Seçim gecesi Survivor seyreden insandaki 6 kişilik bozukluğu!
Seçim gecesinin televizyonlarda en çok izlenen programının Survivor olması birçoklarını şaşırtmış görünüyor. Sosyal medyada fazlasıyla eleştiri alan soyut bir halkımız var artık. Herkes Survivor seyreden milyonları gerçekleri görmezden gelme, umursamazlık ve cehaletle suçluyor. Fakat ne söylenirse söylensin böyle bir gerçek var ve bu gerçeğin bir sonraki seçimde de değişmesi pek mümkün gözükmüyor. Peki ama bu kitle kimlerden oluşuyor? Ya da daha açık söylersek Survivor seyredenler nasıl insanlar? DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.

Seçim gecesi Survivor seyreden kitleyi tanımak istiyorsanız işte size bir kılavuz.
Seçim gecesi Survivor seyreden insanın 6 kişilik bozukluğu:
1- Sinik (cynic) kişilik
Bu kişilik türü tutkusuzluk, alaycılık ve aşağılama ile bağlantılı bir yaşam felsefesi sunar. Bu insanlara göre ortalama bir insanın devlet işlerini değiştirme gücü olamaz.Toplumsal meselelerde aktif rol oynamanın işe yaramayacağını düşünürler. Dünya, gücü eline geçirmiş birkaç kişi tarafından yönetiliyordur ve seçimlerin mantığı yoktur. Hayatlarının dış güçler tarafından yönetildiğine inanan insanlardır. Yapılan bir araştırmada, 1966 yılında üniversitelilerin %60'ı siyasi olaylarla ilgilenirken bugün bu oran %10'lar seviyesindedir. Kısaca özgürlüğün anlamını bilen ama vatandaş olmayı bilmeyen tiplerdir.
2- Narsistik kişilik
Dediği dediklik, ikili ilişkilerde sürekli üstün olma arayışı, aşırı rekabetçilik, kendini teşhir etme takıntısı, şöhret arayışı ve diğer insanları kendi amaçları doğrultusunda kullanma isteği öne çıkan narsistik özelliklerdir. Sahteliğe batmış bir ülkede nasıl olmasın ki... İpotekli evler ve rehinli araçlarla ortada dolaşan sahte zenginler, estetik müdahalelerle poz veren sahte güzeller, performans arttırıcı ilaçlarla başarılı olan sahte sporcular, reality şovlarla parlayan sahte ünlüler, 1.4 trilyon TL kredi borcu olan sahte bir ekonomi ve daha birçok sahtelik. Bu sahte dünyada kendini beğenmeyip de neyi beğeneceksin. Survivor en doğru seçim!
3- Sheilaizm
Kendi adıyla (Sheila Larson) bir din yaratan kadından esinlenerek ortaya çıkarılan bir olgudur Sheilaizm. Kendi fantazileri içinde kendi dinini yaratan insan sayısı her geçen gün artıyor. Dinlere değil ama kendi yarattıkları dinlere yani kendilerine inanan insanlardır. Kendi inançları doğrultusunda buraya kadar geldiklerine, kimsenin kendilerini (kendi dinlerini) yargılayamayacağını ve herkesin kendilerini (kendi dinlerini) kabul etmesi gerektiğine inanırlar. İzledikleri Survivor'daki kişileri de kendi dinlerini yaratan insanlar olarak görür ve kendilerini bulurlar. Kısacası bu arkadaşlar "Ben özelim" diyen tayfadır.
4- Şöhrete tapınma sendromu
Leicester Üniversitesi psikologlarının buldukları bu sendrom bir çeşit akli dengesizlik olarak kabul edilir. Bu sendroma göre birçok insanın şöhret tapınması eğlence düzeyinde kalmaz, şöhrete tapınmakla ilgili tavır ve davranışa döner. Diğer bir deyişle şöhrete tapınma çocukca bir şey değil teşhis edilebilen bir akli dengesizlik haline gelir. Avril Lavinge genç pop yıldızı olarak şöhret olduğu günlerde okul müdürü şöyle demişti: "Müthiş hayalleri olan öğrenciler için çok güzel bir örnek." Oysa Avril liseden ayrılan bir öğrenciydi ve söylenmesi gereken, "Böyle saçmalık olur mu; liseyi bile bitirmeyen bir genç nasıl vatandaş olur" olmalıydı. Artık genç insanlar bir gün ben de ünlü olabilirim hayaliyle yaşıyorlar. Şöhrete tapınma bilinçdışında kodlanan evrensel bir fantazi haline gelmiş durumda.
5- Antisosyal kişilik bozukluğu
Sosyal koşullara uymakta zorluk çeken kişilerdir. "Aptalın tekisin!" ifadesinde olduğu gibi düşünsel ve dilbilimsel gelişmişlik ve inceliğin dip sınırlarında dolaşan bir iletişim anlayışları vardır. Bu kabalığın büyük kısmını internetin anonimliğinin tahrik ettiği açıktır. "Benim görüşüm önemlidir" varsayımına inanırlarken aynı zamanda başkalarının görüşlerinin yanlış ve alakasız olduğu yönünde de inatçı bir ısrarları vardır. Kullandıkları dil de son derece antisosyaldır. Sosyal medyadaki siber magandaların çoğunu bu türler oluşturur. Bu tür insanların %93'ünün kişisel ahlakından mutlu olduğunu ifade ettikleri de bilimsel bir gerçektir.
6- Fiziksel kibir
"Vücudumu sergilemeyi seviyorum" diyen insanın ruh halidir. Pahalı ve dikkat çekici kıyafetleri giymeye eğilimli insanlardır. Kadınlarda daha çok makyaj ve dekolte olarak ortaya çıkar. Dış görünüşlerini, başkalarından statü ve ilgi görmenin yolu olarak görürler. Ekranda kendilerini izlemeyi, aynada kendilerine bakmayı severler. Güneşi D vitamini kaynağı olarak değil bronzlaşma aracı olarak algılarlar. Kafaları Paris Hilton ile aynı çalışır: "Benim kahramanım Barbie; hiçbir şey yapmıyor olabilir ama her zaman harika görünüyor."
Seçim akşamı Survivor seyrettiysen muhtemelen bu kişilik bozuklukları sende de vardır. Ama üzülme tatlım. Nasıl olsa 90 yıllık reklam arasındayız; reklamlar bitince ben seni uyandırırım!
a45UyF587661-150612134851 Oraj Poyraz <cimcime@neomailbox.net>
2015/06/13 00:56 6 64 1 undefined kemalistiz@googlegroups.com
Camera obscura
Karanlik oda
(fotografcilik/yeni Latince)
Latince Atasozleri
Gazze de oruclu Muslumanlarin basina gokten ates yagarken, biz burada luks ve israfli iftar ziyafetleri veriyoruz.
Bu Ramazan da iman ve Kur an hizmetleri acisindan bosa gecti.
Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.
ATATURKUN ERMENI TEHCIRI HAKKINDA TARIHI YANITI
Ermeni soykirimi iddialari icin, Bize karsi hakli bir ithamda bulunamazlar demisti.
Ulu Onder Mustafa Kemal Ataturk, uzun yillar once iddialari Dunya efkari, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldigimiz karar icin bize karsi hakli bir ithamda bulunamaz sozleriyle yanitlamisti.
Dunyanin, Ermeni tehciri konusunda Turk devletine karsi hakli bir ithamda bulunamayacagini belirten Ataturk, o donemde yasananlari, Bize karsi yapilmis olan iftiralarin aksine, tehcir edilmis olanlar hayattadir ve bunlardan ekserisi sayet Itilaf Devletleri bizi tekrar harp etmeye zorlamasa idi evlerine donmus olurlardi sozleriyle anlatmisti.
TURK KOYLERINDEKI ERMENI TERORU
Ataturk, 26 Subat 1921 de Amerikali gazeteci Clanence K. Streit in sorusu uzerine, Ermeni tehcirine iliskin su tarihi gercekleri dile getirdi:
Dusmanca ithamda bulunanlarin surdukleri buyuk mubalagalar disinda Ermenilerin tehciri meselesi aslinda suna inhisar etmektedir:
Rus Ordusu 1915 de bize karsi buyuk taarruzunu baslattigi bir sirada o zaman Carligin hizmetinde bulunan Tasnak Komitesi, askeri birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan ettirmisti.
Dusmanin sayi ve malzeme ustunlugu karsisinda cekilmeye mecbur kaldigimiz icin kendimizi daima iki ates arasinda kalmis gibi goruyorduk. Ikmal ve yarali konvoylarimiz acimasiz bir sekilde katlediliyor, gerimizdeki kopruler ve yollar tahrip ediliyor ve Turk koylerinde teror hukum surduruluyordu.
Bu cinayetleri isleten saflarina eli silah tutabilen butun Ermenileri katan ceteler, silah, cephane ve iase ikmallerini, bazi buyuk devletlerin daha sulh zamanindan itibaren kendilerine kapitulasyonlarin bahsettigi dokunulmazliklardan istifade ve bu maksada matuf olarak buyuk stoklar husule getirmeye muvaffak olduklari Ermeni koylerinde yapiyorlardi.
INGILIZLERIN IRLANDA YA REVA GORDUGU MUAMELE
Buyuk Onder Ataturk, Ermeni tehciri ve Ermeni cetelerinin yaptiklari katliamlar konusundaki goruslerini de su sozlerle dile getirmisti:
Ingilizlerin sulh zamaninda ve harp sahasindan uzak olarak Irlanda ya reva gordugu muameleye hemen hemen kayitsiz bir sekilde bakan dunya efkari, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldigimiz karar icin bize karsi hakli bir ithamda bulunamaz. Bize karsi yapilmis olan iftiralarin aksine, tehcir edilmis olanlar hayattadir ve bunlardan ekserisi sayet Itilaf Devletleri bizi tekrar harp etmeye zorlamasa idi evlerine donmus olurlardi. Gerek umumi harp sirasinda gerek mutarekeden sonra Ermeniler ve Rumlar tarafindan Musluman ahaliye yapilan mezalim uzerinde durmak uzun bir hikaye olur. Brest Litovks Muahedesi nin akdini muteakip Ruslarin sark vilayetlerimizi tahliyeye basladiklari sirada Ermeni cetelerinin yapmis olduklari katliam ve tahribat kafi derecede herkesin malumudur.
YUNANLILARIN YAPTIGI KATLIAMLAR
Ataturk, Streit e, Yunanlilarin Izmir i isgalleri sirasinda yaptiklari katliamlari da su sozlerle anlatmisti:
Yunanlilara gelince, Izmir in isgali sirasinda oyle cinayetler islemislerdir ki, Yunanistan in muttefiki Itilaf Devletleri tarafindan tescil edilmis bulunan Itilaf Devletleri Tahkikat Komisyonu uyeleri bile 1919 sonbaharinda bu vilayeti bastan basa kat ettikten sonra hazirladiklari raporda, Yunan makamlari aleyhinde son derece agir tenkitlerde bulunmuslardir. Yunanlilarin isgal ettigi diger bolgelerde her yas ve cinsiyetten on binlerce Turk katledilmistir.
TURKLER, HIRISTIYANLARI KATLEDIYOR IDDIALARI
1877-1878 Osmanli Rus Savasi nda Osmanli Devleti nin aldigi yaralari saramadigini goren buyuk devletler, Istiklal pesinde kosan Ermenilere yardim ederek Tiflis te Tasnak, Isvicre de Hincak teskilatlarini kurmalarina ve silahli mucadele baslatmalarina yardimci olmuslardi. Osmanli Devleti nin Balkan Harbi nden de maglup ciktigini goren Rusya, Ingiltere ve Fransa bir taraftan Turkiye yi aralarinda paylasma planlari, diger taraftan da Tasnak ve Hincak teskilatlarina her turlu silah ve para yardimi yapiyordu. Bu uc devlet, Turkiye aleyhine baslattiklari calismalari ve 1. Dunya Savasi nda Turkiye yi tasfiye etme hareketlerini kendi kamuoylarina kabul ettirebilmek icin kiliseleri de devreye sokarak buyuk bir propagandaya girismislerdi.
Bu amacla kitaplar yayinlayan ve toplantilar duzenleyen ulkeler, Musluman Turkler, Hiristiyan halklara zulmediyor, onlari katlediyor. Hiristiyan halklari kurtarmak icin Turkiye yi ve Turkleri cezalandirmamiz gerekiyor. Iste bu maksatla Turklere karsi harp ediyoruz temasini islemislerdi. Ulu Onder, bu gercek disi propagandanin onculugunu yapan Lloyd George ve George Clemenceau ya su carpici sozlerle yanit vermisti: Milletimiz aleyhinde soylenenler butunuyle iftiradir. Milletimizin zalim oldugu iddiasi bastan basa yalandir. Hicbir millet, milletimizden daha cok yabanci unsurlarin inanc ve adetlerine riayet etmemistir. Hatta denilebilir ki, baska dinlere mensup olanlarin dinine ve milliyetine riayetkar olan yegane millet bizim milletimizdir. Fatih, Istanbul da buldugu dini ve milli teskilati oldugu gibi birakti.
Rum Patrigi, Bulgar Eksarhi ve Ermeni Kategikosu gibi Hiristiyan din reisleri imtiyaza sahip oldu. Kendilerine her turlu serbestlik verildi. Istanbul un fethinden beri, Musluman olmayanlarin mezhar bulunduklari bu genis imtiyazlar milletimizin dinen ve siyaseten dunyanin en buyuk musaadekar ve civanmert bir milleti oldugunu ispat eden en buyuk delilidir.
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder