15 Eylül 2019 Pazar

İsrafınızda Boğulun !

Evladına pantalon alamadığı için kendini asan veya "işsizim, açım!" diyerek üzerine benzin döküp yakanların olduğu Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı, Almanya'dan Mercedes Maybach S 600 Pullmann Guard model 4 yeni lüks araç aldı.

Araçların Türkiye fiyatı yaklaşık 80 Milyon TL !

İsrafınızda Boğulun !







Görüntünün olası içeriği: bir                  veya daha fazla kişi, oturan insanlar ve araba




- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Ekonomik kalkinma Turkiye nin hur mustakil daima daha kuvvetli daima daha refahli Turkiye idealinin belkemigidir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

110. BIR DINI GORUS NE KADAR ESKI VE GENEL OLURSA, O KADAR KUSKULU VE GUVENILMEZDIR

Siradan insanlarin bilgisizligi, safdilligi, kayitsizligi ve budalaligi hakkinda gercek dusunceler edinen herkes, ne kadar cok yayilmis ve yerlesmis olursa, dini gorusleri o oranda kuskulu sayar. Insanlarin cogu hicbir seyi incelemez. Teamule, hukumete birakirlar ve boyun eger, baglanirlar. Dini gorusleri, ozellikle inceleme cesaret ve yetenegine sahip olmadiklari goruslerdir. Bu goruslerden hicbir sey anlamadiklari icin susmak zorundadirlar; ya da her durumda muhakemeleri cabucak tukenir. Halkin bireylerinden her birine Allah'a inanip inanmadiklarini sorunuz; sonra "Allah" kelimesinden ne anladiklarini sorunuz; onu en buyuk gucluk icine dusurursunuz.

Hemen gorursunuz ki, surekli olarak yineledigi bu kelimeye kotu hicbir fikir baglamaya (hicbir gercek anlam vermeye) yetenegi yoktur. Size, Allah, Allah'tir diyecektir. Gorursunuz ki, Allah hakkinda ne dusundugunu bilmedigi gibi, Allah'a inanmak icin nedenlerinin ne oldugunu da bilmez.

Butun kavimler bir Allah'tan soz eder. Ancak bu Allah hakkinda mutabik midirlar, hemfikir midirler? Hayir. E, sonra! Bir gorus uzerinde ittifak, o gorusun acik oldugunu hic kanitlamaz; ancak anlasmazlik, bir kesinsizlik ve belirsizlik isaretidir. Ayni adam, Allah'i hakkinda edindigi fikirlerde kendi kendisiyle hep uyumlu olur mu? Hayir. Bu fikir, makinesinin ugradigi donusumle degisir; bu da bir kesinsizlik isaretidir. Insanlar, hangi durumda bulunursa bulunsun, olumlu gercekler uzerinde hem kendi kendileriyle, hem de baskalariyla hemfikir, hep mutabiktirlar. Deliler haric herkes, iki kere ikinin dort ettigini, gunesin aydinlattigini, toplamin kucukten daha buyuk oldugunu, adaletin bir nimet oldugunu, insanin sevgisine layik olmak icin iyiliksever olmak gerektigini, haksizligin ve gaddarligin iyilikle birlesmesinin mumkun olmadigini teslim eder. Allah'tan soz ettiginizde, insanlar, bu sekilde hemfikir olur mu? Allah hakkinda dusunduklerinin ve soylediklerinin tumunu, ona atfedecekleri eserler alt ust eder.

Bir mevhum cizmelerini, bircok ressama soyleyiniz: Bunlarin her biri baska baska fikirlere vucut verdiklerinden, mevhumu, her biri baska turlu cizer. Modeli hicbir yerde bulunmayan bir "portre"ye her birinin verdigi yuz cizgileri arasinda hicbir benzerlik bulamazsiniz. Dunyanin butun dinleri Allah'i tasvir ederken, bize, yuz cizgileri hakkinda asla ittifak bulunmayan, herkesin kendi tarzina gore duzenledigi ve kendi dimagindan baska hicbir yerde olmayan buyuk bir mevhumdan baska bir sey tasvir ederler mi? Yeryuzunde, Allah'i hakkinda ayni fikirlere sahip olan ya da olabilen iki kisi yoktur.

- - - - - - - - - - - - -
Konusan, adamin beyni degil, girtlagiydi.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Insanlik butun bu zaman boyunca Yaratilis'in kendisi icin olduguna inanacak kadar kibirliydi, oysa gercekte Yaratilis onlarin varligini ongormuyor.

CAMILLE FLAMMARION
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

14 Eylül 2019 Cumartesi

TUNCAY MOLLAVEİSOĞLU : NEDEN JAPONYA OLAMADIK DİYE SORMA THK’YE BAK...


================================

TUNCAY MOLLAVEİSOĞLU : NEDEN JAPONYA OLAMADIK DİYE SORMA THK'YE BAK...

13 Eylül 2019 Cuma

1952'de Türkiye'de motor fabrikası kapatıldı.

Dünyada uçak üretimini ilk yapan ülkeler arasındayken uçak fabrikalarımızı da aynı zihniyet kapattı; GDP'ler; Genetiği Değiştirilmiş Politikacılar.

Emperyalizmin laboratuvarlarında özenle yetiştirilip Türkiye'de iktidara getirildiler.

Orman yangınlarında Türk Hava Kurumu'nun nasıl devre dışı bırakılıp işlevsiz hale getirildiğini Cumhuriyet'te özel haber seli ile gündeme taşıdık.

Dün Orman Bakanı Pakdemirli'nin Türk Hava Kurumu'nun (THK) elinde 20 uçak dururken Rusya ile uçak pazarlığı yaptığını haberleştirdik. Skandallar zincirinin başından bu yana Bakanlığın "THK alerjisini" anlamaya çalışıyorum.

Açmama izin verin;

Yıl 1925... Cumhuriyet'in ilanından sadece 16 ay sonra Atatürk Türk Tayyare Cemiyeti'ni (Türk Hava Kurumu) kuruyor.

O dönem yalnızca gelişmiş ülkelerin ufkunda olan havacılık sanayisinin tüm unsurları ile Türkiye'de oluşması hedefleniyor.

Atatürk söz verdiği her şeyi yerine getiren eşsiz bir lider... 1929'da havacılığın en üst organı olan Uluslararası Havacılık Federasyonu'na (FAİ) üye oluyor. THK mühendislerinden Selahattin Reşit Bey motor ve pervane dışında tüm parçaları Türk malı olan ilk uçağımızı üretiyor.

1935'te Türkkuşu kuruluyor. Kurum Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in de aralarında yer aldığı savaş pilotlarını eğitiyor. Gökçen ilk kadın savaş pilotu olarak adını tarihe yazdırıyor.

"İstikbal göklerdedir" diyerek bin yıllık hedef ve vizyon ortaya koyan Atatürk Türk gençliğini de uçurmak için peş peşe planör motorlu uçuş ve paraşüt okulları açıyor. 1938'de kurumun yetiştirdiği pilot Ali Yıldız 14 saati aşan planör uçuşu ile dünya rekorunu kırıyor.

Planör atölyesi uçak fabrikasına dönüştürülüyor. İngilizlerle ortak seri uçak üretimine geçiliyor. 1939'da Etimesgut Uçak Fabrikası kuruluyor.

Türk Hava Kurumu'nun uçak fabrikasında yabancı uçak üretiminin yanı sıra tamamen yerli tasarım uçaklar da üretiliyor. Sadece 10 yılda 126 adet Türk uçağı göklerdeki yerini alıyor. THK'nin ürettiği uçaklara Batılı ülkelerden sipariş yağıyor! 1926'da temelleri atılan Kayseri Uçak Fabrikası'nda ise 15 yılda 200'den fazla uçak üretiliyor.

Atatürk'ün "sadece uçak değil motor da üreteceksiniz" diye görev verdiği kadrolar 1945'te uçak motoru fabrikasını kuruyorlar. Fabrikada hem yabancı uçak motoru hem de yerli motor üretimi yapılıyor!

İki yıl sonra uçakların aerodinamik testleri için dünyanın en gelişmiş rüzgâr tüneli Ankara'da kuruluyor.

Peki sonra ne oluyor? Bugün AKP'nin "devamı" olmakla övündüğü Demokrat Parti iktidarı Cumhuriyet'in olağanüstü emeği birikimi vizyonu ile kurulan tüm bu kuruluşları kapatıyor. ABD 1948'den itibaren Marshall yardımı ile ülkemize sızıyor. Özellikle uçak sanayisinde; "üretmeyin bizden ucuz alın" uyutması ile savaş artığı uçaklarını Türkiye'ye veriyor. Dönemin asker - sivil yöneticileri bu tezgâha ortak oluyor.

Cumhuriyet tarihine adını altın harflerle yazdırmış ilk uçağımızı üretmiş ilk motorumuza imza atmış Türk Hava Kurumu 1980'lerin ortasından itibaren yangın söndürme alanında kendini yeniden var ediyor.

Bölgenin en güçlü yangın söndürme filosunu kuruyor. Son dönemde Orman Bakanlığı işte bu kurumu küçük yatırımlarla yeniden ayağa kaldırıp güçlendirmek yerine adeta tasfiyesine yok olmasına zemin hazırlıyor.

Türk Hava Kurumu'nun kolunun kanadının kırılması bir dönem yolsuzluklarla içinin boşaltılması bu yolsuzluklara göz yumulması emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyor.

ABD yakın zamanda Uzay Kuvvetleri Komutanlığı'nı kurdu...

Düşünün THK Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki gibi yönetilseydi Türkiye bu yarışta nerede olurdu?



http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1577584/Neden_Japonya_olamadik_diye_sorma__THK_ye_bak....html

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Bizim baska milletlerden hic bir eksigimiz yok.
Cesuruz zekiyiz caliskaniz Yuksek amaclar ugrunda olmesini biliriz.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

160. DIN VE DININ METAFIZIK AHLAKI KAVIMLER ICIN KOTUDUR VE INSANIN DOGASINA ZITTIR

Bir ahlakin iyiligine ancak insanin dogasina uygun olmasiyla karar verebiliriz. Bu karsilastirmaya gore, turumuzun refah ve mutluluguna aykiri bulursak bu ahlaki reddederiz. Dini ve dinin metafizik ahlakini ciddi olarak inceleyen ve dusunceden geciren, guvenilir bir elle yarar ve zararini tartan kim olursa olsun, inanacaktir ki; din de, ahlaki da insan turunun cikarina aykiridir, ya da dogrudan dogruya insan dogasina aykiridir.

"Ey ahali, silah basina! Allahinizin davasi soz konusudur. Allah'a tecavuz edildi; din tehlikededir! Vurun dinsizlige! Kufre! Allahsizlara!"

Ahalinin hicbir zaman hicbir sey anlamadigi bu muthis kelimelerin buyuleyici kuvvetiyle ruhaniler, her zaman milletleri ayaklandirmak, krallari tahtlarindan indirmek, ic savaslar cikarmak, insanlari birbiriyle bogaz bogaza getirmek durumunda bulundular. Goksel gazabi tahrik etmis ve yeryuzunde bu kadar yikim yapmis olan onemli seyler tesadufen incelenecek olursa, gorulur ki, kendileri de anlasamayan birkac ilahiyatcinin delicesine hayalleri ve garip varsayimlari, toplumun butun baglarini kirmis ve insan turunu kendi kanina ve gozyaslarina bogmustur.

- - - - - - - - - - - - -
Bilincleninceye dek baskaldiramayacaklar, baskaldirmazlarsa da hicbir zaman bilinclenemeyecekler.
( Bu kisim kitapta Proleterler icin soylenmistir.)

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Insanligin dualari, ozgur iradenin hastalikli hali olduguna gore, ogretileri de aklin hastalikli halidir.

EMERSON,RALPH WALDO (1803-1882) ABD'li sair ve denemeci.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

Gaffar Yakınca : Büyük millet olmak


================================

Gaffar Yakınca : Büyük millet olmak

Aydınlık Gazetesi 12.9.2019

Sözde soykırım günü 24 Nisan'ın yüzüncü yılında Erivan'da görkemli törenler yapıldı. Dünyanın her yerinden devlet başkanları Çitsernakaberd tepesinde toplandığı sıra tüm şehirde Ermenistan bayrakları ile uzun konvoylar dolaşıyor gençler intikam yeminleri ediyor Türk bayrakları yakılıyordu. Bir hafta öncesinden başlayan bu görüntüler törenlerden sonra da devam etti. Tepeden tırnağa nefret ile donanmış kent adeta Türk düşmanlığının cisimleşmiş bir hali gibiydi.

Ermeni asıllı Rus arkadaşımız Artem ile beraber bir otel lobisinde oturmuş haberleri izliyorduk. Televizyonda otomobillerden birinin arka tamponuna bağlanmış halde yerlerde sürüklenen bir Türk bayrağını gördüğümüzde Artem yerinden zıpladı. Suratında kızgınlıkla mahcubiyet arası bir ifade vardı. "Ruh hastası herifler" diye söylendi soydaşlarının hareketleri onu Türk arkadaşına karşı mahcup etmişti.

Artem'e üzülmemesi gerektiğini söyledim. Evet incinmesine incinmiştim; üstelik bu hareketler Erivan'da sıradan olaylar olarak görünüyordu. Ancak ben bu insanların tüm Ermenileri temsil etmediğini düşünüyordum.

Yine de Artem'i teselli ederken bunu söylemek yerine "Dert etme sen zaten Rus değil misin" demeyi tercih ettim. Çünkü şunu biliyordum münferit hadiseler bir yana Türkiye'nin başkenti gibi Rusya'nın başkentinde de böyle çirkin manzaralar göremezdiniz.

ATATÜRK VE BAYRAK

Ruşen Eşref Ünaydın Mustafa Kemal'in İzmir'e girdiği gün bir atın kuyruğuna bağlanmış yerde sürüklenen Yunan bayrağını görünce "Bayrağı yerde süründürmesinler bu bizim adetlerimize yakışmaz" diye haber gönderip bayrağı kaldırttığını aktarır.

Devamında da biliyorsunuz Karşıyaka'daki bayrak olayı yaşanır. Atatürk'ün kalacağı evin merdivenlerine Yunan bayrağı seren halk vakti ile Yunan kralının Türk bayrağını çiğnemesinin intikamını beklemektedir. Mustafa Kemal "Bir milletin istiklalini temsil eden bayrak çiğnenmez. " diyerek o bayrağı da yerden kaldırtır.

DR. NAZIM'IN MEKTUBUNDAKİ DETAY

Reklamdan sonra devam ediyor

Hikmet Çiçek ağabey Talat Paşa'nın şehadeti üzerine Doktor Nazım'ın Cavit Bey'e yazdığı mektubu hatırlattı. Bu vesile ile mektubun (Hüseyin Cahit Yalçın'dan Osman Selim Kocahanoğlu'nun naklettiği) tam metnini bir kez daha okumak istedim.

Cinayetin ve cenaze töreninin etraflıca anlatıldığı mektupta daha önce dikkatimi çekmeyen bir ifade ile karşılaştım. Dr. Nazım Talat Paşa'nın cenaze törenindeki konuşmaları aktarırken

"Şekip Aslan'ın Fransızca nutku pek müessir idi. Hintlilerle Mısırlılar ve Acemler nutuklarında bu cinayette İngilizlere bir hisse ayırdılar" diyor ve sonra şöyle yazıyor:

"Azerbaycanlı Mısırlı ve İranlı hatipler Ermeni milletine hakarette bulunmak zaafında bulundular. "

Mağlup bir devletin her türlü aşağılamaya maruz kalan yöneticileri Avrupa'da yaşam mücadelesi veriyor. Bir grup Ermeni terörist onları öldürmek üzere örgütlenmiş. Bunlardan biri en çok saygı duydukları arkadaşlarını kalleşçe öldürüyor. Katil ilk ifadesinde cinayeti "Ermeni milleti adına" işlediğini söylüyor…

Bütün bu kışkırtıcı ortama rağmen acının insanı en coşkun hareketlere sevk edebileceği cenaze anında bile Dr. Nazım Ermenilere hakaret edilmesini bir zaafiyet olarak görüyor kalben kınıyor.

BÜYÜK MİLLET OLMA RUHU

Doktor Nazım'daki bu düşünce ile Atatürk'ün Yunan bayrağına karşı tavrı aynı ruhtan beslenmektedir. O ruh büyük millet olma ruhudur. Küçük ve geri kalmış milletler bir ırkın intikam ve nefret hisleri ile beslenirler. Büyük milletler ise basitçe ırktan daha fazlasına tekabül ederler tüm insanlığı kucaklamaya hazır bir ruh bir mefkure düzeyine yükselirler.

Bunun için bizde Ermenistan'daki gibi "hasımlarımıza küfür eden" türde bir heykel göremezsiniz. Onur Caymaz son yazısında bu heykeli konu edinmiş ve "Talat Paşa memlekettir" demişti. Oradan ekleyelim: Talat Paşa aynı zamanda bütün bir millettir ve o millet herhangi bir topluluk değil büyük Türk milletidir.

https://www.aydinlik.com.tr/buyuk-millet-olmak-gaffar-yakinca-kose-yazilari-eylul-2019

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Bizim baska milletlerden hic bir eksigimiz yok.
Cesuruz zekiyiz caliskaniz Yuksek amaclar ugrunda olmesini biliriz.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

160. DIN VE DININ METAFIZIK AHLAKI KAVIMLER ICIN KOTUDUR VE INSANIN DOGASINA ZITTIR

Bir ahlakin iyiligine ancak insanin dogasina uygun olmasiyla karar verebiliriz. Bu karsilastirmaya gore, turumuzun refah ve mutluluguna aykiri bulursak bu ahlaki reddederiz. Dini ve dinin metafizik ahlakini ciddi olarak inceleyen ve dusunceden geciren, guvenilir bir elle yarar ve zararini tartan kim olursa olsun, inanacaktir ki; din de, ahlaki da insan turunun cikarina aykiridir, ya da dogrudan dogruya insan dogasina aykiridir.

"Ey ahali, silah basina! Allahinizin davasi soz konusudur. Allah'a tecavuz edildi; din tehlikededir! Vurun dinsizlige! Kufre! Allahsizlara!"

Ahalinin hicbir zaman hicbir sey anlamadigi bu muthis kelimelerin buyuleyici kuvvetiyle ruhaniler, her zaman milletleri ayaklandirmak, krallari tahtlarindan indirmek, ic savaslar cikarmak, insanlari birbiriyle bogaz bogaza getirmek durumunda bulundular. Goksel gazabi tahrik etmis ve yeryuzunde bu kadar yikim yapmis olan onemli seyler tesadufen incelenecek olursa, gorulur ki, kendileri de anlasamayan birkac ilahiyatcinin delicesine hayalleri ve garip varsayimlari, toplumun butun baglarini kirmis ve insan turunu kendi kanina ve gozyaslarina bogmustur.

- - - - - - - - - - - - -
Bilincleninceye dek baskaldiramayacaklar, baskaldirmazlarsa da hicbir zaman bilinclenemeyecekler.
( Bu kisim kitapta Proleterler icin soylenmistir.)

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Insanligin dualari, ozgur iradenin hastalikli hali olduguna gore, ogretileri de aklin hastalikli halidir.

EMERSON,RALPH WALDO (1803-1882) ABD'li sair ve denemeci.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!

ÖZDEMİR İNCE : Bu Müslümanlar çağdaşlaşamaz


ÖZDEMİR İNCE : Bu Müslümanlar çağdaşlaşamaz


13 Eylül 2019 Cuma

"AKP Çorum Belediye Meclisi üyesi Reşit Keleş Facebook hesabından M. K. Atatürk ve sevenlerine kin kusmuş. Hutbede Atatürk adını anmayan Diyanet İşleri Başkanlığı'nı eleştirenlere basmış küfrü..." Ne demiş ?

"Diyanet Kemalistlere göre hutbe yapacak; / Diyanet Kemalistlere göre fetva verecek; / Müslüman Kemalistlere göre inanacak: / Müslümanların helalini haramını Kemalistler belirleyecek: / Buna laiklik diyeceğiz; Siz kimsiniz o... ç..." demiş.

***

Benim çocukluğumda böyle konuşanların ağzına kırmızıbiber sürerlerdi; şimdi belediye meclis üyesi milletvekili falan yapıyorlar.

Adamın söylediklerinin tamamı mugalata ve yalan. "Kemalist" dediği insanların tamamı Cumhuriyeti savunan vatandaşlar. Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ne yazık ki bu Cumhuriyet kurdu. Bu durumda anayasamızın Diyanet İşleri ile ilgili maddesine (M.136) bakmak zorundayız:

"Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı laiklik ilkesi doğrultusunda bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir. "

Şu anda ve çoook uzun süredir Diyanet İşleri Başkanlığı anayasanın 136. maddesini ayağının altına almış paspas gibi çiğnemekte. Anayasaya aykırı davranan bütün Diyanet İşleri başkanları Başyücelik rejimi yıkılır yıkılmaz yargı organlarına hesap verecektir. O zaman geldiğinde Reşit Keleş gibi yaratıkların ağzına kırmızıbiber sürülecek. Böyle biline!

***

Türkiye'nin ve dünyanın İslam diniyle bir sorunu (islamofobi) yok; sorun bazı Müslümanların İslamomanyaklığıyla. Bunu "müslümanofobi" olarak tanımlamak mümkün.

Gelecekte var olmak istiyorlarsa Müslümanlar da tıpkı Hıristiyanlar gibi çağının çağdaşı olmak zorunda. Gelecekte cami ve ezan varlığını sürdürecek Müslümanlar dinin beş koşulunu yerine getirecek ramazan ve kurban bayramları kandiller olacak... Buna şimdi ve gelecekte hiçbir rejim ve iktidar engel olamaz. Ama sonuç olarak İslam kamusal alandan ve siyasetten çekilmek zorunda: Çünkü bu yüzyılda inanç kamusal değil bireyseldir. Bunu kabul etmeyenler gelecekte varlıklarını sürdüremeyecek ve mağaralara çekilmek zorunda kalacaklar. Türkiye Cumhuriyeti'nin laik düzeni ayakta kaldıkça Türkiye Müslümanları için böyle bir tehlike yok. AKP'lilerin de İslamcıların da böyle bir şansı heba etmek isteyeceklerini sanmıyorum.

***

Arap yarımadası kökenli olmayan Müslümanların da çağın çağdaşı olmaları mümkün! Acıyan yarımada (Suudi Arabistan ve Arap Emirlikleri) acısın! Petrol ya tükenecek ya da yerine başka bir şey bulunacak; petrol şenliği sonsuza kadar devam etmeyecek. Bunu bilen krallar ve şeyhler paralarının Hıristiyan memleketlerinde menkul ve gayrimenkul değerlere yatırıyor resim koleksiyonu yapıyor futbol takımları satın alıyor. Kendi sınırları dışında kadını erkeği Hıristiyanlar gibi giyiniyor lıkır lıkır içki içip fuhuş yapıyor ama akıl mantık ve bilimsel bilgiyi içeri sokmuyor.

***

Ben söylersem benim gibi "Marksist Leninist ve dahi jakoben" bir kâfire (!) inanmazlar. Bu nedenle sözü imam hatip ve ilahiyat kökenli bir bilgine bir Kuranıkerim mütercimine (Prof. Dr. Niyazi Kahveci) bırakacağım:

"Batılılar düşünürken Müslümanlar düşünmemektedir. (...) Batılılar akıllarına ve düşünlerine hitap edilebilir vasıfta iken Müslümanlar ancak duygularına hitap edilebilirlerdir. Bu nedenle masal hikâye ve efsane anlatımlarına çok itibar etmektedirler. Kuran'ın bile duygulara hitap eden efsanelerini sevmekte düşünlerine hitap eden ayetlerine itibar etmemektedirler.

Bu niteliğinin somut sonucu olarak Batılılar kendi düşün ürünleri ile ortaya çıkmakta Müslümanlar ise onların karşısına kendi ürünleri ile değil Allah'la onun ürün ve eserleri ile çıkmaktadırlar. Sonuç elbette Müslümanların mağlubiyeti olmakladır. " (1)

(1) Prof. Dr. Niyazi Kahveci Çağımız ve Türkiye Sinemis Yayınevi. S.15

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1577638/Bu_Muslumanlar_cagdaslasamaz.html

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Err:502
- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

154. ALLAH KORKUSU IHTIRASLARA KARSI ACIZDIR

Insanlar, cogunluklari itibariyle Allah'i ender dusunur ya da onunla pek ilgilenmezler. Allah cok az belirli, cok az sabittir. Bu fikir o kadar umitsizdir ki, bu dunyanin sakinlerinin cogunlugunu olusturmayan tasali ve melankolik bazi hulyacilarin hayalgucunden baska hayalgucunu mesgul edemez. Halk, Allah fikrinden hicbir sey anlamaz. Onu dusunmek istediginde, zayif dimagi hemen karisir, perisan olur.

Isadami, islerinden baska bir sey dusunmez; nedimler entrikalarindan baska bir sey dusunmez. Kibar halk, kadinlar, delikanlilar eglencelerinden baska bir sey dusunmez. Zevk ve sefa, dinin yorucu fikirlerini zihinlerinden carcabuk siler. Acgozluler, cimriler, israfcilar cesitli ihtiraslarini dengelemekten aciz olacak, bunlara kadar ulasamayacak olcude zayif dusunceleri bertaraf ederler.

Allah fikri, Allah'i kime kabul ettirir? Gucsuzluge ugramis, tasali, bikkinlik gecirmis, umitsiz ve bu dunyadan usanmis kimselere; gerek yasin etkisiyle, gerek maluliyet eseri olarak ruhlarindaki guclu sevk ve duygulari sonmus bazi kimselere. Din, ancak, huylarini ya da zamanla kendilerini uslandirmis olanlar icin bir dizgindir. Allah korkusu ancak, gunah islemeyi cok guclu olarak istemeyen ya da artik gunah isleyecek bir durumda bulunmayan kimseleri gunah islemekten alikoyar.

Insanlara; "tanrisallik bu dunyada cinayetleri cezalandirir" demek, tecrubenin her gun yalanladigi bir iddiada bulunmaktir. Insanlarin en kotuleri, genellikle dunyada keyfince hukum surenler ve sansi tarafindan nimet ve bagislara bogulan kimselerdir, Allah'in hakimlerin en guclusu olduguna inandirmak icin, bizi ahirete sevk etmek, yani Allah kotulerin cezasini ahirette verir demek ise, kusku goturmez olaylari, kesin emirleri yok etmek kastiyla, bizi varsayimlar pesinde kosturmaktan baska bir sey degildir.

- - - - - - - - - - - - -
Yasamin yalnizca teleekranlardan yagdirilan yalanlarla degil , Partinin erismeye calistigi ulkulerle de hic banzesmedigini gormek icin cevrenize bir goz atmaniz yeterliydi.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Dinsel batil inanclari, kadinlarin zihinlerinden koparmak ve inanclarini, en azindan kendi adima konusursam Incil'de ve kilisede asla bulamadigim huzuru ve rahatligi buldugum bilime ve akla dayandirmak icin cabaladim.

STANTON,ELIZABETH CADY (1815-1902) ABD'li kadin haklari savunucusu.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!

ANKARA'DA KAÇIRILMAK İSTENEN ÖĞRETMEN: BAŞIMA GELECEK HER ŞEYDEN DEVLET SORUMLUDUR

Neden aklıma Şili, General Pinoçe geliyor.
Ya da İspanya, General Franko...
Hoş bizde de bir General Evren dönemi olmuştu.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  

================================

ANKARA'DA KAÇIRILMAK İSTENEN ÖĞRETMEN: BAŞIMA GELECEK HER ŞEYDEN DEVLET SORUMLUDUR

13.09.2019 10:28

Ankara'da dün siyah bir araçla kaçırılmak istenen öğretmen Hayrullah Narin olayla ilgili konuştu. Can güvenliğinden endişe duyduğunu belirten Narin "Başıma gelecek her şeyden devlet sorumludur" dedi.



Ankara'nın Eryaman semtinde dün kaçırılmak istenen Eğitim-Sen üyesi Hayrullah Narin isimli öğretmen olayla ilgili konuştu. Gündüz vakti kendisini kaçırmak isteyenlerin bulunduğu siyah transporter tipi aracın fotoğraflarını çeken Narin "Başıma gelecek her şeyden devlet sorumludur" dedi.

Gazete Duvar'ın haberine göre Narin polis olduğunu söyleyen kişilerin kendisine "kesinlikle minibüse" binmesi gerektiğini söylediğini aktararak "avukatımı arayacağımı söylediğimde kolumdan çekiştirdiler" dedi. Narin kalabalığı görünce "İmdat beni kaçırıyorlar adım Hayrullah" diyerek markete doğru koştuğunu kendisini kaçırmak isteyenlerin bunun üzerine paniklediği de söyledi. Narin o esnada aracın fotoğraflarını çekme fırsatının olduğunu da belirtti.



BAŞIMA GELECEKLERDEN DEVLET SORUMLU

Narin olayın ardından yaptığı açıklamada can güvenliğinden endişe duyduğunu belirterek "Küçük bir kızım var. Başıma gelecek her şeyden devlet sorumludur" ifadelerini kullandı.

https://www.birgun.net/haber/ankara-da-kacirilmak-istenen-ogretmen-basima-gelecek-her-seyden-devlet-sorumludur-268381

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Err:502
- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

154. ALLAH KORKUSU IHTIRASLARA KARSI ACIZDIR

Insanlar, cogunluklari itibariyle Allah'i ender dusunur ya da onunla pek ilgilenmezler. Allah cok az belirli, cok az sabittir. Bu fikir o kadar umitsizdir ki, bu dunyanin sakinlerinin cogunlugunu olusturmayan tasali ve melankolik bazi hulyacilarin hayalgucunden baska hayalgucunu mesgul edemez. Halk, Allah fikrinden hicbir sey anlamaz. Onu dusunmek istediginde, zayif dimagi hemen karisir, perisan olur.

Isadami, islerinden baska bir sey dusunmez; nedimler entrikalarindan baska bir sey dusunmez. Kibar halk, kadinlar, delikanlilar eglencelerinden baska bir sey dusunmez. Zevk ve sefa, dinin yorucu fikirlerini zihinlerinden carcabuk siler. Acgozluler, cimriler, israfcilar cesitli ihtiraslarini dengelemekten aciz olacak, bunlara kadar ulasamayacak olcude zayif dusunceleri bertaraf ederler.

Allah fikri, Allah'i kime kabul ettirir? Gucsuzluge ugramis, tasali, bikkinlik gecirmis, umitsiz ve bu dunyadan usanmis kimselere; gerek yasin etkisiyle, gerek maluliyet eseri olarak ruhlarindaki guclu sevk ve duygulari sonmus bazi kimselere. Din, ancak, huylarini ya da zamanla kendilerini uslandirmis olanlar icin bir dizgindir. Allah korkusu ancak, gunah islemeyi cok guclu olarak istemeyen ya da artik gunah isleyecek bir durumda bulunmayan kimseleri gunah islemekten alikoyar.

Insanlara; "tanrisallik bu dunyada cinayetleri cezalandirir" demek, tecrubenin her gun yalanladigi bir iddiada bulunmaktir. Insanlarin en kotuleri, genellikle dunyada keyfince hukum surenler ve sansi tarafindan nimet ve bagislara bogulan kimselerdir, Allah'in hakimlerin en guclusu olduguna inandirmak icin, bizi ahirete sevk etmek, yani Allah kotulerin cezasini ahirette verir demek ise, kusku goturmez olaylari, kesin emirleri yok etmek kastiyla, bizi varsayimlar pesinde kosturmaktan baska bir sey degildir.

- - - - - - - - - - - - -
Yasamin yalnizca teleekranlardan yagdirilan yalanlarla degil , Partinin erismeye calistigi ulkulerle de hic banzesmedigini gormek icin cevrenize bir goz atmaniz yeterliydi.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Dinsel batil inanclari, kadinlarin zihinlerinden koparmak ve inanclarini, en azindan kendi adima konusursam Incil'de ve kilisede asla bulamadigim huzuru ve rahatligi buldugum bilime ve akla dayandirmak icin cabaladim.

STANTON,ELIZABETH CADY (1815-1902) ABD'li kadin haklari savunucusu.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

CAN ATAKLI: DEVLET SIRRIYSA ŞİMDİ NİYE AÇIKLANDI DEĞİLSE GAZETECİLER NİYE HAPSE GİRDİ?

Can Ataklı konuya değişik bakmış, ama doğru yere parmak basmış.
Hükümetin Suriye politikasına ilişkin yaptığı işler içinde uluslar arası savaş suçları mahkemesinde yargılanmasını icap ettirecek suçlar var mıdır?
Vardır.

Peki bir suç suçu kovuşturanlar cemaatçi olunca suç olmaktan çıkıyor mu?
Çıkmaz elbette.
Suç suçtur.
VE SUÇLAR DEVLET SIRRI OLAMAZ.
DEVLET SIRRI İLAN EDEREK SUÇLARI GİZLEYEMEZSİNİZ .

Peki hükumeti demokratik yöntemlerle devrimek bir suç mudur?
Misal önümüzde erken genel seçimler var.
Bu seçimlerde muhalefet partileri hükumeti devrime suçu işlemek üzere mi örgütlendiler?
Misal ben ya da başkaları hükumete karşı olmakla suçlu mu olacağız?
Görünen o ki, ülkemizde muhalefet etmek suçtur.

MIT ya da diğer devlet kurumları anayasa ya da yasaları ihalal edemez mi?
Etmiş midir?
Bence etmiştir.
Ancak, günümüz şartlarında ne MIT, ne hükumet, ne diğer anayasal kurumlar yasaları ve anayasayı ihlal etmekten dolayı yargılanamamaktadır.
Yoksa devlet kurumlarının, devlet adamlarının yasaları, anayasayı ihlal etme ayrıcalıkları elbette yoktur.

Hükümetler suç işlemez mi, suçtan muaf mıdır?
Hükümetlerin suçlarını kimler, nasıl soruşturacak?
Örneğin başka demokratik devletlerde koca devlet başkanları, hükumet üyeleri, bakanlar soruşturuluyor, yargılanıyor, hatta mahkum da oluyor.
Bu nasıl oluyor da oluyor?

Cemaat, ABD, İsrail, şu bu...
Laf salatasına gerek yok.
Esasa gelelim.
Bu hükumetin sayısız anayasa ve yasaya karşı suçu olmamış mıdır?

Halkın suç ve suçluyla arasına mesafe koyması gerekmez mi?
Olmaz a, diyelim ki, ulusal yasalarımızın ihlalleri yalnızca Türk halkını ilgilendirir.
Ama bu durumda da, hükumetin ulusal yasalarımızı ihlal etmesi halkın bir bölümünün hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurmaz mı?
Hükümetlerin ya da kamu kurumlarının kendi vatandaşlarına karşı suç işleme hakkı ve imtiyazı var mıdır?
Türk milleti bu hükumetle bağını kesmez ise bunca suçtan en azından uluslararası olanlarda suç ortağı olmaz mı?

Kim ne derse desin.
Ülkemizde AKP hükumetleri döneminde sistematik olarak sayısız yasa ve anayasa ihlalleri olmuştur.
Bunların bazıları DEVLET SIRRIdır denilerek örtbas edilmiştir.
Bazıları ise pişkinlikle, zorbalıkla örtbas edilmiştir.

Devran dönecek ve bu olağanüstü dönemde son bulacaktır.
O gün elbette bu günün güçlülerine bu sayısız yasa ve anayasa ihlallerinin hesapları sorulacaktır.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


CAN ATAKLI: DEVLET SIRRIYSA ŞİMDİ NİYE AÇIKLANDI DEĞİLSE GAZETECİLER NİYE HAPSE GİRDİ?

Ünlü MİT TIR'ları davası dün yine gündeme geldi.

Çünkü Yargıtay'ın gerekçeli kararı açıklandı. Bu kararla cemaatçilerin FETÖ yapılanması içinde MİT'i ve hükümeti hedef aldığı bunun planlı bir organizasyon olduğu vurgulandı. Söyleyecek hiçbir şey yok tabii.

Ancak anlamadığım hatta ilk günden beri anlamadığım bir şey var.

Öncelikle şunu belirtmeliyim.

Cemaat hükümeti devirmek için çeşitli operasyonlara başvurdu. Bu hepimizin bildiği bir gerçek.

Örneğin 17-25 Aralık skandalı bunun tipik örneklerinden biridir.

Kimse "17-25 Aralık operasyonu polisin ve savcıların tamamen yasalara hukuka bağlı kalması nedeniyle yapılmıştır" diyemez. Çok net ve açıktır ki iktidarla çıkar çatışmasına giren ve menfaatleri paylaşmakta geri kalan cemaat hükümeti devirmek istemiştir.

Ancak bir gerçek daha var ki o da şu; cemaatin hükümeti devirmek için başlattığı bu operasyonda iddia edilenler gerçek.

Yanisi şu: Operasyon art niyetli ama çok ciddi suçlar işlendiği gerçek.

Bu durumda ne yapacağız?

Operasyonu cemaat yaptı diye suçu görmezden mi geleceğiz?

Hayır hem ortaya saçılan suçun üzerine gidilecek hem de bunu hükümeti devirmek için komploya çeviren cemaatin canına okunacak. Bunlardan sadece biri yapıldı cemaatin canına okundu suç ise "şimdilik" sümen altı edildi.

Benzer bir durum dün gerekçeli kararı açıklanan MİT TIR'ları davasında da var. Gerek mahkeme gerekse Yargıtay; aslında MİT TIR'larında silah ve mühimmat olduğunu itiraf ediyor. Bunun bizim tuttuğumuz bir örgüte gittiği de saklanmıyor.

Aynı 17-25 Aralık skandalı gibi.

Silah konusu doğru ama cemaat bunu hükümeti devirmek için komploya çevirmiş.

Bunu da anlayalım peki.

Ancak bu olay nedeniyle hapse giren CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nu ve yurt dışında yaşamak zorunda bırakılan Can Dündar'ı ne yapacağız?

Bu iki gazeteci de "devlet sırrını açıklamak ve casusluk yapmakla" suçlanmadılar mı?

Oysa mahkeme kararları ile ortada devlet sırrı falan kalmadı.

Yargıtay'ın gerekçeli kararında "Bunun doğrudan hükümeti ve MİT'i hedef aldığı FETÖ'nün planlı bir örgütsel organizasyonu olduğu" vurgulandıktan sonra "Örgüt hükümetin uluslararası arenada zor duruma düşmesi için Suriye faaliyetlerini deşifre etme kararı aldı" deniliyor.

Gerekçeli kararda TIR'larda silah olduğu kabul edilirken "Suriye'de yaşananlar nedeniyle meşru savunma durumunda kalan devletin orantılı ve önleyici tedbirleri alma hakkına sahiptir. Hiçbir devlet felaketlerin gelip çatmasını bekleyemez" denildi.

Çok güzel. O halde cemaati ne yaparlar bilemem ama haksız yere suçlanan ve ağır biçimde mağdur edilen gazetecilere itibarları iade edilmelidir.

CANIMI SIKAN ŞEYLER

CHP'li bir belediye sokak karikatüristlerinden ne ister?

Ortayaköy'e yolu düşenler meydanda kendi şövaleleri üzerinde karikatür çizen sanatçılara mutlaka rastlamıştır.

Bunlardan Mithat Solmaz'la ben de yanılmıyorsam iki kez ayaküstü sohbet etmiştim.

Mithat Solmaz'dan dün canımı çok sıkan bir mesaj aldım.

4 yıldır Ortaköy'deki bir ağacın altında karikatür çizdiğini söyleyen Solmaz "Siz de birkaç defa seçimler öncesinde gelip oturmuş bankta arkadaşlarla sohbet etmiştiniz. . Her şey güzel olsun diye bir karikatürist olarak ha bire meslektaşlarımın mahkemelerde süründürülmesinden karikatüristlerin cezaevine atılmasından anti-demokratik bir yığın uygulamadan dolayı iktidar zihniyetinden kurtulmak için CHP'yi desteklemeyi bir borç bildik" dedikten sonra öyle devam etmiş; "Ne yazık ki Beşiktaş zabıtası burada resim ve karikatür çizmenin yasak olduğunu ileri sürerek beni ve ressam bir arkadaşıma engel oldu. Devam etmemiz halinde sanat için kullandığımız malzemelerimize de el konacağını belirtti. "

Şu anda karikatürist Mithat Solmaz ve portre ressamı Duran Külen Ortaköy Meydanı'nda resim ve karikatür çizememekte.

Neden?

Sabit bir stantları yok yer işgal etmiyorlar kimseyi de rahatsız edip para dilenmiyorlar.

Ortaköy gibi sanatın ve sanatçının buluştuğu bir mekandaki bu "nadanlık" acaba neden yapılıyor?

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Arınç'ın açıklamaları sarayı hayli tedirgin etmiş

AKP Genel Başkanı tarafından sarayın Yüksek İstişare Kurulu'na alınan Bülent Arınç çok ilginç bir açıklama yaptı önceki gün.

Önce Canan Kaftancıoğlu'na verilen 9 yıl 8 aylık cezanın aşırı olduğunu dile getirdi.

Sonra da sarayın görevden aldırdığı Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk için şunları söyledi; "Ben sadece Ahmet Türk'ü tanıyorum ve ona saygı duyuyorum. Ahmet Türk'ün benim üzerimdeki hakkı şudur. Bu kişinin terörle alakası yoktur. Ahmet Türk'ün terörle alakası yoktur. Barış olsun isteyen biridir. "

Saray Sözcüsü İbrahim Kalın bu açıklama üzerine bir açıklama yapılması gereğinin doğduğunu belirtti.

Kalın "Sayın Arınç tecrübeli bir siyasetçidir. Büyüğümüzdür. Yaptığı bu açıklamalar şahsi fikirleridir. Cumhurbaşkanlığı'nı bağlamaz" dedi. Bu tedirginlik bu telaş niye acaba?

Bülent Arınç biraz başına buyruk siyasetçidir.

Erdoğan'dan izin alarak konuştuğunu zannetmem.

Ama son görevi gereği bile bile Erdoğan'ı sıkıntıya sokacak bir açıklama yapmasını da beklemem açıkçası.

Yüksek tepelerde garip şeyler oluyor gibi geliyor bana.

Sanki sanıldığı gibi her şey kontrol altında değil mi ne?

BUNU YAZMAK GEREK

Dilerim başkanlar dertlerini anlatmışlardır

AKP Genel Başkanı Erdoğan 30 büyükşehir belediye başkanını saraya çağırdı dün biliyorsunuz.

Yurt dışında olan biri hariç belediye başkanları huzura çıktılar.

Yandaşı-muhalifi bu toplantıyı "Özlenen tablo" olarak sundu kamuoyuna.

Ev sahibi Erdoğan da karşısına çağırdığı başkanlara üstü kapalı fırça çekmeyi de ihmal etmedi.

Özellikle CHP'lilere bakarak işten atmaların vicdansızlık olduğunu söyledi. İstanbul Başkanı için de adını vermeden "Biz İBB'ye geldiğimizde 2-3 dönem öncesinden kalma personeller vardı. Kaldığı yeri hak eden insanlara dokunmadım. Ne personelle ne araçlarla uğraştık. Vaktimizi ve imkanlarımızı şehrin sıkıntılarına ayırdık" sözlerini sarf etti.

CHP'liler "koşa koşa" gittiklerine göre söylenecek söz yok demektir.

Ancak AKP Genel Başkanı bazı bakanları da toplantıya çağırmış ve "Bakanlar burada ne derdiniz varsa onlara söyleyin" demiş.

İnşallah başkanlar kuyruğa girip dertlerini anlatmışlardır.

Hoş o bakanlar dert dinlese bile neyi çözebilecekler ki. Sonuçta yine genel başkanlarına soracaklar artık her şey onun insafına kalmış.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

Bir suçluyu yakalamak için hastanedeki herkesin kaydı istenmez

Önceki gün BirGün gazetesinde yayımlanan bir haber ortalığı karıştırtmıştı.

Habere göre; İstanbul Emniyet Müdürlüğü İl Sağlık Müdürlüğü'ne gönderdiği "gizli ibareli" bir yazı ile tüm hastanelerdeki "polikistik over sendromu" olan ve "kürtaj yaptıran" 30 ile 40 yaş aralığındaki kadınların listesini istemişti.

Haberin hayli yankı yapması üzerine savcılık bu talebi doğruladı.

Yani tüm hastanelerden "Kimler bu operasyonları yaptırdı?" bilgisi gerçekten istenmiş.

Akıl alır gibi değil.

Kişilerin en mahrem bilgilerinden biri olarak kabul edilen sağlık kayıtlarının böyle istenmesi hiçbir medeni ülkede olmaz.

İşin tuhafı bu kayıtların istenme gerekçesi de korkunç.

Çünkü cemaatçilerle ilgili bir soruşturma yürütülüyormuş bir ihbarcıya bir türlü ulaşılamıyormuş bu kişinin 2017-2019 yılları arasında İstanbul ilinde 'polikistik over sendromu' tanısıyla tedavi gördüğü tespit edilmiş bu nedenle söz konusu tarihler arasında bu tanıyla tedavi gören herkesin ismi istenmiş.

Pes yani. Bir kişi için tüm kadınların listesi emniyete gidiyor.

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz böyle?

Demek ki artık hiçbirimizin mahrem bilgisi diye bir şeyi olamayacak.

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/can-atakli/devlet-sirriysa-simdi-niye-aciklandi-degilse-gazeteciler-niye-hapse-girdi-5329470/



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Bir millet egitim ordusuna sahip olmadikca savas meydanlarinda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin kalici sonuclar vermesi ancak egitim ordusuyla mumkundur.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

13. HER DIN TAHAKKUM ISTEGINDEN DOGMUSTUR

Kavimlerin ilk yasalarinin konusu, halki egemenlikleri altina almak olmustur. Bu amaca ulasmak icin en kolay cozum, onlari korkutmak ve muhakemeyi yasaklamak oldu. Bu yasa koyucular, kavimleri dolambacli yollardan goturduler; ta ki, kilavuzlarinin amaclarini anlayamasinlar; bastiklari ve gectikleri yeri gormesinler diye onlan semaya baktirdilar. Yol uzerinde onlari masallarla eglendirdiler. Sozun kisasi, cocuklari uyutmak ya da susturmak icin ninniler soyleyen ve tehditlerde bulunan sutannelerinin yontemlerini uyguladilar.

- - - - - - - - - - - - -
Baglilik, dusunmemek demektir, dusunmeye gerek duymamak demektir.
Baglilik bilincsizliktir.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Mutlak guc mutlak bir sekilde cururse Tanri ne hale gelir?

DAACON,GEORGE (tarih bilinmiyor) Kanadali gazeteci.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!