30 Ocak 2026 Cuma

Tahran’ın sırrı: ‘Mozaik Savunma’... ABD İran’da rejimi devirebilir mi

Tahran'ın sırrı: 'Mozaik Savunma'... ABD İran'da rejimi devirebilir mi

  1. HEDEFTE TAHRAN VAR
  2. '12 GÜN SAVAŞI'NIN DEVAMI'
  3. 'SAHADA SADECE MUHALİFLER YOKTU'
  4. 'REJİM SUİKASTLA ÇÖKMEZ'
  5. 'DEVRİM MUHAFIZLARI KİLİT ÖNEMDE'
  6. BİRÇOK FARKLI SENARYO VAR… MÜDAHALE FELAKETİ GETİREBİLİR
  7. ÜSTÜN SAVUNMA TEKNOLOJİSİ
  8. 19 ÜSTE 50 BİN ABD ASKERİ

Ocak 30, 2026 07:22

Gürkan Emre MELİKOĞLU

gmelikoglu@hurriyet.com.tr

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları ve askeri tehditleri, Washington'un rejim değişikliğini hedefleyip hedeflemediği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Reuters'a konuşan kaynaklara göre olası bir müdahalenin amacı, saldırılar sonrası oluşacak protesto dalgasıyla Tahran'ı çökertmek. Ancak uzmanlara göre Tahran, 2003 Irak işgalinden sonra geliştirdiği Mozaik Savunma sistemiyle suikastlara ve başkent merkezli çöküş senaryolarına karşı hazırlıklı. Bu yapı, ABD–İsrail eksenli bir müdahaleyi Ortadoğu genelinde öngörülemez sonuçlara sürükleyebilir.

YAKLAŞIK bir aydır ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamaları ve tehditleri, Washington'un İran'a olası müdahalesini dünya gündemine taşıdı. 28 Aralık'ta İran'da başlayan protestolar sırasında Tahran yönetimine, "sert müdahaleyi durdur" çağrısı yapan Trump'ın açıklamaları, USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunun bölgeye sevk edilmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Amerikan basını, diplomatik çözüm beklentisinin azalmasıyla Beyaz Saray'da askeri senaryoların daha açık konuşulduğunu yazıyor.

HEDEFTE TAHRAN VAR

ABD'de İranlı liderler, üst düzey güvenlik yetkilileri, nükleer tesisler, balistik füze siloları ve hükümet binalarına yönelik hava saldırıları senaryoları tartışılıyor. Reuters'a konuşan yetkililere göre Washington'un nihai hedefi ise rejim değişikliği. Buna göre ABD, saldırıların arkasından ortaya çıkacak yeni bir protesto dalgası ile rejimin düşmesini sağlayacak ortamı hazırlamanın peşinde. Ancak İran Araştırmaları Merkezi'nden Oral Toğa'ya göre bu senaryo, İran'da hızlı bir çözülme yaratmayabilir ve Ortadoğu'da öngörülemez bir şiddet sarmalını tetikleyebilir.

'12 GÜN SAVAŞI'NIN DEVAMI'

Toğa'ya göre son gerilim, Washington-Tahran hattıyla sınırlı değil. Yaşananlar, Haziran 2025'te patlak veren 12 Gün Savaşı'nın devamı niteliğinde. Toğa'ya göre İsrail, 12 Gün Savaşı sırasında İran'ın balistik füze kapasitesine zarar verme, nükleer programını durdurma ve vekil güç ağını zayıflatma hedeflerine kısmen ulaştı. Ancak bu üçlü yapının temeli olan Tahran rejimi çökmeyince stratejik bir kazanım elde edemedi. İsrail'in İran'ın füze kapasitesini olduğundan zayıf değerlendirdiğini belirten Toğa, bu yanlış hesabın 12 Gün Savaşı'nın ilerleyen safhalarında sahaya yansıdığını söylüyor. İran'ın savaşın ilerleyen günlerinde İsrail'i daha isabetli vurmaya başladığını hatırlatan Toğa, Tahran'ın bu süreçten önemli dersler çıkardığını ifade ediyor. Buna göre İran, doğrudan İsrail'i hedef alabilecek füzelere yatırımlarını artırdı ve savaş öncesinde stoklarını hazır hale getirdi.

'SAHADA SADECE MUHALİFLER YOKTU'

Toğa'ya göre 28 Aralık'ta başlayan protestolar başlangıçta organik bir nitelik taşıyordu. Ancak ilerleyen günlerde sıradan İranlı muhaliflerin yanı sıra İsrail güdümündeki silahlı etnik ve ideolojik gruplar da sahaya indi. En şiddetli çatışmaların İran'ın batısındaki şehirlerde yaşandığını aktaran Toğa, bu bölgelerin aynı zamanda İran'ın balistik füze ve dron silolarına ev sahipliği yaptığına dikkat çekiyor. Toğa'ya göre bu tablo, ABD–İsrail ikilisinin İran'ın füze kapasitesini etkisiz hale getirmeyi ve eş zamanlı olarak Tahran rejimini çökertmeyi hedefleyen bir girişimi olarak okunabilir. "İsrail'in gündeminde çevre şehirleri kullanmaya yönelik bir plan var. Tahran'ı çökertip, periferideki güvenlik iklimini bozup, Batı İran'daki siloları ele geçirmek isteyeceklerdir" diyen Toğa, burada devreye İran'ın Mozaik Savunma Konsepti'nin devreye girdiğini söylüyor.

'REJİM SUİKASTLA ÇÖKMEZ'

Toğa, İran'ın özellikle ABD'nin 2003 Irak işgalinin ardından rejimin bekasını tek bir lidere bağlamayan bir savunma mekanizması geliştirdiğini aktarıyor. Buna göre ABD'nin dini lider Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ya da üst düzey komutanları hedef alması halinde, çok parçalı bir siyasi ve askeri yapı otomatik olarak devreye girecek. İran Anayasası'nın 111'inci maddesinin, ruhani liderin yokluğunda yönetimin Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden bir fakihten oluşan üçlü yapıya devrini öngördüğünü hatırlatan Toğa, bu yapının ülkedeki en üst güvenlik kurumu olan ve şu anda Hamaney'e en yakın isimlerden olan Ali Laricani'nin başkanlığını yaptığı Milli Güvenlik Yüksek Konseyi'nin güdümünde hareket edeceğini belirtiyor.

'DEVRİM MUHAFIZLARI KİLİT ÖNEMDE'

Savunmanın askeri ayağında İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (İDMO) pozisyonunu ise Toğa şöyle açıklıyor: "Irak işgalinden sonra kurulan mekanizmada İDMO yapıları İran'daki 31 vilayetin tamamına ve ilçelere dağıtıldı. Çevre örgütlenmeler vilayeti ilgilendiren kararları Tahran'a sormadan alabilecekleri özerk bir yapıya kavuşturuldu. Burada temel prensip Tahran'ın düşmesi ya da ülkenin işgal edilmesi durumunda Devrim Muhafızları'nın bağımsız olarak kontregilla mücadelesi ya da isyanlara müdahale etme bağlamında hareket etmesini sağlamak." İran'ın olası bir saldırıyı "topyekûn savaş" sebebi göreceği açıklamalarını hatırlatan Toğa, böyle bir durumda Irak ve Yemen başta olmak üzere Ortadoğu'daki İran destekli grupların da harekete geçme ihtimalinin olduğuna ve sonuçları kestirilemeyecek bir şiddet sarmallarının tetiklenmesi riskine dikkati çekiyor.

BİRÇOK FARKLI SENARYO VAR… MÜDAHALE FELAKETİ GETİREBİLİR

ABD'nin İran'a yönelik olası askeri saldırısı, önceki krizlerden farklı olarak son derece kırılgan bir iç ve bölgesel zeminde gündeme geliyor. Uluslararası analizlere göre çatışmanın hızla tırmanma riski yüksek. BBC Farsça'nın kıdemli editörü Amir Azimi, geçmişte İran'ın ABD saldırılarına gecikmeli ve önceden haber verilmiş misillemelerle karşılık vererek kapsamlı savaştan kaçındığını hatırlatıyor. Ancak mevcut tablo bu dengeyi zorluyor. İran, 1979'dan bu yana en ağır protesto dalgasını yaşadı; binlerce kişinin öldürüldüğüne dair iddialar, uzun süreli internet kesintileri ve sert güvenlik önlemleri rejimin iç meşruiyetini ciddi biçimde aşındırdı. Bu koşullarda Tahran'ın sembolik ve sınırlı tepkilerle yetinmesi zor görünüyor. Sınırlı bir ABD saldırısı, İran yönetimine içeride yeni bir baskı dalgası için gerekçe sunabilir. Daha geniş kapsamlı bir müdahale ise merkezi otoritenin hızla zayıflamasına ve bölgesel ölçekte kaosa yol açabilir. BBC'nin güvenlik muhabiri Frank Gardner'a göre olası senaryolar geniş bir yelpazeye yayılıyor. En iyimser ihtimal, Devrim Muhafızları ve nükleer altyapıya yönelik nokta atışı saldırıların rejimi zayıflatması. Daha muhtemel senaryolar arasında ise askerî yönetimin güçlenmesi, İran'ın ABD üsleri ve Körfez ülkelerine misillemesi, Hürmüz Boğazı'nın hedef alınması ve en kötü ihtimalle ülkenin iç savaş ve insani kriz sarmalına sürüklenmesi yer alıyor.

ABD'NİN BÖLGEDE ASKERİ YIĞINAĞI ARTTI… NE VAR BU GEMİ FİLOSUNDA

ABD'nin İran'a olası müdahalesinin ateş gücünü bölgeye sevk edilen ve tüm dünyanın seyrini takip ettiği USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz grubu oluşturuyor. 3 adet destroyer, 2 adet kruvazör ve bir saldırı denizaltısının eşlik ettiği USS Lincoln'ün kendisi de yüzen bir askeri üs. Nimitz sınıfı ve 333 metre uzunluğundaki USS Lincoln, ABD'nin nükleer tahrikli uçak gemilerinden biri. 65 uçak ile çok sayıda füze fırlatma sistemini taşıyabilen gemi ortalama 5 bin 600 kişilik mürettebata sahip.

ÜSTÜN SAVUNMA TEKNOLOJİSİ

Gemide, karanın iç kesimlerine kadar güç yansıtma kapasitesine sahip gelişmiş bir hava gücü olan 'Carrier Air Wing (CVW) 9' bulunuyor. Bu hava kanadı, 'VMFA-314' filosuna ait ortalama 8 ila 12 adet 'F-35C Lightning II' savaş uçağı, 36 ila 48 adet 'F/A-18E/F Super Hornet'ten oluşan çok sayıda filo ve düşman hava savunmasını bastırmak için tasarlanmış 4 ila 8 adet 'EA-18G Growler' elektronik taarruz uçaklarını içeriyor. Çok sayıda saldırı helikopterini de barındıran gemide füzelere ve uçaklara karşı kullanılan NATO Sea Sparrow füze sistemi de var.

19 ÜSTE 50 BİN ABD ASKERİ

Öte yandan ABD, Ortadoğu'da uzun süredir askeri üslere sahip. Al Jazeera'nin haberine göre, bölgede en az 19 noktada bulunan kalıcı ve geçici üslerde yaklaşık 40 bin ila 50 bin ABD askeri bulunuyor. Bunlardan sekizi Bahreyn, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan kalıcı üsler.

Tahran'ın sırrı: 'Mozaik Savunma'... ABD İran'da rejimi devirebilir mi

ABD'nin Ortadoğu'ya sevk ettiği USS Abraham Lincoln uçak gemisi, F-35 ve Super Hornet savaş jetleri ile gelişmiş füze sistemlerine sahip.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun iç güvenlik ve seferberlikten sorumlu kolu Besiç milisleri de dahil edildiğinde 245 bin kadar aktif savaşçısı olduğu tahmin ediliyor.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/tahranin-sirri-mozaik-savunma-abd-iranda-rejimi-devirebilir-mi-43095945

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



28 Ocak 2026 Çarşamba

Savunma mı ticaret mi? İki TCG savaş gemisi bir milyar dolara satıldı

Fakiriz, hem de fasfakir.
Evde ne var, üç beş demeden satıyoruz.
Halı, televizyon, babadan kalma kılıç vb.
Satacak bir şey kalmayınca nolacak?
Sanırım evi satacağız.


Bölgemizde bütün devletler harıl harıl silahlanıyor.
Bu gün sattığımız gemileri iki mislini dahi ödesek alamayız.
Savaş zamanlarında paranız geçmez.
Altın bile yetmez.

---

Savunma mı ticaret mi? İki TCG savaş gemisi bir milyar dolara satıldı

TCG Aksihar'ın Romanya'ya satılmasının ardından; TCG İzmir ve TCG İçel bir milyar dolara Endonezya'ya satıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, gemilerin döviz elde etmek için satılmasının milli güvenlik kaygısı doğurduğunu belirterek, "Türk Deniz Kuvvetleri için planlanan gemiler ticari ürün değil, feda edilemez" dedi.

Deniz Kuvvetleri için inşa edilen TCG Akhisar savaş gemisinin Romanya'ya satılmasının ardından, TCG İzmir ve TCG İçel adlı iki gemi de Endonezya'ya satıldı. Satış kararına CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu tepki gösterdi: "Deniz Kuvvetlerine ait gemiler ticari ürün değildir, feda edilemez" dedi.

2025 YAPIMI GEMİLER

Milli Savunma Bakanlığı, gemi satışına ilişkin olarak "Türk savunma sanayinin ulaştığı kalite ve teknolojinin göstergesidir" açıklamasında bulundu. Satışın bedelinin iki gemi için toplam bir milyar dolar olduğu belirtildi. Daha önce TCG Akhisar adlı savaş gemisi, 245 milyon Euro'ya Romanya'ya satılmıştı.

TCG İzmir ve TCG İçel, 2025 yılının Ocak ve Eylül aylarında Deniz Kuvvetleri'ne teslim edilmişti. Toplamda 8 gemi imal edilmesi planlanmıştı. TCG İstanbul, İzmir, İzmit ve İçel'in yapımı tamamlanırken, "TCG Akdeniz, Karadeniz, Ege ve Marmara" adlı gemilerin inşasına devam ediliyor.

"Gemilerimizin döviz elde etmek amacıyla üçüncü devletlere satışı kaygı uyandırmaktadır. Bu gemiler tehdit değerlendirmesi ve harekât ihtiyaçları dikkate alınarak inşa edildi. Ana muharip gemilerin elden çıkarılması, milli güvenlik açısından da kabul edilemez. Türk Deniz Kuvvetleri için planlanan gemiler, ticari ürün değil; milli güvenliğin asli unsurlarıdır, ekonomik gerekçelere feda edilemez."


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



"Konstantinopolis ve Yeni Roma Başpiskoposu Ekümenik Patrik"

İstanbul'da bulunan Fener Rum Patriği Bartholomeos'un, İspanya Kralı'na gönderdiği mektupta "Konstantinopolis ve Yeni Roma Başpiskoposu Ekümenik Patrik" sıfatını kullanmamış mış!..

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Hekimlerin gözünden talimat


Hekimlerin gözünden talimat

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda Anjio yapılacak bence onama gerek kalmaz.

Zaten bu Ülkenin Hekimleri talimat olmadan hastaların yararına bir şey yapmazlar bir yaraya işemezler bunlara talimat vermek gerekir......

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Cumhurbaşkanı da ne hassas, ne zarif, ne kibar mış?

Sokak röportajı yaptıkları için 54 gündür cezaevinde tutulan Hasan Köksoy, Arif Kocabıyık ve Halil Kürklü hakkında Cumhurbaşkanı ile Papa'ya hakaret ettikleri gerekçesiyle iddianame hazırlandı.❗️👇😳

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Patron çıldırdı, ÇOK ÜZÜCÜ ÇOKKKK, Mavi Vatan da Gitti, Gidiyor

Patron çıldırdı, ÇOK ÜZÜCÜ ÇOKKKK, Mavi Vatan da Gitti, Gidiyor

► ŞOK, ŞOK, ŞOK. Sahibinden Satılık 2 İstif sınıfı yeni sıfır Fırkateyn, Hibe edilecek ve tüm test ve bakımları da yapılmış 1 Doğan Sınıfı TCG VOLKAN Hücumbotu, yine sıfır Hisar Sınıfı Modern Korvet TCG AKHİSAR, koş ülkeler koş...

► Kendi Kuvvet Yapısının tamamlanması yerine batan ekonominin malları bunlar, yetişin Endonezya bak 'İ' sınıflarını daha biz bile kullanmadık, sıfır, ikili uluslararası ilişkilerimiz çok az uzaktaki Maldivler bakın size beleş TCG VOLKAN, KKTC'ye bile verilmedi koş, Romanya sen de gel, patron çıldırdı satıyor, satıyor...

► TAİS ile BARZAN ortaklığındaki BARZAN %100 Katar Şirketi de 'İ' sınıfı sıfır Fırkayteynlerin satışından o biçim faydalanıyor.

Yetişin. Masada, makette gösterilerek taşınan nükleer olmayan çakma uçak gemisi de ileride satılabilir. Bölgede sorun yokmuş gibi eldekileri de 3 ay süre ile uzaklara, Baltık'a gönderiliyor... Yetişen alır...

Mavi Vatan mı, o da ne yenir mi, satılır mı?

► Bu paylaşımdan amaç zülfiyare dokunarak, elde hazır durumdakilerle ÖNCE KENDİ KUVVET YAPISINI TAMAMLAYACAKSIN, sonra ileride inşa edilerek yapılacakları isteyenlere satabilirsin, hibe edilecek varsa o da KKTC'ye hibe edilmelidir.

Bölgede, Doğu Akdeniz ve EGE'de istikrarsızlık ve sorunlar varken Amfibi Görev Kuvvetini uzaklara uzun süreli göndererek KUVVETİNİ BÖLMEYECEKSİN.

Önce can, ÖNCE VATAN ve sonra inşa edilecekleri bekleyecek diğerleri denilmektedir.

Alıntıdır...


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  




"Sultan Melikşah devrinde Selçuklu devletinin vergi gelirleri 215 milyon dinara ulaşmıştı.

"Sultan Melikşah devrinde Selçuklu devletinin vergi gelirleri 215 milyon dinara ulaşmıştı.

Bir dinarın şimdiki altın değeri ile 35 dolar olduğu kabul edildiğinde, o zaman Melikşah devrindeki Selçuklu bütçesinin yıllık gelirinin 7 milyar 525 milyon dolar miktarında olduğu görülmektedir."

Ömer Menekşe, Selçuklu İslam Hukuku


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



HTŞ'li Vali Alevilerin yoğun olarak Lazkiye’de çalışan kadınların iş saatlerinde içinde makyaj yapmalarını yasakladı. (Hüsnü Mahalli)

Buyrun, İslam orjinaline dönüyor.

---

HTŞ'li Vali Alevilerin yoğun olarak Lazkiye'de çalışan kadınların iş saatlerinde içinde makyaj yapmalarını yasakladı. (Hüsnü Mahalli)

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


şunu diyen bir yazı 'Elli milyon dolar çöpe at sonra işçiye emekliye uygun bir zamanda bakıcaz de yalancı utanmazlar bu ülkenin başına gelen en büyük felaketsiniz TUV Ropos オラかラ 00' görseli olabilir

57 yıl önce bugün (6 Ocak 1969) ODTÜ'ye gelen ABD'nin Ankara büyükelçisi Robert Komer'in aracı devrimci öğrenciler tarafından yakıldı.

57 yıl önce bugün (6 Ocak 1969) ODTÜ'ye gelen ABD'nin Ankara büyükelçisi Robert Komer'in aracı devrimci öğrenciler tarafından yakıldı.

Vietnam'da yapılan katliamlarda payı olan Komer'in aracını yakanlar arasında Taylan Özgür ve Sinan Cemgil vardı.

Olaydan 3 gün sonra aralarında Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ın bulunduğu 7 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.
Tutuklama kararı sonrası 3 binden fazla öğrenci dilekçeyle kendilerinin de eyleme katıldığını bildirdi.

Selam olsun bağımsızlık, demokrasi, devrim için canlarını ortaya koyanlara.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



“Kanal İstanbul güzergahındaki Sazlıdere Barajı yok olacak.,,Buraya para yatıran da mağdur olacak”

"Kanal İstanbul güzergahındaki Sazlıdere Barajı yok olacak.

Buraya para yatıran da mağdur olacak" diyen Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan tutuklandı.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA