29 Aralık 2015 Salı

Soner YALÇIN : "Kandırıldık"

Abi iyidir, iyi niyetlidir, severim.
Ama bu sefer ona katılmıyorum.
Abi diyor ki, başımıza gelen politik felaketler karşısında ona, buna, şuna kızmayalım.
Kime kızalım, bizi yanlış yollara sevk eden aydınlara kızalım.
Böyle diyor.
Kim bu sahte aydınlar?
Mürteci kesimin yüz yıldır halkı etkileyen kalemşörleri, ideologları, imamları falan.
Açıkça söylememiş ama ima etmiş abi.

Demokrasi böyle bir şey değil.
Oy verenler sabi sübyan çocuklar değil.
En temelden, en tepeye oluşturulan meclislerde aday, üye, başkan, denetmen olanlar, bunları seçenler kimler?
Aydınlar mı?
Aydın olanları kimler belirliyor?
Marstan gelenler, Fransızlar, Almanlar mı?

Hayır, demokratik nizamı oluşturan bütün unsurlarda bu toprakların insanları var.
Sokaktaki insan, komşumuz, bakkal, manav, balıkçı, dairedeki memur, etrafımızdaki herkes.
Bu toprakların insanları kimin aydın olduğuna karar veriyor.
Eğer bu insanların burnu kılavuzu karga olduğu için boktan çıkmıyorsa, dönüm kendi seçimlerini bir bakacak.
Ona buna pislik atmayacak.
Bu kargayı ben önüme önder olarak seçtim, hata ettim diyecek.
Sıra bedel ödemeye gelince de aptala bağlamayacak ben ettim, ben buldum, hakkım budur diyecek.

Çocuk oyunu oynamıyoruz.
Ona buna inat için oy kullanan elbette bedelini ödeyecek.
En önemsiz olanı en önemli ölçü sayıp seçimlerini buna göre yapan dönüp kendini suçlayacak.
Devlet memuriyetinde, seçilmişlerin seçilmesinde orucu, namazı, zekatı, dini, imanı en önemli liyakat ölçüsü saydıysan bedelini ödeyeceksin.
Kaçarı yok.

Oraj POYRAZ(cimcime@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     


Soner YALÇIN : "Kandırıldık"



AKP'ye sinirleniyorsunuz değil mi?

Sinirlenmeyin!..

Erdoğan'a öfkeleniyorsunuz değil mi?

Öfkelenmeyin!..

Hele yoksul halka hiç ama hiç kızmayın!

Kime kızın biliyor musunuz?

AKP'yi, Erdoğan'ı başımıza saran "aydın" geçinenlere kızın!

Sizi sürekli kandıran; ve hâlâ hiçbir şey olmamış gibi bilgiçlik taslayan bu kibirli "yeni aydınlara" kızın!

Sadece son 15 yıla bakın:

Bunların AKP kurulurken ne dediklerini biliyorsunuz.

Sonra "yanıldık" dediler.

Bunların Erdoğan için ne dediklerini biliyorsunuz.

Sonra "yanıldık" dediler.

Bunların Fethullah Gülen için ne dediklerini biliyorsunuz.

Sonra "yanıldık" dediler.

Bu adamların Ergenekon-Balyoz-Poyrazköy-Odatv vd. kumpaslar için ne dediklerini biliyorsunuz.

Sonra "yanıldık" dediler.

Bu adamların "Yetmez Ama Evetçi" olduklarını biliyorsunuz.

Sonra "yanıldık" dediler.

Ve son olarak…

Bu adamların son seçimlerde HDP için neler dediklerini biliyorsunuz.

Bugün…

HDP "özerklik" ilan edip PKK'ya destek çıkınca ne demeye/yazmaya başladılar:

"Yanıldık!"

İşte mesele budur.

Bu topraklarda sürekli yanılan/kandırılan "yeni aydın" tipiyle karşı karşıyayız.

Türkiye'nin en önemli sorunlarından biridir; saf değiştirmeyi meslek edinmiş "yeni aydınlar!"

Bu ülkenin salt siyasal-ideolojik despot sorunu yoktur; aynı zamanda "yeni aydının" hegemonya sorunu vardır!

Bugün…

Ülkede otoriter baskı rejimi varsa…

Ülkede Kürt sorunu kangren haline geldiyse…

Ülkede muhalefet "zararsız bir nesne" haline getirildiyse…

Ve en önemlisi insanımız bozuldu ise..

Bunun temel sebeplerinden biri; 3-4 yılda bir yanıldığını ifade eden "yeni aydın" güruhudur.

Bunlarla mücadele etmek şarttır. Çünkü…

Bunlar siyaseti etkilemeyi sürdürüyor.

Bunlar kamuoyunu etkilemeyi sürdürüyor.

Bu sorunu çözemezsek çıkış yolu bulamayız; günlük kısır polemikler içinde yitip gideriz…

O halde…

Meseleye en baştan başlamalıyız:

"Yeni aydının" düşünsel yoksulluğunun/ yani büyük yanılgılarının sebebi nedir?

"Yeni aydın" sorunu

Evet…

Bu toprakların son yıllarda çıkardığı "yeni aydın" neden daima yanılıyor?

Ne yani…

Dün… Odatv'nin genç gazetecileri yanılmıyor ve hakikatleri yazıp hapse giriyor da…

Bugün… BirGün gazetesinin genç gazetecileri yanılmıyor ve gerçekleri yazma uğruna hapse girmeyi göze alıyor da…

Gazetelerden ekranlara "ışıltılı vitrinlerde" sürekli yer verilen bu "yeni aydın" niçin sürekli yanılgı içinde?

Ve neden hep taraf değiştiriyor?

Kuşkusuz… Bunun tek sebebi yok.

Öncelikle…

"Yeni aydın"ın bir kişilik sorunu var.

"Yeni aydın"ın bir ahlak sorunu var.

Ve hepsinden önemli, "yeni aydın"ın bir kısırlık/üretememe sorunu var.

Bunlar işin özünde Osmanlı'nın son dönemindeki "tanzimat münevverlerine" benziyor. Şöyle…

Osmanlı münevverlerinin temel görevi, Batı'dan tercüme/ kopya ederek "kurtuluşun yolunu" bulmaktı!

Batı'da; ne fikir varsa, ne düşünsel tartışma varsa alıp İstanbul'a, Selanik'e, İzmir'e getirdiler.

"Yeni aydının" rol modeli, bu Osmanlı münevverleri oldu!

(Tercümeyi küçümsemiyorum; bunun "Kabe"ye dönüştürülmesine karşı çıkıyorum. Yani… Salt tercümeden "beslenmeye" karşı çıkıyorum. Ülkelerinin gerçeklerine sırtını dönen taklitçiliğe karşı çıkıyorum.)

Dün "tercüme münevverleri", Osmanlı'yı yok oluşa sürükledi.

Bugün "yeni aydın", Türkiye'yi yok oluşa sürüklüyor.

Bu meseleyi tartışmalıyız.

Bu topraklarda neden hiç filozof çıkmıyor?

Kitlelerin; bilgilenmeye-mücadeleye değil, inanmaya ihtiyacı olduğu dönemlerde ortaya çıkan bu "yeni aydın" sorununu irdelemeliyiz!

Konuyu açmalıyım. Ve…

Bir örnek vermeliyim…

Kim bunlar?

Kimi entel takılır. Adı; Ahmet'tir, Hadi'dir, Gülay'dır, Oral'dır.

Kimi dantel takılır. Adı; Sezen'dir, Halil'dir, Sinan'dır, Kadir'dir.

Okudukları ve yazdıkları; Radikal'dir, Taraf'tır.

Dergileri, Birikim'dir.

"Doğum tarihleri" aynıdır; insanlığın büyük yıkımlarından sonra ortaya çıkarlar.

Türkiye'de de öyle oldu.

Evet…

Birini örnek vermeliyim:

Adı, Murat Belge…

Türkiye onu 12 Eylül askeri darbesinden sonra tanıdı. Tek yaptığı çeviriydi.

Louis Pierre Althusser kıblesi idi.

Sonra, Althusser delirip karısını öldürdü.

Sonra, Sovyetler Birliği dağıldı.

Sonra, sol düşünce dondu.

Ve bizim "tercüme aydınımız" kopyasız bir başına kalıverdi.

Ne yapacaklardı?

Nereye bakacaklardı?

Tercüme uyuşturucu gibi alışkanlık yapmıştı; çevirisiz yaşayamazlardı.

Ne yaptılar dersiniz?

Tarih sahnesine yeniden çıkarılan neoliberalizm çevirilerine sarıldılar.

Sığınacak kale bulunmuştu.

ABD'deki Neo-Con'ların söylediklerini, yazdıklarını evirip-çevirip yeniymiş, kendi görüşleriymiş gibi yutturdular.

Türkiye'de "yeni aydın" (ya da "takiyeci aydın" mı demeliyim) işte böyle doğdu:

"Sivil toplumculuk" adına, "yeni muhafazakarlığı"/"yeni sağ'ı" desteklediler.

"Demokrasi" adına, -AKP'den Cemaat'e- karanlık dincileri desteklediler.

"Özgürlük" adına, ABD'nin Irak, Afganistan müdahalelerini desteklediler.

"Barış" adına, kimlik siyasetini desteklediler.

"İnsan hakları" adına, terörün meşrulaşmasını desteklediler.

Aydınlanma, ulus devlet ve Atatürk düşmanı olup çıktı "yeni aydın"…

Bugün ne diyorlar:

"Erdoğan da, Gülen de, Demirtaş da kandırdı bizi."

Türkiye Kandırılanlar Cumhuriyet'i oldu; kandırılmayan kalmadı!

Hadi canım…

Kıblelerinin yanlış olduğunu görmüyorlar mı?

Bal gibi biliyorlar.

Bugün…

Erdoğan'dan Demirtaş'a ülkeyi karanlığa boğan her zihniyeti "demokrasi geliyor"/ "barış geliyor" diye selamlayıp;şimdi hiç utanmadan "yanıldık" demeleri hiç inandırıcı değil!..




a45UyF587661-151229115742 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/12/29  12:30 2  65  undefined undefined egemen-turkiye@googlegroups.com

 

Insanlarla oyle gecinin ki, oldugunuzde size aglasinlar, sag kalirsaniz sevgiyle cagrissinlar sizin icin.

Hz.Ali

Kahrolasi insan ne nankordur (inkarcidir) (ABESE 80/17)
O size istediginiz her seyden verdi.
ALLAH in ni metlerini sayacak olsaniz sayamazsiniz.
Dogrusu insan zalim ve keffardir (nankordur) (IBRAHIM14/34)

Bakkal amca
Bakkal amca, bir din ver, bana soyle yuz gram;
Icinde hem komedi, hem de birazcik dram.
Oyle bir din olsun ki; bizi fazla $ikmasin,
Her yerde ahlak diye, karsimiza cikmasin...
* * *
Ramazan da otuz gun, vucut girsin bakima,
Ama bayram gelince, karismasin rakima.
Birakalim insanlar, her tur halti yesinler,
Ne yani.. Biz musluman degil miyiz? desinler..
* * *
Bir din ver ki; icinde, birazcik kahve fali,
Ve ustunde bir ka$ik, sosyetik mevlid bali,
Arasinda bir dilim, Kasar Yasar olmali,
Boylece kalplerimiz, hidayetle (!) dolmali...
* * *
Bir de su kurbanliklar, sorun cikardi biraz,
Neden dersen butcemiz, bu sene hepten ayaz
Eger fetva verirse, su senin Super Beyaz ,
Belki biz de keseriz, ya bir tavuk, ya bir kaz...
* * *
Bakkal amca bir din ver; zorda Allah diyelim,
Acilinca kapilar, Haydi Yallah diyelim.
Alimler ehli cumbus, fetvalarda varyasyon,
Biraz Budist felsefe, biraz reenkarnasyon...
* * *
Bir din ki; insanlari, hayallere daldirsin,
Tum cinsel yasaklari, yururlukten kaldirsin.
Eroslar, Afroditler, sokaklarda cildirsin,
Ve bu cilgin tanrilar, seytanlari yildirsin...
* * *
Acilsin sahillerde, bes yildizli mabedler,
Diskolarda, ruflarda, yapilsin ibadetler...
Bir din ver ki; her aksam, sofralari kuralim,
Kadehleri duayla, birbirine vuralim...
* * *
Ahlak mahlak ustune, biraz kafa yoralim(!)
Memleketin su hali, ne olacak soralim.
Ilerleyen saatte, dansoz ciksin masaya,
Allah rizasi(!) icin, pamuk eller kasaya...
* * *
Ne kadar yardimsever, oldugumuz gorulsun,
Ellerimiz dansoze, merhametle surulsun.
Cinsiyetler arasi, ortak pazar kurulsun,
Boylece irticaya, buyuk darbe vurulsun...
* * *
Bakkal amca, bir din ver; acik olsun tavize,
Rahatlatsin bizleri, tatli baksin faize.
Madem ki faiz dedik, hazir girdik damardan,
Bir din ver ki; bizleri, men etmesin kumardan..
* * *
Piyangolar, totolar, birer hayir kurumu,
Bazi yobaz kafalar, gorsunler bu durumu,
Gece gunduz borsada, hayal kursun aliklar,
Yesinler kucukleri, bazi buyuk baliklar...
* * *
Bir din ver ki; biraksin, su rusvetin pesini,
Amir, memur, sekreter, herkes bilsin isini.
Bu bilimsel metodla, cozersek biz bu isi,
Korkarim kalmayacak, zekat verecek kisi...
* * *
Lugatlerden silinsin, artik seref, sahsiyet,
Dalgali kura gecsin, edep, haya, haysiyet.
Korler ile sagirlar, koltuklari kapsinlar,
Ellerinde yagdanlik, birbirine tapsinlar...
* * *
Bakkal amca, bir din ver; kaslarini catmasin,
Kubbesi, minaresi, aman derim batmasin,
Temizlensin camiler, tabut mabut kalmasin,
Bundan sonra Azrail, kapimizi calmasin (!)
* * *
Dostlarim! Sanmayin ki; tas devrinden gelirim,
Bakkaldan din istenmez, bunu ben de bilirim.
Istedim ki; bu saka, sizi biraz guldursun,
Guldururken, biraz da, gercegi dusundursun...

Cengiz Numanoglu


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Yılmaz ÖZDİL : Asrınman

Aslında türev, integral, trigonometri, yüksek matematik bilmeye gerek yok.
Saymal sistemi anlayacak kadar zeka yeter.
Daha açık ifade edersek, bir şempanze, bir goril kadar zeka yeter.

Youtube şempanze, gorillerin denek edildiği deney videolarıyla dolu.
Adaletsizlik karşısında şempanzelerin tepkilerini bir izleyin.

https://www.youtube.com/watch?v=H5uKK4pI1eA
https://www.youtube.com/watch?v=YfXY8Ov8A6w
https://www.youtube.com/watch?v=7vRDzgRpER8

Ölüm anlatılıp, öğretildiğinde gorillerin içine düştüğü derin depresyonu bir görün.
https://www.youtube.com/watch?v=CJkWS4t4l0k

Robin Williams öldüğünde bir gorilin üzüntüsünü izleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=uhGgu1RNALQ

Bir gorilin sayıları nasıl zihninde sıraya sokabildiğini izleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=HmL9r8vI4u8.

Goril Koko'nun iklim ve çevre sorunları karşısında insanlığa verdiği mesajı bir dinleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=h1dpJztaPew

Demem o ki, gündelik ana akım medyayı izlediğinizde duyduklarınız ve izlediklerinizi bir düşünün.
Ve lütfen bir kıyas yapın.
Toplumda asgari düzeyde bir zeka ortalaması olsaydı bu haberler böyle mi olurdu?

Bir toplum apaçık kendisi aleyhindeki gelişmeleri politik bir program halinde sunan bir fikir akımının peşine nasıl takılır?

Bir toplum kıçına çakılan kazığı bir şeref nişanesi olarak nasıl gururla kabul eder?
Bir toplum gündelik yaşamda kendinini sıkıntı sokacağı aşikar olan işleri din, iman, hamaset sosuyla nasıl bu kadar rahat kabul eder?

Uzun uzun anlatılan nedenler, nasıllar, sonuçlar, mantıksal bağlatılar, fikirler safsatalar karşısında nasıl mağlup olur?
Kanıtlar, nesnel veriler rivayet ve dedikodular karşısında nasıl değersiz olur?

Bütün bunların açıklamasını başka türlü nasıl yapacağız?

Oraj POYRAZ(cimcime@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     


Yılmaz ÖZDİL : Asrınman

Asrın liderimiz daha yeni iktidar olmuştu.

Şak…

İstanbul-Ankara seferini yapan THY uçağı kaçırıldı.

Pilotlar kapıyı açık unutmuş, üstünde bomba olduğunu söyleyen korsan, kokpite dalmış, beni hemen Berlin'e götürün demişti.

Uçak rotayı değiştirdi, ancak, yakıtımız bitti ayağıyla Atina'ya indi.

Türkiye'nin yüreğini ağzına getiren korsan, terörist değildi, madde bağımlısıydı, işsizdi, eşi kendisini terkedip Berlin'e, ailesinin yanına gitmişti, bu hıyarto da Berlin'e gitmenin en pratik yolu olarak uçak kaçırmayı akıl etmişti.

Yolcular arasında Akp milletvekilleri vardı.

Biri, asrın liderimizin özel kalem müdürü Turhan Çömez'di.

Korsanın terörist olmadığı anlaşılınca, kokpite yanaştı, cep telefonumla bağlayayım, asrın liderimizle konuş, sana iş ayarlar dedi.

Korsan pek sevindi, bağla abi dedi.

Bağladılar.

Asrın liderimiz, Ankara'ya gelince beni bul dedi.

Korsan, peki abi dedi.

Teslim olurken, dahili anonstan yolculara seslendi, başbakanıma hürmeten hepinizin canını bağışlıyorum dedi.

Sayın basınımız ertesi gün "mucizevi ikna" manşetleri attı.

*

Asrın liderimizin Tekirdağ mitinginde mucizevi bir olay yaşandı.

Kalabalığın arka taraflarında duran benim türbanlı bacım bayıldı, yere yığıldı.

Kameralar anında oraya döndü.

Konuşmasını yarıda kesen asrın liderimiz, ne oldu diye sordu.

Hep bir ağızdan, bayıldı dediler.

Bunun üzerine asrın liderimiz, doktor, ambulans, nerdesiniz, gösterin bakiim bana o kızımı, iyi misin kızım diye seslendi.

Ses tonu, bir baba şefkatinin tüm sıcaklığını taşıyordu.

Miting alanındaki herkes duygusallaştı.

Ve, benim türbanlı bacım, asrın liderimizin şefkat dolu sesini duyar duymaz ayıldı, kalabalığa el salladı.

Sayın basınımız ertesi gün "mucizevi sesleniş" manşetleri attı.

*

Gerçi, Fuat Avni üç gün önce, mitinglerde bazı kadınların bayılacağını, asrın liderimizin de bu kadınları ayıltacağını yazmıştı ama, olsundu.

*

Asrın liderimizin Maltepe mitinginde daha mucizevi bir olay yaşandı.

Kalabalığın arka taraflarında duran benim türbanlı bacım bayıldı, yere yığıldı.

Sedyeye koyup ambulansa götüreceklerine, sedyeye koyup kürsünün önüne getirdiler.

Kameralar oraya döndü.

Asrın liderimiz eğildi, benim baygın türbanlı bacımın elini tuttu, benim türbanlı bacım ayıldı.

Asrın liderimiz hadi geçmiş olsun dedi.

Benim türbanlı bacım sedyeden kalabalığa el sallaya sallaya götürüldü.

Sayın basınımız ertesi gün "mucizevi dokunuş" manşetleri attı.

*

Boğaziçi Köprüsü'nde mucizevi bir olay yaşandı.

Asrın liderimiz, Üsküdar'da kıldığı cuma namazından çıkmış, Mabeyn köşküne gidiyordu.

Tesadüfen tam o sırada bir vatandaşımız intihar ediyordu.

Asrın liderimiz derhal emir verdi, konvoyunu durdurdu, penceresini açtı, gel bakiim buraya dedi.

İntihar eden vatandaşımız koşa koşa korkuluklardan indi, asrın liderimizin elini öptü.

Herkesin gözleri doldu.

Gerçi, asrın liderimizin geçeceği yollar yarım saat öncesinden boşaltılıyor ama, herhalde o gün ihmal edilmişti.

Görgü tanıklarına göre, intiharcı vatandaşımız az önce özel bir otomobil tarafından oraya bırakılmıştı.

Elbette bu gereksiz detayın üzerinde durmaya değmezdi.

Al bi tesadüf daha işte…

Bütün haber ajanslarının kameraları o sırada tesadüfen köprüdeydi.

Ve, asrın liderimiz o kadar meşgul bir insandı ki, bir taraftan hayat kurtarıyor, öbür taraftan cep telefonuyla konuşmaya devam ederek, memleketi kurtarıyordu.

Sayın basınımız "mucizevi kurtuluş" manşetleri attı.

*

Hepimizi kurtaran bi kahramanımız var, çok şanslıyız hakikaten.

*

Superman.

Batman.

Spiderman.

Ironman.

Hayaldi gerçek oldu.

Asrınman.




a45UyF587661-151229114142 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/12/29  12:20 2  65  undefined undefined egemen-turkiye@googlegroups.com

 
--

ADAMLIK
. . . . . .
Az soz ile cok sey diyen dillere
Hayran olmayanlar hayvanliktadir
Manali sozdeki acan gullere
Hayran olmayanlar hayvanliktadir
. . . . . .
* * * * *
. . . . . .
Soz vardir suzulmus, soz vardir kaba
Ayirtetmek icin gerekir caba
Hedefini tutan hazir cevaba
Hayran olmayanlar hayvanliktadir
. . . . . .
* * * * *
. . . . . .
Bir ara soruver kendi babana
Ne kadar adamlik yansitmis sana


Bir baska rivayette soyle denmistir:
Erkek, kadinini yatagina cagirir, kadinda gelmeye yanasmaz, erkek ofkelenmis olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yataga gelinceye kadar- kadina lanet okurlar.


Buhari, Nikah 86, Bed u l-Halk 6; Muslim, Nikah 120-122 1436, Ebu Davud, Nikah 41, 2141

Zirvaliklar, bizleri bir ulus olarak birlestiren bir cimentodur.(2007 Yili nda yaptigi bir gosteriden)

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Bekir COŞKUN : Zevce!..

İdeal bir din üç konuyu çözümlemeli.
Para, cinsellik ve dayanışma.
Görünen o ki, İslamiyet bu konuda hayli başarılı.

Diyeceksiniz ki, ilahın hoşnut edilmesi bu işin neresinde?
Diyenler her yerinde diyecek.
Ama bir bakın, dikkatle bakın.
New zuhur İslami akımlara bir bakın.
İslam alemi denilen 1,5 milyar insanın gündelik yaşamına bir bakın.
Para, seks, dayanışma, politika, güç, örgütlenme, istihbarat, şirketleşme..
Kısacası dünyevi her şey var.
İlaha ilişkin üç kelime varsa, dünyaya ilişkin kütüphaneler dolusu laf var.

Günah endişesi olmadan doyasıya sevişin.
Ayıp korkusu olmadan eş değiştirin.
Bunların hep formülü var.
Dinsiz bunları yapsa ahlaki çürüme, çöküntü derler.
Dört karıyı nikahına aldığında sıkıntı yok.
Dört karılık münhal kadro yetmedi mi?
Sıkıntı yok.
Boşa bir daha al, boşa bir daha al.
Gittiği yere kadar.
Bu iş ilahların düzenine uygun, insanların düzenine haydi haydi uygun.
İmam nikahını kıy gitsin.
Boz yap, aç kapa, aç kapa.
Artema gibi.

Para konusu da aynı, başkası yapınca mason locası.
Müslüman yapınca Müslüman Müslümanın kardeşidir dayanışması.
İyi güzel de bütün bu dayanışmalar toplumun kalanına karşı değil mi?.
Masonun yaptığı haksızlık olur da, Müslümanın yaptığı hak olur mu?

Çok daralınca ayetlerden, hadislerden haber verirler.
Akraba kayırmayı, cemaat, dindaş kayırmayı hak ve mübah gösterirler.
Peki ya bu işin tersi olursa ne olur?

Iki yüzlü bir ahlaktır.
Tek yönlüdür.
Sen yaparsan haktır, mübahtır, sevaptır, farzdır.
Başkası yaparsa zulümdür, günahtır, yazıktır, falan.

Sen dilediğin yere tükürebilirsin.
Başkası senin önüne tüküremez.

Başkalarının karısı, kızına pandik atmakta bir sıkıntı yok.
Senin karına, kızına yapan olursa olmaz, bu ters.

Sen arabanı dilediğin yere park edersin.
Başkası senin evinin, dükkanının önüne park edemez.
Çıngar çıkar.

Sen tabii ki, evladını, eşini, dostunu kayıracaksın, torpil yapacaksın, yaptıracaksın.
Ama başkaları yapar da senin önünün keserse olmaz.
Devrim olur, ihtilal olur, her şey olur, kan akar.

Tek taraflı ahlak bütün dünyaya, bütün zamanlara hakim olsun istiyorlar.
Bütün yerlerde ve zamanlarda biz alalım, biz kazanalım, biz yiyelim, biz edelim, biz öpelim istiyorlar.
Ama yine bütün yerler ve zamanlarda biz korunalım, himaye görelim istiyorlar.

Yok öyle üç kuruşa beş köfte.
Elbette sana göre elin kafiri de düşünüyor, eli armut toplamıyor.
Onun da bir cevabı, bir düşüncesi var elbette.

Oraj POYRAZ(cimcime@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     


Bekir COŞKUN : Zevce!..

"İkram olarak reis-i cumhurumuzun zevcesi olabilirim" diyen kızı kınıyorsunuz ama bizim sakallı medya patronu da cumhurbaşkanına aşık olmuştu…

*

Bir medya hikayesidir aslında:

TMSF'den iki ulusal gazete, dört televizyon, beş radyo, on dergiyi alan patron, bir gün "Ey işadamları ineklere aşık olun, rüyanızda inek görün" dedi…

İnek işine girecekti, krediyi inekler değil bakanlık vereceği için o sırada Tarım Bakanı Mehdi Eker'i gördü, televizyonda "Bir gördüm, bakana aşık oldum" dedi…

İşler iyi gitti…

Besicilikteki Sancak oldu, ciro 80 milyon doları buldu…

*

Medya patronu bu kez devlete TOMA satacaktı…

O sırada gezi olayları, Kuğulu Park, İzmir'de canım yürekli kadınlar… Çok TOMA'ya gereksinim vardı yani…

Medya patronu aşk ateşine yakalandı o günlerde:

"Tayyip Bey'e aşık oldum" dedi:

"Gördükçe aşık oldum, gördükçe aşık oldum… Mevlana ile Şems arasındaki aşka anlam veremiyordum… Şimdi gördüm ki böyle bir aşk, ilahi bir aşk iki erkek arasında olabilir…"

150 TOMA satıldı devlete…

750 milyon dolar…

*

Keza diğer erkekler de sıkça aşık oluyorlardı…

Aşık olan, ihaleyi kaptı…

Sevdalanan, imar iznini aldı…

Tutulan, yeşil alana kuleyi dikti…

Git şimdi "Kara sevdaya yakalandım, içim yanıyor" de…

En azından hafriyat işi alırsın…

*

Şu "Zevcesi olayım" diyen kız da belki müdür olmak istedi…

"Reis-i cumhurumuz uygun görürse onun zevcesi olabilirim… Sahabe hazretleri de cihat eden peygamber efendimize zevcelerini ikram etmişlerdi…"

Ne var bunda…

İlmi olarak açıklıyor…

"İkram" diyor…

*

Sadece rahatladıkça gerçek "din, iman anlayışları" dökülüyor ortalığa…

Aşk, ihtiras, para, ikram…

Hepsi var…


a45UyF587661-151229112620 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/12/29  12:20 2  65  undefined undefined egemen-turkiye@googlegroups.com

 

Beneficium accipere libertatem est vendere
* * *
Yapilan bir lutfu kabul etmek ozgurlugunu satmaktir.

Latin Atasozu

Bu evliligi ben istedim bu evlilik icin Muhammed e kizmayin..yazmaktadir.

Ahzab 38
ZEYNEP Muhammedin in oz halasinin, guzelligi ile unlu kizi ve 7.esidir.
Kolesi ve hukuken evlat edindigi Zeyd i, hala kizi Zeynep ile evlendirdi.
Muhammed goruntude boyle bir evlilik yaptirdi diye dedikodularin ardi arkasi kesilmedi.
Azhab suresinde Muhammed peygamber hanimlari dedikodu yapmayin diye vahiy geldi dedi.
Muhammedin in istemesiyle Zeyd, evliligi sona erdirdi.
Bir muddet sonra da Peygamber e, Zeynep ile evlenmesi icin vahiy yoluyla emir geldi.

Dunyada iki cesit insan var:
Akli olan ve dini olmayanlar, dini olan ve akli olmayanlar.

Abu l-AlaAl-Ma arri


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/