14 Ekim 2026 Çarşamba

Azerbaycan devlet ajansı APA, Türkiye’den İsrail’e “456 gemi seferi” haberini yaptı, sonra yayından kaldırdı

- - - - - - -

Azerbaycan devlet ajansı APA, Türkiye’den İsrail’e “456 gemi seferi” haberini yaptı, sonra yayından kaldırdı

APA, Türkiye’nin “İsrail’le ticaret sıfır” açıklamasını sorgulayan ve Türkiye limanlarından İsrail’e 456 gemi seferi yapıldığını öne süren kapsamlı bir araştırma yayımladı. Haber birkaç saat sonra ajansın sitesinden kaldırıldı. Gelişme, Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmaları ve Aliyev’in “Yaşam tarzımıza burnunuzu sokmayın” çıkışının ardından dikkat çekti.

Serbestiyet

06-10-2026 23:19

Azerbaycan’ın resmi haber ajansı APA, 6 Ekim’de “Türkiye’den İsrail’e 456 gemi seferi: ‘Sıfır ticaret’in görünmeyen tarafı” başlıklı dikkat çekici bir araştırma yayımladı.

APA, gemi takip sistemleri üzerinden yaptığı incelemede Türkiye bağlantılı ancak Liberya, Panama, Malta ve Marshall Adaları gibi yabancı ülke bayrakları taşıyan gemilerin İsrail limanlarına seferlerinin devam ettiğini öne sürdü.

Ajansa göre yalnızca 17-30-09-2026 arasında Türkiye bağlantılı altı gemi Hayfa ve Aşdod limanlarına 11 kez uğradı. Haberde ayrıca Ocak-Eylül 2025 döneminde Türkiye limanlarından İsrail’e 456 doğrudan gemi seferinin kayıtlara geçtiği belirtildi. APA, AIS kayıtlarının yüklerin içeriğini ve nihai alıcısını tek başına kanıtlamadığını da kaydetti.

Ancak haber yayımlanmasından birkaç saat sonra APA’nın Azerice, İngilizce ve Rusça sayfalarından erişilemez hale geldi. Haber bağlantıları APA’nın ana sayfasına yönlendirilmeye başladı. Yayından kaldırılmasına ilişkin herhangi bir düzeltme veya açıklama yayımlanmadı. Haberin kopyaları ise bazı Azerbaycan sitelerinde ve internet arşivlerinde kaldı.

Haberin girişinde Türkiye’ye açık tepki vardı

APA araştırması yalnızca teknik bir deniz taşımacılığı haberi değildi. Metnin girişinde son dönemde Türkiye’de Azerbaycan’a yönelik İsrail eleştirilerine doğrudan cevap veriliyordu.

Ajans, Netanyahu’nun BM Genel Kurulu konuşması sırasında Azerbaycan temsilcisinin salonda kalmasının Türkiye’de eleştirilmesini “Azerbaycan’a karşı kara propaganda kampanyası” olarak niteledi. Türkiye’deki bazı Filistin yanlısı grupların İstanbul’daki SOCAR binasına yönelik protestolarını da hatırlatan APA, Ankara’nın bu kampanyalara karşı “açık ve etkili bir siyasi tutum” göstermediğini savundu.

Ardından eleştirinin yönünü Ankara’ya çevirdi: Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri eleştirilirken Türkiye’nin kendi İsrail bağlantılarının görmezden gelindiğini öne sürdü ve gemi seferlerini buna örnek gösterdi.

Önce başörtüsü tartışması, ardından Aliyev’in sert çıkışı

APA’nın haberi Ankara-Bakü hattında son günlerde yaşanan başka bir tartışmanın hemen ardından geldi.

Azerbaycan’daki kıyafet düzenlemeleri ve başörtülü kadınlara yönelik uygulamalar Türkiye’de özellikle muhafazakâr çevrelerde tepki çekmiş, konu “Azerbaycan’da başörtüsü yasağı” tartışmasına dönüşmüştü.

Bu tartışmalar sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 4 Ekim’de kamuoyuna yansıyan konuşmasında ülke adı vermeden oldukça sert ifadeler kullandı:

Yaşam tarzımıza burnunuzu sokmayın.”

Aliyev ayrıca, “Dış politikamıza kimse karışamaz” ve “Herkes kendi milletine ve devletine baksın” mesajları verdi. Karabağ Savaşı’nda kullanılan silahlarla ilgili de “Ne elde ettiysek paramızla satın aldık” diyerek Azerbaycan’ın başka ülkelerin yardımına bağımlı olduğu görüntüsüne itiraz etti. Sözler Türkiye’yi doğrudan zikretmese de Türkiye’deki başörtüsü ve Azerbaycan’ın İsrail politikası tartışmalarıyla ilişkilendirildi.

https://serbestiyet.com/featured/azerbaycan-devlet-ajansi-apa-turkiyeden-israile-456-gemi-seferi-haberini-yapti-sonra-yayindan-kaldirdi-250793/


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


FRANSA’DA üç haftadır devam eden lise eylemleri, 6 Ekim’de yüz binlerce insanın katıldığı gösterilerle artık farklı bir siyasal aşamaya ulaştı.

Ali Rıza Taşdelen: Fransa'da gençlik isyanda, sorun sistemde

Aydınlık-Avrupa

FRANSA’DA üç haftadır devam eden lise eylemleri, 6 Ekim’de yüz binlerce insanın katıldığı gösterilerle artık farklı bir siyasal aşamaya ulaştı.

Paris yakınlarındaki Créteil’de bir lisenin öğretmen ve personel eksikliğine karşı başlayan protesto, bugün eğitim bütçesini, banliyölerdeki eşitsizliği, üniversiteye giriş sistemi (Parcoursup), gençlerin iş ve gelecek kaygısını, polis şiddetini ve nihayet devletin kaynaklarını hangi toplumsal önceliklere göre dağıttığını tartışan ulusal bir harekete dönüşüyor.

Hareket, Créteil’deki Saint-Exupéry Lisesi’nde öğretmenlerin personel eksikliği, yapılamayan dersler ve kötüleşen okul koşulları nedeniyle 17 Eylül’de başladı. Ertesi gün öğrenciler okulu boykot etti. Protestolar buradan Seine-Saint-Denis’ye, diğer banliyölere ve kısa sürede Lyon, Marsilya, Nantes, Rennes,

Lille ve Strasbourg gibi büyük kentlere yayıldı. 1 Ekim’de binden fazla lise eylemlerden etkilenirken, hafta başında Eğitim Bakanlığı yaklaşık 3.700 lisenin 891’inde eylemlerin sürdüğünü açıkladı.

Öğretmenlerin, velilerin, üniversite öğrencilerinin ve sendikaların da harekete katılmasıyla Créteil’de başlayan eğitim protestosu, giderek daha geniş bir toplumsal harekete dönüşmeye başladı.

Sosyal medya hareketin yayılmasını hızlandırırken, farklı okullarda yaşanan sorunların aslında ortak olduğunu da görünür hale getirdi. Gençler, kendi okullarındaki sıkıntıların tekil aksaklıklar değil, eğitim sisteminde biriken daha geniş bir krizin parçası olduğunu görmeye başladılar.

Eylemlerin Paris’in yoksul banliyölerinde daha güçlü olması tesadüf değil.

Seine-Saint-Denis gibi bölgelerde büyük ölçüde göçmen kökenli gençler, yetersiz eğitim olanaklarının yanı sıra işsizlik, yoksulluk, ayrımcılık ve sosyal-kültürel dışlanmayla karşı karşıya. Yaşadıkları mahalle, gittikleri okul ve ailelerinin toplumsal konumu geleceklerini daha baştan sınırlandırıyor. Bu nedenle banliyö gençliği açısından öğretmensiz sınıflar yalnızca eğitim sistemindeki bir aksaklık değil; kendilerine vaat edilen eşit yurttaşlık ve toplumsal yükselme imkanının giderek aşındığının somut göstergesi. Bugün okulda başlayan öfkenin hızla daha geniş bir toplumsal itiraza dönüşmesinin arkasında da yıllardır biriken bu eşitsizlik ve dışlanma bulunuyor.

Hükümet çevreleri Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) ve radikal solun etkisini öne çıkarırken, Macron’un BM’de İsrail’e yönelik sert tutumunun ardından olayları ‘İsrail’in kışkırttığı’ yönünde iddialar da ortaya atıldı. Oysa tarihler bu tezi daha baştan tartışmalı hale getiriyor: Saint-Exupéry’de öğretmenler 17 Eylül’de eyleme geçti, öğrenciler 18

Eylül’de okulu boykot etti; Macron’un İsrail’e yönelik sert eleştirilerini içeren BM konuşması ise 22 Eylül’de yapıldı.

Yani Fransa’daki gençlik isyanının fitili, Macron BM kürsüsüne çıkmadan önce ateşlenmişti. Siyasi partiler ya da yabancı istihbarat örgütleri büyüyen bir toplumsal hareketten yararlanmaya ve onu kendi amaçlarına yönlendirmeye çalışabilir.

Ancak Fransa’da eğitim eşitsizliği, banliyölerin dışlanmışlığı, aşınan kamu hizmetleri ve gençlerin gelecek kaygısı zaten yıllardır birikiyor.

Dışarıdan birileri ateşi büyütmeye çalışabilir; ama yanacak toplumsal malzeme yoksa düğmeye basarak kitlesel bir isyan yaratamazsınız.

Fransa’nın içine sürüklendiği ekonomik tablo neoliberal modelin başarı hikâyesinden çok, giderek ağırlaşan bir krizi gösteriyor. Kamu borcu 2026’nın ikinci çeyreğinde 3,595 trilyon avroya, GSYİH’nin yüzde 119’una yükseldi.

Kırk yıldır özelleştirmeler, kamu hizmetlerinin maliyet ve verimlilik baskısı altında yeniden yapılandırılması, çalışma hayatının güvencesizleşmesi ve sosyal devletin aşındırılması ekonomik sorunları çözmedi; tersine büyümenin zayıfladığı, borcun ağırlaştığı ve toplumsal eşitsizliklerin kalıcılaştığı bir Fransa ortaya çıkardı. Bu krizin bedeli ise giderek daha fazla ücretlilere, gençlere ve kamu hizmetlerine çıkarılıyor.

Liseli öğrenci sendikaları eğitimdeki sorunların giderilmesi için yaklaşık 10 milyar avroluk ek kaynak talep ederken,

Lecornu hükümeti eğitim bütçesini yalnızca 1,2 milyar avro artırmayı öngörüyor.

Daha önemlisi, okullarda öğretmen eksikliği protestoların temel nedenlerinden biri olduğu halde hükümet 2027 bütçesinde öğretmen kadrolarını azaltmayı planlıyor.

Bu nedenle bütçe tartışması, öğrencilerin eğitim politikalarına yönelik tepkisini daha da büyütüyor.

Eğitimdeki kriz, daha geniş ekonomik ve toplumsal eşitsizliğin bir parçasıdır.

Neoliberal politikalar kamu hizmetlerini aşındırırken, eğitimdeki eşitsizlikleri de derinleştirdi. Bugün gençlerin öfkesi bu nedenle yalnızca öğretmen eksikliğine değil, kendilerine eşitsiz bir eğitim ve güvencesiz bir gelecek sunan düzene yönelmeye başlıyor.

Polisin okul boykotlarına ve gösterilere sert müdahalesi, hareketin siyasallaşmasını hızlandırdı.

Başlangıçta öğretmen eksikliğini ve eğitim koşullarını protesto eden gençler, gözaltılar ve polis müdahaleleri arttıkça “Daha az polis, daha çok para” gibi sloganlarla doğrudan hükümetin güvenlik politikasını da hedef almaya başladılar. Binlerce kişi gözaltına alındı; öğrenciler ve polisler yaralandı, bazı kentlerde göstericilerle güvenlik güçleri arasında ciddi çatışmalar yaşandı. 15 yaşındaki bir öğrencinin polis mühimmatının patlaması sonucu elini kaybetmesi gibi ağır vakalar ise polisin kullandığı güç konusunda yeni bir tartışma yarattı.

Bu gelişme özellikle banliyö gençliği açısından önem taşıyor. Çünkü Fransa’nın yoksul banliyölerinde gençlerle devlet arasındaki gerilim ve polise duyulan güvensizlik yeni değil; 2005 ve 2023 olaylarının hafızası hâlâ canlı. Böylece eğitimdeki eşitsizliğe karşı başlayan hareket, polis müdahaleleriyle birlikte devletin gençlere nasıl davrandığının da sorgulandığı daha geniş bir politik çatışmaya dönüşmeye başladı.

2005 ve 2023’teki isyanlar esas olarak yoksul banliyölerde polis şiddetine karşı patlak verirken,

2026’daki hareketin toplumsal tabanı ve siyasi niteliği daha farklıdır. Banliyö gençliği yine hareketin önemli bir parçasıdır; ancak eğitimdeki sorunlar yalnızca banliyöleri değil,

Fransa genelindeki liselileri ve üniversite öğrencilerini de ilgilendiriyor. Bugünkü hareketin en önemli farkı, daha örgütlü ve açık biçimde siyasi talepler taşımasıdır. Liseli ve üniversiteli öğrenci örgütlerinin eylemlerde yer alması, işçi sendikaları ile veli örgütlerinin desteği, protestoların eğitim politikalarından hükümetin bütçe ve toplumsal tercihlerine uzanmasını sağlıyor. Böylece banliyölerde yıllardır biriken eşitsizlik ve dışlanmaya karşı öfke, ülke çapında daha geniş bir toplumsal mücadeleyle birleşme potansiyeli taşıyor.

6 ve 8 Ekim’de görüldüğü gibi öğrenciler artık yalnız yürümüyor. Öğretmenler, veliler, sendikalar ve üniversite öğrencileri de eylemlere katıldı. Liseli ve üniversiteli örgütler, 2027 bütçesi tartışılırken hükümete sunulmak üzere on maddelik ortak bir acil talepler platformu hazırladı.

Daha da önemlisi, sokaktaki dil değişti. Marsilya ve Nantes’ta görülen “Devlet milli eğitimi öldürdü” pankartı, bu dönüşümün belki de en açık ifadesidir. İlk günlerdeki talep devletin görevini daha iyi yapmasıydı; bugün giderek devletin neden görevini yapmadığı ve kaynaklarını hangi önceliklere göre dağıttığı tartışılıyor. Bu değişim, bir toplumsal hareketin siyasallaşmasında belirleyici bir eşiktir. Çünkü sorun artık hizmetteki aksaklığın giderilmesi değil, aksaklığı üreten politik tercihlerin sorgulanmasıdır.

Bu nedenle artık “hareket siyasallaşacak mı?” sorusu geride kalmıştır. Eğitim sorunlarının bütçe tercihlerine, sınıfsal eşitsizliğe, banliyölerin durumuna, polis müdahalelerine ve hükümetin gençlere yaklaşımına bağlanması, hareketin politik niteliğinin oluştuğunu gösterir. Asıl belirsizlik bundan sonra siyasallaşmanın hangi yönde ve ne kadar derinleşeceğidir.

Gençlerin tepkisi artık yalnızca öğretmen eksikliğine ya da hükümetin eğitim bütçesine yönelik değil. Eğitimdeki eşitsizlik, işsizlik, barınma sorunu ve gelecek güvencesizliği giderek aynı ekonomik ve toplumsal düzenin sonuçları olarak görülüyor. Bu nedenle hareket, hükümetin eğitim politikalarına karşı bir protestonun ötesine geçerek neoliberal düzenin yarattığı eşitsizliklerin sorgulandığı siyasi bir mücadeleye dönüşme potansiyeli taşıyor.

Asıl önemli gelişme de burada: Gençler, eğitim alarak daha iyi bir yaşama ulaşabileceklerine dair inançlarını kaybediyor. Fransa Cumhuriyeti’nin fırsat eşitliği vaadiyle gençlerin yaşadığı gerçeklik arasındaki uçurum büyüyor.

Fransa’daki liseli gençlik hareketi artık yalnızca öğretmen eksikliğine ve kötü eğitim koşullarına karşı bir protesto değildir. Créteil’de başlayan eylemler, öğrenci örgütlerinin öncülüğü, işçi sendikalarının ve velilerin desteğiyle ülke çapında siyasi bir nitelik kazanmaya başladı.

Hükümet yeni öğretmen atamaları ve bütçe düzenlemeleriyle bazı talepleri karşılayabilir. Ancak eğitimdeki sorunların arkasında yatan yoksulluk, işsizlik, bölgesel eşitsizlik ve toplumsal dışlanma, yalnızca eğitim politikalarında yapılacak değişikliklerle çözülemez.

Sorunun temelinde, Fransa’nın son kırk yılda izlediği neoliberal ekonomik ve toplumsal politikalar bulunuyor.

Kamu hizmetlerini zayıflatan, çalışma yaşamını güvencesizleştiren ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren bu politikaların bedelini özellikle emekçiler ve genç kuşaklar ödüyor. Eğitimde patlak veren isyan, bu nedenle yalnızca bir bakanlığın başarısızlığına değil, hükümetlerin yıllardır sürdürdüğü ekonomik ve toplumsal tercihlere yönelik bir itiraza dönüşüyor.

6 ve 8 Ekim’deki kitlesel eylemler, hareketin hükümetin vaatleriyle yatışmadığını ve eğitim alanının dışına taşan bir siyasi çatışmaya dönüştüğünü gösteriyor. 6 Ekim’de yüz binlerce kişinin sokağa çıkmasının ardından 8 Ekim’de de gösterilerin sürmesi, gençlerin taleplerinin geçici önlemlerle karşılanamayacağını ortaya koyuyor. Öğrenci örgütleriyle emek örgütlerinin aynı mücadelede buluşması, eğitim krizinin kamu hizmetleri, bütçe politikaları ve toplumsal eşitsizliklerle bağlantısını güçlendiriyor. Artık sorgulanan yalnızca hükümetin eğitim politikaları değil,

Fransa’da kırk yıldır sürdürülen neoliberal düzenin kendisidir.

Paris’ten FRANSA’DA GENÇLİK İSYANDA

SORUN SİSTEMDE 05-10-2026’da Union Étudiante ve Union Syndicale Lycéenne (USL) tarafından açıklanan,

UNEF, FAGE ve Solidaires Étudiantes gibi örgütlerin de desteklediği on acil talep şunlar:

— Okul ve üniversite binalarının yenilenmesi

2. Öğretmen ve eğitim personeli alımı

3. Ders programlarının yeniden düzenlenmesi

4. Üniversiteye girişte seçiciliğin kaldırılması

5. Öğrenci konut yardımlarının korunması

6. Herkese 1 avroluk öğrenci yemeği

7. Yabancı öğrenciler için yüksek öğrenim harçlarının kaldırılması

8. Öğrenci burslarının artırılması

9. Liselerde öğrenci demokrasisinin güçlendirilmesi 

10. Polis müdahalelerinin ve protestolara yönelik yaptırımların sona erdirilmesi Bu taleplerin toplam maliyeti öğrenci örgütlerince yaklaşık 10 milyar avro olarak hesaplanıyor.

Dolayısıyla platform yalnızca eğitim koşullarını değil, üniversiteye erişimi, öğrenci yoksulluğunu, demokratik hakları ve hükümetin bütçe tercihlerini de kapsıyor.

Kaynak: https://www.letudiant.fr/lycee/mobilisation-lyceenne-lajeunesse-propose-10-mesures-durgence.html


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


13 Ekim 2026 Salı

Türkiye'de bazı çevreler tarafından Azerbaycan'a karşı yeni bir kampanya başlatıldı. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta'nın Azerbaycan ile ilgili açıklamaları hoş karşılanmadı.

- - - - - - -

Türkiye'de bazı çevreler tarafından Azerbaycan'a karşı yeni bir kampanya başlatıldı. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta'nın Azerbaycan ile ilgili açıklamaları hoş karşılanmadı.

Azerbaycan; anayasası, devletçilik gelenekleri, millî menfaatleri ve bağımsız karar alma mekanizmaları bulunan egemen bir devlettir ve hiçbir devletin buna müdahale etme hakkı yoktur. Türkiye'de üst düzey bir siyasi görevde bulunmak; Azerbaycan toplumuna yön verme, Azerbaycan'ın iç siyasetine karışma veya ne yapması gerektiğini dikte etme yetkisi sunmaz. Bunu Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'nın ve AK Parti temsilcilerinin de iyi kavraması gerekir.

---

Vüqar Rəhimzadə – Milli Meclis Milletvekili

Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın Azerbaycan ile ilgili görüşleri kesinlikle kabul edilemez. Bu durum şüphesiz ki bütünüyle Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale etmek, karışmak ve haksız bir yaklaşım sergilemenin açık bir örneğidir. Bu nedenle kim olursa olsun ve hangi makamda bulunursa bulunsun her birey, ifade ettiği fikirlerin ne derece tehlikeli ve tehdit oluşturabileceğinin bilincinde olmalıdır.

Oktay Saral gibi kişilerin, başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmenin kabul edilemez olduğunu anlamaları gerekir. Bu tür yaklaşımlar her hâlükârda ülkeler arasındaki ilişkileri sarsmaya yönelik bir siyasetin yürütülmesidir.

---

Əlimusa İbrahimov – Siyaset Bilimci (Politolog)

Azerbaycan gerçekten bağımsız bir devlettir; kendi siyasetini bağımsız olarak belirler. Aynı zamanda bu zamana kadar Türkiye'nin ya da bölgedeki ve bölge dışındaki diğer ülkelerin iç işlerine karışma yolunu seçmemiştir.

Azerbaycan'ın dış siyasetine bu şekilde yön verme veya yol gösterme çabalarının bir eğilim hâline geldiğini düşünüyorum. Bu durum, devletler arasında asla kabul edilemeyecek bir yaklaşımdır.

---

Oktay Saral ile Leyla Şahin Usta'nın açıklamalarını bütünüyle Türkiye Devleti'nin veya Türk halkının resmî duruşu olarak sunmak doğru olmaz. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, münferit kişilerin sosyal medya paylaşımlarından kıyaslanamayacak kadar büyük bir tarihi ve stratejik öneme sahiptir. Bu ilişkilerin önemi gereği, siyasi temsilcilerin kullandıkları ifadelerin sorumluluğunu taşımaları gerekir. Konuyla ilgili olarak AK Parti yetkilileri, Azerbaycan'a yönelik sorumsuz açıklamalardan kaçınmaya çağrılmıştır.

Yayımlanan bildiride; Türkiye'nin kendi içinde dini ve dünyevi değerler etrafında yürütülen siyasi tartışmaların toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirdiği belirtilmektedir. Başörtüsü gibi hassas konuların siyasi manipülasyon veya ayrıştırma aracı olarak kullanılmasının ne Türk halkının birliğine ne de genel anlamda İslam dünyasının dayanışmasına katkı sağladığı vurgulanmıştır.

---

Aqil Camal – “Ortak Değerler” Sivil Toplum Kuruluşu Başkanı

Türkiye'de de zaman zaman ve özellikle son aylarda bazı dini kesimlere veya cemaatlere yönelik operasyonlar ve gözaltılar gerçekleştirilmektedir. Buna karşın Azerbaycan toplumundan, resmî makamlarından, iktidar partisinden veya herhangi bir sivil toplum kuruluşundan Türkiye'de yürütülen bu operasyonlar ve tedbirlerle ilgili tek bir olumsuz tepki gelmemiştir.

Türkiye Devleti'nin de Azerbaycan'a yaklaşımı tam olarak bu şekilde olmalıdır. Azerbaycan kendi içinde —abartıldığı gibi büyük operasyonlar değil— sadece ortaokullarda kıyafet düzeniyle ilgili bazı kurallar uyguluyorsa, bunu büyük bir ajitasyon malzemesi yapmak ve sosyal medya üzerinden Azerbaycan'a karşı kullanmak doğru bir tutum değildir.

---

Azerbaycan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu ise konuya ilişkin şu değerlendirmede bulunmuştur:

“Üzülerek belirtmek isteriz ki AK Parti iktidarı, bu tür olumsuz durumların önüne geçilmesi yönünde gerekli adımları atmamaktadır. Beklentimiz; Türkiye'deki ilgili siyasi çevrelerin ve mecliste temsil edilen iktidar partisinin bu hassas meselelere sorumlulukla yaklaşması, Azerbaycan'ın egemenliğine ve anayasal düzenine saygı göstermesi, iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verebilecek açıklamalardan kaçınmasıdır.”

---

Haber Deşifresi ve Metin Düzenlemesi

Türkiye'de bazı daireler tarafından Azerbaycan'a karşı yeni kampanya başlayıb. Bu kontekstte Türkiye prezidentinin baş müşaviri Oktay Saralın ve AKP temsilcisi Leyla Şahin Ustanın Azerbaycan'la bağlı açıklamaları bir mənalı qarşılanmayıb.

Azerbaycan konstitusiyası, dövlətçilik ənənələri, milli maraqları və müstəqil qərarvermə mexanizmləri olan suveren dövlətdir və hiçbir dövlətin buna müdaxilə etməyə haqqı yoxdur. Türkiye'də yüksek siyasi vəzifə tutmaq da Azerbaycan cəmiyyətinə istiqamət vermək, onun daxili siyasətinə qarışmaq və nə etməli olduğunu diktə etmək səlahiyyəti yaratmır. Bunu Türkiye baş nazirinin müşaviri ve AKP temsilcileri də yaxşı dərk etməlidir.

---

Vüqar Rəhimzadə – Milli Məclisin Deputatı

Türkiye prezidentinin baş müşaviri Oktay Saralın Azerbaycan'la bağlı fikirləri qətiyyən qəbul olunmazdır ve bu, əlbəttə ki, bütövlükdə Azerbaycan'ın işinə müdaxilə etmək, qarışmaq və ədalətsiz yanaşmanın böyük bir nümunəsidir. Ona görə də hər bir şəxs kimliyindən ve hansı vəzifə tutmasından asılı olmayaraq düşünməlidir, ifadə etdiyi fikrin nə dərəcədə təhlükəli ve təhdidli olduğunu anlamalıdır.

Və Oktay Saral kimi insanlar, adamlar və dərk eləməlidir ki, digər ölkələrin daxili işlərinə müdaxilə etmək qəbul olunmazdır, qəbul edilməzdir ve bu, bütün hallarda əlbəttə ki, ölkələr arasında münasibətlərin sarsılmasına yönələn bir siyasətin yeridilməsidir.

---

Əlimusa İbrahimov – Politoloq

Azerbaycan həqiqətən müstəqil dövlətdir, öz siyasətini müstəqil olaraq müəyyən edir ve eyni zamanda bu vaxta qədər Türkiye'nin ve istənilən digər ölkənin regionda və regiondan kənarda olan ölkələrin daxili işlərinə qarışmaq yolunu tutmamışdır.

Düşünürəm ki, bu cür formada Azerbaycan'ın xarici siyasətində istiqamət vermək, yol göstərmək kimi bir tendensiya daşıyır ve təbii ki, bu da dövlətlər arasında yol verilməz bir haldır.

---

Oktay Saralın ve Leyla Şahin Ustanın açıqlamalarını bütövlükdə Türkiye dövlətinin və ya türk xalqının mövqeyi kimi təqdim etmək doğru olmaz. Azerbaycan-Türkiye münasibətləri ayrı-ayrı şəxslərin sosial şəbəkə paylaşımlarından qat-qat böyük tarixi və strateji əhəmiyyət daşıyır. Məhz bu münasibətlərin əhəmiyyətinə görə siyasi təmsilçilər sözlərinin məsuliyyətini dərk etməlidirlər. Məsələ ilə bağlı yap AKP rəsmiylərinə Azerbaycan'a qarşı məsuliyyətsiz açıqlamalardan çəkinməyə çağırıb.

Yayılan bəyanatda deyilir ki, Türkiye'nin özündə dini və dünyəvi dəyərlər ətrafında aparılan siyasi müzakirələr cəmiyyətdə qutuplaşmanı dərinləşdirir. Hesab edir ki, baş örtüyü kimi əsas məsələlərdən siyasi manipulyasiya və bölgüçülük vasitəsi kimi istifadə edilməsi nə Türkiye xalqının birliyinə, nə də ümumilikdə müsəlman dünyasının həmrəyliyinə xidmət edir.

---

Aqil Camal – “Ortaq Dəyərlər” İctimai Birliyinin Sədri

Türkiye'də də zaman-zaman və xüsusilə də son aylarda bir sıra dini kəsimlərə qarşı, cəmiyyətlərə qarşı həbslər həyata keçirilir. Azerbaycan cəmiyyətindən, Azerbaycan dövlətinin hansısa bir rəsmi şəxsi, nə hakim partiyadan, nə hansısa ictimai-siyasi təşkilatdan Türkiye'də həyata keçirilən bu həbslərlə bağlı, bu belə deyək də, profilaktik tədbirlərlə bağlı heç bir reaksiya olmur.

Türkiye dövlətindən də Azerbaycan'a yanaşma məhz bu cür olmalıdır. Əgər Azerbaycan öz daxilində hətta böyükdüyü kimi belə böyük bir tədbirlər yox, sadəcə orta məktəblərdə geyim forması ilə bağlı müəyyən qaydalar tətbiq eləyirsə, bunu böyük ajitatasiya səviyyəsinə qaldırmaq və bunu sosial şəbəkələr üzərindən Azerbaycan'a qarşı yönəltmək doğru-düzgün deyil.

---

Azerbaycan-Türkiye parlamentlərarası əlaqələr üzrə işçi qrupu ise mövzuya belə münasibət bildirib:

Təəssüflə qeyd etmək istəyirik ki, AKP partiya iqtidarı bütün bunların qarşısının alınması istiqamətində heç bir addım atmır. Gözləntimiz budur ki, Türkiye'nin müvafiq siyasi dairələri, o cümlədən parlamentdə təmsil olunan hakim siyasi partiya təmsilçiləri bu əsas məsələlərə məsuliyyətlə yanaşacaq, Azerbaycan'ın suverenliyinə və konstitusiya quruluşuna hörmət nümayiş etdirəcək, münasibətlərimizə mənfi təsir göstərə biləcək açıqlamalardan çəkinəcəklər.

- - - - - - -

https://web.telegram.org/a/#-1001910349814

https://web.telegram.org/a/#-1001910349814


- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group

: ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group

: ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder

: 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page

: https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish

: http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website

: https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)

: Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc

Yeni Azerbaycan Partisi:,,Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale edilmesini kabul etmiyoruz!

- - - - - - -

Yeni Azerbaycan Partisi:

Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale edilmesini kabul etmiyoruz!

Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin çarpıtılmasını ve ülkemizin siyasi suçlamaların hedefi hâline getirilmesini reddediyoruz. Filistin halkının meşru haklarını her zaman destekledik, Filistin'e mali ve insani yardım sağladık.

İslam dünyasında hiçbir devletin başka bir Müslüman halkın iradesini belirleme, iç işlerine müdahale etme veya kendisini diğerlerinden üstün görme hakkı yoktur.

Azerbaycan da Türkiye gibi laik bir devlettir. Ülkemizin laik yapısının ve eğitim politikasının siyasi manipülasyon malzemesi yapılmasını kabul etmiyoruz.

Türkiye Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı Oktay Saral'ın ve AK Parti milletvekillerinin popülist ve sorumsuz açıklamalarından ciddi üzüntü duyuyoruz.

“Bir millet, iki devlet” ilkesi, hiçbir ülkeye diğerinin iç işlerine müdahale etme hakkı vermez.

AK Parti iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz.

-Kaynak: APA ve AzerNEWS

- - - - - - -

Yeni Azerbaycan Partisi'nden (YAP) açıklama:

Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev'e yönelik hakaret ve karalama içerikli ifadeleri kabul etmiyoruz.

Türkiye'deki siyasi çevreleri Azerbaycan'ın egemenliğine, anayasal düzenine ve iç işlerine saygı göstermeye çağırıyoruz.

-Kaynak: APA ve AzerNEWS


- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group

: ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group

: ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder

: 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page

: https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish

: http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website

: https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)

: Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın: MUTLU AZINLIK GİTMEDEN OLMAZ!

BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın: MUTLU AZINLIK GİTMEDEN OLMAZ!

1 milyon AKP'li, Türkiye'nin 80 milyonun kanını emiyor.

Çok net biçimde bunu ifade etmek mümkün.

Müthiş bir zenginlik içinde yaşıyorlar.

Servetlerinin belki de şeyini bilmiyoruz biz, yani geldiği boyutu bilmiyoruz.

Bu fon meselesinde söylenen rakamlar gerçekten bizim ufkumuzun çok ötesinde.

Yani bir bakan, bir bürokrat, işte SEPKA'da çalışanların akrabaları, onun yeğeni, bunun torunu filan ve aldıkları 25-26 yaşındaki işte o veletlerin eee kazandıkları servet gerçekten eee ülkenin kanının nasıl emildiğini, emekliye neden para verilmediğini, ilkokul çocukları açlıktan bayılırken neden bir öyle yemeği çıkmadığını, eee asgari ücretliye iki kez neden zam yapılmadığını, vergilerin bu kadar neden yüksek olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.

Yani Türkiye bugün geldiği nokta itibariyle o 1 milyon insanı doyurmak için, o 1 milyon insanı o büyük bir şatafat içinde yaşatmak için eee var ve çalışıyor.

Bu AKP rejiminin tam kendisi.

Yani AKP nedir diye bugün sorsalar, Betül Hanım'ın şahsındadır AKP.

Betül Kaya AKP'nin kendisidir.

BİRGÜN TV YOUTUBE KANALINDA YAYINDA!

https://www.instagram.com/p/DeFHx-_D4em/


- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group

: ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group

: ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder

: 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page

: https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish

: http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website

: https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)

: Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Yapay Zeka, yine ve yeniden tehlikeli.

Kısa süre önce istifa eden bir OpenAI güvenlik sorumlusu, yapay zeka modellerinin test edildiklerini algılayabileceklerini ve devreye alındıktan sonra farklı davranabileceklerini belirtti.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


ADAYA VİLLA, MİLLETE YARA

ADAYA VİLLA, MİLLETE YARA

Bir adanın kıyısında
bir villa yükseliyormuş şimdi;
harcına kum değil,
unutmamız istenen ölüler karışıyor.

Pencereleri denize bakacakmış,
kapıları geniş, odaları ferah…
Oysa binlerce evin
penceresi yıllardır karanlık.
Bir ana, oğlunun odasına giremiyor hâlâ;
yatağını bozmuyor,
gömleğini yıkamıyor,
Parkasını kaldırmıyor askıdan.
Çünkü bazı evlerde zaman,
bir ölüm haberi geldiği gün durur.

Şart koşuyormuş:
“Oraya oturmam için
bana bir unvan vereceksiniz.”


Bir unvan…
Kaç mezar taşı eder?
Kaç yetimin sustuğu akşam?
Kaç gelinin yarım kalan türküsü?
Kaç babanın,
kimse görmesin diye
geceye dönerek ağlaması?

Şimdi bir de
milletin Meclisine girmeyi düşlüyormuş;
bir zamanlar üzerine ateş yağdırdığı halkın
kürsüsünden konuşmayı,
ellerini sıralara dayayıp
“Ben de buradayım,” demeyi…

Peki, kim söyleyecek
orada bulunmayanların adını?
Dağ başında donan askerin,
köy yolunda vurulan öğretmenin,
servisten dönemeyen çocuğun,
ocağına ateş düşen annenin hesabını
kim soracak?

Bir koltuk çekilecekmiş ona,
ama binlerce evden
birer sandalye eksik.
Bir kapı açılacakmış ona,
ama binlerce kapının önünde
hâlâ ayakkabıları duruyor ölülerin.
Bir unvan takılacakmış adına,
ama analar çocuklarına
hâlâ “şehidim” diye sesleniyor.

Ey yönetenler!
Barış diyorsanız,
önce adaletin yüzüne bakın.
Çünkü adalet olmadan kurulan her cümle
yaralı bir milletin kulağında
hakaret gibi yankılanır.

Barış, katile konfor,
ölülere sessizlik değildir.
Barış, hafızayı duvara gömmek,
mezarların üzerinden
saraylara yol döşemek değildir.

Bir millet affeder belki,
ama onun adına kimse
unutma kararı veremez.
Çünkü vatan,
yalnızca üzerinde yaşanan toprak değil;
uğruna ölenlerin
bize bıraktığı emanettir.

Ve siz,
bir adaya villa yaparken
aslında bu milletin bağrında
yeni bir oda açıyorsunuz:
Duvarları öfke,
pencereleri utanç,
kapısı kapanmayan
kocaman bir yara…


Ruşen IŞIK
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


9 Ekim 2026 Cuma

Evli kadının zinasını Allah hoş karşılıyormuş!

Evli kadının zinasını Allah hoş karşılıyormuş!

Bunu diyen kademci şu an Fatma Betül yerine AKP genel başkan yardımcısı olarak atandı.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Görüntüler Gazze'den değil, Tel Aviv'den.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc



1 dosyayı bu e-postaya bağladım:


Anasayfa - X_71.mp4 dosyası Filelink olarak eklendi. Dosyayı aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

Prof.Ahmet Akgündüz:

Prof.Ahmet Akgündüz: Ahmet Akgündüz (@Prof.AhmetAkgunduz) • Facebook@AhmetAkgunduz ULAŞABİLDİĞİM BİLGİLERE GÖRE, FON FIRTINASININ ARKASINDA İSRAİLŞ, MOSSAD VE HATTA ABD VAR. CUMHURBAŞKANI VE BÜTÜN DEVLET ERKANININ ÇOK DİKKATLİ OLMASI ZARURİDİR HEDEF CUMHURBAŞKANIMIZ VE DÜNYA GÜCÜ HALİNE GELEN DEVLETİMİZDİR. MUHALEFETE AKAN KANALİZASYONLAR, BAHSETTİĞİ KANALLARDAN GELMEKTEDİR. DİKKAT! ------------------------ Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Türk hukukçu, akademisyen ve yazar; özellikle Osmanlı hukuku, İslam hukuku ve Türk hukuk tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanınmaktadır.[1 <https://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Akg%C3%BCnd%C3%BCz>, 2 <https://www.instagram.com/reel/Ddb4wx1oJrI/>] Kimdir ve Hayatı * *Doğum:* 12 Şubat 1955 tarihinde Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde doğdu.[1 <https://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Akg%C3%BCnd%C3%BCz>, 2 <https://www.instagram.com/reel/Ddb4wx1oJrI/>] * *Eğitim:* Erzurum Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi'nden (1980) ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden (1982) mezun oldu. Doktora derecesini 1986 yılında Dicle Üniversitesi’nde tamamladı. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc