31 Ekim 2021 Pazar

Mübarek(!) Cadılar Bayramınız kutlu ve uğurlu olsun...




HALLOWEEN (CADILAR BAYRAMI) NEDİR?

Hakan Kutluay



Cadılar Bayramı, geçmişte kışın gelmesinin kutlandığı bir festivalken günümüzde tamamen ticarileşmiş kutlamaları içeren tatil günüdür.

Halloween veya Cadılar Bayramı, köklerinde Pagan ve Hıristiyanlık öğeleri bulunduran bir bayramdır. Dünyanın birçok ülkesinde 31 Ekim günü çeşitli eğlenceler ve etkinliklerle kutlanıyor. Günümüzde çağa uygun (seküler) bir kutlama haline gelmiş durumda. Genellikle çocukların ev ev dolaşarak şekerleme ve para topladığı bir bayramdır. Bayram kapsamında perili olduğuna inanılan evler ziyaret edilir, maskeli balolar düzenlenir ve korku filmleri izlenir. Amerika'dan Batılı ülkelere yayılan bir bayram olan Cadılar Bayramı, görkemli kutlamalara sahne olur. Halloween hakkında birçok bilgiyi makalemizde bulabilirsiniz.

Tarihi

Halloween'in kökleri, 2 bin yıl önce Büyük Britanya, İrlanda ve Kuzey Fransa'da yaşayan Pagan halkı Keltler'in "Samhain Festivali"ne dayanıyor. Kuzey İskoçya'daki Galler kültüründe bulunan Samhain, kışın gelmesi ve mevsimlerin değişmesinin kutlandığı bir gün olarak biliniyor. Bu festivalde güneşi temsilen ateşler ve mumlar yakılır ve ölmüş akrabalar anılırmış. Samhain'de, ölülerle bağ kurulduğuna inanılır; ölülerin ziyarete geleceği düşünülerek sofralar kurulur, çeşitli içkiler ikram edilirdi. Ölülerin ruhları ve perilerin bu şekilde mutlu edilmesiyle kış boyu sağlık, mutluluk ve iyi talihin hüküm süreceğine inanılırdı. Bir başka inanışa göre de, ekim ayı sonlarında ölüler dünyayı ziyaret ediyor. Samhain'de, ölüler adına kış başlangıcı ve hasat sonu kutlanıyor. Festivale katılanlar, festival alanında gezindiğine inandıkları ruhlara tanınmamak için çeşitli kostümler ve maskeler takıyor.

Samhain Festivali, zamanla cadılar, periler ve iblisler ile özdeşleşmeye başlamış. Birinci yüzyıl sonrası Romalıların Kelt topraklarını işgal etmesinin ardından Samhain Festivali, Romalıların Ölüler Bayramı olan "Pomono" ve hasat bayramı "Feralia" ile birleşmiş. 7. yüzyılda Hıristiyanların 1 Kasım gününü "Azizler Günü" ilan etmesinin ardından arifesi olan 31 Ekim günü kutsal kabul edilmiş. "Holly evening" (kutsal akşam) adı verilen 31 Ekim, zamanla "Halloween" adıyla kutlanmaya başlamış.

Halloween ile ilgili bir başka iddiaya göre de, Hıristiyanlığın yaygınlaşmaya başladığı dönemlerde Samhain gibi Pagan bayramlarını değiştirmek isteyen Hıristiyanlar, bilinçli olarak Pagan kutlamalarında büyük değişiklikler yaptı. M.S. 601 yılında Papa Gregory bir emir yayınlayarak, misyonerlerden yerel gelenekleri ve inanışları "ikna yoluyla" değiştirmelerini istedi. Örneğin, ağaca tapan insanları cezalandırmak için ağacı kesmek yerine onu Hz. İsa adına kutsamaları istendi. Hıristiyanlığın bu "değişim" ısrarı Samhain gibi Pagan geleneklerini değiştirdi. İlk olarak Hıristiyanlık öncesi dönemlerde İngiltere, İrlanda ve İskoçya'da kutlanmaya başlanan Samhain'i, Keltler, hasat bayramının bittiği gün olarak kutlamıştı. Yüzyıllar sonra ise Hıristiyanlar, 31 Ekim'i azizleri ve din adına hayatlarını kaybedenleri anmak için kutlamaya başladı. 12. yüzyılda Hıristiyanlığın değişim çabaları sonucu 31 Ekim'de meydanlara siyah kıyafetlerle çıkan Hıristiyanlar, zil çalarak ağıtlar yakıyordu. Diğer Hıristiyanları, ölmüş insanların ruhları için duaya çağırıyorlardı. Günümüzdeki kostümlü Cadılar Bayramı kutlamaları bu ritüele dayanıyor. Bu ritüeller kapsamında "ruh kekleri" dağıtılıyordu. Böylece Samhain, yüzyıllar süren bir süreçte Cadılar Bayramı'na yani Halloween'e dönüştü. Halloween, tarih içinde bazı dönemlerde kutlanmasa da günümüzde yaygın bayramlardan ve tatil günlerinden biridir.

Halloween'e Özgü Gelenekler

Halloween, her bayramda olduğu gibi bazı ritüeller ve gelenekler içeriyor.

Balkabağı: Balkabağı, Halloween'in önemli sembollerinden biri. Bayramdan önce çeşitli büyüklükte kabaklar oyularak ve şekillendirilerek evlerin önlerinde sergilenir. Ayrıca balkabağı turtası, ekmeği ve tatlısı hazırlanarak ikram ediliyor.

Kostümler: İnanışa göre çevrede gezinen ruhlara tanınmamak amacıyla çocuklar başta olmak üzere yetişkinler çeşitli kostümler giyerek, yüzlerini boyar. Daha sonra kostümlerini göstermek amacıyla evleri ziyaret ederler.

Yiyecekler: Balkabağından yapılan yiyecekler dışında Halloween'de en çok tüketilen gıdalardan biri de elma şekeridir. Ev yapımı elma şekerleri çocuklara ikram edilir. Yine ev yapımı çikolatalar ve şekerlemeler tüketilir.

Oyunlar: Amerikan filmlerine de konu olan 'şaka mı, şeker mi' oyunu, Halloween'in en çok bilinen oyun geleneğidir. Halloween'i kutlayanlar kapı kapı dolaşarak, ev sahibine bu soruyu yöneltiyor. 'Şaka' cevabını verenler için türlü muziplikler ve şakalar yapılır. 'Şeker' cevabını verenlere ise çeşitli şekerlemeler ikram edilir.

Ay Önündeki Süpürgeli Cadı Miti

Cadılar Bayramı'nda dolunay önünde süpürge ile uçan, sivri şapkalı cadı görselini herkes hatırlar. Peki, cadılar neden bu şekilde resmediliyor. İddiaya göre; süpürge, kadınların eve ait olduklarını simgeliyor; ancak aynı zamanda utanmazlığı (fallik) simgeleyen bir obje olarak kabul ediliyor. Bu yüzden kadının süpürgede yolculuk etmesi cinselliği ifade ediyor.

Bir başka iddiaya göre de, 1450'li yıllarda çoğunluğu kadınlardan oluşan birçok insanın cadı oldukları gerekçesi ile "cadı avı"na maruz kalarak işkence görmesi veya katledilmesi üzerine kadınlar süpürgeye binerek kaçıyordu. Hıristiyanlık öncesi Pagan dönemlerinde, kadınların doğurganlığının artması için yapılan ritüellerde çeşitli süpürgeler, direkler ve yabalar kullanılıyordu. Bu ritüellerde insanlar, bu objeleri bacaklarının arasına alarak en yükseğe zıplamaya çalışıyordu. Böylece hasadın veriminin yükseleceğine inanılıyordu. Bu tür ritüeller ve "cadı" inanışları, zamanla "süpürgede uçan sivri şapkalı kadın" imajına dönüştü.

Cadılarla ilgili farklı bir mit de, "kazanda bir şeyler pişiren yaşlı bir kadın" imajıdır. İnanışa göre bu cadı kadınlar, insanları hasta eden, halüsinasyonlara yol açan hatta öldüren iksirler pişiriyordu. Bu iksirleri içmek istemeyen kadınlar, süpürgelerin üzerine sürerek sindirmeye çalışıyordu.

Cadı Avı Nedir?

Cadılardan söz açılmışken "cadı avı" konusuna da kısaca değinmekte fayda var. Halloween ile alakası olmasa da dünya tarihinde "cadı avı" diye bir gerçek var. Batı dünyasında 1480-1750 yılları arası "cadı avı" yaşanan dönemdir. Cadı avında, cadı olduğuna inanılan insanlar yakalanarak, işkence görür, yakılır veya idam edilirdi. Üstelik bu insanların yargılanması da çok önemli değildi. Avrupa'da cadı oldukları gerekçesi ile suçlanarak cezalandırılanların dörtte üçü kadınlardı. Cadı avı yıllarında yaklaşık 60 bin kişinin idam edildiği, yakıldığı veya işkence ile linç edildiği tahmin ediliyor. "Cadılık" ilk olarak 1736 yılında İngiltere'de suç olmaktan çıkarıldı. Daha sonra da diğer Avrupa ülkeleri "cadılık" suçunu kaldırdı. Günümüzde bazı Afrika toplumlarında, Hindistan ve Papua Yeni Gine'de "cadı avı" uygulamalarına rastlanıyor. Modern toplumlarda ise, "cadı avı" ifadesi, düşüncelerinden dolayı tehdit olarak görülenlere karşı düzenlenen kampanyaları ifade etmek için kullanılıyor.

Günümüzde Halloween

19. yüzyılın sonlarında Cadılar Bayramı'na dönüşen festivaller, Katolik karşıtı gösteriler olarak kutlanıyordu. 20. yüzyılın başında Noel gibi oldukça ticari bir hale geldi. Önceden yapılmış kostümler, süslemeler ve özel şekerlemeler yaygınlaştı ve tatil vesilesi oldu. 1970'li ve 80'li yıllarda korku filmlerinin yükselişi -Satanistler ve Wiccanlar'ın iddialarında olduğu gibi- Cadılar Bayramı'nın kötü şöhretine katkıda bulundu. 1990'lı yılların sonlarında birçok Katolik anne ve baba, Halloween'i sorgulamaya başladı. 2009 yılında Papa Benedict'in Katolikleri Cadılar Bayramı kutlamalarına karşı uyardığı iddiaları, Katoliklerin kaygıları arttı. Bunun üzerine alternatif kutlamalar popüler hale geldi ve günümüzdeki birçok farklı Halloween kutlaması ortaya çıktı.

Halloween'a, kutlandığı ülkeler arasında en çok Meksika'da önem veriliyor. 31 Ekim'den başlayarak 3 gün boyunca kutlanan bayram, Meksika'da "Ölüler Bayramı" olarak biliniyor. Meksika'nın en önemli bayramlardan biri olan Ölüler Bayramı inanışına göre, melek oldukları kabul edilen bebek ve çocuk ölülerin ruhları evleri ziyaret eder. İkinci günü yetişkin ölülerin evleri ziyaret ettiği düşünülür ve onlar için zengin sofralar hazırlanır. Üçüncü günde ise bu ruhların evleri yavaş yavaş terk edip ait oldukları yerlere gittikleri kabul edilir.

Günümüzde Halloween, kostümlü partilere ve maskeli balolara dönüşmüş durumda. Hasadın bitmesi veya kışın gelmesinin kutlanması, geçmişte kalmış bir inanış olarak görülüyor. Yetişkin insanlar birbirinden komik ve garip kıyafetler giyerek partiler arasında tur atarken, çocuklar da çizgi film karakterleri ve süper kahramanların kostümleri ile şeker ve para topluyor. Yani günümüzde neredeyse tamamen eğlence aracı olarak kutlanan bir bayrama dönüşmüş durumda. Zaten Cadılar Bayramı'nda gerçekten cadıların dünyaya geldiğine inanılsa bütün insanlar "cadı avı"na çıkardı.

Halloween Hakkında Kısa Bilgiler

Cadılar Bayramı, İngiltere ve çevre ülkeler başta olmak üzere Batılı başlıca ülkelerde "Halloween" adıyla kutlanır. Bu ad; "All Hallow's Eve" yani "Azizler Günü'nün arifesi" veya "Kutsalların Akşamı" anlamlarındaki sözcükten türetilmiştir.

Halloween'in kutlandığı ilk dönemlerde kapıya gelen yoksullara ölüler için yaptığı dualar karşılığında "Ruh Keki" adı verilen bir yiyecek ikram edilirmiş. Ruh Keki, bir ölüyü temsil ettiğine ve keki yiyenin o ruhu serbest bıraktığına inanılırmış.

Halloween'in bir parçası olan "Trick-or-Treat for UNICEF", yoksul çocuklar için yardım programıdır. Amerika Pensilvanya'da 1950 yılında yerel düzeyde başlayan program kapsamında günümüzde birçok ülkede milyonlarca dolar yardım toplanıyor. Programın bütçesi 200 milyon dolar civarında…

2016 yılında 170 milyon Amerikalı Halloween'i kutladı ve bu tatil süresince yaklaşık 9 milyar dolar harcama yapıldı.

Halloween kutlayanların yaklaşık yüzde 20'si evcil hayvanlarına komik kostümler giydiriyor.

Halloween'i kutlayan yetişkinlerin çoğu; cadı, korsan, vampir ve Batman kostümlerinin yanında siyasi kostümler tercih ediyor.

Balkabağı oymacılığı, Halloween dışında farklı festival ve kutlamaların da ritüelidir.

https://www.makaleler.com/halloween-nedir

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

No permission to cross
in reality it is the glimmer of hope which disappears
days spent in longing have turned to sadness
Don't wait for me
in the other cell of sorrow

No access to love
(Our army is our greates security)
I kept looking at the starts tonight
hoping you are too

Your message for a meeting has reached me
in a different country
in a different time

But I can't wait
the yellow snake called time
keeps crawling inside me

I have falled into unpostponable longings
I must see you today

I will tell everyone you forbidden name
I will then walk through
dressed like a cat

Wait for me
take me in your arms
I will say "miouw" to you in Turkish

Your name
is like a knot inside me
I undo it
The soul pain and love seizures increase
if loving is not joyful
what is the use?

I must submit a petition
(My request is obvious)

"Permission to cross the border to be granted due to longing"
A lovesick flower
is dying
the guns turn on it
-Love has been detailed in noman's land
it confessed to being a lunatic escape


- - - - - - - - - - - - - - - -

Insanlar once para kazanmak icin sagliklarini, sonrada sagliklarini korumak icin paralarini verirler.

~V.Goethe~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Matematikcinin desenleri ressam veya sairlerinki gibi guzel olmali, fikirleri renkler veya kelimeler gibi birbirlerine ahenkle uymalidir. ... Dunyada cirkin matematik icin asla daimi bir yer yoktur.

~G. H. Hardy~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Mahalle Baskısı, Mahalle Baskısı Deniyor Ya, Asıl Mahalle Baskısı Bu Ülkede 'Ben Içmiyorum Kardeşim, Sen Buyur Iç' Diyenlere. Bunlara Yapılıyor Mahalle Baskısı.

~Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

BIR DUS
. . . . . .
Goruntuleri arasinda karanlik gecenin
Yitirilmis sevincin dusunu kurdum.
Ama kalbimi kirarak beni uyandirdi
Goruntusu yasamin ve isigin.
Ah

~Edgar Allan Poe~

- - - - - - - - - - - - - - - -

15 LİRAYA SİGARA 5 LİRAYA ÇAY | Turgay Yıldız
https://www.youtube.com/watch?v=ctLo9_oO0KU/


- - - - - - - - - - - - - - - -

Safsata [( İng:Fallacy), (Osm;Kıyası-ı batıl)], bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan yanlış çıkarsamaların tamamına safsata denir.
Safsatalar, ilk anda geçerli ve ikna edici gibi gözüken ancak yakından bakıldığında kendilerini ele veren sahte argümanlardır.
Günümüz Türkçe'sinde safsata kelimesi kusurlu akıl yürütme anlamını kaybetmiş, yanlış inanç manasında kullanılır olmuştur.
Oysa, safsata, insanın muhakeme yetisinin yanlış yönde kullanımıdır ve çoğu kez önyargı, eksik bilgi, batıl inançlar, duygusallık, yersiz göndermeler, acelecilik, özensizlik, genelleme, duygu sömürüsü, Türkçe'yi kötü kullanma gibi sebeplerden kaynaklanır.
---
Korkuluk Safsatası (Fallacy of the Straw-Man) :
Kendi iddiasını güçlendirmek için, karşı tarafın gerçek iddiası yerine iddianın en zayıf ve duygusal yönünü bularak buna hücum etme durumu.
Samandan yapılmış bir korkuluğu devirmek gerçek bir adamı yere sermekten daha kolay olduğu için bu safsataya "Korkuluk Safsatası " da denilmektedir.
Örnek 1:
Askere gitmeliyiz.
İnsanlar rahat bulmadıkları için orduya girmek istemezler.
Fakat şunu bilmeliyiz ki rahatlıktan daha önemli şeyler de var.
Örnek 2:
Ayşe: Ali ardiyeyi temizlemelisin.
Çok dağınık ve kirli.
Ali: Geçen sene temizlemiştim.
Bu kadar sık temizlemeye gerek var mı?
Ayşe: Bütün ıvır zıvır eşyaları ardiyede tutmak isteyen sensin, asıl gereksiz olan bu.
Örnek 3:
Bazıları, nükleer santralin gereksiz olduğunu savunuyor.
Bizleri enerjisiz bırakmaya kimsenin hakkı yok.
Örnek 4:
Bazıları nükleer santralin gerekli olduğunu savunuyor.
Çevreyi katletmeye kimsenin hakkı yok.
Örnek 5:
Ateist olmak için, Tanrının olmadığına mutlak bir kesinlikle inanmalısın.
Kendini mutlak kesinliğe inandırabilmek için de, Tanrının bulunabilme ihtimalinin olduğu bütün yerleri ve evreni incelemelisin.
Bunu yapamayacağına göre haklı veya mazur görülemezsin.
Örnek 6:
Temel ve Dursun kahvenin önünde oturuyorlarmış.
Bir turist gelmiş ve Temel'e İngilizce konuşarak yolu sormuş.
Temel'de ses yok.
Turist bu defa Almanca konuşarak sormuş.
Temel'de yine ses yok.
Turist bu defa Fransızca konuşmuş.
Yine ses yok.
İspanyolca, yine ses yok.
Turist kızmış;
bağırıp çağırdıktan sonra çekip gitmiş.
Bunun üzerine Dursun, Temel'e
-Bir lisan öğrenmemizin zamanı geldi galiba?" demiş.
Temel ise Dursun'a dönerek:
-Boş ver, ne gerek var?
Adam 4 lisan biliyor.
Bir meramını anlatabildi mi?
Güncel Örnek 1:
Yardım, Türkiye'yi Tanıtma Fonu'ndan verilmeliymiş.
Allah aşkına abartmayın, elbette Galatasaray'ın futbol takımı başarısı Türkiye için çok güzel, çok değerli bir olaydır ama, Arsenal maçını seyreden kaç bin turist, hemen Türkiye'nin yolunu tutup, "Şu Türk takımının maçını seyredelim, bu takımı yetiştiren memlekette tatil yapalım" diye yola düşmüşlerdir.
(Hasan Pulur, 25.5.2000, Milliyet)
Galatasaray'ın başarılarının Türkiye'nin tanıtımın bağlamındaki en zayıf noktası, Türkiye'ye gelen turist sayısınında birden bire hissedilir artışların olmayacağıdır.
Yazar, argümanını güçlendirmek için en zayıf noktayı vurguluyor
Güncel Örnek 2:
Nitekim, Kırıkkale'de geçen Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerinde 300'e yakın polis düğünlerde görev yapmış, havaya bir tek kurşun bile sıkılmamış.
İyi güzel de...
Benim vergilerimle emniyeti sağlasın diye maaş verilen, hırsızı, uğursuzu kovalaması gereken polis, neden düğünlere zaptiye gibi dikilsin..
Neymiş, düğünde birkaç maganda sevinçle galeyana gelip havaya ateş edermiş...
Bana ne?..
Ederse etsin...
Düğünlere de polis dikmeye başlarsak, vay halimize...
O zaman, otoyollarda her kamyonun, her otobüsün ve hatta özel sürücünün yanına bir polis koyalım, kazaları önleyelim..
Bunun mantığı var mı Tanrı aşkına...
Kırıkkale emniyetinin bu tebdiri, bence, insanlar sokaklara mıçmasın diye her köşeye bir polis dikmeye benziyor..
Bırakın, mıçacaklarsa mıçsınlar...
(İlker Sarıer, 5.9.2000, Sabah)
Yazar, polisin düğünlerde bulunarak silah atılmasını engelleme işinde kullanılması fikrine karşı çıkan argümanını, konuyu en zayıf noktasından, "sokaklara mıçanların başına da polis konması gerekeceği" noktasından ele alarak hücum ediyor.
Güncel Örnek 3:
İrticacılar, bölücüler, çeteler...
Ancak hedef kitle bunlarla sınırlı değil.
KHK'nin 4.paragrafını aynen aktaralım:
"Yıkıcı veya bölücü veya cumhuriyetin niteliklerinden herhangi birisini değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik veya bunlara aykırı eylem ve diğer faaliyetlerde bulunan veya bu suretle kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozan veya boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma, grev, toplu olarak göreve gelmemek gibi eylemlere katılan, bunları tahrik ve teşvik eden veya yardımda bulunanlar...istihdam edilemezler.
" Bu maddeye göre, sabah çok hapşıran bir kişi işyerinin huzurunu bozduğu ve mikrop saçtığı için işten atılabilir
(Mustafa Balbay, 24-8-2000, Cumhuriyet)
Yazar, KHK'nın kabul edilemez olduğunu göstermek için iddiaya karşı argüman geliştirmek yerine KHK.'nın "kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozan" kısmına abartılı bir örnek veriyor.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Mevziden daha ileride isen, dost topçunun daha yakına ateş edeceğini unutma.

MURPHY KANUNLARINDAN
Murphy kanunları ilk olarak 1949 yılında Captain Ed Murphy tarafından "Anything that can go wrong will go wrong" "yanlış gitme olasılığı bulunan bir şey, yanlış gider" olarak emrindeki proje yöneticisi George Nicholsun yarattığı bazı durum ve tersliklerden mülhem olarak vazedilmiştir.
Zaman içinde pek çok kişi benzer terslikleri Murphy kanunu adı altında listeye eklemiş, kurallar anonim bir hal almıştır.
1917 doğumlu Edward A.Murphy Jr.ABD Hava Kuvvetlerinde 1949da roketler üzerine deney yapan mühendislerden biriydi.
İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini inceliyordu (USAF proje MX981).
Deneylerden biri pilot üzerinde 16 değişik noktaya akselometre takılması gerekiyordu.
Sensör bir yapıştırıcı ile ancak iki türlü takılabiliyordu ve birisi 16 sensörün tamamını da yanlış takmayı becerdi.
Bunun üzerine Murphy, daha sonra kanun olarak nitelendirilecek ilk söylemlerini bir basın toplantısında açıkladı.
Bir kaç ay içinde "Murphynin Kanunları" mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958de de nihayet Websterin sözlüğüne girdi.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Redde Caesari quae sunt Caesaris.
* * *
Sezarin hakki Sezara.

OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

UNUTTURMAMAK İÇİN...



UNUTTURMAMAK İÇİN...

○     Ahmet Çörekçi,
○     Aydan Erol,
○     Cevat Temel Özkaynak,
○     Çetin Doğan,
○     Çetin Saner,
○     Çevik Bir,
○     Erol Özkasnak,
○     Fevzi Türkeri,
○     Hakkı Kılınç,
○     İdris Koralp,
○     İlhan Kılıç,
○     Kenan Deniz,
○     Vural Avar,

○     Yıldırım Türker,


Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sizleri uydurma bir dava ve uydurulmuş bir iddia ile beton duvarlar arasına gönderenleri kınıyorum.


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Insan tehlikeyle karsilasmadan cesur olup olmadigini anlayamaz.

~LA ROCHEFOUCAULD~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Tren

Nereye bu gece vakti?
Güzel tren, garip tren?
Düdüğün pek acı geldi,
Hatıra neler getiren.
Çokmudur mendil sallamam;
Her yolcu az çok aşinam,
Haydi, yolun açık olsun;
Geçtiğin köprüler sağlam,
Tüneller aydınlık olsun.

~Cahit Sıtkı Tarancı~

- - - - - - - - - - - - - - - -

SON SEN

siddetle ihtiyacim var beni öpmene
dudaklarin dudaklarimi hacize gelsin
dokun dokun etime,
etimle süslensin ardiç gözlerin
aksam olup da delikanlilar siyah giydiler mi
(disavurumcu zifir ve seni seviyorum)
turuncu soyundu mu orospu karilar ve dönmeler
bir selale çalarim en yakin vitrin camini kirip
ceplerimde bahar siirleri ve ilkokul ögretmenleri
en güzel sesleri çizip anahtarimin kenariyla
aglarim
süte aski üfle sevda kafiyeleri arasindaki kivamli stoplazmik uzantilar degil miydi
saçlarini kizartip da seni gövdeni bosaltip çekip uzaklasmaya mecbur
eden çekiç ugultusu ve kil buketleri--ki benim sahmerdanim senin
çocuk karanliginda yasli bir alice'di ve harikalar diyarinda iskambil
adamlara poker borcum, sen, nasil, fakat
() : yagmur kadardin, prezervatiflerimizden kan emdi mesut yasayan
meshur yalnizlar ve meddah kronolojiler. Agzinda kanarya lekesi.
(): muradim yaniyor. Sen oyna hayatimi ey Robert De Niro. Sen söyle
sarkimi ey hüzün: Newyork

~K. Iskender
Erotika
Cemkiriklari 1991~

- - - - - - - - - - - - - - - -

AYRILIS
. . . . . .
Gun batiyor, gun batiyor,
Veda etsem hepinize.
Ufuk kanli bir denize
Donuyor, sizi biraksam.
. . . . . .
Gun batiyor, gun batiyor,
Evimi, esyami, parami
Nem varsa yaksam ve bir an
Kaybetsem kara bir duman
Arkasinda hafizami,
. . . . . .
Kossam, kossam, kossam, kossam...

~Ahmet Muhip DRANAS~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Akilli olan savasci, savasi onceden kazanir, oysa cahil asker kazanmak icin savasmak zorundadir.

~Sun Tzu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir Kedinin Dokuz Canı, Bir Kadının Da Dokuz Kedi Kadar Canı Vardır.

~FULLER~

- - - - - - - - - - - - - - - -

İnsan hiç yoktur; çünkü ilk insan yoktu.
Böyle sonuç çıkarır hayvanlar.

~Friedrich Wilhelm Nietzsche
(d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900)
Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde
çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog~


- - - - - - - - - - - - - - - -

Hicbir zaman ciktigin kapiyi hizli carpma.
Geri donmek isteyebilirsin.

~Don herold~
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

Taliban görüşleriyle TC devletinin siyaseti aynı çizgideymiş. Bir yaşıma daha girdim.


ERDOĞAN'IN 'TÜRKİYE'NİN TALİBAN'IN İNANCIYLA ALAKALI TERS BİR YANI YOK' SÖZLERİNE TEPKİ YAĞDI: ŞERİAT DEVLETİ Mİ OLDUK?

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan KKTC ziyareti öncesi yaptığı açıklamada "Türkiye'nin Taliban'ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum" sözleri büyük tepki çekti.

Ece Piroğlu

21 Temmuz 2021 Çarşamba 02:00

KKTC'de bayram namazı çıkışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye'nin Taliban'ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum" sözleri büyük tepki çekti. İlahiyatçı-yazar Nazif Ay "Türkiye'de AKP iktidarıyla birlikte seküler devlet anlayışından hızla uzaklaşıldığını fundamantelist kabullerin öncelendiğini görüyoruz. Böyle bir anlayış kabul edilirse Türkiye'nin şeriat hükümlerine göre yönetilen bir devlet anlayışı bataklığına düştüğünün itirafı yapılmış olur" ifadelerini kullandı. "Talibanla Türkiye toplumunun din anlayışı elbetteki çok farklı" diyen ilahiyatçı Cemil Kılıç da "Erdoğan'ın açıklamaları Taliban'a diplomatik mesaj" değerlendirmesinde bulundu.

'TALİHSİZ BİR BEYAN'

Nazif Ay: Uzun süredir İslam dünyasında dinin yorumu ve uygulamaları noktasında kırılmalar yaşanıyor. Türkiye'nin AKP iktidarıyla birlikte seküler devlet anlaşıyışından hızla uzaklaşıldığını fundamantelist kabullerin öncelendiğini görüyoruz. Yakın geçmiş zamanda bir AKP yöneticisi IŞİD için "İslamın yaramaz çocuğu" gibi bir söylemde bulunmuştu. Aslında bu söylemle radikal dinciliğe bir nevi 'sevimlilik' katmıştı. Ancak biz tarihi sürece baktığımızda Türklerdeki İslam anlayışıyla Taliban türü terör örgütlerinin imanı ve kabulleri arasında hiçbir yakınlık bulunmamaktadır. Eğer böyle bir anlayış kabul edilirse Türkiye'nin şeriat hükümlerine göre yönetilen bir devlet anlayışı bataklığına düştüğünün itirafı yapılmış olur. Erdoğan'ın açıklamasını hem talihsiz bir beyan hem de ülkemizin gerçekleriyle taban tabana zıt doğru zemine oturmayan yorum olarak kabul ediyorum. Laiklik olmadığı taktirde dinin de yok olacağı gerçeğini bilen herkesin bu tarz benzetme ve değerlendirmelerden uzak olmasını istiyorum.

'DİPLOMATİK MESAJ'

Cemil Kılıç: Yanlış anlaşılmalara müsait bir açıklama. Dini yorumlama biçimi konusunda derin bir farklılık olduğu ortada. Fakat en azından yüzeysel anlamda İslama mensup olma açısından inanç birliğine vurgu yapıyor fakat Taliban'ın İslamdan anladığıyla Türkiye toplumunun İslamdan anladığı yüzde yüz örtüşmüyor. Cumhurbaşkanı'nın da din anlayışının Taliban'la örtüşmediği belli. Orada onu ben politik bir açıklama olarak değerlendiriyorum açıkcası. Türkiye'nin Afganistan'da Kâbil Havalimanı'nı koruma görevi konusunda bir sıkıntı yaşamaması için Taliban'a böyle diplomatik bir mesaj gönderiyor. Taliban'ın İslamı yorumlama biçimiyle Türkiye toplumunun İslami yaşantısı çok farklı. Taliban'ın gözünde Türkiye'deki İslami yaşantı aslında "gayri İslami" addediliyor.

'GERÇEKTEN FARK YOK MU?'

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer: Yok mu? Taliban denen terör örgütü kadınlara toplu tecavüz eden çalışan kadınları öldüren yanlarında erkek olmadan evden çıkmalarını ve kız çocuklarının okumasını yasaklayan küçücük çocukları satan teknolojik aletleri Batı icadı diye yakan barbarlar!

Eski CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt: Anayasa Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti laik demokratik sosyal bir hukuk devletidir. Taliban'ın inancını da ABD tarafından nasıl yaratıldığını ne amaçla kullanıldığını da yıllardır yaptıklarını da iyi biliyoruz. Laik Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak tamamen ters yandayız. .

Yazar Ahmet Ümit: Taliban ile her konuda büyük farkımız var ve olmalı yoksa biz de vahşi ve barbar oluruz.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan: Erdoğan "Türkiye'nin Taliban'ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok" demiş ama büyük bir yanılgı içinde. Bu ülkedeki milyonlarca emekçinin Taliban'la alakalı çok ters bir yanı var! Dahasını birkaç yıl önce söylemiştik yine hatırlatalım: Sen Türkiye değilsin!'

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu: Taliban'ın inancı olduğunu bilmiyorduk. Varsa da onların inancıyla düz gitmekten hicap duyarız. Bu yorum kişiye özel...

Yönetmen Murad Çobanoğlu: Taliban'ın 2001'de "put" olduğu gerekçesiyle dinamitle havaya uçurduğu Afganistan'daki 6. yüzyıldan kalma Bamiyan Anıtı'nı paylaşarak "Tarihi müzeleri inat için cami yapan zihniyetten de başka bir benzerlik beklenmezdi" diye yazdı.

İŞTE ERDOĞAN'IN O SÖZLERİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kâbil Havalimanı'nın güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanması konusunda açıklama yaparken "Bu arada Taliban'ın bazı rahatsızlıkları söz konusu. Taliban'la da bu süreci görüşmek suretiyle nasıl ki Amerika ile bazı görüşmeleri Taliban yaptıysa herhalde Taliban'ın Türkiye ile bu görüşmeleri çok daha rahat yapması lazım. Çünkü Türkiye onun inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Ters bir yanı olmadığı için de onlarla bu konuları daha iyi görüşeceğimize anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum" ifadelerini kullandı.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/erdoganin-turkiyenin-talibanin-inanciyla-alakali-ters-bir-yani-yok-sozlerine-tepki-yagdi-seriat-devleti-mi-olduk-1854110

================================

TALİBAN'IN SÖZCÜSÜ TRT'YE KONUŞTURULDU: "TÜRKİYE BİZİM KARDEŞİMİZ!"

Türkiye'nin terör örgütü olarak kabul ettiği Taliban'ın sözcüsü Zabihullah Mücahid TRT'ye çıkarıldı. TRT Arabi'ye röportaj veren Mücahid "Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz Türkiye bizim kardeşimiz" dedi.

21 Temmuz 2021 - 14:48

Türkiye'de skandal olaylar yaşanmaya devam ediyor. Daha önce terörist Osman Öcalan'ı ekranlara çıkaran TRT bu kez terör örgütü Taliban'ın sözcüsü Zabihullah Mücahid'ten röportaj aldı. TRT Arabi'ye konuşan Mücahid "Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz Türkiye bizim kardeşimiz" dedi.

Taliban sözcüsü Afganistan'da sorunun çözümünün İslam hükümetinde olduğunu savunarak barış ve güvenliği yeniden canlandırmak ve yeniden inşa sürecini başlatmak için diğer ülkelerle çalışmak istediklerini öne sürdü. Mücahid Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini belirtti.

Taliban sözcüsü Kabil havaalanının diplomatik misyonların ve elçiliklerin güvenliğinin Afganların sorumluluğunda olduğunu aksi bir tutumu ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendireceklerini kaydetti.

Mücahid "Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz Türkiye bizim kardeşimiz inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye'nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz. " diye konuştu.

19 Temmuz'da Taliban'ı işgalci olarak tanımlayan Erdoğan 20 Temmuz'da yaptığı açıklamada "Nasıl ki ABD ile bazı görüşmeleri Taliban yaptıysa Taliban bu görüşmeleri Türkiye ile daha rahat yapması lazım. Çünkü Türkiye'nin inancıyla alakalı ters bir yanı yok onlarla bu konuları daha iyi görüşebileceğimize ihtimal veriyorum" demişti.

https://www.aykiri.com.tr/taliban-in-sozcusu-trt-ye-konusturuldu-turkiye-bizim-kardesimiz/13046/

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Bilincleninceye dek baskaldiramayacaklar, baskaldirmazlarsa da hicbir zaman bilinclenemeyecekler.
( Bu kisim kitapta Proleterler icin soylenmistir.)

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Lutufkr ve her seye kadir olan bir Tanri'nin, kedinin fareyle oynamasi gerektigini bile isteye tasarlayabilecegi konusunda kendimi ikna edemem.

DARWIN,CHARLES (1809-1882) Ingiliz dogabilimci ve yazar.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 36 Gonullu vazgecme

1) Fail sucun icra hareketlerinden gonullu vazgecer veya kendi cabalariyla sucun tamamlanmasini veya neticenin gerceklesmesini onlerse tesebbusten dolayi cezalandirilmaz fakat tamam olan kisim esasen bir suc olusturdugu takdirde sadece o suca ait ceza ile cezalandirilir.
DORDUNCU BOLUM
Suca Istirak



- - - - - - - - - - - - -
Asik Veysel

Olmayasin karaktersiz
Cok konusan yerli yersiz
Adin dogru kendin hirsiz
Karanlikta dolasirsin…
- - - - - - - - - - - - -
0
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
--

- - - - - - - - - - - - - - - -

ÖyIe bir operatör istiyorum ki müşteri hizmetIerini arayınca sen kapat biz arıyaIım desin.

Sadece gülmece olsun diye

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kitaplarda Ölmek

Adı, soyadı
Açılır parantez
Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
Kapanır, parantez.

O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı
Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları.

Ya sayfa altında, ya da az ilerde
Eserleri, ne zaman basıldıkları
Kısa, uzun bir liste.
Kitap adları
Can çekişen kuşlar gibi elinizde.

Parantezin içindeki çizgi
Ne varsa orda
Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
Ne varsa orda.

O şimdi kitaplarda
Bir çizgilik yerde hapis,
Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki,
Öldürebilirsiniz.

Behçet Necatigil

- - - - - - - - - - - - - - - -

BIR IS VAR
. . . . . .
Her gun bu kadar guzel mi bu deniz?
Boyle mi gorunur gokyuzu her zaman?
Her zaman guzel mi bu kadar,
Bu esya, bu pencere?
Degil,
VAllahi degil;
Bir is var bu isin icinde

Orhan Veli KANIK

- - - - - - - - - - - - - - - -

MARIA

Sustu Another Life gazinosu
Sustu şarkılar,
Paletimde renk sustu, fırçamda şekil
Ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
Sustu Peramosun mazgallarından
Şehre pancur pancur dökülen arya,
Artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
Ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
Bu medar ikliminin tenha gecesinde
Sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut
Sardı bu sızı
Hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
Sapsarı bir şüphe sarar ya işte öylesine berbat bir hal var.
Hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey
Ama dördüncü tarassut kulesinde
Bir şüpheli sinyal var
Hayır hayır yalan bütün bunlar
Artık ne kadere inanıyorum ne fala
Yalan söylüyor o falcı kadın
O hintli parya.
Ben yalnız sana inanıyorum
Yalnız sana, MARYA...

Bekir Sıtkı Erdoğan
Emekli Deniz Subayı
Ölümü 08-2014

- - - - - - - - - - - - - - - -

Militat omnis amans
Her asik bir savascidir (Ovidius)

Latin Atasozu

81 YAŞINDAKİ ÇETİN DOĞAN TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Orman çocukluğu, soysuzluk, ruhsal piçliktir yapılan şey.
Bu iş döner.
Tarih unutmaz.
İntikam soğuk yenen bir yemektir derler ama zannediyorum ki, bu sefer yemek çok da soğumayacak.

Darbeye eksik teşebbüs diye bir suç yoktur.
Uydurulmuştur.
Hukuk esnetilmiş, zorlanmıştır.

Cebir unsuru yoktur.
Sincan tank yürüyüşü planlı bir geçiş tatbikatıdır.
Bunun böyle olduğunu şahitleri, kanıtları vardır.

Doğrudan hükumete yönelik bir cebri tehlike, tehdit oluşmamıştır.
Hükümet normal faaliyetlerine devam etmiştir.
Hükümet şimdi siyaseten mahkum edilen generaller ile uzun bir süre beraber çalışmıştır.

Kibarlığı bir kenara bırakılım.
Bu açıkçası siyasi orospu çocukluğudur.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


81 YAŞINDAKİ ÇETİN DOĞAN TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

28 Şubat davasından müebbet hapis cezası alan emekli Orgeneral Çetin Doğan, tutuklanarak cezaevine gönderildi. 81 yaşındaki Doğan, "Sözün bittiği yerdeyiz. Her şey ortada. Elbette bunun bir sonu gelecek. Sanırım ki bu yüz karası bir şey" ifadelerini kullandı.

19 Ağustos 2021 - 17:50

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28 Şubat davasında müebbet hapis cezası alan 14 sanık hakkında yakalama kararı vermesi üzerine, sanıklar arasında bulunan dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan (81), Muğla'nın Bodrum ilçesindeki villasından korumaları eşliğinde Bodrum Adliyesi'ne adliyeye gitti.

Savcıya ifade verdiği belirtilen Doğan adliye çıkışı yaptığı açıklamada, "Sözün bittiği yerdeyiz. Her şey ortada. Elbette bunun bir sonu gelecek. Sanırım ki bu yüz karası bir şey" dedi.

Müebbet hapis cezası alan 14 kişiden biri olan Çetin Doğan tutuklanarak Muğla Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.

NE OLMUŞTU

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Şubat davasında cezası kesinleşen emekli generallerin rütbelerinin sökülmesi talebiyle Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'na yazı gönderdi.

Mahkeme ayrıca Ahmet Çörekçi, Aydan Erol, Cevat Temel Özkaynak, Çetin Doğan, Çetin Saner, Çevik Bir, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Hakkı Kılınç, İdris Koralp, İlhan Kılıç, Kenan Deniz, Vural Avar ve Yıldırım Türker'e ait kesinleşme şerhlerini, Genelkurmay Başkanlığı'na ve Milli Savunma Bakanlığı'na iletti.

Yazıda, "Kesinleşen karara göre 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 30 ve 31'inci maddelerine göre gereğinin yapılarak infazından mahkememize bilgi verilmesi hususunda gereği rica olunur" denildi.

Söz konusu maddeler kapsamında emekli generallerin rütbelerinin alınarak, TSK ile ilişiklerinin kesileceği belirtildi.

https://www.aykiri.com.tr/81-yasindaki-cetin-dogan-tutuklanarak-cezaevine-gonderildi/13595/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bilimde sıklıkla bir bilim adamı Evet, bu gerçekten güzel bir argüman, ben hatalıyım deyip sonra kendi fikrini değiştirir ve eski fikrini ondan bir daha asla duyamazsınız.
Bilim adamları bunu gerçekten yapar.
Olması gerektiği kadar sık olmaz, çünkü bilim adamları da insan ve değişim bazen acı çektiricidir.
Ama her gün olur.
Bunun gibi bir şeyin siyasette veya dinde en son ne zaman gerçekleştiğini hatırlamıyorum.

~Carl Sagan~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Devlet Adamı Koyunu Kırpar; Siyasetçi Koyunun Derisini Yüzer.

~AUSTİN O'MALLEY~

- - - - - - - - - - - - - - - -

KORKUNC GUZEL
. . . . . .
Bu el titremesi kadeh tutarken
Bu yasta nasil koyuyor insana
Orhan gibi vaktinde gitmek varken
Deger mi oyalanmana
Rakidan tutunden beter alisik
Oldugumuz korkunc guzel bir sey var
Tutmus birakmaz bizi bir sikimlik
Canimiz cikana kadar

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ipsa scientia potestas est.
* * *
Bilgi tek basina bir guctur.

~Latin Atasozu - (Bacon)~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz demenin bir anlamı yoktur.
Gerekli olanı yaparken başarılı olmak zorundasınız.

Winston Leonard Spencer-Churchill,
(d.30 Kasım 1874 Oxfordshire - ö.24 Ocak 1965, Londra)
Britanyalı devlet adamı.

- - - - - - - - - - - - - - - -

DENIZ FENERI
. . . . . .
Uzanmis koca burun acik denize dogru,
Lacivert ve gri gecenin degerinde.
Karanlikla baslar bir dunya sevgisi,
Deniz feneri parlar,
Talihe aldirmadan kayalar uzerinde.
Bulutlar birlesir alaca duzluklerde,
Coker uzak limanlardan bir sis.
Bir sikinti baslar karanliginda kaderin,
Bildirir, yaninca yaninca,
Omrun neresindesiniz, askin neresindesiniz?
Yuregin mi daraliyor, yildiz isiginda,
Birak anilar gitsin biraz daha geri.
Ruhu goturmeden vakit yuruyebilir,
Dusun nasil durmus sabirla yuzlerce yil,
Hep bu benekte bu deniz feneri.
Bak deniz savaslarina, yasli korsanlara,
Ucan dalgalara, uyuyan ruzgara bakmis,
Bir tek goz kadar kara ve mavi,
Enginle bos,
Kismetsiz balikcilara bakmis.
Saclarinda tuz kokan, olu kokan bir serinlik,
Yuzunde bir firtina tadi.
Durursun yorgun, umutsuz,
Birden bir daha yanip soner, sevincle titrersin,
Bir sey, belki de yasaman uzadi.

~Fazil Husnu DAGLARCA~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Diriliş..

Gittikçe artıyor yerçekimi
Çek elimden,
Kurtarsın yerçekiminden
Aşkın çekimi...

Akıyorum aşağılara sızım sızım
Duyuyorum içimdeki derinlikleri
Öpe öpe çek çıkar,
Soluğunla dirilt beni..

Kumsaldan nasıl sızarsa sular
Çöküyorum dibe azar azar
Dağılıp parçalanıp ayrılıyorum
Topla beni tut beni...

Yağmurca gözyaşlarınca
Aşağı aşağı çizgilerim
al avuç avuç fırlat gökyüzüne
Yeniden yarat beni...

~Aziz Nesin~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru; ama sıkı, ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı hiçbir şey yoktur.
İşin sırrı şunda yatıyor; herkes kaybedebilir, kaybetmek yeteneklerin en kolayıdır.

~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Akilli konusur, cunku onun soylemek istedikleri var; aptal konusur, zira kendinin bir seyler soylemek mecburiyetinde oldugunu sanir.

~Plato~
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

ERK ACARER : SİTEDE YUMRUK ARAÇTA TEKME KARAKOLDA TECAVÜZ TEHDİDİ

Hani bu Müslümanlar ehl-i rız olacaktı?
Hani namuslu, ahlaklı olcaktı.

Bakın el alemin karısını, kızını en baştan orospu sayıyorlar.
Kafirin canı, malı, ve IRZI haktır, helaldir diyorlar.

Başkasının namusu, şerefi bunlar için hiç önemli değil.

Altın nesil bunlar.
Asım'ın nesli.
İmam hatip yetiştirmesi.
Ülkeyi gelecek çağlara taşıyacaklar.
Taş devrine, asr-ı saadet zamanlarına götürecekler.
Hayırlı olsun, inşallah, hamdolsun!...

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  

ERK ACARER : SİTEDE YUMRUK ARAÇTA TEKME KARAKOLDA TECAVÜZ TEHDİDİ

erkacarer@birgun.net


2021.06.05 04:00

Hem polis hem de bekçi şiddetinin artarak devam etmesi toplumun güvenlik ve adalet duygusunu derinden sarsıyor. Yurttaş "Bizi güvenlikten kim koruyacak" diye soruyor. İstanbul Esenyurt'ta bir sitede polis tarafından darp edilen Gökçe Yaşar yaşananların sadece kamera görüntülerinden ibaret olmadığını aktardı.

Verdiği bilgiler ifade tutanağına da yansıdı. Olay 20 Aralık 2020'de saat 00.45'te Esenyurt'ta meydana geldi. Salgın nedeni ile sokağa çıkma yasakları sürerken Gökçe Yaşar oturduğu sitede komşusundan dönüp evine gidiyordu. Site içinde başka şahıslar da vardı. Ancak ekip otosundaki polis Yaşar'ı durdurdu.

"ÜZERİMDE ŞORT VAR DİYE BENİ ÇEVİRDİLER"

Yaşar "Sanıyorum üzerimde şort olduğu için beni çevirdiler" dedi. Araçtaki 2 polisten biri kimlik sorup "Karakola gideceğiz" dedi. Yaşar ise eve gidip üzerini değiştirmek istediğini belirtti. Polisin karşılığına şaşırdı: "Ver ulan kimliğini!" Yaşar "Yurttaş ile böyle konuşamazsınız" deyince polis araçtan indi ve direk olarak yüzüne yumruk attı.

TEKME VE YUMRUK ATTI

Kamera görüntülerine de yansıdığı üzere polislerden biri düşen genç kadına yerde de yoğun şiddet uyguladı. Tekme ve yumruk attı sürükledi. Diğer polis ise olayı izledi. Ayrıca yaşananları telefonu ile kaydetti. Sitedeki 3 güvenlik görevlisi ise müdahale etmedi.

POLİS: SANA BENİM GİBİ ERKEK LAZIM!

Yaşar zor kullanarak araca bindirildi ekip otosu yolda birkaç kez durdu bu esnada aynı polis yüzüne yumruk ve karnına tekme attı. Kendisine ağır küfürler edildi hakaretlerde bulunulduğu belirtildi: "Sana benim gibi erkek lazım. " Nezarette tecavüz etmekle tehdit ettiği iddia edildi.

'DOKTOR İDDİASI' VAHİM!

Yaşar olay sonrasında Esenyurt Devlet Hastanesi'nde kendisine darp raporu verilmediğini de anlattı. Nöbetçi doktor hakkındaki iddiaları da vahim: "Polislere bunu az benzetmişsiniz" dedi. Esenyurt'tan alınamayan rapor Beylikdüzü Devlet hastanesi tarafından verildi.

BİZ İYİ GÖREMEDİK ORANTILI GÜÇ KULLANMIŞLAR

Savcılık şikâyet üzerine dosya açtı. Olay kayıtlara 'Basit yaralama' olarak geçti. 2 polis Yaşar'dan şikâyetçi olurken "Bize hakaretler etti saldırdı orantılık güç kullandık" dediler. Genç kadın "Kolluğa mukavemet ile suçlandı. 3 bin 150 TL ve 187 TL'lik idari para cezaları kesildi.

NEDEN EVİNDE KALAMIYOR?

Gökçe Yaşar polis korkusu nedeni ile olaydan bu yana evinde kalmamayı tercih ediyor. Çünkü polisler kendisini "Evini biliyoruz nasılsa" diye tehditlerini sürdürüyor. Şiddet mağduru kadın şunları dile getirdi: "Babamın evinde kalıyorum. İşimden ayrılmak zorunda kaldım. Evime her gittiğimde sitedeki 3 güvenlik görevlisi de benle alay ediyor. "

İKTİDAR CESARETLENDİRİYOR!

Yaşar "Bizi polisten bekçiden özel güvenlik görevlilerinden kim koruyacak?" diye soruyor. Davasının takipçisi olacağını belirtiyor. Artan şiddete baktığımızda birkaç şeyi aynı anda görüyoruz. İktidar yurttaşa şiddet konusunda kolluğu cesaretlendiriyor. Yeni kaideler polis şiddetini daha da artıracak gibi görünüyor.

POLİSİN ÖZEL HAYATI!

Son olarak Emniyet Genel Müdürlüğü'nün (EGM) ilgili birimlere gönderdiği genelgede polise karşı ses ve görüntü almanın engellenmesi talep edilmişti. Genelgede kamera ile kayıt yapanlar hakkında işlem yapılması istenirken yasağın nedeni olarak 'polisin özel hayatının gizliliğini ihlal edeceği' öne sürülmüştü.

YURTTAŞI POLİSTEN KİM KORUYACAK?

Kadını korumaya yönelik yasaların uygulanmaması İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılması kadını herkese karşı korumasız hale getiriyor. Öte yandan savunmasız bir kadına asli görevleri onu korumak olanlar tarafından yapılan muamele AKP-MHP ittifakının güvenlik güçlerinin net ve ürkütücü bir portresini ortaya koyuyor.

Sahi halkı kadını çocuğu polisten kim koruyacak?

https://www.birgun.net/haber/sitede-yumruk-aracta-tekme-karakolda-tecavuz-tehdidi-347274

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Hurriyet olmayan bir memlekette olum ve cokus vardir.
Her ilerleyisin ve kurtulusun anasi hurriyettir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

114. HICBIR SEY MUCIZELERIN DOGRULUGUNU KANITLAMAZ

Butun tanrisal vahiylerin aciklanmasinda ve yonetiminde, bir Allah'in bilgisinden, iyiliginden, adaletinden eser bulunmadigindan sikayet edecek olsam, Alah'la bizim aramiza giren buyuk sahsiyetlerin kurnazliklari, hirslari, cikarciliklari hakkinda kuskulanacak olsam; beni temin ederler ki, kendi adina bildirimde bulunmak goreviyle yolladigi sahislari, Allah, acik mucizelerle dogrulamistir. Ancak, Allah'in kendisini gostermesi ve bizzat aciklamada bulunmasi daha kolay degil miydi? Ote yandan, bu mucizeleri incelemeye koyulsam, gorurum ki, mucize denilen seyler dogruya benzerlikten yoksun ve kendilerinin en yuksek yuce zat tarafindan gonderildiklerini baskalarina inandirmakta cok cikari olan, bazi kuskulu kimseler tarafindan aktarilmis hikayelerdir.

Inanilmaz mucizelere bizi inandirmak icin hangi taniklar gosteriliyor? Bunlara bizi inandirmak icin binlerce yildir var olmayanlarin (soz konusu mucizeler hakkinda taniklik edebilseler de) kendi hayalguclerinin saskini olmalarinda ve becerikli sahtekarlarca gozleri onunde yapilan hokkabazliklara aldanmis olduklarindan kusku duyulabilirdi. Ancak diyeceksiniz ki, bu mucizeler, bir gelenek sonucu surekli olarak bize kadar gelmis olan kitaplarda yazilidir. Bu kitaplari kim yazmistir? Bunlari aktaran ve dogrulayan insanlar kimlerdir? Ya dinleri kuranlar, ya da din kurucularin ummetleridir. Demek oluyor ki, dini islerde, ilgililerin tanikliginin istinaf ve temyizi, buna itiraz edilmesi mumkun degildir.
- - - - - - - - - - - - -
Iyi yazamiyorsan, iyi dusunemezsin iyi dusunemiyorsan baskalari senin yerine dusunur.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Gun isigina, temiz havaya, arkadasliga, sakin bir uykuya ve guzel dusuncelere inaniyorum.

VOLTAIRE (Francois-Marie Arouet) (1694-1778) Fransiz yazar ve filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 260 Kamu gorevinin terki veya yapilmamasi

1) Hukuka aykiri olarak ve toplu bicimde gorevlerini terk eden gorevlerine gelmeyen gorevlerini gecici de olsa kismen veya tamamen yapmayan veya yavaslatan kamu gorevlilerinin her biri hakkinda uc aydan bir yila kadar hapis cezasi verilir. Kamu gorevlisi sayisinin ucten fazla olmamasi halinde cezaya hukmolunmaz.
2) Kamu gorevlilerinin mesleki ve sosyal haklari ile ilgili olarak hizmeti aksatmayacak bicimde gecici ve kisa sureli is birakmalari veya yavaslatmalari halinde verilecek cezada indirim yapilabilecegi gibi ceza da verilmeyebilir.


- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/