14 Ekim 2013 Pazartesi

10-Ulusal kanal aydınlatıyor...



Nusret Güner: 'Sessiz kalan düşmandır'

Askerlere yönelik davalara tepki olarak Donanma Komutanlığı görevinden istifa eden emekli Oramiral Nusret Güner, Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin Balyoz kararlarına ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu.

11 Ekim 2013 Cuma 09:57

Gamze Çınlar/ Aydınlık

Aydınlık'a konuşan Güner, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'i olanlara sessiz kalmakla eleştirdi: "Bize bunu yapanlara kızmıyorum; düşman her şeyi yapar ama benim adamın beni korumuyor, demek ki o da benim düşmanım"

'Türk Milleti uyan!'

Yargıtay'ın kararlarına hiç şaşırmadığını belirten emekli Oramiral Güner, "Böyle bir düzenden başka bir karar beklenemezdi.
Bu, adalet diye bir şeyin kalmadığını gösteriyor"
dedi.
Cezaları onanan komutanların rütbelerinin sökülecek olmasına ilişkin üzüntülerini dile getiren Güner, Türk milletine şu çağrıda bulundu: "Bütün yargıçlarımız, savcılarımız Türk milleti adına karar verdiklerini söylüyorlar.
Ben buradan 'Ey Türk Milleti, uyanın' diyorum.
Senin için canını feda etmeye yemin etmiş insanlara reva görülen bir durum değil bu.
Ey Türk Milleti, senin adına karar verenler pırıl pırıl insanları mahvediyorlar, yasal olarak bir mekanizma kur ve bunları kontrol et"

'Yetkililere yazıklar olsun'

Güner, "Bizi bu duruma düşüren hainler, buna ses çıkartmayan yetkililer var.
Benim Başbakanım, meclisim, bakanlar kurulum var.
Bu yetkilileri kınıyorum.
Yazıklar olsun diyorum onlara.
Andımız konusunda da gördüğümüz gibi, muhalefet de iktidarla el ele vermiş 'aman ikinci bir muhalefet oluşturmayalım' derdinde.
Bu yandaş muhalefet Türkiye'ye en büyük kötülüğü yapmıştır.
Yandaş medyada 'patronlar öyle ama emekçiler ne yapsın' diyerek bu durumu geçiştiremeyiz.
Herkes tavır koyacak, emekçisi de tavır koyacak.
Yoksa acısını bu millet çekecek"
diye konuştu.

'Sütten çıkmış ak kaşık'

Ergenekon, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davalardan da farklı kararların çıkmayacağına inandığını söyleyen Nusret Güner, şöyle devam etti: "Deniz Kuvvetleri'nin belini kırdılar, TSK'nın belini kırıyorlar, maalesef buna sessiz kalanların başında benim Genelkurmay Başkanım geliyor.
Genelkurmay Başkanım nasıl ses çıkartmaz?
Yani kendisinden önceki Genelkurmay Başkanları çok kötüydü, kendisi sütten çıkmış ak kaşık...
Kesinlikle kınıyorum.
Askerine sahip çıkmayanlar komutan olamazlar, lider olamazlar.
Emir verir ve kendi kendilerine uygularlar.
İçim içimi yiyor.
Bize bunu yapanlara kızmıyorum; düşman herşeyi yapar ama senin adamın beni korumuyor, demek ki o da benim düşmanım"

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

Başbuğ'dan Balyoz değerlendirmesi

26'ıncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, "Türk Ordusu'nun zayıflatılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasını ilgilendiren bir sorundur!" dedi.
Balyoz kararlarını
"tasfiye" olarak değerlendiren Başbuğ, komuta kademesinin bu davayla şekillendirildiğini ifade etti.

11 Ekim 2013 Cuma 09:50

 26.Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Yargıtay'ın Balyoz davası kararlarını değerlendirdi.

Kararın Türkiye'de olduğu gibi, yurtdışında da tartışılacağını ifade eden Başbuğ, "Balyoz adı verilen dava kullanılarak TSK'dan çok sayıda askeri personelin tasfiye edilmesini bir tesadüf olarak görmüyorum" dedi.

Başbuğ, Bu tasfiye ile bugünün ve yarının komuta kademelerinde yer alabilecek niteliklere sahip personel ordudan uzaklaştırılmıştır.
Türk Ordusunun zayıflatılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasını ilgilendiren bir sorundur!" dedi.

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

Jandarma komutanlığı karar öncesi tutuklu personeline mesaj gönderdi

Jandarma Genel Komutanlığı'nın Yargıtay'ın Balyoz kararından bir hafta önce tutuklu personeline "her şey iyi olacak" mesajı gönderdiği ortaya çıktı.

Tutuklu jandarmalar, "bugüne kadar neredeydiniz" diye ziyarete gelen heyete tepki gösterdi.

Heyet ise "Bundan sonra yanınızdayız" dedi.

10 Ekim 2013 Perşembe 20:33

Türk Ordusuna balyoz indiren kararların açıklanmasından hemen önce tutuklu jandarma personellerine "her şey kontrol altında" mesajı gönderildiği ortaya çıktı.

Jandarma Genel Komutanlığı'nın cezaevlerine gönderdiği 3 kişilik heyette rütbeli askerler de yer aldı.
Tutuklu askerlere, "her şey iyi olacak" denildi.

Tutuklu komutanlar heyete "bugüne kadar neredeydiniz?" diye sordu.
Karargahın süreçteki tavrına ağır eleştiriler getirdi "Bundan sonra yanınızdayız" yanıtını aldı.

16 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan Emekli Jandarma Albay Kubilay Aktaş'ın avukatı Sedat Küçükyılmaz görüşmenin ayrıntılarını Ulusal Kanal'a anlattı.

Avukat Küçükyılmaz ziyareti "tutuklu komutanlar aldatılmaya devam ediyor" sözleriyle yorumladı.

Küçükyılmaz, "tutuklu askerlerin, komuta kademesine güveni kalmadığını" aktardı.

 

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

"Tanık olarak gitseydim mahkeme beni zaten dinlemeyecekti"

Yargıtay'ın Balyoz kararları sonrası dava sürecinde en çok tartışılan isim eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök de "büyük üzüntü duyduğunu" söyledi.
Özkök, silah arkadaşları için tanıklık yapmaya gitmemesini de "Davanın esasını etkilemeyecekti.
Yargıtay böyle diyor"
sözleriyle savundu.

11 Ekim 2013 Cuma 10:54

"Tanık olarak gitseydim mahkeme beni zaten dinlemeyecekti"

Balyoz davasının en çok tartışılan ismi dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, Yargıtay'ın kararından sonra günah çıkarttı.
Özkök, kararlardan büyük üzüntü duyduğunu söyledi.

Milliyet Gazetesi'ne konuşan Özkök, tanıklık yapmaması ile ilgili eleştirilere yanıt verdi.
Özkök kendisini "Davanın esasını zaten etkilemeyecekti.
Onun için tanıklık yapmadım.
Yargıtay böyle diyor"
sözleriyle savundu.

Tanıklık yapmam mevcut deliller çerçevesinde davanın esasını etkilemeyecekti.
Yargıtay böyle söylüyo

Balyoz davasına konu olan seminerdeki en tehlikeli senaryo bölümünün maksatını aştığını söyleyen Özkök, "Bu ifadem resmi olarak Ergenekon davasına bakan mahkeme tarafından Balyoz davasına bakan mahkemeye gönderilmiştir" dedi.

Özkök, emekli Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanlarının silah arakdaşları için topluca tanıklık yapmaya gittiğini beliterek, "Mahkeme onları dinlemedi, Ben de gitseydim, dinlenmezdim.
Bu yargının tasarrufudur"
diye konuştu.

Ergenekon davası sırasında ifade verirken bir avukatın sorusu üzerine Balyoz davası ile ilgili de konuştuğunu hatırlatan Özkök, dava konusu plan seminerinde Çetin Doğan'ın konuşması olduğu iddia edilen bir ses kaydının kendisine ulaştırıldığı ve seminerde en tehlikeli senaryo bölümünün maksadını aştığını ifade ettiğine dikkat çekti.

Balyoz davasının Yargıtay safhası sona ermiştir.
Hüküm giyen arkadaşlarım için büyük üzüntü duymaktayım.
Beraat edenler için de sevinçliyim.

Meselenin yargısal yönü kamuoyu önünde tartışılmaktadır.
Ben, benimle ilgili bölüme değinmek istiyorum.

Dava süresince birçok sanık yakını ve medya yorumcusu Hilmi Özkök'ün ifadesi niçin alınmadı, mahkemeye sanık tanığı olarak niçin gelmedi diye bana sitem boyutlarını aşan tenkitlerde bulunmuştur.
Bu tenkitleri üzüntüyle fakat saygıyla karşıladım.
Onlara durumu daha iyi anlamaları için şunları açıklamak istiyorum:

2- Ben daha önce muhtelif vesilelerle Balyoz planı diye bir şey bilmediğimi, elimde bir belge bulunmadığını söyledim.
(Sayın Şamil Tayyar'ın makalesi)

Balyoz diye bir darbe planı duymadığımı, ancak emrimle rutin olarak yapılan plan seminerinde Ordu Komutanı'nın (Çetin Doğan kastediliyor-fb)konuşması olduğunu iddia edilen bir ses kaydının, bilmediğim kişilerce bana ulaştırıldığını, bunu incelemesi için Ordu Komutanı'nın ilk amiri olan ve seminerin icrasını sağlayan Sayın Kara Kuvvetleri Komutanı'na (Aytaç Yalman kastediliyor-fb) emir verdiğimi, anladığım kadarıyla seminerde en tehlikeli senaryo bölümünün maksadını aştığını, gerçek yer ve kişi adlarının kullanılmasının yanlış olduğunu ifade ettim.
Bu ifadem resmi olarak Ergenekon davasına bakan mahkeme tarafından Balyoz davasına bakan mahkemeye gönderilmiştir.

Esasen seminer sırasında benim 2.Başkanım olan emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Balyoz davasında tanık olarak dinlendiğinden ve benim bilgilerimin onunkiyle örtüşmesi gerektiği düşünülerek mahkeme beni çağırmamış olabilir.
Çünkü o günlerde Irak tezkeresi, Kıbrıs gibi konularda çok yoğun faaliyetlerim olduğundan bana çeşitli konulardaki bilgileri derleyip toplayıp sunan 2.Başkan'dır.
Durum KKK için de aynıdır.
Onun Kurmay Başkanı Sayın İlker Paşa da (İlker Başbuğ) ifade vermiştir.

Sanıkların çağrısı üzerine niçin onların tanığı olarak (davanın veya mahkemenin değil) gitmediğim konusunu işleyenlere cevabım kısadır.

Sayın emekli Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanları topluca sanıklar için tanıklık yapmaya gitmişlerdir.
Mahkeme kendilerini dinlemiş midir?
Hayır, dinlememiştir.
Ben de gitseydim, dinlenmezdim.
Bu yargının tasarrufudur.

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

İşçiler meclise dayandı

İşçi sınıfı Cumhuriyet hareketi ile emek hareketini birleştirdi"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganlarıyla dağa çıkan enerji işçiler Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne dayandı.

10 Ekim 2013 Perşembe 20:28

İşçiler meclise dayandı

Dört gündür yürüyen işçiler, "santrallerimizi ve maden ocaklarımızı satın da görelim sizi, siyasetçi katili yapmayın bizi" sözleriyle and içti.

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

Cumhuriyeti yıkma paketi

Altı CHP Milletvekili, AKP'nin açılım paketine karşı mücadle başlattıklarını açıkladı.
Altı milletvekili AKP'nin peketinin Cumhuriyet yıkma paketi olarak belirtti.

10 Ekim 2013 Perşembe 20:49

Cumhuriyeti yıkma paketi

Altı CHP Milletvekili, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu'nundan farklı konuştu.
Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Süheyl Batum, Birgül Ayman Güler, Dilek Akagün Yılmaz, Oktay Ekşi, Gürkut Acar ve Ahmet Topbaş AKP'nin paketini Cumhuriyeti yıkma paketi olarak adlandırdı.

CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, pakette yer alan kamuda türban uygulamasının, devletin eşitsizliği ve laiklik ilkesine aykırı olduğunu belirtti.

CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum da paketteki birçok değişikliğin anayasaya aykırı olduğunu vurguladı.

Batum, BDP'nin uzlaşma komisyonundaki anadilde eğitim önerisinin AKP tarafından kabul edilip, uygulamaya konulduğunu belirtti.

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

'Biz affetsek dahi tarih affetmeyecektir'

Yargıtay kararıyla tahliye olan 88 kişiden biri de Deniz Kurmay Albay Bora Serdar oldu.
Serdar Aydınlık'a özel kaleme açıklamada, "Bizlere dostluk ve sevgi bağlarını koparmış silah arkadaşlarımızı bugünden sonra biz affetsek dahi tarih asla affetmeyecektir" dedi.
İşte Serdar'ın o yazısı:

11 Ekim 2013 Cuma 11:41

'Biz affetsek dahi tarih affetmeyecektir'

Derya Derviş

Asılsız ve yalan dolan senaryolar üzerinden 2010 yılının Ocak ayında "Darbe yapacaklardı" haberlerinin yandaş basında manşetten yer alması sonrası Beşiktaş'ta başlayan ve Silivri mahkeme süreci ile birlikte "haksız seri tutuklamalar ve hüküm kararı" ile yaklaşık dört yıldır siyasetin gölgesinde devam eden "Asrın İftirası Balyoz Davası" serüveni Yargıtay'ın bugünkü kararı ile sona ermiştir.

Akıllara durgunluk veren mesnetsiz ve bir o kadar ahlaksız iddialar üzerinden bilime inat yapılan önyargılı ve taraflı yargılama neticesinde hiçbir maddi delil göstermeksizin verilen hükmün, temyiz sürecinde savunmanlarımızca dile getirilen binlerce sahte delilin yanı sıra usul ve esasa yönelik hata ve çelişkiler adeta göz ardı edilerek, "Yüce Mahkeme" tarafından onaylanmış olması toplumun "adalet" beklentisini ve özlemini boşa çıkarmıştır.

Anlaşılan o ki, sahte dijital delillerin yanı sıra, ne ulusal/uluslararası kuruluşların verdiği bilimsel görüşler, ne de Avrupa Birliği İlerleme Raporlarında davaya ilişkin dile getirtilen endişeler, ne de BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubunun Balyoz Yargılamasında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin "keyfi tutuklama, adil yargılanma ve savunma hakkına" dair üç maddesinin ihlal edildiğine hükmeden kararı Yüce Mahkeme tarafından dikkate alınmamıştır.

Masumiyetimiz tüm çıplaklığıyla ortada dururken, tüm sanıklar için beraat haricinde alınan her türlü kararın, hukuki gerekçelerle açıklanabilir hiçbir elle tutulur tarafı olmayacaktır.

Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olma vasfını yitirdiğine ve devlete olan güven duygusunun sarsıldığına şahit olduğumuz bugün Türk hukuk tarihine "kapkara" bir leke olarak geçmiştir.

Vicdanların kökertilerek kin, nefret ve intikam duyguları ile çıkılan "vatana ihanet" seyrinde, "iftira" rüzgârını arkalarına alarak "hukuksuzluğa, haksızlığa ve adaletsizliğe" yelken açanların alınan bu kararı Türkiye Cumhuriyetinin geleceğine ipotek koyma adına "Yetmez ama, evet" diyerek memnuniyetle karşıladıklarını görür gibiyim.

Bu haksız süreçte; bir tarafta komplo tezgâhında çalışan kimliği yitik vatan hainleri, bir tarafta ise iftiraya ve hukuksuzluğa kurban giden vatanseverler varken, sağduyu ve duygudaşlık yeteneği yüksek, adalet, hak ve hakikat adına nice insanlar yetiştirmiş Türk milletinin "demokrasi" oyununa gelerek yargı yoluyla işlenen bu insanlık suçuna karşı sessiz kalması ise maruz kaldığımız hukuksuzluğun acısını daha da artırmıştır.

Balyoz lokomotifliğinde Ergenekon, Askeri Casusluk ve Poyrazköy davaları ile başta Deniz Kuvvetleri olmak üzere TSK'nin tasfiye edildiği bu süreçte, kendini ulusun hizmetine adamış ve bağlı olduğu kurumun yüce değerlerine yeminle bağlanmış Atatürk'ün laik ve demokratik Cumhuriyetine sadık Mustafa Kemal'in askerleri esir alınırken, hukuka saygı adına suskun kalmayı erdemlik sayan ve "Haksızlıklar karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz" özdeyişini algılamaktan uzak, bizlerle dostluk ve sevgi bağlarını koparmış silah arkadaşlarımızı bu günden sonra biz affetsek dahi tarih asla affetmeyecektir.

Kalbimize ve zihnimize kazıdığımız "Atatürkçü" düşünceden aldığımız güçle tüm haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı bugüne kadar yürüttüğümüz "adaleti arama ve aydınlık günleri yakalama" direnişimiz, zulme karşı içimizde büyüttüğümüz isyan duyguları ile birlikte bundan sonra da aynı kararlılıkta devam edecektir.

Saygılarımla.

Bora SERDAR

Deniz Kurmay Albay

ulusalkanal.com.tr

↑↑↑ - ↓↓↓

Direniş şehitlerinin aileleri AİHM'ye başvurdu

'Dünyanın öbür ucu da olsa gideriz'

11 Ekim 2013 Cuma 11:35

Direniş şehitlerinin aileleri AİHM'ye başvurdu

Erkan Can Çakıroğlu/ Strasbourg

Haziran ayaklanmasında polis tarafından öldürülen Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz ve Ethem Sarısülük'ün aileleri, Türkiye'de yargılamaların sağlıklı yürütülmediği ve iç hukuk yolları çöktüğü gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.
Aileler şikayet dilekçelerini dün Strasbourg'taki mahkemeye teslim ederken, mahkeme önünde Türkiye Gençlik Birliği, Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, Alevi Dernekleri ve yurttaşlar ailelere destek için buluştu.
Destek eyleminde TGB Yurtdışı Sorumlusu Mehmet Yaşar Yıldız ve Ulusal Kanal Eski Genel Yayın Yönetmeni Adnan Türkkan da hazır bulundu.

Aileler başvuru sonrası gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Oldukça duygulu olduğu gözlemlenen Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, oğlunu öldürenlerden bazılarının hala görevlerine devam ettiğini belirtirken, "Bütün arkadaşları okulunda, benim oğlum toprakta.
Dünyanın öbür ucu da olsa hakkımızı savunmaya gideceğiz"
dedi.

Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz, AKP iktidarının vahşice uygulamalarından yakınırken, "Biz buraya insan hakları için geldik" dedi.
Baba Korkmaz, olayın faili polislerin olayın dışına çekilmek istendiğini ifade ederken, "Bu adalet değil.
Adalet uygulansaydı buralara kadar gelmezdik"
ifadelerini kullandı.

Ethem Sarısülük'ün annesi Safiye Sarısülük, devletin hala oğlunun katillerini savunduğunu ve katillerin elini kolunu sallayarak gezdiğini söyledi.
Anne Sarısülük, "İçim yanıyor.
Başbakanın da içi yansın, o da evlat acısı çeksin"
diyerek duygularını dile getirdi.

Abdulah Cömert'in ağabeyi Zafer Cömert de, Başbakan Erdoğan'ın "Emri ben verdim" açıklamasını hatırlatarak, "Aşağıdan yukarıya herkes cezalandırılıncaya kadar mücadelelerine devam edeceğiz" dedi.

'Tüm delilleri teslim ettik'

Ailelerin avukatı Kazım Bayraktar da yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Türkiye'de iç hukuk çöktüğü için davayı buraya getirdik.
Vahşeti anlatan tüm delillerle birlikte AİHM'e teslim ettik.
Süreç bundan sonra burada işleyecek"

ulusalkanal.com.tr


a45UyF587661-201307301451-10

  ^^^^^ - vvvvv

 

zaryop:jaro
F...S. O.......D ICIN
. . . . . .
Sevilmek mi?-oyleyse birakma yuregini
Simdiki yolundan ayrilmaya.
Oldugun herseyken simdi,
Olmadigin sey olma.
Boylece kibarligin, lutfun,
Askin guzelligin, sonsuz bir
Ovgu konusu olacak yeryuzunde,
ve ask-basit bir gorev.

Edgar Allan Poe
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder