31 Temmuz 2013 Çarşamba

15-Fwd: Yuksek Turkiye -- ABD EYALET SISTEMI ve IFLASLAR


-------- Original Message --------
Date: Wed, 31 Jul 2013 12:19:31 +0300
From: Mehmet Ali KORPINAR <korpinar@istanbul.edu.tr>

ABD EYALET SİSTEMİ ve İFLASLAR

Michigan eyaletinin en büyük kenti Detroit

Değerli arkadaşlar,

Michigan eyaletinde ve ABD'nin en büyük 11. kenti sayılan Detroit iflas etmiş. 2008 de başlayan ekonomik kriz nedeniyle bir zamanlar Amerikan otomobil sanayisinin (General Motor, Ford ve Chrysler) merkezi sayılan Detroit, 18,5 milyar $ borçla iflas bayrağını çekmiş (20.07.2013-Cumhuriyet). Çok kişi kenti terk etmiş ve

  • 78.000 bina boş ve harap durumda,
  • 1950 lerde 2 milyon olan nüfus 700.000 lere düşmüş,
  • Belediye maaş ödeyemiyor,
  • Kentte kalanların ancak %53 ü emlak vergisi ödeyebiliyormuş,
  • Sokak lambalarının %40 ı yanmıyormuş,
  • Ambulansların ancak üçte biri çalışıyor,
  • Suçluluk oranı en yüksek ABD kenti de Detroit olmuş.

Yani ABD de geçerli olan ve herkesin kendi bacağından asılmasına dayanan eyalet sistemi yüzünden, Detroit kenti yardım alamıyor ve de iflas ediyor.

Değerli arkadaşlar,

Bu iflas bana ABD'nin 44. Başkanı Obama'nın 18.1.2009 da başkanlığı devir aldığı sırada yaptığı konuşmayı anımsattı. Bu konuşmada "ABD halkının her türlü savaşa göğüs gerdiğini, bir yıldan daha az sürede çekilecek ekonomik sıkıntıyı hep birlikte atlatacaklarını, birlik ve beraberlik içinde oldukları sürece zirveye kolayca ulaşabileceklerini, bu yokuşun oldukça dik ve uzun olduğunu ama TEK HALK VE TEK ULUS OLARAK bunu başaracaklarını" belirtti. Yani ABD'nin ULUS DEVLET olması gerektiğini vurguladı. Ne hikmetse kendileri için ULUS DEVLETİ önerirken, başkaları için de ULUS DEVLET MODASI GEÇTİ diyerek onların bölünmesi isteniyor.

(17.05.2013-Sözcü)
Güzel ülkemizde de ULUS DEVLET kavramı yıkılmak ve yok edilmek için birçok kurum ve kuruluş iş başında. Ulusal birlikteliğimiz yok edilmek isteniyor. Yani ulus devlet yerine 25-30 eyalete bölünmüş federasyon sistemi öneriliyor. Onlara eyalet sistemi ile iflas edecek hale gelen Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'nin yaşadığı ekonomik çıkmazı anımsattıktan sonra güzel ülkemizdeki kentlerimizin gelir ve gider durumlarını anımsatmak isterim. 2012 bütçe sonuçlarının iller bazında gelir gider dengesine bakıldığında 81 kentimizin sadece 13 tanesi kendine yetiyor. Bu kentler de aşağıdaki tabloda görülüyor. -------------------------->>>>>>>>>>>>

81 ilin 49 unda toplanan gelir, yapılan harcamaların yarısından bile az. 27 ilde ise toplanan gelir giderlerin %30 unu bile karşılayamıyor. Bu ekonomik koşullarda merkezi yönetimle ve ulusal birlikteliğimizle kentlerimiz ancak ayakta kalabiliyor.

Umarım güzel ülkemizi bölmek ve parçalamak için her türlü olanağı deneyen ve de onlara destek çıkanlar bu saptamamı unutmazlar. ULUS DEVLET modası bitti diyerek eyalet sistemine veya federal yönetime geçmek isteyenler de ekonomik açıdan mutlu geleceğimiz için bir kez daha düşünürler.

Sevgi ve saygılarımla (31.07.2013).

Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

 

NOT:

Orman yangınlarımız devam ediyor. Askeri birliklerimiz bu yangın söndürmelerinde yoklar. Neden? Onlardan yardım isteniyor mu? Özellikle askeri kuvvetlerimizin de orman yangınlarında aktif görev almalarını bekliyorum. Çünkü onların hazır yangın söndürme ekipleri ile olası yangınlara karşı en iyi hazırlanma ve organize olma becerilerini çok güzel şekilde kullanabileceklerine inanıyorum.

--

zaryop:jaro

SUBAT GUNU
. . . . . .
Kim ne bilsin neydi beni uyutan?
Uyanmadigim o sabah uykudan.
Henuz yasiyordum yeniden yeni
Bir subat gununun guzelligini.
Turku kalmasin diye soylenmedik,
Bendim o yagan kar, asude senlik,
Daglara, ovalara, sehirlere;
Sevgilinin hulyalarina gore.

Cahit Sitki TARANCI
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



15-Naci BEŞTEPE - ÇARŞAMBA İĞNELERİ



Naci BEŞTEPE - ÇARŞAMBA İĞNELERİ

  GERİCİ
  Bülent Arınç, "Türkiye tel gibi gerilmiş"
  Ülkeyi yönetenler gerici olunca...

  TERBİYESİZ
  Hepimizin verdiği vergilerle yönetilen TRT'de, sözde  tasavvufçu Avukat Tuğrul İnançer, 7-8 aydan sonra hamilelerin sokakta dolaşmasının       TERBİYESİZLİK olduğunu söyledi.
  Tuğrul efendi kendi terbiyesizliğini perçinledi...

  BÖLÜCÜ
  Bölücü Kürtçü Şerafettin Elçi'nin adı ŞIRNAK Havaalanı'na, Said-i Nursi'nin adı da Bitlis'te İHL'ne  verildi.
  RTE yönetimi ülkeyi bölme hazırlıklarını kamuoyuna  gösterdi...

  RÜYA
  Aşık olduğu RTE'yi  haftada dört kez rüyasında gören Fettah'a Haliç Liman ihalesi verildi.
  Rüyasında ne yaptıklarını da söyleseydi...

  KEMİRGEN
  Dünyaca ünlü 32 sanatçı The Times'a, dört bin kişi de Seince Dergisi'ne Tayyip'in polis şiddetini kınayan ilan verdiler.
  Bunlar İHL diploması bile olmayan "SÖZDE SANATÇILAR"
  Açıkçası dinsiz kemirgenler...

  HAİN
  PKK'nın Suriye kolu PYD'nin lideri Müslim Davutoğlu'nun daveti ile Türkiye'ye geldi.
  Haini dışarıda aramaya gerek yok...

  
  ŞEREFSİZ
  Oramiral Nusret Güner, "Altındaki komutanlar tutuklanmış şerefsiz bir Donanma Komutanı olmaktansa istifa ettim."
  Bu durumda Ora.Güner'in komutanı  ve Genelkurmay Başkanı ne oluyor?..

  GEZİCİ
  Türkiye'nin bir bölümü devlet otoritesi dinlemiyor, bölünüyor.
  Büyüklük taslayan RTE hala GEZİ'de GEZİNİYOR...

  TİYO
  3. Havalimanı bölgesindeki arsaları 2006'da kapatan ÜLKER GRUBU, şimdi TOKİ'ye satarak bir köşe daha döndü.
  Eş dosta  tiyo vermenin yararı görüldü...

  UYUM
  Org.Özel, Harp Akademileri mezuniyet tören saatini değiştirerek RTE'ye iftar yemeği verdi.
  TSK'yı tasfiye eden Başbakan'a, ordunun Özelleştiği sinyalini mi verdi?..

  ŞEREF
  CHP Tunceli milletvekili Kamer Genç, Pülümür'de açılan PKK flamalarının indirilmediğini açıkladı.
  Bayrak bir devletin egemenlik sembolü ve şerefidir,
  Başka bayraklara izin verenler şereflerini de vermişlerdir...

  İHBAR
  Her mahalleye İHBAR KUTUSU konulma hazırlığı yapılıyor.
  Diktatörlüğün eksikleri tamamlanıyor... 

  DELİK
  Öcalan'ın dayısına ziyaret izni verilerek Cezaevi Yönetmeliği delindi.
  Ülke delik deşik edildi, yönetmelik deliği ne ki...

  SIRADA
  KKTC'de, AKP'nin desteklediği UBP seçimi kaybetti.
  Sıra destekçide...

  Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE



a45UyF587661-201307301451-15
^^^^^ - vvvvv


--

zaryop:jaro

ZAMAN PARILTISI
. . . . . .
Karanliklarda, gunduzlerin arkasindayim,
Bitmis ikinci dunya savasi, ugursuz ve kahraman,
Uzakta esir uluslar turku soyler,
Turklugumun farkindayim.
Bir soluk gelmekte karsi gezegenlerden,
Vakt icinden inmektedir golgeler.
Toprak uzerinde, atmosferler uzerinde
Soguyan gecemin farkindayim.
Bicimler, evlere, esyalara rahatca sigmis,
Var olmus var olmayan.
Bicimler sonsuzluga yaklasmis,
Aklimin farkindayim.
Ne agaclar uzanmis mevsimlerimce
Ne yildizlar gercek, aydinligim kadar.
Askla kimildayan kucucuk isiklar ucusur icimde yon yon,
Yasadigimin farkindayim.

Fazil Husnu DAGLARCA
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



15-Re: [OzgurGundem] 27 MAYIS'TA, 12 MART'TA, 12 EYLUL'DE, 28 SUBAT'TA GIKIN CIKTI MI?

Tipik işbirlikçi, tipik mürteci tepkisidir.
Az çok, belirli bir psikolojik harekat bilgisi de gerektirir.

Doğru sorulara yanlış cevaplar verirsiniz.
Ortaya yanlış sorular atar, milleti peşinden sürüklersiniz.
Gereksiz sorularla toplumda şüphe, şaibe, endiye yaratırsınız.
Alakasız şeyleri birbirine katar, kafa karıştırırsınız.
Bolca yanlışın içine bir miktar doğru kadar, inandırıcılık sağlarsınız.
Bile bile ısrarla yalan söylemeye devam eder, gerçeği aşındırmaya çalışırsınız.
Kişileri kurumları yaptıklarıyla değil, yapmadıklarıyla suçlarsınız.

Dangalakça bir sorudur.
Çeşitli darbelerde ne yapmamışız?

Onun da cevabını vereyim.
60 ihtilalinde dünyada yoktuk, portakalda C vitaminiydik.
12 Mart sıralarında henüz ilkokul ikinci sınıftaydık, okulun bahçesinde uzun eşek oynuyorduk.
12 Eylül günü lise son sınıftaydık, dötü kurtarmaya çalışıyordur.
Bizim hikayemiz budur.

Peki ben de sorayım, siz ne yaptınız?
Benden yaşlısınız.
Siz TSK'da görevdeyken oldu bu işlerin bazıları.
Haydi bakalım bir cevap verin.
Misal 12 Mart'da, 12 Eylül'de ne yaptınız?
Dağa mı çıktınız, yeraltında mı mücadele ettiniz?

Ayrıca şunu belirteyim.
Her meclis, her hükumet meşru değildir.
Direnme hakkı denilen birşey vardır.
Bunların şartları da vardır.
Bilen insanlar bunları bol bol yazdı.
Bulun okuyun.

Evet demokrasi çok önemlidir, kutsaldır.
Ancak vatandan, devletten, milletten daha kutsal da değildir.

İki lafın birinde bizi demokrasiyle tehdit edip, vatanın parçalanmasına göz yummak, iç savaşa ve rejimin Sünni/Nurcu şeriat rejimine dönüştürülmesine katlanmak zorunda bırakamazsınız.
Yemezler....

Ve belirteyim ki, AKP hükumeti meşruiyet sınırlarını hayli zorlamıştır.
Geri dönülmez bir noktada değildir.
Ancak, aynı tavır ve tutum içerisinde ilerlemeye devam ederse, o noktaya da gelecektir.
Burada anahtar iki nokta vardır.
  • Devlet rejiminin üniter yapısının bozularak federatif bir yapıya sokulması, ya da daha vahim ve elim olmak üzere bir bölüm vatan toprağının ülkeden koparılarak başka bir devlete verilmesi.

  • Ve ülke rejiminin Sünni/Nurcu şeriat rejimine dönüştürülmesi.

Bu iki tehlike de vardır, gerçektir, ve yakın tehlike halindedir.

Ben mürteciler ve bölücülerin kuracakları meclisleri tanımak, bunlara itaat etmek zorunda değilim.
Kimse de değildir.

Yukarıda belirttiğim iki tehlike belirginleştikçe, gerçeklik kazandıkça var olan meclis ve hükumet meşruiyetini yitirir.
Bu noktadan sonra darbe mi olur, halk ihtilali mi olur, iç savaş mı olur?
Bunlar ayrıntıdır.
Kimse yapılan işler ve yapanlar demokrat mı, hümanist mi, asker mi, sivil mi, gerilla mı falan bakmaz.
Misal Suriye, misal Libya, misal Mısır, misal Irak, misal Yugoslavya, misal İspanya iç savaşı, misal Osmanlı'nın yıkılması.

Kimin kimi muteber sayacağı, kimin kime boyun eğeceği bir fikir birliği, bir gönül işidir.
Anayasa değişikliklerine el atanlar, fikir birliği, gönül birliği konusunu dışladıkları anda meşruiyetlerini yitirirler.

Bunların el attıkları konular bu kadar netameli konulardır.

Demokrasi iyidir.
Meclisler iyi ve kötü her fikrin icra imkanı bulduğu kurumlardır.

Asıl olan fikirdir.

Taş devri fikirleri ardında meclis var diye muteber olamaz.
Ülkeyi içsavaşa taşıyan, bölünme programı yürüten meclisler de muteber olmaz.
BÜTÜN SİNEKLER B.K YİYOR DİYE BİZ DE BOK YEMEK ZORUNDA DEĞİLİZ.

Oraj POYRAZ




On 30.07.2013 17:49, zeki kentel wrote:


KI DARBE OLDUKTAN SONRA GIKIN CIKABILIR MI IDI?

27 MAYIS'TA, 12 MART'TA, 12 EYLUL'DE, 28 SUBAT'TA GIKIN CIKTI MI? KI !

From: T.C. Oraj POYRAZ <cimcime@neomailbox.net>
To: Ozgur_Gundem@yahoogroups.com
Cc: zeki kentel <zkentel2001@yahoo.com>; Zeki Kentel <zkentel@hotmail.com>
Sent: Tuesday, July 30, 2013 3:42 PM
Subject: Re: [OzgurGundem] MEMET ALI ALABORA CHP BEYOGLU BELEDIYE BASKANI

SİZ kendi yazdığınızı okumaktan aciz misiniz?
Silahlı isyan diyorsunuz.
Silah nerede?
İsyan nedir, nerenizden uyduruyorsunuz?
Meclis mi basılmış, başbakanlık konutu mu yakılmış, bakanlıklar mı işgal edilmiş.
Ne yapılmış?

Sizin bakışınızla bütün mitingler silahlı isyan sınıfına girer.
Siz bütün muhalif mitinglere copla, gazla dalarsanız elbette insanlar kendilerini koruyacaklar.

Hukuk bu kadar da zorlanmaz, esnetilmez.
İşinize geldiği şekilde efsaneler yaratıyor, yalanlar uyduruyosunuz.
Düşünmeyi bilmeyen, okuduğunu anlayamayacak seviyede zekası olanlar da peşinize takılıyor.

Oraj POYRAZ

On 27.07.2013 18:19, zeki kentel wrote:


''Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı?''    HEDEF  ANKARA!

Memet Ali Alabora'ya başkanlık teklifi

Gezi Parkı eylemlerinin ilk başladığı günlerde attığı ''Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı?'' şeklindeki tweeti ile tüm tepkileri üzerine çeken oyuncu Memet Ali Alabora'ya, yine Gezi Parkı eylemlerine açıkca destek veren CHP sahip çıktı.

Gezi Parkı eylemlerinde yaşananları analiz eden CHP gençleri anlamak için yeni bir eylem planı hazırlığında.

Eyleme katılan büyük bir kitlenin özellikle de gençlerin 'hiçbir partiye yakınlık hissetmemesi ve CHP'ye mesafeli' duruşu konusunda çözüm önerileri arayan CHP yönetimi özellikle gençleri anlamak için yeni çalışmalar yapıyor.

BEYOĞLU ADAYLIĞI TEKLİFİ

Cumhuriyet Gazetesi Ayşe Sayın'ın haberine göre parti yönetimi bu yönde çalışmalar için bir dizi eylem planı hazırladı.

Bazı isimlere belediye başkanlığı ve parti yönetimlerinde görev vermeyi planlayan CHP'de eylemlere yakından destek veren Memet Ali Alabora'nın da adı geçiyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun da sıcak baktığı bu öneri doğrultusunda Alabora da kabul ederse Beyoğlu Belediye Başkanlığı için aday gösterilmesi seçeneği ön plana çıktı.

--------------------------------------------------

Gezi eylemlerine katıldığı için yandaş medya tarafından hedef tahtasına oturtulan sanatçı Memet Ali Alabora için savcının "silahlı isyan" suçlaması ile soruşturma yürüttüğü iddia edildi.

Haberde TMK 10. maddeyle görevli Cumhuriyet savcısının; Memet Ali Alabora'nın Türk Ceza Kanunu'nun 313 maddesinde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan" suçunu işlediği gerekçesiyle soruşturma yürüttüğü, Memet Ali Alabora'nın 20 yıl hapis talebiyle yargılanabileceği belirtildi.
ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE İFADE VERECEK

TCK 313-1 maddesinde; "Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" deniliyor. 
Alabora'nın, önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'nde TMK 10. maddeyle görevli Cumhuriyet savcısına ifade vereceği bildirildi.




--
zaryop:jaro
Basarinin sirri , ugrasilan konuya hakim olmaktir.

Benjamin disraeli
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.







__._,_.___


Guruptan ayrilmak icin, icin asagidaki adrese bos bir eposta gonderin:
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com




Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe

__,_._,___

--

zaryop:jaro

Akil senin icin iyi ve yeminli bir dosttur.
Bilgi senin icin cok merhametli bir kardestir.

Kutadgu BILIG
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



15-CNN KÜRT - RİFAT SERDAROĞLU

Ben bu Kürt ayrılıkçılığı işini yemek yapmaya benzetiyorum.

Malzeme hazırlanır, önce az miktarda yağda belki birkaç diş sarımsakla beraber, jülien doğranmış soğan altın rengi alana kadar kavurulur.
En zor pişecek olan ilk olarak tencereye konur.
Genelde ettir bu, bir miktar kavurulur.
Ardında arzu edilen, önceden lokma boyutunda doğranmış, sebzeler tencereye konur, üstünü örtecek kadar su eklenir.
Hafif ateşte kaynamaya bırakılır.
Suyu eksildikçe önceden kaynatılımış sıcak su eklenir.
Yemek pişerken, baharat, salça ve tuz arzu edildiği gibi eklenir.

Yemek birden olmaz, aşama aşamadır.
Malzemeleri derlersiniz, yıkar, ayıklarsınız, aşama aşama pişirirsiniz.
Yemek pişerken beklersiniz, piştikten sonra demlensin diye de beklersiniz.
Sofra da hazırlamak gerek, herkes hazır olunca servis edersiniz.
Yemek önünüze geldikten sonraysa, sofradan kalkmak büyük kabalık olur.
Çaresiz önünüze ne gelirse yersiniz.

Batılı oligarklar aynen böyle yaptılar.
Malzemeleri bize toplattılar, bize ayıklattılar, bize yıkattılar.
Bazen bölgedeki diğer ülkeler de işin içine sokuldu.
Zaman içinde yemek pişti, şimdi demlenmeye bırakıldı.
Sofra da hazır olunca servis edecekler.

Aslında bu işin böyle olduğunu emin olun asker ve sivil bütün üst düzey bürokratlar, politikacılar, liderler biliyordu.
Tatsız bir yemek pişiyordu.
Ve bir gün mutlaka servis edilecekti.
Memur olanlar ota sapa bulaşmadan emeklilik günlerini riske etmeden dönemini kapatmayı hedefledi.
Politikacı ve liderler ise problemi bir sonrak iktidara devretmeyi tercih ettiler.
Liderlik yapmaya yeltenenlerin önünde en büyük engel ülke ekonomisine imzalatılan borç senetleriydi.

Yemeğin aşçısıysa ineğin etini bile gönülsüzce de olsa, ineğin rızasıyla aldı.
Kimini tehditle, kimini şantajla, kimini çaresiz bırakarak, kimini kandırarak işi bugünkü noktaya getirdi.
Aslında bizim yani Türklerin durumu daha çok kasapla dananın ortaklığına benziyordu.
Sermaye koyarken, bıçak kasaptan, et danadan gelecekti.

Şimdi yemek pişti, artık yavaş yavaş masaya geliyor.
Kimileri önüne geleni kendine sevdirmeye çalışıyor.
Kimileri başkalarına da bu b.Ktan yemeği sevdirmeye çalışıyor.
Kimileri zaten hep bu yemeği beklemişti, hayal etmişti.

Şimdi biz Türkler de bu b.Ktan yemeği yemek zorundayız.
Böyle mi olacak?

Oraj POYRAZ



CNN KÜRT - RİFAT SERDAROĞLU

Pazartesi Akşamı Hande Fırat'ın sunduğu bir program izledik.
Program CNN Türk'te mi yoksa Roj TV'de mi yapılıyordu anlamak mümkün değildi!

Program Konuğu PKK Narko-Terör örgütünün Siyasi kuruluşu olan BDP'nin Eşbaşkanı Demirtaş idi.

Demirtaş denen çocuk, partisinin aldığı %4 lük bir oyla %96'yı teslim almış ve zafer kazanmış komutan gibi oturuyor, Türkiye'ye nizam veriyor, 25 Eyalete bölüyor, PKK katillerini müdafaa ediyor, karakol yapılmasına karşı çıkıyor, Türkiye'nin sistemini değiştiriyor, ara sıra hükümet dâhil tüm Türk Milletini tehdit etmekten geri durmuyordu.

Erdoğan'ın Akil Adamlarından Hüseyin Yayman ise, yavan-yavan çanak sorularla, Demirtaş'ın önünü açmaya çalışıyordu!
Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Çakırözer sadece görüntüyü tamamlayan bir obje gibi oturuyordu!

Bir an için düşündüm;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Selahattin Demirtaş'a-Hande Fırat'a-Hüseyin Yayman'a-Utku Çakırözer'e ne kötülük yaptı acaba?

Bir insan, üstelik sorumluluk taşıyan bir insan, üzerinde "Ankara Temsilcisi" sıfatını taşıyan bir insan kendi programında, ülkesinin hakarete uğramasına, bölünmesine yol açacak konuşmalara nasıl geçit verir?
Niçin bu kuklaya, sorulması gereken soruları sormaz?

Bir insan, 54 bin insanımızın ölümüne sebep olmuş, ülkenin ve çocuklarımızın 400 Milyar Dolarını çalmış, Avrupa'nın en büyük uyuşturucu çetesini kurup on binlerce genci zehirlemiş eli kanlı bir katilin, yabancı ülke istihbarat örgütlerinin maşalığını yapmış bir satılmışın "itibarlı" hale getirilmesi için nasıl çanak tutabilir?

Öcalan'ın militanına şu soruları sormak aklınıza mı gelmedi, yüreğiniz mi yetmedi, patronunuz mu izin vermedi, AKP' mi korkuttu;

  • Madem barış-demokrasi diyorsun, be adam niçin 54 bin insanın ölümüne sebep oldunuz?

  • Şehit olan Asker-Polis-Bebek-Yaşlı insanlar, yöre insanına hizmet için oraya gidip öldürülen doktor- hemşire –öğretmen-mühendis-işçilerin hesabını kim verecek?

  • Yıllarca beyinlerini yıkadığınız ve dağlarda ölüme-açlığa terk ettiğiniz Kürt delikanlılarının hesabını kim verecek?

  • Beyni kullandığı eroin sebebiyle çalışmaz hale gelen Öcalan'ın "Yoğunlaştırma Evlerinde" tecavüz edip öldürttüğü Kürt kızlarının hesabı ne olacak?

  • Uyuşturucu ile zehirleyip öldürdüğünüz gençlerin hesabını kim verecek?

  • Sizin tüm işlediğiniz bu insanlık suçlarına rağmen, hala sizlere yüreğini açan Türk Milletine bir özür borcunuz yok mu?
    Siz hiç utanmaz mısınız?

Öldüreceksin, yakacaksın, yıkacaksın, keseceksin, elektrik-su parası ödemeyeceksin, devlete bir kuruş vergi vermeyeceksin, kadını köle gibi kullanacaksın, Kürt kökenli vatandaşlarımızı ağa-şeyh-aşiret olup yıllardır sömüreceksin, kaçakçılık yapmak için askere saldıracaksın ve yüzün kızarmadan kendini haklı çıkarıp, Türk Milletinden toprak isteyeceksin!

Üstelik Türk Tarihini-Türk Milletini aptal yerine koyup, "biz bölünmek istemiyoruz-beraber yaşamak istiyoruz" masalına inanmamızı bekleyeceksin…

Bak Selahattin Demirtaş;

İmralı'ya gittiğinde bunları aynen önderine de anlat.

Sizler Erdoğan ile Hakan Fidan ile, Barzani ile, ABD ile, İngilizler ile anlaşmış olabilirsiniz.
Sizin bu anlaşmalarınız Türk Milletini hiç bağlamaz.
Yırtar atarız bu anlaşmayı, tıpkı Sevr'i yırttığımız gibi.

Beraber mi yaşamak istiyorsunuz?
Tamam, elinizdeki silahlarla birlikte Türk Yargısına teslim olun.
Suçlu olanlar yargılansınlar, hesaplarını versinler.

O zaman başımızın üstünde yeriniz var.

Bunu istemiyor musunuz?

O zaman ya Barzani amcanızın ya da Obama babanızın yanına gideceksiniz.

Ya da bugüne kadar yaptığınız gibi kahpece, mayınlarla bombalarla Türk Milleti ile savaşacaksınız.

Yetti artık.
Türk Milletinin bugünkü nesli bu ihanet çemberini kırmakta ve çocuklarımıza tertemiz bir Türkiye bırakmakta kararlıdır.
Bu nesil tamamen yok olma pahasına, dış destekli bu Kürtçü-Bölücü tuzağı, beraber yaşamayı seçen Kürt kardeşlerimizle birlikte yok edecektir.

Türk Milletinin gücünün ne olduğunu, sizin dış destekçiniz emperyalist devletler de bilir, dedeleriniz de bilir.

Televizyonlarını-gazetelerini-medya kuruluşlarını birer PKK yayın organı haline getirip, Türk Milletinin kafasını karıştıranlarla da çok esaslı bir hesaplaşmamız olacak…



a45UyF587661-201307301451-15
^^^^^ - vvvvv


--

zaryop:jaro

Concordia civium murus urbium
Vatandaslar arasinda uyum, iste bir sehrin surlari budur.

Latin Atasozu
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



30 Temmuz 2013 Salı

15-Necati Doğru: 300 “Tayyip Zengini” Türkiye’nin tapusunu ele geçirdi!




Necati Doğru: 300 "Tayyip Zengini" Türkiye'nin tapusunu ele geçirdi!

Amerika'nın örnek gösterilen ilk büyük zengini Rockefeller, ölünce arkasında 189 milyar dolar servet bıraktı.
Hayatını anlattığı kitabında; "Ben baktığım her şeyde para görürüm, rüyama da güzel kadın değil hep para girer" demişti.
Dolar milyarderi sayısı bakımından kıyaslandığında Türkiye küçük Amerika oldu sayılır.

Menderes zenginleri.

Demirel zenginleri.

Özal zenginleri.

Diye anlatılır, yazılırdı.

10 yıllık AKP dönemi sonunda bugün "Süslüman (süslü Müslüman demek) Tayyip Zenginleri" diye bir yeni anlatım biçimi de bulundu.
Tayyip Zenginleri arasında öne çıkan

"Süslümanlardan en medayatik olanı Fettah Tamince" adlı işadamı, "Tayyip Bey'i tanıyınca aşık oldum…

Tanıdığımdan beri haftanın 3-4 günü onu rüyamda görüyorum" diyerek aşkının şiddet derecesini çok romantik bir üslupla(!) anlatıyor.

* * *

Amerikalı zengin, düşünde para görüyordu.
Türkiye'nin yeni yetme süslüman zengini, rüyasında "para niyetine Tayyip Erdoğan'ı" görüyor.

10 yıl önce çulsuzdu.

Kuyumcuda tezgahtar.

Haftanın dört günü düşünde Tayyip Erdoğan'ı gördükçe; sahip olduğu otel sayısını artırdı…

İşlerini geliştirdi.

Şirketlerini büyüttü.

Gör Tayyip'i rüyanda.

Servetin, malın büyüsün.

İhaleler sana verilsin.

Haliç Tersanesi de Başbakan şekline bürünerek senin gece rüyana girsin ki, gündüz 15 dakikada yapılıp biten satış sende kalsın.
Gündüz çıplak gözle, gece rüyada kapalı gözle göre göre "devlet mallarının ve devlet servetinin el değiştirip yeni zenginlere akışına" yön verildi.
Türkiye'de son 10 yıl içinde "devletten süslümanlara çok büyük bir servet transferi" yapıldı.

* * *

Şunu açıkça yazabilirim.

Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde; devletin elindeki 202 fabrika, şirket, işletme imtiyazı, liman, maden yatağı, hazine arazisi, şehir arsası, gazete, TV kanalı, Boğaz yalısı, belediye malı, halk ormanı özel kişilerin eline geçti.
Bu kişilerin yüzde 90'ını da Tayyip Erdoğan döneminde "birlikte yürüdük bu yolları, gece rüyamda gündüz hülyamdasın" diyen yeni türeme zenginler oldu.

Siz de bulabilirsiniz.

Okuyabilirsiniz.

Arşivlerde var.

Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olmadan önce içinden çıkıp geldiği Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet ve Bugün de Saadet Partisi çizgisinin yayın organı Milli Gazete Genel Yayın Müdürü Mustafa Kurdaş, şunları söylüyor:

"Eski Milli Görüşçü işadamları AKP'de daha zengin oldular…

Dün küçük bir atölyesi vardı, bugün uluslararası şirkete döndü…

Bugün AKP, yeni zengin bir İslamcı sosyete oluşturdu.
AKP'li 'beyaz Türkler', AKP'li 'beyaz Lazlar' ve AKP'li 'beyaz Kürtler' peydahlandı…

Kayırmacı ihalelerle 10 liralık işi 100 liraya almaktalar…" (Hazal Özvarış'ın T24'de Mustafa Kurdaş ile yaptığı söyleşisi)

* * *

KOÇ'un şirketine korku.

TAM-İnce'ye rüya ihale.

300 Tayyip Zengini!

Elledi Türkiye'yi!

***

Palalı kaçırıldı Sopalı korunuyor

Çıkış kapılarına haber verilmedi.

Palalı Saldırgan Fas'a kaçırıldı, korundu.
Dönmüyor.
Eskişehir'de sopalarla beyni dağıtılarak öldürülen 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'la ilgili soruşturmada 53 gün geçmesine karşılık bir ilerleme olmadı.
Avukatlar, "Madımak'ta 35 insanı diri diri yakanlar da bu yöntemlerle korunmuştu.
Deniz Feneri soyguncuları da bu yöntemlerle kollanmıştı."
diyor.

SÖZCÜ

 


a45UyF587661-201307301451-15
^^^^^ - vvvvv


--

zaryop:jaro

Bu mucadele siniflar mucadelesidir.
Burada el titremesine, tereddute ve kararsizliga yer yoktur.
Siniflar mucadelesinde proletarya yoldasliginin disinda feodal ve ataerkil iliskilere yer yoktur.

Mahir CAYAN
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.