18 Ocak 2026 Pazar

Cem Gürdeniz: “NATO’ya taahhütlerimiz gereğince;

Daha önce bir emekli denizaltı komutanı da aynı konuda uyarmıştı.
Gruba iletmiştim.
Bunları dikkate almak gerek.

—-

Cem Gürdeniz: "NATO'ya taahhütlerimiz gereğince;

NATO Amfibi Görev Kuvveti Komutanlığı ve Çıkarma Kuvveti Komutanlığı (CATF/CLF) karargâhları,

TCG Anadolu, TCG Derya, TCG İstanbul, TCG Kınalıada,

1 Amfibi Deniz Piyade Taburu ve SAT/SAS timlerimiz ile

İnsansız Hava Araçları, helikopterler ve çıkarma araçlarından müteşekkil Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti; 20 Ocak-16 Nisan tarihleri arasında Akdeniz, Atlantik Okyanusu, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi'ne istinaden seyir ve liman ziyaretleri yapacaktır."

Millî Savunma Bakanlığı

Türkiye'nin NATO'nun varlığının Grönland üzerinden tartışıldığı, Rusya 'nın Oreshnik doktrinine geçtiği böylesine karmaşık ve kırılgan bir küresel konjonktürde, son derece önemli bir deniz görev grubunu Rusya ile sıcak çatışma riski olan yüksek tansiyonlu bir deniz harekât alanına göndermesi defalarca ve yeniden değerlendirilmelidir.

Doğu Akdeniz'de Suriye üzerinden İsrail, Ege ve KKTC üzerinden Yunanistan ve GKRY ile tansiyonun hızla yükseleceği çok ciddi bir döneme girilirken; Ukrayna–Rusya Savaşı dördüncü yılına girip tırmanma ivmesini artırmışken;

Karadeniz–Baltık hattında askeri riskler bu denli yoğunlaşmışken;

Türkiye'nin böylesine büyük ve kritik bir amfibi-deniz gücünü Baltık havzasına sevk etmesi stratejik açıdan son derece risklidir.

Türkiye, değişen küresel ve bölgesel siyasi-askeri şartları gerekçe göstererek, bu NATO görevine en azından bu ölçekte bir güçle katılımını erteleme hakkını mutlaka kullanmalıdır.

Deniz gücü gösterisi, doğru zamanda ve doğru yerde anlamlıdır.

Aksi hâlde caydırıcılık değil, kırılganlık üretir.

Goeben ve Breslau örnekleri tarihin bize sunduğu büyük örneklerdir.


Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net)
           L2fSIJNoA0xfSNxA  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder