Malum bu aralar Yunanistan Ege denizinde karasularını 12 mile çıkarmaya hazırlanıyor. Bu konuda ciddi işaretler var. Merak ettiğim şey, ülkenin tepesine çöreklenmiş, alayı kasetli, dosyalı, şantaj kuklası hükumet bu olay gerçekleştiğinde napacak? Benim tahmini durumu kuvvetle kınayan bir açıklama en kuvvetli seçenek. Nota verilmesini isteyenlere MÜZİK NOTASI MI denmişti ya, onun gibi. İkinci seçenek NOTA VERİLMESİ. Üçüncü seçenek CASUS BELLİ meclis kararının gereğinin yapılması. İşte bu zor, burnuna halka takılmış bir ayı gibi aciz olan AKP hükumetinin büzüğü yemez. Yerse bu benin için şok edici olur. Keşke yanılsam. Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc ) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------ Erol Çiçek: */"BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ"/* O İŞ, O KADAR KOLAY DEĞİL; 20 YILDIR NEREDEYDİNİZ? 14-Eylül-2022· 31 Ocak (1996) günü saat 05:30 (her iki tarafın deniz kuvvetleri bölgeden çekilirken) Yunan Savunma Bakanlığı Müsteşarı: “Millî Harekât Merkezi’nde hiç kimse konuşmuyordu. Özellikle bayrağımızın Doğa Kardak’tan uzaklaştırıldığı o sabah hepimizin yüreği sızladı.” Yunan OYK timinden bir personel: /*“Bayrağımızı indirdik...*//* (...) Biz de başımızı eğip, acı içerisinde orada durduk. Sanki birisi evimize girdi ve biz ona bakakaldık. Öyle bir duyguya kapıldık. İkiye ayrılıp her iki kayalığa da çıkmış olsaydık hiçbir şey olmayacaktı.”*/ Kardak krizinden sonra, DzKK Güven Erkaya’nın emriyle yapılan çalışmada /*“Ondan sonra 152 ada, adacık ve kayalık ortaya çıktı”*/ Semih Çetin, 152 numaralı dipnot. Bu coğrafi formasyonların Yunan egemenliğine terk edilmesi durumunda, bu ada, adacık ve kayalıkların sahip olabilecekleri karasuları, bölgede mevcut Türk kıta sahanlığı üzerindeki suları Yunan karasularının kaplama alanına sokacağı için deniz yetki alanlarının sınırlandırılması meselesini de etkileyecektir. Bugün 6 mil genişliğinde karasuları uygulamasına göre Ege’nin yaklaşık yüzde 7,47’si Türk, yüzde 38,66’sı Yunan, yüzde 5,37’si de egemenliği devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların karasuları ile kaplanmaktadır. Açık deniz alanları ise yüzde 48,85’tir. Yunanistan, eğer uygun koşullar bulur da karasularını 6 milden 12 mile çıkarırsa Türk karasuları yüzde 8,76’ya çıkarken, Yunan karasuyu alanı yüzde 60,33’e ulaşacaktır. Egemenliği devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların karasuları yüzde 10,65’e çıkarken, açık deniz alanları yüzde 19,71’e inecektir. Yani, Ege’deki açık denizin yüzde 32’lik bir kısmı Yunan karasularına dönüşerek, Yunanistan’ın deniz ülkesi büyüyecektir. Türkiye’nin savaş nedeni saydığı husus, işte bu yüzde 32’lik dilimin Yunan hâkimiyetine girip girmeyeceği üzerinedir. Kardak Kayalıkları krizinden, Yunanistan’ın aldığı belki de en önemli ders,/*"Karasularının 12 mile yükseltme kararının uygulanmasının Yunanistan’ın çıkarlarına uygun olmayacağını anlamış"*/ olmasıdır. Yunan Başbakanı Simitis, toplum hafızasında şüphesiz yer edinen çok yakın tarihli olaylardan Kardak Kayalıkları krizini,/*"Kardak’ı, Yunanistan’ın büyük bir acizliğini ortaya çıkaran bir olay olarak yaşadım"*/sözleriyle özetler. Sonuçta, kuş uçmaz kervan geçmez denilen Kardak Kayalıkları, artık haritalarımızda gözükmeyen bir kayalık değildir... (Denizden Bakma, Denize Bak KARDAK; Bora Serdar) Konuya ilişkin gazeteci yazar Fatih Ergin’den çarpıcı bir yorum geldi. Fatih Ergin, /*"İngilizce bilmeyen Erdoğan’ın Simitis ile tercümansız baş başa yaptığı görüşmenin ardından Yunanistan Ege’deki adalarımızı işgal etti.*//* *//*Hem tek kurşun atmadan..."*/ Halkın Kurtuluş Partisi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, /*“Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz”*/ sözünü/*"Türkiye’ye ait adaların işgalinin itirafı"*/ olarak değerlendirerek suç duyurusunda bulundu. Konu, bazı çok bilmiş düdüklerin dediği gibi /*“iki kayalık için savaşalım mı”*/ ukalalığı değil. 152 ada, adacığı teslim ederseniz (20’sini teslim ettiler) Ege Denizi’nin yüzde 32’lik bir kısmını daha Yunan karasularına teslim etmiş olacaksınız. Karasuları ülkenin toprağı gibidir; devletler karasularında tam egemenlik hakkına sahiptirler; denizin dibindeki maden, sudaki balık ve deniz üstündeki hava sahası o ülkeye aittir. Yunanlılar neyi, niçin yaptıklarını çok iyi biliyorlar; olayın farkında olmayan veya olup da bunu bile seçim malzemesi yapan; /*“Sanki birisi evimize girdi ve biz ona bakakaldık.”*/diyen Yunan askeri kadar duyarlı olmayan bu iktidardır. Başkomutanlık ben başkomutanım demekle olmuyor... Türk ordusu geleneğinde /*“yapılan ve yapılamayan her işten komutan sorumludur.”*/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder