8 Ocak 2023 Pazar

"BENİ ‘ACAR MUHABİR’ DİYE YAZ": METİN OLMAK



"BENİ 'ACAR MUHABİR' DİYE YAZ": METİN OLMAK

08 Ocak 2023

Hakan Güngör, ölüm yıldönümünde Metin Göktepe'yi yazdı.


8 Ocak 2023

Hakan GÜNGÖR

Bu yazıya başlamak zor.

Bu yazıyı yazmak zor.

Onu hangi arkadaşından dinlediysem, hep aynı şeyi duydum. Ne güzel güldüğünü, gülümsediğini…

Sennur Sezer, "Gözleri, dişleri, yüzüyle gülerdi. Ondan belki, ışıldar gibi görünürdü" diyordu onun için. Sennur Sezer o günlerde her pazar portre yazıları yazıyordu. Her denk geldiklerinde Metin, Sennur Sezer'e takılıyordu:

"Abla beni hangi pazar yazacaksın?"

Sennur Sezer espriyle karşılık veriyordu:

"Oğlum ben ünlüleri yazıyorum, işinde usta olanları. Seni ne diye yazayım?"

"'Acar muhabir Metin Göktepe' diye yaz."

"Acar yeni demektir. Yeni adamları yazmıyoruz dedik ya!"

"Göreceksin, yazdıracağım sana 'Acar Muhabir Metin Göktepe' diye…"

Espriliydi, dostlarının aklına hâlâ o gülümsemesiyle gelişi bundan.

Onu dinlerken en çok duyduğum, hepimizin zaten bildiği bir diğer yanı gazetecilik heyecanı ve inadıydı.

O SABAH

8 Ocak 1996 sabahı, gündem toplantısında takip edilecek haberler konuşulurken konu başlıklarından biri Alibeyköy'deki cenaze töreniydi.

Ümraniye Cezaevinde öldürülen tutukluların cenazesinde büyük bir eylem yapılacaktı. Haberi izlemeye Serpil İlgün ve Şeref Yılmaz gidecekti. "Bu haberi mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" dedi. Arkadaşları bu talebe alışkındı. Onun gazetecilik inadıyla ve heyecanıyla mücadele etmek olası değildi, karar verildi, habere üçü gidecekti.

Plan yapıldı, ikiye ayrıldılar. Metin önce adli tıbba gidecekti. Polis cenazelerin kalkacağı cemevini ablukaya almıştı. Serpil İlgün, cemevine bir kilometre kala durduruldu, polisler içeri girmesine izin vermedi. Tuhaftır, o esnada kaldırımda parçalanmış bir Evrensel gördü. Bu şekilde alana girmek mümkün değildi, geri döndü. Tekrar bir araya geldiklerinde korteje katılıp alana öyle girmek geldi akla.

Serpil İlgün'ün anlatımıyla devam edelim:

"Sana bizimle gel demiştim. Reddetmiştin. Çünkü yeniden durdurulacağımızı, dolayısıyla haberi kaçıracağımızı düşünüp ben diğer arkadaşlarla gelirim demiştin. Bu seni son görüşümüzdü. Planımız işe yaramıştı. Mezarlıktaydık. Ama seni göremiyorduk."

TEHDİT EDİLEN SOSYALİST GAZETECİ

Arkadaşları şaşırdı, Metin'in orada olacağına, bir şekilde gireceğine eminlerdi. Sonra öğrenildi ki, mezarlığa az bir mesafe kala, polislerce durdurulmuştu. Polislere gazeteci olduğunu söyledi, sokmadılar. Israr etti, bu kez basın kartını sordular. Yanında Evrensel'in kendisine verdiği ve gazeteci olduğunu belirten kurum kartı vardı, bunu kabul etmedikleri gibi, bu kez yaka paça gözaltına aldılar.

Henüz 27 yaşındaydı ama gözaltına alınmak bilmediği bir şey değildi. 1989'da İstanbul Üniversitesinde maliye bölümüne girmiş, 1992'de Gerçek dergisinde muhabirliğe başlamıştı. Evrensel'in kurucu kadrosundaki genç isimlerden biriydi.

Gazi Mahallesi'nde yaşananları ve sorumluların bir türlü yargılanmayışını haberleştiriyor; eğitimdeki özelleştirme adımlarına, YÖK uygulamalarına karşı öğrencilerin itirazlarını yazıyordu. Polis dayağıyla çocuğunu düşüren kadının; İkitelli'de, Ümraniye'de evleri yıkılanların sesi oluyordu. İşçi eylemlerini takip ediyordu.

Gazeteciydi, sosyalistti.

Tehdit de almıştı. 15 Ağustos 1995'te Mardin'de öldürülen Albay Rıdvan Özden'in eşiyle yaptığı röportaj 4 gün önce yayımlanmıştı. Özden, eşinin çatışmada değil, bir başka asker tarafından öldürülmüş olabileceğini söylüyordu.

Gelen tehdit telefonunda, "Seni de Tomris Özden'i de bir yerde hallederiz" denmişti.

'BEN METİN GÖKTEPE, GAZETECİYİM' DİYE BAĞIRDI

Gözaltındaki şiddet yolda başladı. Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü, burada devam etti. "Ben Metin Göktepe, gazeteciyim" diye bağırdı, polislerin darbeleri çoğaldı. O bağırdıkça, direndikçe polis ağzını kapamaya çalışıp şiddeti artırdı. Gözaltında olanlardan bir başka kişi Metin'e doğru bakınca bu kez polisler ona yöneldi, "Sen de devrim şehidi mi olmak istiyorsun" deyip copla saldırdılar.

Metin direniyordu ama polisler durmadı. Darbeler özellikle kafasına ve karın boşluğunaydı. Bir an geldi, Metin bayıldı. Su döküp ayılttılar, coplarla ve kazma sapıyla devam ettiler. Kafasını duvara vurdular.

Gözaltında olanlardan biri dayanamadı, Metin'i savunmak istedi, polisler itip onun da kafasını duvara vurdu.

Metin'i lavaboya götürdüler, lavabo kandan ve pıhtıdan tıkandı. Polislerden biri, "Bu ölecek, bunu hastaneye kaldıralım" dedi. Başka bir polis, "Bırakın, ölecekse ölsün, duvardan düşüp, sandalyeden düşüp öldüğünü söyleriz" diye karşılık verdi. Metin kan kaybetmeye başlamıştı.

(Biliyorum, çok zor bunları okumak, yazmak da öyle, ama yaşananları aklımızdan çıkarmamak sorumluluğumuz.)

Bir tanık sonrasını şöyle anlatıyordu:

"Metin öldüğünde spor salonundaki kömürlükteydi, orada bıraktılar cesedini. Ölmüş olmasına rağmen gelen her polis tekme atmaya devam ediyordu."

O sırada bir amir geldi, yerde yatanı sordu. "Bunu alıp yakın bir yere götürün" dedi.

Metin'i öldürmüşlerdi.

YALANLAR

Arkadaşları Metin'in öldürüldüğünü gazeteye gelen telefonla öğrendi. Neler hissettiklerini tahmin edersiniz, hatta belki hissedersiniz…

Metin'in ölümünün şoku sürerken devlet olayı sümen altı etmek için çalışmalara başlamıştı bile.

İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, gözaltına alınanlar listesinde olmadığını, kamera görüntülerinde de rastlamadığını iddia etti.

Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan, Metin'in çay bahçesinde otururken fenalaştığını, sandalyeden düşüp öldüğünü iddia etti.

İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan, spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.

Hepsi yalandı.

'İŞTE CİNAYET BELGELERİ'

Evrensel, 10 Ocak'ta "Metin katledildi, susmayacağız!" manşetiyle çıktı, sonrasında da manşetlere ve haberlere devam etti. Arkadaşları 10 Ocak 1996 tarihli Evrensel'de tüm haberlere Metin Göktepe imzasını attı. Sonraki günlerde Evrensel başta olmak üzere çok sayıda gazeteci, muhabir, yayın Metin'in ölümüne isyan etti.

Kısa süre içinde otopsi raporuna ulaşıldı; Evrensel 13 Ocak 1996'da "İşte cinayet belgeleri" manşetiyle çıktı. Metin Göktepe'nin morgda çekilen fotoğrafı ve otopsi raporu birinci sayfada yer alıyordu. İşkence vardı, "şüphe"ye yer yoktu. Dahası tanık ifadeleri vardı. O gün gözaltına alınanlar Metin'in nasıl işkenceye uğradığını ve öldürüldüğünü anlatıyordu.

Tanıkların anlattıklarıyla otopsi raporu birbirini doğruluyordu: darp izleri, kaburga kırığı, beyin kanaması, doku içi kanama, cop izleri…

Metin'in İstanbul'daki cenazesine 25 bin kişi katıldı. Buradaki eylem 7 saat sürdü. Başka eylemler de oldu. Örneğin, Tuzla'daki deri fabrikalarında çalışan 4 bin işçi, "Metinler ölmez, özgür basın susturulamaz" sloganları attı. Türkiye ayağa kalktı.

BİZ SENİ NASIL YAZALIM METİN ABİ?

Sennur Sezer'le şakalaşmalarından bahsetmiştim, Sennur Sezer o yazıyı Metin öldükten sonra yazabildi, tıpkı Metin'in istediği gibi, "Acar Muhabir Metin Göktepe" başlığıyla:

"O, 10 Nisan 1968'de doğmuştu. Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde. Bense 53 yaşındaydım. Onun yaşının çok üstünde insanları yazmıştım. Çoğu ölmüştü, öldürülmüştü. Genç bir adam için yazı yazmanın bana neler çağrıştıracağını bilemezdi. Kötü bir önsezi miydi, 'Seni yazmayacağım işte' diye direnmem... (…) Gel bir akıl ver şimdi ablana Metin. Ben senin ölümünü nasıl yazayım?"

Biz seni nasıl yazalım Metin Abi? Biz seni nasıl yazmayalım?

Tüm bunları bir acıyı tazelemek için yazmadım.

Öfkemizin taze, hafızamızın diri olduğunu belirtmek için yazdım.

Metin Abi, gazeten burada, fotoğraf makinen arkadaşlarının elinde, "Mutlaka ben izlemeliyim" heyecanın bugün çok sayıda muhabirin yüreğinde.

Yüreğin susmadı Metin Abi.

Arkadaşların ve hiç tanımadığın kardeşlerin, metin oldu, Metin oldu.

HUKUK MÜCADELESİ

Metin Göktepe'nin ailesinin, Evrensel'in, kitle örgütlerinin, yurttaşların gerçeği ortaya çıkarma mücadelesi sürüyordu.

Metin'in ağabeyi İbrahim Göktepe şikayetçi oldu, Evrensel İmtiyaz Sahibi Vedat Korkmaz da şikayet dilekçesi verdi.

Soruşturma dosyası hazırlandı hazırlanmasına ama süreç uzatıldı, zorlaştırıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasını Eyüp Kaymakamlığına gönderdi, Eyüp Kaymakamlığı valiliğe… Nihayetinde İçişleri Bakanlığı soruşturma başlatmak zorunda kaldı.

Dava önce Aydın'a nakledildi, ardından Afyon'a…

Dava o dönem medyada en yaygın şekilde görülen, haberi yapılan, hakkında yazı yazılan davalardan biri oldu. Fatih Polat'ın belirttiği üzere, dönemin gazetecileri kendi yazı işlerine "Yarın Afyon'da Metin Göktepe davası var, izlemeye gideceğim" diye haber verir, kimse de itiraz etmezdi. Davanın sahiplenilmesi konusunda basın emekçileri arasında büyük bir dayanışma örgütlenmişti.

Türkiye'nin dört bir yanından insanlar duruşmayı takip etmek için geldi. Yani davayı kaçırmak da bazıları için "çare" olmadı.

Nihayet tüm çabaların, direncin sonunda, beş polise "Kastı aşan insan öldürmek" ve "Faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek" suçlarından yedişer yıl altışar ay hapis cezası verildi. Bir polis ise Yargıtayın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetlerinden uzaklaştırma cezası aldı.

Mahkum polisler cezalarını tamamlamadı çünkü Aralık 2000'de Rahşan affı çıktı.

Cinayet "faili meçhul" kalmadı. Gösterilen çabayla ve dirençle, Türkiye'de ilk kez, gözaltında öldürülen bir gazetecinin katilleri yargılandı.

https://www.evrensel.net/haber/478950/beni-acar-muhabir-diye-yaz-metin-olmak

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 213. - 389 ]

Tertemiz geldik yokluktan kirlendik;
Sevinçle geldik dünyaya, dertlenik.
Ağladık, sızladık, yandık, yakındık:
Yele verdik ömrü, toz olup gittik.

- - - - - - - - - - - - - - - -

KÖTÜLÜĞÜN SIRADANLAŞMASI...

https://www.youtube.com/watch?v=Z-Oj60k8h5o


- - - - - - - - - - - - - - - -

Tekrar edeyim, bütün zihniyetlerin tenevvür etmesi için tekrara lüzum görü-yorum.
Türkiye halkı bilâ kaydü şart hakimiyetine (koşulsuz egemenliğine) sahip olmuştur.
Hakimiyet Halife olsun, ünvanı ne olursa olsun, bu milletin mukad-deratına bir müşareket sahibi (ulusun yazgısına ortak ) olamaz.
Efendiler, millet buna katiyen müsaade etmez ve bunu teklif edecek hiçbir Millet Vekili olduğuna kani değilim (Alkışlar)

Kemal Atatürk
Yüce Önder.
Bu günleri çok öncelerden bilen adam.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur.

~Desiderius Erasmus~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Lacrimis struit insidias cum femina plorat
Kadin aglarken, gozyaslariyla tuzak hazirlar. (Caton)

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Hiç sahip olmadığınız bir şeyi elde etmek için, hiç yapmadığınız bir şeyi yapmanız gerekir."

~Anonim~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Korku, en beşeri duygudur.
Benim iktidarlara başkaldırışımı görenlerden kimi beni korkusuz insan sandılar.
Oysa ben korkarım.
Ne var ki, bende, başkalarına yararlı olacaksa, doğru bildiğimi, inandığımı söylemek, açıklamak duygusu, korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir.
Korkarım, yine söylerim.

~Aziz Nesin( 1915 - 1995 )~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yenilgi, Eğitimden Başka Bir Şey Değildir.

~WENDELL PHİLİPS~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

4 Ocak 2023 Çarşamba

15 TEMMUZDA ABD PARMAĞI



15 TEMMUZDA ABD PARMAĞI

15 Haziran 2016 darbe girişimi Gülen tarikatına mensup tarikatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen şu anda Pensilvanya'daki devasa malikanesinde ABD tarafından korunuyor. - Turkish protesters in Istanbul 15 temmuz

Ana sayfa » Dış Politika

15 Temmuz darbe girişimi ve darbe girişiminde Amerika Birleşik Devletlerinin rolü hakkında bir okuyucu görüşü

15 Temmuz darbe girişimi

Amerika Birleşik Devletlerinin darbe girişiminde rolü

15 Haziran 2016 darbe girişimi Gülen tarikatına mensup tarikatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen şu anda Pensilvanya'daki devasa malikanesinde ABD tarafından korunuyor.

Darbe, İncirlik'teki NATO karargahında planlandı ve darbeye karışan birçok general, çoğu esir alınan ve şimdi hapislerde çürüyen NATO generalleriydi.

TSK'nın tüm subaylarını İncirlik'teki merkezde bulunduran Amerikalı John F. Campbell, darbe girişiminin organizatörü oldu.

15 Haziran 2016 darbe girişimi Gülen tarikatına mensup tarikatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen şu anda Pensilvanya'daki devasa malikanesinde ABD tarafından korunuyor. - John F. Campbell

⦿ https://www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2023/01/John-F.-Campbell.jpg

Darbe girişiminden önce Türkiye'yi iki kez gizlice ziyaret eden General John F. Campbell, hem Erzurum'da hem de Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nde gizli görüşmeler yaptı.

Askeri kaynaklara göre, orduda görev yapan tüm subay kadrolarının eğilimlerine ilişkin hazırlık sürecini yöneten isim yine ABD'li General Campbell oldu.

2014 yılından bu yana Afganistan'da konuşlu Uluslararası Yardım Gücü'nün (ISAF) komutanı olan ve geçen Mayıs ayında emekli olan Campbell'ın, darbe başarılı olursa bir an önce Türkiye'ye dönmesi için cuntacı isimlerle anlaştığı, darbeye destek için Nijerya'daki UBA Bank şubesinden CIA aracılığıyla önemli bir para akışı sağlandığı iddia ediliyor.

15 Temmuz'a giden süreçte Nijerya merkezli United Bank of Africa (UBA) 6 aylık para trafiğinin üssü oldu. Nijerya'dan Türkiye'ye para transferi, CIA tarafından oluşturulan bir ekip tarafından gerçekleştirildi. Cuntayı darbeye ikna etme sürecinde büyük miktarda transfer gerçekleşti. Türkiye'ye gönderilen paralar, yurt içinde 80 kişilik özel bir ekibe ait farklı banka hesaplarına aktarıldı. CIA'in oluşturduğu özel tim üyeleri tarafından çekilen paralar nihai adres olan cuntaya elden teslim edildi. Doğu ve Güneydoğu'da bazı tanınmış isimler bu faaliyette aktif rol alırken, Orta ve Batı Anadolu'da Gülenci çete üyeleri kullanıldı.

15 Temmuz darbe girişiminin olduğu gün giriş yapan çoğu yabancı 17 kişilik grup, İstanbul Büyükada'daki bir otelde 2 gün boyunca toplantı yaptı.

1919'daki işgal günlerinde İngiliz Ordu Karargahı olarak kullanılan Büyükada'daki otele giriş yapanlar arasında CIA "danışmanı" Henry Barkey ve CIA şefi eşi Elen Barkey de bulunuyor.

Darbe girişiminin olduğu gün Türkiye'ye giren ve gizli görüşme sırasında ABD ile sık sık telefon görüşmesi yapan Barkey, hain girişimin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine 19 Temmuz'da Türkiye'den ayrıldı. 17 Temmuz'da Barkey, grupla birlikte otelden ayrıldığında, üzerinde 'Pennsylvania' yazan bir zil bıraktı. İstanbul Polisine bağlı İstihbarat, Terör, Siber Suçlar ve Asayiş şubelerini alarma geçiren bu detay üzerine ekipler, Büyükada'ya giderek otelin tüm yetkililerini sorguya çekti.

Çalışanlar, 'Barkey ve beraberindekiler, o gece sabaha kadar özel bir odada televizyondan darbe girişimiyle ilgili gelişmeleri izledi' dedi. Çoğunluğu uluslararası konularda analist veya öğretim görevlisi olan Barkey ve diğer kişilerin darbe günü 2 veya 3'er kişilik ekipler halinde otele girdikten sonra otelin toplantı odasına gittikleri belirtildi.

Bu arada Barkey, otel yetkilisine 'CNN International ve Voice of America ile 16:00 ve 18:00'de canlı bağlantı kuracağım. Bana gerekli altyapıyı sağlayabilir misiniz?' dedi.

İddialara göre Barkey ve beraberindekiler, darbe gecesi toplantı odasında sürekli telefonla konuşuyorlardı. Barkey'nin dizüstü bilgisayarın yanı sıra akıllı telefonu ve internet bağlantısı olmayan eski bir cep telefonu olduğu belirtildi. Polis, Barkey'nin resepsiyona bıraktığı zilin özel bir anlamı olup olmadığını araştırıyor. Otelin internetinin 'log' kayıtları ve bilgisayarları da incelendi.

Otelde kamera kaydı olmadığı belirtilirken, polis yol üzerindeki özel bir mülkten, bir kafeteryadan ve iskele girişinden video kaydı aldı. CIA için çalışan ve Pensilvanya Üniversitesi'nde doktorasını yapan Barkey, örgütün Orta Doğu uzmanı ve ılımlı İslam teorisyeniydi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nda görev yaptı. 'Türkiye'nin Kürt Sorunu'nu CIA'in Ortadoğu uzmanı Graham Fuller ile birlikte kaleme aldı. Gülen'in ABD'deki daimi oturumunu almasına izin veren de Fuller'dı.

Yıllar önce Henry Barkey, "AKP ile anlaşarak TSK'yı kafesledik" sözleriyle Türk kamuoyunun dikkatini çekmişti.

15 Haziran 2016 darbe girişimi Gülen tarikatına mensup tarikatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen şu anda Pensilvanya'daki devasa malikanesinde ABD tarafından korunuyor. - turk ordusunu kafesledik henry barkey

⦿ https://www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2023/01/turk-ordusunu-kafesledik-henry-barkey.jpg

Barkey'nin karısı Elen Barkey, üst düzey bir CIA yetkilisiydi.

Barkey geçmişte Abdullah Öcalan ile görüşmek için İtalya'ya gitmişti. PKK'nın ABD'deki temsilcisi Kani Gulam'a Öcalan'ın İtalya'da kalması için referans mektubu yazdı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Washington'da düzenlediği basın toplantısında Barkey de hazır bulundu. Zaman zaman Türkiye'ye gelen Barkey, Doğu ve Güneydoğu'da boy gösterdi.

Wilson Center'daki skandal konferansın katılımcılarından Aaron David Miller'ın darbe gecesi attığı tweetler de cuntaya açık desteğini ortaya koyuyordu. Darbenin ilk dakikalarından itibaren Miller, "Erdoğan büyük bir ülkeyi megalomanlıkla yönetiyordu. Kimse onu özlemeyecek" diye tweet atarak darbenin başarıya ulaşacağından emin olduğunu gösterdi.

Toplantıya katılan Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı üyesi Ellie Geranmayeh, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'sokaklara çıkın' çağrısının ardından saat 00.33'te tweet attı: 'Erdoğan, Facetime aracılığıyla CNN Türk'e ulaşarak halktan yardım istedi. sokaklara çıkın. Bu arada güvenlik için komşu bir ülkeye gidiyor' dedi.

Geranmayeh'in bundan sadece 7 dakika önce 'Türkiye uzmanı Henri Barkey ile birlikteyim' tweet'i atması da dikkat çekti.

FETÖ sempatizanı Barkey, 19 Temmuz'da otelden ayrılırken geride resepsiyon görevlisine üzerinde Pensilvanya yazan bir zil ve bir garsona söylediği şu sözleri bıraktı.

Türkiye'ye ilk geldiğimde HSBC patladı. İkinci geldiğimde Gezi patlak verdi. Şimdi de bir darbe girişimi oldu.

İşte o sırada otelde bulunanların listesi.

⦿ https://www.turkishnews.com/tr/content/wp-content/uploads/2023/01/buyukada-15-temmuz-otel-listesi.jpg

15 Haziran 2016 darbe girişimi Gülen tarikatına mensup tarikatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen şu anda Pensilvanya'daki devasa malikanesinde ABD tarafından korunuyor. - buyukada 15 temmuz otel listesi

H.C.

https://www.turkishnews.com/tr/content/2023/01/01/15-temmuzda-abd-parmagi/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

BAKARA - 256 'dinde zorlama yoktur…'
MÜZEMMİL- 19 'Süphe yok ki bu (Kur'an) bir öğüttür.
O halde dileyen Rabbine götüren yolu tutsun…'
MÜDESSİR - 54 - 55 'Süphesiz ki, gerçekten de Kuran bir öğüttür.
Dileyen ondan öğüt alır.'

- - - - - - - - - - - - - - - -

Sakın para için evlenmeyin.
Çok daha uygun koşullarda borç bulabilirsiniz.

MURPHY KANUNLARINDAN
Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir.
Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır.
1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi.
İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981).
Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu.
Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi.
Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı.
Bir kaç ay içinde "Murphynin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dise dis savas akilli savasci icin son caredir.

~Sun Tzu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Şevki Yılmaz'dan Gündemi Alt Üst Edecek İddia: "HDP ERMENİLERİN ÖCÜNÜ ALMAK İÇİN KURULDU"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 20'nci döneminde milletvekilliği yapmış olan Şevki Yılmaz, Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşiye katıldı.
Çekmeköy Belediyesi Nikah Sarayı'nda yapılan söyleşiye Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz'ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Kürtlerin temsilcisi olmadığını ifade eden Yılmaz,
"Ermenilerin bizden öç almak için kurulmuş bir partidir HDP. Onun Kürt davası ile bir ilgisi yoktur.
Ben Müslüman Kürt kardeşlerimi tanırım Kürt kardeşim bebek öldürmez, Kürt kardeşim kadını dağa çıkarmaz, Kürt kardeşim kafa ezmez. Müslüman Kürt, gençler iş bulsun diye kurulan fabrikaları ve okulları yakmaz.
Bunlar Kürt kardeşlerimden intikam alıyorlar. Çünkü Müslüman Kürt, İstiklal Savaşı'nda ve Çanakkale Savaşı'nda Türklerin yanında yer aldılar" diye konuştu.(Gazetevan)

~http://www.ulushaber.org/sevki-yilmazdan-gundemi-alt-ust-edecek-iddia-oc-almak-icin.html~

- - - - - - - - - - - - - - - -

VARLIK FONU

https://www.youtube.com/watch?v=eBbmvmbHy5g


- - - - - - - - - - - - - - - -

SERENAD
. . . . . .
Kimdir bana gulumsiyen yesillik balkonundan\?
Demek gecelerden sonra nihayet gun doguyor.
Bir gulusundur gencligimi dondurdu yolundan;
Yanan su alnim elinin golgesiyle soguyor.
Guzelsin ya, ne olursan ol, girdin hikayeme;
Cok degil evi barki terkedip sana uydugum,
Ancak sen tazelikte gul yarasir pencereme;
Uykusuz gecelerimde kokusunu duydugum.
Egil bak suya, ordadir guzelligin, gencligim.
Sen gel beni dinle, gunlerimiz heba olmasin.
Yorgun basimi gogsunde emniyette bileyim;
Artik taslarimiz ayri cesmelerden dolmasin.

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Gomlegin ilk dugmesi yanlis iliklenince, oburleri de yanlis gider.

~CIYORBANO BRUND~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Insan, her yerde ayni insandir ve yaradilisinda soyluluk yoksa , evrenin tacini da giyse yine ciplak kalir...

~Montaigne~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Toplum hayati icin bireysel ozgurluk ve bagimsizlik sarttir.

~Mahatma Gandhi~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

ORHAN BURSALI : İKTİDARIN MAHKEMELERİNDEN SONRA ‘DOKTORLARI’...

Bir hekim olara utandım.
Gerçekten.
Ama bir taraftan da hekimlik onurunu korumanın bu derece zorlaştığı bir ülkede yaşamaktan da utandım.

Sanki zorba bir padişah tarafından yönetilen ülkede gibiyiz.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


ORHAN BURSALI : İKTİDARIN MAHKEMELERİNDEN SONRA 'DOKTORLARI'...

Orhan Bursalı obursali@cumhuriyet.com.tr Son Yazısı / Tüm Yazıları

03 Ocak 2023 Salı

28 Şubat davasında rütbeleri haksızca, hukuk dışı, utanmazca sökülerek "er düzeyine" düşürülen ve hapishanede sağlığı hiçe sayılarak süründürülerek "öldürülen" emekli Korgeneral Vural Avar olayı başka bir yandaşlığı gündeme oturttu: Doktorlar...

Dün Olaylar ve Görüşler sayfasında Osman İnci doktorluk ve bağlı oldukları Hipokrat yeminini anımsattı ve Ankara Şehir Hastahanesi'nde profesörlerin ve doçentlerin olduğu dokuz "hekim"den¹ oluşan kurulun sağlık raporunu "doktorluk" ve bağlı olduğu etik ve hukuk kuralları açısından değerlendirildi. Verdiği not şüphesiz ki sıfır.

Heyet üyeleri görevlerini yapmamış. Ne Hipokrat yeminini ne de sağlık raporu verirken bağlayıcı gerekli koşulları dikkate almışlar. Sonuç olarak "bir sorun yok, hapishanede kalabilir" (Yani ölebilir!) raporu ile gönderdikleri hapishanede Korgeneral Avar bir ay içinde öldü. Doktorluklarını ve yeminlerini siyasete emanet etmişler.

ANADOLULU HİPOKRAT

Hipokrat İyonyalı, MÖ 460 İstanköy doğumlu, yani Anadolulu, yani bizden. Zamanının en büyük, bugün de doktorluğun babası sayılan ve adına yemin edilen hekimi. Anadolu'nun kuzey illerini gezer, İstanköy adasına dönerek hekimliğini sürdürür. Anadolu'da bilim ile felsefe Hipokrat ile doruğa ulaşır. Ona göre tıbbın ilk kuralı "Primum non nocere" (Önce zarar verme!) ilkesi halen geçerli sayılır.

Hipokrat yemini ise öğrencilerince yazıldı, yani 2000 yıldır yaşıyor. Peki nasıl oluyor da tıbbı bitirirken ettikleri yemini unutabiliyorlar? Bu sorunun yanıtını psikiyatri, psikoloji, tıp etiği uzmanları versin.

Ama toplumsal ve siyasal açıdan sorunun yanıtı açık: Doktorların bir kısmı siyasetin emir ve talimatları çerçevesinde hareket etmeye başladıklarından beri. Bu kendilerini meslekten çıkartan bir gelişmedir. Doktorlar hastalarına siyasal ve ideolojik vb. görüşleri doğrultusunda yaklaşırlarsa, bir de üstten siyasal talimatlara uyarlarsa meslek şirazesinden çıkıyor demektir.

Hitler'in "soykırım doktorları"nı düşünün! Mesleğe siyaset bulaştığında varacağı yerin ne olabileceği konusunda geçmişe bakmak yeterlidir.

ADLİ TIP'I KONTROL

Bizde siyasetin mesleği kirletmesinin tarihi yeni değil. Anımsadığım ilk önemli konu, Adli Tıp'ı ele geçirme çalışmalarıdır. Oralardan siyasetlerine, anlayışlarına uygun raporlar çıkartmaya, mesleği iğdiş etmeye başladılar.

"Hapishane doktorluğu" bir meslek midir? 

12 Mart sürecini yaşayan bir insan olarak, hapishanede darbecilerin emrinde doktor kılığında bir askeri "siyasal- ideolojik" alçak başımızın belasıydı. İdeolojik sapkınlığın, doktorluğu hızla Nazi doktorluğuna sürükleyebileceğini orada görmüştük.

Doktorluğun tüm bu ve benzeri sapkınlıklardan arınmış olması gerekir. Hipokrat Yemini'nin özü budur. Bu yeminin köklerinin Anadolu'da atılmış olmasının ruh olarak önemi bizler için çok daha büyüktür!

Korgeneral Avar cinayeti üzerine 28 Şubat'tan mahkûm aralarında 90 yaşına kadar olanlar bile var, acele sağlık kontrolünden geçirilmiş. 28 Şubat mahkûmiyetleri, birer siyasal hukuk cinayetleri sayılır.

Adaleti kontrol altına aldıktan sonra içlerinden birilerine iktidar mahkemeleri kurduran siyasetin, aynı şekilde doktorluk mesleğinden de siyasete devşirmeler yaptığı çok açık ve seçik.

İKİ ÖNEMLİ HAYATI ALAN

ABD ve Kanada'da (belki başka ülkelerde de) insanlığın kazanımlarının ve varlığının en önemli iki alanı, tıp ve hukuk, çok sıkı eğitim kuralları altındadır. Liseyi bitirince doğrudan ne tıp ne de hukuk eğitimine başlayabilirsiniz.

Önce başka bir üniversiteyi bitirmeniz kuraldır ve sonra bu iki alanda eğitime geçebilirsiniz.

İyice adam olmanız, olgunlaşmanız, kişiliğinizi çok yönlü zenginleştirmeniz beklenir ve gerekir. Sonra hayatımızı belirleyen bu iki alanda uzmanlık yapabilirsiniz.

Not: Dünkü yazımda Ankara'da Kılıçdaroğlu ile Baykal arasında gerçekleşen görüşmede "Deniz Bey bizzat kızı Aslı'yı milletvekili yapın demiş mi? Duyumuma göre evet" cümleme, görüşmede bulunan Levent Gök düzeltme yaptı: "Kesinlikle milletvekilliği adaylığı gündeme gelmedi" diye düzeltti. Görüşmeyi Kılıçdaroğlu mu talep etti soruma ise şu yanıtı verdi: "Hayır, kardeşinin ölümü üzerine Baykal başsağlığı için Kemal Bey ile görüşmek istedi. Kılıçdaroğlu, hastalığını bildiği için 'Gelmesine gerek yok ben giderim' dedi."

1 www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylar-ve-gorusler/tipta-etik-disilik-ve-vural-avarin-olumu-prof-dr-osman-inci-2017505

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir şeyler senin canını acıtıorsa, başkalarının canını da yakacaktır.

~Anonim~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Çalışmaya istekli olanlardan alıp, çalışmayanlara verdiğinizde, demokrasi varlığını sürdürmeyi bırakacaktır.

~Thomas Jefferson~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ada

Her insan kendi adasında yaşar
Takırdatarak dişlerini ya da terleyerek.
Gözyaşları, içer
Şeytanın edebiyat bilgilerini
Onun dişlerini takırdatması
Kimseyi yerinden kıpırdatmaz.

Her insan kendi dilinde konuşur
Ve hiç kimse anlamaz ne söylediğini
Kafasındakı ışığın.
Sonra iyi olarak da anlaşılmaz.
Düşkırıklığı ve incinmedir
Gerçek utanmazlıklar.

~Bertolt Brecht~

- - - - - - - - - - - - - - - -

AYISIGI
Yuzun beyaz, abajur yesil, gece mor;
Esrimis kalbim, sarkisini soyluyor.
Her yanin avuclarima dokuluyor
Cesmeden akan suyun berrakliginda.
. . . . . .
Dolasan bir dudak mi var saclarini\?
Ay tirmaniyor zeytin agaclarini.
Suru bulutlar gece yamaclarini
Otlayip yayiliyor gok kirliginda.
. . . . . .
Uzerinden ortuyu mu cekti bir el\?
Gece ayaklarindan akip giden sel;
Seyrine doyulmuyor ruhunun, guzel
Bu manzara gibi, bu ayisiginda...
. . . . . .
Yeniden yaratti seni gizli bir el

~Ahmet Muhip DRANAS~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bütün dinlerin virüslerin salgınına çok benzer bir akıl hastalığı olduğunu düşünüyorum.
Din mükemmel bir kültürel yapı.
Ama bu onu gerçek yapmıyor ve beni gerçek ilgilendiriyor.
Çiçek virüsü mükemmel bir virüs.
İşini çok güzel yapıyor.
Ama bu onun iyi olduğu, ve yok olmasını istemediğim anlamına gelmiyor.

~Richard Dawkins~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Si vis pacem, para bellum.
* * *
Baris istiyorsaniz savasa hazir olun.

~Latin Atasozu - (Vegetius)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 89. - 389 ]

Baharlar yazlar gider, kara kış gelir;
Varlığın yaprakları dürülür bir bir;
Şarap iç, gam yeme; bak ne demiş bilge:
Dünya dertleri zehir, şarap panzehir.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dum vivimus servimus
Yasadigimiz surece hizmet ederiz. (Presbiteryen Kolej slogani)

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

HANI KURSUN SIKSAN GECMEZ GECEDEN

Yigit harmanlari, yiginaklar,
Kurulmus cetin daglarinda vatanlarin.
Dize getirilmis haydutlar,
HayInlar, amana gelmis,
Yetim hakki sorulmus,
Hesap gorulmus.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yanginlar,
Kan kesmis ovalar ustunde Mayis...
Ucmus, bir kustuyu hafifliginde,
Celik kadavrasi korugan'larin.
ölu"nmu"s, canim,ölu"nmu"s,
Murad alinmis...

Gelgelelim,
Beter, bize kismetmis.
Olum, boyle alti okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, muthis
Genciz, namlu gibi,
Ve catal yurek,
Barisa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygisiz, rahat,
Otuziki disimizle gulmege,
Doyasiya sevismege,yemege...
Kac yol, aglamakli olmusum geceleri,
Asil, bizim aramizda guzeldir hasret
Ve asil biz biliriz kederi.

Icim, bir suskunsa tekin mi ola\?
O Malta bicagi,kInsIz,uyanik,
Ve genc bir misradir
Filinta endam...
Neden, neden alnindaki yikkinlik,
Bakislarindaki olduren bugu\?
Kac yol aglamakli oluyorum geceleri...
Nasil da almis aklimi,
Surmus, filiz vermis icimde sevdan,
Dost, dusman soz eder kendi kavlince,
Kinanmak, yigit basina.
Bu,ne ayip, ne de yasak,
Oylece bir gercek, kendi halinde,
Belki, yasamama sebep...

Evet, aglamakli oluyorum, demdir bu.
Hani, kursun siksan gecmez geceden,
Anlatamam, nasil issiz, nasil karanlik...
Ve zehir - zikkim cigaram.
Gene bir cehennem var yastigimda,
Gel artik...

~Ahmed Arif~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

SEDAT KAYA: METEOR YAĞMURU, KİBELE VE KIBLE

Dinini bilmek lazım.
Bilmeyince başkalarına fütursuzca putperest, çok tanrılı diye laf atıyorsun.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  




SEDAT KAYA: METEOR YAĞMURU, KİBELE VE KIBLE

13 Ağu 2015

Kabedeki kara taş Alla'nın taşıydı.. Bir meteordu.. İki gündür dünyamıza düşenlerden daha iri bir meteor.. Vagina şeklindeydi.. Doğurganlığı, üretkenliği ifade ederdi.. İslam öncesi de kutsaldı..

İki gündür gökyüzünde kozmik şölen var..

Meteor yağmuru..

Köyde çok ışık ve nem tabakası olmadığı için izliyorum..

Arka arkaya düşüyor meteorlar..

Elbette etkileniyor insan..

Ama artık meteorun ne olduğunu biliyoruz..

Bizim çağın insanı için sır değil..

Peki, eski çağlarda bu şöleni izleyen insanlar ne düşündü acaba?..

Meteorlar onlar için neyi ifade etti?..

. *. *

Müslümanlar günde beş kez Mekke'ye yani Kabeye dönerek namaz kılar..

Oysa Muhammed peygamberin mezarı Medine'dedir.

Neden Kıble Mekke'dir?..

Niye milyonlarca müslüman Mekke'ye hacca gider..

Kabe'deki kara taş neden kutsaldır?..

. *. *

Sümerlerin ay tanrıçası Kıb-El-La idi..

Anadolu'da Kybele..

Doğurganlığın, bereketin simgesiydi..

Tanrıların anasıydı..

Ay kökenli bir tanrıçaydı..

Araplar Kıb kelimesini önemsemediler..

Zaten onların dilinde Al La, El Le tanrıça demekti..

Ayın kuluna Abd-Alla derlerdi..

Sonraları Abdullah oldu..

Kabedeki kara taş Alla'nın taşıydı..

Bir meteordu..

İki gündür dünyamıza düşenlerden daha iri bir meteor..

Vagina şeklindeydi..

Doğurganlığı, üretkenliği ifade ederdi..

İslam öncesi de kutsaldı..

Etrafında dönülerek hac görevi yerine getirilirdi.

Vagina şeklindeki kara taş, ayın hilal halindeki durumunu anlatırdı..

Dua ederken elleri avuçları yukarı doğru açmanın kökeni de Ay tanrıçalarının dinlerindendi..

Ay'ın ışığına nur denirdi.

Avuçlar açık ve yukarıya bakacak şekilde dua edilirdi ki; avuçların içi Ay'dan gelen nur ile dolsun.

Sonra da avuçlarda toplanan nur, yüze sürülürdü..

Bu ritüelin amacı nur ile yüz yıkayıp, günahlardan arınmaydı..

Tüm semavi dinler pagan dönemden kalma bu tip çeşitli tapınma rituellerini günümüze taşıdı..

Tanrı ile gökyüzü ilişkisinin nedeni güneş, ay ve yıldızlardı..

Müslümanlar "hilal"i kendilerine sembol yaptılar..

Bayraklarında ve camii minarelerinde kullandılar..

Museviler "davut yıldızı"nı sembolleştirdiler..

Hristiyanlar ise "haç"ı..

Haç Sümerlerde Marduk gezegeninin sembolüydü..

Kayıp Mu kıtasından kalmaydı..

Mesela bazı dinlerde ineklerin kutsal görülmesi de bundandı..

İneğin boynuzları da Ay'ı simgelerdi..

Çünkü iki boynuzu tek parça olarak düşündüğünüzde hilal şeklindeydi..

Hinduların ana tanrıçası Şiva da ay kökenliydi..

Şiva'nın da bir kara taşı vardı..

O da doğurganlığın simgesiydi..

. *. *

Meteor yağmuru yarın da devam edecek..

Ne yapıp edin, izleyin..

Bu kozmik şölen kaçırılmaz..

Şansınız varsa ve yakınınıza bir meteor düşerse yaşadınız..

Hemen NASA ile irtibat kurun..

Zengin olursunuz?

https://www.haberhurriyeti.com/haber/3328634/meteor-yagmuru-kibele-ve-kible

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Eğlenebilirken eğlen, zorunda kalınca katlan."

~Goethe~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Mutluluk, her günü balayınızın ilk günü ve tatilinizin son günüymüş gibi yaşamaktan oluşur."

~Leo Tolstoy~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Mutluluk yoğunluk değil, denge, düzen, ritim ve uyum halidir."

~Thomas Merton~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Her hedefe varista bir panik havasi hasil olur. Insanoglu amacina ulasmak icin yurumeyi sever ama ona ulasmak hesapta yokmus gibi davranir.
. . . . . .
Dostoyevski - Yeraltindan Notlar

- - - - - - - - - - - - - - - -

Genc Osman dedigin bir kucuk usak,
Beline baglamis ibrisim kusak,
Askerin icinde birinci usak,
Allah Allah deyip gecer genc Osman...
. . . . . .
Genc Osman dedigin bir kucuk aslan,
Bagdatin icine girilmez yastan,
Her ana dogurmaz boyle bir aslan,
Allah Allah deyip gecer genc Osman...
. . . . . .
Bagdatin kapisini Genc Osman acti,
Dusmanin cumlesi onunden kacti,
Kelle koltugunda uc gun savasti,
Allah Allah deyip gecer Genc Osman...

~Kayikci Kul Mustafa ~

- - - - - - - - - - - - - - - -

~Mareşal Mustafa Kemal Atatürk~

- - - - - - - - - - - - - - - -

A priori
Deneyden once

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

SEN DE HER SEY GIBI
. . . . . .
Sen de her sey gibi,yakinimda iken,
Sen de oluyorsun gozlerimde diken.
Git,git benden uzak,uzak bir yere git;
Ne olur,icimde her zaman bir umit,
Her uzak sey gibi oyle yalniz hayal,
Yalniz rahiya,renk,sarki halinde kal.

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Başarısızlık yoktur. Sadece deneyimler ve onlara karşı tepkileriniz vardır. "

~Tom Krause~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

İSPANYOL JUAN CARLOS’TAKİ SORUN TCG ANADOLU’YU ETKİLER Mİ?

Bu bence de ciddiye alınması gereken bir konu.
Aynı müdelin İspanyol versiyonunda büyük sorunlar ortaya çıkıyor.
Peki ya aynı sorunların bizde de olmaması için bir sebep var mı?
Motor titreşimlerinin diğer cihazlara, hatta gemiye zarar verdiği söyleniyor.
Bu nedenle azipod sistemi suçlanıyor.
Ve İspanya elindeki gemiyi yüzdürebilmek için çok uzun süreli ve ağır maliyetli bir dönüşüm sürecine aptal olduğu için mi giriyor?

Bütün bunları şimdiden konuşmak lazım.
Boru değil, milyar dolarlık projelerden konuşuyoruz.
İspanyolların geçtiği yoldan geçmek zorunda değiliz.
Aynı mayına bizim de basmak zorunluluğumuz yok.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  




İSPANYOL JUAN CARLOS'TAKİ SORUN TCG ANADOLU'YU ETKİLER Mİ?

İspanya Donanması'nın en önemli gemilerinden biri olan Juan Carlos konusunda son günlerde tahrik sistemi konusunda ciddi bir sorun yaşıyor. En son Atlantik Okyanusu'nda sorun yaşayarak geri dönmek zorunda kalan gemi için modifikasyon yapılacak. Bu durum, geminin 'kız kardeşi' olan TCG Anadolu'yu etkileyecek mi?

Konuya, Emekli Amiral Türker Ertürk, kişisel web sitesinde dikkat çekti. Ertürk, Amfibi Hücum Gemisi (LHD) Juan Carlos'un uzun süredir devam eden, kronik hale gelen ve son seferinde Atlantik'te hareketten sakıt kalmasına da neden olan arızalar sonucunda tahrik sisteminin değiştirilmesine karar verildiğini belirterek şunlara dikkat çekti:

"Karar aşamasına gelinmeden önce, müzmin hale gelen arızaların arkasındaki gerçek nedenin bulunması için Asea Brown Boveri (ABB) şirketine bedeli 171.220 Euro olan bir çalışma yaptırılmış. Sonuç olarak; İspanyol Deniz Kuvvetleri'nin deniz harekatı operasyon ihtiyaçları, geminin envanterde kalma süresi ve yaşam döngüsü değerlendirilerek tahrik sisteminin kapsamlı bir şekilde değiştirilmesine karar verilmiş. Tahrik sistemindeki sorun, başka sorunlara da kaynaklık ediyormuş. Özellikle titreşim; başta elektronik cihazlarda olmak üzere, gemide başka arızalara da sebep oluyormuş.

FARKLI TASARIM

Juan Carlos ve TCG Anadolu'da geleneksel şaft, pervane ve dümen yok. Bunun yerine azimut pervaneler ve elektrikli tahrik sistemi var. Her biri 11 MV gücünde ve 360 derece dönebilme özelliğine sahip ve bu sayede dümen görevi de gören, limanda ve amfibi harekata manevra kolaylığı sağlayacağı düşünülen elektrik motorları mevcut. Juan Carlos'a takılan bu tahrik sistemi, İspanyol Donanmasındaki ilk uygulamaydı.

30 MİLYON EURO'LUK EK MALİYET

En sonunda karar verildi ve hükümet onayladı; dizayn ve bitmeyen sorunlara çare olarak TCG Anadolu'nun kız kardeşi Juan Carlos'un 30 Milyon Euro değerinde bir proje ile Navantia-Kadiz Tersanesinde tahrik sistemi değiştirilecek. Bu büyük onarım ve dizayn değişikliğinin yaklaşık olarak 1-2 yıl süreceği söyleniyor. Bu değişiklikle; gemide dizayndan kaynaklanan kavitasyon ve titreşim sorunlarının giderilebileceği ve diğer cihazları olumsuz olarak etkilemesinin de önüne geçilebileceği öngörülüyor. Ama gerçek durum, onarım bittikten ve tecrübe seyirleri yapıldıktan sonra anlaşılabilecek.

Juan Carlos'un yaşadığı bu problem ve yapılması gerekenler, normal olarak İspanyolların sorunu. Ama madem ki TCG Anadolu aynı dizayna sahip ve bu geminin kız kardeşi, artık bu andan itibaren bizi de ilgilendiriyor. Juan Carlos'un tahrik sistemine yapılacak değişiklikler TCG Anadolu üzerinde de yapılmadan Türk Deniz Kuvvetleri, TCG Anadolu'yu teslim almamalı. Ama görebildiğim kadarı ile Sedef Tersanesi, bir an önce gemiyi teslim etmeye bakıyor"

https://tolgaozbek.com/savunma/deniz-kuvvetleri/ispanyol-juan-carlostaki-sorun-tcg-anadoluyu-etkiler-mi/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kaynanami kaybettim görenIerin görmezIikten geImeIeri rica oIunur.

~Sadece gülmece olsun diye~

- - - - - - - - - - - - - - - -

OLU
. . . . . .
Hangi mahallede imam yok,
Ben orada olecegim.
Kimse gormesin ne kadar guzel,
Ayaklarim, saclarim ve her seyim.
Oluler namina, azade ve temiz,
Mechul denizlerde balik;
Musluman degil miyim, hasa,
Fakat istemiyorum, kalabalik.
Beyaz kefenler giydirmesinler,
Sizlamasin karanligim havada.
Omuzlardan omuzlara gecerken sallanmayayim,
Ki butun azalarim hulyada.
Hicbir dua yerine getiremez,
Benim kainatlardan uzakligimi.
Yikamasinlar vucudumu, yikamasinlar,
Cilginca seviyorum sicakligimi...

~Fazil Husnu DAGLARCA~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Bir şeyi beğenmiyorsan değiştir, değiştiremiyorsan onunla ilgili bakış açını değiştir."

~Mary Engelbreit~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Tarih, her durumda bir cagin baska bir cagda dikkate deger buldugu seylerin kaydidir.

~Jakob burckhardt~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Alea iacta est.
* * *
Ok yaydan cikti.

~Latin Atasozu - (Sezar)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Her gün güzel olmayabilir, fakat her gün güzel bir şeyler vardır."

~Anonim~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Cicegin dikeni var diye uzunecegine, dikenin cicegi var diye sevin.

~Goethe~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dunyada degismeyen tek sey degisimin kendisidir.

OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/