1 Eylül 2015 Salı

Ahmet Takan: Tavalar ve kantonlar!..

Ahmet Takan: Tavalar ve kantonlar!..

Bir zamanlar biz gazetecilerin de Diyarbakır'da vazgeçilmez lezzet duraklarındandı; meşhur tavacısı… O zamanlar küçüktü, mütevazıydı çok keyifliydi…Yıllar sonra Ankara'yı mekan tuttu… Çok büyüdü, AKP'nin ileri gelenlerinin sosyetik ve kulis mekanlarından oldu. O meşhur tavalardaki lezzetler de gidenlere göre tat vermeye başladı. Neyse!.. Maksadım gurmelik yapıp o lezzet durağını eleştirmek değil..

Diyarbakır'da önceki gün (Pazar) saat 13.00 sularında şehit verdiğimiz trafik polislerimiz Ahmet Gılıç ile İlker Narin, Dicle Kent Bulvarı Medya Kavşağında görev yapıyorlardı. İllerine çok mühim insanlar (VİP) gelmişti. Cumartesi günü Ankara'da görevini Kutbettin Arzu'ya teslim eden eski Tarım Bakanı Mehdi Eker ile Başbakan yardımcısı Cevdet Yılmaz Diyarbakır'daydı… Bölgede çatışmalar devam ederken Valilik ve Emniyet Müdürlüğü bütün gücünü VİP koruması için seferber etmişti. VİP'in programında öğle yemeğinde meşhur tavacı vardı. Ankara'da basına kapalı yapılan devir-teslim pek keyifli olmamıştı. Meşhur tavacıda taçlandırılacaktı devir teslim. Öğle yemeği programı saat 12.30'da başlayacaktı. Gel gelelim 3 sayın Bakan ve partililerin il binasındaki programında sarkma oldu. Saatler öncesinden gariban polisler güzergâh emniyeti almak için kavşaklara zırhı olmayan normal resmi ekip otolarıyla, yerleştirilmişlerdi… Very İmportant Personlar (VİP) gecikmeli olarak geldikleri Valilikte, Sayın Vali Bey'i de alıp meşhur tavacıya geçmeye hazırlandıkları anda saat 13.00 sularında acı haber gelmişti. Bölgedeki güvenilir kaynaklardan karşılıklı teyitli olarak aldığım bilgilere göre, VİP, şehit haberi gelince tekrar vilayete girmiş. Sonra, AKP'li sayın Bakanlar ve yöneticiler hep beraber aşağı inip Valilikte basın açıklaması yapmışlar. Hatta basın açıklamasının sonunda "Bakan beyler yemeğe geçecek" deyip basın açıklamasını bitiriyorlar. Amaa, burada çok önemli bir nüans var!.. Sayın Bakanlar ve diğer zevat, şehit haberlerinin geldiği sırada meşhur tavacıya gitmeyi pek de uygun görmemişler. Ara formül bulunmuş!.. Tavalar Valiliğe getirtilmiş. Eski Bakan Mehdi Eker, yemekte duygu dolu bir şiir de okumuş!..

Ne yapsınlar? Dünya hali!.. Hayat devam ediyor!.. Very important personlar tavaları afiyetle mideye indirmişler…

Şimdi sormak istiyorum;

Pek muhterem seçmenler, artık siz karar verin; tavanın istikrarından yana mısınız yoksa değil misiniz?..

PKK'nın kanton hazırlıkları

Bölücü terör örgütü PKK'nın şehir merkezlerinde hendekler kazarak kurtarılmış alanlar oluşturması ve özerklik ilanlarının Suriye'dekine benzer kantonlar ilan etmenin hazırlığı olduğu gün gibi ortada… PKK'nın son dönemde şehir merkezlerinde neden olduğu eylemler ve şiddet olaylarının sözde çözüm sürecinin, sözde kesilmesine tepki eylemleri olmadığı ve eylemlerin kanton ilanları öncesinde altyapı hazırlıkları olduğunu sağır sultan bile biliyor. Tekrar etmeyeceğim!.. PKK'nın ve sivil uzantılarının neler söylediğini arşivlerden bulmanız çok kolay. Terör örgütünün Türk toprakları içinde 20 kanton planı var.

Eylemler kanton ilan edilecek yerlerde yoğunlaştı

Ankara'da hazırlanan son istihbarat raporlarında, PKK'nın geniş tabana sahip olduğu ilçeleri kanton ilan edilecek yerler olarak belirlediği ve genel seçimler (7 Haziran) sonrası silahlı eylemleri bu ilçelerde yoğunlaştırdığı yönünde bilgiler yerinde duruyor. Raporlarda, bölücü örgütün ilk aşama olarak Diyarbakır'ın Lice, Şırnak'ın Cizre-Silopi, Hakkâri'nin Yüksekova ve Ağrı'nın Doğubayazıt ilçelerinde kantonlar ilan edeceği bilgisi yer aldı. Söz konusu ilçelerin seçiminde Suriye'deki kantonların belirlenmesinde de esas alınan nüfus yoğunluğu, ilçedeki PKK tabanı ve eylem yoğunluğu, ilçenin çevre il ve ilçeler için merkez işlevini görebilecek olması hususlarına dikkat edildiği belirtildi.7 Haziran'dan sonra meydana gelen eylemlerin yarıya yakınının kanton ilan edilecek ilçelerde gerçekleştirildiği vurgulandı. Temmuz sonu itibarıyla meydana gelen yaklaşık 500 silahlı ve bombalı eylemin 200'ünün bu bölgelerde gerçekleştiği ifade edildi. Raporda ayrıca, terör örgütü PKK'nın 2014 yılının başından itibaren bu ilçelere özellikle yoğunlaştığı ifade edildi. Buna göre; Kandil'den 2014 yılı başlarında iletilen bir talimatta bütün bölgede özerklik faaliyetlerinin devam etmesi gerektiği ancak Hakkâri Merkez, Yüksekova, Şemdinli, Şırnak Cizre, Silopi, Mardin Nusaybin, Kızıltepe, Ağrı Doğubayazıt, Şanlıurfa Suruç, Diyarbakır Silvan ve Lice ilçelerinin pilot bölgeler olarak seçildiği vurgulandı.

Havada bulup tavada yiyenler ülkeyi bu hale getirdiler!..

"1 Kasım'da istikrar oylanacak" mış… Öyle mi?..

Öyleyse; buyurun buradan yiyin!..


a45UyF587661-150901115931 Oraj Poyraz cimcime@neomailbox.net
2015/09/01  12:00 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 

Eger Tanri konustuysa, niye herkes ikna olmadi?

Percy Bysshe Shelley

Anadolu daki Milliyetci hareket bosa gitmeye mahkumdur...

Ingiliz Muhipler Dernegi Baskani,
Adliye Nezareti Mustesari ve yazar Sait Molla - 01.05.1920

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Abrakadabra Safsatasi (Fallacy of Red Herring) :
Savunulan sey hakkindaki bir elestiriyi konuyu baska bir yere cekerek goz ardi etmekten olusan hata.
Ornek 1:
Olum cezalarinin suc islemeye karsi caydiriciligi yetersizdir diyorsunuz.
Peki, suclular hakkinda ne dusunuyorsunuz?
Oglu oldurulen bir anne ne hissedecektir?
Oglunu olduren katilin hapishanede beslenmesi ve barinmasi icin vergi vermesi dogru mudur?
Ornek 2:
Evin taksitlerini zamaninda odemelisin, aksi takdirde buradaki komsularimizi gormeye devam edemeyecegiz, zaten karsi komsu beni hic sevmedi.
Guncel Ornek 1:
Icinde Ataturk ismi gecmeyen namaz, namazdan sayilir mi, sayilmaz mi?
Haydi bakalim cikin isin icinden cikabilirseniz?
30 Agustos Ordu Gunu, Cottarelli hazretleri Ankara ya geliyor, elinde 300 milyon dolarlik bir yardim ve destek ceki ile birlikte!
(Atilla Ozdur, 1.9.2000, Akit)
Yazar, Icinde Ataturk ismi gecmeyen namazin namazdan sayilip sayilmayacagini soruyor, akabinde de 30 Agustos ta Ordu Gununde Cotarelli nin 300 milyon dolarlik cekle gelmesini anlatiyor.
Birbirinden bagimsiz Iki konu arasinda alaka kurmaya calisiyor
Guncel Ornek 2:
Konu dinle iliskili oldugu icin FP lideri Recai Kutan a da sormuslar:
Dinen kadin dovme dogru mudur degil midir diye tartisiliyor, siz ne dersiniz?
Kutan in yaniti tarihe gececek bir sey:
Ben konunun uzmani degilim, demis!
Kadinlara dayak atmanin bir uzmanlik isi oldugunu ilk kez isitiyorum.
(Turker ALKAN, 6.8.2000, Radikal)
Yazar, Recai Kutan in kadin dovme hakkindaki soruya verdigi ben konunun uzmani degilim, cevabini saptirarak kadin dovmenin uzmanligi seklinde cikarim yapiyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Melih Aşık: Kimin tuzağı...

Melih Aşık: Kimin tuzağı...

Türkiye ABD'nin zorlamasıyla IŞİD' e karşı hava hücumlarına katıldı.

Ve beklendiği gibi IŞİD Türkiye'yi terörle tehdit etmeye başladı.

IŞİD' in Türkiye'ye doğrudan bir tehdidi var mıydı? Hayır...

Suruç'ta 32 gencin katli IŞİD'in üzerine atılmış ama IŞİD bu olayı üstlenmemişti.

Suruç olayı muhtemelen Türkiye'yi IŞİD'e karşı kışkırtmak ve ABD'nin İncirlik üssüne yerleşmesine kamuoyu desteği sağlamak için bir provokasyondu.

Türkiye'nin IŞİD'e saldırması kimin işine yarıyor... Kuzey Suriye'deki PKK uzantısı Kürt birliklerinin...

IŞİD Kobani'yi tehdit ettiği gibi Kürtlerin sınırımızda şerit oluşturarak denize çıkmasını önlüyor.

Türkiye IŞİD'e bu durumda Kürtler adına saldırmış oluyor...

PKK ve PYD militanlarına gönüllü destek sağlıyor. Bunun için ülke riske atılıyor.

Karşılığında PKK teşekkür mü ediyor? Hayır, saldırmaya, her gün asker ve polis şehit etmeye devam ediyor. Biz sadece karşımızda "bir" olan terör örgütü sayısını "iki"ye çıkarmış bulunuyoruz.

Dış politikada enayi tuzağı diye bir deyim var mıdır? Varsa işte budur.

* * *

TEMSİL

Meclis'te PKK'nın en az 80 temsilcisi var. Son 45 günde 70 şehide rağmen gazilerin, şehitlerin ve şehit yakınlarının temsilcisi yok. Gazeteci Müyesser Yıldız partilere çağrı yapıyor:

- Güçlüye, paralıya, meşhura değil de, bir kez olsun şehitlere ve gazilere öncelik verin.

Listelerinizde şehit ve gazi kontenjanı olsun.

Hem onlara ne kadar sahip çıktığınızı göstermiş, hem Meclis'in bu acıları hiç ama hiç unutmamasını sağlamış olursunuz.

* * *

30 Ağustos "PKK terörü" nedeniyle iptal edildi!

Emperyalizmin oyuncağı olan teröre verilecek en iyi yanıt bu ülkenin emperyalizme teslim olmadığını anımsatmak değil miydi?

Kutlamaların iptali, en büyük örgüt propagandası olmadı mı?

Akif Kökçe

* * *

SİNCAN

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, 30 Ağustos Pazar günü, aldığı bir ihbar üzerine SincanAnadolu İmam Hatip Lisesi'ne giderek yerinde bir tespit yaptı. Resmi bayramlarda, okulların duvarına asılması gereken ATATÜRK posteri ve Türk bayrağının asılmadığını tespit etti. Direkteki bayrağın da yırtılmaya yüz tuttuğunu gördü. Durumu kamuoyuna duyurdu.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da geçenlerde İnegöl Milli Eğitim Müdürünün Atatürk'e karşı terbiyesizliğini komuoyuna duyurmuş, görevden alınmasını istemişti.

CHP, Yeni CHP olalı ne Atatürk, ne bayrak gibi konularla ilgileniyor. Atatürk'ün heykelleri yakıldı, parti oralı olmadı. Yeni vekillerin bu duyarlığı umarız devam eder...

* * *

Bu ne endişe!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba geçenlerde eski bir milletvekilinin cenaze törenindeydi. Bir ara dikkatini çekti. Kendisi gibi "Parti genel başkan yardımcısı" sıfatını taşıyan AKP'li milletvekilleri tören alanına adeta minik birer koruma ordusuyla gelmişlerdi. Kimi korumalar makam arabasının kapısını açıyor, kimileri vekilin çantasını vs. taşıyordu. CHP'li Başkan Yardımcılarının ise korumaları yoktu.

Dün bu konuda soru önergesi veren Veli Ağbaba dedi ki:

"Bırakın mevcut vekilleri, kimi eski vekillerin, hatta eş ve çocuklarının bile korumaları var. Koruma ciddi tehdit varsa verilir. Çok ciddi tehditler alan Mimarlar Odası Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan'a koruma tahsis edilmezken bir sürü kişiye koruma verilmesinin izahı nedir, merak ettim."




a45UyF587661-150901115524 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2015/09/01  12:00 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 

Politika yilanlar gibi akilli ol der;
ahlak ise yilanlar gibi akilli kumrular gibi zararsiz ol der.

Immanuel Kant

Peygamber ayakta su icilmesini yasakladi.

Ebu Davud 4/No:3717
***
Peygamber i sizin benim gibi ayakta su icerken gordum.

Ebu Davud 4/No:3718

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Yanlis Benzetme Safsatasi (Fallacy of False Analogy) :
A ve B arasina bir benzerlik kurulmasi, A nin ozelliklerinin B de de olmasi gerektigi seklindeki yanlis cikarim durumu.
Ornek 1:
Isci civi gibidir.
Civiyi cakmak icin basina vurmak gerekir.
Iscilere de aynisi yapilmali.
Ornek 2:
Yunanlilarla benzer yemekleri yiyoruz, benzer muzikten hoslaniyoruz.
Neden biz de onlar gibi Noel kutlamasi yapmayalim?
Guncel Ornek 1:
Bizim millet, ifrat ve tefrit arasinda bir turlu olcuyu bulamadigi icin, gitti canavar dedigimiz kollu makinelere colugunun cocugunun nafakasini yatirdi...
Cok evler yikildi, cok ocaklar sondu.
Ama kapattim demekten kolayi yok.
-Kapattim..
Iyi yaptin...
Egitimi idare edemeyenler de okullari kapatsin...
Irticaya mani olamayanlar da camileri kapatsin, vesselam.
(Rauf Tamer, 22.8.2000, Sabah)
Yazar, kumarhanelerin kapatilmasini, kumarhanelerin sorun olmasina uretilmis bir cozum olarak sunulmasini elestirmek icin sadece problemli olma yonuyle benzeyen olaylara dikkat cekecek sekilde cikarim yapiyor.
Guncel Ornek 2:
Sayin Bahceli dun Malazgirt teydi.
Hanceresini yirtarcasina bagiriyordu.
Malazgirt ruhunu biz koruyacagiz... Ah keske bu sozu yerine getirecek cesarete sahip olsaydi.
Kendisini biz de alkislardik.
Sultan Alparslan Malazgirt ovalarinda 30 bin kadar mucahitle 300 bini askin Bizans ordusunu hezimete ugratmisti.
Son yapilan genel secimlerde milletimiz solun karsisindaki partilere 550 milletvekili olan Mecliste tami tamamina 412 milletvekilligi vermisti.
Bu netice Sayin Bahceli ye Malazgirt ruhunu koruyacak yureklilige sahip oldugunu ispat etmek icin tarihi bir firsat idi.
Kendisi Basbakan olabilir Malazgirt ruhuna sahip bir koalisyon olusturabilirdi.
Ama bunu yapamadi ne yazik ki gitti Ecevit e muavin oldu.
(Suleyman Arif Emre, 28.8.2000, Milli Gazete)
Yazar, Meclisteki sag partileri Alparslan in ordusuna, sol partileri de dusmanlarina benzetiyor.
Ve bu benzetmesine dayanarak mecliste sol partinin baskanina basbakanligin verilmesi sebebiyle Malazgirt ruhunun kaybedildigi cikarimini yapiyor.
Guncel Ornek 3:
Istanbul da bazi ozel ambulans firmalari bu araclari zaman zaman hasta tasimak icin degil, bir yere acele yetismek isteyen kimseler icin taksi olarak kullaniyorlarmis.
Biz bir hasta hastaneye yetisecek diye sol seridi aceleyle bosaltirken mesela bir isadamini havaalanina yetistiriyorlarmis meger.
Alin iste bir saglik ve merhamet istismari.
Simdi yetkililer ne yapacaklar?
Din istismarini onlemek icin din ve vicdan hurriyetini kaldirdiklari gibi ambulanslarin istismarini onlemek icin tumuyle ambulans sistemini mi kaldiracaklar?
Sakin kaldirmazlar demeyin, bu kafa onu da yapar.
(M.Akif Aydin, 14.10.2000, Yeni Safak)
Yazar, ambulanslarin trafigi istismari ile, din istismarini benzeterek ambulanslarin kaldirilmasi gerektigi cikarimini yapiyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Küresel Para Akışı Raporu_Haftalık (30.08.2015)

Küresel Para Akışı Raporu_Haftalık (30.08.2015)

DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
ABD Merkez Bankası yetkililerinin "konuştuğu", Çinli yetkililerin ise "yaptığı" bir haftayı geride bırakarak yeni bir haftaya başladık. Dünya piyasaları karışık yönlü hareketlerine uygun bir yol bulma telaşı içindeler. Para ise her zamanki gibi masanın üzerinde durmamaya devam ediyor.

Yerli yatırımcıların yön arayışı içinde oldukları geçtiğimiz hafta acaba yabancı yatırımcılar neler yaptılar? Küresel para trafiği nasıl işledi? Yatırım kararlarınıza yardımcı olması için geçtiğimiz haftaki küresel para akışına ana hatlarıyla yeniden bakalım.

Hedge fonlar Alibaba'daki hisselerini satarak küçük rakibi JD.com'dan hisse almaya başladılar. Dev internet şirketlerinin küçük rakiplerine duyulan ilginin arttığı görülüyor. Küçük rakiplerin ortak özellikleri ise devlerin sahip olduğu noksanlıklardan uzak olmaları; hisse başına karlarının yüksek olması, büyüme potansiyellerinin tatmin edici olması, stratejik planlarının cazip olması gibi. George Soros da Alibaba hissesi satıp JD.com hissesi alanlardan.

***

Bu yılın en popüler yatırım araçlarının başında Alternative ya da Hedged Mutual Fonlar geliyor. Geçen yıl 228 milyar $ olan pazar şu an 294 milyar $ hacmine ulaşmış durumda. Sabit getirili ya da hisse senedi portföyüne sahip kurumsal yatırımcılara hedge fonların klasik özellikleri (her iki yönlü pozisyon, kaldıraç, esneklik vs.) sunularak yeni bir yatırım enstrümanı oluşturulmuş. İngiltere merkezli Aberdeen Asset Management 500 milyon $ tutarında bir Alternative fonu başlattığını duyurdu. Avrupa'da yatırım yapacak fon, sabit getirili ve hisse senedi portföylerinin değer kayıplarından korunmak isteyenler için yeni bir liman. Bu fonlar hisse senedi kayıplarına karşı koruyucu olabilecek özellikler sunuyor. Yani bazı yatırımcılar artık düşüşleri pek önemsemiyor.

***

Legal (litigation) financing pazarı gelişmiş finansal piyasalarda hızla büyüyor. Model basitçe şöyle işliyor. Davalık olan bir şirketin tüm dava giderleri (doğmuş ve doğacak) üçüncü bir şirket tarafından karşılanıyor. Bunun içinde şirketin davayı kaybettiğinde ödeyeceği cezalar da var. Buna karşılık eğer davayı kazanırsa giderleri sağlayan şirket aslan payını alarak masadan kalkıyor. Finansal mühendislerin son icadı denilen bu model özellikle zordaki ya da iflas etme eşiğindeki şirketler için cazip bir model oluşturuyor. Yatırımcıların yatırım kararı verirken artık bu hususu da göz önünde tutmaları gerekiyor. Yani bir petrol şirketinin çevre kirliliği nedeniyle kaybedeceği planlanan davanın şirketin gelecekteki karlılığını düşüreceği şeklindeki bir yatırım kararı hatalı olabilir; eğer bu gideri finanse eden üçüncü bir şirket varsa. Şeffaflık eksikliği şu an sektörün en önemli sorunu.

***

Kaldıraçlı kredilere yatırım yapan fonlardan geçen hafta ABD'de 796 milyon $ çekildi. Çıkış miktarı önceki hafta 754 milyon $'dı. Şirket satın alımlarında kullanılan kaldıraçlı kredilerdeki çıkış bu şirketlerin karlılıklarında düşme endişesinden kaynaklanmış olabilir. Finans kuruluşlarının bu tür kredileri vermeye daha az istekli oldukları son dönemlerde hissedilen bir durum. Mezzanine finansın popülaritesinin düştüğü söylenebilir. Şirket satın alımı için kolay kredi bulmak pek kolay değil artık.

***

Hindistan'da hisse senedi piyasasından çıkan miktar 2008'den bu yana en yüksek seviyesi olan 2.5 milyar $'a ulaştı. Çin'le 42 milyar $ ticaret açığı olan ülkede Merkez Bankasının Eylül ayında faizleri düşüreceği beklentisi güçlenince Swap traderları pozisyonlarını arttırmaya başladılar. Forex yatırımcılarının Hindistan rupisine dikkat etmeleri gerekiyor.

***

ABD petrol stokları hızla son beş yıllık ortalamalarına yaklaşırken Hedge fonlar petrol kontratlarında uzun pozisyonlarını arttırmaya başladılar. Önümüzdeki birkaç ay içinde talepde güçlü bir artış beklenmemesi petrol fiyatlarındaki artışın önündeki en büyük engel. Yine de Hedge fonlar artıştan eminler.

***

320 milyar $ fon yöneten İsveç merkezli Nordea Asset Man. sürdürülebilir yatırımlara yönelik yeni bir fon kurdu. Areva, BAE Systems ve Boeing yatırımlarını çevresel faktörler nedeniyle geçen yıl durduran fonun şu anki hedefinde palmiye yağı üretimi bulunuyor. Sürdürülebilir yatırımlar giderek değerini arttırıyor.

***

Japonya'da geçtiğimiz haftanın en popüler ETF'si, hisse senedi piyasalarında yükselişe oynayan The Next Funda Nikkei 225 Leveraged Index fonu. 8.3 milyar $ ile üst limite ulaşan fon şu an için girişleri durdurmuş durumda. Index future'lara yatırım yapan fon indeksin iki katı getiri hedefliyor. Japonlar hisse senedi piyasasının yükselişinden emin gibiler.

***

Dünyanın en büyük üç pirinç ve kahve üreticinden olan OLAM, %20 hissesini Mitsubishi Corp'a satıyor. Nedeni oldukça basit. Artan dünya nüfüsu gıda üretimini giderek daha değerli kılıyor ve dolayısıyla gıda üreticilerini de.

***

Önümüzdeki 30 yıl içinde dünyanın en önemli sorunu su. Sektörün en önemli sosyal kuruluşu The Nature Conservancy su fonlarına yatırımı öneriyor. Şu an dünyada 20 su fonu var ve toplam yatırım miktarı 300 milyon $ seviyelerinde. Pazarın önümüzdeki yıllarda yüksek hızla büyümesi bekleniyor.

***

ABD'li TIAA-CREF adlı fon İsveç'in en büyük emeklilik fonu ile 4.6 milyar $'lık bir şirket kuruyor. Para Avrupa'daki iş yerlerine ve ofislere yatırılacak. Ana lokasyonlar İngiltere, Fransa ve Almanya. Türkiye henüz listede yer almasa da mega şehirlerdeki ofislerin fiyatlarında artış beklemek hata olmayacaktır.

***

Ülkelerin kendilerini korumak için kur savaşlarına yeniden başladığı bir haftayı geride bıraktık. Ama yapılan hamlelerin bir süre sonra geri tepeceğini de unutmamak gerekiyor herhalde. Mark Twain'in bir zamanlar dediği gibi: "Amerika'da kurtların, Avusturalya'da tavşanların ve Hindistan'da yılanların sayısını arttırmanın en iyi yolu kafataslarına ödül koymaktır. O zaman tüm vatanseverler bunları yetiştirmeye başlar."

İyi bir hafta dileklerimizle,

YASAL UYARI

BURADA YER ALAN YATIRIM BILGI, YORUM VE TAVSIYELER YATIRIM DANISMANLIGI KAPSAMINDA DEGILDIR. YATIRIM DANISMANLIGI HIZMETI; ARACI KURUMLAR, PORTFOY YONETIM SIRKETLERI, MEVDUAT KABUL ETMEYEN BANKALAR ILE MUSTERI ARASINDA IMZALANACAK YATIRIM DANISMANLIGI SOZLESMESI CERCEVESINDE SUNULMAKTADIR. BURADA YER ALAN YORUM VE TAVSIYELER, YORUM VE TAVSIYEDE BULUNANLARIN KISISEL GORUSLERINE DAYANMAKTADIR. BU GORUSLER MALI DURUMUNUZ ILE RISK VE GETIRI TERCIHLERINIZE UYGUN OLMAYABILIR. BU NEDENLE, SADECE BURADA YER ALAN BILGILERE DAYANILARAK YATIRIM KARARI VERILMESI BEKLENTILERINIZE UYGUN SONUCLAR DOGURMAYABILIR.


a45UyF587661-150901100511 Mehmet Yazici mehmet_yazici@runbox.com
2015/09/01  10:00 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 

Dunyada degismeyen tek sey degisimin kendisidir.

Cinlerden, insanlardan ve kuslardan ordulari, Suleyman in huzurunda bir araya getirildi. Onlar, duzenli bir bicimde sevk ediliyorlardi.
Nihayet karinca vadisine geldikleri vakit bir karinca, Ey karincalar! Yuvalariniza girin, Suleyman ve ordusu farkina varmadan sizi ezmesinler dedi.
Suleyman, onun bu sozune tebessum ile gulerek dedi ki:
Ey Rabbim!
Beni; bana ve ana babama verdigin nimetlere sukretmeye ve razi olacagin salih ameller islemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarinin arasina kat!

NEML /17-19)

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Devede Kulak Safsatasi (Fallacy of the Beard) :
Bir iddianin kabulunu saglamak icin iddiaya uymayan ayrintilarin hic bir farklilik yaratmayacagini ve en kucuk bir onem tasimadigini iddia etmekten olusan hatali cikarim
Ornek 1:
Sigara icilmesi, Ankara da hava kirliligine etki edecek degil ya..
Guncel Ornek 1:
Anayasa bir kez cignenmekle bir sey olmaz.
- Turgut Ozal Turgut Ozal anayasanin bir kere ihlal edilmesinin onemsiz oldugunu ve onemli problemler yaratmayacagi cikarimini yapiyor.
Guncel Ornek 2:
Yurumekle yollar asinmaz.
- Suleyman Demirel Suleyman Demirel yurumenin yollarin asinmasina etkisinin onemsiz oldugunu one surerek yurumekle bir seyin degismeyecegi cikarimini yapiyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Güleriz ağlanacak halimize.....






--

Tum savaslar ic savastir, cunku tum insanlar kardestir.

F. Fenelon

Dunya baligin uzerindedir.
Balik basini sallayinca dunyada depremler olur.

Ibni Kesir, 2/29; 50/1

SMS cilesi

24 Temmuz

Gecen sene bir basvuru icin belediyeye gitmistim. Orada bir form doldurup telefon numarami yazmami istemislerdi. O gunden sonra surekli SMS gelmeye basladi; Belediye Baskanimiz Feridun Duzagac cevrecilerle bulustu , Belediye Baskanimiz Feridun Duzagac yarin esnaf ziyaretinde bulunacak gibi... (Burada belediye baskaninin ismini vermek istemedigim icin Feridun Duzagac i ornek olarak verdim. Kendisinden ozur diliyorum ama bir isim sallamak zorundaydim.) Baskan esnaf ziyareti yapacaksa bundan bana ne diye dusundum. Esnaf miydim? Bu ziyarette bana dusen bir gorev mi vardi? Cevreci oldugum da soylenemezdi.

Sonunda dayanamayip belediyeyi aradim, Seffaf belediyecilik anlayisimiz geregi, beyefendi dedi. Bana beyefendi demesi cok hosuma gitmis, gururum oksanmisti. Ilk defa birisi bana boyle hitap ediyordu. Birader, mudur, haci, kardo, panpa gibi hitaplara aliskindim ama buna hazirlikli degildim. Bir an panikleyip telefonu kapattim.

ESNAF NE COK ZIYARET EDILIYOR

SMS ler gelmeye devam ediyordu. Bu kez belediyenin bagli oldugu partiyi aradim. Gorevli telefon numarami sordu. Numaram sudur dedim. Numarayi soylemeyecek misiniz? dedi. Soyledim. Sorunla ilgileneceklerini belirtti.

Aradan bir hafta gecti. Belediye SMS leri tum hiziyla gelmeye devam ediyordu. Feridun Duzagac kah kendinden gecmis bir halde esnaflari dolasiyor, kah odalar birligini kabul ediyor, kah bir hali saha acilisinda penalti kullaniyordu. Tek bir fark vardi; bu kez belediye SMS lerine partinin SMS leri de eklenmisti. X Parti Ilce Baskanimiz yarin esnaf ziyaretinde bulunacak seklinde mesajlar gelmeye basladi telefonuma. Esnaflarin ne cok ziyaret edildiklerini fark ettim. Gorunen o ki X parti sorunla gercekten ilgilenmisti ama en cok ilgilerini ceken benim cep numaram olmustu.

Iyiden iyiye uyuz olmustum. X parti ilce baskani sanki kiz arkadasimmis gibi devamli rapor veriyordu. Kimsesizler yurdu ziyaretindeyim, market acilisindayim, cevrecilerle pisti oynuyoruz, babana soyle ben onunla artik konusmuyorum gibi mesajlar geliyordu. O sonuncusu annemden gelmis aslinda, bizimkiler bosandiktan sonra fark ettim.

Bu is karakolda biter deyip polisi aradim. Telefonum bir belediye ve surekli bir yerlere ziyaretler duzenleyen bir parti tarafindan taciz ediliyor dedim. Numarami sordu. Bu kez tecrubeliydim, numarami bir kuruma daha kaptirmayacaktim. Yo dostum yo, bu tuzaga dusmem, numarami vermiyorum dedim. Telefon numaranizi bilmeden telefon numaraniza gelecek mesajlari nasil engelleyebiliriz ki? dedi. Bir sure dusundukten sonra Evet bu gercekten ciddi bir sorun dedim.

Uzun bir sessizlik oldu. Iki taraftan biri taviz vermeden bu is cozulmeyecekti. Telefon numaramin birinci ve altinci hanesini soyleyebilirim dedim. Bu hicbir sekilde isimize yaramaz diye cevap verdi. Ama boyle olmaz ki biraz da siz adim atin komserim dedim. Aslinda siradan bir memurdu ama komserim diyerek onu onore edersem isimi halleder diye dusunmustum. Maalesef tam tersine, polis memuru sinirlendi Kardesim oyalama bizi, soyleyeceksen soyle su numarayi dedi. O an gozumun onune polislere yeni dagitilan son model coplar geldi ve numarayi soyleyiverdim.

SEN DE MI TUGCE? SEN DE MI!

Takip eden haftada tahmin ettigim uzere emniyetten de SMS ler gelmeye basladi. Bulgar numaralarindan arayip sizinle evlenmek istedigini soyleyerek kontor isteyenlere itibar etmeyiniz gibi bir seyler yaziyordu birinde. Son derece otekilestirici, irkci bir soylemdi bu ama bosver dedim. Pesinden hemen her Allah in gunu Sunlara itibar etmeyiniz, bunlara itibar etmeyiniz, sunlar dolandirici, bunlar yankesici mesajlari gelmeye basladi. Bir sure sonra arayan kimseye guvenemez oldum. Anama babama itibarim kalmadi. Kontor isteyen yakin arkadasimi polise ihbar ettim. Ailesi Bulgar gocmeniydi. Zaten hicbir zaman tam anlamiyla guvenmemistim ona.

Artik sinirden aglayacak hale gelmistim. Mesaj kutum kurum SMS leriyle dolup tasiyordu. Sinirlerim bozulmustu ve yapacak hicbir seyim kalmamisti. Dayanamayip eski kiz arkadasim Tugce nin yanina gittim ve omzunda agladim. Tugce her zaman yanimda olacagini, butun bunlarin gececegini, sakin olmami soyleyerek beni teselli etti.

Ertesi gun cep telefonuma XYZ magazalarinda yuzde 50 lere varan indirim seni bekliyor! seklinde bir mesaj dustu.

Tugce XYZ de calisiyordu...

http://beyinsizadam.net/
lukasaluka@gmail.com


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Atıf Mutul : 17-25 ARALIK

Atıf Mutul : 17-25 ARALIK

atfmutlu@yahoo.com

Geçen gün Beşiktaş çarşında pasta almak için bir fırına uğradım. Meşhur "7-8 Hasan Paşa Fırını". Hayat hikayesi hep ilgimi çekmiştir. Özellikle de 17-25 aralık 2013' den sonra.

Osmanlı ordusunda erlikten paşalığa kadar yükselen nadir insanlardan birisi olan 7-8 Hasan Paşa 1831 yılında Çorum'un Kuşsaray köyünde doğmuştur. Askerlik yaparken gösterdiği başarılar sebebiyle kısa sürede üstlerinin dikkatini çekmiş ve her askerin hayalindeki muhafız alayına girmeyi başarmıştır.

Abdulaziz döneminde Ağa payesiyle Beşiktaş Karakol Komutanlığına atanmıştır. İçki içenlerle Ramazanda oruç tutmayanları dövdüğü rivayet edilir.

Bu lakabı almasının en kuvvetli sebebi olarak, okuma yazması olmadığından, imzasını Arapça aralarında tire olan 7 (٨) ve 8 (V) rakamlarıyla (٧-٨) atması olduğu ileri sürülür.

Hayatını okurken O'na bugünü anlatmak için dedim ki:

7-8 Hasan paşam:

Senin ölümünden 57 yıl sonra bu memlekette bir "er"(!) daha doğdu.

O da senin gibi yoksul bir ailenin çocuğuydu.

Senin medrese eğitimi aldığın şüpheli ya bunun da Üniversiteyi bitirdiği rivayet ediliyor ama ne diplomasında yazılan isimle bir okul ne de o üniversiteden arkadaşı var.

Senin kaderini bileğinin gücü, bunu kaderini ise en iyi kazancın din ticaretinde olduğunu fark etmesi değiştirdi,

Sen vatanına düşkünmüşsün, bu ise saltanata.

Senin kıblen Tanrı imiş bununki ise dolar ve avro.

Sen başarılarınla paşalığa, bu ise hırsızlığıyla sivil mareşalliğe yükseldi.

Sen yalnız içki içenlerle oruç tutmayanlara karşıymışsın, bu kendisine karşı olan herkese düşman.

Sen, seni yaratan Tanrı'ya inanıyormuşsun, bu ise kendi yarattığı tanrıya.

Sen evraklara 7-8 imzası atıyormuşsun, bu ise koskoca Türkiye Cumhuriyetine "17-25 aralık" imzası attı.

Ya paşam, bu yaman çelişkiye rağmen şimdi de Osmanlı özlemiyle yanıp tutuşuyorlar.

Hatırları kırılmasın diye müsaade edersen ben de senin lakabının benzerini kullanacağım.

Haramzadelerin başının lakabını "17-25 Aralık" diye ben koydum, diğer haramilere de millet koysun

Saygılarımla.

Atıf MUTLU-ÇORLU-29 Ağustos 2015.


a45UyF587661-150901095233 Oraj Poyraz cimcime@neomailbox.net
2015/09/01  10:00 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 

Ne kadar cok kisi benle ayni fikirdeyse, o kadar cok yanildigimi dusunurum.

Oscar Wilde

Resulullah sav buyurdular ki:
Sayet ben bir insanin baska bir insana secde etmesini emredecek olsaydim, kadina, kocasina secde etmesini emrederdim.

Tirmizi, Rada 10, 1159

Bozcaada Yolunda Volvo V40 Testi

24 Temmuz 2013

Gectigimiz hafta Volvo nun yeni uretimi V40 serisi icin #osensin kampanyasi dahilinde arabayi test etmek icin Bozcaada ya gidecektik. Arabayi henuz gormeden begenmistim. Sonucta bu bir arabaydi ve her halukarda belediye otobuslerinden iyiydi.

Yola cikis Hollywood filmlerini aratmayacak bir tempodaydi. Alti ustu Bozcaada ya gidecektik ama hazirliklar bir rehine kurtarma operasyonunu aratmiyordu. Yol haritalari, kameralarin kurulmasi, takip araci, kahve termosu, yol gozlugu, arac kiti... Kampanyayi yuruten Havas Engage Istanbul hicbir ayrintiyi atlamamisti. Takip araciyla her daim irtibat halinde olmamizi saglayan bir telsiz bile verdiler. Iste o an kuskulanip Yasa disi bir seyin icinde degiliz, oyle degil mi? diye sordum gozlerimi kisarak.

V40 i ilk gordugumde tepkim Belediye otobusune gore oldukca kucuk oldu. Yillardir belediye otobusunde seyahat edince insan butun kiyaslamalari ona gore yapiyor. Sofor mahalline oturdugumda aliskanliktan olsa gerek yasli bir teyzenin gelip yer isteyecegi tedirginligini yasadigimi itiraf etmeliyim. Cok sukur boyle bir sey yasanmadi.

Dolmabahce den Bozcaada ya dogru hareket ettik. Ilk olarak hiz kadranini fotografladim. Bunu 127 km hizla giderken yapmak cok kolay degil. Kimseye tavsiye etmiyorum. Yanimdan belediye otobusleri geciyordu. Orada tikis tikis seyahat edenleri gorunce agladim. Ama onlar guluyordu. Iki gun sonra tekrardan aramiza doneceksin bakislariyla beni suzduler. Yaptiklari hos degildi.

Yolda V40 in Adaptive Cruise Control sistemini test ettim. Ondeki araca gore hizi ayarlayan bir sistem bu. Yokus yukari ya da asagi fark etmiyor, ondeki aracla aranizda sizin belirlediginiz mesafeyi koruyacak sekilde ilerliyor araba. Gaza ya da frene kendi basiyor. Buyuk kolaylik seklinde degerlendirilebilir ama sofor karizmasi dedigimiz olgu yara aliyor. Yaa cruise control olduktan sonra ben de surerim seklinde insani yaralayan ifadelere maruz kaliyorsunuz.

Bir de dalginlikla seridinizi asarsaniz direksiyon titriyor ve sizi gerisin geri seridinize donduruyor. Bunu da 2013 yilina geldigimiz bugunlerde bir insan haklari ihlali ve kisi iradesine saygisizlik olarak degerlendirdim. Trafigin emniyeti acisindan dogru olabilir fakat ozgur irade yerlerde. 1789 Fransiz Ihtilalinin kazanimlarini birer birer kaybettigimiz hissine kapildigimi soylemeliyim. Elbette bu ozelligi kapatabildiginizi veya sinyal verdiginiz zaman devre disi kaldigini belirtmek lazim.

Sorunsuz bir sekilde yola devam ediyorduk. Canakkele ye dogru cesitli ilcelerin ve kasabalarin icinden gectik. Burada etraftaki tabelalara bakinca bir gercegi fark ettim. Istanbul dan uzaklastikca dukkan isimlerinde bir ozensizlik, bir vurdumduymazlik goze carpiyor. Mistik Bufe, Ejder Pansiyon, Cogumlu Solaryum bunlardan sadece birkaci. Ozellikle Ejder Pansiyon da durup hangi kafayla boyle bir ismi sectiklerini ve neden hala batmadiklarini sorasim geldi. Fakat yolumuz uzundu.

Gelibolu da arabali vapura binip karsiya gectik. Oradan Bozcaada ya bizi goturecek vapura binmek uzere Geyikli ye dogru yola ciktik. Yol uzerinde mola yerimiz Manzara Restaurant ti. Adindan da anlasilacagi gibi muhtesem bir manzarasi vardi. Ama inanir misiniz bir kere bile donup bakmadim, cunku yemek daha onemliydi. Manzara her yerde vardi.

Yolda, kirmizi i$iklarda, benzincilerde, vapurda hep ilgi odagiydik. Unlu biri oldugum icin ilgiden $ikilmamayi ogrenmeliydim. Fakat sorular genelde kac beygir, fiyati ne kadar minvalinde olunca hayal kirikligina ugradim. Daha yeni piyasaya cikmis bir arabanin benden cok ilgi gormesi uzucuydu. Arabayi suren ben oldugum icin bana da hayranlikla bakiyorlardi. Ayagimizi yerden kesiyo iste turunde cevaplarla tevazumu ve efendiligimi gosterince bana bir kez daha hayran kaldilar.

BOZCAADA

Bozcaada ya vardigimizda aksam olmustu. Hemen otele yerlesip bizi bekleyen yemek masasina kavusmak icin Cabali Balikcisina gittik. Harika bir ortamda, adaya ozgu yemeklerle birlikte leziz bir balik ziyafeti cektik. Yemek yerken baliklarin nasil olup da bin yillardir ayni ucuz numarayi yiyip oltaya geldiklerini sorguladim. Bu konuda kendilerini birazcik olsun gelistirseler su an masada kizarmis halde olmazlardi.

Ertesi gun guzel bir kahvaltinin ardindan kisa bir Bozcaada turuyla adadaki uzum baglarini, plajlari ve yel degirmenlerini gorme sansimiz oldu. Uzum baglari neyse de o yel degirmenleri bana cok ise yariyormus gibi gelmedi. Sanki Biz de ulke ekonomisine katkida bulunuyoruz, bos durmuyoruz dercesine yapilmislardi. Cok uzerlerine gitmedim.

Sonunda kisa sure kaldigimiz ve bir daha gelme istegi uyandiran bu adadan gitme vaktimiz geldi. Esyalarimi toplarken otelin duvarlarina son kez baktim. Zorla duygusallasmaya calistim ama beceremedim.

Donus yolu gidise nazaran biraz daha agir tempoda gecti. Saatlerce araba kullanmis olmaktan mutevellit kendimi tir soforlerinde gorulen birtakim tuhaf hareketleri yaparken buldum. Arabadan inip bacaklari ayirarak hafif kambur yurumek, ileride cevirme var selektorleri yapmak, arabesk dinlemek bunlardan birkaciydi.

Takip aracinda bize eslik eden Volvo yetkilisi Serdar dan telsiz vasitasiyla V40 in bir ozelligini daha ogrendim. Dunyada ilk defa kaputta hava yastigi teknolojisi de V40 ta kullanilmis. Allah gostermesin bir yayaya carpma durumunda kaputtaki hava yastigi devreye girip yayanin kazayi en az zararla atlatmasini sagliyormus. Serdar a Iste simdi gonul rahatligiyla birkac yayaya carpabilirim, tamam dedim. Bunu yapmamak daha uygun olur, tamam dedi. Bu bir test surusu ve bunu denemek icin can atiyorum, tamam diye usteledim. Ic cekti ve Lutfen saga ceker misin, tamam dedi. Saga cektim, bana kendince hakli sebeplerle bunu test etmememizin herkesin hayrina olacagi konusunda kafa sisiren bir nutuk atti. Gonulsuzce kabul ettim.

Gerek kaputta hava yastigi teknolojisi gerekse aractaki sensorlerin iki kollu ve iki bacakli bir siluet algiladiginda devreye giren alarm ve otomatik fren sistemi yillar boyu severek yaptigimiz bir gelenegin tarihe karismasi anlamina geliyordu: Arkadasin uzerine araba surmek. Bir gelenegin daha yok olusunu gozyaslari icinde fark ettim.

Sonuc olarak:

Rampayi 6. Viteste 165 km hizla cikma keyfini yasadim.

Havas Engage Istanbul en ufak ayrintiya kadar bizimle ilgilendi. Son baktigimda takip aracinda Yusuf bana corap oruyordu.

Belediye otobuslerine bir daha binmek istemiyorum.

V40 in iki gunde test edilemeyegini ogrendim. En az 5 yil kullanmak gerekiyor.

Istanbul a yaklastigimizda arabayi biraz daha kullanmak icin Nisantasi ndaki partiye Kars uzerinden gitmeyi teklif ettim. Bunun biraz zaman alacagi ve daha kestirmeden gidersek vaktinde yetisecegimiz soylendi.

V40 tan ayrilirken son kez donup baktim. Bir daha benim gibi sofor bulamayacaksin, biliyorsun degil mi? dedim. Sarildik.

http://beyinsizadam.net/turkiyede-bilim-neden-ilerlemiyor/
lukasaluka@gmail.com


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







31 Ağustos 2015 Pazartesi

Bir kap su, bir kap yemek!.....

-----BEGIN PGP PUBLIC KEY BLOCK-----
Version: GnuPG v1.4.12 (MingW32)

mQENBFJVPgkBCADHCogZOaa0sSeGm/heZDg3BJJVqMIbuH8wKLwzj13yjNiUzUzd
F7Qs2rXmHVlnmlNYhRK6+TxpwGJd+h+kLGvaAynkqpimiSeQXJgEQ65jfnzxpfeH
Nt2zlge74/PZEIabfjJsh88JOJo+y17yQQe/StUf1b4ImrUv3029KWyvJ6xWIzKj
dYcFCgO2+rsZkuiGSURHlZrUBB4irBY+wwj2N7ppuTSyG3beGG1Ono5LjT3acJci
WJM8EFbxHwii5WV6f1SiWbR459qUMqH4H2fMgr+5LPfFzY1mN8ozg8divy7AVEZM
SAh+mRRw2vtwWPXKLEUWUmaJjS40KY0dmztBABEBAAG0KVQuQy4gT3JhaiBQT1lS
QVogPGNpbWNpbWVAbmVvbWFpbGJveC5uZXQ+iQE+BBMBAgAoBQJSVT4JAhsjBQkJ
ZgGABgsJCAcDAgYVCAIJCgsEFgIDAQIeAQIXgAAKCRDa/SIDPzu9IaWUCACiWPRb
GfyAEqVLN2wHoJH2sHjGl7gwMMPJP03PkemDM4Gh4ooVinzTN12qMAvXwUErk/zj
VGfqQPRwRV41Tg7eDVGuNcc2g4knlA+/4zec9i7y2f7+n/r0CLEEt/u2alYfbllj
q6BREpvwNEwndb4jXqI0d7cQ1NeaXR+VzuAX6dUpunbHI10SGglg+GaGa7pSlfdY
vPqI3k3eBO+EsuJ8dDqa844iEsqUQwGDT9oRSpUnDyjTuOeUbHo7W+AuqyZWE3vu
r2HEMI3+tow7AdO77HB6sAJfGcoDPt0qPkVvDRcetD/bsQwM8FNF3WyZqFCkhgY7
mLnVFHl+np5B8VMTuQENBFJVPgkBCAD2s6wu7zhBmGTvUJ+ekvUmVrAxSFhonrJl
YehdGt4fYdZUrOLQl1JhynbvR6rRA/58SGXqsfoecWskCZrGETBaJi8UAbaWJ34d
AGe4Is1auV5iKZJ9qx6lLOiF11KXQCnZnu4mJWDQ5LpU7vHFsoRsyW5JjWbOwGTO
RjmIyjb5O9aZFloa2vJOVE3rgiG/ONeeTFRsy8VY5MmEvYERye3cGyG+KQicVI3E
tu6NnMaS+s/sKWKsM6W7SoPKj+AViMKAe2qkh9H23oOwQ5Oj2cfZd2NqjAA/B6t4
gTMhJ82u0yuJ20eMgAECezifCw7CqPXROAGHjVk12lFhR7/FfSjHABEBAAGJASUE
GAECAA8FAlJVPgkCGwwFCQlmAYAACgkQ2v0iAz87vSG0Rwf+LiWOr6RPOpyxx9le
9U7ZyX3V1e0OutJfyPwLWuo4PYV26udAvis+92r6jdTP/PonQvzVOVKsZ8syWip6
Q76axkosJQnWV6+UOZu/+K2K7DnIO8k0xzOCEeZXn9oXGTsQvurt/qeD4qLIMH20
510G7rC38W4CHdwshGLI+mbj7A0341E82e+b6UMJTn0PxcUfypSrjTxSLOJqSeyi
L3ZlRm4mYZvtgxGjtzh2+SqV30N8SEDJtGu8mwJnZlrbsI97UZrCDh4SS3rxFQu3
DeaXhqzgoC5wehqhSHBv5Ad7EAt4mLpaI+A9ggp6qykaluY/0k4mSFlunJDPi3Z2
ROjy5Q==
=sqcm
-----END PGP PUBLIC KEY BLOCK-----