29 Mart 2012 Perşembe

Fwd: GÜLER MİSİN, AĞLAR MISIN? FIKRA DEĞİL GERÇEK...

İşte AKP'li milletvekili yaptığı işe bu kadar hakim.
Yarın ülke bölününce, içsavaş çıkınca da aynı şeyi yapacaklar.
Ben bilmiyordum, ben duymamıştım, haberim yoktu vb. vb.

-------- Original Message --------
Date: Thu, 29 Mar 2012 14:05:21 +0300
From: ahmet kalkan <kalkanoz@windowslive.com>


Buyuk bir ilimizde Yeni Turk Ticaret Kanunu nu anlattigimda, ozellikle hapis cezalarina ve dunyada ornegi olmayan bazi uygulamalara, salondakilerden buyuk tepki geldi.
O sirada en onde oturan ve devamli not alan biri ayaga kalkti;
-Sayin Hocam, bu anlattiklarinizin hepsini not aldim. Ben Meclis Sanayi ve Ticaret Komisyonu uyesiyim. Siz ve hemserilerim rahat olun. Komisyona gelince hepsine mudahale edip duzelttirecegim.
Tebessum ederek yanit verdim;
-Sayin milletvekilim, bu anlattiklarim uyesi oldugunuz komisyondan coktan gecti. Hatta Meclis te de kabul edilip yasalasti...
Ardindan devam ettim;
-YaklasIk bir yil oluyor!..


Sukru KIZILOT un 25 Mart 2012 tarihli HURRIYET Gazetesi ndeki yazisindan...



POLITIK - Faydasız insanlar, işte bunlar:

Neymiş efendim desteksiz atmak, yalnızca bizim cehaletimizi sergilemeye yararmış.
(AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar'ın ateist gençten kimseye fayda gelmeyeceğini savundu ) http://www.haberturk.com/polemik/haber/728730-ateistten-fayda-gelmez-
Ayrıca bütün soruların en önemlisi geliyor şimdi;
(Kendisini "Müslüman, dindar bir sivil toplum örgütü ve bir iyilik hareketi" olarak nitelendiren Gülen Cemaati, neden polis teşkilatı ve ordu içinde örgütlenme ihtiyacı duymuştur?)
Neden?  Sizce neden?
Faydasız insanlar, işte bunlar:

IIsaac Asimov (1920-1992): Yazar ve biyokimyacı.

Peter Atkins (1940-):Oxford'ta kimya profesörü.

Julius Axelrod (1912-2004): Nobel Ödülü sahibi biyokimyacı.

Patrick Blackett (1897-1974): Nobel Ödülü sahibi fizikçi.

Subrahmanyan Chandrasekhar (1910-1995): Nobel Ödülü sahibi astrofizikçi.

Noam Chomsky (1928-): Dilbilimci.

Francis Crick (1916-2004): DNA moleküllerini bulan kişi. Nobel Ödülü sahibi moleküler biyolog ve fizikçi.

Marie Curie (1867-1934): İki Nobel Ödülü sahibi kimyager.

Richard Dawkins (1941-): Zoolog, biyolog, Oxford'ta profesör.

Thomas Alva Edison (1847-1931): Mucit.

Albert Einstein (1879-1955): Nobel Ödülü sahibi fizikçi.

Richard Feynman (1918-1988): 1965 Nobel Ödülü sahibi fizikçi.

Sigmund Freud (1856-1939): Psikanalizin kurucusu, psikolog.

Erich Fromm (1900-1980): Sosyal psikoloji uzmanı, filozof.

Vitaly Ginzburg (1916- 2009): 2003 Nobel Ödülü sahibi fizikçi.

Stephen Hawking: (1942-) Fizikçi ve evren bilimci.

Sir Julian Huxley (1887-1975): Evrimci biyolog.

Steve Jones (1944-): Genetik profesörü.

Harold Kroto (1939-): 1996 Nobel Ödülü sahibi kimyacı.

Alfred Kinsey (1894-1956): Biyolog, zooloji profesörü.

Richard Leakey (1944-): Paleontolog, arkeolog ve çevreci.

John Leslie (1766-1832): Matematikçi ve fizikçi.

John Maynard Smith (1920-2004): Evrim biyoloğu ve genetikçi.

Ernst Mayr (1904-2005): Taxonomist, kâşif, bilim tarihçisi, doğacı.

Peter Medawar (1915-1987): Nobel Ödülü sahibi psikolog.

Jeff Medkeff (1968-2008): Astronomi bilgini.

Peter D. Mitchell (1920-1992): 1978 Nobel Ödülü sahibi biyokimyacı.

Jacques Monod (1910-1976): 1965 Nobel Ödülü sahibi biyolog.

Fritz Müller (1821-1897): Evrim teorisyenlerinden, biyolog.

Hermann Joseph Muller (1890-1967): 1946 Nobel Ödülü sahibi genetikçi.

Linus Pauling (1901-1994): 1954'te kimya, 1962'de barış olmak üzere iki kez Nobel kazanan kimyacı.

Ivan Pavlov (1849-1936): Nobel Ödülü sahibi fizyolog, psikolog ve hekim.

Richard J. Roberts (1943-): 1993 Nobel Ödülü sahibi biyokimyacı.

Carl Sagan (1934-1996): Astronomi bilgini.

Amartya Kumar Sen (1933-): 1998 Nobel Ödülü sahibi ekonomist.

Michael Smith (1932-2000): 1993 Nobel Ödülü sahibi biyokimyacı.

Richard Stallman (1953-): Aktivist, hacker, yazılım uzmanı.

Raymond Tallis (1946-): Filozof.

Gherman Titov (1935-2000): Dünya yörüngesine çıkan ikinci insan…

Linus Torvalds (1969-): Yazılım mühendisi. Linux işletim sisteminin çekirdeğini yazan kişi.

Alan Turing (1912-1954): Matematikçi. Modern bilgisayar biliminin kurucusu…

James D. Watson (1928-): DNA yapısı hakkında yaptığı çalışmalarla 1962 Nobel Ödülü'nün sahibi.

Steven Weinberg (1933-): 1979 Nobel Ödülü sahibi fizikçi.

David Sloan Wilson (1949-): Evrim biyoloğu.

Steve Wozniak (1950-): Bilgisayar mühendisi. Apple Computer'ın iki kurucusundan biri.

***

Bunlar, insanlığa büyük katkıda bulunan bilim insanlarından bazıları…

Marlon Brando, Jodie Foster, Angelina Jolie, Bruce Lee, Jack Nicholson gibi dünyaca ünlü film yıldızlarını, Bill Gates gibi binlerce dâhiyi, Ernest Hemingway gibi bir o kadar yazarı da ekleyin bu listeye…

Ortak özellikleri ne biliyor musunuz?

Ateist olmaları…

Hayır hayır… Ateizmin reklamını yapmak falan değil amacım!

AKP Milletvekili Özcan Ulupınar, memleketinde bir camiyi açarken yaptığı konuşmada, sözü Meclis'teki '4+4+4' teklifine ve "dindar gençlik ideali"ne getirmiş, "Ateistten kimseye fayda gelmez" demiş de…

Kırdığı potu görsün istedim!

Üstelik bu listeyi, bu sütunlara sığdırabilmek için "insanlığa yararlı işler yapmış" milyonlarca kişiyi dışarıda bırakmak zorunda kaldım!

Evet; bunca ateist, hayatlarında bir kez bile cami ya da kilise açmadı!

Ne kadar "Faydasızlar" değil mi?

***

Siz insanları, insanlığa yaptıkları katkılarla değil de dilleriyle, dinleriyle, ırklarıyla, cinsiyetleriyle değerlendirirseniz, gözünüz kararır ve işte böyle büyük potlar kırarsınız…

Bu yazı Özcan Ulupınar'a "hediyem" olsun...

Belki okur da; cahili olduğu konularda bir daha büyük laflar etmez!

*****

KOMPLO MU?

Meclis Başkanlığı, milletvekillerinin sabit telefonlarının dışında, cep telefonlarının faturalarını ödemeye de soyunmuş… Her vekil, yılda 23 bin liraya kadar bedava görüşebilecekmiş…

Ayda yaklaşık 2 bin lira eder…

Diğer bir deyişle; her ay yüzlerce saat bedava görüşme olanağı!

Para kısmı önemli değil (!); helal olsun vekillerimize… Çalışır öderiz nasıl olsa…

Ama bu kadar görüşme sağlığa zarar!

Yoksa… Meclis Başkanlığı vekillerimizi kanser etmek mi istiyor?

*****

Günün Sorusu

Soru,Oda TV davası kapsamında 376 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen gazeteci Ahmet Şık'tan, Avrupa Parlamentosu Liberal Demokrat Grubu üyelerine:

Kendisini "Müslüman, dindar bir sivil toplum örgütü ve bir iyilik hareketi" olarak nitelendiren Gülen Cemaati, neden polis teşkilatı ve ordu içinde örgütlenme ihtiyacı duymuştur?

VATAN

 

-- 
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
 
 
Mea culpa
Benim hatam!
 
Latince Atasözleri
 
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
 
Kurmus oldugum guruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir guruptur.
 
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
 
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  
 
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
 
http://orajpoyraz.blogspot.com/
 
Dinlerin kitaplar1n1;
 
Okuyup anlayana 'ateist',
Okuyup anlamayana 'dindar',
Hem okumay1p hem de anlamayana, 'yobaz' denir.
 
Nikola Tesla

 

Kazak Ogrencilerden Istanbul'da Harikulade Nevruz Organizasyonu



Date: Sun, 25 Mar 2012 15:42:07 -0700
From: kara_vahap@yahoo.com
Subject: [Guney Turkistan] Kazak Ogrencilerden Istanbul'da Harikulade Nevruz Organizasyonu
To:

25 Mart 2012 Pazar günü Istanbul Topkapı Türk Dünyası Kültür Evlerinde nevruz çoşkuyla kutlandı. Çok güzel bir nevruz yaşandı. Kazakistan'dan gelerek Türkiye'de yüksek tahsil gören öğrencilerin Sana Fikir Klubü tarafından düzenlenen etkinlikte nevruzun önemi ile ilgili konuşmalar yapıldı. Şarkılar söylendi. Halat çekme, aşık atma oyunları oynandı.

 

Sazlı atışmalar yapıldı.


Kazakistan Başkonsolosluk yetkililerinin de hazır bulunduğu nevruz şöleninde yemekler dağıtıldı. Danslar yapıldı. Özellikle Kazakların en eski danslarından olan Karajorga büyük bir neşe ile oynandı.

(Youtube'tan izleyebilirsiniz: http://youtu.be/12omDL3s5ug)

Bebegi besige yerlestirme merasimi canlandırıldı.

 

Öğrencilerin düzenlediği bu nevruzdan büyük keyif aldım. Hava da günlük güneşlik olunca harikulade bir nevruz oldu.

 

Öğrencileri kutluyorum.

 

Bana verilen konuşmamın sonunda şu dilekte bulundum:

 

"Kazak inancına göre nevruzda büyüklerden dualar alınır. Nevruzu düzenleyen gençler buradaki konsolosumuzun, büyüklerimizin dualarını aldılar. İnşallah nevruz bolluk ve bereketi öğrencilerin notlarına da yansır. Istanbul gibi Türk ve İslam dünyasının kutlu mekanında yapılan nevruzun önemi ve manası daha büyüktür. Öğrencilerimizin ve tüm herkesin nevruzunu tebrik ediyorum."

 

Daha sonra keçe yurda geçip sohbet ettik. Yemekler yedik. Fotografa bakıp aldanmayın. Orası Almatı değil, Istanbul Topkapı'daki küçük Kazakistan. Evet 25 Martta sanki Kazakistan bir kaç saatliğine Topkapı'ya gelmişti.

Saygılarımla,
Istanbul,
Abdulvahap Kara



--   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    Bu yollara dalip da degismeyen yoktur.  TEBRIZ’ LI SEMS   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .   Kurmus oldugum guruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir guruptur.  Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.  http://orajpoyraz.blogspot.com/  Dinlerin kitaplar1n1;  Okuyup anlayana 'ateist', Okuyup anlamayana 'dindar', Hem okumay1p hem de anlamayana, 'yobaz' denir.  Nikola Tesla 

[Ozgur_Gundem] Bilim adamimizla gurur duyalim.

Merhaba,
 
Matematik profesoru, bilim adami "Mehmet Can" bakin Turkiye'yi tanitmak icin neler yapiyor:
"Bosna'da Hosgorunun kokenleri" isimli bir konferans. Baslik ve konferansin konusu bilinen bir konu... Bilim adamimizin sahibinin "takiyye" konusu.... Ipleri oynatan kuklaci boyle istemis, ne yapsin?????
 
Ne kadar cok yonlu bu FG'nin adami.... Hayran olmamak elde degil.
(Sadece kendi adina kayitli, kendi bilim dalinda fazla bir yayini yok ama olsun....)
 
(Benim gonderdiklerim, internetteki halka acik bilgilerdir. Benim bugunku (hala) hurriyetimi borcu oldugum Mustafa Kemal Ataturk'e kufreden kisinin maskesine degil yuzune tukurmek isterim.
 
Bu kisinin iki yuzlulugunu siz de gorun istedim: "Muslumanlar millet, gerisi illet" diyen bu kisi dunyaya hosgoru satmaya calisiyor....... Ayrica bu ifadenin Kur'an'la uyumlu olup olmadiginin degerini siz verin.....)
 
 

The Roots of Tolerance in Bosnia

Mehmet Can

International University of Sarajevo, Faculty of Engineering and Natural Sciences,

Paromlinska 66, 71000 Sarajevo, Bosnia and Herzegovina

mcan@ius.edu.ba

Abstract:

 

Bosnia has long been home to a number of paths and rituals related to Christianity,

the Bosnian Church, Catholicism, Eastern Orthodoxy, Islam, and Judaism. It's tolerance culture

is remarkable. Europeans search for remedy for their failure in multicultural life in the streets of

Sarajevo. In this paper we'll make a short travel to the history to dig out the roots of the

tolerance culture of Bosnian Muslims

 
 
 
Bu universitemizin mutevelli heyetinin basi kim?
The university has a Board of Trustees and an Executive Board, headed by Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya
Peki bu profesorumuz nerede calisir?
Son olarak, 2002 yılından itibaren, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yapmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.
 
 

Bürokrat Atamaları Sürüyor/ Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarlığına Hasan Zuhuri Sarıkaya Atandı


Ankara - Kamuya Atamalar Devam Ediyor. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarlığına Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya Atandı.sarıkaya, Daha Önce "Görevlendirme" Yoluyla Müsteşarlık Görevini Yürütüyordu. resmi Gazete'nin Bugünkü Sayısında Yayımlanan Diğer Kara...

 

Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya (Başkan)

Prof. Dr. Adem Baştürk

Prof. Dr. Salih Aynural

Prof. Dr. Asıf Şabanović

Prof. Dr. Kemal Hanjalić

Dr. Mehmet Köse

Yük. Müh. Şaban Erden

Yusuf Ziyaettin Sula

Remzi Gür

Šekib Avdagić

 
 
 
Bu universitemiz hakkinda basinda cikan bir yazi.
 
 
 

CODE NAME GIVEN
The Turkish Foreign Ministry also gave a code name to Gulen institutions, which diplomats refer to as "non-governmental schools".

Babacan, since taking over the helm of the foreign ministry from his predecessor, Gul, who was elected president, has scheduled visits to these schools located in countries included in his foreign tours.

He visited the "International University of Sarajevo", owned by Gulen, in Bosnia and Herzegovina. The majority of the students attending this university are Turkish citizens.

Almost all the female Turkish students at the university wear headscarves. The males have Islamic-style beards.

The female students told reporters they preferred to study in Bosnia and Herzegovina because of the headscarf ban at Turkish universities.

 
 
 
Bir hukumetin mustesari, bir ozel okulun mutevelli heyetinin basinda gorev yapiyor.
Akla gelen bir soru:
 
Bu hukumetle, bu ozel okulun kurucunun/sahibinin bir iliskisi olabilir mi? (arkadaslik, hayranlik, kulluk, kolelik, vs vs vs)
 
Yoksa bu bir tesaduf mudur?????????
 
 
 
 
 
 
Gerci kucuk bir nokta ama: Ucuncu pasaportu olmak ne demek ki?????????
 
ı currently have a turkish and Bosnia herzegovina passport . Can ı also have a serbian passport as a 3rd one ?
 
(ister inanin, ister inanmayin, bu soruyu profesorumuz sormus..........)
__._,_.___


__,_._,___

conferans.JPG


conferans2.JPG


Fıkradır - Gülünecek!.... ::))

Doğuma girmek uzere olan kadina hemsire sorar:
- "Kocanizin da dogumda bulunmasini istermisiniz?..."
- “Eeeeee.. Hayir. Esasinda ben evli degilim.."
- "Peki erkek arkadaşıniz?.."
- "Erkek arkadasim da yok.."Hemsire meraklanir..
- "Eeee..  Peki. Bu iste ortak olan sahis? Onu istermisiniz?.."
Hamile kadin cevaplar:
- "Uzgunum. Kimseye bagli degilim ve yalniz kalacagim.."
Dogum gerceklesir ve hemsire kadinin yanina gelir.
- "Tebrik ederim. Cok saglikli bir kiziniz oldu."
- "Oh. Tanrim. Ne kadar mutluyum. Kizimi gorebilir miyim?"
- "Elbette. Ancak gormeden once bilmeniz gereken bir sey var.."
Kadin korku ve endiseyle sorar:
- "Nedir? Lutfen soyleyin. Bir sorun mu var yoksa?.."
- "Eeeee... Bir sorun mu bilmiyorum. Bebeginizin teni biraz koyu,yani acikca soylemek gerekirse.. Bebeginiz aslinda zenci.."
Kadin basini onune eger ve uzuntuyle konusur:
- "Ahhh. Evet. Nasil anlatsam.. Isim ve guvenebilecegim kimsem yoktu.Ne aile ne arkadas, hic kimse. Gidecek bir yerim de yoktu. Cok kotudurumdaydim. O yuzden gecen yil bir porno filminde oynamayi kabuletmek zorunda kaldim. Yapacak bir seyim yoktu.Basroldeki erkek de bir zenciydi.."
Hemsire anlayis ve sefkatle basini sallar:
- "Anliyorum sizi. Tabii beni ilgilendirmez. Ozel hayat sonucta.Lutfen kusuruma bakmayin.. Ama..  Belki.. Sanirim bir nokta daha var.. "
- "Evet?.. Lutfen cekinmeyin, soyleyin.. Baska bir sey mi?.. "
- "Seyyy. Bebeginizin cok guzel, lepiska gibi, sapsari saclari var..."
- "Bakin. Gercekten cok zor gunlerdi. Oynamayi kabul ettigim film tambir hard pornoydu. Filmde sadece zenci yoktu; bir tane de Isvecli vardi. Bir ogrenci, parasiz kalmis, tipki benim gibi..."
- "Pardon, pardon.. Ustume vazife degil ama..  Gercekten ozur dilerim.. Belki bilmek istersiniz, birsey daha var.. Bebegin gozleri de cekik.. "
- "Hayat bana hic acimadi. Zor bir filmdi gercekten. Bir erkek daha vardi. Bir Cinli gocmen..
 Belki beni yadirgadiniz ama ne yapayim.Yapacak baska bir seyim yoktu.. "
- "Sizi anlayisla ve saygiyla karsiliyorum. Uzmek istememistim.Isterseniz artik bebegi gorebilirsiniz... ".
Beraber bebegin yanina giderler...
Kadin misil misil uyumakta olan bebegin yuzune sert bir tokat vurur. Bebek ciglik cigliga aglamaya baslar.Hemsire bu duruma tepki gosterir.
- "Aklinizi mi yitirdiniz siz? Neden vurdunuz uyuyan bebege?.."
Kadin sevincle cevap verir:
- Yok bir sey, takma kafana.. ...  Yalniz sana birsey soyleyeyim mi.. Havlayacak diye odum koptu

 
 

28 Mart 2012 Çarşamba

POLITIK - Taraf'ın foslaması ve Org. Yalman'ın toslaması

Taraf'ın foslaması ve Org. Yalman'ın toslaması
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat    28 Mart 2012
 
Amerikan "Arsenal Consulting" firmasından sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi de 11 ve 17 No'lu CD'ler hakkında rapor hazırladı..
Mahkeme dosyasına giren rapor, CD'lerdeki Oraj, Suga, Çarşaf vs gibi belgelerde 80 sahtecilik tesbit ediyor.
Her biri bu belgelerin sahte olduğunu tek başına kanıtlamaya yeter.
Üniversite, raporda şu tesbiti yapıyor:
"Bu belgelerin 2007 yılından önce hazırlanmış olması mümkün değildir.
Çünkü 2007 yılında imal edilmiş olan yazı karakterlerinin ve şemalar 2003 yılında yapılmış olan bir CD'de kullanılmış olamaz.
CD ve içindeki dokümanlar, tarih göstergesi ile oynanarak 2003 yılında yapılmış gibi gösterilmiş."
 
Taraf'ın foslaması
+++++++++++++++
CD'nin bir tertip eseri olduğunun kabak gibi ortaya çıkması üzerine şaşkına dönen Taraf gaz tenekesi, can havliyle bir palavra öne sürdü:
"Darbeciler, planları 2007 yılında güncellemişler.
Güncelleme yaparken de, 2007 yılında yeni çıkmış olan Calibri gibi karakterleri ve XML gibi programları kullanmışlar."
Peki, niçin güncelleme gereği duymuşlar?
"Eski harf karakterleri çok çirkin, bu muhteşem darbe planlarımıza yakışmıyor.
Yeni çıkan harf karakterleri ile planlarımızı güzelleştirelim.
Ayrıca yeni XML programı kullanarak cami bombalama şemamızı daha iyi gösterelim.
Bu arada 2003 yılındaki sokak isimleri yerine 2006 yılında konan yeni isimleri kullanalım"
demişler.
Demişler de, niçin tarih göstergesi ile oynayıp CD ve dokümanların oluşturulma tarihlerini 2003 olarak göstersinler.
Bunu ancak sahte delil hazırlayan biri yapar.
Tarafın ilk foslaması burada.
İkinci ve esas foslama ise şurada:
Taraf'ın "Darbeciler 2007 yılında güncelledi" dediği planlarda tüm askeri personel 2003 yılındaki rütbe, yer ve görevlerinde gösteriliyor.
Bunların birçoğu emekli olmuş, bazılarının rütbeleri yükselmiş, birçoğu da başka yerlere tayin olmuş.
Ama "güncellenen" programda hala 2003 tarihindeki rütbe, yer ve görevlerinde görünüyorlar...
Harf karakterlerini ve excel programlarını güncelleştiren darbeciler, bunları niçin güncelleştirmemiş?
Org. Çetin Doğan, emekli olduğu halde hala 1. Ordu Komutanı olarak gözüküyor örneğin.
Darbeyi emekli komutan mı yapacak?
Emekli Org. Çetin Doğan, darbe sabahı eski üniformasını giyerek 1. Ordu Komutanı'nı ziyaret edecek:
"Komutanım, bugün kendinizi izinli sayın, evinize gidip dinlenin. Ben bugün darbe yapacağım. 2003 yılında böyle kararlaştırıp 2007'de güncellemiştik. Artık değiştiremeyiz. Kusura bakma" diyecek.
Yurdun dört bir tarafına tayin olup gitmiş olan darbeci askerler de eski görev yerlerine çağırılacaklar, onlar da aynı şekilde haleflerini evlerine gönderecekler.
Ve darbe yapacaklar. Çok komik. Böyle salakça güncelleme mi olur?
Taraf gaz tenekesi fena halde foslamıştır.
 
E. Org. Aytaç Yalman'ın toslaması
++++++++++++++++++++++++++++
Eğer ZAMAN gaz tenekesinin haberi doğru ise, Org. Yalman fena halde duvara toslamıştır.
Org. Yalman: "Kara Kuvvetleri Komutanı olduğum dönemde, 2004 baharında, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök bana Ayışığı ve Yakamoz darbe planlarını gösterdi" demiş savcıya.
"Böylece de sanıkların savunmalarını çökertmiş" imiş ZAMAN'a göre.
Özkök, Yalman'a "Bunlardan bilgin var mı?" demiş, Yalman da "Yok" demiş.
Sadece dedikodu. "Dedim, dedi", eee, hani kanıt?
Nerede bu Yalman'ın "Slayt halinde gördüm" dediği planlar?
Özkök ve Yalman, darbe planlarını gördükleri halde niçin darbeciler hakkında işlem yapmamışlar?
Suçluyu korumak suç değil midir?
Çeşitli teknik kuruluşların "2007 yılından önce hazırlanmış olamaz" dedikleri bu belgeleri 2004 yılında nasıl görmüş olabilirler?
"Gördüm" dedikleri bu planları gösteremedikleri taktirde sadece tertipçilerle işbirliği içinde oldukları anlaşılmış olur.
Bu planları Özkök'e kim vermiş?
Darbe planının slayt haline getirilmesi hangi darbede görülmüş?
Özkök ve Yalman slayt halindeki bu planları  nereye koymuşlardır? İmha mı etmişlerdir? Askeri savcıya niçin vermemişlerdir? Her iki durumda da feci halde suçludurlar.
İmha edemezlerdi. Askeri savcıya da veremezlerdi. Gösteremezler de. Çünkü böyle planlar yoktu ve görmemişlerdi.
ZAMAN'ın haberi doğru ise, "Gördüm" diyerek tertibe alet oluyorlar.
Gerçek şu ki, 2003 yılında hazırlanmış olan herhangi bir plan yoktur, dolayısıyla gösteremezler.
Sanıkların ısrarlı isteklerine rağmen, mahkeme heyeti Özkök ve Yalman'ı niçin tanık olarak dinlemeyi ısrarla reddetmektedir?
Çünkü çapraz sorguda yalanlar ortaya çıkacaktır. Bunu göze alamıyorlar.
 
********
 
 
 
Balyoz Davası: "Cahil Tertip" çöktü
++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat    25 Mart 2012
 
Aydınlık, 25 Mart 2012
 
Balyoz İddianamesi'ne göre:
Kasım 2002 seçimlerinden hemen sonra Aralık 2002'de AKP Hükümeti'ni devirmek için 1. Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan önderliğinde bir darbe planı hazırlanmaya başlanıyor.
Camiler bombalanacak, jetler düşürülecek vesaire.
5-7 Mart 2003'de 1. Ordu Komutanlığı'ndaki seminerde ise bu darbe planının provası yapılıyor.
Ocak 2010'da Taraf yazarı Mahmet Baranu'ya teslim edilen bavulun içindeki 11,16 ve 17 nolu CD'lerde Oraj, Suga, Çarşaf, Sakal, Balyoz planları, tutuklanacak gazeteciler, el konulacak araçlar vesaire listeleri var.
 
Balyoz Davası'nın temelini oluşturan 11, 16 ve 17 numaralı CD'leri inceleyen Amerikan Adli Bilişim Uzmanları da bu CD'lerin sahte olduğunu tespit etti.
2003 yılında düzenlendiği iddia edilen belgelerin, 2006 ortasında piyasaya çıkan yazı karakteri ve dosya sürümleri ile hazırlanmış olduğu tesbit edildi.
 
Tertipçiler sahte belgeleri 2006 veya 2007 yılında hazırlamışlar, 2003 yılında düzenlenmiş gibi kaydetmişler.
İşte "Cahil Tertip" böylece bir kere daha ortaya çıktı.
 
Avukat Celal Ülgen:
"Bu kumpas, bu yalan düzeni ve bu cahil tertip çökmüştür"
 
2003 tarihli suikast planları 2006 da üretilmiş
++++++++++++++++++++++++++++
Bir numarali sanık emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın avukatı Hüseyin Ersöz, CD lerin imajlarını Amerika da 10 yıldır hükümet, emniyet ve hukuk firmalarına danışmanlık yapan -Arsenal Consulting- isimli danışmanlık şirketine gönderdi. 
Amerikan şirketinin 21 Mart'ta hazırladığı ilk raporda şöyle deniliyor:
 
"--11 ve 17 numaralı CD'lerdeki en az 76 dokümanın tarihlerinde
    ve aynı zamanda bu CD'lerin oluşturulma tarihlerinde de
    sahtecilik yapıldığı belirlendi.
 
2003 tarihinde kaydedilmiş gibi görünen dokümanlar
XML şemalarına sahiptir ve Calibri yazı karakteri ile yazılmıştır.
 
11 ve 17 numaralı CD'lerdeki 337 Office dokümanının 9 tanesi XML referansı taşımaktadır.
 
Halbuki XML şemaları ve Calibri yazı karakteri,
2006 yılı ortasında Office 2007 sürümü ile piyasaya sürülmüştür.
 
2003 yılında düzenlenmiş olan CD'lerin XML şemaları ve Calibri yazı karakteri taşıması mümkün değildir.
 
Bu durumda 11 ve 17 numaralı CD'lerin oluşturulma tarihleri en erken 2006 ortası olabilir.
 
Arsenal, sahtecilik yapıldığı tesbit edilen 76 adet dokümanın yanısıra, 11 ve 17 numaralı CD'lerdeki diğer tüm dokümanların da orijinalliği hakkında ciddi endişeler taşımaktadır."
 
********
 
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart:
"Delil üretim merkezleri var.
Silivri ve benzeri yargılamalarda dijital ortamda delil üreten, delilleri karartan, müdahale eden, legal ve illegal birimlerin birlikte çalıştığı Polis odaklı bir karargah var."
********
 

POLITIK - Tayyip Obama’nın posta beygiri mi?


< < < Anasayfa > > >

Tayyip Obama'nın posta beygiri mi?

S

evgili okurlarım, ABD Başkanı Obama ile Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) görevlisi Tayyip, 24 Mart 2012 günü Seul'da bir araya geldiler.
Söz konusu buluşmada Obama'nın BOP Görevlisi'ne,İran'a götürmek üzere bir mektup verdiği basın ve yayın organlarına yansıdı.
Türkiye adına bu utanç verici görüşmeyi ve Obama'nın Tayyip'e İran'a götürmek üzere bir mektup vermesi olayını 25 Mart tarihli Yeniçağ gazetesi,
"Bak postacı geliyor" başlığı ile duyurdu.
Ayaküstü yapılan Obama-Tayyip görüşmesi sırasında Obama, biraz öbür tarafta dikilen ABD'nin
"Posta Beygiri" (Bu ifade, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Mustafa Hidayet Vahapoğlu'na aittir) Davutoğlu'na eliyle "gel buraya" işareti yaptığı, Davutoğlu'nun da koşarak Obama'nın yanına gittiği basında yer aldı.

Türkiye'nin Başbakanlık koltuğuna oturtulmuş olan Tayyip'in, Ortadoğu'da Amerikan çıkarlarını koruyan ve Türkiye'nin parçalanmasını esas alan Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) görevlisi olduğunu, bu görevin de ona ABD tarafından verildiğini gözlerden kaçırmaya çalışan basın ve yayın organları Tayyip için sürekli "Başbakan" sıfatını kullanmakta ve halkı da buna inandırmaya çalışmaktadırlar.
Aynı sıfatı Yeni CHP (YCHP) ve MHP de kullanmaktadır.
Çünkü onlar da ABD' tarafından kontrol altına alınmışlardır.
Adam, "Ben bir Amerikan projisi görevlisiyim ve bu görevi yapıyorum.
Türkiye'yi bölüp parçalayacağım"
diyor, biz de milletçe ona, "Yok yok.
Sen Türkiye'nin Başbakanısın"
diyoruz.
Böyle bir ahmaklık olabilir mi?

Oysa Tayyip, kendisine BOP'ta bir görev verildiğini ve bu görevi yapmakta olduğunu birçok kez söylemiştir.
Hatta ABD'nin BOP projesi içinde Diyarbakır'ı bir merkez yapacağını Fatih Altaylı'nın TEKETEK programında açıklamış bulunuyor.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan Diyarbakır nerenin merkezi olacak?
Herhalde Türkiye'nin değil.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir ilin, Diyarbakır'ın, BOP içinde Türkiye'den koparılarak bir merkez yapılacakmasıgörevi Tayyip'e venilmiş.
Yani Türkiye'nin parçalanması görevini üstlenmiş ve bu görevini sürdürüyor Tayyip.

Tayyip'in dışında, dünyanın neresinde ve hangi ülkesinde bir başbakan, kende ülkesinin parçalanmasını esas alan bir başka ülke projesinde görev almıştır?
Bunun bir örneği var mıdır?
Bu bile Tayyip'in, Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı olmadığını kanıtlamaktadır.

Obama ile ilgili görüşmeyi değerlendirirken Erdoğan, "Toplantı çok verimli geçti.
Öncelikle Suriye'deki olaylarıdeğerlendirdik"
diyor.
Ne toplantısı?
Obama ile bir araya geldiniz, Obama sana bazı talimatlar verdi, İran'dan isteklerini içeren bir de mektup tutuşturdu eline ve sana
"git bunu Ahmedinejat'a ver" dedi.
Hepsi bu işte.

Tayyip, Obama'dan aldığı mektubu ve talimatları İran'a götürecekmiş.
Ben bunda bir terslik görmüyorum.
O, asli görevini yapmaktadır.
BOP içinde ABD ona neyi emrederse onu yapmaktadır.
Şimdi sormak gerekir; Tayyip Erdoğan da tıpkı Davutoğlu gibi ABD'nin posta beygiri midir?

Türk ulusu böyle bir zilleti nasıl kabullenir, anlayabilmiş değilim.
Bakın Mehmet Akif, bundan tam bir asır önce yazdığı dörtlükte bizlere nasıl sesleniyor:

"His yok, hareket yok, acı yok, leş mi kesildin,

Hayret veriyorsun bana, sen böyle değildin.

Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak,

Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak."

sefercetinkaya@hotmail.com

--   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    YUREGIMI BOLDUM YAR   Derdim; sensiz artar yar Zaman sabri tartar yarr Ayaga kaldir beni; Gelip; el ver kurtar yarrr...   Dag ovayi astim yar Ellerinde pistim yarr Yagmur yagmur aglarim; Ne hallere dustum yarrr...   Aklim fikrim sende yar Dualarin bende yarr Yonume rehberimsin; Senle beynim zinde yarrr...   Eriyorum; bittim yar Kayboldum da yittim yarr Atesinden alarak; Vedasizca gittim yarrr...   Yuregimde narsin yar Yuregimde yarsin yarr Yuregim yureginde Yureginde dursun yarrr...   Berilere geldim yar Sevdandaki seldim yarr Damla damla damladin; Dudagimla sildim yarrr...   Habip tabip sensin yar Op ki; agrim dinsin yarr Sevdandan yudumladim; Askim sana sinsin yarrr...   Tukenmeyen nazsin yar Gozun destan yazsin yarr Dirhem dirhem kokladim Gul dalinda hazsin yarrr.    Senden evvel kuldum yar Ben seninle guldum yarr Al canim senin olsun; Yuregimi boldum yarrr.   KADIR DURAK (LEBIDERYA)   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .   Kurmus oldugum guruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir guruptur.  Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.  http://orajpoyraz.blogspot.com/  Dinlerin kitaplar1n1;  Okuyup anlayana 'ateist', Okuyup anlamayana 'dindar', Hem okumay1p hem de anlamayana, 'yobaz' denir.  Nikola Tesla