19 Mayıs 2026 Salı

'Daltonlar’dan mahkeme başkanına tehdit: ’Biz de senin sülalendeki erkekleri alacağız’

'Daltonlar’dan mahkeme başkanına tehdit: ’Biz de senin sülalendeki erkekleri alacağız’


Daltonlar suç örgütünün İstanbul 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Onur Atar ve kardeşine tehdit mesajları göndererek “Sen bizim kardeşlerimizi bizden aldığın gibi biz de senin kardeşini ve diğer sülalendeki erkekleri senden alacağız” dediği açıklandı.

19.05.2026 19:07:56

DHA

İstanbul 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Onur Atar ve kardeşine‘Barış Boyun Suç Örgütü’ davasının karar duruşması sırasında, gönderilen tehdit mesajlarına ilişkin soruşturma tamamlandı.’Daltonlar’ suç örgütü adına tehditte bulundukları öne sürülen 7 şüpheli hakkında, ‘Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istendi.

Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki yerleşkede görülen‘Barış Boyun Suç Örgütü’ davasının karar duruşması sırasında, İstanbul 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Onur Atar ve kardeşine yabancı numaralar üzerinden gönderilen tehdit mesajlarıyla ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede kendilerini’Daltonlar’ olarak bilinen silahlı suç örgütünün üyeleri olarak tanıtan şüphelilerin yargı mensuplarını ve ailelerini hedef alarak baskı ve korku ortamı yaratmaya çalıştıkları yer aldı. Şüpheliler hakkında ‘Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis talep edildi.

TEHDİT MESAJLARI ATILDI

İddianamede, Mahkeme Başkanı Ali Onur Atar’ın cep telefonuna Rusya menşeili bir hattan‘Sen bizim kardeşlerimizi bizden aldığın gibi biz de senin kardeşini ve diğer sülalendeki erkekleri senden alacağız. Suçsuz günahsız insanlara talimatı doğrultusundan yargısız hukuksuz cezalar vermenin bedelini sana ödeteceğiz’ şeklinde mesajlar atıldığı yer aldı.

MESAJI ATAN ŞÜPHELİ YAKALANDI

Konu üzerine çalışma başlatan Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan teknik ve siber incelemelerde tehdit mesajının Bayrampaşa’da bir iş yerinden atıldığı tespit edildi. Adresi belirleyen ekipler 24 Aralık 2025 günü sabah saatlerinde iş yerine operasyon düzenledi. İş yerinin sahibi Eren Kemal Büyükgümüş gözaltına alınırken, adreste yapılan aramalarda Fransa, Hollanda, Fas ve İngiltere gibi farklı ülkelere ait onlarca aktif yabancı sim kart, sim kart aparatları ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

'BİR EMRİN VAR MI' DİYEREK ÖRGÜT YÖNETİCİSİNDEN TALİMAT ALMIŞ

Gözaltına alınan iş yeri sahibi Eren Kemal Büyükgümüş’ün cep telefonunda yapılan incelemelerde‘Daltonlar’ suç örgütünün lojistik ağı tespit edildi. Şüphelinin, yurt dışına firar eden ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan ‘Daltonlar’ suç örgütünün yöneticilerinden ‘Poyraz Yoldaş’ kod adlı Erkan Efe ile mesajlaştığı belirlendi. Yazışmalarda şüphelinin, Erkan Efe’ye’Bir emrin, isteğin var mı’ diyerek talimat aldığı tespit edildi.

'DÜKKANIMI KURŞUNLATMAKLA TEHDİT ETTİLER'

Şüpheli Eren Kemal Büyükgümüş emniyetteki ifadesinde, “Beni ‘Can Dalton reisin selamı var’ diyerek dükkanımı kurşunlatmakla tehdit ettiler. Annemin yolda yürürken çekilmiş fotoğraflarını atarak 2 milyon lira ceza kestiler, korktuğum için hatları açtım” dedi.

İranlı kadının Kırşehir’de cesedi bulunmuştu: Korkunç cinayette yeni ayrıntılar...Kırşehir’de arazide cesedi bulunan İran uyruklu Farkhondeh Ghaem Maghami’nin kimliğinin, diş implantı ve ayağındaki platinden tespit edildiği belirtildi.Cumhuriyet

9 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Mesajları gönderen kişilerden birinin Daltonlar örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen ve Gürcistan’da firari bulunan Mustafa Aktürk olduğu yer aldı. İddianamede, konuya ilişkin haklarında soruşturma başlatılan Batın Can Gökdemir, Beratcan Gökdemir, Bünyamin Yıkar, Eren Büyükgümüş, Erkan Efe, Murat Küçükyavuz ve Mustafa Aktürk için‘Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. (DHA)


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


28 Şubat’ın sembol isimlerinden Nuray Canan Songür bu kez ailesiyle gündemde..

28 Şubat’ın sembol isimlerinden Nuray Canan Songür bu kez ailesiyle gündemde.. <https://www.facebook.com/reel/917790941254302> - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com> 1 dosyayı bu e-postaya bağladım: * Facebook.mp4 <https://app.box.com/s/ndoqkfoepr6hlimn4dx2jkup7ziwxj1d> Boyut: 9,0 MB Filelink hizmeti: Box Bağlantı: https://app.box.com/s/ndoqkfoepr6hlimn4dx2jkup7ziwxj1d <https://app.box.com/s/ndoqkfoepr6hlimn4dx2jkup7ziwxj1d>

Facebook.mp4 dosyası Filelink olarak eklendi. Dosyayı aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

CHP'li Hasan Öztürkmen: "Devlette yükselmenin yollarından birisi

CHP'li Hasan Öztürkmen: "Devlette yükselmenin yollarından birisi

Kartal İmam Hatip’ten mezun olmak birisi de Rizeli, Güneysulu olmak"

(TBMM)* - CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine Diyarbakır Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan’ın atanmasını eleştirerek "Zikrullah Erdoğan sadece 33 yaşında ve Rize Güneysulu. Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın hemşehrisi. Devlette yükselmenin yollarından birisi Kartal İmam Hatip’ten mezun olmak iken birisi de Rizeli, Güneysulu olmak" dedi.

CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan’ın atanmasını eleştirdi.

AK Parti döneminde devlet kurumlarında liyakat ve hiyerarşinin "altüst olduğunu" söyleyen Öztürkmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte yaptığı açıklamaları hatırlatarak, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2015 yılında ‘Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa devlet de öyle yönetilmelidir’ demişti. Hatta 2018’de bunu devam ettirerek ‘Devleti bir şirket gibi yöneteceğiz’ demişti. Evet, sözünde durdu" ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine Diyarbakır Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan’ın atandığını belirten Öztürkmen, "Zikrullah Erdoğan sadece 33 yaşında ve Rize Güneysulu. Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın hemşehrisi. Devlette yükselmenin yollarından birisi Kartal İmam Hatip’ten mezun olmak iken birisi de Rizeli, Güneysulu olmak" dedi. Öztürkmen, söz konusu görevin Türk Silahlı Kuvvetleri açısından kritik önemde olduğunu belirterek, "Bu Zikrullah Erdoğan’ın atandığı makamın karşılığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nde tümgenerallik" diye konuştu.

Bir subayın tümgeneral olabilmek için yaklaşık 37 yıllık görev sürecinden geçtiğini ifade eden Öztürkmen, "Takım, bölük, tabur, alay, tugay komutanlıkları yapması, operasyon bölgelerinde görev alması yani Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hemen her kademesinde emek vermesi gerekiyor" dedi. Öztürkmen, Zikrullah Erdoğan’ın kariyerine ilişkin, "Zikrullah Erdoğan çalışma hayatına Halkbank’ta başlıyor. Ardından girdiği kaymakamlık sınavı sonucunda kaymakam oluyor. 2020-2026 yılları arasında bu görevi yapıyor. Zikrullah Erdoğan’ın tüm CV’si bu. Dayım diye hitap ettiği Tayyip Erdoğan’ın bir imzasıyla Milli Savunma Bakanlığı’nın en kritik genel müdürlüğünün başına getiriliyor" ifadelerini kullandı. Kaymakamlık sınavındaki mülakat sürecine de değinen Öztürkmen, "Girdiği yazılı sınavda KPSS’de 81 puanla katılanların üçüncü sırasında yer alırken nasıl oluyorsa mülakatta 99.3 alıyor" dedi.

"TEDARİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ STRATEJİK ÖNEMDEDİR"

Mülakat sistemini de eleştiren Öztürkmen, "Şimdi biz mülakatta ancak 100 soru sorulmuş olmalı ki mülakata katılan kişi 99 ya da 99.3 alabilmeli. Öyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Hangi ölçüye göre, hangi değerlendirme kriterlerine göre? İdare mahkemelerinin birçok kararında belirttiği gibi mülakatta hangi soruların sorulduğu, sorulan sorulara mülakata gelenin nasıl yanıtlar verdiği kayıt altına alınmalı. Ama alınmıyor ve 99 veriliyor" diye konuştu.

Öztürkmen, Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Türk Silahlı Kuvvetleri açısından stratejik önemde olduğunu belirterek "Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm mal ve hizmet alımlarını bu genel müdürlük yapıyor. Burası adeta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kasası. Dev bir cari bütçe, milyarlık ihaleler bu müdürlükçe planlanıyor ve yönetiliyor" dedi.

Askeri uzmanlarla görüştüğünü söyleyen Öztürkmen, "Burayı yönetebilmek için Türk Silahlı Kuvvetleri’ni çok iyi tanımak ve iyi yetişmiş olmak gerektiğinin altını çiziyorlar. Sivil yöneticilerin de tedarik mevzuatına hakim, kıdemli ve tecrübeli bürokratlardan seçilmesi gerekiyor" diye konuştu.

Öztürkmen, "Bir ordunun savaşma gücünün en belirleyici unsurunun başında tedarik ve lojistik imkanlarını profesyonelce yönetebilme kabiliyeti geliyor. Zikrullah Erdoğan ise haliyle bütün bunlardan habersiz. Tedarikin T’sinden bile haberi yok" ifadelerini kullandı.

Genel Müdürlüğün teşkilat yapısına ilişkin de bilgi veren Öztürkmen, "Milli Savunma Bakanlığı teşkilat şemasına göre Zikrullah Erdoğan’ın başına getirildiği bu genel müdürlüğün altında iki genel müdür yardımcılığı, altı daire başkanlığı ve üç şube müdürlüğü bulunuyor" dedi.

"TSK'NİN DİSİPLİN GELENEĞİ ZARAR GÖRÜYOR"

Silah, araç ve sistem tedarik daire başkanlığı, uluslararası tedarik daire başkanlığı, ana malzeme tedarik daire başkanlığı ve ihale şube müdürlüğünün kritik birimler arasında yer aldığını belirten Öztürkmen, "Bu durum sadece bir liyakat sorunu da değil. Aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne büyük zarar verecek hiyerarşik bir sorun" diye konuştu.

Öztürkmen, "Paraşütle tümgeneral yapılan bir kaymakamın altındaki daire başkanlıkları ve şube müdürlüklerinde albaylar, yarbaylar ve tümgeneraller bulunuyor. Bir tümgeneral Zikrullah Erdoğan Bey’e ‘Komutanım’ diyecek. 30 yıl, 35 yıl Türk Silahlı Kuvvetleri’ne emek vermiş bir general Zikrullah Bey’e ‘Emret komutanım’ diyecek" ifadelerini kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin "bin yıllık disiplin geleneğinin" zarar gördüğünü savunan Öztürkmen, emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş’ın kariyerini örnek gösterdi.

Karataş’ın askeri hayatına 1970 yılında İzmir Hava Lisesi’nde başladığını anlatan Öztürkmen, "Hava Harp Okulu, Hava Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi’ni bitirip kurmay albay oluyor. Türkiye’nin hemen her bölgesinde Hava Kuvvetleri karargahlarında, jet üs komutanlıklarında ve uçuş filolarında komutanlık yapıyor" dedi.

"'VESAYETTEN KURTULACAĞIZ' DİYEREK FETÖ İLE İŞBİRLİĞİ YAPTINIZ"

Karataş’ın Kardak Krizi sonrası Atina Hava Ataşesi, Çuval olayı sonrası ise Washington Silahlı Kuvvetler ve Hava Ataşesi olarak görev yaptığını ifade eden Öztürkmen, "30 Ağustos 2007 tarihinde tümgeneralliğe terfi ediyor. Karataş tümgeneral olduğunda 51 yaşında. Askeri liseye başladığı 1970 yılından itibaren TSK hayatının 37’nci yılında ancak tümgeneral olabiliyor" diye konuştu.

Öztürkmen, Karataş’ın Balyoz davası kapsamında tutuklandığını da belirterek, "3 Ekim 2011 tarihinde FETÖ’nün Balyoz kumpasıyla tutuklanıyor ve cezaevlerinde 33 ay tutsak kalıyor. 19 Haziran 2014’te Balyoz kumpasının çökmesiyle serbest kalabiliyor" dedi.

Karataş’ın F-100, F-5, F-104 ve F-16 savaş uçaklarında uçtuğunu ve uçuş öğretmenliği yaptığını söyleyen Öztürkmen, "Tam 44 yıllık cefalı bir yol, tarif edilemeyecek bir emek ve vatan aşkı" ifadelerini kullandı.

AKP iktidarını Türk ordusuna zarar vermekle suçlayan Öztürkmen, "AKP‘nin 24 yıllık iktidar dönemi aynı zamanda Türk ordusuna da darbe dönemi olmuştur. ‘Vesayetten kurtulacağız’ diyerek FETÖ ile işbirliği yaptınız. Birlikte milli orduya kumpas kurdunuz. Binlerce birikimli subayı tasfiye ettiniz" dedi.

"ÇEKİN ELİNİZİ TÜRK ORDUSUNUN ÜSTÜNDEN"

Öztürkmen, "15 Temmuz oldu, yetmedi askeri liseleri kapattınız. Yetmedi askeri hastaneleri dağıttınız. Askeri alanları peşkeş çektiniz. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diyen teğmenleri ordudan atmaya başladınız. Son noktada torpilli yandaşlarınızı bir gecede tümgeneral yapıyorsunuz. Yeter artık. Çekin elinizi Türk ordusunun ve Türk subayının üstünden" tepkisini gösterdi.

https://ankahaber.net/haber/detay/chpli_hasan_ozturkmen_devlette_yukselmenin_yollarindan_birisi_kartal_imam_hatipten_mezun_olmak_birisi_de_rizeli_guneysulu_olmak_310536



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Size bir kıyak…

Kızılay'da kurban 6000 lira.. Kazıklanmayın arkadaşlar.. Bende 3000 lira..Sizin adınıza keser dağıtırım İBAN atıyorum...😍😍 - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Olcay Uyar: Yunan’ın Savaş Taktiği fotodaki gibidir.

Olcay Uyar: Yunan’ın Savaş Taktiği fotodaki gibidir. Adaların coğrafi örtüsünde saklansınlar. Bunlara atılabilecek radar güdümlü mermili füzeler, daha büyük radar ekosu veren adaya gitsin. Bunlar da o mevkilerinden açıkta olan gemilere hücum etsin. Hücumbotlarımızı, havadan kafalarına uçak bombası ve *SİHA'*ları, sahilden kara unsurları imkanlarını yada gerektiğinde bunları süpürme/temizleme harekatı (sanitizing/cleaning ops) yapabilecek denizaltıları unutmuşlar demek ki... İşte bu yüzden Türkiye’nin güvenliği düşünülerek silahlandırılmamak kaydıyla bırakılan adaları, hava savunma füzesi dahil anlaşma ve hukuk dışı silahlandırıyorlar... Doğu Ege Adalarının gayri askeri (demilitarize) statüde olması şarttır ve bu hususta haklarımızdan asla feragat edilemez. Türkler ise Turizm bakanı sayesinde turist olarak ucuz ve havalı selfi çekeyim, Uzo içeyim, sirtaki oynayayım, paylaşayım vs diye bira, dondurma aynı olan bu adalara gidiyor. Oradan *50* Euro vs. ucuzluktan kazanıyorsun da kimi zengin ediyorsun??? Yıllarca bu adaları gayri kanuni silahlandırmalarına ses çıkarmayıp uyursan, ölürsün, memleket de ölür... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

AKP'nin iletişim daire başkanlığı İsrail resmi istatistik dairesine erişim engeli koymuş.

*AKP'*nin iletişim daire başkanlığı İsrail resmi istatistik dairesine erişim engeli koymuş. Çünkü İsrail ile ticaret biraz fazla artmış... Bu veriler bilinsin istenmiyor. Yoksa/*"siyonist yalakası AKP"*/ diye bir slogan alır başını gider. Hemen marinetraffic. <https://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fmarinetraffic.com%2F%3Ffbclid%3DIwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExYWY2eDJhaW02YzhmbDVlZnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR6wxYo3RNPv2_OaO-O_XwSrCg9w-Binr9E2bGXI_q1wwnZ4dbzFVfsoxEJXIQ_aem_hr4QVuRhXgYMJ13rZUufWg&h=AUBUV3iWQPjf_kl2S8LdQ4jBFbxQtITTGRixgW_oTtt8p3pipgF4GHGC5IrvpWF1JnbZMbVEvAaL8dPjMkm05LXx2RhezzGrHgd4xAeYzanOCakQYhg84OJo6dzYGAqiICYSOk9cimY_LQ&__tn__=-UK-R&c[0]=AUDXBXuXUKnRb07QSLI8jT6i8O5X7mYV4i5qeMalDL74t2qwo2Q0qaDriu_1-LmGE4FjDs9JNr5F7i6pzAJSufamhjWXppEfwHGNdCbKqSFcX_ZdCGHMej6obseOY0v8ECc9DXPSTEiQhRTvWaPxmqrZC96n_ZM_IkoB5hgOgGI-fJw9jasq5-YZk19EYAk0ukg8Ha1MOraQYbipC7WnTzIBDpxIXQw>com sitesine baktım. Zaten düzenli bakıyorum. Beşer onar Türk veya Türkiye’den giden gemi kesinlikle oluyor. Anlık canlı veri... Hayfa limanında 5 gemi... Güzergahlarını ve bilgilerini de ekran resmi ile paylaşıyorum. *MEDKON ÇANAKKALE *Aliağa Hayfa *CONTSHIP JET*Gemlik Hayfa *CELIK 1 *İskenderun Hayfa *GRACE *İskenderun Hayfa ön *AEGINA VENTURE *İskenderun Hayfa Siyonist ve katil İsrail ile ticareti bitirmeyenlere yazıklar olsun. Böylesi kâfir bir *AKP'*ye lanet olsun. Not: *ÇELİK* 1 ekran resmini koymamıştım. Yoruma ekledim. Sabah Hayfa limanına tekrar baktım. 3 Türkiye bağlantılı gemi daha fark ettim. Onları da yoruma koydum. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Profesörün Bulduğuna Göre Yeni Veri Merkezi Günde 23 Nükleer Bomba Patlatmaya Eşdeğer Isı Üretiyor

Profesörün Bulduğuna Göre Yeni Veri Merkezi Günde 23 Nükleer Bomba Patlatmaya Eşdeğer Isı Üretiyor

Akıl Almaz.

Frank Landymore

11 Mayıs 2026

Utah, Box Elder County’de önerilen “hiper ölçekli” bir veri merkezi, bir uzmanın analizine göre, bölgenin ekolojisini mahvedebilecek devasa bir ısı adası yaratacak.

Stratos Projesi olarak adlandırılan ve ünlü girişimci Kevin O'Leary tarafından desteklenen bu geniş tesis, geliştiricilerinin söylediğine göre, tüm eyaletin kullandığı elektriğin iki katından fazla olan dokuz gigawatt’a kadar enerji tüketecek.

Bu devasa enerji faturası, geliştiricilerin defterlerinde görünmeyecek türden başka bir maliyetle birlikte geliyor. Utah Eyalet Üniversitesi’nde fizik profesörü olan ve hesaplamalarını Salt Lake Tribune ile paylaşan Robert Davies’e göre, tesis dokuz gigawatt’lık güce ek olarak, atık ısı şeklinde 7 ila 8 gigawatt daha enerji üretecek.

Bu da toplam “termal yükünü” inanılmaz bir şekilde 16 gigawatt’a çıkarıyor.

Sorunu daha da kötüleştiren şey ise, Stratos Projesi’nin, tesisin yerel elektrik şebekesinden bağımsız olarak çalışmasına olanak tanıyan, günün 24 saati çalışan yerinde gaz jeneratörleri kullanmasının beklenmesidir; bu, büyük miktarda elektriği hızlı bir şekilde güvence altına almanın bir yoluna ihtiyaç duyan büyük ölçekli veri merkezleri için yaygın bir çalışma şeklidir.

Ancak sorun şu ki, bu durum tüm atık ısıyı aynı alanda yoğunlaştırıyor; oysa normalde bu ısı, enerji santralinin kendisinden çok uzakta, enerji gönderdiği ev ve işletmelerde dağılıyor.

Ve Stratos Projesi örneğinde bu alan, zaten havayı hapseden bir çanak görevi gören Hansel Vadisi’dir.

Bu yıkımın büyüklüğü kavranması zor. Davies, şaşırtıcı bir örnekle, projenin “her gün bu yerel çevreye yaklaşık 23 atom bombası eşdeğerinde enerji dökülmesine” yol açacağını hesapladı.

Böyle bir topografyaya sürekli olarak bu kadar enerji bırakırsanız ne olur?” diye sordu Davies, Salt Lake Tribune’a. “Büyük Tuz Gölü’nün kuzey ucunda, çökmekte olan bir su havzasında. Yüksek çöl ortamı mı? Bir vadi mi?”

Nükleer bombaları anlamakta zorlanıyorsanız, Walmart Süpermarketlerini deneyin. Alan olarak Stratos tesisi yaklaşık 2.000 büyük mağazaya eşdeğer olacak, ancak enerji ayak izi 40.000 Walmart Süpermarketine veya 20 kat üst üste yığılmış 2.000 Walmart’a eşdeğer olacak, diye yazdı bulgularının özetinde.

Çevresel sonuçlar tam anlamıyla kıyametvari olabilir. Davies, bunun yerel sıcaklıkları gündüz beş derece Fahrenheit, gece ise 28 derece artıracağını hesapladı.

Brigham Young Üniversitesi’nde ekoloji profesörü olan ve Davies’in çalışmasını inceleyen Ben Abbott, Salt Lake Tribune’a verdiği demeçte, “Bu, Utah’ın yarı kurak iklimi ile Sahra Çölü arasındaki farktır” dedi. “Bu, manzarayı kesinlikle değiştirecektir.”

Abbott, vadinin, Büyük Tuz Gölü’nün küçülmesiyle daha fazla göl yatağının ortaya çıkmasıyla bölgenin toz sorununa katkıda bulunan bir başka kurak manzara haline geleceğini öngörüyor.

Davies’in ön analizi, veri merkezlerinin termal etkisi üzerine artan bir araştırma grubuna katkıda bulunuyor. Tesislerin ısı adası etkisini inceleyen bir başka çalışma, bunların çevrelerindeki kilometrelerce alanda kara sıcaklıklarını 16 derece Fahrenheit’e kadar artırabileceğini öne sürdü. Yerel ekolojiyi zorlamanın yanı sıra, bu durum tesislerin kendilerini de etkiliyor olabilir: Geçen hafta Amazon Web Services, aşırı ısınma nedeniyle kuzey Virginia’daki bir veri merkezini geçici olarak kapatmak zorunda kaldığını açıkladı.

https://futurism.com/artificial-intelligence/data-center-atom-bombs



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


18 Mayıs 2026 Pazartesi

Ülkemizde rutin olarak çiğnenen en temel hukuk ilkeleri

*Ülkemizde rutin olarak çiğnenen en temel hukuk ilkeleri* Aslında bu ilkelerin büyük bölümü bütün dünyada hukuk fakültelerinde anlatılan klasik Roma Hukukunda vardır. Tarihin ilk ve en kapsamlı Medeni kanun derlemesi olan, Justinyanus Kodeksin’de de vardır. (Codex Justinianus), Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından MS 6. yüzyılda (529-534) hazırlatılan, dağınık Roma hukuku kurallarını sistematik hale getiren kapsamlı bir kanunlar derlemesidir. Tarihteki ilk medeni kanun derlemesidir, Corpus Juris Civilis (Medeni Hukuk Derlemesi). Bizansın her bi bokunu miras alan Osmanlı maalesef kanun devleti olma ilkesini benimsememiştir. Onun yerine Örfi Hukuk, yani geleneklere, göreneklere göre hukuk anlayışı benimsenmiştir. Osmanlı hukukunu reforme etmek üzere Meşrutiyet döneminde yapılan düzenlemelerde ise Meşrutiyet anayasası ve medeni kanun düzenlemesine de az çok girmiştir. Ve şimdi bütün bu düzenlemelerin de gerisindeyiz. Açıkçası taş devrine dönmek konusunda oldukça azimliyiz. 1. Adil yargılanma hakkı * Makul sürede yargılanma * Savunma hakkının etkin kullanılması * Silahların eşitliği ilkesi * Çapraz sorgu ve tanıkla yüzleşme hakkı 2. Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı * Suçluluğu kesinleşene kadar kişinin suçsuz sayılması * Kamuoyu önünde peşin suçlu ilan edilmemesi * Medya yoluyla itibarsızlaştırma eleştirileri * Lekelenmeme hakkının korunması 3. Bağımsız ve tarafsız mahkeme ilkesi * Yargının siyasi etkiden bağımsız olması * Hâkim ve savcıların dış baskıdan korunması * Yargı süreçlerinde siyasi yönlendirme iddiaları 4. Suç ve cezada kanunilik ilkesi * Belirsiz suç tanımlarıyla geniş yorum yapılmaması * Yorum yoluyla yeni suç kategorileri oluşturulmaması * Soyut örgüt üyeliği yorumlarına yönelik eleştiriler 5. Gerekçeli karar ve şeffaflık ilkesi * Kararların açık ve denetlenebilir gerekçelere dayanması * Delillerin neden kabul veya reddedildiğinin açıklanması 6. Hukuka uygun delil ilkesi * Hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılmaması * Dijital delillerin güvenilirliğinin denetlenmesi * Delil bütünlüğünün korunması 7. Gizli tanık ve itirafçılık uygulamalarına ilişkin tartışmalar * Gizli tanık / gizli şahit mekanizmasının kötüye kullanılması iddiaları * Kimliği gizlenen tanık beyanlarının aşırı belirleyici hale gelmesi eleştirileri * İtirafçılık sisteminin baskı, pazarlık veya menfaat karşılığı yönlendirilmesi iddiaları * İfade değişikliklerinin ödül-ceza ilişkisiyle bağlantılı olduğu eleştirileri 8. Tutuklama tedbirlerinin kullanımı * Tutuklamanın istisna olması ilkesi * Uzun tutukluluk yoluyla fiilî cezalandırma eleştirileri * Kaçma veya delil karartma şüphesinin somut gerekçeye dayanması gereği 9. Orantılılık ilkesi * Tedbir ve cezaların ölçülü olması * Aşırı müdahaleden kaçınılması 10. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik * Vatandaşın hukuki sonuçları önceden öngörebilmesi * Geriye dönük veya aşırı geniş yorumların sınırlandırılması 11. İfade ve örgütlenme özgürlüğü tartışmaları * Düşünce ve ifade özgürlüğünün kriminalize edilmesi eleştirileri * Siyasal aidiyetin dolaylı suç delili gibi değerlendirilmesi tartışmaları 12. Seçici soruşturma ve kovuşturma eleştirileri * Benzer olaylarda farklı uygulamalar yapılması iddiaları * Siyasi kimliğe göre farklı yargısal refleks gösterildiği eleştirileri 13. Olağanüstü yetki ve prosedür tartışmaları * Olağanüstü yetkilerin kalıcılaşması eleştirileri * İstisnai uygulamaların normal hukuk düzenine taşınması tartışmaları Saygılar Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA -------------- - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

TASFİYE OPERASYONUNUN SAVCISI NASIL ADALET BAKANI OLDU?

*TASFİYE OPERASYONUNUN SAVCISI NASIL ADALET BAKANI OLDU?* Bu kez darbenin mimarı askerler, tanklar, ordu değil, yargıçlar ve hakimlerdi. Ellerinde asılsız ihbarlar, yalan tanıklıklar, kanıta dayanmayan suçlamalarla harekete geçtiler. Amaç; *2018* seçimleri öncesinde *Brezilya* toplumunun büyük sevgisini kazanan *Lula* ve ekibini tasfiye etmekti. *Lula*’yı tasfiye süreci *2014*’te başladı. *Operasyonu*n ismi *Lava* *Jatu*’ydu… Yani *Oto* Yıkama *Operasyonu*. *Lula*, 4 *Mart* *2016*’da sabahın erken saatlerinde gözaltına alındı. Yüzlerce polisin katıldığı operasyon medya tarafından canlı yayınlandı. Henüz mahkeme kararı yokken *Lula* halka suçlu diye sunuldu. Onu yargılayan ve tutuklayan isim *Curitiba*’da görevli *Federal* yargıç *Sérgio* *Moro*. İşte, *CHP* *Lideri* *Özgür* *Özel*, son grup toplantısında bundan bahsediyordu. *Lula* seçimlerin hemen öncesinde hapse atıldı. “/*Örgüt liderliği”*/ ile suçlanıyordu. Böylece seçimlere girmesi engellendi. Ve *2018*’deki seçimleri *Trump*’ın gözdesi, aşırı sağcı *Bolsonaro* kazandı. *Lula*’yı mahkûm eden yargıç *Moro*, *Bolsonaro* hükümetinde *Adalet* *Bakanı* oldu. Yani tarafsız yargıç ödülünü aldı. Ancak gerçekler daha fazla gizlenemedi. *Lula*’yı tasfiye eden ekibin yazışmaları ortaya çıktı. Gizli mesajlaşmalar savcılarla *Moro*’nun nasıl koordineli bir şekilde muhalifleri tasfiye etmeye çalıştığını ortaya koydu. *Yüksek* Mahkeme *Lula* hakkındaki kararları bozdu. Eski başkanın hakları iade edildi. Ama *Brezilya*’nın bu süreçte kaybettiklerinin telafisi mümkün değildi. *Lula* ve İşçi *Partisi*’ni hedef alan operasyonlar sonucunda *4,4* milyon kişi işsiz kaldı. *Gayri Safi Milli Hasıla* yüzde *3,6* oranında düştü. Yargı silahı sürecinde nüfusun en yoksul kesimi gelirlerinin yüzde *17,1*’ini kaybetti. En zengin kesim ise bir o kadar zenginleşti. Tüm bu karalama kampanyalarına rağmen *Lula* mücadeleyi bırakmadı. *2022*’de yeniden başkan seçildi. *Bolsonaro*’nun sonuçları kabul etmemesine rağmen *2023*’te yemin ederek görevine başladı. Süreç gösterdi ki, artık darbeler tankla değil… Hikaye bir yerlerden tanıdık geliyordu. Hazırlayan: @sercanmeric *https://www.instagram.com/12puntocomtr/* - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

İsrail ateşle oynuyor! Türkiye’ye karşı 2500 asker konuşlandırdı

İsrail ateşle oynuyor! Türkiye’ye karşı 2500 asker konuşlandırdı

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri ve siyasi etkisini artırması Doğu Akdeniz’de tansiyonu yükseltti. Ada’ya “Acil Müdahale Gücü” kapsamında 2 bin 500 askerin konuşlandırıldığı öne sürülürken, İsrail’in Rum yönetiminde yaptığı toprak alımları ve genişleyen askeri iş birlikleri dikkat çekti.

İsrail ateşle oynuyor! Türkiye’ye karşı 2500 asker konuşlandırdı. İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri ve siyasi etkisini artırması Doğu Akdeniz’de tansiyonu yükseltti. Ada’ya “Acil Müdahale Gücü” kapsamında 2 bin 500 askerin konuşlandırıldığı öne sürülürken, İsrail’in Rum yönetiminde yaptığı toprak alımları ve genişleyen askeri iş birlikleri dikkat çekti.

İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinden Ada’daki etkisini artırması, Doğu Akdeniz’de yeni bir gerilim hattı oluşturdu. Uzmanlara göre İsrail’in Rum kesiminde gerçekleştirdiği toprak alımları ve artan askerî faaliyetleri, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiriyor.

Kıbrıs’taki son gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, Batılı ülkelerin Rum kesimini Avrupa Birliği’ne dahil ederek Kıbrıs sorununu “Avrupalılaştırdığını” söyledi. Son dönemde İsrail’in de sürece dahil olduğunu belirten Hasgüler, “Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs, şimdi İsraillileşmeye başladı” dedi.

https://www.sozcu.com.tr/israil-atesle-oynuyor-turkiye-ye-karsi-2500-asker-konuslandirdi-p320488


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


İMRALI'DA MAZLUM ABDİ-ÖCALAN GÖRÜŞMESİ İDDİASI AKP KULİSLERİNİ KARIŞTIRDI

İMRALI'DA MAZLUM ABDİ-ÖCALAN GÖRÜŞMESİ İDDİASI AKP KULİSLERİNİ KARIŞTIRDI

12 Punto

16 Mayıs 2026

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin İmralı’da görüştüğü iddiası Ankara kulislerinde tartışma yarattı. AKP kaynakları, örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakmaması halinde süreçte yeni aşamaya geçilmeyeceğini vurguladı.

Çözüm sürecine ilişkin tartışmalar sürerken, terör örgütü SDG’nin elebaşı Mazlum Abdi’nin İmralı’da PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüştüğü iddiası siyasi kulislerde gündem oldu. İddiaya göre görüşmede SDG’nin Suriye yönetimiyle entegrasyon süreci ve örgütün geleceğine ilişkin mesajlar verildi.

MAZLUM ABDİ VE İLHAM AHMED’İN İMRALI’YA GÖTÜRÜLDÜĞÜ İDDİASI

Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, SDG elebaşı Mazlum Abdi ile SDG yöneticisi İlham Ahmed’in mart ayında İmralı Adası’na götürülerek PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüştürüldüğü öne sürüldü.

İddiaya göre görüşmede Abdullah Öcalan’ın, SDG yönetimine yönelik sert ifadeler kullandığı belirtildi. Öcalan’ın, “Beni anlamadınız” diyerek tepki gösterdiği ileri sürüldü.

Haberde ayrıca Öcalan’ın, İlham Ahmed’e yönelik olarak, “Ben burada devletle anlaştım. Ben olmazsam sen de Halep’teki kızlar gibi ya ele geçirilecektin ya da kendini binadan atacaktın. Sizi ben kurtardım” dediğinin iddia edildiği aktarıldı.

SURİYE YÖNETİMİYLE ENTEGRASYON” MESAJI

Görüşmede SDG’nin Suriye yönetimiyle entegrasyon sürecine girmesi gerektiği yönünde mesaj verildiğinin de öne sürüldüğü belirtildi.

Kulis bilgilerine göre, söz konusu iddialar AKP içinde de rahatsızlık yarattı. Parti kaynaklarının özellikle SDG’nin tutumuna ilişkin ciddi çekinceler dile getirdiği ifade edildi.

AKP KAYNAKLARI: “DEVLETİN TAVRI NET”

AKP kaynaklarının süreçle ilgili yaptığı değerlendirmelerde, silah bırakma konusunun temel şart olduğu vurgulandı.

Parti kaynakları, “Silah bırakmanın gerçekleşmesi istenen düzeyde değil. Öcalan istediğini ifade edebilir ancak bu AKP’nin siyasetini değiştirmez. Devletin tavrı net” ifadelerini kullandı.

YENİ AŞAMA İÇİN ŞART SİLAH BIRAKILMASI”

AKP kulislerinde örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının “kırmızı çizgi” olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kaynaklar, “Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması gerekiyor. Yasal düzenlemeler için gerekli şart bu. Net tablo oluşmadan yeni adımlar zor” değerlendirmesinde bulundu.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


SAMUD filosunu neden koruyamadık?

TCG Anadolu Almanya'larda tatbikat yaptı her kes kıskandı.

Somali'de, Libya'larda gemiler, memiler.

41 tane askeri gemiyi de aynı anda inşa falan yapıyoruz.

Kızıl Elma'mız, SİHA'larımız ve hatta Yıldırım Han'larımız bile var.

Uçak Gemimiz yolda.

TB3 Anadolu'dan kalkabiliyor yaaaa.

Eski Türkiye yok yani...

Peki anladım Baklavacıoğlu da siz Marmaris'ten kalkan vatandaşlarınızı Münhasır Ekonomik Bölgenizde, zapt ve müsadere ile Korsanlık yada Deniz Haydutluğu gibi yasadışı toplayıp alanlardan denizlerde koruyabiliyor musunuz?



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


MANİSA VALİSİ HÜSNÜYADİS.. .

*MANİSA VALİSİ HÜSNÜYADİS.. .* Hüsnü (*Hüsnüyadis*) Bey *1917*-*1922* yıllarında *Manisa* mutasarrıfıdır (Valisidir). İzmir işgal edildiğinde, *Yunan*lılara; “İşgal buraya kadar uzanmayacak, İzmir civarında kalacaktır *Manisa*’yı terk etmenize lüzum yoktur" demiştir. Bir alay *Yunan* askeri *Manisa*’ya girer girmez katliama başlamış ve şehirde bulunan cephanelikten *48* bin tüfek, *88* top ve bütün cephaneye el koyduğunda *Hüsnü Bey*, devletin bütün resmi evrakını da *Yunan* alayına teslim etmiştir. *Hüsnüyadis*’in akıllarda kalan en çarpıcı sözü; “/*Yunan işgal ordusu ile egemenliğimizi paylaşabiliriz...”*/ olmuştur. *Türk* halkına tam +üç yıl, üç ay, on gün kan kusturduktan sonra *Manisa*’yı yakan işgal ordusu ile birlikte kaçacaktır. İşgal güçleri bozguna uğramış, perişan du*rum*daki *Yunan* askerleri yakıp yıkarak, katledip, tecavüz ederek geri çekilmektedirler. *Türk* ordusu altı günde *Turgutlu*’ya kadar gelir. Buradan 5. *Kolordu* Komutanı *Fahrettin Altay Paşa* *Gördes*, *Demirci*, *Akhisar* yörelerini katliamlardan kurtararak, düşman ordusunun artıklarını temizleyecektir. Bu arada *Manisa*’ya giriş gecikeceğinden *Fahrettin Altay Paşa*, Süvari Yüzbaşısı *Hüsnü Bey*’i çağırır ve bir öncü süvari birliği ile *Gediz* sol sahil hattını izleyerek *Akpınar* üzerinden *Manisa*’nın üzerine yürümesini, du*rum*un acil olduğunu, çünkü düşmanın *Manisa*’da bir katliam yapabileceğini bildirir. 8 Eylül’de küçük bir süvari birliği, *Yüzbaşı Hüsnü Bey* komutasında *Manisa*’ya doğru yola çıkar. *Halide Edip*’in anlatımıyla bu esnada *Manisa* ateşler içinde yanmaktadır. Gerçekten de bu sıralarda *Manisa*’da büyük yangınlar yaşanmaktadır. *Yunan* devriyelerinin sokak başlarını tutarak bütün güçleriyle saldırmalarına rağmen yanan evlerinden çıkan halk, şehrin dışına çıkmaya çalışmaktadır. *Yunan* işgal güçleri komutanı *General Bagorci*, halkın evlerinden çıkmalarını bir emirle yasaklamış, çıkanları /*“vurun”*/ emri vermiştir. Yangınlar esnasında vurulanların, hatta yanan evlerin içlerine atılanların sayısı hiç de az değildir. Bir gün içinde *Manisa*’da *3500* kişi diri diri yakılarak, *1500*’e yakın kişi de vurularak şehid edilir. Panik içinde dağ ve ovalara kaçanların bir kısmı da *Rum* çetelerine yakalanıp yok edilir. *Manisa*’da yığılmış olan *Yunan* vandal ordusu, *Sipil Dağı*’na çıkmış olan *Manisa* halkını da yok etmek için Doğu’da *Alaybey Deresi*, Batı’da *Çaybaşı Deresi* yönünden bir taarruz hareketine başlamışlar, neredeyse *Manisa*lıların tamamının sığınmış olduğu *Sipil Dağı*’nda kitlesel bir soykırım başlatmışlardır. *Gediz* Irmağı’nın karşı sahilinde 5. *Kolordu* Komutanı *Fahreddin Altay Paşa*, 1. Süvari Tümen Komutanı *Mürsel Paşa*, Tugay Komutanı *Cemil Bey* kuvvetleri *Gediz* Irmağı’nı aşmaya çalışırlarken, *Manisa*’nın Doğusundan *Akpınar* üzerinden ansızın çıkan *Yüzbaşı Hüsnü Bey* komutasındaki süvari birliği *Manisa*’nın Doğu mahallesine girer. *Devlet Hastanesi* önünden karşı ateşe başlar. Bunun üzerine işgal kuvvetleri paniğe kapılarak *Sipil Dağı*’nı kuşatma hareketinden vazgeçerek, Batı’ya, İzmir’e doğru geri çekilmeye başlarlar. Bu sırada Fahreddin Altay Bey kuvvetleri de *Gediz*’i aşmış ve *Manisa* bu katılımla tamamen düşmandan temizlenmiştir. Bütün bunlar olurken *Manisa*’nın bir Mutasarrıfı vardır. O’nun adı *Hüsnü Bey*’dir. *Hüsnü Bey* ve sülalesi daha yirmi yıl önce *Türk* tabiyetine geçtikleri için *Girit*’ten kovulmuşlar ve *Manisa*’ya gelerek yerleşmişlerdir. Bu işbirlikçi Vali, şimdi kaçan *Yunan* birlikleriyle birlikte İzmir yollarındadır. *Manisa* Mutasarrıfı (Valisi) Hüsnü (*Hüsnüyadis*) Bey son ana kadar *Manisa*’yı terk etmemiştir. *Yunan* askerlerine sahip çıkmış, onlara panik yapmamalarını öğütlemektedir. Ayrıca *Türk* ordusunun *Manisa*’dan geri döneceğini umut ederek, *Yunan* ordusunun *Manisa*’da mevzi alması için işgal güçleri komutanı *General Bogorci*’ye akıl vermekte; “/*Ellerinde çok sayıda Manisalı Türk esir olursa o durumda Türk ordusunun şehre giremeyeceğini...”*/ salık vermektedir. 8 Eylül günü *Kuvây-ı Milliye* milisleri kenar mahallelere sızmışlar, Mutasarrıf *Hüsnü Bey*’i ele geçirmeye çalışmışlardır. Talih adeta tersine dönmüştü. Üç yıl önce *Türk*ler akın akın Doğu’ya göç ediyordu. Şimdi ise bu göç tersine işliyordu. Köylerden, kasabalardan yerli *Rum* halkı, üzümleri, tütünleri sergilerde bırakarak İzmir’e doğru kaçıyorlardı. *Rum* halkı *Sabuncubeli* üzerinden İzmir’e ulaşmaya çalışıyordu. *Yunan* subayları ve seçkinler ise aileleriyle birlikte trenlerle İzmir’e taşınıyordu. *Manisa* Mutasarrıfı *Hüsnü Bey* ise kendi ahfadı için özel bir vagon hazırlatmıştı. Bu esnada *Hüsnü Bey*, *Yunan* askerleriyle birlikte onca katliamın ve yangınların içinde soygunlar yapıyor, iz bırakmamak için hükümet binasını ile yakıyor, topladığı ganimetleri *Yunan* subaylarıyla birlikte özel vagonuna taşıtıyordu. *Manisa* Mutasarrıfı kendi şehrini soymuş, büyük bir servetle trene binmiş, *Türk* ordusu *Manisa*’ya girerken küçük bir zaman farkıyla şehri terk ederek *Türk* ordusunun elinden kaçmıştır. Trende *Akhisar*’dan kaçan işgal güçleri artıkları ile yanlarında *15* kişilik bir *Akhisar*lı *Türk* rehine grubu da vardır. *Yunan* işgal güçleri *Akhisar*’ı yakmamak için kasabanın ileri gelenlerinden *15* kişiyi rehin istemişler, onlar da gönüllü olarak rehine olmuşlardır. *Manisa* Mutasarrıfı *Hüsnü Bey* yanındaki grupla birlikte 8 Eylül gecesi İzmir’e gelir. *Hüsnü Bey* *Çeşme*’yi iyi bilmektedir. Grubu alarak *Urla* üzerinden *Çeşme*’ye oradan da *Sakız Adası*’na geçeceklerdir. Yanlarındaki *Akhisar*lı rehinelerle birlikte *Çeşme*’ye gelirler ve oradan *Çiftlik Köy*’e geçerler. Buradan *Sakız Adası*’na geçmek kolay olacaktır. *13* Eylül günü *Yunan* askerleri *Akhisar*’dan getirdikleri on beş gönüllü rehineyi öldürmeye başlamışlardır. *Manisa* Mutasarrıfı *Girit*li Hüsnü (*Hüsnüyadis*) Bey Sakız’dan *Pirayus*’a, oradan da *Elefsis*’e geçmiş, çok zengin bir adam olarak *Elefsis*’e yerleşmiştir. *Manisa* İriköy’den yanında getirdiği *Rum* ailenin kızı *Paraskevulo* ile evlenmiş, *Aya Triyada Kilisesi*’nin papazı tarafından vaftiz edilerek Hırıstiyan olmuş ve adını *Hüsnüyadis* olarak değiştirmiştir. *Girit*li *Hüsnüyadis* (*1864*-*1937*) milli mücadelede tescilli bir vatan haini, *Yunan*işbirlikçisi olarak pek çok masum *Türk*ün ölümünden baş so*rum*lusudur. *Yunan*istana kaçmış hiristiyan olmuş*1937* yılında öldüğünde hiristiyan mezarlığına gömülmüştür. Oğlu *Vasili*’nin anlatımları/*" Babası için, Ne Müslüman ne Hristiyan ne Türk, ne Yunan böyle baba mı olur..."*/ diyerek babası hakkında düşüncelerini bir yazara açıklamıştır. *1930* da gerici menemen isyanında *Kubilay*ı şehid eden gericilerin lideri *Girit*li *Derviş Mehmet*, *Hüsnüyadis*in yakın akrabasıdır. Bu kalkışmaya *Yunan*istan’dan destek vermiş işbirliği yapmıştır. Mezarının başında, Haçı kırık mezar taşı vardır. Mezar taşına gelip geçenler *Yunan*ca/*"Palio Turko"*/ yani, Serseri *Türk* yazmışlardır. Bu *Hüsnüyadis*’ler ne yazık ki hala günümüzde devam ediyor... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

17 Mayıs 2026 Pazar

İşte benim gerçeğim. Yıl 1995 çocuklarımı yatak odalarında yatıramıyorum.

İşte benim gerçeğim. Yıl 1995 çocuklarımı yatak odalarında yatıramıyorum. *Kimliğini bilemediğim bir polis. Arada holde yatırıyorum. Burası polis lojmanı. Yer Tunceli Hozat. 1000 metreden kanas dürbünlü tüfek ile lojmanlara ateş ediyorlar. Işık sızmasın diye camlara battaniye gerdiğimiz günler. Çatışmasız bir günümüz bile geçmiyor. Şimdi bu vatana, millete hiçbir faydası olmamış, taş üstüne taş koymamış, siyasi manevralarla çalmış, çırpmış, haram yemiş, bu ülkeye ihanet etmiş YAVŞAKLAR ülkücü milliyetçi vatansever ayakları yapıyor. HADİ LAN ORADAN. - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Geleneksel bir uçak gemisi filosunun inşası ve bakımı, bir ülkenin üstlenebileceği en pahalı ve teknolojik olarak en zorlu girişimlerden biridir.

Geleneksel bir uçak gemisi filosunun inşası ve bakımı, bir ülkenin üstlenebileceği en pahalı ve teknolojik olarak en zorlu girişimlerden biridir. Büyük maliyetler ve karmaşık lojistik nedeniyle, tarihsel olarak sadece birkaç küresel süper güç okyanuslar ötesine hava gücü yansıtabilmiştir. Ancak Türkiye bu seçkin kulübü alt üst etti. Türk Deniz Kuvvetleri, *TCG* Anadolu’yu denize indirerek, dünyanın ilk özel insansız hava aracı taşıyıcısını tanıttı ve tamamen yeni bir deniz savaşı kategorisi için bir model oluşturdu. *27*.*000* tonluk amfibi hücum gemisi başlangıçta Amerikan yapımı F-*35B* hayalet savaş uçaklarını taşımak için tasarlanmıştı. Siyasi değişiklikler bu planı iptal ettiğinde, Türk savunma planlamacıları devasa uçuş güvertesinin boşa gitmesine izin vermeyi reddetti. Bunun yerine, gemiyi silahlı insansız savaş hava araçları için yüzer bir komuta merkezi olarak hizmet verecek şekilde yeniden tasarladılar. Bu uyarlama, *TCG* Anadolu’yu küresel bir trend belirleyici haline getirerek, donanmalara deniz hava gücü yansıtmak için son derece etkili ve uygun fiyatlı bir alternatif sunmaktadır. Dondurulmuş Baltık’ta Konsepti Kanıtlamak *NATO*'nun Baltık Denizi’ndeki devasa Steadfast Dart tatbikatları sırasında, bir insansız hava aracı taşıyıcısının pratik muharebe etkinliği hakkındaki tüm şüpheler tamamen ortadan kalktı. Tam ittifak komutası altında faaliyet gösteren *TCG* Anadolu, amiral gemisi ve savunma merkezi olarak görev yaparak, insansız hava kanadını sert, dondurucu kış hava koşullarında test etti. Tatbikatlar sırasında, Türk yapımı bir Bayraktar *TB3* insansız hava aracı, geminin kavisli kayak rampasından otonom olarak havalandı, su üzerinde belirlenmiş bir yüzey hedefini takip etti ve akıllı mikro mühimmat kullanarak kusursuz bir hassas vuruş gerçekleştirdikten sonra güverteye güvenli bir şekilde indi. Bu kilometre taşı, *NATO* tarihinde bir uçak gemisi tabanlı insansız hava aracı için ilk tam gemi-hedef muharebe döngüsünü işaret etti. Çok haftalık tatbikat boyunca, Türk insansız hava araçları gemiden *230*’dan fazla başarılı sorti gerçekleştirdi ve insansız hava araçlarının tıpkı geleneksel savaş uçakları gibi yüksek tempolu operasyonları sürdürebileceğini kanıtladı. Uçan Hava Kanadının Gücü Bu denizcilik devriminin temel itici gücü, Türk havacılık firması Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar *TB3*’tür. Standart kara tabanlı dronlardan farklı olarak, *TB3* denizdeki yaşamın acımasız gerçekleri için özel olarak üretilmiştir. Geminin iç hangarlarına ve kargo garajlarına onlarca uçağın sıkıca yerleştirilmesine olanak tanıyan özel katlanır kanatlara sahiptir. Yerli üretim bir turbo dizel motorla çalışan *TB3*, *24* saatten fazla havada kalarak ufkun çok ötesinde kesintisiz gözetleme ve istihbarat taraması sağlayabilir. Lazer güdümlü roketler, gemisavar füzeler ve gezici mühimmatların esnek bir karışımını taşıyabilen altı kanat altı bağlantı noktasına sahiptir. Geminin öldürücülüğünü en üst düzeye çıkarmak için, Türk mühendisler dronları geminin merkezi sinir sistemine, yani *ADVENT* muharebe yönetim sistemine başarıyla entegre ettiler. Bu yazılım bağlantısı, dronların gemi için gelişmiş keşif gözleri olarak hareket etmesine olanak tanır. Bir insansız hava aracı yüzlerce mil ötede düşman tehdidi tespit ederse, hedef verilerini anında uçak gemisine ve ona eşlik eden fırkateynlere ileterek, filonun radar tespitine maruz kalmadan uzun menzilli füze saldırılarını koordine etmesine olanak tanır. Küresel Donanmalar İçin Ölçeklenebilir Bir Şablon *TCG* Anadolu’nun gerçek önemi, orta güç ülkelerinin filolarını nasıl tasarladıklarını değiştirme potansiyelinde yatmaktadır. Tek bir Amerikan veya İngiliz uçak gemisi satın almak ve işletmek milyarlarca dolara mal olur ve binlerce yüksek eğitimli mürettebat üyesi gerektirir. Bir insansız hava aracı taşıyıcısı bunun çok daha düşük bir maliyetine sahiptir, çok daha az mürettebat gerektirir ve insan pilotları riske atmayan tek kullanımlık uçaklar kullanır. Bu muazzam değeri fark eden diğer denizci ülkeler, Türk modelini taklit etmek için acele ediyorlar. Büyük Avrupa savunma şirketleri, İtalya ve İspanya gibi donanmalar tarafından işletilen kısa güverteli amfibi gemilere Bayraktar *TB3*’ü sertifikalandırmak ve entegre etmek için ortak girişimler kurdular bile. Sıradan helikopter rıhtımlarını ölümcül insansız hava aracı fırlatma üslerine dönüştürerek, daha küçük ordular daha önce mali imkanlarının ötesinde olan gelişmiş hava saldırısı ve gözetleme yeteneklerine anında kavuşabilirler. *TCG* Anadolu, insansız hava araçlarının uçuş güvertesinde insanlı savaş uçaklarının yerini başarıyla alabileceğini kanıtlayarak deniz havacılığının geleceğini temelden değiştirdi. Türkiye’nin geleneksel bir uçak gemisinden insansız hava aracı merkezli bir amiral gemisine yaptığı yenilikçi geçiş, modern dünya için çok yönlü, düşük maliyetli ve son derece ölümcül bir plan sunmuştur. Daha fazla ülke bütçelerini aşmadan deniz sınırlarını güvence altına almaya çalışırken, insansız hava aracı uçak gemisi konsepti şüphesiz küresel deniz stratejisinin yeni neslini tanımlayacaktır. https://www.facebook.com/themilitarychannelusa - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Uluslararası güvenlik dünyasında, Polonya’nın devasa bir tank gücü oluşturma planı kadar iddialı çok az hikaye vardır.

Uluslararası güvenlik dünyasında, Polonya’nın devasa bir tank gücü oluşturma planı kadar iddialı çok az hikaye vardır. Bu çabanın kalbinde, Polonya kara savunmasının merkez parçası haline gelen Güney Kore yapımı K2 Kara Panter tankı yer alıyor. Bu zırhlı devlerden *_1.000_*tanesini Doğu Asya’daki fabrikalardan Orta Avrupa ovalarına taşımak, binlerce mil, devasa gemiler ve Polonya sanayisinin tamamen dönüştürülmesini içeren lojistik bir bulmacadır. *Uzun Deniz Yolculuğu* Yolculuğun ilk kısmı klasik bir denizcilik zorluğudur. Güney Kore ve Polonya yaklaşık 5.000 mil okyanusla ayrılmıştır. İlk tank partileri için süreç, Güney Kore’deki Hyundai Rotem fabrikasında başlar. Bir tank tamamlanıp test edildikten sonra, ağır yük gemisine yüklenir. Bunlar standart konteyner gemileri değildir. Tek bir K2 tankı 50 tondan fazla ağırlığa sahip olduğundan, gemilerin güçlendirilmiş güverteler ve özel rampalarla donatılması gerekir. Bu sevkiyatların çoğu Polonya’nın Gdynia limanına veya Baltık Denizi’ndeki Świnoujście limanına varıyor. Bir düzine tankı aynı anda boşaltmak, limanın günlük ticari trafiğinin aksamaması için ağır hizmet vinçleri ve hassas zamanlama gerektiren hassas bir işlemdir. *Demiryolu ve Karayolu: Son Aşama* Tanklar Polonya topraklarına ayak bastıktan sonra, odak noktası iç taşımacılığa kayıyor. Bir tankı ülke genelinde taşımak şaşırtıcı derecede zordur. Çoğu karayolu köprüsü, bir ana muharebe tankının yoğun ağırlığını taşıyacak şekilde tasarlanmamıştır. Bunu çözmek için Polonya, demiryolu ağına büyük ölçüde güveniyor. Özel düz yataklı vagonlar, tankları limanlardan doğu ve kuzeydeki askeri üslere taşıyor. Demiryolu depoları ve garajlar arasındaki daha kısa yolculuklar için ordu, tankın ağırlığını yol yüzeyini ezmekten koruyacak şekilde dağıtan, onlarca tekerleğe sahip devasa kamyonlar olan ağır ekipman taşıyıcıları kullanıyor. Bu/*"son kilometre"*/ teslimatı, Polonya’nın sivil altyapısı için sürekli bir testtir. *Satın Almadan Üretime* /*"Kore Kalkanı" */planının en önemli kısmı sadece tankları taşımak değil, onları üretme yeteneğini de taşımaktır. Polonya, 5.000 millik bir tedarik zincirine sonsuza dek bağımlı kalmak istemiyor. Anlaşma, Polonya’nın kendi topraklarında K2PL adı verilen kendi versiyonunu üretmesine olanak sağlayacak büyük bir teknoloji transferini içeriyor. Gliwice’deki Bumar-Łabędy fabrikası, neredeyse yirmi yıldır yeni bir tank üretmediği için şu anda elden geçiriliyor. Güney Koreli mühendisler, yeni montaj hatları kurmak için Polonyalı teknisyenlerle birlikte çalışıyor. Bu değişim, lojistiği bitmiş tankların sevkiyatından, motorlar, sensörler ve zırh plakaları gibi binlerce ayrı bileşenin sevkiyatına dönüştürüyor. Sonunda, bu parçalar bile Polonya’da üretilecek ve kendi kendini idame ettiren bir ekosistem oluşturulacak. *Bakım ve Eğitim* Bir tank teslim etmek savaşın sadece yarısıdır. Tank, sürekli bakım gerektiren karmaşık bir makinedir. Lojistik zincirinin bir parçası olarak, Poznań'da büyük bir servis ve bakım merkezi kurulmuştur. Bu tesis, Kore yedek parçalarıyla donatılmış ve uzmanlar tarafından yönetilen K2 filosu için bir/*"hastane"*/ görevi görüyor. Eğitim, bulmacanın son parçası. Polonyalı ekipler, K2’yi nasıl kullanacaklarını öğrenmek için Güney Kore’ye seyahat ederken, Koreli eğitmenler de simülatörler kurmak için Polonya’ya taşındı. 1.000 tankın tamamı teslim edildiğinde veya üretildiğinde, Polonya binlerce uzman mekanikçi ve operatörden oluşan bir iş gücüne sahip olacak. *Avrupa için Yeni Bir Gerçeklik* 2030 yılına kadar Polonya’nın, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İtalya’nın toplamından daha büyük bir tank gücüne sahip olması bekleniyor. Bu hızlı büyüme, ülkeyi köprülerinin sağlamlığından kargo limanlarının büyüklüğüne kadar her şeyi yeniden düşünmeye zorladı./*"Kore Kalkanı"*/ sadece bir satın alma değil; bir ulusun modern çatışmaya nasıl hazırlandığının tamamen yeniden yapılandırılmasıdır. 1.000 K2 tankının teslimatı, uzun mesafeli nakliyeyi Polonya üretiminin tamamen yeniden doğuşuyla birleştiren devasa bir girişimdir. Polonya, üretimi Kore’den Avrupa’ya taşıyarak, önümüzdeki on yıllar boyunca kendi savunmasını güvence altına alıyor. https://www.facebook.com/themilitarychannelusa - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Özgür Cebe: IŞİD Davası’ndan toplu beraat çıktı

Özgür Cebe: *IŞİD* Davası’ndan toplu beraat çıktı *13* Mayıs *2026* Nefes Gazetesi Diyarbakır’da *IŞİD* Türkiye sorumlusu olduğu belirtilen Osman Akın’ın da aralarında bulunduğu *7* sanık, yargılandığı davada beraat etti. Akın, *3* polisimizin şehit olduğu Yalova’da örgütün seminerlerine katılmış. Terör örgütü *IŞİD* adına faaliyet yürüttükleri ve örgüt için para topladıkları iddiasıyla yargılanan *7* sanıkla ilgili dava Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıklar arasında *IŞİD*’in Türkiye sorumlusu olduğu öne sürülen /*“Mamoste El Kürdi”*/ kod adlı Osman Akın da bulunuyor. Akın savunmasında, örgüte yakın /*“Ahlak ve Sünnet”*/ dergisinin yasal olduğunu, Youtube kanalındaki konuşmalarının da propaganda olmadığını savundu. Taşıdığı *IŞİD* yüzüğünde ise Allah’ın isminin bulunduğu ve başka bir anlamı olmadığını ileri sürdü. Savcı ise sunduğu mütalaada, *MASAK* raporuna dikkat çekti. Sanıkların hesap hareketlerinde birçok kez para transferinin görüldüğünü söyledi. ** Açıklama kısmında da /*“İnfak, sadaka, yetimlere yardım ve bağış”*/ gibi ibarelerin bulunduğunu ifade etti. Ayrıca sanıkların ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda terör örgütünün propagandasına yönelik yasaklı yayın organları ve *IŞİD* bayraklarının ele geçirildiğini anımsattı. Öte yandan örgütün Türkiye sorumlusu olduğu söylenen Osman Akın’ın *29* Aralık *2025*’te *IŞİD* saldırısı sonucu *3* polisimizin şehit olduğu Yalova’da Ahlak ve Sünnet Derneği’nin açılışına katıldığı ve buradaki konuşmalara dair tutanaklar da dava dosyasına girdi. Savcı, *7* sanığın da /*“silahlı terör örgütüne üye olmak”*/ ve /*“terörizmin finansmanı hakkındaki kanuna muhalefet etmek”*/ suçlarından cezalandırılmalarını istedi. Ancak mahkeme, /*“kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı”*/ gerekçesiyle *7* sanık için ayrı ayrı beraat kararı verdi. Savcı, beraat kararını istinaf mahkemesine taşıdı. *BU ADAMI NASIL BIRAKTINIZ?* ** *IŞİD*’in Türkiye sorumlusu olduğu belirtilen /*“Mamoste El Kürdi”*/ kod adlı Osman Akın, *5* Mayıs *2023*’te düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, operasyonu sosyal medya hesabından, /*“Türk polisi yakalar”*/ ifadeleriyle duyurmuştu. Akın, *29* Aralık *2025*’te *IŞİD* saldırısı sonucu *3* polisimizin şehit olduğu Yalova’da sık sık toplantılara katılmış. Ağustos *2022*’de seminer, Nisan *2023*’te de Cuma hutbesi vermiş. Yalova’daki çatışmada öldürülen teröristlerle ve buradaki yapılanmayla yoğun ilişkisi tespit edilen Akın, *2023*’te tutuklanıp *1* yıl sonra tahliye edilmişti.. https://www.nefes.com.tr/isid-davasindan-toplu-beraat-cikti-124606 - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

TARİHTEN AHLAKSIZLIK HİKAYELERİ:

*TARİHTEN AHLAKSIZLIK HİKAYELERİ: * Süleyman Bey! Dün Koçarlı’ya gitmişsin, İnönü’yü 1960 ihtilalinin mimarı olarak göstermişsin. Hazır Koçarlı’ya gitmişken keşke Adnan Menderes’in soyadı daha Ertekin iken iğfal ettiği Çakırbeyli Çiftliğinin kahyası Budaklı Mehmet’in kız kardeşi Ayşe’nin de mezarını ziyaret edip bir fatiha okusaydın. Okumadığın için sen bilmezsin; Adnan Menderes’in/*"seni alacağım"*/ vaadiyle kızlığını bozduğu kahyanın kardeşi Ayşe, haberi öğrenen sevdalısı Adnan Beyi öldürmek kastı ile çiftliği bastığında Adnan Bey’in önüne kendini atarak kurşunlara hedef olup ölmüştü. Uçkuru düşük gezen Adnan Beyin vukuatları bundan ibaret değildi. Daha 1940’lı yıllarda *CHP* milletvekili iken, üstelik de evli iken Konya Valisi Haydar Vaner’in kızı, Sadi Irmak’ın baldızı olan, mühendis Aziz Süver’le evli Mukaddes Hanımı portföyüne dahil etmişti. Evli Mukaddes Hanıma olan aşkını, *TBMM* antetli kağıtlarla yazdığı mektuplarla ifade etmişti. Miden kaldırırsa okumanı öneririm. Mukaddes Hanımla 1946-1958 yılları arasında süren ilişkisi sırasında aynı anda başka kimleri idare etmiyordu ki? Berin Hanımla evliydi, Hasan Ferit Alnar’ın karısı, Ziraat Bankası Genel Müdürü Mithat Dülge’nin yeğeni Ayhan Aydan’dan vazgeçemiyordu. İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ferit Avni Sözen’in karısı Suzan Sözen ise adeta bir Afrodit’ti, nasıl onsuz yapabilirdi? Bu bilinenler, uzun süreli ilişkisi olanlardı. Ya günlük ihtiyaçları için kullandıkları? Rivayet, tevatür muhtelif. Adnan Menderes, Ayhan Aydan’ın kocası/*"Türk Beşleri"*/nden Hasan Ferit Alnar’a/*"karını boşa ben alacağım"*/ diyor, Emniyet Müdür yardımcısı Ferit Avni Sözen’in Teşvikiye’deki evine gittiğinde karısı ile beraber olmak için/*"sen biraz arka odaya geçiver"*/ demekten utanmıyordu. Yassıada’da görülen/*"Bebek Davası"*/ Ayhan Aydan’dan gayrimeşru olarak peydahlanan çocuğun doğduğu halde siyasi kariyerine zarar vereceği gerekçesiyle öldürüldüğü iddiasıyla açılmış davaydı. Peki Yassıada’da görülen/*"Örtülü Ödenek Davası"*/nda örtülü ödenekten neden yıllarca boşanan koca Hasan Ferit Alnar’a ödeme yapıldığını hiç merak edip araştırdın mı? Ya boşanmış kocaya örtülü ödenekten para ödenmiş de babasına da ödenmesi de ne demek oluyor diye hiç sordun mu? Adnan Menderes’in evine kurban bayramı için alınan koçların bedelinin örtülü ödenekten ödenmesi ayıp ve suç ise koçları getiren çobana verilen 2,5 lira bahşişin de örtülü ödenekten ödenmesine/*"bu kadar da olmaz"*/ dedin mi hiç? Adnan Menderes eğer asılmasa idi gerçek muhafazakar, mütedeyyin, namuslu, ahlaklı insanların düşüncesine göre rezil olarak, yüzüne tükürülerek ölecek bir hayat sürmüştü. Adnan Menderes böyle de İzmirli Evliyazadelerin iki kızını alarak bacanak olan bu ailenin üç damadı gibi üçü de darağacında can verenlerden biri olan Fatin Rüştü Zorlu’nun yaşantısı çok mu düzgündü, muhafazakar ilkelerinize çok mu uygundu? O da gitti bir hariciyenin karısı ile uzun yıllar karı koca hayatı yaşadı. Büyükelçi Orhan Kutlu’nun hanımı Vesamet Hanımı duydun mu? Nereden duyup nereden okuyacaksın? Peki Vesamet Hanımın mektuplarından birinde Fatin Rüştü Zorlu’ya bu mektubu/*"Adem Pijaması"*/ giyinmiş vaziyette yazıyorum dediğini bilir misin? Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun da cevaben/*"keşke bu mektubu adem pijaması ile kendin verebilseydin"*/ dediğini bilir misin? Bilmezsin. Okumazsın. Okusan da anlamazsın. Peki bu adem pijaması ne? Çırılçıplak olmak. Sizin idolleriniz bunlar. Ya Yassıada duruşmaları sırasında Fatin Rüştü Zorlu’nun çok yakın akrabası olanların nasıl tanıklık ettiğini, neler söylediğini, nasıl mülevves bir hayat sürdüklerini anlattıklarını bilir misin? Bilmezsin. Bari gidip partinizin Genel Başkanlığını da yapan Yassıada Davalarının avukatlarından Hüsamettin Cindoruk’la bir sohbet etseydin. Sana neler anlatırdı neler! Peki Demokrat Partinin ağır toplarından Samet Ağaoğlu’nun Yassıada’daki ifadesinden haberin var mı? Yok. Niye hiç araştırmadınız 27 Mayıs’ı yapan askerlere teşekkür ettiğini? Peki 27 Mayıs’ı organize eden cuntanın içindeki en kudretli adam olan Kurmay Albay Alpaslan Türkeş hakkında bir şey söylediniz mi bu güne kadar? O Alpaslan Türkeş ki, ihtilal bildirisini radyodan okuyan, kendisini Başbakanlık Müsteşarlığına tayin ettiren, örtülü ödeneğin bulunduğu kasadan sorumlu Menderes’in 10 yıl boyunca çalıştığı tek Başbakanlık Müsteşarı olan Ahmet Salih Korur’u döverek şifreyi aldığını, içindeki paraların sonra bir daha bulunmadığını bilir misin? Bilmezsin, nereden bileceksin? Cemal Gürsel ve Madanoğlu daha ihtilalin ilk gecesi hukuk profesörlerini çağırıp/*"üç ay içinde idareyi sivillere devredeceğiz din istismarına imkan vermeyecek bir anayasa hazırlayın"*/ talimatı verdiğini, Milli Birlik Komitesi ile Alpaslan Türkeş ve 14 arkadaşının/*"bu tahribatı düzeltmek için 3 ay yetmez. Atatürk ilkelerini yerleştirene kadar en az 10-15 sene kalmamız lazım"*/ dedikleri için 14 ünün de yurt dışına, diplomatik görevlere atanarak Türkiye’den uzaklaştırıldığını bilir misin? Bilmezsin, çünkü cahilsin. İnönü’ye çakıyorsun. Niye çaktığını biliyoruz. Sizin gibi Milli Mücadele karşıtları, saltanatçı, hilafetçi, şeriatçı Hürriyet ve İtilaf Partisi bakiyelerinin niyetini, karın ağrısını çok iyi biliyoruz. Atatürk’e çakamıyoruz, İnönü’ye çakalım. Ben de İnönü’den hazzetmem. Ama senin gerekçelerinle değil. Karşı devrimi başlatan kişi olduğu için hazzetmem, Atatürk’ün sevmediği, hoşlanmadığı ne kadar adam varsa etrafına topladığı için hazzetmem, Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarına it muamelesi yaptığı için hazzetmem, din istismarını başlatan kişilerin başında geldiği için hazzetmem, medeniyet projesinin, kültür devriminin, aydınlanma çağının en güzide kurumlarından biri olan köy enstitülerini kapattığı için hazzetmem. (Avukat Ekrem Erdoğan dan alıntılanmıştır) - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>