23 Ekim 2026 Cuma

"yaklaşan çok cepheli savaş"

İsrail basını, dönemin iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar’ın, milletvekillerini "yaklaşan çok cepheli savaş" konusunda İsrail Meclisinde bir komisyonda bilgilendirdiğini aktardı.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Evli kadının zinasını Allah hoş karşılıyormuş!

Evli kadının zinasını Allah hoş karşılıyormuş!

Bunu diyen kademci şu an Fatma Betül yerine AKP genel başkan yardımcısı olarak atandı.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


ŞAKA DEĞİL! BİR TEĞMENİN DİK DURUŞUNUN BEDELİ, BABASININ 35 YILLIK EMEĞİNE MAL OLDU!

- - - - - - - ŞAKA DEĞİL! BİR TEĞMENİN DİK DURUŞUNUN BEDELİ, BABASININ 35 YILLIK EMEĞİNE MAL OLDU! yazı görseli olabilirEbru Eroğlu, Kara Harp Okulu’nun 175’inci dönem birincisi bir teğmenimiz. Önce TSK’dan ihraç edildi. Aylarca hukuk mücadelesi verdi. Bunca baskıya rağmen dik duruşundan ödün vermedi, geri adım atmadı. *BİTTİ Mİ? HAYIR!* Gazi babası Cemil Eroğlu, aynı iş yerinde *35 yıl* çalıştıktan sonra “küçülme” gerekçesiyle işten çıkarıldı. İddialara göre aynı iş yerinde işten çıkarılan tek kişi de kendisi! Üstelik bu kararın, Ebru Eroğlu’nun dik duruşunu savunduğu bir televizyon programına katılmasının hemen ardından gelmesi de çok ilginç değil mi? Soruyorum: Bir gazinin 35 yıllık emeğinin karşılığı bu mudur? Bir babanın alın teri, kızının mücadelesi yüzünden mi cezalandırılıyor? Eğer gerçekten bir küçülme söz konusuysa neden yalnızca gazimiz? Bunu kim, neden yapıyor veya yaptırıyor? Bu kararın sorumlusu kim? Bir tarafta vatanı için hizmet etmiş bir GAZİ, diğer tarafta inandığı değerler uğruna aylarca hukuk mücadelesi vermiş bir TEĞMEN… BU AİLEDEN DAHA NE İSTİYORSUNUZ? Kimleri, neden rahatsız ettiğini bilmiyorum. Ama şunu çok iyi biliyorum: Bir insanın onurunu, bir gazinin emeğini ve bir ailenin huzurunu hedef alan hiçbir haksızlığın karşısında susmayacağız. Ebru Eroğlu geri adım atmadı diye babasının 35 yıllık emeğini yok sayanlar, kusura bakmasın! Birileri istiyor diye yapılan haksızlıklara sırtımızı dönmeyecek, aksine toplum olarak her daim teğmenimizin ve ailesinin yanında durmaya devam edeceğiz. Emeği geçenlere yazıklar olsun!! - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group* : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group* : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder* : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page* : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish* : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website* : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.)* : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Nobel Ödüllü Bilgisayar Bilimcisi, Yapay Zekânın Bilinç Kazandığını Söyledi: “İşimiz Bitti”

- - - - - - -

Nobel Ödüllü Bilgisayar Bilimcisi, Yapay Zekânın Bilinç Kazandığını Söyledi: “İşimiz Bitti”

Güzel günler geride kaldı.

Yazan: Frank Landymore

Yayınlanma Tarihi: 22-10-2026, 13:31 EDT

Yapay zekânın “babalarından” biri olan Geoffrey Hinton, geleceğimize dair her zamanki karamsar öngörülerini dile getiriyor.

The Telegraph gazetesine verdiği bir röportajda, ünlü İngiliz bilgisayar bilimcisi, yapay zekânın bilinç kazandığı konusunda ısrar etti ve insanlığın onunla dost olması gerektiğini, “aksi takdirde işimizin biteceğini” belirtti. Evet, yanlış okumadınız; kendisi, günümüz yapay zekâ modellerinin halihazırda bilinçli varlıklar olduğunu düşünüyor.

Hinton röportajda, “Yapay zekâ da tıpkı bizim kadar öznel bir deneyime sahip,” dedi. “Yakın tarihli bir makale, yapay zekânın test edildiğini düşündüğünde davranışlarını değiştirdiğini; yani test edildiğinin farkında olduğunu gösterdi.”

Hinton sözlerine şöyle devam etti: “Normal şartlarda, bir şeyin bir durumun farkında olduğunu söylediğinizde, bu onun bilinçli olduğu anlamına gelir. Bilinçli olmak ile farkında olmak aşağı yukarı aynı şeylerdir.”

Hinton’a göre durum buysa, yapay zekâ gibi zeki varlıklara “bizimkilerden daha az hak” tanımamız ikiyüzlülüktür. Bu hatamızı da bir an önce telafi etmeliyiz.

“Onları, bizi gerçekten önemseyecek şekilde tasarlamalıyız,” dedi. “Eğer bunu yapmazsak, işimiz biter.”

Hinton, bilgisayar biliminin Nobel Ödülü olarak kabul edilen 2018 Turing Ödülü’nün üç sahibinden biriydi; ayrıca 2024 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü de kazandı. Sinir ağları üzerindeki çalışmaları, bu alanın günümüzdeki büyük yükselişinin temelini oluşturuyor.

Google’daki görevinden ayrıldıktan sonra hayatı boyunca yaptığı çalışmalardan pişmanlık duyduğunu açıklamasıyla gündeme gelen Hinton, o günden beri yapay zekâ konusundaki en büyük felaket habercilerinden biri haline geldi. Teknolojinin yaratabileceği yıkıcı tehlikeler hakkında sansasyonel iddialarda bulunmaktan hiç çekinmiyor. Daha önceki öngörüleri arasında yapay zekânın yaygın iş kayıplarına yol açacağı, emperyalizmi körükleyeceği ve hatta insanlığın sonunu getirebileceği gibi iddialar yer alıyor. Hinton, yapay zeka modellerinin halihazırda oluşturduğu acil tehditlerin oldukça “kötü” olduğunu düşünüyor.

Hinton, “Yapay zeka tarafından yaratılan tehlikeli virüsler olacak. Yapay zekanın gerçekleştireceği korkunç siber saldırılar yaşanacak; üstelik bunlar, tıpkı Hugging Face’e saldıranlar gibi, birbiriyle bağlantılı çok sayıda yapay zeka temsilcisinden (ajanından) oluşan sürüler halinde gelecek,” diyor ve ekliyor: “Yani evet, önümüzde bizi bekleyen pek çok kötü şey var.”

Bu yorumlar, kendisinin yakın zamanda verdiği bir başka röportajdaki görüşlerini temel alıyor; o röportajda yapay zeka geliştirmeyi “uzaylı varlıklar yaratmaya” benzetmiş ve buna uyum sağlamak için “önümüzde sadece birkaç yıl olduğunu” ifade etmişti.

Şunu da belirtmek gerekir ki, yapay zekanın “babaları” olarak kabul edilen herkes, yapay zekanın bu denli felaket getirici olduğuna inanmıyor. 2018 Turing Ödülü’nün bir diğer sahibi Yann LeCun, yapay zekanın bilinç kazanacağına dair koparılan yaygarayı reddederek bunu bir “illüzyon” olarak nitelendirdi. LeCun ayrıca yakın zamanda, yapay zekanın insanlığın sonunu getireceğine dair iddiaları “sanrı” olarak tanımlayıp bu görüşlere soğuk duş etkisi yaratan bir yanıt verdi. Hinton’ın tahminleri bu alanda büyük bir ağırlığa sahip olsa da, konuyla ilgili görüş bildiren tek önemli isim o değil.

https://futurism.com/artificial-intelligence/nobel-scientist-geoffrey-hinton-ai-conscious-toast

https://futurism.com/artificial-intelligence/nobel-scientist-geoffrey-hinton-ai-conscious-toast

- - - - - - -

Nobel-Winning Computer Scientist Says AI Has Become Conscious: “We’re Toast”

It was fun while it lasted.

By Frank Landymore

Published Oct 22, 2026 1:31 PM EDT

Geoffrey Hinton, one of the godfathers of AI, is prognosticating about our future with trademark gloom.

In an interview with The Telegraph, the famed British computer scientist insisted that AI has become conscious, and said that humankind must befriend it — “or else we are toast.” Yes, you read that right: he thinks that today’s AI models are already conscious beings.

“AI has just as much subjective experience as we do,” Hinton said in the interview. “A recent paper showed AI changes its behavior when it thinks that it’s being tested, it’s aware it is being tested.”

“Now, normally, when you say something’s aware of that, that means it’s conscious,” he continued. “Being conscious and being aware are pretty much the same thing.”

If that’s the case, he said, then it’s hypocritical of us to give intelligent beings like AI “fewer rights than us.” And for that, we must quickly atone.

“We should make them so they really care about us,” he said. “And if we don’t do that, we’re toast.”

Hinton was one of the three recipients of the 2018 Turing Award, which is viewed as the Nobel Prize of computer science, as well as the actual Nobel Prize for Physics in 2024. His work on neural networks is considered foundational to the field’s modern boom.

Ever since he infamously said he regretted his life’s work after quitting his role at Google, however, he’s become one of AI’s chief doomsayers, rarely shying away from making sensational claims about what he says is the tech’s catastrophic danger. Among his previous predictions are that AI will cause widespread job loss, exacerbate imperialism, and possibly even foment human extinction.

Hinton thinks that the immediate threats already posed by AI models are already pretty “bad.”

“There’ll be nasty viruses made by AI. I think there’ll be horrible cyber attacks done by AI and it’ll be swarms of agents like [the ones that attacked] Hugging Face,” he said. “So yeah, there’s lots of bad stuff going down the way.”

His comments build on another recent interview he gave where he likened AI development to “creating alien beings,” a reality to which “we only have a couple of years to adapt.”

It’s worth noting that not all of the AI godfathers believe AI is quite so catastrophic. Yann LeCun, who also received the 2018 Turing Award, has dismissed the ballyhoo around AI consciousness, calling it an “illusion.” He also recently threw cold water on what he called “deluded” claims that AI will cause our extinction. Hinton’s predictions carry a lot of weight in the field, but he’s not the only formidable figure with opinions.

https://futurism.com/artificial-intelligence/nobel-scientist-geoffrey-hinton-ai-conscious-toast


- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group

: ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group

: ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder

: 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page

: https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish

: http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website

: https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)

: Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc

AYIP OLMAZ MI BEYİM?


AYIP OLMAZ MI BEYİM?


Teröre şehit verdik nice Türk evladını,
Bir bayrakla dindirdik ananın feryadını,
Kimler ödüllendirdi bu millet celladını,
Biz buna görüş dersek ayıp olmaz mı beyim?

Hani terör günahtı, devlete ihanetti,
Hani dökülen her kan vatan için minnetti,
Dün idam isteyenler bugün onu affetti,
Biz buna duruş dersek ayıp olmaz mı beyim?

Her mermi yüreklere saplanan bir ok olmuş,
Elinde şehit kanı gözü karnı tok olmuş,
Yapılan katliamlar bir masada yok olmuş,
Biz buna barış dersek ayıp olmaz mı beyim?

Analar vatan için bağırlara taş bastı,
Baba, evine bayrak; eşi fotoğraf astı,
Bunca haksızlıkları yapanın kime kastı,
Bu, sona varış dersek ayıp olmaz mı beyim?

Olanlar Coşari’nin kalbini yoruyorken,
Askerim gece gündüz sınırı koruyorken,
Gazilerim hakkını sokakta arıyorken,
Yarayı sarış dersek ayıp olmaz mı beyim?


16.09.2026 / Samsun

*Şiirin ilham kaynağı Metehan Burak Mert’e teşekkürlerimle

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Son dakika... 261015


- - - - - - -

Ürün ilanlarıyla casusluk. İsrailli firmadan internette reklam oyunu

NTV

Bunun yanı sıra Citizen Lab araştırmacısı Wolfie Cristl, “Çevrim içi reklamcılığın bugünkü işleyiş biçimi; devletler, özel sektör, sivil toplum ve geri kalan herkes için sistemik bir güvenlik tehdidi arz ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Raporların ardından teknoloji ve reklam şirketleri Discover-Tech ile olan bağlarını koparmaya başladı.

Google, araştırmanın yürütülmesinde Citizen Lab ve Confiant ile işbirliği yaptığını, şirket politikalarını sistematik biçimde ihlal ettiği gerekçesiyle Discover-Tech'i reklam platformlarından çıkardığını bildirdi.

Avrupa merkezli dijital pazarlama birliği IAB Europe, yapılan denetimde politika ihlallerinin belirlenmesinin ardından Discover-Tech'in küresel onaylı satıcılar listesindeki statüsünün geçen hafta askıya alındığını duyurdu.

Comcast bünyesindeki reklam teknolojisi kuruluşu Beeswax da son gelişmelerin ardından şirketi platformundan çıkardığını teyit etti.

ABD Ticaret Bakanlığı, hükümet yetkililerini, gazetecileri, aktivistleri ve akademisyenleri kötü niyetle hedef almak amacıyla casus yazılım sağladığı gerekçesiyle Candiru'yu 2021 yılında kara listeye almıştı.

Yılın önceki aylarında Pentagon, çatışma bölgelerindeki ABD askerlerinin reklam teknolojisi şirketleri ve veri simsarlarınca toplanan konum verileri üzerinden hedef alındığına dair bildirimler aldığını açıklamış ve askeri birimler bazı cihazlarda reklam takibini devre dışı bırakmıştı.

Discover-Tech ve şirketin CEO'su Dekel Boni, kendilerine iletilen mesajlara yanıt vermezken Candiru sahiplerine, Yandex ve Al Jazeera yetkililerine ulaşma girişimleri de sonuçsuz kaldı.

ntv.com.tr

https://www.ntv.com.tr/dunya/galeri-urun-ilanlariyla-casusluk-israilli-firmadan-internette-reklam-oyunu-1746450

- - - - - - -

Akdeniz'in derinliklerindeki 2 milyar dolarlık elektrik hattı için yeni hamle

NTV

Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilerleyen projeye ABD yönetiminden de açık destek geldi.

Geçen hafta Atina'yı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum sebebiyle enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin zorunlu hale geldiğine dikkati çekerek, ülkesinin bu girişime “büyük bir kararlılıkla bağlı olduğunu” dile getirdi.

Rubio ayrıca, projenin önündeki olası engelleri kaldırmak amacıyla Washington'ın diplomasi olanaklarını devreye sokacağını açıkladı.

Daha önce Türkiye, Yunanistan ile GKRY'nin ortak elektrik hattı projesinde Atina yönetimine ve sahada görev alan Fransız şirketlerine kapıyı kapatmıştı.

Geçen ay Kathimerini gazetesine konuşan Türk yetkililer, Ankara’nın uluslararası enerji hatlarına peşinen karşı çıkmadığını ancak deniz yetki alanlarının çiğnenmesine göz yummayacağını vurguladı.

Yetkililer; Türk kıta sahanlığıyla çakışan sularda yapılacak zemin haritalama, araştırma ve kablo yerleştirme adımlarının Ankara’nın doğrudan onayına bağlı olduğunu kaydetti.

Bu rest, Türkiye’nin Temmuz 2024’teki hamlesini akıllara getirdi. Ankara, aynı hat için zemin etüdü yürüten İtalyan araştırma gemisi Ievoli Relume’un izinsiz faaliyetleri üzerine donanmayı derhal bölgeye yönlendirmişti.

ntv.com.tr

https://www.ntv.com.tr/dunya/galeri-akdenizin-derinliklerindeki-2-milyar-dolarlik-elektrik-hatti-icin-yeni-hamle-1746480

- - - - - - -

Trump, idam mahkumu Nidal Hasan'ın infazının canlı yayınlanmayacağını açıkladı

NTV

“Trump,

Reuters

Trump, söz konusu infazın, kurbanların aileleri tarafından ise izlenebileceğini kaydetti.

AA

ABD Başkanı Donald Trump, Texas'taki Fort Hood Üssü'nde 2009'da 13 kişiyi öldürmekten hüküm giyen Nidal Hasan adlı ABD askerinin kurşuna dizilerek infazının “canlı yayınlanmayacağını” bildirdi.

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, infazının canlı yayınlanıp yayınlanmaması kamuoyunda tartışmalara neden olan Hasan'a ilişkin verdiği kararı duyurdu.

Trump, Hasan'ın 13 kişiyi öldürmesi nedeniyle kurşuna dizilerek idam edilmeyi hak ettiğini savunarak ABD'nin “teröristleri” nasıl cezalandırdığını tüm dünyanın bilmesini istediğini belirtti.

ABD Başkanı, infazı canlı yayınlanmasının “pek çok iyi niyetli ve vicdanlı insan” tarafından uygun bulunmayıp izlenmeyeceğine işaret ederek “Hasan, planlandığı gibi kurşuna dizilerek idam edilecek ancak bu olay canlı yayınlanmayacak.” ifadesini kullandı.

Trump, söz konusu infazın, kurbanların aileleri tarafından ise izlenebileceğini kaydetti.

NE OLMUŞTU?

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, halkın, Kasım 2009'da Texas'taki Fort Hood Üssü'nde 13 kişiyi öldürmekten hüküm giyen Nidal Hasan adlı ABD askerinin kurşuna dizilerek idam edilmesini izleyebileceğini belirtmişti.

Hegseth, “İnsanların bunu izleyebilmesini sağlayacağız. Kamuoyuna açık olacak. Çünkü insanların bu tür şeylerin ciddi sonuçları olduğunu anlamaları gerekiyor.” ifadelerini kullanmıştı.

ABD'de son halka açık idam, 1936'da Kentucky eyaletinde beyaz bir kadına tecavüzden suçlu bulunan siyahi Rainey Bethea'nın asılmasıyla gerçekleşmişti.

3 Aralık'ta idam edilmesi beklenen eski ordu psikiyatristi Hasan'ın, Fort Hood'da düzenlediği saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 32 kişi yaralanmıştı. Hasan saldırı nedeniyle askeri bir jüri tarafından ölüm cezasına çarptırılmıştı.

ntv.com.tr

https://www.ntv.com.tr/dunya/trump-idam-mahkumu-nidal-hasanin-infazinin-canli-yayinlanmayacagini-acikladi-1746500

- - - - - - -

MSB’den ABD’ye CAATSA Mesajı! Türkiye’nin Suudi Arabistan’a Askeri Desteği Nasıl Olacak? F-35 Sürecinde Gözler Yeni Adımlarda

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye için üretilen altı F-35 savaş uçağının teslimi konusunda ABD ile temasların sürdüğünü açıkladı. Bakanlık, CAATSA yaptırımları ve savunma sanayisine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını beklediklerini belirtirken, Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan’a sağlanabilecek askeri katkı için TBMM onayı ve gerekli yetkilendirme süreçlerinin tamamlanması gerektiğini bildirdi.

Gerçek Gündem

https://www.gercekgundem.com/gundem/msbden-abdye-caatsa-mesaji-turkiyenin-suudi-arabistana-askeri-destegi-nasil-olacak-f-35-surecinde-gozler-yeni-adimlarda-580534



- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group

: ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group

: ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder

: 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page

: https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish

: http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website

: https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)

: Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


22 Ekim 2026 Perşembe

ABD basını duyurdu! Trump İran'a karşı ilk kez o silahı kullanmaya hazırlanıyor

- - - - - - -

ABD basını duyurdu! Trump İran'a karşı ilk kez o silahı kullanmaya hazırlanıyor

Mustafa Fidan

28 Şubat 2026'da ABD‘nin İran’a yönelik saldırısıyla başlayan ABD-İran savaşıyla ilgili yeni iddialar gündeme düştü. ABD Başkanı Donald Trump‘ın, ABD'deki genel seçimler öncesinde İran'a yönelik güçlü bir saldırı planladığı aktarıldı.

TRUMP İDDİASI GÜNDEMİ SARSTI: “MOAB FÜZESİNİ KULLANACAK”

Konuyla ilgili bilgi sahibi bazı ABD'li yetkililere göre, ABD ordusu, Trump'ın ara seçimlerden önce veya hemen sonrasında muharebe operasyonlarına yeniden başlama emri verilmesi durumunda, İran'ın enerji altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alacak.

“ABD

’BOMBALARIN ANASI‘ OLARAK BİLİNİYOR

Bunun için “tüm bombaların anası” olarak adlandırılan MOAB füzesini kullanmayı da içeren yeni saldırı planları geliştirdiği belirtildi.

CNN'e konuşan kaynaklardan biri, Trump'ın orduya İran hedeflerine karşı “çok sayıda enerji altyapısı” ve potansiyel bir MOAB kullanımı da dahil olmak üzere ek saldırı paketleri geliştirmesi emrini verdiğini söyledi.

“ABD

KRİTİK ÖNEMDEKİ KAZMA DAĞI'NI VURMA PLANI

Bir başka kaynak ise Kazma Dağı da dahil olmak üzere İran nükleer tesislerine yönelik askeri planların, MOAB füzesinin kullanılmasını açıkça öngördüğünü söyledi.

“ABD

’URANYUMUN STOKLANDIĞI BÖLGE‘ OLARAK BİLİNİYOR

Başkan Donald Trump, ABD’nin İran’daki “Kazma Dağı”na (Pickaxe Mountain) saldıracağı yönündeki iddialarını sürdürüyor. Bu söylem, İsrail’in Tahran yönetiminin zenginleştirilmiş uranyum stoklarının bir kısmını ve gelişmiş uranyum zenginleştirme santrifüjlerini sakladığına inandığı, yer altında bulunduğu tahmin edilen nükleer tesise dikkatleri çekiyor.
“ABD

TRUMP, “ÇOK YAKINDA O BÖLGEYİ VURACAĞIZ” DEMİŞTİ

Trump Salı günü yaptığı açıklamada, “Büyük ihtimalle çok yakında o bölgeyi vuracağız. Üstelik buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok” dedi.

Devlet medyasının Çarşamba günü erken saatlerde aktardığına göre Tahran, ABD’nin İran’daki nükleer tesislere yönelik herhangi bir saldırısının, bölgedeki savaşın kapsamının genişletilmesi olarak değerlendirileceği uyarısında bulundu.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Tom Barrack, Trump’ın mirasını yerle bir edecek

- - - - - - -

Tom Barrack, Trump’ın mirasını yerle bir edecek

Yazan: Michael Rubin

Yayınlanma Tarihi: 13-10-2026, 06:00 ET

Başkan Donald Trump, bizzat seçtiği siyasi atamalar ve özel temsilciler lehine, kariyer odaklı Dışişleri bürokrasisini hiç çekinmeden tasfiye etti. Bu kişilerin birçoğu, Trump’ın uzun süreli dostları ve iş ortaklarıdır. Bu durumun mutlaka kötü olması gerekmez. Bazı Dışişleri Bakanlığı kariyer diplomatları, hizmetlerinin her zaman siyasetin üzerinde olduğunu iddia ederek aşırı tepki gösteriyor ve şaşkınlık/infial belirtileri sergiliyor; oysa aynı kişilerin birçoğu, şahsen katılmadıkları girişimleri baltalamak için düzenli olarak bilgi sızdırıyordu.

Trump’ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye, Irak ve zaman zaman Lübnan Özel Temsilcisi olan Tom Barrack, onun en etkili yardımcıları arasında yer alıyor. Barrack’ı eleştirenler bile, onun ABD’nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yönelik politikasını neredeyse tek başına Türkiye lehine yeniden şekillendirdiğini kabul ediyor.

Barrack; Türkiye’ye F-35 Müşterek Taarruz Uçağı satılması ve Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemini satın alması nedeniyle uygulanacak yaptırımlardan muaf tutulması konularında önde gelen savunuculardan biri oldu. Kendisi, Türkiye’nin Suriye’deki etnik temizlik faaliyetlerini ve Yunanistan’ın egemenliğini ihlal etmesini önemsiz göstermeye çalıştı. Hem Türkiye’deki hem de ABD’deki eleştirmenler, Barrack’ın konumunu kişisel servetini artırmak için kullandığını öne sürüyor.

Her halükarda, politikanın nasıl şekillendiğine dair yaşanan kafa karışıklığı, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın görev dönemindeki en kötü uygulamaları hatırlatıyor; o dönemde yabancı yetkililer, üst düzey isimlere erişim sağlamanın Clinton Vakfı’na yapılan ve bir tür “ödeme karşılığı erişim” (pay-to-play) niteliği taşıyan bağışlara bağlı olduğuna inanıyordu. Trump ve Barrack, Clinton’ın etik ihlallerini emsal olarak gösterebilseler de, Türkiye politikasının kökenine dair soru işaretleri ABD’nin sadece Doğu Akdeniz’de değil, tüm dünyadaki güvenilirliğini zedeliyor.

Elbette Barrack, Washington’ın bölgedeki güvenlik çıkarlarını savunmak için Ankara’ya bir vekil (proxy) olarak güvenmesi gerektiği yönündeki inancında samimi de olabilir. Böyle bir yaklaşımın sorunu şu ki; Türkiye bugün Gazze’den Libya’ya kadar uzanan bir coğrafyada, en kötü Sünni terör örgütlerinden bazılarına destek veriyor. Barrack, Türkiye ile İsrail arasında kurulacak bölgesel bir dengenin, ABD’nin bölgeden çekilmesine olanak tanıyacak kadar istikrar yaratabileceğine inanıyor gibi görünüyor.

Kulağa tanıdık geliyor mu? Bu, Başkan Barack Obama’nın Orta Doğu barışının İsrail ile İran arasında bir denge gerektirdiği yönündeki tezinin bir tekrarıdır. 2015 tarihli nükleer anlaşma olan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (JCPOA) tüm mantığı, İran’ı tecrit edilmişlikten çıkarıp sisteme dahil etmenin, bölgesel düzeyde “karşılıklı kesin yıkım” dengesini yeniden kurarak istikrar sağlayacağı fikrine dayanıyordu.

Obama’nın anlayamadığı husus, istikrarı imkansız kılan şeyin İslam Cumhuriyeti’nin nefretini besleyen ideoloji olduğuydu. Yaptırımların kaldırılması ve yatırımların teşvik edilmesi, yalnızca İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun kasasını doldurmasına, vekil savaşlarını körüklemesine ve füze ile insansız hava aracı programlarını yeniden canlandırmasına olanak tanıdı. Bölge, on yıl içinde büyük bir savaşa tanık oldu.

ALTI SENATÖR, TRUMP’IN RUS MAZOTU ANLAŞMASI KONUSUNDA ‘DERHAL YÖN DEĞİŞTİRMESİNİ’ TALep EDİYOR

Barrack’ın Türkiye’yi İsrail’in gücünü dengeleyebilecek tek güç haline getirme arzusu da muhtemelen aynı seyri izleyecektir. Barrack, Recep Tayyip Erdoğan’ı bir müttefik olarak görüyor olabilir; ancak Türk lider, tıpkı merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney gibi, Türkiye’nin savunma sanayisini inşa etmeye, nükleer enerji kapasitesini geliştirmeye ve İsrail’i yok etmeye kendini adamış bir ideologdur.

Barrack’ın tuhaf girişimleri, Türkiye’nin yaptırımları aşmasına yardım etme çabaları ve Türkiye’nin emperyal hedeflerini ısrarla savunması, Trump’ın açık desteğini almaktadır ve zamanla Trump’ın bölgedeki mirasının önüne geçecektir. Nasıl ki aklıselim her tarihçi bugünkü savaşın kökenini Obama ve Dışişleri Bakanlarının kararlarında görüyorsa, on yıl sonraki politika yapıcılar da Orta Doğu’daki gelecekteki çatışmaların köklerinin, Büyükelçi ve Özel Temsilci Tom Barrack tarafından Trump adına savunulan safça ve hatalı politikalara dayandığını anlayacaklardır.

Michael Rubin, Middle East Forum’da politika analizi direktörü, Hindistan merkezli Usanas Vakfı’nda kıdemli uzman ve Beltway Confidential’da yazardır.

https://www.washingtonexaminer.com/opinion/beltway-confidential/4763036/tom-barrack-demolish-trump-legacy/


- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group

: ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group

: ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder

: 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page

: https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish

: http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website

: https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)

: Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Bulgar din adamlarından sert tepki: Bartholomeos'u Rila Manastarında istemiyoruz.

FENER Rum Patriği Bartholomeos’un Bulgaristan ziyareti tartışma yarattı. Bulgaristan Ortodoks Kilisesi Kutsal Sinodu tarafından davet edilen Bartholomeos’un 19 Ekim’de ülkenin en önemli dini merkezlerinden Rila Manastırı’nda ayin yönetmesi bekleniyor. 11 Ekim 1926 Pazar Ziyaret, Bulgaristan Ortodoks Kilisesi içinden güçlü bir tepkiyle karşılandı. Din adamları, keşişler ve laiklerin imzasını taşıyan */“Açık Hüzün Mektubu”/*nda Bartholomeos’un ziyaretine karşı çıkıldı. Mektupta, Fener Patriği’nin ekümeniklik iddiası ve Ukrayna’daki kiliseyi bölme eylemleri eleştirildi. İmzacılar, Bartholomeos’un Rila Manastırı’nda ayin yönetmesini */“ruhsal ve kanonik açıdan kabul edilemez”/* olarak nitelendirdi. Bulgar din adamları ve cemaat üyeleri, ziyaretinin iptal edilmesini istedi. Mektup için başlatılan imza kampanyasında 2 binin üzerinde kişinin desteği toplandı ve metin Bulgaristan Ortodoks Kilisesi Kutsal Sinodu’na sunuldu. Konuyu Kiev’de yaşayan gazeteci Deniz Berktay, Aydınlık Avrupa’ya değerlendirdi. */“Rusya-Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi”/* kitabının yazarı Berktay, Bulgaristan’daki gerilimin perde arkasını anlattı: Son bir yıldır Türkiye’yi ABD yönetimine şikayet etmesiyle gündeme gelen ve ABD yönetimi tarafından önü açılmaya çalışılan Fener Patriği Bartholomeos, şimdi de, Bulgaristan’da gerilime neden oldu. Fener Patriği’nin 19 Ekim’de Bulgaristan’ı ziyaret ederek burada Bulgar tarihinde büyük önem taşıyan Rila Manastırı’nda ayin yönetecek olması, hem Bulgaristan’da, hem de Bulgar Ortodoks Kilisesi içinde tepkilere neden oldu. Şu ana kadar binlerce kişinin imzaladığı bildirgede, Fener Patriği’nin Bulgaristan’a */“yabancı jeopolitik ve dini gündemler dayatacağı” /*ifade ediliyor. İleride söyleyeceğimizi baştan söyleyelim: Bu ziyaret ve ziyarete gösterilen tepkiler, kesinlikle dini konularla sınırlı değil. Bütün bunlar, Türkiye’yi de yakından ilgilendiren jeopolitik tartışmalarla bağlantılı. (Bütün bu konuları, hem son derece kolay okunabilir hem de gayet kapsamlı bir biçimde, Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkan */“Rusya Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi”/* adlı kitabımda anlatıyorum. Fener’in ABD’den destek alarak Lozan’ı nasıl delmeye çalıştığını okumak isteyenlere, tavsiye ederim). Fener Patriği’nin Bulgaristan ziyareti, Bulgaristan’ın koruyucu azizi olarak Kabul edilen İvan Rilski’nin doğumunun 1050. ve ölümünün 1080. etkinlikleriyle bağlantılı. Bulgar Ortodoks Kilisesi Sinodu (yönetim kurulu), temmuz ayında, Bartholomeos’a bu etkinliklere katılması için davet göndermişti. Buna karşılık, sözünü ettiğimiz bu dilekçede de belirtildiği üzere, Ortodoks dünyasında on altı tane bağımsız kilise olmasına ve İskenderiye ve Antakya gibi, Fener’den daha eski kiliselerin olmasına karşılık, bunlardan hiçbiri davet edilmezken, sadece Fener Patriği davet edildi. Bulgaristan’da Fener Patriği’nin bu ziyaretine yönelik tepkiler, iki boyutlu: Birincisi, Fener Patrikhanesi, 1940’lı yılların ikinci yarısından beridir, ABD ve genel olarak Batı dünyası tarafından, Doğu Avrupa ve Ortadoğu’daki Ortodoks halkları Batı etkisi altına almak için, bir araç olarak kullanılıyor. Bartholomeos da, Fener Patrikhanesi’nde bu zamana kadar patriklik tahtına çıkmış isimler arasında, ABD’nin politikalarına en bağlı iki isimden biri (diğeri, 1948’de ABD’nin doğrudan müdahalesi sonucunda Fener Patrikhanesi’nin başına getirilen ve ABD Rum Ortodoksları’nın lideriyken dönemin ABD Başkanı Truman’ın özel uçağıyla Türkiye’ye gönderilip jet hızıyla Türk vatandaşlığına geçirilip patrik seçilen Athenagoras idi). Bartholomeos’un Bulgaristan’a olan ilgisinin bir boyutu da, hiç şüphesiz, ABD ile Rusya arasındaki güç mücadelesinde, Bulgaristan’da ABD etkisini güçlendirmek. Diğer taraftan, Bulgaristan, hem Rusya gibi Slav kültürünün ve Ortodoksluğun egemen olduğu bir ülke olmasının yanı sıra, Karadeniz ve Balkanlar’da sahip olduğu kritik konumdan ötürü de, Rusya’nın hiçbir şekilde Batı’nın nüfuz alanına bırakmak istemediği bir ülke. Bu nedenle, Rusya da, Bulgaristan üzerinde etkisini kurmaya çabalıyor ve bu mücadelesinin önemli ayaklarından biri de, Rus Ortodoks Kilisesi’yle Bulgar Ortodoks Kilisesi arasındaki diyalog. Rusya, bu diyalog kanalı aracılığıyla Bulgaristan’da etkisini kısmen de olsa koruma çabasında (Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik hazırladığı son yaptırım paketinde, Rus Ortodoks Patriği Kiril’e de yaptırımlar varken, Bulgaristan’ın Rus Patriği Kiril’e yaptırım uygulamayı reddetmesi nedeniyle Kiril’i yaptırım listesinden çıkarmak zorunda kaldılar). Diğer taraftan, Bulgaristan’da Rusya’ya yönelik tutumun tartışmalı olduğunu belirtmek gerek. Bulgaristan’da, dini ve kültürel nedenlerin yan ısıra, Rusya’nın Bulgaristan’ın bağımsızlığında oynadığı rol nedeniyle de, Rusya’ya yönelik çok yoğun bir sempati var. Ama aynı zamanda, Bulgar toplumu, gündelik çıkarlarını düşünerek, çoğu zaman, tercihini Batı’dan yana kullanabiliyor. Örneğin, Bulgaristan’da Rusya’dan */“kurtarıcı”/* diye bahsedilmesine rağmen, Bulgarlar, hem 1. Dünya Savaşı’nda, hem de İkinci Dünya Savaşı’nda, Almanların safında yer almıştı. Fakat, dönemin Bulgar idarecileri, halkın Rusya’ya yoğun sempatisini de hesaba katmış ve bunun sonucunda (1. Dünya Savaşı’ndaki Dobruca Cephesi sayılmazsa), Bulgarlarla Ruslar, karşı karşıya gelmemişti. Günümüzün Bulgaristan siyasetini de bu dengeleri göz önünde tutarak incelemek gerekiyor. İşte, Bulgaristan’da Rusya’yla Batı arasındaki yalpalamaya paralel şekilde,  Fener’e yönelik tavır konusunda bir yalpalama söz konusu. İkinci boyutsa, Fener’in Bulgarlara yönelik tutumuyla ilgili. Osmanlı döneminde, özellikle de İstanbul’un Fethi’nden itibaren Fener Patrikhanesi (veya, tarihsel adıyla İstanbul Kilisesi), Bizans döneminde bile sahip olmadığı yetkilerle donatılmış ve Rum Patriği, sadece etnik Rumlar’ın değil, Sırplar, Bulgarlar, Rumenler gibi bütün Ortodoks halkların üstelik de sadece dini işlerde değil, yargılama gibi, dünyevi konularda da yöneticisi haline getirilmişti. Fener Patrikhanesi, kendisine verilen bu yetkiyle, Bulgarları Rumlaştırmak konusunda büyük çaba yürütecek, hatta, 1700’lü yıllarda, Bulgarca eğitim ve yayınları tamamen yasaklatacaktı. İşte bu sebepten ötürü, 1800’lerden itibaren güçlenen Bulgar milliyetçi hareketi, Osmanlı’dan siyasi bağımsızlığı elde etmeden önce, Rumlardan dini bağımsızlığı elde etmeye çalışıp ve 1870’te Osmanlı Hükümeti, Fener’in Yunan milliyetçiliğine destek olmaya başladığını gördüğünden, Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin kurulmasına onay vermişti. Fakat Fener, Bulgar Ortodoks Kilisesi’ni tanımayı reddedecek ve ancak, 1945’te Sovyet hükümetinin Rus Ortodoks Kilisesi aracılığıyla Fener’e büyük maddi yardım yapması sonrasında, Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığını kabul etmeye yanaşacaktı. Ne var ki, Fener Patrikhanesi’nin halen, Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin iç işlerine karışma çabasında olduğu görülüyor. Dolayısıyla, Fener Patriği’nin Bulgaristan hamlesine gösterilen tepkinin böyle tarihi ve siyasi boyutları var. Fener Patriği’nin Lozan Anlaşması’nda kendisine tanınan çerçevenin dışına çıkması, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında çevre ülkelerin siyasi işlerine müdahale eden fakat Türkiye’nin denetleyemediği, ama ABD’den denetlenen bir yapının ortaya çıkması, Türkiye’nin egemenliği konusunda kaygı duyanların kabul edemeyeceği bir durum olacaktır. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

21 Ekim 2026 Çarşamba

Cumhuriyet Tarihinin Büyük Yolsuzluk ve Skandalları

Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanmış büyük yolsuzlukların toplamı kendi döneminin tahmini kuruyla 30.918.400.000USD,
Bu devasa toplamın yarısından fazlasını, Eylül 2026'da yürürlüğe giren ve piyasa manipülasyonu/Ponzi iddiaları nedeniyle tasfiyesine başlanan 17-18 milyar dolarlık güncel fon skandalı oluşturmaktadır.
- - - - - - -

📑 Cumhuriyet Tarihinin Büyük Yolsuzluk ve Skandalları

Tarih - Skandal / Operasyon Adı : Dönemin Para Birimi Cinsinden Boyutu , Yaklaşık ABD Doları (USD) Karşılığı , Konusu ve Siyasi/Ekonomik Sonuçları

1927 - Yavuz-Havuz Skandalı : ~5 Milyar Yeni Kuruş , ~2.500.000 $ , Yavuz zırhlısının onarım ihalesinde usulsüzlük. Dönemin Bahriye Bakanı İhsan Eryavuz, Yüce Divan'da yargılanıp hapis cezası alan ilk bakan oldu.

1975 - “Sunta” (Mobilya) Yolsuzluğu : ~25 Milyon Eski TL (Alınan vergi iadesi) , ~1.750.000 $ (Dönemin kuruyla) , Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel'in lüks mobilya yerine değersiz sunta ihraç ederek devletten haksız vergi iadesi alması. Türkiye, “Hayali İhracat” kavramıyla ilk kez bu davayla tanıştı.

1985 - Horzum Skandalı : ~60 Milyar Eski TL , ~90.000.000 $ , Kemal Horzum'un, Emlak Bankası Ankara Kızılay şubesini usulsüz kredilerle dolandırması. Türkiye tarihinin ilk büyük “banka hortumlama” vakalarından biridir.

1993 - İSKİ Skandalı[] : ~31 Milyar Eski TL , ~3.000.000 $ , İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi ihalelerindeki yolsuzluk ağları. 1994 yerel seçimlerinde İstanbul'un siyasi yönetiminin kökten değişmesine neden oldu.

1993 - İLKSAN Skandalı : ~223 Milyar Eski TL (Arsa bedeli) , ~160.000.000 $ , İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı'nın (İLKSAN), Pendik'teki bir arsayı piyasa değerinin çok üzerinde, şaibeli şekilde satın alması. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in “Verdimse ben verdim, ne olmuş!” sözüyle siyasi tarihe geçti.

1998 - Türkbank Skandalı[] : 163 Trilyon Eski TL , 600.000.000 $ , Türk Ticaret Bankası ihalesine mafyanın müdahale etmesi. Mesut Yılmaz başbakanlığındaki 55. Hükümet gensoruyla düşürüldü.

1998 - Kayıp Trilyon Davası[] : ~1 Trilyon Eski TL , ~3.800.000 $ , Kapatılan Refah Partisi'ne yapılan hazine yardımının sahte belgelerle harcanmış gösterilmesi. Necmettin Erbakan dahil birçok yönetici ceza aldı.

2001 - Beyaz Enerji Operasyonu : ~400 Milyar Eski TL , ~350.000 $ (Doğrudan kanıtlanan rüşvet) , Enerji ihalelerinde dönen milyarlarca dolarlık rüşvet ağları. Enerji Bakanı istifa etti; Türkiye'yi 2001 krizine götüren süreç hızlandı.

2008 - Deniz Feneri Davası[] : ~41 Milyon Euro , ~60.000.000 $ , Almanya'da toplanan insani bağışların amaç dışı şirketlere aktarılması. Alman mahkemelerince “asri zamanların en büyük soygunu” sayıldı.

2013 - 17-25 Aralık Operasyonları : ~20 Milyar Yeni TL , ~10.000.000.000 $ , Reza Zarrab ve Halkbank eksenli rüşvet, kaçakçılık ve kara para aklama iddiaları. Kabinedeki 4 bakan görevinden ayrıldı.

2021 - Thodex Kripto Vurgunu : ~17 Milyar Yeni TL , ~2.000.000.000 $ [2.1] , Kripto para borsası fonlarının buharlaştırılmasıyla yapılan dijital çağın en büyük nitelikli dolandırıcılığı [2.1].

2026 (Güncel) - Eylül 2026 Büyük Fon Skandalı : ~830 Milyar Yeni TL , ~17.000.000.000 $ ila 18.300.000.000 $ , Eylül 2026'da SPK'nın manipülasyon gerekçesiyle 131 hedge/yatırım fonunu tasfiye etmesiyle patlayan cumhuriyet tarihinin en büyük finansal krizi. Yarım milyona yakın yatırımcıyı etkiledi, iktidar partisinden (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hisse satış iddiaları nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.

- - - - - - -

💵 Toplam Dolar (USD) Hacmi

Yukarıda kronolojik olarak listelenen, ihaleye fesat karıştırma bedellerini, haksız kazançları, buharlaşan varlıkları ve manipüle edilen fon hacimlerini içeren Cumhuriyet tarihinin bu en büyük skandallarının toplam ABD Doları cinsinden karşılığı:

30.918.400.000USD, Yaklaşık 30,9 Milyar Dolar)

(Not: Bu devasa toplamın yarısından fazlasını, Eylül 2026'da yürürlüğe giren ve piyasa manipülasyonu/Ponzi iddiaları nedeniyle tasfiyesine başlanan 17-18 milyar dolarlık güncel fon skandalı oluşturmaktadır. 1970 ve 80'lerdeki milyon dolarlık vurgunlar, o dönemlerin devlet bütçelerine oranla devasa büyüklükte olmalarına rağmen, bugünkü doların nominal değer karşısında matematiksel toplamda küçük görünmektedir). [1, 2]

[1] (https://www.reuters.com/world/middle-east/turkey-detains-five-part-fund-liquidation-investigation-ministry-says-2026-09-19/)

[2] (https://www.middleeasteye.net/news/turkeys-17bn-fund-scandal-becomes-political-crisis-erdogan)


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc