1 Mayıs 2021 Cumartesi

Mahir Çayan hüküm giymiş bir suçlu değildir, bunu sakın unutmayın.



SAVCILIK: MAHİR ÇAYAN'I ANMAK "SUÇ" DEĞİL

Avukat Efkan Bolaç'a Mahir Çayan ile ilgili yazdığı tweet'i nedeniyle "suçu ve suçluyu övmekten" açılan soruşturmada takipsizlik kararı verildi. kararda AYM ve AİHS'ndeki ifade özgürlüğü tanımlarına vurgu yapıldı.

Ayça Söylemez İstanbul - BİA Haber Merkezi 27 Nisan 2021 Salı 11:19

Avukat Efkan Bolaç'a sosyal medya paylaşımları nedeniyle "THKP-C [Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi] propagandası" Mahir Çayan ile ilgili paylaşımı dolayısıyla da Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 215. Maddesindeki "suçu ve suçluyu övmek" suçlamalarıyla açılan soruşturmada kovuşturmaya yer yok [takipsizlik] kararı verildi.

TIKLAYIN - Avukat Bolaç'a "THKP-C propagandası" suçlaması

https://bianet.org/bianet/insan-haklari/242719-avukat-bolac-a-thkp-c-propagandasi-suclamasi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'ndan Savcı Osman Belen'in kararında Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki (AİHS) düzenlemelerle "ifade özgürlüğünün kanaat oluşturma bu kapsamda bilgi edinebilme bilgilere ulaşabilme ve ayrıca bunları her türlü araçla açıklayıp yayabilme biçiminde iki farklı görünümünü teminat altına aldığı" belirtildi.

"İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SOSYAL-SİYASİ BOYUTU DA VARDIR"

Takipsizlik kararını veren Savcı Belen ifade özgürlüğünün "bir yandan kişinin iç dünyasında özgürce kanaat oluşturabilmesini diğer yandan özgürce oluşturabileceği bu kanaat ve düşüncelerini dışa vurabilmeyi açıklayabilmeyi yayabilmeyi içerdiğini" ifade etti:

"Böylelikle ifade özgürlüğü serbestçe oluşturulan kanaat ve düşüncelerin açığa vurulması suretiyle serbest bir tartışma ortamı yaratılmasına ve kamuoyu oluşturulmasına olanak sağlamaktadır.

"İfade özgürlüğünün kişisel olduğu kadar sosyal-siyasi boyutu da bulunmaktadır. Kişisel boyutu ile ifade özgürlüğü düşünce ve kanaat sahibi olabilme ve bunları korkusuzca ifade edebilmeyi ve herkesin sahip olduğu manevi bir hakkı ifade ederken sosyal ve siyasi boyutu ile bu özgürlük kişinin toplumsal ve sosyal bir varlık olmasını bu kapsamda bireyin diğer bireylerle iletişimini sağlayan bir araçtır. "

"ÖZGÜRLÜK RAHATSIZ EDİCİ GÖRÜŞLER İÇİN VARDIR"

Kararda ayrıca demokratik toplumda ifade özgürlüğünün önemine dikkat çekildi:

"Bu yönüyle de bu özgürlüğün sosyal boyutuna kaçınılmaz biçimde siyasal bir boyut eklenmektedir. En temel nitelikteki bu özgürlük demokratik bir toplumda basın-yayın organları vasıtasıyla serbestçe yapılabilmelidir.

"Elbette ki bu özgürlüğünün kullanımı sınırsız değildir. Ama özgür ve serbest bir toplumun gereği olarak özgürlüklere öncelik tanıma anlayışı mevcut bulunmalıdır.

"Bu prensiplerin nasıl uygulanacağı noktasında AİHM'nin uygulamaları da mevcut bulunmaktadır. AİHM Handyside/İngiltere kararında herkesçe hoş görülen sıradan görüşlerin yanı sıra toplumu sarsan rahatsız eden düşüncelerin de anlatım özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiğini aslında düşünceyi açıklama özgürlüğünün bu tür görüşler için olduğunu bu özgürlüğün yalnızca kişisel değil toplumsal bir hak ve öğrenme başkalarını bilgilendirme özgürlüklerinin de kaynağı olduğundan ve yönetime katılmayı sağladığından çoğulcu demokrasinin temel başat öğesi bulunduğunu belirtmiş sonraki kararlarında da bunu sürekli biçimde vurgulamıştır.

"Bu ilkeler ve Yargısal kararlarla birlikte şüphelinin sosyal medya paylaşımları değerlendirildiğinde; atılı terör örgütü propagandası yapma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı tetkik edilmiş olmakla kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi. "

"301 SORUŞTURMASI" BASIN SUÇLARI SAVCISINA GÖNDERİLDİ"

Efkan Bolaç hakkında açılan soruşturma daha önceden Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nda açılmış olan başka bir soruşturmadaki suçlamaları da içeriyordu.

Türk Ceza Kanunu'nun 299. ve 301. Maddeleriyle ilgili mükerrer suçlamalar değerlendirilmesi için savcılığın aynı bürosuna gönderildi.

MAHİR ÇAYAN PAYLAŞIMI NEYDİ?

Avukat Efkan Bolaç Mahir Çayan ile ilgili tweet'ini "Mahir Çayan da tam bağımsız Türkiye istiyordu ben de aynı hayali paylaşıyorum" sözleriyle savunmuştu.

KIZILDERE'NİN YILDÖNÜMÜNDE 30 MART'TA PAYLAŞTIĞI TWEET'İ ŞÖYLE:

Erleri çekin rütbeliler gelsin...

#MahirÇayan

#Kızıldere

@mahirgra

https://twitter.com/efkanbolac/status/1376879439699656707?ref_src=twsrc%5Etfw|twcamp%5Etweetembed|twterm%5E1376879439699656707|twgr%5E|twcon%5Es1_&ref_url=https%3A%2F%2Fbianet.org%2Fbianet%2Finsan-haklari%2F242719-avukat-bolac-a-thkp-c-propagandasi-suclamasi

(AS)

Ayça Söylemez

Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji bölümünde yüksek lisans yaptı. Star Vatan Akşam HaberTürk ve Hürriyet gazetelerinin yazıişleri ve dış haberler bölümünde çalıştı. Güncel Hukuk dergisinde yazıları yayınlandı. BirGün'de Anonim adlı köşeyi yazıyor. 2011'den bu yana bianet'te İnsan Hakları Editörü.

https://bianet.org/bianet/insan-haklari/243121-savcilik-mahir-cayan-i-anmak-suc-degil?bia_source=rss

================================

AVUKAT BOLAÇ'A "THKP-C PROPAGANDASI" SUÇLAMASI

Avukat Efkan Bolaç savcılıktaki ifadesinde "Mahir Çayan da tam bağımsız Türkiye istiyordu ben de aynı hayali paylaşıyorum" dedi.

Ayça Söylemez İstanbul - BİA Haber Merkezi 19 Nisan 2021 Pazartesi 16:48

Hakkında önce 19 Mayıs kutlamasından soruşturma açılan avukat Efkan Bolaç'a bugün savcılıkta verdiği ifadede diğer sosyal medya paylaşımları da soruldu.

"THKP-C [Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi] propagandası" ile suçlanan Bolaç ayrıca Mahir Çayan ile ilgili paylaşımı dolayısıyla Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 215. Maddesindeki "suçu ve suçluyu övmek" ile itham edildi.

"MAHİR ÇAYAN HÜKÜMLÜ DEĞİLDİ"

Savcı Osman Belen'e verdiği ifadesinde Bolaç şunları söyledi:

"Mahir Çayan ülkesini seven bir insandır. Tam bağımsız Türkiye hayali vardır ben de tam bağımsız Türkiye hayalinin doğru olduğunu düşündüğüm için paylaştım.

"Mahir Çayan ile ilgili dosyadaki paylaşımlardan biri de 1971 tarihli bir gazete kupürü. Kupürdeki 'katili tanıyorum' pankartlı paylaşımım yüzünden daha önce soruşturma açılmıştı ifade vermek istediğimde soruşturmadan çıkarıldığımı öğrendim.

"Kaldı ki bu paylaşımda suç unsuru yoktur paylaşımlarımın hiçbirinde örgüt propagandası olmadığı gibi THKP-C diye bir örgüt de şu anda yoktur 'suçu ve suçluyu övme' yönünden inceleyecek olursak da Mahir Çayan'ın almış olduğu bir hüküm bulunmamaktadır. "

"RETWEET" İÇİN DE AYRI SUÇLAMA

Bolaç'a ayrıca bir başka kişinin tweet'ini retweet yaptığı [yeniden paylaştığı] gerekçesiyle de "yargı makamlarına hakaret" suçlaması yöneltildi.

Efkan Bolaç bu paylaşımının da yargının bağımsız olmadığına dair eleştiri olduğunu söyledi.

Sosyal medya hesabı detaylı şekilde incelenen Bolaç'a ayrıca Nuriye Gülmen ve Semih Özakça Berkin Elvan ve Soma davası hakkındaki paylaşımları da soruldu.

MAHİR ÇAYAN PAYLAŞIMI NEYDİ?

Avukat Efkan Bolaç 19 Mayıs 2018'de Twitter hesabından Mustafa Kemal Atatürk ve Mahir Çayan'ın fotoğrafıyla şu paylaşımı yaptı:

"Hayatın cilvesine bakın ki onun açtığı yolda Milli Kurtuluş Bayrağını 1971 Türkiye'sinde dalgalandıran bizler O'nun adına O'nunla uzaktan yakından ilişkisi olmayanlar tarafından O'na ihanetle suçlanıyoruz. Mahir Çayan #Atatürk #19Mayıs"

Kızıldere'nin yıldönümünde de 30 Mart'ta da Çayan'ın fotoğrafıyla şu tweet'i yazmıştı:

Efkan Bolaç

@efkanbolac

Erleri çekin rütbeliler gelsin...

#MahirÇayan

#Kızıldere

@mahirgra

https://twitter.com/efkanbolac/status/1376879439699656707?ref_src=twsrc%5Etfw|twcamp%5Etweetembed|twterm%5E1376879439699656707|twgr%5E|twcon%5Es1_&ref_url=https%3A%2F%2Fbianet.org%2Fbianet%2Finsan-haklari%2F242719-avukat-bolac-a-thkp-c-propagandasi-suclamasi

DURAKOĞLU: ŞÜPHELİDEN DELİLE ULAŞMA MANTIĞI

Bolaç'ın avukatı olarak İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu Ata Yazıcıoğlu ve Kemal Aytaç da ifade işlemine katıldı.

Durakoğlu soruşturma şeklinin yanlış olduğunu şüpheliden delile ulaşma mantığı ile soruşturma yapıldığını Bolaç'ın telefonunun incelenmek üzere istenmesinin avukat olan Bolaç'ın sır tutma yükümlülüğünün ihlal edilmesi olacağını belirtti.

Bolaç'a iletilen tebligatta "Sosyal medya hesaplarında inceleme yapılarak başkaca suça konu paylaşımı bulunup bulunmadığının araştırılması; Şüphelinin kullanmakta olduğu cep telefonunda (galeri sosyal medya uygulamaları WhatsApp gibi) suça konu emarelerin tespiti amacıyla inceleme yapılarak tutanağa geçirilmesi" talimatı yer alıyordu. Savcılık Bolaç'ın buna rıza göstermemesi durumunda ifadeyi alması için talimat yazdığı polislerin "savcılık makamından el koyma kararı talep etmesini" yazdı.

Avukat Kemal Aytaç bunun siyasi bir dosya olduğunu suça konu bir durum olmadığını söylerken avukat Yazıcıoğlu da sosyal medya paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde olduğunu ifade etti.

Savcılık iddianame hazırlayıp hazırlamayacağına karar verecek. (AS)

https://bianet.org/bianet/insan-haklari/242719-avukat-bolac-a-thkp-c-propagandasi-suclamasi

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Ne mutlu Turkum diyene!

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

92. BIR RUHUN VARLIGI SACMA BIR VARSAYIMDIR. OLMEZ BIR RUHUNVARLIGI DAHA SACMA BIR VARSAYIMDIR

Insanlar her ne kadar ruhlari, ya da kendilerine hayat verdigini sandiklari hayat ufurugu hakkinda en kucuk bir fikir edinmek imkansizliginda bulunsalar da, yine bu mechul ruhun olumsuzlugune kendi kendilerini inandirirlar. Her sey onlara kanitlar ki; onlar, ancak cismin maddi olan kuvvet ve duygulari ya da maddi organlari araciligiyla hisseder, dusunur, fikirler kazanir, haz ve aci duyarlar. Bu ruhun mevcudiyetini varsayarak dahi, bunun tumuyle cisme bagli oldugunu ve cismin ugradigi butun degisikligi, ruzgarlarin sicak ve sogugunu birlikte cektigini onamaktan kacinilamaz.

Bununla birlikte yaratilis ve icerigi bakimindan, maddeyle hicbir benzerligi olmadigi sanilir. Istenir ki, ruh bu maddenin yardimi olmaksizin hareket edebilsin ve hissedebilsin. Sozun kisasi, iddia edilir ki; maddeden yoksun ve duygulardan uzak bir ruh da yasayabilir; mutluluk ya da siddetli acilar hissedebilir. Iste boyle, asagi yukari boyle varsayimlara dayanan bos, ise yaramaz seyler dokusu uzerinedir ki, "ruhun sonsuzlugu" dilber fikri insa edilir. *

Hangi nedenlere dayanilarak ruhun sonsuzlugunun varsayildigini sorsam, bana hemen "insan yaratilisi geregi olarak olmez olmak, baska bir deyisle, hep yasamak istiyor" cevabi verilir. Ancak, karsilik olarak derim ki; bir seyi siddetle istiyor olmamiz, istegimizin yerine getirilecegini, bu siddetli istekten sonuc alinacagini cikarmak icin yeterli midir? Olmasi siddetle istendigi icin bir seyin olmamasinin kesinlikle mumkun olmayacagina karar verme cesareti hangi tuhaf mantikla gosterilir?! Insanlarin hayalgucunun dogurdugu istekler, gercegin olcusu mudur? "Ahiret hayatinin cazip umitlerinden yoksun olan tanrisizlar yok olmayi istiyor" diyorsunuz. Pekala. Hep var olacaginizi cikarmakta ne kadar yetkiliyseniz, bu arzuya gore, tanritanimazlar da yok olmayi isterken, yok olacaklarini cikarmakta o kadar yetkilidir.

Fransiz hekimlerinden biri, "L'immortalite de l'ame est trop belle pour etre crue" der. Anlami soyledir: "Sonsuz ruh fikri, inanilmayacak kadar cok guzeldir. " (A. C. )
- - - - - - - - - - - - -
Ellisine gelen herkes hak ettigini bulacaktir.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Her cesit hatanin arasinda, peygamberlik en yersizidir.

ELIOT,T.S. (Thomas Stearns) (1888-1965) ABD dogumlu Ingiliz sair, oyun yazari ve elestirmen.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 158 Nitelikli dolandiricilik

1) Dolandiricilik sucunun
a Dini inanc ve duygularin istismar edilmesi suretiyle
b Kisinin icinde bulundugu tehlikeli durum veya zor sartlardan yararlanmak suretiyle
c Kisinin algilama yeteneginin zayifligindan yararlanmak suretiyle
d Kamu kurum ve kuruluslarinin kamu meslek kuruluslarinin siyasi parti vakif veya dernek tuzel kisiliklerinin arac olarak kullanilmasi suretiyle
e Kamu kurum ve kuruluslarinin zararina olarak
f Bilisim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarinin arac olarak kullanilmasi suretiyle
g Basin ve yayin araclarinin sagladigi kolayliktan yararlanmak suretiyle
h Tacir veya sirket yoneticisi olan ya da sirket adina hareket eden kisilerin ticari faaliyetleri sirasinda kooperatif yoneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsaminda
i Serbest meslek sahibi kisiler tarafindan mesleklerinden dolayi kendilerine duyulan guvenin kotuye kullanilmasi suretiyle
j Banka veya diger kredi kurumlarinca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin acilmasini saglamak maksadiyla
k Sigorta bedelini almak maksadiyla
l Ek 24 11 2016-6763 14 md. Kisinin kendisini kamu gorevlisi veya banka sigorta ya da kredi kurumlarinin calisani olarak tanitmasi veya bu kurum ve kuruluslarla iliskili oldugunu soylemesi suretiyle
Islenmesi halinde uc yildan on yila kadar hapis ve besbin gune kadar adli para cezasina hukmolunur. Ek cumle 29 6 2005 – 5377 19 md. Degisik 3 4 2013-6456 40 md. Ancak e f j k ve l bentlerinde sayilan hallerde hapis cezasinin alt siniri dort yildan
adli para cezasinin miktari suctan elde edilen menfaatin iki katindan az olamaz. 2 __________________ 1 Bu fikrada gecen Baskasina ait olup da ibaresinden sonra gelmek uzere 29 6 2005 tarihli ve 5377 sayili Kanunun 18 inci maddesiyle muhafaza etmek veya ibaresi eklenmis ve metne islenmistir.
2) 24 11 2016 tarihli ve 6763 sayili Kanunun 14 uncu maddesiyle bu fikrada yer alan "iki yildan yedi yila" ibaresi "uc yildan on yila" seklinde "j ve k" ibaresi "j k ve l" seklinde ve "uc yildan" ibaresi "dort yildan" seklinde degistirilmistir.9006
2) Kamu gorevlileriyle iliskisinin oldugundan onlar nezdinde hatiri sayildigindan bahisle ve belli bir isin gordurulecegi vaadiyle aldatarak baskasindan menfaat temin eden kisi yukaridaki fikra hukmune gore cezalandirilir.
3) Ek fikra 24 11 2016-6763 14 md. Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suclarin uc veya daha fazla kisi tarafindan birlikte islenmesi halinde verilecek ceza yari oraninda suc islemek icin teskil edilmis bir orgutun faaliyeti cercevesinde islenmesi halinde verilecek ceza bir kat artirilir.


- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

BİR ZAMANLAR KIBRIS DİZİSİNDE TEPKİ ÇEKEN HATALAR

 

BİR ZAMANLAR KIBRIS DİZİSİNDE TEPKİ ÇEKEN HATALAR

TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşan Bir Zamanlar Kıbrıs dizisi son bölümlerinde dikkat çeken hatalarla gündeme geldi. Dizideki bazı sahneler ve konunun işlenişiyle ilgili Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi Başkanı Yakan Cumalıoğlu'ndan tepki geldi.

27.04.2021 19:47 27.04.2021 19:58

TRT 1 ekranlarında yayınlanan ve 1963 yılında Kıbrıs'ta Kıbrıs Türkleri'nin Rumlar tarafından gördüğü vahşeti gözler önüne seren Bir Zamanlar Kıbrıs dizisi izleyiciler tarafından büyük ilgi görmüştü.

4 bölümü geride kalan dizi tarihi gerçekleri yansıtmasıyla büyük takdir toplarken son bölümlerinde senaryosundaki yanlışlarla gündeme geldi.

SOMSON DENKTAŞ'I KOVALAMIŞ

Rumların Türk halkına uyguladığı vahşet ve barbarlık açısından gerçekleri ekranlara getiren Bir Zamanlar Kıbrıs dizisi Samson karakteri ve Rauf Denktaş arasında yaşanılmış gibi gösteren sahnelerden ötürü tepki çekti.

Dizide Samson karakterinin Türk bir sevgilisi varmış ve sevgilisi tarafından ihanete uğradığı gerekçesiyle Türk düşmanı olmuş şeklinde gösterimi gerçek dışı olması sebebiyle tepkiyle karşılandı.

Dizide ayrıca Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş'ın Rumlar karşısında aciz panik içinde ve liderlik sergileyemeyen kişiler olarak gösterilmesi de tepkiye sebep oldu.

Dizide ayrıca Samson'ın Rauf Denktaş'ı kovaladığı sahnede gerçek olmaması sebebiyle izleyicilerin tepkisini çekti.

TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI'NDAN BAHSEDİLMEDİ

Dizide tepki çeken bir diğer nokta da Kıbrıs'ta 1 Ağustos 1958'de EOKA terör örgütü ile mücadele etmek için kurulan Türk Mukavemet Teşkilatı'ndan (TMT) henüz söz edilmemesi.

KIBRIS MİLLİ KOORDİNASYON KOMİTESİNDEN TEPKİ

Bir Zamanlar Kıbrıs dizisindeki söz konusu hatalarla ilgili Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi Başkanı Yakan Cumalıoğlu'ndan tepki geldi.

Kıbrıs Millli Koordinasyon Komitesi'nden Saygıdeğer Halkımıza Duyurulur başlığıyla bir yazı yayımlayan Yakan Cumalıoğlu dizi hakkında aydınlatılması gereken hususlar olduğunu dile getirdi.

Yakan Cumalıoğlu yayımladığı yazıda şu ifadeleri kullandı:

○ Bu dizi geçmişte yaşananları gerçekçi bir anlatımla göstermeye çalışıyorsa samimi olarak söyleyebiliriz ki senaryoda büyük yanlışlar mevcuttur. Senaryoyu kaleme alanların hali hazırda hayatta olup yaşı 70 ve üstünde olup da o günleri yaşamış kişilerden bir bilgi alması gerekirdi.

○ Yok aksine bir düşünce ile yola çıkılmışsa bu büyük bir ayıptır. Eğer sıradan bir macera filmi havasında çekilip rambovari kahramanlar türeterek film bu kurguda sürdürülmek isteniyorsa bu film Kıbrıs Milli Davası'na hizmet etmez bilakis yaşanan gerçekleri tahrif edip zarar verecektir.

○ Filmin 2. Bölümü dâhil liderlerimiz Dr. Fazıl Küçük ve R. Rauf Denktaş'ın acziyet içinde gösterilmesi yanlıştır. Rambo özentisi bir şahsın lider Denktaş'a ayar vermesi şeklindeki sahne ise bir fiyaskodur.

○ "Bir Zamanlar Kıbrıs" diyorsak o Kıbrıs'ta bir destan yazılmıştır. O destan münferit şahıslar Rambo kılıklı kişiler eliyle değil; ben sen o yok; biz varız diyebilen ruhu bedenine yerleştirmiş kahraman Kıbrıs Türk Mücahidi'nin topluca yazdığı bir destandır.

○ Bu hassasiyete uygun bir dizi seyretmek arzusuyla başta efsanevi liderlerimiz Dr. Fazıl Küçük ve KKTC Cumhurbaşkanımız R. Rauf Denktaş'ı rahmetle anıyoruz.

https://www.ulusal.com.tr/kultur-sanat/bir-zamanlar-kibris-dizisinde-tepki-ceken-hatalar-h282018.html


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Ne mutlu Turkum diyene!

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

92. BIR RUHUN VARLIGI SACMA BIR VARSAYIMDIR. OLMEZ BIR RUHUNVARLIGI DAHA SACMA BIR VARSAYIMDIR

Insanlar her ne kadar ruhlari, ya da kendilerine hayat verdigini sandiklari hayat ufurugu hakkinda en kucuk bir fikir edinmek imkansizliginda bulunsalar da, yine bu mechul ruhun olumsuzlugune kendi kendilerini inandirirlar. Her sey onlara kanitlar ki; onlar, ancak cismin maddi olan kuvvet ve duygulari ya da maddi organlari araciligiyla hisseder, dusunur, fikirler kazanir, haz ve aci duyarlar. Bu ruhun mevcudiyetini varsayarak dahi, bunun tumuyle cisme bagli oldugunu ve cismin ugradigi butun degisikligi, ruzgarlarin sicak ve sogugunu birlikte cektigini onamaktan kacinilamaz.

Bununla birlikte yaratilis ve icerigi bakimindan, maddeyle hicbir benzerligi olmadigi sanilir. Istenir ki, ruh bu maddenin yardimi olmaksizin hareket edebilsin ve hissedebilsin. Sozun kisasi, iddia edilir ki; maddeden yoksun ve duygulardan uzak bir ruh da yasayabilir; mutluluk ya da siddetli acilar hissedebilir. Iste boyle, asagi yukari boyle varsayimlara dayanan bos, ise yaramaz seyler dokusu uzerinedir ki, "ruhun sonsuzlugu" dilber fikri insa edilir. *

Hangi nedenlere dayanilarak ruhun sonsuzlugunun varsayildigini sorsam, bana hemen "insan yaratilisi geregi olarak olmez olmak, baska bir deyisle, hep yasamak istiyor" cevabi verilir. Ancak, karsilik olarak derim ki; bir seyi siddetle istiyor olmamiz, istegimizin yerine getirilecegini, bu siddetli istekten sonuc alinacagini cikarmak icin yeterli midir? Olmasi siddetle istendigi icin bir seyin olmamasinin kesinlikle mumkun olmayacagina karar verme cesareti hangi tuhaf mantikla gosterilir?! Insanlarin hayalgucunun dogurdugu istekler, gercegin olcusu mudur? "Ahiret hayatinin cazip umitlerinden yoksun olan tanrisizlar yok olmayi istiyor" diyorsunuz. Pekala. Hep var olacaginizi cikarmakta ne kadar yetkiliyseniz, bu arzuya gore, tanritanimazlar da yok olmayi isterken, yok olacaklarini cikarmakta o kadar yetkilidir.

Fransiz hekimlerinden biri, "L'immortalite de l'ame est trop belle pour etre crue" der. Anlami soyledir: "Sonsuz ruh fikri, inanilmayacak kadar cok guzeldir. " (A. C. )
- - - - - - - - - - - - -
Ellisine gelen herkes hak ettigini bulacaktir.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Her cesit hatanin arasinda, peygamberlik en yersizidir.

ELIOT,T.S. (Thomas Stearns) (1888-1965) ABD dogumlu Ingiliz sair, oyun yazari ve elestirmen.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 158 Nitelikli dolandiricilik

1) Dolandiricilik sucunun
a Dini inanc ve duygularin istismar edilmesi suretiyle
b Kisinin icinde bulundugu tehlikeli durum veya zor sartlardan yararlanmak suretiyle
c Kisinin algilama yeteneginin zayifligindan yararlanmak suretiyle
d Kamu kurum ve kuruluslarinin kamu meslek kuruluslarinin siyasi parti vakif veya dernek tuzel kisiliklerinin arac olarak kullanilmasi suretiyle
e Kamu kurum ve kuruluslarinin zararina olarak
f Bilisim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarinin arac olarak kullanilmasi suretiyle
g Basin ve yayin araclarinin sagladigi kolayliktan yararlanmak suretiyle
h Tacir veya sirket yoneticisi olan ya da sirket adina hareket eden kisilerin ticari faaliyetleri sirasinda kooperatif yoneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsaminda
i Serbest meslek sahibi kisiler tarafindan mesleklerinden dolayi kendilerine duyulan guvenin kotuye kullanilmasi suretiyle
j Banka veya diger kredi kurumlarinca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin acilmasini saglamak maksadiyla
k Sigorta bedelini almak maksadiyla
l Ek 24 11 2016-6763 14 md. Kisinin kendisini kamu gorevlisi veya banka sigorta ya da kredi kurumlarinin calisani olarak tanitmasi veya bu kurum ve kuruluslarla iliskili oldugunu soylemesi suretiyle
Islenmesi halinde uc yildan on yila kadar hapis ve besbin gune kadar adli para cezasina hukmolunur. Ek cumle 29 6 2005 – 5377 19 md. Degisik 3 4 2013-6456 40 md. Ancak e f j k ve l bentlerinde sayilan hallerde hapis cezasinin alt siniri dort yildan
adli para cezasinin miktari suctan elde edilen menfaatin iki katindan az olamaz. 2 __________________ 1 Bu fikrada gecen Baskasina ait olup da ibaresinden sonra gelmek uzere 29 6 2005 tarihli ve 5377 sayili Kanunun 18 inci maddesiyle muhafaza etmek veya ibaresi eklenmis ve metne islenmistir.
2) 24 11 2016 tarihli ve 6763 sayili Kanunun 14 uncu maddesiyle bu fikrada yer alan "iki yildan yedi yila" ibaresi "uc yildan on yila" seklinde "j ve k" ibaresi "j k ve l" seklinde ve "uc yildan" ibaresi "dort yildan" seklinde degistirilmistir.9006
2) Kamu gorevlileriyle iliskisinin oldugundan onlar nezdinde hatiri sayildigindan bahisle ve belli bir isin gordurulecegi vaadiyle aldatarak baskasindan menfaat temin eden kisi yukaridaki fikra hukmune gore cezalandirilir.
3) Ek fikra 24 11 2016-6763 14 md. Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suclarin uc veya daha fazla kisi tarafindan birlikte islenmesi halinde verilecek ceza yari oraninda suc islemek icin teskil edilmis bir orgutun faaliyeti cercevesinde islenmesi halinde verilecek ceza bir kat artirilir.


- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

Hüseyin Vodinalı : NATO aslında nedir?

 

Hüseyin Vodinalı : NATO aslında nedir?

27 Nisan 2021 22:04


Ülkecek cinnetin eşiğindeyiz.

Toplumcak çıldırmanın çok yakınındayız.

Ekonomik durum facia.

Devletin kasası boş.

Pandemi yönetimi lebalep.

İçki yasağıyla şeriat soslu.

Ama kapatılan halka destek sıfır.

İnsanların ruh hali son derece kötü.

İşsizlik çaresizlik ve hatta açlık sınırındalar.

İki kuruş ucuza ekmek alınmasına bile izin yok.

Siyasi İslam ile gelinen nokta tam bir iflas noktası.

Peki bunun NATO ile alakası ne?

Hep bizi eleştirir bazıları; 'her şeyi de dış güçlere bağlıyorsunuz sanki içeridekiler sütten çıkmış ak kaşık!'.

Gerçekten...

Dış güçler bu işin neresinde?

Üst akıl kim?

Bunun için biraz geçmişe gitmeliyiz.

Hafızamız çok kısa bizim çünkü.

Çok uzak geçmişe gerek yok.

1977'ye 44 yıl önceye dönsek her şey ortaya çıkar.

1 Mayıs Taksim katliamı.

Türkiye'nin efsane siyasetçilerinden eski CHP Milletvekili Kemal Anadol'un yazdığı "Son Durak" isimli belgesel roman 1970'lerden 12 Eylül NATO Darbesi'ne uzanan süreci çok güzel anlatıyor.

Taksim mitingi ile başlayan romanda Türk solunun ezilişi ve bugünkü tablonun arka planı gözler önüne seriliyor.

Kitaptan alıntılıyorum:

"Dışarıdan bakınca Türkiye'de sol ve komünist hareket son derece güçlü görünüyordu. ABD hegemonyası altındaki ülkelerde bu gibi gelişmelere izin vermezdi. Guatemala'da Arbenz İran'da Musaddık Endonezya'da Sukarno CIA tarafından devrilmişlerdi. En son örnek de Yunanistan'da darbe yapan albaylar cuntasıydı. ABD tehlikeyi görünce düşük yoğunluklu savaş başlatıyordu. Cinayet bombalama suikast ve her türlü provokasyon CIA için Demirel'in söylemiyle "Vakayı adiye"idi!"

DİSK'li bir sendikacı ile solcu bir avukat hanımın aşklarının konu edildiği romandaki anlatının zemini o dönemin NATO'cu komuta kademesine bağlı çalışan kontrgerillayı deşifre ediyor.

Süper NATO'nun hem içerideki hem Amerikalı faşist unsurlarıyla tezgahladığı Taksim katliamıyla başlayan süreç 1980'e kadar Bahçelievler Kahramanmaraş Beyazıt Meydanı katliamları Savcı Doğan Öz Sendikacı Kemal Türkler Gazeteci Abdi İpekçi Profesör Orhan Cavit Tütengil cinayetleri ile devam etti.

Ecevit'in dahi iktidara geldiğinde hesap soramadığı Kontrgerilla tarafından Bulgaristan'dan sokulan silahların hem solcu hem sağcı militanlara dağıtılması ve kardeşin kardeşi kırması ile Faşist Evren Cuntası'na gelindi.

Kitap çok güzel.

Özellikle bugünün gençleri kesinlikle okumalı.

Günümüze dair ders çıkarılacak o kadar çok şey var ki.

Mesela hem sağda hem solda NATO'cu unsurların kilitlediği siyaset bugün de aynen geçerli.

O zamanın CHP'si de esasen NATO'cu düzenin içinde yer alıyordu.

40'larına henüz gelmekte olan Kemal Anadol o dönem yaşıtı Uğur Mumcu ile bunları eleştiriyordu.

Aynı odaklar 1993 yılında Uğur Mumcu'yu da katletti.

Kitapta çok önemli bir anekdot var.

1979'da sıkıyönetim komutanlığı Behice Boran ve bine yakın TİP üyesini tutuklar.

Tutuklular önce İnönü Stadyumu'na oradan Davutpaşa kışlasına götürülürler.

Şili'deki uygulamaları hatırlatan bu tutum Avrupa'da tepkilere yol açar.

Ecevit de Avrupa Konseyi toplantısına katılacaktır ve dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Necdet Üruğ'dan politikacı ve sendikacıların bırakılmasını ister.

Ama Üruğ o kadar "yetkilidir" ki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nı bile takmaz.

Daha sonra Brüksel'deki NATO Toplantısı'nda Türkiye askeri temsilcisi Orgeneral Süreyya Yüksel olayı NATO Başkomutanı Alexander Haig'e anlattığında Haig "Bravo! Komutan dediğin işte böyle olur" yanıtını alır.

Türkiye'nin NATO'ya girdikten sonra nasıl sömürgeleştiğini en net anlatan olay budur.

NATO'cu "Bizim Oğlanlar" ülkeyi kan gölüne çeviren bir filmin senaristliğini değilse de yönetmenliğini yaparlar.

Sol ezilir merkez sağın içinden muhafazakar sağ yani bildiğiniz tarikatlar sahneye çıkar Özal ile birlikte.

12 Eylül darbesi Amerika için bir gerekliliktir.

Ortadoğu'daki piyon İran 1979'daki Humeyni ihtilaliyle kaybedilince sıklet merkezi Türkiye olur.

Tam kontrol lazımdır Türkiye üzerinde.

AFGANİSTAN: EROİN TERÖR VE NATO

Tüm Asya'da Amerikancı dinci hareketleri destekleyen "Yeşil Kuşak" projesi Afganistan kökenlidir aslında.

Sovyetler Birliği'ne ve genel olarak tüm sol hareketlere karşı dinci akımlar tarikat ve örgütler desteklenir.

CIA için bunların finans kaynağı ise uyuşturucudur.

Afganistan'daki mücahitler uyuşturucu paralarıyla silahlandırıldı ve Sovyetler'e karşı savaştırıldı.

11 Eylül 2001 terör kumpası sonrası ABD'nin ilk gözünü diktiği yer yine Afganistan oldu.

ABD CIA maşası Usame bin Ladin bahanesiyle Afganistan'ı ilk işgal ettiğinde Taliban'ın sert afyon karşıtı politikası hasadı neredeyse sıfıra indirmişti.

ABD işgalinden hemen önce Ekim 2001'de BM verilerine göre Taliban Afganistan'daki afyon üretimini 2000'de 3300 tondan 2001'de 185 tona düşürmüştü.

2001 işgalinin hemen ardından afyon pazarları restore edildi.

Afyon fiyatları hızla yükseldi.

2002'nin başlarında Afganistan'daki yerel afyon fiyatı (dolar/kg cinsinden) 2000'dekinden 10 kat daha yüksekti.

Afganistan'ın NATO tarafından işgalinden sadece 6 sene sonra The Guardian gazetesine göre 2007'de Afganistan'da Kolombiya Bolivya ve Peru'nun toplamından daha fazla alanda uyuşturucu yetiştiriliyordu.

ABD kuklası Karzai yönetimindeki Afganistan'da afyon hasadı tüm zamanların rekor seviyesindeydi.

O zamanlar en büyük Afgan afyon ağalarından biri Karzai'nin kardeşiydi.

2009'da New York Times şunu yazdı:

"Afganistan cumhurbaşkanının kardeşi ve ülkenin hızla büyüyen yasadışı afyon ticaretinde şüpheli bir oyuncu olan Ahmed Veli Karzai son sekiz yıldır CIA'den düzenli para alıyor. "

Ahmed Karzai 2011'de Helmand'daki evinde korumalarından biri tarafından mafya tarzında vurularak öldürüldü.

Helmand Afganistan'daki en büyük afyon eyaletidir.

Helmand bir ülke olsaydı dünyadaki en büyük afyon üreticisi olurdu.

CIA'nın Karzai'ye en az sekiz yıl boyunca para ödemesi bir ortaklığın göstergesiydi.

Washington ve CIA büyük Afgan afyon ticaretini resmi olarak reddederken Vietnam Savaşı'ndan bu yana CIA'nın geçmişi aksini gösteriyor.

Araştırmacı - Yazar Alfred W. McCoy'un Vietnam Savaşı döneminde çığır açan kitabı "The Politics of Heroin in Southeast Asia"da belgelediği gibi CIA yerel savaş ağalarıyla birlikte Laos'ta afyon ticaretiyle uğraşıyordu.

CIA "Air America" denen uyuşturucu hava yolu ile Güney Asya'daki "Altın Üçgen"den dağıtım yapıyordu.

1980'lerde Afganistan'daki Sovyet Kızıl Ordusu'na karşı ABD'nin finanse ettiği Mücahit savaşı sırasında CIA'nin Usame bin Ladin'i ve binlerce Arabı 'işe aldığı' biliniyor.

Zamanında İstanbul'a da gelen ve bazı ünlü pozları gazetelerde yayınlanan Gülbeddin Hikmetyar gibi Afgan savaş ağaları CIA ve Pakistan istihbaratı ISI ile birlikte büyük uyuşturucu ticareti yapıyordu.

Türkiye'de de Susurluk kazasıyla ortaya çıkan derin devlet (SüperNATO) ilişkilerinin de göbeğinde uyuşturucu ticareti vardı.

CIA'in PKK terörünü de ortaklaşa uyuşturucu ticareti ile finanse ettiği bilinmeyen bir şey değil.

ABD Başkanı Joe Biden'ın Afganistan'dan çekilme kararı sizi yanıltmasın.

Amerika dünyanın uyuşturucu kaynağını kolay kolay bırakmaz.

ABD'nin çekeceği asker sayısı 2500.

Afganistan'da kalacak olan CIA'ya bağlı paralı askerlerin sayısı ise 18 bin.

DynCorp gibi CIA'ya çalışan özel paralı asker orduları bugün dünyanın en büyük afyon ve eroin kaynağında yer alıyor.

Buradan çıkan uyuşturucular tüm dünyada gençleri zehirliyor ve karşılığında dinci ve bölücü terör örgütlerine finans kaynağı olarak gidiyor.

Türkiye'nin de son 20 yılda transit ülke olmaktan Pazar ülkeye dönüşmesi tesadüf mü?

"Pudra şekeri"ni lüks otolarında çekenlerin abileri emin olun bu trafiğin içinde yer alıyorlar.

İçki yasak ama uyuşturucu her yerde.

2018'de Alfred McCoy ABD'nin Afganistan'daki rolüne ilişkin bir makale yazdı:

"Dünyanın tek süper gücü 16 yıldır savaşıyor. Çatışmanın zirvesinde 100 binden fazla asker konuşlandırdı yaklaşık 2.300 askerin hayatını feda etti askeri operasyonlarına 1 trilyon dolardan fazla para harcadı ve rekor bir 100 milyar doları daha fazla savurdu. "Ulus inşası" için 350.000 Afgan askerinden oluşan bir ordunun finansmanı ve eğitilmesine yardım ediyor. Ve hala dünyanın en yoksul halklarından birini pasifize edemiyor musunuz?

Sorunun cevabı şu: ABD'nin Afganistan'daki varlığı ulus inşası ya da demokrasi ile ilgili değildir.

Olay eroin hakkında:

"Afganistan'daki otuz yılı boyunca Washington'un askeri operasyonları Orta Asya'nın yasadışı afyon trafiğine hakim olmakla ilgiliydi ve bu hedefe ulaşmakta başarılı oldu. Yıllık afyon üretimi 2001'de 180 ton civarındayken işgalden sonra yılda 3.000 tonun üzerine ve 2007'de 8.000 tonun üzerine çıktı. "

2017'de afyon üretimi 9.000 ton olmuştu.

Araştırmacı Gazeteci Pepe Escobar Batı medyasında Taliban'ın Afgan afyon ticaretini kontrol ettiği şeklindeki anlatının yalan olduğunu söylüyor:

"Bu bir Afgan Taliban operasyonu değil. Atlantikçi çevreler tarafından asla sorulmayan temel sorular afyon hasadını kimin satın aldığıdır; onları rafine ederek eroine dönüştürür; ihracat yollarını kontrol eder; ve sonra onları muazzam bir kâr için satar. "

Escobar tüm bu organizasyon sürecinde asıl patron olarak NATO'yu işaret ediyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Afganistan'da eroin üretimi için İtalya Fransa ve Hollanda'dan yasadışı bir şekilde ithal edilen tonlarca kimyasalın izini sürdü ve ABD ile NATO'nun eroin ticaretini önlemek için hiçbir şey yapmadığını belirledi.

NATO KÖTÜCÜLDÜR

Hasılı kelam.

NATO nedir diye sorarsanız?

NATO emperyalizmdir.

NATO'cu emperyalist veya onun uşağıdır.

NATO'nun sahibi ABD dünyadaki en büyük soykırımcıdır.

En az 20 milyon Kızılderili ya da yerli Amerikalı'nın kanına girerek o koca kıtayı ele geçirmiş ve Afrika'dan getirdiği siyahileri köle olarak kullanıp zenginleşmiştir.

O NATO'daki İngiltere tüm Asya'yı ve Afrika'yı sömürmüştür.

O NATO'daki İspanya tüm Latin Amerika'nın damarlarını kesmiş mayaları iknaları ve aztekleri katletmiştir.

O NATO'daki Fransa Cezayir'de Ruanda'da Libya'da milyonları öldürmüştür.

O NATO'daki Belçika Kongo'da yine yüzbinlerce siyahın kanına girmiştir.

O NATO'daki İtalya Habeşistan'da Libya'da kıyım yapmıştır.

O NATO'daki Yunanistan Bulgaristan Balkanlardaki atalarımızı kesmiş köyleri yakıp çoluk çocuk demeden öldürmüştür.

NATO işte tüm bu kötülüklerin bir toplamıdır.

İtalya'da başbakan öldürmüştür bizde bakan katletmiştir.

İç savaş çıkartmıştır.

Hala daha Rusya ve Çin'i kuşatma sevdasına üçüncü dünya savaşı çıkartmak için uğraşmaktadır.

Bizi katil olmakla soykırımcı olmakla suçlayan Biden'a hak ettiği cevabı veremeyenler NATO'cudur.

Biden'a hak ettiği cevabı veremediği için sevinenler de NATO'cudur.

Türkiye Cumhuriyeti soykırımcı değildir.

Osmanlı da İttihat ve Terakki Cemiyeti de değildir.

Ama malesef bu ülkenin geçmişi ihanetlerle örülmüştür.

Hala da örülmeye devam etmektedir.

KAYNAK:

http://www.williamengdahl.com/englishNEO23Apr2021.php

https://www.veryansintv.com/nato-aslinda-nedir

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Ne mutlu Turkum diyene!

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

92. BIR RUHUN VARLIGI SACMA BIR VARSAYIMDIR. OLMEZ BIR RUHUNVARLIGI DAHA SACMA BIR VARSAYIMDIR

Insanlar her ne kadar ruhlari, ya da kendilerine hayat verdigini sandiklari hayat ufurugu hakkinda en kucuk bir fikir edinmek imkansizliginda bulunsalar da, yine bu mechul ruhun olumsuzlugune kendi kendilerini inandirirlar. Her sey onlara kanitlar ki; onlar, ancak cismin maddi olan kuvvet ve duygulari ya da maddi organlari araciligiyla hisseder, dusunur, fikirler kazanir, haz ve aci duyarlar. Bu ruhun mevcudiyetini varsayarak dahi, bunun tumuyle cisme bagli oldugunu ve cismin ugradigi butun degisikligi, ruzgarlarin sicak ve sogugunu birlikte cektigini onamaktan kacinilamaz.

Bununla birlikte yaratilis ve icerigi bakimindan, maddeyle hicbir benzerligi olmadigi sanilir. Istenir ki, ruh bu maddenin yardimi olmaksizin hareket edebilsin ve hissedebilsin. Sozun kisasi, iddia edilir ki; maddeden yoksun ve duygulardan uzak bir ruh da yasayabilir; mutluluk ya da siddetli acilar hissedebilir. Iste boyle, asagi yukari boyle varsayimlara dayanan bos, ise yaramaz seyler dokusu uzerinedir ki, "ruhun sonsuzlugu" dilber fikri insa edilir. *

Hangi nedenlere dayanilarak ruhun sonsuzlugunun varsayildigini sorsam, bana hemen "insan yaratilisi geregi olarak olmez olmak, baska bir deyisle, hep yasamak istiyor" cevabi verilir. Ancak, karsilik olarak derim ki; bir seyi siddetle istiyor olmamiz, istegimizin yerine getirilecegini, bu siddetli istekten sonuc alinacagini cikarmak icin yeterli midir? Olmasi siddetle istendigi icin bir seyin olmamasinin kesinlikle mumkun olmayacagina karar verme cesareti hangi tuhaf mantikla gosterilir?! Insanlarin hayalgucunun dogurdugu istekler, gercegin olcusu mudur? "Ahiret hayatinin cazip umitlerinden yoksun olan tanrisizlar yok olmayi istiyor" diyorsunuz. Pekala. Hep var olacaginizi cikarmakta ne kadar yetkiliyseniz, bu arzuya gore, tanritanimazlar da yok olmayi isterken, yok olacaklarini cikarmakta o kadar yetkilidir.

Fransiz hekimlerinden biri, "L'immortalite de l'ame est trop belle pour etre crue" der. Anlami soyledir: "Sonsuz ruh fikri, inanilmayacak kadar cok guzeldir. " (A. C. )
- - - - - - - - - - - - -
Ellisine gelen herkes hak ettigini bulacaktir.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Her cesit hatanin arasinda, peygamberlik en yersizidir.

ELIOT,T.S. (Thomas Stearns) (1888-1965) ABD dogumlu Ingiliz sair, oyun yazari ve elestirmen.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 158 Nitelikli dolandiricilik

1) Dolandiricilik sucunun
a Dini inanc ve duygularin istismar edilmesi suretiyle
b Kisinin icinde bulundugu tehlikeli durum veya zor sartlardan yararlanmak suretiyle
c Kisinin algilama yeteneginin zayifligindan yararlanmak suretiyle
d Kamu kurum ve kuruluslarinin kamu meslek kuruluslarinin siyasi parti vakif veya dernek tuzel kisiliklerinin arac olarak kullanilmasi suretiyle
e Kamu kurum ve kuruluslarinin zararina olarak
f Bilisim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarinin arac olarak kullanilmasi suretiyle
g Basin ve yayin araclarinin sagladigi kolayliktan yararlanmak suretiyle
h Tacir veya sirket yoneticisi olan ya da sirket adina hareket eden kisilerin ticari faaliyetleri sirasinda kooperatif yoneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsaminda
i Serbest meslek sahibi kisiler tarafindan mesleklerinden dolayi kendilerine duyulan guvenin kotuye kullanilmasi suretiyle
j Banka veya diger kredi kurumlarinca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin acilmasini saglamak maksadiyla
k Sigorta bedelini almak maksadiyla
l Ek 24 11 2016-6763 14 md. Kisinin kendisini kamu gorevlisi veya banka sigorta ya da kredi kurumlarinin calisani olarak tanitmasi veya bu kurum ve kuruluslarla iliskili oldugunu soylemesi suretiyle
Islenmesi halinde uc yildan on yila kadar hapis ve besbin gune kadar adli para cezasina hukmolunur. Ek cumle 29 6 2005 – 5377 19 md. Degisik 3 4 2013-6456 40 md. Ancak e f j k ve l bentlerinde sayilan hallerde hapis cezasinin alt siniri dort yildan
adli para cezasinin miktari suctan elde edilen menfaatin iki katindan az olamaz. 2 __________________ 1 Bu fikrada gecen Baskasina ait olup da ibaresinden sonra gelmek uzere 29 6 2005 tarihli ve 5377 sayili Kanunun 18 inci maddesiyle muhafaza etmek veya ibaresi eklenmis ve metne islenmistir.
2) 24 11 2016 tarihli ve 6763 sayili Kanunun 14 uncu maddesiyle bu fikrada yer alan "iki yildan yedi yila" ibaresi "uc yildan on yila" seklinde "j ve k" ibaresi "j k ve l" seklinde ve "uc yildan" ibaresi "dort yildan" seklinde degistirilmistir.9006
2) Kamu gorevlileriyle iliskisinin oldugundan onlar nezdinde hatiri sayildigindan bahisle ve belli bir isin gordurulecegi vaadiyle aldatarak baskasindan menfaat temin eden kisi yukaridaki fikra hukmune gore cezalandirilir.
3) Ek fikra 24 11 2016-6763 14 md. Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suclarin uc veya daha fazla kisi tarafindan birlikte islenmesi halinde verilecek ceza yari oraninda suc islemek icin teskil edilmis bir orgutun faaliyeti cercevesinde islenmesi halinde verilecek ceza bir kat artirilir.


- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/