3 Temmuz 2026 Cuma

Dr. Noyan Umruk: BOLERO'NUN SONUNDA…KRİZDEN BUNALIMA...

Dr. Noyan Umruk: BOLERO'NUN SONUNDA…KRİZDEN BUNALIMA...

Ülke, her gün doğal, siyasal, hukuksal felaketler içerisinde debelenirken görülüyor ki; ekonomik kriz, iktisadi bunalıma, buhrana dönüşüyor…

Kriz kısa erimli, dönemseldir. Buhran ya da bunalım ise görece daha uzun bir dönemi, süreci içerir.

Kriz, grafik olarak V şeklindedir. Ekonomik göstergeler, kötüye gidiş, tıpkı bir lastik top gibi yere çarpar ve geri döner. İktisadi Buhran ise L şeklinde bir grafik ile simgelenebilir. Kötüye gidiş dibe vurduktan sonra, L nin yatay kenarına benzer bir süreç izler; şiddeti, ne kadar süreceği, nasıl sonlandırılabileceği sonsuz değişkene bağlı olduğundan kestirilemez.

İşte, şimdi, ülke bu ekonomik süreci yaşamaya başlamış görünüyor. Artık altına pislik süpürülecek halı yok; kral çıplak, mızrak çuvala girmiyor. Belki bir çağ dönümü…

Bolero Dinletisinin Sonu...

Ravel’in Bolero sunu bilirsiniz. Ravel bu ilginç yapıtını, aynı yeknesak tını, nakarat ya da kısa bir partisyon u tam bir saat boyunca çok düşük bir ses tonundan başlayıp, yavaş yavaş ses tonunu yükselterek ve yineleyerek, finalde gök gürültüsü düzeyine çıkararak tamamlar.

İşte durum bu durum…

Bolero nun icra edildiği ilk günlerde, dönemin ünlü müzik eleştirmenlerinden biri Ben böyle bir zırvalık görmedim… demiş. …Yüzlerce insan bir salona doluşuyor, biteviye bir partisyonu dakikalarca ağızları açık izliyorlar. Aptalca bir görünüm…

Gerçi Ravel’inki kimseye zararı olmayan ilginç bir deneme idi ve klasik müzik dünyasında yerini aldı.

Yaşanılan kriz de böyle bir görünüm sergiliyordu. Ama artık iktisadi bunalıma dönüştü...

Bunalım, yoğun etkisini yıllarca sırası ile çalışan kitleler, emekçiler, emekliler, tarım kesimi, küçük esnaf zenaatkara ve özellikle az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde bu ülkelerin çalışan kitleleri, emekçileri üzerinde gösterir...

Kısacası, fatura son tahlilde Emekçilere kesilir. (1)

Fatura çoktan kesilmeye başlandı bile…

İşsizlik tırmanıyor, yedek sanayi orduları hızla büyüyor, ücretler genel düzeyi düşüyor, sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ve sosyal politikaların yetersizliği had sahaya ulaşırken,

süreç sadece yandaş sermaye kumarbazlarını mutlu kılan kumarhane kapitalizmine dönüşmüş durumda...

Kitleler, pek de sorumlu olmadıkları bir kurgunun faturasını gittikçe daha ağır bir şekilde ödemek durumunda…

Onlar da bu durumdan sorumlular tabii; medyatik, kültürel, ideolojik bombardıman altında, (2) gidişatı sezemeyip, tepki göstermekte bayağı gecikseler de tıpkı yavaş yükselerek birden gökgürültüsüne dönüşen "Bolero"gibi zelzelenin şiddeti artınca irkilerek birden uyanıp, ülkenin asıl sahibi olduklarının kendiliğinden ayırtına varmaya başlıyorlar…

Küçük balıklar zamanı...

Kısaca bu aşamadan sonra ülkenin halları ne olacak sorusunun yanıtını %10’un uyanıklığı ve manipülasyonlarıyla düzenlerini sürdürme çabaları karşısında %90’ın, kitlelerin daha adil gelir dağılımı, fırsat eşitliği, ulaşılabilir sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim sistemleri vb. alanlardaki direnme gücü belirleyecek.

Kısacası ezenlerin gittikçe iyice otoriterleşerek daha da ezeceği bir ülke mı? Yoksa daha adil, barışçı bir ülke mi?

Karar kitlelerin ve kitlelerden yana olanların…Yani zaman küçük balıkların zamanı olmalı... Nokta.

(1)Emmanuel, Arghiri; Echange İnegal, Maspero,! 972, Paris, S:12-25

(2)Amin, Samir; C’est un crise de l’imperialisme, les Aires culturelles,


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Bu fotoğraf, 25 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’daki Süleymaniye Camii’nde çekilmiştir.

/*Bu fotoğraf, 25 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’daki Süleymaniye Camii’nde çekilmiştir.*/ Fotoğrafta görülen kişi Hafız Kemal Bey’dir ve minberde Türkçe Kur’an okumaktadır. Arka planda yer alan ahşap yapı, caminin minberidir. Sahnedeki diğer kişiler arasında Cumhuriyet gazetesi foto muhabirleri Ali Ersan ve Selahattin Giz de bulunmaktadır. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

“Bu ülkede pez*venkler Kemalisttir” diyen AKP'li Rümeysa Eker'in sözlerinin 'ifade özgürlüğü' sayıldığı Türkiye'de, komedyen Deniz Göktaş gözaltına alındı.

*“Bu ülkede pez*venkler Kemalisttir” diyen AKP'li Rümeysa Eker'in sözlerinin'ifade özgürlüğü' *sayıldığı Türkiye'de, komedyen Deniz Göktaş gözaltına alındı. 5816 numaralı, *“Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlar Kanunu”* 25 Temmuz 1951’de dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından kabul edilmiş ve 31 Temmuz 1951’de de Resmi Gazete tarafından da yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 5816 numaralı bu kanunda 5 madde bulunmaktadır. Bu maddeler; Madde 1 - Atatürk'ün hatırasına *alenen hakaret eden veya söven* kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. - *Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten* kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. - Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır. Madde 2 - Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasıyla işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır. - Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır. Madde 3 - Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır. Madde 4 - Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Madde 5 - Bu kanunu Adalet Bakanı yürütür. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Bu kadar da aleni YÜRÜTÜLMEZ Kİ ?? "3 milyon telelik" "pıroce yürütücüsü"...

Bu kadar da aleni YÜRÜTÜLMEZ Kİ ?? "3 milyon telelik" "pıroce yürütücüsü"... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

İstiklal Mahkemeleri ne için kurulmuştu?

İstiklal Mahkemeleri ne için kurulmuştu? Millî Mücadele’nin ilk zamanlarında asker, savaştan henüz yeni çıkmıştı ve bu savaş hezimetle sonlandığından firar, artık askerin herhangi bir bahane öne sürmeden dağılması halinde gerçekleşiyordu. Ayrıca yeni yeni tesis edilmeye çalışılan otorite, dikkate değer değildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla (23-Nisan-1920), Ahz-ı Asker Şubeleri yeniden düzenlenecekti. Düzenli ordunun kurulmasıyla bu sefer kaçışın temelleri hazırlanır ve çeşitli bahanelerle kaçış devam eder. Mesela, İnönü Muharebeleri boyunca, firar hiç durmamıştır. İkinci İnönü Muharebesi’ne (23 Mart-1 Nisan 1921) gelindiğinde birliklerinin çoğunun cephesi kalmamış, 4 subay, 1. 076 er firar etmişti. 18-Eylül-1920’de kurulan İstiklal Mahkemeleri bu dönemde varlığını sürdürmelerine rağmen, zikredilen firar sayısı dikkat çekicidir. Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda (10-24-Temmuz-1921) ise sırf 41. Tümen’de 1 subay,942 er firar etmiştir. Bu sayı şehit ve yaralı toplamının üç katıdır. Kütahya Eskişehir Savaşı boyunca ise 30. 700 kişi firar etmiştir. Bu sayı İstiklal Mahkemeleri’nin tesiri ile gittikçe azalarak Ağustos’ta 4. 400-4. 500’e düşmüşken,15-Eylül-1921’de Sakarya Savaşı’nda 120. 000 olan asker mevcudunun 10. 000’i firar etmiştir. Sakarya Savaşı sonunda, toplam firar oranı 48. 335’e ulaşmıştır. Sayılar birebir gerçekle örtüşmese de firar eden çok büyük bir kitle vardır ve İstiklal Harbi de bu kitlenin geri kazanılmasının sonucu zaferle sonuçlanacaktır. Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------

Dr. Fikret BAYIR: ÖCALAN'A ÖZGÜRLÜK MİTİNGLERİ DÜZENLENEMEZ!

Dr. Fikret BAYIR: ÖCALAN'A ÖZGÜRLÜK MİTİNGLERİ DÜZENLENEMEZ! @BayirFikret — Bu hafta sonu bazı illerimizde Öcalan katiline özgürlük mitingleri yapılması planlanıyor! Bu mitingler derhal iptal edilmelidir, çünkü; — Öcalan’a özgürlük,/*"şehitlerimizin ölmesi, gazilerimizin yaralanması"*/ demektir! — Öcalan’a özgürlük,/*"bölünme ve parçalanma"*/ demektir! — Öcalan’a özgürlük/*"teröre boyun eğme ve teslim olma"*/ demektir! — Öcalan’a özgürlük,/*"hukuk ve vicdanın"*/ tamamen yok olması demektir! — Öcalan’a özgürlük/*"Anaların ağlaması"*/ demektir... — Özetle, bebek katili Öcalan’a özgürlük mitingleri yapılmasına izin vermek,/*"Terörü ve suçluyu övmek ve Terörle iş birliği"*/ yapılmasına zemin hazırlamak demektir! — İktidar ve devlet, hukuka ve vicdana uygun davranmalı ve Terör örgütünün eli kanlı narkoterörist elebaşına özgürlük mitingleri iptal edilmelidir. @TC_icisleri @adalet_bakanlik @tcsavunma @umitozdag @zaferpartisi - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* *ozgur-gundem@googlegroups.com* */Gruba uye olmak icin /* */: /* *ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com* */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* *0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc>* */Grup Sayfamiz /* */: /* *https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/* */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* *http://orajpoyraz.blogspot.com/* *Yeni web sayfam* *:* *https://erkin.cc/ <https://erkin.cc/>* *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) * *: * *Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc *

2 Temmuz 2026 Perşembe

İstiklal Harbi Dönemi’nde Gevur İmamların Faaliyetleri


İstiklal Harbi Dönemi’nde Gevur İmamların Faaliyetleri

Pop sanat olabilirFİTNE her yanda pusuda bekliyordu özellikle İstanbul’da.

Bazı Osmanlı nazırları, din adamları ve siyasetçilerinin üç-dört ay önce kuruluş çalışmalarına başlamış oldukları Anadolu Cemiyeti adlı gizli örgüt faaliyete geçmişti.

Cemiyet kurtuluş savaşı veren Ankara’ya karşı Yunanlılarla işbirliği yapmayı amaçlıyordu.

Başkanı eski Şeyhülislamlardan Mustafa Sabri Efendi’ydi. Sarıklarına kadar siyasete batmış olan bu tür din adamları için istiklal, hürriyet gibi kavramların hiçbir önemi yoktu. Onlar için hayati konu, din adamlarının işlevsel olduğu saltanat rejiminin ve din devletinin sürmesiydi.

Cemiyet, hazırladığı yazılı öneriyi bugün Yunan Yüksek Komiserliği’ne verdi. Önerinin başlıca maddeleri şöyleydi:

"Anadolu’yu M. Kemal’in pençesinden ve kuvvetlerinden kurtarmak amacıyla, Yunan işgali altındaki Batı Anadolu’da Padişah adına Batı Anadolu Özerk Hükümeti kurulacak ve Milli Meclis seçimleri yapılacaktı,

Özerk hükümetin başkenti Bursa olacaktı bu yönetimin başında Hıristiyan bir vali bulunacaktı,

Kurulacak olan gönüllü Anadolu ordusunun talim ve silahlandırılması işinden Yunan Başkomutanı sorumlu olacak, Yunan Başkomutanı gerekli hallerde iyi Türkçe bilen bir miktar Yunan subayını Anadolu ordusuna katacaktı,

Özerk hükümet adliye, polis ve öteki idare kollarıyla ilgili kurumlar kuracaktı, Bu hükümet Yunanistan’la barış yapacaktı, Cemiyet Trakya’yı da Yunanistan’a veriyordu.

Anadolu Cemiyeti’nin bütün üyelerinin Bursa’da toplanması için gerekli giderleri karşılamak üzere Yunan hükümeti, Cemiyet İdare Heyetine 100. 000 Türk lirası verecek, bu paranın sarf edilen bölümü, Anadolu Milli Meclisi açılır açılmaz, yeni belediye vergilerinden toplanacak parayla hemen geri verilecekti. " Bu yazılı başvuru, Yunanistan Yüksek Komiseri tarafından bir torpidoyla hemen Atina’ya, Dışişleri Bakanlığına gönderildi.

Kaynak: İngiliz Belgeleri İle Sakarya’dan İzmir’e


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Dersim Olayı (1937-1938)

Dersim Olayı (1937-1938)

Not: Bu olay, resmi kaynaklarda Dersim Harekâtı / Tedip Harekâtı, bazı kesimlerde ise Dersim Katliamı olarak adlandırılır. aşağıda tarafsız, kronolojik bir özet verdim.1. Hazırlık ve Nedenler (1930’lar başı) Dersim bölgesi (bugünkü Tunceli ve çevresi), merkezi otoriteye karşı uzun süredir yarı özerk bir yapıdaydı.

Aşiretler arası çatışmalar, vergi toplanamaması, silahlı direniş ve reformlara karşı tutum.

1935’te Tunceli Kanunu çıkarılarak bölge özel idare altına alındı.

Hükümet, aşiret reislerini ve silahlarını kontrol altına almak istedi.

2. İsyanın Başlaması (1937 Mart-Nisan)

Seyit Rıza ve diğer aşiret reisleri (Yusufan, Demenan, Haydaran vb.) ortak direniş kararı aldı.

Mart 1937’de ilk silahlı çatışmalar başladı.

Köprüler kesildi, karakollara saldırıldı.

3. Ele Geçirilen / Kontrol Edilen Alanlar

Dersim’in dağlık ve zor coğrafyasında belirli vadiler ve köyler kontrol edildi.

Kalıcı bir devlet kuramadılar; daha çok gerilla tarzı direniş yapıldı.

4. Yapılan Eylemler ve Verdikleri Zararlar

Devlet güçlerine pusu ve saldırılar.

Asker, jandarma ve öğretmenlere yönelik saldırılar (bazı öğretmenler şehit edildi).

Karakol basmaları ve silah ele geçirmeler.

Aşiret içi çatışmalarda da sivil ölümler oldu.

5. Karşılıklı Can Kayıpları (Tahmini Rakamlar)

Devlet tarafı kaybı:

Resmi rakamlara göre yaklaşık 150-300 asker ve güvenlik görevlisi.

Dersim tarafı kaybı:

Resmi kaynaklara göre 2.0003.000 civarı (çatışma + hava bombardımanı + idamlar). Bazı bağımsız kaynaklar 7.00013.000 arası sivil ve isyancı ölümü iddia eder.

Toplam can kaybı konusunda tarihçiler arasında büyük görüş ayrılığı vardır.

6. Hükümetin Askeri Harekâtı (1937-1938)

Genelkurmay başkanlığında kapsamlı operasyonlar.

Hava bombardımanı ve topçu ateşi kullanıldı (dönemin en sert harekâtlarından biri).

Seyit Rıza ve diğer liderler yakalandı.

Eylül 1937’de Seyit Rıza ve 6 arkadaşı Elazığ’da idam edildi.

7. SonuçlarBölge tamamen merkezi otorite kontrolüne alındı.

Binlerce kişi batı illerine zorunlu iskâna (sürgün) tabi tutuldu.

Dersim’in demografik yapısı önemli ölçüde değişti.

Olay, Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı sayfalarından biri olarak kaldı.

Özet: Olay, aşiret direnişi ile devlet merkezileşme politikasının çatışması olarak yaşanmıştır. Karşılıklı şiddet ve büyük can kaybı söz konusudur.

Dersim Olayı’nda Seyit Rıza’nın Eylemleri ve Sürgünler

Seyit Rıza’nın Eylemleri (1937-1938)

Seyit Rıza, Dersim’in en etkili aşiret reislerinden biriydi (Yusufan aşireti).

Olaylardaki rolü şöyle özetlenebilir:

Örgütlenme ve Liderlik:

1937 baharında diğer aşiret reisleriyle (Demenan, Haydaran, Kureyşan vb.) ittifak kurarak ortak direniş kararı aldı. Kendisi genel koordinasyon rolündeydi.

İlk Silahlı Eylemler (Mart 1937):

Devlet güçlerine pusu kurdular.

Bazı karakollara saldırdılar.

Köprüleri tahrip ederek askeri sevkiyatı engellediler.

Önemli Çatışmalar:

Sin Buğdayı ve Kırmızı Dağ bölgelerinde devlet birlikleriyle çatıştılar.

Gerilla tarzı vur-kaç taktikleri kullandılar.

Bazı köyleri üs olarak kullandılar.

Asker ve Görevlilere Yönelik Eylemler:

Ele geçirilen bazı asker ve jandarmalara infaz veya işkence yapıldığı rapor edildi.

Öğretmen ve memurlara yönelik saldırılar yaşandı (bazı öğretmenler şehit edildi).

Siyasi Talepler:

Aşiret özerkliğinin korunması, vergi ve askere alınma yükümlülüğünün hafifletilmesi talepleri öne çıktı.

Not:

Seyit Rıza’nın doğrudan komuta ettiği eylemler genellikle savunma ve pusu tarzındaydı. Geniş çaplı bir devlet kurma girişimi olmadı

Sürgünler ve Sonrası

1938 ve devamı Harekât Sonrası Sürgün:

Operasyonlar bittikten sonra hükümet, bölgeden kitlesel zorunlu iskân (sürgün) uyguladı.

Tahmini 20.00030.000 kişi batı illerine (özellikle İzmir, Manisa, Aydın, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Çorum, Sivas vb.) sürüldü.

Sürgün Koşulları:

Aileler trenlerle taşındı.

Mallarına el konuldu veya değerinin çok altında satıldı.

Sürgünde birçok kişi hastalık, yoksulluk ve kötü şartlar nedeniyle hayatını kaybetti.

Dönüş:

1946-1950’lerde bazı aileler kısmen geri dönebildi, ancak tam bir dönüş yaşanmadı.

Bölgenin demografik yapısı kalıcı olarak değişti.

Özet Tablo Seyit Rıza’nın rolü:

Aşiret ittifakını kuran ve direnişe önderlik eden başlıca figür.

Sürgün sayısı:

Resmi kaynaklara göre on binlerce kişi.

İdam:

15 Kasım 1937’de Seyit Rıza ve 6 arkadaşı Elazığ’da idam edildi.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc




Altın Orda’nın Yankıları: Bir Tatar Hanedanı Nasıl İmparatorluk Rusyası’nın En Zengin Prens Ailesi Oldu?

*Altın Orda*’nın Yankıları: Bir *Tatar* *Hanedanı* Nasıl *İmparatorluk Rusyası*’nın En Zengin *Prens* *Ailesi* Oldu? *Altın Orda*, *Grigori Rasputin* suikastı ve *Hollywood*’un en ünlü yasal çekişmelerinden birinin ortak noktası nedir? *Cevap Prens Felix Yusupov’dur.* *Saint Petersburg*’daki muhteşem *Moika Sarayı*’nda doğan *Felix* *Yusupov*, *İmparatorluk Rusyası*’nın en zengin ve en etkili ailelerinden birinin varisiydi. Annesi *Prenses Zinaida Yusupova*, efsanevi *Yusupov* hanedanının sonuncusuydu; soyları *Altın Orda* aristokrasisine kadar uzanan *Tatar* kökenli bir hanedan. Yüzyıllar boyunca *Yusupov*lar *Rus* hizmetine girdiler, *Ortodoks* *Hristiyanlığı* benimsediler ve imparatorluğun en büyük prens ailelerinden biri haline geldiler. *19.* yüzyılın sonlarına doğru, muazzam mülklere, paha biçilmez sanat eserlerine, saraylara ve *Romanov*larınkine rakip bir servete sahiptiler. *Prens Felix*, çarpıcı görünümü, zarafeti ve abartılı yaşam tarzıyla ünlendi. Ancak tarih onu çok daha dramatik bir olayla hatırlayacaktı. Aralık *1916’d*a, *Rus* *İmparatorluğu* Birinci Dünya Savaşı sırasında krize girerken, *Yusupov*, imparatorluk ailesi üzerindeki olağanüstü etkisi *Rus* aristokrasisinin birçok üyesini derinden endişelendiren *Rasputin*’in suikastının arkasındaki başlıca komploculardan biri oldu. Bu sansasyonel cinayet hızla efsaneleşti. Sadece birkaç ay sonra, *Rus* *Devrimi* eski düzeni yıktı ve *Felix* ile eşi *Prenses Irina* Alexandrovna’yı sürgüne zorladı. Her şeyini kaybeden birçok *Rus* soylunun aksine, *Yusupov* hayatını *Paris*’te yeniden kurdu ve *İmparatorluk Rusyası*’nın yaşayan son sembollerinden biri oldu. Ancak olağanüstü hikayesi burada bitmedi. *1930‘larda Metro-Goldwyn-Mayer, Prenses Irina’ya çok benzeyen bir karakteri canlandıran ve hiç yaşanmamış olayları ima eden*/*Rasputin ve İmparatoriçe*/*filmini yayınladı. Felix ve Irina, MGM’*ye dava açtı ve kazandı. Bu dava, eğlence hukukunda bir dönüm noktası oldu ve artık ünlü olan şu uyarıyı popülerleştirdi: /*Gerçek kişilere, yaşayan veya ölü, herhangi bir benzerlik tamamen tesadüfidir.*/ Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca sinema izleyicisinin aşina olduğu bu cümle, kısmen, ataları bir zamanlar *Altın Orda* hükümdarlarıyla birlikte savaşmış bir *Tatar* prensine borçludur. *Prens Felix* *Yusupov*, monarşiyi, devrimi ve çağdaşlarının çoğunu geride bıraktı. *1967’d*e öldüğünde, geride kaybolmuş bir imparatorluğun hatırasından daha fazlasını bıraktı. *Rasputin*’in hayatına son vermeye yardım eden, *İmparatorluk Rusya*’sının çöküşünden kurtulan ve istemeden sinema tarihini değiştiren yakışıklı *Tatar* prensi olarak kaldı. *Tatarlar* kimdi ve *Altın Orda*’nın torunları nasıl *Rusya*’nın en büyük prens hanedanlarından biri haline geldi? /*Tatarlar*/ Teriminin Tarihsel Arka Planı /*Tatar*/ etnonimi tarih boyunca farklı anlamlar taşımıştır. Erken *Türk* dillerinde *Tatar*,/*yabancı*/,/*gurbetçi*/ veya/*dışarıdan gelen*/ anlamında genel bir terim olarak işlev görebiliyordu ve zaman zaman *Pers*ler, *Pers* *Yahudileri* ve *Çin* ve *Türk* kaynaklarında/*Otuz Tatar*/ olarak bilinen kabileler de dahil olmak üzere çeşitli komşu halklara uygulanıyordu; bu grupların mutlaka *Moğol* kökenli olması gerekmiyordu. On üçüncü yüzyıldaki *Moğol* fetihlerinin ardından, *Avrupalı* ​​ve *Rus* tarihçiler/*Tatarlar*/ terimini giderek *Moğol* *İmparatorluğu* halkları ve daha sonra *Altın Orda* ve ardıl devletlerinin birçok *Türkçe* konuşan nüfusu için geniş bir dış adlandırma olarak kullandılar. Sonuç olarak, terim yavaş yavaş çeşitli etnik, dilsel ve tarihi geçmişlere sahip çok çeşitli grupları kapsayacak hale geldi. *Altın Orda*’dan *Rus* devletinin hizmetine giren birçok aristokrat aile *-Yusupov*ların ataları da dahil olmak üzere- *Rus* kaynaklarında *Tatar* olarak biliniyordu. Sonraki yüzyıllarda, bu soylu aileler, bozkır miraslarının unsurlarını korurken *Rus* elitine entegre oldular. Bu nedenle, tarihsel/*Tatarlar*/ terimi her zaman tek bir etnik grubu ifade etmemiştir. Aksine, genellikle *Rus* ve *Avrupalı* ​​yazarlar tarafından *Altın Orda* ve *Avrasya* bozkırıyla ilişkilendirilen çok sayıda halka uygulanan geniş bir siyasi ve kültürel etiket olarak kullanılmıştır. Bugün tarihçiler, tarihsel olarak bu şemsiye terim altında gruplandırılan çeşitli *Türk* ve *Moğol* halkları arasında ayrım yapmakta ve/*Tatar*/ teriminin ortaçağdaki kullanımının modern etnik anlamından çok daha geniş olduğunu kabul etmektedirler. *Rusya*’daki *120’d*en fazla soylu hanedan, kökenlerini *Altın Orda* elitlerine dayandırmakta ve yaklaşık *70.000* kişiden oluşmaktadır. *Altın Orda*’da (*Kıpçak Hanlığı* olarak da bilinir) kökleri olan önemli *Ruslar* şunlardır: - Yönetici Elitler: *Elena Glinskaya* (*Çar İvan Korkunç*'un annesi), *Çar İvan Korkunç*, *Çar Boris Godunov*. - Siyasi Figürler: *Apraksin*, *Milyukov*, *Bibikov* ve *Şirinsky-Şikhmatov* ailelerinin üyeleri. - Yazarlar: *İvan Turgenev* (*Tatar*ca takma adı *Turgen*'den), *Mihail Bulgakov* (*Han Bulgak*'tan), *Fyodor Dostoyevski*, *Aleksandr Kuprin*, *Vladimir Nabokov*. - *Şairler*: *Gavrila* Derzhavin, *Anna Akhmatova*. - Komutanlar: *Mihail Kutuzov*, *Aleksey Ermolov*. - Amiraller: *Fyodor Ushakov*. - Tarihçiler: *Nikolay Karamzin*. - Besteciler: *Mihail Glinka*, *Sergei Rahmaninoff*, *Aleksandr Scriabin*. - Ressam: *Wassily Kandinsky*. *Tatar* kökenli önde gelen *Rus* soylu aileleri şunlardır: - *Yusupov* *Hanedanı* - *Naryshkin Hanedanı* - *Beklemishev Hanedanı* - *Gantimurov Hanedanı* - *Chelishchev ailesi* - *Cantemirești ailesi* - *Siberia Hanedanı* - *Glinski ailesi* - *Sheremetev ailesi* *Rus* devleti bir zamanlar *Tatar* kökenli *Çar Boris Godunov* ve ailesi *Altın* *Orda* soylularından gelen *Çar İvan Korkunç*'un annesi *Elena Glinskaya* tarafından yönetiliyordu. Entegrasyon ve Etki Bu önemli şahsiyetlerin ataları, *Cengiz Han*'ın büyük imparatorluğunun bir kolu olan dağılmakta olan *Altın* *Orda*'dan (*Kıpçak Hanlığı*) *Rus*ya'ya göç etmişlerdir. *Ortodoks*luğa geçtiler ve *Rus* soylularıyla evlendiler, ancak birçoğu İslam inancını korudu. *Tatar* Murzaları ve *Bekleri*, *Rus* prensleri ve kontları oldular ve yükselen *Rus* ulusuna entegre oldular. *Tatar* kökenli *Rus*lar, *Kutuzov*, *Ushakov*, *Apraksin* ve *Ermolov* gibi cesur savaşçılar ve komutanlar olarak ün kazandılar. *Tatar*-Başkır okçuları, *Napolyon*'un işgali sırasında *Fransız* askerlerini korkuttular ve II. Dünya Savaşı sırasında *Kızıl Ordu*'daki *Tatar*lar, vatanlarını savunmada ve *Nazizm*den kurtarmada çok önemli bir rol oynadılar. *Polonya*-*Litvanya* *Tatar*ları (*Lipka Tatar*ları) Hakkında Yaygın olarak *Lipka Tatar*ları olarak bilinen *Polonya*-*Litvanya* *Tatar*ları, 14. yüzyıldan itibaren *Litvanya* *Büyük* *Dükalığı*'na yerleşen ve çoğu *Altın* *Orda* ve ilgili bozkır devletlerinden gelen Kırgız-Kıpçak gruplarının soyundan gelmektedir. Yüzyıllar boyunca, kendilerine özgü miraslarının unsurlarını korurken, *Lehistan-Litvanya Birliği*'nin soylularına, ordusuna, dini kurumlarına ve kültürel yaşamına entegre oldular. *Lipka Tatar* Kökenli Önemli Kişiler Devlet Adamları, Askeri Liderler ve Dinî Şahsiyetler * *Elena Glinskaya* – *Rus*ya *Naibi* ve *IV. İvan*'ın ("*Korkunç İvan*") annesi * *Hasan Konopacki* – askeri ve siyasi lider * *Aleksander Jeljaszewicz* – askeri komutan * *Ibrahim Kanapacki* – dini, siyasi ve kültürel lider * *Tomasz Miśkiewicz* – *Polonya* *Müftüsü* * *Aleksander Sulkiewicz* – siyasetçi ve bağımsızlık aktivisti * *Maciej Sulkiewicz* – askeri komutan ve siyasi lider * *Jakub Szynkiewicz* – *Polonya* *Müftüsü* * *Mustafa Edige Kirimal* – *Kırım* *Tatar* siyasetçisi ve aktivisti * *Sulaiman Abdul Rahman Taib* – *Malezyalı* siyasetçi (anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Hanifah Hajar Taib* – *Malezyalı* siyasetçi (anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) Yazarlar, Bilim Adamları ve Aydınlar * *Ahatanhel Krymsky* – dilbilimci, oryantalist ve tarihçi * *Ferdynand Antoni Ossendowski* – yazar, kaşif ve siyasi aktivist * *Henryk Sienkiewicz* – *Nobel* ödüllü romancı (uzak baba tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Adam Mickiewicz* – şair ve yayıncı (uzak anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Tadeusz Bułharyn* (*Thaddeus Bulgarin*) – yazar, gazeteci ve yayıncı * *Jarosław Marek Rymkiewicz* – şair ve edebiyat tarihçisi * *Mikhail Tugan-Baranovsky* – ekonomist ve politikacı (kısmen baba tarafından *Lipka Tatar* kökenli) Sanat ve Kültür * *Charles Bronson* – *Hollywood* oyuncusu (babası *Lipka Tatar* kökenli) * *Glen Powell* – oyuncu * *Fatma Mukhtarova* – opera şarkıcısı (anne tarafından *Lipka Tatar* kökenli) * *Lili Dehn* – aristokrat ve anı yazarı * *Magdalena Abakanowicz* – heykeltıraş ve elyaf sanatçısı (uzak baba tarafından *Lipka Tatar* ataları) Bilim ve Mimarlık * *Osman Achmatowicz* – kimyager * *Stepan Krichinsky* – mimar * *Bruno Abakanowicz* – matematikçi, mucit ve elektrik mühendisi (uzak baba tarafından *Lipka Tatar* ataları) Spor * *Halina Konopacka* – *Olimpiyat* sporcusu ve *Polonya*'nın ilk *Olimpiyat* altın madalyası sahibi *Lipka Tatar* Aristokrat Soylarının Genetik Çalışmaları Yayınlanmış genetik çalışmalara göre, *Polonya*-*Litvanya* *Tatar*ları (*Lipka Tatar*ları) – *Altın* *Orda* elitlerinin soyundan gelen ve *Litvanya* *Büyük* *Dükalığı*'nın hizmetine giren ve daha sonra *Polonya*-*Litvanya* soylularının bir parçası olan, birçok ailenin daha sonra *Rus* *İmparatorluğu* soylularına dahil olduğu – baskın soy İncelenen aristokrat aileler arasında tespit edilen *Y kromozomu* soyu, *R1a*-Z2125 alt soyunu da içeren Batı *Avrasya* haplogrubu *R1a*'dır. Günümüzde bu soyun en yüksek frekanslarından bazıları *Kırgızlar* arasında da bulunmaktadır. Güney *Altay* ve *Hakasya*'nın akraba popülasyonları arasında olduğu gibi. En büyük alt dalı olan Z2125'i de içeren *Haplogrup R1a-Z93*, *Avrasya* *Bozkırlarının* eski popülasyonlarında yaygın olarak temsil edilmektedir. *Tunç Çağı* *Hint-İran* gruplarıyla ilişkili örneklerde ve bir dizi *Demir Çağı İskit-Saka* popülasyonunda tekrar tekrar tespit edilmiştir. Buna karşılık, birçok *Moğol*ca konuşan halk arasında yaygın olan ve *Kazak* popülasyonlarında da sıkça bulunan *Haplogrup C2*, bugüne kadar incelenen *Lipka Tatar* aristokrat soyları arasında henüz tespit edilmemiştir. Soybilim ve DNA Projeleri *Polonya* ve *Litvanya* *Prens* Hanedanları https://en.wikipedia.org/wiki/Princely_houses_of_Poland_and_Lithuania *Rus* Soyluları DNA Projesi https://www.familytreedna.com/groups/russian-nobility-dna/about/background *Litvanya* *Tatar* Soyluları DNA Projesi https://www.familytreedna.com/groups/lithuanian-tatar-nobility/about Seçilmiş Kaynaklar * *Rozhanskii, Igor*. *Litvanya* *Tatar*ları: *Avrasya* Bozkırlarına Kadar İzlenen DNA Soy Ağacı. DNA Soybilim Akademisi, Tsukuba, Japonya. * *Baitasov, R. R.* *Litvanya* (*Belarus*, *Polonya*) *Tatar*ları (*Lipka Tatar*ları): Popüler Bilim Denemeleri. * *Dumin, Stanisław*; *Volkov, V. G.*; *Sabitov, Zh. M.* *Litvanya* *Tatar*larının Etnogenetik Bağlantıları: *Litvanya*-*Tatar* Soyluluğunun Tarihsel Kökleri (2016). * *Dumin, Stanisław*. *Litvanya* *Büyük* *Dükalığı* *Tatar* *Ailelerinin* Soy Ağacı. * *Rus* ve *Litvanya* *Tatar* soylu soylarına ilişkin Aile Ağacı DNA projeleri. * https://www.facebook.com/photo/?fbid=1320160513609873&set=a.499402185685714 - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group* : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group* : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder* : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page* : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish* : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website* : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.)* : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Teoman Duralı hoca, Türk milletinin hiçbir vakit ve hiçbir surette Kemalizmi benimsemediğini anlatıyor:

Teoman Duralı hoca, Türk milletinin hiçbir vakit ve hiçbir surette Kemalizmi benimsemediğini anlatıyor: / //“Halk, Recep Tayyip Erdoğan beğe yol açtı. Seksen yıllık baskı ve işgâl olayına Türk milletinin tepkisi 3 kasım 2002 seçimlerinde ortaya çıktı. Türk milleti hiçbir vakit ve hiçbir sûrette Kemâlî hareketi benimsememiştir. Bu millete işgâl hareketinin dayatılması, bir avuç İngiliz-Yahudi uşaklarının üstün başarısıdır. Ne vakit Türk milleti zerrece fırsat yakalamışsa onu gole çevirmeye çalışmıştır./ /Demokrat Partinin de böylesi güçlü bir şekilde iktidara gelmesi baskı ve işgâle tepkinin sonucudur; ne Menderes’in dehâsı, ne de başka bir şeyden. Yine AK Partinin yirmi yıldır iktidarda kalışı da bu tepkinin sonucudur.”/ Kaynak: Öyle Geçer ki Zaman, Turkuvaz Yayınları. OKUR YORUMLARI: — — — — Kendisi Cumhuriyetin nimetlerin faydalanarak yurt dışında okumuş, Anası Alman, karısı Fransız, çocuklarını Avrupa’da Hıristiyan kültürü ile büyütmüş ve çocukları halen Avrupa’da yaşıyor, Bu ekmeksiz herif cumhuriyete küfrediyor, Bu tiplere sadece vatansız denir — — — — Haksız da değil ama bu millete Atatürk gibi bir insan çok fazla idi. Bu millete ancak bu kadar /*“fikir adamı”*/ ve ancak dediği gibi liderlerler yeter de artar bile... — — — — Bir kısım azınlığın Kemalizm dayatmaları bir tarafa; işin özünde Türk Milleti cumhuriyeti benimsedi. Hazımsızlığın sebebi de bu bence. — — — — Milletin hala Atatürk’e hürmet göstermesi bu tayfayı öyle böyle yakmıyor. Bunlar Atatürk’e olan düşmanlıklarını korkaklıklarından dolayı kemalizm adı altında gösteriyorlar. — — — — Esasında ak partinin uyguladığı hizmet siyaseti iktidarda tutmuştur... net olarak oluşmuş bi güven var*...* verilen oyların buyuk bi kisminin kemalizm yada seriatla ilgi yoktur — — — — Teoman Duralı hocaya hatırlat 10 kasımda ve milli bayramlarda milyonlar gönüllü olarak anıtkabre nasıl akıyor! Bütün tersine propagandaya rağmen! Önceleri yeteri kadar ilgilenilmese de son 15/20 yıldır milyonlar gerçekler gördü! — — — — Teoman muhtemelen Türk değildi yoksa Türk devletine Türk kurucu liderine bu kadar hıncın düşmanlığın başka bir açıklaması yok — — — — İyi de Erdoğan’da Kemalist — — — — Kemalizm’e karşı olmak ayrı, bizde karşıyız... Ama 80 Yıllık baskı ve işgal demek de ayrı seylerdir... Ayıptır... Günahtır... Dava Adamı Olmak Bu Değildir... — — — — Felsefeyi bile anlamamış konjonktür gülünün tekiydi..... — — — — Saçma bir izlenim... İstanbul ve Ankara seçimleri sonrasında gelişen siyasi iklim gerçekleri ortada..... Siyasal islamcılar Avrupalı ortaklarıyla millet üzerinde bir operasyon yapacağı zaman din ve külterel yapı üzerinden saldırmaya başlar... Artık millet bunları yemiyor... — — — — Ayni kitaptan: Örneğin; Teoman Duralı, babasının dayısı */(suyun suyunun suyundan ravi) /*olan Çerkes Hasan Amca’dan (o vakit Halep başsavcısı) naklettiğine göre Sadrâzam Tal’at Paşa şöyle bir telgraf çekmiştir: *«Askere ayıracak tren kalmadı; Ermenilerin nakledildiği trenler orduya tahsis edilecek.* *Hepsini peyderpey yokedin.»* Image — — — — Dedikleri Türk milleti değil zaten Türk milletinin Atatürk ve Türk Cumhuriyeti düşmanlığı yapanlar ve muhafazakar diye onlara inanan cahil bir kitle, zaten bu güruh Kurtuluş Savaşı’nda da işbirlikçi idi o zaman da ihanet içinde idi, bunlar bir Türk milletine inanmadılar Türk olma — — — — İngiliz Muhibleri Cemiyeti azalarından biri daha… — — — — Kıyamete kadar Kemalizm Türkiye’de olacak… — — — — - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>