Beyaz Önlüğün Proleterleşmesi Türkiye’de hekimlik uzun yıllar boyunca yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda yüksek düzeyde entelektüel özerklik taşıyan bir kamusal otorite alanıydı. Hekim; devlet memuru olabilir, serbest çalışabilir, muayenehane açabilir, akademik üretim yapabilir, kendi mesleki sermayesini bağımsız biçimde yönetebilirdi. Bugün ise sağlık sisteminde çok daha farklı bir dönüşüm yaşanıyor. Yeni düzenlemelerle birlikte özel sektörde çalışan hekimlerin giderek daha büyük kısmı 4A statüsüne geçiriliyor. İlk bakışta bu durum; ► sigorta güvencesi, ► emeklilik standardizasyonu, ► kayıtlı çalışma, ► iş hukuku koruması gibi gerekçelerle açıklanıyor. Fakat meselenin görünmeyen tarafı daha derin. Çünkü burada yalnızca *SGK* kodu değişmiyor. Bir mesleğin sosyolojik konumu yeniden tanımlanıyor. Hekim artık sistem içinde; ► bağımsız profesyonel, ► serbest meslek sahibi, ► bilgi üreticisi olarak değil; kurumsal organizasyonun bordrolu /*“iş gücü birimi”*/ olarak konumlandırılıyor. Üstelik bu dönüşüm çok ilginç bir ekonomik zeminde gerçekleşiyor. Bugün büyük özel hastane zincirlerinin önemli kısmında; ► hastane binası yatırım fonlarının, gayrimenkul şirketlerinin ya da banka finansmanlarının üzerinde, ► cihazların büyük kısmı leasing sistemiyle edinilmiş, ► sarf malzemeleri konsinye, ► ilaçlar vadeli, ► işletme sermayesi kredi ve *SGK*, sigorta ve nakit akışıyla dönen bir yapı içinde. Yani ortada çoğu zaman anlatıldığı gibi /*“tamamı patronun öz sermayesiyle kurulmuş devasa bir mülkiyet düzeni”*/ yok. Hatta çoğu zaman, mülkiyet yanılsaması üzerine kurulmuş finansal organizasyonlardan ibaret yapılar söz konusu. Anadolu’nun eski bir sözü vardır: “/*Derenin taşıyla elin kuşunu vurmak.”*/ Modern özel sağlık sistemi bazen tam da buna benziyor. Çünkü; ► bina başkasının finansmanıyla, ► cihaz leasing ile, ► malzeme tedarikçinin sermayesiyle, ► günlük nakit *SGK* akışıyla, ► asıl üretim ise hekimin bilgi emeğiyle dönüyor. Fakat bütün bu yapının sonunda /*“sermaye sahibi”*/ olarak görülen yine şirket oluyor; sistemi fiilen üreten hekim ise bordrolu çalışan statüsüne indirgeniyor. Oysa bu sistemin gerçek üretim gücü hâlâ hekimdir. Hasta, binaya değil hekime güvenir. Tanıyı cihaz değil hekim koyar. Tıbbi sorumluluğu şirket değil hekim taşır. Malpraktis davasında mahkeme salonuna holding *CEO*’su değil hekim çıkar. İlginçtir; sağlık ekonomisinin finansal mimarisini kuranlar çoğu zaman /*“yatırımcı”*/ diye anılırken, sistemin gerçek yükünü taşıyan hekimler /*“gözü doymayan”*/ taraf olarak yaftalanabiliyor. Daha çarpıcı olan ise şudur: Birçok özel hastanede hekimin aldığı ücret gerçekte klasik anlamda maaş bile değildir. Hekim çoğu zaman kendi yarattığı ciro üzerinden ödeme alır. Yani; ► hastanenin giderini fiilen hekim üretir, ► cihaz amortismanını hekim karşılar, ► sekreterden elektriğe kadar tüm sistemi döndüren gelir hekimin emeğinden çıkar, ► hatta kurum markasının değeri bile büyük ölçüde hekim kadrosuyla oluşur. Ama bütün bunlara rağmen hukuki statüde /*“işçi”*/, ekonomik düzlemde ise /*“maliyet kalemi”*/ olarak görülür. İşte bugünkü gerilim tam burada başlıyor. Çünkü klasik işçi tanımı ile hekim emeği arasında yapısal bir fark vardır. Sanayi toplumunda işçi; üretim aracına sahip olmayan bedensel emekti. Oysa hekimin üretim aracı; kendi zihni, bilgisi, uzmanlığı ve yıllarca biriktirdiği bilimsel sermayedir. Bir kardiyoloğun uzmanlığı olmadan anjiyo laboratuvarı yalnızca pahalı bir metal yığınıdır. Bir radyoloğun yorum gücü olmadan *MR* cihazı elektrik tüketen bir mıknatıstan ibarettir. Fakat mevcut dönüşüm, hekimi giderek; ► performans metriğine indirgenmiş, ► puan üreten, ► hasta sirkülasyonu yöneten, ► kurumsal hedef baskısıyla çalışan bir /*“beyaz yakalı sağlık personeli”*/ modeline yaklaştırıyor. Bu yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda kültürel bir statü dönüşümüdür. Çünkü toplumda hekimliğin tarihsel ağırlığı yalnızca gelirle ilgili değildi. Karar verme özerkliği, entelektüel bağımsızlık, mesleki itibar bu alanın temeliydi. Ve bütün bunlar, soğuk suda yavaş yavaş kaynatılan kurbağa misali, gözümüzün önünde elimizden alındı. Şimdi ise hekim giderek daha fazla; ► *KPI* (Key Performance Indicator), ► performans, ► ciro, ► müşteri memnuniyeti, ► kurumsal verimlilik başlıklarıyla tanımlanıyor. Yani tıp, kamusal bir meslek olmaktan çıkıp kurumsal hizmet endüstrisinin alt başlığı hâline geliyor. Belki de bugün yaşanan şey yalnızca bir *SGK* statü değişikliği değildir. Belki de bu, Türkiye’de beyaz önlüğün yavaş yavaş proleterleşmesidir. Belki de artık beyaz önlük değil, siyah bir matem örtüsü taşıyoruz. Bir de işin en hazin tarafı şu galiba… Sayısı binleri bulan hekim gruplarında bu meseleleri konuşan yine 3-5 kişi. Geri kalanlarımız ise büyük bir medeniyet sessizliği içinde… Kimimiz: “/*Şimdi sırası mı?”*/ diyor. Kimimiz: “/*Aman tadımız kaçmasın…”*/ diye düşünüyor. Kimimiz makam bekliyor, kimimiz ihale, kimimiz yöneticilik, kimimiz de yalnızca hedef tahtasına konmaktan korkuyor. Belki de artık en başarılı hekim; en çok hastaya bakan değil, en sessiz kalan hekimdir. Zaten modern sistemin ideal doktor modeli de bu galiba: Çok çalışacak, çok üretecek, çok susacak. Daha çok sömürülecek. Benim yaklaşık 20 yıl önce Kastamonu’da çalıştığım dönemde, tabip odası seçimlerini kazandığımız günlerde; /*“Sağlıkta Dönüşüm”*/e karşı beyaz yerine siyah önlük giyilmesini önerdiğim zamanları hatırlıyorum. O günlerde birçok kişiye abartılı gelen şeyler, bugün gündelik gerçeğe dönüştü. Meslek hırpalandı. Yıprandı. Parçalandı. Şimdi dönüp baktığımda, beyaz önlüğün yavaş yavaş bir matem örtüsüne dönüştüğünü görüyorum. Artık meftayı kaldırmak kime düşer bilmiyorum… Ama galiba bir mesleğin ardından ilk kez bu kadar sessiz duruyoruz. Allah rahmet eylesin. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Oraj POYRAZ Hoş geldiniz!...
Benim zaman içerisinde guruplarda yayınlamış olduğum epostalardan bir demet bulacaksınız
30 Mayıs 2026 Cumartesi
Gazze’de çocuklar bir damla temiz suya ulaşmak için mücadele ediyor.
Gazze’de çocuklar bir damla temiz suya ulaşmak için mücadele ediyor. <https://t.me/buzznews_tr/15871> - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Retired Rear Admiral Dr. Cihat Yaycı: Greece Stole the Blue Homeland Too
Retired Rear Admiral Dr. Cihat Yaycı: Greece Stole the Blue Homeland Too
As Retired Rear Admiral Dr. Cihat Yaycı pointed out, Greece’s never-ending cultural theft has reached a new dimension.
For years, those who have tried to appropriate the authentic Turkish cuisine and culture by calling cacık “caciki,” baklava “baklavas/baklavaki,” zeybek “zeybekiko,” and Turkish coffee “Greek coffee,” have now set their sights on the symbol of our rights in our seas.
With a new perception operation launched on Greek social media, they are attempting to steal this national term by saying “The Blue Homeland is Greek” and “The Real Blue Homeland.”
Moreover, this shamelessness goes so far as to claim that even Behçet’s disease, discovered by the first Turkish doctor Hulusi Behçet, was discovered by a Greek doctor.
Dr. Yaycı noted that it is no coincidence that the word “Greek” in English slang means “thief.”
Cihat Yaycı emphasizes that we must be vigilant against this mentality that attempts to create its own history without any historical evidence.
He also has a very clear warning for our citizens who consume our own values in Greece, mistaking them for “Greek food”: We must protect all our cultural and national values, from Maraş ice cream to Gaziantep baklava, from Turkish coffee to the Blue Homeland!
Cihat Yaycı concludes his speech with an English message: “There is no limit to the theft of the Greeks.
Stealing food, Turkish music, Turkish culture...
Stolen Blue Homeland.”
— — — — —
Müstafi Tümamiral Dr. Cihat Yaycı: Yunanistan Mavi Vatan’ı da çaldı
Müstafi Tümamiral Dr. Cihat Yaycı’nın dikkat çektiği üzere, Yunanistan’ın bitmek bilmeyen kültür hırsızlığı yeni bir boyuta ulaştı.
Yıllarca cacığa “caciki”, baklavaya “baklavas/baklavaki”, zeybeğe “zeybekiko”, Türk kahvesine “Greek kahve” diyerek özbeöz Türk mutfağını ve kültürünü kendilerine mal etmeye çalışanlar, şimdi de gözünü denizlerimizdeki haklarımızın sembolüne dikti.
Yunan sosyal medyasında başlatılan yeni algı operasyonuyla, “Mavi Vatan Yunan’dır” ve “Gerçek Blue Homeland” diyerek bu milli terimimizi çalmaya kalkışıyorlar.
Üstelik bu sınır tanımazlık, ilk Türk doktor Hulusi Behçet’in bulduğu Behçet hastalığını bile bir Yunan doktorun bulduğunu iddia etmeye kadar varıyor.
İngilizce argoda “Greek” kelimesinin “hırsız” anlamına gelmesinin bir tesadüf olmadığını belirten Dr. Cihat Yaycı, hiçbir tarihi delili olmadan kendi kendilerine bir tarih üretmeye çalışan bu zihniyete karşı uyanık olmamız gerektiğini vurguluyor.
Kendi değerlerimizi Yunanistan’da “Yunan yemeği” sanarak tüketen vatandaşlarımıza da çok net bir uyarı var: Maraş dondurmasından Gaziantep baklavasına, Türk kahvesinden Mavi Vatan’a kadar tüm kültürel ve milli değerlerimize sahip çıkmalıyız!
Cihat Yaycı İngilizce mesajla konuşmasını noktalıyor: “There is no limit to the theft of the Greeks.
Stealing food, Turkish music, Turkish culture...
Stolen Blue Homeland.”
https://www.facebook.com/reel/1233263658729605
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Retired Rear Admiral Dr. Cihat Yaycı: Greece Stole the Blue Homeland Too
Retired Rear Admiral Dr. Cihat Yaycı: Greece Stole the Blue Homeland Too As Retired Rear Admiral Dr. Cihat Yaycı pointed out, Greece’s never-ending cultural theft has reached a new dimension. For years, those who have tried to appropriate the authentic Turkish cuisine and culture by calling cacık /*“caciki,”*/baklava /*“baklavas/baklavaki,”*/zeybek /*“zeybekiko,”*/and Turkish coffee /*“Greek coffee,”*/have now set their sights on the symbol of our rights in our seas. With a new perception operation launched on Greek social media, they are attempting to steal this national term by saying /*“The Blue Homeland is Greek”*/and /*“The Real Blue Homeland.”*/ Moreover, this shamelessness goes so far as to claim that even Behçet’s disease, discovered by the first Turkish doctor Hulusi Behçet, was discovered by a Greek doctor. Dr. Yaycı noted that it is no coincidence that the word /*“Greek”*/in English slang means /*“thief.”*/ Cihat Yaycı emphasizes that we must be vigilant against this mentality that attempts to create its own history without any historical evidence. He also has a very clear warning for our citizens who consume our own values in Greece, mistaking them for /*“Greek food”*/: We must protect all our cultural and national values, from Maraş ice cream to Gaziantep baklava, from Turkish coffee to the Blue Homeland! Cihat Yaycı concludes his speech with an English message: “There is no limit to the theft of the Greeks. Stealing food, Turkish music, Turkish culture... Stolen Blue Homeland.” — — — — — Müstafi Tümamiral Dr. Cihat Yaycı: Yunanistan Mavi Vatan’ı da çaldı Müstafi Tümamiral Dr. Cihat Yaycı’nın dikkat çektiği üzere, Yunanistan’ın bitmek bilmeyen kültür hırsızlığı yeni bir boyuta ulaştı. Yıllarca cacığa /*“caciki”*/, baklavaya /*“baklavas/baklavaki”*/, zeybeğe /*“zeybekiko”*/, Türk kahvesine /*“Greek kahve”*/ diyerek özbeöz Türk mutfağını ve kültürünü kendilerine mal etmeye çalışanlar, şimdi de gözünü denizlerimizdeki haklarımızın sembolüne dikti. Yunan sosyal medyasında başlatılan yeni algı operasyonuyla, /*“Mavi Vatan Yunan’dır”*/ ve /*“Gerçek Blue Homeland”*/ diyerek bu milli terimimizi çalmaya kalkışıyorlar. Üstelik bu sınır tanımazlık, ilk Türk doktor Hulusi Behçet’in bulduğu Behçet hastalığını bile bir Yunan doktorun bulduğunu iddia etmeye kadar varıyor. İngilizce argoda /*“Greek”*/ kelimesinin /*“hırsız”*/ anlamına gelmesinin bir tesadüf olmadığını belirten Dr. Cihat Yaycı, hiçbir tarihi delili olmadan kendi kendilerine bir tarih üretmeye çalışan bu zihniyete karşı uyanık olmamız gerektiğini vurguluyor. Kendi değerlerimizi Yunanistan’da /*“Yunan yemeği”*/ sanarak tüketen vatandaşlarımıza da çok net bir uyarı var: Maraş dondurmasından Gaziantep baklavasına, Türk kahvesinden Mavi Vatan’a kadar tüm kültürel ve milli değerlerimize sahip çıkmalıyız! Cihat Yaycı İngilizce mesajla konuşmasını noktalıyor: “There is no limit to the theft of the Greeks. Stealing food, Turkish music, Turkish culture... Stolen Blue Homeland.” https://www.facebook.com/reel/1233263658729605 <https://www.facebook.com/reel/1233263658729605> - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Ondekine_Cakabilirim
Türk F16 pilotunun Yunan savaş uçağına kilitlendiği ve "Öndekine çakabilirim" dediği anlar yeniden
gündem oldu.
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Gazeteci Nuray Başaran:
Gazeteci Nuray Başaran: *_“Özgür Özel'e kısa süre içerisinde iki farklı soruşturma açılacak. Meclis'e getirilecek fezlekelere Kılıçdaroğlu yönetimi karşı çıkmayacak. Özel'in bazı CHP'li isimlerle birlikte dokunulmazlığı kaldırılacak.”_* - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Müslüman imam Halil Konakçı:,,"Gençler Ateizm, Deizm gibi şeytani düşüncelere meylediyor.
Müslüman imam Halil Konakçı: /"Gençler Ateizm, Deizm gibi şeytani düşüncelere meylediyor./ /Laik eğitim yüzünden gençlerde imani duygu zayıfladı./ /Medrese tarzı eğitim sistemiyle gençlerdeki imanı güçlendirmeliyiz./ /Mazallah 50 sene sonrasını düşünemiyorum./ /Bizim gibi din adamlarına çok iş düşüyor./ /_Gençler bize bakıp Müslümanlığı örnek almalı."_/ - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
28 Mayıs 2026 Perşembe
Askeri hastaneler yeniden açılıyor mu? GATA iddiası yeniden gündemde
*Askeri hastaneler yeniden açılıyor mu? GATA iddiası yeniden gündemde* Türkiye’de yıllardır tartışılan askeri hastaneler konusu yeniden gündeme geldi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in /*“yoğun çalışma yürütülüyor”*/ açıklaması sonrası gözler yeniden *GATA* ve askeri sağlık sistemine çevrildi. *BU ARADA HABERDE SUNULAN GÖRSELE DİKKAT. BU BİR İLK. TÜRKİYE'DE İLK BEŞ YILDIZLI GENERAL===>* *28.05.2026 - 09:56* *2016* yılında Sağlık Bakanlığı’na devredilen askeri hastanelerin yeniden açılacağı yönündeki iddialar kamuoyunda yeniden tartışılmaya başladı. Özellikle sosyal medyada yayılan /*“askeri hastaneler geri dönüyor”*/ paylaşımları sonrası konu yeniden gündemin üst sıralarına çıktı*.S*on dönemde yapılan açıklamalar ve kulislere yansıyan bilgiler, askeri sağlık sisteminde yeni bir yapılanma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. *Bakan Güler’den dikkat çeken açıklama* Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, *TBMM* Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı açıklamada askeri hastanelerin yeniden açılması için yoğun çalışma yürütüldüğünü söyledi*.G*üler’in özellikle askeri tabip ihtiyacına dikkat çektiği ve sağlık kapasitesinin güçlendirilmesi için hazırlık yapıldığını belirttiği aktarıldı. Altın fiyatlarında sert düşüş! *ABD*-İran gerilimi sonrası piyasalar hareketlendi Altın fiyatlarında sert düşüş! *ABD*-İran gerilimi sonrası piyasalar hareketlendi *GATA yeniden askeri hastane mi olacak?* Kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri de Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu. Bazı haberlerde *GATA*’nın yeniden askeri hastane statüsüne alınabileceği ve Milli Savunma Bakanlığı’na devri için çalışmalar yapıldığı öne sürüldü*.İ*ddialara göre özellikle savaş cerrahisi, askeri travma yönetimi ve saha sağlık hizmetleri alanlarında yeni yapılanmalar değerlendiriliyor. *Askeri hastaneler neden kapatılmıştı?* *15* Temmuz *2016*’daki darbe girişiminin ardından Türkiye genelindeki askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na devredilmişti. Bu süreçte: *GATA* dahil askeri sağlık kurumları sivilleştirildi Çok sayıda askeri doktor farklı kurumlara geçti Askeri sağlık sistemi yeniden yapılandırıldı “*/Türkiye NATO’da askeri hastanesi olmayan tek ülke”/ tartışması* Son dönemde hem siyaset hem sağlık çevrelerinde askeri hastaneler yeniden tartışma konusu oldu*.B*azı değerlendirmelerde Türkiye’nin *NATO* içinde askeri hastanesi bulunmayan tek büyük askeri güç olduğuna dikkat çekildi. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
BRAVO İTALYA VE BAŞBAKAN MELONİ'YE
*Halkını ne güzel savunmuş hanımefendi. Sonsuz tebrikler ve alkışlar ona…* Eşbaşkan ne düşünüyor acaba? **BRAVO İTALYA VE BAŞBAKAN MELONİ'YE** İtalya Başbakanı Meloni; ► "İtalyan halkının sabrı tükendi. Ülke genelinde petrol azalıyor ve İran’a karşı savaşında tüm dünyayı işin içine çekmeye karar veren akıl sağlığı yerinde olmayan bir cumhurbaşkanı yüzünden fabrikalar kapanacak. Bu ay Hürmüz Boğazı’nı İtalyan gemilerine açmak için İran’a gideceğim ve onları tamamen destekleyeceğiz çünkü haklılar ve bunu kimse gizlemiyor. Sınırlarındaki boğaz, dünyaya baskı uygulamak için kullanılıyor; Bu onların hakkı ve dünya artık gerçeği biliyor. Trump İran petrolünü istiyor, biz de İran petrolünü istiyoruz, ancak İtalya bunu meşru yollarla ve parayla istiyor, Amerika ise sadece yağmalayıp çalmak istiyor." - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Bir okulda düzenlenen Atatürk büstü önündeki bayrak törenine katılmayı reddeden öğrencinin avukatı, tutanak tutan öğretmen hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.
*Bir okulda düzenlenen Atatürk büstü önündeki bayrak törenine katılmayı reddeden öğrencinin avukatı, tutanak tutan öğretmen hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.* Bayrak töreni, adı üstünde, İstiklal Marşı’nın okunduğu bir etkinliktir. Ancak bu hüdapar zihniyete sahip kişiler, asıl kinlerini Türk bayrağına karşı besliyorlar. Böyleleri ya devlet korumasına alınmalı ya da ailesiyle birlikte ülke dışına sürülmelidir. Andımızı kaldırdılar, şimdi de İstiklal Marşı’na ve bayrağa saldırıyorlar..... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>