23 Aralık 2020 Çarşamba

Bu haberin hikayesi nedir onu anlatayım.
Önemini yani.

Ülkemizde her yerden rüşvet, zimmet, irtikap haberleri fışkırıyor.
İşte bu haber de o sayısız ahlaksızlık haberlerinden yalnızca birisi.
O derece ki, savcılıklar bu haberleri soruşturmuyor bile.
Hatta gemi azıya aldılar.
Bu haberleri yayanları suçluyor ve onları yargılıyorlar.

Halk da alıştı.
Namussuzluk, ahlaksızlık bir norm oldu.
Türkiyenin yeni ahlakı bu işte.

Çalacaksın ama yakalanmayacaksın.
Yakalandın ama inkar edeceksin.
İnkar ettin ama yetmez sen suçlayacak, suç bastıracaksın.
Suçlayanları suçlayacak, seni suçlayanları hakaret ettiler, itibarıma zarar verdiler, iftira ettiler diye sen suçlayacaksın.
Ve hoooop, hemen yüce Türk adaleti bunların peşine takılacak.
Vay bana küfrettiler diyeceksin.
Vay yüce Devlet Başkanımıza küfrettiler diyeceksin.
Ve boğuntuya getireceksin.

Sistem budur.

Ve halk bütün bunları izliyor.
İdrak yolları hayli tıkanmış olduğundan da tam olarak olup biteni anlayamıyor.
Giderek dinin ahlaksızlık üreten bir gariplikler haline geldiğini görüyor, ama anlam veremiyor.
Ebleh çünkü, idrak yollarını tıkayan kocaman bir algı, yargı taşı var.
DİN.....

Ama maymunlardaki kadar dahi olsa bir adalet anlayışı var.
Başkasında var, bende niye yok.
Ben de çalışıyorum, kıçım çıkıyor, neden bende olmuyor?
Adam içten içi soruyor.
Öfkeleniyor.
İçinde bir nefret yumağı giderek büyüyor.

Hafta sonları varoşlardan aşağı zengin mahallelere geliyor.
Kendisinin ve ceddinin ölene kadar çalışsa alamayacağı arabaları görüyor.
Parfümün kokusu cezbediyor, kadınların üzerine sıçrayacak, bir de kendi karısına bakıyor.
Ve düşünüyor, o karının parfümüne can dayanmaz, masrafı altında kalırım diyor.
Her tatil günü, aşağı mahalleye gelen varoş insanları içinde büyüyen o nefret yumağını daha da büyütüyor.

Doğrusu korkuyorum.
Yüksek güvenlikli sitelerde yaşayarak kendini emniyete aldığını zannedenler bir gün varoşlardan gelen aç lümpen insanları evlerinin içinde yağma, tecavüz yaparken görebilir.
Bunu olası görüyorum.

Ve aslında iktidarın yaptığı şey de tam olarak bu nefret hislerini oya dönüştürmek.
Oysa bütün bu adaletsizliklere sebep olan bizzat kendisi.
Bu bir bataklık yaratıp, orada üreyen sineklerden, hastalıklardan ekmek yemek gibi.

Ama ben şu tehlikeye dikkat çekmek istiyorum.
Önümüzde iki büyük ekonomik buhran var.
Bunlar öyle böyle değil.
Tarih boyunca eşi benzeri yaşanmamış felaketler.

Birincisi küçük olanı bizi yakacak.
CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR EKONOMİK KRİZİ, CARİ AÇIK, BÜTÇE AÇIĞI KRİZİ.

Diğeri ise en büyük olanı.
İNSANLIK TARİHİNİN EN AĞIR EKONOMİK BUHRANI, PETRO-DOLAR KREDİ BALONUNUN PATLAMASI.

Biz kendi yerli ve milli krizimizle bunalırken küresel krizin yakıcılığını daha ağır, daha şiddetle hissetecek ve yaşayacağız.
Ve ülkemizde tarih bize şahittir, her büyük ekonomik kriz ülkemizin siyasi yelpazesinde, düzeninde büyük değişiklikler yapmıştır.

Merkez sağ, liboşlar, mürteciler, bölücüler her zaman Kemalizmi suçlamıştır.
Ancak ülkemizin darbecileri bile aslında Kemalist değildir.
Amerika her zaman kontrolü elde tutmuştur.

Ve ülkemizin ana akım partileri her zaman merkez sağ partilerdir.
AKP burada önemli bir değişimin göstergesi oldu.
80 sonrası önce Anap, sonra DYP gibi merkez sağ partiler çökünce sağ daha sağda yeniden kuruldu.
Türkçesi Türk halkı merkezden daha sağa kaydı.

Ömümüzdeki genel seçimlerde AKP'ni oy kaybetmesi neredeyse kesin gibi.
Ne kadar kaydeber o kesin değil.

Büyük olasılıkla artık tek başına iktidar olamaz.

İkinci daha yüksek olasılıkla birinci değil, ikinci parti olur.
Bu durumda önümüzde en azından iki seçim dönemi sürecek bir merkez sağ eksikliği ve koalisyonlar dönemi var.
Bu dönem tıpkı geçmişteki MSP-CHP koalisyonu gibi olur.

Bu dönem sonunda merkez sağ yeniden başka bir parti ismi altında restore olur.
Ve ülkemizde yeni bir merkez sağ dönemi başlar.,

Bu en makul, kabul edilesi senaryo.

Ama daha kötüsü de var.
Ne diyor adam, İNSANLIK TARİHİNİN VE CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR İKİ EKONOMİK KRİZİ beraberce yaşanacak.
O halde yaşanacaklar çok daha radikal, marjinal olacaktır.

Benim önerim, herkesin elindeki silahları sakince kenara bırakması.
İktidarı dövüşerek terk edeceğini gösteren mevcut iktidar partisi, onun sözcüleri ve kadrolarını kendileriyle yalnız bırakması.
Onlar ne kadar sertleşirse sertleşsin halkın buna uymaması,  uzak  durması.

Çünkü önümüzdeki zor günlerde bir de birbirimiz ile kavga ederse, ülkenin BİRLİĞİNİ, BÜTÜNLÜĞÜNÜ koruması rahatça tehlike altına girebilir.
AKP iktidarlarını iç ve dış politikada açtığı gedikler muazzamdır.
Bu gediklerden dolayı elde olan cumhuriyetimiz, devletimiz paramaparça olabilir.

Bu noktadan sonra ülkemizi, halkımızı ancak geniş tabana yayılmış sosyal devlet politikaları kurtarır.
Mahalleler, köyler, ilçeler her biri kendi sosyal yardım ağını kurmak zorundadır.
Elinde olan elinde olanı paşlaşmak zorundadır.
Belediyeler aş evi, huzurevi, köy pazarı, halk pazarı, tanzim satış alanları işletmek zorundadır.
Devlet tasarruf politikalarıyla hiç değilse halkın sırtındaki vergi yükünü azaltmak zorundadır.

Önümüzde en az iki bilemedin beş yıllık bir buhran dönemi var.
İki seçenek var.
Ya birbirimizi yamyamlar gibi yiyeceğiz.
Ya da omuz omuza vereceğiz.

Doğrusu AKP seçmeni beni bugüne kadar büyük umut kırıklıklarına sürüklemiştir.
Gönül bağlarını yıkacak şekilde düşmanca hal ve tavırlar toplum içinde nefret tohumları serpmiştir.
Hiç değilse bundan sonra yamyamca düşmanlıklara bir son verirler umarım.

Yoksa,......
Altta kalanın canı çıkacak.
Çok kan akacak, çok açlık çekilecek.
Halkın önemli bir bölümünün mülteci olduğunu göreceğiz.

Bir gün aç sefil dağlardan, bayırlardan kucağından çocuğunla kaçarken bir Avusturyalı gazeteci senin de ayağına çelme takabilir.
Bunu hiç unutma.
Ülkenin zenginleri mi onların zaten Şengen vizeleri, başka ülke pasaportları var.
Sıkıntı yine de senin.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  


================================

ÜNLÜ LOKANTA DENETİME TAKILDI

AKP'li Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu o lokanta ile denetime takıldı.

22.12.2020 19:14

İstanbul Tekstilkent'te İstanbul Çevre Yolu kenarında bulunan AKP'li Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun birçok toplantı düzenlediği ünlü "RB Ramazan Bingöl Et Lokantası" Esenler Belediyesi ile ilgili Sayıştay Raporuna yansıdı.

Esenler Belediyesi'nin mülkiyetindeki müstakil 3 katlı binayı kullanan RB Restoran'ın aylık 28 bin 105 TL kira ödediği bilgisine de yer verilen Sayıştay raporunda özetle şöyle denildi:

"İdarenin bazı taşınmazları kiralama ihalesi yapılmadan ecrimisil alınarak kullandırılmaktadır. Yasal düzenlemeye göre İdare taşınmazları ihale suretiyle kiraya vermelidir. İdare taşınmazının işgali devam ederse işgal süresi için bir tazminat olarak ecrimisil alınmalı; işgalin devam etmesi durumunda taşınmazın tahliyesi için ilgili mülki amire talepte bulunulmalıdır. Bu durumda ecrimisilin bir kiralama yöntemine ve olağan bir taşınmaz yönetim şekline dönüştürülmesinin mevzuata aykırı olduğu açıktır. "

BAŞKANLIK ONAYI İLE SÜRE UZATIMI

Raporda ayrıca işlemlerin incelenmesi sonucunda 5 adet taşınmazın kira süresinin bitmesine rağmen ecrimisil alınarak kullandırıldığı ve bu şekilde kira süresinin uzatıldığı tespiti yapıldı.

Söz konusu 5 adet taşınmaz şunlar: RB Restoran Esenler Kültür Merkezi Hacı Ahmet Gürses Kreş Anaokulu Kadir Topbaş Kültür Merkezi Göktürk Tabiat Parkı.

Raporda yer alan bilgiye göre RB Restoranı'na Başkanlık onayı ile 2 defa süre uzatımı verilmiş olması oldukça dikkat çekici. Diğer taşınmazlar için böyle bir ifade söz konusu değil.

"RB RAMAZ BİNGÖL" VE BAŞKAN GÖKSU

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun RB Ramazan Bilgöl Et Lokantası'nda düzenlediği etkinliklerin bazıları şöyle:

İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığına atanan Esenler eski İlçe Emniyet Müdürü Celal Sel onuruna verilen veda yemeği dönemin İstanbul Valisi Vasip Şahin'in de katıldığı sıra geceleri. "Şehir Yazarları ve Akademisyenler Esenler'de buluştu" adlı yemekli toplantı. Köşe yazarları ile iki farklı buluşma yemeği. "Dostlar divanı" toplantısı İsmail Ağa Cemaati'nin dernek ve kuruluşlarının mensuplarıyla yenilen yemek kentsel dönüşümle ilgili basın toplantısı Moğalistan'dan gelen misafirler onuruna verilen yemek.



Odatv.com

https://odatv4.com/unlu-lokanta-denetime-takildi-22122015.html

================================

==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==

  Arkadaşlar bu kitabimiz tam da bu doga katliamini anlatiyor.
Kazdaglari, Erzincan Kemah, Ordu/Fatsa altin madenlerinin yedikleri herzeler detaylandiriliyor.
Kitap protestolarsa sessiz okuma eylemlerinde de okunuyor...
--        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --






- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Turk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare cumhuriyet idaresidir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

181. ALLAHSIZLIGIN TOPLUMUN BUTUN BAGLARINI PARCALADIGI DOGRU DEGILDIR

Bize diyorlar ki; "Ateizm, toplumun butun baglarini koparir. Bir Allah'in varligina inanmaksizin anlasma ve sozlesmelerinin kutsalligi ne olur. Tanrisalliga ciddi olarak tanik olamayan bir Ateist nasil baglanir? "

Ancak, anlasma ve sozlesmeler, insanin sorumluluklari yerine getirme zorunluluguna daha cok kuvvet mi verir? Yalan soyleyecek kadar kustah olan bir kimsenin yeminini bozmasi icin daha cok mu kustah olmasi gerekir? Sozunde durmayacak kadar alcak olan ya da insanlarin saygisini kaybetmeyi hice sayarak sozunde durmayacak kadar haksiz olan kimse, anlasma ve sozlesmelerini yaparken ilahlari tanik gosterdi diye, sozune ve anlasmalarina daha cok sadik olmaz. Insanlarin verecegi hukmu hice sayan hukumdarlar, insanlarin en kolay yemin edenleri ve sozlesmelerine en kolay muhalefet edenleri degil midir?

- - - - - - - - - - - - -
POUM milisine 1936 yili sonunda katildim.
Bir baskasina degil de bu milise katilmamin baslica nedenleri sunlardi Ispanyaya gitmeye gazete makalelerim icin malzeme toplayabilmek amaciyla niyetlenmistim.
Bunun yani sira, eger carpismaya deger gibi gorunurse, belki de savasirim diye muglk bir dusunce de vardi kafamda.
Ne var ki hastalikli bunyem ve nispeten az sayilabilecek askeri tecrubem hesaba katildiginda, savasmak hususunda pek bir kuskuluydum.

George Orwell

- - - - - - - - - - - - -
Insanligin kaderi boyunca, oteki dunyanin neye benzedigini bulma cabasiyla ne cok zaman heba edildi!

Onu bulmak icin ne kadar istekli olduysa, yasadigi hayat hakkinda da o kadar az sey ogrendi.
O'CASEY, SEAN (1884-1964) Irlandali oyun yazari.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 169 Tuzel kisiler hakkinda guvenlik tedbiri uygulanmasi

1) Hirsizlik guveni kotuye kullanma ve dolandiricilik suclarinin islenmesi suretiyle yararina haksiz menfaat saglanan tuzel kisiler hakkinda bunlara ozgu guvenlik tedbirlerine hukmolunur.
UCUNCU KISIM
Topluma Karsi Suclar BIRINCI BOLUM
Genel Tehlike Yaratan Suclar



- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder