22 Ekim 2019 Salı

ÜMİT ZİLELİ: AKP’Lİ MECLİS ÜYESİ BİZE “O.ÇOCUĞU” DEMİŞ!. .




ÜMİT ZİLELİ: AKP'Lİ MECLİS ÜYESİ BİZE "O.ÇOCUĞU" DEMİŞ!. .



AKP'li Çorum Belediye Meclis üyesi Reşit Keleş biz Kemalistlere Cumhuriyetçilere çok ama çok kızmış!. .

Bizlerin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 30 Ağustos Zafer Bayramı'na rastlayan Cuma Hutbesinde Atatürk ve silah arkadaşlarından o kahramanlardan tek bir sözcük ile söz etmemesine kızan eleştiren bu ülkenin evlatlarına Facebook hesabından hiç utanıp sıkılmadan aynen şöyle yazmış:

-Diyanet Kemalistlere göre hutbe yapacak… Diyanet Kemalistlere göre Fetva verecek… Müslüman Kemalistlere göre başını kapatacak… Müslüman Kemalistlere göre inanacak… Müslümanların helalini haramını Kemalistler belirleyecek… Buna laiklik diyeceğiz… Siz kimsiniz O. ÇOCUKLARI…

Bu muhterem yazdıklarından anlaşıldığına göre ne tarihi ne Kemalizmi ne İslamiyeti ne de Diyaneti pek iyi bilmiyor!… O yüzden de çok eksik çok az yazmış!. . Bu vesileyle bizleri ve onları burada anlatmak "farz" oldu!. .

-Yüzünün kızaracağını sanmıyorum ama hiç olmazsa bir şeyler öğrenir bir dahaki sefere böyle bayağı ve komik şeyler yerine daha tutarlı daha oturaklı sözcükler en azından insanca karşı çıkışlar bulur hiç olmazsa!. .

Bak efendi biz daha neler yapmışız!. .

Şimdi Keleş Efendi al eline kalemi not et bir bir…

– Biz Kemalistler mesela çok sevdiğiniz ardından ağlaştığınız haremini alıp İngilizlere sığınan onların Malaya zırhlısı ile kaçan Türk Milleti'ne "Sürü" kendisine de "Çoban" deyip Kurtuluş Savaşı sırasında Kuvayı Milliye'yi yok etmek için İstanbul'daki İngiliz Temsilcisi Sir Rumbold'dan silah ve para dilenen 36. Osmanlı Padişahı Vahdettin'e en hafifinden SOYSUZ deriz!. . Kemalistler tarafından defteri dürülmüştür…

– Biz Cumhuriyetçiler sen ve senin gibilerin ardından gözyaşları döktüğünüz yere göğe sığdırmadığınız; başta Büyük Devrimci Mustafa Kemal olmak üzere Kuvayi Milliyeci kahramanların idam fetvasını kaleme alan İskipli Atıf'la birlikte İslam Teali Cemiyetinikurup İngiliz uçaklarından atılan "Bu haydut sürüsünü öldüren cennetliktir" bildirilerini hazırlayan İngiliz Muhipler Cemiyeti üyesi vatanın kurtarılmasının ardından önce Yunanistan'a kaçan orada iki ayrı gazete çıkarıp Cumhuriyet'e ve kurucularına salyalar akıtarak küfürler bezenen "Allahım beni Türklükten azat et" yollu yazılar döşenen Cumhuriyetçiler'in gazabından kaçıp çok sevdiği Yunan'a sığınmıştır!. .

– Biz Atatürkçüler İngilizlerin desteğiyle isyan bayrağı açan şeriat maskesi altında İngilizlerin Musul-Kerkük planına bilerek alet olan Şeyh Sait ile tam da Hatay meselesi gündemdeyken Dersim İsyanı'nın fitilini ateşleyen İngiliz Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği Baytar Nuri'nin kaleme aldığı kendisinin "General" sıfatıyla parmak bastığı mektubunda "3 milyon Kürt himmetinize muhtacız" diyecek kadar soysuzlaşan Seyit Rıza'ya ALÇAK sıfatını uygun buluruz!. . Cumhuriyet güçlerince ezilmişlerdir…

Ülkesine sevdalı yurtsever ile suratına tükürülecekler!. .

Biz ülkesine sevdalı yurtseverlerin dedeleri Çanakkale'de Kurtuluş Savaşı'nda Sakarya'da Dumlupınar'da su içercesine şahadet içerken Bursa'da Yunan Başbakanı Gunaris'e "Bize altın verin sizin desteğinizde hükümet kuralım milliyetçileri bölelim" diye yaltaklanan Molla bozuntuları ile öbek öbek askerden kaçan haysiyet yoksunu korkakların Medreselerde besiye çektikleri oğlanların askere alınmaması için Konya'da bizzat Mustafa Kemal'e yalvaran softaların ve 100 yıl sonra bu ülkeyi ortaçağa döndürebilme uğraşı veren bu uğurda her türden yalana sahtekarlığa sarılan torunlarının yalnızca ve sadece suratlarına TÜKÜRÜRÜZ!. .

Bu Cumhuriyet kuran kurslarında imam hatip yurtlarında korunup kollanan dinci vakıflarda minnacık erkek ve kız çocuklarına tecavüz edilsin taciz edilsin diye kurulmadı… Biz Cumhuriyetçiler Kemalistler için bu şerefsiz tecavüzcülerin en ağır şekilde cezalandırmak TEŞHİR ETMEK dini nasıl kendi emellerine alet ettiklerini mütedeyyin insanlarımıza anlatmak için varız. Bu yalnızca görev değil varoluş nedenimizdir.

Biz Cumhuriyetçiler için Türk'ün son yurdu Misak-ı Milli sınırları içindeki bu vatan kutsaldır… Bu güzelim memleketin onurlu saygın bir devlet olmasının en temel koşulunun LAİKLİK olduğunu bilir bunun için her ahval ve şeriat altında dahi mücadeleyi görev biliriz…

Bu ülkeyi karanlığa teslim etmeye soyunan her kişi ve kurum çok doğal olarak bu ülkenin bu toplumun ve tabii biz yurtseverlerin de düşmanıdır!. . Bu Diyanet olmuş bir belediye meclisinde üye olmuş hiç fark etmez… Her zaman tarih boyunca öyle olmuştur efendi… İnsanlıkla bağnazlık yobazlık hep savaşmıştır… Zaman zaman "Fetret devirleri" de yaşanmıştır doğal olarak… Ama sonunda hep yurtseverler kazanmıştır… Kurtuluş hep onların omuzları üzerinde yükselmiştir… Bir diğer deyişle:

– İt hep üreyecek kervan ise hep yürüyecektir!. .

Anladın sen onu efendi!. .

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/umit-zileli/akpli-meclis-uyesi-bize-o-cocugu-demis-5313754/



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Butun dunya bilsin ki benim icin bir yandaslik vardir Cumhuriyet yandasligi dusunsel ve toplumsal devrim yandasligi.
Bu noktada yeni Turkiye toplulugunda bir bireyi bunun disinda dusunmek istemiyorum.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

53. BIR TANRISAL LUTUF A, SONSUZ IYI VE KUDRETLI BIR ALLAH'A INANILMAZ

"Allah nimet ve ihsanlarinin mutasarrifi degil midir? Kendi malini istedigi gibi kullanmakta ve tasarrufta ozgur degil midir? Malini geri isteyemez mi? Hareket ve durusunun hesabini sormaya yaratiklarinin hicbir hakki yoktur. Kudretindeki eserleri istedigi gibi kullanabilir. Olumlulerin mutlak hukumdari oldugu icin keyfinin istedigi gibi mutluluk ya da felaket dagitir. "

Yaptigi kotulukler nedeniyle bizi avutmak ve gonul almak icin ilahiyatcilarin bize yaptigi aciklama budur. Onlara sunu soylerim: iyilik ve nimetleriyle sonsuz olan bir Allah'in tasarrufu olmaz, belki aklin geregi olarak, iyilik ve nimetlerini yaratiklarinin uzerine sacmaya zorunlu olur. Onlara derim ki, gercekten iyiliksever bir varlik, iyilik yapmaktan, hayir yapmaktan cekinmede kendisinde hak bulmaz. Gercekten comert olan bir kimse, verdigini geri almaz, bunu yapan herkesin tesekkur beklememesi gerekir; ve nankorler vucuda getirdiginden dolayi sizlanmaya, yakinmaya hakki yoktur.

Bu Allah'la insanlar arasinda karsilikli bir anlasma ve yukumlulukler varsayan din ile, ilahiyatcilarin Allah'a atfettikleri zorba ve garip yaratilis nasil birlestirilebilir? Eger Allah'in, yarattiklarina karsi hicbir borcu, hicbir gorevi yoksa, yaratiklarin da Allah'a karsi hicbir borcu, hicbir gorevi olmayabilir. Her din, "bana uyunuz, beni seviniz, bana ibadet ediniz, ben de sizi mutlu edecegim" dedigi varsayilan tanrisalliktan insanlarin beklemekte kendilerini hakli zannettikleri mutluluk uzerine kuruludur. Insanlar da "Bizi mutlu ediniz, sozlerinize sadik kaliniz, biz de sizi sevecegiz, yasalariniza uyacagiz" diyor. Yarattiklarinin mutlulugunu ihmal etmekle, teveccuh ve iltifatlarini keyfi olarak dagitmak ve armaganlarini geri almakla, Allah, her dine "temel" hizmetini goren anlasmayi bozmuyor mu, yirtmiyor mu? Ciceron hakli olarak, "Allah insana kendisini sevdirmezse onun Allah'i olamaz" demisti. Tanrisalligi iyilik olusturur; bu iyilik ancak insanin hissettigi mutluluklarla ortaya cikar, insan mutsuz olur olmaz bu iyilik ve onunla birlikte tanrisallik da yok olur; sonsuz bir iyilik ne taraf tutucu, ne de ayricalikci olabilir. Eger Allah sonsuz iyiyse butun yarattiklarini mutlu etmelidir.

Sinirsiz ve sonsuz bir iyilik fikrini yok etmek icin tek bir mutsuz yeterlidir.

Sonsuz iyi ve guclu olan bir Allah'in ulkesinde tek bir insanin sikinti icinde olmasini havsala alir mi? Sikintili olan bir hayvan, bir peynir kurdu dahi, tanrisal lutfa, Allah'in sonsuz iyiliklerine karsi, yenilmeyen, itiraz kabul etmez kanitlar olurlar.

Ilahiyatcilara gore, bu dunyanin keder ve acilari, suc isleyen insanlarin ilahiyat katindan uzerlerine cektikleri ve hak ettikleri cezalardir. Ancak insanlar nicin sucludur? Eger Allah her seye kadir ise, "Bu dunyada her sey duzen ve intizam uzerine bulunsun, butun uyrugum, iyi, masum, her kusurdan ve gunahtan arinmis olsun, mutlu olsun!" demek, onun icin "Her sey olsun!" demekten daha mi masraflidir? Daha mi cok zahmetlidir? Bu kadar mutlak guclu olan Allah'in, eserini noksan ve kusurdan arinmis olarak vucuda getirmesi, bu kadar kusurlu, bu kadar kotu yapmasindan daha mi zordu? Insanlarin yoklugu ile mutlu ve bilgili olarak var olmalari arasindaki boyut, insanlarin yokluguyla budala ve sefil olarak var olmalari arasindaki boyuttan daha mi fazlaydi?

Din bize bir cehennemden, yani Allah'in sonsuz kerem, lutuf ve iyiligine ragmen, insanlarin pek cogu icin sonsuz izdiraplar sakladigi mahpesten, sonsuz acilar veren yerden soz ediyor. Dolayisiyla, insanlari bu dunyada pek mutsuz kildiktan sonra, Allah'in onlari ahirette daha cok mutsuz kilabilecegini dolayli olarak anlatiyor. Bu duruma karsi, "O zamanda, Allah'in iyiligi yerine adaleti gecer" diyerek isin icinden cikiyorlar. Ancak bir buyuk ki, en korkunc eziyete yer verir; o sonsuz degildir, sonsuz bir iyilik degildir. Ote yandan sonsuz kotu olan bir Allah'a, degismez bir varlik gozuyle bakilabilir mi? Merhametsiz bir kahirla, gazapla dolu olan ve bir adi da kahhar (batinci yok edici) olan bir Allah, kendisinde, merhametin, ayirt etmeksizin herkesi korumanin (rahmanulrahimligin) ve iyiligin, "golgesi" olsun bulunabilen bir Allah midir?

- - - - - - - - - - - - -
Onemli olan yasamak degildir, basarmak hic degildir.
Onemli olan insan kalmayi bilmektir.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Seytan, amacini desteklemek icin kutsal kitaplardan alinti yapabilir.

SHAKESPEARE,WILLIAM (1564-1616) Ingiliz oyun yazari ve sair.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

14 Ekim 2019 Pazartesi

BEYAZIT KARATAŞ : PIN VE F-35 UÇAKLARI AÇIKLAMASI

Uçak şöyle görünmezmiş, böyle sinsiymiş, acaip akıllıymış, takla atarmış, çok hızlıymış, falan filan...
Esasa gelelim.
Uçak tam olarak ABD kontrolünde.
Türkiye bu uçağı asla kendi milli hedefleri için kullanamaz.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  

BEYAZIT KARATAŞ : PIN VE F-35 UÇAKLARI AÇIKLAMASI



29 Ağustos 2019 Perşembe 12:46

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş beşinci nesil savaş uçaklarının uçan birer bilgisayar olduğunu vurgulayarak F-35 uçakları hakkında çok çarpıcı bilgiler paylaştı.

Karataş şunları ifade etti:

"1. PIN Nedir?

PIN (Personal Identfication Number) içerisinde alfanümerik veya sayısal karakterleri barındıran bir sistemde erişim hakkına sahip olmak için kullanılan parolalardır.

Şimdilik bu kadarını paylaşacağım. Neden şimdi bu konuyu açtım? Tahminlerinizi yazabilirsiniz.

2. Yavaş ve sırayla yazıp fikirlerinizi alacağım için öncelikle kusura bakmayın lütfen. Ben bile araştırmalarım sırasında öğrenince tamam ama bu kadar da olmaz dedim.

3. Gelen cevapların büyük bir bölümünde doğruya yakın cevaplar veriyorsunuz. Örnek; Akıllı telefonunuzu ve bilgisayarınızı açmak bir ağa bağlanmak veya alışverişlerinizde kredi kartlarınızla harcama sırasında günlük hayatımızda PIN kodu kullanıyorsunuz. Bunlar tamam.

4. Daha önce S400 ve F35 tartışmaları başladığında ne demiştik; "F35A uçakları lojistik sistemi işletimi açısından milli lojistik sistemimizi hemen hemen devre dışı bırakacağı için özellikle dikkate alınması gereken önemli bir problem olarak karşımızda durmaktadır"

5. Devam etmiştik; "F35A uçaklarının işletimi Türkiye'nin kontrolünün dışına çıkacaktır. Bunlardan birincisi; Otonom Lojistik Bilgi Sistemi (Autonomic Logistics Information System-ALIS).

6. İlave etmiştik; "İkincisi; Performansa Dayalı Lojistik (Performance Based Logistics-PBL)'tir". ABD şirketinden hizmet alımı yapmanız nedeniyle tüm kontrolü #ABD'ne bırakarak F35A uçakları üzerindeki milli kontrolünüzü kaybetmiş olacaksınız.

7. Eski takipcilerim ile videolarımı izleyenlerin tamam bunları biliyoruz başka bir bilgi mi vereceksiniz? Dediklerini yeni takibe başlayanların ise merakla izlediklerini tahmin ediyorum. Ama daha bitmedi.

8. Otonom Lojistik Bilgi Sistemi-ALIS akıllı cep telefonu örneğinde olduğu gibi F35 lojistik sistemini kontrol etmek için mevcut durumda 65'den fazla uygulamadan oluşmaktadır. Tüm ömür boyunca sistemin bir veya iki yılda güncellemeleri yapılacaktır.

9. ALIS Türk Hava Kuvvetleri'nin harekat ve eğitim bakım ve ikmal zincirinin tamamını kontrol edecek birliklerinizin tüm bilgileri Türkiye'nin yanısıra şirket ana bilgisarı ABD'nde depolanacaktır.

10. Açıklamaya çalıştığım gibi F35 uçan bir bilgisayardır. Bu demektir ki uçuşa başlarken başlangıçta sisteme girebilmek için PIN koduna ihtiyacınız olacaktır. İnanmayacaksınız ama uçağı çalıştırabilmek için önce PIN kodunu yani şifrenizi gireceksiniz "iddiasındayım".

11. Sonuç; F35 ile ABD'ye bağımlılık oranı %100 olacak ve ABD istemezse deniz kaplumbağası uçurmak zorunda kalacaksınız. "

ulusal.com.tr

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Ozgurluk ve bagimsizlik benim karakterimdir.
Ben milletimin en buyuk ve ecdadimin en degerli mirasi olan bagimsizlik aski ile dolu bir adamim.
Cocuklugumdan bugune kadar ailev husus ve resm hayatimin her safhasini yakindan bilenler bu askim malumdur.
Bence bir millete serefin haysiyetin namusun ve insanligin vucut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin ozgurluk ve bagimsizligina sahip olmasiyla kaimdir.
Ben sahsen bu saydigim vasiflara cok ehemmiyet veririm.
Ve bu vasiflarin kendimde mevcut oldugunu iddia edebilmek icin milletimin de ayni vasiflari tasimasini esas sart bilirim.
Ben yasabilmek icin mutlaka bagimsiz bir milletin evladi kalmaliyim.
Bu sebeple milli bagimsizlik bence bir hayat meselesidir.
Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse insanligi teskil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabi olan dostluk ve siyaset munasebetlerini buyuk bir hassasiyetle takdir ederim.
Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin bu arzusundan vazgecinceye kadar amansiz dusmaniyim.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

148. HICBIR AHLAK, DINI GORUSLERLE UZLASTIRILAMAZ, BIRLESTIRILEMEZ

Dinin bu dunyada cok sik neden oldugu kanli facialara ragmen, yine de dinsiz hicbir ahlak olamayacagi tekrarlanir. Teolojik gorusler hakkinda, eserleriyle karar verilecek olursa, insanlarin dini gorusleriyle, ahlakin hic uzlastirilamayacagini ileri surmek gerekir.

Durmaksizin "Allah'a uyunuz", "Allah'i taklit ediniz" diye bize bagirirlar. Pekala. Eger bu Allah'a uyarsak hangi ahlaki huy edinmis oluruz? Uymamiz gereken Allah, hangi Allah'tir?

Deist'in Allah'i mi? Ancak bu Allah, bizim icin hic de surekli bir iyilik modeli olamaz. Her seyin yaratani ise, dunyada gordugumuz, iyiligin de kotulugun de yaratanidir.

Eger duzenin yaraticisi ise, izni olmaksizin asla var olmayan karisikligin, duzensizligin de yaraticisidir. Vucuda getiriyorsa, yok da ediyor; hayat veriyorsa, olduruyor da. Bolluk, zenginlik, refah, mutluluk, baris ve huzur veriyorsa; kitliklarin, yoksullugun, sikintilarin, savaslarin vucut bulmasina da izin veriyor. "Teizm"in ya da tabii dinin soylu ve buyuk hukumleri, gozumuzun onunde olusunu her an gorduklerimiz tarafindan yalanlanan Allah, surekli guzellikleri koruyan bir model olarak nasil alinir? Ahlaka temel olmak uzere; huyu her an degisen ve hakkinda "kerim" demek, ancak bu dunyada yaptigi ve yapilmasina izin verdigi kotuluklere goz yummakla mumkun olan bir "Allah" orneginden daha az sarsilan bir temel gereklidir. Eski zamanlarin ortak cok iyi, cok buyuk "Jupiter"ini mi taklit edelim? Boyle bir Allah'i taklit etmek, boyle bir Allah'a uymak, babasinin tahtini zapteden ve sonra babasini parcalayan asi bir ogulu ornek almaktir; huyu, her akli basinda insanin yuzunu kizartacak bir zina edeni, bir kotulukcuyu, bir ayyasi ornek almak demektir. Platon'a gore, erdemin tanrilari taklitten ibaret oldugu batil inancinda bulunsalardi, Paganizm doneminde insanlarin durumu nereye varirdi?

Yahudilerin Allah'ini mi taklit etmek gerekirdi? Yehova'da yaratilisiminiza ornek olacak bir model bulur muyuz? O, gercekten vahsi bir Tanridir; gercekten ahmak, zalim ve ahlaksiz bir kavim icin uygun bir Tanridir. Oc almaktan baska bir sey istemeyen, acima nedir bilmeyen, oldurme, vurusma, hirsizlik, anlasmazlik emreden bir Tanridir. Sozun kisasi, durumu, temiz ve dogru bir adama ornek olamayacak ve ancak soyguncular, haydutlar baskani tarafindan taklit edilebilecek olan bir Tanridir. Bu durumda, Hiristiyanlarin Isa'sini mi taklit edecegiz? Babasinin merhamet kabul etmez gazaplarini yatistirmak icin olen bu Tanri, bazi insanlarin izlemesi gereken bir omek olusturur mu? Heyhat! Onda; bizzat kendisi de sefalete bogulmus olan ve yoksullara vazederek, onlara yoksul olmayi, dogal egilimleri sondurmeyi, haz ve lezzeti lanetlemeyi, bunlari sevmemeyi, aci ve sikintiya istekli olmayi, bizzat kendi kendilerinden tiksinmeyi ogutleyen bir Tanri, daha dogrusu bir bagnaz buluruz. Bu Tanri (yani Isa), kendisini izlemeleri icin, yoksullara, analarini, babalarini, akrabalarini, dostlarini terk etmelerini emreder. Bize, "ne guzel ahlak!" diyeceksiniz; kuskusuz bazi insanlar icin hayran olunacak bir durumdur. Bu ahlakin, tanrisal bir ahlak olmasi gerekir; cunku insanlar icin uygulama olanagi yoktur. Ancak, bu kadar yuce bir ahlak erdemi, tiksinti duyulacak bir icerikte degil midir?

Hiristiyanlarin "Insan-Allah"inin ahlakina gore, izleyicileri bu dunyada giderilmesine asla izin verilmeyen atesli bir susuzluk ceken gercek Tantale*'lerdir.

Boyle bir ahlak, bize dogayi yaratan hakkinda cok tuhaf bir fikir verir. Bize temin edildigi gibi, Allah her seyi yaratiklarinin nimetlenmesi ve yararlanmasi icin yaratmissa, yaratiklari icin yarattigi nimetlerden yararlanmaktan, onlari, yadirganan bir nedenle men ediyor demektir. Bu durumda, insanin hep arzuladigi haz, insanin zayifligini yakalamak, amiyane deyimiyle insani "faka bastirmak" icin kurulmus bir tuzaktan baska bir sey midir?

* Tantale, Lydie kralidir. Ilahlar kendisini ziyaret ettiginden, bunlarin tanrisalligini sinamak icin, oz oglu Plaps'in organlarini yemek olarak onlara yedirmis olmasindan dolayi, tanrilarin tanrisi Jupiter, onu

Tartare'e yani cehennemin yedinci ve en alt tabakasina atti. Surekli, parcalayici bir susuzluk ve aclik acisini cekmeye mahkum etti. Tantale, bir irmagin ortasinda ve meyveli agaclarin altinda tasvir edilir.

Ancak irmagin suyundan icmek istediginde, su dudaklarindan kacar, agaclarin meyvelerine elini uzattiginda, meyveler elinden uzaklasir. Edebiyatta, tatmin olunacagi zaman elden kacirilan ihtiras ve ozlem konulari icin "tantale iskencesi" denir.

- - - - - - - - - - - - -
Dindarlarin ve ahlaksizlarin dogal olarak birbirlerini bulduklari bir gercektir .

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Tanri, Seytan, Cennet ve Cehennem kavramlari, on bes yasinda durup dururken inancimi kaybettigim bir gun anlamini yitirdi.

Dun gibi hatirliyorum.
O zamanlarda Ingiltere'de okuyordum.
Uyanis ni Latince dersindeyken geldi ve yeni buldugum bu ateizmi dogrulamak icin hemen kendime lezzetsiz bir jambonlu sandvic aldim.
Boylece ilk kez, gunah olan domuz etini yemis oldum.
Beni carpmak icin yildirim falan dusmedi.
Hayatta kalisimi, yeni dusuncemin bir kaniti olarak gordugumu hatirliyorum.
RUSHDIE,SALMAN (1947) Hindistan dogumlu Ingiliz yazar.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!

CAN ATAKLI : Türkiye tefecilerin elinde mi?


CAN ATAKLI : Türkiye tefecilerin elinde mi?

15 Ağustos 2019

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Bayram tatilinde Ankara'dan gelen sarayda da iyi kaynakları olan bir dostumla beraberdik. İki gün kaldı İstanbul'da hayli uzun iki sohbet yaptık. Siyasetten elbette çok şey konuştuk. Saray kaynaklı duyduğum bazı şeylere çok şaşırdım. Önümüzdeki günlerde yeri geldikçe sizlerle de paylaşırım elbette. Bugün Ankaralı dostumun ekonomi ile ilgili söylediklerini sizlere aktarmak istiyorum. Duyduklarım hiç hoş değil hatta öyle ki; "Ne hallere düşmüşüz buradan nasıl çıkacağız?" dedirtecek cinsten şeyler bunlar. Dostum "Türkiye'yi sonunda tefecilerin de eline düşürdüler" dedi. İşin özeti şu: Sistem çok sıkıştı. Borç ödeme konusunda çok büyük zorluklar çekiliyor. Borçlanmayı ise artık beceremiyoruz. Bu nedenle uluslararası tefeciler devreye girdi. Kimdir bu tefeciler bunlardan ne kadar para alıyoruz? Dostumun anlattığına göre merkezi Londra'da olan büyük sermaye sahipleri Türkiye'nin anlık finansmanını sağlamak üzere çok yüksek faizler uygulamaya başlamışlar. İktidar başka çaresi kalmadığı için bu çok yüksek faizli ve aynı oranda kısa vadeli paraları almaya başlamış. Ağustos ayının kurtarılması şu an mümkün görünüyormuş ama eylül-ekim aylarında Türkiye'yi bir facianın beklediği söyleniyormuş. . Ankaralı dostum "Kasım ayı korkunç gelebilir iktidarın kasımı aşmasını bile zor gören çevreler var" dedi. Dış borçlanma genellikle bankalar üzerinden yapılıyor. Ancak şu sıralar bankaların da devreden çıktığı ekonomi ile ilgili resmi birimlerin "yüksek faizli" borç için masalarda olduğu söyleniyor. Çok yakın ve güvenilir dostum da olsa anlattıklarına inanmak (ki yazamadığım bazı şeyler çok korkunç) içimden pek gelmiyor. Çünkü sonuçta bu iktidarın değil hepimizin felaketi. Ancak uyarı görevimizi de yapmalıyız. Bu nedenle muhalefetin de işlemesi amacıyla bazı sorular yöneltmek istiyorum. İlk sorum "Gerçekten tefecilerin eline düştük mü?" Bu sorunun cevabı ne olursa olsun iktidar şu sorulara da cevap vermeli;

–;Kimden borç alıyoruz?

–;Şu andaki toplam borcumuz ne kadar?

–;Dış borçlanmamızdaki vade ortalaması nedir?

–;Dış borcumuzun ortalama faizi ne kadar?

–;Piyasalarda dolaşan "Son zamanlarda çok yüksek faizli kısa vadeli borç alınıyor" iddiaları doğru mu?

–;Zaman zaman ortaya atılan "kaynağı belirsiz döviz girişi" ne anlama geliyor?

–;Bu kaynağı belirsiz paralar kimlerindir bu paralara faiz ödeniyor mu geri ödemeleri hangi şekilde yapılıyor?

Bu tür soruların cevabını bu ülkenin her vatandaşının öğrenmeye hakkı var. Bizler uyarı görevi yaparak bu soruları ortaya atabiliriz ama izlemek ve gerçeği ortaya çıkarmak siyasi partilerin işidir. Muhalefet bu konudaki görevini hakkıyla yerine getirmelidir.

CANIMI SIKAN ŞEYLER

İnanmayacaksınız ama hâlâ duyduğuma inanmak istemiyorum. Turizmin başına bakan olarak getirilen otel sahibi bu bayram tatilinin uzatılmasına karşı olduğunu söylerken "Zaten oteller de doldu" demişti. O zaman da yazıp hafiften dalga geçmiştim ama yine de "Olmaz böyle şey" demekten kendimi alamıyorum. Ama ne yazık ki Türkiye bir çadır devleti gibi yönetildiği için bu beyan doğru. Zaten kulaklarımızla da duyduk yeni Türkiye dedikleri yer böyle bir şey oldu. Muhtemelen bu bakan kendi otel müdürlerine "Benim otellerde doluluk durumu nedir?" diye sorduktan sonra "Efendim maşallah sayenizde hiç boş yerimiz yok" cevabını alınca bütün otellerin dolu olduğunu düşündü. Eh oteller dolu olduğuna göre tatile ne gerek var değil mi? Aynı bakanın kiraladığı Yunan gemisine müşteri bulmak için "Yunan adalarına vizesiz yolculuk" diye bas bas bağıran reklamları da devam ediyor. Şu AKP içinde bir Allah'ın kulu da çıkıp "Yahu bu bakan ülkeleri karıştırdı galiba Türkiye'nin turizmini geliştirmek zorunda" demiyor. Böylelikle tarihimizde ilk kez ülkemizin Turizm Bakanı olarak atanan kişisi komşu bir ülkenin turizmine katkı sağlamak için çırpınıyor. Yunanistan bu bakana maaş veya komisyon verse yeridir yani.

BUNU YAZMAK GEREK

Turizme bakan kişi "otellerin dolu olmasından" büyük memnuniyet duyuyor. Orası güzel de dolu olan oteller müşterilerine nasıl hizmet verdi ona da bakmak gerekmiyor mu? Almanya'dan tatil için gelen bir gurbetçinin anlattıklarını ibretle dinledim. Adı bende saklı gurbetçi "Almanya'dan rezervasyon yaptırıp geldik. Beş yıldızlı otel dediler bir de ne görelim meğer üç yıldızmış" diyor. Hesapta her şey dahil ama yiyebilirsen ye. Gurbetçi "Otel ucuz olunca et yemeği hiç yok gibi dayanmışlar tavuğa" dedikten sonra devam ediyor; "Avrupalı turist kaçmış yerini eski Sovyet ülkelerinden gelenler sarmış bir de Araplar. Her şey dahil sistemi ile süt ayran peynir tereyağı hakiki bal bulunmaz hale gelmiş. Barlarda ise ne idüğü belirsiz içkiler duruyor. " Tatili burnundan gelen gurbetçinin anlattıkları bitmiyor. Diyor ki "Bir şişe suyu bile 10 liraya satıyorlar otellerin dışında. Soruyorsun; 'Abi hepsi iki buçuk ay iş yapıyoruz sonra bunu yiyoruz' diyorlar. Ayrıca esnaf otelinden çıkan turisti de rahat bırakmıyor. Rusça Arapça çığırtkanlar sarmış pazar yerlerini. " Gurbetçi vatandaş "En çok da farklı fiyat uygulanması rahatsız ediyor" dedikten sonra şöyle devam ediyor; "Türkiye'ye bir Alman aileyi de davet etmiştik. Ama onların yanımızda olması çok sorun çıkardı. Çünkü her yerde bize ayrı onlara ayrı fiyat uygulamaya kalktılar. " Örneğin Tekirova'da teleferik gezisine katılmak istemişler. Bizim gurbetçiden adam başı 130 lira istenmiş ama Alman aileden kişi başı 400 lira talep etmişler. Bu gurbetçi kültür turizmine de merak olduğunu belirterek müzeleri de gezmek istediklerini kendisine müze kartı alabildiği halde Alman uyruklu eşine bu karttan verilmediğini bu nedenle eşinin müzelere daha pahalı girebildiğini söylüyor. Son olarak gurbetçimizin fiyat tespitlerine de göz atalım; Şişe Su (simit arabalarında); Aksaray metrosu çıkışı 1 lira Laleli civarı 1.5 lira Sultanahmet 2 lira Topkapı Sarayı içindeki tablacıda 6 lira. Simit normalde 1 lira havaalanında 9 lira. Taksi havaalanından gideceğin otele taş çatlasa 150 lira iken yabancıya gurbetçiye 50 Euro. Bilmem turizme bakanlar bu gurbetçinin şikayetlerine kulak verirler mi?

Bİ SORALIM BAKALIM

Bayramla birlikte siyasetçilerin de demeç yarışı vardı. Şimdi sizlere AKP'nin üç önemli isminden hepsi birkaç gün içinde söylenmiş sözlerinden aldığım cümleleri sunmak istiyorum. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal şöyle dedi; "Türbülanstan çıktık şahlanma dönemine giriyoruz. " Sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Başkanı Mustafa Şentop konuştu; "Yeni kurulacak dünyanın belirleyici aktörü Türkiye olacaktır. " Ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'dan şu sözleri duyduk; "Türkiye yeni bir şahlanış dönemine geçti. " Üçünün ortak noktası şu; Türkiye fena halde çamura batmış durumdaydı. Ancak şimdi durum değişti ve Türkiye tekrar kendini buldu artık önümüz açık ve ferah. Gerçekten öyle mi? Bu zihniyetin halktan utanması da yok. Çünkü düne kadar Türkiye'nin durumunun kötüye gittiğini hiç söylemiyorlardı. Ekonomi çok iyi. İhracat harika. Üretimde rekor kırılıyor. Yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelmek için birbirini çiğniyor. Tüm bunların dışında bir de şu var ki "Tüm dünya Türkiye'deki Erdoğan iktidarını devirmek için çabalıyor hepsi bizi kıskanıyor. " Halka anlatılan bu değil mi? O halde nereden çıkıyor bu "Türbülanstan çıkmak yeniden şaha kalkmak dünyanın yeniden kurulması?" Kandır kandır da nereye kadar? Hatırlatayım vatandaş artık eskisi gibi değil ne olup bittiğinin farkında.





https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/can-atakli/turkiye-tefecilerin-elinde-mi-5282338/


- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!