13 Mayıs 2020 Çarşamba

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ MADEM KURTULUŞ SAVAŞI'NDA SADECE YUNANLA SAVAŞTIK O HALDE MUDANYA ATEŞKESİ'Nİ NEDEN İNGİLİZLE FRANSIZLA İTALYANLA YAPTIK?


 

================================

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ MADEM KURTULUŞ SAVAŞI'NDA SADECE YUNANLA SAVAŞTIK O HALDE MUDANYA ATEŞKESİ'Nİ NEDEN İNGİLİZLE FRANSIZLA İTALYANLA YAPTIK?

Tam olarak kurtulduğumuz neydi?

1922'de ordularımız İzmir'i alınca vakit kaybetmeden İstanbul'a yöneldik. Malum İstanbul İngilizlerin elinde.

Bütün ordu İzmit'e yığıldı ve harekat için gün sayıldı derken ateşkes önerdiler.

Lozan görüşmeleri başladı.

Ordumuz İzmit'te beklerken Lozan süreci 8 ay sürdü.

İyi ama niye?

Hangi konuda anlaşamıyorduk?

Musul mu?

Hayır dostlar.

Musul 1 ay konuşup geçildi. Lozan'ın 8 ay sürmesinin 3 sebebi vardı. Yemin gibi aklınızda tutun bu 3 sebebi.

1- Yüzyıllarca padişahlar "kapitülasyon" adı altında yabancılara öyle imtiyazlar verdi ki gün geldi tepemize çıktılar.

Bankalar işletmeler limanlar vs onlarındı.

Ordumuz Voynuklar Martolozlar Cerahorlar ismiyle Hristiyan askerlerle doluydu.

Gün geldi Almanlar yönetti.

Paralarımızın üzerine Fransızca Ermenice Yunanca ibareler kondu.

Devlet dairelerinde onların bayrakları dalgalanıyordu.

Faturalardan istasyon isimlerine her şey onların dilindeydi.

Aynı bugün Suriyelilere tanınan vergi askerlik gibi ayrıcalıklar o kadar artmıştı ki bir yabancı suç işlediğinde Osmanlı zabiti onu tutuklayamıyor kendi konsolosu gelip ilgileniyordu.

İşte bu rezil düzenin yani kapitülasyonların Lozan'da kaldırılması için ısrar ettik.

8 ay buna direttiler ve sonunda kabul ettiler.

2- Bilindiği üzere Osmanlı ekonomisi çökünce Duyun-u Umumiye kurulmuş ve yabancılar Osmanlı maliyesine el koymuştu.

Yabancıların bu egemenliği bitecek dedik.

Yani Türkiye'nin ekonomisi bağımsızdır dedik!

8 ay direttiler ve sonunda kabul ettiler.

3- Gayrimüslim ile Müslümanın anlaşmazlığı bile çözülemiyordu çünkü Osmanlı mahkemelerini tanımıyorlardı.

Lozan görüşmelerinde "idari adli hukuki bağımsızlığımızı tanıyacaksınız. " dedik.

Yani Türkiye egemen olacaksa o halde bir yabancı suç işlediğinde Türk mahkemesinde yargılanacak! dedik.

8 ay Türk yargısını tanımak istemediler ama sonunda kabul ettirdik!

Bakınız bugün Papaz Brunson'a casus-hain dediler sonra Amerika istedi diye salıverdiler.

Oysa Lozan'a göre papazı yargılamak bizim egemenliğimizdeydi.

Onu salmakla egemenliğimizi zedeledik.

Sahte tarihçiler 'Musul verildi" diyerek Lozan'daki bu çok kıymetli egemenlik haklarımızın üzerini örtüyor.

Oysa Musul Cihan Harbi'nde kaybedildi.

12 Adalar Uşi Anlaşması ile İtalya'ya bırakılmıştı.

Uşi Lozan şehrinin bir semti olduğu için bu adaların Lozan'da gittiğini sandılar.

Ya da bu gerçeği bildikleri halde millete yutturdular.

Lozan'da adli hukuki askeri mali egemenliğimizi kazandığımızı bilin.

Türkiye savaşarak egemen devlet oldu.

Suriyelilere ayrıcalık tanınamaz.

Bu ayrıcalıklar kaldırılsın diye bizzat Lozan'da direten bizdik.

Öğretin çocuklarınıza herkese!

================================

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Err:502
- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

40. SOYUT BIR RUH ZEKI OLAMAZ VE BIR ILAHI ZEKAYA TAPMAK HAM BIR HAYALDIR

Zeki olarak adlandirdigimiz bir varligin dusuncelere, iradelere sahip olmasi gerekir. Dusuncelere, iradelere sahip olmak icin organlara sahip olmak gerekir; organa sahip olmak icin bir vucuda sahip olmak gerekir. Cisimleri etkilemek icin cisme sahip olmak gerekir. Duzensizligi, karisikligi hissetmek icin "sikinti duymak" yetenegi olmalidir. Bundan acik olarak su sonuc cikar: Soyut bir "ruh" zeki, kavrayisli olamaz ve dunyada olup bitenlerden etkilenemez. Siz, "ilahi zeka, ilahi fikirler, ilahi amaclar insanlarin zekalariyla, fikirleriyle, amaclariyla hicbir sekilde benzerlik gostermez" diyorsunuz. Ancak bu durumda, insanlar gerek iyi, gerek kotu olarak Allah'in amaclarini nasil degerlendirir, dusuncelerini nasil akla vurur, zekasini nasil tutkuyla yuceltebilir?! Bu durum, hakkinda bir fikir edinmek mumkun olmayan bir zat hakkinda hukum vermek, onu fazlasiyla takdir etmek ve begenmek, ona tapmak demektir ve Allah'in isine, amaclarinin derinligine hayran olmak, hakkinda bir fikir vermek mumkun olmayana tapmak degil midir? Bu ayni amaca hayran olmak, ne icin oldugunu bilmeksizin hayran olmak degil midir?

Hayranlik cehaletin kizidir. Insanlar ancak anlamadiklarina hayran olur ve taparlar.

- - - - - - - - - - - - -
Onalti yasimdayken birdenbire sozcuklerin salt tadini, baska deyisle, sozcuklerin sesleriyle cagrisimlarini bulguladim Para kazanmak gereksinimini bir yana birakirsak, duzyazi icin gerekli olan en az dort ana yazma nedeni (y. n.salt bencillik, estetik merak, tarihsel durtu, siyasal amac) oldugunu saniyorum.
Bunlar, her yazarda degisik olculerde bulunur ve bu oranlar yazarin icinde yasadigi cevreye gore zaman zaman degisir.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Butun cocuklar ateisttir, tanri fikri onlarda yoktur.

D'HOLBACH, BARON (Paul-Henri-Dietrich d'Holbach) (1723-1789) Almanya dogumlu Fransiz yazar, filozof ve ansiklopedici.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder