Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları aynı mütalaaya göre "örgüt üyesi" ama Teğmen Mehmet Ali, onların örgütteki yöneticisi!
Varın mütalaanın ciddiyetine siz karar verin!
.. .. .. .. .. .. .. .. .. .. .. ..
.. .. .. .. .. .. .. .. .. .. .. ..
Başkan Bey umursamaz bir tavırla kestirip atıyor:
"Böyle karar verdim!"
Bir yandan da basına "taraftar" yakıştırması yapıyor.
Bir tiyatro işte.
Yaşayana göre trajedi, izleyenlerin bir bölümüne göre komedi, neşelendiklerinden belli.
Bir bölümüne göre dram, onlar da üzüntülerini, infiallerini gösterdiklerinden belli.
Henüz bitmedi, bakalım sonu nasıl olacak?
Hayır Silivridekileri artık merak etmiyorum.
Onların durumu belli.
Ya ölmezlerse devranın dönmesini bekleyecekler, ya da dayanamazlarsa içeride ölecekler.
Sürpriz yok.
Ama esas dışarıdakileri merak ediyorum.
Bütün bu yaşananların hesabını nasıl verecekler?
Ülkede kan gövdeyi götürdüğünde nasıl bir tavır alacaklar?
Onu merak ediyorum.
Oraj POYRAZ
MUSTAFA MUTLU - Luis Ayala da yargılanacak mı? Dünkü gazeteler, önceki gün Silivri'deki mahkemenin dışında yaşanan akıl almaz olayların haber ve fotoğraflarıyla doluydu. Saat yedi olmadan duruşma salonuna girdim. Yaptığı muhteşem savunmalarla adını hukuk tarihine yazdıran genç Teğmen Mehmet Ali Çelebi'yi ilk kez gördüm örneğin. Ne öğrendim biliyor musunuz? Geçenlerde verilen savcılık mütalaasına göre Ergenekon'un tek yöneticisi, Teğmen Mehmet Ali Çelebi'ymiş... Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları aynı mütalaaya göre "örgüt üyesi" ama Teğmen Mehmet Ali, onların örgütteki yöneticisi! Varın mütalaanın ciddiyetine siz karar verin! Savaşta bile... On bire doğru duruşma başladı. "Peki, neden?" diye soruyorum Jandarma Başçavuşu'na, "Başkan'ın emri" diye kestirip atıyor. Oturum başlayınca ayağa kalkıp, çalışma koşullarımızın olmadığını ve bunun, savaş koşullarında bile gazetecilere tanınan bir hakkın elimizden alınması anlamına geldiğini, üstelik daha önce bizim oturduğumuz masaların boş bırakıldığını anlatıyorum; "Böyle karar verdim!" Bir yandan da basına "taraftar" yakıştırması yapıyor. Ayala da ayakta! Bunun üzerine duruşmayı izlemeye gelen CHP'li 43 milletvekili, kendilerinin de ayakta kaldığını, salondaki sandalyelerin yarısının boş olmasına rağmen milletvekillerinin ve gazetecilerin ayakta bırakıldığını anlatmaya çalışıyor; Salonda tüm bu olup bitenler, duruşmayı izlemek için gelen Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala'nın gözlerinin önünde gerçekleşiyor. O sırada, bizim yerimize oturmamızı engelleyen Jandarma Başçavuşu ha bire not alıyor. Dün öğreniyoruz ki; Şimdi merakla bekliyorum: Kışkırtan kim? Yargılamanın kuralları vardır. Elinizi vicdanınıza koyun ve yanıt verin: MUSTAFA MUTLU / VATAN |
^^^^^ - vvvvv
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Her isin basi zamanlamadir.
Bir isin ne zaman yapilacagi, nasil yapilacagi denli onemlidir.
ARNOLD H.GLASOW
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de: Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder