18 Ağustos 2026 Salı

ÇANAKKALE'DE CEPHEDEN KAÇAN KÜRTLER,KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRDİSTANCILAR

ÇANAKKALE'DE CEPHEDEN KAÇAN KÜRTLER,KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRDİSTANCILAR /*"Çanakkale’de Kürtler de savaştı." */propagandası tam bir palavradır. 1914 nüfus sayımına göre Osmanlı’nın resmi nüfusu 14 milyon civarındadır. Ancak bu nüfus sayımında sayılamayan ya da göz ardı edilen unsurlar da katılırsa ve yabancı gizli servis raporları göz önüne alınırsa Osmanlı’nın nüfusu 18 milyon olarak karşımıza çıkıyor. İngiliz kayıtlarına göre; Osmanlı nüfusu: 18 milyon Kürt unsur ve Zaza nüfusu: 2 milyon 800 bin iken Alman istihbarat raporlarına göre; Osmanlı nüfusu: 18 milyon Kürt unsur: 1 milyon 600 bin olarak gösterilmektedir. Birinci Dünya Savaşı’nda silah altına alınan toplam asker sayıları ise şöyledir: Osmanlı Harbiye Nazırlığı resmi rakamı: 2.998.000 İngiliz kayıtlarına göre; Toplam silah altına alınan personel: 3.156.000 Kürt unsur: 44.000 Alman istihbarat raporlarına göre; Toplam silah altına alınan personel:2.998.000 Kürt unsur: 44.000 Bu rakamlara istinaden şunu diyebiliriz ki rakamlar Osmanlı’nın müttefiki olan Almanya’nın istihbarat birimlerinin hazırladığı raporlara dayandırılmıştır. İngilizler de Alman raporlarını referans almışlardır. Şimdi Alman raporlarını referans alarak sesli düşünelim. Osmanlı tebası içindeki Kürt nüfusun oranı: 18.000.000/1.600.000= yaklaşık olarak yüzde 10 Osmanlı ordusundaki Kürt unsur oranı: 2.998.000/44.000= yaklaşık olarak yüzde 1.5 olmaktadır. Yani Kürtlerin nüfusa oranı yüzde on iken orduya oranı yüzde bir buçuktur. Şimdi de gelelim Çanakkale cephelerindeki şehit sayılarına: Yine Alman istihbarat raporlarına göre Toplam şehit: 48.148 Kürt unsur: 221 Çanakkale’de silah altına alınan toplam Kürt unsur: 12.000 Toplam şehit sayısının binde 5′i… Kürtlerin belki şehit sayısı ve Çanakkale savaşına olan katkıları daha fazla olabilirdi. Ancak Kürtler bugün birilerinin öne sürdüğü gibi davranmamıştır. Örneğin Çanakkale Savaşı’nda tek bir kurşun dahi atmadan cepheden kaçan 77. alayın tamamı Kürt’tür. Savaştan kaçan bu Kürt askerler, cephe gerisinde Osmanlı ordusunu uğraştırmış, erzak ve mühimmat konvoylarını yağmalayarak düşmandan daha fazla zararlar vermiş ve savaş dolayısıyla haklarında idam kararı çıkarılmış ve o ortamda yakalanabilenler derhal idam edilmiştir. Yine Kürtlerden mürekkep bir başka alay olan 72. Alay ise çatışmaların en çetin olduğu Conkbayırı’nda kanatlarını korumakla görevli olduğu 57. alayı yüzüstü bırakmış, silahlarını dahi düşmana terk ederek etrafa dağılmış ve hatta esir düşmüşlerdir. Şefik Aker Paşa anılarında bu ihanetten bahsetmektedir. 77. Alay 1. Tabur komutanı Binbaşı Mehmet Emin Bey, çarpışmalarla ilgili bilgi vermeye geldiğinde/*"Efendim! Yüksek katınıza çıkmaya utanıyorum. Üzülerek belirtmeliyim ki bütün alayımız çil yavrusu gibi dağınık, savaş alanından kaçmışlardır. Bir ucu Maltepe’ye kadar gitmiştir. Alay komutanını bulamadım. Sizin Kocadere’ye gelmekte olduğunuzu haber aldığımızdan, bilgi sunmak için buraya koşup geldim!"*/ diyecektir. Fahrettin Altay’ın anılarından öğrendiğimize göre de tümene çoğu Kürt kökenli askerlerden oluşan 72. ve 77. Alayların verilmesi Mustafa Kemal Paşa’nın tepkisine neden olmuştur. Fahrettin Altay, Mustafa Kemal Paşa’nın tepkisini şöyle anlatmaktadır: "Mustafa Kemal Paşa, Gelibolu‘dan geçerken bize uğradı. Kendisini ilk defa görmüş bulunuyordum. Enerjik, muhatabına itimat telkin eden, tok sözlü, sarı saçlı, mavi gözlü, düzgün endamlı genç bir komutan. Görüştükten sonra kendisini uğurladık. Eceabat’a gider gitmez beni telefonla aradı. ’Aman reis bey, bana verilen 72. ve 77. Alay askerlerinin ekserisi Kürt’tür bir kısmı da Yezidi, Nusayri gibi savaşa karşı insanlardır. Bunları geri alsınlar. Halis Türk delikanlıları olan ve eğitimleri oldukça ilerlemiş bulunan benim eski iki depo alayımı geri göndersinler.’ Edward J.Erickson adlı bir İngiliz savaş tarihçisi /*“Ordered to Die”*/ (/*“Size Ölmeyi Emrediyorum”*/) diye bir kitap yazmıştır. Bu kitap Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunu anlatmakta fakat kitabın çoğu yerinde /*“Osmanlı Ordusu”*/ yerine /*“Türk ordusu”*/ denilmektedir. Yazar sunuş kısmında bunu şöyle açıklar: “Bu kitap 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusu adını taşıyorsa da aslında Türk ordusunu anlatmaktadır.“ Gerçekten de savaşa baktığımızda en acımasız düşmanları olan İngilizlerin Osmanlılarla değil her zaman Türklerle savaştıkları görülmektedir. Her ne kadar Osmanlı İmparatorluğu hukukî olarak varlığını hâlâ sürdürmekte ve ayrıca Araplar ve Kürtler gibi Osmanlı’ya şeklen bağlı topluluklar orduda hizmet etmekteyseler de ordunun özü Türk’tür ve siperde ölmek gerektiğinde ölenler genellikle Türkler olmaktadır. Bu bilimsel gerçekler yazıldığında şanlı Çanakkale zaferimize ortak çıkmaya çalışan PKK zihniyeti, Çanakkale’deki Kürt şehit sayısının az olmasını, Çanakkale’nin coğrafi uzaklığına bağlamaya çalışmakta ve Kürtlerin diğer cephelerde savaşıp şehit olduğundan bahis açmaya çalışmaktadırlar. Peki diğer cepheler denilerek hangi cepheler kast edilmektedir? Kürtlerin yaşadığı coğrafyaya yakın olan cepheler... Örneğin Sarıkamış cephesi... Kürtlere Çanakkale’den çok daha yakın Sarıkamış’ta Osmanlı harp tarihi kayıtlarına göre verdiğimiz şehit sayısı 50.000′dir. İngiliz kaynakları bu rakamın 90.000 olduğunu refere eder. Rus kaynaklarına göre bu rakam 108.000′dir. Savaş öncesi Osmanlı resmi kayıtlarında silah altına alınan Kürt unsur sayısının 44.000 olduğunu yukarıda belirtmiştik. Sarıkamış harekatına Vilayet-i Sitte diye adlandırdığımız coğrafyadan intikal eden şehit sayısı ise 1.300′dür. Bu 1.300 şehidin 1.000 kadarı Erzurum ve Gaziantep vilayetlerinden olup geri kalanı Vilayet-i Sitte sancaklarındandır. Yani Osmanlı kaynaklarını referans alırsak 50.000 şehidin sadece 300′ü Kürt’tür ki bu oran Çanakkale Savaşı’ndaki oranın hemen hemen aynısıdır. Binde altıdır. Sarıkamış’ı ele almışken Sarıkamış’ta Kürtlerin neler yaptığını da belirtmeden geçmeyelim. Miralay Hafız Hakkı Bey hatıratında şunları yazmıştır: “/*Soğukla ve Moskofla mücadelede oldukça başarılıyız. Lakin cephe gerimize sarkan Ermeni ve Kürt çeteleri tüm ikmal bağlantılarımızı tehdit ve yok etmekte gayet başarılılar. Bu şartlar altında bu savaş kazanılamaz…”*/ Ayrıca Rus Genelkurmayı’na mensup General Nikolski, Sarıkamış harekâtını bütün cephe savaşlarını günü gününe not etmiş ve eser Rusya’da yayınlandıktan sonra emekli Kaymakam Nazmi (Osman) Bey eseri Türkçeye tercüme ederek 1934 yılında 120 sahife halinde Erkân-ı Harbiye matbaasında bastırabilmiştir. General Nikolski de askeri günlük notlarında şunları anlatmaktadır: “/*Türkler, cephe gerilerini ve ikmal yollarını Ermenilerden ve Kürtlerden sağlama almadan böyle bir harekata girişiyorsa bunun adı intihardır. Bu, başka bir şey olarak adlandırılamaz…”*/ Rus istihbaratından Albay Alexiyev ise hatıratında şu hususu belirtir: “/*Ermeniler,Arşen ve Reizyan’dan aldığım raporlar doğrultusunda sayılarının azlığından ve Türklere karşı başarısız olacaklarından çekindiğimi söylediğimde, kendileriyle birlikte 1.500 Kürt’ün hareket ettiğini beyan ettiler. Bunların hepsini Kasparyan ve Skolitsa ile birleştirmek suretiyle Tokat’tan Van’a kadar olan sahada Türklerin cephe gerisine sarkıtarak zaferimize önemli katkılarda bulunmalarını sağladık, dediler.”*/ İşte Sarıkamış’taki Kürt gerçeği de budur. Sarıkamış’ı da bırakıp başka bir yakın coğrafya olan Irak cephesine gidelim. Kut ül Amare Savaşı’nda Osmanlı kayıpları 25 bin iken İngiliz raporlarına göre Kut ül Amare’de şehit olan Kürt unsur 40 (Kırk) olmuştur. İşte Çanakkale, Sarıkamış ve Kut ül Amare cephelerindeki Kürt gerçeği budur. Peki ama Osmanlı tebası olan Kürtler vatan toprağı için savaşmaktan neden imtina etmişlerdir? Kürtlerin savaşa gönüllü olmamasının en önemli nedeni /*“Osmanlı savaşı kaybedecek, Kürtler kazanan tarafta olursa gelecek onların olur…”*/ vaatleridir. Yani bilindik Kürdistan hikayesi. Osmanlı toprakları 5. kol faaliyet alanıdır. Osmanlı’yla savaşan bütün devletlerin ajanları da Kürtler arasında cirit atmaktadır. İşte bu vaatlerin de etkisiyle Kürtlerin geneli, Osmanlı ordusuna katılmak yerine, kendi bölgelerinde eşkıyalık yapmayı, Osmanlıyı arkadan vurmayı, İngiliz, Fransız ve Rus kuvvetlerine yardımcı olmayı seçmişlerdir. Kurtuluş Savaşı’nda da durum pek farklı değildir: Kurtuluş Savaşı’nda Yunan Ordusundaki Kürtler: *KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRDİSTANCILAR* Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal’in idam edilmesi emrini Kürt Mustafa Paşa, vermiş, Nasturi İsyanı’nı bastırmakla görevli birlikten Fırka komutanı Kürt İhsan Nuri, Vanlı Kürt Rasim, Kürt Tevfik Cemal ve Teğmen Kürt Ali Rıza, isyan sırasında 270 askerle birlikte Kürt isyancılarının tarafına geçmiş; Damat Ferit, Kürdistan Teali Cemiyeti ile görüşerek onlara özerklik karşılığında Mustafa Kemal’e karşı savaşmayı teklif ederek Yüksek Komiser De Robeck ile görüşüp 15 bin kişilik bir Kürt ordusu kurulmasını ve Kürtleri Mustafa Kemal’e saldırtmayı planlamış ve Ali Galip Olayı böylece yaşanmıştır. Sivas Kongresi’ne giden Mustafa Kemal’e Kürdistancılar suikast düzenlemiştir. Kürdistancılar aynı zamanda Yunanlılarla da temas halindedir. Amasya’da Yunan temsilcisi ile görüşen Kürdistancılar, Yunanlılara Türk ordusunda ele geçirilen Kürt esirlere iyi davranılmasını ve bu esirlerin Türk ordusuna karşı kullanılmasını önerir. Teklif kabul edilir ve esir Kürtler Yunan ordusunun hizmetine girerler. Kürt-Yunan işbirliğinin en büyük sonucu ise Koçgiri İsyanı’dır. Yunan ordusu büyük ilerleyişe geçmeden hemen önce Kürdistancılar isyan eder. Yunan ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken Kürdistancılar Sivas’a doğru yürümeye başlar. Amerikan Askeri Ateşesi durumu şöyle rapor eder: “/*... Yunanlılar önemli bir zafer kazanırlarsa Kürt isyanı Türkiye’nin arkasını ciddi bir şekilde tehdit edebilir. Ancak Batıdaki savaş Türklerin lehine gelişirse Türkler, ellerindeki yarım düzine yetenekli liderden biriyle Kürt sorununa son verebilir. İngilizler kuşkusuz bu durumu bilmektedirler. Gene de Kürt sorunu ile meşgul olduğu sürece Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedirler. Dolayısıyla Kürt akımına yardımcı olmaktadırlar.”*/ Koçgiri İsyanı’nın başlangıç tarihi sadece Yunan ilerleyişine değil aynı zamanda Londra ve San Remo Konferansları’na da denk gelir. Ankara Hükümeti böylece sıkıştırılmaktadır. Koçgiri İsyanı’nın liderlerinden Baytar Nuri isyan programını şu şekilde açıklar: “/*İlk önce Dersim’de Kürt istiklali ilan edilecek. Hozat’a Kürdistan bayrağı çekilecek. Kürt milli kuvveti Erzincan, Elazığ ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara Hükümeti’nden Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi. Çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı.”*/ Ayaklanma büyür ve isyancılar Ankara Hükümeti’ne bir muhtıra yollarlar. Telgraf yoluyla iletilen muhtıra şu maddelerden oluşmaktadır: 1-İstanbul Hükümeti’nce kabul edilen Kürdistan özerkliğinin Ankara Hükümeti’nce de tanınıp tanınmayacağının açıklanması 2-Kürdistan özerk yönetimi konusunda Mustafa Kemal hükümetinin ivedi yanıt vermesi 3-Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan cezaevlerindeki Kürtlerin hemen salıverilmesi 4-Kürt çoğunluğu bulunan illerden Türk memurlarının çekilmesi 5-Koçgiri yöresine gönderilen birliklerin geri alınması.” Kürdistancılar bununla da kalmaz. 25-Kasım-1920 tarihinde Batı Dersim Aşiretleri reisleri adına TBMM’ye şu şekilde başvurur: “/*Sevr Antlaşması gereğince Diyarbakır, Elazığ, Van ve Bitlis illerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerekiyor. Bu nedenle bu oluşturulmalıdır. Yoksa, bu hakkı silah zoruyla almaya mecbur kalacağımızı beyan ederiz.”*/ Yunanlar Bursa’ya Kürdistancılar Sivas’a saldırıyor Ankara Hükümeti, Yunanların Bursa’yı ele geçirmesine rağmen Kürdistancılara karşı geri adım atmaz. Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa isyanı bastırmak için bir plan hazırlar. Topal Osman komutasındaki Giresun alayı da Nurettin Paşa’nın emrine verilir. Türk Ordusu 11-Nisan-1921 günü Kürdistancıların üzerine yürüyüş başlatır. 45 bin kişilik Kürt milisleri ile çarpışmalar 3 ay sürer. 17-Haziran-1921 günü isyancılar teslim alınır. Koçgiri isyanının bastırılmasından sonra BMM’deki Kürt milletvekilleri Ordu Komutanı Nurettin Paşa’nın halka zulmettiği, gereksiz yere kan döktüğü gerekçesiyle olağanüstü ve gizli bir oturum talep ederler. Bunlar isyanı bastıran Nurettin Paşa’nın kellesini istemektedir. Mustafa Kemal daha sonra Nutuk’ta olayı şöyle anlatır: “/*Nurettin Paşa merkez bölgesinde bir yıla yakın bu görevi yaptı ama yetkisi dışında kimi yurttaşların haklarına el uzatıyor diye milletvetkillerinin yakınmaları ve İçişleri Bakanlığı’na soru yöneltmeleri, Bakanlığın da yakınmaları yerinde görmesi üzerine Meclis’in isteğiyle Kasım 1921 başlarında görevden çıkarıldı. Meclis, Nurettin Paşa’nın yargılanmasına da karar verdi. Bu iş, benimle Bakanlar Kurulu arasında bir sorun çıkmasına da yol açtı. Ben, Nurettin Paşa’ya uygulanmak istenen işlemi kabul etmedim. Fevzi Paşa Hazretleri de benim görüşüme katıldı. İkimizle, Bakanlar Kurulu arasında çıkan anlaşmazlık Meclisçe bir çözüme bağlandı. Meclis’te Nurettin Paşa’yı savundum, kendisini ağır bir işleme uğramaktan kurtardım.”*/ Görüldüğü gibi Mustafa Kemal Paşa, sadece Kürdistancı isyanı bastırmakla kalmamış; isyanı bastıran komutanı da sonuna kadar savunmuştur. Mustafa Kemal’in, Meclis’te tek kalması ise son derece öğreticidir. Gerçekten de Birinci Meclis’te, Mustafa Kemal Paşa, şeriatçılara ve Kürdistancılara karşı tek başına kalmaktadır. Ama tek kalmak pahasına kendi komutanını savunmuştur! Türk Genel Kurmay Başkanlığı da bu isyanı şu şekilde değerlendirmektedir: “/*Siyasi bakımdan büyük bir önem taşıyan bu harekat dolayısıyla, Kürt bağımsızlık davasının ilk basamağının Koçgiri olayları ile kurulmak istendiği, bu dış etkilerin en açık ve kesin delilidir.”*/ Bu değerlendirmeden de anlaşılacağı gibi, olay münferit bir isyan değil bir davanın ilk adımıdır! Ardından gelecek olan Kürdistan isyanları da bunu kanıtlayacaktır. Nitekim isyanın liderleri de olayı böyle değerlendirmektedir: /*“Koçgiri, Kürt İstiklal Savaşı’nın bir merhalesidir, onunla bir meydan muharebesi kaybettik, fakat harp bitmedi. Biz son zaferi kazanacağız.”*/ Görüldüğü üzere, daha Sivas Kongresi’nin toplanma hazırlıklarından başlanarak Kürdistancılar, Kurtuluş Savaşı için çalışmamış, tam tersine hep Kurtuluş Savaşı’na karşı savaşmışlardır. Koçgiri ayaklanması bunun en büyük kanıtlarından sadece biridir. Dedelerinin ihanetlerinden torunları olan Kürtler sorumlu tutulmadı. Kanunen eşit yurttaşlık verildi. Fakat PKK torun Kürdistancıların omuzlarında yükseliyor. Atatürk,/*"Türkiye Türklerindir!"*/ ve/*"Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"*/ özdeyişlerini boşuna söylememiştir. -- - - - - - - - - - - - - - - - - ALO RAİF ABİ BİR MÜŞKÜLÜM VAR… https://www.youtube.com/watch?v=F9D1PZNupsE - - - - - - - - - - - - - - - - Şeytandan Bir Not; Ben daha iyisini yapana dek en iyisi Kadınlar. :) ~Bilinmeyen Birisi~ - - - - - - - - - - - - - - - - BAKIN BURASI DAHA DA ÖNEMLİ https://www.youtube.com/watch?v=3iDXAR20YPM - - - - - - - - - - - - - - - - Mide derdi gokten yere indirir kartali. ~Anonim Nasihat~ - - - - - - - - - - - - - - - - Sikilmis yumruklarla el sikisamazsiniz. ~Mahatma Gandhi~ - - - - - - - - - - - - - - - - Dunyanin en uzun gecesi 21 aralik degil, beni terkettigin gecedir. ~Kucuk Iskender~ - - - - - - - - - - - - - - - - BIR GÜL AÇIYORSA -1960 Devrim sehitlerinin anisina Bir gül açiyorsa simdi Türkiye'de Askla ümitle açiyor Adsiz unutulmus her bahçede Bir gül tomurcuklaniyorsa Sabaha karsi gecede Açmak için tomurcuklaniyor Askla ümitle Seviçle yasamak içim tomurcuklaniyor Kanin aktigi yerde Gözyasinin aktigi yerde Karanligi içinde kahrin Güller açiyor iste Güller isik aydinlik içinde Güller bütün güller bu sabah Bir agizdan türkü söyler gibi açiyor her bahçede Geceler gündüze dönüyor iste Karanlik isiga dönüyor iste Kahir sevince dönüyor iste Akan kan dökülen yas Güle dönüyor iste Hasetsiz korkusuz kinsiz Binlerce güller açiyor iste Dargin kardese dönüyor iste Artik yasamak bütün Türkiye'de Bir agizdan söylenen bir türküye dönüyor ~Necati Cumali~ - - - - - - - - - - - - - - - - "En sonunda, hayatınızın içindeki yıllar değil, yıllarınız içindeki hayat önemlidir." ~Abraham Lincoln~ - - - - - - - - - - - - - - - - BUYUK OLSUN Ben buyuk sarkilari severim; buyuk olsun Deniz gibi, gokyuzu gibi hersey ve mahzun. Seviyorsam seni ask olumsuzdur gonlumce Asiksam kadinim degil tanricasin, ece. Denizler yolculuga cagirir durur da beni Gitmem dusunerek geri donecegim gunu. Ben buyuk ruzgarlari severim buyuk olsun Askim da, ozlemim de hepsi, hersey ve mahzun. Insan bir yaninca Kerem misali yanmali, Uykudan bile mahser gununde uyanmali. ~Ahmet Muhip DRANAS~ - - - - - - - - - - - - - - - - ALO SELAMIN ALEYKÜM RAİF ABİ?… https://www.youtube.com/watch?v=I_IlmJ_E4MY - - - - - - - <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> <https://erkin.cc/Karikaturler/> - - - - - - - Super_Tavuklarin_Sirketlere_Verdikleri_Zararlar_Uzerine_Guzel_Bir_Konusma.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Super_Tavuklarin_Sirketlere_Verdikleri_Zararlar_Uzerine_Guzel_Bir_Konusma.pdf> PHILIP_KING-Papaz_Kacti.docx <https://erkin.cc/KitaKita/PHILIP_KING-Papaz_Kacti.docx> Yaban-Yakup_Kadri_Karaosmanoglu.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Yaban-Yakup_Kadri_Karaosmanoglu.mobi> C._J._Cherryh-Uzay_Dugumu.epub <https://erkin.cc/KitaKita/C._J._Cherryh-Uzay_Dugumu.epub> Persian_Literature.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Persian_Literature.pdf> PARANTEZ_ICI_DIPNOT_KULLANIMI.doc <https://erkin.cc/KitaKita/PARANTEZ_ICI_DIPNOT_KULLANIMI.doc> Yilmaz_Erdogan-KADINLIK_BIZDE_KALSIN.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Yilmaz_Erdogan-KADINLIK_BIZDE_KALSIN.pdf> guzel_konusma.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/guzel_konusma.pdf> Murat_Tuncay-Bayat_Kazanova.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Murat_Tuncay-Bayat_Kazanova.pdf> Friedrich_Nietzsche-Tan_Kizilligi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Friedrich_Nietzsche-Tan_Kizilligi.epub> Muhammed_Mustafa_1.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Muhammed_Mustafa_1.epub> Jean_Pierre_Changeux_Paul_Ricoeur-Neden_Nasil_Dusunuruz-Etik_Insan_Dogasi_ve_Beyin_Uzerine_Bir_Tartisma.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Jean_Pierre_Changeux_Paul_Ricoeur-Neden_Nasil_Dusunuruz-Etik_Insan_Dogasi_ve_Beyin_Uzerine_Bir_Tartisma.pdf> Tatarca-turkiye_turkcesi.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Tatarca-turkiye_turkcesi.doc> Mario_Fratti-ANNELER_VE_KIZLAR.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Mario_Fratti-ANNELER_VE_KIZLAR.doc> Tuncay_Ozkan-Oldurun_O_Gazeteciyi.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Tuncay_Ozkan-Oldurun_O_Gazeteciyi.epub> COZULME_EROZYON_VE_HEYELAN.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/COZULME_EROZYON_VE_HEYELAN.pdf> Edgar_Allan_Poe-Butun_Hikayeler.1.el.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Edgar_Allan_Poe-Butun_Hikayeler.1.el.pdf> Tuncer_Cucenoglu-Sabahattin_Ali.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tuncer_Cucenoglu-Sabahattin_Ali.pdf> Ismail_Arabaci-Turkler.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Ismail_Arabaci-Turkler.pdf> Tum_Siirleri.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Tum_Siirleri.pdf> Stage_4-George_Eliot-Silas_Marner_The_Weaver_of_Raveloe.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Stage_4-George_Eliot-Silas_Marner_The_Weaver_of_Raveloe.pdf> Anton_Cehov_Neil_Simon-SEVGILI_DOKTOR.doc <https://erkin.cc/KitaKita/Anton_Cehov_Neil_Simon-SEVGILI_DOKTOR.doc> Yenilmeyen_Adam.mobi <https://erkin.cc/KitaKita/Yenilmeyen_Adam.mobi> 83_Numarali_Muhimme_Defteri.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/83_Numarali_Muhimme_Defteri.pdf> SAFAK_VAKTI.epub <https://erkin.cc/KitaKita/SAFAK_VAKTI.epub> Amin_Maalouf-Semerkant.epub <https://erkin.cc/KitaKita/Amin_Maalouf-Semerkant.epub> Ahmet_Refik-Kafkas_Yollarinda.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Ahmet_Refik-Kafkas_Yollarinda.pdf> TIYATRO_Turleri.doc <https://erkin.cc/KitaKita/TIYATRO_Turleri.doc> Asife_onal-Yahudilikte_Hristiyanlckta_ve_Islamda_Evlilik.pdf <https://erkin.cc/KitaKita/Asife_onal-Yahudilikte_Hristiyanlckta_ve_Islamda_Evlilik.pdf> Dr._Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi.zip <https://erkin.cc/KitaKita/Dr._Hikmet_Kivilcimli-Osmanli_Tarihinin_Maddesi.zip> - - - - - - - Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> Your browser does not support the video tag. "> - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - *Gruba mesaj göndermek icin To send a message to the group * : ozgur-gundem@googlegroups.com *Gruba üye olmak icin To join the group * : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com *Grup kurucusuna yazmak için To write to the group founder * : 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc *Grup Sayfamız Our Group Page * : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ *Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish * : http://orajpoyraz.blogspot.com/ *Yeni web sayfam Our new website * : https://erkin.cc/ *Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) * : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder