31 Temmuz 2021 Cumartesi

ERDOĞAN HAYVANLARI VE EVLERİ YANAN YURTTAŞLARA ÇAY FIRLATTI



ERDOĞAN HAYVANLARI VE EVLERİ YANAN YURTTAŞLARA ÇAY FIRLATTI

31.07.2021 20:48

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Marmaris'te yaptığı açıklamada mağduriyetlerin giderilmesi için yine yurttaşlara çağrı yaptı. Erdoğan evlerini ve hayvanlarını kaybeden yurttaşlara çay fırlattı.


https://www.birgun.net/haber/erdogan-hayvanlari-ve-evleri-yanan-yurttaslara-cay-firlatti-353602

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

"...din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti.(..) Artık Türk, cenneti değil, (..) son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu.
İşte dinin, din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra."

Mustafa Kemal ATATÜRK
(Mustafa Kemalin yazdığı Afet inan imzasıyla çıkan Medeni Bilgiler kitabı 1931)

- - - - - - - - - - - - - - - -

Irritare crabrones
Esekarilarini rahatsiz etmek

Latin Atasozu

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz.
En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır"

ATATÜRK, 1925, Kastamonu Nutku, Söylev ve Demeçleri

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ey Turk Gencligi Birinci vazifen Turk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve mudafaa etmektir.

K.Ataturk

- - - - - - - - - - - - - - - -

Amor est vitae essentia
Ask hayatin ozudur. (Robert B. Mackay)

Latin Atasozu

- - - - - - - - - - - - - - - -

Biz Tanrıya güveniriz/In God We Trust:
Bu doğru olsaydı bile daha iyi olacağını sanmıyorum.

Mark Twain

- - - - - - - - - - - - - - - -

DUUURR BOPCU Ovalden oturtuldugun,
O koltuk tasmayi taktigin yerdir
. . . . . .
Bu Tumsek, Mehmedin vatan boyunca,
Uzanan turbesi yer-gok boyunca,
Olusu-dirisi ebed boyunca,
Nobeti nobete devreden yerdir
. . . . . .
Dusun ki, hasroldu Cengiz Kamalla,
Senin soyun uyur ancak kavalla,
Turku esir aldim sanma cuvalla,
Anani cuvala tiktigi yerdir

ASLITURKDEN / AYBUKEN

- - - - - - - - - - - - - - - -

Av ve zafer için tutkuyla donanan görkemli yırtıcı hayvan, sarışın canavar görmezlikten gelinemez.
Bu gizli temel, zaman zaman patlar, hayvan tekrar vahşete döner.
Romalı, Arap, Alman, Japon soyluluğu, Homerosun kahramanları, İskandinav Vikingleri ...
tümü de bu gereksinimi paylaşıyorlardı.
Nereye gitseler arkalarında "barbar" kavramını bırakan bu soylu ırklar, en yüksek kültürlerinde bile, bunun bilinçliliğini gösteriyor, gururunu taşıyorlardı.

Friedrich Wilhelm Nietzsche
(d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900)
Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde
çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Şimdi Diğer Parti Liderleri Beni Yüce Divan Ile Tehdit Ediyor Ama Bilmiyorlar Ki Ben Bu Yola Çıkarken Kefenimi Yanıma Aldım.

Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE)
Türkiye denilen ülkenin başbakanı
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

MÜYESSER YILDIZ : ERDOĞAN ABD’NİN BU PLANINI KİMDEN ÖĞRENDİ?


MÜYESSER YILDIZ : ERDOĞAN ABD'NİN BU PLANINI KİMDEN ÖĞRENDİ?

Tarih: 31/07/2021

Erdoğan dün Cuma namazı çıkışında yine konuştu. Gazeteciler sordu o cevapladı. Haliyle ağırlıklı konu ülkemizi kasıp kavuran yangın felaketiydi. Doğal olarak da bu konuda anlattıkları tartışılıyor.

Dikkati Erdoğan'ın dünkü açıklamalarından gündem olmayan bir başka konuya çekmek istiyorum.

Biliyorsunuz ABD geçen yıldan beri sınırımızın dibindeki Dedeağaç'a askeri yığınak yapıyor. İşte Erdoğan'a bu gelişmeler hatırlatıldı o da şu karşılığı verdi:

"Bu 2014 yılından beri Amerika'nın Dedeağaç'taki aslında bir planlı programıdır. Dolayısıyla yani burada anormal bir gelişme söz konusu değil. Bu kendisinin bu planlı attığı adımı da bizler de yakından takip ediyoruz. Yunanistan-Amerika ilişkilerini zaten biliyorsunuz fakat bizler de burada üzerimize düşen neyse bunu her zaman yapıyoruz. Tedbirse tedbir. Bunlar da zaten her zaman bizim için alınan veya atılan adımlardır. "

ÜSLENME DEĞİL TATBİKAT PLANI

Doğrusu ABD'nin 2014'ten beri Dedeağaç gibi planlı bir programı olduğunu duymamıştım. Araştırdım. 2014'teki olay özetle şu:

Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesi üzerine ABD öncülüğünde NATO ve AB'nin de desteğiyle Atlantik Çözümü Operasyonu (Operation Altantic Resolve) planı hazırlandı. ABD-Avrupa stratejik ortaklığını güçlendirme amaçlı planda ABD'nin bölgedeki hava kara ve deniz varlığını artırıp önceden planlanmış tatbikatlar geliştirilmesi öngörüldü. Sözkonusu planın "müttefiklere güvence vermek ve Rusya'yı bölgesel hegemonyadan caydırmak için" "ihtiyaç olduğu sürece yürürlükte kalacağı" kaydedildi. Bu kapsamda da çok sayıda tatbikatın planlaması yapıldı.

DEDEAĞAÇ NE ZAMAN GÜNDEME GELDİ?

Ekim 2018'e gelindiğinde dönemin Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos (2017'de bize ait Eşek Adası'nda kuzu çeviren Bakan) Washington'a gitti. ABD'li mevkidaşı Jim Mattis'e "Yunanistan'da 3 askeri üs daha kurmalarını" teklif etti. Kammenos'un üs kurulmasını istediği yerlerden birisi de Dedeağaç'tı.

Yunanistan'da koalisyon hükümeti vardı ve bu teklif o hükümeti bile karıştırdı. Büyük ortak Başbakan Çipras'ın partisinden "Hükümetin öyle bir planlaması yok. Kesinlikle mutabık değiliz. ABD'nin bölgedeki emelleri için Yunanistan'ı saldırı noktası olarak kullanmasına karşıyız. " açıklaması yapılırken Çipras Kammenos'tan konuyla ilgili bilgi istedi. Kammenos sosyal medya hesabından "Bu üsler zaten faaliyet gösteriyor. " iddiasında bulundu. Bu arada ABD'nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt "Dedeağaç'da ABD helikopter üssü kurulmayacak. " dedi.

GEÇEN YIL BU ZAMANLARDA İSE ŞUNLAR YAŞANDI:

ABD'nin 101. Hava İndirme Tugayı Dedeağaç'a yerleşti. Malzemeleri taşıyan ABD bayraklı gemiye Bizans bayrağı çekildi.

ABD'nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt bu törende yaptığı konuşmada "ABD'nin ortak güvenlik ve ekonomik çıkarlarını ilerletmek için Yunanistan ile çalışmaya kararlı olduğu" konusunda izleyen herkese açık bir sinyal gönderdiklerini vurguladı. Meis Adası dahil Yunanistan'a ait adaların Yunanistan anakarası ile aynı münhasır ekonomik bölge haklarına sahip olduğunu öne sürdü. Ve dahi Türkiye'ye "Doğu Akdeniz'de Yunanistan ile Kıbrıs'ın kendi yetki alanı ilan ettiği alanlarda doğal kaynak arama planları gibi gerginlik yaratan faaliyetlerini durdurması yönünde" çağrıda bulundu.

İKTİDAR MEDYASI BİLE SORGULADI

Bu gelişme karşısında Ankara'dan neredeyse hiç ses çıkmazken Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım gibi hassasiyeti olanlar Yunanistan'ın Dedeağaç'ta ABD'ye üs vermesinin Lozan Antlaşması ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi. Uzmanlar da Lozan'a göre Dedeağaç'ın askersiz olması gerektiğini hatırlatıp bir kuşatma planı ile karşı karşıya olduğumuzu anlattı.

İnanmayacaksınız ama iktidarın gazetesi Sabah'ta bile ABD'nin Dedeağaç'a askeri ve silah yığınağı için NATO tatbikatları gerekçe gösterilse de kurulacak üssün "Çanakkale ve İstanbul boğazlarını tehdit edebilecek bir gelişme" olduğu şeklinde yorumlar yapıldı.

ABD 5 ay önce Dedeağaç'a yüzlerce helikopter ve bin 800 askeri araç konuşlandırdığında da yine iktidarı destekleyen Yeni Şafak gazetesi "Bu hazırlık kimin için?" diye sordu.

Mayıs'ta yine NATO tatbikatı gerekçesiyle Dedeağaç'a asker ve silah geldiğinde ABD Yunanistan İngiltere ve NATO'nun üst düzey komutanlarının katıldığı bir tören düzenlendi.

ABD'nin Atina Büyükelçisi Geoffrey Pyatt Dedeağaç ve Kavala limanlarının özelleştirilmesinde iki ABD şirketinin önemli rol oynayacağını belirterek Yunan hükümetine teşekkür ederken Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopulos Türkiye'ye "Yunanistan her zaman egemenlik haklarını savunmaya hazırdır ve gerekirse bunu kararlı ve etkili bir şekilde yapacaktır. " mesajı gönderdi.

Son olarak 6 gün önce Dedeağaç'a yüzlerce tanktan oluşan yığınak yapıldı. Hürriyet gazetesi bu yığınağın ABD'nin Doğu Avrupa'da Rusya tehdidine karşı yürüttüğü "Atlantik Çözümü Operasyonu" çerçevesinde yapıldığını ve bu tankların önümüzdeki günlerde Romanya ile Bulgaristan'a sevk edileceğini yazdı.

Atlantik Çözümü Operasyonu'nun ne olduğunu ve neleri kapsadığını yukarıda anlattık.

Oysa görüldüğü üzere ABD dibimizdeki Dedeağaç Limanı'na üstelik de Lozan'a aykırı olarak adeta el koymuş durumda.

DEDEAĞAÇ ANLAŞMASININ TARİHİ

Bu gidişatın dayanağı ne derseniz?

ABD-Yunanistan arasında 8 Temmuz 1990'da imzalanmış olan Savunma İşbirliği Anlaşması 5 Ekim 2019'da yenilendi.

İşte 13 Şubat 2020'de yürürlüğe giren bu anlaşmayla Yunanistan ABD'ye Dedeağaç Limanı başta olmak üzere karşılıklı mutabık kalınan "askeri olmayan tesisler ve altyapıyı kullanma" hakkı verdi.

ABD'nin Dedeağaç üslenmesinin hikâyesi buyken; gel de şunları sorma:

Erdoğan bunun 2014'ten beri planlı bir program olduğunu nereden çıkardı; bu bilgiyi nereden kimlerden aldı?

Lozan'ın çiğnenmesi "anormal" bir gelişme değil mi?

Türkiye'nin kuşatılması ve Lozan'ın çiğnenmesi karşısında alınan "tedbirse tedbir"ler ve atılan adımlar nelerdir?



https://muyesseryildiz.com/2021/07/31/erdogan-abdnin-bu-planini-kimden-ogrendi/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Dus ama, kalkarken topraktan mutlaka bir seyler al.

Anonim Nasihat

- - - - - - - - - - - - - - - -

Evet Karabekir, Arapoğlunun saçmalıklarını Türk oğullarına öğretmek için Kuran'ı Türkçe'ye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım, ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler.

Mustafa Kemal Atatürk

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir fikrin acemi savunucusu usta saldiricisindan daha zararlidir.

- - - - - - - - - - - - - - - -

İlkel insanların, tabiatın her şeyinden, gökgürültüsünden, geceden, taşan bir nehirden ve vahşi hayvanlardan ve hatta birbirinden korktuklarını biliyoruz.
İlkel insan kümelerinde ata korkusu ve büyük kabilelerde onun yerine geçen Allah korkusu insanların kafalarında ve hareketlerinde hesapsız yasaklar yarattı.
Yasaklar ve hurafeler üstüne kurulu birçok adet ve ananeler, insanları düşünce ve harekette çok bağladı.
O kadar ki, bireysel düşünce ve hareket özgürlüğü gibi bir hak anlayışı asla uygulanmadı.
Cemaatlerin başına geçebilen adamlar, cemaati Allah adına idare ederdi.
Bireyin hakkı, hürriyeti söz konusu değildi.
İnsanlığın fikri gelişimi artıp tabiatın her şeyden büyük ve her şey olduğu anlaşıldıkça, tabiatın çocuğu olan insan kendinin de büyüklüğünü ve haysiyetini anlamaya başladı.
Bundan sonra bireyle hükümdar ve devlet arasında hak davası ve hak mücadelesi başladı.

Mustafa Kemal Atatürk

- - - - - - - - - - - - - - - -

KUMRULU SIIR
. . . . . .
Duydugum yoktu ne vakittir
Guvercin sesi, kumru sesi, pencerede;
Icime gene
Yolculuk mu dustu, nedir?
Nedir bu yosun kokusu,
Martilarin gurultusu havalarda;
Nedir?
Yolculuk olmali, yolculuk.

Orhan Veli KANIK

- - - - - - - - - - - - - - - -

Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan ve eski taahhütlerini unutmayan insan mükemmel bir insandır.
Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen kişidir.

Konfiçyus

- - - - - - - - - - - - - - - -

Son soz hicbir zaman soylenmemistir...
Son damla yas dusmemis...
Son bulmamistir ayriliklar...
Son degildir hicbir kavusma...
Olum son opucugunu kondurmadiginda...

Homeros un Suskusu / Ilyada

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ubi fumus, ibi ignis
Duman varsa ates de vardir. (Ates olmayan yerden duman cikmaz)

Latin Atasozu

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Yüksek makamların şunun bunun aracılığı ile verilmesi doğru değildir.
En bilgilisi hangisi ise ona verilmek gerektir...
Bir cahilin, sırf eskidir diye bir bilginin önüne geçirilmesi haksızlıktır.
Bilgi ve diyaneti olunca, genç de olsa zarar vermez.
Yaşlı ile genç, bilgi ve marifette eşit olunca yaşlının önüne geçmesi daha doğrudur.
Amma bilgi ve marifetten hissesiz olunca 1000 yaşında da olsa halka faydası olmaz.
Ve hakkı, yanlıştan ayıramaz."

Koçi Bey
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

ORHAN UĞUROĞLU : ERDOĞAN; ÖNCE TANISIN SONRA TÜRKİSTAN'A GİTSİN

ORHAN UĞUROĞLU : ERDOĞAN; ÖNCE TANISIN SONRA TÜRKİSTAN'A GİTSİN

orhan@yenicaggazetesi.com.tr 31 Temmuz 2021 Cumartesi


AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen Suriyeli sığınmacıların önerisini "Suriye'den gelenlere sordum. Diyorlar ki: İlk olarak bizden önce gelenler geldikleri yere gitseler biz de yol yordam öğrensek sonra biz gitsek" diye açıkladı.

Şimdi bu parlak sözleri söyleyen Suriyeli mi yoksa Şen'in Suriyelilere mal ettiği kendi fikri mi bunu sorgulamak lazım.

Eğer bu sözü söyleyen Suriyeli ise hemen kimliğini açıklamalı ki bu sözleri neden ve niçin söylediğini öğrensek.

Eğer bu sözler bir Suriyelinin değil de Mustafa Şen'in kendi fikri ise bunu da başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP'liler ile AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'liler sorgulamalı.

Ayrıca o Suriyelinin fikrini paylaşıyorsa demek ki aynı görüşte ve "Bizden önce gelenler geldikleri yere gitseler" sözünü benimsiyor ve savunuyor.

Biz Türkler nereden geldik de Anadolu'yu vatan yaptık.

Mustafa Şen nereye gitmemizi istiyor?

Büyük Türkistan'a mı?

Ya da Doğu Türkistan'a mı?

Peki gidelim ama önce Türk devletini temsilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çin zulmü altında özgürlük mücadelesi veren Doğu Türkistanlı soydaşlarımıza destek versin.

1991 yılında kurulan Bildirilmemiş Milletler ve Halklar Örgütü'nün (UNPO) kurucu bir üyesi olan Doğu Türkistan'ı devlet olarak tanıdığımızı açıklasın.

Hatta Ahmet Davutoğlu'nun yıllarca önce yaptığı gibi Doğu Türkistan'a resmî ziyaret yapsın…

Haydi o zaman Erdoğan gidip yolu açsın ki bizler de gidebilelim…

Türklerin Anadolu'yu vatan yapmalarına gelince Şen'e tavsiyem tarih kitaplarını dikkatli okusun.

Bu arada çok sevdikleri örnek aldıkları Osmanlı İmparatorluğu'nda padişahların Anadolu'ya bakışını da anımsatayım.

Osmanlı Anadolu halkına;

"Memalik-i Osmani" (Osmanlı'nın mülkü)

"Diyar-ı Rum" (Rumların diyarı) derdi.

Osmanlı padişahları özellikle Fatih dönemi sonrasında kendilerini de şöyle adlandırdılar:

Roma Kralı

Peki tüm yabancı devletler Anadolu'ya ne derdi:

Türklerin yurdu; Türkiye

Osmanlılar bu söylemi kabul etmeyen tarihteki tek Türk devletidir.

Zaten Osmanlılar Anadolu Türkmen halklarını her daim köle olarak görmüş ve dışlamışlardır.

Siyasi tepki...

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve AKP eski milletvekili Selçuk Özdağ aktif bir siyasetçidir.

Beni arayan Özdağ AKP'li Mustafa Şen'in sözlerini şöyle yorumladı:


"Bazı insanlar vardır ki susmaları kesinlikle konuşmalarından daha hayırlıdır.

Bu insanlardan biri de ne hikmetse Ak Parti genel başkan yardımcılığına getirilen Mustafa Şen'dir. Mustafa Şen öyle bir zat ki her sözü illa ki ötekileştirecek illa ki kıracak dökecek ve bölecek.

Mülakatlardan elenen gencecik öğrencilere 'terörist' yaftası vurmasından sonra şimdi de çıktı ve mazlum Suriyelileri kullanarak ülkeyi bölme; halkı birbirine kin besler hale getirme çabası içine girdi.

Neymiş efendim Suriyelilerle görüşmüş de onlar 'önce Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları geldikleri yerlere gitsinler biz de onlardan görüp nasıl geri döneceğimizi öğrenelim' demiş.

Okumuşsun yazmışsın bir şeyler biliyor sanıp vazife de vermişler fakat bu sözünün ülkede nelere mâl olacağını bilemeyecek kadar cahilsin.

Ha yok bilerek söylüyorsan zaten vatanına ihanet etmiş sayılırsın ki bunun karşılığını hukukçularımız daha iyi bilir.

Biz dünü unutmadık. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövenlerden olmadık. Afganlar bizim kardeşimizdir Suriyeliler bizim kardeşimizdir.

Dün nasıl ki onlar emperyalizme karşı direniş gösteren bizlerin yanında olup bu vatanda hür ve bağımsız bir şekilde yaşamamıza destek verdilerse; bugün de bizim vazifemiz onların kendi vatanlarında hür ve bağımsız bir şekilde yaşamalarına destek vermektir.

Mustafa Şen sen ve senin gibiler mazlum milletleri sadece amaçlarınız için kullananlardansınız.

Eğer aksi olsaydı bugün zulüm altında inim inim inleyen Doğu Türkistanlı kardeşlerimize bir zulmü de sen ve senin gibiler reva görmezdi.

Mustafa Şen artık sus. Sen konuştukça ülke ne hale geliyor gör ve tekrar söylüyorum artık sus. "

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/erdogan-once-tanisin-sonra-turkistana-gitsin-465912h.htm

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Turkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktir.

K.Ataturk

- - - - - - - - - - - - - - - -

Canavarlarla savaşanlar, sonunda canavar olmamaya dikkat etmelidirler.
Ve bir boşluğa uzun süre bakarsan, boşluk da sana bakar.
(Beyond Good and Evil)

Friedrich Wilhelm Nietzsche
(d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900)
Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde
çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog.

- - - - - - - - - - - - - - - -

MARIA

Sustu Another Life gazinosu
Sustu şarkılar,
Paletimde renk sustu, fırçamda şekil
Ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
Sustu Peramosun mazgallarından
Şehre pancur pancur dökülen arya,
Artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
Ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
Bu medar ikliminin tenha gecesinde
Sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut
Sardı bu sızı
Hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
Sapsarı bir şüphe sarar ya işte öylesine berbat bir hal var.
Hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey
Ama dördüncü tarassut kulesinde
Bir şüpheli sinyal var
Hayır hayır yalan bütün bunlar
Artık ne kadere inanıyorum ne fala
Yalan söylüyor o falcı kadın
O hintli parya.
Ben yalnız sana inanıyorum
Yalnız sana, MARYA...

Bekir Sıtkı Erdoğan
Emekli Deniz Subayı
Ölümü 08-2014

- - - - - - - - - - - - - - - -

Hayatta iki cesit trajedi vardir; biri istedigini elde edememek, oteki; elde etmek.

Oscar wilde

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yakın Tarih

Gün gelir bu işe bu millet de şaşar
Tam kurşun işlemez deminde karanlığın
Bir ateş böceğidir başlar

Can Yücel

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Şüphe etmemek gerekirdi ki, Ermeni kıtali konusundaki sözler, gerçeğe uygun değildir.
Aksine, güney bölgelerinde, yabancı kuvvetler tarafından silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cesaret alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmaktaydılar.
İntikam düşüncesiyle her tarafta insafsız bir şekilde öldürme ve yok etme siyaseti gütmekteydiler.
Maraş'taki feci olay bu yüzden çıkmıştı.
Yabancı kuvvetlerle birleşen Ermeniler, top ve ağır makineli tüfeklerle Maraş gibi eski bir Müslüman şehrini yerle bir etmişlerdi.
Binlerce çaresiz ve suçsuz ana ve çocukları işkenceyle öldürmüşlerdi.
Tarihte bir benzeri görülmemiş olan bu vahşeti yapan Ermenilerdi.
Müslümanlar yalnız namuslarını ve canlarını korumak için karşı koymuş ve kendilerini savunmuşlardı.
Yirmi gün süren Maraş soykırımında, Müslümanlarla birlikte şehirde kalan Amerikalıların, bu olay hakkında İstanbul'daki temsilciliklerine çektikleri telgraf, bu faciayı yaratanları, yalanlanamayacak bir şekilde ortaya koymaktaydı.

Adana ili içindeki Müslümanlar, tepeden tırnağa kadar silahlandırılan Ermenilerin süngülerinin baskısı altında her dakika öldürülmek tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyorlardı.
Canlarının ve bağımsızlıklarının korunmasından başka bir şey istemeyen Müslümanlara karşı uygulanan bu zulüm ve yok etme politikası, uygar dünyanın dikkatini çekecek ve onları insafa getirecek nitelikteyken, aksinin yapıldığını iddia ederek ondan vazgeçilmesini isteme gibi bir teklif nasıl ciddi olarak kabul edilebilirdi?"

Atatürk'ün CHP'nin İkinci Kurultayında, 20-25 Ekim 1927 tarihlerinde okuduğu Büyük Nutuk.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Insana olanlar degil, o insanin icinde olanlar onemlidir.

LOUIS MANN

- - - - - - - - - - - - - - - -

TANJU OKAN : KADINIM

?Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen
Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte

Sen kadınım

Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen
Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık

Sen kadınım

Eşyalar toplanmış seninle birlikte

Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen
Masamız köşede öylece duruyor
Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
Sanki hepsi hasret senin nefesine

Sen kadınım

Bana bıraktığın bütün bu hayatın
Yaşanan aşkların değeri yok artık
Ben sensiz olamam artık anlıyorum
Sen
Şimdi çok yalnızım
Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
Elini ver bana
Dışarda yalnız, yalnız üşüyorum

Sen kadınım

Söz ve Müzik : Mehmet Teoman

- - - - - - - - - - - - - - - -

Diline ve gozune sahip ol, bogazina dikkat et; az ye, fakat helal ye.

Kutadgu BILIG
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

YILMAZ ÖZDİL : GÖZYAŞIYLA SÖNER Mİ?

YILMAZ ÖZDİL : GÖZYAŞIYLA SÖNER Mİ?

Sözcü 31 Temmuz 2021


Yunanistan'ın iki makam uçağı var devleti yönetenler sarayda oturmuyor 39 adet yangın söndürme uçakları var.

Fransa'nın sekiz makam uçağı var babanın malı gibi kullanamazsın Fransa başbakanı mesela seyahata giderken yanında iki oğlunu götürdü oğulları için kendi cebinden devlete 2.500 euro bilet parası ödedi devleti Elysee Sarayı'ndan yönetiyorlar bizim saray Elysee'den 30 misli büyük bizim yazlık saray Elysee'den dokuz misli büyük 32 adet yangın söndürme uçakları var.

İspanya'nın üç makam uçağı var biri kral'ın hükümet sarayda oturmuyor şu anki kral bile babasının sarayında oturmuyor 17'si kendilerine ait 57'si kiralık 74 adet yangın söndürme uçakları var.

İtalya'nın sekiz makam uçağı var hükümet ve cumhurbaşkanı kendilerine tahsis edilen sarayı sadece çalışma ofisi olarak kullanıyor oturmuyor kendi evlerinde oturuyorlar Vatikan'ın serveti dünyadaki bütün uçakları satın almaya yeter ama Papa'nın makam uçağı yok ülkelerarası seyahata gidecekse İtalyan devletinin havayolu şirketi Alitalia'dan yolcu uçağı veriyorlar onunla gidiyor 19'u kendilerine ait 88 yangın söndürme uçakları var.

Bizde 13 makam uçağı var bizimkinin son makam uçağı Beyaz Saray'da bile yok ABD başkanının Air Force One tabir edilen makam uçağı bizimkinin bir alt modeli… Asrın liderimiz 1.150 küsur odalı saray yaptırdı 300 odalı yazlık saray yaptırdı Ahlat'a göl manzaralı saray yaptırıyor Vahdettin Köşkü'nü Dolmabahçe Sarayı'nı Beylerbeyi Sarayı'nı Huber Köşkü'nü Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü'nü Beykoz Kasrı'nı kullanıyor Savarona'yı kullanıyor Abdülaziz'in altın varaklı padişah koltuğunu kullanıyor kendimize ait yangın söndürme uçağımız yok anca üç adet kiraladık.

ABD dedim aklıma geldi… ABD başkanı bile bizimkinin bir alt modeli makam uçağını kullanırken ABD'nin orman yangınlarına müdahale etmek için sahip olduğu ve her yangın sezonu başında kiraladığı toplam uçak ve helikopter sayısı kaç biliyor musunuz?

1000!

Yazıyla bin!

ABD'de dünyanın en büyük yangın söndürme uçağı var Boeing 747-400… Yolcu uçağıydı modifiye edildi yangın söndürme uçağı haline getirildi. 90 bin litre su taşıyabiliyor. 90 bin litre söndürücü köpük türevi kimyasal taşıyabiliyor. Özel pompalama sistemiyle isterse yağmur gibi serpintili olarak bırakıyor isterse 90 tonu aynı anda foş diye bırakıyor. Piste iniyor 30 dakikada yeniden dolduruluyor. Her seferinde 50 metre genişliğinde 5 kilometre uzunluğunda bir alanı söndürüyor. Sacramento havalimanında parkediyor 960 kilometre hızla uçuyor ülkenin her yerine acilen yetişebiliyor.

Kanadalı altın madencisi geliyor sayın hükümetimizin izniyle 195 bin ağacımızı köklüyor söküp atıyor bütün dünyada Alplerden sonra oksijen oranı en yüksek bölge olan Kazdağları'na siyanür döküyor zümrüt gibi ormanlarımızı mahvediyor meteor çarpmış hale getiriyor… Kanada'da bir tek dal bile kesemezsin bayrağında bile akçaağaç yaprağı var 136 adet yangın söndürme uçağı var.

Hırvatistan'ın toplam yüzölçümü bizim sadece Ege bölgesinin yarısı kadar ama sekiz adet yangın söndürme uçağı var.

Fas'ın yarısından fazlası çöl beş adet yangın söndürme uçağı var.

Kıbrıs Rum Kesimi bizim Antalya'nın anca dörtte biri büyüklüğünde ama bizden fazla yangın söndürme uçakları var.

(Henüz 18 yaşındaydım. İzmir'de muhabir olarak işe başlamıştım gündüz okula gidiyor gece çalışıyordum.

Saat 23 sularıydı polis telsizinden cayır cayır anons geçmeye başladı Nif Dağı'nda orman yangını çıkmıştı. Fırladık hemen…

Orman yangını denilen hadiseyi hayatımda ilk kez orada gördüm. O güne kadar ben de sizler gibi sadece gazete sayfalarında veya televizyonda görmüştüm. Yakından hiç de öyle değildi.

İnanılmaz bir gürültü derinden gelen bir uğultu vardı.

Sanki ağaçlar yanmıyor da yanardağ patlıyor gibiydi yer yarılıyormuş gibiydi ağaçların arasından koştura koştura fil sürüsü çıkacakmış gibiydi öylesine ürkütücü bir sesti.

Kor haline gelmiş kozalaklar tetiğine basılmış mermi gibi şarapnel gibi etrafa saçılıyordu taa 20 metre uzağı 30 metre uzağı tutuşturuyordu ormanın öfkesi adeta makineli tüfekle ateş eder gibiydi dehşetti.

Gündelik kıyafetleriyle hiçbir koruma önlemi olmadan alevlerin üstüne atılan orman işçilerinin ne kadar cesur insanlar olduklarını isimsiz kahramanlar olduklarını ilk o gece farketmiştim.

Havada geniz yakan kesif bir is kokusu vardı soluk almakta güçlük çektiğimi hatırlıyorum.

Güya uzakta durmaya çalışıyorduk ama üstümüz başımız kül olmuştu kül yağıyordu öyle böyle değil lapa lapa kül yağıyordu.

Hangi yönden estiği belli olmayan tuhaf bir rüzgar üfürüyordu yüzümüzü tütsüler gibi yalıyordu sanki devasa bir fön makinesiydi.

Kaçamayan tavşanları nereye gideceğini bilemeyen sincapları kaçması mümkün olmayan kaplumbağaları börtü böceği ilk o gece düşünmüştüm… O güne kadar hiç düşünmediğim için utanmıştım.

Aniden içinde kaldığı zifiri dumana teslim olan minicik sığırcığın biblo misali cansız bedenini ilk o gece görmüştüm kanatları bile kurtulmasına yetmemişti çaresizlikle hatırlıyorum.

Kavrulduğu için tekrar yeşermesi kimbilir kaç yıl sürecek olan kapkara toprağı ilk o gece avuçlamıştım. )

(Hiç unutmuyorum fotoğrafladık yazdık taşra baskısı bitmişti şehir kalıplarına yetişmesi için yazıişlerine teslim ettik.

"Ciğerlerimiz yandı" başlığını attılar!

Sayın basınımızın bıkıp usanmadan kullandığı klişe manşetlerden biridir bu… Her orman yangınında fotokopi gibi aynı başlığı atarlar.

18 yaşındaydım ciğerlerimiz yandı yazıyorlardı emekli oldum hâlâ ciğerlerimiz yandı yazıyorlar.

Hissetmez umursamaz düşünmez ama sanki ciğerinden hissetmiş gibi rol yaparak hep aynı başlığı atarlar.

Kimse kusura bakmasın ama bu memlekette başımıza her ne geliyorsa işte bu sikindirik yaklaşım yüzünden geliyor. )

(Fidan dikelim kampanyalarımız da pek meşhur… Dikelim elbette ama yananın hesabını sormazsan diktiğin orada kalır mı? 200 yıllık 300 yıllık ağaçlar kül oluyor diktiğin onların yerini tutar mı? Şekilden mi ibarettir orman… Kaplumbağayı da mı dikeceksin? Dört vatandaşımız hayatını kaybetti kaç fidan dikersek geri getirebiliriz?)

Bir ülke her yıl tekrar tekrar yanıp her yıl tekrar tekrar gafil avlanır mı kardeşim?

Bu önlenebilir felaketlerin sorumlusu "şatafat zihniyeti" değil mi?

Bakın Türk Hava Kurumu'nun yangın söndürme uçakları hangarda çürüyor pilotlarını bile işten attılar Türk milleti çaresizlikten dizlerini döve döve yangın haberlerini seyrediyor Türk Hava Kurumu'nun başına kayyum olarak koydukları Akp bakanı düğüne gitmiş…

Bu vebal şatafat zihniyetini alkışlayanların değil mi?

https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/gozyasiyla-soner-mi-6565960/

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Insan ne denli derinine bakarsa yasamin, o denli derinden gorur aciyi.

Friedrich Nietzsche

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ad hoc
Belli bir amaca yonelik

Latin Atasozu

- - - - - - - - - - - - - - - -

Zekilik kadar aptallık da gerekliydi.
Ama aptalca davranmak da zekice davranmak kadar zordu.

George Orwell-Hayvan Çiftliği

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bir Martıyı Ağlattın Sen

bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
kütür kütür küfrediyor gece imanıma
bir yaprak kırılıp suya düşüyor
su yaralanıyor su kanıyor şelale

bitmemiş bir ömrün yalanısın
sen: kabuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın bana inen son kutsal kitap
son fakir yatır
son aciz peygamber

bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık

Küçük İskender

- - - - - - - - - - - - - - - -

HER GUNKU OLUM
. . . . . .
Sehirde bir kasvet,
Ruzgarda bu davet,
Enginde hurriyet,
Serde genclik varken,
Beyaz acilirken
Bu mavi sularda
Her gun binbir yelken,
Âni bir kararda,
Edip sehre veda,
Nicin acep nicin
Sen de bir geminin
Yolcusu degilsin?
Sehirde bu kasvet,
Ruzgarda bu davet,
Enginde hurriyet,
Serde genclik varken.

Cahit Sitki TARANCI

- - - - - - - - - - - - - - - -

Islamiyeti yasayan kimse, hem sahsi, hem ailevi ve hem de sosyal hayatinda ibadet ediyor demektir.

Hekimoglu Ismail

- - - - - - - - - - - - - - - -

CEZAYIR TURKUSU
. . . . . .
Ya Allah
Ya Allah derim ki
Titrerim
Kara sesimden
Ya Allah.
Ya su
Akar da aydinligin uzak anilarimdan
Sirildar yuregimde unlu korsanlarin dalgalari.
Yuce sultanlarin kiliclari parlar yuzumde
Ya su, anliyor musun?
Burasi Cezayir, ya col,
Develerin binlerce yil tasidigi, atalardan,
Sevgi,
Us,
Kisiligim ya cingirak.
Yildizlar kotu olacaklarin ucgenlerinde
Yok etmis uc yonu.
Yedi yonu var etmis mutsuz kisiliginde yildizlar,
Ama uyukluyorum iste
Ya donence, aglamak dururken.
Ya hurma, tadin yok gayri,
Nice saklasan yalnizligi
Koyu yesilligini buyutsen nice,
Yitmis guzelligimiz
Ya hurma, elim ayagim aci.
Nasil haykiriyor cignenmis kumlar, duyuyor musun?
Ya ana kalk
Ya kadin yuru
Ya ogul kos
Bir anlamin gereken kurtulusuna.
Kurt iskeletlerince cirkindirler simdi,
Olulerim vurulmuslar alinlarindan,
Dusmusler Akdenize dogru.
Ozgurlukleri kalmamis artik
Al benim olulerimi, ya gece.
Ya toprak ko beni gideyim gideyim,
Varmislarin ardina ocul ocul.
Ve kucucuk ve eski ve yirtik bayraklar arasindan,
Ya gok
Al beni.

Fazil Husnu DAGLARCA

- - - - - - - - - - - - - - - -

Politikacılar bu kelimeyi bilirler.
Sizin üzerinizde kullanırlar.
Politikacılar geleneksel olarak üç şeyin arkasına saklanmışlardır:
Bayrak-İncil ve çocuklar.
Ancak bir sebebi var.
Bunun bir sebebi var.
Eğitimin rezil oluşunun bir sebebi var.
Asla düzelmemesi ile aynı sebep.
Asla düzelmeyecek.
Boşuna beklemeyin.
Elde ettiğinizle mutlu olun.
Çünkü bu ülkenin Sahipleri bunu istemezler.
Gerçek sahiplerinden bahsediyorum: Büyük ve Zengin.
Gerçek Sahipleri: Her şeyi denetleyen ve her şeye karar veren büyük ve zengin iş hissedarları.

George Carlin

- - - - - - - - - - - - - - - -

Herhangi bir hükümet için en tehlikeli insan, olayları ,egemen tabuları ve yanlış inançları umursamadan düşünebilen insandır.
Neredeyse kaçınılmaz olarak hükümetin sahtekar, manyak ve tahammül edilemez olduğu sonucuna varır.

Henry Mencken
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

REMZİ ÖZDEMİR : TÜRKİYE'DE ALMANCI OLMAK

REMZİ ÖZDEMİR : TÜRKİYE'DE ALMANCI OLMAK

remzi@ekonomist.net

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Sosyal medyada ilginç bir tartışmaya şahit oldum.

"Hamburg'dan 541 beygirlik 4 lt. motora sahip 2020 model Porsche Cayenne ile Yozgat'a gelen gurbetçi; 72 beygir tüplü 1 4 lt. motora sahip 1996 model Toros'u olan amcaya Almanya ekonomisinin çok kötü olduğunu anlatıp Türkiye'nin ekonomisini övüyor. "

Tartışmanın hemen üstünde bir tane muhteşem Porsche ve 1996 model Toros.

Tartışmanın konusu Almanya'da yaşayan Türklerin AKP tutkusu.

Bu tartışma yeni değil aslında. Son birkaç yıldır var.

Öyle ki 15 günlüğüne Türkiye'ye gelen yeğen ile dayı bile birbirine düşüp dargın ayrılıyorlar.

Almanya'da yaşayan Türkler için Almanya yaşanmaz bir ülke. Ekonomisi krizde. Çocukların okulları olmasa dahası zorunlu olarak yaşamak zorunda kalmasalar bir dakika durmayacaklar gelecekler….

Yine Almanya'daki Türklere göre gerçekten başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa Türkiye'yi kıskanıyor.

Cumhurbaşkanı'nın çok sayıda uçağının olması Alman Başbakanı Merkel'de ve o ülkede kompleks yaratıyor.

Yine Cumhurbaşkanlığı sarayının muhteşem olması yeni havaalanı köprüler ve yollar Almanların en çok kıskandığı şeyler.

Türkiye'deki en iyi ekonomist bile bunların Almanya ve diğer Avrupa bankalarından alınan Sendikasyon kredileriyle yapıldığını ve zarar eden işletmeler olduğunu bunların zararını 80 milyonun vergileriyle ödediğini anlatamaz.

Tıpkı tüplü 1996 model otomobile binen ve 1857 lira yani 186 Euro emekli maaşı ile geçinmeye çalışan Yozgatlı amca gibi kimse anlatamaz.

Sıradan bir fabrika işçisi iken 1 milyon lira civarındaki otomobilin tek bir tekerini bile 5 yıllık emekli maaşı ile alamayacak adam yeğenine yaşadıklarını nasıl anlatabilir ki?

Tartışma çok büyük!

Sosyal medyada Porsche ile cebine 4 bin Euro koyup gelen yeğen için gerçekten Türkiye büyük bir cennet.

Almanya'da arabasına koyduğu dizelin litre fiyatı 1 35 Euro. Yani Türk lirasına vurduğunda 13 lira. Türkiye'ye geliyor yarı fiyatına. Yani 7 liraya 1 litre dizel alıyor. Almanya'da sıradan bir lokantada 4 kişilik ailesi ile kebap yediğinde ödeyeceği fiyat en az 80 Euro. Yani 800 lira. Oysa Türkiye'de ödeyeceği en fazla 150 TL bilemedin 200 TL.

Daha birçok konuda Türkiye Almanya'da Euro kazanıp Türkiye'de harcayan insan için gerçekten cennet.

Bir an empati yapın!

1 TL'nin 10 Euro olduğunu düşünün.

Almanya'ya gidiyorsunuz ve her şeyi ülkenizdekinin yarı fiyatına alıyorsunuz.

Tıpkı Bulgaristan'dan her hafta sonu Edirne'ye yediği ekmeğe kadar almak için gelen Bulgarlar gibi.

O zaman siz o ülkenin parasını pul eden bir siyasi partiye ve onun liderine hayran kalmaz mısınız?

Mesela ben şahsen 1 TL'nin 10 Euro olduğu bir zaman Merkel'in ya da diğer Avrupalı ülkenin liderine büyük bir sevgi duyarım. Bırakın evimde onun posterini asmak doğacak çocuklarıma bile Merkel adını veririm.

Onun için sıradan bir fabrikada çalışıp satın aldığı Porsche ile cebine 4 bin Euro yani 41 bin lira koyup bir ayda harcamaya gelen Yozgatlı yeğen ve onun gibi gurbetçilerimize kızmayın!

Empati yapın! Yapamıyorsanız bile onun yaşadığı keyfin en azından hayalini yaşayın!

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/turkiyede-almanci-olmak-465913h.htm



--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Yeryuzunde gunes isigina layik olmayan nice insan var.
Ama gunes her gun dogar.

Seneca

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Toplum, üyelerinin yararı için mevcuttur;
toplumun üyeleri toplumun yararı için mevcut değildir."

Herbert Spencer

- - - - - - - - - - - - - - - -

Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır.

Friedrich Wilhelm Nietzsche
(d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900)
Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde
çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ömer Hayyam Bütün Dörtlükler [ 19. - 389 ]

İnsan bastığı toprağı hor görmemeli:
Kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili.
Duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç?
Ya bir Şah kafasıdır, ya bir vezir eli Arapça, içecek şey, anlamında bir kelime. Aşk ve mahabbet anlamına kullanılır. Coşkun aşk halleri ki, bu durumdaki kişi aşkta sadakat imtihanından geçer. Kemale erenlerin hali budur. Bu kelimeyle ilgili bazı deyimler şunlardır:
Şaraphane : Melekût âlemi, kâmil arifin iç dünyası.
Şarab-ı Puhte: Yıllanmış, kıvamını bulmuş şarap. Her türlü kayıttan, sınırlamadan kurtulmuş saf ve mücerred zevk.
Şarab-ı ham : Çiğ şarap. Dünyevî zevk ile karışık hayat.
Şarap-ı Tevhîd : Allahın zâtında mahvolup, her türlü maddî bağdan kurtulma.
İki türlü şarap vardır: Biri maddî, dünyevi, alkol ihtiva eden içilmesi haram olan içki, ki bu insanı içince sarhoş eder. Diğer şarap ise, aşk şarabıdır. Allahı sevmekten kaynaklanan zevkin sonucu olarak ortaya çıkan bir tür mestlik, melankoli hâli. Sûfîler bu bakımdan, içmeden sarhoş olanlardır, diye tanımlanır. Marifet, içmeden, manâ sarhoşu olmaktadır. Her iki sarhoşta ortak bazı özellikler vardır. Bunlardan biri, her ikisi için dış âlemin bir anlamı yoktur; sarhoşluk, her iki grubu dış dünya ile alakalı bir takım ilgilerden kesmiştir, ikisi arasındaki pek çok farktan bir diğeri de, şudur: : Mânâ sarhoşunda, karaciğerden kaynaklandığı söylenen bir tür iç hararet, maddî şarab içende bulunmaz.

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bazı insanlar vardır, eğer bir şeyi zaten bilmiyorlarsa, onlara anlatamazsınız.

Louis Armstrong

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ruhun ilaci kitaptir.

Japon Atasozu

- - - - - - - - - - - - - - - -

Amantes sunt amentes.
* * *
Asiklar cilgindir.

Latin Atasozu

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bilgiyi elde ettikten sonra halka soylemeyen, belletmeyen kisi,zengin olup da yoksul doyurmayan kimseye benzer.

Hz.muhammet (s.a.v.)

- - - - - - - - - - - - - - - -

Hiçbir Konuk Üç Günden Fazla Çekilmez.

PLAUTUS
OrajKalip


- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/