2 Mayıs 2013 Perşembe

15-Rifat Serdaroğlu: TÜY DİKTİN TÜRKİYELİ


Rifat Serdaroğlu: TÜY DİKTİN TÜRKİYELİ

02 Mayıs 2013

Tüy Dikmek, deyimi şu olaydan çıkmıştır.

14.Yüzyıl başlarına kadar Avrupa'da "Tuvalet" kültürü yoktu.
İnsanlar kakalarını lazımlıklara yapar ve pencereden aşağı atarlardı.
Sokaklar pislik, insanlar hastalık içindeydiler.

O yıllarda Avrupalı Asiller üç uşak ile sokağa çıkarlardı.
Bunlardan biri
"Şemsiyeci", diğeri "Tüycü", üçüncüsü de "Parfümcü" idi.

Şemsiye, pencerelerden atılan kakaların asilzadenin kafasına düşmesin diye kullanılır ve asilzade, kafasına kaka düşmesinden böyle korunurdu.

Yolda giderken kakası gelen asilzade, bir kenara kakasını yapar, "Tüycü" hemen üzerine tüy dikerdi.
Bundaki amaç ise, asilzadenin kakasının diğer insanların kakası ile karıştırılmasını önlemekti.
Bizde hala böyle değil mi?

Hiç Ağa'nın kakasının üstüne marabalar kaka yapabilirler mi?

Tüy dikildikten sonra "Parfümcü" uşak, asilzade kakasının üzerine parfüm sıkardı.

Yani hem kakanı sokağa yap, hem popon görünsün, hem de üstüne tüy dik.

Bir de esans dök.
İşte
"Tüy Dikmek" deyimi buradan çıkmıştır.

Zamane Asilzadesi Eşbaşkan, Türk Milletinin tamamını kendi cemaatinin cahil müritleri gibi gördüğünden, her gün tüy dikmeye devam ediyor!

Devlet Bahçeli son çıkışlarıyla Eşbaşkan'ın canını çok yakmış olmalı ki, durup-durup Bahçeli'ye yükleniyor.
Daha doğrusu yüklendiğini zannediyor.
AKP Meclis Grubuna bakıyorum, Eşbaşkan bağırıyor, elini kürsüye vuruyor, ama grubunun ancak yarısı zoraki alkışlıyor.
Onlar da bıktı artık.
Her hafta aynı sözler, aynı rakamlar.
Benim oğlum bina okur, döner-döner gene okur.

Herkes namussuz, herkes hırsız, herkes aptal, herkes korkak, bir tek o masum, o namuslu, o akıllı...

Türkiye'nin Cumhuriyet geçmişini, Cumhuriyetimizin kurucularını kötülemekte onun üstüne yok.
Ağzında hep,
"Ben yaptım" , "Ben ödedim" , "Ben verdim" sözleri var.
Bir kibir, bir kendini beğenmişlik, zannedersiniz İstanbul'un Gürcü İmamı değil de, Sultan Süleyman'ın Sadrazam'ı Pargalı!

Tabii ki yapacaksın.
Ama yıkmadan, hakaret etmeden, kimseyi aşağılamadan yapacaksın.
Babanın parası ile yapmıyorsun.
Milletin parasını kullanıyorsun.
Hem yapacak, hem geçmişe saygı duyacak, hem terbiyeli olacak, hem de hesap vereceksin.

Eşbaşkan, Türk Askerini-Türk Polisini-Türk İnsanını öldüren PKK Terör örgütü üyelerini, kendi kendine çıkardığı af ile yurtdışına tantana ile gönderirken, Anayasal suç işlediğinin bile farkında değil.

Türk Milletinin vicdanını kanatan bu karar ve Ermenistan Ajanı-PKK dostu Akil İnsanların saçmalamaları ile sıkıntıya düşen Eşbaşkan, aniden 9.
Cumhurbaşkanı Sayın Demirel'e hakaret etti.

"Eskiden lakabı "Çoban" olanlar, şimdi İşçi Partisinin "Koyunu" oldular," dedi.

Sayın Demirel, şu an aktif siyasetin içinde değil.
Hiçbir siyasi parti ile de ilişkisi yok.
Eşi Hanımefendi uzun süredir rahatsız, kendisi hastaneden yeni çıktı.

90 yaşına merdiven dayamış, ömrü ülkesine hizmetle geçmiş, dünyanın yaşayan en tecrübeli lideri.
Her gün dünyanın çeşitli ülkelerinin Devlet Adamlarının aradığı, danıştığı bir bilge insandır.
Sayın Demirel'in beyninin bir kıvrımı, Eşbaşkan'ın ve tüm bakanların akıllarından daha üstündür.

Demirel'in zekâsının fitresi, bunların sülalesini "akıllı insan" yapmaya yeter.

Demirel şimdi çıksa;

"Bana bak çocuk. Elimi öpmek için kendini paraladığın günleri unutma.

Yanına istediğin sayıda Bakanını-danışmanlarını al, istediğin televizyonda sadece "Türkiye'yi" tartışalım.

Türk Milleti, kim "Devlet Adamı" imiş, kim koyunun olmadığı yerde "Abdurrahman Çelebi" imiş, iyice görsün.
Tamam mı çocuk, bekliyorum.
Gözlerinden öperim
"
dese, ne yapacan?

Mecbur kaçacan.
Ne yapacan, işin sonunda rezil olup, alay konusu olmak var!

Tüy diktin be Türkiyeli, tüy diktin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Mayıs 2013

a45UyF587661-201305021035-15
^^^^^ - vvvvv


--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Akilli insan dusundugu her Seyi soylemez;ama her soyledigini dusunur.

Aristotales
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



15-BU EMRİ VEREN DE ,UYGULAYAN DA SUÇLUDUR.



BU EMRİ VEREN DE ,UYGULAYAN DA  SUÇLUDUR.

AL TÜRKİYE  BİR KAYA ,
NERENE DAYARSAN DAYA...

TARİHİ İHANET YAŞANDI...

 
a45UyF587661-201305020951-15
^^^^^ - vvvvv


--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Dunyayi oldugu gibi kabul et.Gulumsemeleri ve sikintilariyla sevgisi, dostlugu, yalani ve gercegiyle; yarinin nefsine bagli planlariyla, gencligin dusleri gibi gelip gecen umutlariyla.

CHARLES SWAIN
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



15-Bekir Coşkun - Süreç Duası...

İşimiz Allah'a kaldı diyeceğim.
Ama diyemiyorum.
Çünkü olup bitenler şeytani şeyler.
Oraj POYRAZ

Bekir Coşkun - Süreç Duası...

Ya Rabbim...

Bu defa süreç meselemiz nedeniyle geldik kapına...

Sürecimizi "açılım"ımız yerine kaim eyle...

Mesafesini daim eyle...

Neticesini mühim eyle...

Beğenmeyenlerin ağzını lehim eyle...

"Terörle görüşen şerefsiz" diyerek terör örgütü ile anayasa yapan Sayın Başbakanımızın hakkını teslim eyle Ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...

Sayın Abdullah Öcalan kardeşimizin yol haritasını makbul eyle...

Mektuplarını makul eyle...

Kırk bin ölümü faili meçhul eyle...

Bütün bu işlerden İsmet İnönü'yü mesul eyle Ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...

Geri çekilmekte olan masum terörist çocuklarımızın yolunu iniş eyle...

Nöbetçi kulübelerinin arasını geniş eyle...

Yine de gören çavuş olursa...

Bir koşu, karakol mutfağında finiş eyle...

*

Ya Rabbim...

Necdet Paşamızı denizde ve havada muzaffer kılıp fişek eyle...

Karada bir miktar gevşek eyle...

Askerlik yan gelip yatma yeri değil demişti ol muhterem kulun...

Karargâhı bir müddet paşamıza döşek eyle Ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...

Sürecin muvaffakiyeti bakımından akil insanlarımızın sözünü bol eyle...

Atılan yumurtaları havada gül eyle...

Akillerimizi kovalayanları topal eyle...

Abdurrahman Dilipak'ı idol...

Lale Mansur'u sembol...

Kadir İnanır'ı bandrol...

Tarhan Erdem'i turnusol...

Her sözlerini gol...

Sığındıkları otelleri dört yol eyle...

Bilhassa...

Küsmüş ve alınmış bulunan Orhan Gencebay kardeşimizi heyete bilahare dahil eyle Ya Rabbim...

*

Ya Rabbim geldik kapına...

Bu sürecimizi kabul eyle...

Bu milleti kul...

Muhalefeti zül...

Kullarının kafalarını ampul eyle Ya Rabbim...

a45UyF587661-201305020948-15
^^^^^ - vvvvv


--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Dunyanin en uzun gecesi 21 aralik degil, beni terkettigin gecedir.

Kucuk Iskender
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



1 Mayıs 2013 Çarşamba

15-Mehmet Ali Güller - AMERİKA BÖLÜNDÜ


Mehmet Ali Güller - AMERİKA BÖLÜNDÜ

Ortaya çıkan her bulgu, Boston saldırısının ABD'deki iç çarpışmanın bir yansıması olduğunu gösteriyor: Büyük Ortadoğu'da yangın çıkarmak isteyen Amerika ile kabuğuna çekilmek isteyen Amerika kılıçları çekmiş durumda…

Silah tekellerinden sinema endüstrisine, finans çevrelerinden petrol tekellerine, CIA'dan Pentagon'a tüm Amerika kıran kırana bir savaşın içinde: "Amerikan hegemonyası ancak savaşla sürdürülür" diyenler bir yanda, "önce içeride toparlanalım" diyenler diğer yanda…

WASHİNGTON SURİYE'DE DÜĞÜMLENDİ

Çarpışma ağırlıklı olarak Suriye konusunda yaşanıyor.

Amerikan devlet aygıtının bir bölümü Suriye konusunda aktif bir sürecin başlatılmasını istiyor; kimyasal yalanlara sarılanlar, SUKO'ya silah verilmesine uğraşanlar, Ürdün'den "koridor" açılmasını isteyenler bu cephede…

Beyaz Saray ise Suriye'ye bir müdahaleye kesinlikle karşı çıkıyor. Obama'nın ulusal güvenlik ekibi, Suriye'de yeni bir savaşın Amerikan çöküşünü hızlandıracağını düşünüyor.

ABD VE RUSYA, CENEVRE'DE MUTABIK

Suriye konusundaki son gelişmeler bu saflaşmayı netleştiriyor:

1. Lübnan'da yayımlanan El-Ahbar gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD 3 Nisan tarihli BM Güvenlik Konseyi toplantısında Çin, Rusya, Fransa ve İngiltere'ye "Cenevre bildirisi çerçevesinde bir çözüm istediğini" açıkladı.

El-Ahbar'a göre Fransa bu açıklama nedeniyle büyük şaşkınlık yaşadı. Zira ABD "muhaliflerle Şam yönetiminin diyalogunun kaçınılmaz olduğunu" ve bunu "öncelikli çözüm yolu" olarak gördüğünü açıkladı. ABD, Şam ile muhalefetin Cenevre bildirisi temelinde diyalog başlatması gerektiğini de savundu.

El-Ahbar'a göre ABD muhaliflerin, Rusya da Beşar Esad'ın "Cenevre bildirisinin tüm maddelerini uygulamayı kabul edeceğini" garanti etti.

Daha ilginci ise Amerikan temsilcisinin İngiliz ve Fransız muhataplarına "Suriyeli muhalifler bundan sonra tek bir ülkeden emir alacak, o da Amerika'dır" dediği iddiasıydı.

YENİ BİR ÖRGÜT ARAYIŞI

2. SUKO liderlerden Kemal Lebvani'ye göre batılı ülkeler, "silahlı gruplarla daha yakın ilişkide olacak" yeni bir Suriyeli muhalif örgüt kurmak istiyor.

El Arabiya televizyonuna konuşan Lebvani, Muaz El Hatip'in istifasının SUKO'nun rolünün sona erdiği anlamına geldiğini savundu.

3. SUKO'nun istifa eden başkanı Muaz El Hatip, AB Dışişleri Bakanları'nın Brüksel'de gündeme getirdiği "muhaliflerden petrol alınması" planına karşı olduğunu, bunun ulusal servetin yağmalanması demek olacağını belirtti.

El Hatip'e göre AB'nin bu planı, muhalif gruplar arasında ihtilaf yaratır.

CUMHURİYETÇİ SENATÖRÜN U DÖNÜŞÜ

4. Obama yönetiminin Suriye politikasına eleştirileriyle bilinen Cumhuriyetçi Senatör John McCain, ABD askerlerinin Suriye'ye gönderilmesinin bu dönemde yapılabilecek en büyük hata olacağını savundu.

McCain, Suriye'ye birlik gönderilmesinin Ortadoğu'daki Amerikan aleyhtarlığını körükleyeceğini belirtti.

McCain gibi İngiltere Genelkurmay Başkanı David Richards da, Suriye'ye yönelik bir askeri saldırı olasılığına itiraz etti. İngiltere Başbakanı David Cameron'u uyaran Richards, "dikkatli bir politika izlenmesi gerektiğini" savundu.

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
30 Nisan 2013

a45UyF587661-201305011402-15
^^^^^ - vvvvv


--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Uc turlu yalan vardir: Basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik.

BENJAMIN DISRAELI
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



29 Nisan 2013 Pazartesi

15-Rifat Serdaroğlu: ADALETİN BAKANI VAR MI?

Ne güzel adam hiç değilse suçunu biliyor, bilerek işlediğini de belirtmiş.
Yarın Yüce Divan kurulduğunda işler çok kolay.
Eskiden taamüden derdik, şimdi bilinçli, bilinçsiz taksir lafları var.
Adam itiraf etmiş, açık seçik taamüden vatana ihanet ettim demiş.
Ne güzel.

Benim de mahkemeye çıkmışlığı, şahit, zanlı falan olmuşluğum vardır.
Mahkemenin yüzü soğuk derler ya bilirim, gerçekten de öyledir.
Suç işledim ama'yla başlayan cümleler.
İyi hal, iyi niyet beyanıyla başlayan cümleler kurtarmaz.
Hele suç işlediğini ikrar etmişsen.
Bunu baskı altında kalmadan yaptıysan.
Çok kişi şahit olduysa.
Bittin.

Saygılar.

Oraj POYRAZ

Rifat Serdaroğlu: ADALETİN BAKANI VAR MI?

29 Nisan 2013

Fethiye Kültür Merkezi Salonundaki toplantıda Önder Avcı isimli bir vatandaş, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e soruyor;

"Teröristlere yardım ve yataklık etmek suçtur.
Şu anda alınan karar ile ellerini kollarını sallayarak dışarı çıkacaklar.
Bu durumda devlet olarak sizler yardım ve yataklık yapmıyor musunuz?"

Adalet Bakanı Sadullah Ergin cevap veriyor;

"Evet suçtur.
Fakat Burada biz çare üretiyoruz.
Çare üretmek suç değildir.
Ölmek ve öldürmek için heves alınmayacaktır.
İnsanlar karşılıklı olarak birbirlerine konuşlanmak yerine yan yana olsun istiyoruz.

Yani suç işlenmesinin önüne geçme çabası vardır."

Demokratik Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin Adalet Bakanı'nın söyledikleri tam bir "Suç İkrarıdır."
Bakan, kendi ağzından-kendi rızası ile

AKP Hükümetinin suç işlediğini kabul etmiştir.

AKP'nin "Süreç" dediği bu ihanet çemberine karşı çıkışımızın ilk nedeni bu idi.

Süreç adı verilen bu olayın "Hukuki Temeli" yoktur.

Hukuk Devletinde hiç kimse, kaynağı Anayasa ve yasalarda olmayan eylemlerde bulunamaz.

"Çare üretmek" sadece ve sadece TBMM'nin yani yasamanın işidir.

Adalet Bakanının veya yürütmenin böyle bir yetkisi yoktur.
Çare üretiyorum, diye kimse suç işleyemez.

Adalet Bakanı, köyde kendini korumak için ruhsatsız av tüfeği taşıyan bir garibanın Jandarma tarafından yakalanınca hapse atılmasına göz yumuyor, ama ellerinde otomatik ağır silahlar bulunan katiller sürüsünün dolaşmasına

"Çare üretiyorum" diye göz yumuyor.

Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre eline ruhsatsız silah alıp, terör örgütüne katılanlar suç işlemiş olurlar.
Adalet Bakanı bunu bilmiyor mu?

Uyuşturucu kaçakçısı ve asker-polis katillerinin işledikleri suçlar cezasız mı kalacak?

Terör örgütünün militanları, silahlarını alıp Barzani'nin yanına çekileceklermiş!

Gidişleri olsun, gelişleri olmasın ama hesap n'olacak?

Öldürdüler-yaktılar-yıktılar-ocakları söndürdüler-hayatları kararttılar-fidanları soldurdular-sevenleri ayırdılar…

İyi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunların hesabını sormayacak mı?

Bu iş, bu kadar kolay mı?
Öldürülenler insan değil, hayvan bile olsalar, var mı öyle ellerini kollarını sallayıp çekip gidivermek?

Bu katiller Tayyip Bey'in çocuklarını mı öldürdüler?

Tayyip Bey'in villalarını, gemilerini, pırlanta dükkânlarını mı yaktılar?

Yoksa Necdet Paşa'nın çocuklarını mı öldürdüler ki, Tayyip Bey ve Özel Bey, gözlerini kapayıp, yasaları görmeyip bu katillerin yurtdışına gitmelerine izin veriyorlar?

Burası, Tayyip Bey'in- Özel Bey'in- Fidan Bey'in çiftliğimi ki, kendi marabalarını öldüren eşkıyaları affediyorlar?

AKP Hükümeti, kendisini TBMM yerine koyup keyfine göre af mı ilan ediyor?

Var mı öyle 25 kuruşa bir simit?

Bu yapılanlar, olsa-olsa kabile veya çadır devletlerinde olur.

Hukuk Devletinde bu yola sapanların gideceği yer "Yüce Divandır."

Hesap günü yakındır.

Sağlık ve başarı dileklerimle 29 Nisan 2013

İLK KURŞUN

a45UyF587661-201304291047-15
^^^^^ - vvvvv