Liyakat ve mesleki onur
TSK'da sivil denklik tartışmasının sonu
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hiyerarşik dokusuna sivil bürokrasiyi eklemleme amacıyla 2017 yılında yayımlanan yönetmelik, devlet geleneğimizde "unvan gasbı" tartışmalarını beraberinde getirmişti.
Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki sivil genel müdürlere tümgeneral, daire başkanlarına ise albay rütbesine eşdeğer haklar tanıyan bu düzenleme; sivil memurların askeri kimlik kartı taşımasından lojman önceliğine kadar geniş bir imtiyaz alanı yaratmıştı.
Ancak bu durum, o yıldızları omuzlarına takmak için onyıllarca ter döken, hayatını kışlada ve cephede geçiren askerler arasında, rütbenin sadece bir "makam aksesuarı" olarak görülmesi nedeniyle büyük bir liyakat yarası açmış, mesleki onuru zedelemişti.
Bu etik aşınmaya karşı Emekli Korgeneral Abdullah Yaşar Cihansız'ın başlattığı kararlı hukuk mücadelesi, Danıştay nezdinde tarihi bir zaferle sonuçlanmıştır.
Danıştay 2. Dairesi, 2021 yılında verdiği ve 2022'de kesinleşen kararlarında; askerliğin kendine has disiplin, eğitim ve hiyerarşik uzmanlık gerektiren bir meslek olduğunu vurgulamıştır.
Mahkeme, sivil bir devlet memurunun sadece bir koltuğa oturduğu için "general" veya "albay" gibi unvanları sembolik olarak dahi kullanamayacağına hükmederek yönetmeliğin ilgili maddelerini iptal etmiştir.
Bu yargı kararı üzerine MSB, 2023 yılı başında yönetmelikte değişikliğe giderek sivil personelin askeri rütbe karşılıklarını kullanmasına imkan tanıyan ibareleri resmi metinlerden tamamen çıkarmak zorunda kalmıştır.
Bu çarpık uygulamayı diğer hayati mesleklerle kıyaslamak, durumun vahametini daha net ortaya koymaktadır.
Tıpkı tıp eğitimi almamış bir hastane yöneticisinin, idari makamı gereği "Doktor" veya "Profesör" unvanıyla beyaz önlük giyip ameliyata girmesi ya da reçete yazması nasıl meslek etiğine ve toplum sağlığına aykırıysa; askeri eğitim almamış bir sivilin general rütbesini temsil etmesi de ordu disiplini için aynı derecede tehlikelidir.
Doktorlukta diploma ve ihtisas ne ise, askerlikte de rütbe; can emniyeti, operasyonel tecrübe ve hukuki sorumluluk demektir.
Bir sivilin, askeri suçlar kapsamına girmeden askeri rütbenin yetkilerini kullanması, hukuk devletinin en temel ilkelerinden olan "yetki ve sorumluluk paralelliği" ile taban tabana çelişmektedir.
Sonuç olarak yargı, "Rütbe, Mercan Yokuşu'ndan alınan bir aksesuar değil, uğruna ömür verilen bir sorumluluktur" mesajını vererek kışlaya usulsüz unvanların sızmasını durdurmuştur.
2023'teki yönetmelik değişikliğiyle birlikte sivil bürokratların imza bloklarından ve kimliklerinden askeri unvanlar resmen silinmiş, ordunun emir-komuta zincirinin sivil memurlar eliyle sulandırılmasının önüne geçilmiştir.
Bu süreç, TSK'nın profesyonel kimliğinin korunmasının sadece askeri bir zorunluluk değil, aynı zamanda devletin kurumsal ciddiyetini ve "Mustafa Kemal'in askeri" olma bilincini koruma meselesi olduğunu tüm topluma bir kez daha hatırlatmıştır.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder