Bekir Coşkun: Tarif...
Eylül 23, 1997
O zaman bütün tarifleri yeniden yapmalıyız...
Vergi:
Geliri belli olan vatandaşların, çoluk-çocuklarının rızkından kesip, belli bir yere yatırdıkları para...
Vatandaşların, çoluk-çocuklarının rızkından keserek götürüp belli bir yere yatırdıkları paranın toplandığı yer nere?..
Hazine...
Sonra o parayı ele geçirmek için kimi açıkgözlerin kurdukları anayasal örgütlerin adı:
Siyasi parti...
Açıkgözlerin en açıkgözü:
Genel başkan...
Siyasi partilerin o olanakları ele geçirmek için itiş-kakışmaları ve tepinmelerinin geneli:
Siyaset...
Siyasi partilerin o olanakları ele geçirmek için itişip-kakışmalarında kazanan tarafa ne diyorlar:
İktidar...
Malı karşı tarafa kaptıranlar ise ‘‘Bu nasıl iktidar?..’’ diyerek huysuzlanmaya, sızlanmaya başlıyorlar...
Bu; muhalefet...
*
Sonunda hazineyi ele geçiren iktidar ile, hazineyi elinden kaçıran muhalefet arasındaki itişip-kakışma, içinden çıkılmaz bir hal alıyor... Bu gibi durumlarda vatandaşa ‘‘Peki, malı kim götürsün?’’ şeklinde bir soru soruluyor...
Bu ne:
Seçim...
Vatandaş ‘‘Kimse malı götürmesin’’ gibi bir yanıt veremiyor... Böylece yanıt veremeyenler; kararsızlar... Ama ‘‘Malı kimin götüreceğine’’ karar verebilen çoğunluk:
Milli irade...
Vatandaşın çoluk-çocuğunun rızkından keserek ödediği vergileri ele geçirme yarışına herkes, yasal örgütlenme ve yukardaki tariflere uyma şartıyla katılabilir:
Bu ise; Demokrasi...
*
Arife tarif gerekmiyor...
Kim demişti:
‘‘Ne ceketim kaldı
Ne metelik cebinde ceketin
Kurtaracağız diye geliyorlar
İçine ediyorlar memleketin...’’
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/bekir-coskun/tarif-39265644
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder