15 Eylül 2026 Salı

ORHAN KILIÇOĞLU: KAÇACAKSINIZ! HEM DE KARILARINIZI BIRAKARAK

ORHAN KILIÇOĞLU: KAÇACAKSINIZ! HEM DE KARILARINIZI BIRAKARAK

7 Ağustos 2026


Kimler mi kaçacak?

Devleti ve Cumhuriyeti koruyacağına yemin edip yemin bozanlar!

55.600 insanımızın katiliyle anlaşıp Türk Devleti’ne tuzak kuranlar!

Milliyetçi- Ülkücü- Atatürkçü- Müslüman geçinip hainlerle saf tutanlar!

Bir de, üç- beş kuruş menfaat uğruna sosyal medyada yazdıkları küfürlü, yalanlı iğrenç yorumlarıyla vatanseverlere saldırarak namusunu pazara çıkaranlar!

Dünyaca ünlü Elhamra Sarayında, devletin ve milletinin geleceğini hiçe sayarak büyük bir israf ve debdebe içinde hayat süren İspanya- Granada Emiri Ebu Abdullah Muhammed, ülkesini hiç direnmeden 50 maddelik bir anlaşma ile ”Kirli İsabel”e teslim ettikten sonra kaçarken, İspanyolların bugün "ARAB'IN AĞLADIĞI TEPE" ismini verdikleri yere gelir ve bu tepeden gecenin karanlığında bir ışık topu gibi göz kamaştıran muhteşem Elhamra Sarayı’na son kez bakarken gözyaşlarına hâkim olamaz ve hüngür hüngür ağlamaya başlar.

Bu durumu gören Emir Ebu Abdullah Muhammed’in annesi Ayşe Sultan, oğluna hitaben tarihe geçen aşağıdaki sözleri söyler;

"Ağlama Emir ağlama!

Eğer zamanında zevki sefaya dalmayıp devletin için çalışıp, gerektiğinde erkek gibi savaşsaydın, şimdi kadınlar gibi ağlamazdın!"

SİZLERE SORUYORUM;

Dün, hiç direnmeden 50 maddelik bir anlaşma ile ülkesiniKİRLİ İSABELE teslim ettikten sonra kaçan Granada Emiri Ebu Abdullah Muhammed ile günümüzde Ermeni piçi Öcalan’la ….. Maddelik anlaşma yapanların ne farkları var?

İÇİMİZDEKİ BİR TAKIM CİDDİYETSİZ NANKÖRLERE VE İMPARATORLUK TORTUSU KRİPTOLARA DİYORUM ;

Şayet bugün Türk milletinin istiklâli ve istikbâli için mücâdele vermeyip sadece iktidar, makam, torpil, tayin, rüşvet, servet, ün, etiket, vurgun, ihâle ve dünyalık peşinde koşmaya devam ederseniz, yarın Granada Emiri Ebu Abdullah Muhammed’den de beter olacaksınız çünkü, Emir Ebu Abdullah Muhammed hiç olmazsa anası ve karısıyla birlikte kaçıyordu.

Bugün, milletin haklarını gasp ederek sırça köşklerde, saraylarda, yalı ve yatlarda yaşayıp, 4- 5 ayrı yerden yüksek maaşlarla sülâle boyu zevk-i sefa içinde saltanat sürüp, raf ömrünü uzatabilme uğruna ise her türlü melânete başvuran siz hayat süren leşler! Biliniz ki yarın analarınızı, kızlarınızı ve karılarınızı yanınızda götürme şansınız olmayacağından, "ırzını ve namusunu arkasında bırakıp kaçan birer korkak" olarak tarihe geçeceksiniz!

BU YAZIMIN HEDEFİNDEKİLER;

Türklüğe hor bakıp, 20 Milyona yakın yabancıyı, her biri ayrı bir işgâl gücü askeri olarak yurduma sokup, Türk’ü mülksüz, Anadolu’yu Türk’süz, nihayetinde ise Türk’ü devletsiz bırakmak için müstevlilerle işbirliği içine girerek, Türk milletinin istiklâline, dini ve namusuna, ormanları ve akarsularına, milli varlıklarına ve dahası tüm mukaddes değerlerine ihanet edenlerdir.

Sözlerim;

ABD ve İsrâil’in mümessili olduğu BOP projesinin Türkiye üzerindeki kirli emellerini, TERÖRSÜZ TÜRKİYE KILIFI adı altında gerçekleştirmek için her türlü entrikayı çevirenleredir.

TÜRK MİLLETİ!

Ümitsiz olmayın!

Gevşemeyin ve asla yılmayın!

Gayreti, çabayı elden bırakmayın!

İmanınızı ve inadınızı zinde tutun!

Hain ve müstevli veledi alçakların tüm çabaları beyhudedir!

Anadolu’nun tapusu Türklere bizzat Allah tarafından kesilmiştir!

Bu tapu, 9 Eylül 1922 de son bir kez daha yenilenerek kıyamete kadar baki kılınmıştır!

TÜRK GENCİ!

Yiğit olun!

Delikanlı olun!

Yiğitlik ve delikanlılık Türk’ün fıtratındandır.

Türk milletinden başka hiçbir milletten DELİKANLI çıkmaz.

"Delikanlı" kelimesi, dünyada Türk’ten başka hiçbir milletin lügatinde geçmez, yalnız Türk milletine has bir kelimedir.

Yaşım 80 lâkin imanım ve inadımla ayaktayım!

Biz büyüklerinizi örnek alın ve sizler de imanınız, gayretiniz ve inadınızla ayakta kalın ve direnin. Bugün kendilerinde otorite ve güç vehmedenlerin tamamı kartondan da zayıftırlar, hatta tuvalet kağıdı çürüklüğünde birer korkaktırlar.

SÖZÜN ÖZÜ;

Terörsüz Türkiye sözü, Türkiye’yi parçalamak için ortaya atılan bir yalandır, tuzaktır, ABD nin Türkiye’yi bölme projesinin milletimize yutturulmasıdır. Türk ve insan olan bu yalana inanmaz.

Yüce Allah Türk’ün yar ve yardımcısı olsun.





- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Yunan işbirlikçisi Ermeniler

Fotoğraf,İstiklal Savaşı ve 1922 yılındaki Türk zaferinin ardından Yunan birlikleriyle birlikte Anadolu'dan çekilip Atina'ya tahliye edilen Ermeni Lejyonu/gönüllü birliklerinin Atina'daki son törensel anlarından birini belgelemektedir. -- - - - - - - - - - - - - - - - - Riskli ödüncün faizi yüksek olur. ~EGE CANSEN~ - - - - - - - - - - - - - - - - BİR ŞİİR Sana olan aşkıma O şiir anlataçak Belki bir şarkı olup Senide ağlataçak Hatıralar yükselsin Nağmeler süzülen Bir şiir yazıyorum sana Taş gönüller titresin O şiirin sesinden hıçkırıklar kesilen bir şiir yazıyorum sana BİTANEM ~Okan İLYAN~ - - - - - - - - - - - - - - - - Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 332. - 389 ] ~Bin bir tuzak kurarsın yolum üstüne Adım atma yakalarım dersin bir de Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin Neden asi dersin kendi yürüttüğüne? ŞARAB: Arapça, içecek şey, anlamında bir kelime. Aşk ve mahabbet anlamına kullanılır. Coşkun aşk halleri ki, bu durumdaki kişi aşkta sadakat imtihanından geçer. Kemale erenlerin hali budur. Bu kelimeyle ilgili bazı deyimler şunlardır: Şaraphane : Melekût âlemi, kâmil arifin iç dünyası. Şarab-ı Puhte: Yıllanmış, kıvamını bulmuş şarap. Her türlü kayıttan, sınırlamadan kurtulmuş saf ve mücerred zevk. Şarab-ı ham : Çiğ şarap. Dünyevî zevk ile karışık hayat. Şarap-ı Tevhîd : Allahın zâtında mahvolup, her türlü maddî bağdan kurtulma. İki türlü şarap vardır: Biri maddî, dünyevi, alkol ihtiva eden içilmesi haram olan içki, ki bu insanı içince sarhoş eder. Diğer şarap ise, aşk şarabıdır. Allahı sevmekten kaynaklanan zevkin sonucu olarak ortaya çıkan bir tür mestlik, melankoli hâli. Sûfîler bu bakımdan, içmeden sarhoş olanlardır, diye tanımlanır. Marifet, içmeden, manâ sarhoşu olmaktadır. Her iki sarhoşta ortak bazı özellikler vardır. Bunlardan biri, her ikisi için dış âlemin bir anlamı yoktur; sarhoşluk, her iki grubu dış dünya ile alakalı bir takım ilgilerden kesmiştir, ikisi arasındaki pek çok farktan bir diğeri de, şudur: : Mânâ sarhoşunda, karaciğerden kaynaklandığı söylenen bir tür iç hararet, maddî şarab içende bulunmaz.~ - - - - - - - - - - - - - - - - Türker Ertürk: 15 Temmuz darbesi diğer tüm darbelerden farklı https://www.youtube.com/watch?v=hCq_vKg9Z-g - - - - - - - - - - - - - - - - Vestis virum reddit. * * * Adami adam yapan giydigidir. ~Latin Atasozu - (Quintilianus)~ - - - - - - - - - - - - - - - - Düşmanın içeriye giremeyeceği kadar mevziini mukavim (güçlü) yaparsan, sende içinden çıkamayabilirsin. MURPHY KANUNLARINDAN Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir. Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır. 1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981). Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu. Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi. Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı. Bir kaç ay içinde "Murphynin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi. - - - - - - - - - - - - - - - - SANDIĞA NİYE GELMEDİN… https://www.youtube.com/watch?v=cIriBwbxikk - - - - - - - - - - - - - - - - Gulu seven, dikenine katlanir. ~Anonim~ - - - - - - - - - - - - - - - - De mortuis nil nisi bonum. * * * Oluler hakkinda sadece iyi seyler konusunuz. ~Latin Atasozu~ - - - - - - - - - - - - - - - - Untertan. ») ~Latin Atasozu~ - - - - - - - <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> - - - - - - - Viski-Cetin_Altan.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Viski-Cetin_Altan.mobi> Fizik_102-Elektrik_Alanlari-I-II.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Fizik_102-Elektrik_Alanlari-I-II.pdf> Arthur_Conan_Doyle-Bocek_Avcisi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Arthur_Conan_Doyle-Bocek_Avcisi.epub> Patrick_Suskind-Koku.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Patrick_Suskind-Koku.epub> H-B-Paksoy-Alpamis_Destani.pdf.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/H-B-Paksoy-Alpamis_Destani.pdf.pdf> Sudaki_Iz-Ahmet_Altan.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Sudaki_Iz-Ahmet_Altan.epub> Cengiz_Aytmatov-Cemile.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Cengiz_Aytmatov-Cemile.epub> Yeraltindan_Notlar-Dostoyevski.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Yeraltindan_Notlar-Dostoyevski.epub> ELS_4.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/ELS_4.pdf> starbucks.docx <https://erkin.cc/KitaKita/starbucks.docx> TIYATRODA_TARIHI_OYUNLAR_UZERINDE_Siyasal_Bir_Analiz_Denemesi.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/TIYATRODA_TARIHI_OYUNLAR_UZERINDE_Siyasal_Bir_Analiz_Denemesi.pdf> Victor_Hugo-Sefiller_Cilt_1.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Victor_Hugo-Sefiller_Cilt_1.epub> Alphonse_Daudet-Jack.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Alphonse_Daudet-Jack.epub> Osmanli_Tarih_Oncesi_Runi_Paul_Lindner.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Osmanli_Tarih_Oncesi_Runi_Paul_Lindner.pdf> William_Shakespeare-Macbeth.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/William_Shakespeare-Macbeth.pdf> ELS_22.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/ELS_22.pdf> Franz_Kafka-Mavi_Oktav_Defterleri.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Franz_Kafka-Mavi_Oktav_Defterleri.epub> Airport-Arthur_Hailey.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Airport-Arthur_Hailey.epub> Arthur_Miller-Saticinin_Olumu_4.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Arthur_Miller-Saticinin_Olumu_4.pdf> Alexandre_Dumas-Tukiye_Is_Bankasi_Kultur_Yayinlari-Uc_Silahsor.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Alexandre_Dumas-Tukiye_Is_Bankasi_Kultur_Yayinlari-Uc_Silahsor.epub> Muazzez_Ilmiye_Cig-Inanna_nin_Aski.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Muazzez_Ilmiye_Cig-Inanna_nin_Aski.pdf> Pasajlar-Walter_Benjamin.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Pasajlar-Walter_Benjamin.mobi> Dil_Nedir-Cahit_Sitki_Taranci.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Dil_Nedir-Cahit_Sitki_Taranci.pdf> Biyoloji.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Biyoloji.pdf> Kanli_Nigar-Karagoz_Oyunu.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Kanli_Nigar-Karagoz_Oyunu.doc> Emmanuelle_Marie-Beyaz.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Emmanuelle_Marie-Beyaz.pdf> The_Merchant_of_Venice-William_Shakespeare.epub <https://erkin.cc/KitaKita/The_Merchant_of_Venice-William_Shakespeare.epub> Aziz_Nesin-Memleketin_Birinde.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Aziz_Nesin-Memleketin_Birinde.mobi> Necmettin_Sahiner-Sahitlerin_Dilinden_3.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Necmettin_Sahiner-Sahitlerin_Dilinden_3.epub> Savas_Dincel-Ucurtmanin_Kuyrugu.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Savas_Dincel-Ucurtmanin_Kuyrugu.pdf> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

BEN ASIL ORADA ÖLDÜM

BEN ASIL ORADA ÖLDÜM


Ben mezarda yatan

bir kız babasıyım.


Adımı taşa yazdılar,

rütbemi altına,

doğduğum yılı bir yana,

öldüğüm yılı öbür yana.


İki tarih arasına

bir ömür sığdırdılar.


Oysa benim ömrüm

o çizgiden uzundu biraz;

bir kız çocuğunun

babasız büyüyeceği kadar.


Onu hiç görmedim.


O da beni.


Dünyaya geldiğinde

ben çoktan

toprağın altında

babasının kim olduğunu soracağı günü

bekliyordum.


Asker olmuştum.


Çünkü yoksul evlerin çocukları

bazen meslek seçmez,

gelecek seçer.


Ben de onun geleceği için

kendi geleceğimden vazgeçtim.


Dağ dediler, çıktım.

Tepe dediler, aştım.

Gece dediler, yürüdüm.

Soğuk dediler, sustum.


Güneydoğu’nun dağlarında

ölümü çok gördüm.

Ölüm de beni gördü.


Bir gün

bir kurşun benden önce davrandı.


Düştüm.


Silah arkadaşlarım kaldırdı beni,

bayrağa sardılar.


Memleketime döndüm.


Ama yürüyerek değil.


Sonra bir gün

mezarıma geldiler.


Annesinin elinden tutmuş

küçücük bir kız...


Benim kızım.


Toprağımın başında durdu.


Önce harflere baktı,

okuyamadı.


Sonra taştaki fotoğrafıma.


Minicik parmaklarını

yüzümün üzerinde gezdirdi.


Kaşlarıma dokundu,

gözlerime,

yanağıma...


Ben toprağın altından

o küçücük eli

bütün bedenimde hissettim.


Sonra annesine döndü:


Babam bu mu?”


İşte...


Ben asıl orada öldüm.


Kurşun yalnızca bedenimi almıştı.


O üç kelime

babalığımı aldı elimden.


Bir kere bile

kızım” diyememiştim ona.


Bir kere omzuma alamamış,

ateşi çıktığında başında beklememiş,

ilk adımını görmemiş,

saçını okşamamıştım.


Ben vatan için ölmeyi bilirdim.


Ama bir çocuğun

babasını bir mezar taşından öğrenmesinin

hangi vatan tarifine sığdığını

bilmiyordum.


Yıllar geçti.


Toprağın altında

sesleri duymaya devam ettim.


Bir zamanlar uğruna

dağlarda yürüdüğümüz ordunun

başına başka fırtınalar geldi.


İftiralar dolaştı koridorlarında,

kumpaslar kuruldu,

üniformalar örselendi,

silah arkadaşlarımın onuru

mahkeme kapılarında sınandı.


Ve gün geldi,

benim uğruna can verdiğim değerlerle

hesaplaşanların gölgeleri

yeniden düştü memleketin üzerine.


Bazıları affedildi,

bazıları unutuldu,

bazılarının adı değişti.


Ama mezar taşlarındaki isimler

hiç değişmedi.


Ben orada

bir daha öldüm.


Çünkü insanı öldüren

yalnızca tetiği çeken değildir bazen;


uğruna öldüğü şeyin

anlamını kaybettiğini düşünmek de

öldürür insanı.


Şimdi burada yatıyorum.


Üstümde bir bayrak,

başucumda birkaç karanfil,

taşımda genç bir adamın fotoğrafı.


Kızım büyümüştür.


Belki artık

fotoğrafımdaki adamdan daha yaşlıdır.


Belki bir çocuğu vardır,

belki ona benden söz eder:


Bu, senin deden.”


Ben hâlâ

o ilk dokunuştayım.


Minicik bir el

taştaki yüzümü okşuyor hâlâ.


Ve bir çocuk

annesine aynı soruyu soruyor

yıllardır:


Babam bu mu?”


Evet kızım.


Baban o.


Ama bil ki

ben o dağda yalnız bir kere öldüm.


Asıl sen

fotoğrafıma dokunup

beni tanımaya çalıştığında öldüm.


Sonra inandığım değerlerin

yaralandığını gördüğümde

bir daha.


Bir insan

kaç kere ölür bilmiyorum kızım.


Ama bir baba,

çocuğunun hafızasında

yalnızca bir mezar taşıysa,


ölüm

bir kere olmuyor.

13 Eylül 2026 Pazar

V. Murat TULGA: DEM PARTİSİ’Nİ ANLAMA REHBERİ!!!


V. Murat TULGA: DEM PARTİSİ’Nİ ANLAMA REHBERİ!!!

Cumhuriyet Halk Partisi Seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel sıklıkla derhal bir genel seçime gidilmesini öneriyor. Bu imkânsız görünüyor, çünkü siyasi iktidar ve ona destek veren diğer bir siyasi grubun önünde iki önemli görev var.

1. Barış Süreci (Kiminle savaştayız, kim kimle barışacak, anlayan varsa diğerlerine anlatsın?)

2. Yeni Anayasa (Bu Anayasa’ya ne kadar uyuluyor ki eski anayasada ne yok ki yeni Anayasa tüm sorunları hop diye çözsün[1]. Bir de mevcut anayasamızda referenduma gidilerek bu iktidar döneminde kaç değişiklik ve yeni eklemeler yapıldı acaba?)

Bunu iki konuyu kendilerine görev edinmiş bir siyasi cenah var, tüm söylemlerinde bu iki konuyu birlikte ele alarak açıklamalarını yapıyorlar. Bu görev bitmeden seçim meçim yok! Her şeyin önüne geçiyor bu iki konu. İlk önce bu görev tamamlanacak. Hedef son aşamada DEM Parti’yi de tatmin edecek yeni bir Anayasa’yı referanduma gitmeden oylamayla TBMM’nde kabul ettirmek ve bizlerin tanıyamayacağı yeni bir Türkiye için son noktayı koymaktır. Bu “Yeni Anayasa”da hedef mevcut anayasamızın ilk dört maddesinin sulandırılmasıdır. (Değiştirilmesi diyemiyorum, çünkü kamuoyuna bunu kabul ettirmek çok zor görünüyor.)

Biraz siyasetle ilgilenenler değişik makamlardaki siyasilerin ve tabii ki DEM Parti eş Başkanlarının son açıklamalarını okuduklarında bunu rahatlıkla göreceklerdir. Linkleri aşağıya koyuyorum, talep eden açıklamalarını, haberlerin detaylarını buradan okuyabilirler.

Bu açıklamalarda DEM Partiyi farklı bir yere koyuyorum, çünkü DEM hariç diğer resmî siyasi açıklamalar üstü kapalı, cesaretsiz, çaresiz, dürüstlükten uzak, oy eksenli Ne şiş yansın ne kebap” olarak devam ederken DEM Parti bodoslama ne isteniyorsa doğrudan onu söylüyor. Atış serbest! Kızarız kızmayız ama bu yüzden yukarıda belirttiğimiz süreci taleplerini net olarak ifade eden DEM Parti üzerinden sürdüreceğiz.

Bu yüzden makalenin ismini de “DEM Partisi’ni Anlama Rehberi” olarak koyduk.

Bu kısa rehberi oluştururken DEM Partisinin son açıklamalarına bakacağız. Çünkü görüşmeler kapalı kapılar ardında sürdürülüyor, siyasi iktidar DEM Parti ile bir uzlaşı sağlamak istiyor, onlarda bir mecliste iktidar partisinin yanına bir İmralı’da eli kanlı teröristin yanına mekik dokuyorlar ve tüm bu görüşmelerin detaylarını kendilerinden alıyoruz.

DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan, 16-Haziran-2026 tarihinde bundan bir ay önce partisinin grup toplantısında şu açıklamayı yaptı[2]:

Böyle bir dönemde Kürt meselesini çözümsüz bırakmak, Türkiye’yi tarihsel bir riskin eşiğinde bekletmektir. İç barışını kuramamış, kendi yurttaşıyla kavgalı bir devlet, dışarıdan esen her rüzgârda savrulur. Yaklaşık iki yıldır süren bu sürecin artık somut, hukuki ve demokratik bir zemine kavuşması gerekiyor. Bunun yolu çerçeve yasadır. Kürt meselesini çatışma zemininden çıkarıp siyaset ve hukuk zeminine taşıyacak bir çerçeve yasa artık ertelenemez. Biz dört temel düzenlemeyi zorunlu görüyoruz: Kalıcı çözüm için Çerçeve Yasa; demokratik bütünleşme ilkelerini güvence altına alacak Demokratik Toplum Yasası; yerel demokrasiyi, sivil toplumu ve siyasal katılımı güçlendirecek Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası ve Özgür Yurttaş Yasası…

Bu adımlar taviz değildir. Bunlar eşit yurttaşlığın gereğidir. Kimliklerin ve inançların anayasal güvence altına alınması birlikteliğimizi zayıflatmaz; aksine sağlamlaştırır. Yerel yönetimlerin güçlenmesi devleti küçültmez; demokrasiyi büyütür, merkezin yükünü azaltır. Kürtlerin kazanması Türklerin kaybetmesi değildir. Alevilerin kazanması Sünnilerin kaybetmesi değildir. İşçinin kazanması ülkenin kaybetmesi değildir. Bir halkın hakkı, başka bir halkın kaybı değildir. Bu nedenle çağrımız açıktır: Meclis kapanmadan çerçeve yasa çıkarılmalıdır…

DEM Parti olarak ortaya bir öneri seti ve program koyuyoruz. Birincisi, Türkiye gerçek bir çoğulculuğa ve demokratik bir düzene ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyacın adı demokratik cumhuriyettir. Demokratik cumhuriyet yalnızca bir yönetim modeli değil, aynı zamanda bir ortak yaşam sözleşmesidir. Zemin eşit yurttaşlık, çatı demokratik cumhuriyet, ortak ad Türkiyeliliktir.”

Aslında açıklama nette, yine de bu açıklamada anlaşılması belki bize zor gelen, alangirli kelimeler ile rehberimizi oluşturalım.

Şöyle ki şunları seçtim;

“…Çerçeve Yasa, Demokratik Toplum Yasası, Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası, Özgür Yurttaş Yasası, Eşit Yurttaşlık, Türkiyelilik, Demokratik Cumhuriyet”

Şimdi anlama kılavuzumuzu oluşturalım:

1. Çerçeve Yasa[3]: Bir hukuki konunun veya politikanın sadece temel ilkelerini, amaçlarını ve genel kurallarını belirleyen, detayları, uygulama şekillerini ve usulleri daha alt düzeydeki hukuki düzenlemelere (yönetmelik, tüzük gibi) bırakan kanun türüdür. Bu kapsamda barış süreci denilen süreçteki ana düzenlemeleri belirleyecek, Terörisbaşı Öcalan, üst düzeyli terörist PKK yöneticileri ve örgüt üyelerinin durumunu netleştirecek yasa olarak diye ifade edilebilir.

2. Demokratik Toplum Yasası[4]: Hazırlanacak çerçeve yasa içerisinde çıkacak dar kapsamlı ve sınırlı düzenlemeler yanında silahsızlanma sürecini, güvenli ve geri dönüşleri, demokratik siyasi katılımı, temel hak ve özgürlüklerin güvencelerini aynı bütünlükle ele alan, kategorik ayrımlar yaratmayan, kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasayı ifade etmektedir.

3. Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası: Türkiye’de yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve merkeziyetçi yapının yumuşatılması amacıyla gündeme getirilen hukuki ve siyasi amaçlı bir tasarıdır. Karar süreçlerinde yerel halkın katılımını arttırmayı ve bölge yönetimlerin yetkilerini genişletmeyi hedefler. Yerel meclislerin karar alma gücünü artırır, kentlerin kendi kaynaklarını daha bağımsız yönetmesi sağlanır, halkın yönetime doğrudan katılımına olanak sağlar. (Burada Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı ifade edilmeye çalışılıyor. Kısaca merkezi yönetimden ayrı özerklik yani, böyle tanımlayabiliriz. Bebek katilinin daha önce “Demokratik Özerklik” diye de bir tanımlaması olmuştu)

4. Özgür Yurttaş Yasası: İlk defa terörist başının çağrılarında yer alan bu kavram, eşit yurttaşlık hakkının hukuki güvence altına alınmasını hedefleyen siyasi bir söylemdir. Kısaca etnik kimlik, din, inanç veya halkların demokratik cumhuriyet hukuku güvencesinde yaşamasını hedef almaktadır. Abdullah Öcalan çağrısında demokratik entegrasyon hukuku içerisinde, Özgür Yurttaş Yasası, Barış ve Demokratik Toplum Yasası ve Özgürlük yasalarını tanımlamaktadır.

DEM Parti Eş Başkanı Hatimoğulları, bunu şöyle formülize ediyor; Kürtler, Aleviler, bütün farklı halkalar ve inançlar eşit yurttaşlık temelinde demokratik cumhuriyet hukukunu güvencesinde yaşayabilir, buna özgür yurttaş yasası diyoruz.

5. Türkiyelilik: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi etnik kökene bakılmadan kucaklayan kapsayıcı bir üst birlik kavramıdır. “Türk” kelimesinin belli bir etnik grubu temsil ettiğini düşünenler tarafından tüm vatandaşları eşit ve bir arada göstermek amacıyla önerilen siyasi ve sosyolojik bir tanımdır.

6. Eşit Yurttaşlık[5]: Eşit yurttaşlık sosyolojik ve siyaset bilimi odaklı kavramdır. Salt yasalar önünde eşitliği değil, toplumsal yaşamın her alanında bağlılık (aidiyet) duyumsamayı tanımlar. Pozitif ve istemcidir. Farklılıkların tanınması ve kamusal alanda eşit temsili hedefler. Eşit yurttaşlık negatif eşitlik anlayışıdır.

Bu tanımlar çoğaltılabilir ama şimdilik bizim devam edebilmemiz için yeterli. Şimdi bu tanımları rehbere kaydederek DEM’i anlayalım.

Taslak “Çerçeve Yasa” hazır gibi. DEM ile görüşülüyor. Henüz mutabakat sağlanmadığı geliş gidiş trafiğinden anlaşılıyor. Yazılan maddelerin içeriğinde sorun var. Siyasi iktidar DEM kadar cesur değil çünkü yazılımda.

İktidarın hazırladığı taslak metin şunları içerecek gibi[6];

Silah bırakan münfesih (feshedilmiş) örgütün üyelerini” kapsayacak ‘çerçeve yasa’dan ilk aşamada yaklaşık 5 bin PKK üyesi yararlanacak. Öcalan’ın ve üst düzeyli yöneticilerin statüsünün müteakip gelişmelere göre düzenlenmesi öngörülüyor (Sorun 1).

Düzenleme bir “af” içermeyecek! (İkinci sorun burada) özellikle suça karışmayan üyelerin geri dönüşünü teşvik edecek ve bazı suçlar bakımından ceza indirimi sağlayacak formüller içerecek.

Suça karışan ve karışmayan üyeler için ayrı bir tasnif yapılacak…

Terör suçu işleyen kişiler hakkında cezanın tamamen kaldırılması yerine alt sınırdan uygulanması formülü üzerinde durulacak.

Eli kanlı terörist PKK lideri Abdullah Öcalan ile örgütün üst yönetim kadrosuna yönelik herhangi bir özel düzenleme yapılması planlanmıyor. Öcalan dahil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların kapsam dışında tutulması planlanıyor. Yasaya, belli suçlardan ceza alanların bu yasanın kapsamı dışında tutulacağı açık ve net bir şekilde yazılacak. (En büyük sorun 3)

Eğer ‘çerçeve yasa” Meclis’ten geçerse, PKK’nin silah bıraktığının “teyit ve tespiti” koşulundan vazgeçilmesi anlamına gelmeyecek. Yasanın uygulanması ile PKK’nin silah bıraktığının teyit ve tespiti sürecinin eş güdüm içinde işleyeceği bir mekanizma öngörülüyor.

Ama Öcalan konusunda küçük ortak Bahçeli farklı bir düşüncede: Öcalan’ın bir statü sorunu olduğunu kabul ediyor ve bir makam veriyor terörist başına: Barış Süreci koordinatörlüğü…

DEM Parti’de bu konuda aynı fikirde ve bunu her fırsatta ortaya koyuyor. İşin ilginç yönü Bahçeli ve DEM’in aynı fikirde olması. Öcalan’a her türlü imkânın sağlanması DEM’in önceliklerinden.

Mesela; Öcalan’a bir yerleşke yapıldığına dair iddialar var. Şöyle bir haber var internette[7];

Bakırhan, söz konusu yerleşkenin varlığını teyit ederken, asıl tartışmanın bu yapının hukuki ve idari statüsü olduğunu vurguladı. “Bir yerleşke var ama bunun adı nedir, statüsü nedir? Oraya geçerken ne diyeceğiz, nasıl tarif edeceğiz meselesinin netleşmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı…”

Yine DEM Parti Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hatimoğulları da İmralı’daki yeni konut inşaatı için şunları söylüyor[8]:

Evet İmralı’da bir konut yapıldığı bilgisi var. Ve bu konuta henüz Sayın Öcalan taşınmış değil.”

Get V. Murat Tulga’s stories in your inbox

Join Medium for free to get updates from this writer.

Remember me for faster sign in



Terör Örgütü PKK sözcüleriyle yaptığı açıklamalarda bu konuyu çok daha net bir biçimde dile getiriyor. Örgütün üst düzey yetkilisi Helin Ümit 14 Temmuz 26’da şöyle demiş[9];

Bu sürecin yürümesi için birkaç tedbir aldık. Sürecin başından itibaren atacağımız tüm adımları Önder Apo’nun (Öcalan) fiziki özgürlüğüne bağladık. Önder Apo’nun bu süreci yürütmesine, yönlendirmesin, onun sorumluluğunda yürümesi şartına bağladık. Bu devam ediyor. Bu anlamıyla eğer adımlar atılıp gelişmeler olacaksa, karşı taraf bazı beklentiler içerisindeyse, silahsızlandırma sürecinin sürmesini istiyorlarsa bu durumun Önderliğin fiziki özgürlüğüne ve özgür çalışması koşullarına bağlı olduğunu herkesiyi bilmeli. Onun dışında kimse bize başka adım attıramaz…” sözlerini kullandı.

Rehberde yazanları şimdi yorumlamaya başlayalım. Çerçeve yasada son bağlamda sonuç şu:

DEM Parti bu çerçeve antlaşmanın sadece terör örgütünün üyeleri için değil, Abdullah Öcalan ve üst düzey yöneticileri de kapsamasını, statünün siyasi hakları da kapsayacak şekilde çıkarılmasını istiyor. Tercümesi şu: Öcalan’a, Karayılan’a, Duran Kalkan’a hiçbir şey yaşanmamış gibi yeni bir statü verilecek, kimi İmralı’da kimi diğer 3’üncü ülkelerde günlerini gün edecekler. Bunun yanında bunları veya avanelerini karşımızda gelecekte bir siyasetçi olarak görmemiz de mümkün... Ruşen Çakır soruyor, Duran Kalkan; bu ihtimale“Niye olmasın?” diyor…

Gelelim şimdi, “Eşit yurttaşlık, Türkiyelilik, özgür yurttaş yasası, genişletilmiş yerel yönetimler yasası…” gibi diğer alengirli tanımlara….

İşin en önemli kısmı budur. DEM’in sıklıkla kullandığı rehberimize aldığımız bu ifadeler ile ilgili iktidar kanadı ve yancısından tek kelime yok. Bir gazeteci olsa da sorsa bunlara; “Şu eşit yurttaşlıktan ne anlıyorsunuz?” diye… Çıt yok…

O halde kendi tanımlamızı yapacağız. Bizim bu tanımlardan anladığımız şudur:

Diğerler tanımlar ile birlikte ele alındığında burada en tehlikelisi “Genişletilmiş Yerel Yönetim Yasası’dır. Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartının detaylı bir şekilde uygulanması talebidir. Burada Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın Türkiye tarafından şartlı olarak onaylanmış olmasına karşın, çekince konulan maddelerinin olduğu bilinmelidir. Amaç bu çekincelerin ortadan kaldırılmasıdır. (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/749575)

Biz de DEM kadar açık olalım o halde. Burada istenen açık olarak federasyondur. Bu düzenlemeler yapıldığı takdirde yerel yönetim diye bize satılmak istenen bölgelerde aşağıda sayacaklarım gündeme gelecektir.

Bu yerel yönetimlerin kendi meclisleri olacak, merkezin hiçte hoşuna gitmeyecek kendi bölgelerine yönelik özel kararlar alabilecekler. Mesela İspanya’da Katalan Bölgesinde olduğu gibi merkez yönetimden bir gün ayrılıyoruz diye referanduma gidebilecekler (Katalonya referandumu: Bağımsızlığa destek verenlerin oranı %90,09 — BBC News Türkçe)… Kendilerince çok farklı yaptırımları, söylemleri, çok farklı usul ve uygulamaları bu yerel sınırlar içerisinde görebileceğiz.

Bu yerel yönetimlerin kendilerini ifade eden bayrak, flama diyelim, farklı bir sembolleri de olabilecek.

Bu yasa ile yerel yönetimler veya bölgeler bölgelerindeki kaynaklarını kendilerince kullanabilecekler veya merkez yönetimden kullanıma ilişkin pay talep edebilecekler. Örnek: Bölgenizden bor madeni mi çıkıyor, işletme ve satıştan ver benim payımı… denecek.

Yerel yönetimler kendi bölgelerinde yerel adli kuvvetlerini kendileri oluşturacaklar… Bilmem ne bölgesi Zabıtası, polisi, Özel güvenliği olacak… (Belçika: Merkezi yönetim yerele karışmıyor, komüniteryen anlayış hakim — Mezopotamya Ajansı)

Yerel yönetimler kendi kültürel gelişimlerine yönelik tüm konularda söz sahibi olacaklar (Türkiye’de Yerel Demokrasi Tartışmaları ve Belçika Modeli — Medya Haber TV). Bunun içerisinde ana dilde eğitim de var. Bu sınırlar içerisinde farklı dillerde eğitim yapılacak, yerel yönetimin her kurumunda sadece bu dil konuşulacak, yönetim sınırları içerisinde resmi işlemlerde diğer diller için tercüman bulundurulacak. (Belçika’da valon ve flaman bölgelerinde mevcut uygulama budur. BELÇİKA’DA YEREL YÖNETİMLER* — Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi)

.

Nasıl çok korkutucu değil mi?

Şimdi daha da korkuncunu söylüyorum. Bu yerel yönetimler şartına CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’da destek veriyor (İmamoğlu yolunu açıkladı: ‘Güçlü ama demokratik lider’, yerel siyaset etkisinin arttığı model, emeğin öncelendiği sistem), ana muhalefet Partisi CHP’de…. (https://www.youtube.com/watch?v=z5t-LNRJWrM)

CHP’nin son gelişmeler sonrası yeni Anayasaya nasıl tepki vereceği de müphem. Komisyona onca eleştiriye rağmen üye veren CHP’ye en azından ben güvenmiyorum.

EY Türk, uyanalım artık…

Bir cisim yaklaşıyor…” ve burnumuzun dibine kadar geldi…

Türklük kimliği yok edilmek, vatan sınırları içerisinde yeni yeni kimlikler, bölünmeler peydahlanmak isteniyor.

Barış süreciymiş, bugüne kadar kimle savaşıyorduk ki barış olsun…

Ne yaparsanız yapın ne statü verirseniz verin Öcalan, bebek katilidir.

PKK bir terörist örgüttür, binlerce vatandaşımızın kanı eline bulaşmıştır. Köklü devlet geleneğine sahip olarak eli kanlı olanlardan hesabını sorarız. Zaten kimsenin pişman olduğu, özür dilediği de yoktur. Kanımızı yerde bırakmayız.

Son cümle, bunlarla düşüp kalkanı da affetmeyiz, Türk Tarihe hain olarak kazırız…

Türk’üz Türk kalacağız…

[1] https://www.evrensel.net/haber/5986801/akp-nin-1-5-yillik-yeni-anayasa-calismasi-tamamlandi-pakette-neler-var

Yeni bir Anayasa şart” — Son Dakika Ankara Haberleri

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Yeni anayasa yapılması ya da köklü bir değişikliğin gerçekleştirilmesi zaruri bir adımdır

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Yeni bir anayasa yapma sürecini en kısa süre içerisinde başlatmalıyız… TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye’yle ilgili işlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tamamladıktan sonra bütün siyasi partilerin ortak çabasıyla yeni bir anayasa yapma sürecini de en kısa süre içerisinde başlatmalıyız.” dedi.”

Adalet Bakanı: Anayasanın yenilenmesi elzemdir

Özgür Özel Erdoğan’a yeni Anayasa şartını açıkladı — Sözcü

[2]https://www.indyturk.com/node/778625/siyaset/bak%C4%B1rhan%E2%80%99dan-tbmmye-%C3%A7er%C3%A7eve-yasa-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1-zemin-e%C5%9Fit-yurtta%C5%9Fl%C4%B1k-%C3%A7at%C4%B1-demokratik

[3] https://www.birgun.net/haber/surec-takvimi-erdogan-in-sozunu-ettigi-cerceve-yasa-da-neler-var-721721

[4] https//www.demparti.org.tr/barisin-yolu-demokratiklesden-demokratiklesmenin-yolu-ise-cesur-siyasal-adimlardan geçer/22798/

https://ankahaber.net/haber/ihd-turkiye-pkk-baris-sureci-izleme-raporu-nu-acikladi-46145c36

https://ilketv.com.tr/ihdden-pkk-baris-sureci-izleme-raporu-kalici-baris-icin-7-maddelik-cagri/

[5]https://www.bbc.com/turkce/articles/cpd391ndxv8ottps://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-saltik/esit-yurttaslik-mi-yurttaslarin-esitligi-mi-2478094

[6] https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/son-dakika-mhp-lideri-devlet-bahceli-teror-orgutu-liderine-resmen-statu-istedi-baris-sureci-koordinatorlugu-2501157

[7] https://turkinform.com.tr/bakirhan-dogruladi-imralida-ocalana-ev-mi-yapiliyor

[8] https://www.veryansintv.com/demden-ozgur-yurttas-yasasi-cikisi-acilim-icin-3-talep

[9] https://www.rudaw.net/turkish/categories/kurdistan/12798705

Written by V. Murat Tulga

84 followers

·15 following

Veli Murat TULGA, Emekli bir subaydır. 27 Mayistan Balyoza, Hadimkoy’den Kumpasa Karşı Komutan Mektupları, Subayı Öldürmek ve Kral Çıplak adlı kitaplari vardir.



https://medium.com/@vmurattulga/dem-parti%CC%87si%CC%87ni%CC%87-anlama-rehberi%CC%87-3d5646ea6514



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc


Anlatayım.,Amerika çekiliyor.

Anlatayım.
Amerika çekiliyor.
Her yerden.
Ukrayna, Polonya, ve Baltık cumhuriyetlerini Avrupa'ya emanet ediyor.

Ancak, Avrupa'nın bu sorumluluğu taşıması ve üstlenmesinde sorunlar var.
Dolayısıyla Ukrayna, Polonya, Baltık Cumhuriyetleri büyük tehlikede.
Panik içindeler.

Uzak Doğuyu AUCUS ittifakına emanet ediyor.
Bu bağlamda Japonya ve Güney Korenin her anlamda önü açılıyor.
Tayvan konusu sıkıntılı, büyük olasılıkla barışçıl bir devir yapılacak.
Buna taraftar olan Tayvanlılar da var.

Ortadoğudaki Arap vassalları Medine İttifakına emanet ediliyor.

Daha önce Vietnam ve Afganistan'dan çekilirken olanlara bakarak, Kürt işbirlikçileri kurtarılmaya çabalanıyor.
Giderken yanında götürmek istemiyor.
Bunlara bundan sonra silah, para yardımı ve himaye yapmayacak.
Çerçeve Yasası ve bunun Türkiye dışında, Irak ve Suriye'de de uygulanacak olmasının sebebi budur.
Bölgede emir verebildiği büyük devletlerin hükümetleri Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, hatta Mısır bunu gerçekleştirmek için kullanılıyor.

İsrail ise ABD'den emir alan değil, emir veren bir ülkedir.
Bu nedenle İsrail'i kurtarmak, ya da korumak adına dahi olsa bir plan öneremiyorlar.
Yoksa İsrail'i de bölgedeki hasımlarıyla barıştırıp, öyle çekilmek isterlerdi.
Ne var ki, Judeo-Hristiyan nüfus ve hükümetteki etkileri sebebiyle, İsrail'i tükenene kadar desteklemek zorunda kalacaklar.
İsrail Amerikanın kaynaklarını tüketecek, ve bunu asla umursamıyorlar.
Çünkü, sonrasında Amerika bir posaya dönüştüğünde oradaki nüfusu İsrail ve Çin'e taşımayı hesaplıyorlar.

ABD'yi devlet tahvili ihraç ederek savaşlarını finanse etmek imkanını giderek yitiriyor.
Yaptırımlar sebebiyle dünyanın önemli bir bölümü ABD devlet tahvillerinden uzak duruyor.
ABD devlet tahvillerinin faiz giderek yükseliyor ve bu borç yükünün çevrilmesi giderek zorlaşıyor.
ABD nin çok uzak olmayan bir gelecekte, belki bir iki sene içinde temerrüde düşme ihtimali güçleniyor.
Bu günümüzde kimselerin hayal bile edemeyeceği şiddette bir küresel ekonomik buhrana sebep olur.
Bütün dünyada hazineler altın topluyor.
ABD'li karar vericiler bu nedenle kontrolsüz bir içe çöküşün, kontrolü ve minumum zararla sonuçlanması için KÜÇÜLME VE ÇEKİLME HAZIRLIKLARI YAPIYORLAR.

Rusya ve ABD çatışmalardan iyice yoruldu.
Bu nedenle taktik nükleer silah kullanımı lakırdıları var.

İşler her an kontrolden çıkabilir.
Yerel bir çatışma aniden küreselleşebilir.
Herhangi bir batı ülkesinde yaşanacak bir ekonomik buhran aniden küreselleşebilir.
Dünya kendini bir anda taktik nükleer silah kullanımından stratejik nükleer çatışma içinde bulabilir.
Büyük belirsizlikler var.
Ayı çıkabilir, taş düşebilir vb.


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group


:
ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba üye olmak icin
To join the group


:
ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak için
To write to the group founder


:
0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamız
Our Group Page


:
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz
You can also check out my blog if you wish


:
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Yeni web sayfam
Our new website


:
https://erkin.cc/
Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
Email addresses (Contact us here if you have any problems.)


:
Oraj.Poyraz@erkin.cc
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc