18 Mayıs 2026 Pazartesi

MANİSA VALİSİ HÜSNÜYADİS.. .

*MANİSA VALİSİ HÜSNÜYADİS.. .* Hüsnü (*Hüsnüyadis*) Bey *1917*-*1922* yıllarında *Manisa* mutasarrıfıdır (Valisidir). İzmir işgal edildiğinde, *Yunan*lılara; “İşgal buraya kadar uzanmayacak, İzmir civarında kalacaktır *Manisa*’yı terk etmenize lüzum yoktur" demiştir. Bir alay *Yunan* askeri *Manisa*’ya girer girmez katliama başlamış ve şehirde bulunan cephanelikten *48* bin tüfek, *88* top ve bütün cephaneye el koyduğunda *Hüsnü Bey*, devletin bütün resmi evrakını da *Yunan* alayına teslim etmiştir. *Hüsnüyadis*’in akıllarda kalan en çarpıcı sözü; “/*Yunan işgal ordusu ile egemenliğimizi paylaşabiliriz...”*/ olmuştur. *Türk* halkına tam +üç yıl, üç ay, on gün kan kusturduktan sonra *Manisa*’yı yakan işgal ordusu ile birlikte kaçacaktır. İşgal güçleri bozguna uğramış, perişan du*rum*daki *Yunan* askerleri yakıp yıkarak, katledip, tecavüz ederek geri çekilmektedirler. *Türk* ordusu altı günde *Turgutlu*’ya kadar gelir. Buradan 5. *Kolordu* Komutanı *Fahrettin Altay Paşa* *Gördes*, *Demirci*, *Akhisar* yörelerini katliamlardan kurtararak, düşman ordusunun artıklarını temizleyecektir. Bu arada *Manisa*’ya giriş gecikeceğinden *Fahrettin Altay Paşa*, Süvari Yüzbaşısı *Hüsnü Bey*’i çağırır ve bir öncü süvari birliği ile *Gediz* sol sahil hattını izleyerek *Akpınar* üzerinden *Manisa*’nın üzerine yürümesini, du*rum*un acil olduğunu, çünkü düşmanın *Manisa*’da bir katliam yapabileceğini bildirir. 8 Eylül’de küçük bir süvari birliği, *Yüzbaşı Hüsnü Bey* komutasında *Manisa*’ya doğru yola çıkar. *Halide Edip*’in anlatımıyla bu esnada *Manisa* ateşler içinde yanmaktadır. Gerçekten de bu sıralarda *Manisa*’da büyük yangınlar yaşanmaktadır. *Yunan* devriyelerinin sokak başlarını tutarak bütün güçleriyle saldırmalarına rağmen yanan evlerinden çıkan halk, şehrin dışına çıkmaya çalışmaktadır. *Yunan* işgal güçleri komutanı *General Bagorci*, halkın evlerinden çıkmalarını bir emirle yasaklamış, çıkanları /*“vurun”*/ emri vermiştir. Yangınlar esnasında vurulanların, hatta yanan evlerin içlerine atılanların sayısı hiç de az değildir. Bir gün içinde *Manisa*’da *3500* kişi diri diri yakılarak, *1500*’e yakın kişi de vurularak şehid edilir. Panik içinde dağ ve ovalara kaçanların bir kısmı da *Rum* çetelerine yakalanıp yok edilir. *Manisa*’da yığılmış olan *Yunan* vandal ordusu, *Sipil Dağı*’na çıkmış olan *Manisa* halkını da yok etmek için Doğu’da *Alaybey Deresi*, Batı’da *Çaybaşı Deresi* yönünden bir taarruz hareketine başlamışlar, neredeyse *Manisa*lıların tamamının sığınmış olduğu *Sipil Dağı*’nda kitlesel bir soykırım başlatmışlardır. *Gediz* Irmağı’nın karşı sahilinde 5. *Kolordu* Komutanı *Fahreddin Altay Paşa*, 1. Süvari Tümen Komutanı *Mürsel Paşa*, Tugay Komutanı *Cemil Bey* kuvvetleri *Gediz* Irmağı’nı aşmaya çalışırlarken, *Manisa*’nın Doğusundan *Akpınar* üzerinden ansızın çıkan *Yüzbaşı Hüsnü Bey* komutasındaki süvari birliği *Manisa*’nın Doğu mahallesine girer. *Devlet Hastanesi* önünden karşı ateşe başlar. Bunun üzerine işgal kuvvetleri paniğe kapılarak *Sipil Dağı*’nı kuşatma hareketinden vazgeçerek, Batı’ya, İzmir’e doğru geri çekilmeye başlarlar. Bu sırada Fahreddin Altay Bey kuvvetleri de *Gediz*’i aşmış ve *Manisa* bu katılımla tamamen düşmandan temizlenmiştir. Bütün bunlar olurken *Manisa*’nın bir Mutasarrıfı vardır. O’nun adı *Hüsnü Bey*’dir. *Hüsnü Bey* ve sülalesi daha yirmi yıl önce *Türk* tabiyetine geçtikleri için *Girit*’ten kovulmuşlar ve *Manisa*’ya gelerek yerleşmişlerdir. Bu işbirlikçi Vali, şimdi kaçan *Yunan* birlikleriyle birlikte İzmir yollarındadır. *Manisa* Mutasarrıfı (Valisi) Hüsnü (*Hüsnüyadis*) Bey son ana kadar *Manisa*’yı terk etmemiştir. *Yunan* askerlerine sahip çıkmış, onlara panik yapmamalarını öğütlemektedir. Ayrıca *Türk* ordusunun *Manisa*’dan geri döneceğini umut ederek, *Yunan* ordusunun *Manisa*’da mevzi alması için işgal güçleri komutanı *General Bogorci*’ye akıl vermekte; “/*Ellerinde çok sayıda Manisalı Türk esir olursa o durumda Türk ordusunun şehre giremeyeceğini...”*/ salık vermektedir. 8 Eylül günü *Kuvây-ı Milliye* milisleri kenar mahallelere sızmışlar, Mutasarrıf *Hüsnü Bey*’i ele geçirmeye çalışmışlardır. Talih adeta tersine dönmüştü. Üç yıl önce *Türk*ler akın akın Doğu’ya göç ediyordu. Şimdi ise bu göç tersine işliyordu. Köylerden, kasabalardan yerli *Rum* halkı, üzümleri, tütünleri sergilerde bırakarak İzmir’e doğru kaçıyorlardı. *Rum* halkı *Sabuncubeli* üzerinden İzmir’e ulaşmaya çalışıyordu. *Yunan* subayları ve seçkinler ise aileleriyle birlikte trenlerle İzmir’e taşınıyordu. *Manisa* Mutasarrıfı *Hüsnü Bey* ise kendi ahfadı için özel bir vagon hazırlatmıştı. Bu esnada *Hüsnü Bey*, *Yunan* askerleriyle birlikte onca katliamın ve yangınların içinde soygunlar yapıyor, iz bırakmamak için hükümet binasını ile yakıyor, topladığı ganimetleri *Yunan* subaylarıyla birlikte özel vagonuna taşıtıyordu. *Manisa* Mutasarrıfı kendi şehrini soymuş, büyük bir servetle trene binmiş, *Türk* ordusu *Manisa*’ya girerken küçük bir zaman farkıyla şehri terk ederek *Türk* ordusunun elinden kaçmıştır. Trende *Akhisar*’dan kaçan işgal güçleri artıkları ile yanlarında *15* kişilik bir *Akhisar*lı *Türk* rehine grubu da vardır. *Yunan* işgal güçleri *Akhisar*’ı yakmamak için kasabanın ileri gelenlerinden *15* kişiyi rehin istemişler, onlar da gönüllü olarak rehine olmuşlardır. *Manisa* Mutasarrıfı *Hüsnü Bey* yanındaki grupla birlikte 8 Eylül gecesi İzmir’e gelir. *Hüsnü Bey* *Çeşme*’yi iyi bilmektedir. Grubu alarak *Urla* üzerinden *Çeşme*’ye oradan da *Sakız Adası*’na geçeceklerdir. Yanlarındaki *Akhisar*lı rehinelerle birlikte *Çeşme*’ye gelirler ve oradan *Çiftlik Köy*’e geçerler. Buradan *Sakız Adası*’na geçmek kolay olacaktır. *13* Eylül günü *Yunan* askerleri *Akhisar*’dan getirdikleri on beş gönüllü rehineyi öldürmeye başlamışlardır. *Manisa* Mutasarrıfı *Girit*li Hüsnü (*Hüsnüyadis*) Bey Sakız’dan *Pirayus*’a, oradan da *Elefsis*’e geçmiş, çok zengin bir adam olarak *Elefsis*’e yerleşmiştir. *Manisa* İriköy’den yanında getirdiği *Rum* ailenin kızı *Paraskevulo* ile evlenmiş, *Aya Triyada Kilisesi*’nin papazı tarafından vaftiz edilerek Hırıstiyan olmuş ve adını *Hüsnüyadis* olarak değiştirmiştir. *Girit*li *Hüsnüyadis* (*1864*-*1937*) milli mücadelede tescilli bir vatan haini, *Yunan*işbirlikçisi olarak pek çok masum *Türk*ün ölümünden baş so*rum*lusudur. *Yunan*istana kaçmış hiristiyan olmuş*1937* yılında öldüğünde hiristiyan mezarlığına gömülmüştür. Oğlu *Vasili*’nin anlatımları/*" Babası için, Ne Müslüman ne Hristiyan ne Türk, ne Yunan böyle baba mı olur..."*/ diyerek babası hakkında düşüncelerini bir yazara açıklamıştır. *1930* da gerici menemen isyanında *Kubilay*ı şehid eden gericilerin lideri *Girit*li *Derviş Mehmet*, *Hüsnüyadis*in yakın akrabasıdır. Bu kalkışmaya *Yunan*istan’dan destek vermiş işbirliği yapmıştır. Mezarının başında, Haçı kırık mezar taşı vardır. Mezar taşına gelip geçenler *Yunan*ca/*"Palio Turko"*/ yani, Serseri *Türk* yazmışlardır. Bu *Hüsnüyadis*’ler ne yazık ki hala günümüzde devam ediyor... - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net>  / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder