17 Kasım 2019 Pazar

RUM MEDYASI: RUM TARAFINDA HER HANEYE BİR SİLAH DÜŞÜYOR



RUM MEDYASI: RUM TARAFINDA HER HANEYE BİR SİLAH DÜŞÜYOR

17.11.2019 20:54

Rum medyası Türklere karşı ırkçı saldırılarıyla gündeme gelen ELAM örgütünün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayrağı yaktığı bir dönemde kullanılan silahları gündeme getirdi. Araştırmalara göre Güney Kıbrıs dünyanın en çok silah kullanan ülkeler arasında 5 ila 9'uncu sırada yer alıyor.

Rum medyasının "Her evde bir silah" manşetiyle verdiği habere göre Güney Kıbrıs'ta ortalama 100 kişiye 36 4 silah düşüyor. Rumların Irak Suriye ve Lübnan'ın da aşarak dünya sıralamasındaki yerinin 5'incilik ve 9'unculuk arasında değiştiği bildirildi.

RUM MEDYASI MANŞET YAPTI

Politis gazetesi haberi "Silah tasarrufu oranında Irak'ı da geçtik. Rumlar hiçbir denetim olmaksızın tamamen silahlı. Silahlar soygun veya cinayet gibi yasadışı faaliyetlerde kullanıldı" manşetiyle verdi. Güney Kıbrıs'ın nüfusunun bir milyon olduğuna dikkat çekilen haberde "Yaklaşık 285 bin silah var. Bunların yaklaşık 155 bini kayıtlı silahlardır" ifadelerine yer verildi.

Rumların G-3 Kalaşnikof Sa vz. 58 tipi hücum silahları kullandığına dikkat çekilen haberlerde; "25 ile 70 yaş aralığındaki 3 kişiden 1'inin bir av tüfeği veya askerî tüfeği var" denildi.

https://www.mynet.com/rum-medyasi-rum-tarafinda-her-haneye-bir-silah-dusuyor-110106148822

================================


- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk milleti guzel her seyi her medeni seyi her yuksek seyi sever takdir eder.
Fakat muhakkaktir ki her seyin ustunde taktir ettigi bir sey varsa o da kahramanliktir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

128. AHLAK VE ERDEM ICIN DIN HIC GEREKLI DEGILDIR

Bize durmadan yinelenir ve bircok akli basinda kimse sonunda inanir ki; din, insanlari zaptetmek icin gereklidir, kavimler icin en iyi zabitadir; ahlak ve erdem, dine siki bicimde baglidir. Bize, "Allah korkusu arifligin baslangici, ahiret korkulari selameti gerektiren korkulardir ve bunlar insanlarin ihtiraslarini zaptetmeye mahsustur" diye bagirirlar.

Dini dusuncelerin yararli oldugu konusundaki inanci parcalayip atmak icin gozleri acmak, dine en cok boyun egmis milletlerin ahlaklarinin ne merkezde olduguna bir goz atmak yeterlidir. Bu milletlerde magrur zorbalar, baskici ve acimasiz nazirlar, kotulukcu mabeyinciler, sayisiz calip cirpanlar, vicdansiz hakimler, zina edenler, capkinlar, fahiseler, ahlaksiz kadinlar, hirsizlar; oc alan ve odul veren Allah'in cehennem cezalarinin ve cennet hazlarinin varligindan bir an kusku duymayan her turden yalanci ve dolandiricilar bolca gorulur.

Insanlarin bircogu icin yararsiz olmakla birlikte din imamlari, mezheplerine bagli olanlarin gozunde olumu korkunc gostermeye calismislardir. Sofu Hiristiyanlar eger dogru dusunselerdi, butun hayatlarini aglamakla gecirir ve sonra en buyuk korkular icinde olurlerdi. "Kizgin ve ofkeli ilahin pencesine dusme dehsetiyle, insanin kendi selametini korku ve titremeyle egitmesi gerektigi" kendilerine her an yinelenen bedbahtlar icin, olumden daha korkunc ne vardir? Bununla birlikte bize temin olunur ki, Hiristiyanin olumunde, inanci olmayanin yoksun oldugu bir sonsuz teselli vardir.

Bize diyorlar ki, iyi Hiristiyan hak kazanmaya calistigi sonsuz bir mutlulugun guclu umutlari icinde olur. Ancak, dogrudan dogruya bu guclu umut da, siddetli bir Allah'in gozunde, cezaya layik bir boburlenme degil midir? En buyuk evliyanin bile sevgiye mi, ofkeye mi layik oldugunu bilmemesi gerekmez mi? Ey rahipler, hocalar, hahamlar! Bizi cennetin hazlari umuduyla avutuyor ve o sirada, yalniz o sirada cehennemin cezalarina gozlerinizi kapatiyorsunuz! Adlarimizi ve adlarinizi hayat kitabinda (Allah tarafindan takdir edilen seylerin yazili bulundugu levhada) gizlice gormek imtiyazina, soyleyin bakalim, erisebildiniz mi?

- - - - - - - - - - - - -
Butun insanlar dusmandir!
Butun hayvanlar yoldastir!

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Buyuk Angelo'nun, kilise suslemelerini yaparken sandalet giyen bir melek tasvir ettigi soylenir.

Resme bakan kardinalse, "Sandalet giyen melek nerede gorulmus?" der.
Angelo da soruya soruyla karsilik verir "Ciplak ayakli melek gorulmus mu ki?"
INGERSOLL,ROBERT G. (1833-1899) ABD'li hukukcu ve hatip.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

ÖNCE PONTUS YAPTILAR SONRA DA MÜSLÜMAN



================================

ÖNCE PONTUS YAPTILAR SONRA DA MÜSLÜMAN

AKP'li Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun Trabzonlu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na Pontus benzetmesi yapmasının yankıları sürerken AKP'li Kahramanmaraş Belediye Başkanı Hayrettin Güngör akıl almadık bir gafa imza attı



16 Kasım 2019 Cumartesi 10:50

Kahramanmaraş'ın AKP'li Belediye Başkanı Hayrettin Güngör Trabzonlu bir kadına "Sizi biz Müslüman yaptık" dedi. Muhatap olan vatandaşı da şaşırtan sözlere tepkiler büyüyerek devam etti. Yaşanan olaydan sonra sosyal medya hesabından bir yazı paylaşan Güngör konuşulanlar kayıtlarda yer almasına rağmen bu sefer de suçu 'sözlerim çarpıtıldı' diyerek haberi gazetecilere attı.

KADIN ŞAŞTI KALDI

İl merkezinde esnaf ziyaretinde bulunan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ile Trabzonlu olduğunu belirten bir kadın arasında yaşanan 'Sizi biz Müslüman yaptık' diyaloğu vatandaşlar tarafından tepki çekti. Güngör sohbet ettiği bir kadının Trabzonlu olduğunu öğrenince "Sizi biz Müslüman yaptık" şeklinde konuştu. Kadın ise şaşırarak "Ne demek yani o?" sözleriyle tepkisini gösterdi. Birçok yerel gazete ve televizyonda yer alan görüntülerin ardından Güngör'e tepkiler çığ gibi büyüdü.

SİYASİLER DE TEPKİ GÖSTERDİ

Başta Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu olmak üzere İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs ve şehrin önde gelen diğer isimleri Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör'e tepki gösterdi. AKP'li Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun Trabzonlu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na Pontus benzetmesi yapması da büyük tepki toplamıştı.

UFAK BİR YOL KAZASI

Güngör tepkiler üzerine sosyal medya hesabından özür dilerken Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu'nu da aradı. Başkan Zorluoğlu görüşmenin detaylarını "Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı eski bir dostumdur. Dün akşam üzgün olduğunu söyledi. Sokakta Trabzonlu bir hemşerimizle boş bulunduğunu maksadını aşan sözler söylediğini ifade etti ve özür diledi. O da eksiğini hatasını gördü bazen biz de böyle hatalara düşebiliyoruz. Maksadının bu olmadığını biliyorum. Niyetlere bakmak lazım. Niyetinin halis olduğunu biliyorum. Maraş bizim kardeş şehrimiz ve inşallah bizim dönemimizde hem Trabzon Caddesi hem de Maraş caddesiyle ilgili özel projemiz var. Ufak bir yol kazası diyelim ve üzerinde çok durmayalım diye öneriyorum" sözleriyle anlattı.



https://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/once-pontus-yaptilar-sonra-da-musluman-2-h143922.html

================================


- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Arkadaslar efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Turkiye Cumhuriyeti seyhler dervisler muritler meczuplar memleketi olamaz.
En dogru en hakiki tarikat medeniyet tarikatidir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Zekilik kadar aptallik da gerekliydi.
Ama aptalca davranmak da zekice davranmak kadar zordu.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
DINBILIM Bilinemeyecek olani, bilinmeye degmeyecek terimlerle aciklama ugrasi.

MENCKEN,H.L. (1880-1956) ABD'li gazeteci.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!

YUSUF KAPLAN CİHATÇILARIN CANLI BOMBALARIYLA KARIŞTIRDI: SİYANÜRLE İNTİHARLAR ORGANİZE



YUSUF KAPLAN CİHATÇILARIN CANLI BOMBALARIYLA KARIŞTIRDI: SİYANÜRLE İNTİHARLAR ORGANİZE

AKP'ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan son dönemde siyanürle gerçekleşen intiharları kendisinin de destek verdiği cihatçı canlı bombalarla karıştırarak organize olduğunu iddia etti.

17-11-2019 15:32

Yusuf Kaplan cihatçıların canlı bombalarıyla karıştırdı: Siyanürle intiharlar organize

Hükümete yakın isimlerden Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan'ın bugünkü köşesinde kaleme aldığı yazı sosyal medyada tepki topladı.

Son yaşanan ve ülke çapında ses getiren hadiseleri yorumlayan Kaplan siyanürle intiharların organize edilmiş eylemler olduğunu savundu.

Bir ilkokulda öğrencilerin yaptığı 10 Kasım gösterisini de "Atatürk'e tapınma" olarak değerlendiren Kaplan Kemalizm üzerinden ülkede karışıklık çıkarılmaya çalışıldığını öne sürdü.

Yusuf Kaplan'ın "Askerî darbelerle yapamadıklarını sosyal kaos çıkararak yapmak istiyorlar!" başlıklı yazısından öne çıkan kısımlar şöyle:

"Atatürk posteri önünde yapılan koreografik (!) tapınma biçimlerinin de başörtülülere sarıklı-cüppeli insanlara yapılan saldırı ve tacizlerin de art arda yaşanan siyanür intiharlarının da organize olduğunu sosyal kaos çıkararak hem ülkeyi yönetilemez hâle getirmeyi hem de Bolivya Ukrayna türü darbeler için sosyal kalkışmalara kışkırtmayı amaçladığını düşünüyorum. "

https://gazetemanifesto.com/2019/yusuf-kaplan-cihatcilarin-canli-bombalariyla-karistirdi-siyanurle-intiharlar-organize-312986/?fbclid= IwAR3IVQ7q2QlJxn6E3hcDtWP_sQdtRKS_B4cuzqAt15Kn-_XdIW7ZZyzYGM8


- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Arkadaslar efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Turkiye Cumhuriyeti seyhler dervisler muritler meczuplar memleketi olamaz.
En dogru en hakiki tarikat medeniyet tarikatidir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Zekilik kadar aptallik da gerekliydi.
Ama aptalca davranmak da zekice davranmak kadar zordu.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
DINBILIM Bilinemeyecek olani, bilinmeye degmeyecek terimlerle aciklama ugrasi.

MENCKEN,H.L. (1880-1956) ABD'li gazeteci.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

ÜMİT ZİLELİ : EFSANE ÇÖKTÜ: ‘YAHUDİLERE FİLİSTİN’İ 2. ABDÜLHAMİT VERDİ!..’



ÜMİT ZİLELİ : EFSANE ÇÖKTÜ: 'YAHUDİLERE FİLİSTİN'İ 2. ABDÜLHAMİT VERDİ!..'

17 Ekim 2017

İddialı başlık değil mi?.. Oraya geleceğiz; ancak önce efsane neydi onu anlatmam lazım… Siyonizmin kurucusu ve İsrail devletinin babası olarak bilinen Theodor Herzl, tüm yaşamını Yahudilerin tarihi anavatanı Filistin topraklarında bir devlet kurmaya adamıştı. "Yahudi Sorunu" nun ancak siyasi yoldan çözülebileceğine inanan Herzl, Filistin'e yerleşebilmek için en köklü çözümün ise Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamit'i razı etmekten geçtiğini düşünüyordu… Bu konuda çeşitli kitaplar ve en önemlisi Theodor Herzl'in anıları, bu amaç için neler yapıldığını anlatıyor… O kitaplardan okuyalım… Herzl ilk olarak Abdülhamit ile yakın ilişkisi olan Polonyalı asilzade Philip Michael Ritter von Newlinski'yi aracı yaparak sultanla yüz yüze görüşebilmek umuduyla 18 Nisan 1896'da İstanbul'a geldi. Ancak bir gün sonra Newlinski Abdülhamit'in görüşmeyi kabul etmediğini şu mesajla birlikte Herzl'e iletti: -Eğer sayın Herzl sizinle benimle olduğunuz kadar dostsa ona bu konuda başka girişimde bulunmamasını telkin ediniz. Bir adımlık torak bile satamam, zira bu topraklar bana değil milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu savaşarak ve kanıyla sulayarak kazandı. Bizden ancak kanla koparılabilir… Yahudiler milyarlarını saklasınlar, imparatorluk bölüşüldüğünde Filistin'i bedavaya alabilirler. Ancak cesedimiz paylaşılabilir canlıyken parça koparılmasını kabul etmeyeceğim. Ne kadar asil değil mi? Herzl'in tüm Osmanlı borçlarını üstlenme, hatta üstüne para da verme teklifini Sultan Abdülhamit, göz yaşartıcı bir jestle reddetmişti… -Acaba gerçekten öyle miydi?..

Theodor Herzl işin peşini bırakmadı… Üstelik bu görüşmeden bir kaç ay sonra Saray tarafından Üçüncü Dereceden Mecidiye nişanıyla ödüllendirildi, iyi mi!.. Yıllar sonra 17 Mayıs 1901'de bu kez bizzat Abdülhamit tarafından kabul edildi. Sultan, Herzl'e Yahudilerin iltica edebilmesi için bütün sınırlarını açık tuttuğunu anlattı… Bu ziyaretten sonra Herzl bu kez Birinci Dereceden Mecidiye Nişanıyla taltif edildi!.. Aynı yılın aralık ayında İsviçre'nin Basel kentinde toplanan 5. Siyonist Kongre'sinde Herzl Abdülhamit'e bağlılıklarını bildirdi… Hemen ardından da acilen İstanbul'a davet edildi. 19 Şubat 1902'de Saray Herzl'e Yahudilerin Anadolu, Suriye ve Mezopotamya dahil ancak Filistin hariç her yerde yerleşim faaliyetinde bulunabileceğini bildirdi… Herzl beşinci ve son kez 28 Temmuz 1902'de Abdülhamit'e Osmanlı borçlarının yapılandırılmasına yönelik 30 milyon sterlinlik bir anlaşma karşılığında Mezopotamya ve Filistin'in bir parçasında yerleşme izni talep etti. Ancak Sultan Fransızlarla iyi bir anlaşma yapıp bu teklifi yine reddetti!.. Mabeyin teşrifatçısı İbrahim Bey İstanbul'dan ayrılan Herzl'i şu sözlerle uğurladı: -Size Zat-ı Şahanenin son derece sempatisi ve hürmeti vardır. Sizin kavminiz için yapmak istediğiniz asil bir şeydir. Siyonizm esasen asildir!.. İslamcıların "Siyonizm asildir!" sözleri hariç yere göğe sığdıramadıkları efsane böyle… -Ancak gerçeğin de bir şekilde ortaya çıkmak gibi kötü huyu var, ne yazık ki!..

Aradan yüz yılı aşkın zaman geçti… İki akademisyen, Tarihçi Doç Dr. Sezai Balcı ile Prof. Dr. Mustafa Balcıoğlu, Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde yaptıkları uzun araştırmalardan sonra çarpıcı bir kitap hazırladı: -Rotschildler ve Osmanlı İmparatorluğu Bu kitaba göre Yahudi kökenli bu aileyle Osmanlı arasındaki ilk temas, 2. Mahmut döneminde başlıyor, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan itibaren de kesintisiz devam ediyor!.. Savaşlarda lojistik destek, silah satışları, borç alışverişleri hatta Yunanistan'ın Osmanlı devletine ödediği tazminata aracılık etmeye varıncaya dek bir yığın yakın ilişki belgeleriyle anlatılıyor.. Gelelim 2. Abdülhamit dönemine; Ulu Hakan da Rotschild Ailesi'nden iki kez borç almış!.. 1891'de alınan 6 milyon 316 bin 920 sterlin tutarındaki borcun faizi yüzde 4, geri ödeme süresi ise 60 yıl!.. 1894'te alınan ikinci borç tutarı ise 8 milyon 212 bin 340 sterlin. Bu borç ise 15 Ekim 1955'e dek geçerli ve her yıl 329 bin 249 sterlin tutarındaki meblağın İngiltere Bankası'na ödeneceği belgelerde yer alıyor… Pekii, bu borçlar hem de sultana şahsi olarak niçin bu kadar kolay veriliyor dersiniz?.. Belgeler de o da var, merak buyurmayınız: -2. Abdülhamit zamanında Rotschild Ailesi, Filistin'de koloniler kuruyor,;Zat-ı Şahaneleri Filistin'de yaşayan yerli ve yabancı Musevilerin toprak almalarına izin veriyor!.. Kısacası Başbakanlık Osmanlı Arşivi yüz küsur yıl sonra Abdülhamit'in Teodor Herzl'e yazdığı "ölürüm de bir adım toprak vermem" mevzulu mesajın tamamen palavra olduğunu, memleketinin topraklarını aldığı şahsi borç karşılığında pazarladığını belgeleriyle önümüze koyuyor!.. -Efsanenin ruhuna El Fatiha!.. Haa, bu borçları kim ödemiş aileye diye merak ederseniz söyleyeyim: -Tabii ki, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti!.. Ehh, Rotschild Ailesi üyelerinin 2. Mahmut, Abdülmecid ve 2. Abdülhamid'den bol kepçe aldıkları nişanlar da böylece yanlarına kâr kalmış oluyor!..

NOT: Kitabı ararsanız "baskısı tükendi" yanıtını alacaksınız!.. Bu kadar iyi satan bir kitap niçin yeni baskı yapmaz acaba? "İyi saatte olsunlar" olmasın sakın!..

https://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/umit-zileli/efsane-coktu-yahudilere-filistini-2-abdulhamit-verdi-2051941/


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

16 Kasım 2019 Cumartesi

RIZA ZELYUT : TRABZONLULARA HAKARET MODASI




RIZA ZELYUT : TRABZONLULARA HAKARET MODASI

rizazelyut@gmail.com   16 Kasım 2019 18:20


Hey gidi Trabzon!

Bir zamanlar toplumcu düşüncenin kalelerinden birisiydi. Benim okumaya başladığım 1967'de İstanbul Ankara İzmir'den sonra Türkiye'nin en sosyal kenti konumundaydı. Sokaklarında mini etekli kızlar dolaşırdı. Sanat etkinlikleri yaygındı.

Şimdi ise meydana Kâbe maketi koyup çevresinde dönen Vehhabi zihniyeti buraya egemen oldu.

Bu çoğunluk hep AKP'yi oy verdi.

Ama o AKP'liler inatla Trabzonluları aşağılıyor. Önce AKP'li Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu Ekrem İmamoğlu üstünden Trabzonluları Pontus (Yunanlı) ilan etti.

Bu rezalete karşı Türkiye ayağa kalktı ama Trabzon'dan pek ses çıkmadı.

Şimdi de AKP'li Kahramanmaraş Belediye Başkanı Bay bilmem kim Trabzonlulara "Sizi biz Müslüman ettik!" dedi.

Bakıyorum Trabzon'dan yine ses yok…

İktidar partisinden gelen bu aşağılamaları her Trabzonlu olmasa bile çoğu Trabzonlu sineye çekiyor.

Kimse çıkıp da bu densiz adama nce sen bir Müslüman ol da sonra Trabzon'a laf söyle!" diyemiyor.

Ne yapayım bir zamanlar ekmeğini yediğim o eski Trabzon'un yüce anısı için ve gerçek Trabzonlular adına bu tepkiyi ben seslendiriyorum.

Ah be Trabzon! Yakışıyor mu sana bu aşağılanmayı sineye çekmek?

PONTUS BİR ZİHNİYETTİR

Kimse Pontus'u bir bölge sanmasın…

Pontus Devleti ile Pontus zihniyeti çok farklı şeylerdir.

Pontusçuluk; Türkiye Cumhuriyeti ile savaşan zihniyetin adıdır. O yüzden gerçek Pontusçular her yerdedir. Ve gerçek Pontusçu "Kurtuluş Savaşı'nda keşke Yunan galip gelseydi!" diyen Kadir Mısıroğlu idi. ABD projesine hizmet ettiğini itiraf eden bu adamın (Belgeler için TARİKAT KUŞATMASINDAKİ TÜRKİYE adlı kitabımıza bakın) zihniyetinde olanlar 24 ayar saf Pontusçudur.

Pontus çocukları da tıpkı Gayya Kuyusu'ndaki bu hocaları gibi durmadan Büyük Atatürk'e hakaret etmektedirler.

Gerçeği karıştırmayalım: Bir zamanlar Trabzon çevresinde Pontus Rum Devleti'nin bulunmuş olması bugünkü Trabzonluları Pontusçu yapmaz.

Pontusçular tarikat-siyaset-ticaret üçgeninde sömürgecilere hizmet eden kadrolardır.

Onlara oy verenler de sadece Trabzonlular değil. Benim memleketim Tokat'ta Çorum'da Erzurum'da ve pek çok şehirde Pontus zihniyetine oy atan milyonlar var.

Türkiye bugün beka sorunu ile karşı karşıya ise sebebi işte bu Pontus zihniyetidir.

DEFİNECİLERE HİZMET EDEN VALİ!

Osmanlı Devleti zamanında bile valiler için "Vali-yi vilayet hademe-i devlet" denilirdi. AKP iş başına geldikten sonra valiler milletin değil bir partinin hademesi oldular. Hepsi AKP İl Başkanları'nın emrinde… Örgütten gelen emirleri yerine getirmek temel işleri. Bu yüzden bu partiye oy vermeyen kesimleri vatandaştan bile saymıyorlar. Bunu özellikle Anadolu'da Alevilere karşı yapılan ayrımcılıkta görüyoruz. Örneğin Alevi köylerine hizmet götürmemek bir meziyet ve hizmet gibi yüceltiliyor.

Valilerin bu derece partizanlaşması onları olmayacak ilişkiler içine sokuyor. Düşünebiliyor musunuz? Gümüşhane Valisi defineciler istedi diye Dipsiz Göl denilen bölgenin doğa harikası gölü eştiriyor.

Ve göl yok ediliyor.

Neye yanalım?

Gölün katledilmesine mi?

Koskoca Vali'nin definecilere alet olmasına mı?

Yoksa oradaki AKP'liler istedi diye bu valinin oyuncak durumuna düşürülmesine mi?

Kültür Bakanı bu rezaletten sorumlu olanların işten el çektirildiğini açıkladı.

Ama o vali koltuğunda gururla oturuyor.

Bence başında bulunduğu ile zararı dokunan bu vali derhal görevden alınmalıdır.

Onu Dipsiz Göl'ün mekansız kalan ruhu asla affetmeyecektir.

S-400'LERE FORMÜL ARANIYOR

Daha önceden "S-400'ler Çöpe" yazdım diye bana kızanlar oldu. Biz peygamber değiliz ama olacakları olmuşlara bakarak anlarız. Son ABD gezisinde de bu iş konuşuldu. CB Erdoğan'ın iletişim işlerinden sorumlu Fahrettin Altun bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurdu: "İki liderin (Yani Erdoğan ile Trump'ın) kabul edilebilir ve uygulanabilir bir çözüm bulabileceğine inanıyorum. "

Sorun S-400'lerin çöpe atılması da değil… Rusya Lideri Putin'in bu işe kızacak olması. Onu nasıl atlatabileceklerinin hesabını yapıyorlar. Yoksa söz kesilmiştir. ABD tarafı da Erdoğan'ın mal varlığını Halk Bank işini ağzına almamıştır. Bir gün önceki öfkeli senatörler de sakinleşmişlerdir.

Ve Beka Sorunu şimdilik böyle çözülmüştür.

https://www.yurtgazetesi.com.tr/trabzonlulara-hakaret-modasi-makale 17006.html

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Siyasi askeri zaferler ne kadar buyuk olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taclandirilmazlarsa meydana gelen zaferler devamli olamaz az zamanda soner.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Olumluyu olumsuza yeglerim.
Oynadigimiz oyunda kazanmak soz konusu degil.
Ama bazi yenilgiler otekilerden daha iyidir.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Sekulerizmde gizem, maskaralik, rahipler, seremoniler, sahtelik, mucize ve cezalandirma yoktur.

Kir zambaklarinin nasil buyudugune kafa yorar, yarin icin kaygilanir.
Butun dunyaya sunu soyler Yiyebileceginizi, icebileceginizi ve giyinebileceginizi unutmayin; (Matta Incili, 625-34 arasindaki ayetlere gonderme yapiyor "Ne yiyip ne icecegiz?' diye caniniz icin, Ne giyecegiz?' diye bedeniniz icin kaygilanmayin ... Giyecek konusunda neden kaygilaniyorsunuz? Kir zambaklarinin nasil buyudugune bakin! Ne calisirlar, ne de iplik egirirler ... O halde yarin icin kaygilanmayin." (c.n.) ) zevk alabileceginizi unutmayin; istemeyebileceginizi unutmayin; verebileceginizi ve asla ihtiyac duymayabileceginizi unutmayin.
INGERSOLL,ROBERT G. (1833-1899) ABD'li hukukcu ve hatip.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!