7 Aralık 2015 Pazartesi

Cem Gürdeniz : Teorisiz pratik; stratejisiz taktik olmaz! OLURSA SAVRULURSUNUZ

Cem Gürdeniz : Teorisiz pratik; stratejisiz taktik olmaz! OLURSA SAVRULURSUNUZ

NATO TARİHİNDE BİR İLK
BENZERİ SOĞUK SAVAŞTA YAŞANMADI
GEÇMİŞTEN BİR ANI
TARİH YOL GÖSTERİR LİYAKAT KAZANDIRIR

1878 yılında Yeşilköy'e kadar gelen Rus ordularının işgalini önlemek için İngiliz Donanmasını Marmara'ya sokarsınız. Karşılığında Kıbrıs ve Mısır'ı verirsiniz. 1913 yılında Balkan Harbinde, 5 yıl önce bağımsızlığını kazanan Bulgaristan'ın işgal ordusu ile Çatalca'ya kadar gelmesini seyredersiniz. 29 Ekim 1914'te Almanya'nın ve Kayzer'in ucuz kanı olarak Goeben ve Breslau gemilerinin emrivakisi ile Rus limanlarını bombalar ve bir anda kendinizi Birinci Dünya Savaşı'nın kanlı ve karanlık tünelinde bulursunuz. Sonunda, 3 milyon km kare imparatorluktan, Sevr ile dayatılan 200 bin km karelik Egesiz, Marmarasız ve Akdeniz siz bir toprak parçasına sıkışıp kalırsınız. 1962 yılında Türk milletinin haberi olmadan orta menzilli Amerikan nükleer Jüpiter füzelerini topraklarınıza yerleştirtir ve nükleer karşı saldırının açık hedefi olursunuz. Aynı yıllarda topraklarınızdan Amerikan stratejik U2 istihbarat uçaklarının kalkmasını bile kontrol edemez ve Sovyet topraklarında düşürülen uçağın pilotu Türkiye'den kalktığını söyleyince pişkince "Bize haber verilmedi" dersiniz. Kuzey Irak Kürtlerini koruyacağız diye, 1991 yılında "Provide Comfort" isimli Çekiç Güç harekâtına izin verir ve güneydoğumuzun anavatandan kopma sürecine su taşırsınız. 4 Temmuz 2003 günü Süleymaniye'de özel kuvvetlerinize çuval geçirilir, ellerine kelepçe takılır ve namusları olan silahları alınır, içlerinden bir kişi bile direnmeden teslim olduğunda, "Stratejik ortağımızla bir çatışmayı önlediler" dersiniz. 1 Haziran 2010 gecesi İsrail deniz komandoları Mavi Marmara gemisine saldırıp katliam yaptığında "Gemi, Türk bayrağı taşımıyordu, Kiribati bandırasına sahipti" dersiniz. Kara sınırlarınız delik deşik olmuş, giren çıkan teröristlerin sayısı bile bilinmezken, 24 Kasım 2015 günü size açık tehdit teşkil etmeyen Rus savaş uçağını "Hava sahamızı ihlal etti" diyerek düşürür ve 21. yüzyılın başında her açıdan karşılıklı işbirliğine ihtiyacımız olan Rusya ile ilişkileri dinamitlersiniz.

NATO TARİHİNDE BİR İLK

Bu yaşanan NATO tarihinde bir ilktir. Ne soğuk savaşın en karanlık günlerinde ne de Balkan krizinde (NATO'nun 24 Mart 1999 Kosova müdahalesi dahil) NATO'nun düşürmediği bir Rus uçağını düşüren ülke, tarihe Türkiye olarak geçmiştir. Türkiye soğuk savaş döneminde Küba füze krizi gibi en kritik dönemde bile bırakalım Sovyet jetleri ile it dalaşını, Karadeniz'de bir kez bile NATO tatbikatına izin vermemişti. Bugün, nükleer bir dünya gücüne ve aynı zamanda ticaret, enerji (Mavi Akım, Türk Akımı), turizm ve bilimsel işbirliği (Akkuyu Nükleer Santral) ortağımıza yapılan bu müdahale, angajman tedbirleri uygulanıyor gerekçesine sığınılarak izah edilemez. NATO tabiri ile "Political Position Indicator" (Siyasi Durum Göstergesi) dikkate alınarak, angajman tedbirleri mevcut hassas duruma göre uyarlanabilirdi. Yani stratejik ve hatta jeopolitik sonuçları olacak kritik bir alanda tetiği her önüne gelene çekmeyecek bir mekanizma tesis edilebilirdi.

BENZERİ SOĞUK SAVAŞTA YAŞANMADI

Bu yaşananın bir benzeri ne soğuk savaş döneminde ne de sonrasında yaşanmıştır. 1 Mayıs 1960'ta Sovyetler üzerinde ve 27 Ekim 1962 günü füze krizi esnasında Küba üzerinde Amerikan U2 istihbarat uçaklarının düşürülmesi bile bu olaya benzemez. Eğer NATO'ya güvenerek bu uçak düşürülmüşse, NATO'da çalışanların çok iyi bildiği bir gerçeği hatırlatalım. Ne ABD'li Johny, ne İngiliz Tommy, ne de Fransız Pierre, Türkiye'nin çıkarları ve savunması için ölür.

GEÇMİŞTEN BİR ANI

Deniz Harp Akademisi öğrencisi iken strateji ve deniz gücü öğretmenimiz E. Deniz Kurmay Albay Mert Bayat, 60'lı yıllarda bir kurmay subay olarak katıldığı NATO Komuta Yeri Tatbikatında (CPX) yaşadıklarını anlatmıştı. Tatbikat senaryosuna göre Sovyet Karadeniz Filosunun Bulgar kuvvetlerinin desteği ile İstanbul Boğazı kanatlarını işgal etme girişiminde bulunduğu bir durum yaratılmıştı. Tatbikata katılan NATO Komutanlığı temsilcisi Amiral, Türk donanmasının yoğun Sovyet Hava Kuvvetleri saldırıları ile imha edilmiş olması ve Boğazların düşme tehlikesinin belirmesi üzerine İstanbul Boğaz yaklaşma sularındaki ve amfibi hedef sahasındaki Sovyet donanmasına karşı uçaklardan atılan taktik nükleer silahların kullanılmasını önerir. Türk tarafı bu duruma şiddetle karşı çıkar. Zira bu silahların kullanılması yaratacağı radyasyon ve Sovyetlerin mukabil nükleer saldırısı ile on binlerce sivil İstanbullunun da ölmesi demektir. Amerikalı Amiralin cevabı şöyledir: "Boğazların düşmesi daha mı iyidir?"

TARİH YOL GÖSTERİR LİYAKAT KAZANDIRIR

Osmanlı İmparatorluğu 2 Ağustos 1914 günü çok büyük bir gizlilik içinde sadece Enver, Talat, Sait Halim Paşa ve Büyükelçi Hans von Wangenheim'ın bilgisi ve iradesi ile Almanya ile ittifak antlaşması imzalamıştı. Bahriye Nazırı Cemal Paşa bile ittifak anlaşmasından bir gün sonra haberdar olmuştu. Bu antlaşmadan 3 ay sonra bu kez Goeben (Yavuz) muharebe kruvazöründe bulunan Alman Amirali Souchon'un Enver Paşa'yı "Karadeniz'de bir tatbikat yapacağız" aldatmacası ile kandırıp Rusya ile savaşı başlatan emrivaki saldırısı gerçekleşmişti. Osmanlı donanmasından da Gayret-i Vataniye ve Muavenet-i Milliye, Taşoz ve Samsun muhriplerinin de yer aldığı 29 Ekim 1914 gece saldırısında Odesa, Novorosysky, Sivastopol limanları bombalanmış 2 Sovyet savaş gemisi batırılmıştı. Bu harekâttan Osmanlı kabinesinin haberi yoktu. Sonuçta bu savaşta yenildik, milyonlarca gencimizi kaybettik. Savaşı, sonunda Batı emperyalist devletleri kazandı. Osmanlı İmparatorluğu, Sevr Antlaşması ile Anadolu'da küçük bir toprak parçasına mahkûm edildi. Bu makûs kaderi strateji ve taktik ile teori ve pratiğe sahip bir eşsiz bir lider, asker ve devlet adamı bozabildi. Onun liderliği kadar yanındakilerin sadakat ve en az onun kadar önemli olan liyakatleri de bu başarıda rol oynadı. Bugün ihtiyacımız olan da budur. Mustafa Kemal'e sadakat ve liyakat. Zaman tarihten ders alma zamanıdır. İç ve dış tuzaklara düşmeme zamanıdır.


a45UyF587661-151207171211 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/12/08  02:00 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 

Gunumuzde, dunyadaki temel sorun, aptallarin kendilerinden son derece emin, akillilarin ise devamli suphe icinde olmalaridir.

Bertrand Russell

Resulullah sav buyurdular ki:
Kim tavla oyunu oynarsa elini domuz kanina bulamis gibi olur.

Kutubu Sitte 5337

Gulsev Eyuboglu Irhan. : INGILIZ KURTCULUGU

1-Sykes-Picot anlasmasi: 16. mayis. 1916 tarihinde, Ingiltere ve Fransa arasinda ortadogunun paylasima dair gizli anlasma.
2-Ingiltere nin Istanbul Yuksek Komiseri Yrd. Amiral Webb; Disisleri Bakani Lord Curzon a 19. agustos 1919 tarihinde gonderdigi raporda Amerika, Trabzon ve Erzurum u icine alan Ermenistan i himaye edecek. Geri kalan dort ilde bir Kurt devleti de, Ingilizlerin himayesine birakiliyor
3-Istanbul Ingiliz Yuksek Komiseri Amiral Carthorp, 9. temmuz. 1919 tarihli Ingiltere Basbakani Lord Curzon a goderdigi rapordan Binbasi Noel, Abdulkadir ve Bedirhanogul lariyla gorustu ve bana Irak Komiserliginden gelen rapor; Seyit Abdulkadir ile yegeni Seyh Taha nin aralari aciktir onlari ancak Bedirhanogullari baristirir.
4-Ingiltere nin 1919 yilinda Istanbul da gorevli Buyukelcilik mustesari Hohler in; Sir E. Tilly e raporundan; Benim sorunum Kurtler, Binbasi Noel Bagdattan buraya geldi. Cok iyi bir asker, guclu ancak diger bakimdan da Kurtlerin lideri olmak istiyor. Kurtler gibi kimse yoktur, onlar cok iyidir diyor. Ermeniler icinse degersiz ve hilebaz olduklari gorusunde. Kurtler hic Ermeni oldurmedi aksine onlari korudular fakat Ermeniler Kurtleri oldurduler diyor. Korkarim ki Binbasi Noel bir Kurt lawrens i olmak istiyor. Mezopotomya simdi bizim olduguna gore: ona bir Kurt devleti kurdurup kuzey daglarini boylece koruyabiliriz. Binbasi Noel bir Kurt lawrens idir. Ancak Kurtlere fazla guvenilmez. Majestelerinin Hukumetinin amaci Turkleri alabildigine zayiflatmak olduguna gore; Kurtleri bu sekilde harekete gecirmek fena plan degildir .
5-1919 yilinda Istanbul Ingiliz Yuksek Komiseri Amiral Sir A. Calthorp dan, Ingiliz Disisleri Bakani Lord Curzon a Binbasi Noel, Kurt sefleriyle gorus birligine variilirsa bundan Majestelerinin Hukumetine buyuk faydalar saglanacagini soyluyor. Sefler Istanbulda Seyit Abdulkadir ve Bedirhan lardir. Suphe uyandirmamak icin Noel den ayri olarak Kurt bolgesine gidecekler. Turk ler; Paris teki Sulh konferansina Kurtlerinde geleceginden korkuyorlar. Kurtler henuz Mustafa Kemal e karsi ayaklanmadi. Ancak Noel bu ayaklanmayi basaracagindan emin.
6-9. aralik 1919 tarihli Istanbul Ingiliz Yuksek Komiseri Amiral Sir F. de Robeck ten, Lord Cuzron a rapor: Mr. Hohler, Kurt meselesi hakkinda Kurt baskani olan Seyit Abkulkadir Pasa(Seyit Abdulkadir, 1. Damat Ferit Pasa hukumetinin Surayi Devlet Reisi yani Danistay Baskani) ile gorustu. Kurtler butun umitlerini Ingilizlere baglamislardir. Bu arada belirteyim Mustafa Kemal gittikce buyuk tehlike olmaya basliyor. Kuvvetler, Kurtleri Mustafa Kemal e karsi kullanmak icin para odemeye hazirdir.
7-26. aralik 1919 tarih 966/633 sayili Ingiliz belgesi; Kurt kabileleri Ingiliz ve Fransiz hakimiyetine alinacak. Kurt bolgesinde hic bir sekilde Turk birakilmayacak. Bir tane Kurt devleti mi yoksa bir cok Kurt devleti mi kurulacagi dusunulecek. Ermenilere ise Amerikan kanaliyla silah saglanacaktir.
8-Fransiz delegasyonundan B. Berthelot Kurdistan yeni bir ogedir. Gelecegi Sykes-Picot anlasmasiyla sekillendi . .
Butun bu belgelere ek olarak, 16. nisan 1920 tarihinde San Remo konferansinda hazirlanan 5. sayili maddenin not ekininin 1. ve 3. maddesi, daha sonra 10. agustos 1920 Serv anlasmasinin 62. ve 64. maddelerine konuldu.

Saygilarimla. .
Gulsev Eyuboglu Irhan. .
NE MUTLU TURKUM DIYENE
31. 05. 2007


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder