3 Mart 2026 Salı

Aklı selim ABD'nin kara harekatını ya da nükleer seçeneğini düşünmeyeceğini söylüyor.


Aklı selim ABD'nin kara harekatını ya da nükleer seçeneğini düşünmeyeceğini söylüyor.
Ancak unutulan birkaç şey var.

İlk olarak o meşhur YAHUDİ LOBİSİ.
ABD'de karar verici olan Yahudi lobisidir.
Pentagon ve diğerleri boyun eğer.
Bu hep böyle olmuştur.

İkinci olarak hem diasporadaki Yahudi Lobisi, hem de İsrail'i yönetenler aklıselimin semtine dahi uğramamıştır.
Halen hem ABD'yi, hem de batılı birçok ülkeyi fiilen küresel Siyonist sermaye kontrol etmektedir.
Ve bunların hiç birisinin de aklıselimle bağlantısı yoktur.

Yahudiler, Hristiyanlar mezheplerine göre farklı şekil ve ağırlıkta aşağıdaki inançları önemserler.

  • Seçilmişlik (Am Segula): Tanrı ile yapılan ahit bağlamında İsrailoğulları'nın özel bir sorumluluğa sahip olduğu inancı.

  • Ahit (Berit): Tanrı ile halk arasında yapılan kutsal sözleşme fikri; özellikle Tevrat metinlerinde temellenir.

  • Mesih beklentisi (Maşiah): Gelecekte ilahî adaleti tesis edecek bir Mesih'in gelişi inancı.

  • Vaat edilmiş toprak anlayışı (Eretz Yisrael): Kutsal metinlerde İsrailoğulları'na vaat edilen topraklar fikri.

  • Halaha merkezlilik: Dini hukukun (Halaha) gündelik hayatı düzenlemesi; özellikle Ortodoks çevrelerde belirgindir.

  • Kabalistik/mistik yorumlar: Özellikle Zohar gibi metinlerde gelişen mistik gelenekler.

  • Armegeddon-Har Megiddo: İyi ve kötünün, tanrı ve şeytanın nihai savaşı.

Bu işin Türklerle ilişkisi: Bize göre değil, Eski ve Yeni Ahitte.

  • Yecüc ve Mecüc (Kur'an'da Kehf 94–99; Enbiya 96)

  • Gog ve Magog (Hezekiel Kitabı 38–39),
    "Magog ülkesinden Gog" ifadesi geçer.
    Gog, İsrail'e karşı çok uluslu bir koalisyon toplar.
    Ancak Tanrı doğrudan müdahale eder ve düşmanları yok eder.

  • Tekvin Kitabı 10. bölüm
    Magog, Nuh'un torunlarından Yafes'in oğullarından biri olarak geçer.
    Bu nedenle bazı yorumcular Magog'u kuzey kavimleriyle (İskitler gibi) ilişkilendirmiştir.

  • Vahiy Kitabı 20:7–9
    Burada Gog ve Magog:
    Şeytan'ın son isyanında yer alan uluslar olarak anılır.

Kadim metinlerde şöyle yazar: Nuh Tufanı'nın ardından gemiden karaya seksen kişi çıktı.
Bunların yetmiş üçü bir tür salgına yakalanıp öldü.
Hayatta yalnızca Nuh Peygamber, üç oğlu ve üç gelini kaldı.
Hz. Nuh dünyayı kendince üçe ayırıp Ham, Sam ve Yafes adlı üç oğluna pay etti.
Bütün Türkler'in atası olan Yafes'in payına Türkistan düşünce oğlu oranın kurak olduğunu düşünüp biraz üzüldü.
Bunun üzerine Nuh Peygamber oğluna
"Yada(Yeşim, Jade, Judeo)" Taşı'nı verip, bir dua öğretti.
Yafes, hangi vakit yağmura, kara ihtiyaç duyarsa o taş sayesinde yağdırabilecekti.
Ve olağanüstü özellikleri olan Yada Taşı, çağlar boyunca Türk devletlerinin birliğinin ve saadetinin yegâne kaynağı oldu.

Gog ve Magog efsaneleri ve "kapılar", İskender Romanları'na da dahil edilmiştir.
Bir yoruma göre,
"Got ve Magothy", İskender'in bir "dağ geçidinden geçirdiği" ve "yeni surunu aşmalarını engellediği" Kirli Milletler krallarıdır.
Romanlarda ve bunlardan türetilen edebiyatta Gog ve Magog'un insan yamyamlığı yaptığı söylenir.
Ayrıca, bazen İskender'in surunun yanında, ortaçağ kozmolojik haritalarında veya mappae mundi'de de tasvir edilmişlerdir.
Gog ve Magog'un İskender ve
"Demir Kapılar" efsanesiyle özdeşleştirilmesi, Hristiyan ve İslam dönemlerinin ilk yüzyıllarında Yakın Doğu'da yaygınlaştı.
Kur'an'da Kehf suresinde Yecüc ve Mecüc olarak geçen bu kabileler, Kur'an'da büyük, adil bir hükümdar ve fatih olarak anılan Zülkarneyn (
"İki Boynuzlu") tarafından ayrılmış ve engellenmiş ilkel ve ahlaksız kabilelerdir.

Haritalarda bakalım Gog ve Mogok ya da Moğollar, İskitler, Türkleri bulabilecek misiniz?
Haritalar yüksek çözünürlüktedir.

İskender Zülkarneyn'in (İki Boynuzlu), dağ geçidinden geçirdiği, İskender'in suru içine hapsettiği, ve yeni surunu aşmalarını engellediği, demir kapılar ya da kapılar, ardında tuttuğu, Nuh'un oğlu Yafes'in soyundan gelen, Türklerin payına Türkistan'ın düştüğü, bölgenin kuraklığından şikayet eden oğluna Nuh'un, yağmur yağdırma gücü olan, Yada(Yeşim, Jade, Judeo) hediye ettiği söylence aslında tamamıyla geleneksel Türk mitolojisini anlatmakta.

2) Ergenekon Destanı (Demir Dağları Eritme)

Ergenekon anlatısı, 13.–17. yüzyıl tarih yazımında sistematik biçimde kayda geçmiştir. Başlıca kaynaklar:
Reşidüddin Fazlullah – Câmiʿu't-Tevârîh
Ebülgazi Bahadır Han – Şecere-i Türk

Temel Hikâye:

  • Türkler büyük bir yenilgi alır.
  • Sağ kalanlar sarp dağlarla çevrili, tek geçidi dar olan bir vadiye sığınır: Ergenekon.
  • Yüzyıllar boyunca burada çoğalırlar.
  • Nüfus artınca dışarı çıkmak isterler fakat dağlar geçit vermez.
  • Bir demirci, dağın bir kısmının demir madeni olduğunu fark eder.
  • Büyük ateşler yakılır, körüklerle harlanır.
  • Demir Dağ eritilir ve bir geçit açılır.
  • Halk dışarı çıkar ve eski gücünü yeniden kurar.
  • Çıkışta bir bozkurt rehberlik eder.



Saygılar 

Oraj POYRAZ 

L2fSIJNoA0xfSNxA 

-------------- 
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Arslan BULUT: Ya Biz...Komutanlarımızı Nasıl Kaybettik?

Arslan BULUT: Ya Biz...Komutanlarımızı Nasıl Kaybettik?

03 Mart 2026

Kendisi de Ergenekon-Balyoz sürecinin mağdurlarından olan Emekli General Ahmet Yavuz'un "Savaşın ilk günü başkomutanını ve genelkurmay başkanını kaybettiysen savaşı kaybetmenden de kaçınılmazdır! Kendini koruyamayan ülkesini koruyamaz!" mesajına Gönül Kenter şöyle yorum yapmış:

"Biz savaş başlamadan, açılan gizli savaşın bilincine dahi varamamışken, komutanlarımızı Silivri kumpaslarıyla kaybettik, koruyamadık. Buna ne diyeceksiniz Sayın Yavuz?"

Ahmet Yavuz da cevaplamış:

"Bizi, bu tür dolaylı tutumlarla etkisizleştirmeye çalışıyorlar. Tam da önermeme uygun bir örnek..."

* *

Gerçekten de İran, savaşın daha ilk anında başkomutanını ve komuta kademesini kaybetti ama müthiş bir direnç gösteriyor. Türkiye ise savaş kaybetmiş gibi kendi başkomutanlarından birini ve iyi yetişmiş komutanlarını, kurmay subaylarını yargıladı, uzun süre süründürdü... Pek azı görevlerine geri dönebildi... İntihar edenler, beyin kanaması, kalp krizi geçirip şehit olanlar var... Üstelik başkomutan İlker Başbuğ sanıkken, terörist Şemdin Sakık gizli tanıktı...

Konuyu, 8 Nisan 2011'de "Genelkurmay'ın anlamadığı" başlığı altında şöyle incelemiştim:

"İşgal kuvvetleri denilince insanın aklına Nürnberg ve Tokyo mahkemeleri geliyor.

Almanya ve Japonya, İkinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkınca, galip devletler Nürnberg ve Tokyo'da birer mahkeme kurdu. Alman generaller ve Nazi Partisi sorumluları'insanlık suçu, savaş suçları, dünya barışına karşı işlenen suçlar ve savaşa sebep olmak' suçlarından yargılandı.

Kaç kişi yargılandı biliyor musunuz?

24 kişi!

Bir Alman generali Londra'yı bombalamaktan yargılandı ama Berlin'i bombalayan İngiliz generaline kimse hesap sormadı!

Çünkü bu galiplerin mahkemesi idi! Yargılananlar arasından intihar eden de oldu...

Tokyo'da kurulan mahkemede kaç Japon yargılandı?

28 kişi!

Bugün Türkiye'de kaç general yargılanıyor, kaç subay astsubay yargılanıyor?

Sadece bir davada 163 subay tutukludur. Diğer davaları da hesaba katarsanız, 300 civarında subay, astsubay yargılanıyor!

Peki Türkiye, bir savaş mı kaybetti ki subaylarının ve aydınlarının önemli bir bölümü tutuklu olarak yargılanıyor, misyonerlik hakkında bilimsel eser yazanların bile evleri aranıyor?

Demek ki Türkiye bu savaşı kaybetti!

Başka bir açıklaması yok bunun!

Hani Genelkurmay Başkanlığı'163 TSK mensubunun neden hâlâ tutuklu olduğunu anlamakta güçlük çekmekteyiz!' diyor ya; işte anlamadıkları gerçek Türkiye'nin bu savaşı 'şimdilik' kaybetmiş olduğu gerçeğidir.

Diyeceksiniz ki Türkiye hangi savaşı kaybetti?

Sık sık hatırlattığımız gibi psikolojik savaşı kaybetti! Behiç Gürcihan'ın kavramıyla 'Beyinlerdeki Çanakkale Savaşı'nı kaybetti!

Türkiye zihinsel bir işgale uğradı!

Aslında Birinci Dünya Savaşı'ndan Versay ve Sevr antlaşmalarında da Almanya ve Türkiye'nin yargılanması öngörülmüştü.

Başaramadılar.

Bugün'darbe','örgüt' derken, PKK ile mücadele eden subaylar yargılanıyor!

Anlayın artık!"

* *

15 Temmuz darbesiyle Türkiye'nin sistem değiştirmesinden önce de şu uyarıyı yapmıştım.

"Bugün dış politikamızın en önemli konularından biri Anayasa konusudur. Aslında büyük devletler başka ülkeleri etkilemek istedikleri zaman önce Anayasalarını değiştirtmeye çalışırlar ama kendi Anayasalarını kolay kolay değiştirmezler.

2. Dünya Savaşı bittikten sonra Amerika'nın ilk yaptığı işlerden biri Japonya'ya yeni bir anayasa kabul ettirmek olmuştur. Bugün de yürürlükte olan Japon anayasası işgal kuvvetlerinin komutanı General Mc. Arthur'un hukukçu subayları tarafından hazırlanmıştır.

Alman anayasası da benzeri bir şekilde kaleme alınmıştır. 1948 yılında, galip devletler Londra'da Alman Anayasası'nın esaslarını belirledi. Bu işle görevlendirilen komisyonlarda Almanlar yoktu. Bugün yürürlükte olan Alman Anayasası, esasları Londra'da hazırlanan bu anayasadır.

Bu iki devlet savaş kaybetmiş. Savaş kaybeden devletlere, güçlü devletler diz çöktürüp, ülkelerini nasıl yöneteceklerini, ilkelerinin ne olacağını belirleyen anayasalar hazırlatmışlar. Peki şimdi Türkiye savaş mı kaybetti? Niye bize yabancılar sürekli bir yeni anayasa yapmamız için dayatıyorlar?"

* *

Şimdi ise yabancıların Anayasa dayatmasını örtmek için "Terörsüz Türkiye sloganı" kullanılıyor. Öcalan da artık "Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır." diyerek "Türk Milleti" yerine etnik kökenlerin Anayasa'da yazıldığı "Türkiye vatandaşlığı" öneriyor...


------

GÜNE DAİR..🤔

Niccolo Machiavelli diyor ki "Savaşlar başkalarının istediği zaman başlar ama başkalarının istediği zaman bitmez. Yada savaşları sen istediğin zaman başlatırsın ama senin istediğin zaman bitmez."

Bütün savaşların kontrol edilemez bir tabiatı vardır. Başlangıçları çoğu zaman dış etkenler tarafından belirlense de, sona ermeleri iç dinamiklere ve karmaşık süreçlere bağlıdır.

Niccolò di Bernardo dei Machiavelli [ a ] ​​(3 Mayıs 1469 – 21 Haziran 1527), İtalyan Rönesansı döneminde yaşamış Floransalı bir diplomat, yazar, filozof ve tarihçiydi. En çok, 1513 civarında yazılmış ancak ölümünden beş yıl sonra, 1532'ye kadar yayınlanmamış olan siyasi incelemesi Prens ( Il Principe ) ile tanınır.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Adnan Oktar Grubu’na düzenlenen operasyonda gözaltına alınanların arasında Oktar Babuna da bulunuyor.


Adnan Oktar Grubu'na düzenlenen operasyonda gözaltına alınanların arasında Oktar Babuna da bulunuyor. Babuna, 1999 yılında lösemi olduğu belirtirek başlatılan kan kampanyasıyla gündeme gelmiş; Türkiye'de 120 bin kişi kan vermişti. Kampanya kapsamında alınan kan ve ilik örnekleri ABD ve Almanya'daki çeşitli laboratuvarlara gönderilmişti.

Türkiye cerrah Oktar Babuna'yı 1999'da başlattığı ilik kampanyası ile tanıdı. Babuna, lösemi olduğu gerekçesiyle gazetelere ilan verdi, uygun donöre 10 milyar lira ödül vaat etti. Kampayada 160 bin kişiden kan ve ilik örneği toplandı.

Oktar Babuna'nın 1999 yılında düzenlediği ilik kampanyasına karşı çıkan dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş, "Babuna için gerçekleştirilen kampanya sonrası gen haritamız çıkartıldı. Muhtemel bir savaşta genlerimize duyarlı virüs üretip, Türk askerlerinde savaşacak güç bırakmayabilirler" demişti..


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Sümerler yazıyı bulana kadar ortada ne kutsal kitap var ne peygamber.

Sümerler yazıyı bulana kadar ortada ne kutsal kitap var ne peygamber.

Ne zaman yazı icat ediliyor, birden kitaplar, vahiyler, peygamberler…

Gerçekten tesadüf mü?

Yok böyle bir şey.

#tarih

https://x.com/i/status/2028606646407024717


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


“Amerikan hükümeti İsrailliler tarafından tuzağa düşürüldü.

Cemil_C_ic_ek_-___SON_DAKI_KA_I_SRAI_L_TRUMP_I_TUZAG_A_DU_S_U_RDU_G_U_NU__I_TI_RAF_ETTI____I_sra..._655h2Y.mp4 dosyası Filelink olarak eklendi. Dosyayı aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

İsrail İstihbarat Subayı Ari Ben Menashe, Netanyahu'nun Donald Trump'a şantaj yaptığını doğruladı: "Amerikan hükümeti İsrailliler tarafından tuzağa düşürüldü.

Jeffrey Epstein, onları tuzağa düşürmek için kullandıkları araçlardan biriydi."

Şimdi anladınız mı Donald Trump'ın neden sağa sola saldırdığını?

Şimdi anladınız mı İran ile savaş neden çıktı?

TAM ANLAMIYLA SKANDAL!

https://x.com/i/status/2028499599229382795
 
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc





ABD Savaş Bakanı: "İslam peygamberlik yanılsamalarına inananlar nükleer silahlara sahip olamazlar."

ABD Savaş Bakanı: "İslam peygamberlik yanılsamalarına inananlar nükleer silahlara sahip olamazlar."

Amerikan İslam'a savaş ilan etti.

https://x.com/i/status/2028568709422342628





- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Kabe’de hacılar neden Hu diyorlar?

Kabe'de hacılar neden Hu diyorlar?

Gelin anlatayım: )

Antik Mısır inanç sistemindeki Memfis kozmolojisine göre yaratanın iki vasfı vardır;

  1. Sia (bilinç)

  2. 2) Hu (emir) Ptah düşündü (Sia) → söyledi (Hu) → dünya var oldu.

Bu kavram İbrahimi dinlerde "ol dedi oldu" tanımıyla bilinir.

Huu sesi aslında Mısır'dan da eskiye dayanır, yaratılış sesi tanımıyla gibi birçok inanç sistemine geçmiştir bu huuu, uuuuu, ıııııı sesi, hatta Budizm'e de Ommm diye geçmiştir.

Bilin bakalım kimden geçmiştir?

:)



https://x.com/i/status/2028431862796833000



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


2 Mart 2026 Pazartesi

Levent Gültekin’den tarihi tesbitler

Levent Gültekin'den tarihi itiraflar

"Bülent Arınç'ın konuşması, Atatürk'e mağlubiyetin ilanıdır. Atatürk bunu gördüğü için Cumhuriyet'e döndü. Bunu gördüğü için laikliği getirdi.

Osmanlı bu yüzden yıkıldı. Sizin bugün ülkeyi yıkımın eşiğine getirdiğiniz gibi o zaman bir Atatürk çıktı.

O yüzden 'Cumhuriyet değerleriyle yönetilen ülke kurmamız lazım' dedi. Kıymetini bilmediniz.

Erbakan 'faiz haram' diye ortalıkta geziyordu, bankalarda para batırdığı çıktı ortaya. İslamcılık buydu. İkiyüzlülüktür İslamcılık.

Mustafa Yeneroğlu da aynı şeyi yapıyor. 'Dindarlık çok zarar gördü, İslamcılık böyle bir şey miydi' diyor.

Evet böyle bir şey. Anlatamıyoruz insanlara.

Kendi evinde bir kadeh içki içip Müslümanlığını yaşayan adama Müslüman gözüyle bakmıyordun. Şimdi o adamın zaferidir bu.

'İnancımı sana göstermeye ihtiyacım yok, kamusal alana çekmeye ihtiyacım yok' diyen adama yenildiniz.

Başı açık ama evinde namazını kılan, Ramazan sofrası hazırlayan ama dışarıda Cumhuriyet felsefesiyle hayatın daha iyi olacağını düşünen kadınlara yenildiniz.

Şimdi çıkın, yenildiğinizi kabul edin, ben 2010'da kabul ettim."

https://x.com/i/status/2022248027235172662


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


İddia: Kadir Püsküllüoğlu’nun yazdığı şeylere cevap veremediğiniz için küfürler ediyorsunuz.

İddia: Kadir Püsküllüoğlu'nun yazdığı şeylere cevap veremediğiniz için küfürler ediyorsunuz.

Cevap:

İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy'a serseri dedi. Mehmet Akif Ersoy serseri değil, bir beyefendidir.

Kuvayi Milliyecilere çapulcular dedi. Kuvayi Milliyeciler onurlu ve namuslu insanlar topluluğudur.

İngiliz yazar Shakespeare aslında Müslüman gerçek adı Şeyh Pir dedi. Bu yalan.

İngiliz kralı Charles gerçekte imanlı Müslüman dedi. Bu yalan.

Kurtuluş savaşı uyduruktur dedi. Kurtuluş Savaşı, Türk Milletinin onurudur.

Keşke Yunan galip gelseydi dedi. Bunu demek için şerefsiz olmak lazım. Kendisinde haliyle mevcuttu.

Atatürk'e, Kazım Karabekir'e ve Millî mücadele önderlerine iftiralar attı. Karaktersizin önde gibi olduğunu gösterir.

Lozan 2023'te bitiyor, çıkarılması yasaklanan madenleri çıkaracağız dedi. Yıl 2026 böyle bir şeyin olmadığı ortaya çıktı.

İngiliz Muhipleri Cemiyeti iyidir dedi. Hâlbuki kötüydü.

Amerika'nın güdümündeki halifeliğe razıyım dedi. Bu cümleyi kurmak için satılık olmak lazım.

Şeriat gelsin de isterse Türkiye batsın dedi. Bu cümleyi kurmak için hain olmak lazım.

Özetle:

Kadir Püsküllüoğlu bir haindir. Müritleri bir gün her yerden temizlenecektir. Mısıroğlu Terör Örgütüne karşı her yurtsever mücadele etmelidir.






- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Cem GÜRDENİZ: İran’la savaşın ikinci gününde değerlendirmem aşağıdaki gibidir

Cem GÜRDENİZ: İran'la savaşın ikinci gününde değerlendirmem aşağıdaki gibidir

@cemgurdeniznet

1. ABD için bu savaşta kritik mesele meşruiyet sorunudur. ABD bu savaşa Kongre onayı olmadan girdi. Kamuoyu desteği %25'i bile bulmuyor. Bu oran bir süper gücün uzun süreli harp yürütmesi için yeterli değildir. Yakında Amerikan toplumunda şu soru daha yüksek sesle sorulacaktır: Bu savaş gerçekten Amerikan ulusal güvenliği için mi başlatıldı, yoksa İsrail için mi? ABD iç kamuoyu bölünmüşken uzun savaş sürdürülemez. Vietnam'dan Irak'a tarih bunu gösterdi.

2. Diplomasi artık güven üretmiyor. Müzakere süreçleri askeri harekâtın uzantısına dönüştü. Masada konuşulurken sahada plan yapılıyorsa, bundan sonra hiçbir devlet güvenlik garantilerine inanmaz. Bu küresel sistem için ciddi bir kırılmadır.

3. ABD çok kıymetli mühimmatını harcıyor. Uzun menzilli önleme sistemleri ve hassas güdümlü mühimmat sınırlı üretim kapasitesine sahip. Yılda yaklaşık 800 kritik önleme sistemi üretiliyorsa ve her İran füzesine iki önleyici atılıyorsa, birkaç yüz angajman bir yıllık üretimi eritmeye yeter. Üstelik bu sistemlerde kullanılan nadir metaller Çin tedarik zincirine bağlı. Bu savaş Pasifik'e ayrılması gereken stokları da tüketebilir. Yarın Tayvan hattında bir kriz çıkarsa bugünkü kadar mühimmat olmayabilir. Ayrıca İran coğrafyası büyük. Uzun menzilli operasyon, yakıt ikmali ve uzak üs demektir. Bölgedeki hava ve deniz unsurlarının sürdürülebilirliği ciddi lojistik yük yaratmaktadır. Bahreyn'in kırılganlığı arttıkça Diego Garcia gibi uzak üsler devreye girer. Bu da özellikle AEGIS muhripleri için bir haftalık gidiş-dönüş lojistik döngüsü demektir.

4. İran'ın direnç kültürü hafife alınıyor. Hamaney 'in kaybı direnci asimetrik şekilde artıracaktır. 47 yıldır yaptırım altında yaşayan, İran-Irak Savaşı'nı görmüş bir toplumdan söz ediyoruz. Rejim içi çatlak beklentisi şu aşamada gerçekçi değil. Dış saldırı içeride çözülme değil, kenetlenme üretir. İran gibi onurlu bir halk bunu yapar.

5. Körfez ülkeleri açısından alarm zilleri çalıyor. Şii nüfus yoğunluğu olan monarşiler için istikrar hayati önemdedir. İsrail'in hamleleri ve ABD'nin desteği bu istikrarı bozuyor. Burj Al Arab gibi sembolik hedeflere veya ABD üslerine düşen her füze Amerikan güvenlik şemsiyesine olan güveni aşındırır. Körfez başkentleri artık şunu görüyor: İsrail'in kararları kendi huzurlarını riske atıyor. Bu ya ABD ile mesafelenmeye ya da daha sert askeri pozisyona zorlanmaya yol açabilir. Her iki senaryo da istikrarsızlık üretir.

6. Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel dengeyi altüst eder. Bab el-Mandeb'de Husilerin devreye girmesi sigorta maliyetlerini patlatır. Özellikle Çin'den AB'ye yönelik Konteyner taşımacılığı ve enerji sevkiyatı ağır darbe alır. Varil fiyatının 150 doların üzerine çıkması ABD ekonomisinin tolere edebileceği bir tablo değildir. 150 dolar petrol ABD ve Avrupa için sürdürülebilir değildir. Enerji şoku haftalar içinde siyasi baskı üretir.

7. Pakistan faktörü de önemlidir. Nükleer bir güçten söz ediyoruz. Suudi Arabistan ile askeri iş birliği önemlidir. Ancak Hindistan-İsrail yakınlaşması göz önüne alındığında ve ayrıca Pakistan Taliban Savaşı'nın tam da İsrail Amerika'nın İran'a saldırısından önce başlaması tesadüf değildir. Pakistan'ın oyalanması amaçlanmaktadır. Trump'ın Pakistan liderliğine övgüleri bu yüzden tesadüf değildir.

8. Türkiye açısından tablo nettir. Ortada açık bir İsrail saldırganlığı ve Amerikan askeri gücünün bu çerçevede kullanılması vardır. Ankara şunun farkındadır: İran düşerse baskı hattı Türkiye'ye dayanır. Bu nedenle İranın yanında olmak jeopolitik zorunluluktur. İran'daki Kürt gruplarının birleşmesi Türkiye için ciddi bir güvenlik endişesidir. Türkiye bu grupların birleşerek bağımsız bir kukla Kürt devletini kurmasına izin vermeyecek hamleleri desteklemelidir.

9. ABD meşruiyetsiz, düşük kamuoyu desteğiyle, kıymetli mühimmatını harcayarak, direnç kültürünü hafife aldığı bir ülkeye karşı savaşmaktadır. İran kısa sürede çökmez. Rejim değişimi ihtimali zayıftır.


 
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc