Abdülhamit'in çürüttüğü Türk donanması….
"Donanma Haliç'te hareketsiz bırakılmış, ateş talimi ve manevradan kaçınmakta, buna kalkışmak bile büyük suç sayılmaktaydı… Bakımları yapılmayan gemiler pastan çürüyorlardı." (Bahriye Encümeni Mazbatası, 27-Mart-1909)

Bu yazıda kimilerinin hiç duymak istemediği bir tarihi gerçeği; adaların kaybedilmesinde II. Abdülhamit'in rolünü anlatacağım.
Konumuz Haliç'te çürümeye terk edilen donanma!
ABDÜLAZİZ'İN GÜÇLÜ DONANMASI
Sultan Abdülaziz döneminde (1861-1876) Osmanlı donanması yenilendi. Ekonomik güçlüklere rağmen değişik boyutlarda savaş gemileri alındı. 1867'de Bahriye Nezareti kuruldu. Abdülaziz döneminde Osmanlı donanmasında 30'u zırhlı, 70'i ahşap olmak üzere toplam 106 gemi vardı. (1) Abdülaziz döneminde Osmanlı donanması dünyanın en büyük 3. donanması haline geldi.
II. Abdülhamit'e işte böyle büyük bir donanma miras kaldı. (2)
>>Donanmanın Haliç'te çürütülmesi
Gerçek şu ki, Abdülaziz döneminde dünyanın 3. büyük donanması durumundaki Osmanlı donanması, Abdülhamit döneminde, Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa yönetiminde Haliç'te çürümeye terk edildi. (3)
Sultan Abdülaziz başta Kırımı Ruslar dan almak, Fatih Sultan Mehmet gibi
Türkistan ( Orta Asya ) Türkleri ile irtibata geçmek istiyordu.
Sultan Abdülaziz Türkistan Türklerinin desteği ile
Osmanlı devletini eski gücüne kavuşturmak Hedefindeydi.....
Başta İngilizler, Avrupalılar olmak üzere Osmanlı devletinin güçlenmesini istemeyen devletler Osmanlı nın içindeki Ermeni, Rum ve Devşirme Casuslarıyla Sultan Abdülaziz e Darbe yaptılar.
Yerine Sultan II. Abdülhamid i Osmanlı Tahtına Çıkardılar.
İngilizlerin her isteğini yerine getiren II. Abdülhamit işte böyle büyük bir donanma Ve Toprak devraldı.
ll. Abdülhamit sarayda kurduğu diktasını sağlama almak için donanmayı Haliç'e demirletip çürümeye bıraktı.
Meclisi Mebusan'ın 27-Mart-1909 günlü oturumunda okunan Bahriye Encümeni Mazbatası'nda Abdülhamit döneminde donanmanın nasıl çürüdüğü şöyle özetleniyor:
"Donanma Haliç'te hareketsiz bırakılmış, ateş talimi ve manevradan kaçınmakta, buna kalkışmak bile büyük suç sayılmaktaydı. Haliç'te donanmayı oluşturan gemilerin sayıları ve tipleri görülüyor, ancak personeli eğitim yapamıyor. Bakımları yapılmayan gemiler pastan çürüyorlardı. Donanma subayları sadece teorik bilgilere sahip bulunuyorlar, uygulamada yetersiz kalıyorlardı."(4)
Abdülhamit dönemi sonlarında (1903-1908) Bahriye Nazırlığı yapan Hasan Rami Paşa da "Hatırat"ında Abdülhamit döneminde donanmanın perişanlığını şöyle anlatıyor:
"Tersane tesislerinin hiçbiri işlemiyordu. Bahriyece mühim olan havuz kapakları da haraptı, torpido istimbotları kıçtan karaya bağlanmıştı, alt tarafları pas tutmuştu, çürüyorlardı, bitiyorlardı.
Kasımpaşa kahvehanelerinde esnemekle vakit geçiren biçare bahriyelilere daima tesadüf olunurdu.
Askerler silah kullanmanın en basit kaidelerini dahi bilmiyorlardı… Bahriye Nezareti'ni borca boğulmuş buldum; ne para veriliyordu ne de itibar kalmıştı; ayrılan bütçenin ancak üçte birinin verilmesi adet haline gelmişti.
(…) Nihayet gemiler çürüdü, içlerinde asker barınamayacak hale geldi.
Subaylar bile kamaralara şemsiyeleri açık olarak girer çıkar oldular. Çürüklük bir raddeye vardı ki, artık bu gemilerin kalafat edilmeleri bile imkânsız hale geldi. Tamirat için yazılan yazılar hep hasıraltı ediliyordu." (5)
Abdülhamit döneminde donanma öylesine perişan hale getirildi ki, 1897 Türk-Yunan Savaşı'nda Ege'ye çıkmak zorunda kalan gemiler Haliç'ten Çanakkale'ye zor gittiler.
Hasan Rami Paşa'nın anlattığına göre bu sırada Amiral Gemisi Mesudiye'nin 8 kazanından 3'ü patladı, gemi su aldı. Gemilerin işaret fişekleri ve projektörleri bile yoktu.
Tarihçi Orhan Koloğlu'na göre donanmanın Haliç'te çürütülmesinin iki temel nedeni vardı:
1. Abdülhamit'in, donanmanın kendisini tahttan indirebileceği korkusu…
2. Abdülhamit'in dışarıya karşı silahlı direnç göstermeme, kışkırtıcı duruma düşmeme, barışçı görünme ilkesi…
"Bu tutum sonunda bütün Doğu Akdeniz'e, Kızıldeniz'e Karadeniz'in yarı kıyılarına sahip olan Osmanlı Devleti, deniz gücünden yoksun bırakıldı…" (6)
Tarihçi Enver Ziya Karal'a göre de "Padişahın müptela olduğu ve tedavisi mümkün olmayan vehmi" nedeniyle donanma Haliç'te çürütüldü.
Bu iki neden dışında meseleyi ekonomik gerekçelerle açıklayanlar da var. Onlara göre; Abdülhamit, ekonomik koşulların olumsuzluğu nedeniyle donanmayı çürüttü. (9)Ancak, donanmanın Haliç'te çürütülmesini "parasızlıkla" açıklamak yeterli değildir. Abdülhamit, eğer gerçekten isteseydi, başka yerden kısarak en azından donanmanın periyodik bakım ve onarımı yaptırabilirdi.
Abdülhamit'in yumuşak karnı:
Donanma Abdülhamit'e savaş gemisi gösteren istediğini aldı
Donanmasızlık pahalıya mal oldu. Orhan Koloğlu'nun ifadesiyle Abdülhamit döneminde "Avrupa devletleri Osmanlı'ya bir şey kabul ettirmek için ordular da göndermiyorlardı. Birkaç savaş gemisinin Osmanlı sularında görülmesi yeterli oluyordu." (16)
Sonra ne mi oldu?
1911'de İtalyanlar Trablusgarp'a saldırdıklarında çürümüş Osmanlı donanması İtalya'ya karşı koyamadı. İtalyanlar ellerini kollarını sallayarak 12 Ada'yı işgal ettiler.
1912'de de Yunan donanması Ege adalarını işgal etti.
1915'te İngiliz Fransız birleşik donanması hiçbir engelle karşılaşmadan gelip Çanakkale'yi zorladı. Osmanlı güçlü bir donanmaya sahip olsaydı ne adalar kaybedilir, ne de düşman Çanakkale Boğazı'nı zorlayabilirdi.
Diyeceğim o ki, eğer adaların kaybedilmesinin hesabını sormak istiyorsanız herkesten önce, donanmayı Haliç'te çürüten Abdülhamit'ten hesap sormalısınız!
1915'te İngiliz Fransız birleşik donanması hiçbir engelle karşılaşmadan gelip Çanakkale'yi zorladı. Osmanlı güçlü bir donanmaya sahip olsaydı ne adalar kaybedilir, ne de Çanakkale Savaşı olurdu.
Çanakkale'de verdiğimiz şehitlerinin vebali Abdülhamit'in omuzlarındadır.
Başka bir vebal örneği:
Sarıkamış Harekâtı öncesi Yemen'den yazlık giysilerle gelen Mehmetçiğe kışlık giysi gönderilmesi için Enver Paşa emir verdi.
İstanbul'dan 3.000 asker ve giysi yükleriyle üç kuru yük gemisi Trabzon'a doğru hareket etti. Bu gemilere koruma yapacak savaş gemilerimizin hepsini Abdülhamit Haliç'te çürütmüştü.
Başka seçenek yoktu, kuru yük gemileri korumasız yola çıktılar ama Sinop açıklarında Rus donanması tarafından batırıldılar. Mehmetçiklerimiz ve Sarıkamış'taki, Yemen gazilerine giden kışlık giysiler sulara gömüldü,
Binlerce Türk Askeri üzerindeki yazlık giysilerle ağır kış şartlarına dayanamayarak donarak şehit oldu.
1879'da İngiliz gemileri, Osmanlı'ya bazı reformalar dayatmak için ufukta görünür görünmez büyük korkuya kapılan Abdülhamit, istenilen ödünleri hemen verdi. Bunun üzerine bir Batılı yazar şöyle yazdı:
"Artık Türk gibi kuvvetli yok, Türk gibi zayıf demeliyiz! Bir donanma gösterisi Osmanlı'nın her şeyi kabulü için yetiyor." (17)
Donanmasız Osmanlı çözüldükçe çözüldü: 1897 Türk-Yunan savaşında karada Türk kuvvetleri karşısında bozguna uğrayan Yunanistan, denizde iki zırhlıyla Boğazları ablukaya aldı. 1881'de Fransızlar Tunus'u, 1882'de İngilizler Mısır'ı işgal etti. O günlerde bir yabancı gazete "Türkiye'ye iş yaptırabilmek için bir zırhlının tepesinde Fransız bayrağının görünmesi yeterlidir" diye yazıyordu. (18)
1901'de Lorando-Tubini borç olayında, Abdülhamit Fransız alacaklılara parayı ödememeye kalkınca Fransız savaş gemileri Midilli Gümrüğü'nü işgal ettiler. Abdülhamit, derhal Fransa'nın tüm isteklerini kabul etti. (19)
1902'de yabancıların Osmanlı sularında avlanması yasaklanınca Trablusgarp sularındaki sünger avcılarını korumak için Yunan savaş gemisi gönderildi.
1903'te İskenderun'da bir Ermeni'yi polis tutuklayınca oradaki ABD Konsolosu olayı protesto etti, San Fransisko adlı bir kruvazörün İskenderun önünde görülmesiyle Osmanlı yetkililerinin özür dilemesi bir oldu.
1905'te 6 büyük devlet Makedonya'nın ekonomik işlerini yürütmek için birer mali murahhas tayin etmek istediler. Osmanlı bu isteği reddedince -Almanya hariç- 5 büyük devletin savaş gemileri Midilli ve Limni adalarını işgal etti. Abdülhamit Batılı ülkelerin "Mali İşleri Denetleme Komisyonu"nu mecburen kabul etti.
1906'da Hicaz Demiryolu nedeniyle Osmanlı askeri Tabah'ı işgal ettiğinde İngiltere, donanmasına Pire'de toplanma emri verir vermez sorun İngiltere'nin istediği biçimde çözüldü.
Tarihçi Enver Ziya Karal bu felaketler zincirini kısa ve öz olarak şöyle açıklıyor:
"Abdülhamit'in müptela olduğu ve tedavisi mümkün olmayan vehmi (korkusu) nedeniyle donanma Haliç'te çürütüldü."
"Benim saltanatım sizin vatanınızdan, bayrağınızdan, donanmanızdan daha önemlidir" diyen devlet adamlarının şerrinden Tanrı Türk'ü korusun!..
Alıntı
https://www.facebook.com/share/v/1NnXLBZXDX/
KAYNAKLAR, DİPNOTLAR
1– Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, C.7 Ankara, 1996, s.190,191; Şakir Batmaz, II. Abdülhamit Devri Osmanlı Donanması, Erciyes Üniversitesi SBE, Doktora Tezi, Kayseri, 2002, s.6.
2- Batmaz, s.9.
3- Orhan Koloğlu, Abdülhamit Gerçeği, İstanbul, 1987, s. 295.
4- Meclisi Mebusan Zabıt Cerideleri, I. Devre, II, Ankara, 1982, s.508.
5- Bkz. Hasan Rami Paşa ve Hatıratı, Haz. Osman Öndeş, İstanbul, 2013.
6- Koloğlu, s. 295, 296.
7- Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, C.8, Ankara, 1988, s. 369.
8- Büşra Karataşer, "İkinci Meşrutiyet Dönemi Osmanlı Donanma Politikası", VIII. Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu, s. 141.
9- Batmaz, s. 43, 44; Levent Düzcü, Osmanlı Deniz Kuvvetleri, Kırıkkale Üniversitesi SBE, Yüksek Lisans Tezi, 2004, s.122; Karataşer, s. 138, 139.
10- Batmaz, s. 6-9.
11- Batmaz, s. 43.
12- https://www.haberler.com/prof-dr-hulagu-abdulhamit.../
13- Batmaz, s.44, 181, 291.
14- Batmaz, s.44-49, 95-99, 209,210, 211,213, 278, 287, 288, 290.
15- Batmaz, s.213.
16- Koloğlu, s. 294.
17- Koloğlu, s. 294.
18- Koloğlu, s. 294.
19- Koloğlu, s. 294,295,297,298; Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, C.1, Kısım 1, s. 155, 156.
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
- - - - - - - - - - - - - - - -
İktidar, iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı bulunmayanlara verilmelidir.
Platon'dan Eflatun özlü sözler
Bin peygambere bedel…
- - - - - - - - - - - - - - - -
Mumin az konusur, cok is yapar. Munafik ise cok konusur, az is yapar.
~Ehl-i hikmet~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Alçakgönüllü Yüreklerde Yaşayan Düşünceler, Yüksek Düşüncelerdir.
~MONTAİGNE~
- - - - - - - - - - - - - - - -
"Ahlak konusunda inandığım ilke şudur;
bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir;
eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir."
~Ernest Hemingway~
- - - - - - - - - - - - - - - -
TATİLDEYİZ.
imza:
Cezaevindeki hortumcuIar.
~Sadece gülmece olsun diye~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Hayvanları ahlaksal yaratıklar olarak görmeyiz.
Ama siz hayvanların bizi ahlaksal yaratıklar olarak gördüklerini mi sanıyorsunuz?
— Konuşabilen bir hayvan şöyle demiş: İnsancıllık, en azından biz hayvanların acısını çekmediği bir önyargıdır (Tan Kızıllığı, Madde 333)
~Friedrich Wilhelm Nietzsche
(d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900)
Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde
çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog.~
- - - - - - - - - - - - - - - -
O GÜN BİR ŞEYLER OLDU…
https://www.youtube.com/watch?v=On0Fw9kRfLk
- - - - - - - - - - - - - - - -
.
~Voltaire~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Barış için dövüşmek bekaret için düzüşmek gibi.
~George Carlin~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Batı dünyasında ve bu ülkedeki en korkutucu şey, bilimsel olarak yanlış şeylere inanan insanların sayısı.
Eğer biri gelip bana dünyanın 10.000 yaşından genç olduğunu söylerse, bence bir psikiyatriste gözükmeli.
~Francis Crick~
- - - - - - -





- - - - - - -
Stage_6-Charlotte_Bronte-Jane_Eyre.pdf
KUTAHYA_CESMESI-KARAGOZ_ILE_HACIVAT_Mehmet_Muhittin_Sevilen-Ortaoyun_.doc
Mehmet_BAYDUR-Yangin_Yerinde_Orkideler.doc
Arthur_Conan_Doyle-Sherlock_Holmes_Uc_Catili_Ev.epub
Askin_Gungor-Sevgili_Salak.epub
Anadolu_Selcuklu_donemi_camileri_1.pdf
Walter_Benjamin-Pasajlar.epub
Tom_Riseman-I_Ching.epub
FARSCA_GRAMER.pdf
Manas_Destani_kisa.pdf
Farsca_Hikayeler.PDF
Complete-Ingles-The-Basics-by-Living-Language-Excerpt.pdf
James_Joyce-Ulysses-tr.epub
Od-Iskender_Pala.epub
Arthur_Conan_Doyle-Kizil_Saclilar_Kulubu.epub
Enver-Ziya-Karal-Selim-III-Un-Hatti-Humayunlari.pdf
Minimum-Essentials-of-English.pdf
Sunay_Akin-Kiz_Kulesindeki_Kizilderili.pdf
Melek_Sanmistim_Seytani.pdf
Walter_Isaacson-Steve_Jobs.epub
William_Shakespeare-Firtina.epub
tirat_ve_diyalog_almas_in_rnek_oyunlar.doc
Mahir_Kaynak-Buyuk_Ortadogu_Projesi.epub
Ozan_Beedle_in_Hikayeleri-J._K._Rowling.mobi
Nazim_Hikmet-28_Cezaevinden_Mehmet_Fuat_a_Mektuplar_Adam_Yayinlari.pdf
Yasar_Kemal-Ustadir_Ari.epub
In-yer-face.doc
Woody_Allen-BIR_DAHA_CAL_sam.doc
Ronny_Laws-Evrenin_Ucu.epub
Clive_Cussler-Mavi_Vurgun.epub
- - - - - - -
"> "> "> "> "> "> "> ">
- - - - - - -
- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur-gundem@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim. Videolar, resimler, makaleler falan. | : | http://insulaelibertatis.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) | : | 0raj.p0yraz@neomailbox.net oraj.poyraz@openmail.cc HvLWPtIjJR8X@protonmail.com 0PjukdvspdUh@mail2tor.com |
| Tor ağı üzerindeki web siteleri Darkweb diye bilinir, TorBrowser kullancaksınız. | : | http://45m2jpfwn6ydfrqyhw5jbqszyip45pvi6m2cyo3722wyhur6yuitgbyd.onion/ http://kbq4ghhydumvhgvwkccbad5g7ae2yho6a4llxuy2z4oa6dox6gjtngad.onion/ |
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder