18 Şubat 2021 Perşembe

AKP BAŞKANI : "BİZ BUNLARI (CHP) TEK PARTİ DİKTATÖRLÜĞÜNDEN BİLİRİZ. " DEDİ.


AKP BAŞKANI : "BİZ BUNLARI (CHP) TEK PARTİ DİKTATÖRLÜĞÜNDEN BİLİRİZ. " DEDİ.

Zaman : 18 Aralık 2020 (bugün) Kağıthane Meydanı'nın Açılış Konuşması.


İNCELEME VE DEĞERLENDİRMEM:


1. Tek Parti dönemi dediği : Türkiye'de tek partili dönem 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla başlamıştır. Millî Kalkınma Partisi (MKP) kuruluncaya kadar 1923-1945 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tek siyasal partiydi. Demokrat Parti (DP) karşısında 1946'daki ilk çok partili seçimleri kazandıktan yaklaşık dört yıl sonra CHP 1950 seçimlerinin neticesinde iktidarını kaybetti.
O GÜNDEN BERİ İKTİDAR DA OLAMADI.

2. Tek Parti döneminin yönetenleri (Cunhurbaşkanları) kimdi?
Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü.
Yani bu ülkeyi düşmandan kurtarıp kuranlar.

3. YANİ 1954 DOĞUMLU AKP BŞK. RTE'nin O ZAMAN DOĞMAMIŞ BABASINDA PORTAKAL ÇİÇEĞİ OLARAK O DÖNEMLERİ YAŞAYIP BİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.


SONUÇ : Biz bunları tek parti diktatörlüğünden biliriz derken kimlere diktatör diyor?

İlk iki Cumhurbaşkanımıza ki onlar olmasa zaten şu an oturduğu o koltuk da yok idi.

BURADA hakaret olarak ATA'mıza da diktatör diyor.

Sana Alzheimer olup da oy verirsem elim kırılsın...

Verenlerin de AA'na kadar yolu var...


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  





==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==

--        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --






- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Adimlarini attigimiz uygarlik ve yenilik adimlarina uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler!
Bu gibiler hl milleti aldatacaklarini umit ediyorlarsa bu umitleri kendilerinin zarara ugramalarindan baska bir sonuc vermeyecegine simdiden emin olabilirler.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

50. BU HAYATIN ZORLUKLARINA KARSI DINI TESELLILERIN BOSLUGU. BIR CENNET BIR AHIRET UMUDU HAYALDIR, HAYAL URUNUNDEN BASKA BIR SEY DEGILDIR

Yuce bir Allah'in yonetimi altinda nicin bu kadar caresiz, bu kadar perisan insanlar bulundugunu sordugunuz zaman, "Bu alem, insani daha mutlu bir aleme goturmeye mahsustur" diye bizi avuturlar. Bize, uzerinde yasadigimiz yuvarlagin bir "sinav yeri" oldugunu soylerler. Sonra "Allah yalniz kendisine ozgu olan gerceklesmesi olanaksizi ve suresiz mutlulugu insana verememis ve ulastiramamistir" diyerek agzimizi kapatirlar. Bu cevaplarla nasil yetinilebilir? Nasil tatmin olunabilir?

Once ahiret hayati: Bu ahiret hayati fikri, bunu varsaymakla simdi eristikleri mutluluktan daha surekli, daha saf bir mutluluga sahip olmak icin, insanlarin oldukten sonra tekrar yasamak arzularinin ifadesi olan hayalgucunden baska bir dayanaga sahip degildir. Ikinci olarak: Her seyi bilen, yaratiklarinin dusunce ve gidisatina tumuyle vakif bulunmasi gereken bir Allah'in, islemlerinden ve niyetlerinden emin olmak icin bu kadar sinavlara ihtiyaci oldugunu havsala nasil alabilir? Ucuncu olarak: Bilim adamlarinin hesaplarina gore, uzerinde bulundugumuz yeryuzu alti ya da yedi milyon yildan beri mevcuttur. Bu zamandan beri milletler turlu bicimler altinda, surekli zarar ve felaketlere ugradi. Surekli olarak zorbalarin, fatihlerin, kahramanlarin, savaslarin, su baskinlarinin, kurakliklarin, istilaci kuvvetlerin vb. sikintisi altinda insan turunun tedirgin ve perisan edildigini tarih bize gosteriyor. Bu kadar uzun sikintilar ve zalimce felaketler, zorluklar; tanrisalligin gizli niyetleri hakkinda bizi temin edecek icerikte midir? Bu kadar surekli bunca kotuluk, bunca felaket, tanrisal lutfun bize hazirladigi gelecek hakkinda yuksek bir fikir verir mi? Dorduncu olarak: Eger bize temin edilmek istendigi gibi, Allah; kerim, iyilik ve hayirsever ise, insanlara surekli mutluluk olmasa bile, hic olmazsa olumlu yaratiklari bu dunyada erisebilecekleri olcude bir mutluluga kavusturamaz miydi? Mutlu olmak icin sonsuz ya da ilahi bir mutluluga muhtac miyiz? Besinci olarak: Eger Allah, bu dunyada insanlari, mutlu olduklari dereceden fazla mutlu etmediyse, sofularin anlatilmaz ve bitmez bir haz ve nimete erisilecegini iddia ettigi "cennet" umudu ne olur? Eger Allah aklimizin erebilecegi tek yer olan yeryuzunu kotuluklerden koruyamamis ya da korumak istememisse, hakkinda hicbir fikrimiz olmayan oteki dunyayi (yani ahiret dunyasini) kotuluk ve felaketlerden koruyabilecegine ya da korumak isteyecegine ne sebep dusunebiliriz?

Lactance'e* gore, 2000 yil once Epicure soyle demis:

"Allah, ya kotuluge engel olmak istiyor ancak kotulugu yasaklamaya muktedir olamiyor; ya kotulugu yasaklamaya muktedir olabiliyor ancak engel olmak istemiyor; ya kotulugu ne istiyor ne de yasaklayabiliyor; ya da kotulugu Allah hem istiyor hem de yasaklamaya kadirdir. Eger yasaklamaya kadir olmaksizin yasaklamak istiyorsa,

Allah acizdir; eger Allah kotulugu yasaklamaya gucu yettigi halde yasaklamak istemiyorsa, bu durumda ona atfedilmesi zorunlu tutulan bir kotulukculuk karsisinda bulunuyoruz demektir. Eger Allah kotulugu yasaklamaya hem gucu yetmiyor, hem de bunu yasaklamak istemiyorsa, hem aciz hem herkesin kotulugunu isteyen olur; eger Allah kotulugun yasaklanmasini hem istiyor ve buna da gucu yetiyorsa, o halde kotuluk nereden geliyor? Ya da Allah kotulugun olmasina neden engel olmuyor? "

2000 yili gecen bir sureden beri sagduyu sahibi, bu zorluklarin cozumunu bekliyor. Hocalar, papazlar, hahamlar vb. ise bize bu zorluklarin ancak ahirette cozulecegini ogretip duruyorlar.

Firmiavaus Lactantio uslubunun zayifligi nedeniyle Le Ciceron obretien lakabini almis olan bir

Hiristiyanlik savunucusudur. 225 yilinda buyuk olasilikla Trete'de olmustur. Baslica eseri, De laformation deI'homme'dir. (A. C. )

- - - - - - - - - - - - -
Butun hayvanlar esittir ama bazi hayvanlar digerlerinden daha esittir.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Butun cocuklar ateisttir, tanri fikri onlarda yoktur.

D'HOLBACH, BARON (Paul-Henri-Dietrich d'Holbach) (1723-1789) Almanya dogumlu Fransiz yazar, filozof ve ansiklopedici.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 265 Gorevi yaptirmamak icin direnme

1) Kamu gorevlisine karsi gorevini yapmasini engellemek amaciyla cebir veya tehdit kullanan kisi alti aydan uc yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir.
2) Sucun yargi gorevi yapan kisilere karsi islenmesi halinde iki yildan dort yila kadar hapis cezasina hukmolunur.
3) Sucun kisinin kendisini taninmayacak bir hale koymasi suretiyle veya birden fazla kisi tarafindan birlikte islenmesi halinde verilecek ceza ucte biri oraninda artirilir.
4) Sucun silahla ya da var olan veya var sayilan suc orgutlerinin olusturduklari korkutucu gucten yararlanilarak islenmesi halinde yukaridaki fikralara gore verilecek ceza yari oraninda artirilir.
5) Bu sucun islenmesi sirasinda kasten yaralama sucunun neticesi sebebiyle agirlasmis hallerinin gerceklesmesi durumunda ayrica kasten yaralama sucuna iliskin hukumler uygulanir.


- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

14 Şubat 2021 Pazar

GÖGÜSLERİ TOMURCUK GİBİ

GÖGÜSLERİ TOMURCUK GİBİ

Bu başlığı görünce hemen terbiyesiz bilmem


ne dediğinizi duyar gibiyim. Ama ben Kuran ın Türkçe tercümesinden üç kelimeyi yazdım sadece…

Vakia/56/35-8. Biz ceylan gözlüleri defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır. *

Duhan/44/54. Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.

Rahman/55/56. Orada bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.

Nebe 33. Gögüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar


Tomurcuk kelimesinin anlamına bakmamız gerekir.

hangi oluşumlar için tomurcuk kelimesi kullanılıyor?


1 . Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap çiçek veya yaprak verecek olan filiz.

2 . Çiçek açacak gonca



Buradan anlayacağımız üzerine Hurilerin yaşları Arapların çok sevdiği bizim sübyan tabir (aynı zamanda bu yaştakilerle cinsel ilişki suçtur ahlaksızlıktır) ettiğimiz yeni ergenliğe girmiş kız çocuğun yaşıdır.



Genel olarak kızlarda meme gelişimi 11 yaşında başlar bundan sonra genital bölgede ve koltuk altlarında kıllanma görülür ve sonraki iki yıl içinde adet kanaması başlar.

Adet kanaması 10-16 yaş arasında (ortalama 12.8 yaş) başlayabilir ve genellikle ilk yıllarda düzensiz kanamalar olur.

Ergenlik belirtileri başladıktan sonraki bir yıl içinde hızlı boy uzaması olur ve buna büyüme patlaması(?) denir.

Kızlar bu dönemde yaklaşık 25 cm uzarlar.

Genel olarak adet kanaması başladıktan sonra kızların boyu 5-6 cm kadar uzar.



Cennette üreme olacak mıdır?

Hayır olmayacaktır.

Bildiğiniz gibi cinsellik üreme amaçlıdır.

Üstüne üstlün Kuran sübyan yaşta ki Huri göğüslerinden bahseder.

Kadın göğsü bebekleri beslemek içindir.

Cennette Huriler bebek mi büyütecekler?

Öyleyse ballandıra ballandıra göğüslerden ne diye bahseder Kuran?



Muhammed'in cennette huri vaadetmesinin sebebi belli.

Arap erkekleri uçkuruna düşkündür vede pedofilidir yani sübyancı.

7. yy da pedofili Bedevi Araplar arasında normal karşılanırmış.

Bu yüzden Muhammed onları putperestlerin üzerine salıp kendi uğruna ölmeleri için böyle mükafatlar ile gaz vermiş.

7. yüzyıl Arabistanı'nda insanları kendi için savaştırmak isteyen birisi elbette böyle vaatlerde bulunur.

Bunda şaşılacak bir şey yok.

Asıl şaşılacak olan Kuran'ı doğrulamak için kırk takla atan müminlerin hurilerin pişbirik oynamak için vaadedildiğini sanmaları.

Hurilerin hangi malum iş için vaadedildiği Kuran'da apaçık şekilde yazar.

Üreme olmayacaksa ne işe yarayacaktır yeni tomurcuklanmış memeler ve Kuran gibi kustal sayılan bir kitap neden erotik kitaplar gibi ağız sulandırır?


37/Es-Saffat 49.Onlar gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.


Çöl Bedevisi anlaşılan esmer tenli kadından bıkmış ki onlara yumurta gibi kadın vaadediliyor.

Üstüne üstlük bu vaadi Tanrı söylüyor.


Bunlar fani işler değil mi seks falan? ...


Çoğalma üreme gereğinin bi sonucu değil mi?

Çoğalması gerekmeyen bi beden veya ruh -orada olacağınız şey herneyse- neden sevişsin!? !


Beden gidiyor ama çoğalma içgüdüsü kalıyor mu?

Bu dünyada seviştiler diye onlarca bedeni taşlıyorsunuzda cennette neden normal görüyorsunuz?


Kutsal bir kitapta memelerin ne işi var hemde sübyan memelerinin?


Alıntı.

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmustur bu devletin dayandigi esaslar Tam Bagimsizlik ve Kayitsiz Sartsiz Milli Egemenlikten ibarettir.
Yeni Turkiye devletinin yapisinin ruhu Milli Egemenliktir.
Milletin Kayitsiz Sartsiz Egemenligidir...

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Insana karsi savasirken sonunda ona benzememeliyiz.
Onu alt ettiginiz zaman bile, onun kotu aliskanliklarini benimsemeye kalkmayin.
Hicbir hayvan asla bir evde yasamamali, yatakta yatmamali, giysi giymemeli, icki ve sigara icmemeli, paraya el surmemeli, ticaretle ugrasmamali.
Insanin butun aliskanliklari kotudur.
Ve en onemlisi, hicbir hayvan kendi turunden olanlara zorbalik etmemeli.
Guclusu gucsuzu, akillisi akilsizi, hepimiz kardesiz.
Hicbir hayvan baska bir hayvani oldurmemeli.
Butun hayvanlar esittir.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Icinde bulundugumuz cag... isareti isaret edilene, sureti aslina, hayali gercege, bicimi oze tercih ediyor... cunku bugunlerde aldanma kutsal yalnizca, hakikatse kfirlik.

FEUERBACH,LUDWIG (1804-1872) Alman filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 209 Aciga imzanin kotuye kullanilmasi

1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanilmak uzere kendisine teslim olunan imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi verilme nedeninden farkli bir sekilde dolduran kisi sikayet uzerine uc aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir.
2) Imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi hukuka aykiri olarak ele gecirip veya elde bulundurup da hukuki sonuc doguracak sekilde dolduran kisi belgede sahtecilik hukumlerine gore cezalandirilir.


- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

MOLEKÜLER BİR MAKAS İLE BEBEĞİNİZİN DNA SININ SAÇ RENGİ GÖZ RENGİ KALITSAL HASTALIKLARIN ATILMASI V.B NİN DEĞİŞEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜN


MOLEKÜLER BİR MAKAS İLE BEBEĞİNİZİN DNA SININ SAÇ RENGİ GÖZ RENGİ KALITSAL HASTALIKLARIN ATILMASI V.B NİN DEĞİŞEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜN

CRISPR-Cas9 genetikçilerin ve tıp araştırmacılarının genomun çeşitli kısımlarına ekleme çıkarma ya da DNA dizilimininde değişim yapmalarına olanak tanıyan özgün bir teknolojidir.

Şu anda varolan en basit çok yönlü ve duyarlı genetik manipülasyon yöntemi olduğundan bilim dünyasında büyük ilgi görmektedir.

Nasıl İşliyor?

CRISPR-Cas9 sistemi DNA'da değişiklik (mutasyon) yaratan iki önemli molekülden oluşur:

Cas9 adlı bir enzim: Genomun belirli yerlerinden iki DNA iplikçiğini kesebilen "moleküler bir makas" görevi görür. Böylece DNA parçaları eklenebilir veya çıkarılabilir.

Rehber RNA (İng. guide RNA - gRNA) denilen bir RNA parçası: Daha uzun bir RNA iskeletin içindeki önceden tasarlanmış küçük (yaklaşık 20 bazlık) bir RNA diziliminden oluşur. Uzun RNA iskeleti DNA'ya bağlanır ve önceden tasarlanmış dizilim Cas9'un genomun doğru noktasına gitmesine rehberlik eder. Böylece Cas9 enzimi doğru yerleri keser.

Rehber RNA DNA'daki belirli bir dizilimi bulup bağlanmak için tasarlanır. Rehber RNA genomdaki hedef DNA diziliminin bütünleyici RNA bazlarına sahiptir. Bunun anlamı en azından kuramsal olarak rehber RNA'nın genomda sadece hedef dizilime bağlanacağı demektir.

Cas9 rehber RNA'yı izleyerek DNA'da ilgili yere gider ve DNA'nın iki iplikçiğinde de kesik oluşturur.

Bu aşamada hücre DNA'nın hasar gördüğünü fark eder ve onarmaya çalışır.

Bilimciler DNA onarım mekanizmasını kullanarak ilgilendikleri hücrenin bir ya da birden fazla geninde değişiklik yapabilirler.

CRISPR-Cas9 genetik bileşeni olan çok sayıda tıbbi rahatsızlığın (kanser hepatit B ve hatta yüksek kolesterol) tedavisinde kullanılmak için yüksek potansiyele sahip.

Önerilen uygulamaların çoğu somatik (bedensel) hücrelerin genomlarının düzenlenmesi ile ilgili olsa da üreme hücrelerinin (İng. germline) düzenlenme potansiyeline ilişkin ilgi ve tartışma da sürüyor.

Üreme hücreleri üzerinde yapılacak değişiklikler nesilden nesile aktarılacağı için olayın ahlaki bir boyutu var.

Üreme hücreleri üzerinde gen düzenleme yapmak şu anda Birleşik Krallık da dahil dünyanın pek çok ülkesinde yasa dışı.

Bedensel hücreler üzerinde CRISPR-Cas9 veya diğer gen düzenleme teknolojilerinin kullanımında ise herhangi bir sıkıntı yok. Zaten az sayıda da olsa ölümcül durumlarda tedavi için kullanıldılar.



- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmustur bu devletin dayandigi esaslar Tam Bagimsizlik ve Kayitsiz Sartsiz Milli Egemenlikten ibarettir.
Yeni Turkiye devletinin yapisinin ruhu Milli Egemenliktir.
Milletin Kayitsiz Sartsiz Egemenligidir...

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Insana karsi savasirken sonunda ona benzememeliyiz.
Onu alt ettiginiz zaman bile, onun kotu aliskanliklarini benimsemeye kalkmayin.
Hicbir hayvan asla bir evde yasamamali, yatakta yatmamali, giysi giymemeli, icki ve sigara icmemeli, paraya el surmemeli, ticaretle ugrasmamali.
Insanin butun aliskanliklari kotudur.
Ve en onemlisi, hicbir hayvan kendi turunden olanlara zorbalik etmemeli.
Guclusu gucsuzu, akillisi akilsizi, hepimiz kardesiz.
Hicbir hayvan baska bir hayvani oldurmemeli.
Butun hayvanlar esittir.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Icinde bulundugumuz cag... isareti isaret edilene, sureti aslina, hayali gercege, bicimi oze tercih ediyor... cunku bugunlerde aldanma kutsal yalnizca, hakikatse kfirlik.

FEUERBACH,LUDWIG (1804-1872) Alman filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 209 Aciga imzanin kotuye kullanilmasi

1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanilmak uzere kendisine teslim olunan imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi verilme nedeninden farkli bir sekilde dolduran kisi sikayet uzerine uc aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir.
2) Imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi hukuka aykiri olarak ele gecirip veya elde bulundurup da hukuki sonuc doguracak sekilde dolduran kisi belgede sahtecilik hukumlerine gore cezalandirilir.


- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

13 Şubat 2021 Cumartesi

Konca Kuriş

Konca Kuriş 17 temmuz 1998'de akşam saatlerinde evinin önünden kaçırıldı. yanında bulunan eşi Orhan Kuriş'in başına silah dayanmış Konca Kuriş zorla bir arabaya bindirilmişti. naaşı kaçırılmasından 555 gün sonra Konya'da bir Hizbullah evinin bodrumunda üstüne beton dökülmüş olarak bulundu. öldüğünde 38 yaşındaydı 35 gün boyunca işkence görmüş "sorgulanmış" boğulmuş domuz bağıyla bağlanıp gömülmüştü. onu boğan genç cinayetten önce şükür namazı kılmıştı. daha sağken tutulduğu eve baskın yapan polisler çarşaflı bir kadın ve çocuklarla karşılaşınca böyle bir evde suç işlenmeyeceğine hükmedip gitmişti. türkiye Hizbullahı Konca Kuriş'in kaçırılmasının işkence görmesinin ve ölümünün sorumluluğunu şu metinle üstlendi:

"İslam düşmanı ve laik-feminist Konca Kuriş Allah ve kuran-ı kerim karşıtı fiilleri ve söylemleri nedeniyle Hizbullah savaşçıları tarafından kaçırılarak üslerimizde sorgulanmıştır. dinsiz-laik tc'nin resmî din söylemleri ile talimatları paralelinde hareket eden ve siyonistlerce de kullanılan Konca Kuriş müslümanları şüpheye sevk edecek fiiliyatlara giriştiği için şeri hükümler gereği cezalandırılmıştır. "

Zanlılar on yıl sonra cezaları kesinleşmeden büyük ihtimal tepkileri engellemek için sabaha karşı serbest bırakıldı ve halaylarla karşılandı. yıl 2011'di nusra'nın ışid'in adını duymamıza biraz daha zaman vardı.

Konca Mersinliydi yanlış hatırlamıyorsam Akkuyu termik santrali'ni protesto etmeye yönelik bir etkinlikte kurucuları arasında bulunduğu Mersin bağımsız kadın derneği'nin standında tanışmıştık. cıvıl cıvıl delidolu bir kadındı dindardı örtülüydü gündelik hayatı muhalif hareketler içinde o insanlarla birlikte geçiyordu. bu o yıllarda neredeyse hiç rastlanmayan bir durumdu.

Tipik bir anadolu kadınıydı Konca. çok erken yaşta evlenmiş beş çocuk sahibi olmuştu. inançlıydı ve kişilik itibarıyla sorgulamaya çok yatkın çok sosyal ve farklı çevrelerle ilişki kuran kurmuş bir kadındı.

Belki o dönemde onun gibi düşünen benzer sorgulamalar yapan başkaları da vardı ama ondan farklı olarak görüşlerini açıklamaktan çekiniyorlardı. ölümünün ardından bir zamanlar bağlantılı olduğu ama sonradan koptuğu Hizbullah'ın kendisini sağ bırakmayacağını bildiği için böyle cesur olduğu söylendi.

Cenazesi memleketinde Mersin'de Muğdat camii'nden kaldırıldı. kendisi daha önce burada cenaze namazı kılmak istediği için dönemin imamı Osman Temel'le tartışmıştı. cenaze namazını kadınların kılması ve tabutunu da kadınların taşımasını vasiyet etmişti. cenazesinde onun vasiyetini yerine getirmek isteyen ve aralarında kızı Sırma'nın da bulunduğu yol arkadaşları cenaze namazını kılmak istedi ancak Nakşibendi olduğu söylenen kayınpederinin müdahalesi ve polisin de araya girmesiyle namazı ön safta değil arkada kıldılar. daha sonra mezarı başında saygı duruşunda bulunarak bir açıklama yaptılar: "Akdeniz'in hırçın kızı Konca seni saygıyla selamlıyoruz. bütün kadınlar olarak açtığın yoldan devam ederek seni hiç unutmayacağız. "

Dedikleri gibi de oldu. sonraki yıllarda özellikle erkek şiddetiyle hayatını kaybetmiş veya kadın özgürlüğünü savunmuş birçok kadının cenazesini kadınlar omuzladı cenaze namazlarını –üstelik de ön safta- kıldılar. ve daha önemlisi birçok inançlı kadın erkeklerin egemenliğini taassubunu baskısını sömürüsünü sorguladı. şiddetle ilgili yasaların uygulanması gibi basit bir talep öne sürdüklerinde bile hakaret ve tehditlerle karşılaştılar karşılaşıyorlar. içlerinde tıpkı Konca gibi kendisini feminist olarak tanımlayanlar var. belki Konca gibi katledilmediler ama şiddet gördüler tehdit edildiler hiç olmadı dışlandılar. ama pek çok yol arkadaşları gibi tartışmalarda sohbetlerde konforlu bir pozisyonun değil adaletin peşindeler.

Ama Konca Kuriş'in katledilmesi sadece inançlı olup cinsiyetle ilintili baskı ve sömürüyü sorgulayan kadınlara yönelik bir tehdit oluşturmadı. bugün türkiye nüfusun çoğunluğunun müslüman olduğu ülkeler arasında İslam'la ilgili tartışmaların en cılız olduğu ülkelerden biriyse bunun sebepleri arasında o cinayetlerin düşünen birçok inançlı insanı susturmuş olması da var.

Konca Kuriş aklının ve kalbinin gösterdiklerini canı pahasına dile döktü. ne mutlu ki tanıdığı tanımadığı o öldüğünde çocuk olan o öldükten sonra dünyaya gelmiş bulunan yol arkadaşları onu mahcup etmediler. kadın özgürlüğünün mor bayrağı dosta düşmana karşı bu ülkenin üzerinde de dalgalanıyor. ne derlerse desinler ne yaparlarsa yapsınlar.

Koncamız nur içinde huzur içinde yatsın.

Ayşe Düzkan



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmustur bu devletin dayandigi esaslar Tam Bagimsizlik ve Kayitsiz Sartsiz Milli Egemenlikten ibarettir.
Yeni Turkiye devletinin yapisinin ruhu Milli Egemenliktir.
Milletin Kayitsiz Sartsiz Egemenligidir...

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Insana karsi savasirken sonunda ona benzememeliyiz.
Onu alt ettiginiz zaman bile, onun kotu aliskanliklarini benimsemeye kalkmayin.
Hicbir hayvan asla bir evde yasamamali, yatakta yatmamali, giysi giymemeli, icki ve sigara icmemeli, paraya el surmemeli, ticaretle ugrasmamali.
Insanin butun aliskanliklari kotudur.
Ve en onemlisi, hicbir hayvan kendi turunden olanlara zorbalik etmemeli.
Guclusu gucsuzu, akillisi akilsizi, hepimiz kardesiz.
Hicbir hayvan baska bir hayvani oldurmemeli.
Butun hayvanlar esittir.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Icinde bulundugumuz cag... isareti isaret edilene, sureti aslina, hayali gercege, bicimi oze tercih ediyor... cunku bugunlerde aldanma kutsal yalnizca, hakikatse kfirlik.

FEUERBACH,LUDWIG (1804-1872) Alman filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 209 Aciga imzanin kotuye kullanilmasi

1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanilmak uzere kendisine teslim olunan imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi verilme nedeninden farkli bir sekilde dolduran kisi sikayet uzerine uc aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir.
2) Imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi hukuka aykiri olarak ele gecirip veya elde bulundurup da hukuki sonuc doguracak sekilde dolduran kisi belgede sahtecilik hukumlerine gore cezalandirilir.


- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

ÜMİT ÖZDAĞ : TÜRK AKINCILARI NASIL YOK OLDU?


ÜMİT ÖZDAĞ : TÜRK AKINCILARI NASIL YOK OLDU?

*Prof. Dr.

Türk askeri tarihinin en çarpıcı askeri güçlerinden birisi Osmanlı akıncılarıdır. Akıncılar bugünün komandoları özel kuvvetleri satları saslarıdır.

Sürekli hareket halinde düşman topraklarının derinliklerine dalar keşif yapar düşman ordularını arkadan vurur ve çekilir. Akıncılar aynı zamanda bir istihbarat toplama mekanizmasıdır.

Düşman ile sürekli temas içinde olmanın düşman topraklarında olmanın sağladığı imkânları değerlendirerek bilgi toplarlar. Akıncılar ünlü komutanlarının isimleri bugüne kadar gelmiştir.

Akıncıları anarken aklımıza hemen

"Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik aktolgalı beylerbeyi haykırdı ilerle Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle" mısraları gelir.

Bu mısralar sadece akıncıları değil aynı zamanda 1352-1683 arasındaki Balkanlar ve güney Avrupa'daki tarihimizi de özetler. Sonra akıncıların aniden tarih sahnesinden silindiğini görürüz.

Bu muhteşem asker güç nasıl tarihten çekilmiştir? Ancak ne olmuştur da bu büyük güç ortadan kaybolmuştur.

Yılmaz Öztuna Ötüken Yayınlarından çıkan "Büyük Türkiye Tarihi" adlı eserinin 5. Cildinde 40-42 sayfalarda anlatır Akıncıların nasıl tarih sahnesinden çekildiklerini. 1595'de Eflâk yani Güney Romanya'da voyvoda Mihai isyân etmişti. Sadrazam Sinan Paşa 100.000 kişilik bir orduyla Eflak'a girdi. Mihai 100.000 askerden oluşan güç karşısında ezilmemek için geri çekildi. Sinan Paşa Romen isyanını bastırdığını sanarak geri dönme kararı aldı. Satırcı Mehmed Paşa'yı 2.000 askerle Bükreş'te bırakmıştı.

osmanli-akincilari1

Sinan Paşa'nın adımlarını casusları aracılığıyla izleyen voyvoda Mihai Sinan Paşa ve Türk Ordusu Targovişte'den ayrılınca ordusu ile Eflâk'a girdi. Türk ordusunu 24 saatlik mesafeden takip etmeye başladı. 19 Ekim 1595'de Mihai komutasındaki Eflak Ordusu Targovişte'yi işgal etti. 3.500 Türk askeri öldürüldü veya esir edildi. Ali Paşa Koçu Bey ve yüksek rütbeli subaylar ateşte çevrile çevrile kızartıldı ve Mihai ve maiyeti tarafından büyük bir iştiha ile yenildi. Esir edilen Türk askerleri kazığa oturtuldu.

Targovişte'de bu akıl sınırlarını zorlayan katliam gerçekleşirken Sinan Paşa'nın komutasındaki ordu Tuna'nın kuzey kıyısındaki Yerköyü kalesine gelmişti. Geri dönüp asi Eflak ordusunu cezalandırması gerekirken bunu yapmak yerine geri çekilmeyi tercih etmişti. Ordu Tuna'nın öbür kıyısındaki Ruscuk'a geçecekti. Önce Sinan Paşa ve karargâhı Tuna'yı geçti. Ruscuk'a erişti. Ordunun geçmesi 3 gün 3 gece sürecekti. Ordu çekilirken hafif silahlar ile donanmış akıncılar köprüyü ve orduyu koruyacaklardı. Akıncılar en son köprüyü geçecekti.

Ordunun üç gün süren geri çekilişi sırasında açgözlü Sinan Paşa görülmemiş bir şey yaptı ve askerin aldığı ganimetin serdar payı olan beşte birini hemen köprü başında tahsildarlara tahsil ettirmeye başladı. Bu ordunun geri çekilişini olağanüstü yavaşlattı. Bu sırada asi Mihai'nin ordusu yaklaşıyordu. Gözleri para hırsı ile dönmüş olan Sinan Paşa Akıncıların ve mahiyetinin uyarılarını dinlememekte ısrar etti.

Mihai Türk ordusu karşı tarafa geçinceye kadar saldırmadı. Akıncılar dışındaki bütün ordu geçince asi Eflak ordusu top ateşi ile akıncılara saldırdı. Ancak ilk top ateşi başlayınca hala köprü üzerinde olan akıncıların hızla geçmesi için Sinan Paşa emrini geri aldı. Ancak bu arada Eflak topları köprüyü vurmaya başlamıştır. Binlercea akıncı Tuna nehrinin mevsim şartları gereği kabaran sularına gömüldüler. Karşı tarafta 70.000 kişilik asi ordu ile karşı karşıya kalan binlerce akıncı ise son ferdine kadar savaşarak şehit oldular. Tarih 27 Ekim 1595'di.

Osmanlı belgeleri durumu şöyle kaydetmektedir: "Bu suretle akıncı tâifesinin ekseri karşı yakada bulunmakla hîç ferd halâs olmayıp ol zamânda akıncı kökü kesilip münkariz oldu. Ve bir mertebe musibet ve hasâret oldu ki bir asrda nazîri vâki' ve bir târîhde böyle inhizâm şâyî' olmamışdı. "

Sinan Paşa ordunun protestolarına aldırmadı. Geri çekildi. Tımarlı sipahiler kışlamak üzere dağıldılar. Kendisi görevden alındı ve yerine Lala Mehmet Paşa atandı. Lala Mehmet Paşa 9 gün sonra ölünce Sinan Paşa tekrar sadrazamlığa atandı. 4 ay sonra 80 yaşlarında öldü.

27 Ekim 1595'de almış olduğu bu ağır darbeden sonra Türk akıncı sınıfı bir daha hiç toparlanamadı. Oysa akıncılar modern orduların komando ranger özel kuvvet adı ile keşfettikleri gücü temsil etmekteydiler. 80 yaşına gelmiş bir adamın sonsuz para ihtirası böyle bir gücü Türk devletinin ve Türk milletinin elinden almıştır. Tarih tekerrür etmez ancak okumasını bilenler için tarihten alınacak çok önemli dersler vardır.

Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ


https://www.yenicaggazetesi.com.tr/turk-akincilari-nasil-yok-oldu-30107yy.htm
- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmustur bu devletin dayandigi esaslar Tam Bagimsizlik ve Kayitsiz Sartsiz Milli Egemenlikten ibarettir.
Yeni Turkiye devletinin yapisinin ruhu Milli Egemenliktir.
Milletin Kayitsiz Sartsiz Egemenligidir...

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Insana karsi savasirken sonunda ona benzememeliyiz.
Onu alt ettiginiz zaman bile, onun kotu aliskanliklarini benimsemeye kalkmayin.
Hicbir hayvan asla bir evde yasamamali, yatakta yatmamali, giysi giymemeli, icki ve sigara icmemeli, paraya el surmemeli, ticaretle ugrasmamali.
Insanin butun aliskanliklari kotudur.
Ve en onemlisi, hicbir hayvan kendi turunden olanlara zorbalik etmemeli.
Guclusu gucsuzu, akillisi akilsizi, hepimiz kardesiz.
Hicbir hayvan baska bir hayvani oldurmemeli.
Butun hayvanlar esittir.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Icinde bulundugumuz cag... isareti isaret edilene, sureti aslina, hayali gercege, bicimi oze tercih ediyor... cunku bugunlerde aldanma kutsal yalnizca, hakikatse kfirlik.

FEUERBACH,LUDWIG (1804-1872) Alman filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 209 Aciga imzanin kotuye kullanilmasi

1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanilmak uzere kendisine teslim olunan imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi verilme nedeninden farkli bir sekilde dolduran kisi sikayet uzerine uc aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir.
2) Imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi hukuka aykiri olarak ele gecirip veya elde bulundurup da hukuki sonuc doguracak sekilde dolduran kisi belgede sahtecilik hukumlerine gore cezalandirilir.


- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

BU İTİRAFLARLA KRİPTO FETÖ’CÜLER TESPİT EDİLEBİLECEK!




BU İTİRAFLARLA KRİPTO FETÖ'CÜLER TESPİT EDİLEBİLECEK!

FETÖ'ye dokuz program yazan eski Emniyet İstihbarat Dairesi personeli bilgisayar mühendisi Fatih G. itirafçı oldu. Programlar arasında 'Hortum' ve 'Mimar' adlı sızma programların yanı sıra Bylock'un atası olan bir program da var. İtirafçı mühendisin verdiği bilgiler sayesinde kripto FETÖ'cülerin deşifre edileceği düşünülüyor.

Can ÖZÇELİK

13:44 - 4 Haziran 2020

Yıllarca FETÖ yapılanması içinde yer alan eski Emniyet İstihbarat Dairesi personeli bilgisayar mühendisi Fatih G. itirafçı oldu.

Ankara Ağır Ceza Mahkemesi örgüte ilişkin ayrıntılı bilgiler veren Fatih G. 'ye etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl 11 ay 22 gün hapis cezası vererek hükmünün açıklamasını geri bıraktı.

FETÖ için çalıştığı dönemde dokuz program yaptığını anlatan Fatih G. programlar hakkında mahkemeye önemli bilgiler verdi.

BİLGİSAYARLARA SIZAN PROGRAM: HORTUM

Fatih G. 2009 yılında Emniyet İstihbarat Dairesi'nde çalışmaya başladıktan sonra kendisinden bir yazılım yapılmasını istediğini belirterek yaptığı programları ve işlevlerini şöyle sıraladı:

Hedef bilgisayara yüklendiği zaman hedef bilgisayarındaki mikrofon verisini klavye hareketlerini internet tarayıcısı geçmişini bilgisayardaki dosyaları verilerini ekran görüntülerini alıp daha önceden belirlenen e-posta hesaplarına e-mail olarak gönderebilen bir yazılım geliştirmemi istediler. Bu programı bir yıl içerisinde yazdım. Bu programın ismini 'Hortum' koydular.

TİB'den gelen hedeflerin internet trafiklerinde olan Windows Messenger trafiğini oynatan bir video oynatıcı yazmamı istediler. Ben bu yazılımı altı ay gibi bir sürede yazdım. Bu programla MSN programında görüşen kişilerin kamera görüntüleri sesler geliyordu.

'MİMAR' PROGRAMIYLA EKRAN TAKİBİ

Benden hedef şahısların internette gezinirken web sayfalarında tam olarak ne gördüklerini görüntüleyen bir program yazmamı istediler. Ben bu programı yıl gibi bir süre içerisinde yazdım. TİB'den gelen verileri bu programa attığım zaman hedeflerin o anda ekranda ne gördüklerini görebiliyorduk. Bu programın ismini 'Mimar' olarak koydular.

İstediğimiz kişi adına e-mail atabileceğimiz bir program yazmamı istediler. Ben bu programı altı ay gibi bir sürede yazdım. Bu programla istediğimiz kişiye istediğimiz mail adresiyle mail atabiliyorduk.

DHKP-C'de geliştirilmiş olan bir şifreleme programını tersine mühendislik yöntemleriyle analiz ettim ve bu program tarafından oluşturulmuş şifreleri çözen bir program geliştirdim.

"BYLOCK'TAN ÖNCE BÖYLE HABERLEŞİYORLARDI"

Fatih G. geliştirdiği bir programın polislerin haberleşmesi için kullanıldığını söyledi. Bu programın aynı Bylock gibi bir sunucuya kurulduğunu amacının da örgüt üyesi polislerin güvenli bir şekilde şifreli haberleşebilmesinin sağlanması olarak anlatıldığını dile getirdi.

PROGRAM EMRİ EROL DEMİRHAN'DAN

Fatih G. programı yazmasını dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Erol Demirhan tarafından emredildiğini iddia etti. Demirhan'ın daha sonra bu yazılımı emniyet dışındaki bir sunucuya kurması için kendisine talimat verdiğini belirten Fatih G. şunları söyledi:

Bu sunucu 7 Nisan 2012 ile 18 Mart 2014 arasında hizmet vermeye devam etti. Mart 2014'te bu kiralık sunucuyu kapatmam istenildi. İstihbarat Daire Başkanlığı'ndaki sunucu ben tayin olduğumda dahi çalışmaya devam ediyordu.

"TESADÜF OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

İnternetteki açık kaynaklarda ve gazetelerdeki haberlerden Bylock'un Mart 2014 yılında tescil edildiğini ve hizmete başladığı bilgisini edindim. Kiralık sunucuya kurduğum yazılımın son görülme tarihi Mart 2014.

Bu sunucunun son görülme tarihinin ve Bylock'un ilk görülme tarihinin aynı olmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Bundan dolayı Bylock öncesinde örgütün bahsettiğim bu programla haberleşmiş olabileceğini düşünüyorum.

"KRİPTOLAR AÇIĞA ÇIKARILABİLİR"

İtirafçı Fatih G. 'nin Avukatı Sidar Yurtçiçek "Müvekkilim benim genellikle itirafçıların avukatlığını yaptığımı öğrenince bana başvurdu" diyerek şunları söyledi:

Müvekkilimin geliştirdiği programlardan en önemlisi ismi olmayan ama kullanım amacı gizli haberleşme olan aslında Bylock'un atası olan program. Bu gizli haberleşme programı aslında o zaman Emniyet İstihbarat Daire çalışanlarının kendi aralarında gizli haberleşebilmesi için yapılıyor.

Lakin daha sonra örgüt tarafından o kadar beğeniliyor ki tüm kripto örgüt elemanlarının kullanabilmesi için sivil sunucularda da kuruluyor. Kanaatimiz 17/25 Aralık ve tüm FETÖ operasyonları yapılırken haberleşme aracı olarak bu gizli programı kullandılar.

Zaten bu programın kullanılmasına son verildiği gün Bylock programı kullanılmaya başlıyor. Yani Bylock'un açılmasıyla müvekkilin geliştirdiği programın kapanma günü aynı gün. Bylock terör örgütünde tabana yayılmış bir program oysa bu program sadece kripto ve yönetici seviyesinde örgüt mensuplarının kullandığı bir program.

https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/bu-itiraflarla-kripto-fetoculer-tespit-edilebilecek-5855039/



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmustur bu devletin dayandigi esaslar Tam Bagimsizlik ve Kayitsiz Sartsiz Milli Egemenlikten ibarettir.
Yeni Turkiye devletinin yapisinin ruhu Milli Egemenliktir.
Milletin Kayitsiz Sartsiz Egemenligidir...

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

87. DUNYADA ZORBALARDAN DAHA IGRENC HAYVAN YOKTUR

Bize temin ederler ki; insan ruhu basit bir cevherdir.

Ancak ruh bu kadar basit olsaydi, insan turunun tum bireylerinde tumuyle ayni icerikte ortaya cikmasi gerekirdi; bu bireylerin ayni akil yetisine sahip olmasi gerekirdi.

Bununla birlikte, is boyle olmuyor; insanlar, yuz cizgileri kadar dusunce ve anlayis nitelikleriyle de birbirlerine benzemezler. Insan turu arasinda, bir at ya da itle bir insan arasindaki fark kadar farklar gosteren bireyler vardir. Bazi kimseler arasinda hangi uyumu ya da hangi benzerligi buluyoruz? Bir Locke'nin, bir Newton'un dehasiyla bir koylunun, bir "Hotanto"nun, bir "Lapon"un kafasi arasinda pek cok ve adeta sonsuz fark ve uzaklik bulmuyor muyuz? Insan, oteki hayvanlardan, ancak organlarinin farkiyla ayrilir ve bu organizasyon farki, hayvanlarin yapamadigi bazi seyleri olusturmaya, insani yetenekli kilar. Insan turu bireylerinin organlari arasinda gozle gordugumuz fark, akil yetisi olarak adlandirdigimiz farki bize aciklamaya yeterlidir. Bu organlardaki cesitli duzeylerdeki inceligin, kan sicakliginin, akici sivilarin hizinin, telciklerin ve sinirlerin yumusaklik ve sertliginin, insanlarin ruhlari arasinda gorulen sonsuz cesitliligi zorunlu olarak olusturmasi gerekir.

Pratik, aliskanlik ve egitim sayesindedir ki, insan zekasi gelisir ve kendisini cevreleyen yaratiklarin ustune cikmayi basarir. Kultursuz ve deneysiz insan, hayvan kadar akil ve beceriden yoksun bir yaratiktir. Bir ahmak; organini guclukle harekete geciren, dimagi zorlukla harekete gecirilen, kani yavas dolasan bir insandir. Zeki bir adam; organi uysal olan, kolay isleyen, hizla hisseden, dimagi cabuk harekete gecen bir adamdir; organlari ve dimagi, bircok bilgiyle kendisini mesgul eden konular uzerinde uzun sure calismis bir kimsedir.

- - - - - - - - - - - - -
Insana karsi savasirken sonunda ona benzememeliyiz.
Onu alt ettiginiz zaman bile, onun kotu aliskanliklarini benimsemeye kalkmayin.
Hicbir hayvan asla bir evde yasamamali, yatakta yatmamali, giysi giymemeli, icki ve sigara icmemeli, paraya el surmemeli, ticaretle ugrasmamali.
Insanin butun aliskanliklari kotudur.
Ve en onemlisi, hicbir hayvan kendi turunden olanlara zorbalik etmemeli.
Guclusu gucsuzu, akillisi akilsizi, hepimiz kardesiz.
Hicbir hayvan baska bir hayvani oldurmemeli.
Butun hayvanlar esittir.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Icinde bulundugumuz cag... isareti isaret edilene, sureti aslina, hayali gercege, bicimi oze tercih ediyor... cunku bugunlerde aldanma kutsal yalnizca, hakikatse kfirlik.

FEUERBACH,LUDWIG (1804-1872) Alman filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 209 Aciga imzanin kotuye kullanilmasi

1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanilmak uzere kendisine teslim olunan imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi verilme nedeninden farkli bir sekilde dolduran kisi sikayet uzerine uc aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir.
2) Imzali ve kismen veya tamamen bos bir kagidi hukuka aykiri olarak ele gecirip veya elde bulundurup da hukuki sonuc doguracak sekilde dolduran kisi belgede sahtecilik hukumlerine gore cezalandirilir.


- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/