16 Temmuz 2024 Salı

Re: [Turkish Forum - eturkiyeyiz.biz] Fwd: FATİH ALTAYLI’NIN, “YURT DIŞINDAKİ TÜRKELER’İN TÜRKİYE İLE NE ALÂKALARI VAR, TÜR

Aslında Türk halkında yurt dışından gelerek, sokak röportajlarında ülke ekonomisi, siyaseti hakkında gerçeküstü açıklamalar yapan Türkler hakkında belirgin bir infial var.
Özellikle yandaş, AKP'li yurt dışı Türkleri hakkında.
Çok da haksız bir tepki sayılmaz.
Kendisine dokunmayan bir felaket hakkında çok da olumlu konuşuyorlar.
Arzu ederseniz, x'de böylesi sayısız videodan birkaçını bulup iletebilirim.

Türkiye son derece derin bir ekonomik buhrana doğru adım adım ilerliyor.
Nereden bakarsanız 5-6 yıldan önce dibi bulmamız olası görünmüyor.
Ülkenin saygın ekonomistlerinin öngörüleri kırk katır mı, kırk satır mı kıvamında.
Olacak, gelecek dedikleri şeyler aslında gündelik yaşamda kolayca görülebiliyor.

Pazar artığı arayan memurlar, emekliler.
Çöp karıştıran düzgün kıyafetli insanlar.

En rahatsız edici olanı bir AVM, ya da gelir düzeyi yüksek insanların yaşadığı, gittiği sokaklarda, dükkanlara, marketlere, lokantalara bakarak, sokaklarda dolaşan lüks arabalara bakarak ekonomi iyi yorumu yapanlar.
Oysa fakiri zengin muhitlerinde ararsan bulamazsın.
Onu bulmak için varoşlara, arka mahallelere ve hattat bodrum katların bakman lazım.
Onlar sokaklarda gezmez.
Perdeleri kapalı, nem ve fakirlik kokan evlerinde günlerini geçirirler.

THY'de bir pilot arkadaşım da aynı şeyleri söylemiştir.
Sokaklar lüks arabalarla doluymuş, marketler, restoranlar hep doluymuş, fakirlik edebiyatı yalanmış.
Peki dedim sen nerede yaşıyorsun?
Yeşilköy ve Bakırköy.
Ulan bu semtlerde fakir mi arıyorsun?
Bulamazsın tabii.

Almancı diyeceğim, küçümseme falan yok.
Bu arkadaşlardan elbette ironi yapanlar, ya da gerçek durumu vurgulayanlar var.
Ama büyük çoğunluğu elindeki euroların alım gücünün rahatlığıyla, hoyratça, terbiyesizce fakirlikle dalga geçiyor.
Euro kazanıp, TL harcamanın dayanılmaz hafifliği ile öylesine rahat, öylesine hoyrat ki.

Şunu belirtmek isterim.
Açlık sınırı ile asgari ücret kavuşmuştur.
Artık  o herkesin hevesle beklediği açlıktan ölümler görülebilir.

Malum güncel konu sokak köpekleri.
Peki sokak köpekleri neden sürüleşiyor, nerelerde sürüleşiyor.
El cevaaaap, beslenmedikleri yerlerde.
Ce-Ha-Pe zihniyetinin etkin olduğu yerlerde sokak köpeklerinin tamamı küpeli, kısırlaştırılmış, aşılanmış, parazit tedavisi belediye tarafından yapılmış.
Belediye kendi alanındaki restoranların yemek artıklarını işleyerek son derece ucuz şekilde köpek maması üretmekte.
İlçelerin pek çok yerinde belediye eliyle yapılmış suluklar, yemlikler var.
Sokak köpeklerinin yarattığı en büyük sorun obeziteleri.
Koşamıyorlar, nefes nefese kalıyorlar.
Bütün öylece ayaklar altında uyuyorlar.
Ölüm sebepleri tıpkı insanlar gibi ateroskleroz ve yaşlılıkla bağlantılı sebepler.

Peki, bu konuda en ufak gayreti olmayan sağcı(!), dindar, milliyetçi, mutaassıp beldelerin belediyeleri napıyor?
Kendi bölgelerindeki köpekleri topluyor, ve yukarıda anlattığım şekilde vazifesini yapan belediyelerin alanlarına atıyor.
Böylece sorumluluğunu yerine getiren belediyelerin yükünü artırıyor.

Şimdi bir tam tersine bakalım.
Kendi alanındaki köpeklere bakmayan, baktırmayan, hatta bakanlara yaptırım uygulayan sitelerde, köylerde, kasabalarda noluyor?
Köpekler aç kalıyor.
Hemen içlerinden bir alfa lider çıkıyor.
Sürü güdüleri, yağma güdüleri güçleniyor.
Ve sürüler halinde kendilerine av arıyorlar.
Hatta sürünün omega üyelerini parçalıyorlar, köpek yamyamlığı başlıyor.

Bu işlerle görevli münhal AKP trolleri ise hemen bunların videolarını servis ediyorlar.
Bir saplama yapayım, günümüzde Trump'un, Biden'in, RTE'nin ve bütün siyasi aktörlerin, devletlerin organize, eşgüdümlü, besleme trol ağları var.
Bakın köpekler birbirini parçalıyor, bakın kendi halinde insanlara saldırıyorlar vb.

Peki bunca lafın özeti nedir?
İlki, köpekler, kediler konusunda yapılmayanlar, yapılması gerekenlerin özetidir.
İkincisi, aç kalan köpeklerin aç kalan insanlara örnek oluşturmasıdır.
Evet, insanlar da aç kaldıklarında hemen çeteleşirler, mafyalaşırlar
İçinden liderler çıkar.
Açlık ne derece şiddetliyse o derece kıyıcı mafyalar ortaya çıkar.
Sosyal devletin, solun çöktüğü bütün ülkelerde bu görülmüştür.
Devletin yerini kısa zamanda mafya alır.
Orta Amerika ülkeleri çok tipik örnektir.
Ancak, aynı tecrübeler bize mafyanın devletin yerini alamayacağını, başarılı olamayacağını da gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde iki seçenek var.
1) Ya hep beraber.
2) Altta kalanın canı  çıksın.

Hep beraber dersek, akraba, apartman, köy, belde, ilçe dayanışmaları, sivil toplum örgütleri, belediyelerin gayretleri bu büyük buhran dönemini daha kolay atlatmamıza yardımcı olur.
Altta kalanın canı çıksın dersek, bu durumda da aç kalan sokak köpekleri gibi varoşlar örgütlenir, çete suçları, mafya suçları, yağma artar.
Kolektif kurtuluş ümitleri kalmadığında, bireysel kurtuluş reçeteleri önem kazanır, fuhuş artar.
Bu durumda ekonomik buhranın yarattığı sıkıntılara ek olarak ahlaksızlıklar, hukuksuzluklardan kaynaklanan daha ağır sıkıntılar yaşanır.

Muhalefette bile olsa solun gölgesi bile faydalıdır.
Özellikle durgunluk, işsizlik, ekonomik buhran dönemlerinde sol en elzem şeydir.

Aşevleri, bekar yurtları, meslek edindirme kursları, ikinci elci pazarlar, kadın sığınma evleri ve benzeri işlere kafa yormak lazım.

Saygılar

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



15.07.2024 17:38 tarihinde 'Umit Bayulken' via Türkiyeyiz Biz yazdı:
Altayli biraz cok fazla ileri gitmis … Merkep olmak lazim boyle densiz laf edebilmek icin yada komple cahil….
Yaziklar Olsun
Saygilar


On Monday, July 15, 2024, 02:22, Kayaalp Buyukataman <kbuyukataman@gmail.com> wrote:



---------- Forwarded message ---------
From: ilhan Karaçay <ilhan@karacay.nl>
Date: Mon, Jul 15, 2024 at 12:03 AM
Subject: FATİH ALTAYLI'NIN, "YURT DIŞINDAKİ TÜRKELER'İN TÜRKİYE İLE NE ALÂKALARI VAR, TÜR
To: <kbuyukataman@gmail.com>







FATİH ALTAYLI'NIN, "YURT DIŞINDAKİ TÜRKELER'İN TÜRKİYE İLE NE ALÂKALARI VAR, TÜRKİYE'DE OY KULLANMAK İÇİN VERGİ ÖDESİNLER" SÖZÜ ÜZÜNTÜ YARATTI

Altaylı'nın, "Vergi vermezsin, çifte vatandaşsın, euro kazanıyorsun, senede 10 gün bir Alman kadar vakit geçiriyorsun sonra gelip Türkiye'nin kaderiyle ilgili karar veriyorsun. Ne haddin var lan senin oy kullanmaya" şeklindeki sözlerine büyük tepki yağdı.

Hollanda'da yaşayan iş adamı Aykut Torunoğulları, Altaylı tarafından hakarete uğrayan Türkleri savunan açıklamasında, "Memleketi istila eden Suriyeliler'den ve Afganlar'dan vergi alınıyor mu? Kazandığı paraları ülkesindeki akrabalarına gönderen, ev, arsa ve yatırıma harcayan yurttaşlarımıza söylenen bu laflar, abesle iştigaldir." dedi.



 
OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Wil je geen nieuwsbrieven meer ontvangen? Klik dan hier om je af te melden.

If you no longer wish to receive our newsletter, please click here to unsubscribe.


--
Dr. Kayaalp Buyukataman
--
Bülten, sosyal medya diğer dağıtım kanallarımızda yayınlanmasını istediğiniz içerikleri https://www.turkishnews.com sitesinde menüde yer alan "Haber Gönder" bağlantısından gönderebilir arşiv aramalarınızı yapabilirsiniz.
 
https://twitter.com/turkishforum
https://www.facebook.com/turkishforum4
https://www.youtube.com/channel/UC1xITM5DSfqNAzOHxbfgr8A
--
Genel UYARI!

Öbekte çıkan yazıların sorumluluğu YAZININ SAHİBİNE aittir. Öbek kurucusu, moderatorler ve diğer üyeler sorumlu tutulamazlar. Bu ifadeler her iletinin altında yer almaktadır, bu nedenle üyeler bu koşulların varlığından haberdar olmadıklarını iddia edemezler.
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Türkiyeyiz Biz" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için eTurkiyeyizBiz+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/eTurkiyeyizBiz/CAKjqf-LdNVRSZkeketaYPidu_X9Cx58%3D-%2BrXt%2B3sG0CP2tLG3Q%40mail.gmail.com adresini ziyaret edin.
--
Bülten, sosyal medya diğer dağıtım kanallarımızda yayınlanmasını istediğiniz içerikleri https://www.turkishnews.com sitesinde menüde yer alan "Haber Gönder" bağlantısından gönderebilir arşiv aramalarınızı yapabilirsiniz.
 
https://twitter.com/turkishforum
https://www.facebook.com/turkishforum4
https://www.youtube.com/channel/UC1xITM5DSfqNAzOHxbfgr8A
--
Genel UYARI!

Öbekte çıkan yazıların sorumluluğu YAZININ SAHİBİNE aittir. Öbek kurucusu, moderatorler ve diğer üyeler sorumlu tutulamazlar. Bu ifadeler her iletinin altında yer almaktadır, bu nedenle üyeler bu koşulların varlığından haberdar olmadıklarını iddia edemezler.
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Türkiyeyiz Biz" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için eTurkiyeyizBiz+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/eTurkiyeyizBiz/258234216.436225.1721054319249%40mail.yahoo.com adresini ziyaret edin.
--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bu Nasıl Ayrılık

Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözleri kal diyor dudakları git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenilmeyeceğim
Çözemedim seni çıldıracağım
Gözlerin kal diyor dudakların git

Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git

Bu romanda biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Şarkılar kal diyor dudakların git

~Ahmet Selçuk İlkan~

- - - - - - - - - - - - - - - -

En iyi hukumdarlar, sokaktaki adam gibi dusunenlerdir.

~Grevlle~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Reis suresi 10.Ayet

Ebu Sedat : "Madem Reisin o kadar güçlü, doları düşürsün de görelim" dedi.
Etrafındaki herkes gülmeye başladı.
O gece dolar 50 kuruş indi.
Bunun üzerine
Reisullah hazretleri, elçisine "Sen onların eziyetlerine aldırma ey Soylu, şüphesiz ki onlar
çok büyük bir gaflet içerisindedirler."

https://www.reddit.com/r/MineIslam/comments/qwsnsr/reis_suresi_ilk_10_ayet/
~u/YazilimciGenc~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Türkiyenin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür.
O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür.
Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.

~Mustafa Kemal ATATÜRK~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Savas icin en guclu oldugunuzda, kendinizi gucsuz gosterin; kuvvetlerinizi harekete gecirirken, hareketsizmis gibi durun; dusmana yaklastiginizda uzakta oldugunuz izlenimi verin; uzakta oglunuzda da burnunun dibinde oldugunuz izlenimi verin. Tum savaslar aldatmacadir.

~Sun Tzu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Artık Kalbim Yok

artık kalbim yok ağladığımda sana
düşündüğümde seni artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni
arta kalmış bir kalbim yok

~Küçük İskender~

- - - - - - - - - - - - - - - -

DİLİPAK CORONA KORKUNÇ ŞÜPHE//www.youtube.com/watch?v=0K5Fxw4gkl0">https://www.youtube.com/watch?v=0K5Fxw4gkl0


- - - - - - - - - - - - - - - -

TATİLDEYİZ.
imza:
Cezaevindeki hortumcuIar.

~Sadece gülmece olsun diye~

- - - - - - - - - - - - - - - -

DAYANILIR SEY DEGIL
. . . . . .
Bilmem ki nasil anlatsam;
Nasil, nasil, size derdimi
Ekmek parasi desem...
Degil
Bir dert ki...Dayanilir sey degil

~Orhan Veli KANIK~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

15 Temmuz 2024 Pazartesi

GEÇİM SIKINTISI ARTTIKÇA YEMEK KUYRUĞU UZUYOR

"BURASI OLMASA AÇ KALACAĞIZ"
"FAKİRLİK YAYILIYOR"
SOSYAL MEDYA FENOMENİ: KENT LOKANTASI
"ŞU SIRANIN FOTOĞRAFINI GÖSTERSEN YETER"
MENÜ: ÇORBA, ET DÖNER, PİLAV, AYRAN
"TURİSTLER SIRAYA GİRİP YEMEK YİYOR"
"HERKESE EŞİT YEMEK VERİYORUZ"

GEÇİM SIKINTISI ARTTIKÇA YEMEK KUYRUĞU UZUYOR

Sultanahmet Kent Lokantası ziyaretimizde yurttaşlardan neden kent lokantalarını tercih ettiklerini, oluşan uzun kuyrukların sırrını; çalışanlardan ise lokantaların işleyişini dinledik.

Ekonomik kriz her geçen gün derinleşirken asgari ücret, emekli maaşları tartışılmaya devam ediyor. Toplumun her kesiminin geçim sıkıntısı yaşadığı şu günlerde, çalışanlar, emekliler ve öğrenciler için yemek masrafı da büyük bir sorun.

Dışarıda yemek yemenin maliyeti 200-500 TL arasında değişirken, çalışanlar ya yemeği evden getiriyor ya da dışarıda gün boyunca yemek yemiyor. Ancak İstanbul'un 14 noktasında farklı bir alternatif var: Kent Lokantası.

Öğle yemeğimizi yemek için biz de İstanbul Sultanahmet'teki Kent Lokantası'na gidiyoruz. Turistlerin uğrak noktası olan Sultanahmet'te Şubat 2023'te yedinci Kent Lokantası açıldı.

İstanbul'da Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Çapa, Çatalca, Hisarüstü, Küçükçekmece, Pendik, Sultanahmet, Sultanbeyli, Sultangazi, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar'da olmak üzere toplam 14 tane İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Kent Lokantası var.

Sultanahmet'teki Kent Lokantası'nı ararken cadde üzerinde uzun bir kuyruk görüyoruz. Saat 12'de açılan lokantanın müdavimleri 11 gibi gelmeye başlıyor ve caddeye doğru uzun bir sıra oluşturuyorlar. Sıraya ulaştığımızda ilk sorumuz 'Yemek hepimize yetecek mi?' oluyor. Sırada bekleyenler hep bir ağızdan 'yemeğin herkese yettiğini' söylüyor.

Kuyruk uzun olunca diğer bir sorumuz sıranın bize ne zaman geleceği oluyor. Sıranın hızlı ilerlediğini ve yarım saat içerisinde bize geleceğini öğreniyoruz.

Böylelikle sıradakilerle sohbete başlıyoruz. "Yemekler nasıl?" "Her gün geliyor musunuz?" "Nereden geliyorsunuz?" sorularımızı tek tek sormaya başlıyoruz.

"BURASI OLMASA AÇ KALACAĞIZ"

Memur olan ve öğle yemeğini her gün Kent Lokantası'nda yediğini söyleyen bir yurttaş, "Beyazıt'tan yürüyerek geliyorum. 40 liraya bu yemeği dışarıda bulamazsın. Dışarıda yediğinde yemek paramız ayın ortasında bitiyor. Burası olmasa ayın ortasında aç kalacağız" diyor.

Beyazıt'tan Sultanahmet'e özellikle yaya olarak geldiğini belirterek "Akbil basarsam yemek masrafım 70 liraya çıkıyor. Dolayısıyla yürüyerek geliyorum hem de spor olmuş oluyor" diyerek gülümsüyor.

"FAKİRLİK YAYILIYOR"

Kuyruk daha fazla uzamadan biz de sıradaki yerimizi alıyoruz. Önümüzdeki emekli yurttaşlar, menüde ne olduğunu konuşuyor.

Menüyü öğrenmeye çalışıyoruz. Şanslı günümüzde olduğumuzu ve menüde et döner olduğunu söylüyorlar. Menüyü nereden öğrendiklerini sorunca hepsinin sosyal medyada kent lokantalarının sıkı takipçisi olduğu cevabını alıyoruz.

Her gün menüyü sosyal medya hesaplarından öğrendiklerini söyleyen yurttaş, "Et olduğu günler çok kalabalık oluyor. Yemek 15.30'da bitiyor. Eğer sebze yemeği varsa daha az kişi geliyor. O zaman saat 17.00'a kadar yemek oluyor" diyor.

Kent lokantalarına talebin bu kadar artmasını ise şu sözlerle anlatıyor:

"Yemekler çok güzel ve hijyenik. 4 çeşit yemek var. Dışarıda bir çorba 100 lira. Bu sıranın artması fakirlik yayılıyor demek oluyor. Başta olanlar, başta olmaya devam ettikçe ekonomi kötüye gidiyor."

SOSYAL MEDYA FENOMENİ: KENT LOKANTASI

40 yıldır Kapalıçarşı'da çalıştığını söyleyen bir diğer yurttaş ise bir aydır her gün Kent Lokantası'na yemeğe geliyor. Bir buçuk yıldır açık olan lokantayı eşinin internette görüp ona söylediğini ve o sayede gelmeye başladığını da ekliyor. Kısa bir süre sonra ayağında platin olduğunu için sırasını ilerideki bankta oturarak beklemek üzere aramızdan ayrılıyor.

Sıramızı beklerken arkamızda bugünün tatlısının ne olduğu konuşuluyor. Öğreniyoruz ki sosyal medyada menü paylaşılırken tatlının ne olduğu yazmıyormuş. Eğer tatlı yemek isterseniz 40 liraya ek olarak 14 lira ödeyerek alabiliyorsunuz. Tabii biz de tatlının ne olduğunu merak ediyoruz ve sohbete dahil oluyoruz.

"ŞU SIRANIN FOTOĞRAFINI GÖSTERSEN YETER"

Çemberlitaş'ta altın işlemecisi olarak çalışan yurttaş şu sözleri kaydediyor:

"Her gün geliyorum. Bu menü başka yerde 500 lira. Asgari ücret alan bir kişi nasıl her gün bu parayı versin? Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı güzel işlerden birisi bu. Ancak bu suni bir çözüm. Türkiye sadece İstanbul'dan ibaret değil. İnsanların halini görmüyorlar mı?"

Bir yurttaş ise oradan sohbetimize katılıyor: "Bizim halimizi görüyorlar ama hiçbir şey yapmıyorlar. Sadece şu sıranın fotoğrafını göstersen bile yeter. Başka bir söze gerek yok."

MENÜ: ÇORBA, ET DÖNER, PİLAV, AYRAN

Kuyruğa ilk girdiğimizde tahmin edildiği gibi yarım saat sonra sıra bize geliyor. Menümüzde mercimek çorbası, et döner, pilav, ayran, su, ekmek ve kadayıf tatlısı var. Bunların hepsine şaşkınlık içerisinde 54 lira ödeyerek masamıza oturuyoruz. İçeride herkes sıranın devam etmesi için yemeğini hızlıca bitirip kalkıyor. Biz de oyalanmamak için hızlı hareket ediyoruz. Ancak porsiyonlar bol olunca yemeğimizi hemen bitiremiyoruz.

Lokantadan dışarı çıktığımızda kuyruğun azalmadığını aksine arttığını görüyoruz. Kent Lokantası çalışanlarıyla konuşabilmek için yemeğin bitmesini beklerken civardaki mekanların fiyatlarını da incelemeyi ihmal etmiyoruz.

Bize dışarıda bu menünün 200 liradan aşağıya bulunamayacağını söyleyen yurttaşlar haklı. Turistlerin yoğunluğundan olsa gerek civardaki mekanlarda ana yemekler 500 liradan başlıyor.

"TURİSTLER SIRAYA GİRİP YEMEK YİYOR"

İki saat sonra lokantaya tekrar geldiğimizde kuyruk halen devam ediyor. Bu sırada lokantanın karşısındaki otelin çalışanı ile konuşmaya başlıyoruz: "Burası açıldığı günden bu yana her gün böyle kalabalık. İnsanlar saat 11'de gelmeye başlıyor. Saat 17'e kadar da devam ediyor. Otele gelen turistlerin yüzde 80'i bu sıranın ne olduğunu merak ediyor. Hatta bazıları sıraya girip yemek yiyorlar."

Biz sohbet ederken bir lokanta çalışanı yemeğin sıranın bir kısmına kadar yeteceğini söylüyor ve yurttaşlardan buna göre sırada beklemelerini rica ediyor; ancak uyarıya rağmen insanlar beklemeye devam ediyor.

Kısa süre sonra yemeğin bittiği bilgisi geldiğinde sıra dağılıyor. Lokantanın sakinleşmesiyle beraber biz de çalışanlarla konuşmaya gidiyoruz.

"HERKESE EŞİT YEMEK VERİYORUZ"

Lokantada ilk istihdam edilen kadınlarından biri olan aşçı, yemeklerin hazırlanış sürecini şu sözlerle anlatıyor:

"Saat 10.30'da yemekler hazır geliyor. Burada ısıtılıyor. Saat 12'de servise başlıyoruz ve yemek bitene kadar devam ediyoruz. Genellikle 16.30 gibi yemek bitiyor. Fakat döner olduğu günler daha erken bitebiliyor. Burada yemek verdiğimiz kişinin kim olduğuna bakmıyoruz. Herkese eşit yemek veriyoruz."

Lokantada çalışan 10 kişinin de kadın olduğunu söyleyen aşçı, işe girmeden önce hijyen eğitimleri aldıklarını da aktarıyor.

Bir günümüzü geçirdiğimiz Kent Lokantası'na polisler, memurlar, inşaat işçileri, güvenlik görevlileri, emekliler, öğrenciler kısacası toplumun her kesiminden insanlar geliyor. Hepsinin ortak noktası ise geçim sıkıntısı…

(AD/NÖ)

https://bianet.org/haber/gecim-sikintisi-arttikca-yemek-kuyrugu-uzuyor-297435

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

ENFLASYONLA MÜCADELE

https://www.youtube.com/watch?v=BV4Z3NTuBrs


- - - - - - - - - - - - - - - -

Bizim hükümetimizin şeklini ve esasını anlamayanlar veya anlamak istemeyenler vardır.
Bu tereddütü gidermek için Anayasanın ruhunu iyi incelemek lazımdır.
Gerçekte, Anayasanın özellikle bazı maddelerinin bilimesi gereklidir.
Meselâ birinci maddeyi beraber inceleyelim.
Madde, iki fıkrayı kapsıyor.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Bu, birinci fıkradır.
Efendiler
Bu manevî olan iradenin meydana çıkması ve görünmesi için bir araç gereklidir ve vardır ki, ona egemenlik derler
Egemenliğini herhangi birisine bırakan bir insan kendi iradesinin kullanılacağından ve uygulanacağından emin olamaz.
Bunun için insanlar, milletler kendi iradelerini, kendi vicdanlarının eğilimini yapmak ve uygulamak isterlerse egemenliklerini mutlaka ellerinde tutmak mecburiyetindedirler.
Şimdiye kadar milletimizin başına gelen bütün felâketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır.
En yakın bir örneği hatırlayalım
Fakat bunlar hep meydana geliyordu
Pekâlâ biliyorsunuz ki mücadelemizin başlangıcında millet birbiriyle boğazlaştı.
Kan döküldü.
İstanbuldan Ayaşa kadar yerlerde, Konyada,Yozgatta birçok yerlerde feci sahneler oldu.
Bu vurdumduymazlık nereden geliyordu\?
Yıllarca ve yüzyıllarca egemenliğini kullanmaktan ve egemenliğini kullananların aldatmalarına alışagelmekten ileri geliyordu.
Bu kadar acı tecrübeler geçiren milletin ( ki artık namus ve hayatını korumaya karar vermiştir.
) bundan sonra egemenliğini bir kişiye vermesi kesinlikle mümkün olmayacaktır.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve milletin kalacaktır
Bu elbette fiilen mümkün değildir.
Gerçekten bugünkü sosyal hayatın, vatanlarının genişliği ve hayatın devamının sağlanmasındaki meşguliyetin çokluğu gözönüne alınırsa, buna hem imkân hem de lüzum yoktur.
Maddedeki ikinci fıkra yönetim usulündeki prensibimizi ifâde emektedir.
Buna göre milletin geleceğine yalnız ve ancak millet egemen olacaktır.
Milleti temsil eden milli iradeyi millet namına sınırlı ve belirli bir zaman için manevi şahsiyetinde toplayan Millet Meclisi bile en sonunda millet tarafından yenilenebilir.
Esas olan millettir.
Egemenlik onun olduğu gibi idare hakkı da onundur.
( 1923 ) (Arı İnan, Gazi M.

Kemal Atatürkün 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, 1982)

Kemal Atatürk
Yüce Önder.
Bu günleri çok öncelerden bilen adam.

- - - - - - - - - - - - - - - -

magnum opus
* * *
bir saheser


- - - - - - - - - - - - - - - -

Kime sordumda seni, dogru cevap vermediler.
Kimi alcak, kimi hirsiz, kimi deyyus dediler.
Kunyeni almak icin partiye ettim telefon,
Bizdeki kayda gore, simdi o mebus dediler.

~Neyzen TEVFIK~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Vatanseverlik, boş sebepler için ölmeye ve öldürmeye gönüllü olmaktır.

~Bertrand Russell~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Önce sizi umursamazlar, sonra size gülerler, sonra sizinle kavga ederler, sonra siz kazanırsınız.

~Mahatma Gandhi~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir Roman Kahramanı

Çadırımın üstüne yağmur yağıyor
Saros körfezinden rüzgar esiyordu
Ve ben,bir roman kahramanı
Ot yatağın içinde
İkinci dünya harbinde
Başucumda zeytinyağı yakarak
Mevzuumu yaşamaya çalışıyordum
Bir şehirde başlayıp
Kim bilir nerde
Kim bilir ne gün bitecek mevzuumu

~Orhan Veli Kanık~

- - - - - - - - - - - - - - - -

OLSUN BİZİM ALLAHIMIZ VAR :)

https://www.youtube.com/watch?v=OjwI4EzPtlY


- - - - - - - - - - - - - - - -

İsa'nın masalları bizim için çok kârlı oldu.

~Papa 5.~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

ALGI VE GÜNDEM YÖNETİMİ, TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ, PSİKOLOJİK HAREKAT

ALGI VE GÜNDEM YÖNETİMİ, TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ, PSİKOLOJİK HAREKAT

Sokak köpekleri konusu ülkenin yakıcı gündeminde aslında bir ayrıntı.

Peki bu iş neden bu kadar köpürtülüyor.

Çünkü bu bir toplum mühendisliği, psikolojik harekat, algı yönetimi konusu.

Halk bu konu etrafından cepheleşiyor, yoğun tartışmalar yaşanıyor.

Ve ülkemizi yakıp kavuran ağır ekonomik, siyasi, stratejik problemler gözden kaçırılıyor.

Yapılması emredilen köpek katliamı Osmanlı döneminde 1910 Sivriada/Hayırsızada katliamlarında yaklaşık 80 bin köpekten çok daha fazlasıdır.

Önümüzdeki Büyük Köpek Türkırımı içini tahmini rakam nereden bakarsanız bakın bir milyonun üzerindedir.

Buradaki rakamlar o derece büyüktür ki, bu işe kalkışanların tıpkı NAZİ'ler gibi yapacakları katliamın, ekonomik, ekolojik bütün boyutlarını düşünmeleri gerekecektir.

Unutmayın ki, bir milyon köpeğin sokaklardan toplanması, köpek toplama kapmlarında biriktirilmesi, ucuz öldürme yolları, ortaya çıkan çok ama çok fazla cesedin kozmetik, ekolojik, PR anlamında büyük sıkıntılar yaratmadan imhası.

Bütün bunlar sanılandan çok daha ağır problemlerdir.

Türk halkının bu süreçte görecekleri manzaraları tarih boyunca unutabileceklerini zannetmiyorum.

Tahmini 1,6 milyon ile 4 milyon arasında değişen toplam köpek sayısı söz konusudur.

Bu pek çok batılı ülkedeki toplam sayılardan azdır.

Örneğini:

World Population Review ise, sayıları farklı verse de sıralamayı aynı şekilde yapmaktadır:

Amerika Birleşik Devletleri: 90.000.000

Brezilya: 55.000.000

Çin: 54.290.000

Japonya: 20.000.000

Rusya: 17.550.000

Birleşik Krallık: 12.000.000

Almanya: 10.300.000

Hindistan: 10.200.000

Arjantin: 10.000.000

İspanya: 9.313.000

Aynı kaynağa göre Türkiye'de 1.655.000 köpek yaşamaktadır.

Pek çok kaynakta ise Türkiye'de bulunan köpeklerin büyük bölümünün sahipsiz köpek olduğu belirlenmiştir.

Toplam köpek sayısı köpürtüldüğü kadar yüksek değildir.

Sahipsiz, başıboş köpek sayısı ise sokaklarda gördüğümüz manzaralara bakarsak yüksektir.

Herşeye karşın yine de ülkenin başına bela olan pek çok sorun içinde en ufak olanı budur.

Korkarım, bunlar bir sonraki aşamada, halkın bir kesimini, tıpkı Suriye'lilere yaptıkları gibi düşman göstererek, radikal, faşizan görüşler yayacaklar.

Bu şekilde üretilen gerginliklerin şiddeti daha da artacak.

Daha kanlı, dehşet saçan olaylar yaşanacak.

Ve bu şekilde İNKİTALARI oynayan iktidar bir kaç yıl daha ömür kazanacak.

Bu senaryonun olası hedeflerini şimdiden söylemek mümkün.

Ama eşşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek istemiyorum.

Medya tamamıyla hükümetin kontrolü altındadır.

Sosyal medyanın hiçbir tarafı başıboş değildir.

Son derece örgütlü, eşgüdümlü, senkronize bir şekilde algı yönetimi yapılmaktadır.

Korkarım bu gün köpeklere yapılan muamele benzer yöntemlerle belirli insan gruplarına da yapılabilir.

Değim gibi olası hedef kesimleri söylemek dahi istemiyorum.

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir memleketin ahlak bakimindan nasil idare edildigini anlamak isterseniz, o ulkenin muzigini inceleyini.

~Confucius ~

- - - - - - - - - - - - - - - -

ALO SELAMIN ALEYKÜM SAĞLIK BAKANLUĞU MU\\?

https://www.youtube.com/watch?v=A_v93fCU20Y


- - - - - - - - - - - - - - - -

Bildigini sandigin seyi ogrenmen imkansizdir.

~Miletli Anaksimandros~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Samimi ve mesru olmak sartiyla her fikre hurmet ederiz.
Fikirler, siddetle, top ve tufekle oldurulemez.

~K.Ataturk~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bana okudugum kitaplarin en guzelinin hangisi oldugunu sorarsaniz, soyleyeyim: annemdir.

~Abraham lincoln~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Bazen neşeniz gülümsemenizin kaynağıdır, ama bazen gülümsemeniz neşenizin kaynağı olabilir."

~Thich Nhat Hanh~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Qui dedit beneficium taceat; narret qui accepit.
* * *
Iyilik yaparsaniz bundan bahsetmeyin, birakin kendisine iyilik yapilan konussun.


- - - - - - - - - - - - - - - -

Savaşta bütün gecikmeler tehlikelidir.

~John Dryden~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Dalın ucuna gitmekten korkma, meyve oradadır. "

~H. Jackson Browne~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

SİLAHI BELİNE TAKMIŞ,


SİLAHI BELİNE TAKMIŞ,

Albayın eline bir vurmuş,

sonra üniformasını çıkartmış

Ama general gelseymiş onu da vuracakmış

Ziyaaaa



https://x.com/i/status/1812015493395452413

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

BIR MEMLEKET ISTERIM
. . . . . .
Memleket isterim
Gok mavi, dal yesil, tarla sari olsun;
Kuslarin ciceklerin diyari olsun.
Memleket isterim
Ne basta dert ne gonulde hasret olsun;
Kardes kavgasina bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farki olsun;
Kis gunu herkesin evi barki olsun.
Memleket isterim
Yasamak, sevmek gibi gonulden olsun;
Olursa bir sikayet olumden olsun.

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Basina ne gelirse gelsin karamsarliga kapilma.
Butun kapilar kapansa bile, O sana kimsenin bilmedigi gizli bir patika acar.
Sen su anda goremesen de, dar gecitler ardinda nice cennet bahceleri var.
Sukret Istedigini elde edince sukretmek kolaydir.
Sufi, dilegi gerceklesmediginde de sukredebilendir.

~TEBRIZ LI SEMS~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dusuncemizde ve onu uygulamada ne kadar hakli olsak da, durustlugumuzun kiriciligindan dolayi bile ozur dilemek zorunda kalabiliriz.
Boyle bir durumda gonul alarak ozur dilemeyi dusunemiyorsak, aklimizdan suphe etmek en hayirlisidir.

~Dusuncenin Dusunceli Sozleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Metodu olan topal, metotsuz kosandan daha cabuk ilerler.

~Francis bacon~

- - - - - - - - - - - - - - - -

SATRAPLAR

bulutlu bir sabahti
yalnizlik
saatin kumlariydi sanirim yüzüme çarpan
ivecen
kalabalik
agir agir uzaklasti orman
ve deniz günleri
geride kaldi

çölü kesti bir marti
bir çiglik
tas kanatlarla vurdum uzak daglara
ardimdan
gelen yok, sanirim
cebi çiçeklerle dolduran
gül ve kiraz bahçeleri
yandi

altimda geçmisin ati
omuzlarimda
saclarinin uzun yillar ördügü kaftan
karardi
sanirim dönmeyecegim
sislere gömüldü çoktan eski günlerin
bulanik
tapinagi

dönüyor güz kartallari
yaklasik
satraplarin gömütüne, boz kayalardan
nerdeyse inecek
karanlik
kösede gözlerini dikmis üç basli köpek
sizan kana
bakti

artik
irmagin sonuna vardik


- - - - - - - - - - - - - - - -

Ağaç, çiçek ve yeşillik uygarlık demektir.

~Mustafa Kemal ATATÜRK~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir Yalnızlık İşareti

Bir cam gibi önünde
Yüzümü elinle sil,
Hohlayarak üstüne.
Seyret boş bir sokağa
Hüzünle yağışını yağmurun.
Sonra kaplasın yavaşça,
Ilık buğusu soluğunun
Yüzümü baştanbaşa.

Ve bırakıp gittiğinde
Bir küçük boşluk kalsın
Alnını dayadığın yerde;
Bir yalnızlık işareti
İşleyen ta içime.

~Metin Altıok~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Serçeleme

Çok oldunuz be serçeler
Kapatırım şimdi kapıyı
Dedim
Dinlemediler beni
Ben de kapatmadım kapıyı
Varsın dinlemesinler

~Can Yücel~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Göklerde kartal gibiydim (hapishane şarkısı 1) – (seslendiren: Volkan Konak / beste: Ali Ekber eren)

Göklerde kartal gibiydim.
Kanatlarımdan vuruldum
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.

Yar olmadı bana devir,
Her günüm bir başka zehir
Hapishanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım.

Coşkundum pınarlar gibi,
Sarhoştum rüzgarlar gibi
İhtiyar çınarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.

Ekmeğim bahtımdan katı,
Bahtım düşmanımdan kötü
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum.

Kimseye soramadığım,
Doyunca saramadığım,
Görmesem duramadığım
Nazlı yarimden ayrıldım.

~Beste yapılmış Sabahattin Ali şiirlerinden.~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/