29 Şubat 2012 Çarşamba

POLITIK - “Tek Bir Kurşun Atmadan Ülke İşgal Ediliyor ” ADD ISPARTA

Sayı:2012/21

Kod: 32–116488

Konu: "Tek Bir Kurşun Atmadan Ülke İşgal Ediliyor "                                                                         01.03 .2012                                                                                                                                                                                                                                                                                   

BASIN AÇIKLAMASI

 Tarih 30 Ekim 1918, yer Limni Adası.
Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Türkiye, Agamemnon Zırhlısı'nda bir ateşkes sözleşmesi imzaladı.
Tarihlere 'Mondros Mütarekesi' olarak geçen sözleşmenin 7. maddesinde, müttefiklerin güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde, Türkiye'nin stratejik noktalarını işgal edebilecekleri yazılıydı ve başta İzmir olmak üzere, Anadolu'nun birçok yeri bu maddeye dayanılarak işgale uğradı.

Tarih 19-20 Kasım 2010, yer Lizbon.
"Vaat edilen topraklar" inşa etmek isteyenler adına ABD ve Müttefik Devletler(AB) ile Türkiye arasında, tarihe "LİZBON ZİRVESİ" olarak geçen sözleşme imzalanıyor.
Buna göre ABD, İsrail ve AB'nin güvenliği için Malatya'da / Kürecikte, hedef kitlesi, başta İran olmak üzere tüm İslam coğrafyası olan NATO kamuflajlı bir Amerikan Radar Üssü kuruluyor.
Proje Amerika'nın, ama uygulandığı ülke halklarının tepkisinin tolere edilebilmesi için, "NATO Projesi" olarak ambalajlandı ve AKP hükümetine kabul ettirildi.

Füzeler Romanya'da, Erken Uyarı Üssü Malatya / Kürecikte, Komuta Kontrol Merkezi Almanya'da.
Füze Kalkanı Projesinin asıl sahibi Amerika, taşeronu ise Türkiye.

ABD Avrupa Ordusu ve7.
Ordu Komutanı Korgeneral Mark Hertling, Türk halkından gizlenen bu anlaşma gereğince, "ABD Askerlerinin, Türkiye'nin güneyinde bulunan radar tesislerine yerleştirildiğini" resmen açıkladı.
Yani öncü işgal kuvvetleri AKP hükümetinin "olur"u ile Şubat 2012 de Türkiye'nin güneyine asker çıkardılar.
Böylece fiili işgal başlatılmış oldu.

30 Ekim 1918 den önemli bir farkla ki; Mondros Mütarekesine savaştan yenik çıkan bir ülke olarak masaya oturulmuştu.
2010 Lizbon zirvesinde ise "tek bir kurşun atmadan" teslim olmuş bir ülke olarak "işgal" koşullarını imzaladık.

Sanki 2012 de sanki Damat Feritler, Vahdettinler, Anzavurlar,  Ali Kemaller yeniden hortladı.
Sanki "işbirlikçi ruhlar" başka isimlerle yeniden bedenlenip geri geldiler!
Sanki Mütareke basını hortlayıp, mezardan çıktı ve bir kere daha Türkiye'nin üstüne karabasan gibi çöktü!

Türkiye'de, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni denetim altına alıp etkisizleştirmek isteyenlerle, Kurtuluş Savaşı yıllarında ulusal orduyu denetim altına alıp etkisizleştirmek isteyenlerin benzerliği çok dikkat çekicidir.

O günlerde "din, iman, hilafet" diyerek emperyalizmle kol kola giren işbirlikçiler, bugünlerde de yine "din, iman, hilafet" diyerek emperyalizmle kol kola girmiştir.
İşbirlikçiler, o gün olduğu gibi bugün de ulusalcı asker ve sivillerin ortadan kaldırılmasını, tutuklanmasını istiyorlar.
Vahdettin, bir taraftan aktif orduları dağıtırken ve ulusalcı subayları, sivil ulusalcıları Bekirağa Bölüğü Zindanları'na tıkarak etkisizleştirirken, diğer taraftan İngiliz isteklerine karşı çıkmayacak, padişah ve hükümetin muhafızlığını yapacak ordular kurmuştur.

Bu günün Damat Feritleri, Vahdettinleri, Anzavurları, Ali Kemalleri aynı yolu izliyorlar.
 Bir taraftan Türk Silahlı Kuvvetlerinin ulusalcı subay ve generallerini, ulusalcı aydınları Silivri, Hasdal zindanlarına tıkarak etkisizleştirirken, diğer taraftan Küresel Çetenin isteklerine karşı çıkmayacak yalnızca "ılımlı İslamcı-işbirlikçi, Damat Feritler, Vahdettinlerin muhafızlığını" yapacak bir güvenlik gücü yaratmanın yasal zeminini hazırlıyorlar.

O günün, Alemdar, Söz, Sabah gazetelerinin ORDU KARŞITI yazılarını bugünün Taraf, Zaman, Vakit, Yeni Şafak, Sabah gazetelerinde görüyoruz.
Alemdar'da yayımlanan bir yazıda, "Ordunun beş vakit namazda Padişah'a duadan gayri bir şey bilmemesi lazımdır" denilirken, Ali Kemal de yazılarında sıkça, "Artık harp ve darp ile yapılacak bir şey yoktur" demektedir.
Bu günkü Mütareke Medyasının Türk Silahlı Kuvvetlerine kin, nefret ve hınçla saldırması, adeta işgal güçlerinin sözcülüğünü yapmalarındaki benzerlik tartışma götürmez derecededir.

Türkiye'yi, yeniden bir uçuruma sürüklemiş olan yeni Damat Feritler, Anzavurlar, Çerkez Ethemler, Saidi Nursiler, Derviş Vahdetiler sahnededir .
Atatürk'ün yıktığı ne kadar satılmış din sömürücüsü ve yabancı uşağı varsa, hepsi birer birer dirilip
Kanla irfanla kazanıp kurduğumuz Cumhuriyetin iktidar koltuklarını ele geçirmişlerdir.
Türk halkını yabancıların vasiyetine sokmak isteyenler, Atatürk'ün kurup yönettiği TBMM'ni ve ulusal onurumuzu kirletmektedirler.
  O Meclis ki  "Biz bu hakkımızı saklı tutmak, bağımsızlığımızı emin bulundurmak için genel kurulumuzca, ulusal kurulumuzca bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı kavga vermeyi uygun gören bir yolu izleyen insanlarız.
" diye işgalcilere meydan okuyan bir meclistir.

Şimdi ulusal onurumuzla yeniden ayağa kalkmanın "GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER!" demenin zamanıdır.


 

YÖNETİM KURULU ADINA :
MAHMUT ÖZYÜREK
ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI



--   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    Nikah  Bosanmanin onsozu  LEHCET'UL HAKAYIK (GERCEKLERIN DILI)   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .   Kurmus oldugum guruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir guruptur.  Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.  http://orajpoyraz.blogspot.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder