8 Ocak 2026 Perşembe

KİMİNE GÖRE FELLUCE DESTANI, KİMİNE GÖRE FELLUCE CEHENNEMİ

KİMİNE GÖRE FELLUCE DESTANI, KİMİNE GÖRE FELLUCE CEHENNEMİ

Arapçadan tercüme: Abdülhamid Doğan

Birinci Felluce Muharebesi, Irak'ta Amerika'nın tattığı en ağır yenilgilerden biri olarak tarihe geçti.

Bu muharebe, Amerikan güçlerinin Felluce şehrine girip kontrol altına alma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasıydı.

Her şey, 2004 yılında Felluce'de Amerikan Blackwater şirketine mensup dört paralı askerin öldürülmesiyle başladı. Cesetleri sokaklarda sürüklendi, ardından Fırat Nehri'ne bakan bir köprünün üzerine asıldı. Bunun üzerine dönemin Irak Başbakanı İyad Allavi'den, katillerin ve onlarla birlikte savaşan Arap mücahitlerin Amerikan tarafına teslim edilmesi istendi ve şehir halkına birkaç günlük süre tanındı.

Felluce'nin ileri gelenleri bu talebi kesin bir dille reddetti. Bunun üzerine Amerikan ordusu şehri kuşattı, bombardıman hazırlıklarını tamamladı ve Nisan 2004'te saldırı başladı.

Bu muharebede Amerikan ordusu öylesine ağır kayıplar verdi ki, dönemin ABD Başkanı George W. Bush şu sözleri söylemek zorunda kaldı: "Güçlerimiz çok zor bir hafta geçirdi… Kayıpların azalması için her gün dua ediyorum."

Bağdat'ın yaklaşık 50 kilometre batısında yer alan Felluce, aşiret yapısının hâkim olduğu, Bağdat'a en yakın direniş şehirlerinden biriydi. Amerikan sivil yöneticisi Paul Bremer'in deyimiyle: "Felluce, eğilmeyen, kırılmayan sert bir şehirdi."

Amerikan ordusu ve Blackwater paralı askerleri; Ebu Musab ez-Zerkavi ve Ebu Enes eş-Şami liderliğindeki Tevhid ve Cihad grubu, İslami Ordu mensupları, eski Cumhuriyet Muhafızları ve aşiret savaşçılarıyla karşı karşıya geldi.

Amerikan ordusu, karşılaşacağı direnişin büyüklüğünü asla tahmin edememişti. Şehrin birkaç saat içinde düşeceğini sanıyorlardı. Ancak yaşananlar, modern savaş tarihine kazınacak bir ders oldu.

Şehir içinde çatışmalar son derece sert ve acımasızdı. Direniş liderleri, sıkı bir örgütlenme ve disiplinle savaş alanını kontrol altına aldı. Basit silahlarla, gerilla taktikleriyle; pusu kurarak, vur-kaç yöntemleriyle Amerikan birliklerini şaşkına çevirdiler. Ön cephe ile arka cephe arasındaki koordinasyon çöktü. En gelişmiş askeri teknoloji, en basit silahlar karşısında çaresiz kaldı.

Bu çaresizlik, Amerikan ordusunu rastgele hava bombardımanına yöneltti. Evler yerle bir edildi, çok sayıda sivil hayatını kaybetti.

Gerçekte olan şuydu: Amerikan ordusunun tüm ikmal hatları kesildi. Mücahitler ve şehir halkı, Felluce çevresinde bir çember oluşturdu. Kuşatan ordu, kuşatılan hâline geldi.

Amerikan ordusu, hava saldırılarını artırdı; ancak sonuç değişmedi. Felluce'ye gelen konvoylar imha edildi, askeri mühimmat hızla tükendi. Amerikan ordusu, mühimmat ikmali için Blackwater uçaklarına bağımlı kaldığını itiraf etti.

Yeşil Bölge'ye giden yiyecekler artık kara yoluyla değil, hava yoluyla getiriliyordu. Daha önce yakın restoranlardan temin edilen yemekler, zehirleme girişimi korkusu nedeniyle durdurulmuştu. Mücahitler havaalanı yolunu tamamen kesti; Amerikan ordusuna ait hiçbir araç geçemedi. Nakliye araçları imha edildi.

Gıda stokları tükenmeye başladı. Asyalı hizmetlilerin yemekleri kesildi; birçoğu açlıktan hayatını kaybetti. Amerikan ordusu, hiç beklemediği bir çıkmazın içine sürüklendi. Günler geçiyor, Felluce dimdik ayakta duruyordu.

Yaklaşık otuz gün sonra Amerikalılar, Irak İslami Partisi'ni araya sokarak ateşkes istemek zorunda kaldı. Direnişçilere, aksi takdirde şehrin nükleer bombalarla vurulacağı tehdidi savruldu.

Sonuçta Amerikan ordusu yenilgiyi kabul etti ve savunmacıların şartlarını onayladı. Bu, Amerikan yönetiminin tarihte bir şehirle imzaladığı tek anlaşma olarak kayıtlara geçti.

Savaşın ardından Felluce, Irak'taki en ağır yıkımı yaşayan şehir oldu. Binalar harabeye döndü, altyapı yok edildi. Ancak işgal güçleri bununla yetinmedi; Ebu Gureyb Hapishanesi'nde yaşanan insanlık dışı işkenceler, Felluce halkından alınan intikamın bir simgesi hâline geldi.

Felluce tecrübesi, Irak'ın diğer şehirlerine de bir gerçeği öğretti:

İşgal, asla dost ya da müttefik değildir.

O, işgal edilen ülke halkının bir numaralı düşmanıdır.


‎şunu diyen bir yazı '‎#روا# الحكم_ نع_الحكم روايع_الحكم_والعب# والعبر‎'‎ görseli olabilir



Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



--

- - - - - - - - - - - - - - - -

Senin için çok şey ifade eden birisiyle tanışırsın. Üzücü olan şey o'dur ki, iyice alıştıktan sonra biribirinize uygun olmadığınız anlaşılır, bırakmak zamanı gelmiştir.

~Anonim~

- - - - - - - - - - - - - - - -

İstikbal Marşı

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak…
Dönmeyip Amerikada, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak…

Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal…
Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al…
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal…

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım…
Hangi hükümet beni kurtaracakmış, şaşarım…
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım…
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım…

Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,
Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var…
Bağırsın korkma, na sıl işimize burnunu sokar?…
Avrupa Birliği denen tekdişi kalmış canavar…

Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakın…
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın…
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın,
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın…

Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı…
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı…
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,
Satılmadik o kaldı, durma satıver şu vatanı…

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda…
Semizlettin Apoyu, mezarında dönsün Şüheda…
Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda…
On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda…

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?…
Yediginiz herzelere başka ne demeli…
Oyuverin altını iyice sallansın temeli,
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli…

O zaman durur belki gözümden akan yaşım,
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,
O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraş ım…
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,

Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular…
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar…
Hakkıdır garip yaşamış vatandaşın da gülmek,
Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal…

~Cem Yılmaz ~

- - - - - - - - - - - - - - - -

YEŞİL PASAPORTLU BARO(N)

https://www.youtube.com/watch?v=xHsI5-vHo7Y

- - - - - - - - - - - - - - - -

TatIı yiyip, tatIı konuşuIuyorsa;
bundan sonra mantı yiyip mantıkIı konuşacaz gençIer anIaştık mı? :)

~Sadece gülmece olsun diye~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Ora et labora
Dua et ve calis.

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

PAYDOS
. . . . . .
Paydos bundan boyle cilginliklara…
Sert konusmaya basladi aynalar,
Yetisir kostum askin pesi sira;
Bitirdi beni bu icki, bu kumar.
Ne saklayayim gaflet ettigimi,
Elimle batirmisim gencligimi;
Binip gidecegim en guzel gemi…
Aldigini geri vermez dalgalar.
Meyhaneler, sabahci kahveleri,
Cumle es dost, sair, ressam serseri,
Artik cumbuste yoksam geceleri
Sanmayin tarafimdan hiyanet var.
Yas ilerliyor… Artik gecti bizden;
Kisi ev bark edinmeli vakitken.
Gun gelince biz degil miyiz olen?…
Cenazemiz yerde kalmasin dostlar…

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Biri bana çirkin olduğumu söyledikten sonra; gölgeyi güneşe, karanlığı ışığa yeğler olmuştum.

~Charles Bukowski Sözleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sözleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Festina lente.
* * *
Yavasca acele et.

~Latin Atasozu~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Seni ne kadar sevdigimi bilseydin hic kaybetmeyecegin bir seyi bulurdun.

~Anonim Nasihat~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"İyi ve kötü, doğal ve ahlaki, insanın duygularına uygundur."

~David Hume~

- - - - - - -







- - - - - - -

Ali_Seriati-Ali.epub
Kirmizi_Goren_Kedi-Lilian_Jackson.epub
Ismet_Ozel-Waldo_Sen_Neden_Burada_Degilsin.pdf
N_.H._Kleinbaum-Olu_Ozanlar_Dernegi.epub
Jean_Paul_Sartre-Kirli_Eller.pdf
Karl_Marx-Kapital_Cilt_II.epub
Babil_Kitapligi_3_Vathek_Beckford_CS_.pdf
Ece_Ayhan-Zambakli_Padisah.pdf
Butun_Hikayeleri-Edgar_Allen_Poe.epub
Oliver_Twist_-_Charles_Dickens.epub
Efendi_ile_Usagi-Lev_Tolstoy.epub
Cahit_Irgat-Secme_Siirler.pdf
Kayigim-Rosinha_Jose_Mauro_De_Vasconcelos.epub
Anton_Cehov-Tek_Perdelik_9_Oyun.pdf
Marguerite_Duras-AYRILIK_MUZIGI.doc
oegc_adv_teachersnotes_09.pdf
Charles_Dickens_Charles_Dickens-Buyuk_Umutlar_Antik_Kitap_.epub
Jean_Paul_Sartre-Komunistler_Devrimden_Korkuyor.pdf
oegc_adv_teachersnotes_17.pdf
Stefan_Zweig_Korku.pdf
Jean-Christophe_Grange-Seytan_Yemini.epub
Kelimebaz-Taraf_Gazetesi_Yazilari-Sevan_Nisanyan.epub
ARAPCA_KURSLAR_Ebu_Abdulmumin_Tekin_Mihci_6.pdf
H-B-Paksoy-Alpamis_Destani.pdf.pdf
Sarah_Kane-Deri.doc
Alphonse_Daudet-Pazartesi_Oykuleri_I.pdf
Bozkurtlarin_Olumu.pdf
Cavdar_Tarlasinda_Cocuklar-Salinger.epub
Thai_I.pdf
ELS_11.pdf

- - - - - - -

"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -

OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Eposta adresleri
(Derdiniz varsa buradan ulaşın.)
:
0raj.p0yraz@neomailbox.net
oraj.poyraz@openmail.cc
HvLWPtIjJR8X@protonmail.com
0PjukdvspdUh@mail2tor.com
Tor ağı üzerindeki web siteleri
Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız.
:
http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/
http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder