*Abdülhamit han’ın Latin Alfabesine Geçme Teşebbüsü* 24 Ekim 2013 *Abdülhamit Han*’ın *Latin Alfabesine* geçme Teşebbüsü yakın tarihin magazinsel vakaları arasında yeteri kadar dikkat çekmemiş olsa da *Cumhuriyet* Dönemi Harf Devriminin mesnedini teşkil etmesi bakımından fevkalade önemlidir. Zira 1928 yılında gerçekleştirilen Harf Devrimi, aslında 66 yıl önce gündeme gelmiş, *2. Abdülhamit Han* bu teklife ilgi göstererek üzerinde çalışmalar yaptırmış olsa da muvaffak olamamıştır. Evvela belirtelim ki söz konusu bulguların yegane kaynağı bizzat *2. Abdülhamit Han*’dır. *Abdülhamit Han*, tahttan indirildikten sonra kendi kalemiyle hayatını ve saltanat makamındaki siyasi vakaları kaleme almış ve bizzat *Abdülhamit Han* tarafından katip *Ali Vehbi Bey*’e Fransızcası tercüme ettirilerek yayınlatmıştır. (Bkz. /*“Siyasi Hatıralarım”*/, Dergay Yayınları, *ISBN*:975-7032-00-X) *Latin Harflerine* geçilmesi hususu, Osmanlı’nın son dönemlerindeki reformist hareketler içerisinde pek çok kez gündeme gelmiş, kimi zaman bu konu hilafet makamına kadar ulaşmış ve üzerinde tetkik ve incelemeler yapıla gelmiştir. *Latin Harflerine* geçilmesi konusundaki ilk gündem 1850 yılında ortaya atılmıştı. *Türkçe* üzerindeki çalışmalarıyla tanınan Azeri yazar ve bilim adamı *Mirza Fethali* *Ahundzade Efendi*, *Türkçenin* *Arap Alfabesi* ve Fars gramer yapısı ile kullanılmasındaki zorlukları tetkik etmiş, hem kullanılması hem de öğrenilmesi açısından ortaya çıkan müşkülleri belirten bir çalışma yaparak Osmanlı Hükümetine sunmuş, çözüm olarak da *Latin Harflerinin* kullanılmasını teklif etmiştir. *Mirza Fethali* *Ahundzade Efendinin* teklifi halife *Abdülmecit* tarafından incelenip dönemin bilim kurumu olan *Encümen-i Daniş*’e sevk edilerek tetkik edilmesi istendi. Konu üzerinde mülahaza eden *Ali Paşa*, *Fuat Paşa*, *Mustafa Reşit Paşa* ve *Cevdet Paşa* bu tetkik ve teşhisi dikkate alıp müspet görüşlerini bildirdiler ve nihayetinde siyasi yönleriyle mülahaza edilmek üzere zapt altına alarak *Mirza Fethali* *Ahundzade Efendiye* müspet çalışması için mecidiye nişanı vererek kendisini onurlandırdılar. Konu üzerinde tetkiklerini gerçekleştiren *Encümen-i Daniş*, tetkiklerini siyasi mecraya nüfuz ettirse de neticelenememişti ancak *Latin Harflerinin* kullanımı ile ilgili fikir pekala reddedilmemiş, söz konusu teklif dinsizlik ya da zındıklık olarak tahkir edilmemiştir. *Sultan Abdülmecit* döneminde gündeme gelen *Latin Alfabesinin* kullanılması meselesi her ne kadar itibar görmüş olsa da dönemin şartları gereği gerçekleştirilememiş ancak reform hareketleri içerisinde bir gündem maddesi olarak canlılığını korumuştur. *Abdülmecit*’in vefatı ve *2. Abdülhamit Han*’ın hilafet makamına geçmesi ile daha da canlanan reform hareketleri, *Latin Alfabesinin* kullanılması meselesini yeniden gündeme getirdi. Osmanlı tebaası olan *Arnavutlar*, din ve mezhep ayrılıkları nedeniyle üçe bölünmüşlerdi ve *Osmanlı Alfabesini* kullanan *Müslüman* *Arnavutlar*, yazı dillerini batının literatürlerinden faydalanabilir hale getirmek amacıyla *Latin Harflerini* kullanmayı gündeme getirmişlerdi. Bu doğrultuda çalışma yürüten *Arnavut* kökenli Abdül ve *Şemsettin Sami* kardeşler, Latin harflerinden esinlenerek adına İstanbul Alfabesi dedikleri yeni bir Alfabe geliştirdiler. Giriştikleri bu çalışma ile İstanbul’daki mekteplerde okutulmak üzere gramer ve medrese kitapları basmışlarsa da yeteri kadar yaygınlık kazanamadı ancak *Latin Harflerinin* kullanılabilirliği ve Osmanlı dilinin ıslahı yeniden gündeme gelmişti (1879). *Latin Harflerinin* kullanılması meselesi *İkinci Meşrutiyet*’in ilanıyla daha da ateşlendi. *Arnavutlar*, din ve mezhep ayrılıklarına rağmen *Latin Harflerinden* esinlenerek meydana getirilen bir Alfabeyi kullanmaya karar vermiş, bu gayretlerinde de başarılı olmuşlardı. *Arnavutların* *Latin Harflerine* geçiş teşebbüsü Meşrutiyet reformcularının bu konu üzerindeki hassasiyetlerini ve heveslerini arttırtmıştı. Giderek yükselen reform hareketleri neticesinde yeniden gündeme gelen *Latin Alfabesine* geçme düşüncesi, Saltanatının son dönemlerine doğru *Abdülhamit Han*’ın taktirine kadar ulaştı. *Latin Harflerinin* kullanılması ile ilgili en net ve dikkate değer yorum Abdülhamit Tarafından ortaya koyulmuştur. *Arap Alfabesi*, *Fars Gramer* yapısı ve *Türkçe* anonslara uymayan diziliş ve yerleşimin *Osmanlı Türkçesinin* okunup yazılmasında teşkil ettiği engellerin farkında olan *Abdülhamit Han*, bizzat kendisinin kaleme aldığı ve ifade ettiği üzere *Latin Harflerinin* kullanılmasında yarar görmüş, nasıl uygulanabileceği konusunda fikir alışverişlerinde bulunarak mahiyetiyle istişare etmiştir. *Abdülhamit Han*, Saltanat makamından indirildikten sonra kaleme aldığı /*“Siyasi Hatıralarım”*//**/kitabında naklettiği bilgilerde *Latin Harflerine* geçilmesi yönündeki düşüncelerini şöyle açıklamıştır; “/*Yazımızı öğrenmek pek kolay değildir. Bu işi halkımıza kolaylaştırmak için belki de Latin Alfabesini kabul etmek yerinde olur.”*/ (*Siyasi Hatıralarım*, Sayfa 192) *Abdülhamit Han*’ın bizzat kaleme aldığı hatıralarında bahsettiği gibi *Latin Harflerinin* kullanılması, *Osmanlı Türkçesinin* halk nezdinde yaygınlaşması için faydalı görülmüş, bu konuda verilecek kararın yerinde olduğu kanaati belirtilmiştir. *Abdülhamit Han*’ın *Latin Harflerinin* kullanılması yönündeki kanaatleri elbette gerçekleşememişti. Zira dönemin önemli siyasi aktörlerinden biri olan *Enver Paşa*, *Latin Harflerinin* kullanılması yerine hali hazırda kullanılan Arap Harflerinin ıslahında ısrar etmiş, *Latin Alfabesine* muhalif tüm görüşleri etrafında toplayarak *Abdülhamit Han*’a ihtilaf ederek *Latin Harflerine* geçişe engel olmuştur. Sultan Abdülhamit’in bu konudaki ön niyeti her ne kadar süregelmiş olsa da 31 Mart Ayaklanmaları neticesinde Saltanat Makamından indirilmesi *Latin Harflerine* geçilmesi meselesinin topyekun rafa kaldırılmasına neden olmuştur. *Latin Alfabesinin* Osmanlı’nın son dönemlerinde ele alınması ve üzerinde tartışılması esasen tarihi bir vakadır ve tartışılır bir tarafı yoktur. Zira hem Saray Tarihi ve zabıtları 1850’li yıllarda başlayan *Latin Alfabesi* görüşlerini kayıt altına almış, hem de Sultan *Abdülhamit Han*’ın kendi kaleminden naklettiği bilgilerle teyit edildiği üzere konu hakkındaki müspet görüşleri *Damat Ferit* ve reform muhalifleri tarafından bertaraf edilmiştir. _Burada sorulması gereken esas soru şudur ki; *Cumhuriyet* Dönemi uygulamalarına ve bizzat *Latin Alfabesi*’nin varlığına ihtilaf eden günümüz *Cumhuriyet* ve *Atatürk* karşıtları, *Latin Harflerine* geçişe *Abdülhamit Han* döneminde muvaffak olunabilseydi yine de ihtilaf edebilecekler miydi?_ Açıkça görülmektedir ki tarihi vakaların ideolojik saplantılarla tahrif edilmesi bizi tarihi gerçeklerden uzaklaştırıp hamasete ve derin yanılgılara sevk edecektir. *https://turktarihim.com/abdulhamit_hanin_latinalfabesine_gecme_tesebbusu.html#google_vignette* - - - - - - - - - - - - - a45UyF587661 - - - - - - - - - - - - - */Gruba mesaj göndermek icin /* */: /* ozgur-gundem@googlegroups.com */Gruba uye olmak icin /* */: /* ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com */Grup kurucusuna yazmak icin /* */: /* 0raj.p0yraz@neomailbox.net <mailto:0raj.p0yraz@neomailbox.net> / oraj.poyraz@openmail.cc <mailto:oraj.poyraz@openmail.cc> */Grup Sayfamiz /* */: /* https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ */Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz /* */: /* http://orajpoyraz.blogspot.com/ Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) : Oraj.Poyraz@erkin.cc 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc<mailto:HvLWPtIjJR8X@protonmail.com>
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder