14 Ağustos 2026 Cuma

Bekir Coşkun: Tarif...

Bekir Coşkun: Tarif...

Eylül 23, 1997

O zaman bütün tarifleri yeniden yapmalıyız...

Vergi:

Geliri belli olan vatandaşların, çoluk-çocuklarının rızkından kesip, belli bir yere yatırdıkları para...

Vatandaşların, çoluk-çocuklarının rızkından keserek götürüp belli bir yere yatırdıkları paranın toplandığı yer nere?..

Hazine...

Sonra o parayı ele geçirmek için kimi açıkgözlerin kurdukları anayasal örgütlerin adı:

Siyasi parti...

Açıkgözlerin en açıkgözü:

Genel başkan...

Siyasi partilerin o olanakları ele geçirmek için itiş-kakışmaları ve tepinmelerinin geneli:

Siyaset...

Siyasi partilerin o olanakları ele geçirmek için itişip-kakışmalarında kazanan tarafa ne diyorlar:

İktidar...

Malı karşı tarafa kaptıranlar ise ‘‘Bu nasıl iktidar?..’’ diyerek huysuzlanmaya, sızlanmaya başlıyorlar...

Bu; muhalefet...

*

Sonunda hazineyi ele geçiren iktidar ile, hazineyi elinden kaçıran muhalefet arasındaki itişip-kakışma, içinden çıkılmaz bir hal alıyor... Bu gibi durumlarda vatandaşa ‘‘Peki, malı kim götürsün?’’ şeklinde bir soru soruluyor...

Bu ne:

Seçim...

Vatandaş ‘‘Kimse malı götürmesin’’ gibi bir yanıt veremiyor... Böylece yanıt veremeyenler; kararsızlar... Ama ‘‘Malı kimin götüreceğine’’ karar verebilen çoğunluk:

Milli irade...

Vatandaşın çoluk-çocuğunun rızkından keserek ödediği vergileri ele geçirme yarışına herkes, yasal örgütlenme ve yukardaki tariflere uyma şartıyla katılabilir:

Bu ise; Demokrasi...

*

Arife tarif gerekmiyor...

Kim demişti:

‘‘Ne ceketim kaldı

Ne metelik cebinde ceketin

Kurtaracağız diye geliyorlar

İçine ediyorlar memleketin...’’

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/bekir-coskun/tarif-39265644

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder