısı olarak görev yaptığım dönemdi. Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) toplantılarının birincisi Ankara, Hilton Otelinde yapılmıştı. Bakanlığı temsilen ben katılmış ve “Türkiye’de Tarım” konulu İngilizce bir sunum yapmıştım. Aynı yıl DEİK toplantısının ikincisi ABD’de Washıngton D.C, Grand Hayat Otelde yapılacaktı.

O dönem DEİK eş başkanı rahmetli Mustafa Koç idi. Bakanlığımıza DEİK eş başkanı Sayın Mustafa Koç tarafından bir yazı gönderilerek: " Bakanlığınız Müsteşar Yardımcısı Necdet Topçuoğlu tarafından birinci DEİK toplantısında yapılan sunumun, ABD’ de yapılacak ikinci toplantıda da yapılması istenmektedir. Her türlü masrafı DEİK tarafından karşılanmak üzere adı geçen Müsteşar Yardımcısının görevlendirilmesi talep edilmektedir" deniliyordu.

Dönemin Tarım ve Köy İşleri Bakanı Sayın Mahmut Erdir beni makamına çağırdı. Yazıyı bana verdi ve incele de görüşelim dedi. "tamam Sayın Bakanım! "dedim ve ayrıldım. Bir süre sonra incelediğim yazı ile birlikte, tekrar Bakanın odasına gittim. "ne yaptın?" dedi. "efendim davet Özel Sektörden geliyor. Masrafların DEİK tarafından karşılanmasını kabul etmemiz doğru olmaz; ancak, Personel Genel Müdürüne sordum bütçenin ilk yarısı, yurt dışı ödeneğinde, paramız kalmamış. Bu nedenle o toplantıya katılma imkanımız görünmüyor!" dedim.

Sayın Bakan: " olmaz öyle şey dedi, bu gün Cuma sen gidecekmiş gibi hazırlıklarını yap, ben Dışişleri Bakanı İsmail Cem bey ile görüşür sorunu çözerim!" dedi. Cumartesi öğleden sonra evin bahçesinde kendi arabamızı yıkıyordum ki Sayın Bakan aradı. "ne yapıyorsun?" dedi. "efendim arabayı yıkıyorum" dedim. "Müsteşar arabamı yıkar, bırak yıkasınlar" dedi. "efendim biz alışmışız öyle de gidiyor!" dedim. "şimdi benİsmail Cem Bey ile görüştüm. Ödenek sorununu hallettim. Sen pazartesi Bakanlığa uğramadan doğru hava alanına gidiyorsun, seni orada Dış İşleri görevlileri karşılayacaklar ve yardımcı olacaklar..." dedi.

"Baş üstüne efendim!" dedim ve vedalaştık. ABD Washington D.C Grand Hayat Otele gittim ve Bakanlığımız adına sunumu tekrar yaptım. Rahmetli Mustafa Koç ve yeni tanıştığım Cüneyt Zapsu kürsüden inince ilk tebrik edenler oldu. Kalabalık bir Türk heyeti vardı. Birçok farklı konularda sunumlar yapılıyordu. O dönemde ABD Kansas’dan Ranagra firması hayvancılık yapmak üzere, Türkiye’den arazi kiralamak ve özellikle de TİGEM’in Iğdır’da bulunan Kazımkarabekir İşletmesini istiyordu.

O işletmemiz Ermenistan, İran, Nahçivan sınırında ve güvenlik açısından stratejik bir işletmedir. Heyetler arası görüşmelerde Türk tarafına ben başkanlık ediyordum. O işletmeyi kiralayabilmek için ABD’nin Ankara Büyükelçisi Marc Parris bile devredeydi... Ben de onlara, madem hayvancılık yapacaksınız size sınırdan uzak olan Muş Alpaslan İşletmesini verelim diyordum. Yok! amacınız hayvancılık dışında başka konuları kapsıyorsa, o zaman, bu görüşmelere Genel Kurmay, MİT Müsteşarlığı ve İçişleri Bakanlığı’nı da dahil etmek zorundayız. Sınır güvenliğimiz önemlidir ve Bakanlık kararını aşar. Devlet meselesi haline gelir diye açıklamada bulundum.

Bu görüşmeler sırasında ne Sayın Bakandan, nede Hükumetten bir müdahale görmüyorduk. Bize, milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa o konuya odaklanın deniliyordu.... İşte o Ranagra Firmasının temsilcisi beni Washinton’da buldu. Bu toplantılar çerçevesinde düzenlenen “altın kahvaltı” var. Bende bir adet fazla davetiye var. Sizi oraya davet ediyorum dedi. Ben de sizin bizim Bakanlığımızla iş yapmak için talebiniz var. Bu kahvaltı nedir bilmiyorum. Ayrıca ben davetli değilim. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımıza ve Büyükelçimize danışmam lazım dedim...

O dönem Sayın Baki İlkin Bey Washington Büyükelçimiz idi. Hemen yakınımızdaydı sordum, gerekli bilgiyi aldım ve katılamayacağımı bildirdim. Sonra Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı bir davetiye getirdi. Sayın Müsteşarım bizim davetlimizsiniz dedi ve beni katılmaya ikna etti. “altın kahvaltı” 1000 dolar. Kendi paramla katılma imkanım hiç yoktu! İçeriye girdik, gösterilen yere oturdum. Üzerimde ilk defa böyle bir kahvaltıya katılmanın şaşkınlığı vardı.

Oturum Başkanı ABD Dışişleri Bakanı James Baker’in eşi bayan senatör Keziban Baker idi. Etrafıma bir baktım. Tanıyabildiklerimden Erkut Yücaoğlu, Selçuk Yaşar’ın kızı Feyhan Kalpaklıoğlu, Cüneyt Zapsu, Üzeyir Garih, Ulaştırma Müsteşarı Süreyya Yücel Özden ve dışişleri mensupları vardı... Usül gereği oturumun konuk konuşmacısı emekli bir ABD Generaliydi. Başkan Generali kürsüye davet etti.

General konuşmasında Balkanlar ve Ortadoğu gelişmelerini ele alıyordu. Konuşmasının bir yerinde Yugoslavya’nın parçalanmasını anlatmaya başladı. Konuyu Bosna Hersek noktasına taşıdı. Hemen oradan Türkiye’nin Güneydoğu sorununa değinip, “Bosna Hersek sorunu ile Kürt sorunu tam olarak birbirinin benzeridir!..” diye cümleyi bağladı... Bu gerekçe ile Türkiye’de bir federasyona gidilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Etrafa bir baktım Türk temsilcilerde bir hareketlilik yoktu!.. Benim sağ tarafımda rahmetli Üzeyir Garih oturuyordu ve sarı bir zarfın üzerine çeşitli karalamalar ve notlar yazıp çiziyordu. "Beyefendi bakar mısınız adam küfür gibi laflar ediyor, kimseden ses çıkmıyor!".. dedim. "Evet! Duydum ve çok rahatsız oldum." dedi.

Ben Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısıyım. Bu kahvaltıya sonradan özel davet edildim. Burada bana söz düşmez dedim. Rahmetli Üzeyir Garih dedi ki, ne söylemek gerekir Sayın Müsteşarım, bana söyleyin, söz alıp ben söyleyeyim, benim söz hakkım var!.." dedi. Efendim “esas benzerlik, Bosna Hersek sorunu ile sözde Kürt sorunu arasında değil, Miloseviç ile Abdullah Öcalan arsında var; çünkü her ikisi de kandan besleniyorlar, demek lazım!.." dedim.

Rahmetli hemen zarfın üstüne not aldı. Konuşmacı Generalin sunumu bitip yerine oturmasından sonra elini kaldırıp; " senatör söz istiyorum!" dedi. Senatör Keziban Baker, yerinizden mi, kürsüden mi konuşmak istersiniz diye sordu. "yerimden senatör." dedi. Senatör, ben Yahudi kökenli Türk vatandaşıyım. Alarko holding yönetim kurulu başkanıyım. "80 yıldır biz Türkiye’de ticaret ile meşgulüz. Kazanıyoruz, vergimizi veriyoruz. Hiç bir sorunumuz yok. Hukuk önünde hür ve eşit Türk vatandaşlarıyız!" dedi.

Konuşmasına, benim ülkemde herhangi bir etnik ayrım, inanç ayrımı söz konusu değildir. Kürt yurttaşlarımızdan Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, Ordu Komutanı, zengin iş adamları çıkmıştır. Her yurttaş yeteneği ölçüsünde fırsat eşitliğine sahiptir. Bu nedenle senatör, sayın generalin “Yugoslavya’nın Bosna Hersek sorunu ile Türkiye’nin sözde Kürt sorunu arasında bir benzerlik var!” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirtmek istiyorum; ancak senatör, general bir benzerlik arıyorsa, ben kendisine adres vermek istiyorum. Esas benzerlik; “Miloseviç ile Abdullah Öcalan arasında var; çünkü ikisi de kandan besleniyorlar” dedi!.." salon buz kesti. Ölüm sessizliği oluşmuştu!.. "teşekkür ederim senatör!" dedi.

Üzeyir Garih otururken ben ayağa kalktım ve kendisini tebrik ettim! bir de baktık ki o General söz almadan koşar adım kürsüye gidiyor... kürsüye varır varmaz, rahmetli Üzeyir Garih’e parmak sallayarak: “ısrar ediyorum ki, Bosna Hersek sorunu ile Kürt sorunu arasında bir benzerlik var!” dedi. ve yerine döndü!.. rahmetli Üzeyir Garih ayağa kalkarak, senatör, ben generale cevap vermedim, salondaki saygıdeğer heyet yanlış bilgilenmesin diye doğruları açıkladım, mesele budur. Teşekkür ederim! senatör dedi.

Bana göre Üzeyir Garih çok değerli bir millî görevi yerine getirmiş oldu. Bu toplantıdan sonra rahmetli Mustafa Koç başta olmak üzere, Türk heyetinden birçok kişi rahmetli Üzeyir Garih’i tebrik ettiler. Rahmetli ile bizim aramızda da bir dostluk köprüsü kuruldu. Karşılıklı yazışmalar, tebrikleşmeler, İstanbul’a gittiğimde ziyaretler oluyordu. Bir defasında beni Piyer Loti’ye kahve içmeye götürdü. Hayat hikâyesini ve İshak Alaton ile iş ortaklığından söz etti. Eyüp Sultan’da Küçük Hüseyin Efendi’nin türbesinin bakımı ile yakından ilgilendiğini anlattı... Çok şaşırmıştım. Bir Yahudi kökenli iş adamı türbenin bakımı ile ilgileniyordu.

Aklımdan geçti ama, efendim siz ki bu kadar ünlü, tanınan bir iş adamısınız, neden korumasız sade vatandaş gibi geziyorsunuz diyemedim. Sanıyorum bir yıl sonra Eyüp Mezarlığında Küçük Hüseyin Efendinin türbesi yakınında çarşı iznine çıkan bir asker tarafından bıçaklanarak öldürüldü... "katil ifadesinde para istedim, vermedi. Onun için öldürdüm" dedi. Ama bu hiç inandırıcı bulunmadı... Anladım ki, gizli örgütler işbirliği yaparak bir suikastı planlarsa, bundan kurtulma şansı sıfırdır. Bu tür suikastlarda tetiği çeken veya bıçağı saplayanların neden bu işi yaptıklarını bilmediklerini düşünüyorum.

Bu cinayetlerin arkası çok derindir.... Zaten merak edenler de o derinlikte kaybolup giderler... Üzeyir Garih cinayeti de nice planlı cinayetler gibi sırları ve gizemleri ile birlikte tarihteki yerini almıştır. Ancak halen benim içimde kanayan bir yara olarak tazeliğini korumaktadır... Üzeyir Garih Beyefendiyi tanıdıktan sonra, milliyetçi olmak ve millî görevleri yerine getirmek için, mutlak anlamda Türk kökenli olmak gerekmediğini, aidiyet duygusunun ve Milli olmanın çok daha önemli olduğunu anladım. Vefat edenlere rahmet, yaşayanlara sağlıklı ömürler diliyorum.

(18, Temmuz, 2025-Ordu)



--

- - - - - - - - - - - - - - - -

BAYRAMDA MIAMI’YE GİDECEKTİK…

https://www.youtube.com/watch?v=JzW8s1p7jGQ

- - - - - - - - - - - - - - - -

NİSA - 82 ‘Kuran’ı düşünmüyorlar mı?…

~~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Başarı, her şeye hazırlıklı olmaktır ve hazırlıklı olmadığınızda başarısızlık kaçınılmazdır.
Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.

~Konfiçyus~

- - - - - - - - - - - - - - - -

28 KASIM 2018 TARİHİNDE ÇEKMİŞİM BU VİDEOYU | Turgay Yıldız

https://www.youtube.com/watch?v=Bf9obP_QhRM

- - - - - - - - - - - - - - - -

Din, insan onuruna yapilan bir hakarettir.
din olsa da olmasa da iyi insanlar iyi, kotu insanlar kotu seyler yapacaktir.
ama iyi insanlarin kotu seyler yapmasi icin din gerekir.?

~Steven Weinberg
%Atatürk, bütün Türk varlığının, bütün Türk halklarının bağrına basması gereken ve her millete nasip olmayan Tanrı vergisi bir ruhtur.
Biz Türk halkları olarak onun izinden gidersek, onun bizi görmek istediği yere ulaşabiliriz.
Tarihin her döneminde büyük şahsiyetler gelir ama onlara büyüklüğü veren kendi milletinin ruhudur.
Kendi ruhunu temsil eden böyle ruhlara gereken saygı gösterilmezse, bu o millete saygısızlıktır.
Saygıyı kendi halkı göstermez veya saygısızlığa izin verirse, bu kendine saygısızlık demektir ve milleti alçaltır.
Türk halkına kendi öz oğluna gösterdiği saygı nispetinde saygı duyulur.
Bu yüzden Atatürk ruhuna uymayan işleri onun namına yapanlar sadece Atatürk’ü değil Türk Milleti’ni küçültmüş olur.
Oysa Türk halkını takdir etmek gerekir ki onun içinden böyle bir ruh çıkmıştır.
Bu ruhu kaybetmeyin!

Kazakların büyük şairi ve düşünürü Muhtar Şahanov~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Cennet ve Cehennem

Bu akşam bilmediğim bir âlem içindeyim,
Ya rüyada bir seyyah, ya semavi Çin'deyim,
Bir orman yangınıyle kızardı karşı dağlar,
Taraf taraf tutuştu meş'aleler, çırağlar,
Bir renge girdi eşya günün altın tasında,
Bu kızıl kâinatın gezerken ortasında.
Birden alev alıyor düşünceler, duygular,
Ateştir burda hattâ ateşe düşman sular…
Burda her göz ateştir, her gönül ateşperest,
Ateş vermiş çizdiği esere bir çiredest

Duyuyorum bu akşam, din gibi, sevda gibi,
Ne duyarsa içinden bir Mecûsi rahibi:
Andırıyor hisarlar birer tütsü kabını,
Leylekler ezberliyor Zerdüşt'ün kitabını,
Benziyor bir mermere alnını koyan dere
Bu ateş mabedinde bir ateşten ejdere.

Parlıyor bir damla kan çamların sorgucunda
Birer kâğıt fenerdir meyveler dal ucunda,
Gördüm, sihirbaz gibi geçtiğini üç kızın
Bu ateş âleminin içinden yanmaksızın …
Sandım, ömrüm bitecek, bitmeyecek bu yanma …

~Faruk Nafiz Çamlıbel~

- - - - - - - - - - - - - - - -

SUSORYTEL…

https://www.youtube.com/watch?v=wctOX3FIQ1A

- - - - - - - - - - - - - - - -

Şimdi Diğer Parti Liderleri Beni Yüce Divan Ile Tehdit Ediyor Ama Bilmiyorlar Ki Ben Bu Yola Çıkarken Kefenimi Yanıma Aldım.

~Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Zevk bir illüzyon ile desteklenebilir; ama mutluluk gerçeğe dayanır.

~Sébastien-Roch Nicolas De Chamfort~

- - - - - - - - - - - - - - - -

YAGMUR GUL VE ELLER

~Yel yapraklarimi savurur,
Dort yanim yagmurla ortulu;
Guz vaktim gercek ya, ne yagmur!

Kafamda hep bir uykusuzluk
Ve masamda bir dusler gulu,
Gecenin icinde, soyunuk.

Ve bir dusunce arasinda
Ellerim; beyaz, bos ve bencil,
Bu gul?le gece arasinda,

Kopmus gidiyor dallarimdan...
Hayir, basimdan yana degil
Uykusuzlugum, ellerimden.

Ahmet Muhip DRANAS~

- - - - - - -







- - - - - - -

Lawrence_M._Krauss-Hic_Yoktan_Bir_Evren.epub
Bulent_Diken-Carsten_BLausten-Filmlerle_Sosyoloji.epub
Friedrich_Nietzsche-Secilmis_Dusunceler.epub
Samuel_Beckett-mutlu_gunler.pdf
J.K._Rowling-Caglar_Boyunca_Quidditch.epub
Ferhenga-Desti-a-Kurdish-Kurdish-Dictionary-by-Umid-Demirhan.pdf
Ursula_K_Le_Guin-Icdeniz_Balikcisi.epub
Figuring_Out_The_French.pdf
Birey_Dershaneleri-YGS_4_Genel_Deneme.pdf
Murat_Ipek-Basit_Bir_Ev_Kazasi.doc
Murder_Maker-Margaret_Johnson.epub
Osmanli_Gayrimuslimlerinin_Aske-Ufuk_Gulsoy.pdf
Stage_6-W._Collins-The_Woman_in_White.pdf
Sefik_Can-Mevlana_Ve_Eflatun.epub
Ece_Ayhan-Zambakli_Padisah.pdf
Korean_I.pdf
Stefan_Zweig-Clarissa.epub
Heinrich_von_Kleist-KIRIK_TESTI.pdf
Postmodernizme_Hayir-John_M._Ellis.mobi
Marcus_Raskin_Noam_Chomsky-Postmodernizm_ve_Rasyonalite.epub
Hikayeler_III-Turgenyev.mobi
Fundamentals_of_Logic_Design_6th_2012.pdf
Agatha_Christie-Suc_Ortaklari.epub
Cahit_Ucuk-Bir_Imparatorluk_Cokerken.epub
Korfez_Yayinlari-YGS_40_25_Sosyal_Bilimler_Denemeleri.pdf
10_Derste_Frontpage.doc
Kayigim-Rosinha_Jose_Mauro_De_Vasconcelos.epub
Yalniz_Gezenin_Dusleri-Jean_Jacques_Rousseau.mobi
AWARD_CMOS_Setup_Ayarlari.doc
Johann_Wolfgang_Goethe-Genc_Wertherin_Acilari.epub

- - - - - - -

"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc



18 Ağustos 2026 Salı

ÇANAKKALE'DE CEPHEDEN KAÇAN KÜRTLER,KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRDİSTANCILAR

ÇANAKKALE'DE CEPHEDEN KAÇAN KÜRTLER,KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRDİSTANCILAR /*"Çanakkale’de Kürtler de savaştı." */propagandası tam bir palavradır. 1914 nüfus sayımına göre Osmanlı’nın resmi nüfusu 14 milyon civarındadır. Ancak bu nüfus sayımında sayılamayan ya da göz ardı edilen unsurlar da katılırsa ve yabancı gizli servis raporları göz önüne alınırsa Osmanlı’nın nüfusu 18 milyon olarak karşımıza çıkıyor. İngiliz kayıtlarına göre; Osmanlı nüfusu: 18 milyon Kürt unsur ve Zaza nüfusu: 2 milyon 800 bin iken Alman istihbarat raporlarına göre; Osmanlı nüfusu: 18 milyon Kürt unsur: 1 milyon 600 bin olarak gösterilmektedir. Birinci Dünya Savaşı’nda silah altına alınan toplam asker sayıları ise şöyledir: Osmanlı Harbiye Nazırlığı resmi rakamı: 2.998.000 İngiliz kayıtlarına göre; Toplam silah altına alınan personel: 3.156.000 Kürt unsur: 44.000 Alman istihbarat raporlarına göre; Toplam silah altına alınan personel:2.998.000 Kürt unsur: 44.000 Bu rakamlara istinaden şunu diyebiliriz ki rakamlar Osmanlı’nın müttefiki olan Almanya’nın istihbarat birimlerinin hazırladığı raporlara dayandırılmıştır. İngilizler de Alman raporlarını referans almışlardır. Şimdi Alman raporlarını referans alarak sesli düşünelim. Osmanlı tebası içindeki Kürt nüfusun oranı: 18.000.000/1.600.000= yaklaşık olarak yüzde 10 Osmanlı ordusundaki Kürt unsur oranı: 2.998.000/44.000= yaklaşık olarak yüzde 1.5 olmaktadır. Yani Kürtlerin nüfusa oranı yüzde on iken orduya oranı yüzde bir buçuktur. Şimdi de gelelim Çanakkale cephelerindeki şehit sayılarına: Yine Alman istihbarat raporlarına göre Toplam şehit: 48.148 Kürt unsur: 221 Çanakkale’de silah altına alınan toplam Kürt unsur: 12.000 Toplam şehit sayısının binde 5′i… Kürtlerin belki şehit sayısı ve Çanakkale savaşına olan katkıları daha fazla olabilirdi. Ancak Kürtler bugün birilerinin öne sürdüğü gibi davranmamıştır. Örneğin Çanakkale Savaşı’nda tek bir kurşun dahi atmadan cepheden kaçan 77. alayın tamamı Kürt’tür. Savaştan kaçan bu Kürt askerler, cephe gerisinde Osmanlı ordusunu uğraştırmış, erzak ve mühimmat konvoylarını yağmalayarak düşmandan daha fazla zararlar vermiş ve savaş dolayısıyla haklarında idam kararı çıkarılmış ve o ortamda yakalanabilenler derhal idam edilmiştir. Yine Kürtlerden mürekkep bir başka alay olan 72. Alay ise çatışmaların en çetin olduğu Conkbayırı’nda kanatlarını korumakla görevli olduğu 57. alayı yüzüstü bırakmış, silahlarını dahi düşmana terk ederek etrafa dağılmış ve hatta esir düşmüşlerdir. Şefik Aker Paşa anılarında bu ihanetten bahsetmektedir. 77. Alay 1. Tabur komutanı Binbaşı Mehmet Emin Bey, çarpışmalarla ilgili bilgi vermeye geldiğinde/*"Efendim! Yüksek katınıza çıkmaya utanıyorum. Üzülerek belirtmeliyim ki bütün alayımız çil yavrusu gibi dağınık, savaş alanından kaçmışlardır. Bir ucu Maltepe’ye kadar gitmiştir. Alay komutanını bulamadım. Sizin Kocadere’ye gelmekte olduğunuzu haber aldığımızdan, bilgi sunmak için buraya koşup geldim!"*/ diyecektir. Fahrettin Altay’ın anılarından öğrendiğimize göre de tümene çoğu Kürt kökenli askerlerden oluşan 72. ve 77. Alayların verilmesi Mustafa Kemal Paşa’nın tepkisine neden olmuştur. Fahrettin Altay, Mustafa Kemal Paşa’nın tepkisini şöyle anlatmaktadır: "Mustafa Kemal Paşa, Gelibolu‘dan geçerken bize uğradı. Kendisini ilk defa görmüş bulunuyordum. Enerjik, muhatabına itimat telkin eden, tok sözlü, sarı saçlı, mavi gözlü, düzgün endamlı genç bir komutan. Görüştükten sonra kendisini uğurladık. Eceabat’a gider gitmez beni telefonla aradı. ’Aman reis bey, bana verilen 72. ve 77. Alay askerlerinin ekserisi Kürt’tür bir kısmı da Yezidi, Nusayri gibi savaşa karşı insanlardır. Bunları geri alsınlar. Halis Türk delikanlıları olan ve eğitimleri oldukça ilerlemiş bulunan benim eski iki depo alayımı geri göndersinler.’ Edward J.Erickson adlı bir İngiliz savaş tarihçisi /*“Ordered to Die”*/ (/*“Size Ölmeyi Emrediyorum”*/) diye bir kitap yazmıştır. Bu kitap Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunu anlatmakta fakat kitabın çoğu yerinde /*“Osmanlı Ordusu”*/ yerine /*“Türk ordusu”*/ denilmektedir. Yazar sunuş kısmında bunu şöyle açıklar: “Bu kitap 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusu adını taşıyorsa da aslında Türk ordusunu anlatmaktadır.“ Gerçekten de savaşa baktığımızda en acımasız düşmanları olan İngilizlerin Osmanlılarla değil her zaman Türklerle savaştıkları görülmektedir. Her ne kadar Osmanlı İmparatorluğu hukukî olarak varlığını hâlâ sürdürmekte ve ayrıca Araplar ve Kürtler gibi Osmanlı’ya şeklen bağlı topluluklar orduda hizmet etmekteyseler de ordunun özü Türk’tür ve siperde ölmek gerektiğinde ölenler genellikle Türkler olmaktadır. Bu bilimsel gerçekler yazıldığında şanlı Çanakkale zaferimize ortak çıkmaya çalışan PKK zihniyeti, Çanakkale’deki Kürt şehit sayısının az olmasını, Çanakkale’nin coğrafi uzaklığına bağlamaya çalışmakta ve Kürtlerin diğer cephelerde savaşıp şehit olduğundan bahis açmaya çalışmaktadırlar. Peki diğer cepheler denilerek hangi cepheler kast edilmektedir? Kürtlerin yaşadığı coğrafyaya yakın olan cepheler... Örneğin Sarıkamış cephesi... Kürtlere Çanakkale’den çok daha yakın Sarıkamış’ta Osmanlı harp tarihi kayıtlarına göre verdiğimiz şehit sayısı 50.000′dir. İngiliz kaynakları bu rakamın 90.000 olduğunu refere eder. Rus kaynaklarına göre bu rakam 108.000′dir. Savaş öncesi Osmanlı resmi kayıtlarında silah altına alınan Kürt unsur sayısının 44.000 olduğunu yukarıda belirtmiştik. Sarıkamış harekatına Vilayet-i Sitte diye adlandırdığımız coğrafyadan intikal eden şehit sayısı ise 1.300′dür. Bu 1.300 şehidin 1.000 kadarı Erzurum ve Gaziantep vilayetlerinden olup geri kalanı Vilayet-i Sitte sancaklarındandır. Yani Osmanlı kaynaklarını referans alırsak 50.000 şehidin sadece 300′ü Kürt’tür ki bu oran Çanakkale Savaşı’ndaki oranın hemen hemen aynısıdır. Binde altıdır. Sarıkamış’ı ele almışken Sarıkamış’ta Kürtlerin neler yaptığını da belirtmeden geçmeyelim. Miralay Hafız Hakkı Bey hatıratında şunları yazmıştır: “/*Soğukla ve Moskofla mücadelede oldukça başarılıyız. Lakin cephe gerimize sarkan Ermeni ve Kürt çeteleri tüm ikmal bağlantılarımızı tehdit ve yok etmekte gayet başarılılar. Bu şartlar altında bu savaş kazanılamaz…”*/ Ayrıca Rus Genelkurmayı’na mensup General Nikolski, Sarıkamış harekâtını bütün cephe savaşlarını günü gününe not etmiş ve eser Rusya’da yayınlandıktan sonra emekli Kaymakam Nazmi (Osman) Bey eseri Türkçeye tercüme ederek 1934 yılında 120 sahife halinde Erkân-ı Harbiye matbaasında bastırabilmiştir. General Nikolski de askeri günlük notlarında şunları anlatmaktadır: “/*Türkler, cephe gerilerini ve ikmal yollarını Ermenilerden ve Kürtlerden sağlama almadan böyle bir harekata girişiyorsa bunun adı intihardır. Bu, başka bir şey olarak adlandırılamaz…”*/ Rus istihbaratından Albay Alexiyev ise hatıratında şu hususu belirtir: “/*Ermeniler,Arşen ve Reizyan’dan aldığım raporlar doğrultusunda sayılarının azlığından ve Türklere karşı başarısız olacaklarından çekindiğimi söylediğimde, kendileriyle birlikte 1.500 Kürt’ün hareket ettiğini beyan ettiler. Bunların hepsini Kasparyan ve Skolitsa ile birleştirmek suretiyle Tokat’tan Van’a kadar olan sahada Türklerin cephe gerisine sarkıtarak zaferimize önemli katkılarda bulunmalarını sağladık, dediler.”*/ İşte Sarıkamış’taki Kürt gerçeği de budur. Sarıkamış’ı da bırakıp başka bir yakın coğrafya olan Irak cephesine gidelim. Kut ül Amare Savaşı’nda Osmanlı kayıpları 25 bin iken İngiliz raporlarına göre Kut ül Amare’de şehit olan Kürt unsur 40 (Kırk) olmuştur. İşte Çanakkale, Sarıkamış ve Kut ül Amare cephelerindeki Kürt gerçeği budur. Peki ama Osmanlı tebası olan Kürtler vatan toprağı için savaşmaktan neden imtina etmişlerdir? Kürtlerin savaşa gönüllü olmamasının en önemli nedeni /*“Osmanlı savaşı kaybedecek, Kürtler kazanan tarafta olursa gelecek onların olur…”*/ vaatleridir. Yani bilindik Kürdistan hikayesi. Osmanlı toprakları 5. kol faaliyet alanıdır. Osmanlı’yla savaşan bütün devletlerin ajanları da Kürtler arasında cirit atmaktadır. İşte bu vaatlerin de etkisiyle Kürtlerin geneli, Osmanlı ordusuna katılmak yerine, kendi bölgelerinde eşkıyalık yapmayı, Osmanlıyı arkadan vurmayı, İngiliz, Fransız ve Rus kuvvetlerine yardımcı olmayı seçmişlerdir. Kurtuluş Savaşı’nda da durum pek farklı değildir: Kurtuluş Savaşı’nda Yunan Ordusundaki Kürtler: *KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRDİSTANCILAR* Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal’in idam edilmesi emrini Kürt Mustafa Paşa, vermiş, Nasturi İsyanı’nı bastırmakla görevli birlikten Fırka komutanı Kürt İhsan Nuri, Vanlı Kürt Rasim, Kürt Tevfik Cemal ve Teğmen Kürt Ali Rıza, isyan sırasında 270 askerle birlikte Kürt isyancılarının tarafına geçmiş; Damat Ferit, Kürdistan Teali Cemiyeti ile görüşerek onlara özerklik karşılığında Mustafa Kemal’e karşı savaşmayı teklif ederek Yüksek Komiser De Robeck ile görüşüp 15 bin kişilik bir Kürt ordusu kurulmasını ve Kürtleri Mustafa Kemal’e saldırtmayı planlamış ve Ali Galip Olayı böylece yaşanmıştır. Sivas Kongresi’ne giden Mustafa Kemal’e Kürdistancılar suikast düzenlemiştir. Kürdistancılar aynı zamanda Yunanlılarla da temas halindedir. Amasya’da Yunan temsilcisi ile görüşen Kürdistancılar, Yunanlılara Türk ordusunda ele geçirilen Kürt esirlere iyi davranılmasını ve bu esirlerin Türk ordusuna karşı kullanılmasını önerir. Teklif kabul edilir ve esir Kürtler Yunan ordusunun hizmetine girerler. Kürt-Yunan işbirliğinin en büyük sonucu ise Koçgiri İsyanı’dır. Yunan ordusu büyük ilerleyişe geçmeden hemen önce Kürdistancılar isyan eder. Yunan ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken Kürdistancılar Sivas’a doğru yürümeye başlar. Amerikan Askeri Ateşesi durumu şöyle rapor eder: “/*... Yunanlılar önemli bir zafer kazanırlarsa Kürt isyanı Türkiye’nin arkasını ciddi bir şekilde tehdit edebilir. Ancak Batıdaki savaş Türklerin lehine gelişirse Türkler, ellerindeki yarım düzine yetenekli liderden biriyle Kürt sorununa son verebilir. İngilizler kuşkusuz bu durumu bilmektedirler. Gene de Kürt sorunu ile meşgul olduğu sürece Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedirler. Dolayısıyla Kürt akımına yardımcı olmaktadırlar.”*/ Koçgiri İsyanı’nın başlangıç tarihi sadece Yunan ilerleyişine değil aynı zamanda Londra ve San Remo Konferansları’na da denk gelir. Ankara Hükümeti böylece sıkıştırılmaktadır. Koçgiri İsyanı’nın liderlerinden Baytar Nuri isyan programını şu şekilde açıklar: “/*İlk önce Dersim’de Kürt istiklali ilan edilecek. Hozat’a Kürdistan bayrağı çekilecek. Kürt milli kuvveti Erzincan, Elazığ ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara Hükümeti’nden Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi. Çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı.”*/ Ayaklanma büyür ve isyancılar Ankara Hükümeti’ne bir muhtıra yollarlar. Telgraf yoluyla iletilen muhtıra şu maddelerden oluşmaktadır: 1-İstanbul Hükümeti’nce kabul edilen Kürdistan özerkliğinin Ankara Hükümeti’nce de tanınıp tanınmayacağının açıklanması 2-Kürdistan özerk yönetimi konusunda Mustafa Kemal hükümetinin ivedi yanıt vermesi 3-Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan cezaevlerindeki Kürtlerin hemen salıverilmesi 4-Kürt çoğunluğu bulunan illerden Türk memurlarının çekilmesi 5-Koçgiri yöresine gönderilen birliklerin geri alınması.” Kürdistancılar bununla da kalmaz. 25-Kasım-1920 tarihinde Batı Dersim Aşiretleri reisleri adına TBMM’ye şu şekilde başvurur: “/*Sevr Antlaşması gereğince Diyarbakır, Elazığ, Van ve Bitlis illerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerekiyor. Bu nedenle bu oluşturulmalıdır. Yoksa, bu hakkı silah zoruyla almaya mecbur kalacağımızı beyan ederiz.”*/ Yunanlar Bursa’ya Kürdistancılar Sivas’a saldırıyor Ankara Hükümeti, Yunanların Bursa’yı ele geçirmesine rağmen Kürdistancılara karşı geri adım atmaz. Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa isyanı bastırmak için bir plan hazırlar. Topal Osman komutasındaki Giresun alayı da Nurettin Paşa’nın emrine verilir. Türk Ordusu 11-Nisan-1921 günü Kürdistancıların üzerine yürüyüş başlatır. 45 bin kişilik Kürt milisleri ile çarpışmalar 3 ay sürer. 17-Haziran-1921 günü isyancılar teslim alınır. Koçgiri isyanının bastırılmasından sonra BMM’deki Kürt milletvekilleri Ordu Komutanı Nurettin Paşa’nın halka zulmettiği, gereksiz yere kan döktüğü gerekçesiyle olağanüstü ve gizli bir oturum talep ederler. Bunlar isyanı bastıran Nurettin Paşa’nın kellesini istemektedir. Mustafa Kemal daha sonra Nutuk’ta olayı şöyle anlatır: “/*Nurettin Paşa merkez bölgesinde bir yıla yakın bu görevi yaptı ama yetkisi dışında kimi yurttaşların haklarına el uzatıyor diye milletvetkillerinin yakınmaları ve İçişleri Bakanlığı’na soru yöneltmeleri, Bakanlığın da yakınmaları yerinde görmesi üzerine Meclis’in isteğiyle Kasım 1921 başlarında görevden çıkarıldı. Meclis, Nurettin Paşa’nın yargılanmasına da karar verdi. Bu iş, benimle Bakanlar Kurulu arasında bir sorun çıkmasına da yol açtı. Ben, Nurettin Paşa’ya uygulanmak istenen işlemi kabul etmedim. Fevzi Paşa Hazretleri de benim görüşüme katıldı. İkimizle, Bakanlar Kurulu arasında çıkan anlaşmazlık Meclisçe bir çözüme bağlandı. Meclis’te Nurettin Paşa’yı savundum, kendisini ağır bir işleme uğramaktan kurtardım.”*/ Görüldüğü gibi Mustafa Kemal Paşa, sadece Kürdistancı isyanı bastırmakla kalmamış; isyanı bastıran komutanı da sonuna kadar savunmuştur. Mustafa Kemal’in, Meclis’te tek kalması ise son derece öğreticidir. Gerçekten de Birinci Meclis’te, Mustafa Kemal Paşa, şeriatçılara ve Kürdistancılara karşı tek başına kalmaktadır. Ama tek kalmak pahasına kendi komutanını savunmuştur! Türk Genel Kurmay Başkanlığı da bu isyanı şu şekilde değerlendirmektedir: “/*Siyasi bakımdan büyük bir önem taşıyan bu harekat dolayısıyla, Kürt bağımsızlık davasının ilk basamağının Koçgiri olayları ile kurulmak istendiği, bu dış etkilerin en açık ve kesin delilidir.”*/ Bu değerlendirmeden de anlaşılacağı gibi, olay münferit bir isyan değil bir davanın ilk adımıdır! Ardından gelecek olan Kürdistan isyanları da bunu kanıtlayacaktır. Nitekim isyanın liderleri de olayı böyle değerlendirmektedir: /*“Koçgiri, Kürt İstiklal Savaşı’nın bir merhalesidir, onunla bir meydan muharebesi kaybettik, fakat harp bitmedi. Biz son zaferi kazanacağız.”*/ Görüldüğü üzere, daha Sivas Kongresi’nin toplanma hazırlıklarından başlanarak Kürdistancılar, Kurtuluş Savaşı için çalışmamış, tam tersine hep Kurtuluş Savaşı’na karşı savaşmışlardır. Koçgiri ayaklanması bunun en büyük kanıtlarından sadece biridir. Dedelerinin ihanetlerinden torunları olan Kürtler sorumlu tutulmadı. Kanunen eşit yurttaşlık verildi. Fakat PKK torun Kürdistancıların omuzlarında yükseliyor. Atatürk,/*"Türkiye Türklerindir!"*/ ve/*"Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"*/ özdeyişlerini boşuna söylememiştir. -- - - - - - - - - - - - - - - - - ALO RAİF ABİ BİR MÜŞKÜLÜM VAR… https://www.youtube.com/watch?v=F9D1PZNupsE - - - - - - - - - - - - - - - - Şeytandan Bir Not; Ben daha iyisini yapana dek en iyisi Kadınlar. :) ~Bilinmeyen Birisi~ - - - - - - - - - - - - - - - - BAKIN BURASI DAHA DA ÖNEMLİ https://www.youtube.com/watch?v=3iDXAR20YPM - - - - - - - - - - - - - - - - Mide derdi gokten yere indirir kartali. ~Anonim Nasihat~ - - - - - - - - - - - - - - - - Sikilmis yumruklarla el sikisamazsiniz. ~Mahatma Gandhi~ - - - - - - - - - - - - - - - - Dunyanin en uzun gecesi 21 aralik degil, beni terkettigin gecedir. ~Kucuk Iskender~ - - - - - - - - - - - - - - - - BIR GÜL AÇIYORSA -1960 Devrim sehitlerinin anisina Bir gül açiyorsa simdi Türkiye'de Askla ümitle açiyor Adsiz unutulmus her bahçede Bir gül tomurcuklaniyorsa Sabaha karsi gecede Açmak için tomurcuklaniyor Askla ümitle Seviçle yasamak içim tomurcuklaniyor Kanin aktigi yerde Gözyasinin aktigi yerde Karanligi içinde kahrin Güller açiyor iste Güller isik aydinlik içinde Güller bütün güller bu sabah Bir agizdan türkü söyler gibi açiyor her bahçede Geceler gündüze dönüyor iste Karanlik isiga dönüyor iste Kahir sevince dönüyor iste Akan kan dökülen yas Güle dönüyor iste Hasetsiz korkusuz kinsiz Binlerce güller açiyor iste Dargin kardese dönüyor iste Artik yasamak bütün Türkiye'de Bir agizdan söylenen bir türküye dönüyor ~Necati Cumali~ - - - - - - - - - - - - - - - - "En sonunda, hayatınızın içindeki yıllar değil, yıllarınız içindeki hayat önemlidir." ~Abraham Lincoln~ - - - - - - - - - - - - - - - - BUYUK OLSUN Ben buyuk sarkilari severim; buyuk olsun Deniz gibi, gokyuzu gibi hersey ve mahzun. Seviyorsam seni ask olumsuzdur gonlumce Asiksam kadinim degil tanricasin, ece. Denizler yolculuga cagirir durur da beni Gitmem dusunerek geri donecegim gunu. Ben buyuk ruzgarlari severim buyuk olsun Askim da, ozlemim de hepsi, hersey ve mahzun. Insan bir yaninca Kerem misali yanmali, Uykudan bile mahser gununde uyanmali. ~Ahmet Muhip DRANAS~ - - - - - - - - - - - - - - - - ALO SELAMIN ALEYKÜM RAİF ABİ?… https://www.youtube.com/watch?v=I_IlmJ_E4MY - - - - - - - <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> - - - - - - - Super_Tavuklarin_Sirketlere_Verdikleri_Zararlar_Uzerine_Guzel_Bir_Konusma.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Super_Tavuklarin_Sirketlere_Verdikleri_Zararlar_Uzerine_Guzel_Bir_Konusma.pdf> PHILIP_KING-Papaz_Kacti.docx <https://erkin.cc/KitaKita/PHILIP_KING-Papaz_Kacti.docx> Yaban-Yakup_Kadri_Karaosmanoglu.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Yaban-Yakup_Kadri_Karaosmanoglu.mobi> C._J._Cherryh-Uzay_Dugumu.epub <https://erkin.cc/KitaKita/C._J._Cherryh-Uzay_Dugumu.epub> Persian_Literature.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Persian_Literature.pdf> PARANTEZ_ICI_DIPNOT_KULLANIMI.doc <https://erkin.cc/KitaKita/PARANTEZ_ICI_DIPNOT_KULLANIMI.doc> Yilmaz_Erdogan-KADINLIK_BIZDE_KALSIN.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Yilmaz_Erdogan-KADINLIK_BIZDE_KALSIN.pdf> guzel_konusma.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/guzel_konusma.pdf> Murat_Tuncay-Bayat_Kazanova.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Murat_Tuncay-Bayat_Kazanova.pdf> Friedrich_Nietzsche-Tan_Kizilligi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Friedrich_Nietzsche-Tan_Kizilligi.epub> Muhammed_Mustafa_1.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Muhammed_Mustafa_1.epub> Jean_Pierre_Changeux_Paul_Ricoeur-Neden_Nasil_Dusunuruz-Etik_Insan_Dogasi_ve_Beyin_Uzerine_Bir_Tartisma.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Jean_Pierre_Changeux_Paul_Ricoeur-Neden_Nasil_Dusunuruz-Etik_Insan_Dogasi_ve_Beyin_Uzerine_Bir_Tartisma.pdf> Tatarca-turkiye_turkcesi.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Tatarca-turkiye_turkcesi.doc> Mario_Fratti-ANNELER_VE_KIZLAR.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Mario_Fratti-ANNELER_VE_KIZLAR.doc> Tuncay_Ozkan-Oldurun_O_Gazeteciyi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Tuncay_Ozkan-Oldurun_O_Gazeteciyi.epub> COZULME_EROZYON_VE_HEYELAN.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/COZULME_EROZYON_VE_HEYELAN.pdf> Edgar_Allan_Poe-Butun_Hikayeler.1.el.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Edgar_Allan_Poe-Butun_Hikayeler.1.el.pdf> Tuncer_Cucenoglu-Sabahattin_Ali.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tuncer_Cucenoglu-Sabahattin_Ali.pdf> Ismail_Arabaci-Turkler.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Ismail_Arabaci-Turkler.pdf> Tum_Siirleri.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tum_Siirleri.pdf> Stage_4-George_Eliot-Silas_Marner_The_Weaver_of_Raveloe.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Stage_4-George_Eliot-Silas_Marner_The_Weaver_of_Raveloe.pdf> Anton_Cehov_Neil_Simon-SEVGILI_DOKTOR.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Anton_Cehov_Neil_Simon-SEVGILI_DOKTOR.doc> Yenilmeyen_Adam.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Yenilmeyen_Adam.mobi> 83_Numarali_Muhimme_Defteri.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/83_Numarali_Muhimme_Defteri.pdf> SAFAK_VAKTI.epub <https://erkin.cc/KitaKita/SAFAK_VAKTI.epub> Amin_Maalouf-Semerkant.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Amin_Maalouf-Semerkant.epub> Ahmet_Refik-Kafkas_Yollarinda.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Ahmet_Refik-Kafkas_Yollarinda.pdf> TIYATRO_Turleri.doc <https://erkin.cc/KitaKita/TIYATRO_Turleri.doc> Asife_onal-Yahudilikte_Hristiyanlckta_ve_Islamda_Evlilik.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Asife_onal-Yahudilikte_Hristiyanlckta_ve_Islamda_Evlilik.pdf> Dr._Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi.zip <https://erkin.cc/KitaKita/Dr._Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi.zip> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Kürt isyanlarının yalnıza bir kanun ile ortadan kaldırılacağını iddia edenler ŞEREFSİZ İŞBİRLİKÇİLERDİR.

Yıldırım Beyazıt'dan bu yana yaklaşık 500 yıldır çeşitli sebeplerle görülen Kürt isyanlarının yalnıza bir kanun ile ortadan kaldırılacağını iddia edenler ŞEREFSİZ İŞBİRLİKÇİLERDİR.
Son Çerçeve Kanunu Türk milletinin, hatta PKK'nın dahi talebi değildir.
Bu kanun Yahudi aklının, ABD eliyle, son NATO toplantısında dayatılan bir projesidir.
Ve maalesef çeşitli tehditler, şantajlar ve rüşvetler ile dizleri üzerine çökertilmiş AKP, MHP hatta CHP yönetimlerin buna boyun eğmiştir.
Türk siyaseti kasetler ve  dosyaların altında ezilmektedir.

Kürt isyanlarını kanun gücüyle halledebilseydi, Osmanlı Sultanları, İttihat ve Terakki, erken cumhuriyet dönemini liderliği hallederdi.
Türk halkı ve Kürt halkı bu huzursuzlukla beraber yaşamaya alışmalı, ve görülen ikili ve nifakın zamanın iyileştirici gücüne bırakmayı öğrenmelidir.
Bunlar Kronik Sorunlardır.

Ermeni Soykırım iddiaları ve 3T talebinin de asla bitmeyeceğini, 3856 yılında intergalaktik bir uzay gemisinde bir Ermenice konuşamayan, Ermeni kilisesine tabii olmayan, Ermeni Kültüründen tamamen kopmuş, kendine bir kimlik üretmek için elinde yalnızca Türk Düşmanlığı ve Soykırım iddiaları olan BİR ERMENİ, bir Türk bulacak ve gırtlağına sarılacaktır.
Vay benim atalarımı katlettiniz, vay benim atalarıma soykırım yaptınız diyerek kinini kusacaktır.

Osmanlı bakiyesi milletlerin isyanları, bağımsızlık için içsavaşlar, etnik arındırma ve katliamlarla bağlantılı olarak iddiaları ve talepleri asla bitmeyecektir.

Ortalama bir Türk bütün bunları bilecek, bu konudaki iddialar ve taleplere sonsuza kadar direnç gösterme, bıkmadan dayanma alışkanlığı olmalıdır.

Bütün bu sorunlar asla çözümlenmeyecektir.
Bu sorunları tek bir hareketle, bir yasayla, bir AÇILIMLA çözebileceğini iddia edenlerden lütfen uzak  durunuz.


Saygılar

Oraj POYRAZ

L2fSIJNoA0xfSNxA

-------------

Anadolu’da veya tarihsel olarak bugünkü Türkiye sınırları içinde gerçekleşen, Kürt aktörlerin belirgin olduğu silahlı başkaldırılar”

1. İlk dönem: Selçuklu ve beylikler dönemi

Kürtlerin Anadolu’daki varlığı Osmanlılardan çok daha eskidir. Ancak burada ciddi bir kaynak problemi vardır: Orta Çağ’daki her yerel savaş veya hanedan mücadelesini “Kürt isyanı” olarak nitelemek doğru değildir.

10.–11. yüzyıllarda Mervânîler/Diyarbakır merkezli Kürt hanedanı gibi siyasi yapılar Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bulunuyordu. 11. yüzyıldan itibaren Selçuklu hâkimiyetinin kurulmasıyla Kürt emirlikleri Selçuklu, Artuklu, Eyyûbî, İlhanlı ve daha sonra Akkoyunlu/Karakoyunlu gibi güçlerle farklı biçimlerde ilişki kurdu.

Dolayısıyla “ilk Kürt isyanı = X yılında gerçekleşti” şeklinde güvenilir biçimde verilebilecek tek bir başlangıç tarihi yoktur.

Bu dönemdeki çatışmaları, modern anlamdaki Kürt milliyetçi isyanlarından ayrı tutmak gerekir.


2. Osmanlı döneminde ilk büyük Kürt başkaldırıları

Osmanlıların Doğu Anadolu’da hâkimiyet kurması özellikle 1514 Çaldıran Savaşı sonrasında hızlandı. Bu dönemde birçok Kürt beyliği Osmanlı tarafına geçti ve karşılığında önemli ölçüde yerel özerkliklerini korudu.

Bu düzen 18. yüzyıl sonlarına kadar büyük ölçüde devam etti. 19. yüzyılda Tanzimat merkezileşmesiyle birlikte sistem ciddi biçimde bozuldu. (DergiPark)

Yaklaşık kronolojik liste

Tarih

İsyan / başkaldırı

Bölge

Başlıca aktör

Niteliği

1547

Bitlis/Bidlîsî başkaldırısı

Bitlis

Bitlis emiri

Emirlik özerkliği

1606–1607

Canbulatoğlu (Canpolatoğlu) Ali Paşa isyanı

Kilis–Halep

Canbulatoğlu Ali Paşa

Yerel/dinastik güç mücadelesi

18. yy.

Çeşitli Kürt aşiret başkaldırıları

Diyarbakır–Bitlis–Siirt vb.

Aşiret reisleri

Yerel özerklik/vergi/otorite

1765

Cihan Bey aşiret başkaldırısı

Malatya

Cihan Bey

Yerel güç mücadelesi

1789

Reşkotan–Xerzan başkaldırısı

Diyarbakır–Siirt

Ferho Ağa, Kasım Xerzî

Aşiret/yerel otorite

1794

Zirkan–Tırkan başkaldırısı

Diyarbakır

Aşiretler

Yerel otorite

1806

Baban hareketi

Irak sınırı/Süleymaniye

Abdurrahman Paşa

Emirlik özerkliği

1810–1811

Baban hareketi

Musul–Irak sınırı

Ahmed Paşa

Emirlik–merkez çatışması

1830’lar

Rewanduz/Mîr Muhammed hareketi

Hakkâri–Musul çevresi

Mîr Muhammed

Kürt emirliklerinin merkezileşmeye direnişi

1834–1837

Rewanduz harekâtı/çatışmaları

Hakkâri–Musul

Mîr Muhammed

Osmanlı merkezileşmesine direnç

1843–1847

Bedirhan Bey isyanı

Botan–Cizre–Hakkâri

Bedirhan Bey

Emirlik özerkliği

1850’ler

Yezdan Şêr başkaldırısı

Hakkâri–Bitlis

Yezdan Şêr

Merkezîleşmeye direnç

1877–1878

Bedirhan Osman Paşa hareketi

Cizre–Midyat

Bedirhan ailesi

Osmanlı yönetimine başkaldırı

1879

Hakkâri/Bitlis çevresi başkaldırıları

Doğu Anadolu

Çeşitli Kürt beyleri

Yerel özerklik

1880–1881

Şeyh Ubeydullah Nehrî İsyanı

Hakkâri–İran sınırı

Şeyh Ubeydullah

Milliyetçi + dinî + bölgesel

1889

Bedirhan ailesinin başkaldırısı

Bitlis çevresi

Bedirhan ailesi

Yerel/siyasi

1906

Milan aşireti hareketi

Diyarbakır çevresi

İbrahim Paşa Milanî

Aşiret/merkez çatışması

1906

Bişarî/Çito hareketi

Bitlis

Çito

Yerel

1914

Bitlis isyanı

Bitlis

Şeyh Selim ve Şihabeddin

Dinî + siyasi

1914

Bazı Botan/Hakkâri hareketleri

Hakkâri–Cizre

Yerel Kürt liderleri

Osmanlı merkezine karşı

Buradaki özellikle 1547, 1606–07 ve 18. yüzyıl kayıtlarının, 19. yüzyılın iyi belgelenmiş isyanlarıyla aynı kategoride değerlendirilmemesi gerekir. Örneğin 17. yüzyıl Bitlis’inde Kürt emirleri ile merkez arasındaki çatışmalar gerçekten belgelenmiştir; fakat bunlar çoğu zaman bir “Kürt ulusal ayaklanması” değil, emirlik–merkez ilişkisi içerisindeki güç mücadeleleridir. (Kürt Araştırmaları)


3. Dönüm noktası: 1830–1880

Bence kronolojinin en önemli bölümü burasıdır.

  1. yüzyılın başına kadar Osmanlı yönetimi ile Kürt emirlikleri arasında özerklik–bağlılık dengesi vardı. Tanzimat’la birlikte İstanbul:

  • vergileri doğrudan toplamak,

  • asker almak,

  • yerel silahlı güçleri tasfiye etmek,

  • emirlikleri kaldırmak,

  • valileri merkezden atamak

istemeye başladı.

Bu nedenle 1830’lardan itibaren isyanların karakteri değişmeye başladı. (DergiPark)

1830–1837 — Mîr Muhammed/Rewanduz

Mîr Muhammed’in hareketi bugünkü Irak Kürdistanı ağırlıklı olmakla birlikte Hakkâri ve Doğu Anadolu’daki Kürt siyasi düzenini de doğrudan etkiledi.

Osmanlı merkeziyetçiliğinin Kürt emirliklerine yönelik ilk büyük tasfiye hamlelerinden biridir.

1843–1847 — Bedirhan Bey

Bedirhan Bey

Merkez: Cizre–Botan
Alan: Botan, Hakkâri ve çevresi

Bu, Osmanlı dönemindeki en önemli Kürt emirliği isyanlarından biridir.

Bedirhan Bey’in amacı başlangıçta modern anlamda bir ulus-devlet kurmaktan çok Botan Emirliği’nin bağımsız/özerk gücünü korumaktı.

1847’de Osmanlı ordusu tarafından yenilgiye uğratıldı ve emirlik tasfiye edildi.


4. 1850’ler — Yezdan Şêr

Yezdan Şêr

Bölge: Hakkâri–Bitlis–Van çevresi

Bedirhan Bey’in tasfiyesinden sonra ortaya çıkan en önemli hareketlerden biridir.

Burada da temel meselelerden biri merkezî Osmanlı yönetiminin yerel Kürt beylerinin gücünü ortadan kaldırmasıdır.


5. 1877–1878 — Bedirhan Osman Paşa hareketi

Bu hareket özellikle Cizre–Midyat çevresinde etkili oldu.

Osmanlı-Rus Savaşı’nın yarattığı otorite boşluğu da hareketin gelişmesini kolaylaştırdı.

Ancak henüz burada bile “modern Kürt milliyetçiliği” ile “yerel Kürt beylerinin siyasi çıkarları” birbirinden tamamen ayrıştırılabilecek durumda değildir.


6. 1880–1881 — Şeyh Ubeydullah Nehrî

Şeyh Ubeydullah Nehrî

Bu isyan kronolojide çok önemli bir kırılma noktasıdır.

Merkez: Şemdinli–Nehri
Alan: Osmanlı-İran sınır bölgesi
Dönem: 1880–1881

Ubeydullah’ın hareketi başlangıçta İran’a yönelikti; ancak gelişmeler sonucunda Osmanlı topraklarını da kapsayan geniş bir Kürt siyasi hareketine dönüştü.

Cambridge’de yayımlanan Sabri Ateş’in çalışması, hareketin on binlerce İranlı ve Osmanlı Kürdünü harekete geçirdiğini ve aynı zamanda dinî, mezhepsel, bölgesel ve milliyetçi unsurların birlikte rol oynadığını gösteriyor. Bu nedenle Ubeydullah hareketini yalnızca “milliyetçi isyan” diye açıklamak yetersizdir. (Cambridge)

Buna karşılık literatürde Kürt milliyetçiliğinin erken büyük kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir. (De Gruyter Brill)


7. II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı dönemi

1906 — Milanî hareketi

Diyarbakır çevresinde İbrahim Paşa Milanî'nin hareketi.

1914 — Bitlis İsyanı

Şeyh Selim ve Şihabeddin öncülüğünde.

Bu hareket dinî ve siyasi unsurların birlikte bulunduğu bir başkaldırıdır.

1914–1918

I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’daki Kürt aşiretlerinin önemli bir bölümü Osmanlı Devleti’nin yanında savaşırken bazı gruplar ve yerel liderler merkezî hükümetle çatıştı.

Dolayısıyla “1914–18 arasında Kürtler Osmanlı’ya karşı ayaklandı” şeklinde genelleme yapmak tarihsel olarak hatalı olur.


8. Cumhuriyet döneminin ilk dalgası

Burada artık çok daha net bir kronoloji kurulabilir.

Tarih

İsyan

Bölge

Başlıca lider/aktör

1920–1921

Koçgiri İsyanı

Sivas–Erzincan–Dersim

Alişan, Haydar Bey ve Koçgiri aşiretleri

1924

Beytüşşebap İsyanı

Hakkâri/Şırnak

Yerel Kürt aşiretleri

1925

Şeyh Said İsyanı

Diyarbakır–Elazığ–Bingöl–Muş

Şeyh Said

1925

Raman–Reşkotan hareketleri

Siirt–Batman çevresi

Aşiretler

1926

Hazro hareketi

Diyarbakır

Yerel aşiretler

1926

Koçuşağı İsyanı

Hakkâri/Şırnak çevresi

Koçuşağı aşireti

1927

Mutki İsyanı

Bitlis

Mutki aşiretleri

1927–1930

Ağrı İsyanları

Ağrı–Van–Iğdır

İhsan Nuri Paşa ve Hoybun

1929

Asi Resul İsyanı

Siirt–Şırnak

Asi Resul

1929

Tendürek hareketi

Ağrı–Van

Yerel Kürt grupları

1930

Zilan/Ağrı hareketleri

Van–Ağrı

Ağrı hareketi

1930

Oramar İsyanı

Hakkâri

Yerel aşiretler

1930

Pülümür hareketi

Tunceli

Yerel gruplar

1937–1938

Dersim İsyanı/Harekâtı

Dersim/Tunceli

Seyit Rıza ve aşiretler

Bu dönem için Boğaziçi Üniversitesi’nde hazırlanmış çalışma özellikle Koçgiri (1921), Şeyh Said (1925), Bedirhan (1847) ve Ubeydullah (1880) hareketlerini karşılaştırıyor ve 20. yüzyıl başlarında milliyetçi unsurun daha belirgin hale geldiğini, fakat hareketlerin yalnızca milliyetçilik üzerinden açıklanamayacağını vurguluyor. (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü)


9. 1921 — Koçgiri

Koçgiri İsyanı

Bölge: Sivas–Erzincan–Dersim

Koçgiri hareketi, Ankara hükümeti ile Kürt siyasi talepleri arasındaki ilk büyük çatışmalardan biridir.

Burada özerklik/yerel yönetim ve Kürt siyasi talepleri çok daha açık biçimde ortaya çıkmıştır.


10. 1924 — Beytüşşebap

Cumhuriyet döneminin ilk önemli Kürt silahlı hareketlerinden biridir.

Bölge: Hakkâri–Şırnak

Hareket kısa sürede bastırıldı.


11. 1925 — Şeyh Said İsyanı

Şeyh Said

Bu kronolojinin en önemli dönüm noktalarından biri.

Başlangıç: Piran
Yayılma: Diyarbakır, Elazığ, Bingöl, Muş ve çevresi
Tarih: Şubat–Nisan 1925

Burada Kürt milliyetçiliği + dinî motivasyon + aşiret çıkarları + merkezîleşmeye tepki aynı anda bulunmaktadır.

Dolayısıyla bunu sadece:

İslamcı isyan”

veya sadece

Kürt milliyetçi isyanı”

olarak tanımlamak eksik kalır. Akademik çalışmalar da hareketin çok nedenli olduğunu vurgular. (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü)


12. 1926–1930 — Küçük ve orta ölçekli isyanlar

Şeyh Said’in bastırılmasından sonra özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir dizi yerel silahlı hareket ortaya çıktı.

Bunlar arasında:

  • Hazro

  • Koçuşağı

  • Mutki

  • Raman

  • Reşkotan

  • Asi Resul

  • Tendürek

  • Savur

  • Zilan

  • Oramar

  • Pülümür

gibi hareketler bulunur.

Ancak bunların tamamını aynı örgütün veya tek bir “Kürt ayaklanmasının” parçaları olarak göstermek doğru değildir. Bazıları aşiret merkezli, bazıları bölgesel, bazıları ise daha geniş Kürt siyasi hareketleriyle bağlantılıydı. 1920’lerin sonlarına ilişkin kronolojilerde bu hareketlerin çokluğu açıkça görülmektedir. (Vikipedi)


13. 1927–1930 — Ağrı İsyanları

Ağrı İsyanı

Bu dönem Şeyh Said’den farklı bir karakter taşır.

Burada Hoybun örgütü, Türkiye dışındaki Kürt siyasi çevreleri ve İhsan Nuri Paşa önemli rol oynadı.

1927–1930 arasında birkaç aşamada gerçekleşti.

1928–1930 arasında Ağrı bölgesi fiilen Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünün ciddi biçimde dışında kaldı.

1930’da Türk ordusunun büyük operasyonuyla hareket sona erdi.


14. 1937–1938 — Dersim

Dersim İsyanı

Lider: Seyit Rıza
Bölge: Dersim/Tunceli

Bu olayın terminolojisi özellikle tartışmalıdır.

Türkiye’de geleneksel resmî literatür uzun süre “Dersim İsyanı” ve “tenkil harekâtı” çerçevesini kullanırken, modern akademik literatürde devlet şiddeti, zorunlu iskân, katliam ve etnik/dinsel boyutlar da merkezi konular haline gelmiştir.

Dolayısıyla burada iki ayrı soruyu ayırmak gerekir:

  1. Dersim’de silahlı bir Kürt/Zaza aşiret direnişi oldu mu? → Evet.

  2. 1937–38’de devletin uyguladığı operasyonların niteliği neydi? → Bu, “isyanın bastırılması”ndan çok daha geniş ve tartışmalı bir tarihsel sorudur.


15. 1938 sonrası

1938’den sonra Türkiye sınırları içerisinde 1920–30’lardaki ölçekte ve karakterde bir Kürt bölgesel isyanı görülmez.

Fakat 1970’lerden itibaren tamamen farklı bir dönem başlar:

1978

PKK'nin kuruluşu

1984

PKK'nin silahlı faaliyetlerinin başlaması

1984–1990’lar

Türkiye’nin güneydoğusunda uzun süreli Kürt silahlı çatışması.

Bunu klasik anlamda “isyan” diye adlandırmak mümkündür ancak tarihsel olarak 19. yüzyıl aşiret isyanlarından çok farklıdır: modern gerilla savaşı, ideolojik örgütlenme, uluslararası bağlantılar ve devlet dışı silahlı örgütlenme söz konusudur.


Büyük tarihsel çizgi

Bütün kronolojiyi sadeleştirirsek aslında dört farklı dönem ortaya çıkıyor:

I — 11.–18. yüzyıl

Emirliklerin ve aşiretlerin yerel özerklik mücadeleleri

Kürt beyleri → Selçuklu/Osmanlı/Safevî merkezleri

II — 1800–1918

Osmanlı merkezileşmesine karşı Kürt emirlikleri ve aşiretleri

Mîr Muhammed
→ Bedirhan Bey
→ Yezdan Şêr
→ Ubeydullah Nehrî

III — 1920–1938

Kürt siyasi/ulusal talepleri + dinî ve aşiret faktörleri

Koçgiri
→ Beytüşşebap
→ Şeyh Said
→ Ağrı
→ Dersim

IV — 1984–günümüz

Modern Kürt silahlı hareketi

PKK ve buna karşı devletin yürüttüğü uzun süreli silahlı mücadele.


En önemli nokta

Dolayısıyla “Kürtlerin Anadolu’ya gelmesinden itibaren sürekli Kürt isyanları vardı” şeklindeki basit bir tarih anlatısı doğru değildir.

Daha doğru tablo şöyledir:

Kürtlerin Anadolu’daki varlığı → Kürt emirlikleri → Osmanlı ile özerklik ilişkisi → Tanzimat merkezileşmesi → emirliklerin tasfiyesi → 19. yüzyıl isyanları → modern Kürt milliyetçiliğinin ortaya çıkışı → Cumhuriyet’in ilk dönemindeki isyanlar → modern silahlı Kürt hareketi.

Özellikle 1830 öncesindeki hareketleri “Kürt milliyetçi isyanları” olarak geriye doğru projekte etmemek, tarihsel açıdan çok önemlidir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise milliyetçi unsur giderek daha görünür hale gelir. (DergiPark)