23 Ekim 2017 Pazartesi

ERGÜN POYRAZ : TAYYİP’İN BABASI NEDEN ASKERE GİTMEDİ?


 


ERGÜN POYRAZ : TAYYİP'İN BABASI NEDEN ASKERE GİTMEDİ?



Alın size bir garip durum daha!

Ama önce babası ile ilgili son versiyon Tayyip'i övme kitabında yazılanlara bir göz atalım:

1918'lerde daha on beş yaşındayken Rize'den ayrılıp, Zonguldak'taki akrabalarının yanına yerleşmiş. Burada çalışarak geçirdiği dört yılın ardından da İstanbul'a göçmüş.

Şimdi alalım elimize kâğıdı kalemi ve başlayalım hesap yapmaya:

Ahmet Efendi, 1918'lerde daha on beş yaşındayken Rize'den ayrılmış.

Sonra?

Dört yıl Zonguldak da çalışmış.

Olmuş on dokuz yaşında!

Sonra?

Aynı yıl, Havuli ile evlenmiş!

Güzel… Güzel de yine aynı yıl Deniz yollarına girmiş ve 1965 yılına kadar kesintisiz kaptan olarak görev yapmış.

Ben değil; Tayyip'in anlatımları ile AKP İstanbul Milletvekili ve Tayyip'in basın danışmanı Hüseyin Besli böyle diyor:

O halde soralım?

Tayyip'in babası kaç yılında asker oldu?

Askerliğini nerede yaptı?

Rütbesi ve görevi neydi?

Kaç sene askerlik yaptı?

Hiç.

Zira; Tayyip'i parlatma kitabındaki anlatımlardan ortaya çıkan çok net bir sonuç; Tayyip'in babasının askerlik yapmadığı şeklindeydi.

Öyle ya; Her memleket evladı askerlik yaparken, Tayyip'in babası neden askerlik yapmamıştı.

Sahi neden?

1919-1924 arası vatan evlatları memleketi düşmanlardan kurtarma uğruna kollarını bacaklarını, kısacası bütün uzuvlarını, canlarını feda ederken Tayyip'in babası ne yapıyordu?

Zonguldak'ta, gününü gün ediyordu.

Ben değil, bizzat Tayyip ve Tayyip'i parlatma kitabı söylüyor.

İnanmayan, devlet ve millet kesesinden yazılan "R. Tayyip Erdoğan, Bir Liderin Doğuşu" adlı kitaba baksın.

Evet, Tayyip'in babası askerlik yapmamıştı.

Dolayısıyla; hemen, neden yapmamıştı?

Sorusu akla geliyor.

Ancak bu sorunun yanıtı da oldukça basit.

Çünkü o günlerde azınlıklar, vatani görevini yapmak istemediklerinde askere alınmıyorlardı.

Bence; Tayyip'in babası o sebeple askere gitmemişti.

Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim. Kitapta yazıldığı gibi Tayyip'in babası gerçekten o günlerde Zonguldak'a çalışmaya mı gitmişti, yoksa Pontus çetecilerine katılmaya mı?

Bilemem ki (!)

Onu Tayyip için "İne dikomas pedi", "Bizim Çocuk" diyen Rumlara sormalı.

Yada Fener Rum papazlarının "Onu bize tanrı gönderdi" sözlerine bakmalı.

Veya; üç saat Rumca konuştuğu Yunan başbakanının "İlk defa Atilla olmayan bir Türkiye Başbakanı ile karşılaştım" sözlerine bakmalı.

Şimdi; Teyyup'un torunu, Ahmet'in oğlu,

Bu ülkenin Atatürkçü-vatansever insanlarını, Yunan'ı Kardak kayalıklarında denize döken ve PKK karşısında üstün hizmet veren kahraman askerlerini başta Silivri olmak üzere zindanlara tıkarak görevinin gereğini yapan Tayyip,

Senden bu millet yanıt bekliyor.

Oğlunu anladık da, kaptan olduğu yalanını da söylediğin baban neden askerlik yapmadı?

Ergün Poyraz

 
a45UyF587661-170523153340 Oraj Poyraz At Alpinaasia oraj_poyraz@alpinaasia.com
2017/05/23  16:35 2  65  alelma@yahoogroups.com


 

BUGDAY
. . . . . .
Duzuldu ucsuz bucaksiz alay,
Cingiraklar calar kapilarda.
Duzuldu ucsuz bucaksiz alay,
Bak, son hasad basladi ruzgarda.Okundan atilmak uzere yay,
Kuyularin agzi genisledi.
Okundan ayrilmak uzere yay,
Korku ta kemigime isledi.Savruluyor gokyuzunde bugday,
Golgeler uzaklasiyor yerde.
Savruluyor gokyuzunde bugday,
Tanrim! tanrim! Bir deva bu derde.Duzuldu ucsuz bucaksiz alay,
Cingiraklar calar kapilarda.
Duzuldu ucsuz bucaksiz alay,
Bak, son hasad basladi ruzgarda.Undan bize de pay, bize de pay,
Kosun, bugday dagitiyor Yusuf.
Undan bize de pay, bize de pay,
Cokmeden sonu gelmiyen kusuf.Eriyecek tencerede kalay,
Cocuklar aglasmasinlar dagda.
Eriyecek tencerede kalay,
Yetismiyecek Omer imdada.Altinda ayni eyer, ayni tay;
Arayicisi herkes bir sesin.
Altinda ayni eger, ayni tay;
Seferi ayni koye herkesin.Artik kuruldu bu kervansaray,
Bosuna dusunur ihtiyarlik.
Artik kuruldu bu kervansaray,
Simdi seslerle dolu mezarlik.

Orhan Veli KANIK

Ebu Said el-Hudri radiyallahu anh anlatiyor : Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki :
Veyl , Cehennemde bir vadidir. Kafir orada , kirk yil batar da dibine ulasamaz

( Tirmmizi )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin

Sivrisinekler Neden Linc Ediliyor

24 Temmuz 2013

Yillardir oynanan oyun bir kez daha sahnede. Yazin gelmesiyle birlikte tabiatin en narin canlilarindan olan sivrisineklere karsi bir linc kampanyasi yurutuluyor. Sivrisinekler asagilaniyor, sivrisinekler horlaniyor, sivrisinekler her turlu terlige maruz kaliyor. Ayiptir.

Ne zararini gordunuz bu hayvancagizlarin cok merak ediyorum. Suclari kan emmek mi? Peki sivrisinekler zevkine mi kan emiyor? Ilerde bildigim cok guzel bir insan var, birer gram kan emer miyiz? mi diyorlar birbirlerine? Yasamak icin besleniyorlar yahu, olay bu!

ASLINDA EN SADIK HAYVANLARDIR

Senin o mamalarla besledigin himbil kopegin tenis topunu getirince havalara ucuyorsun, kaybolup seni buldugunda sadakatini yere goge sigdiramiyorsun. Ote yandan sivrisinek dedigimiz hayvan defalarca kovmana ragmen gene gelmiyor mu suratina suratina. Sen uyurken bile basinda beklemiyor mu? Tamam arada ufak isiriklar aliyor belki ama sana zarari yok ki. 70 kiloluk bir insanin vucudunda bes litre kan var, iki gram eksildi diye mi bu tantana? Bu nasil bir cimriliktir, gozun doysun.

Ama kopekler sadikmis! Dunyada kopek mamalarina her yil milyarlarca dolar harcaniyor. O kadar parayi herhangi bir hayvana, mesela yilanlara harcasan yilan en sadik hayvan olur. Sok de sokayim diye pesinde gezer.

Beni en cok yaralayan da sivrisineklerin olurken bile binbir turlu hakarete maruz kalmasi. Ne yazik ki cogu sivrisinek kafasina terligi ya da saplagi yemeden hemen once Allahin cezasi! , Hay ben senin... , .....mun sinegi seni! gibi kufurler yiyerek can veriyor. Hos bir olum olmasa gerek. Oldureceksen oldur ama bari hakaret etme.

Oyle bir nefret var ki maalesef belki de ilk defa kan emmeye cikan bir yavru sivrisinege bile tarih boyunca yasayan butun sivrisineklerin gunahi yukleniyor. Babadan ogula nesil sanki bunlar. Sorsan dun kimi emdigini hatirlamaz, nasil bir vicdandir bu.

HAYVAN HAKLARINDA AYRIMCILIK VAR

Halbuki sivrilerle ayni ortamda mutlu olmak mumkun. Tek yapmaniz gereken uyumadan once odadaki sivrisineklerinizin karnini bir guzel doyurmak. Yani kolunuzu bacaginizi acip sizi emmelerine izin vermek. Karni doyan bir sivrisinek sizi asla rahatsiz etmez, tavanda lambanin yanina veya perdenin arkasina gecip ertesi gun emecegi kanin hayalini kurmaya baslar. Bunu onlara cok gormeyin.

Buradan hayvan haklari savunucularina ve Hayvan Partisi ne de seslenmek istiyorum. Ismini vermeyecegim birtakim hayvanlar soz konusu oldugunda mangalda kul birakmayan sizler mevzu sivrisinekler ve bilumum haserat oldugunda derin bir sessizlige gomuluyor, adeta gozlerinizi yumuyorsunuz. Bu cifte standart degil de nedir? Sivrilerin arkasi yok diye mi boyle yapiyorsunuz? Lobi mi yapmalari gerekiyor?

Ismini vermeyecegim demistim ama dayanamiyorum ve acikliyorum: Bahsettigim hayvanlar kedi, kopek ve esekler. Bunlarin kilina zarar verseniz sizi topa tutarlar. Hayvan haklarinda olcu sanirim hacim. Hacminiz kucukse haklarinizdan faydalanamiyorsunuz. Iste dunyanin en aci gercegi de bu.

Ingilizce anadilimiz olmali

Gecen gun bir is toplantisinin tam ortasina dustum. Toplantidaki herkes Turk tu ama konusmalar arasinda Check et, order edelim, fee bedel, toplantiyi set ettik, forget it, god damn it, oh come on gibi ifadeler duydum ve kendi kendime WTF is going on here! dedim. Tek kelime Ingilizce bilmememe ragmen ben bile ortamin etkisiyle Ingilizce konusmustum. Cok karizmatik buldum bir anda kendimi, kendime saygim artti. Boylece tamamen yurt icinde faaliyet gosteren firmalarin bile ise alirken neden ileri duzeyde Ingilizce istedigini de anlamis oldum.

http://beyinsizadam.net/
lukasaluka@gmail.com


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






22 Ekim 2017 Pazar

HAYRETTİN KARAMAN : 'KADIN NİKAH AKDİNDE İRADE BEYANINDA BULUNAMAZ'

HAaaaaaahhhhh, işte şimdi doğruları konuşmaya başladık.
Tatlı su müselmanları, hak İslam, gerçek İslam, has İslam doğru İslam, es İslam, öz İslam derken işin özüne geldik.

Evet, bakın için derinlerinden gelen bir abi kadının hukuku için neler diyor.
Ve ister inanın ister inanmayın Kur'andaki İslama göre doğrusunu söylüyor.

Kadın memeli bir hayvandır.
Eğer Müslüman bir kadınsanız bunu böylece kabul edeceksiniz.

Oraj POYRAZ ( 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      


HAYRETTİN KARAMAN : 'KADIN NİKAH AKDİNDE İRADE BEYANINDA BULUNAMAZ'

20 ekim 2017 - 12:25



Hayrettin Karaman, Müftülerin kıyacağı nikahta 'İslam hukuku'nun uygulanacağını itiraf etti.

HABER MERKEZİ- Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsteseniz de istemeseniz de Meclis'ten geçecek" dedi ve 'müftülere nikah yetkisi' meclisten geçti. Başta muhalefet partileri olmak üzere kadın örgütleri söz konusu değişikliğin yol açacağı tehlikelere dikkat çekerek düzenlemenin geri çekilmesini istiyor. Hükümete yakın isimlerden biri olan Hayrettin Karaman tam da bu tehlikenin ne olduğunu ortaya koydu.

İslamda 'dini nikah' olmadığını, İslamın talimatlarına göre nikahın kıyıldığını söyleyen Karaman, 'İslam hukukuna' göre yapılan nikah ile 'laik sistemdeki nikah' arasındaki farklı saydı: "İslam hukukunda (bazı mezheplerde) kadın nikah akdinde irade beyanında bulunamaz, bunu velisi yapar."

Hayrettin Karaman, Yenişafak'taki "Dini nikah ne demektir" başlıklı yazısında şöyle dedi:

  • "İslam'da "dînî nikah" yoktur.

  • Müslüman diğer iş ve işlemlerini nasıl dinin talimatına göre yapıyorsa, nikahını, boşamasını, iddetini (bekleme süresini), evlenme manilerini, akdin şartlarını… da yine İslam'ın talimatına göre yapacaktır.

  • Laik bir sistemde mesela faizli akit sahihtir, İslam hukukunda ise sahih değildir, ayrıca haramdır.

  • Laik sistemde nikah akdine yalnızca kadınlar şahid olabilirler, İslam hukukunda kadınların yanında bir erkek şahid bulunacaktır.

  • Laik sistemlerde nikah akdinin tarafları erkek ve kadının kendileri olurlar. İslam hukukunda (bazı mezheplerde) kadın nikah akdinde irade beyanında bulunamaz, bunu velisi yapar.

  • Boşanmış veya kocası ölmüş bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süreler iki hukuk arasında farklıdır.

  • İşte bu ve diğer farklılıklar sebebiyle Müslüman bir çift nikah kıymak istediklerinde nikah akdinin İslam'a göre sahih olmasına dikkat etmek durumundadırlar.

*

  • Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verildiğinde müftü İslam hukukunu da bileceği için yapacağı akdin, ülke kanunlarına uygunluğu yanında İslam hukukuna da uygunluğunu sağlayacaktır."

https://www.artigercek.com/kadin-nikah-akdinde-irade-beyaninda-bulunamaz

 
a45UyF587661-171022163412 Oraj Poyraz At 0raj.p0yraz@neomailbox.net 0raj.p0yraz@neomailbox.net
2017/10/22  22:02 1  39  3-ekim-dernegi@googlegroups.com


 

Sehadet bir cagridir, tum nesillere ve caglara.

Anonim

Cabir bin Abdullah ( Radiyallahu Anh ) soyle dedi :
Bayram gunu Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem ) ile namazda beraberdim. Hutbe okumadan once ezansiz ve kametsiz namaza basladi. Sonra Bilal ( Radiyallahu Anh ) a yaslanarak ayak ustu durup Allah a karsi takvali olmaya , ona itaatli olmaya tesvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu. Sonra kadinlarin oldugu yere geldi. Onlara da vaaz ve nasihat etti ve :
Sadaka verin , zira siz kadinlarin cogu cehennem kutugudur buyurdu. Kadinlarin en hayirlilarindan yanaklari kirmizi olan bir kadin ayaga kalkip :
− Ya Rasulallah ,nicin dedi. Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem ):
− Cunku siz halinizden cok $ikayet eder , kocalarinizin ihsanina karsi nankorluk edersiniz buyurdu. Bunun uzerine kadinlar kendi ziynet esyalarini tasadduk etmeye basladilar. Bilal ( Radiyallahu Anh ) in elbisesinin icine kupelerini ve yuzuklerini atiyorlardi.

( Muslim - Ahmed )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

OT YIYEN ESEKLER AYAKTA UYUR...

Dekolte giyen kadinlar,
Tecavuz eden erkekler kadar sucludur.
Bu yakistirmayi yapanlara,
Oy veren esekler, ayakta uyur...
***
Ayakkabi kutularinda, kuplerde, varillerde,
Hirsizlik para saklayanlara, sonra da,
Takara-Makara cekip Kuran ila alay edenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Hirsizliktan, dolandiriciliktan
Yuce divana sevki gerekenlere,
Ve de onlari Mecliste aklayanlara,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Faizler insin diyerek,
Merkez mudurunu haslayanlara,
Dolarin yukselisine yol acanlara,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Kirmizili kiza biber gazi $ikanlara, $iktiranlara,
Gencleri surukleyip feci dovenlere,
Tazyikli su $ikarak oldurenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Dortyuz milletvekili isteyenlere,
Cobanla basbakan arasinda fark yoktur,
Biri suruyu, digeri halki guder, diyenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Yandas medyaya para akitanlara,
Rusvet, yiyicilik, rantla beslenenlere,
Emekliye yirmidort, vekile binbesyuz zam verenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Acilim sureci diye diye memleketi bolenlere,
Diyarbakir a Kurdistan baskenti diyebilenlere,
Imrali daki katil Apo yu, adam yerine koyanlara,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Balyoz Ergenekon davalari uydurarak,
Generaller, amiraller, seckin komutanlar, bilim adamlari,
Siyasetci, gazeteci hapsederek, ulke gucunu igdis edenlere
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Toplumun yuzde ellisi bana nefretle bakiyor,
Turkiye yonetilir ulke olmaktan cikabilir.
Bunu yumusatmaliyiz, diyen bir garip AKP liye,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Koylumuzu ac sefil Istanbul a yiganlara,
Bugday, mercimek, fasulye, pirinc ithal edenlere,
Ot, saman, Angus koyun ithal edip Kurban kesenlere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Saymakla bitmeyen ihanetlere,
Yikamakla aklanmayan kirlere,
Yurdu ikiye bolmus gafillere,
Oy veren esekler ayakta uyur...
***
Aziz Nesin dedi ki;
Bu milletin yuzde altmisbesi aptaldir.
***
Esekler ot yer, ot yer, ot yer, ot yer,
Ot yiyen esekler gercekten ayakta uyur...
Sirtina esek yukunu vurdun mu?
Ev yolunu esek kendisi bulur...

10.02.2015 H. LAPTALI


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






YILMAZ ÖZDİL : Müftü nikahı

 


YILMAZ ÖZDİL : Müftü nikahı

22 Ekim 2017



"Noel baba evlere bacadan giriyor, dürüst biri olsaydı kapıdan girerdi" diyen kim?

Müftü.

*

Düşünsene, nikahını bu arkadaş kıyacak.

*

"Aileler çocuklarına Sanem ismi vermemeli, Sanem put demektir, Aleyna bela demektir, Kezban ismi veriliyor, Kezban yalancı demektir, çocuğa bu ismi koyarsanız 'yalancı yalancı' diye çağırmış olursunuz, Bekir deve yavrusu demektir, Rumeysa gözü çapaklı kadın demektir, Erçin ücret anlamına gelir, bir insanın ücreti olamaz, Gülsüm zavallı'dır, cennet bahçesi olarak bilinen İrem sahte cennettir, Melis ismi Yunan mitolojisinde tanrıça demektir, çocuğa tanrı ismi konulmamalıdır, Resul, Mikail, İsrafil gibi isimler mekruhtur, Alara, İlayda gibi isimler İslami isimler değildir, gayrimüslimdir, çocuklara konulmamalıdır" diyen kim?

Müftü.

*

"Düğünlerde karısının kızının oyun oynamasına ses çıkarmayan erkekler deyyustur, sokakta kızlarla oğlanlar biraraya gelmiş konuşuyorlar, bunun adı deyyusluktur" diyen kim?

Müftü.

*

Kene'den rahmetli olan 75 yaşındaki kadıncağızın cenaze namazını kıldırırken "fuhuş arttığı için bu belalar musallat oluyor" diyen kim?

İmam.

*

Namaza bile cinsiyetçi ve belden aşağı bakarak, "cumamız mübarek olsun, cumaya gitmeyen erkekler bacımsınız" diyen kim?

İmam.

*

"Dekolte giyen kadınlar tecavüzü göze almalıdır, parfüm haramdır, topuklu ayakkabı ayete aykırıdır" diyen kim?

İmam profesör.

*

"Hamilelerin sokağa çıkması terbiyesizliktir" diyen kim?

Akp'nin tasavvuf düşünürü.

*

Alo Fetva hattını arayan kadın "kocam, yani öz babası kızımıza cinsel tacizde bulunuyor, boşanayım mı?" diye sorduğunda… "Eşiniz özür dilediyse affedin, evlilik birliğinizi bozmayın" diye fetva veren kim?

Akp'nin diyanet işleri.

*

"18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, yedi aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsah gözyaşlarıdır" diyen kim?

Müftü.

*

Evlilik broşürü dağıtıp "çok eşlilik yararlıdır, erkeğin reisliğine itaat etmeyen kadın dövülebilir, iyi kadın itaatkar olandır, kocası ne zaman isterse kadın cinsel isteklerinikarşılamak zorundadır, bundan imtina ederse melekler sabaha kadar lanet eder, kocası düğünlere gitmekten hanımını men edebilir" diyen kim?

Akp'nin belediyesi.

*

Evlilik broşürü dağıtıp "gelinlerin daima susması gerekir" diyen kim?

Akp'nin belediyesi.

*

"Bayanlara yönetimde yer vermeyeceğiz" diyen kim?

Akp'nin imam belediye başkanı.

*

"Kadına yönelik şiddet fazla değil, medya abartıyor" diyen kim?

Akp'nin kadın aile bakanı.

*

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'ndan "kadın" kelimesini çıkarıp, aile kelimesi neyinize yetmiyor demeye getiren kim?

Akp'nin hükümeti.

*

"İslami düğün organizasyonu" yapan şirketlerin sayısında patlama yaşanıyor. Girin lütfen internete…

Tasavvuf ekibi var, ilahi ekibi var, helal müzik (!) yapıyorlar, "ilahi ekibimiz düğün gecenizi helal çerçevesinde şenlendiriyor" sloganı var, sunucusuyla beraber semazen ekibi var, "İslami hoşsohbet eşliğinde" düğün var. Güler

misin ağlar mısın… "Dini düğün palyaço hizmeti" var iyi mi!

*

Akp'li belediyelerde evlilik konferansları verip "imam nikahlı çokeşlilik kadınlar için kurtuluştur, imam nikahlı çokeşlilik yasal olmalıdır, kadın kocasına efendisi gibi davranmalı, kadın itaat etmeli, kocam ikinci eş alabilir, kocama bekar arkadaşımı tavsiye ettim, beğeniyorsan üstüme imam nikahıyla alabilirsin dedim" diyen kim?

Akp'nin kadın yaşam koçu.

*

Resmi nikahın yerine müftü nikahı konulması, işte budur.

*

Düne kadar lokal rezaletler olarak kalıyordu, bizden başka kimsenin haberi olmuyordu. Yazın bi kenara… Cumhuriyet devrimlerini ortadan kaldıralım derken, dünya çapında alay konusu olacaklar.

 
a45UyF587661-171022162824 Oraj Poyraz At Alpinaasia oraj_poyraz@alpinaasia.com
2017/10/22  22:02 1  39  3-ekim-dernegi@googlegroups.com


 

NE OL ,NE OLMA
Parani ver, gonlunu ver, selam ver, canini ver ama SIRRINI VERME !
Gunlerini say, servetini say, buyuklerini say ama YERINDE SAYMA !
Emek ver,kulak ver,bilgi ver ama hicbir zaman BOSVERME !
Esini begen,isini begen,asini begen ama KENDINI BEGENME !
Satici ol,alici ol,kalici ol,bulucu ol ama BOLUCU OLMA !
Fidan Buyut,garip doyur,cocuk besle ama KIN BESLEME !
Hedefe kos,cihada kos,yardima kos ama ORTAK KOSMA !
Davet et,hayret et,affet,tovbe et ama IHANET ETME !
Elini ac,gozunu ac,kapini ac ama AGZINI ACMA !
Okumaktan zarar gelmez, oku ama LANET OKUMA !
Rakibini gec,sinifini gec ama GULUP GECME !
Ev al,araba al,ab dest al ama BEDDUA ALMA !
Zulmu devir,nefsi devir ama CAM DEVIRME !
Yaklas,konus,tanis ama USAKLASMA !
Seslen,uslan ama YASLANMA !
Dogrul,devril ama EGRILME !
itil,atil ama SATILMA !

Anonim Nasihat

Buyuk Millet Meclisi uyeleri figurandir, kukladir.
Bunlarin bu milletle, Anadolu Turkuyle ne irfanca, ne nesilce, ne yazica, ne fikirce ilgileri yoktur ki, baska turlu baglari olsun

(ALi KEMAL, Peyami sabah, 1.9.1920)

Osmanli tebaasindan olan Ermeni unsurlari, gordukleri tesvik ve yardimin neticesiyle de, milli namusumuzu yaralayacak taskinliklardan baslayarak, nihayet hazin ve kanli safhalara girinceye kadar kustahane tecavuzlere koyuldular.

Vatanin parcalanmasi soz konusu ve karar olarak, Dogu Vilayetlerimiz de Ermenistan , Adana ve Kozan havalisinde Kilikya adi ile yine Ermenistan; bu milletin, esarete, kolelik payesine indirilmesi ve nihayet bu devletin tarih sayfasini kapatarak ebediyet mezarina defnetmek gibi, insaniyet ve medeniyetle ve hele milliyet esaslariyla bagdasmayan emeller kabul ve onay yeri bulmus ve goruluyor ki, tatbikat devresi de baslamistir.

Bir istila fikri besleyen Ermeniler, Nahcivan dan Oltu ya kadar butun Islam ahaliye baski ve bazi mahallerde katliam ve yagma yapiyorlar.
Sinirlarimiza kadar Islamlari mahva mahkum ve goce mecbur ederek Dogu Vilayetleri miz hakkindaki emellerine dogru emniyetle yaklasmak ve bir taraftan da 400 bin oldugunu iddia ettikleri Osmanli Ermenisini bir dayanak olmak uzere memleketimize surmek istiyorlar.

Memleketimizde kulliyetli yabanci parasi ve bircok propagandalar cereyan ediyor.
Bundaki gaye, pek a$ikardir ki, milli hareketi neticesiz birakmak, Yunan, Ermeni emellerini ve vatanin bazi muhim kisimlarini isgal gayelerini kolaylastirmaktir.

(23 Temmuz 1919)
K.ATATURK


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






Güleriz ağlanacak halimize.....

Cin Suresi (72)

Mekke'de nâzil olmuştur: 28 âyettir. Cinlerin Kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından, sûre bu ismi almıştır. Hz. Peygamber, amcası Ebu Talip ve eşi Hz. Hatice'yi kaybettikten sonra Tâif'e gitmiş, orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. Bu sıralarda Kureyş müşrikleri de Müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte Tâif dönüşünde nâzil olarak Resûl-i Ekrem'e teselli veren bu sûre, yalnız insanların değil, cinlerin de Kur'an'a tâbi olduklarını bildiriyor, İslâm'ın muzafferiyetini müjdeliyordu.


1. Gul ûhiye ileyye ennehustemea neferum minel cinni fegâlû innē semiğnē gurâben acebē.

2. Yehdî ilērruşdi feâmennē bihi velen nnuşrike birabbinē ehadē.

3. Veennehu teâlē ceddu rabbinē mētte[k]haze sâhibetev velē veledē.

4. Veennehu kēne yegûlu sefîhunē alēllâhi şetatâ.

5. Veennē zanennē el len tegûlel insu vēlcinnu alellâhi kezibē.

6. Veennehu kēne ricēlum-minel insi yeûzûne biricēlim minel cinni fezēdûhum rahekē.

7. Veennehum zannû kemē zanentum el len yebasellâhu ehadē.

8. Veennē lemesnes-semēe fevecednēhē muliet harasen şedîdev veşuhubē.

9. Veennē künnē negudu minhē megâide lis-semi femen yestemiil âne yecid lehu şihēber-rasadē.

10. Veennē lē nedrî eşerrun urîde bimen fil erdi em erâde bihim rabbuhum raşedē.

11. Veennē minnēs-sâlihûne veminnē dûne zelike künnē tarâiga gidedē.

12. Veennē zanennē el len-nu'cizel-lehe fil erdi velen-nuğcizehu herabē.

13. Veennē lemmē semiğnel hudē âmennē bihi femen yu'mim birabbihi felē yekhâfu bekhsev-velē rahekē.

14. Veennē minnel muslimûne veminnel gâsitûne femen esleme feuvleike teharrav raşedē.

15. Veemmel gâsitûne fekēnû licehenneme hatabē.

16. Veellevistegâmû alet-tarîgati leesgaynēhum mēen ğadekē.

17. Lineftinehum fîhi vemen yuğrid an zikri rabbihi yeslukhu azēben saadē.

18. Veennel mesēcide lillehi felē tedû meal-lehi ehadē.

19. Veennehu lemmē gâme abdul-lehi yedûhu kēdû yekûnûne aleyhi libedē.

20. Gul innemē edû rabbî velē uşrikü bihi ehadē.

21. Gul innî lē emlikü leküm dar[ra]ev velē raşedē.

22. Gul innî len yucîranî minel-lehi ehaduv velen ecide min dûnihi mültehadē.

23. İllē belēğam-minallâhi verisēlētihi vemen yeğsıllâhe verasûlehu feinne lehu nēra cehenneme [k]hâlidîne fîhē ebedē.

24. Hattē izē raev mē yûadûne feseyağlemûne men edafu nâsırev veegallu adedē.

25. Gul in edrî egarîbum mē tûadûne em yecalu lehu rabbî emedē.

26. Âlimul ğaybi felē yuzhiru alē ğaybihi ehadē.

27. İllē menirtedâ minerrasûlin feinnehu yeslukü mim beyni yedeyhi vemin [k]halfihi rasadē.

28. Liyağleme en gad ebleğû risēlēti rabbihim veehâta bimē ledeyhim veehsâ külle şeyin adedē


Türkçe Meali

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. (Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik .

2. Doğru yola iletiyor, ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.

3. Hakikat şu ki, Rabbimizin şânı çok yücedir. O, ne eş ne de çocuk edinmiştir.

4. Doğrusu bizim beyinsiz olanımız (iblis veya azgın cinler), Allah hakkında pek aşırı yalanlar uyduruyormuş.

5. Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık.

6. Şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı.

7. Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.

8. Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk.

9. Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.

10. Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?

11. Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk.

12. (Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.

13. Doğrusu biz, o hidayeti (Kur'an'ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.

14. İçimizde, (Allah'a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır.

15. Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.

16. Şayet doğru yolda gitselerdi,onlara bol su verirdik.

17. Bu hususta kendilerini denememiz için , Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.

18. Mescitler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).

19. Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

20. (Resûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam.

21. De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.

22. De ki: Gerçekten (bana bir kötülük dilerse) Allah'a karşı beni kimse himaye edemez, O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam.

23. (Benim yaptığım) ancak Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Artık kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.

24. Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.

25. De ki: Tehdit edile geldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem.

26. O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;

27. Ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar,

28. Ki böylece onların (peygamberlerin), Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah) onların nezdinde olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır (kaydetmiştir).

Cinlerin zararları

Sual: Cin insana zarar verir mi, insan şekline girebilir mi? Zararından korunmak için ne yapmalı?
CEVAP
Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabında özetle deniyor ki:
Cinlerin müslüman olanı ve olmayanı vardır. Müslüman olan cinlerden insanlara bir zarar gelmez. Bunlar, yalnız ibadet ederler. Ehl-i sünnet âlimleri bunları tanır. Salih insanlar gibi görünür ve sohbet ederler. Kâfir olan cinler, insanlara çeşitli şekilde zarar verirler. İnsandan ayrılmayıp her şekle girebilirler. Mesela mikrop şekline girip insanın damarlarında dolaşırlar. Yalnız müminlerin kalbine giremez ise de, kalbine vesvese verebilir. Keçi, yılan, kedi şekline girdikleri çok görülmüştür.

Kâfir cinler, iyi insan şekline de girip iyi ve faydalı şeyler de yaparlar. Kâfir ve fâsıklarla arkadaşlık yapınca, hiç ayrılmayıp onları günaha ve küfre sokarlar.

Cinler ve şeytanlar rüyada da görülebilir. Çok güzel şekle girip ihtilama sebep olurlar.

Herkesin kâfir bir cin arkadaşı vardır. Melekler, insanları cinlerin zararından korur.

Âyet-i kerime ve dua okuyup, Allahü teâlâya sığınanlara da cinler bir şey yapamazlar.

İnsanlara, hastalıkların tedavilerini ve gerekli ilaç öğrettikleri, sara hastasının bedenine girip, ona zarar verdikleri, insanlara nazarlarının değdiği kitaplarda yazılıdır.

Cin üç sınıftır:

1- Rüzgar ve hava gibi olanlar.
2- Yerdeki böcek ve hayvancık gibi olanlar.
3- Dinin emir ve yasaklarına uymakla vazifeli olanlar ki bunlara hesap ve azap vardır.

Cin, ateş ve havadan yaratıldığı için çok latiftir, çabuk hareket eder, hafif bir çarpmada hemen ölürler. Ömürleri kısa, din bilgileri azdır ve kibirli olurlar, birbirleri ile hep dövüşür ve savaşırlar. Cinnin ölümü, yerde kaybolmakla olur. İhtiyarları, gençleşir, çocukluk haline döner ve ölüp yerde kaybolur.

Kâfir cinler, cinci ve büyücülerin bildirdiği insanlara sihir = büyü yaparlar. Hadika'daki hadis-i şerifte, (Sihir = büyü yapan, yaptıran ve inanan bizden değildir) buyuruluyor. Cinciler, falcılar ve yıldız nameye bakıp, sorulan her şeye cevap verenler büyücü sınıfına girerler. Bunlara gidip, söylediklerine, yaptıklarına inanmak, bazen doğru çıksa bile, Allah'tan başkasının her şeyi bildiğine ve her dilediğini yapacağına inanmak olup, küfür olur.

Geçmiş şeyleri cinden sormak caiz, ileride olacak şeyleri sormak caiz değildir. Çünkü geleceği ve gaybı ancak Allahü teâlâ bilir. Kâfir cinler yalancı olduğu için olmuş şeyleri de görmeden gördük diyebilirler. Cinciye gidip, insanı cinden kurtardığına inanıp, ona ücret vermek caiz değildir.

Cinden kurtulmak için en tesirli silah Kelime-i temcid (La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim) ve istigfar duasıdır. Bunları okuyandan, cinler kaçar ve büyü bozulur. Cin mektubu denilen duayı, yanında taşıyana veya evinde bulundurana cin gelmez, dadanmış olan cin de gider.

Âyet-el-kürsi, İhlas, Muavvizeteyn ve Fatiha surelerini sık sık okumak da, insanı cinden muhafaza eder. Bu âyet-i kerimeleri okumakla, bu mektubu taşımakla, şifa âyetlerini okumakla ve yazıp suyunu içmekle faydalanmak isteyenlerin Ehl-i sünnet itikadına uygun olarak doğru iman sahibi olması gerekir. Bunları yazanın ve kullananın itikadı doğru olmazsa ve haram işlerse, faydaları görülmez.

Cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı koruyucu âyet denilen (ayat-ı hırz)ı yedi gün okumalı ve bu âyetleri üzerinde taşımalıdır.

Evliyanın ruhları, görünmeden de, görünerek de, sevdiklerine fayda verir ve belalardan korur. Onları tanımaya, sevmeye ve sevilmeye uğraşmalıdır. (Daha fazla bilgi için Seadet-i Ebediyye kitabına bakılmalı.)

Cin ve şeytan

Sual: Cinle şeytanın yaratılış bakımından farkı nedir?
CEVAP
Şeytan da, cin gibi, ateşle havadan yaratılmıştır; fakat cinde hava, şeytanda ateş fazladır. Cinlerin kâfir olanları olduğu gibi Müslüman olanları da vardır. Şeytanların ise hepsi kâfirdir. (Keşkül risalesi)


İlk olarak bu mizah değil, hayatın bir gerçeğidir.
Türk halkı bunlara inanıyor.
Aslında sadece Türk halkı değil, bütün Müslümanlar inanıyor.
Hatta Hristiyanlar, Museviler de inanıyor.

İkinci olarak cin inancı İslama ters, din dışı bir inanç değildir.
Tam tersine Muhammed'e göre cinler vardır.
İnsandan gizli, zaman zaman tehlikeli, musallat olabilen yaratıklardır.

Kur'anda ve çok fazla hadiste cinlerden bahsedilir.
Dolayısıyla halis bir Müslüman cinlere inanmak durumundadır.
Ben Müslümanım diyenin cinlere inanmaması mümkün değildir.

Dolayısıyla %99(?!..)'u Müslüman olan bir memlekette bir apartmanın cinlerden korunmak için üfürükçü tutması, bunu ortak gider olarak kat maliklerine pay etmesi çok tuhaf karşılanmamalı.

Aslında az bile.
Bana göre  madem ki, bu ülkede halkın %99(?!..)'u Müslüman cinlere ilişkin söylenenler, yapılanlar az bile.

Doğrusu, zorunlu din derslerinde bu konunun işlenmesi gerekir.
Çocuklarımızı cinlere karşı bilinçlendirmek, onları cinlerin kötü etkilerinden korunmalarını sağlamak üzere neler yapılacağını, hangi duaların okunacağını falan öğretmek gerek.

Bir de şeytan var. Şeytan konusu da ayrıntılı şekilde işlenmeli.
Şeytanın tehlikeleri, korunma yolları falan.

Konuyu bu şekilde ele alınca İmam Hatip Okullarının Hogward Cadılık ve Büyücülük Akademisine benzer halde olduğu görülüyor.
İmamlar da Harry Potter kıvamında masal kahramanları.
Değil mi?

Fal bilimi, kara büyüden korunma dersi, iksirler, böcüklerle mücadele, süpürge üzerinde uçma eğitimi, büyüler, spor dersinde de büyü savaşları.
Neden zorunlu din derslerinde, imam hatip liselerinde, ilahiyat fakültelerinde bu konulara hiç değinilmiyor.


Doğrusu ben kolayını buldum.
Ben ne cinlere inanıyorum, ne de Muhammed'e.
Bu durumda hiçbir sıkıntı kalmıyor.
Size de tavsiye ederim.

Oraj POYRAZ(cimcime@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc)            L2fSIJNoA0xfSNxA


a45UyF587661-150516104348 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2017/04/22  21:52 3  49  bizdensize@googlegroups.com

 

Her sey, zevk ve aci vermesi bakimindan iyi ya da kotu olarak adlandirilir.

John Locke

Yunus Suresi nin 82.ayeti de Risale-i Nur a isaret ediyormus.
Ayetin Turkce anlami: -Ve Allah hakki, kelimeleriyle yerine getirecektir
Said-i Nursi ye gore: Bu ayetteki Kelimeler sozuyle, Risale-i Nur anlatilmak isteniyor.
Risale-i Nur butunu icindeki Sozler adli Risale nin Arapca karsiligi da Kelimelerdir Oyleyse ayetin anlami da su oluyor:
Ve Allah, kelimeleri yani Risale-i Nur la hakki yerine getirecektir

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Devede Kulak Safsatasi (Fallacy of the Beard) :
Bir iddianin kabulunu saglamak icin iddiaya uymayan ayrintilarin hic bir farklilik yaratmayacagini ve en kucuk bir onem tasimadigini iddia etmekten olusan hatali cikarim
Ornek 1:
Sigara icilmesi, Ankara da hava kirliligine etki edecek degil ya..
Guncel Ornek 1:
Anayasa bir kez cignenmekle bir sey olmaz.
- Turgut Ozal Turgut Ozal anayasanin bir kere ihlal edilmesinin onemsiz oldugunu ve onemli problemler yaratmayacagi cikarimini yapiyor.
Guncel Ornek 2:
Yurumekle yollar asinmaz.
- Suleyman Demirel Suleyman Demirel yurumenin yollarin asinmasina etkisinin onemsiz oldugunu one surerek yurumekle bir seyin degismeyecegi cikarimini yapiyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







ÜMİT ZİLELİ: ŞEYH SAIT’IN TORUNLARI!..

 


ÜMİT ZİLELİ: ŞEYH SAIT'IN TORUNLARI!..

​Sıfatı "Şeyh" idi..

Babası da, dedesi de, büyük dedesi de aynı sıfatı taşımıştı. Nakşibendi tarikatı üyesiydi. Çok varlıklıydı. Hem şeyh hem de zengin olunca, bir de üstüne şeriatın ağdalı dilini kullanınca, Doğu Anadolu'da epey sözü geçen bir konuma yükselmişti…

Cumhuriyetin kuruluşundan yalnızca 14 ay sonra isyan bayrağını çekti… İsyan öncesinde, tüm aşiretleri tek tek gezerek, hükümetin çıkardığı yasalarla dinden çıktığını, Mustafa Kemal'in dinsiz olduğunu, kuran ve namusun elden gittiğini söyledi… Yetinmedi, bir fetva yayınlayarak, Cumhuriyete karşı cihad ilan etti, üstelik garanti de verdi:

-Bu cihada katılan herkesin hem canı, hem malı helaldir!..

Pek çok güçlü aşiret bu fetvaya kulak asmadı. Toparlayabildiği güçler ve İngilizlerin tam desteğiyle Cumhuriyeti yıkma çalışmalarını yürütürken, isyan hiç istemediği kadar erken ve hiç ummadığı bir biçimde Piran'da patlayıverdi. Hızla yayıldı. Öyle ki; isyancılar Diyarbakır'ın kapısına kadar dayandılar… Ve orada kaldılar!.. 11 Şubat 1925'te başlayan isyan 26 Mart'ta Türk Ordusu'nun kesin zaferiyle sona erdi. Varto'da, İran'a kaçmak üzereyken yakalandı. Diyarbakır'da yargılandı ve asıldı…

-Amacı, padişahlığı, hilafeti, şeriatı getirmek ve Abdülmecid'in oğullarından birini başa geçirmekti…

Arkasında, son padişah Vahdettin'den Kürt Teali Derneği yöneticilerine ve İngiltere'ye kadar, Cumhuriyete düşman geniş bir destekçi gurubu vardı…

-Adı, Şeyh Sait'ti…

YOBAZIN HEYKELİ VE TÜRK MİLLETİ!..

İsyanın üzerinden yaklaşık 89 yıl geçti…

Şeyh Sait'in ardılları, idam edildiği yere heykelini dikmek için kolları sıvadılar… Kahraman ve şehit ilan edilmesi de cabası!.. Uğruna idam sehpasına çıktığı fikirlerinin önemli bölümü ise hayata geçti.. Hem de yasalar ve paketler yoluyla!..

-Şööle bi mezarından doğrulsa pek iftihar ederdi yani!..

Hele son "demokratikleşme paketi" yok mu, tadından yiyemezdi valla!.. Üstelik bu paketin ilk olmadığını, daha sırada ne "paketler" olduğunu duysa, bu defa sevincinden giderdi, tutamazdınız…

Gerçekten, bu iktidar, 90 yıl cumhuriyete karşı savaşmış, altını oymak, yıkmak için her yolu denemiş yeminli cumhuriyet düşmanlarının tümünün "hayır duasını" aldı!.. "hedef 2023" diye yola çıkanlar, zaten şu son 11 yılda cumhuriyetin tüm kazanımlarını teker teker satılığa çıkarmış, temellerini çürütecek her türlü adımı atmışlardı… Tüm okulların imam hatipleştirilmesi, kamu alanlarının türbanlılara açılması, sondan bir önceki açık saldırılardı..

-Şimdi "tabuta çakılacak son çivilerde" sıra…

Son çivinin adı bile belli:

-Türkiye İslam Cumhuriyeti!..

Parçalanmış, bölünmüş, halkı cemaatleştirilmiş bir cumhuriyet tabii.. Efendilerin yüzyıllardır istediği sonuç yani!.. Taa Berlin anlaşmalarında, gizlice yaptıkları, Osmanlı'yı paylaşma sözleşmesi Sykes-Picot'ta, Sevr Antlaşması'nda istedikleri bu değil miydi?. Amerikan Başkanı Wilson'un kaleme aldığı "prensiplerinde" Türklerin önce "Küçük Asya" denilen Orta Anadolu'ya gönderilmesi, sonra da "geldikleri yere defolup gitmeleri" nal gibi öngörülmüyor muydu?..

Büyük efendilerin minik piyonlarının, tam da bu hülyayı gerçekleştirmek için görevlendirildikleri son derece açık değil mi?. Avrupa Birliği'nin, ABD'nin paketi böylesine bağırlarına basması başka nasıl açıklanabilir acaba?.. Ancak, bir noktayı fena halde atlıyorlar.

-Türk Milleti!..

Evet, "geç kalan" bir millettir, bıçak kemiğe dayanınca değil, kıtır kıtır kesince aklı başına gelir, biraz "bana neci" tarafı da vardır.. Üstelik üşengeçtir de… Ama ayağa kalkana, "yeter be!" diye haykırana kadar…

-Sonrasını tarih baba yazıyor…

HAİNİN RUHUNA FATİHA!..

Ve 92 yıl sonra bugün…

Diyarbakır'da, hem de Cumhuriyet'in vilayet binasının tam karşısına bir pankart asıldı. Halkı referandumda "Evet" oyu vermeye çağıran pankartta aynen şöyle yazıyordu:

-Her EVET Şeyh Sait ve arkadaşlarına bir Fatiha'dır.

Altında nal gibi AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı logosu bulunan pankartta Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın 1 Nisan'da Diyarbakır'da olacağı da müjdeleniyordu… Aslına bakarsanız pankart da kötü bir 1 Nisan şakası gibiydi!..

İngiliz desteğinde "şeriat isterük" diye henüz 14 aylık Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı ayaklanan, vatan evladı Mehmetçikleri şehit eden, yaptıklarıyla Musul'un kaybedilmesinde en büyük neden olan, vatana ihanetle yargılanıp Diyarbakır meydanında asılan

Şeyh Sait'in ruhuna Fatiha öyle mi!..

O pankartın tam da karşısına asılmasına izin veren vali sıfatlı muhteremin biraz olsun yüzü kızarmadı mı, azıcık olsun utanmadı mı çok merak ediyorum doğrusu!.. AKP'nin il başkanı ve diğer yetkililerine söylenecek laf yok; tıynetleri buymuş der geçerim!.. Ancak, bu referandumda "Evet" oyu vermeyi düşünüp, hâlâ Atatürk'e "başbuğ" diye sahip çıkan ülkücülere ve de "Biz onların değil, onlar bizim çizgimize geldi" diyen Vatansever arkadaşlara bir sorum olacak:

-Her gün milliyetçilik narası atıp, tescilli bir vatan haini gericiyi "her evet ruhuna Fatiha'dır" diye göklere çıkaran bu kafaya nasıl bir sıfat yakışır acaba?!.

 
a45UyF587661-170326190136 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2017/03/26  20:18 2  65  alelma@yahoogroups.com


 



Raif DEMIRAL

Suikast
Resulullah (sav) yahudi ebu rafi e, ensar dan bir grup adam gonderip, baslarina da Abdullah ibnu atik i koydu.
Ebu rafi resulullah (sav) a eza veriyor ve aleyhinde calismalar yapiyordu.
Ebu rafi hicaz bolgesindeki kendine has bir kalede oturuyordu.
Kaleye yaklastiklari zaman gunes batmisti.
Halk artik suruleriyle donuyordu.
Abdullah arkadaslarina: siz burada oturun ve yerinizden ayrilmayin.
Ben gidip, kapicilara biraz iltifat edip, iceri girme imkani arayacagim dedi ve ilerledi.
Kapiya kadar geldi.
Kazayi hacet yapiyormus gibi elbisesini toparladi,i insanlar iceri girmisti.
Kapici seslendi ey Allah in kulu, girmek istiyorsan gir.
Kapiyi kapatacagim (cabuk ol)! dedi.
Ben de girdim ve (bir koseye) gizlendim.
Halk tamamen girince kapiyi kapatti.
Sonra da anahtarlari bir kaziga takti.
Ben (musait bir anda) kalkip anahtarlari alip kapiyi actim.
Ebu rafi evinde gece sohbeti yapiyordu.
Ve hususi bir koskte idi.
Sohbet arkadaslari dagilinca, yanina ciktim.
Her bir kapiyi acip girdikce iceriden uzerime kapadim eger halkin haberi olur da beni oldurmeye azmederlerse, ben ebu rafi i oldurmeden ona ulasamasinlar diye boyle yaptim.
Sonunda yanina kadar geldim.
Koskun ortasinda yer alan karanlik bir odadaydi.
Ancak, odanin neresinde oldugunu bilemiyordum ebu rafi diye seslendim kim o? dedi.
Sese dogru yoneldim.
Heyecan icerisinde bir kilic darbesi indirdim, ama bosa gitti.
Adam bir ciglik atti.
Hemen odadan ciktim.
Azicik bekleyip tekrar girdim, [sesimi degistirip, yardima gelmis gibi:] o ses de ne?
Ey ebu rafi dedim kahrolasi, odada biri var az once bana kilic vurdu dedi.(yerini iyice kesfetmistim), bir darbe daha indirdim.
Yaraladim, fakat olduremedim.
Sonra kilicin ucunu karnina sapladim, sirtina kadar dayandi.
Oldurdugumu anladim.
Geri donup, kapilari teker teker acmaya basladim.
Merdivene kadar geldim.
Ayagimi bastim.
Yere kadar ulastigimi zannettim.
Ay isigiyla aydinlik bir gecede dustum.
Bacagim kirildi.
Sarigimla sardim.
Sonra gidip kapinin onune oturdum.
Onu gercekten oldurdum mu, ogreninceye kadar bu gece kaleden disari cikmayacagim dedim.
Horozlar otunce, surlarin uzerinden olum ilan edildi.
Olum habercisi: hicaz ahalisinin tuccari ebu rafi in olumunu duyuruyorum! diye bagiriyordu.
Ben hemen arkadaslarimin yanina gittim zafer! dedim, Allah ebu rafi in canini aldi! resulullah (sav) a geldim, olup biteni anlattim.
Bana: uzat ayagini! buyurdular.
Ben de ayagimi uzattim.
Meshediverdi.
Sanki hicbir sey olmamis gibi hicbir rahatsizlik kalmadi.
Buhari, megazi, 16, cihad 155 hadis no : 4232 ravi: bera
Resulullah (sav), ebu rafi e bir heyet gonderdi.
Abdullah ibnu atik, geceleyin evine girerek, onu uyurken oldurdu.
Buhari, megazi, 16, cihad 155 hadis no : 4231 ravi: bera

Ben size manevi miras olarak hicbir ayet, hicbir dogma, hicbir donmus ve kaliplasmis kural birakmiyorum.
Benim manevi mirasim bilim ve akildir.
Zaman suratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlik telakkileri bile degisiyor.
Boyle bir dunyada, asla degismeyecek hukumler getirdigini iddia etmek, aklin ve ilmin gelisimini inkar etmek olur

ATATURK, 1933, Milli Egitim Bakani Dr. Resit Galip e hitaben, Ismet Giritli, Kemalist Devrim ve Ideolojisi


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/










BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo