10 Ekim 2017 Salı

ABD'YE YANIT: İNCİRLİK KAPATILSIN



ABD'YE YANIT: İNCİRLİK KAPATILSIN

ABD ile yaşanan 'vize' krizinin ardından gözler İncirlik Üssü'ne çevrildi. Aydınlık'a konuşan emekli generaller, vakit kaybetmeden İncirlik Üssü'nün ABD'ye kapatılması, Diyarbakır Üssü'nden de askerlerin gönderilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye ve bölge ülkeleri Rusya, Türkiye, İran, Irak Merkezi Yönetimi ve Suriye'nin, Irak ve Suriye'de yaşanan olaylara el koyması ve birlikte hareket etmesi ABD'yi telaşlandırdı. ABD İstanbul Konsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un tutuklanmasının ardından bu olayı da bahane ederek Türkiye'ye karşı vize yaptırımını devreye soktu. Tüm Türk vatandaşlarının vize başvurularını askıya aldı.

ABD'nin bu ağır yaptırımı ve Türk vatandaşlarına yönelik kararı toplumun tüm kesimlerinde tepkiyle karşılandı. ABD'nin kararı üzerine İncirlik Üssü'nün kapatılması talebi, sosyal medyada da yükseldi. Twitter mesajlarının içeriği, "darbecilere kucak açan, PYD'ye silah ve hava desteğinin kumanda merkezi olan İncirlik bir an önce ABD'ye kapatılmalı" biçimindeydi.

Emekli generaller de ABD'ye İncirlik ve Diyarbakır Üslerinden yanıt verilmesini önerdiler. Vize kararıyla birlikte ABD'nin Türkiye'ye karşı yürüttüğü örtülü savaşın açık savaşa dönüştüğünü vurgulayan emekli generaller Aydınlık'a yaptıkları açıklamalarda şunları söylediler:

'PKK'YA DESTEKLERİNE ŞAHİDİM'

Emekli Orgeneral Necati Özgen

Reklamdan sonra devam ediyor

ABD'nin 1990'lı yıllardan beri yaptıklarına şahidim. PKK'ya desteklerini gözümle gördüm. ABD kendi kontrolünde bir Kürt Devleti kurmak için her yolu deniyor. Bu devletin yaşaması için bölgede çıkan petrolün, onlar adına Akdeniz'e ulaşması doğrultusunda çalışıyor. Yaşadığımız son olay da bunun bir parçası. Türkiye ABD'nin bu planlarını kesinlikle engellemelidir. Vize kararına da karşılık verilmelidir. İncirlik Üssü masaya yatırılmalı ve gerekirse İncirlik ABD'ye kapatılmalıdır. Türkiye öyle kedi fare oyunu oynanacak bir ülke değildir.

'ARTIK YAPTIRIM ZAMANI'

Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı

ABD müttefik olmasına rağmen PYD/PKK'ya açıktan destek vermeye devam ediyor. TIR'larla yardımların götürülmesi, silahların taşınması dostluğa sığdırılamaz. ABD bundan önce yardımları gizliden yapıyordu ama artık her şey açıkça ortada. ABD'nin hedefi Kürt Koridoru'nu denize açmak... Ama şu anda Türkiye, İran, Rusya, Suriye ve Irak'la birlikte hareket edince ve bir de İdlib'e yerleşince ABD'nin planları bozuldu. ABD bunları sindiremiyor. Sindiremeyince de sürekli Türkiye'nin ABD'den sağlayacağı araç ve gereçler konusunda yaptırıma gidiyor. PKK'ya verdiklerini Türkiye'ye vermiyor. Bunlar içimize sindireceğimiz bir konu değil... Bazı yaptırımları artık uygulamada yarar var. Bunun başında da İncirlik geliyor. İncirlik'in mutlak suretle tekrar masaya yatırılması lazım. Türkiye'nin geleceğini tehdit eden olaylar arka arkaya geliyor. Bunların önüne artık bir set çekmeliyiz. Türkiye'yi yönetenler ivedilikle İncirlik'i ve ardından da Diyarbakır Üssü'nü ABD'ye kapatmalıdır.

'BU BİR SAVAŞTIR'

Emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumaları hakkında çıkan yakalama kararı ardından da Türkiye'ye verilmesi gereken silahlara ambargo uygulaması aslında yaşanan sürecin en başıydı... Kumpas davalarıyla Türkiye'ye savaş açan ABD artık yaptırımlara da geçti. Vizelerin askıya alınması siyasi bir uygulamadır.

ABD, Türk vatandaşlarını da karşısına aldı. Bunun uzun soluklu olacağını düşünürsek başka yaptırımlar da olacaktır. ABD ilişkilerine artık normal bakılmasın. Bu bir savaştır. Bizim ABD vatandaşlarına değil, terörle uğraşanlara bir ambargomuz olmalı. Bunun için de derhal İncirlik Üssü kapatılmalıdır. İncirlik'te IŞİD'le mücadele merkezi var. Soruyorum o halde; IŞİD'le mücadele kaldı mı? Siz, PYD'ye 'kara gücüm'dediniz mi? İncirlik'i kapatmak için o kadar çok gerekçe var ki! O yüzden vakit kaybetmeden İncirlik kapatılmalı ve hemen arkasından Diyarbakır'daki ABD askerleri kovulmalıdır. Çünkü ABD'nin Diyarbakır'da IŞİD'le mücadelesi yok. Bunların görevi bitti. Bir an önce Türk hükümeti bu yaptırımları uygulamalıdır.

http://cokizlenen.xyz/abd-ye-yanit-incirlik-kapatilsin

 
a45UyF587661-171010184351 Oraj Poyraz At 0raj.p0yraz@neomailbox.net 0raj.p0yraz@neomailbox.net
2017/10/10  19:07 1  39  3-ekim-dernegi@googlegroups.com


 

Tanriniz oldu ve sadece cahiller agladi.
Ve eger cehenneme inaniyorsaniz, o zaman orada gorusuruz!

Friedrich Nietzsche

Cennette yuksek derecelere kavusmasi icin mumine musibet gelir.
Bunun icin peygamberlere cok bela ve musibetler gelmistir.
En siddetli bela, peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir

(Tirmizi)
Lutfen bundan sonra Muslumanlardan eza, cefa ceken, basina bir musibet gelenler aglayip, zirlamasin.
Cunku baslarina gelen her turlu olumsuzluk onlarin Allahin sevgili kullarindan oldugunu gosteriyor.
Ben demiyorum, hadisler, ayetler boyle soyluyor.

DOGA YASALARI UZERINE DUSUNCELER -11-

Artik, cift yarik deneyinin ve kurantum alan kuramlarinin daha ileri seviyede yorumlarina gecilebilir. Once Dr Stephen Hawking den alintilar yapacagim. Yazi dizimin sonunda ise John Gribbin in kuantum fizigi ile ilgili bazi yorumlarina ve genel yorumlara yer verecegim. Alintilara devam ediyorum. (Buyuk Tasarim. S.Hawking-LMlodinow)

Einstein belirsizlik ilkesinden rahatsiz olmus ve Tanri nin evrende zar atmadigini soylemisti.

Kuantum fizigine gore ne kadar bilgiye veya ne kadar guclu bir hesaplama yetenegine sahip oldugumuz hic fark etmiyor. Fiziksel sureclerin sonuclarini kesinlik dahilinde ongormek mumkun degildir cunku onlar kesinlik dahilinde belirlenmemistir. Tersine, bir sistemin baslangic kosullarini bilsek bile, doga o sistemin gelecegini temelde belirsiz bir surec yoluyla saptar. Bir baska deyisle, en basit durumlarda bile doga bir surecin veya bir deneyin sonuclarini dikte etmez. Bunun yerine, her biri belirli bir gerceklesme olasiligi tasiyan cok farkli senaryolara izin verir. Bu, Einstein in yorumu ile Tanri nin zar atmasi gibi bir seydir. Bu dusunce Einstein i rahatsiz etmis, kuantum fiziginin kurucularindan biri olmasina ragmen, sonradan elestirmeye baslamistir.

Daha bu ilk cumlede Dr Hawking meselenin ozune inmis durumda. Kuantum fizigindeki belirsizlik, bir hesaplama ek$ikligi degildir. Doganin bagrinda yatan bir gercekliktir. Einstein bu durumu sadece elestirmekle kalmadi, kuantum fiziginin belirsizlik ilkesini curutmek icin calismalar da yapti. Mesela kutudaki saat dusunce deneyi gibi. Fakat Niels Bohr, olcumler ne kadar hassas yapilirsa yapilsin momentum bilgisinde belirsizlik olacagini gostererek bu deneyin bir ise yaramiyacagi cevabini verdi. Derken ortaya EPR Paradoksu denen bir olgu daha cikti ve kuantum kurami bir zafer daha kazandi. Aslinda her sey daha da gariplesiyordu. Madem ki, yaptigimiz gozlem bir partikulun hizi ve konumu konusunda belirsizlige yol aciyordu, o zaman iki ayri parcacik uzerinde calisilarak bir sonuca ulasilabilirdi. Einstein sunu onerdi:

Birbirleriyle etkilesim icine girip sonra birbirinden ayrilarak ucan ve deneyci onlardan birini arastirmaya karar verene kadar baska hicbir seyle etkilesim icine girmeyecek iki parcacik hayal edin. Her bir parcacigin kendi momentumu var, her biri uzayda bir konumda yerlesmis durumda. Kuantum kurami kurallari cercevesinde bile iki parcacigin toplam momentumunu ve birbirlerine yakin olduklari zaman aralarinda bulunan mesafeyi tam olarak olcmemize izin vardir. Cok daha sonra parcaciklardan tekinin momentumunu olcmeye karar verirsek oteki parcacigin momentumunun ne olmasi gerektigini otomatik olarak biliriz, cunku toplamin degismemesi gerekir.

EPR-paradoksu

EPR paradoksu adi verilen dusunce deneyi bir sistem uzerinde olcum yaparak diger sistemde olculmeyen bir degeri tahmin etmeye dayanir. Bu konuda fizikciler ikiye ayrilmislardir.

Einstein kuantum mekanigininin henuz tamamlanmadigini dusunuyordu. Cunku ona gore, ortada bir sacmalik vardi. Eger kuantum mekaniginin Kopenhag yorumuna sapilirsa, iki sistemdeki olcum sureclerinin, aralarinda mesafe olsa dahi, birbirlerini etkiledigini kabul etmemiz gerekiyordu. Sunlari yazdi:

Kopenhag yorumunu kabul ederseniz o zaman bu yorum, ikinci sistemdeki konum ve momentumun gercekligini, ikinci sistemi herhangi bir sekilde etkilemeyen ilk sistem uzerinde yapilan olcme surecine bagli kilar. Akla yakin hicbir gerceklik tanimi buna izin veremez.

Buna benzer dusunce deneyleri ve itirazlar sonucu, kuantum fiziginin degi$ik yorumlari gelistirilmeye baslandi. O yorumlar en son bolumlerde derli toplu bir sekilde ozetlemeye calisacagim. Dr Hawking den alintiya devam ediyorum.

Kuantum fizigi doganin yasalarla yonetildigi dusuncesini yikmaya calisiyor gibi gorunebilir, ama durum bu degildir. Tersine, yeni bir determinizm anlayisini kabul etmemiz icin bize yol gosterir. Doganin yasalari belirli bir sistem icin kesin bir gecmis ve gelecek saptamak yerine, farkli gecmis ve gelecek olasiliklari saptar. Bu durum bazilarinin hosuna gitmese de, bilim insanlari kendi onyargili dusuncelerini degil, deneylerle uyum gosteren kuramlari kabul etmek zorundadir.

Bilimin bir kuramdan bekledigi ilk sey test edilebilir olmasidir. Kuantum fizigine ait ongorulerin olasiliksal dogasi, bu ongorulerin dogrulanmasinin olanaksizligi anlamina gelseydi, kuantum kuramlari gecerli olarak nitelenemezdi. Ancak ongorulerin olasiliksal dogasina ragmen kuatum kuramlarini test edebilmekteyiz. Ornegin bir deneyi pek cok kez tekrar edebilir, farkli sonuclara ait frekanslarin ongorulen olasiliklara uydugunu dogrulayabiliriz. Kuantum fizigi bize hicbir seyin asla kesin bir noktada saptanamayacagini soyler, eger aksi olsaydi momentumdaki belirsizligin sonsuz olmasi gerekirdi. Aslinda kuantum fizigine gore, her parcacigin evrenin herhangi bir yerinde bulunma olasiligi vardir. Yani cift yarikli deney duzeneginde belirli bir elektronu bulma sansi cok yuksek olsa da, o elektronu Alpha Centauri sisteminin en uzak kosesinde veya ofisinizin kafeteryasinda yediginiz borekte bulma sansi her zaman vardir. Sonuc olarak, bir kuanta parcasina tekme atarak ucmasina izin verirseniz, onun tam olarak nereye gidecegini onceden soyleyebilmenizi saglayacak herhangi bir bilgi veya yetenek soz konusu degildir. Ancak, deneyi pek cok kez tekrarlarsaniz, elde ettiginiz veriler onu bulabileceginiz degi$ik noktalarin olasiliklarini yansitacaktir. Deneysel fizikciler bunun gibi deneylerin sonuclarinin kuramin ongoruleriyle uyustugunu dogrulamaktadir.

Simdi, olasilik kavramina geldik. Burda cok dikkat edilmesi gerekiyor. Ele alinan olasilik, bir piyango cekilisine benzeyen olasilik kavrami degil. Bu rastlantisalligi iceriyor ama ondan farkli yonleri de var. Devam ediyorum.

Kuantum kuramindaki olasiliklar farklidir. Dogadaki temel rastlantisalligi yansitir. Doganin kuantum modelini olusturan ilkeler, sadece gundelik deneyimimize degil, gerceklik hakkindaki sezgisel kavramlarimiza da terstir. Ancak kuantum fizigi gozlemlerle uyum icindedir. Hicbir sinamada basarisizliga ugramamistir ve bilimde kuantum kadar cok sinanan bir baska kuram yoktur.

Kuantum kuraminin olasilik anlayisi top ornegindeki rastgele cekim mantigina benzer gibi gorunse de, farkliliklar var. Bu yeni olasilik anlayisinda, gozlemcinin secime karismasi gibi bir olgu da soz konusu.

1940 li yillarda Richard Feynman in kuantum ve Newton fiziginin farkliligi hakkinda sasirtici bir yaklasimi vardi. Cift yarik deneyindeki girisim oruntusunun nasil olustugu sorusu ilgisini cekmisti. Animsayalim, iki yarik da acikken gonderdigimiz partikullerin olusturdugu goruntu, ilkinde yariklardan yalnizca birinin, ikincisinde digerinin acik oldugu iki deneyin sonucunda elde edilen oruntulerin toplami degildir. Her iki yarik acikken bir dizi acik ve karanlik seritler elde ederiz ve karanlik seritlere hic parcacik ulasmamistir. Sanki parcaciklar, kaynaktan ekrana yaptiklari yolculuklarinin bir yerinde her iki yarik hakkinda bilgi edinmislerdir. Bu turden bir davranis, gundelik yasamimizdaki seylerin davranisindan buyuk olcude farklidir; ornegin, gundelik hayatta bir top bir yariktan gecirildiginde bir yol izler ve diger yariktaki durumdan etkilenmez.

Dr Hawking in acikladigi bu davranis uzerine, cilginca bir yorum yapilmistir ve ustelik bu cilginca yorum gercekten de dogru olabilir. Ya, parcaciklar gelecegin bilgisine sahipse? Bu varsayimi test etmek icin de duzenekler hazirlanmistir. Bir zaman kuramina gore, evrende olmus, olacak her sey film kareleri gibi ustustedir. Biz, kareler arasinda sicrama yapamayiz ama parcaciklar tuhaf bir sekilde bu sicramayi yaparlar ve biz onlardan daima gerideyiz demektir. Elbette, bu sadece bir yorumdur.

feynman

Richard Feynman. (1918-1988)

Newton fizigine gore, her parcacik kaynaktan ekrana kadar tek ve kesinlikle tanimlanmis bir yol izler. Bu resimde, (Newton fiziginde) parcacigin, yolculugu sirasinda yariklarin cevresini dolasmak icin yolundan sapmasi mumkun degildir. Ancak kuantum modeline gore, bir parcacigin baslangic noktasindan varis noktasina kadar gecen zaman icinde belirli bir konumda oldugu soylenemez. Feynman bunun, kaynaktan ekrana giden parcacigin izledigi bir yol yoktur seklinde yorumlanmamasi gerektigini fark etti. Tersine, parcacik bu iki noktayi birbirine baglayan olasi butun yollari kullaniyordu. Feynman a gore kuantum fizigi ile Newton fizigi arasindaki fark buydu.

Bu nasil olabilir? Bir parcacigin konumunun belirsizligi az cok kavranabilen bir seydir. Ama bir parcacigin ayni anda olasi tum yollari kullanmasi nasil mumkun olabilir? Bu durum bizleri zaman anlayisimiz hakkinda yeniden dusunmeye zorlamaktadir. An dedigimiz sey nedir ve onu kuantum cercevesinde yeniden nasil yorumlayabiliriz ?

Deneyde, her iki yarigin konumu onemlidir, cunku parcaciklar tek ve belirli bir yol izlemek yerine, her yolu izlerler ve bunu es zamanli olarak gerceklestirirler! Bu sanki bilim kurgu gibi geliyor ama degil.

Feynman in dusuncesine gore cift yarik deneyinde parcaciklarin izledigi yollar soyledir. Yalnizca bir yariktan veya yalnizca diger yariktan gecerler. Ilk yariktan gecer, donup ikinci yariktan cikar sonra yine ilk yariktan gecerler. Teorik olarak, tum bunlari yaparken nefis pizzalar satan bir lokantaya ugramalari veya Jupiter in etrafini dolasmalari mumkundur. Feynman a gore parcacik, hangi yarigin acik oldugu konusunda bu sekilde bilgi alir. Eger bir yarik aciksa parcacik onun icinden gecer, her iki yarik da aciksa, parcacigin icinden gectigi her iki yol birbirine karisarak bir girisim olusturur. Bu cok delice gelebilir ama Feynman in formullerinin cok daha kullanisli oldugu kanitlanmistir.

Bu noktada, kla$ik fizikten tamamen koptuk. Kla$ik fizikte, mesela bir top mermisinin izleyecegi yol bellidir. Aksi halde zaten savaslarda kullanilmazdi. Merminin kutlesi, momentumu, yer cekimi etkisi, ruzgarin direnci vb gibi degerler uygun bir matematikle formule edilerek, merminin bir yere dusmesi ufak bir sapma payi ile gerceklestirilir. Belki insan sezgileri ile buyuk sapmalar olabilir ama bilgisayar destekli hesaplamalarla hedefe cok az bir sapma ile varilir. Bazi fuzeler bir hedefi 1-2 metrelik sapma ile vurabilmektedir; zaten yaptiklari tahribat ve gucleri gozonune alinirsa bu kadarcik bir sapmanin onemi yoktur. Ama bu yeni kuramda, sanki top mermisi her yeri dolastiktan sonra hedefi hakkinda bilgi ediniyor gibi ...

Feynman in kuantum gercekligiyle ilgili dusuncesi, daha sonra anlatacagim kuramlarin anlasilmasi acisindan cok onemlidir. Bu nedenle nasil calistigina dair bir izlenim edinmek icin biraz zaman ayirmaya deger. Bir parcacigin A noktasindan basladigi ve ozgurce hareket ettigi basit bir surec hayal edelim. Newton modelinde bu parcacik duz bir cizgi izler. Belirli bir zaman gectikten sonra, bu duz cizginin sonunda parcacigi kesin olarak belirlenmis B noktasinda buluruz. Feynman in modelinde bir kuantum parcacigi A ile B yi baglayan butun yollari dener ve her yol icin adina faz denilen bir numara alir. Bu faz, dalganin pozisyonunu, yani dalganin tepe konumunda mi, cukur konumunda mi, aradaki belirli bir konumda mi oldugunu temsil eder. Feynman in bu fazi hesaplamak icin kullandigi matematik formulu, butun yollardan gelen dalgalari topladiginizda, A dan baslayan ve B ye ulasacak parcacigin olasilik genligini elde edecegimizi gosterir. Olasilik genliginin karesi de B ye ulasacak parcacigin gercek olasiligini verir.

Feynman toplamina (Dolayisiyla A dan B ye gitme olasiligina) katkida bulunan her bir tekil yolun fazi, sabit uzunlukta bir ok olarak dusunulebilir ama bu ok herhangi bir yonu gostermez. Iki fazi toplamak icin, bir fazi temsil eden oku, diger fazi temsil eden okun sonuna yerlestirirsiniz ve boylece toplami temsil eden yeni bir ok elde edersiniz. Fazlar ardi ardina siralandiginda, toplami temsil eden ok cok uzun olabilir.

Ayni yonde ilerleyen vektorlerin toplamina benzemekte.

Ancak, oklar farkli yonleri gosteriyorsa birbirlerini gecersiz kilma egiliminde olacaklarindan, oktan geriye pek bir sey kalmayacaktir. Sonsuz sayida yol olmasi isin matematigini zorlastirsa da, sonuc veriyor.

Feynman kurami, kuantum dunyasindan Newton fiziginin nasil dogabilecegi hakkinda bir fikir sunuyor. Feynman kuramina gore her yola ait faz Planck sabitine dayanir. Planck sabiti cok kucuk oldugundan, birbirine yakin olan her yolun katkisini topladiginizda, fazlar normal olarak cok buyuk degi$iklik gosterecektir ve birbirlerini sifirlama egiliminde olacaklardir. Ancak kurama gore, fazlarin siralanma egilimi gosterdigi belirli yollar da vardir ve bunlar, parcacigin gozlemlenen davranisi icin daha buyuk bir katki sagladiklarindan tercih edilir. Buyuk nesneler soz konusu oldugunda Newton un ongordugu yola cok benzeyen yollarin fazlari da benzesecektir ve toplamdaki paylari acik farkla buyuk olacaktir. Yani etkili bir bicimde sifirdan buyuk olan tek varis noktasi, Newton kurami tarafindan ongorulen noktadir ve bu varis noktasinin sahip oldugu olasilik 1 e cok yakindir. Bu nedenle buyuk nesneler Newton kuraminin ongordugu sekilde hareket ederler.

Tamam, pek anlasilmayacak bir sey yok. Aynen, hareket eden futbol topunun izledigi yolun analizindeki mantik gecerli. Olasilik genligi Planck sabitine bolundugunde, buyuk parcanin izleyecegi yolun olasi sapma degeri azalacak. Ama ya kucuk parcalarda durum ne olacak ? Burda ise artik bir parcanin degil, bir sistemin analizi soz konusu. Tek tek her parcacigin olasilik genligi hesap edilemese de butune yonelik bir kavrayisa varilabilir.

Buraya kadar Feynman in kuramini cift yarik deneyi baglaminda ele aldik. Bu deneyde parcaciklar yariklari olan bir duvardan geciriliyor ve biz duvarin arkasina yerlestirilen bir ekrana ulasan parcaciklarin yerini olcuyoruz. Genel olarak, Feynman in kurami tek bir parcacigin degil bir sistemin olasi sonuclarini ongormemizi sagliyor. Bu sistem bir dizi parcacik, hatta butun evren de olabilir. Sistemin baslangic durumu ile daha sonra niteliklerini saptamak icin yaptigimiz olcumler arasinda, bu nitelikler bir sekilde gelisir ve fizikciler buna sistemin gecmisi der. Ornegin cift yarik deneyinde parcacigi gecmisi, onun yoludur.. Yine bu deneyde oldugu gibi, verili herhangi bir noktaya ulasan parcacigi gozlemliyebilme olasiligi, o noktaya goturulebilecek yollarin tumune baglidir. Feynman, genel bir sistemde herhangi bir gozlem olasiliginin, o gozleme yol acan butun olasi gecmislerden olustugunu gostermistir. Bu nedenle onun bu yontemine kuantum fiziginin gecmisler toplami veya alternatif gecmisler formulasyonu denir.

Iste bu noktada ortaya buyuk bir yorum farki ve ciddi bir soru cikiyor. Alternatif gecmisler, gerceklesme olasiligi varken hic gerceklesmemis olu gecmisler midir, yoksa, onlarin biz goremesek de gerceklesmis oldugu bir baska evren durumu var midir? Cevap olarak verilebilecek evet veya hayir yargilarimizdan nasil emin olabiliriz?

Simdi, bir baska kuantum ilkesine bakalim. Bu ilkeye gore bir sistemi gozlemlemek onun hareket bicimini degistirir. Bir sistemi karsidan oylece izleyemez miyiz ?

Aslinda cevap zaten sorunun icinde gibi: biz de sistemin icindeyiz!

Hayir! Kuantum fizigine gore bir seyi sadece gozlemliyemezsiniz. Gozlem yapabilmek icin, gozlemlediginiz nesneyle etkilesmek zorundasiniz. Ornegin bir nesneyi alisildik anlamda gormek icin uzerine i$ik tutariz. Bir kabagin uzerine tuttugumuz i$ik elbette onu cok az etkileyecektir. Ancak kucucuk bir kuantum parcaciginin uzerine soluk bir i$ik tutmak, yani onu fotonlarla vurmak bile buyuk bir etkiye yol acacaktir. Bu durum kuantum fiziginin acikladigi gibi deneyin sonuclarini degistirecektir.

Bu dusunce gecmis kavramimiz uzerinde onemli sonuclar dogurur. Newton kuraminda gecmisin, kesin olaylar dizisi olarak var oldugu dusunulur. Italya dan aldiginiz kiymetli bir vazonun yerde paramparca durdugunu gorurseniz, kazaya yol acan olaylari gecmise dogru izleyebilirsiniz. Aslinda, simdiki zaman hakkinda ek$iksiz veriye sahipsek Newton yasalari gecmisin ek$iksiz bir resmini hesaplamamiza olanak tanir. Bu resim, ister sevincli ister acili olsun, dunyanin kesin bir gecmisi olduguna dair sezgilerimizle tutarlidir. Hic izlenmemis olabilir, ama sanki bir dizi fotografini cekmisiz gibi, gecmisin varligindan emin oluruz. Ancak kuantum parcaciklarinin kaynaktan ekrana giderken kesin bir yol izledikleri soylenemez. Gozlem yaparak yerini saptayabiliriz, ancak gozlemlerimiz arasinda parcacik butun yollari birden kullanir. Kuantum fizigine gore, simdinin gozlemi ne kadar mukemmel olursa olsun, gozlemlenmeyen gecmis, tipki gelecek gibi, belirsizdir ve yalnizca olasiliklar yelpazesi olarak mevcuttur. Daha acik ve keskin bir ifade ile, evrenin tek bir tarihi veya gecmisi yoktur.

Delice mi? Ama bekleyin bu daha bir sey degil. Cunku parcaciklar ile yapilan bir baska deney, gecikmis secilim deneyi ortaya kimsenin kabul etmek istemedigi carpici bir sonuc cikardi. Once kla$ik fizikte, bir turlu cevaplanamayan bir soruyu hatirlatmak isterim. Kla$ik fizikte, bir sistem belli yasalara uyup gelecege dogru ilerletilebiliyorsa, ayni yasalari kullanarak geriye dogru yurutmememiz icin de hicbir sebep yoktur. Ama olaylar boyle islemez. Neden ? Olen insan geri gelmez, kirilan vazo tekrar birlesmez vs...

Oysa kuantum fiziginde, bir partikule mudahale edildiginde, onun gecmisteki bir kararini etkileyebilmek gibi bir durum karsimiza cikmakta.

-devam edecek-

Levent ERTURK

LEVENTERTURK1961

https://leventerturk1961.wordpress.com/


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder