Nedim Çakmak; 26-Ağustos-1922, Büyük Taarruz Gecesinin En Önemli Olayı Nedir?
Kimsenin bir şey bildiği yok!
Halide Edip Adıvar çok sıkı bir Amerikan mandacısıydı.
Öyle ise Atatürk'ün yanı başında ne arıyordu?
Daha Sakarya Savaşı yıllarında, Mustafa Kemal'i sözde gazeteci kimliği ile izliyordu…
Afyon Kocatepe'de de Halide Edip'in çadırı, Mustafa Kemal Paşa'nın çadırının yanı başındaydı.
Halide Edip, anne ve babasını özlediğini söylediğinde Kemal Paşa telsiz subayını çağırır, "Gereğini yap" derdi.
Ordumuzun elinde "HF yayın" yapan tek telsiz vardı. Telsiz subayı, İstanbul Tepebaşı'ndaki Amerikan Büyükelçiliği'nin telsizine çağrı yaparak, Halide Edip'in hemen arka sokakta oturan annesi ve babasını çağırtarak muhabereyi kuruyordu…
Muhabere frekansını bile biliyorum: 4121 kHz.
O mesafeden muhabere için 6 ve 8 MHz gibi bantlar doyumlu değildir… Orta yüksek dalga 4 MHz bandı kullanılıyordu…
Halide Edip, anne ve babası ile sözde konuşurken, ABD telsizinin başında Amerikan, İngiliz, Yunan generalleri heyecanla not alıyorlardı.
Atatürk ne saf adamdı(!) Bunu bilmezlikten geliyordu…
Halide Edip'e verdikleri son emir: "Ne yap et, büyük taarruz gününü öğren."
"Emriniz olur" dedi.
Hah, şimdi oldu. Atatürk'ün beklediği de buydu.
Lakin Halide Edip, Atatürk'ün ağzından bir türlü büyük taarruz lafını alamıyordu…
Çok güzel kadındı, görevini yerine getirmek için yeterli sermayesi vardı…
O gece gölge gibi Paşa'nın çadırına sızdı…
Paşa işini bitirmiş, sırtüstü uzanarak sigarasını yakmıştı.
…O anda Atatürk'ün en zayıf anı olduğunu düşünerek:
— Gazi Paşam, büyük taarruz ne zaman olacak? diye sordu.
Atatürk:
— "Amaan Halide Hanım, benim ordumun ayakta duracak hali yok, orduyu yarın sabah Akşehir'e geri çekeceğim." dedi.
Halide Edip çok önemli bilgiyi aldıktan sonra üstünü başını topladı, "Annemi özledim" dedi…
Bunun üzerine Mustafa Kemal telsiz subayını çağırdı, "Gereğini yap" dedi…
Atatürk gusül abdestini alırken, Halide Edip ABD Büyükelçiliği'ndeki telsizle annesi ile konuşuyordu:
— Kızımcım Halide, sen cephedesin, çok merak ediyoruz, büyük taarruz olacakmış diye haberler dolaşıyor, sana neler olur, dön İstanbul'a…
Halide:
— Annecim, beni hiç merak etmeyin, az önce Gazi Paşa'nın kendi ağzından duydum, ordu bu gece şafak sökerken Akşehir'e çekiliyor…
ABD telsizinin başında "Oley, oley, oleyyyy!"
Yunan generali, İngiliz generali, ABD generali şapkalarını havaya atarak diğer telsizlerin başına geçmişler.
İzmir Yunan Başkomutanlık Karargâhı'na, oradan da Afyon Cephesi Karargâhı'na bu zaferi bildiriyorlardı:
— "Müjde, Mustafa Kemal kaçıyor!"
Yunan karargâhlarında haberi kutlamak için içkiler su gibi aktı, cephedeki tüm Yunan askerleri başkomutanları ile birlikte zil zurna sarhoş olmuşlardı…
Halide Edip, görevini yerine getirmenin kahpe tebessümü ile çadırına dönerek henüz yatmışken, Gazi Paşa'nın sesi gürledi.
Top taburlarının tünümüne birden işaret vermiş, topçulara "Kumanda bende!" diyerek kumandayı topçu general İsmet İnönü'den alarak gürledi:
— Birinci batarya, ateş!
— İkinci batarya, ateş!
— Üçüncü batarya, ateş!
— Bütün bataryalar, ateş serbest.
— Doldur boşalt, ateş!
12×12 top bataryası birden ateş ediyordu. Karşıda Yunan cephesi bir anda cehenneme dönmüştü…
Halide çadırından don gömlek fırlamış:
— Mustafa, Mustafa, hani bana söz vermiştin, büyük taarruz olmayacaktı? diyerek yakasına elini uzatmıştı.
Atatürk tebessüm ederek, "Tüm bataryalar, ateş!" demeye devam ediyordu…
Kim bilir, kimsenin günahını (pardon sevabını) alamayız, belki de ilk top atışlarını onda denemişti.
İşte ona Atatürk denir.
Düşman ajanlarını düşmana karşı kullanan dahiye, Gazi Mustafa Kemal Atatürk denir!!!
S-500 füzeleri gibi, üzerine gelen füzeleri geri göndererek çıktığı yere sokan Gazi Mustafa Kemal Paşa…
► Atatürk, okuma yazma bilmeyen Satı Kadın'ı yüzbaşı yapmış,
Lakin Halide Edip Adıvar'ı neden onbaşı yapmıştı?
Sizin tarihçileriniz beyninden iğfal edildiği için bunu kavrayamazlar!
► Halide Edip bu kandırılmışlığı hiçbir zaman affedemedi.
Çünkü onun yüzünden Yunan ordusu külliyen yok olmuştu.
Dahası, Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya tuzak kurarak 1926 yılında İzmir Suikastı'nda teorisyenlik yaptı, lakin yakalanacağını anlayınca eşi ile birlikte Foça'dan Yunan adasına kaçtı.
Gıyaben 10 yıl hapis cezası yediği için tam on yıl, Atatürk ölünceye kadar Türkiye'ye gelemedi.
Atatürk'ün ölümünden sonra tüm vatan hainlerine af çıkınca vatana dönebildi.
Sonra "Atatürkçü Halide" diye palavra attılar, millet de tam yedi…
Halide Edip Adıvar'ı Atatürkçü diye parlatanlar var.
► Eski kısa metrajlı Yunan karargâhı filmlerinde, taarruz altındaki Yunan subaylarının ata binerken düşen sarhoş hallerini, o sarhoşlukla bindikleri kamyonları nasıl devirdiklerini bile göremeyenler, bize yakın tarihimizi anlatmaya kalkışan beyninden iğfal edilmiş tarihçiler!
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder