Değerli Dostlar,
Dün akşam Gaziorduevine uğradığımda giriş yasağı getirildiğini öğrendim.
Bu kararı en hafif şekliyle ayıplıyor ve kınıyorum. Aslında "orantısız bir güç kullanımı" olarak da yorumluyorum.
Artık bu tip uygulamaların kişilerden bağımsız olarak "basit ve çağdışı kaldığını" ve kaldırılması gerektiğini, özellikle emekli askerleri susturma, baskı altına alma aracı olarak kullanılmasının da hiç uygun olmadığını düşünüyorum.
Böylesi uygulamalarla kişilerin karalanması, hedef saptırılarak gerçeklerin üzerinin örtülmesi, gizlenmesi ve Türk Milletinden saklanmasının da mümkün olmadığını değerlendiriyorum...!
Bu konuda elbette yasal müracatımı yapacağım. Anayasa, yasalar, hukuk ve adalet ilkeleri çerçevesinde fikrimi açıklama, yayma ve eleştirme haklarımı sonuna kadar savunacağım.
Ancak, hemen söylemeliyim ki orduevine girip-girmemek hiç umurumda değil, Anadoludaki bir ifadeyle "vız gelir tırıs gider" ama uygulama şekli ve yaklaşım rahatsız edici....Çünkü Biz emekli askerler; görevdekilerin kapı kulu, emireri veya askerleri değiliz, ama Bizler, Mustafa Kemal'in askerleriyiz, evet O'nun ilkelerinin ve ülkemizin menfaatlerinin yılmaz savunucularıyız, bu lütfen unutulmasın...! Görevdeyken de böyleydi şimdi de aynen devam ediyor...!
Ayrıca, bundan sonra hem bu makamlarla (kişisel değil üllkemizin menfaatlerine aykırı karar/durumlarda) hem de sözde "Terörsüz Türkiye (TT)" projesine karşı mücadelemi her platformda daha da artırarak sürdüreceğim.
Terörsüz Türkiye projesi demişken, aynı zamanda Harbiyeden devremiz olan şu anki Gnkur.Bşk. benim 27 Arlık'ta sözde TT projesine karşı Anıtkabir'de başlattığım konuşma videosunun devre WhatsApp grubunda yayınlanmasını uygun bulmamış ve grup yöneticisinden kaldırmasını istemiş....! Ve kaldılmış...Kaldırılması hiç ama hiç önemli değil, ancak bu tip makamların böylesi ıvır-zıvır şeylerle uğraşmasının uygun olmadığının altını çizmeliyim.
Bakanlık ve Gnkur.Bşk.lığı gibi makamların
bu tip şeyler yerine asıl görevlerine konsantre olmaları gerektiğine inanıyorum. Örneğin; yaklaşık 2 ay önce Gnkur.Bşk. misafiri olarak gelen Libya Gnkur.Bşk. ve heyetinin uçak kiralayarak gelmesi ve dönüşte sabotaj sonucunda hayatlarını kaybetmesi ve "Mavi Vatan" konusundaki Mısır'la birlikte en önemli ülke konumundaki Libya'daki destekçilerimizi kaybederek maalesef tekrar yıllar öncesi duruma dönülmesi ülkemiz adına gerçekten çok acı ve üzücü olmuştur. Bir geri besleme ve fikir olarak; acaba böylesi önemli bir heyete Cumhurbaşkanlığına ait özel uçaklardan tahsis yapılamaz mıydı? Böyle bir şey çok mu zordu? Bunun düşünülüp düşünülmediğini bilmiyorum ama bunun düşünülmesi gerektiği de ortada değil mi?
Elbette bunun muhasebesi de yapılıyordur....!
Acaba emekliler yerine bunlara yoğunlaşmak daha doğru olmaz mıydı diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bu tip şeyleri yazmak açık söylemeliyim ki hiç hoşum gitmiyor. Ancak alınan bu haksız kararla herhalde bundan sonra daha fazla hatırlatma yapmam ve zaman ayırmam isteniyor....!
Eğer bu yasağı getiren makam sahibi yüreğine ve kendisine güveniyorsa, istediği bir televizyonda aşağıda sunulan ve daha önce eleştirdiğim konularda konuşmaya/tartışmaya davet ediyorum. Hatta istenilen başka bir yerde ve zamanda da bunu yapabiliriz.
Çünkü haklıyım ve bunun bu tip yasaklarla örtülmesine izin veremem...
MSB'nın yaptıkları ve eleştirilerim (önceki eleştirilerimden daha ayrıntılı yazdım ve ilave konular da var.!);
1. Tuzla Piyade Okl.da Atatürk rozeti takmayan teğmenleri ikaz eden Atatürkçü teğmenleri (iki tarafı birlikte) attırdınız, rozet takmayanları görevlerine geri döndürttünüz, ama Atatürkçü teğmenleri değil...?!
2. Harbiye'de mezuniyet töreninde, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyen teğmenler ilk hafta iktidar yetkililerince alkışlanırken, ikinci hafta siyaseten istismar edilecek bir malzeme olarak görülünce tavır değiştiren iktidara göre yön değiştirip teğmenleri hemen arttırdınız...(Dönemin K.K.K. ile birlikte..)
3. Şehit Annesi Hafize AKBABA"ya sözde TT'ye karşı diye "parmak sallayıp, sen Şehit anasısın, haddini bil" diye bir yaşlı kadına ve özellikle de bir şehit annesine hemen haddini bildirdiniz...!
4. TBMM'nde 2026 yılı MSB Bütçe görüşmesinde DEM'li sözde vekilin "...Türk Silahlı Kuvvetlerine kanla beslenen işgalciler ve tecavüzcüler...." iftirası-hakaretine karşı Vatansever bir milletvekili haddini (Bunu yapan rahmetli Alpaslan Türkeş'in kızı Milletvekilini yürekten kutluyorum) bildirdi. Ama DEM'li vekil, Vatansever Milletvekilimize siz benim muhatabım değilsiniz, burada MSB Yaşar Güler var, o cevap versin dediği halde, Şerefli Teğmenlere arslan kesilen, Şehit annesine haddini bildiren Siz, DEM'li vekile gelince parmak bile sallayamadığınız gibi tek kelime bile edemediniz ve "suspus" oldunuz.....NEDEN Acaba...?
Bu durum, Türk Milletinin ve Vatanseverlerin vicdanlarını yaralamıyor mu?
5. Geldiği günden beri Devletimize karşı hakaretamiz sözler söyleyen ve müstemleke valisi gibi davranan sözde büyükelçi T. Barrack'a uluslararası "karşılıklılık ilkesi" ve "protokol kurallarına" aykırı olarak bulunduğunuz makamı küçük düşürecek şekilde davrandınız.... Ve özellikle Irak Kürtleri temsilcisi (devlet niteliğinde bile değil) Barzani ile aynı kişinin yaptığı toplantıda onlar masanın her iki tarafında eşit koşullarda otururken Sizi o durumda görmenin bir asker olarak onurumuzu zedelediğini ve biliyorumki bu olayı duyan benim gibi tüm vatanseverleri ne kadar üzdüğünü anlamak zor olmasa gerek... Bu konuyu misafirperverlik yapıldı şeklinde ifade etmenin de ne kadar gerçekçi olduğunu, herkesin vicdanına bırakıyorum. Nitekim T. Barrack'ın Dışişleri Bakanı Fidan ile de görüştüğü ve eşit şartlarda oturulduğu da biliniyor. Başka örnekler de var...
Kaldı ki bu tip makamların, eleştirileriye açık olması ve tahammül göstermesi gerektiği de bir demokratik olgunluk ve gerçekliktir. Nitekim ülkemizde bakanlık, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış rahmetli S. Demirel, B. Ecevit, N. Erbakan gibi ellerinde devletin gücüne sahip şahsiyetlerin bu konudaki tutumlarını hatırlatmak isterim.
6. Sözde Terörsüz Türkiye projesi, iktidarın devamı adına ülkeyi bölmeyi amaçlayan 106 yıl önce Atatürk'ün yırttığı Sevr'i tekrar getirmeyi hedefleyen bir emperyalist projedir. Siz farklı fikirde olabilirsiniz, ama Ben sizin gibi düşünmek zorunda değilim. 27 Aralık'ta kişisel protesto hakkımı kullandım ve mücadeleme de devam edeceğim.
Ben eleştirilerimde ne parmak salladım, ne hakaret ettim ne de haddinizi bilin gibi sözler söyledim. Sadece yapılanların yanlış olduğunu, yakışmadığını, bundan utandığımı ve çok üzüldüğümü belirttim.
Yukarıda bahsettiğim 6 konuda da (birini yeni ile ettim) sadece benim değil vatansever milyonların vicdanlarının yaralandığını Siz de tüm kamuoyu da çok iyi biliyor...!
Tüm bunlar Mecliste, sosyal medyada, yazılı ve görsel basında da çok ağır bir şekilde eleştirildi...?!.Emekli askerler söyleyince neden sorun oluyor....!?
Sonuç olarak;
>Bu tip uygulamalar, hiçbir zaman doğruları, gerçekleri ve ülkemizin menfaatlerini savunmamı asla engellemeyecektir. Ben belki orduevlerine belli bir süre giremeyeceğim ama herzaman olduğu gibi toplum içinde alnım açık ve başım dik olarak yürüyeceğim, kimseden utanmayacağım.
>Ancak bunu yapanlar, emekli olduktan sonra toplum içinde veya orduevine girerken acaba aynı durumda olabilecekler mi?
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder