Savaşın muhasebesini yapanlara yönelik tepkili, yandaş, trol açıklamaları var.
Beka meselesi, diyerek bu konuların konuşulmasını önlemek, hatta vatana ihanete varan suçlamalar rahatsız edici.
Devletin ve milletin kıt kaynaklarının kullanımı sırasında, maliyet-etkinlik analizler, seçenekler arasında kıyaslamalar yapmak bir zorunluluk iken, savunma sanayiini tartışılamaz, hesap sorulamaz hale sokmak bir millî felaketin yolunu açar.
Hitlerin yenilgisinde, SSCB'nin yıkılmasında savaşın, ya da savunmanın gider muhasebesinin gözardı edilmesi önemli bir faktör olmuştur.
Her şeyin muhasebesi olur, hatta olmak zorundadır diyebiliriz.
Yaşayan her canlı varlık da, doğasında olan bir muhasebenin sonuçlarına göre yaşayabilir, ya da ölebilir.
Muhasebenin dört temel unsuru vardır.
İlk planda tıpkı bir terazi gibi, gelir-gider dengesi vardır.
İlk dengeyle paralel ve etkileşimli olarak da ikincil varlıklar-taahütler dengesi vardır.
Gelir-gider dengesi pozitifse, varlıklar artar, taahütler (borçlar)azalır.
Bu finansal varlığın büyümesini anlatır bize.
Tam tersine gelir-gider dengesi bozulursa.
Bu durumda varlıklar azalır, taahütler artar.
Bu finansal varlık küçülüyor demektir.
Dönemsel zararları varlıkları azaltarak, ya da ek taahütlerle karşılamak mümkündür.
Ancak, hiç bir finansal varlık sürekli olarak zarar etmeye dayanamaz.
Sürekli zarar sonunda varlıkları sıfırlar, taahütleri zirveye çıkarır.
Eğer bir gün, bu finansal varlığın gelirleri yalnızca borçlarının faizini ödeyebiliyorsa,
Ve sürekli olarak borçlarını yeniden yapılandırarak, yeni faiz yüklerine giriyorsa,
Ve varlıklarının, borçlarına olan oranı negatifse,
Bu FİNANSAL İFLAS demektir.
Bir FİNANSAL İFLAS borç çevirerek bir süre için gizlenebilir.
Ancak, bir gün alacaklılardan yalnızca birinin ödemesi geciktiğinde ve icra takibi başladığında, bu bir çığ etkisi yaratır.
Bu noktadan sonra FİNANSAL İFLAS, FİİLİ İFLAS haline dönüşür.
Peki muhasebenin savaş, silahlanmayla ne ilgisi var.
Evet, askeri birlikler kar etmez, sürekli gider üretir.
Bu dengesizliğin yarattığı açığın devlet tarafından sürekli olarak kapatılması gerekir.
Bu durumda tek tek her askeri varlığın en azından bir GİDER MUHASEBESİNE tabii olması mümkündür ve gereklidir.
Ölen her askerin yerine konması gereken bir kaynak olduğunu,
atılan her merminin, her mühimmatın,
zırhlı araçları, gemileri vb. yürütmek için harcanan yakıtın, yedek parçanın,
silah endüstrisinin ihtiyaç duyduğu bütün hammadde kalemlerinin,
MUHASEBESİ OLMAK ZORUNDADIR.
Bu millî kaynakların en verimli şekilde kullanılması için kaçınılmazdır.
Bir komando tugayının yıllık maliyetini devlet adamları bilmek zorundadır.
Sınır ötesi bir harekatın günlük, aylık maliyetini planlayıcılar bilmek zorundadır.
Harcanan her unsurun birim maliyetlerini bilmek zorunludur.
Tarihten örnek verirsek.
Hitlerin mega silah takıntısı, sahadaki komutanların mükemmeliyet beklentileri ile devletin kaynakları arasındaki denge sürdürülemez olmuştur.
NAZİ Almanyasının her yerinde günümüzde MEGA diyebileceğimiz ölçeklerde yatırımlar yapılmıştır.
Denizaltı sığınakları, dağların içine gömülmüş fabrikalar, gövde gösterisinden başka etkisi olmayan devasa toplar, arazide yürüyemeyen 1000 tonluk tanklar vb.
Bütün bunları üretmek için harcanmış milyon tonluk beton, demir vb.
Oysa Amerika Fordizmi keşfetmenin rahatlığıyla üretim bantları,
Modüler üretim.
Basitlik.
Yüksek kaliteli el işçiliği yerine modüler, standart üretim teknikleri.
Kullanılan ham maddenin olabildiğince az, verimli şekilde harcanması.
Sivil endüstrinin yöntemlerinin, en kısa sürede savaş endüstrisine adapte edilmesiyle nihai sonuçta çok etkili olmuştur.
ABD genel olarak gider ve maliyet muhasebesinde düşmanına göre daha çok başarılı olmuştur.
Durum şimdi de aynı.
Ucuz bir İHA ya da SİHA'yı on misli, yüz misli daha pahallı önleyici füzelerle durdurabiliyorsanız, siz savaş muhasebesinde sınıfta kalmışsınız demektir.
Uçak gemileriniz bile toplu olarak kullanılan karışık füze, iha çeşitleriyle düşük maliyetle batırılabiliyorsa ki, bu henüz olmadı, ama eli kulağında diye düşünüyorum, yine çıkmaza girmişsiniz demektir.
ABD'nin İrana karşı kullandığı akıllı mühimmat miktarının olağan üstü fazla oluşu nedeniyle ortaya çıkan tüketim, üretim kapasitesinin de üzerindedir.
Bu noktada yalnızca maliyet muhasebesi değil, üretim muhasebesi sıkıntıda demektir.
Özetle, savaşlar hesaplanır, kurmayların, karargah subaylarının görevi budur.
Karargahlarda her seviyede kendine göre bir ölçekte muhasebe yapılır.
Elbette tugay ve tümenlerin kontrol ettiği muhasebe, ile orduların, MSB'nin, Genel Kurmayın takip ettiği muhasebeler farklıdır.
Silahlı kuvvetlerde her kalemde giderlerin, tüketimlerin, harcamaların muhasebesini yapmak zorunludur.
Yapılmazsa da SSCB'nin yıkılmasına benzer şekilde, ya da NAZİ'lerin yenilmesine benzer şekilde sürdürülemez, tükenir ve teslim olursunuz.
Bu nedenle üretilen silahların maliyet-etkinlik araştırması, bunların alternatifleriyle kıyaslanması boş bir iş değildir.
Örneğin, Türkiye'nin uçak gemisi yapması ya da onun yerine daha çok muhrip yapması arasındaki etki ve maliyet analizi ciddi alınması gereken bir iştir.
DOĞRUSU, BENİM BU KONUDA ÇOK ENDİŞEM VARDIR.
Kısa vadeli politik kazanımlar için, yandaş iş adamlarının kazanmasını sağlama güdüsü, savunma harcamalarının denetlenemez, soruşturulamaz doğası nedeniyle MEGA silahlar tuzağına düştümüzü düşünüyorum.
Ülkenin kıt gelirlerinin verimsiz şekilde, akraba/yandaş zengin etme kastıyla, seçimlerde psikolojik üstünlük sağlamak amacıyla kullanıldığını düşünüyorum.
Devletin var olan SSM'lığı şirketleri dururken, yandaş/akraba şirketlerine ihaleler vermek,
onların ürünlerini satın alsın diye alıcı ülkelere hibeler yapmak,
SSM şirketlerinin know-how'ını yandaş/akraba şirketine aktarmak,
SSM şirketlerinin ürettiği özel mühimmat ve aksamları SSM şirketlerinin ürünlerinden çok daha önce yandaş/akraba iş adamının şirketine adapte etmek,
SSM müsteşarlığı şirketlerini, devletin bütün kurumlarını, bu şirketlerin reklamı, pazarlaması için kullanmak,
ortaya çıkan başarı öyküsünü sorgulamamı gerektiriyor.
Açıkçası bu devran bitip yeni dönem başladığında devr-i sabıkların YÜCE DİVANDA yargılanması, rüşvet, irtikap, zimmet, haksız zenginleşme, nüfuz suistimali, yolsuzluk, usulsüzlük ve benzeri suçlarından yargılamasını umutla bekliyorum.
Saygılar
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
--------------
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder