Üstelik oyunun bütün tarafları on yıldır BOP projesindeki rollerini tekrar tekrar itiraf etmiştir.
Yaşanan her türlü politik gelişme bunu destekler şekildedir.
ABD-İsrail-Suudi Arabistan-Türkiye-Mısır müttefiktir.
Daha doğru bir ifadeyle Suudi Arabistan-Türkiye-Mısır İsraABD'nin kulu kölesidir.
Bu yeni değildir.
Tarih boyunca bu ülkelerde görülen darbeler, siyasi çatışmalar her şey bu mizansenin sürüdürülmesi içindir.
Suudi Arabistan rejimi daha ilk anda, var olduğu günden itibaren önce İngilizler sonra da Amerikaya biat etmiştir.
Halkına karşı mürteci, dış politikada ise işbirlikçi olmak üzere iki yüzlü bir tarz sergilemiştir.
Bizde de durum farklı değildir.
Bizim de gelmiş geçmiş bütün partilerimiz halka karşı milliyetçi, muhafazakar, dış dünyaya ise işbirlikçi iki yüzlü bir yönetim sergilemiştir.
Suudi Arabistan ordusu Amerikan birlikleriyle birlikte ben kendimi bildim bileli ortak operasyonlar yapmaktadır.
Müslüman halklara bu ilişkileri izah etmek güç olduğundan, iki yüzlü bir tutumla halk uyutulmaktadır.
Din işte bu noktada aynen Karl Marx'ın ifade ettiği gibi afyon görevi görmektedir.
Suudi Arabistan ve Türkiye'ni paylaştığı bir ortak özelliktir bu.
Halka dini söylemlerle uyutursunuz, dış politikada müslümanlara karşı sürdürülen operasyonlarda işbirlikçilik yapar bunu gizlersiniz.
Mavi Marmara, One Minute Çıkışı, Filistin konusunda yapılan diplomatik ve siyasi çıkışlar hep böyledir.
Aynı iki yüzlü, halkı kandırmaya yönelik tavırdır.
Son tahlilde, İsrail Türkiye'nin Arap Yarımadasına, Süveyş Kanalı ve ötesine mal ihraç etmek için elindeki tek kanaldır.
Ülkemizde bulunan yabanca sermayenin önemli bir bölümü Suudi Sermayesidir.
Aslında Amerikalı Oligarkların direktifleriyle ülkeye taşınmış, ve yaşadığımız siyasi dönüşümün finansmanını sağlamıştır.
Biz müttefiklerimizle beraber öncelikle İsrail'in, sonra da Amerikanın başını ağrıtan liderlerin devrilmesi ve rejimlerin yeniden yapılandırılmasında savaş vermekteyiz.
Ne hükumetimizin, ne devletimizin, ne de halkımızın milli olan hiçbir özelliği kalmamıştır.
O derece ki, halkımız artık kandırmacayı dahi bırakıp aleni köle olmaya hazırlanmıştır.
Son Anayasa değişiklikleri, Kürt-Türk olmayanlar federasyonunu hep böyle okumak lazım.
Evet, sınırlar değiştirilmiştir.
Kürdistan'ın dört bölgesinden üçünde federe Kürt Devletini siyasi zemini hazırlanmıştır.
Suriye, Irak gibi İsrail hasımlarının dişleri sökülmüş, ufalanmış, parçalara ayırılmıştır.
Türkiye'deki milliyetçi çevreler dizleri üzerine çökertilmiş, bütün devlet kurumlarından ayıklanmıştır.
Proje şu ana kadar iyi yürümüştür.
Bundan sonrasını hep beraber göreceğiz.
Şunu da hatırlatayım, küresel oligarkların her projesi başarılı olmamıştır.
En büyük başarısızlıkları Çin'i uzun yıllar Komünist yönetime kaptırmaları, ikinci başarısızlıkları da İran'ının kontrolünü uzun yıllardır ellerinden kaçırmalarıdır.
Sanırım Türkiye'de de benzeri bir başarısızlığa doğru ilerlemektedirler.
Oraj POYRAZ
İsrail'le Aynı Cephede Yer AlmaktayızSuudi Arabistan müftülerinden Şeyh Abdullah El Temimi: 2013-04-08, 19:16:24
Şeyh Abdullah el Temimi şunları söyledi: Vahabi – Selefi müftü konuşmasını şöyle sürdürdü: Suriye'de halka kan kusturan silahlı vahabi – selefi grupların şeyh Abdullah el Tamimi'nin konuşmasına destek verdikleri belirtildi. abna. |
^^^^^ - vvvvv

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder