27 Ağustos 2026 Perşembe

Mağlubiyet

Mağlubiyet


Bir bayrak yükseliyor,
biz susuyoruz uzaktan;
Bir taziye çadırında
zafer kokusu var.

Yılların acısı
bir gecede sığmıyor yüreğe;
Gazinin sesi kısılıyor,
itiraz edenin kapısı çalınıyor.

Biz mi kaybettik,
yoksa bize mi kaybettirdiler?
Bu sorunun ağırlığı
çöküyor gecenin üstüne.

Öfkeliyiz…
Ama öfkemiz kardeşe değil;
Haksızlığa, yanlışa,
unutulanlara.

Bugün başımız eğik,
yüreğimiz kırık.

Fakat unutma:

Bir milletin en büyük yenilgisi
düşmesi değil,
düştüğünü inkâr etmesidir.


Şimdi susup yas tutalım.
Sonra ayağa kalkalım.

Çünkü daha bitmedi
bu ülkenin hikâyesi.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Evet biz ülke gündemiyle kum havuzunda oynarken, dünya başka bir yönde ilerliyor.

Evet biz ülke gündemiyle kum havuzunda oynarken, dünya başka bir yönde ilerliyor.

Şundan eminim, Çin yalnızca teknoloji kopyalamanın ötesine çoktan geçti.
Mecburen temel bilimler konusunda da  Araştırma ve Geliştirme yapmak zorunda kalıyor ve bu konuda da oldukça başarılı.

Takip ettiğim bir konu vardı.
Hollandalı bir çip üretim şirketinin patentiyle ucuz ve yüksek hacimli üretim yapabilen Tayvan hakkında.
ASML 7 nm.nin altındaki ölçeklerde çip üretimi yapabilen bir teknolojiye sahip.

Arzu ederseniz siz de artık yerli ve milli 65 nm. ölçeğinde çip üretebiliyorsunuz.
Bunda bin sorun yok.
Belli ki o ölçekte teknoloji ayağa düşmüş.
Ancak, kabul etmek gerekir ki, 65 nm ile 7 nm arasında 10 kat fark var.
Ve bu çok şeyi değiştiriyor.

Son aldığım bilgisayar AMD Rysen 9950x işlemciliydi.
AMD Ryzen 9 9950X, işlemci çekirdekleri için 4 nm (TSMC FinFET) üretim teknolojisini kullanmaktadır.
İnanılmaz güzel bir deneyimdi.
İşlemci arıza yapana kadar 6 ay kullandım.
Artık ben bilgisayarı beklemiyordum, o beni bekliyordu.
Ancak, çip arızalı çıktı.
Şimdi test aşamaları ve garanti kapsamında değişimi için bekliyorum.

Humanoid Robot teknolojisinde ilk yola çıkanlar Boston Dynamics firmasıydı.
Hayranlıkla izliyordum.
Dört ayaklı, iki ayaklı, hatta Poga Stick tarzı robotları bile vardı.

Şunu belirteyim, açık kaynaklı yazılım dünyayı çok değiştirdi.
Bu lisans modelinde kaynak kodunuzu açık şekilde yayınlamak zorundasınız.

Bu günlerde birden hız kazanan YZ neden bu kadar hızlandı.
Çok basit YZ'nin C++ ve Pyton gibi temel programlama dillerinde kullanılan açık kaynak kodlu kütüphaneleri çok gelişti.
Eğer, konuyu anlayacak kadar yazılım okuryazarlığınız varsa, siz bile birey olarak YZ uygulamaları yapabilirsiniz.
Çinli, Rus, Türk kim olursanız olun, YZ kütüphaneleri açık ve sizin kullanımızı bekliyor.
Şimdi birilerin bu kütüphaneleri kullanarak bir şeyler yapmasını akıllara seza bir iş olarak düşünmeyin.
Yazılım konusundaki birikim bizi bu noktaya getirdi.

Şunu da eklemek isterim, yazılım kütüphaneleri yalnıza YZ için değil, aklınıza gelebilecek her konuda olgunlaştı.
Nesne Yönelimli Programlama (Object-Oriented Programming - OOP), Fonksiyonel Programlama (Functional Programming), Bildirimsel / Deklaratif Programlama (Declarative Programming), Mantıksal Programlama (Logic Programming), Olay Güdümlü Programlama (Event-Driven Programming)

Neyse konu dağıldı.
Robotların neyi başardıkları, yarıştıklarında kimin kazandığı önemsiz.
Çünkü robotlar Servo Motorlar, DC Motorlar (Sürekli Dönüş ve Hareket İçin), Fırçasız DC Motorlar (BLDC), Step (Adım) Motorlar (Milisaniyelerle Hassas Mesafe İçin) kullanır.
Bu motorların hızı ve tepki süreleri ne kadar hızlıysa o kadar hızlı olurlar.
Örneğin elinde kalem çeviren bir robotun hızın gözünüzle takip edemezsiniz.
Hız konusu elbette ve kesinlikle insanüstü ölçektedir.
Kuvvet ve tork konusu da öyle.
Makina ne kadar güçlüyse o kadar güçlüdür.
Bu nedenle asla insani ölçekleri düşünmeyin.

Hala daha robotların beceremedikleri tek konu radyoaktivite konusudur.
Yüksek radyoaktivite devrelerini, mikroişlemcilerini, transöstörlerini yakar.
Optik aksamlarını opaklaştırır.
Bu nedenle hala daha Fukuşima santralinin çekirdek erimesi olan bölümlerine robot sokamıyorlar.
Santralin en radyoaktif bölümü uzaktan kumandalı ya da YZ içeren pek çok robotun hurdasını içerir.

Şimdi gelelim YZ konusuna.
YZ algoritmik bir programla üretilir.
Ancak üretilen YZ yazılımı başlangıçta akıllı değildir.
O eğitilir.
Girdiler verilir, bu girdilerin yarattığı cevaplar olumlu ya da olumsuz şekilde geri besleme yapılır.
Bu tıpkı bir çocuğun eğitim sürecine benzer.

Ancak, DİKKAT tıpkı bir çocuğun eğitim sürecinde ne öğrendiğini anlamak ve belirlemek imkansız ise, YZ'nin de tam olarak ne öğrendiğini anlamak imkansızdır.
Bu nedenle YZ'ye hedef seçme, öldürme yetkisi vermek risklidir.
Doğrusu yüz tanıma, ses tanıma vb. patern tanımaya dayalı bir YZ kontrollü katil bir robotun bulunduğu yerde emniyette olduğunuzdan asla emin olmamalısınız.
Hedef siz olmasanız da!.

Skynet uzak bir ihtimal değildir.
YZ'nin babaları bu konuda epeyce yaygara yapıyorlar.

Bu günlerde savaşlar SÜRÜ DRON saldırıları, YZ destekli SÜRÜ saldırıları, SATÜRASYON SALDIRILARI, savaş alanını OTOMASYONU ekseninde ilerliyor.
Bu çok tehlikeli.
Günümüzün savaş alanlarında eğer teknolojisi eksik bir ordunun askeriyseniz hiç şansınız yok.
Pek çok video izledim.
Rus, ya da Ukraynalı asker dron karşısında çaresiz ölmeyi bekliyor.
Hatta durma, harekete geç anlamında baş parmağını aşağı çeviriyor ve ölmeyi bekliyor.
Ya da çaresizce koşturan ama sonunda kedinin fareyle oynadığı gibi kendisiyle oynayan bir dron operatörüne teslim olan askerlerin videolarını gördüm.

Eğer savaş alanında teknolojiyi entegre, sofistike, otomasyon şeklinde kullanabilen bir ordunun neferiyseniz işiniz kolay.
Kolay kazanılmış zaferlerle böbürlenebilirsiniz.
Ama tam tersi halde tarihin külleri arasında kaybolmuş pek çok mağlup ordu gibi siz de isminizle, cisminizle yok olursunuz.

Toparlamak için son cümlemi söyleyeyim.
Çin'de yapılan android robot olimpiyatları aslında bir meydan okumanın gövde gösterisidir.
Andoid robotların uygun adımda tıpkı ordular gibi yürütülmesini tek anlamı budur
Üzerine otomatik silah takılmış robot köpeklerin anlamı budur.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


YEDİKLERİ HALTIN NE KADAR PİS BİR ŞEY OLDUĞUNU ONLAR DA BİLİYOR.

YEDİKLERİ HALTIN NE KADAR PİS BİR ŞEY OLDUĞUNU ONLAR DA BİLİYOR.

Peki kurtarır mı?
Hiç sanmam.


Saygılar

Oraj POYRAZ

L2fSIJNoA0xfSNxA

--------------

Teklif ayrıca süreci yürüten yetkililere dokunulmazlık içeriyor.

Buna göre, TERÖRSÜZ TÜRKİYE sürecinde kanun kapsamında verilen görevlerini yerine getiren kişiler hakkında “BU GÖREVLERİ NEDENİYLE” gelecekte de HUKUKİ, İDARİ VEYA CEZAÎ SORUMLULUK DOĞMAYACAK. Bu amaçla çalışmalar yürüten başta MİLLİ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONU üyesi milletvekilleri ile komisyonda çalışan görevlilere de yasal güvence getiriliyor.







V. Murat Tulga: PKK’lı Teröristler Askerlik Yapacak mı!!!?

**V. Murat Tulga <https://medium.com/@vmurattulga?source=post_page---byline--0a73249e1958--------------------------------------->: ****PKK’lı Teröristler Askerlik Yapacak mı!!!?** Çerçeve Yasa’nın kanunlaşması sonrası kutlayan milletvekillerimiz… *V. Murat TULGA* Çerçeve Yasa tasarısı TBMM’nde büyük bir uzlaşı ile geçti. Fotoğrafta görüldüğü gibi DEM’lisi, MHP’lisi, AKP’lisi, CHP’lisi ve HAVET’çi Yeni Partisi ile tüm milletvekillerimiz çok mutlular. Zılgıtlar çektiler, zafer işareti yaptılar, tokalaştılar, öpüştüler ve sonra 1 Ekim’e kadar tatile çıktılar. Tatillerini artık konuşmalarında çokça dile getirdikleri Munzur Çayı, Botan Çayı, Kulp Çayı civarında yer alan otellerde, kampinglerde geçirirler artık!!! Ama onlara çok üzülecekleri bir haberim var. Ekim’de açılacak TBMM’nin daha çok çalışması lazım. Daha çok mesai lazım haberleri olsun. Çünkü… “…//*DW Türkçe’ye konuşan DEM Parti kaynakları[1] <https://medium.com/@vmurattulga/pkklı-teröristler-askerlik-yapacak-mı-0a73249e1958#_ftn1>, örgüt mensuplarının *////*“demokratik entegrasyonu ve toplumsal bütünleşmesi”*///konusuna dikkat çekmişler./ /Türkiye’ye dönecek kişilerin sağlık, sosyal güvenlik, eğitim ve istihdam haklarının nasıl düzenleneceği yasada yer almadığını belirtmişler./ /Ve terörist kuzucukları için şu noktaya da özellikle üzülerek dikkat çekmişler…/ /Bu yasada;/ /“Geçmişte askerlik yapmamış PKK mensuplarının durumu <https://www.dw.com/tr/tbmmde-kritik-görüşme-çerçeve-yasa-için-kim-ne-dedi/a-78308498> belirsizmiş!!!/ /Türkiye’ye dönen ve yasa kapsamında soruşturması veya kovuşturması ertelenen bir kişinin askerlik yükümlülüğünün devam edip etmeyeceği konusunda çerçeve yasada özel bir hüküm bulunmuyormuş. Çünkü eğer mevcut Askerlik Kanunu uygulanırsa örgüt üyelerinin yaşı tutanların askere alınması gerekiyormuş…”/ İşte en büyük sorunumuz bu şimdi. Bu terörist kuzucuklar!!! askerlik yapacaklar mı yapmayacaklar mı? Ben ne deyim, Allah akıl fikir versin… Tanrı Türk’ü korusun. Emekli askeriz, hemen şunlar aklıma geldi. Bunların ağızlarından *eşit yurttaşlık *düşmüyor ya, bence askerlik de yapsınlar, hem de kısa dönem bedelli yapsınlar. Uzatmayalım. Bunlara devlet bankaları ödeme için kredi de versin!!! Üzmeyelim bu terörist kuzucukları… İlave olarak şu ritüellerde de muhakkak yerine getirilsin…. Mesela bunlara muhakkak asker uğurlama yapılsın! Kucaklarda, omuzlarda taşınsınlar, *”En büyük asker, bizim asker…” *sloganları ile uğurlansınlar. Bunları Türk bayrağına mı sararlar, başka çaputlara mı onu siz takdir edin? Sonra ellerine kına da yapsınlar, öyle göndersinler askere… İstihkak olarak puşi de versinler… Postal ayaklarını sıkar, mekap ayakkabıyı da düşünelim o zaman!!! Aman teçhizata yabancılık çekmesinler!!! Askerlikte tören öncesi yürüyüş eğitimi önemlidir. Adımları senkronize olmuş ve kalıp gibi yürüyen birlikler disiplinin esasıdır. Bu senkronizasyonu sağlamak içinde kıt’a komutanı */*“yürüyüş kararı”*/***saydırır. Bunu için kıtalarda yaygın karar vezinleri vardır… Mesela */*“Her Türk Asker doğar”*/**veya **/*“Türk, Övün, Çalış, Güven”*/***gibi… Şimdi bu kuzucuklar kürt ya, üzülürler, yeni sorunlar yaratmayalım. Değiştirelim bunları. Mesela */*“Her Türkiyeli Asker Doğar…”*/***diye falan bağırsınlar değil mi? Bence bunu böyle değiştirmek lazım. Diğerine artık dilim varmıyor… He bunlara atış matış yaptırmayın ha. Bunlar keleş çocukları… Devletin parasını falan da boşuna harcamayın. Bunların vakti zamanında hangi hedeflere karşı atış yaptıklarını da, bu atışların ne acı sonuçlar doğurduğunu da asla unutmayalım. Ecdadın zamanında kurduğu /*“Hamidiye Alayları…”*/ konusu da aklımızın bir yerinde dursun! Önerilerde bulunuyoruz, o yüzden… Terhisten sonra bunların sosyal güvenlik sorunları da olacakmış… Yazık! Bu da sorun değil, dağda geçirdikleri süreyi sayıp bunları EYT’den erken emekli ederiz, bir de belediyelerde sayaç okuma görevi verip işe yerleştirdik mi tamam. Nasıl çözüm ama? Ya böyle dostlar, yeni bir sorunumuz oldu mu şimdi? Ne yapalım, bu terörist kuzucuklar askerlik yapsınlar mı yapmasınlar mı? Pes yani! Siz çok oluyorsunuz artık… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün nutkunu ne olur, bugünlerde asla önümüzden noksan etmeyelim. Ne diyor, orada Ulu Önder: *“/*Ey Türk Gençliği…”*/*diye başlıyor ve şöyle bitiriyor: “ İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. *Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.* *Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur…”* [1] <https://medium.com/@vmurattulga/pkklı-teröristler-askerlik-yapacak-mı-0a73249e1958#_ftnref1> *https://amp.dw.com/tr/%C3%A7er%C3%A7eve-yasa-pkkl%C4%B1lar%C4%B1n-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCndeki-soru-i%C5%9Faretleri/a-78324326 <https://amp.dw.com/tr/%C3%A7er%C3%A7eve-yasa-pkkl%C4%B1lar%C4%B1n-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCndeki-soru-i%C5%9Faretleri/a-78324326>* *https://medium.com/@vmurattulga/pkkl%C4%B1-ter%C3%B6ristler-askerlik-yapacak-m%C4%B1-0a73249e1958* - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

26 Ağustos 2026 Çarşamba

Olcay Uyar: Soykırımcı ve Eli Kanlı İsrail Muhabbeti:

Olcay Uyar: Soykırımcı ve Eli Kanlı İsrail Muhabbeti:

1. Petrolde dışa bağımlıdır.
Petrol tankerleri ile Azeri Petrolünü Türkiye/Ceyhan‘dan ve Kazak Petrolünü Karadeniz/Novorosisk ile Türk Boğazlarından geçerek almaktadır.
Bu petrol tedariki kesildi mi Ekonomik Ambargo ile uzaklardan ABD’lerden vs petrol bulmak ve getirmek zorunda kalır.

2. Su sorunu vardır.
Denizden Su Arıtma tesisleri elden çıkarsa sıcak bölgede büyük sorun yaşar.

3. Leviathan Sahası: Akdeniz’deki en büyük, milyarlarca metreküp rezerv kapasitesine sahip ana sahadır.
Tamar Sahası: Ülkenin elektrik üretiminde kritik paya sahip diğer büyük doğalgaz yatağıdır.
Bunlar giderse özellikle Hayfa Liman Şehri başta olmak üzere ülkede elektrik altyapısı ve Mısır gibilere ihracatı da gider.
Elektrik gidince başta Demir Kubbe vs çalışmaz.
Dizel bulursa çalışabilecek Jeneratörlere muhtaç kalır.
Petrol gelmeyince de yandı gülüm İsrail helvası.

4. Savaşlarda veya Kriz Döneminde denizden ekonomik ambargo petrol dahil yerse.
Savaş Döneminde Silah ve mühimmatta ABD'ye bağımlı olan lojistiği Akdeniz’de kesilirse Pili biter.

5. Nüfus Gücü düşüktür.
Nüfus hem az hemde çift vatandaş olarak diğer ülkelerden gelenlerdir.
Krizi yerse bunlar topuklayarak ülkeden kaçar.
Zaten ölümüne savaşta asker bulamaz.
Biter.

6. Coğrafi Gücü yüz ölçüm olarak çok azdır.
Hava Harekatı için diğer komşu ülkeler hava sahalarını ihlal ve işgal etmek zorundadır.
Örneğin İran’a harekatta, önce Suriye, Ürdün ve Irak Hava Sahalarını havadan transit geçiş/geliş ve havada İkmal için kullanmaktadır.
Bu nedenle bu ülkelerde HAVA SAVUNMA SİSTEMİ olsun istemez.

7. Zayıf tarafları nedeniyle kaybetmemek için, ULUSLARARASI HUKUKU tanımaz ve uygulamaz.
Bunla savaşan taraf da uluslararası hukuka uymamalıdır.
Köpekbalığı ile çatışmaya giriyorsan sende onun gibi köpekbalığı olmalısın.
Hep baştan vuruyorsa ve buna Önleyici Saldırı vs diyorsa sende onu başında dediği gibi ÖNLEYİCİ SALDIRI diyerek vurmalısın ki bir daha ısıramasın...
Böyle popoya böyle muamele...

8. Baştan Kara Harekatı da şart değildir.
İyi bir ekonomik Ambargo zaten bunu bitirir.

9. TV'lerde yalakalıkla öten ve halkın hoşuna gidiyor diye öterken zırt pırt, katil, soykırımcı, terör devleti vs. İsrail demekle bu işler olmaz.
Lafla peynir gemisi yürümez.
Akıllı ve Proaktif Strateji şarttır...


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Kahraman gazilerine böyle kötü muamele ve saygısızlık eden başka bir iktidar olabilir mi?

Ankara Bilkent Gazi Uyumevi Bölgesi. Kahraman gazilerine böyle kötü muamele ve saygısızlık eden başka bir iktidar olabilir mi? - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

25 Ağustos 2026 Salı

Kürt isyanlarının yalnıza bir kanun ile ortadan kaldırılacağını iddia edenler ŞEREFSİZ İŞBİRLİKÇİLERDİR.

Yıldırım Beyazıt'dan bu yana yaklaşık 500 yıldır çeşitli sebeplerle görülen Kürt isyanlarının yalnıza bir kanun ile ortadan kaldırılacağını iddia edenler ŞEREFSİZ İŞBİRLİKÇİLERDİR.
Son Çerçeve Kanunu Türk milletinin, hatta PKK'nın dahi talebi değildir.
Bu kanun Yahudi aklının, ABD eliyle, son NATO toplantısında dayatılan bir projesidir.
Ve maalesef çeşitli tehditler, şantajlar ve rüşvetler ile dizleri üzerine çökertilmiş AKP, MHP hatta CHP yönetimlerin buna boyun eğmiştir.
Türk siyaseti kasetler ve  dosyaların altında ezilmektedir.

Kürt isyanlarını kanun gücüyle halledebilseydi, Osmanlı Sultanları, İttihat ve Terakki, erken cumhuriyet dönemini liderliği hallederdi.
Türk halkı ve Kürt halkı bu huzursuzlukla beraber yaşamaya alışmalı, ve görülen ikili ve nifakın zamanın iyileştirici gücüne bırakmayı öğrenmelidir.
Bunlar Kronik Sorunlardır.

Ermeni Soykırım iddiaları ve 3T talebinin de asla bitmeyeceğini, 3856 yılında intergalaktik bir uzay gemisinde bir Ermenice konuşamayan, Ermeni kilisesine tabii olmayan, Ermeni Kültüründen tamamen kopmuş, kendine bir kimlik üretmek için elinde yalnızca Türk Düşmanlığı ve Soykırım iddiaları olan BİR ERMENİ, bir Türk bulacak ve gırtlağına sarılacaktır.
Vay benim atalarımı katlettiniz, vay benim atalarıma soykırım yaptınız diyerek kinini kusacaktır.

Osmanlı bakiyesi milletlerin isyanları, bağımsızlık için içsavaşlar, etnik arındırma ve katliamlarla bağlantılı olarak iddiaları ve talepleri asla bitmeyecektir.

Ortalama bir Türk bütün bunları bilecek, bu konudaki iddialar ve taleplere sonsuza kadar direnç gösterme, bıkmadan dayanma alışkanlığı olmalıdır.

Bütün bu sorunlar asla çözümlenmeyecektir.
Bu sorunları tek bir hareketle, bir yasayla, bir AÇILIMLA çözebileceğini iddia edenlerden lütfen uzak  durunuz.


Saygılar

Oraj POYRAZ

L2fSIJNoA0xfSNxA

-------------

Anadolu’da veya tarihsel olarak bugünkü Türkiye sınırları içinde gerçekleşen, Kürt aktörlerin belirgin olduğu silahlı başkaldırılar”

1. İlk dönem: Selçuklu ve beylikler dönemi

Kürtlerin Anadolu’daki varlığı Osmanlılardan çok daha eskidir. Ancak burada ciddi bir kaynak problemi vardır: Orta Çağ’daki her yerel savaş veya hanedan mücadelesini “Kürt isyanı” olarak nitelemek doğru değildir.

10.–11. yüzyıllarda Mervânîler/Diyarbakır merkezli Kürt hanedanı gibi siyasi yapılar Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bulunuyordu. 11. yüzyıldan itibaren Selçuklu hâkimiyetinin kurulmasıyla Kürt emirlikleri Selçuklu, Artuklu, Eyyûbî, İlhanlı ve daha sonra Akkoyunlu/Karakoyunlu gibi güçlerle farklı biçimlerde ilişki kurdu.

Dolayısıyla “ilk Kürt isyanı = X yılında gerçekleşti” şeklinde güvenilir biçimde verilebilecek tek bir başlangıç tarihi yoktur.

Bu dönemdeki çatışmaları, modern anlamdaki Kürt milliyetçi isyanlarından ayrı tutmak gerekir.


2. Osmanlı döneminde ilk büyük Kürt başkaldırıları

Osmanlıların Doğu Anadolu’da hâkimiyet kurması özellikle 1514 Çaldıran Savaşı sonrasında hızlandı. Bu dönemde birçok Kürt beyliği Osmanlı tarafına geçti ve karşılığında önemli ölçüde yerel özerkliklerini korudu.

Bu düzen 18. yüzyıl sonlarına kadar büyük ölçüde devam etti. 19. yüzyılda Tanzimat merkezileşmesiyle birlikte sistem ciddi biçimde bozuldu. (DergiPark)

Yaklaşık kronolojik liste

Tarih

İsyan / başkaldırı

Bölge

Başlıca aktör

Niteliği

1547

Bitlis/Bidlîsî başkaldırısı

Bitlis

Bitlis emiri

Emirlik özerkliği

1606–1607

Canbulatoğlu (Canpolatoğlu) Ali Paşa isyanı

Kilis–Halep

Canbulatoğlu Ali Paşa

Yerel/dinastik güç mücadelesi

18. yy.

Çeşitli Kürt aşiret başkaldırıları

Diyarbakır–Bitlis–Siirt vb.

Aşiret reisleri

Yerel özerklik/vergi/otorite

1765

Cihan Bey aşiret başkaldırısı

Malatya

Cihan Bey

Yerel güç mücadelesi

1789

Reşkotan–Xerzan başkaldırısı

Diyarbakır–Siirt

Ferho Ağa, Kasım Xerzî

Aşiret/yerel otorite

1794

Zirkan–Tırkan başkaldırısı

Diyarbakır

Aşiretler

Yerel otorite

1806

Baban hareketi

Irak sınırı/Süleymaniye

Abdurrahman Paşa

Emirlik özerkliği

1810–1811

Baban hareketi

Musul–Irak sınırı

Ahmed Paşa

Emirlik–merkez çatışması

1830’lar

Rewanduz/Mîr Muhammed hareketi

Hakkâri–Musul çevresi

Mîr Muhammed

Kürt emirliklerinin merkezileşmeye direnişi

1834–1837

Rewanduz harekâtı/çatışmaları

Hakkâri–Musul

Mîr Muhammed

Osmanlı merkezileşmesine direnç

1843–1847

Bedirhan Bey isyanı

Botan–Cizre–Hakkâri

Bedirhan Bey

Emirlik özerkliği

1850’ler

Yezdan Şêr başkaldırısı

Hakkâri–Bitlis

Yezdan Şêr

Merkezîleşmeye direnç

1877–1878

Bedirhan Osman Paşa hareketi

Cizre–Midyat

Bedirhan ailesi

Osmanlı yönetimine başkaldırı

1879

Hakkâri/Bitlis çevresi başkaldırıları

Doğu Anadolu

Çeşitli Kürt beyleri

Yerel özerklik

1880–1881

Şeyh Ubeydullah Nehrî İsyanı

Hakkâri–İran sınırı

Şeyh Ubeydullah

Milliyetçi + dinî + bölgesel

1889

Bedirhan ailesinin başkaldırısı

Bitlis çevresi

Bedirhan ailesi

Yerel/siyasi

1906

Milan aşireti hareketi

Diyarbakır çevresi

İbrahim Paşa Milanî

Aşiret/merkez çatışması

1906

Bişarî/Çito hareketi

Bitlis

Çito

Yerel

1914

Bitlis isyanı

Bitlis

Şeyh Selim ve Şihabeddin

Dinî + siyasi

1914

Bazı Botan/Hakkâri hareketleri

Hakkâri–Cizre

Yerel Kürt liderleri

Osmanlı merkezine karşı

Buradaki özellikle 1547, 1606–07 ve 18. yüzyıl kayıtlarının, 19. yüzyılın iyi belgelenmiş isyanlarıyla aynı kategoride değerlendirilmemesi gerekir. Örneğin 17. yüzyıl Bitlis’inde Kürt emirleri ile merkez arasındaki çatışmalar gerçekten belgelenmiştir; fakat bunlar çoğu zaman bir “Kürt ulusal ayaklanması” değil, emirlik–merkez ilişkisi içerisindeki güç mücadeleleridir. (Kürt Araştırmaları)


3. Dönüm noktası: 1830–1880

Bence kronolojinin en önemli bölümü burasıdır.

  1. yüzyılın başına kadar Osmanlı yönetimi ile Kürt emirlikleri arasında özerklik–bağlılık dengesi vardı. Tanzimat’la birlikte İstanbul:

  • vergileri doğrudan toplamak,

  • asker almak,

  • yerel silahlı güçleri tasfiye etmek,

  • emirlikleri kaldırmak,

  • valileri merkezden atamak

istemeye başladı.

Bu nedenle 1830’lardan itibaren isyanların karakteri değişmeye başladı. (DergiPark)

1830–1837 — Mîr Muhammed/Rewanduz

Mîr Muhammed’in hareketi bugünkü Irak Kürdistanı ağırlıklı olmakla birlikte Hakkâri ve Doğu Anadolu’daki Kürt siyasi düzenini de doğrudan etkiledi.

Osmanlı merkeziyetçiliğinin Kürt emirliklerine yönelik ilk büyük tasfiye hamlelerinden biridir.

1843–1847 — Bedirhan Bey

Bedirhan Bey

Merkez: Cizre–Botan
Alan: Botan, Hakkâri ve çevresi

Bu, Osmanlı dönemindeki en önemli Kürt emirliği isyanlarından biridir.

Bedirhan Bey’in amacı başlangıçta modern anlamda bir ulus-devlet kurmaktan çok Botan Emirliği’nin bağımsız/özerk gücünü korumaktı.

1847’de Osmanlı ordusu tarafından yenilgiye uğratıldı ve emirlik tasfiye edildi.


4. 1850’ler — Yezdan Şêr

Yezdan Şêr

Bölge: Hakkâri–Bitlis–Van çevresi

Bedirhan Bey’in tasfiyesinden sonra ortaya çıkan en önemli hareketlerden biridir.

Burada da temel meselelerden biri merkezî Osmanlı yönetiminin yerel Kürt beylerinin gücünü ortadan kaldırmasıdır.


5. 1877–1878 — Bedirhan Osman Paşa hareketi

Bu hareket özellikle Cizre–Midyat çevresinde etkili oldu.

Osmanlı-Rus Savaşı’nın yarattığı otorite boşluğu da hareketin gelişmesini kolaylaştırdı.

Ancak henüz burada bile “modern Kürt milliyetçiliği” ile “yerel Kürt beylerinin siyasi çıkarları” birbirinden tamamen ayrıştırılabilecek durumda değildir.


6. 1880–1881 — Şeyh Ubeydullah Nehrî

Şeyh Ubeydullah Nehrî

Bu isyan kronolojide çok önemli bir kırılma noktasıdır.

Merkez: Şemdinli–Nehri
Alan: Osmanlı-İran sınır bölgesi
Dönem: 1880–1881

Ubeydullah’ın hareketi başlangıçta İran’a yönelikti; ancak gelişmeler sonucunda Osmanlı topraklarını da kapsayan geniş bir Kürt siyasi hareketine dönüştü.

Cambridge’de yayımlanan Sabri Ateş’in çalışması, hareketin on binlerce İranlı ve Osmanlı Kürdünü harekete geçirdiğini ve aynı zamanda dinî, mezhepsel, bölgesel ve milliyetçi unsurların birlikte rol oynadığını gösteriyor. Bu nedenle Ubeydullah hareketini yalnızca “milliyetçi isyan” diye açıklamak yetersizdir. (Cambridge)

Buna karşılık literatürde Kürt milliyetçiliğinin erken büyük kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir. (De Gruyter Brill)


7. II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı dönemi

1906 — Milanî hareketi

Diyarbakır çevresinde İbrahim Paşa Milanî'nin hareketi.

1914 — Bitlis İsyanı

Şeyh Selim ve Şihabeddin öncülüğünde.

Bu hareket dinî ve siyasi unsurların birlikte bulunduğu bir başkaldırıdır.

1914–1918

I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’daki Kürt aşiretlerinin önemli bir bölümü Osmanlı Devleti’nin yanında savaşırken bazı gruplar ve yerel liderler merkezî hükümetle çatıştı.

Dolayısıyla “1914–18 arasında Kürtler Osmanlı’ya karşı ayaklandı” şeklinde genelleme yapmak tarihsel olarak hatalı olur.


8. Cumhuriyet döneminin ilk dalgası

Burada artık çok daha net bir kronoloji kurulabilir.

Tarih

İsyan

Bölge

Başlıca lider/aktör

1920–1921

Koçgiri İsyanı

Sivas–Erzincan–Dersim

Alişan, Haydar Bey ve Koçgiri aşiretleri

1924

Beytüşşebap İsyanı

Hakkâri/Şırnak

Yerel Kürt aşiretleri

1925

Şeyh Said İsyanı

Diyarbakır–Elazığ–Bingöl–Muş

Şeyh Said

1925

Raman–Reşkotan hareketleri

Siirt–Batman çevresi

Aşiretler

1926

Hazro hareketi

Diyarbakır

Yerel aşiretler

1926

Koçuşağı İsyanı

Hakkâri/Şırnak çevresi

Koçuşağı aşireti

1927

Mutki İsyanı

Bitlis

Mutki aşiretleri

1927–1930

Ağrı İsyanları

Ağrı–Van–Iğdır

İhsan Nuri Paşa ve Hoybun

1929

Asi Resul İsyanı

Siirt–Şırnak

Asi Resul

1929

Tendürek hareketi

Ağrı–Van

Yerel Kürt grupları

1930

Zilan/Ağrı hareketleri

Van–Ağrı

Ağrı hareketi

1930

Oramar İsyanı

Hakkâri

Yerel aşiretler

1930

Pülümür hareketi

Tunceli

Yerel gruplar

1937–1938

Dersim İsyanı/Harekâtı

Dersim/Tunceli

Seyit Rıza ve aşiretler

Bu dönem için Boğaziçi Üniversitesi’nde hazırlanmış çalışma özellikle Koçgiri (1921), Şeyh Said (1925), Bedirhan (1847) ve Ubeydullah (1880) hareketlerini karşılaştırıyor ve 20. yüzyıl başlarında milliyetçi unsurun daha belirgin hale geldiğini, fakat hareketlerin yalnızca milliyetçilik üzerinden açıklanamayacağını vurguluyor. (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü)


9. 1921 — Koçgiri

Koçgiri İsyanı

Bölge: Sivas–Erzincan–Dersim

Koçgiri hareketi, Ankara hükümeti ile Kürt siyasi talepleri arasındaki ilk büyük çatışmalardan biridir.

Burada özerklik/yerel yönetim ve Kürt siyasi talepleri çok daha açık biçimde ortaya çıkmıştır.


10. 1924 — Beytüşşebap

Cumhuriyet döneminin ilk önemli Kürt silahlı hareketlerinden biridir.

Bölge: Hakkâri–Şırnak

Hareket kısa sürede bastırıldı.


11. 1925 — Şeyh Said İsyanı

Şeyh Said

Bu kronolojinin en önemli dönüm noktalarından biri.

Başlangıç: Piran
Yayılma: Diyarbakır, Elazığ, Bingöl, Muş ve çevresi
Tarih: Şubat–Nisan 1925

Burada Kürt milliyetçiliği + dinî motivasyon + aşiret çıkarları + merkezîleşmeye tepki aynı anda bulunmaktadır.

Dolayısıyla bunu sadece:

İslamcı isyan”

veya sadece

Kürt milliyetçi isyanı”

olarak tanımlamak eksik kalır. Akademik çalışmalar da hareketin çok nedenli olduğunu vurgular. (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü)


12. 1926–1930 — Küçük ve orta ölçekli isyanlar

Şeyh Said’in bastırılmasından sonra özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir dizi yerel silahlı hareket ortaya çıktı.

Bunlar arasında:

  • Hazro

  • Koçuşağı

  • Mutki

  • Raman

  • Reşkotan

  • Asi Resul

  • Tendürek

  • Savur

  • Zilan

  • Oramar

  • Pülümür

gibi hareketler bulunur.

Ancak bunların tamamını aynı örgütün veya tek bir “Kürt ayaklanmasının” parçaları olarak göstermek doğru değildir. Bazıları aşiret merkezli, bazıları bölgesel, bazıları ise daha geniş Kürt siyasi hareketleriyle bağlantılıydı. 1920’lerin sonlarına ilişkin kronolojilerde bu hareketlerin çokluğu açıkça görülmektedir. (Vikipedi)


13. 1927–1930 — Ağrı İsyanları

Ağrı İsyanı

Bu dönem Şeyh Said’den farklı bir karakter taşır.

Burada Hoybun örgütü, Türkiye dışındaki Kürt siyasi çevreleri ve İhsan Nuri Paşa önemli rol oynadı.

1927–1930 arasında birkaç aşamada gerçekleşti.

1928–1930 arasında Ağrı bölgesi fiilen Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünün ciddi biçimde dışında kaldı.

1930’da Türk ordusunun büyük operasyonuyla hareket sona erdi.


14. 1937–1938 — Dersim

Dersim İsyanı

Lider: Seyit Rıza
Bölge: Dersim/Tunceli

Bu olayın terminolojisi özellikle tartışmalıdır.

Türkiye’de geleneksel resmî literatür uzun süre “Dersim İsyanı” ve “tenkil harekâtı” çerçevesini kullanırken, modern akademik literatürde devlet şiddeti, zorunlu iskân, katliam ve etnik/dinsel boyutlar da merkezi konular haline gelmiştir.

Dolayısıyla burada iki ayrı soruyu ayırmak gerekir:

  1. Dersim’de silahlı bir Kürt/Zaza aşiret direnişi oldu mu? → Evet.

  2. 1937–38’de devletin uyguladığı operasyonların niteliği neydi? → Bu, “isyanın bastırılması”ndan çok daha geniş ve tartışmalı bir tarihsel sorudur.


15. 1938 sonrası

1938’den sonra Türkiye sınırları içerisinde 1920–30’lardaki ölçekte ve karakterde bir Kürt bölgesel isyanı görülmez.

Fakat 1970’lerden itibaren tamamen farklı bir dönem başlar:

1978

PKK'nin kuruluşu

1984

PKK'nin silahlı faaliyetlerinin başlaması

1984–1990’lar

Türkiye’nin güneydoğusunda uzun süreli Kürt silahlı çatışması.

Bunu klasik anlamda “isyan” diye adlandırmak mümkündür ancak tarihsel olarak 19. yüzyıl aşiret isyanlarından çok farklıdır: modern gerilla savaşı, ideolojik örgütlenme, uluslararası bağlantılar ve devlet dışı silahlı örgütlenme söz konusudur.


Büyük tarihsel çizgi

Bütün kronolojiyi sadeleştirirsek aslında dört farklı dönem ortaya çıkıyor:

I — 11.–18. yüzyıl

Emirliklerin ve aşiretlerin yerel özerklik mücadeleleri

Kürt beyleri → Selçuklu/Osmanlı/Safevî merkezleri

II — 1800–1918

Osmanlı merkezileşmesine karşı Kürt emirlikleri ve aşiretleri

Mîr Muhammed
→ Bedirhan Bey
→ Yezdan Şêr
→ Ubeydullah Nehrî

III — 1920–1938

Kürt siyasi/ulusal talepleri + dinî ve aşiret faktörleri

Koçgiri
→ Beytüşşebap
→ Şeyh Said
→ Ağrı
→ Dersim

IV — 1984–günümüz

Modern Kürt silahlı hareketi

PKK ve buna karşı devletin yürüttüğü uzun süreli silahlı mücadele.


En önemli nokta

Dolayısıyla “Kürtlerin Anadolu’ya gelmesinden itibaren sürekli Kürt isyanları vardı” şeklindeki basit bir tarih anlatısı doğru değildir.

Daha doğru tablo şöyledir:

Kürtlerin Anadolu’daki varlığı → Kürt emirlikleri → Osmanlı ile özerklik ilişkisi → Tanzimat merkezileşmesi → emirliklerin tasfiyesi → 19. yüzyıl isyanları → modern Kürt milliyetçiliğinin ortaya çıkışı → Cumhuriyet’in ilk dönemindeki isyanlar → modern silahlı Kürt hareketi.

Özellikle 1830 öncesindeki hareketleri “Kürt milliyetçi isyanları” olarak geriye doğru projekte etmemek, tarihsel açıdan çok önemlidir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise milliyetçi unsur giderek daha görünür hale gelir. (DergiPark)