09 Ekim 2013, Çarşamba 17:07:20
Deniz altında (!) darbe yapan Albay Türkşen'den mektup var
(SÖZDE) Balyoz davasında TRT ekibi ile denizin ONLARCA METRE ALTINDA İKENdarbe hazırlamakla suçlanan ve 16 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onanan Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen, karar üzerine bir mektup yazdı.
Sevgili ailem, dostlarım ve arkadaşlarım,
Balyoz iftirasına karşı 3,5 yıldır devam eden adalet beklentimiz bugün itibariyle nihayete erdi.
Yaşadığımız bu iftira sürecinde bugüne kadar desteğinizi esirgemediğiniz, bugünden sonra da yanımızda olacağınızı bilmenin huzuruyla öncelikle hepinize binlerce kez teşekkür ediyorum.
"TÜRKİYE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR"
Türkiye, yaşadığımız son 10 yılın her bir gününde dönüşmeye devam etti, daha da dönüşeceği şimdiden belli.
9 Ekim 2013 ise bu dönüşüm sürecinin mihenk taşlarından biri olarak tarihteki yerini şimdiden aldı.
İftiranın başından bugüne kadar her kesimin sorumluluğu üzerinden atacağı bir üst merci vardı.
Polis savcıya, savcı özel yetkili mahkemeye, mahkeme Yargıtay'a ''Onlar düşünsün, onlar karar versin'' diyebildi.
Bugün artık gidecek başka merci, adaleti arayacağımız makam kalmamıştır.
Peki biz başka bir sonuç bekliyormuyduk?
Elbetteki HAYIR.
Yaşanan süreci gören her bir göz düşünen her bir akıl başka sonuç beklememeliydi zaten.
Öyleyse şimdi ne yapmak zamanıdır?
"ÜZÜLECEKLER BELLİDİR"
Öncelikle sonucu başından belli bu kurgu davada yaşadıklarımıza dün nasıl üzülmediysek, bugün de sonucuna üzülmeyeceğiz, ağlamayacağız.
Üzülecek, ağlayacak birileri varsa, sözde adalet beklentisiyle 3,5 yıldır bizi oyalayan, aklı ''sabır-metanet-avukat'' tavsiyesinden öteye gitmeyen birileri olmalıdır.
Durum daha fazla izaha gerek duyulmayacak kadar açıktır.
Balyoz davasının Yargıtay kararı, yıllardır esamesi okunmayan Türk adaletinin mezar taşı olmuştur.
Ölünün ardından konuşulmaz, belki ruhuna Fatiha okumak hepimizin hayrınadır.
"OLMAYACAĞI BELLİYDİ"
Bugün Hasdal'da onlarca eş, anne-baba ve evladın gözyaşlarını görmenin ağırlığını yaşamak zorunda kaldık ve daha da kalacağız.
Onlar ne kadar üzülseler haklarıdır.
Bir ümitle Türk adaletinin son kalesinden gelecek iyi habere bel bağlamışlardı.
Olmadı.
Olamayacağı da apaçık ortadaydı.
Sakın kimse, "Bak suçu olmayanlar bırakıldı, herkese de ceza vermediler ya'' yalanının ardına sığınmasın.
Balyoz'un başı ne kadar yalansa, sonu da o kadar yalanla bitti.
Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
"ÜZÜLMEYECEĞİZ, AĞLAMAYACAĞIZ"
Üzülmemek ve ağlamamak elde olmayabilir.
Ama ben yine de üzülmeyeceğim ve yine de ağlamayacağım.
Sadece bir tek gerçeği hiçbir zaman aklımdan çıkarmayacağım.
Bu akşam babalarına kavuşamayan Hasdal, Silivri, Maltepe, Hadımköy, Sincan, Mamakve Şirinyer'de ağlayan onlarca masum evladın gözyaşları elbet bir gün duracak ama onlara çektirilen bu eziyet hiç bir zaman unutulmayacaktır.
Ben unutmayacağım...
Hepinize tekrar teşekkürlerimi iletirken, anne-babalar başta olmak üzere tüm aile üyelerimize, dost ve arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Sağlıcakla kalın.
Ali TÜRKŞEN
9 Ekim 2013
a45UyF587661-201307301451-10
Hisler konusunca, aklin dili tutulur.
Anonim Nasihat
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de : Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com | Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ | Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder