YALAN SÖYLEYEN TARİH VE MECMÛ...
Bilenler bilir bir zamanlar "yalan söyleyen tarih utansın" adlı kitap yayınlanırdı. Resmî tarih-gayri resmi tarih (!) ayırımına girerler, mekteplerde okutulan tarih kitaplarındaki bilgileri doğru bulmazlar ve "yalan söyleyen tarih utansın" derler, küçümserlerdi. Bu seri Meşrutiyet döneminden girer ama işin sonunda Cumhuriyet'e çakmayı vazife addederdi. Bu tarihi okuyanlar muhall bilgilerle piyasaya çıkarlar ve Türkiye Cumhuriyetinin banisi Mustafa kemal Paşa ve arkadaşlarına söz atarlar. Ancak doğruyu söylediğinizde şaşırıp kalırlar ve yüksek eğitim almış hatta yüksek lisans ve doktora yapanlar dahi merak edip doğru söyleyen tarih kitaplarının ve gerçeğin peşinden gitmezler, üfürürler:
Bu yalan söyleyen ama utanmayan tarihçilerin söyledikleri ekseriyetle şunlar:
1) Mustafa Kemal Paşa ve Filistin Çekilmesi... Bunu bozgun olarak anlatırlar. Mustafa Kemal Paşa, 7. Ordu Komutanı olarak ikinci defa askeri dehasını göstererek savunmaya geçti ordusunu imhadan kurtardığı için Padişah tarafından "Fahri Yaverlik" unvanı ile taltif edildi;
2) Cumhuriyet bütün hukuk normlarını Batı'dan aldı. Oysa Batılılaşmanın ilk somut adımı Tanzimat Fermanı ile atıldı. 1850'de Fransız Ticaret Kanunu, 1858'de Fransız Ceza Kanunu, 1860'da Ticaret Kanunnamesi, 1878'de Fransa'dan örnek Noter Nizamnamesi, 1879'da Fransız Ceza Kanunu tercümesi yapılmış ve uygulanmıştır. Yanlış mı? Elbet yanlış değil... Demek ki bizim ilim adamlarımız ve toplumumuz buna ihtiyaç duyuyor. Bir zamanlar Avrupalıların Doğu'dan aldığı gibi...
3) Camilerin kapatılması ve ahır yapılması... CHP bu iddiadan hiç bir zaman kurtulamıyor ve kurtulamayacak gibi. Oysa böyle bir durum savaş şartları dışında olmamıştır. Aksine Cumhuriyet idaresi vakıf eserlere sahip çıkmıştır. Bu konuda bir doktora tezi tüm gerçekleri bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Bunu söyleyenler Menderes'in yıktırdığı vakıf eserleri hiç bilmiyorlar!
4) Kur'ânı toplattırdı iddiaları.. Aslında toplattırılan Mızraklı İlmihal gibi hurafe ve İsrailliyat dolu halk kitapları idi. Gel gör ki bunu uygulayacak olan jandarma okur-yazar değil ve ayırt etme kabiliyeti olmayanlardan teşkildi. Onun için daha sonra "açıkgözü" jandarma yapacaklardı...
5) Dine bakışlarına dair söylentiler... Bunlar A. Hamdi Akseki'nin "İslâm Dini" isimli itikat, ibâdet ve ahlâk öğretilerini içeren bir kitabın Atatürk döneminde 1933 yılında yayımlandığından da habersizlerdir...
6) Bir gecede cahil kaldık... Zaten cahildin eğer okur-yazarlık anlamında ise. Harf inkılabı ile bir gecede cahil kalınmadı. Bu konuda ilk uyarı 1862'de Maarif Nazırı Mehmet Münif tarafından yapıldı ve Arap alfabesinin Türk diline uymadığın söyleyerek çare aramaya gittiler.
7) Kıyafet devrimini Batı'ya benzemek için aldı... Kıyafet devrimi Avrupa'dan daha önce Osmanlı tarafından alınmıştı. Saray'da, zengin konaklarında bu kıyafetler giyilmekteydi. Devrim yapıldı ise kasaba ve kırsal kesimde oturanlar için yapıldı... Bunu söylerler ama deve yerine otomobil ile Batı'nın icadına binerler... Fransızlar da bir zamanlar Osmanlı'dan ilham kıyafetler giyinmekteydi ve Turkuaz modası yaygındı...
8) Şapka inkılabı ile 100.000 vatandaş asıldı.. Şapka Kanunu 3 maddedir ve şapka takmayan vatandaşların cezalandırılacağına dair bir metin yoktur. Şapkayı sadece memurlar ve din adamlardı takacaktır. Vatandaş ise takmak zorunda değildir. İdam edilenler isyan çıkaranlardır. İsyan nedeniyle idam edilenlerin sayısı 38'dir. Giresun'da idam edilen Şeyh Muharrem isimli Kafkasya'dan gelmiş birisidir. Şalcı Bacı şapka takmadığı için idam edildiği denilmesi yalandır ve Şalcı Bacı işgal sırasında Ermeni asıllı Rus askerlerine Türk evlerini gösterdiği için asılmıştır.
----
Bu söylediklerim aynen vakidir ve doğrusunu söylediğimizde ne diyeceklerini bilemiyorlar. Kurtuluş Savaşı yapılmadı, İngiliz gemisi ile yurt dışına kaçanı görmeden Atatürk İngiliz'in adamı, Çanakkale Savaşını havada uçan yeşil sarıklılar kazandı gibi boş lafları zaten söylemeye gerek yok. Ama bunları eğitim almış kişilerin söylemesi fakültelerde ve liselerde tarih eğitiminin belli mihrakların istediği gibi yönlendirdiğini akla getiriyor. Her üniversitede kurulu Cumhuriyet tarih bölümlerinde ne yapılıyor bilmek istesek iyi olmaz mı? Mamafih Kurtuluş Savaşı yok diyen bir Cumhuriyet tarihçisinin komşu ilçenin kuşlu-muşlu, Kürt açılımı iyidir diyenin de ilçemde kuskun-muskun karyeden olduklarını ve mansıp kapmak için böyle dediklerini söylesem ne dersiniz?
Ayhan Yüksel
Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
L2fSIJNoA0xfSNxA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder