Erdoğan'a 13 yıl koltuk değneği oldular
02 Haziran 2015 Salı 11:12
Aydınlık / Ankara
CHP, MHP ve HDP, 2002'den bugüne Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın neredeyse bütün Yüce Divanlık suçlarına açık ya da gizli ortak oldu. Siirt'te yaptığı konuşma nedeniyle "Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek"ten suçlu bulunan, hapis cezasının yanı sıra siyasi yasak da alan Erdoğan'a, iktidar koltuğunu hediye eden, MHP ve CHP oldu. Bülent Ecevit'in başbakanı olduğu 57. hükümeti devirecek olan süreci, MHP lideri Devlet Bahçeli başlattı. Bahçeli, 7 Temmuz 2002'de "11. Kocayayla Türkmen Kurultayı"nda, 3 Kasım 2002 tarihinde erken seçim yapılmasını istedi. Yapılan o seçim, Erdoğan AKP'sinin zaferiyle sonuçlandı.
ERDOĞAN'A ALTIN TEPSİDE İKTİDAR İKRAMI
Siyasi yasaklı Erdoğan'a dokunulmazlık zırhı ve başbakanlık koltuğunun armağan edilmesi de bu partilerin desteğiyle oldu. Abdullah Gül'ün başbakanlığında kurulan 58. hükümet döneminde Erdoğan'ın siyasi yasağının kaldırılması için TBMM'den yasa çıkarıldı. CHP'nin o günkü yönetimi, Erdoğan'ın ülkeyi yönetemeyecek olmasını "demokrasi ayıbı" olarak niteledi ve sürece destek verdi. Yasa kabul edildi, Siirt'te yenileme seçimi yapıldı ve Erdoğan milletvekili dokunulmazlığına ve Başbakanlık koltuğuna sahip oldu.
BAHÇELİ'YE VERİLEN GÖREV
AKP iktidarı, "Anayasa Mahkemesi'nin 367 Kararı" altında boğulmaktan, Devlet Bahçeli'nin o günlerde uzattığı can simidiyle kurtarıldı. Erken seçim kararıyla barajı aşıp Meclis'e giren MHP, Abdullah Gül'ü Çankaya'ya çıkarma planına ortak edildi. Gül'ün seçilebilmesi için toplantı yeter sayısı olan 367'nin sağlanması gerekiyordu. Bahçeli Genel Kurul'daki oylamaya katılacaklarını açıklayınca AKP ve MHP'lilerin toplam sayısı 440'ı aştı ve Gül Köşk'e çıkarıldı.
Devlet Bahçeli'nin katkısı 2007 cumhurbaşkanlığı seçimiyle sınırlı kalmadı. Bahçeli, Anayasa Mahkemesi'nin "laiklik karşıtı eylemlere odak olmak"tan mahkum ettiği Erdoğan'ın savunuculuğuna soyundu. Aynı günlerde başlatılan Ergenekon tertibi için "adil yargılamayı etkilemeyelim, sonucunu görelim" diyen Bahçeli, kapatma davası konusunda tam tersi bir tutum sergiledi. Bahçeli, 18 Mart 2008'deki grup konuşmasında, "MHP, başka partilerin siyasetten men edilmesi için sandık dışındaki bir yöntemi asla benimsemeyen, rekabet ve yarışı demokrasinin kuralları içinde yapmayı kabullenmiş bir harekettir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, AKP'nin kapatılmasını önleyecek formülü de üretti. Bahçeli'nin formülü, Anayasa'nın 69. Maddesinin değiştirilip, işlenen suçtan partinin değil kişilerin sorumlu tutulmasını öngörüyordu.
TÜRBAN KOROSUNUN SOLİSTLERİ
Erdoğan, cumhuriyetle hesaplaşma planını 2007'den sonra pervasızca uygulamaya soktu. Bu tarihten itibaren "muhalefet" görünümlü partilerin iktidara koltuk değnekliği büyük ivme kazandı. AKP, 4+4+4 düzenlemesiyle, imam hatiplerin ortaokul kısmını açıp, türbanı ilköğretime sokarken, bir koltuğunun altına MHP'yi diğerinin altına da o dönemin HDP'si, BDP'yi aldı. Erdoğan, bugün en önemli siyasi propaganda argümanı olarak kullandığı üniversitede türban serbestisini de CHP, MHP ve BDP'nin desteği sayesinde hayata geçirdi. Kemal Kılıçdaroğlu geçen seçime kadar meydanlarda, türban operasyonunda Erdoğan'a verdiği desteği övünerek anlattı.
AÇILIMDAN TÜRBAN ÇIKARDILAR
Erdoğan'ın, PKK ile yürüttüğü müzakere sürecinde ürettiği açılım paketlerinin ilkinde, kamuda türbanı serbest bırakan yönetmelik değişikliği de yer aldı. Meclis'teki dört partinin de üzerinde mutabık olduğu tek madde, işte bu yönetmelik değişikliği oldu. Birkaç hafta sonra AKP'nin 5 kadın milletvekili, üç yıl boyunca başı açık şekilde yasama faaliyetleri yürüttükleri Meclis'te, Genel Kurulu salonuna türbanlarını takıp girdiler. MHP, "AKP'nin siyasi argümanını elinden aldık" avuntusuyla, BDP de "özgürlük alanı, bizler sayesinde genişliyor" diyerek, Erdoğan'ın cumhuriyetle hesaplaşmasına tam desteklerini sundular.
AÇILIMIN FEDAİLERİ
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan'ın açılım ortaklığı, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'yi de sürece kattı. Açılımı yalnızca Sezgin Tanrıkulu ile savunamayan Kılıçdaroğlu, bu kez onun yanına bir de takviye yaptı. AKP iktidarının, PKK açılımını koordine etmek için kurduğu Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'na müsteşar olarak getirdiği Murat Özçelik, şimdi Kılıçdaroğlu'nun yardımcısı konumunda. Sürecin, yasal zeminde ve parlamento düzleminde yürütülmesi talebi, Tayyip'in eski müsteşarı Özçelik'in CHP saflarında Meclis'e girmesiyle daha anlamlı bir hal alacak.
'DİKTATÖR'LE DEMOKRATİK ANAYASA YAZANLAR
Şimdilerde meydanlarda Erdoğan'ı diktatörlük sevdalısı, hırsız, kanun tanımaz biri olarak tanımlayan muhalefet partilerinin liderleri, kısa bir süre öncesine kadar Erdoğan ile el ele "demokratik, sivil bir Anayasa" yazılabileceğini savunup milleti kandırdılar. İki yıl boyunca Erdoğan-Öcalan ikilisinin ortak hayali olan başkanlık sistemi ve federasyon modelli Anayasa için kamuoyu oluşturdular.
SANDIK KURTARICILARI: İMRALI VE KANDİL
Tayyip Erdoğan, iktidarını pekiştirmek ve Yüce Divanlık suçlarından yargılanmamaktan kurtulmak için hemen her seçimde Abdullah Öcalan ve Kandil'deki PKK yönetimiyle "seçim ateşkesi" anlaşması yaptı. 2009'daki Oslo görüşmelerinin akabinde "ateşkes" ilan eden PKK, 2011 yılına kadar bu ateşkesi uzatarak genel seçimlerde Erdoğan'ı güçlendiren bir politika izledi. Aynı taktik, 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan süreçte de uygulanıyor. Açılım konusunda adım atma sözü karşılığında PKK'dan, yerel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçiminde "Türkiye dışına çekilme" adı altında "seçim ateşkesi" garantisi alan iktidar, milletvekilliği seçiminde de PKK'nın sağladığı bu imkandan faydalanıyor.
a45UyF587661-150603105305 Oraj Poyraz cimcime@neomailbox.net
2015/06/07 02:20 6 64 1 undefined kemalistiz@googlegroups.com
Vay canina ...
Demek artik interneti bilgisayarlara da koydular !
Hommer SIMPSON
Postmodern cagin buyuk dusunuru.
Ayse nin yasi
TALAK 4.kadinlariniz icinden adetten kesilmis olanlarla, adet gormeyenler hususunda tereddut ederseniz, onlarin bekleme suresi uc aydir.
Gebe olanlarin bekleme suresi ise, yuklerini birakmalari (dogum yapmalari)dir.
Kim Allah tan korkarsa, Allah ona isinde bir kolaylik verir.
Rivayete gore soyle demistir: ben alti yasinda bir kiz iken nebi salla llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikah eylemisti.(uc sene sonra) biz medine ye hicret ettik.
Haris ibn-i hazrec ogullarinin menziline indik.
Muteakiben ben, sitmaya tutuldum.
Bu cihetle sacim dokuldu.(hastaliktan kurtulduktan sonra) sacim gurlesti, uzayip omuzlarima dokuldu.
Bir kere ben, arkadaslarimla beraber salincakta oynarken annem ummu ruman bana dogru geldi ve beni cagirdi.
Ben de annemin yanina geldim.
Beni ne edecegini bilmiyordum.
Annem elimi tuttu.
Ta evin kapisi onun (e geldigimizde ora) da beni durdurdu.
Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum.
Nihayet solugum biraz yatisti.
Sonra annem biraz su aldi.
Onunla yuzumu, basimi sivazladi.
Sonra beni eve koydu.
Evde ensar dan birtakim kadinlar hazir bulunyordu.
Bunlar bana: - hayir ve bereket uzere geldin, hayirli kismet getirdin!
Di(ye alkisla) dilar.
Annem beni bu kadinlara teslim etti.
Bunlar da benim kiligimi, kiyafetimi duzlediler ve resulullah a teslim ettiler.
Beni hicbir sey $ikmadi.
Ancak resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi habersiz gorunce $ikildim.(resulullah bir sedir uzerine oturmustu.
Yaninda ensar erkeklerinden, kadinlarindan oturanlar vardi.
Beni resulullah yanina oturttu).
Ensar kadinlari beni resulullah a takdim ettiklerinde ben dokuz yasinda bir kizdim.
Buhari, e s sahih, kitabu menakibi l-ensar/44; tecrid, hadis no:1553; muslim, e s-sahih, kitabu n-nikah/69, hadis no:1422
Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Dayatma Safsatasi (Fallacy of Is to Ought ) :
Tanimlayici anlamlar iceren terimlerin dayatilmasi suretiyle, bunlarin kabullenilme zorunlulugunu ortaya koyma iddiasi
Ornek 1:
Kapitalizm en iyi ekonomik sistemdir. Dolayisiyla, tum toplumlar kapitalizmi benimsemelidir.
Ornek 2:
Turkiye yi ceteler yonetiyor.
Bir ceteye uye olmazsak kesinlikle yasayamayiz.
Ornek 3:
Suleyman Demirel aralarindaki en tecrubeli adamdir.
Ona oy vermek lazim.
Ornek 4:
Arkadas bizdendir.
Isini ona gore gor.
Guncel Ornek 1:
Bana dunyanizdan uc sey sevdirildi:
1. Guzel koku.
2. Kadin 3.
Gozumun nuru namaz. (Hadis sahihtir.) Hadisi serifte siralanan uc sey vardir.
Guzel koku, kadin ve namaz.
Kadin, guzel koku ile namazin arasinda zikredilmistir.
Elbette ki bunun bir hikmeti vardir.
Cunku kadin, koklanarak kendisiyle ferahlik duyulacak ve namaz gibi kutsal bir varlik olarak anlasilacaktir.
Bu ozellik ve hususiyetlerle donatilmis bir kadin ile evlilik yapip da huzurlu yasamamak akil ve mantik disidir.
(Abdullah Buyuk, 25.8.2000, Akit)
Yazar, Hadisten yola cikarak tanimladigi kadinlarla evlilik yapip huzurlu yasamamanin akil ve mantik disi oldugunu soyluyor/dayatiyor,
Guncel Ornek 2:
Japonlar in tarifiyle temel formul su:
Once Japonya, sonra sirketim, sonra ailem, sonra da ben!..
Demek ki bizim icin de tartisilmaz formul belli:
Once Turkiye, sonra sirketim, sonra ailem, sonra da ben.
(Ilker Sarier, 31.8.2000, Sabah)
Yazar Japonya icin gecerli olan formulun bizim icin de gecerli oldugunu ve bunun da tartisilamayacagini dayatiyor.
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder