19 Şubat 2020 Çarşamba

Habere erişim yasağı gelmeden paylaşayım.


Habere erişim yasağı gelmeden paylaşayım.
http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/1572871/fettah-tamincenin-avukati-ile-savcinin-cezaevine-kayit-disi-girisinin.html?fbclid=IwAR0TVFnNjVaLKI8VleIymQDvDbqI_tRxjXGr_UiEcDPXiRuj752mhw44fsI


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Soz konusu olan vatansa gerisi teferruat.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

118. MUCIZELERLE ILGILI KARAR VERME TARZI KONUSUNDA, PASCAL'IN GORUSUNUN REDDI

Tanrisalliklarini mucizeler uzerine bina eden ve bu sekilde bizi dogrudan dogruya kuskulanmaya ozendiren bazi dinler hakkinda ne diyecegiz? Hiristiyanlarin, icinde Allah'in yurekleri katilastirmakla, yok etmek istediklerinin gozlerini kor etmekle ovundugu; bu Allah'in kotu ruhlara ve buyuculere kendi hizmetkarlarinin yaptigi kadar buyuk mucizeler yapma iznini verdigi, deccalin imani esfiyayi (ermisleri) bile sarsacak kerametler gosterebilecegi haberinin verildigi bu kutsal kitaplarindaki gizli kapakli mucizelere nasil inanilir? Bu bir kez kabul edilince, Allah'in bizi uyarmak mi, yoksa tuzaga dusurmek mi istedigi hangi belirtilerden anlasilabilir? Gordugumuz olaganustu seylerin Allah'tan mi, ya da seytandan mi geldigi nasil fark edilir? Pascal, bizi guclukten kurtarmak icin, cok agirbasli olarak, "Inanis hakkinda mucizelerle, mucizeler hakkinda inanisla hukum verilmelidir; inanislar mucizeleri, mucizeler inanislari fark ve temyiz eder" diyor. Gulunc bir kargasa cemberi varsa, kuskusuz Hiristiyanlik dininin en buyuk savunucularindan birinin bu dilber akil yurutmesindendir. Dunyada hangi din vardir ki, "en guzel" inanisa sahip olmakla ovunmesin ve bu inanislari dogrulamak icin bize bir suru mucizeler soylemesin?

Bir mucize, kanitlanmis bir gercegin acikligini yok etmeye elverisli midir? Bir adam: butun hastalari iyilestirmek, butun topallari duzeltmek, bir sehrin butun olulerini diriltmek, gokyuzune yukselmek, gunesin ve ayin hareketini durdurmak sirrina sahip olan bir adam, bunun delaletiyle, iki kere ikinin asla dort etmedigine, birin uc olduguna, ucun ancak bir olduguna, genisligi ve gorkemiyle evreni dolduran bir Allah'in bir Yahudinin vucuduna girdigine, "sonsuz"un bir olumlu insan gibi olebildigine; degismez, her seyi gorup anlayan, bilgin ve zeki oldugu soylenen bir Allah'in dini hakkinda bakisini degistirebilmis ve kendi eserini yeni bir vahiy ve ib'as (gonderme) ile duzeltmek zorunda kalabilmis olmasina beni inandirabilir mi?

- - - - - - - - - - - - -
Baglilik, dusunmemek demektir, dusunmeye gerek duymamak demektir.
Baglilik bilincsizliktir.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Kilise insa etmek icin erkekleri, Incil'e uymak icin kadinlari ve Tanri'ninhikmeti ve ruhlarinin iyiligi adina zavalli kfirlere Incil almak icin bebekleri sattik.

Kole tacirlerinin caniyla kiliseninki ortaklasa caliyor ve kalpleri kirilan kolelerin aci feryatlari, dindar efendilerinin dinsel cigliklari arasinda boguluyor.
Dinin ve kole ticaretinin dirilisi el ele yurur.
DOUGLAS,MARJORY STONEMAN (1890-1998) ABD'li yazar ve cevreci.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

18 Şubat 2020 Salı

CANAN KAFTANCIOĞLU: 1980 DARBESİNDEN SONRA NE YAŞANDIYSA BUGÜN DE AYNILARINI YAŞIYORUZ




================================

CANAN KAFTANCIOĞLU: 1980 DARBESİNDEN SONRA NE YAŞANDIYSA BUGÜN DE AYNILARINI YAŞIYORUZ

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu 12 Eylül 1980 Darbesi'nin 39. yıldönümü nedeniyle düzenlenen panelde yaptığı konuşmada "1980 Darbesi'nin ürünlerinin sonuçlarının ve fikirlerinin hala ve ne yazık ki devam ettiğini görüyoruz. 1980 darbesinden sonra ne yaşandıysa bugün de aynılarını yaşıyoruz" dedi.



CHP Avcılar İlçe Başkanlığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 39. Yıldönümü nedeniyle Barış Manço Kültür Merkezi'nde Darbeler ve Demokrasi başlıklı bir panel düzenledi. CHP İstanbul Milletvekili Av. Zeynel Emre'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu ve Gazeteci-Yazar Levent Gültekin konuşmacı olarak katıldı.

CHP'li Kaftancıoğlu 12 Eylül Darbesi'nin 39. yıldönümünde darbe dönemi uygulamalarının hala yaşanmaya devam ettiğini söyledi. Darbelerden kurtulmak için demokrasiyi güçlendirmek gerektiğini vurgulayan Kaftancıoğlu "Demokrasi büyüdükçe ister askeri darbe ister sivil darbe isterse de bazen zihnimizin bize yaptığı darbe yok olmaya mahkûmdur. Bugün '1980 yılında insanlar düşünceleri nedeniyle tutuklanıyordu' dediğimizde salondakiler 'öyle bir şey olabilir mi hayal bile edemiyoruz' deselerdi ya da 'akademisyenler tutuklanıyordu' dediğimizde herkes şaşırıyor olsaydı bugün demokrasiyle tanışmış bir toplum olurduk. Hakikaten 1980 döneminde neler yaşandıysa bugün de aynılarını yaşıyoruz" dedi.

1980 Darbesi ile ortaya çıkan kurumların ve uygulamaların hala değişmediğini söyleyen Kaftancıoğlu "1980 döneminde düşünce suçu vardı 2019 yılında düşünce suçu olmadığını kimse söyleyemez. 1980 döneminde akademisyenler yargılanıyordu bugün KHK'larla aynı durumun yaşanmadığını hiç kimse söyleyemez. 1980 Darbesi'nden sonra 5'li çete vardı şimdi de tek adam rejimi var. Yine aynı sistem işliyor. Uzun lafın kısası ben hepinizin bildiğini tekrar edecek değilim. Şunu hep birlikte hissetmemizi bekliyorum. 80 darbesinin ürünleri sonuçları ve fikirleri hala ve ne yazık ki devam ettiğini görüyoruz" diye konuştu.

CHP'li Kaftancıoğlu konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Darbelerin önündeki en büyük engel özgür düşünen insandır. Özgür düşünen insan demokrasiye inanır. Biraz önce seçim başarısının mimarlarından dedi. Tüm Türkiye'deki seçim başarısının mimarı kesinlikle ve kesinlikle Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Kahramanlıklardan söz ediliyor bunu söylemekten de hiç bıkmayacağım. Kahramanlara ihtiyaç duyulmayan bir toplum mücadelesi verdiğimi söylüyorum. İstanbul seçimlerinin de eğer varsa kahramanı bizlerin başta kurduğu hikâyeye inanan ve bunu sonuna kadar getiren Cumhuriyet Halk Partisi örgütü ve ona inanan İstanbul halkıdır" dedi.

Düşünceleri ve ifadeleri nedeniyle 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılması hakkında da açıklamalarda bulunan Kaftancıoğlu "Bu bir cezalandırma davasıdır. Bunu bir Canan Kaftancıoğlu davası olarak görmüyorum. Bu dava Türkiye'de fikir ve ifade özgürlüğünün geldiği noktayı göstermesi açısından çok anlamlı. Bu davaya ilgili de onlar cezalandırırlar ama tarih ve biz onları yargılarız. Gerisi teferruattır" dedi. Panelin sonunda CHP Avcılar İlçe Başkanı Erdal Nas CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu'na Abidin Yurdakul'un çizdiği resmi hediye etti.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/1578411/Canan_Kaftancioglu__1980_darbesinden_sonra_ne_yasandiysa_bugun_de_aynilarini_yasiyoruz.html

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Err:502
- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

11. DIN, CAHILLERI MUCIZEYLE KANDIRIR

Din acik olsaydi, cahiller icin daha az cekici olurdu. Onlar icin, karanlik ve esrarli seyler, korkular, masallar, kerametler ve surekli olarak beyinlerini isletecek, yoracak, akla sigmaz seyler gereklidir. Romanlar, inanilmaz cin ve cadi hikayeleri, siradan insan ruhu icin, gercek tarihlerden daha cekicidir.

Din konusunda insanlar buyuk cocuklardir. Bir din ne kadar sacmalik ve mucizelerle dolu olursa, halkin ruhu uzerinde o oranda tahakkum hakki kazanir. Sofu, bonlugune hicbir sinir koymamak zorunda olduguna inanir. Bir sey ya da seyler ne kadar cok anlasilmaz olursa, halka o oranda ilahi gorunur. Bu seyler ne kadar az inanilabilir olursa, bunlara inanan siradan insanlar, o oranda erdem ve ustunlukler oldugunu sanir.

- - - - - - - - - - - - -
Sunu da unutmayin ki, insana karsi savasirken sonunda ona benzememeliyiz.
Onu alt ettigimiz zaman bile, onun kotu aliskanliklarini benimsemeye kalkmayin.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Insanlik butun bu zaman boyunca Yaratilis'in kendisi icin olduguna inanacak kadar kibirliydi, oysa gercekte Yaratilis onlarin varligini ongormuyor.

CAMILLE FLAMMARION
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

NECATİ DOĞRU: 138 YILDIR BERABERİZ!

Evet, Atatürk peygamber değildir,  ama Muhammed'in böylesi bir haddini aşan iddiası var.
Evet, Nutuk kutsal bir kitap değildir, ve çok kıymetlidir, ama Kur'an hem kutsal değildir, hem de safsatanın kitabıdır.
Evet, Anıtkabir bir put değildir, ama Kabe ve onun evsahipliği yaptığı Allahın putu Hacer-ül Esved puttur.
Evet, Atatürkçülük ya da Kemalizm bir din, hem de putatapma dini değildir, ama İslamiyet bildiğin Putperestliktir.
Evet, önemli günlerde yapılan saygı duruşları bir ibadet değildir, ama namaz tam da sözlüklerdeki anlamıyla bir putperest ibadettir.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


NECATİ DOĞRU: 138 YILDIR BERABERİZ!

Dışardan biri gelse bu toplumun yabancısı biri "yeni bir din doğmuş izlenime" kapılır. Türkler "Atatürk' ü putlaştırıyor…" diye gözlem yazar.

Anıtkabir!

Kabe olmuş.

Diye düşünür.

Öyle değil!

Milyonlar birleşti.

10 Kasım günü Anıtkabir'e koşuyorlar ve Cumhuriyet bayramlarında sokaklara meydanlara dökülüyorlar. Birbirlerinden habersiz kendiliğinden bezgin hislerini atarak canlanıp şahlanarak "Onuncu Yıl Marşı" söylüyorlar. Atatürk'ün sevdiği Zeybek oynamaya toplu olarak duruyorlar. Bunu Atatürk'ü putlaştırmak için Anıtkabri de "Kabe" yerine koymak için yapmıyorlar.

Bu dayanışma!

Biz varız!

Azınlık değiliz.

Çoğunluğuz.

Ve ülkemizin sahibiyiz.

Diye ilan ediyorlar.

★★★

Bugün 10 Kasım.

Mustafa Kemal Atatürk pencerelerini hayata kapadığında onu; "Gidiyor rast gelmez bir daha tarih eşine… Gidiyor 17 milyon kişi takmış peşine… Haykıran seste o var… Sessiz akan yaşta o var…" diyen şiirlerle uğurlamış olanların torunları bugün Atatürk'ün ruhuyla canlanmak için milyon milyon olup kenetleniyorlar. Ve "138 yıldır seninleyiz" diye sesleniyorlar.

57 yaşındaydı.

Hayata veda etti.

81 yıl geçti.

138 yıl yapıyor.

İnsanlar kadınlar erkekler gençler çocuklar yaşlılar anneanneler torunlar dedeler oğullar birbirlerine Atatürk'ün sağken çekilmiş filim kareleriyle anlam kazandırdıkları görselleri gönderiyorlar.

Görsellerin altına da:

Benim için özgürlüksün.

Benim kahramanımsın.

Seninle dans etmek isterdim.

Ben bugün özgür davranabiliyorsam kendi kararlarımı veriyorsam senin sayendedir… Şu anda TBMM kapısından seninle birlikte girmek ve oradaki insanların gözlerine bakmak isterdim… Şu an karşımda olsan sarılır seni öperdim.

Atam gözün arkada kalmasın.

Diyen cümleler yazıyorlar.

★★★

Bunlar putlaştırma değil.

Onun ismi etrafında toplanarak birlikte olmaktan dayanışma kurmaktan güçlü görünmekten doğan bir ihtiyaç. "Bizler sinek gibi ezeceğiniz kadar azınlıkta değiliz" diye güç göstermek için milyonlar 10 Kasım'da Cumhuriyet Bayramı'nda tek bir vücut olup "138 yıldır seninleyiz" diye yazıyorlar. Milyonların candan ve yürekten bilerek ve isteyerek saat 9'u 5 geçe saygı duruşuna geçmesi öylesine şiddetli bir toplum rüzgarı estirdi ki dün "Ne var orada sap gibi duruyorsunuz…" diyerek "devrimleri ilkelerini eserlerini öldürüp üzerine kireç dökerek bir daha canlanmasın diye gömmek isteyenler" bile bugün Anıtkabir'e gidip saygı defterine "Büyük Atatürk izindeyiz…" yazmak zorunda kalıyorlar.

★★★

138 yıldır birlikteyiz!

Bu ne demek?

Seni anlıyoruz!

Geriye gitmeyeceğiz!

Demek.

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/necati-dogru/138-yildir-beraberiz-5441466/

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk kuvvet ve zekasinin yenmedigi ve yenemeyecegi gucluk yoktur.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

14. HER DINE ESAS HIZMET VEREN SEY, KUSKULU SEYLERIN EN KUSKULU OLANIDIR

Bir Allah'in varligi butun dinlerin temelidir. Bu varliktan cok az kimse kusku duyar. Ancak dinin bu icyuzu, esasi dusunen her zekayi en ziyade durduracak iceriktedir. Her ilmihalin ilk sorusu, cozumu en cetin soru olmustur ve hep cetin olacaktir.

- - - - - - - - - - - - -
Snowball, Bak yoldas, demisti.
Senin onsuz edemedigin kurdele, koleligin simgesidir.
Ozgurlugun kurdelelerden cok daha degerli oldugunu kafan almiyor mu?

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Dinden nefret edenler urememeli, tabii vergiden muaf tutulmayacaklar.

MICHENER,JAMES A. (1907-1997) ABD'li yazar.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

MURAT MURATOĞLU : 28 Ekim 2019

ZOMBİ ŞİRKET diyorum ya, işte size bir zombi şirket.
Kamu ortaklığı olan bir şirket, ama borç yapılandırmasına muhtaç.
Çünkü karlılığı az, verimsiz yatırımlara boğulmuş.

Ya da kamu şirketin borçlarını üstlenerek, hisse payını artıracak.
Ya yanına borçlarına karşılık yok pahasına satılacak.
Bir yol bulunacak.

Ve bu ülke ekonomisinde öldüğü halde ayakta gezen, ayakta tutulan pek çok başka şirket de var.
Bütün bu şirketleri ayakta tutmanın da bir bedeli var elbette.

Kamu bankalarına bu verimsiz, karlılığı düşüş şirketlere yeni krediler vermeye zorlanıyor.
Ve bu yeni krediler de bir süre sonra batak krediye dönüşerek, söz konusu bankanın hesap tablosunda yerini alıyor.
Kamu bankaları bu şekilde verdikleri kredilerin batağa dönüşmesiyle görev zararı oluşturuyor.
Ve sonunda devlet bir şekilde bu bankalara Hazineden para aktaracak.
Ve elbette bu para da yoktan var olmayacağından yapılacak şey zararın tabanını genişletmek ve halka yaymak.
Aslında bütün bu olup bitenlerden zerre kadar günahı olmayan, dahli olmayan sokaktaki vatandaş ciddi zarar görecek.

Yani eyyy  Türkce konuşabilen Anadolu ve Trakya Türk halkları 17 yıldır namaz kıldığı, iyi Müslüman olduğu için seçtiklerin yediler, içtiler ve hesabı sana yıkarak sıvışmak üzereler.
Kapik...

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


MURAT MURATOĞLU : 28 Ekim 2019

Ülke ekonomisini nasıl yönetiyorlarsa Türk Hava Yolları'nı da öyle yönetmeyi denediler Varlık Fonu'na devrettiler. Beter ettiler! Eş dost yandaş hep beraber sırtına bindiler ağır geldi şirket havalanamadan piste çakıldı.

Hisseleri son bir yılda borsada "yüzde 23" değer kaybetti. Bugün 344 uçağı olan Türk Hava Yolları'nın piyasa değeri sadece 2 milyar 850 milyon dolar… Tabii 11 milyar dolar da borcu var!

★★★

Bırakın orta boyu neredeyse küçük şirket değerinde… Fiyatı düştükçe düşmüş… Utanmasa KOBİ olacak! Kamu bankalarına ucuz kredi için baş vuracak.

Hani BİM marketleri var ya THY'nin ederi neredeyse onun bile yarısı kadar! BİM'in piyasa değeri 5 milyar 30 milyon dolar!

Halbuki yönetiminde dünya havacılığının duayen isimlerinden Ensar Vakfı TÜRGEV Vakfı İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin AKP döneminden kalma yöneticileri var!

Havayolu taşımacılığı ile ilgisi biniş kartına bakıp koltuğu hostese sormadan bulabilecek olan bu kişiler şirketi hakkıyla yönetememişler demek… Hayret!

★★★

Kendisini ve karısını uçağın önüne kırmızı halı serdirip karşılatan çalışanlara kendisini alkışlatan THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı; "THY'nin 2019 yılı yolcu hedefinin 4 milyon ciro hedefinin ise 600 milyon dolar aşağı çekmek zorunda kaldığını" açıklamasını yaptı.

Bahane olarak İstanbul Havalimanı'na taşınma süreci Boeing uçaklarında çıkan sorunlar öne sürülebilir de bu durum iki THY'nin neden bir ENKA İnşaat şirketi kadar ettiğini açıklamaz!

★★★

Boeing demişken işte benim asıl endişem! Erdoğan'ın 13 Kasım'da Amerika'ya gidecek. Amerikan Başkanı Trump ile görüşecek.

Daha önce Erdoğan türlü şikâyetlerle Trump'ı ziyarete yine Amerika'ya gittiğinde girdisi çıktısı oturması kalkması toplam 50 dakika süren görüşmenin ardından uçak alım anlaşması açıklanmıştı.

★★★

Trump bizimkilere ayaküstü 11 milyar dolarlık uçak kitlemişti. Ayağımız alışsın diye indirim bile yapmadı! Yine de ayağımızı alıştırdı. Hop oradayız!

Hiç değilse Türkiye'nin 1.4 milyar dolar ödeyip alamadığı F-35'lerin parasını iade etse. Nereden baksan yarım THY!

Göreceksiniz muhtemelen Patriot Hava Savunma Sistemleri'nden satacak bu gidişimizde. Hazır mıyız 3.5 milyar dolar daha Amerika'ya ayakbastı parası ödemeye?

★★★

Hani hangi ülkenin uçağını düşüreceğimiz bilemediğimiz Rusya'dan satın aldığımız S-400 füzeleri için THY'nin şirket değeri kadar para ödedik.

Putin sevinçten Erdoğan'a bedava dondurma ısmarlarken füzeler için paramız çıkışmadı Rus bankasında kredi aldık. Yani adamlara bir THY borçlandık!

★★★

İnsanın aklına ister istemez Ortadoğu kabile devletleri gibi siyasi rüşvet için yapılan ticari anlaşmalar geliyor. Ülke borçtan kırılırken çok elzem mutabakatlara varılıyor!

Tabii bu paraları kimse cebinden ödemiyor. Yeni vergiler gelince hiç sıkma canını… Eee yedi düvele meydan okumak bedava mı? Tatlı tatlı sen ödüyorsun parasını!

Türkiye'de yasaklanan taşıtı bile olmadan ulaşım sağlayan iki kasa bir masa UBER'in değeri sözde dünya markası Türk Hava Yolları'nın tam 20 katı!

Şirketin yarısı borsada halka açık… Borsadan hisse alıp şirkete ortak olanı yıllardır ağlatan Türk Hava Yolları sonunda giderleri azaltma kararı aldı!

★★★

Oysa THY'nin kasası parasal destek arayan yandaşın çaldığı ilk kapı… Neredeyse sokaktaki simitçiye sponsor olmadıkları kaldı… Sonuçta halktan toplanan vergilerle kurulmuş ve borsada halka açılmış bir kamu kuruluşu THY… Hissedarlara ve halka her kuruşun hesabının vermesi gerekiyor. Kime ne kadar para veriyor? Şşşıttt şirket sırrı!

★★★

Soruyorsun aldığın cevap klasik "reklam gideri" ödeneği! Belli ki reklamın bedava yolunu da bilmiyorlar! Daha önce apronda deve kestiklerinde yurtdışında bile haber olmuşlardı. Bu sefer gergedan boğazlasınlar apronda! Dünya duysun anında!

Giderleri azaltma kararı ile bir yandaş ağlıyor gözleri yaşlı… Ne olacak ballı danışmanlık maaşları? Lüks otellerde konaklamalar temsil ve ikram harcamaları?

Partiliye peşkeş çekilen şirket imkanları? Eşe dosta akrabaya da mı kadro kalmadı? Ya yandaş medya reklamları? Kimse okumuyor diye para kazanmasınlar mı?

★★★

İyi bari tanıtım gezilerini de azaltın göremesinler başka diyarları. Koskoca THY'ye yakışır mı? Bari organizasyonları kısmasınlar. Eğleniyorlardı sabaha kadar!

Bol harcırah ödenen yurtiçi ve yurtdışı görev giderleri de dâhil mi? Ben bile isyan ettim yazıktır ağlatmasınlar artık yiyicileri!




https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/murat-muratoglu/turk-hava-yollari-fena-cakildi-5414606/
- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Calismak demek bosuna yorulmak terlemek degildir.
Zamanin gereklerine gore bilim ve teknik ve her turlu uygar buluslardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

34. DOGA OLAYLARI, DOGAL NEDENLERLE ACIKLANIR

Doganin nedenleri hakkinda bilgisizliklerini itiraf edecekleri yerde, hakkinda hic olmazsa bir fikir edinebildikleri dogayi incelemek yerine hayal dunyasinda bilinmeyen bir neden aramaya giden din imamlarinin mantiklari kadar sasilacak hicbir sey yoktur. Gordugumuz olaylarin yaraticisi Allah'tir demek, bu olaylari gizli bir nedene baglamak degil midir? Allah nedir? Bir ruh nedir? Ey bilginler! Dogayi ve yasalarini inceleyiniz. Dogada, doganin icyuzunu gorup sectiginizde, fikirlerinizi aydinlatmak soyle dursun, tersine, fikirlerinizi daha cok karisikliga ve kendi kendinizi anlamak olanaksizligina dusurecek olan "dogaustu" nedenlere basvurmayiniz. Dogaustu nedenler aramayiniz.

"Bir Allah olmaksizin doganin aciklanmasi mumkun degildir" diyorsunuz. Bu, pek az anladiginiz her seyi aciklamak icin hic anlamadiginiz bir nedene, bir etkene ihtiyaciniz var demektir. Siz karanlik olan bir seyi, karanligi iki katina cikararak gormek ve secmek iddiasinda bulunuyorsunuz. Dugumleri cogaltarak, bir dugumu cozdugunuzu saniyorsunuz.

Ey cezbedici fizikciler! Bir Allah'in varligini bize kanitlamak icin, ayrintili botanik kitaplarini kopya ediniz. Insan vucudunun inceden inceye, uzun uzadiya aciklanmasina giriniz. Sonra sularin akintisina hayranlikla bakmak icin yeryuzune donunuz; kelebeklerin, boceklerin, poliplerin, icinde Allah'inizin buyuklugunu buldugunuzu saydiginiz organlasmis zerrelerin onunde dunyayi unutmaya daliniz. Butun bu seyler bir Allah'in varligini kanitlamayacaktir. Butun toplami evren olan sonsuz karmasik birlesmelerle cesitli seyler meydana getiren etki ve maddelerin cesitliligi hakkinda sahip olmaniz gereken fikirlerden yoksunsunuz. Bu, doganin ne oldugunu bilmediginizi kanitlayacaktir. Mikroskopla donanmis oldugunuz halde bile, doganin, gozlerinizin ancak pek az bir kisminin gordugu cok sayida varlik meydana getirmeye gucsuz olduguna hukmettiginizde, doganin kuvvetleri hakkinda hicbir fikre sahip degilsiniz demektir. Sozun kisasi, bu nitelik kanitlayacaktir ki, hissedilmesi ya da bilinmesi mumkun olan etkenlerden habersiz bulundugunuzdan, hakkinda gercek bir fikir edinmeniz hep olanaksiz olacak bir etkeni kast ettiginiz bir kelimeden yardim almayi daha kolay buluyorsunuz.

- - - - - - - - - - - - -
Artik saf ask ya da tutku soz konusu degildi.
Hicbir duygu saf olamiyordu, cunku her seye korku ve nefret sinmisti.
Kucaklasmalari bir savas, orgazmlariysa bir zafer olmustu.
Bu, partiye indirilmis bir darbeydi.
Sevismek siyasal bir eylemdi.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Dinbilim, insanligin dikkatini bu dunyadan baska bir dunyaya yonlendirerek ve butun insanligi tek bir din altinda birlesmeye zorlayarak; surekli, bu dunyanin acilarla dolu oldugu, ama sonraki hayatin cok guzelolacagi ?ya da duruma gore kotu olacagi? yonunde vaaz vererek insanliga korku fikrini asiladi, aksi takdirde Doga'nin mutlu coskusu hukum surecekti.

VOLTAIRE (Francois-Marie Arouet) (1694-1778) Fransiz yazar ve filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

17 Şubat 2020 Pazartesi

Harf Devrimi sonrası okuryazarlık artışı.


Harf Devrimi sonrası okuryazarlık artışı.
( Ülkelere göre okuryazarlık oranı )

Bir millet kurtulmuş resmen...



- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Biz Turkler butun tarihimiz boyunca hurriyet ve istiklle timsal olmus bir milletiz.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

110. BIR DINI GORUS NE KADAR ESKI VE GENEL OLURSA, O KADAR KUSKULU VE GUVENILMEZDIR

Siradan insanlarin bilgisizligi, safdilligi, kayitsizligi ve budalaligi hakkinda gercek dusunceler edinen herkes, ne kadar cok yayilmis ve yerlesmis olursa, dini gorusleri o oranda kuskulu sayar. Insanlarin cogu hicbir seyi incelemez. Teamule, hukumete birakirlar ve boyun eger, baglanirlar. Dini gorusleri, ozellikle inceleme cesaret ve yetenegine sahip olmadiklari goruslerdir. Bu goruslerden hicbir sey anlamadiklari icin susmak zorundadirlar; ya da her durumda muhakemeleri cabucak tukenir. Halkin bireylerinden her birine Allah'a inanip inanmadiklarini sorunuz; sonra "Allah" kelimesinden ne anladiklarini sorunuz; onu en buyuk gucluk icine dusurursunuz.

Hemen gorursunuz ki, surekli olarak yineledigi bu kelimeye kotu hicbir fikir baglamaya (hicbir gercek anlam vermeye) yetenegi yoktur. Size, Allah, Allah'tir diyecektir. Gorursunuz ki, Allah hakkinda ne dusundugunu bilmedigi gibi, Allah'a inanmak icin nedenlerinin ne oldugunu da bilmez.

Butun kavimler bir Allah'tan soz eder. Ancak bu Allah hakkinda mutabik midirlar, hemfikir midirler? Hayir. E, sonra! Bir gorus uzerinde ittifak, o gorusun acik oldugunu hic kanitlamaz; ancak anlasmazlik, bir kesinsizlik ve belirsizlik isaretidir. Ayni adam, Allah'i hakkinda edindigi fikirlerde kendi kendisiyle hep uyumlu olur mu? Hayir. Bu fikir, makinesinin ugradigi donusumle degisir; bu da bir kesinsizlik isaretidir. Insanlar, hangi durumda bulunursa bulunsun, olumlu gercekler uzerinde hem kendi kendileriyle, hem de baskalariyla hemfikir, hep mutabiktirlar. Deliler haric herkes, iki kere ikinin dort ettigini, gunesin aydinlattigini, toplamin kucukten daha buyuk oldugunu, adaletin bir nimet oldugunu, insanin sevgisine layik olmak icin iyiliksever olmak gerektigini, haksizligin ve gaddarligin iyilikle birlesmesinin mumkun olmadigini teslim eder. Allah'tan soz ettiginizde, insanlar, bu sekilde hemfikir olur mu? Allah hakkinda dusunduklerinin ve soylediklerinin tumunu, ona atfedecekleri eserler alt ust eder.

Bir mevhum cizmelerini, bircok ressama soyleyiniz: Bunlarin her biri baska baska fikirlere vucut verdiklerinden, mevhumu, her biri baska turlu cizer. Modeli hicbir yerde bulunmayan bir "portre"ye her birinin verdigi yuz cizgileri arasinda hicbir benzerlik bulamazsiniz. Dunyanin butun dinleri Allah'i tasvir ederken, bize, yuz cizgileri hakkinda asla ittifak bulunmayan, herkesin kendi tarzina gore duzenledigi ve kendi dimagindan baska hicbir yerde olmayan buyuk bir mevhumdan baska bir sey tasvir ederler mi? Yeryuzunde, Allah'i hakkinda ayni fikirlere sahip olan ya da olabilen iki kisi yoktur.

- - - - - - - - - - - - -
Guc bir arac degildir, amactir.
Bir insan, bir devrimi korumak icin diktatorluk kurmaz diktatorlugu kurmak icin devrim yapar.
Eziyetin amaci eziyettir.
Iskencenin amaci iskencedir.
Gucun amaci guctur.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Dusunen butun insanlar ateisttir.

HEMINGWAY,ERNEST (1899-1961) ABD'li yazar.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

TURAN ESER : ALEVİ KÖYÜNE; “CAMİ YOKSA HİZMET DE YOK”

Çok tipik bir Müslüman dayatmacılığı, zorbalığı.
Pek çok örnekten yalnızca birisi.
Evet, etnik Müslümanlara diyecek bir lafım yok.
Ama kitabi Müslümanlarla bir arada yaşamak imkansız.
İlla ki kavga çıkarırlar.
Rahatsızlık verirler.
Bir zorbalık, dayatmacılık illa ki olur.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  

TURAN ESER : ALEVİ KÖYÜNE; "CAMİ YOKSA HİZMET DE YOK"

29.10.2019



Yer; Kars Sarıkamış'a bağlı Aşağısallıpınar Köyü.

38 haneli Alevi köyü. Her Alevi köyü gibi kamu hizmetine muhtaç. Alevi köyü olunca, kamu hizmetine eşit erişim hakkı yoktur. Kamu hizmetlerinde ayrımcılığa uğramaları tarihsel bir mirastır.

Ayrımcılık dayatmaları ise, devletin mesajını ileten kaymakamlar üzerinden gelir. Aleviler, köylerine cami yapılmasına müsade etmeli ve üstelik dilekçe ile talepte bulunulmalı! Ayrıca sandıkta AKP'ye oy çıkmalı! Cami ve oy varsa, kamu hizmeti de varmış!

Aşağısallıpınar köyü, bugün tam da bu ayrımcılığı ve hak ihlalini yaşıyor. Çünkü o bölgede camisi olmayan tek Alevi köyü! 106 yıldır ısrarla bu köye cami yapılmak isteniyor.

Kaymakamın hedefinde, okulsuz köy değil, "camisiz köy kalmayacak" var. Köylülerin ise, alt yapı ve yola ihtiyacı var. Devlete göre de alt yapı ve yoldan önce, köye cami ve imam ile asimilasyon girmeli.

Aşağısallıpınar köylüsü Z.K. "Bizim kapımız cemevidir. Ben Alevi olarak doğdum Alevi olarak ölmek istiyorum. Sünnileşmek istemiyorum" diyor. Kaymakam ise "Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak" diyor.

Köylüler ve köy derneği, cami yapılmasına karşı olmasına rağmen, cami temeli atılıyor. Hummalı bir çalışma ile şu an caminin kaba inşaatı bitmiş durumda.

AMAÇ ASİMİLASYON, DİNCİ KADROLAŞMA VE İSLAMCI ÖRGÜTLENME

AKP hükümeti son 17 yıldır, İmam Hatip ve İlahiyat mezunları üzerinden sürdürdüğü kadrolaşma stratejisi boşuna değil. Çünkü islamcılık, dinciliğe dayalı bir düzen değişikliğine hizmet ediyorlar.

Alevi köylerine cami stratejisi ile;

  • Din bürokrasine yeni istihdam, görev ve siyasal islamcı misyon alanları yaratılıyor.

  • Alevilerin cemevleri ve cem ibadeti engelleniyor.

  • Diyanet üzerinden Alevilere Sünnilik ve ibadetleri dayatılıyor.

  • Cemevinin yerine cami, cem ibadeti yerine namaz, dede/ana yerine imam sokuluyor!

  • Alevi köylerinde siyasal islamcılık örgütlenmek isteniyor.

Yani bu durum Alevileri kendi köylerinde asimilasyon politikasının hedefi haline getiren, çok yönlü sinsi politikanın adımlarıdır.

Mezhepçi devlet yapılanması adına Alevileri Sünnileştirmek için görevlendirilen din bürokrasisinin yegâne görevi, cem ibadetini namaza, cemevinin işlevini de camiye dönüştürmektir. Alevi köylerine cami, imam ve namaz dayatması, din, vicdan, inanç ve düşünce özgürlüğüne, laiklik ilkesine aykırı bir insan hakkı ihlalidir.

Geçmişte Alevi köyüne gelen imamlar, namaz kılacak cemaat bulamayınca ve imama gereksinim olmadığı anlaşılınca, vatandaşın vergisiyle bankamatik-imamlar gibi yan gelip yatmaya devam edecekler.

Çünkü daha önce Dersim'nin Alevi köylerinde zorla yapılan camiler ve gönderilen imamlar için "mahallinde görülen ihtiyaç üzerine ima A.B Valilik oluru ile il müftülüğünde, R.T ise kaymakamlık oluru ile Hozat ilçe müftülüğünde geçici olarak görevlendirilmiştir" denilerek, Alevi köylerine atanan imamlar merkeze çekilmişti.

Ya da daha önce, Çanakkale Merkeze bağlı 300 Alevinin yaşadığı Denizgöründü Köyü'ne zorla yapılan camiye dönüşür. Köyde cami boş kaldı, imam arkasında saf tutacak cemaat bulamadı. Dört yıl boyunca imam tek başına namazı başına kıldı. Hatta camideki musalla taşı bile kullanılmadı.

Yıllardır süregelen bu mezhepçi ve ayrımcı uygulamanın, Alevilere bir karşılık bulamamasına, inanç özgürlüğü açışından bir hak ihlali olduğunu bilinmesine rağmen, Alevi köylerine yapılan camilerin boş kalmasına rağmen, bu projelerin ısrarla sürdürülmesi ahlaki ve hukuki bir yönetim anlayışı değildir. Bu anlayış olsa olsa baskıcı, gerici ve dinci ideolojinin bir gereğidir. AKP ve Diyanet bu sevdasından vazgeçmeli ve insanların haklarına ve inançlarına saygılı olmalıdır.

ASİMİLASYONA DEĞİL, EŞİT KAMU HİZMETİNE İHTİYAÇ VAR.

Alevi köylerinin sorunları ve ihtiyaçları Türkiye'nin genel sorun ve beklentisinden farklı değildir. Köylerin alt yapı, sağlık ocağı ve sorunsuz eğitim ihtiyacını karşılayacak okullara, işe ve aşa ihtiyacı vardır. Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, tek tipleştirici ve asimilasyoncu değil, toplumsal barışa ve huzura ihtiyacı vardır.

Alevilerin, cami ya da imam değil, inkar edilen inançsal kimliğinin tanınmasına, hak ve taleplerinin laiklik ve haklar rejimi ekseninden karşılanmasına ihtiyacı vardır.

İşte bu nedenle; Alevi köylerine cami yaptırma politikalarından vazgeçilmeli. Bugüne kadar yapılan camiler, bir kararname ile okula, sağlık ocağına ya da cemevine çevrilmelidir. Bu köylerdeki imamlar derhal geri çağrılmalı ve atanamayan öğretmenler Alevi köylerine gönderilmelidir.

https://www.birgun.net/haber/alevi-koyune-cami-yoksa-hizmet-de-yok-274272


- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Butun dunya bilsin ki benim icin bir yandaslik vardir Cumhuriyet yandasligi dusunsel ve toplumsal devrim yandasligi.
Bu noktada yeni Turkiye toplulugunda bir bireyi bunun disinda dusunmek istemiyorum.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

51. DAHA AZ HAYALI OLMAYAN SACMA FIKIRLER

Bize yaratiklarin rutbelerinden soz ediliyor. Varsayiliyor ki, Allah yaratiklarini turlu siniflara ayirmistir ve her sinif yaratik yetenekli olduklari olcude mutluluktan nimetlenir. Bu hayali siralamaya gore, sumuklubocekten gokteki meleklere kadar butun varliklar kendilerine ozel mutluluktan yararlanir. Tecrube, bu ulvi hayali bozmaktadir. Icinde yasadigimiz dunyada, her duygulu varligin aci cektigini ve tehlikeler icinde yasadigini goruyoruz. Insan, yolu uzerinde bircok canliyi yaralamaksizin, rahatsiz etmeksizin, ezmeksizin yuruyemez. Oysa, bizzat insan da her adimda, kendisini olume goturebilecek beklenen ve beklenmeyen bir suru hastaliklara, belalara ugramaktadir. En derin haz ve sevinc arasinda, yalniz olum fikri onu uzmeye ve perisan etmeye yeterli degil midir? Butun hayati boyunca sikinti ve eziyetler, onun yiyecegidir, insanin siki sikiya bagli ve tutkun oldugu gorunen ve tanrisalligin en buyuk armagani sayilan yasaminin bir an bile korunacagindan, insan emin degildir.

- - - - - - - - - - - - -
Konusan, adamin beyni degil, girtlagiydi.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Ahlaksizliga karsi gosterilen tepki, tepesinde hale olan bir kiskanclik gosterisidir.

WELLS,H.G. (1866-1946) Ingiliz yazar.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/