27 Şubat 2018 Salı

"OSMANLI'DA OĞLANCILIK" KİTABI TOPLATILIYOR: TOPLUMSAL YAŞAMIN DÜZENLİ GİTMESİ İÇİN...



"OSMANLI'DA OĞLANCILIK" KİTABI TOPLATILIYOR: TOPLUMSAL YAŞAMIN DÜZENLİ GİTMESİ İÇİN...

"Başbakanlık her şeyden önce Osmanlı kültüründen habersiz"

27 Şubat 2018

Rıza Zelyut'un iki yıl önce çıkan "Osmanlı'da Oğlancılık" muzır neşriyat ilan edildi. Başbakanlık'a bağlı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu kitabın yasaklanması ilişkin olarak "Toplumsal yaşamın düzenli gitmesi için sadece yasalara uymanın yeterli olmayacağı" ifadesi kullanıldı.

T24'e Kaynak Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Tunca Arslan imzasıyla yapılan açıklamada "Araştırmacı-yazar Rıza Zelyut'un Kasım 2016'da Kaynak Yayınları'nca okurlara sunulan "Osmanlı'da Oğlancılık" adlı kitabı TC Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nun 25.01.2018 tarihli ve 2018/2 kararıyla muzır neşriyat kapsamına alındı" denildi.

Açıklamada "Hiçbir somut delil gerekçe ve belgeye dayanmayan önyargılı ifadelerle dolu kararda '… doğruluğu şüpheli olan yazarın kendine göre seçtiği çeşitli kaynaklardan alıntılar yaparak adeta Osmanlı toplumunun tümüne şamil bir yaşam biçimi gibi ortaya koyduğu müşahede edilmektedir' denilmektedir" ifadesi kullanıldı.

Arslan şöyle devam etti:

"Kaynakça bölümünde de açıkça belirtildiği üzere 'Osmanlı'da Oğlancılık' adlı kitap Osmanlı dönemi yazar ve şairlerinin eserlerinden yararlanılarak kaleme alınmıştır. Kitapta alıntılanan klasikleşmiş Osmanlı eserleri halen kütüphanelerimizde koruma altındadır.

Osmanlı padişahlarınınkiler de dahil çeşitli şairlerin divanları şehrengizler başta 'Evliya Çelebi Seyahatnamesi' ve Gelibolulu Ali'nin "Ziyafet Sofraları" olmak üzere Osmanlı kültür ürünlerinin incelenmesiyle hazırlanan "Osmanlı'da Oğlancılık" kitabının "muzır neşriyat" ilan edilmesi TC Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nun her şeyden önce Osmanlı kültüründen habersiz olduğunu göstermektedir.

Kitapta yer verilen son dönem kaynakları ise otorite oldukları herkesçe kabul edilen İsmail Hakkı Uzunçarşılı Necdet Sakaoğlu Halil İnalcık Abdülbaki Gölpınarlı gibi isimlere aittir. Bunları "şüpheli kaynak" veya "zararlı kaynak" olarak göstermek söz konusu kurulun sınırlarını aştığını gösteren başka bir örnektir.

Eserin son bölümü 'Cumhuriyete Aktarılan' incelendiğinde ise araştırmacı-yazar Rıza Zelyut'un 'oğlancılık' şeklinde tanımlanan ilişki biçimini net biçimde eleştirdiği görülmektedir.

Çocuklara yönelik taciz ve tecavüz olaylarına dair haberlerin ne yazık ki arttığı son dönemde söz konusu kitap küçüklere zarar vermek veya onların manevi yapılarını olumsuz etkilemeyi değil tam aksine o yapıyı deşifre ederek çocuklarımızı bu eğilimden korumayı amaçlamıştır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ruhuna tümüyle uygun düştüğüne inandığımız kitabımızın muzır neşriyat ilan edilmesi ve poşet içinde satılması gerektiğine dair bu tasarrufla ilgili her türlü yasal hakkımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz. "

Başbakanlık açıklaması için tıklayın

http://t24.com.tr/haber/osmanlida-oglancilik-kitabi-toplatiliyor-toplumsal-yasamin-duzenli-gitmesi-icin 569174


a45UyF587661-180227164219 Oraj Poyraz At Openmail oraj.poyraz@openmail.cc
2018/02/27  17:29 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 

--

Tum kotu insanlar oldurulmedikce savas bitmeyecektir.

Roger Langbecker

Yarattiklari uzerine yemin eden bir ilah:
***
Bismillahirrahmanirrahim.
Incire, zeytine,
Sina dagina,
Ve su emin beldeye yemin ederim ki,
Biz insani en guzel bicimde yarattik.
Sonra da cevirdik asagilarin asagisina attik.
Fakat iman edip salih amel isleyenler icin eksilmeyen devamli bir ecir vardir.
Artik bundan sonra, ceza gunu konusunda seni kim yalanlayabilir?
Allah, hukum verenlerin en ustunu degil midir?

Tin Suresi

Ultra posse nemo obligatur
Kimse yapabileceginin otesinde zorlanamaz.

Latin Atasozu

ZAMAN PARILTISI
. . . . . .
Karanliklarda, gunduzlerin arkasindayim,
Bitmis ikinci dunya savasi, ugursuz ve kahraman,
Uzakta esir uluslar turku soyler,
Turklugumun farkindayim.
Bir soluk gelmekte karsi gezegenlerden,
Vakt icinden inmektedir golgeler.
Toprak uzerinde, atmosferler uzerinde
Soguyan gecemin farkindayim.
Bicimler, evlere, esyalara rahatca sigmis,
Var olmus var olmayan.
Bicimler sonsuzluga yaklasmis,
Aklimin farkindayim.
Ne agaclar uzanmis mevsimlerimce
Ne yildizlar gercek, aydinligim kadar.
Askla kimildayan kucucuk i$iklar ucusur icimde yon yon,
Yasadigimin farkindayim.

Fazil Husnu DAGLARCA


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




YILMAZ ÖZDİL : Atatürk döneminde genelev yapılan camiler var öyle mi?



YILMAZ ÖZDİL : Atatürk döneminde genelev yapılan camiler var öyle mi?

27 Şubat 2018



Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın diye bir herif üniversitenin televizyon kanalına çıktı "1924 yılında camiler kapatıldı Çanakkale ve Bursa'da genelev olarak kullanılan camiler var" dedi.

*

Çanakkale ve Bursa'da bu genelevlerin adresini bilen var mı?

*

Çanakkale ve Bursa'da camiler genelev yapılsa hem de Atatürk tarafından yapılsa bunun gizli kalması duyulmaması mümkün mü?

*

Genelev olarak kullanılan camileri sadece bu ilahiyatçı herif bildiğine göre insan merak ediyor haliyle… Bu sapıkça yalanın kaynağı ne?

*

Eminim hiç şaşırmayacaksınız…Bu sapıkça yalanın kaynağı kafasında fesle dolaşan tımarhanelik Kadir Mısıroğlu!

*

2012 yılında Akp yandaşı televizyon kanalında "tarih sohbetleri" programına katıldı tarihte ilk kez o gün "İsmet paşa döneminde Çanakkale'de bir cami kerhane yapılmıştır Sebilürreşad koleksiyonuna baksınlar fotoğrafı var" dedi.

*

Yani adıyla sanıyla "belgeli kaynak" gösterdi.

"Fotoğrafı var" dedi.

*

Sebilürreşad haftalık bir dergiydi… 1908'de Mehmet Akif Ersoy'un kuruculuğunda "Sırat-ı Müstakim" adıyla çıkarıldı. 1912'de adını değiştirdi "Sebilürreşad" oldu. 1966'da kapandı.

*

Ama… 2016'da tekrar açıldı. Akp himayesinde açıldı. Yayın hayatına başlaması nedeniyle TBMM Kültür Evi'nde etkinlik düzenlendi. TBMM'de milletvekili odalarına dağıtıldı. Hatta asrın liderimiz bu dergiye makale bile yazdı.

Ayrıca… Akp'li Bağcılar belediyesi Sebilürreşad dergisinin Mehmet Akif Ersoy dönemindeki eski sayılarını günümüz Türkçesiyle kitaplaştırdı sayı sayı cilt cilt eksiksiz bastırdı.

*

E şimdi buradan Akp'ye açık çağrı yapıyorum…

Sebilürreşad dergisinin arşivi komple elinizde olduğuna göre cilt cilt bastırdığınıza göre "İsmet İnönü döneminde Çanakkale'de kerhane yapılan caminin fotoğrafı"nı gösterebilir misiniz?

*

O fotoğraf var olsaydı bu sapıkça yalan gerçek olsaydı bugüne kadar onbinlerce defa miting kürsüsünden göstermezler miydi?

*

Bitmedi…

*

Tımarhanelik fesli "İsmet paşa döneminde Çanakkale'de bir cami kerhane yapıldı" yalanını söylemişti.

Gel gör ki…

Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi olan herif bu yalanı daha da ilerletiyor.

Hem "Atatürk döneminde yapıldığını" söylüyor hem de "sadece Çanakkale'de yapılmadığını Bursa'da da yapıldığını" söylüyor.

*

Bu ülkenin cumhurbaşkanı başbakanı milli eğitim bakanı diyanet işleri başkanı YÖK başkanı Onsekiz Mart Üniversitesi rektörü Akp'li Bursa büyükşehir belediye başkanı Akp'li Bursa valisi Bursa'da Atatürk tarafından kerhane yapılan camiyi gösterebilir mi?

*

Devlet kerhane yapılan caminin yerini bilmiyorsa o devlete devlet denir mi?

Yok eğer böyle bir kerhane yoksa bu sapıkça yalana sessiz kalan devlete devlet denir mi?

*

Bitmedi…

*

En önemlisi…

*

"1924 yılında camiler kapatıldı Çanakkale ve Bursa'da genelev olarak kullanılan camiler var" diyen ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın'ın yayınlanmış bir kitabı bulunuyor.

"Cumhuriyet Dönemi Din Eğitimi 1920-1950" adıyla basıldı.

*

Bu kitabı hangi yayınevi bastı biliyor musunuz?

Ensar Neşriyat!

*

Ensar Vakfı'nın yayınevi!

*

Ensar Vakfı'nın yurdunda 10 yaşındaki gariban oğlan çocuklarına yıllarca tecavüz edilmesine gıkını çıkarmayacaksın üstünü örtmeye çalışacaksın sonra da utanmadan ilahiyatçı akademisyen ayaklarıyla televizyona çıkıp "1924 yılında camiler kapatıldı Çanakkale ve Bursa'da genelev olarak kullanılan camiler var" diyeceksin öyle mi?

*

Lafı hiç eğip bükmeyelim…

Allahsız bunlar Allahsız.

http://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/yilmaz-ozdil/ataturk-doneminde-genelev-yapilan-camiler-var-oyle-mi-2250804/


a45UyF587661-180227162401 Oraj Poyraz At Alpinaasia oraj_poyraz@alpinaasia.com
2018/02/27  15:29 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 

--

Bir insanin akilli olmasina birsey dedigimiz yok.
Yeter ki; aklini baskalarina kabul ettirmeye calismasin.

Eflatun

Dusunup ibret alasiniz diye her seyden (erkekli disili) iki es yarattik.

Zariyat-49
Mi acaba diye sorun?

Si vis pacem, para iustitiam
Eger baris istiyorsan adalet hazirla (usttekine gonderme)

Latin Atasozu

Dogustan sahip olduklarinizla yasamayi ogrenmek bir surec, bir katilim, yani yasaminizin yogrulmasidir.

Diane wakoski


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




ZEHİR GİBİ RAPOR! TARİHİ RAPORA MİLLÎ GAZETE ULAŞTI...



ZEHİR GİBİ RAPOR! TARİHİ RAPORA MİLLÎ GAZETE ULAŞTI...

Mısır şurubundan yapılan ve kamuoyunda nişasta bazlı şeker olarak bilinen NBŞ'nin zararları Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından belgelendi. Tarihi rapora Milli Gazete ulaştı. Hükümet ülkenin ihtiyacı olmadığı halde ve bütün uyarılara rağmen NBŞ kotalarını 2017 yılı hariç her yıl artırmıştı.

Millî Gazete Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun açıklanmayan tarihi NBŞ raporuna ulaştı…

Kamuoyuna henüz açıklanmayan nişasta bazlı şekerlerle ilgili Bilim Kurulu'nun tarihi raporuna Milli Gazete ulaştı. Tarihi raporda nişasta bazlı şekerlerin zararları saymakla bitirilemezken hükümetten kotaların biran önce düşürülmesi talep edildi. Hükümet son 16 yılda 2017 yılı hariç her yıl NBŞ kotalarını ülkenin ihtiyacı olmadığı halde artırmıştı. Sağlık Bakanlığı kamuoyunda ciddi tartışma konusu olan nişasta bazlı şekerlerle ilgili Bilim Kurulu'nu 8 yıl sonra yeniden topladı. Her biri alanında uzman 12 bilim adamından oluşan Bilim Kurulu nişasta bazlı şekerlerin insan vücuduna olan etkilerini bilimsel araştırmalar ışığında yeniden değerlendirdi. Dünyadaki gelişmeleri de inceleyen Bilim Kurulu nişasta bazlı şekerlerin zararları ile ilgili çarpıcı sonuçlara ulaştı.

BÜTÜN POLİTİKALARI ETKİLEYECEK

Tarihi rapor nişasta bazlı şekerlere yönelik bütün politikaların yeniden gözden geçirilmesine neden olacak. Özellikle Sağlık Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bu rapor doğrultusunda acilen gerekli adımları atması bekleniyor. Kotaların düşürülmesi ve gıda maddesinde kullanımına da sınırlama getirilmesi gerekiyor.

KARARLAR 12 BİLİM ADAMININ OY BİRLİĞİ İLE ALINDI

Nişasta bazlı şekerlerin insan vücuduna olumsuz etkilerine yönelik kararlar Bilim Kurulu'ndaki 12 bilim adamının oy birliği ile alındı. Nişasta bazlı şekerin zararları saymakla bitirilemezken Bilim Kurulu neslin korunması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

NBŞ KOTASI ABD'Lİ ŞİRKETLERİN TEKELİNDE

Türkiye'de nişasta bazlı şekerlere tanınan yüzde 10 kotanın yüzde 82'si ABD'nin küresel şirketi Cargill ve Amylum tarafından kullanılıyor. Tarihi rapor bu şirketlerin üretimini ciddi anlamda sorgulattıracak.

YEME DAVRANIŞINI BOZUYOR

Beyindeki tokluk duygusunu algılayacak glukoz sensörleri bulunmaktadır. Früktoz için söz konusu olmayan bu durum yeme davranışını bozabilmektedir.

SİGARADAN FARKI YOK!

Tarihi raporda nişasta bazlı şekerlerin zararları saymakla bitirilemedi. Nişasta bazlı şekerlerin içinde bulunan fruktozun insan metabolizmasında anarşiye neden olduğu sindirilmeden kana karıştığı için karaciğerde yağlanmaya neden olduğu insülin salgılatmadığı için tokluk hissi hormonunu uyarmadığı ve aşırı yemeye neden olduğuna dikkat çekilen raporda NBŞ ürünlerinde tüketilen yüksek fruktozun obeziteye kapı araladığına vurgu yapıldı.

BİLİMSEL KANITLAR ARTIYOR

Kolan ve meme kanserleri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin de obeziteyle bağlantılı olduğu ve fruktozun gut hastalığı riskini de artırdığına dikkat çekilen tarihi raporda fruktoz metabolizmasının farklı olması nedeni ile insülin direnci obezite ve şeker hastalığına yol açacağı yönündeki bilimsel kanıtlar arttığı özellikle vurgulandı.

NBŞ'DE CIVA TEHLİKESİ!

Nişasta bazlı şekerlerdeki en büyük tehlikelerden birisinin de cıva konusu olduğunu belirten Bilim Kurulu bu konudaki yayınlara dikkat çekerek NBŞ ürünlerinin üretim aşamasında olası cıva ve karbonil bileşiklerinin izlenimi ve denetiminin artırılmasını istedi.

KOTALAR BİRAN ÖNCE DÜŞÜRÜLSÜN

NBŞ kotalarının Avrupa'da düşürüldüğüne dikkat çeken Bilim Kurulu Türkiye'de de kotaların biran önce düşürülmesini istedi.

VATANDAŞIN HANGİ ŞEKERİ TÜKETTİĞİNİ BİLMESİ GEREKİYOR

Nişasta bazlı şekerlerdeki en önemli uyarı da etiket konusunda geldi. Halkın tükettiği gıdalarda hangi şekerin kullanıldığının bilinmesi için 'NBŞ Şekerinin' etiketlere açıkça yazılmasını öneren Bilim Kurulu bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nı göreve davet etti. Toplumda şeker konusundaki bilinçlendirmenin önemine işaret eden Bilim Kurulu sağlıklı beslenme kültürünün tesisi için Sağlık Bakanlığı'nın kontrolünde ilgili tüm sektörlerle ve kamu kuruluşlarıyla işbirliği yapılmasını istedi.

CARGİLL LOBİSİNİN İDDİALARI ÇÜRÜTÜLDÜ

Bilindiği üzere kamuoyunda nişasta bazlı şekerlerin zararlarına yönelik uzmanların uyarıları artmasına rağmen Cargill lobisi NBŞ'nin pancar şekeri ile eşdeğer olduğu hatta bal kadar doğal olduğunu iddia ediyordu. Bilim Kurulu'nun bu raporu tarihi bir belge niteliği taşırken Cargill lobisinin de bütün iddialarını çürüttü.

TARİHİ RAPORDA ŞOK UYARILAR

"Fruktoz glikozdan daha tatlıdır; bu nedenle başta çocuklar tarafından tüketilmesi ve damak tadının şekerli ürünlere doğrultusunda gelişmesi daha kolay olmaktadır.

NBŞ SİNDİRİLMEDEN KANA KARIŞIYOR

NBŞ de yer alan früktoz ve glukoz monomer halindedir (glikoz ve fruktoz bağları serbesttir) bu nedenle çok hızlı bir şekilde kana geçer. Halbuki sukrozdaki (çay şekerinde) glukoz ve früktoz disakkarit yani bağlıdır. Emilmek üzere monomer haline geçebilmesi için sindirime uğraması gerekir.

METOBOLİZMADA ANARŞİYE NEDEN OLUYOR

NBŞ kullanılan ürünlerinde yüksek fruktoz vardır. Halbuki sağlıklı beslenme önerilerinde günlük enerjinin yüzde 45-60 oranında karbonhidrat içeriği ve bunun da yüzde 15-20'sinin früktozdan gelmesi yer almaktadır. NBŞ ürünlerle aşırı miktarda früktoz alınmakta bu durumda metabolizmada anarşiye yol açmaktadır.

YAĞLANMAYA NEDEN OLUYOR

Fruktozun glikozdan karaciğer içindeki metabolizması farklıdır. Fruktoz katabolizması glikozdan hızlıdır. Hızla glikolize olur yağ asitine çevrilir.

NBŞ AŞIRI YEMEYE NEDEN OLUYOR

İnsülin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkileri yönünden bir farklılık vardır. Fruktoz insülin salgılatmaz. Oysa glikoz metabolizmasında insülin salgılanır. İnsülin tokluk hormonu leptini uyarır açlık hormonu grelin ise azalır. Aşırı yeme olmaz.

GUT HASTALIĞI RİSKİNİ ARTIRIYOR

Fruktoz glikozdan farklı olarak ürik asit artışına neden olur ve gut nefriti riski artar. Çeşitli kanser türleri (kolon kanserleri kadınlarda meme kanserleri gibi) obezite artışı nedeni ile artmaktadır.

TÜRKİYE'DE OBEZİTE ARTIYOR

Ülkemizde 15 yaş üzeri yetişkinlerde obezite yüzde 32 fazla kilolu yüzde 34.8 diyabet prevalansı yüzde 12 1'i bulmuş olup çocuklarda obezite 7-8 yaşta yüzde 9.9 fazla kilo yüzde 14.6 orta okul çocuklarında yüzde 12.4 şişmanlık ve fazla kilo yüzde 21 bulunmuştur.

BİLİMSEL KANITLAR ARTIYOR

NBŞ fruktoz metabolizmasının farklı olması nedeni ile insülin direnci obezite ve şeker hastalığına yol açacağı yönündeki bilimsel kanıtlar artmaktadır.

Kaynak: Millî Gazete / Sadettin İnan

http://www.milligazete.com.tr/haber/1496566/zehir-gibi-rapor-tarihi-rapora-milli-gazete-ulasti


a45UyF587661-180227144607 Oraj Poyraz At Alpinaasia oraj_poyraz@alpinaasia.com
2018/02/27  15:29 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 

--

Asagilik insanlarla yakinlasmaktan kacin, onlar ki yapmacik sevgilerini gosterip iclerinde kotulugu sakladilar.

Hz.Ali

Kuran-i Kerim ve Risale-i Nur, Rahman ve Rahim olan Allah in bir indirisidir....
Kuran-i Kerim ve Risale-i Nur un indirilisi, aziz ve hakim olan Allah tandir...
iste o nur, hem Kuran-i Kerimdir, hem de Risale-i Nur dur

Said-i Kurdi

ASFALT UZERINE SIIRLER
. . . . . .
1Ne kadar guzel sey;
Yolun ustundeki bina
Yikildigi zaman
Bilinmeyen bir ufuk gormek.IIKaldirimin kenarina dizilip
Bacasi olan silindirin
Yuruyusunu seyreden
Cocuklara imreniyorum.IIIOnun sesi
Bir arkadasima
Denizden gecen
Motorlari hatirlatiyor.IVKirik taslara bakip
I$ikli bir asfalt dusunmek
Acaba yalniz
Sairlere mi mahsus?

Orhan Veli KANIK

BIRDENBIRE
. . . . . .
Her sey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gun isigi yere;
Gokyuzu birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her sey birdenbire oldu;
Birdenbire tutmeye basladi duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemis birdenbire oldu.Birdenbire,
Birdenbire;
Her sey birdenbire oldu.
Kiz birdenbire, oglan birdenbire;
Yollar, kirlar, kediler, insanlar...
Ask birdenbire oldu,
Sevinc birdenbire.

Orhan Veli KANIK


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




MAREŞAL ERDOĞAN!

Şeyh mi uçar, mürit mi uçurur sorusunun cevabı işte budur.
Yavşaklık ve yalakalık Türkçe konuşabilen Anadolu ve Trakya halklarının şiarı olmuş.
Bu millet elbette türlü türlü rezilliği yaşamaya adaydır.

Şu ülkede olup bitenler  ve konuşulanlar inanın bana dışarıdan bakanlar için rezil bir manzara oluşturuyor.
Siz utanmıyor olabilirsiniz, farkında olmayabilirsiniz, ancak ben farkındayım ve utanıyorum.
Bir orta Afrika ülkesi, ya da Karaiplerde bulunan yapay devletlerden birisinde olduğu gibi.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

MAREŞAL ERDOĞAN!

Meclis'e verilen Afrin dilekçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mareşal unvanın verilmesi istendi.

Suriye sınırında yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı ile ilgili Meclis'e yurttaşlardan dilekçe yağıyor. Bazı dilekçelerde "Afrin'e gidip savaşmaları için kendilerine izin verilmesini" talep ederken bazı dilekçelerde ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a "Mareşal unvanı ve başkomutanlık üniforması" verilmesi isteniyor.

Bingöl Kığı'dan "Afrin'de savaşmak istiyorum" başlığıyla Meclis Dilekçe Komisyonu'na yazan T. A. "Ben Afrin'e gitmek istiyorum. Ülkem için milletim için namusum için şerefim için toprağım için bana bu fırsatı vermenizi istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'dan bana bu fırsatı vermesini ve milletim toprağım için Afrin'e gitmek istiyorum" dedi. Zile M Tipi Cezaevi'nden yazan O. U. ise dilekçesinde hükümlü olduğunu Afrin Harekâtı'na katılmak istediğini ifade etti.

Bingöl Kığı'dan "Afrin'de savaşmak istiyorum" başlığıyla Meclis Dilekçe Komisyonu'na yazan T. A. "Ben Afrin'e gitmek istiyorum. Ülkem için milletim için namusum için şerefim için toprağım için bana bu fırsatı vermenizi istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'dan bana bu fırsatı vermesini ve milletim toprağım için Afrin'e gitmek istiyorum" dedi. Zile M Tipi Cezaevi'nden yazan O. U. ise dilekçesinde hükümlü olduğunu Afrin Harekâtı'na katılmak istediğini ifade etti.

İstanbul'dan komisyona dilekçe yazan 4 vatandaş ise "Yeni istiklal harbini savunmadan taaruza dönüştüren Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'a 'Mareşal' unvanı verilmesini talep ediyoruz" isteğiyle başvuruda bulundu. Başvuruda Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası'nın 29'uncu maddesinin ikinci fıkrası anımsatıldı. Fıkrada "Mareşal ve Büyükamirallik rütbeleri savaşta olağanüstü yararlıkları görülen hayattaki veya ölmüş orgeneral veya oramirallere kanunla verilir" ifadesi yer alıyor. Fethiye'den yazan V. G. ise "Cumhurbaşkanı için özel Başkomutanlık üniforması hazırlanması" talebi ile komisyona başvurdu. Komisyon başvurunun idari yollar tüketilmeden somut bilgi ve belgeye dayanılmadan gerçekleştiğini açıklayarak "Bu tür müracaatlar idari başvuru yolları öncelikle kullanıldıktan ve bu taleplere ilişkin nihai sonuçlar alındıktan sonra Komisyonumuza intikal ettirilmeli" yanıtını verdi.

https://www.siyasetcafe.com/maresal-erdogan-31771h.htm


a45UyF587661-180227143758 Oraj Poyraz At Openmail oraj.poyraz@openmail.cc
2018/02/27  15:29 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 

--

Actio libera in causa
Nedeninde serbest hareket.

Latince Atasozleri

Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor : Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki :
Cehennem atesi bin yil yakildi. Oyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil daha yakildi , oyle ki beyazlasti. Sonra bin yil daha yakildi. Simdi o siyah ve karanliktir

( Tirmizi )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

(Hanefi AVCI) polislik mesleginin vicdanidir

Nedim SENER, gazeteci, yazar

General Paraskevopulosun ordusu, simdi surat ve siddetle harekata devam eyleyecek olursa, birkac haftada Ankara onlerinde bulunacaktir.
Yunan ordusunun basarisi icin dua ediniz!
Yunan ordusunun ilerlemesi hukumetimizin programina uygundur.
Bu ordu bizim ordumuzdur!

Adliye Naziri (Medrese cikisli) Ali Rustu - 12.07.1920


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




AKİT TV SUNUCUSU: SİVİL ÖLDÜRECEK OLSAK CİHANGİR'DEN BAŞLARIZ

Müslümanlık nedir, nasıl birşeydir?
Bunu uzun uzun anlatmaya hiç gerek yok.
Müslümanlık günümüz dünyasında ne görüyorsanız o'dur.
Gerisi laf salatasıdır.

İşte Akit TV ne de güzel bize gerçeği anlatmış.
Evet, İslamiyet zorbalık, dayatmacılık, totaliterizm, faşizm dinidir.
Akit TV nadir görülen bir ayrık otu değildir.
İslam aleminin genel görünümü söylenen sözlerle uyumludur.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

AKİT TV SUNUCUSU: SİVİL ÖLDÜRECEK OLSAK CİHANGİR'DEN BAŞLARIZ

Salı 27 Şubat 2018 01:52

Akit TV'de sabah yayımlanan "Gün Başlıyor" programında programın sunucusu Ahmet Keser skandal ifadeler kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de sivilleri öldürdüğü iddialarına sinirlenen Keser canlı yayında "Sivil öldürecek olsak Cihangir Nişantaşı Etiler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden başlarız" ifadelerini kullandı.

http://haber.sol.org.tr/toplum/akit-tv-sunucusu-sivil-oldurecek-olsak-cihangirden-baslariz-229782


a45UyF587661-180227150928 Oraj Poyraz At Neomailbox 0raj.p0yraz@neomailbox.net
2018/02/27  15:29 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 


Esas kirlilik dista degil icte, kisvede degil kalpte olur.
Onun disindaki her leke ne kadar kotu gorunurse gorunsun, yikandi mi, temizlenir, suyla arinir.
Yikamakla cikmayan tek pislik kalplerde yag baglamis haset ve art niyettir.

TEBRIZ LI SEMS

Resulullah sav buyurdular ki:
Kim keleri ilk darbede oldururse ona yuz sevap yazilir.
Ikinci vurusta oldururse daha az kazanir.
Ucuncu vurusta ise bundan da az sevap kazanir.

Metin Muslim den alinmadir.
Bazi Tirmizi tertibinde Sayd bolumunde 13.babta.
Muslim, Selam 147 2240
Ebu Davud, Edeb 175, 5263, 5264
Tirmizi, Ahkam 1, 1482
Burada kele denilen hayvan aslinda kertenkeledir.

PANDORA nin KUTUSU
. . . . . .
Acma kutuyu
Soyletme kotuyu

CAN YUCEL

DOLU SOKAK
. . . . . .
Ne korkuyorsun
Uyanip geceleri
Olum yasayacagini yokedebilir
Yasadigini degil

Fazil Husnu DAGLARCA


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




MURAT MURATOĞLU: ZEYTİNYAĞI DÖKTÜM YOLLARINA!




MURAT MURATOĞLU: ZEYTİNYAĞI DÖKTÜM YOLLARINA!

​Erdoğan Tunus'a gitti zeytinyağı ithal etmeye karar verdi! "Buradaki cari açığı daha da düşürelim" dedi. Belli ki O'na kimse Türkiye'nin cari açığındanbahsetmedi!

İthal zeytinyağı mı? "Yok artık!" diyeceksiniz. Demeyin! Daha önce de ithal etmişlerdi! Bu topraklar dünya tarihinde ilk defa 2015 yılında zeytinyağı ithal etti AKP İktidarında…

* * *

Soruyorsunuz şimdi nasıl yani? Güzel kardeşim zeytinlikler kesildi. Lakin bu bizim siyasileri kesmedi! Oysa dünyadaki her 8 zeytin ağacından biri Türkiye'deydi…

2002 yılında 50 bin ton siyah zeytin ihracatı yaparken ithalat noktasına gelindi. Oysa zamanında o kadar çok ve kaliteli zeytinyağı üretiyorduk ki İtalya bizden aldığı zeytinyağları paketleyip İtalyan diye dünyaya içirirdi.

* * *

Savaştaki Suriye bizden fazla zeytin üretiyor. Doğuda Hatay'da tek bir zeytin tesisi ayakta… Ne Mardin'de kaldı ne Maraş'ta… Hepsi çoktan kapandı!

Zaten İktidarın aklı Ege'de… Fikri sahillerde… Sanıyorlar ki para sadece inşaatta madende… Dertleri kalan zeytinlikleri kesmekte…

İktidarı aldılar 2003'te zeytini bitirme projelerini hazırladılar. 2006'da 2008'de 2010'da 2013'de 2014'de ve nihayet 2017 Haziran ayında imzaya açtılar. Adını "üretim reform paketi" koydular. Neyse ki yine yapamadılar. Zeytine kafaya takmışlar illa kanunu çıkaracaklar. Ağaç kesmek yetmiyor ormanın tamamını yakacaklar. Ancak öyle rahatlayacaklar!

* * *

Başbakan Binali çıktı; "Zeytin mi önemli üzerine yapılacak tesis mi?" dedi! Hesap da bilmiyorlar! Bir ton zeytinyağının ederi 3200 dolar bir ton mermer 500 dolar…

Zeytin her yıl ürün veriyor mermer madeni bitiyor. Nihayetinde boş çukurkalıyor! Zeytin evladiyelik mermer günü kurtarıyor. Şarkıcı Tarkan dayanamadı zeytinlik alanların imara ve sanayi tesislerine açılmasına tepki göstererek "Rant için zeytin ağaçlarına kıymayın" diye uyardı. Adamdı…

Lafı duyan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü; "Tarkan'ın zeytinlikleri mi varmış ne yapacakmış zeytinlikleri?" diyerek akıl ve mantığı zorladı.

* * *

Bilim Bakanı'na göre bir sanatçının kendisine maddi bir çıkar herhangi bir rant sağlamayacak bir mevzuda "üzerine vazife olmadan" böyle bir çıkış yapması anlamsızdı! Oysa sanatçı dediğin sarayda kahvaltı yapıp iftar kovalardı. Mitinglere katılır siyaseti kullanırdı. Sadece kazandığı paraya bakardı. Bakanın da dünya görüşü bu kadarcıktı!

* * *

Artık ekmeğini mermere banar öyle yersin. Ya da Tunus'tan gelecek zeytinleribeklersin! Tıkır tıkır parasını da ödersin. Utanmadan Türkiye büyüyor dersin!

Darısı fındık incir kiraz kayısı üzüm ayva ve çaya… Utanmasak saman da ithal edeceğiz. Bir dakika lan!


a45UyF587661-171229131226 Oraj Poyraz At Neomailbox 0raj.p0yraz@neomailbox.net
2018/02/27  13:30 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 



26 Şubat 2018 Pazartesi

RIFAT SERDAROĞLU: KAN HÜKMÜNDE KARARNAME




RIFAT SERDAROĞLU: KAN HÜKMÜNDE KARARNAME



​Saray 695 ve 696 sayılı iki adet kararname yayınladı.



Bu iki kararnamenin uygulamaya konmasından sonra hala aşağıdaki kurumlarımızın varlığını rejimimizin demokratik parlamenter olduğunu iddia edecek olanın ya aklı yoktur ya AKP militanıdır.

-Anayasa / Yasalar yürürlükten kaldırılmıştır. Anayasa Mahkemesi süstür!

-TBMM işlevi ve saygınlığı kalmadığı için kapatılmıştır.

-Hukuk Devleti Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yargıç Güvenliği askıya alınmıştır.

-Tüm kişi hak ve özgürlükleri bir kişinin iki dudağının arasındadır.

-Türkiye'nin tüm sınır kapılarına ve tüm havalimanlarına şu levha asılmalıdır; "Türk Milleti susarak tek kişinin yönetimini kabul etmiştir. Bu ülkede Demokrasi yoktur…"



Kısaca KHK nedir paspas yapılmış Anayasa ve Yasalarda KHK ile ne emirler var bakalım;

-Anayasa madde 121/3; Olağanüstü Hal süresince Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu Olağanüstü Halin gerekli kıldığı konularda Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler Resmî Gazetede yayınlanır ve AYNI GÜN TBMM'nin onayına sunulur.

Bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin SÜRE ve USUL TBMM içtüzüğü 128'nci maddede belirlenir.

-TBMM İçtüzük madde 128;

Anayasanın 121 ve 122'nci maddeleri gereğince çıkarılan ve TBMM'ne sunulan KHK'ler Anayasanın ve İçtüzüğün "Kanun tasarı ve Tekliflerinin görüşülmesi" için koyduğu kurallara göre ancak komisyonlarda ve genel kurulda diğer KHK'lerle kanun tasarı ve tekliflerinden önce ivedilikle en geç OTUZ gün içinde görüşülür ve karara bağlanır. Komisyonlarda en geç YİRMİ gün içinde görüşmeleri tamamlanmayan KHK'ler TBMM Başkanı tarafından doğrudan doğruya Genel Kurul gündemine alınır.



Demek ki neymiş?

-KHK'leri oturduğunuz yerde gaz çıkarır gibi çıkarabilirsiniz ama OTUZ gün içinde TBMM'den onay almazsanız o KHK'ler tuvalet kâğıdı değerindedir yani YOK HÜKMÜNDEDİR.

-15 Temmuz 2016 Darbe girişiminden 20 Temmuz 2017 tarihine kadar geçen BİR YILDA tam 26 KHK çıkarıldı. Bu 26 KHK'den takip edebildiğim kadarıyla sadece 5'i onlar da Anayasanın emrettiği süreye uyulmadan TBMM'de kabul edilip KANUNLAŞTI. Son 2 aya kadar TBMM sitesinden bunu görmek mümkündü şimdi kaldırmışlar.

Peki TBMM tarafından OTUZ gün içinde kabul edilmeyen KHK'ler anayasaya göre ne hükmündedir? YOK HÜKMÜNDEDİR.

-Bu kanunsuzluğu yapanlar şu kişilerdir; Cumhurbaşkanı-TBMM Başkanı-Başbakan ve AKP TBMM Grubu. Onaylanmayan KHK'ler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine açılacak davalar sonucunda hem kararlar bozulur hem de

T. C Devleti milyarlarca lira ceza ödemek zorunda kalır…



Bunun adı en hafif tabiriyle Anayasa ve Yasa tanımamaktır Türk Milletine saygısızlıktır had bilmezliktir ve çok ağır bir Anayasa ihlal suçudur…



AKP önderliğinin bilerek ve planlayarak yaptığı bu kanunsuzluğun son örneği yeni çıkan 696 sayılı KHK'dir. 696 sayılı KHK'nin 121. Maddesi ile;

"Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ve BUNLARIN DEVAMI NİTELEĞİNDEKİ eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan kişilerin görev ve fiilleri nedeniyle HUKUKİ İDARİ MALİ ve CEZAİ sorumluluk doğmaz!"



Bu KHK'nin benzeri tüm dünyada iki yerde kullanıldı;

-Ruanda; Hutu'lar 800.000 (sekiz yüz bin) Tutsi'yi öldürdü!

-Sudan; El-Beşir 300.000 (üç yüz bin) sivil Sudanlıyı öldürdü.

Erdoğan dün insanlık suçu işlediği için "Uluslararası Caza Mahkemesi" tarafından toplu katliamdan suçlu bulunan katil El-Beşir'in yalan parlamentosunda tekbir sesleri altında konuştu!



696 sayılı KHK kanun hükmünde değil Kan Hükmünde Kararnamedir.

Yapılmak istenen 15 Temmuz'da ve takip eden günlerde askerlerimizi-öğrencilerimizi kafa keserek öldüren SADAT-SEDAT militanlarını kurtarmak ve mecbur kaldığında tüm yobazların katılımıyla toplu katliamlara hazırlık yapmaktır.



Bu kararname binlerce yıllık Türk Tarihinde Türk Devletine vurulan en büyük darbedir. Yapanların susanların korkanların görevlerini yapmayanların el birliği ile gerçekleştirdikleri bir darbe…


a45UyF587661-171228214944 Oraj Poyraz At Alpinaasia oraj_poyraz@alpinaasia.com
2018/02/27  00:30 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com