27 Ocak 2023 Cuma

BARIŞ TERKOĞLU: ERDOĞAN NEDEN ADAY OLAMAZ

  1. BARIŞ TERKOĞLU: ERDOĞAN NEDEN ADAY OLAMAZ
    1. "ÖNCEKİ SAYILMAZ" TEZİ
    2. ESKİ CUMHURBAŞKANLARI NE OLACAK?
    3. NE GEREKÇEDE NE RAPORDA YOK
    4. MUHALEFETE VERİ SUNUYOR


BARIŞ TERKOĞLU: ERDOĞAN NEDEN ADAY OLAMAZ

26 Ocak 2023 Perşembe

Okullar bitiyor. Yüksek lisans, doktora yapılıyor. Akademi basamakları tırmanılıyor. Bu sırada bir sürü yayın yapılıyor. Dünyanın en az okunan eserleri hangisi derseniz, tartışmasız akademik yayınlar derim. Çoğunluğunu sadece editörleri okuyor. Toplumdan ve dünyadan kopmuş üniversite, hiçbir soruna dokunmayan koca bir söz yığını üretiyor.

Aksi örnek yok mu, elbette var. Zaten bugünkü konumuz da o…

1965'ten beri yayında olan Mülkiye Dergisi, zaman zaman tartışma yazıları da yayımlıyor. Son sayısında, tam da aradığımız meseleye dair 33 sayfalık ilginç bir makale yayımladı. Kemal Başak imzalı yazının başlığı şu: "Anayasa'nın İki Defadan Fazla Cumhurbaşkanı Seçilememe Kuralı Üzerine"

Evet, tahmin ettiğiniz gibi makale Erdoğan'ın bir kez daha aday olma imkanı olup olmadığını araştırıyor. Peki Kemal Başak kiminle tartışıyor derseniz, yanıtı var:

Meclis Başkanı Mustafa Şentop'la. Zira Şentop, Erdoğan'ın yeniden seçilmesine destek olmak için geçen yıl Türkiye Adalet Akademisi Dergisi'nde bir makale yayımladı. İşte Kemal Başak'ın anlattıkları, Şentop'un bütün dayanaklarının altındaki halıyı çekiyor.

"ÖNCEKİ SAYILMAZ" TEZİ

Anayasa ile oyun olmaz. Anayasa'nın etrafından dolaşılmaz. Anayasa temel bir metindir. Gömleğin üst cebinde taşınır. Herkesçe anlaşılır, açıktır. 101. maddesinde şu yazıyor: "Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir."

Üstelik bu madde, 2007 yılındaki değişiklikten beri böyle olduğu halde, Erdoğan iki kez cumhurbaşkanı olduğunu kabul etmiyor. Kendisini resmi olarak, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı" diye tanıtıyor. Haliyle savunmasını, "2017 referandumundan önceki sayılmaz" diyerek yapıyor.

Nitekim Mustafa Şentop da çalışmasında, 2017 öncesindeki Cumhurbaşkanı kavramıyla, sonrasının aynı olmadığı tezine dayanıyor. 40 sayfalık makalesi de özetle bunu ispatlamaya çalışıyor.

ESKİ CUMHURBAŞKANLARI NE OLACAK?

Peki Kemal Başak buna nasıl yanıt veriyor?

Başak, Anayasa'da Cumhurbaşkanı ile ilgili maddeleri inceliyor. Hiçbir yerde, "yenisi Cumhurbaşkanı eskisi değil" ayrımı yapmadığı için Şentop'un tezini kabul ederseniz, Anayasa içinden çıkılmaz hale geliyor. Örneğin, eski-yeni bütün Cumhurbaşkanlarının cezai sorumluluğu Anayasa'da yazıyor. Cumhurbaşkanı'nın nasıl yargılanacağı ve AYM'nin Yüce Divan görevi Anayasa'da anlatılıyor. Gelgelelim Erdoğan'ı seçtirmek için, 2017'den önceki Cumhurbaşkanlarını Anayasa dışına iterseniz, bir anlamda Cumhurbaşkanı saymazsanız durum tuhaflaşıyor.

Mustafa Şentop'un, Erdoğan'ı aday yapabilmek için başvurduğu yollardan biri de Cumhurbaşkanlığı kanunun yapılma tekniği. Şentop, Cumhurbaşkanlığı'nı tanımlayan 101. maddenin bütünüyle değiştirilmesinden hareketle, özetle "eskisi sayılmaz" diyor. Kemal Başak, daha önce yapılan başka Anayasa değişiklilerine dayanarak, bunun geçerli bir argüman olmadığını göstermiş ve şu sonuca varmış:

"Hüküm açıkken madde metninde hükümet sistemindeki değişikliğe bağlı bir unvan farklılaştırması yapılmamışken (örneğin,'Cumhurbaşkanı' ibaresi yerine 'Başkan' ya da 'Devlet Başkanı' ibaresinin kullanılması gibi) ve geçici bir madde ile özel bir hüküm ihdası yoluna gidilmemişken 6771 sayılı Kanun'daki kanun tekniği tercihinden, somut hükmün kapsamını sınırlayacak içerikte dayanaklar bulma çabasının hukuken geçerli bir argüman oluşturmadığını kabul etmek gerekir."

NE GEREKÇEDE NE RAPORDA YOK

Şentop'un bir başka dayanağı, Cumhurbaşkanlığı değişikliğine neden olan kanunun gerekçesi. Bilindiği gibi kanunlar, kendilerini hazırlayan iradenin maksadını yansıtan gerekçelerle birlikte sunuluyor. Şentop, bu gerekçe incelendiğinde Cumhurbaşkanı kavramına yeni manalar yüklendiğini söyleyerek Erdoğan'ın eski Cumhurbaşkanlığı'nı saymıyor. Kemal Başak ise tam tersi fikirde. Değişiklik maddelerini tek tek inceleyen Başak, şu sonuca varmış:

"6771 sayılı kanuna kaynaklık eden kanun teklifinin imza sahiplerinin ya da hazırlayıcılarının, değişiklik yapılırken korunan Anayasa hükümleri hususunda sistemli ve tutarlı bir duyarlılık taşımadıkları, böyle bir duyarlılık taşıyorlarsa da bunu kanun teklifinin gerekçesine tutarlı bir şekilde yansıtamadıkları görülmektedir."

Şentop'un son dayanağı ise, değişikliği hazırlayan Anayasa Komisyonu'nun raporu. Bir Anayasa maddesini anlamak için dönüp komisyon raporunu okumak gerekir mi? Nitekim Kemal Başak da şunu söylemiş: "Anayasa'nın ikiden fazla kez Cumhurbaşkanı seçilmeyi yasaklayan hükmünün yorumu için Anayasa Komisyonu raporuna başvurma gereksinimi olup olmadığını tartışmayı uygulamacılara bırakıyoruz."

Böyle bir şeye gerek duymak için Anayasa'da ne dediğinin anlaşılamıyor olması gerekir. Oysa Anayasa metni oldukça açık bir metindir. Eğer sahiden anlaşılmıyorsa, yasayı yapanlar hatalı bir metin yapmışlar demektir.

Yine de Kemal Başak, Şentop'un dediği yöntemi izlemiş. Komisyon raporunu okumuş. Bu konuda "komisyon görüşü" diye bir şeyin olmadığı sonucuna varmış:

"Dolayısıyla burada söz konusu olan durum, komisyon iradesini yansıtmayan, fakat Komisyon Başkanı'nın görüşünü yansıttığı anlaşılan bir metnin (Komisyon, sorunu tartışmadığı ve oylama ile karara bağlamadığı için bu bağlamda bir iradesinin varlığından söz etmek mümkün değildir) komisyonun iradesiymiş gibi komisyon raporuna eklenmesinden ibarettir. Bu türden bir metnin, 'kanun koyucunun iradesi' olarak nitelenmesinin olanaksızlığı bir tarafa kanun koyucunun iradesinin araştırılması bağlamında bir referans kaynağı bile olamayacağı açıktır."

MUHALEFETE VERİ SUNUYOR

Mustafa Şentop ve ona karşı Kemal Başak'ın yazdığı iki uzun makaleyi özetlemeye çalıştım. Başta CHP olmak üzere muhalefetin bir kanadı Erdoğan'ın açık anayasa hükmüne aykırı adaylığına itiraz etmiyor. Buna karşın bir kesim ise, Erdoğan'ın aday olamayacağını tezini YSK'ye taşıyacak.

AKP buna, Mustafa Şentop'un öne sürdüğü görüşlerle karşılık verecek. Savunusu 2017 öncesi ve sonrasında, Cumhurbaşkanlığı kavramının iki farklı içeriğe denk düştüğü şeklinde olacak. Bunun için kanunun yapılma tekniğinden komisyon raporlarına kadar farklı dayanaklar sunacak.

İşte buna cevap veren Kemal Başak'ın makalesi, Şentop'un bütün tezlerini doğal olarak Erdoğan'ın yeniden aday olabileceği görüşünü net bir şekilde çürütüyor. YSK dikkate alır ya da almaz… Ancak Başak'ın somutladığı gerekçeler, Erdoğan'ın adaylığının gayri meşru olduğunu anlatmak için muhalefete önemli bir veri sunuyor.

Bir suçun işlenmesine engel olamayabilirsin. Ancak ona kayıtsız kalmak, tanığın kendisini de çürütmez mi? Çığlık atmak, başkasından çok kendimiz içindir.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris-terkoglu/erdogan-neden-aday-olamaz-2025117

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Uyuyan Köpeği Uyandırmaya Gelmez.

~ALLESSANDRO ALLEGRİ~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Insanlar, yalan soylemek zorunda kaldiklari kimselerden nefret ederler.

~Victor Hugo~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Pul Pul..

Yedi tepeye kurulmuş
Pul pul
Gümüş gümüş balıkları
Pul pul
Işıktan sudan örülmüş
Canım İstanbul

~Bedri Rahmi Eyüboğlu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

IMKANSIZ DOSTLUK
. . . . . .
Degil kardesim, dal yesil degil,gok mavi degil,
Bilsen
Aklindan gecer mi dersin aklimdan gecen seyler\?
Sanmam

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yalnizca itaat edenler yollarini kendi baslarina arayanlardan daha sik yanilirlar.

~Kropotkin~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Suphede kalma, ikinci bir adim daha at

~Ohio'lu 90 yasindaki Regina Brett'in kaleminden~

- - - - - - - - - - - - - - - -

COKUYORUM
. . . . . .
Saltanat surmektedir icimde bir hukumdar,
Hirsinin pencesinde,sehvetinin esiri;
Etrafini almistir dalkavuk ve riyakar;
Korkulu bir sarayim dogdugum gunden beri.
Ne gizli cinayetler,neler neler oluyor,
Denize her gun korpe cesetler dokuyorum.
Ne baharlar soluyor,ne baharlar soluyor,
Azamet ve ihtisam icinde cokuyorum

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Istediklerimizin bazilirini elde edememek mutlulugun ayrilmaz bir sartidir.

~Bertrand Russell~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Baba Malı Tükenir.

~TÜRK ATASÖZÜ~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

ALMAN STERN DERGİSİ, ERDOĞAN’I HEDEF ALDI: ‘KUNDAKÇI’

  1. ALMAN STERN DERGİSİ, ERDOĞAN'I HEDEF ALDI: 'KUNDAKÇI'
    1. 'YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRMAK İSTİYOR'
    2. 'İŞİNE YARAYACAK DURUMLARI KULLANIYOR'
    3. 'PAŞA GİBİ YAŞIYOR'
    4. 'KİRALAR ÜÇ KAT YÜKSELDİ'
    5. 'ÜSLUBUNU SERTLEŞTİRDİ'
    6. 'ARTIK HER OYA İHTİYACI VAR'

Almanlar kıskanıyor öyle mi?
Türk milletine düşmanlar.
İngilizlere de, Fransızlar da, Amerikalılar da..
Bütün dünya bize düşman.
Neden acaba?
Misal İngiltereyi ya da Fransayı bölmeyi, parçalamayı düşünen yok mu?
Misal dış mihraklar neden Almanların içine nifak sokmuyor?

Stern dergisi doğrusun yazmış.
Bizde gazetecilerin korkudan yazamadıklarını yazmış.
RTE kişisel ikbali için Türkiyeyi yakacak.
Kişiliği buna elverişli.
Bu güne kadar yaptıkları, bundan sonra yapacaklarının kanıtı.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  




ALMAN STERN DERGİSİ, ERDOĞAN'I HEDEF ALDI: 'KUNDAKÇI'

Almanya'nın önde gelen siyasi haber dergilerinden Stern, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kapak yaptı, Brandstifter (Kundakçı) başlığını kullandı ve Türkiye'ye tam 10 sayfa yer ayırdı.

Ali GÜLEN

26 Ocak 2023


Almanya'nın etkili haber dergisi Stern, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve bu yılki seçimlere 10 sayfalık geniş yer verdi.

Kapakta Brandstifter (Kundakçı) başlığını kullanan, alt başlık olarak da "Gücünü korumak için, Almanya da dahil olmak üzere tehlikeli gerilimleri kullanıyor" diyen Stern, hem baş yazısında hem de içeride Türkiye'de yaklaşan seçimler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili ayrıntılı haber ve yorumlara yer verdi.

'YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRMAK İSTİYOR'

26 Ocak 2023 tarihli derginin başyazısında, "Muhabirlerimizin de araştırdığı gibi Erdoğan, hem ulusal hem de uluslararası alanda baş belası (unruhestifter) ve provokatör olarak yerini sağlamlaştırmak istiyor" denildi.

Erdoğan'ın Bursa ziyaretini ve temaslarını izleyen ekiplerinin ayrıntılarını yazdığı haberde, "Seçimlerin yaklaştığı yüzünden belli oluyordu. Bir kaç hafta önce sosyal medyada, zor yürüdüğüne ilişkin videolar dolaştı. Belirsiz bir şekilde kalabalığın arasından geçti ve korumasına tutundu. Aslında hem sosyal medyayı hem de gazetecileri pek sevmiyor. Ama zayıflığı daha da fazla sevmiyor. Bursa'da, 'Birlikte Türklerin asrını kuracağız' derken, halen güçlü olduğu mesajını veriyor. Aslında o kadar uzun süre iktidarda kaldı ki onsuz bir Türkiye hayal etmek de zor" ifadeleri dikkat çekti.

'İŞİNE YARAYACAK DURUMLARI KULLANIYOR'

Ayrıntılı yazıda, şöyle devam edildi:

"Yakında hem Cumhurbaşkanlığı, hem de milletvekilliği seçimleri olacak. Aslında bu ikili mücadele, Erdoğan'ın tarihteki yerine ilişkin de bir mücadele. Erdoğan iktidardan düşürülebilir mi? Aslında şu anda uluslararası alanda günün adamı. Gerektiğinde ipleri geren, gerektiğinde çatışmaları çıkaran ve gerektiğinde sakinleştiren biri. Hem Putin, hem Zelenskiy ile görüşüyor. Batıyı zayıf gösteriyor, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine karşı çıkıyor. Bir kumarbaz gibi, işine yarayacak durumları kullanıyor."

Dergi, Erdoğan'ın fanatik yandaşlarını muhaliflerin üzerine yönlendirdiğini ve Almanya'da da benzer durumların yaşandığını öne sürdü. Erdoğan'ın Kasımpaşa'da yetiştiğini, çocukken sokaklarda kendini göstermeyi öğrendiğini belirten dergi, Erdoğan'ın bu tavırlarıyla aslında iç politikaya oynadığına yönelik çeşitli görüşlere yer verdi.

'PAŞA GİBİ YAŞIYOR'

Stern, "Şimdi ise bir paşa gibi yaşıyor. Üç saray yaptırdı. Ankara'da 1000 odalı sarayda yaşıyor ve Ege'deki yazlığının fotoğrafları daha yeni yayınlandı. Özel plajı ve havuzu olan 62 milyon Euro'luk villa için yüzlerce ağaç kesildi. Erdoğan her şeyin büyüğünü ve gösterişlisini seviyor. Corona krizinin ortasında dünyanın en büyük uçaklarından birine sahip oldu. Sekizinci uçağını aldı ve muhalefetin eleştirisini umursamadı" diye yazdı.

'KİRALAR ÜÇ KAT YÜKSELDİ'

Dergi, Türkiye'de enflasyonun resmi olarak yüzde 64 olduğunu belirttikten sonra şu ifadelere yer verdi:

"Euro 20 TL'yi aştı. Türkiye'yi biraz dolaşan herkes Ankara, İstanbul, İzmir gibi şehirlerde her yerde eşyalarını satan, şahlanmış fiyatlar yüzünden evlerini boşaltmak zorunda kalan insanları görüyor. İlk bakışta İstiklal Caddesi gibi yerler canlı görünüyor ama döviz bürolarındaki görüntüler ile önlerindeki kuyruklar farklı bir hikaye anlatıyor. Erdoğan'ın kendi seçmeni krizden en ağır darbeyi alan kesim. AKP son bir aydır özenle hediyeler, müjdeler dağıtıyor. Asgari ücret artırıldı, erken emeklilik getirildi, yüksek emlak fiyatlarına karşı binalar yapıldı. Ama bunların etkisi az oldu. İstanbul'da kiralar son bir yılda üç katına yükseldi. Türkiye'nin 2001- 2003 arasındaki ekonomik başarısı, şimdi de para politikası yüzünden bir kazaya dönüştü. Erdoğan, ucuz kredi ve güçlü ekonomik büyüme ile mayıs seçimlerinde şansı olduğuna inanıyor. Erdoğan, eski reçetelere dönüyor ve muhalefetle savaşmak için her yolu kullanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu kararı da bunun göstergesi. Böylece en tehlikeli rakiplerden biri saf dışı edilmek isteniyor."

'ÜSLUBUNU SERTLEŞTİRDİ'

Ekonomi ve Politika Vakfı'ndan Günter Seufert'in görüşlerine de yer veren dergi, Erdoğan'ın rakiplerini kriminalize etmek için her şeyi yapacağı iddiasına değinirken, "Erdoğan, her alanda ortamı kızıştırıyor. Son olarak Yunanistan'a karşı üslubunu sertleştirdi. Bu açıklamaların Türkiye'de iyi karşılandığını biliyor ve düşmanlara ihtiyacı var. Aslında başkanlık sistemiyle kendine iyilik yapmış sayılmaz, çünkü bölünmüş muhalefeti birleştirdi" yorumunu yaptı.

Dergi, Erdoğan'ın Suriye ile temas kurmak istediğini çünkü, ülkedeki 4 milyonu aşkın Suriyeli için bir çözüme ihtiyacı olduğunu belirtirken, ABD ile Putin ilişkilerindeki zıt konumların onun gücünü korumaya hizmet ettiğini öne sürdü.

Erdoğan'ın siyasi geçmişine de geniş yer veren dergi, cumhurbaşkanının son yıllarda Türk toplumunun İslamcılaşmasını teşvik ettiğini belirtti.

'ARTIK HER OYA İHTİYACI VAR'

Erdoğan'ın bu yılki seçimlerde her oya ihtiyacı olduğunu, bunun için sevmediği sosyal medyaya ağırlık verdiğini belirten dergi, Kılıçdaroğlu'nun ise birleştirici kişiliği ile muhalefette öne çıktığını yazdı.

Dergi, Kılıçdaroğlu'nun, "Erdoğan bir otokrat haline geldi. Elinde sopayla ülkeyi yöneten biri, toplum yararına bir şey yapamaz" sözlerine yer verdi.

Erdoğan'ın kampanyasının sert geçeceğinin işaretlerinin Almanya'da da görüldüğünü belirten dergi, AKP milletvekili Mustafa Açıkgöz'ün, Almanya'yı kızdıran sözlerinin de bunun bir işareti olduğuna değindi.

AKP'nin ve Erdoğan'ın seçim kampanyalarının eylül ayından beri Almanya'daki camilerde ve Türk Kültür Dernekleri'nde devam ettiğini belirten dergi, "Erdoğan, Almanya'daki 1,4 milyon Türk'ün oyunu almaya özellikle hevesli. Son seçimlerde kullanılan oylardan yüzde 65'ini almıştı. Bu yüzden muhtemelen Berlin'i yeniden ziyaret etmek istiyor. Daha önce arenaları, salonları doldurarak Almanya'da ne kadar güçlü olduğunu göstermişti" sözlerini kullandı.

https://www.sozcu.com.tr/2023/dunya/alman-stern-dergisi-erdogani-hedef-aldi-kundakci-7569199/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Piscem natare doces.
* * *
Baliga yuzme ogretiyorsunuz.

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Curriculum vitæ
Yasam yolu
(CV)

~Latince Atasozleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır.

~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 129. - 389 ]

Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede:
Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de.
İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar
Ne birine metelik veririm, ne ötekine.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ihtiyacinin olmadigi seyi kaca alirsan al, pahalidir.


- - - - - - - - - - - - - - - -

Yasadigim hayati degistirmeye, kendimi donusturmeye hazir miyim\? diye sormak icin hic bir zaman gec degil.
Kac yasinda olursak olalim, basimizdan ne gecmis olursa olsun, tamamen yenilenmek mumkun.
Tek bir gun bile oncekinin tipatip tekrariysa, yazik.
Her an her nefeste yenilenmeli.
Yepyeni bir yasama dogmak icin olmeden once olmeli.

~TEBRIZ' LI SEMS~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Her düştüğünde, yerden bir şeyi kaldır."

~Oswald Avery~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Brevitatis causa
Kisaca soyle
C [degistir]

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"En derinden söylenen bir 'Hayır', birilerini memnun etmek için veya daha kötüsü bir sorunu önlemek için söylenen bir 'Evet' ten daha iyidir."

~Mahatma Gandhi~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

BATUM VE YILMAZ SEÇİM SÜRECİNE İLİŞKİN TARTIŞMALARA AÇIKLIK GETİRDİ: MECLİS’İ FESİH KRALLIKTA OLUR

  1. BATUM VE YILMAZ SEÇİM SÜRECİNE İLİŞKİN TARTIŞMALARA AÇIKLIK GETİRDİ: MECLİS'İ FESİH KRALLIKTA OLUR
    1. "SEÇİM GÜVENLİĞİNE GÖLGE"
    2. SANDIKLA SINIRLI DEĞİL
    3. TÜM SÜRECİ KAPSAR
    4. ZATEN İKİ KEZ SEÇİLDİ
    5. İNGİLTERE ÖRNEĞİ VERDİ: FESİH YETKİSİ KRALDA
    6. SEÇİMLER YENİLENEBİLİR
    7. 60 GÜNLÜK SÜREYE TABİ
    8. İKTİDARIN SAVLARININ TEMELİ YOK
    9. İKTİDAR TAM TERSİNİ İDDİA EDİYOR...
Eeee zaten Türkiye bir kralllık değil mi?
Adam bir kez seçildi.
Bütün akrabalarını sağa sola yerleştirdi.
Bütün devlet teşkilatı iki dudağının arasında.
Elindeki güç Sultan Süleyman'da yok.
Bütün anayasal denetim kurumları doğrudan kendisine bağlı.
Tıpkı krallıklarda olduğu gibi.
Herkes dünyalığını yaptı.
Peki bu düzen bozulsun ister mi?
Türkiye'nin ağzına zıçar, ama yine de kendi düzenini bozdurmaz.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



BATUM VE YILMAZ SEÇİM SÜRECİNE İLİŞKİN TARTIŞMALARA AÇIKLIK GETİRDİ: MECLİS'İ FESİH KRALLIKTA OLUR

Anayasa hukukçuları Prof. Dr. Süheyl Batum ve Doç. Dr. Didem Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hukuken 3. kez aday olamayacağını ifade ederek "Seçim, oy verme gününü de kapsayan bir sürecin bütünüdür. 6 Nisan 2022'de Seçim Kanunu'nda yapılan değişiklik '1 yıl yasağı'na takılıyor" dedi.

Bahar Kurşun

Güncelleme: 26 Ocak 2023


Türkiye, 2023'te Cumhuriyet tarihinin en kritik seçimine sahne olacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağı tarihi 14 Mayıs olarak açıkladı. Ancak seçim sürecine ilişkin yanıt bekleyen birçok soru var.

Erdoğan, bu seçimde yeniden aday olabilecek mi? 6 Nisan 2022'de Seçim Kanunu'nda yapılan değişiklikler uygulanacak mı? Erdoğan'ın TBMM'yi feshetme yetkisi var mı? Seçimle ilgili tüm tartışmaları anayasa profesörü Süheyl Batum'a ve Doç. Dr. Didem Yılmaz'a sorduk.

"SEÇİM GÜVENLİĞİNE GÖLGE"

Yaklaşan seçime ilişkin tartışmaların ardı arkası kesilmiyor. Siz bu tartışmalar için ne diyorsunuz?

Türkiye'de yakın tarihe kadar seçimlerin yapılmasına ilişkin kurallar hem siyaseten hem de hukuken belki de en az tartışılan konulardan oldu. Ne var ki öncelikle 2002 yılıyla başlayan kurulların kararlarındaki değişmeler ve 2008 ile 2010 yıllarında seçimlere ilişkin kurallarda yapılan değişiklikle seçimlerin, tüm aşamalarda güvenilirliğini gölgelemeye başlamıştır. Günümüzde, seçimlere ilişkin iktidar tarafından yapılan açıklamalar arttıkça açık ve temel kuralların kişisel yorumlarla bulanıklaştırıldığı bir sürecin içine girmiş bulunuyoruz.

Didem Yılmaz

SANDIKLA SINIRLI DEĞİL

Seçim kanunlarında yapılan değişiklikleri nasıl yorumluyorsunuz?

Hiçbir iktidar seçimle iktidarını kaybetmek istemez ve bunu istemediği için seçimin kurallarını lehine olacak şekilde değiştirmeye çalışabilir veya değiştirebilir. 1954 ve 1957 seçimlerinden sonra bazı il ve ilçelerin "yeniden belirlenmesi" seçim çevrelerine ilişkin kuralların iktidar lehine olacak şekilde değiştirilmesi buna örnek olabilir. 2001 yılında 1982 Anayasası'nın 67. maddesine son fıkra olarak eklenen kural, siyasal iktidarların seçim kanunlarında son anda kendi lehlerinde bir değişiklik yapmalarını engeller. Amaç, sandığa girecek pusulayı değil, yurttaşların seçme ve seçilme haklarını koruyarak yönetimlerin demokratik kurallara uygun şekilde kurulmasını, böylece iktidarın el değiştirebilmesini güvence altına almaktadır.

TÜM SÜRECİ KAPSAR

6 Nisan 2022'de Seçim Kanunu'nda yapılan değişiklik bu seçimde uygulanabilir mi?

1982 Anayasası'nın 67. maddesinde "Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz" ifadesi yer alıyor. Buradaki "seçimlere" kısmının "oy verme günü" mü olduğu yoksa "seçim süreci" mi olduğu tartışılıyor. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 6 Mayıs 2019 günü İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimiyle ilgili verdiği karar bu konuya açıklık getiriyor. YSK, kararda 31 Mart 2019 tarihinde yapılan seçimlerde İBB Başkanlığı seçimini iptal ederken gerekçesini sandık kurullarının, ilçe seçim kurulu başkanları tarafından yasa kurallarına uyulmadan oluşturulduğuna dayandırmıştır. Bu karardan çıkan sonuç, seçimin, "oy verme günü" olmadığı, oy verme gününü önceleyen ve onu etkileyen tüm bir süreç olduğudur.

Bir yıl yasağı seçim sürecini mi kapsıyor?

Seçim, oy verme gününü de kapsayan bir sürecin bütününün adıdır. Bir yıl kuralının uygulanmasında oy verme gününün değil, seçim kararının alındığı tarihin esas alınması gerekmektedir. Aksinin kabulü, bir yıllık süre yasağının içinin boşaltılmasıdır. Hiç kuşkusuz, anayasaya açıklıkla aykırıdır.

Süheyl Batum

ZATEN İKİ KEZ SEÇİLDİ

Tartışılan önemli konulardan bir diğeri de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olup olamayacağı. Anayasa bu konuda ne diyor?

2007 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının beş yıllık bir dönem için halk tarafından seçilmesi, bir kimsenin en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebileceği kuralıyla beraber getirilmiştir. 2017 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle de dönem kuralı aynı şekilde muhafaza edilmiştir:

"Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir." Türkiye'de güncelde ortaya çıkan mesele, ilk seçiminin 2014-2018 arasındaki dönem olarak sayılıp sayılamayacağında düğümleniyor.

Şu anda görevdeki cumhurbaşkanı, ilki 2014 yılında parlamenter sistemi uygulanırken yapılan cumhurbaşkanı seçiminde, ikincisi ise 2018 yılında anayasa değişikliği sonrasında olmak üzere iki defa seçildiğine göre "Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilir" kuralına tabi olduğu ortadadır.

İNGİLTERE ÖRNEĞİ VERDİ: FESİH YETKİSİ KRALDA

Seçimlerin yenilenmesi ne demektir? Fesihten farklı mıdır?

Meclis'in görev süresi dolmadan dağılması, fesih kararıyla olur. Parlamenter hükümet sistemi Birleşik Krallık siyasal tarihinde geliştiğinden fesih kararını veren de kral ya da kraliçe olmuştur, yani devlet başkanı. Fesih kararının ilk etkisi, Meclis'in dağıtılmasıdır, yani görev süresi bitmeden görevine son verilmesidir.

SEÇİMLER YENİLENEBİLİR

Meclis'in feshedilmesine daha önce tanık olduk mu?

Türkiye'nin kurtuluş mücadelesi millet egemenliği temelinde onu temsil eden TBMM eliyle yürütülmüştür. Milletin iradesi üzerinde hiçbir gücün bulunamayacağının benimsenmesi bir kuruluş tercihidir. Bunun sonucu olarak da TBMM'nin kendisinden üstün herhangi bir irade tanımaması, onun hiçbir irade tarafından dağıtılamaması kuralını da beraberinde getirmiştir. Bu çerçeveden bakıldığında bizim hukukumuzda fesih kurumu bulunmadığı açıktır. 1961 ve 1982 Anayasası'nda "fesih" yerine "seçimlerin yenilenmesi" denmesi bu siyasal geçmişe dayanmaktadır. Sadece 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra bu yetki o dönemin cumhurbaşkanı tarafından kullanılmıştır.

60 GÜNLÜK SÜREYE TABİ

İktidarın "erken seçim" yerine "seçimlerin güncellenmesi" ifadesini kullanmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Anayasa kurallarına göre Meclis'in ve cumhurbaşkanının görev süresi beş yıl ve her ikisinin seçimlerinin aynı gün yapılması kuralı var. Erken seçim, TBMM'nin ya da cumhurbaşkanının görev süresi dolmadan seçimlerin yapılmasıdır. Seçim tarihinin güncellenmesi şeklinde bir seçim türü yoktur.

Seçimlerin yenilenmesine karar verilirse seçimler hangi takvime göre yapılır?

İster TBMM ister cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesi kararını alsın, seçim takvimi 60 günlük süreye tabiidir.

İKTİDARIN SAVLARININ TEMELİ YOK

Erdoğan'ın ilk görev süresinin 2018'de başladığı savları da var. Bunun dayanağı nedir?

Bu, 6771 sayılı kanunun 18/b düzenlemesine dayandırılmaktadır. Dayanılan düzenlemede anayasanın 75,77, 101 ve 102. maddelerinde yapılan değişikliklerin "birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte,.. yürürlüğe gireceğini" belirtilmektedir. Hatırlanacağı üzere seçimler 24 Haziran 2018'de tamamlanmış, cumhurbaşkanı 9 Temmuz 2018 tarihinde yemin ederek görevine başlamıştır. Şu durumda 2018 yılında seçim yapıldığında ve cumhurbaşkanı seçimi kazanıldığında yeni sistem henüz yürürlükte değildir, çünkü henüz cumhurbaşkanı göreve başlamamıştır. Bu, cumhurbaşkanının ikinci kere seçildiğini açık şekilde ortaya koymakta ve TBMM karar almadığı sürece 2023 yılında yapılacak seçimlere aday olabilme imkânının kalmadığını göstermektedir. Sonuç olarak cumhurbaşkanının birinci görev döneminde olduğunu ispatlamak için başvurulan 18. madde aslında durumun tam aksini ortaya koymaktadır.

İKTİDAR TAM TERSİNİ İDDİA EDİYOR...

Bu iddianın da hukuka dayanan bir temeli bulunmadığı ortadadır. Yasa önünde eşitlik kuralı gereği cumhurbaşkanı seçilme hakkı artık kalmamıştır.

Bunun tek istisnası 1982 Anayasası'nın 116. maddesinde yer alır. Eğer görevdeki cumhurbaşkanı ikinci dönemindeyse, üçüncü dönem için adaylığı TBMM'nin seçimlerin yenilenmesi kararı sonrasında mümkündür. Böyle bir karar alınmadığı sürece ikinci döneminde olan bir cumhurbaşkanının üçüncü dönemine aday olabilmesi mümkün değildir. Mümkün olduğunun söylenmesi, onu imtiyazlı bir kişi yapmaya çalışmaktır.

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/meclis-lokantasi-fiyatlariyla-yine-gundemde-zam-geldi-2025140




--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ben Muslumanim, Musluman olanlar kendilerini esarete almak isteyen zorba rejimlerle carpismak mecburiyetindedir.

~Seyh Samil~

- - - - - - - - - - - - - - - -

YASIM ILERLEDIKCE
. . . . . .
Yasim ilerledikce daha cok anliyorum
Ne buyuk nimet oldugunu ah ey guzel gun
Bos yere uzulmekte mana yok, anliyorum
Kadrini bilmek lazim artik her acan gulun
Sukretmek turkusune daldaki her bulbulun
Yanmak da olsa artik ask ile yasiyorum

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Bey her türlü fazileti tam olarak elde etmeli;
uygunsuz ve olmayacak işlerden uzak durmalıdır.
"
"Seçkin bir bey olabilmek için fazilete kıymet verilmelidir."

~Yusuf Has Hacib~

- - - - - - - - - - - - - - - -

İstanbul

Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna o
Değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:

bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak

şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhabayı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar

değişen ben değilim
dönüşen savaş

artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya

yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...

geceler...
yani
Ahmet Haşim in kafiyeleri...

seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus

bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var...

işte hepsi bu kadar...

~Cahit Külebi~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Iyi kotu baskalarina yaptiklarimiz, yarin karsimiza cikacak seylerin tohumlaridir.

~Anonim Nasihat~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Önemsiz görünmeye çalış.
Düşmanın cephanesi azalmış olabilir.(hedef olarak seni seçmesin)

MURPHY KANUNLARINDAN
Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir.
Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır.
1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi.
İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981).
Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu.
Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi.
Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı.
Bir kaç ay içinde "Murphynin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Sic transit gloria mundi
Iste dunyanin ihtisami boyle geciyor. (yeni Papa ilan etme torenlerinde soylenir)

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Gel Çadır Kur

Hiçbir kuşun, üstüne konmadığı bir ağaç;
Ömrüm; ne diye kondun bu ağacın üstüne\?
Sana kim dedi ömrüm kuşa, şarkıya muhtaç\?
Hiçbir kuşun üstüne konmadığı bir ağaç;

Her gün başka ahenkte söylediğin şarkılar
İnandırmıştı beni ömrümün düğününe.
Ne yazık, şimdi her dal hasretinle hışırdar'
Ah, nasıl inanmıştım ömrümün düğününe'

Rüzgar bir cellat gibi sallarken satırını,
Yapraklar dökülüyor, günler bir bir düşüyor;
Kupkuru bir gövdeye ümitler üşüşüyor.
Hayat bir cellat gibi sallıyor satırını

~Cahit Sıtkı Tarancı~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Iyi bir avukat, muhasebeci ve tesisatciyla ahbap ol

~Anonim Nasihat~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

CEMAATİN İÇİNDEN ANLATTI: ‘İSTANBUL‘UN ORTA YERİNDE ŞERİAT DÜZENİ KURULMUŞ GİBİ...’


CEMAATİN İÇİNDEN ANLATTI: 'İSTANBUL'UN ORTA YERİNDE ŞERİAT DÜZENİ KURULMUŞ GİBİ...'

İsmailağa Cemaati'nin toplantılarında kadınlara 'Aydın seslere, çatlak seslere kulak vermeyeceğiz. Biz tutucu olmalıyız, bağnaz olmalıyız, dar kafalı olmalıyız' denildi.

25-01-2023

Cemaatin içinden anlattı: 'İstanbul'un orta yerinde şeriat düzeni kurulmuş gibi...'

AKP iktidarıyla birlikte Türkiye'nin en yaygın dinsel yapılanmalarından biri haline gelen İsmailağa cemaatinin toplumsal hayattaki etkinliğine dair Gerçek Gündem'de çarpıcı bir gözlem haberi yayımlandı.

Cemaatin adını taşıyan camide imam Salih Topçu tarafından "sohbet" adı altında ve sadece kadınlara yönelik yapılan toplantılara katılan Gerçek Gündem muhabiri Filiz Gazi, gözlemlerini şöyle anlattı:

"Vaazlarda sık sık bu dünyada ve öte dünyada huzur ve güveni garantilemenin ancak İsmailağa Cemaati içinde kalarak mümkün olacağı tembihleniyor. Bu haliyle İstanbul'un orta yerinde şeriat düzeninin hâkim olduğu küçük bir ülke kurulmuş gibi.

"YÜZME HAVUZUYMUŞ! NEYE HİZMET EDİYORSUNUZ!"

Topçu'nun yer yer sesini yükselttiği sohbette cemaatteki kadınlara gündelik hayatta nasıl davranacakları, kimlerle ilişki kuracakları, kimlerden uzak duracakları, 'şeriata uygun hal ve tavırların' nasıl olduğu anlatılıyor. Topçu örneğin bir sohbette denize, havuza gitmeyi şu sözlerle yasaklıyor:

'Oraya gidenler, hangi akla hizmet gidiyorsunuz? 'Bayan havuzuymuş! 'Bayanı' onlar diyor, ben demiyorum. Denize giriyorsunuz, orası size aitmiş öyle mi? Birisi oraya gelirse ne yapabilirsiniz? Denize giren insana ne diyebilirsiniz, bir adam gelirse oraya? Babanın oğlu değil, evinizin banyosu değil ki! Yüzme havuzuymuş! Siz neye hizmet ediyorsunuz? Kimsiniz! Efendi hazretlerimizin varlığına hançer saplıyorsunuz siz!'

Bir başka sohbette ailelerin çocuklarını özene bezene okula göndermesiyle dalga geçilip, 'esas olan çocukların namaz kılmasıdır' deniyor:

'Çocuk sabahleyin servisi kaçırsa üzülüyor ama çocuk namazı kaçırıyor, üzülen bir tane anne, baba yok. Yok! Okula gitmesin dert küpü olursunuz ama namaza kalkmasa dert yok. Bizim halimiz bu! O çocuk namazı geçiriyor, hiçbir şey yok! Çocuğu yatsın uyusun. Niye? Sabah okula gidecek!'

"SAĞA SOLA BAKIYORSUN, NE ARIYORSUN!"

Ve sohbetlerde dikkat çeken bir başka husus; cemaatin diğer dini cemaatlere yaklaşımı. Tabir-i caizse, bir şirket gibi müşterilerin diğer şirkete kaçmasına karşı cemaat önde gelenleri tedbirli olmayı elden bırakmıyor. Üç hafta boyunca sohbetin konusu değişse de her hafta mutlaka ama mutlaka değinilen konu kadınların diğer cemaatlerden uzak durmasıydı. Örneğin:

'Neyin peşindesiniz, ne eksiğiniz var? Burada ne yok! Sağa sola bakıyorsun, ne arıyorsun? Burada hiçbir şeye ihtiyaç yok. Herkesten, her şeyden bir şey alırsanız, bulanık olursunuz, matlaşırsınız. Halbuki net olmak lazım. Kusura bakmayın, belanızı arıyorsunuz! Adamın kafası zehir saçıyor, sen gidip ondan tefsir dersi alıyorsun. Gözünüz gönlünüz burada olsun.'

"AYDIN SESLERE, ÇATLAK SESLERE KULAK VERMEYECEĞİZ"

Yine aynı sohbette 'kafalarının karışmaması', cemaat dışında olan her şeye kulaklarını tıkamaları, kendileri dışındaki fikirlerden uzak durmaları için "bağnaz, dar kafalı olma" nasihati veriliyor:

'Sana biri bir şey anlattı mı, bizim beynimiz gerekli malumatla dolmuştur. Sen başka kapıya diyeceğiz. Kimseye kulak vermeyeceksiniz, biz duymuşuz duyduklarımızı… Aydın seslere, çatlak seslere kulak vermeyeceğiz. Tamam? Biz tutucu olmalıyız, biz bağnaz olmalıyız, dar kafalı olmalıyız. Ne demek dar kafalı? Yani efendi hazretlerimiz 70 sene önce bize her şeyi anlatmış, artık kafamız dolmuştur ve mesele kapanmıştır. Bitti!'

"ŞERİATA UYMAYAN MAKUL DEĞİLDİR"

Üç hafta boyunca katıldığım İsmailağa Cemaati'nin sohbetlerinde ilk hafta 'ümmetin' bozulması üzerine uzunca vaaz verildi. Çarşaf dışındaki örtünmenin İslam'a iftira olduğu, İslam'ın böyle bir 'rezaleti' asla kabul etmeyeceği şu sözlerle anlatıldı:

'Toplum bozulmuş, gavura aşık olmuş böyle bir ortamda sünnetine aşırı derecede sarılana yüz şeyh sevabı verilir. Ümmetin bozulduğu zamanlarda iyi kalmak bin kat daha iyidir. Herkesin bozulduğu bir zamanda bunu ganimet olarak bilelim. Ümmetin bozulduğu zamanda sünnete sarıldığın zaman sevabının ortağı olmuyor, sevabın hepsi sana kalıyor.

Gavur yılbaşına hazırlanıyor, Müslümanım diyen insan da bunu yapıyor. Tesettürlü bayanlar görüyorum… Onların tesettürüne tesettür demek İslam'a iftiradır! İslam böyle bir rezaleti asla kabul etmez! Böyle tesettürlüler cennetin topuzunu bulamayacaklar. Bizi bağlayan şeriat. Hiç kimse kitaptan, fetvadan muaf değildir. Fetvaya uymayan bir şey asla makul değildir. Hiç kimse sizi caydırmasın."

https://gazetemanifesto.com/2023/cemaatin-icinden-anlatti-istanbulun-orta-yerinde-seriat-duzeni-kurulmus-gibi-504942/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Iyi adam olmak icin kimseye fenalik etmemek yetmez,iyilik etmesinide bilmelidir.

~Fenel~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Gitti Gider

Gönül, kararın bulurum
Ten yıpranır, elden gider.
Üstüne kilit vururum,
Kul, köle, kurban olurum
Can çekişir, elden gider.
İki gözüm iki çeşme,
Düşerim canın peşine
Yar tükenir, elden gider..

~Bedri Rahmi Eyüboğlu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Facito aliquid operis, ut semper te diabolus inveniat occupatum.
* * *
Hep calisin ki seytan sizi hep mesgul bulsun.

~Latin Atasozu - (Aziz Jerome)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Istemek yetmez, amacimiza ulasmak icin siddetle arzulamamiz gerekir.

~Ovidius~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bak DOSTUM
. . . . . .
Cahil ile dost olma
Ilim bilmez, Irfan bilmez, Soz bilmez, Uzulursun
. . . . . .
Saygisizla dost olma
Usul bilmez, Adap bilmez, Sinir bilmez, Uzulursun
. . . . . .
Ac gozlu ile dost olma
Ikram bilmez, Kural bilmez, Doymak bilmez, Uzulursun
. . . . . .
Gorgusuzle dost olma
Yol bilmez, Yordam bilmez, Kural bilmez, Uzulursun
. . . . . .
Kibirliyle dost olma
Hal bilmez, Ahval bilmez, Gonul bilmez, Uzulursun.
. . . . . .
Ukalayla dost olma
Cok konusur, Bos konusur, Kem konusur, Uzulursun.
. . . . . .
Namertle dost olma
Mertlik bilmez, Yurek bilmez, Dost bilmez, Uzulursun.
. . . . . .
- Ilim bil, Irfan bil, Soz bil
- Ikram bil, Kural bil, Doyum bil
- Usul bil, Adap bil, Sinir bil
- Yol bil;Yordam bil,
- Hal bil, Ahval bil, Gonul bil
- Cok konusma, Bos konusma, Kem konusma
- Mert ol, Yurekli ol,
- Kimsenin umudunu kirma.
-Sen seni bil, Omrunce yeter sana.

~SEYH EDEBALI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Öyle ya da böyle, o acayip ve çılgın dönemin, o uzak saatlerin şiirlerinin bir çoğu işte burada.
Sigara dumanıyla buğulanmış odada altmışsekiz bir vaziyette şansımızı denedik.
Umarım işinize yarar, yaramazsa da, eh o zaman,

~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Evet, bana insanlari derilerinin rengine gore yargilamamayi ogretti.
Ama, tanri askina …
Bunun bana ne faydasi var \?

~Hommer SIMPSON~

- - - - - - - - - - - - - - - -

EVRENI SEVMEK KI
. . . . . .
Ac misin kardesim, gel olani boluselim,
Ama siirlerimle seni doyuramam ki;
Ta, yildizlara degin uzansa bile elim,
Daha otelerine, daha... buyuramam ki.
. . . . . .
Insani insan diye sevmisim, hep severim;
Ve onu tanrilara karsi bile overim.
Ben butun bir evreni sevmisim; alin terim
Var evrende; oz, uvey diye ayiramam ki.
. . . . . .
Guzellikleri alir satarim, gel isim bu.
Guzel tellaliyim ben; alan var mi\? nesem bu.
Guzelle yuceltirim insanligi, isim bu,
Cirkini, kabayi ve hami kayiramam ki.
. . . . . .
Insanogullugunu kulluk diye almissin kalkin
Duyuramam ki ama beni, duyuramam ki..

~Ahmet Muhip DRANAS~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kitaplar, benim sevgili dostlarim, gercek yol gosterenlerimdir.
Cunku ikiyuzluluk etmeden bana gorevimi hatirlatirlar.

~Benjamin franklin~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/