22 Temmuz 2026 Çarşamba

Fatih ERGİN: İçişlerinden cemaatlere yabancı alimler kıyağı

Fatih ERGİN: İçişlerinden cemaatlere yabancı alimler kıyağı

21-Temmuz-2026 06:47

erginft@gmail.com

Yavuz Sultan Selim, 1517’de Mısır’ı fethetti.
Böylece halifelik Türklere geçti ve İstanbul hilafetin de merkezi oldu.
Ancak İstanbul’a getirilen sadece halifelik değildi…
Padişah Mısır seferinden dönerken çok sayıda Eşari İslam alimini de beraberinde İstanbul’a getirdi. Osmanlı başkentine getirilen Eşari alimler medreselerde görevlendirildi.
Mısır’dan İstanbul’a alimler göçü ile birlikte, Osmanlı Devleti’nin benimsediği Türk Müslümanlığının yani Maturidi İslam anlayışının yerini ağırlıklı olarak Eşari düşünce tarzı aldı.

Böylece ne mi oldu?
Bana sorarsanız, Osmanlı’nın duraklama ve gerileme devri, Müslüman Kardeşler hareketinin de benimsediği Eşariliğin medreselerde hâkim olmasıyla başladı. Erken dönem Osmanlı alimleri akıl ile nakli uzlaştırmaya çalışırken, Eşariliğin baskın hale gelmesiyle felsefi nitelikli kelam tartışmaları yerini daha geleneksel fıkıh ve hadis yorumlarına bıraktı…
Fatih Sultan Mehmet döneminde medreselerde okutulan felsefe, mantık, matematik ve astronomi gibi akli dersler bidat denilerek müfredattan kaldırıldı…
Öyle ki, ünlü Osmanlı alimi Katip Çelebi, medreselerden felsefe, matematik ve astronomi gibi akli ilimlerin dışlanmasını ve tamamen nakilci bir Eşari çizgiye kayılmasını sert dille eleştirmiştir.
Sizin anlayacağınız aynı dönemde Avrupa’da rönesans ve bilimsel devrim yaşanırken Osmanlı medreseleri Eşarilerle birlikte içe kapanmış, gerici kurumlara dönüşmüş, devletin gelecekteki duraklama ve gerilemesinin ana sebebi o yıllarda ortaya çıkmış ve bugün dahi var olan Maturidi kimlikli Eşari zihniyetli garip bir Müslümanlık profili oluşmuştur…

Yazıma böyle bir giriş yaptım; çünkü tam da Yavuz Sultan Selim dönemindeki kırılmayı akıllara getiren bir bilgiyi aktarmadan önce tarihin ders alınmadığı için tekerrür ettiğine bir örnek olsun diye…
Zira yeni bir alimler göçü ile karşı karşıyayız.
Aktarılana göre, Türkiye’deki tarikat ve cemaatlere bağlı yabancı din insanlarına uzun dönem ikamet izni verilmesi için İçişleri’nin talimatıyla bir alimler listesi hazırlanmış.
Uzun dönem ikametin sonu en geç beş sene sonunda doğal yoldan vatandaşlık demek.
Söz konusu alimler listesinin iki-üç bin civarında olduğu da aktarıldı. Listede Irak, Suriye ve Mısırlı isimlerin yoğunlukta olduğu belirtiliyor…

En fazla yabancı din alimine sahip cemaat ise İsmailağa cemaati.
Sadece geçmişteki yazılarıma ve yaptığım haberlere bakıldığında dahi, İsmailağa cemaatinin başta Suriyeliler olmak üzere yabancı din alimi ve yabancı mürit konusuna özel bir ilgisi olduğunu görebilirsiniz… (Kocaeli Başiskele’de Suriyeli kaçaklardan medrese kurmaları, Suriye’de kalmak istemeyen HTŞ militanlarını Türkiye’ye getirmeleri gibi…)
İsmailağa, sadece Orta Doğu’dan değil, Orta Asya’dan da mürit ithal ediyor. Hatta bir haberimde, bir ara İstanbul İl Göç İdaresi’nin insani ikamet bölümünün İsmailağa cemaatine çalıştığını aktarmıştım…

Türkiye IŞİD tarafından adeta yeni üs haline getirilmişken ve IŞİD’in ideolojisi Selefilik Türkiye’de yerelleşirken, Alimler listesi talimatıyla dışlayıcı ve radikal tonları ülkemize taşımak hangi aklın ürünüdür? Öğrendiğime göre bu listedeki bazı isimler katı Eşari yorumun da ötesinde bir anlayışa sahip…

Türkiye’deki tarikat ve cemaatler zaten sıkıntılı, sorunlu…
Bir de üstüne kendi ülkelerinde bile toplumsal barışı sağlayamamış, dini çatışmaların öznesi olmuş isimlerin Türkiye’de kanaat önderi yapılması, gerici, kadın ve cumhuriyet karşıtı ve cihadist söylemleri alimlik maskesiyle pazarlanmasına yol açacak…

Dünyanın hiçbir modern ve egemen devleti, vatandaşlık ya da uzun dönem ikamet gibi en kritik haklarını kapalı kapılar ardında, cemaat listeleri üzerinden dağıtmaz.
Şimdi soralım; bu listedekilerin güvenlik soruşturmaları ne kadar sağlıklı?
Ya da güvenlik soruşturması yapıldı mı?
Öyle ya, tahdit kodu konulan yabancılar cirit atıyor memlekette!
Peki bu isimlerin yarın birer etki ajanı veya istihbarat aparatı olarak kullanılmayacağının garantisini kim verebilir?

https://www.yenicaggazetesi.com/icislerinden-cemaatlere-yabanci-alimler-kiyagi-1053584h.htm


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Abrakadabra Safsatası (Fallacy of Red Herring) :
Savunulan şey hakkındaki bir eleştiriyi konuyu başka bir yere çekerek göz ardı etmekten oluşan hata.
Örnek 1:
Ölüm cezalarının suç işlemeye karşı caydırıcılığı yetersizdir diyorsunuz.
Peki, suçlular hakkında ne düşünüyorsunuz?
Oğlu öldürülen bir anne ne hissedecektir?
Oğlunu öldüren katilin hapishanede beslenmesi ve barınması için vergi vermesi doğru mudur?
Örnek 2:
Evin taksitlerini zamanında ödemelisin, aksi takdirde buradaki komşularımızı görmeye devam edemeyeceğiz, zaten karşı komşu beni hiç sevmedi.
Güncel Örnek 1:
İçinde Atatürk ismi geçmeyen namaz, namazdan sayılır mı, sayılmaz mı?
Haydi bakalım çıkın işin içinden çıkabilirseniz?
30 Ağustos Ordu Günü, Cottarelli hazretleri Ankara’ya geliyor, elinde 300 milyon dolarlık bir yardım ve destek çeki ile birlikte!
(Atilla Özdür, 1.9.2000, Akit)
Yazar, İçinde Atatürk ismi geçmeyen namazın namazdan sayılıp sayılmayacağını soruyor, akabinde de 30 Ağustos’ta Ordu Gününde Cotarelli’nin 300 milyon dolarlık çekle gelmesini anlatıyor.
Birbirinden bağımsız İki konu arasında alaka kurmaya çalışıyor
Güncel Örnek 2:
Konu dinle ilişkili olduğu için FP lideri Recai Kutan’a da sormuşlar:
Dinen kadın dövme doğru mudur değil midir diye tartışılıyor, siz ne dersiniz?
Kutan’ın yanıtı tarihe geçecek bir şey:
Ben konunun uzmanı değilim, demiş!
Kadınlara dayak atmanın bir uzmanlık işi olduğunu ilk kez işitiyorum.
(Türker ALKAN, 6.8.2000, Radikal)
Yazar, Recai Kutan’ın kadın dövme hakkındaki soruya verdiği ben konunun uzmanı değilim, cevabını saptırarak kadın dövmenin uzmanlığı şeklinde çıkarım yapıyor.

- - - - - - - - - - - - - - - -

- Yunan kuvvetlerinin özel bir tören ve saygı ile karşılanması….(26.05.1919)

~İzmir’in Osmanlı Valisi Kambur İzzettin'in genelgesinden….~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Hangisi daha tehlikeli: fanatizm mi yoksa ateizm mi?…
Fanatizm kesinlikle birkaç bin daha tehlikeli; ateizm asla kanlı bir tutku vermez insana ancak fanatizm verir; ateizm suçun karşısındadır, fanatizm ise suçu işlememeye yönlendirir.

~Voltaire~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Bağışlamak geçmişi değiştirmez ama geleceği genişletir."

~Paul Boese~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Fabricando fit faber
Pratik mukemmellestirir.

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

YILMAZ ÖZDİL: CAN ALLAH’IN MÜLK PADİŞAHIN
Mihrişah Sultan…
1745 doğumluydu.
Gürcü asıllıydı.
Asıl ismi bilinmiyor.
Çok güzel çok zarif bir kızdı Osmanlı sarayına getirildiğinde güneş gibi ışık saçan şah güneşlerin şahı manasında Mihrişah ismi verildi.
III. Mustafa’nın eşlerinden biri oldu.
III. Selim’i doğurdu.
Oğlu tahta çıkınca valide sultan oldu.
Mevleviydi devlet işlerine karışmadı hayırişleriyle uğraştı camiler çeşmeler okullar yaptırdı.
Vakıf kurdu.
Oğlu kendisine çok düşkündü.
Annesinin vakfına milyonlarca dönüm toprak bağışladı Mihrişah Sultan da bu toprakların bir bölümünü kiraya vererek gelir elde etti.
Böylece devletin parasını harcamak yerine Mihrişah Valide Sultan Vakfı’yla gelir sağlayarak hayırişlerine kaynak yaratmış oldu.
1805 yılında hayırla anılan bir kadın olarak oğlunun saltanatı sırasında Topkapı Sarayı’nda vefat etti Eyüpsultan’da toprağa verildi.

Aradan 150 yıl geçti.

Osmanlı tarih oldu.
Cumhuriyet kuruldu.

1948 yılında…
Mihrişah Valide Sultan Vakfı’ndan tee 150 yıl önce arazi kiralayanların varisleri ortaya çıktı o kiraladıkları toprakların kendilerine ait olduğunu öne sürerek mahkemeye başvurdular.

Nereleri istiyorlardı?
Sıkı durun…
Marmaris Hisarönü yarımadasını ve Gökova’yı istiyorlardı…
Bu bölgede yer alan ormanları dağları tarlaları bağları kumsalları turistik tesisleri yazlık siteleri Karacasöğüt Hisarönü Çamlı Çetibeli ve Yeşilbelde köylerini istiyorlardı.
Aralarında cumhurbaşkanlığının yazlık sarayının da bulunduğu Okluk koyu dahil 475 milyon metrekarelik araziyi istiyorlardı.

Bu arazi üzerinde yaşayan ve ellerinde Cumhuriyet tapusu bulunan insanların derhal tahliye edilmesini Cumhuriyet tapularının iptal
edilmesini istiyorlardı.

Osmanlı vakfı’yla Cumhuriyet tapusu davası 72 yıl önce işte böyle başladı.

Talep edilen bölgeye kabaca 40 milyar dolar değer biçiliyor…

Cumhuriyet tapusu iptal edilmek istenen 3 bin 700 konut sahibi aile var 10 binden fazla köylü var.

72 yıl boyunca yüzlerce duruşma yapıldı.
Tapuları iptal edilmek istenen vatandaşlar mahkemelere koşturmaktan hakimlere dert anlatmaktan avukatlara para ödemekten adliyelere harç ve bilirkişi masrafı yatırmaktan bıktı usandı.

Arapsaçına dönen davada 2001 yılında nihayet karar verildi.
Cumhuriyet tapusu olanlar haklı bulundu.
Osmanlı vakfından medet umanların talepleri reddedildi.
Ancak köylülerin çilesi henüz bitmemişti.
Çünkü Mihrişah Valide Sultan Vakfı’nın varisi olduklarını iddia edenler yeni bir hamlede bulundular Türkiye’nin şöhretli arazi yatırımcılarından biriyle ortak oldular.
Şöhretli arazi yatırımcısının gayrimenkul şirketi vardı onlarca kişilik avukat ordusu vardı yeniden davalar açtılar bir tanesini kazandılar hadi bakalım işler iyice karman çorman oldu.

Üstelik… Mihrişah Valide Sultan Vakfı’nın varisi olduklarını iddia edenler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu yargılamanın adil ve makul sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle Türkiye’yi mahkum ettirdi.

72 yıllık dava tam bu aşamadayken…
Ayasofya müzesi cami yapıldı.

Cumhuriyet’in müze kararı iptal edildi.
Osmanlı’nın vakıf kararı uygulandı.

Tarihimizde ilk kez…
Cumhuriyet hukuku yerine Osmanlı hukuku geçerli kabul edildi.
Osmanlı hukuku Danıştay tarafından içtihat haline getirildi.

Ve böylece…
Mihrişah Valide Sultan Vakfı hukuki açıdan tıpkı Ayasofya kararına dayanak oluşturan Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı gibi oldu.

Biri padişahın vakfı.
Öbürü padişah annesinin vakfı.

E noolacak şimdi?
Mihrişah Valide Sultan Vakfı’nın varisi olduğunu iddia edenler Danıştay’ın Ayasofya kararını mahkemeye sunmayacak mı?
Emsal göstermeyecek mi?

Şimdi daha sıkı durun…

Osmanlı vakıflarıyla Cumhuriyet tapularını karşı karşıya getiren davalar sadece Marmaris’le sınırla değil.
İzmir’de tıpkı böyle bir dava var Karaburun’da.
Edirne’de var.
Aydın’da var.
Muğla’da var.
İstanbul’da Beşiktaş’ta var Şişli’de var Ortaköy’de var Bakırköy’de var Kağıthane’de var Beykoz’da var.

Abdülhamid’in varisleri mesela davalar açtılar…
Talep ettikleri yerler için iki binden fazla Osmanlı tapusunu mahkemelere sundular.

Ellerindeki Osmanlı tapusuyla Üsküdar’da hak talep eden şehzade torunları var.

Osmanlı tapusunu belge olarak göstererek İstanbul Boğazı’nda 113 dönüm arazi talep eden Osmanlı paşası torunları var.

Osmanlı tapusuyla Antalya’da 300 bin dönüm araziyi isteyen Serik’i Aksu’yu isteyenler var.

Ayasofya cami oldu diye sevinen arkadaşlar bunların hepsini vermeyi hukuken kabul etmiş oldu.

Danıştay’ın Ayasofya kararıyla Türkiye’de onbinlerce vatandaşın Cumhuriyet tapusu riske girdi.
Türkiye Cumhuriyeti devleti milyar dolarlar boyutunda tazminat ödeme riskiyle karşı karşıya bırakıldı.

Emeği geçenleri tebrik ederim Ayasofya’da hayırlı namazlar dilerim.
https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/yilmaz-ozdil/can-allahin-mulk-padisahin-2-5933672/


- - - - - - - - - - - - - - - -

İnsanın doğası iyidir.

~Mencius~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yenilgi egitimden baska bir sey degildir..

~WENDELL PHILIPS~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Quae fuerant vitia mores sunt.
* * *
Eski ayiplar simdi adetten oldu.

~Latin Atasozu - (Seneca)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kirli çevre insanın ruhunu kirletir, kirli ruhlar çevreyi kirletir.

~Aziz Nesin( 1915 - 1995 )~

- - - - - - -







- - - - - - -

Harry_Potter_ve_Melez_Prens-J._K._Rowling.mobi
ayaanhirsiithamediyorum.pdf
William_Shakespeare-Soneler.epub
Jean_Paul_Sartre-Gizli_Oturum.pdf
TIYATRO_YOLU_ILE_RUHSAL_TEDAVI_PSIKODRAMA.pdf
Tuncer_Cucenoglu-Dosya.doc
sozluk.pdf
Mina_Urgan-Bir_Dinozorun_Anilari.epub
Platon-Gorgias_ya_da_Retorik_Ustune.epub
Ali_Karadas-Evrensel_Basim_Yayin-Direnisi_Nasil_Dokuduk.epub
osho_yakinlik.epub
Pervin_Okur-Tanrinin_Gozyaslari.doc
padisah_analari.pdf
Margaret_Cheney-Tesla.epub
Tuncer_Cucenoglu-Kizilirmak_Karakoyun.pdf
Nazim_Hikmet-Mapusluk_Zor_Zanaat.pdf
Ahmet_Buke-Evde_Kimse_Yok.mobi
ales-deneme_1_.pdf
tusem2012-5-aciklamali_klinik.pdf
Constantin_von_Barloewen-Bilgiler_Kitabi.epub
Kilic_Yarasi_Gibi-Ahmet_Altan.epub
Tuncer_Cucenoglu-CIG.pdf
Yasayan_Eski_Turk_Inanclari_Itibariyle_Turk_Mtolojisi-Yasar_Kalafat.pdf
Amin_Maalouf-Semerkant.epub
Sirel_Karakas-Psikoloji_Biliminin_Yeni_Paradigmasi_Bilissel_Norobilim.pdf
R._A._Salvatore-Unutulmus_Diyarlar-02-Kara_Elf_Uclemesi-2-Surgun.epub
Tanri_Olmak_Isteyen_Otobus_Soforu-Etgar_Keret.epub
Sardalye_Sokagi-John_Steinbeck.mobi
Philip_K._Dick-Yuksek_Satodaki_Adam.epub
Dario_Fo-Acik_Aile.pdf

- - - - - - -

"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder